Загрузка видео...

Не удалось загрузить видео

На главную

Mars’a Perseverance ile beraber giden Ingenuity robotu, Mars atmosferinde ilk planda 5 kez uçurulup kapatılacakken 72 kez uçtu. Sonunda pervane kanatlarından biri kopunca yere kondu ve gelecekte Mars’taki havacılık tarihi için önemli bir anıt haline geldi.

26,751 просмотров • 1 год назад •via X (Twitter)

Комментарии: 4

Фото профиля Nesi
Nesi1 год назад

@teamtekcareuzay Begenerek ve severek takip ediyorum umut hocam nice başarılar nice bilimler diliyorum

Фото профиля Volkan Hurmeric
Volkan Hurmeric1 год назад

@teamtekcareuzay Özellikle askeri havacılıkta genel kural: uçan bir şey alacaksan Amerikan yapımı olması gerekir.

Фото профиля pirezident
pirezident1 год назад

@teamtekcareuzay 5 kere uçar diye plan yapılmışken hadi 10 uçsun. Bu kadar mı bihaber nasa ne ürettiğinden. Ben mi yanlış anladım?

Фото профиля Umut Yildiz
Umut Yildiz1 год назад

@teamtekcareuzay Ne alaka yahu. Bir araç sipariş verirken bile, belli teknik özelliklerde araç istersiniz. Minimum şu kadar ömrü olsun, şu hareketleri yapsın vs. Onun da minimum ömrünü planlanan bilimsel projeleri için 5 uçuşluk istemişler. Ama daha fazla dayanmış.

Похожие видео

📍 Antalya | Savunma ve Havacılık Sanayiinde Küresel Stratejiler Konferansı 2026 🇹🇷✈️🌍 2026’nın ilk stratejik buluşmasını sektörümüzün tüm paydaşlarıyla birlikte tamamladık. Bu yıl 550’nin üzerinde katılımcıyla; 140 ihracatçı firmamızın ve ilgili tüm kurumlarımızın aktif katılım sağladığı konferans, artık bir sektör markası haline gelmiştir. 🔹 Sayın Cumhurbaşkanı Yardımcımız Cevdet Yılmaz 🔹 Ticaret Bakanımız Prof. Dr. Prof. Dr. Ömer Bolat 🔹 Hazine ve Maliye Bakanımız Sayın Mehmet Simsek 🔹 Hava Kuvvetleri Komutanımız, Valimiz, milletvekillerimiz ve TİM Başkanımız bizleri onurlandırdılar. Her birine şükranlarımı sunuyorum. İhracat şampiyonlarımızı ödüllendirdiğimiz törende, sektörümüzün üretim gücü ve rekabet kabiliyeti bir kez daha teyit edildi. 🔍 Bölgesel oturumlarda: • Gerçek saha tecrübeleri aktarıldı • Pazara giriş stratejileri ele alındı • Ortadoğu, Asya-Pasifik, Avrupa ve Afrika özelinde detaylı yol haritaları ortaya kondu 🌐 NATO ve uluslararası kuruluşlar oturumunda, Türkiye’nin stratejik dönüşümüne dair önemli analizler sunuldu. 📌 Sayın Şimşek’in, küresel ekonomi, yapay zekâ ve çift kullanımlı teknolojilere dair değerlendirmeleri, konferansımıza stratejik derinlik kattı. 🔗 2025 ihracat rekorumuzu korumak ve aşmak için; • Kalıcı saha varlığı • Dayanıklı tedarik mimarisi • Stratejik ortaklıklarla daha güçlü bir 2026 için çalışacağız KOBİ’lerimizi güçlendirecek, şirketler arası iş birliğini artıracak ve yıkıcı rekabetin önüne geçerek birlikte çalışabilirlik kültürünü kurumsallaştıracağız. Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın (Recep Tayyip Erdoğan) vizyoner liderliğinde; savunma ve havacılık sanayiimiz, küresel ölçekte stratejik bir teknoloji gücüne dönüşmeye devam edecektir. Bu organizasyonun hayata geçmesine emek veren tüm paydaşlara, Savunma ve Havacılık Sanayi İhracatçıları Birliğine, T.C. Ticaret Bakanlığı Bakanlığımıza, T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığı’na, Türkiye İhracatçılar Meclisi’ne (TİM) ve özellikle tüm firmalarımıza gönülden teşekkür ediyorum. #MilliTeknolojiHamlesi #MilliYetkinlikHamlesi

Prof. Dr. Haluk Görgün

11,919 просмотров • 8 месяцев назад

Anya Kurtini: "Neden bazı kadınlar bir erkekle sıfırdan başlayıp beraber büyümeyi hiç tercih etmiyor? Acaba neden? Chris Pratt sever misin? Marvel falan. Bugün Hollywood'un en büyük yıldızlarından biri. Anna Faris ile tanıştığında durum tam olarak böyle değildi, biliyor musun? Ama Anna o dönem Hollywood'un en tanınan komedi oyuncularından biriydi. Oyuncu kariyerinin prime'ını yaşıyordu. Chris böyle yan oyuncu falandı. Fiziksel durumu pek iyi değildi, tanınmıyordu da. Anna da işte onun güzel kalbini sevdi. Neticede önemli olan iyi insan olması, değil mi? Hatta 2012'de bir oğulları dünyaya geldi. Ama çocuk prematüre doğduğu için ilk yıllardan itibaren ciddi sağlık sorunları olmaya başladı. Anna çocukla ilgilenmek için kariyerinden vazgeçti. Sonra bir şeyler oldu, Chris'in kariyeri yükselmeye başladı. Adam çok hızlı bir şekilde Hollywood'un gözdesi haline geldi aslında. Zaten Hollywood'un gözdesi bir kadın, şans yüzüne gülmüş bir erkek... Chris artık buna dayanamadığını açıkladı. Çok bunaldığını, sorumlulukların ona çok geldiğini söyledi. Boşandılar Anna ile. Chris tekrar evlendi. Yeni evliliğinden çocuğu oldu. Başladı sosyal medyada yeni karısını övmeye. Ne kadar iyi bir üvey anne olduğunu falan anlatmaya başladı. Mükemmel bir anne olduğunu ve kendisine ne kadar sağlıklı bir çocuk doğurduğunu falan sosyal medyada ilan etti. Anna bize asıl boşanma sebeplerini ne olarak açıkladı biliyor musun? Evlilikte rekabet ve kıyaslama problemi. Zaten başarılı ve gözde bir kadının, elinde pek de bir şey olmayan bir erkeğe aşık olup, onun için fedakarlıklar yapıp, sonrasında da yeterince sağlıklı bir çocuk doğuramadığı için alttan alttan laf yiyişi var. Öyle işte, biz bu erkeklere bir günde küsmedik."

Eğitim ve Motivasyon

277,476 просмотров • 7 дней назад

Vincenzo Montella: "Basın toplantısına başlamadan önce biraz düşüncelerimi paylaşmak istiyorum sizinle beraber. Bu iki buçuk senenin bilançosunu beraber konuşmak istiyorum sizinle. Biliyorsunuz ki benim için çok önemli olan ve kalbimden gelen bu sözleri söylerken önceliğim tabii ki de futbolcularımız. Çünkü bunu bugün yapmanın daha doğru olduğunu düşünüyorum. Yarın çünkü maçtan sonra belki çok heyecanlı ve yoğun bir şekilde duyguları yaşayacağımız için yorgun olabilirim. İlk düşüncem, dediğim gibi futbolcularımız için. Onlar her şeyden önce, gerçek adamlar tabiri caizse büyük futbolcu olmadan önce gerçek adamlar olarak her zaman, elinden gelen her şeyin en iyisini yaptılar bugüne kadar. Çok zor dönemde, belki de çok kritik bir dönemde teknik direktörlük koltuğuna geldim. O zaman da biliyorsunuz ki, çok önemli bir takıma karşı bir maçımız vardı ilk maçımız olarak. Ve belki de kendi tarihi boyunca hiçbir şekilde kendi evinde, topraklarında kaybetmemiş Hırvatistan'ı yendik. Ondan sonrasında biliyorsunuz ki, o günden itibaren bu oyuncular o başarıyla birlikte bana her zaman her şeylerini verdiler. Sahada ne olursa olsun, mücadeleyi bırakmadılar. Yani oynayan da oynamayan da hepsi hep birlikte savaşan bir grup oldular. Her zaman şunu hissettim, formalarının arkasında sadece kendi isimlerinin değil, aynı zamanda büyük Türk halkının, milyonlarca insanın ve çocukların isminin yazdığının bilinciyle hareket ettiler. Ve bu büyük milleti temsil ettiklerinin her zaman farkındalar. Ben de buraya geldiğim günden beri bu ülkenin bana kendilerinden biri gibi hissetmesini kalbimde taşıyorum. Ve bu sevgiye karşılık vermek için her zaman gururla, tutkuyla ve alçakgönüllülükle mücadele ettim. Bu güzel göreve seçildiğim ilk günden bugüne kadar, federasyon başkanımız İbrahim Hacıosmanoğlu'nun ve direktörün ve yönetim desteğini her zaman hissettim. Eğer resmi maçlarda tarihi boyunca en yüksek galibiyet ortalamasına sahip ilk teknik direktör olarak tarihe geçtiysem, bu tamamen hem oyuncuların hem de yönetimin bana verdiği bu destek sayesindedir. O yüzden bu başarı hepimize aittir. Bugün Avrupa'da ve dünyada hem oyun hem de sonuçlar açısından saygı duyulan bir milli takım haline geldik. Avrupa Şampiyonası'na lider olarak katılmamız, turnuvadaki performansımız, Uluslar Ligi A'ya yükselmemiz, FIFA sıralamasında 42'ncilikten 25'inciliğe yükselmemiz... Bu muhteşem yolculuk beni %110 Türk gibi hissettirdi. Bu yüzden bir kez daha herkese teşekkür etmek istiyorum. Oyunculara, çünkü özellikle onlara kendi evlatlarım gibi hissediyorum, kardeşlerim gibi hissediyorum. Ve bu büyük ailenin başında olan başkanımıza bir baba gibi her zaman yanımızda. Yarın ise bu oyuncularla birlikte hep birlikte tüm gücümüzle birbirimiz için savaşarak ve fedakarlık yaparak, uzun zamandır hepimizin bildiği ve beklediği bu hayali gerçekleştirmek için elimizden gelen her şeyi yapacağız inşallah."

Le Marca Sports

43,338 просмотров • 6 месяцев назад

Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın #EFES2024 Tatbikatı'nın Seçkin Gözlemci Günü'ndeki konuşmalarından... ▪ Etrafımız ateş çemberiyken askeri, teknolojik, insan kaynağı bakımından ülkemizin güçlü olması, caydırıcılığının yüksek olması bizim için tercihten öte mecburiyettir. ▪ Türk Silahlı Kuvvetlerimizin sahada en üstün teçhizat ve sistemlerle donatılmasını temel bir gereklilik olarak değerlendiriyoruz. ▪ 2002 yılından itibaren başlayan süreçte savunma sanayiinde millîlik ve yerliliğin azami seviyeye çıkartılması için her türlü imkânı seferber ettik. ▪ Türkiye, savunma sanayiinde gerçekleştirdiği atılım sayesinde bölgesinde vazgeçilmez oyunculardan biri haline geldi. ▪ 2002 yılında sadece 62 savunma projesi yürütülürken, bugün bu sayı binleri geçti. ▪ 2002 yılında yaklaşık 5,5 milyar dolar bütçeli savunma projeleri yürütülürken, şimdiki projelerin hacmi 96 Milyar doları aştı. ▪ Kendi savaş gemisini tasarlayan, inşasını ve idamesini gerçekleştirebilen 10 ülke arasındayız. ▪ İHA ve SİHA üretiminde ise dünyanın ilk 3-4 ülkesi içindeyiz. ▪ Dünyanın ilk SİHA gemisi TCG ANADOLU, İnsansız savaş uçağı KIZILELMA, Beşinci nesil milli muharip uçağımız KAAN, AKINCI, AKSUNGUR, ANKA 3 ve diğer pek çok kabiliyetimizle kendimizi sürekli geliştirmenin gayretindeyiz. ▪ Önümüze çıkartılan sayısız engele, aralarında müttefiklerimizin de olduğu tedarikçilerin uyguladığı kısıtlamalara rağmen, bunları başardık. ▪ Kara, deniz ve hava kuvvetlerimiz; yetkinlikleri, harekât kabiliyetleri ve üst düzey eğitimleriyle hasımlarımıza korku, dostlarımıza güven aşılıyor. İnşallah bunu daha da güçlendireceğiz. ▪ Savunma sanayiinde sahip olduğumuz imkân ve kabiliyeti dostlarımızla ve müttefiklerimizle paylaşmaktan memnuniyet duyacağımızı bir kez daha ifade etmek istiyorum. ▪ #EFES2024 Tatbikatına katılan Türk Silahlı Kuvvetlerimiz ile dost ve kardeş ülkelerin tüm personeline bir kez daha teşekkür ediyorum. ▪ Bu vesileyle vatanımız, bayrağımız ve istiklalimiz uğrunda can veren şehitlerimizi rahmetle yâd ediyor, gazilerimize sağlıklı ömürler diliyorum. Rabbim yar ve yardımcımız olsun.

Fahrettin Altun

58,419 просмотров • 2 лет назад

Aykut Kocaman ne yaptı? Sadece elinizi vicdanınıza koyun ve okuyun. 🟡 2010-2011 Sezonu | Fenerbahçe şampiyon oldu. Ayrıca Fenerbahçe bu süreçte Galatasaray, Beşiktaş ve Trabzonspor üçlüsünün toplamından çok daha değerli bir takım haline geldi, dünya yıldızları ile yakın temasa geçildi ve Şampiyonlar Ligi hazırlıkları yapılmaktaydı. Fenerbahçe, lige her anlamda ambargo koymaya hazırlanırken 3 Temmuz Kumpası yapıldı. 🔵 2011-2012 Sezonu | Tam 29 yıl aradan sonra Fenerbahçe’ye Türkiye Kupası’nı kazandırdı. 🟡 2012-2013 Sezonu | Türkiye Kupası’nı bir kez daha kazandırdı ve en önemlisi Fenerbahçe Avrupa’da ilk kez yarı final oynama başarısını elde etti. 📝 Yukarıdaki başarıları sağlarken belli zaman aralıklarında camianın başkanı Aziz Yıldırım tutsaktı. Şöyle düşünün; Saadettin Saran bu sezon bir günlük göz altına alındı ve camia adeta demoralize olup yarıştan koptu. Aziz Yıldırım ise tam 12 ay boyunca cezaevinde tutsak edildi ve bu adam camiaya adeta o dönem hem başkanlık, hem hocalık yaptı. Bu atmosfer içerisinde kupalar kazanıp Avrupa’da göğsümüzü kabarttı. 🟡 Bu 3 yıllık dönem içerisinde Fenerbahçe ile Türkiye’de tüm zamanların en çok resmi maç yapan takımını kurdu. Yerine göreve gelen ve son şampiyonluğu kazanan Ersun Yanal ise “Aykut Kocaman’ın hazır, doğru yapılanmış ve kurulu bir kadro bıraktığı için” teşekkürlerini tüm kamuoyu önünde iletti. 🔵 Aynı zamanda Aykut Kocaman, Fenerbahçe ile en çok Avrupa maçına çıkan, lig tarihinde deplasmanda en çok galibiyet alan, Kadıköy’de 47 maç ile yenilmezlik serisinin lideri olan adamdır. 🟡 2017-2018 Sezonu | Fenerbahçe ile ligin en çok gol atan takımını oluşturmasına rağmen lig ve kupada finale kadar gitti ama mutlu sona ulaşamadı. Galatasaray maçlarında verilen tartışmalı kararlar sezona gölge düşürdü. O sezon, camiada Ali Koç’un başkan adaylığını açıklaması tribünleri ve camiayı böldü. Bu sezon “Ali Koç seçimi kazansın ama şampiyon olmayalım. Yeter kiAziz Yıldırım gitsin.” düşüncesi derinleşti ve tüm camia seçime odaklandı. Sahada mücadele eden takım maalesef hocasıyla beraber çok yalnız kaldı, tribünler boşaldı. Aykut Kocaman’ın kupa kazanamadığı tek sezon budur. Şimdi Aziz Yıldırım ve Aykut Kocaman liderliğinde hakkımız olanı alıp, özlenen Fenerbahçe’ye kavuşacağız. #SözAzizYıldırım #AykutKocaman

Kocaman 🖋

12,518 просмотров • 4 месяцев назад

"SÜPER KUŞAK" MÜMKÜN! 5 yıl önce Azerbaycan ve Aliyev için bu cümleleri yazmıştım. Hepsi gerçek oldu. Şimdi 5 yıl sonrasını konuşalım.. 1- Azerbaycan’daki Ekonomik İşbirliği Teşkilatı 17. Liderler Buluşmasında verilen fotoğraflar, konuşmalar ve görüşmeler kadar önemli olacak. 2- Türk Devletleri Teşkilatı’nın Çin’den Avrupa’ya ulaşan Orta Koridor’un de desteğiyle, yeryüzünün ana ekseninde bir Süper Kuşak oluşturabileceğine hep inandım. 3- Burada Türkiye-Azerbaycan-Pakistan ekseni çok çok kritik rol oynayacak. Bu eksene Özbekistan da bütün gücüyle katılırsa ve dünyanın ekseni değişecektir. Ve Özbekistan büyük bir güce ulaşacaktır. İran, Rusya, Hindistan’la ilgili her gelişmenin biraz da böyle okunması gerekiyor. 4- Yıllardır bu kuşağa vurgu yapıyor, cesaret verici cümleler kuruyorum. Bazıları hayalgelirdi ama şahsen, yeni küresel güç matematiğinin bize böyle bir fırsat sunduğuna hep inandım. 5- Ağırbaşlı, akıllı, sabırlı bir yolun izlendiğini ve başarıya ulaşacağını biliyorum. Sadece “yol kazaları”na dikkat etmemiz lazım. 6- Azerbaycan jeopolitiği üzerinde düşünenler çok şey öğrenecektir. Bu ülkenin Orta Asya-Ön Asya hattında üsleneceği rolü kavrayacaklardır. 7- Güçlü bir liderlik ve istikrarla bu mümkün. Bakü’nün etki gücü sadece Karabağ değildi. Karabağ sadece elini rahatlattı. 8- Beş (5) yıl önce yazdığım şu cümleleri tekrar hatırlatmama izin verin: 13 kasım 2020; 9- Aliyev, bundan sonra Azerbaycan’ı içeride sağlamlaştıracak ciddi adımlar atacak, bunu izleyeceğiz. Azerbaycan, artık, sadece Karabağ sorunu ölçeğinde bir devlet olmayacak, Rusya ve İran’ın arka bahçesi görünümlü ülke olmayacak, Ermenistan’la mücadele ölçekli bir ülke olmayacak. 10- Kendi milli gücü üzerine bir sistem inşa edecek. İşte Azerbaycan’ı ve Aliyev’i o dediğimiz güç fotoğrafının içine sokacak asıl adres budur. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın büyük mücadele vererek yaptığı şeyi Aliyev Azerbaycan’da yapabilir. 11- Türkiye, bölgenin büyük gücü haline geldi, küresel ölçekte bir aklı harekete geçirdi. Aliyev de bu sistemik dönüşüm ile kuruluş dönemi biten Azerbaycan’ın yükseliş döneminin temellerini atabilir. 12- Azerbaycan bundan sonra Güney Kafkaslar, Doğu Kapısı, Türk dünyası ölçekli bir güç olarak öne çıkacak, enerji jeopolitiğini de harekete geçirerek küresel ölçekte saygın, caydırıcı etkisi yüksek bir ülke olacaktır. 13- Türkiye küresel güç olurken Azerbaycan bölgesel bir güce dönüşecek. Sanırım bundan Rusya’dan çok İran tedirgin olacaktır. 14- “Büyük iddiaların, büyük sözlerin zamanı” diyorduk, şimdi “Büyük Adımların zamanı” diyoruz. 15- Artık Azerbaycan için de “savunma dönemi” bitti. Ermenistan saldırılarına maruz kalan, toprak kaybeden, katliamlara maruz kalan, yalnız bırakılan Azerbaycan, ilk kez gücünü fark etti ve harekete geçti. 16- Güç denklemi tersine döndü. İlk kez Ermenistan savunmada, Azerbaycan kendi toprakları için müdahale eden ülke durumuna geçti. 17- Bundan sonra Azerbaycan yeniden savunma pozisyonuna çekilmeyecek. Karabağ savaşının en büyük sonucu budur ve daha ilk gün ortaya çıkmıştır. 18- Her şey yeniden tanımlanacak. Türkiye kamuoyunun zihin haritası değişecek. İran ve Suud ekseni ile ilgili algısı değişecek. 19- Bu derin değişimleri Suriye ve Irak’ta gördük. Doğu Akdeniz’de gördük. Libya’da gördük. Ege’de gördük. Akdeniz’deki bütün ittifak arayışlarında gördük. Şimdi Kafkasya’da görüyoruz. Bun cümleleri beş yıl önce yazmıştım. Ne olmuş, nereye gelmiş bakalım. Şimdi hep birlikte beş yıl sonraya bakalım.

İbrahim Karagül

98,403 просмотров • 1 год назад

Eveeeet, sinirimiz geçtiyse şimdi gelelim fasülyenin faydalarına, yani kim vuruldu / vurulmadı teorilerime: Öncelikle videoyu izlediğinizde Leyla’nin #DefKad ile mesafesini görüyorsunuz, ben ilk izlediğimde daha uzak diye düşünmüştüm ama 2 günde 100 kere falan izleyince sahneyi her açıdan ezberledim, mesafenin çok da uzak olmadığı anlaşılıyor. Leyla her ne kadar keskin nişancı olmasa da bu uzaklıktan istese ikisinden birini vurabilir - Defne’ye isabet ettirmek daha zor ama en kötü Kadir’e gelir. Ama şöyle bir durum var: Defne ve Kadir’in yüz ifadelerine bakıldığında ikisinde de bir vurulma ifadesi yok, Defne silah sesinden irkiliyor ve ikisi de tetiği çeken Leyla’ya bakıyor o anda, ikisinden biri vurulsa aşağı doğru yere düşüş ivmesi olur (gerçekte olması gereken bu en azından - haa bizde devamlılık olmadığı için belki o sahne daha çekilmedi bile ve Ekin ve Ayça’da ondan bir duygu ve mimik yoktur, bu da bir olasılık) Peki ne oldu? Biri vuruldu mu?! Silahın ateş aldığı kesin çünkü Leyla tetiği çekiyor ama orada polisler var, Leyla daha tetiği çekemeden biri Leyla’yı vurduysa silahın yönü değişip kimseye gelmeden boşa patlamış yani kimse vurulmamıştır (benim teorim kimsenin vurulmadığı yönünde) Bunca olayın - kaza yapması, hafıza kaybı, kaçırılma - sürekli Defne’nin başına geldiği düşünüldüğünde illa biri vurulacaksa bu Defne değil Kadir olmalı; Kadir vurulursa ne olur? Bu kez de Defne’nin kaybetme korkusunu izleriz ve muhtemelen Kadir’in bir hastalığı varsa o ortaya çıkar, bu da Kader’in gelişine zemin hazırlar, yani bu aks çalışır… Diğer yandan; Tolga mesafe olarak çok uzakta, kuş değilse o merminin çıktığı milisaniyede DefKad’ın önüne atlayamaz (realitede) haa bizim Tolga sevdalısı senarist bunu yazar mı? Defne’ye vicdan azabı yaptırmak ve çifti ayırmak için yazar ama biz bunu YEMEYIZ! Dikkatli yazsın yani, uyarmış olalım… Bunun dışında Bahtiyar’ın (son postundan sonra Bey’i kaldırdık malesef) paylaşımı sonrası, önce acaba o mu silahın önüne atladı da ölerek ayrıldı diye düşünmüştük ama Selo hem ilaç almıştı hem de mesafe çok uzak, o gelene kadar çok geç olur. Selo’yla ilgili bir diğer teorim acaba Leyla’yı engellemek için o mu vurdu da o postu attı?! Ama yine ilaçlı haliyle tutturması zor… Bir de Selma geldi ve Leyla’yı vurdu teorisi var: buna da biraz olasılık veriyorum ama en mantıklısı polisin engellemesi… Son olarak, özellikle başrole yazılan sahnenin bir şeye hizmet etmesi gerekir, bu sahnenin neye hizmet edeceği önemli ve bizim için en güzel hizmet Leyla’nın hapse girerek veya bir kliniğe kapatılarak diziye veda etmesi olur! Bakalım yeni bölümde neler izleyeceğiz… #MuhtemelAşk

Deniz🧜‍♀️

26,917 просмотров • 23 дней назад

Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, beraberinde TSK komuta Kademesi ile gittiği Samsun’da 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı dolayısıyla Tütün İskelesi'nde düzenlenen törene katıldı. TCG ANADOLU gemisi ile Samsun’a çıkan gençlerin karşılandığı törene, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak da katıldı. Törende konuşan Bakan Yaşar Güler gençlere hitaben şunları söyledi: 19 MAYIS, BİR KEZ DAHA ŞAHA KALKIŞIN BAŞLANGICIDIR 19 Mayıs gibi tarihî bir günde donanmamızın gözbebeği TCG ANADOLU ile kutlu bir yolculuk yapan siz kıymetli gençlerimizle Millî Mücadele’mizin ilk adımının atıldığı Samsun’da birlikte bulunmaktan büyük bir memnuniyet duyduğumu özellikle ifade etmek istiyorum. Sözlerimin başında asil milletimizin bağımsızlık aşkıyla verdiği mücadelenin sembolü olan 19 Mayıs’ın 106’ncı yıl dönümünde Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nızı en içten dileklerimle kutluyorum. 19 Mayıs, asil milletimizin yüksek onur ve asaleti ile Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde tarih sahnesinde bir kez daha şaha kalkışının başlangıcıdır. Öyle ki bütün umutların tükenmeye başladığı bir dönemde Mustafa Kemal Atatürk “Türk milleti için esaretle yaşamaktansa ölmek daha iyidir.” diyerek ülkemizin bu güzide şehri Samsun’a çıkmış, bağımsızlık ve özgürlük mücadelemizin meşalesini de burada yakmıştır. Bu kutlu meşalenin ışığında kısa sürede ülkemizin dört bir yanında milletimizin topyekûn direnişi ortaya çıkmış, cesaret ve fedakârlıkla yürütülen Millî Mücadele’miz, Cumhuriyetimizin ilanıyla taçlanmıştır. ÇOK ANLAMLI VE MÜSTESNA BİR FAALİYET Böylesine eşsiz bir fedakârlığı ortaya koyan atalarımızın torunları olan siz gençlerimizin 19 Mayıs gibi kutlu bir günün yıl dönümünde İstanbul’dan Samsun’a gelmeniz de çok anlamlı ve müstesna bir faaliyettir. Zira 19 Mayıs “Bütün ümidim gençliktedir.” diyen Atatürk’ün aydınlık geleceğimiz ile Türkiye Cumhuriyeti’nin teminatı olan genç nesillere duyduğu güven ve inancın da simgesidir. Bugün bizler Samsun’da ortaya konan azim ve kararlılıktan ilham alıyor, yarınlarımızın güvencesi olan siz gençlerimizle birlikte “Türkiye Yüzyılı” hedeflerimize ulaşmak için sarsılmaz bir iradeyle yolumuza devam ediyoruz. Küresel sorunların ve devletlerarası gerginliklerin had safhaya çıktığı günümüzde, her alanda büyük değişim ve dönüşümler yaşanmaktadır. Risk ve tehditlerin öngörülemez olduğu bu kaotik süreçte, özellikle savunma ve güvenlik teknolojilerinin yerli ve millî imkânlarla elde edilmesi ve geliştirilmesi, bekamız açısından bir zorunluluk hâlini almıştır. Bu stratejik yaklaşım ile ülkemiz Sayın Cumhurbaşkanı’mızın kararlı tutumu ve liderliğinde savunma sanayinde yaptığı yatırımlarla büyük bir sıçrama yakalamış, sahip olduğu imkân ve kabiliyetleriyle dünya çapında övgü ve gıptayla takip edilen bir seviyeye ulaşmıştır. SİLAH SİSTEMLERİMİZ PEK ÇOK ÜLKE TARAFINDAN TAKDİR GÖRÜYOR Nitekim bugün sizler; 19 Mayıs’ın izinde yerli ve millî savunma sanayimizin en güçlü sembollerinden biri ve millî gururumuz olan TCG ANADOLU gemisiyle bir seyahat gerçekleştirdiniz. TCG ANADOLU gibi kendi klasmanının lideri bu gemimizin yanı sıra karada, denizde ve havada ihtiyacımız olan silah sistemlerimiz operasyonel başarılarıyla pek çok ülke tarafından takdir görmekte ve satın alınmaktadır. Bu sistemlerimiz, terörle mücadele başta olmak üzere çok boyutlu tehditler karşısında ülkemizin güvenliğinin korunmasında ve ordumuzun caydırıcı gücünde çarpan etkisi sağlamaktadır. EN BÜYÜK PAY ŞEHİTLERİMİZİN VE GAZİLERİMİZİNDİR Terörle mücadelede elde ettiğimiz başarılarda ve “Terörsüz Türkiye” hedefimize doğru ilerlememizde şüphesiz en büyük pay vatan, millet ve bayrak uğruna canları pahasına mücadele eden aziz şehitlerimiz ve kahraman gazilerimiz ile onların fedakâr ve cefakâr ailelerine aittir. Bu vesileyle kahraman Türk Silahlı Kuvvetlerimizin tüm seçkin personeline kahraman jandarma ve polis teşkilatımıza, gözü pek güvenlik korucularımıza, ülkemizin birliği ve dirliği için gösterdikleri gayretlerden dolayı teşekkür ediyorum. Aziz şehitlerimizi ve ebediyete irtihal eden kahraman gazilerimizi rahmet ve minnetle anıyor, gazilerimize sağlık ve esenlikler diliyor kıymetli ailelerine saygı ve şükranlarımızı sunuyorum. Elbette ki gençlerimize de önemli görev ve sorumluluklar düşmektedir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün, gençliğe hitaben söylediği “Ey Türk Gençliği! Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyetini ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir.” sözünden ilham alan siz gençlerimiz bilmelisiniz ki; birliğimizin özgürlüğümüzün ve geleceğimizin teminatı sizlerin bu ülkeye olan inancı ve gayretiyle mümkündür. Şurası muhakkaktır ki ülke olarak sahip olduğumuz eşsiz mirası ayrım gözetmeden, hep birlikte yaşatmak zorundayız. Sevgi, saygı, hoşgörü ve uzlaşma ortamı içinde üstesinden gelemeyeceğimiz hiçbir sorunumuz yoktur. Dolayısıyla artık birlik ruhuna, kardeşliğe ve aydınlık dolu ortak bir geleceğe doğru güçlü bir adım atıyoruz. Bu yolculukta siz değerli gençlerimizi ve ülkemizin her köşesinde yaşayan vatandaşlarımızı, bizi biz yapan değerler etrafında daha sıkı kenetlenmeye ve ülkemizi daha güçlü yarınlarına hep birlikte taşımaya davet ediyorum. TÜRK SAVUNMA SANAYİSİNİ DAİMA ÖNDE TUTMAYI HEDEFLİYORUZ Ülkemizin başta savunma güvenlik olmak üzere her alanda elde ettiği birbirinden kıymetli başarıların daha da geliştirilmesi ve geleceğin ihtiyaçlarına göre bu alandaki üretim imkânlarımızın en üst seviyelere çıkarılmasına yönelik çalışmalarımızı büyük bir gayretle sürdürüyoruz. Bugün ve gelecek için; uzay tabanlı teknolojilerden yapay zekâ sistemlerine sürü algoritmalarından otonom platformlara kadar pek çok alanda kapasitemizi geliştirerek ve derinleştirerek Türk savunma sanayisini daima bir adım önde tutmayı hedefliyoruz. Biliyoruz ki tüm bu çalışmaların merkezinde artık sizler varsınız ve sizler olacaksınız. Bunun için de kabiliyetlerinizi, ilgi alanlarınızı ve potansiyelinizi keşfedin. Başarıya ulaşmanızın ilk ve en önemli adımı bu olacaktır. Eğitim, sizi istediğiniz hedeflere ulaştıracak en önemli unsurdur. Çalışmak ise başarmanın yarısıdır. Çünkü başarı; her gün uygulanan birkaç basit disiplinden başka bir şey değildir. Sabırlı olun ve uzun vadeli başarı için sürekli çaba gösterin. Unutmayınız ki taşı delen suyun kuvveti değil, damlaların sürekliliğidir. Size şunu da hatırlatmak isterim ki; Türkiye’nin hayalleri, sizin hayallerinizle örtüştüğü zaman ülkemiz daha da güçlü olacaktır. BİRLİKTE YÜRÜDÜĞÜNÜZDE GÜÇLÜSÜNÜZ Her birinizin farklı bir disiplinden geliyor olması, işte bu yüzden çok kıymetli. Çünkü teknoloji dediğimiz şey artık tek bir alana ait değil. Yani siz sadece alanınızda değil, birbirinizle birlikte yürüdüğünüzde güçlüsünüz. Bu yüzden farklı bakış açılarını büyük bir merakla takip edin. Şu bir gerçek ki bilim ve teknoloji ile ilgilenen ve yeni proje ve buluşlara imza atan siz gençlerimiz, her şeyin baş döndürücü bir hızla değiştiği bu teknoloji çağında, ülkemizin geleceğinin de teminatısınız. Elde edeceğiniz bilgi birikimi, enginlere ulaşacağına inandığım ufkunuz ve yeteneklerinizi birleştirdiğinizde ortaya çıkacak proje ve ürünlerin, ülkemize ve ordumuza müstesna katkılar sağlayacağından asla şüphem yok. CUMHURİYETİMİZİ DAHA DA YÜKSELTECEKSİNİZ Geçmişle gelecek arasında kurduğumuz bir hatıra mahiyetindeki bu yolculuk sırasında “ben yokum, biz varız” diyen kahraman atalarımızın fedakârlığını ve 19 Mayıs ruhunu bir kez daha anladığınıza inanıyorum. Bakın, bugün sizler ülkemizin 81 şehrinden geldiniz, ama şu anda aynı gemidesiniz ve ortak bir ülküyle hareket ediyorsunuz. Yakın bir gelecekte de ülkemizin yönetiminde söz sahibi olacak ve Cumhuriyetimizi daha da yükselteceksiniz. Asla unutmayın ki binlerce şehit ve gazi vererek türlü sıkıntı ve yokluklar içinde büyük özveriyle kurulan Türkiye Cumhuriyeti sizlere emanettir. Bu değerli emaneti yaşatarak sonsuza kadar korumak ve gelecek nesillere en iyi şekilde aktarmak en önemli görev ve sorumluluğumuzdur. Dolayısıyla bu yolculuktan sadece anılarla değil ifade etmiş olduğum esaslar çerçevesinde büyük bir sorumluluk duygusuyla döneceğinize yürekten inanıyorum. Bu vesileyle başta Millî Mücadele’mizin önderi Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere şanlı ecdadımızı, aziz şehitlerimizi ve gazilerimizi bir kez daha rahmet, minnet ve şükranla yâd ediyorum. Bu güzide projenin hayata geçirilmesi ve farklı branşlardan siz gençlerimizin bir araya getirilmesinde emeği geçen başta Sayın Gençlik ve Spor Bakanımız olmak üzere katkıda bulunan herkese teşekkür ediyor; siz kıymetli gençlerimize de sağlık, başarı ve esenlikler diliyorum. TCG ANADOLU’nun kahraman personeline de diyorum ki “Denizleriniz sakin, pruvanız neta, yolunuz ve bahtınız açık olsun.” Kalın sağlıcakla. #MillîSavunmaBakanlığı #YaşarGüler

T.C. Millî Savunma Bakanlığı

44,797 просмотров • 1 год назад

PAPA FRANCİS :Katoliklerin ruhani lideri, Noel arifesinde Vatikan'da Aziz Petrus Bazilikası'ndaki Kutsal Kapı'yı açarak 2025 Kutsal Yılı'nı resmen başlattı. 2025 KUTSAL YIL ilan edildi ? Kutsal Savaş başlatılıyor. Hristiyanlık tarihi için önem taşıyan İznik Konsili'nin 1700'üncü yıl dönümünde Papa Francis Türkiye'ye geliyor. İznik konsili, öz anlamda Hz. İsa'nın resmen tanrılaştırıldığı toplantının adıdır. Karşı çıkan muhalifler öldürülerek cezalandırılmıştır. Türkiye'nin elinde olan ve gördüğü için öldürülen bir çok önemli isim olduğu bilinen , Barnabas İncil'i 325 yılında yasaklanmıştır. İznik Konsili'nde yasaklanıp yok edilen İnciller arasındadır. İznik İnancı, Ortodoks ve Katolik Kiliselerinde önemli görevler üstlenenlerden istenen inanç beyanının bir parçasıdır. 13 Şubat 2016 : Küba'da buluşan PAPA ve Rus Ortodoks Kilisesi Patriği ortak bir karara imza attı. 962 yıllık bir ayrılığın ardından ilk kez bir Papa ile Rus Ortodoks Kilisesi Patriği bir araya geldi. Ve 30 maddelik ortak karara imza atıldı. Hristiyanlığın doğduğu topraklarda bugün Hristiyanların ve diğer bazı dini cemaatlerin yerlerinden edildiği, “kiliselerin barbarca tahrip edilip yağmalandığı” belirtildi ve “Uluslararası toplumu, Hristiyanların Orta Doğu’dan atılmasını önlemek için acilen harekete geçmeye çağırıyoruz” denildi. “İç savaş, kaos ve terör şiddetinin kurbanı haline gelen diğer dini geleneklerin mensuplarının yaşadığı acılara” da vurgu yapılmıştı. ORTA DOĞU vurgusu ... Papa için ,Barzanistan'ı ziyaretinde TÜRKİYE TOPRAKLARINI içine alan KÜRDİSTAN HARİTASI hatıra pulu yayınlanmıştı. Olayı biraz anlasak 2025 yılı KANLI bir yıl . Ve Türkiye Cumhuriyeti toprakları hedef. SEMBOLİZM 9 HAÇLI SEFERİ. 17 Eylül 2001 : ABD eski başkanı Bush ! 17 Eylül 2001'de 9. HAÇLI SEFERİNİ BAŞLATTIK açıklamasını yaptı. 11 Eylül 2001 saldırılarından sonra . HAREKAT alanları , AYASOFYA- İSTANBUL VE YEDİ KİLİSE'NİN olduğu EGE kıyılarının karşısı... Alaaddin Parmaksız paşanın kitabında yazdığı gibi, ANADOLU TARİHİNİN EN BÜYÜK VE YIKICI BOMBARDIMANI VE İŞGAL ÇIKARTMASIYLA KARŞI KARŞIYA GELİR.--- 2008 Ve benim UYANIŞ- 3.Dünya Savaşı Türkiye Üzerine Senaryolar kitabım --- 2020 .... Herkese açıkladık. Bilmedim,görmedim,duymadım yok. Gözünü,kulağını,ağzını kapatarak yaşayanların ülkesi olmayacak bu topraklar. ▪︎ Halife Hafter'in sözcüsü ne demişti 2019'da ! " BÜTÜN DİNLER ÇOK YAKINDA TÜRK'LERE KARŞI SAVAŞACAK." Bu şu demektir. Müslüman Türk dahi karşısında Müslüman olsa dahi Türk'e karşı silah çekecek. Kısaca, PAPA yapmış olduğu 5.Kapı'yı açma ritüeli ile CEHENNEMİN ,SAVAŞIN KAPILARINI açtığını beyan etmiş oldu. 2025 yılı ve Mahşerin dört atlısı ,DÖRDÜNCÜ AT ! Paris olimpiyatlarında ayrıca gösterilmişti. Yıllardır yazıyor ve söylüyoruz. 21 Aralık 2020 Tarihinde Ezoterik çağa girdik.Türk düşmanları birleşerek "Hedef Türkiye" mottosunda birleştiler.2015 yılında kurulan Avrupa Deniz Gücü 31 Mart 2020'de Sofia ile ilk Operasyonu yapmış ardından dalga şiddetini yükselterek 2. Operasyonu İrini ile gerçekleştirmişlerdir. Gnostizm-Ezoterizm,Dil, Tarih,Coğrafya vb bilmeyenler bu meselelerin derinliğini anlayamazlar.İlk operasyonları Sofia aslında Kutsal Bilgelik anlamını taşıyan Ayasofya'dır. AYASOFYA'NIN ibadete açılmasını bu derin plan üzerinden anlayabilirsiniz. İkinci operasyonları İrini ise Kutsal Barış anlamını taşıyan Aya İrini'dir. Bu süreç dalga şiddetini yükselterek devam edeceği aşikardır,sebebi ise kutsallık atfedilen kliseler Trio'dur,yani üç tanedir. Oda Kutsal Kudret (Güç) yani Aya Dinamis'tir. PAPA bu kapıyı açmıştır. Asıl perde arkasındaki planda; Sahibi olduğumuz,yaşadığımız coğrafyanın işgal edilip biz Türklerin elinden alınıp bu coğrafyada ya topyekün yok edilip yada buradan Asya steplerine doğru göç ettirilmesinin senaryolarının hazırlık aşamasının bittiğini artık son kapının açıldığı beyanıdır. 2025 YILI KUTSAL KAN RİTÜELİ yılı oluyor. #Atabey19HHK #HüseyinHakkıKahveci #OndokuzBiziz #SonDakika

Atabey Hüseyin Hakkı Kahveci

34,076 просмотров • 1 год назад