Загрузка видео...

Не удалось загрузить видео

На главную

Mehmet Öcalan’ın yeni açıklaması... "Başkan #Rojava için net konuştu" 📍Rojava asla silah bırakmayacak . 📍Ahmed El Şara İşid'in başıdır. Asla güven olmaz 📍Kürdler silah bırakırsa, Kürdlerin ve diğer halkların kafasını keserler.

451,247 просмотров • 1 год назад •via X (Twitter)

Комментарии: 0

Нет доступных комментариев

Здесь появятся комментарии из оригинального поста

Похожие видео

Şam’daki eski diktatör Beşar Esed’den hiç ders almamış olan yeni Şam diktatörü HTŞ lideri Ahmed Şara’ya göre Suriye’nin doğası “federalizme” uygun değil. ..:: 1. Suriye bölünemez, Suriyelilik üzerinde bir çözüm olmalı, doğası federalizme uygun değil. İnsanlarımız federalizm uygulamasına alışkın değil. ..:: 2. Silah sadece devletin elinde olacak. Doğu’daki SDG güçleri silahlarını yeni Savunma Bakanlığı’na bırakmalı. ..:: 3. Doğu’daki PKK varlığına son verip Türkiye için tehdid olmasını ortadan kaldırmalıyız. (Rojava Kürtleri olan PYD’yi bile PKK olarak tarif ediyor.) ..:: 4. Kürtler bizim halkımız. Onları korumamız ve saygı duymamız lazım. Köylerine geri dönmelerini sağlamalıyız. Ahmed Şara zerre kadar Beşar Esed’den daha iyi bir çözüm sunmuyor. Ayrıca dört yıl boyunca anayasasız, seçimsiz, kendi hükümeti ile yeni Suriye’yi yönetecekmiş. Kürtlere de normal vatandaşlıktan başka bir hak tanımıyor. Federalizm yok, otonomi yok, Kürtçe resmi dil olmayacak, eğitim Kürtçe olmayacak! Tam Türkiye ve Bahçeli modeli gibi bir akla sahip! Suriye zaten bölünmüştür. Bu akla sahip Ahmed Şara da Fırat’ın doğusundaki Suriye Kürdistan Bölgesi’ne bağımsızlık ya da konfederalizm yolunu açacak. SDG lideri Mazloum Abdî مظلوم عبدي bazen Şam’daki yeni diktatörle müzakerelere açık olduğunu söylese de bir sonuç alamaz. Kürtler yıllarca Beşar Esed rejimi ile de müzakerelere açık oldular ama anlaşamadılar. Kürtler ve müttefikleri ABD mevcut Suriye’de en güçlü kuvvetlerdir. Fırat’ın doğusu istikrarlı ve güvenli olacak. Ahmed Şara’nın aklı başına geldiğinde Qamışlo’ya gitmek zorunda kalacak.

Arif Zêrevan

224,148 просмотров • 1 год назад

Öcalancılara “Haseke Vilayeti” ve Valilik fazla geldi. Onlara Qamişlo belediyesi yeterliydi İlham Ahmed (Elham Ahmad) de bugün Öcalan’ın “halklar projesine” karşı Kürtlerin tepkisinin çok şiddetli olduğunu söyledi. Bugün Qamişlo’da bir toplantıda konuşan İlham Ahmed daha önce “halkların özgürlüğü ve halkların hakları gibi bir proje vardı ama şimdi buna karşı çok büyük bir hassasiyet ve tepki var” dedi. ABD ve Fransa’nın garantörü olduğu 30 Ocak anlaşmasına göre Kürtlerin Rojava Kürdistan’ında 4 tugay askeri güçleri, polis gücü, Vilayet düzeyinde kurumsal devlet hakimiyeti, anadilde eğitimi de olacak ama PYD’li Vali bu devlet makamına ve resmi Kürdistani temsile layık olmadığı için Vilayet binasının içine Suriye bayrağı yanına Kürdistan bayrağını koymadı. Kürtler Diyarbakır’da ya da İstanbul’da da sokakta Kürdistan bayrağını taşıyabilirler ama onun bir kurumsal meşruiyeti olmaz. Haseke’de Kürtler sokakta Kürdistan bayraklarını taşısalar da bir kıymeti yoktur. Valilik düzeyinde bile olsa Kürdistan bayrağını Suriye bayrağının yanına koymak resmi olarak Kürdistan’ın varlığını ve meşruiyetini Suriye devletine de dünyaya da kabul ettirmektir. Zaten Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara da hem çıkardığı 13 nolu kararname ile Suriye’de Kürt milletinin varlığını, Kürtçenin ulusal dil olduğunu kabul etti ve 30 Ocak anlaşması ile de Haseke Vilayeti’nin Suriye devleti içinde Kürtlerin Vilayeti olduğunu kabul etti. Yani Kürtler Rojava’da sadece bir belediyeye değil devletin önemli bir kurumu olan bir Vilayete ve bir bölgeye sahiptirler. Ama bu PYD’liler hala belediyecilik aklına sahip oldukları için ve “devlete ortak olmanın” ne demek olduğunu bilmedikleri için Vali olmanın, Vilayete sahip olmanın ve Kürdistan ismini taşıyacak bir bölgeye sahip olmanın kıymetini bilmiyorlar ya da bilerek Kürdistan bayrağına ve Kürdistan bölgesi fikrine karşı çıkıyorlar.

Arif Zêrevan

66,041 просмотров • 6 месяцев назад

Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan: Değerli arkadaşlar… Göç ve göçmen konusunda hükümetimizin politikası gayet nettir: Biz, göç meselesine, binlerce yıllık medeniyetimiz, tarihimiz, bizi biz yapan kadim değerlerimiz merceğinden bakıyoruz. “Tahtımı veririm, tacımı veririm ama devletime sığınan mazlumu asla vermem!” diyen ecdadımıza layık olmaya çalışıyoruz. Göç konusunda, yıllardır büyük bir tutarlılıkla devam ettirdiğimiz insani ve vicdani tavrımızın olumlu neticelerini görmeye başladık. Suriye’de 13,5 yıl süren zulüm ve çatışmalar, 8 Aralık itibarıyla sona erdi. 1 milyon insanı katleden, 13 milyon kişinin yerlerinden edilmesine sebep olan Esad rejimi devrilirken, Suriye halkının özgürlüğünü temsil eden yeni bir yönetim iktidara geldi. Şimdi bu yönetim, bizim ve bölgedeki diğer kardeş ülkelerin de desteğiyle savaş yorgunu Suriye’yi yeniden ayağa kaldırmak için uğraşıyor. Çeşitli zorluklara, engellere ve sabotajlara rağmen Suriye, kendini yavaş yavaş toparlıyor. Suriye kendine geldikçe, ülkedeki istikrar ve güven ortamı güçlendikçe, geri dönenlerin sayısı da hızlanmaya başladı. 9 Aralık’tan bu yana sadece Türkiye’den Suriye’ye dönenlerin sayısı 200 bin kişiye ulaştı. Gönüllü, güvenli ve onurlu bir şekilde vatanlarına geri dönenlerin toplam sayısı ise 931 bin 450 kişiyi buldu. Benzer durumun, Ürdün ve Lübnan başta olmak üzere diğer komşu ülkelerde de yaşandığını biliyoruz. Recep Tayyip Erdoğan 📍İstanbul

Göç İdaresi Başkanlığı

15,655 просмотров • 1 год назад

SDG/YPG terör örgütü lideri Mazlum Abdi: Bizim Suriye ordusunda yer almamız komşu ülkeler (başta Türk devleti) için tehdit olarak algılanmamalı. Biz kimseye saldırmadık, tehdit oluşturmadık. Hep kendimizi savunduk. Aksine bizim Suriye ordusunda yer almamız, komşuların güvenliği ve istikrarı için bir güvencedir. Biz Esad dönemindeki merkezi sisteme dönülmesine izin vermeyeceğiz. 15 yıldır verilen savaş Suriye’de tüm bileşenlerin merkezi olmayan bir sistem ile herkesin kendisini yönetmesini gerektiriyor. 10 Mart anlaşması savaşı önledi ve komşu ülkelerden anlaşmanın uygulanmasında olumlu bir rol oynamalarını istiyoruz. 10 Mart anlaşmasının tüm maddelerinin yıl sonuna kadar uygulanmasını umuyoruz. Barışa en iyi diyalog yoluyla ulaşılır. Suriye'deki mevcut sorunları ele almak için ulusal bir diyalog kurmayı umuyoruz. Cumhurbaşkanı Ahmed el-Şara ile yakın zamanda imzaladığımız anlaşma faydalı oldu. Cumhurbaşkanı el-Şara ile yaptığımız anlaşma, Kürtlere ve Suriye toplumunun tüm kesimlerine saygı duymaya odaklandı. Güçlerimizi Suriye ordusuna nasıl entegre edeceğimizi değerlendiriyoruz. Başkan Mesud Barzani'ye Rojava'ya verdiği destekten dolayı teşekkür ediyoruz. Türkiye için bir tehdit değiliz. Aksine, istikrar için bir güçyüz. Kürtler, Orta Doğu ekonomisinin iyileştirilmesinde iyi bir etken olabilir. Güçlerimiz Peşmerge ile birlikte IŞİD'i yendi. Kürtler, Suriye'de yüz yıldır dışlanıyor. Siyasi irade varsa, 10 Mart anlaşması uygulanacaktır. Suriye, Suriye'deki önceki Baas rejimi gibi merkezi bir hükümete geri dönmemeli. Bu yıl sonuna kadar Suriye ile bir anlaşmaya varacağımızı umuyoruz. Kuzey Kürdistan'da (Türkiye) bir barış süreci başladı... Bu, tüm Orta Doğu'da barış için yeni bir fırsat... Bu barış sürecini başarıya ulaştırmak için elimizden gelenin en iyisini yapacağız. Güney (Başur) Kürdistan, son 15 yıldır Batı (Rojava) Kürdistan'ı destekliyor. Her zaman yanımızda oldular. Bugün bu süreçlerde, özellikle Başkan Mesud Barzani aracılığıyla Güney Kürdistan'daki Kürt siyasi güçleri aracılığıyla bir çözüm görüyoruz.

Ayhan Erkara

127,766 просмотров • 9 месяцев назад

📍ROJ Peşmergesi Rojavaya girer mi sorusu sürekli özelden geliyor.Kesin bir şey konuşmak zor ama girmesi gerektiği kesindir.Şuan ki mevcut konjonktür Kürdistan yönetimini yanlizlaştırdı. 👉Bizler çoğumuz Ypgnin Amerika'ya yakın olması ve Güney gibi resmilesmesini beklerken Ypg Amerika'dan çok uzak ve İran'a çok yakın çıktı.Yani medyada çok yalan bilgi gezmiş ve rakamlar ilişkiler hep abartılmış.İdeolojiden kaynaklı Rusya iran bloğuna yakınlık Suriye sahasını Amerikanin bizzat kendi adamı Colaniye vermesine sebep oldu ve Kürtlere en ufak bir toprağı bile güvenceye almayacak kadar sırtını döndü.Yani alınan yanlış kararlar İmralınin sosyalist komün paradigmalari ve Kandilin bir lider ve yeni doktrin üretemeyişi Pkk Ypg'yi Ortadoğuda bitik olan Rusya İran bloguna çekti ve Amerika geçici olan terörle mücadele için olan desteğini İsrail ve Colani anlasinca Colani daes kamplarını devralmayi ustlenince Ypgden çekti.Kürtlerde Amerika'ya yakın olan tek bir blok Kürdistan yönetimi kaldı ve bayağı o da şuan sıkıntıda.Ayni sekilde Rojavada bitik durumda. 👉Bu sıkıntılı durumdan çıkışın yolunun Roj Peşmergelerinin acilen Rojavaya girmesi ve Kürdistana bağlaması olduğunu belirtmek lazım.Bu Kürdistan devletinin bağımsızlıgina giden kapıları da ardına kadar açacak ve Musul Kerkük ufukda belirecek.Aksi halde Talabani blogu Barzani'ye son donemde ağır cephe almış durumda ve yönetim kurulamıyor.Rojava takviyesi Kybyi isbirligine zorlayacak işbirliği yapmaz ise daha da zayıflayacak belki yok olacak.Ama muhtemel birlik ruhu olacak.En önemli kazanım ise Kürtler Suriye'de çok şey kaybetse bile bir Kürdistan varlığı da korunmuş, Kürt topraklarının bir kısmı kurtarılmış ve moral geçici olarak sağlanmış olacak.O yüzden ROJ Peşmergesinin Rojavaya girmesi elzemdir. ✋Bir devlet aklı bunu yapar.Kürt yönetimi de Serok Mesud Barzani de bunu yapmalıdır.Ufukta Musul Kerkük Rojhilat gözüküyorken Rojavayi kaderine terk edip orayı Colaniye bıraktılar ben doğuya odaklanayim denilmemelidir.Bu onurlu olmaz bu Kürt aklına yakismaz,bu ilerisi icin sana moral gücü ve siyasi askeri güç sağlamaz.Seni aksine güçsüz Amerika'nın ticaret kuklası ve sıradan orta güçte bir yönetim yapar. Ve yıllarca 2 partili çekişme sonuca ermez.Kimse de seni devlet olarak iplemez.O yüzden tekrarlıyoruz ROJ Peşmergesi gerekirse tank ve zırhlı araçları ile Rojavaya girmeli Kürdistanı ilan etmelidir.Karşı çıkan da tankın namlusuna ve Rojava halkına hesap versin uğraşmaya değmez. ☀️Biji Kurdistan Biji Rojava☀️ ⏳Rojava Kürdistan Bölgesi⏳ Bekliyoruz...

🎖️Zagros S. Kennedy🎖️

69,582 просмотров • 7 месяцев назад

Rojava ve Suriye’de Önemli Gelişmeler Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi’nin sivil temsilcileri ile Demokratik Suriye Güçleri (DSG) Genel Komutanlığı, 17 Şubat’ta önemli bir toplantı gerçekleştirdi. Toplantı sonucunda alınan stratejik kararlar, DSG Genel Komutanı Mazlum Abdi aracılığıyla kamuoyuna duyuruldu. Buna göre, Özerk Yönetim, Şam ile mevcut sorunların siyasi ve diyalog yoluyla çözülmesi için tüm kanalların açık olduğunu belirtti. Öne çıkan konulardan biri, Ahmed El Şara’nın Kuzey ve Doğu Suriye’ye davet edilmesi oldu. Ayrıca, Mazlum Abdi’nin bir kez daha Şam’ı ziyaret edebileceği ifade ediliyor. Özerk Yönetim, tüm konuların müzakereye açık olduğunu duyurdu. Özerk Yönetim bu stratejik hamleyle, Şam yönetiminin Suriye’de yeni bir iç savaş çıkarmak isteyen güçlerin aleti olmasını engellemek istediği belirtilebilir. Mazlum Abdi’nin açıklamalarına göre, Şam’ın öne sürdüğü temel şartlardan biri, Suriyeli olmayan savaşçıların ülkeden çıkarılması. Bu talebin Türkiye’nin baskısıyla gündeme geldiği açık. Özellikle PKK savaşçılarının kastedildiği belli.Abdi bu konunun müzakere edilebileceğini ifade etti. Ancak, bu bağlamda tartışılması gereken bir diğer mesele de HTŞ ve SMO bünyesinde yer alan 15 bin Suriyeli olmayan paralı asker. Bu konu, Türkiye’deki Kürt sorunu ile doğrudan bağlantılı. Türkiye’de Kürt sorunu çözülmeden, Ankara yönetiminin Suriye’de istikrarın sağlanmasını engellemeye devam edeceği unutmamak gerekir. Son yaşananlar, Rojava Özerk Yönetimi’nin Türkiye’nin Şam üzerinden devreye koymak istediği savaş ve tasfiye planlarına karşı kapsamlı bir stratejik hamle yapma niyetinde olduğunu gösteriyor. Öte yandan, Rojava Özerk Yönetimi, Suriye’de halkın günlük yaşamını kolaylaştırmak amacıyla Şam yönetimiyle bir anlaşma yaptı. Suriye Petrol Bakanlığı’nın açıklamasına göre, Özerk Yönetim ile varılan anlaşma doğrultusunda ihtiyaçlara göre 500 bin metreküp doğal gaz aktarımı yapılacak. Bu sevkiyat, günlük veya ihtiyaçlara bağlı olarak gerçekleşecek. Bu anlaşma, Özerk Yönetim ile Şam arasında diyalog ve bazı konularda işbirliği mekanizmasının sürdüğünü gösteriyor. Ancak bunun siyasi ve kalıcı bir anlaşmaya dönüşmesi için zamana ihtiyaç var. Özerk Yönetim, sahip olduğu doğal zenginliklerin (petrol, gaz, barajlar, enerji kaynakları, sınır kapıları ve tarım alanları) tüm halkların ortak malı olduğunu ve bunların herkesin faydalanacağı bir sistem çerçevesinde düzenlenebileceğini defalarca vurguladı. Görüşülen önemli konulardan biri de IŞİD kamplarının Şam’a devredilmesi meselesiydi. Bu konu büyük bir risk taşıyor, zira Uluslararası IŞİD Karşıtı Koalisyon’un da sürecin bir parçası olması gerekiyor. Eğer bu konuda bir anlaşmaya varılırsa, bunun ancak tüm tarafların katılımıyla oluşturulacak kapsamlı bir güvenlik stratejisi çerçevesinde gerçekleşebilmesi mümkündür. Şam Yönetimi, (TR’nin istediği üzerine) DSG’nin entegrasyonunu siyasi konuların önüne alırken, Özerk Yönetim ise bu konunun siyasi ve bağlayıcı bir anlaşmadan sonra gündeme geleceğini belirtiyor. Bu konuda bir anlaşmaya varmanın zor ancak mümkün olduğunu belirtmek gerekiyor.

Amed Dicle

162,307 просмотров • 1 год назад

Diyarbakır Anneleri olarak evlat nöbetimiz, ilk günkü kararlılıkla devam etmektedir. Bugün çadırımızda; gazetecilik mesleğini çalışkanlığı, cesareti ve ilkeli duruşuyla icra eden, yaptığı haberlerle bir kadının ortaya koyabileceği mücadelenin ne denli değerli ve etkili olabileceğini açıkça gösteren kıymetli gazeteci Sayın Fulya Öztürk hanımefendiyi misafir ettik. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, Sayın Devlet Bahçeli’nin kıymetli destekleriyle başlatılan Terörsüz Türkiye süreci; barışı, kardeşliği, birlik ve beraberliği tesis etmeyi amaçlamaktadır. Bu kapsamda, DEM Parti ve yöneticilerinin son günlerde gerçekleştirdiği; toplumda huzursuzluk oluşturan provokatif eylemler, halkı sokağa çağırmaya yönelik sorumsuz tutumlar ve bu girişimlerin toplumsal barışı hedef alan yönleri üzerine değerlendirmelerde bulundum. DEM Parti ve yöneticilerinin, “Rojava” ve “saç örgüsü” gibi başlıklar altında belediye çalışanlarını ve halkı sokağa çağırarak vatandaşları devlete karşı kin ve nefrete sürüklemeye yönelik eylemleri kabul edilemez olup, açık bir provokasyondur. Belediyelerin bütçeleri, devlet tarafından halka hizmet edilmesi amacıyla tahsis edilmiştir. Bu bütçeler; örgüt propagandası yapmak, yasa dışı yapıları yücelten afişler bastırmak veya toplumu ayrıştıran faaliyetlerde bulunmak için verilmemiştir. Özellikle DEM Parti yönetimindeki belediyeleri, asli görevlerine dönmeye; şehirlerin altyapı, ulaşım, temizlik, sosyal hizmet ve vatandaşların günlük ihtiyaçlarına odaklanmaya davet ediyorum. Belediyecilik ideolojik propaganda değil, halka hizmet makamıdır. Diyarbakır Anneleri olarak bizler; evlatlarımız için verdiğimiz bu haklı, meşru ve onurlu mücadeleyi, sağduyudan sapmadan ve kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğiz. Gençlerimizi PKK, YPG ve benzeri terör örgütlerine teslim etmeyeceğiz. Bu mücadelemiz, kanımızın son damlasına kadar kararlılıkla devam edecektir. Kandırlan, kaçırılan, zorla dağa götürülen gençlerimize buradan açıkça sesleniyorum: Gelin, teslim olun. Bu mücadele sizler içindir. Geleceğinizi başkalarının ipoteği altına koymayın. Silah değil; eğitim, emek ve umut kazandırır. Bu ülke hepimize yeter. Devletimiz de milletimiz de yanınızdadır. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın da ifade ettiği gibi: Tek Türkiye,🇹🇷 Tek Vatan,🇹🇷 Tek Millet,🇹🇷 Tek Bayrak🇹🇷 şiarıyla mücadelemiz devam edecektir. Gençlerimizi, dış güçlerin maşası hâline gelmiş yapılara ve bu karanlık odaklara asla teslim etmeyeceğiz. Recep Tayyip Erdoğan Devlet Bahçeli İbrahim Kalın Hakan Fidan Ali Yerlikaya Bülent TURAN Mehmet Aktaş Mehmet Sağlam Münir Karaloğlu Murat Zorluoğlu T.C. Diyarbakır Valiliği Süleyman Soylu Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü Mahmut Demirtaş Fulya Öztürk CNN TÜRK Hatice Atan🇹🇷

Ayşegül Biçer 🇹🇷

20,905 просмотров • 7 месяцев назад

Valimiz Davut Gül: “30 Ağustos’u zaferle taçlandıran bu ruh, bugün de Türkiye Yüzyılı’nın ihya ve inşasına rehberlik ediyor.” Aziz milletimizin kahramanlık destanı yazdığı Büyük Zafer’in 104. yıl dönümü dolayısıyla Valiliğimiz tarafından düzenlenen Bayramlaşma Programı’nda yaptığı konuşmada Valimiz Davut Gül: “Kazanılan Büyük Zafer’le aziz milletimiz esareti asla kabul etmeyeceğini, bu topraklarda sonsuza kadar var olacağınıbütün dünyaya ilan etti. Gönül birliğiyle, kader birliğiyle 30 Ağustos’u zaferle taçlandıran bu ruh, bu inanç bugün de Türkiye Yüzyılı’nın ihya ve inşasına rehberlik ediyor. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde başlatılan Terörsüz Türkiye hedefiyle kardeşliğimiz güçleniyor, refahımız güçleniyor. Yarınları çok daha güçlü Türkiye’nin adımları atılıyor. Yıllardır hayal ettiğimiz huzur ve istikrar iklimi gerçeğe dönüşüyor. Bu yeni dönemle birlikte sadece Türkiye değil; coğrafyamız kazanacak, kardeşlik kazanacak. Türkiye Yüzyılı’nda savunmadan diplomasiye, her alanda daha güçlü bir Türkiye olacak. Asırlardır farklı kültür ve kimliklerin barış ve huzur içinde bir arada ve kardeşçe yaşadığı İstanbul’umuzun yıldızı daha da parlayacak. Bu düşüncelerle sözlerime son verirken Cumhuriyetimizin banisi Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları başta olmak üzere vatan uğruna can veren bütün şehitlerimizi, ebediyete irtihal eden kahraman gazilerimizi bir kez daha rahmet, minnet ve şükranla yâd ediyorum. Mekânları cennet, makamları âli olsun. Hayatta olan gazilerimize sağlık ve afiyet diliyorum. Cenab-ı Hak; devletimizi ebed, milletimizi daim, şanlı ordumuzu muzaffer kılsın! Devletimiz, milletimiz var olsun! 30 Ağustos Zafer Bayramımız kutlu olsun!” ifadelerini kullandı. Davut GÜL #30AğustosZaferBayramı 📍Sepetçiler Kasrı, Fatih

TC İstanbul Valiliği

21,442 просмотров • 3 дней назад

📍Rusya’nın kalbinde yankılanan drone saldırısı! Yaklaşık 48 saat önce Ukrayna Savunma Bakanlığı’nı ziyaret ederken gördüğümüz FPV ve çoklu bomba taşıyan ‘Vampire’ drone’lar, bugün sahada yıkıcı bir güç olarak karşımıza çıktı. 🎯 FPV (First Person View) teknolojisiyle, adeta bir savaş pilotunun gözünden hedefe kilitlenen bu drone’lar, Rusya’nın derinliklerine sızarak stratejik hava üslerini vurdu. 🎥 Bu saldırı, sadece fiziksel hasar vermedi; Rusya’nın iç güvenlik zaaflarını, istihbarat açıklarını ve hava üssü lojistiğindeki kırılgan noktaları da açığa çıkardı. 📌 Ukrayna’nın bugünkü operasyonu, yıllar önce simülasyon olarak kurgulanan bir senaryonun gerçeğe dönüşmesiydi. Dronelar, Rusya’ya tırlarla sokuldu, FSB’nin radarına yakalanmadan üslerin yakınına park edildi, ve doğrudan kamyonlardan fırlatıldı. 💥 Irkutsk, Engels, Ryazan, Murmansk… 40’a yakın stratejik bombardıman uçağı yok edildi. Zararın 2 milyar doları aştığı tahmin ediliyor. 📉 Rusya, uzun menzilli bombardıman filosunun %30’unu kaybetti. Asimetrik savaşın geldiği yeni aşamayı izliyoruz: düşük maliyet, yüksek yıkım! 🇺🇦 Zelensky net konuştu: ▪️“Bu operasyon tarihe geçecek. Rusya savaşı başlattıysa, bitirme sorumluluğu da ona ait.” ▪️“Ukrayna’ya şan olsun!” Tam da İstanbul’da barış masasının yeniden kurulduğu, iki ülke heyetinin bir araya gelmeye hazırlandığı bir günde, yaşanan bu gelişme tarihi bir dönemeç olabilir. 🎯 Asla küçümseme: Düşman Rusya’nın kalbine kadar sokulabildi! #Ukrayna #Rusya #DroneSavaşı #FPV #AsimetrikSavaş #İstanbulDiplomasisi #Zelensky #Putin #Belaya #Tu95 #A50 #SBU #İstihbaratTarihi

Ahmet Yeşiltepe

20,147 просмотров • 1 год назад

Altan Tan: "Öcalan Hendek Kazılmasını Türkiye’nin Egemenlik Haklarına Tecavüz Olarak Gördü" "Hendek Olayları Öcalan’a Rağmen Başlatıldı" "Suriye'nin Kuzeyi Esad Tarafından PKK'ya Bırakıldı" ➖ O dönemde Beşar Esad şah ve mat hamlesini yaptı. ➖ Muhalefet bir olmadan, yani İslamcı muhalefet, Kürtler ve Türkiye bir bütünlük içerisinde yeni Suriye üzerinde bir hat belirlemeden, belirleyemeden dedi ki; "Ben Suriye’nin kuzeyini, işte adına Rojava denilen Fırat’ın doğusunu size bırakıyorum" dedi. ➖ Ve Beşar Esad ile anlaşmalı olarak PKK o bölgeye el koydu. ➖ Şam yönetimi de çekildi, Suriye ordusu da çekildi, hatta silahlarını bıraktı. ➖ Ama son güne kadar, yani Beşar Esad’ın Şam’da oturduğu son güne kadar, Rojava’nın merkezi olan Kamışlı Havaalanı Beşar Esad’ın elindeydi. ➖ Ve o bölgedeki devlet memurlarının maaşlarını da Beşar Esad rejimi veriyordu. ➖ Bunu söylediğiniz vakit de işte PKK yanlısı çevreler feryat ediyorlar "siz ne konuşuyorsunuz" diye. ➖ Ya vaka bu! Vaka olan bu. ➖ Benim yüzlerce, binlerce akrabam var. ➖ Dün gece bile bir saate yakın konuştum birisiyle "durum nedir, ne oluyor, nereye gidiyor" falan diye. ➖ Şimdi bu durumda Beşar Esad ve İran Türkiye’ye karşı bir hamle yaptılar. ➖ PKK da onların yanında durdu. ➖ Birinci çözüm sürecini Öcalan’a rağmen bozdu; çünkü ona vaat edildi. ➖ "Suriye’de sana bir teritoryal, yani üzerinde hüküm süreceğin bir toprak parçası vereceğiz" denildi. ➖ Hendek olayları başlatıldı Türkiye’de ve oradan hızla bugüne gelindi. ➖ Ben hendek olaylarının Öcalan’a rağmen başlatıldığı kanaatindeyim tabii. ➖ Öcalan’ın Sırrı Süreyya Önder’e, İdris Baluken’e beyanatı var. ➖ Şu an görüşme notları var; devletin elinde de var, PKK’nın elinde de var. ➖ Diyor ki, aynen kendi cümlelerini söylüyorum benim yorumum değil; "Hendek kazılması Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik haklarına bir tecavüzdür" diyor. ➖ "Bu asla kabul edilemez" diyor. ➖ İdris Baluken’i görevlendiriyor. ➖ Diyor ki; "İdris Bey gidecek, bu hendekleri kim kazıyorsa, kazdırdıysa bunları kapatacak ve durduracak." ➖ Ama ne yazık ki Sırrı Süreyya Önder de, İdris Bey de o dönemde gidip gelenler bunu kamuoyuna açıklamadılar. ➖ Mesela kosterden indikleri gün "Öcalan’ın böyle bir talimatı var" diye açık ve net bir söylem içerisine girselerdi belki o olayları da yaşamazdık. ➖ Yani Öcalan’a rağmen bu kadar ileri gidemediler. ➖ Yani Öcalan başından beri bu işleri daha doğru bir çizgide ve Türkiye ile beraber götürecek bir noktadaydı.

Kuşçu

254,102 просмотров • 6 месяцев назад

Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler başkanlığında; Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ziya Cemal Kadıoğlu, Bakan Yardımcıları Şuay Alpay, Alpaslan Kavaklıoğlu, Bilal Durdalı ile yurt içindeki ve sınır ötesindeki birlik komutanlarının katılımıyla video telekonferans toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıda terörle mücadele operasyonlarındaki son duruma ilişkin bilgi alan Bakan Yaşar Güler yapılacak çalışmalara ilişkin talimatlar verdi. Bakan Yaşar Güler toplantıda özetle şunları söyledi: TERÖR KORİDORU KURULMASINA MÜSAADE ETMEYECEĞİZ Değerli silah ve mesai arkadaşlarım. Sizleri sevgiyle, saygıyla selamlıyorum. Sözlerimin başında sizlerin ve değerli silah arkadaşlarımın görevlerini fedakârca yerine getirdiğini müşahede etmekten büyük bir memnuniyet duyduğumu ifade etmek istiyorum. Terörle mücadelede hudut güvenliğinde yurt içi ve dışında icra edilen faaliyetlerde kazanılan istikrarlı başarı ve kalıcı etkinliğin çıtasını gün geçtikte daha üst noktalara taşımaktayız. Bununla birlikte terör örgütünün Suriye uzantılarının, Arap nüfusun yoğun olduğu bölgelerde sözde yerel seçim yapma gayretleri dikkat çekmektedir. Konu terör örgütünün DEAŞ ile mücadelesi olarak servis edilmekte ve uluslararası kamuoyu yanıltılmaktadır. Ancak mesele DEAŞ ile mücadele değil, doğrudan ülkemizi ve bölgemizi hedef alan sinsi bir planın adım adım uygulanmaya çalışılmasıdır. Tarih başta Suriye olmak üzere etki alanımızdaki coğrafyalarda kalıcı çözümlerin ancak Türkiye'nin bakış açısını dikkate alan yaklaşımlarla sağlanabileceğini tüm dünyaya göstermiştir. Bu kapsamda terör örgütü tarafından bölgesel gerçekliklerle bağdaşmayan yapay terör devleti kurulmasının bir aşaması olarak görülen bu sözde seçim çalışmalarını kesinlikle reddediyoruz. Türk Silahlı Kuvvetleri güney sınırlarının hemen ötesinde bölücü örgütün bir terör koridoru kurmasına asla müsaade etmeyecektir. Son dönemde elde ettiğimiz önemli tespitler, operasyonlarımız sayesinde terör örgütünü yurt içinde olduğu gibi Avrupa'dan da katılımların ciddi oranda azaldığı, yurt içinde gençler arasında örgütlenemediği, gelirlerinin ciddi oranda düştüğü ve sözde lider kadrolara itibar edilmediği, PKK/KCK'nın sözde yürütme konseyinin kararlarına ve konuşmalarına sıkça yansıyan hususlar olmuştur. Bu durum terör örgütünün Türk adaletine teslim olmaktan başka seçeneği olmadığını anlamaya başladığının da en önemli işaretidir. EFES-2024 TATBİKATI REKOR SAYIDA KATILIMLA İCRA EDİLDİ Operasyonel faaliyetlerimizle birlikte Türk Silahlı Kuvvetleri olarak gücümüzü her daim diri tutmak için eğitim-öğretim ve tatbikat faaliyetlerimizi de aralıksız sürdürüyoruz. Bu kapsamda en büyük birleşik-müşterek tatbikatımız olan EFES-2024 rekor sayıda kardeş, dost ve müttefik ülkelerin katılımıyla icra edilmiştir. Silahlı Kuvvetlerimizin üstün ve caydırıcı nitelikleriyle, müttefiklerimizle uyumlu hareket kabiliyeti üstün bir başarıyla sergilenmiştir. Sayın Cumhurbaşkanımızın teşrifleriyle onurlandırdığı tatbikat, klasik tatbikat anlayışının ötesinde çok boyutlu ve karmaşık hale gelen günümüz güvenlik ortamını tatbikat senaryolarına yansıtarak güncel olaylara, küresel ve bölgesel alanda meydana gelebilecek kriz senaryolarına cevap verebilecek profesyonel bir anlayışla gerçekleştirilmiştir. EFES-2024'e 45 ülke ve yaklaşık 11 bin personelin katılım sağlaması da dost ve müttefik ülkelerin bizimle askerî iş birliğini artırmaya verdiği önemin de bir işaretidir. Sayın Cumhurbaşkanımızın da ifade ettikleri gibi "şayet barış istiyorsan, hazır ol cenge" düsturuyla askeri imkân ve kabiliyetlerimizi güçlendirmeye devam edeceğiz. Bu vesileyle başta Genelkurmay Başkanımız olmak üzere tatbikatın müştereklik anlayışı içerisinde gerçekçi, etkili ve başarıyla etkisini sağlayan Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri Komutanlarımız ile sıralı tüm komutanlarımıza ve çok değerli personelimize, tatbikatın fiilî safhasına katılan Jandarma Genel Komutanlığımıza, Sahil Güvenlik Komutanlığımıza, tatbikata katılan diğer sivil kamu kurumlarımız ile yerli savunma sanayii ürünlerimizi başarıyla sergileyen, tanıtan savunma sanayii firmalarımıza, gerek fiili olarak gerekse de gözlemci statüsüyle tatbikata iştirak eden dost ve kardeş ülkelerin tüm personeline bir kez daha teşekkürlerimi sunuyorum. Kıymetli silah arkadaşlarım, gerek muharebe alanlarında gerekse tatbikat alanlarında gösterilen başarı ve bu başarı sayesinde ulaşılan seviye dosta güven düşmana korku vermektedir. Sizleri takdir ediyor yürekten tebrik ediyorum. Bu vesileyle 16-19 Haziran tarihlerinde icra edeceğimiz Kurban Bayramınızı şimdiden kutluyor, sevdiklerinizle nice bayramlar geçirmenizi temenni ediyorum. Ayrıca yaz dönemi personel atamalarının ülkemiz, bakanlığımız, personel ve aileleri için hayırlı olmasını, yeni görev yerlerinin tüm arkadaşlarıma sağlık, huzur ve başarı getirmesini diliyor, tüm silah ve mesai arkadaşlarıma görevlerinde başarılar temenni ediyor, gözlerinizden öpüyorum. Yolunuz, bahtınız açık olsun. #MillîSavunmaBakanlığı #YaşarGüler

T.C. Millî Savunma Bakanlığı

71,345 просмотров • 2 лет назад

■ TÜRKİYE'YE KARŞI ADETA SAVAŞ İLAN ETTİLER : ▪︎ Yunan basını: "TÜRKİYE DÖNEMİ KAPANDI." "ABD askeri güçleri gizlice Yunanistan'a geliyor ve Türkiye için zor günler geliyor!" ▪︎ İSRAİL : Türkiye ile ilişkilerini sonlandırarak elçilik ve konsolosluklarını kapatacağını açıkladı. Ayrıca, İsrail bakan seviyesinde TÜRKİYE'Yİ HEDEF ALAN Açıklamalar yapıyor. ▪︎ ABD : Joe Kent (E.ABD Ulusal Terörle Mücadele Merkezi Direktörü: "Ne yazık ki NATO'dan ayrılmak yabancı karışıklıklardan kaçınmak için olmayacak, Türkiye ve İsrail çatıştığında İsrail'in tarafını tutabilmek için NATO'dan ayrılacağız . ■ NETENYAHU 'NUN DANIŞMANI SHAY GAL TÜRKİYE'Yİ hedef alan " SIRADA TÜRKİYE VAR " Paylaşımı ve saldıracakları imasında bulundu. ▪︎ İsrail'in analistlerinden Netanyahu'nun danışmanlarından olan Shay Gal, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni hedef alan provokatif bir paylaşımda bulundu: SHAY GAL , " İRAN BİR PROVAYDI , SIRADA TÜRKİYE VAR ." Paylaşımı yaparak ; Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni hedef gösterip tehdit etti. Shay Gal, bu sözle paylaşırken, Akkuyu Nükleer Santrali'ne ait görüntüyü de paylaştı. ■ KIBRIS RUM KESİMİNDEN KKTC 'YE ASKERİ İŞGAL TEHDİDİ : ▪︎ Rum Milli Muhafız Ordusu (RMMO) 3'üncü Destek Tugayı Komutanı Tuğgeneral Haralambos Evgeniadis : "Yakında GİRNE , MAĞUSA ve KARPAZ ile işgal altındaki tüm vatanımızın her köşesinde Paskalya'yı kutlayabileceğiz. Bunu diler ve umarız." dedi . ■ İsrail'le savaş senaryoları konuşulurken : Milli Savunma Bakanlığı 15 yeni komando Tugayı kurulacağını açıkladı. Yaklaşık 60.000 yeni asker! ■ Cumhurbaşkanı Erdoğan : "Şahsıma ve ülkemize dil uzatan bebek katillerine bazı gerçekleri tekrar hatırlatıyorum: Türkiye Cumhuriyeti devleti sıradan bir devlet değildir. Hiçbir güç Türkiye’ye ve Türkiye Cumhurbaşkanı'na parmak sallayamaz" dedi . ■ TRUMP : Önümüzdeki 2 gün boyunca inanılmaz olaylara tanık olacaksınız. ■ NAİM BABÜROĞLU : İsrail ile Suudi Arabistan, 2014'ten beri 17 ayda beş kez gizlice masaya oturmuş ve bir plan hazırlamışlardı. Suudi Arabistan'la İsrail'in anlaştıkları önemli maddeler şöyleydi: -Türkiye, Suriye, Irak ve İran'ı içine alan bağımsız bir Kürt devletinin kurulması, -Ortak bir Arap ordusunun oluşturulması , -İran'da rejim değişikliğinin yapılması, -İsrail ve Araplar arasında bir barış planının yapılması -Körfez ülkelerinin birlikte hareket etmesi. PLAN tıkır tıkır işliyor... ■ TRUMP'TAN NATO'DAN AYRILMA SİNYALİ : "NATO geçmişte bizim yanımızda değildi ve gelecekte de olmayacak!" ▪︎ ABD NATO'DAN çıkmaya hazırlanıyor. ■ KAHRAMANMARAŞ 'taki Aysel Çalık Ortaokulunda düzenlenen silahlı saldırıda, ilk belirlemelere göre 1'i öğretmen 3'ü öğrenci olmak üzere 4 kişi hayatını kaybetti, 4'ü ağır, 20 kişi yaralandı. ■ TRUMP : Hürmüz Boğazı'nı kalıcı olarak açıyor olmamdan dolayı Çin çok mutlu. Bunu onlar için, ayrıca Dünya için de yapıyorum. Bu durum bir daha asla yaşanmayacak. ▪️TRUM : Çin İran'a silah göndermemeyi kabul etti.Birkaç hafta içinde oraya gittiğimde Başkan Xi bana kocaman, içten bir sarılacak. Akıllıca ve çok iyi bir şekilde birlikte çalışıyoruz! Bu, savaşmaktan daha iyi değil mi??? AMA UNUTMAYIN, eğer mecbur kalırsak savaşmakta çok iyiyizdir; herkesten çok daha iyi!!!" ■ TÜRKİYE HANE HALKI : Gelirinin üçte birini gıdaya harcıyor. ▪︎ Toplum Çalışmaları Enstitüsü nün "Şdeal Beslenme Endeksi" raporuna göre düşük gelirli vatandaşlar kazançlarının %30,4'ünü gidaya harcıyor. ■ " İSRAİL Güney Lübnan’daki el-Hıyam kasabasını bir ay içinde tamamen yıktı." -Al Jadeed News ■ ABD'li GAZETECİ CURT MILLS : "İsrail, Türkiye'ye karşı savaşmak için ABD'den mühimmat,silah ve ABD'nin savaşa katılımını yani yardım talep edecek." ■ Ankara'ya içme suyu sağlayan Kargalı ve Kesikköprü Barajının doluluk oranı yüzde 100'e ulaştı! ■ İSRAİL BASINI : Türkiye ile ' olası bir savaşı ' masaya yatırarak 'Deniz harekatı' senaryosunu ön plana koydu. #Atabey19HHK #HüseyinHakkıKahveci #OndokuzBiziz #SonDakika #UkabPartisi

Atabey Hüseyin Hakkı Kahveci

45,607 просмотров • 4 месяцев назад

Terör örgütü lavu olacaksa ellerindeki silahları toplayıp demir çelik fabrikasına teslim ettirip başlarında Türk ordusu gerçek vatansever bir komutanımız olup hepsine eritip demire çevirmelidir  DEM PARTİ hey heyeti cezaevindeki bebek katili 7  madde bir öneri yapmış arkadaşlar maddelerine söyleyim sizlere bir garantiluk bir ülke istemiş iki terör örgütü el ele başı Abdullah Öcalan Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne gelip DEM Genel başkanı olarak girmeyi talep etmiş 7000 terörist cezaevlerinden çıkartmak istemiş yani demem o ki bu şehitlerin katilleri cezaevinden çıkarıp genel af olarak istemiş bu ne demek şehitlere hakaret demek resmen ölüm demek. Bir teröristlerle PKK YPG PYD PYJ gibi müzakere yapılmaz iki terör belli kırılmışken böyle bir zamanda Apo Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde ne işi olacak nasıl bir faydası olacak Türkiye çok merak ediyorum 1978’den beri Türkiye Cumhuriyeti’nin devleti terörle mücadelesi başarılı bir şeklinde mücadele etmiştir ve şu anda Cudi dağında Gabar Dağı’nda hiçbiryerde sinek kadar bir terör yoktur 1978 beri dünya kadar şehit verdik eli kanlı teröristler fidan gibi askerimize polisimize mehmetçiklerimize komutanlarımızı şehit ettiler şehit olan askerimiz yeni evli nişanlı anasının karnında bebekleriyle babasız kaldılar ne için Türkiye Cumhuriyeti’nin devletin toprağına sahip çıktı diye belki de bazı bu şehit ailelerin şehit annelerin şehit eşleri şehit çocukları babaları bile görmemişler her bir şehit yavrularımın yavrularımızın babaları her biri bir kahramandır güvenli korucularımızı polisimizin askerimizin şehit verdik bu şehitlerin mükellefleri bu muydu bunu mu layık gördünüz Abdullah Öcalan teröristtir bebek katilidir asla Kürt değil Ermeni kökenli şehit ailelerin düşmanıdır  Apo’yu meclise davet etmek için mi bir Kürt olarak bir ülkücü olarak bu konuda gerçekten rahatsızız aziz Türk milletimizin aziz Kürt milletimizin Laz Çerkez Arap arnavut yani Türk bayrağın altında yaşayan kahraman şehit analarımız babalarımız çocuklarımıza evlatlarımızın bizlere soruyor ne oluyor biz bunları mı hak ediyoruz  Yakında PKK terör ör götüne laf söylesek belki bizim hakkımızda dava açarlar maalesef öyle bir hissiyat içindeyiz. Süreç:Yok! Müzakere:Yok! Pazarlık:Yok! Demokratik dönüşüm:Yok! Açılım,saçılım:Yok! Hapisteki teröristler ve Kandil’dekiler üzerinden oyun kurmak:Yok! Ya ne var? Kayıtsız şartsız örgütü lağv(YPG/PKK dahil),silah bırakmak var. Bunun dışında konuşacak bir şey yoktur. Olmamalıdır! BİR Kürt olarak Diyorum Çok merak Ediyorum bu siyasetçiler.Şehit Analari ve Babalarına ne diyecekler. Terörist başı Abdullah Öcalan’ın” TBBM DEGİL.Direk idam edilmelidir. Türkiye Şehit Asker Polis Özel Hareket. Evlatları şehit oldular. Ey siyasetçiler. Bu kadar şehit verdik. Terörist başı Apo Piçi meclise gelmek için mi. Yazık günahtır o kadar genç kardeşlerimizi şehit verdik silah arkadaşlarımız şehit oldu. Kanıma dokunuyor kabul edemiyorum iki gündür yatmadım şehit ve silah arkadaşlarım gözümüzün önüne geliyor siz siyaset yaparken biz o dağlarda PKK çatışıyorduk kar kış demeden toprağımız korumaya canımız feda ediyorduk. Abdullah Öcalan teröristtir bebek katilidir. Kürt Türk milleti birdirbir kalacaktır. Ne mutlu Kürt doğdum  Ne mutlu Müslüman oldum Ne mutlu türküm diyene Saygılarımla Abdurrahim Avcioglu 🇹🇷

ABDURRAHİM AVCIOĞLU

117,008 просмотров • 1 год назад

🔴 ÖNEMLİ | Tucker Carlson, İsrail'in Türkiye ve Erdoğan'ı Neden Sürekli Karaladığını Net Bir Şekilde Açıklıyor: "Onu Kontrol Edemiyorlar" Dikkatli jeopolitik izleyicilerini aylardır büyüleyen bir örüntü var: İsrail hükümetinin Türkiye’ye yönelik sürdürdüğü saldırgan karalama kampanyası. Eski ve yeni İsrailli üst düzey isimler, buldukları her mikrofonu Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı kötülemek ve onu "tehlikeli bir adam" gibi göstermek için kullanıyor. Peki ama bunu neden yapıyorlar? Bağımsız gazeteci Tucker Carlson, bu ikiyüzlülüğü geçtiğimiz günlerde çok keskin bir şekilde analiz etti. Vardığı sonuç, sarsıcı olduğu kadar yalın bir gerçeği yansıtıyor. Bu durumun gerçek bir askeri tehditle hiçbir ilgisi yok; her şey, Türkiye’nin Tel Aviv ve Washington’ın bir vasal devleti (uydu devleti) gibi davranmayı reddeden egemen bir ülke olmasıyla ilgili. 📍En Büyük Günah: Egemenlik Batı diplomasisinde ve Orta Doğu jeopolitiğinde, ABD ve İsrail’in müttefikleri için yazılmamış tek bir kural vardır: Başını sallar, "evet" der ve emirleri yerine getirirsin. Bunu yapmadığın an, anında "tehlikeli" veya "radikal" olarak damgalanırsın. Tucker Carlson, eski İsrail Başbakanı Naftali Bennett’in ifadeleri üzerinden bu dinamiği acımasızca ifşa ediyor. Carlson durumu şu şekilde özetliyor: Bennett onun (Erdoğan’ın) tehlikeli olduğunu söylediğinde, aslında demek istediği şey şu: — O egemen bir liderdir. Bu durum, Erdoğan’a bir destek beyanı bile değildir; sadece gerçeğin tespitidir. Carlson burada turnayı gözünden vuruyor. Bennett gibi figürler için, kendi ülkesinin çıkarlarını ön planda tutan bağımsız bir lider, tanımı gereği bir düşmandır. 📍Tel Aviv’den Komut Almıyor Carlson, bu çarpıcı savunmasında bir adım daha ileri giderek İsrail’in hayal kırıklığını en basit haliyle tercüme ediyor. Ankara söz konusu olduğunda Tel Aviv’dekiler neden öfkeden kuduruyor? Carlson’a göre cevap çok basit: "Ona ne yapması gerektiğini söyleyemiyoruz. Onu kontrolümüz altında tutamıyoruz." İşte tüm bu karalama kampanyasının özü budur. İsrail müesses nizamı; Lahey’den Washington’a kadar Batılı liderlerin, kendileri parmak şıklattığı anda hazır ola geçmesine alışmış durumda. Ancak Türk Cumhurbaşkanı’nda bu mekanizma işlemiyor. Türkiye, ne kadar yüksek sesle bağırılırsa bağırılsın, başka bir ülkenin dış politikası tarafından dizginlenmeyi reddediyor ve kendi bağımsız rotasını çiziyor. Geçici Koalisyonlar ve Suriye Gerçeği Bu durum kuşkusuz, çıkarlar tesadüfen örtüştüğünde iki ülkenin asla iş birliği yapmadığı anlamına gelmiyor. Jeopolitik sonuçta dostluklara değil, sert çıkarlara dayanır. Carlson bu karmaşık gerçekliği açıkça kabul ediyor ve Suriye’deki duruma dikkat çekiyor: "Onu etkileyebiliriz; nitekim İsrail ve Türkiye'nin geçen yıl Suriye'de Beşar Esad'ın devrilmesi konusunda bir tür ilişkisi olduğu açıktı." Yani o spesifik anlarda birbirleriyle ortak paydada buluşabiliyorlardı. Ancak bu ortak hedefe ulaşıldığı anda, temel ve köklü uçurum yeniden su yüzüne çıktı. Carlson, analizini şu can alıcı tespitle noktalıyor: "...Ancak Türkiye ile ilgili asıl sorun, kontrol edilememesidir; işte bu yüzden İsrail için bir 'tehdit' olarak adlandırılmaktadır." Dolayısıyla "tehdit" kelimesi, aslında bir zayıflık göstergesinden ve istediğini yaptıramayan bir gücün duyduğu derin hayal kırıklığının kod adından başka bir şey değildir. Kaynak | İçerik : Michael DDC #SONDAKİKA #Iran #IranIsraelWar

Ayşegül Akyüz Yahşi

12,596 просмотров • 6 месяцев назад