正在加载视频...

视频加载失败

Memduh Bayraktaroğlu: “99 Depremi'ni Ecevit'in uğursuzluğuna bağlamışlardı. Erdoğan'ın döneminde yaşananlar daha önceki yaşananlardan 10 kat daha fazla facia oldu. Acaba Türkiye'yi yönetenlerin içinde uğursuz biri mi var?”

22,258 次观看 • 1 年前 •via X (Twitter)

2 条评论

ranu.57🫥 的头像
ranu.57🫥1 年前

Salaklar Ecevit hükümeti 3 yılda o kadar olay oldu

çuçu 的头像
çuçu1 年前

Rahmetli anneannem yıllar önce tv'da yürüyüşünü görüp yürüyüşe bak düztaban bu uğursuz demişti

相关视频

“Körle yatan şaşı kalkar”. Gün geçmiyor ki birisi daha aynı hakikat dışı söylemlerle karalama kampanyasına katılmasın. “Rekabet istemiyor, tekel olmak istiyormuşuz.” Bu karalamalara verdiğimiz cevabı bir kez daha aşağıda paylaşıyoruz. Belli ki, aynı yalana sarılarak örülmek istenen çoraplar, konulmak istenen TAKOZ'lar var. O TAKOZ’ları kaldırmak konusunda Milletimiz bizimle oldukça mücadelemizi sürdüreceğiz. Rekabet ve tekel meselesine gelince; Türkiye Baykar’dan önce İsrail’den İHA alıyordu. Baykar İHA üretti, İsrail firmasıyla rekabet etti ve Türkiye’ye daha kaliteli İHA’ları 10’da 1 maliyetle tedarik etti. Halihazırda Türkiye’de İHA üretimi yapan biri vakıf şirketi, 7 firma var. Hangi tekelden bahsediyorsunuz? Baykar, ABD, İsrail ve Çin firmalarını rekabette geride bıraktı, 30 ülkeye ihracat yaptı. Dünyanın en büyük İHA ihracatçısı oldu. Biz mi rekabetten korkacağız? Baykar, şimdiye kadar Ar-Ge yatırımınının tamamını öz kaynaklarıyla yaptı. Tek kuruş devlet hibesi ya da banka kredisi almadı. Elde ettiği tüm gelirlerin %75’ini, bu yılki gelirlerinin %99,3’ünü ihracattan kazandı. 2022 ihracatı 1.2 milyar dolar. Rekabetten neden korkalım? Türkiye’de toplam savunma harcamaları içinde Baykar’ın payı %1’in altında. Hangi tekelden bahsediyorsunuz? Baykar’ın öncülüğünde 2.5 Milyon ziyaretçinin katılımı ile düzenlenen Teknofest’te bu yıl yarışan 332 Bin takım ve 1 Milyon genç içinde 4.000’den fazla İHA takımı vardı. Bu yarışmalardan yepyeni teknoloji şirketleri doğuyor. Siz değil Türkiye’den, dünyadan bize benzer bir örnek daha gösterebilir misiniz? Baykar rekabetten kaçar mı? Desteklerken (!) keşke hakikati çarpıtmasaymışsınız. Bizim derdimiz Türkiye’de tekel olmak filan değil. Biz Türkiye için, terörle mücadelemiz için bu İHA’ları ürettik. Ama Türkiye'ye vermeyip sadece dünyaya ihraç etsek, zaten çok daha fazla kazanç elde ederiz. Ülkemizin bu alanda yakaladığı dünya liderliğini sürdürmesini istiyoruz. Nuri Demirağ’a konulan engeller konulsa, üretim izni verilmese, test uçuşları için izin verilmese, bu İHA’lar geliştirilmeye nasıl devam edilecek? Amasız, fakatsız bir destek için ABD şirketi mi olmalıydık? Destek talebimiz de yok. TAKOZ koymayın başka ihsan istemeyiz.

Haluk Bayraktar

2,172,500 次观看 • 3 年前

🔴 Yazmama bozulan takipçilerimiz oluyor ama yazmadan olmaz. Kızan kızabilir, "Ortada kuyu var, yandan geç" mi yapayım yani❓️ Bunu niçin yapayım, para kazanmak için mi, mevki kazanmak için mi❓️ Boş işler❗️ Yazmaya devam: 🔴 Memura bir seferde verilen seyyanen zam bile, birçok emeklinin maaşının tamamından fazla! 🔴Bu da tabii olarak sıkıntılara, emeklilerde kırgınlıklara yol açtı. Adalete uygun bir düzenleme yapılsaydı, artış az bile olsa bu kadar kırgınlık olmazdı. Emeklileri esas üzen, adaletsizliğe uğramak oldu. 🔴 Emekliler bu süreçte dığerlerine yapılan iyileştirmelerden dolayı iyice artan fiyatların yükünü çekmek zorunda kaldılar! Yani hem maaşları güdük kaldı, hem de ek yükleri sırtlanma mecburiyetleri oldu. 🔴 Kimse başka yerlere çekmesin, memurlarla meselem yok! Birçok da memur arkadaşım var. Memurlar içinde de büyük sıkıntılar çekenker var. İstanbul'da, diğer büyükşehirlerde başlarını sokacak ev tutabilmekte zorluk çeken memurlar da var. Lâkin emeklinin durumu çok daha kötü❗️ 🔴 Özellikle de özel sektör işci emeklisiyle bağkur emeklisinin durumları çok kötü. Bugünkü maaşı 10 bin olsa ne, 12 bin olsa ne? Neye yeter? 🔴 Bu şartlarda emekliye 100. Yıl hediyesi diye 5'er bin lira seyyanen zam yapılsa da, başka bir güzellik yapılsa da kırgınlık bitmez. 🔴 Bu işin tek yolu var: Aylık Bağlama Oranı haksızlığı giderilmeli, yani #intibak düzenlemesi çıkartılmalı. Bu olursa, zaten maaş artışı olur, "Adaletsizlik son buldu" denir. Öbür türlü ne yapsanız, iki ay sonra sıfıra iner. Hele hele " En alttakine birazcık görüntü yapayım diğerleri beklesin!" denirse iyice sıkıntı olur. Biz diyelim de... Yetkililer ne yaparsa yapsın.

Serdar Arseven

245,093 次观看 • 2 年前

#SASA 1996 da başlayan borsada ki hikayesi; 2021 de alıp ilk 14 X Kar gördüğüm, Asla tamamını satmadığım garip hisse. Bir Hissede Anaparanızın 3 yada 4 katını çıkarıp kalan lotları taşımak ilginç bir sistemdir. Hissenin tamamını satarsın sattıktan sonra kopar gider. Keşke Karın %10 u içerde bıraksaydım dersin.. 1996 yı boşver Hisse 2021 de dip : 0,71 Zirve 10 Tl. Tabi defalarca bölündü. Cumhuriyet tarihimizin en büyük yatırımlarından bir tanesiydi. Hikayesi gelecek beklentisi bir dönem hergün konuşuluyordu. Hikaye bitti mi? bitmedi.. Yatırımcısı bezdi mi tartışırılır. Ama genel bir kitle çok yoruldu.. Tek hisse olarak taşıyan arkadaşların psikolojisini düşünmek bile istemiyorum. Geçen yıl genel kurula gidip fabrika gezisi vs. hem hak vermiştim şirkete hem de ya tutarsa bekliyelim diye düşündüğüm, FAKAT iş yatırımcı tarafına gelince KAsım 2022 ve sonrasında hisseye ortak yeni yatırımcılar TAM anlamıyla BATTILAR .... 25 Aydır düşen hisse olur mu oldu.. Ne zaman toparlar !!!!! Kimse net birşey söyleyemez. Bu hissenin kankası Hektaş ta durum daha da facia.... Dolar Altın Enflasyon karşısında yeni yatırımcı tam anlamıyla mağdur oldu.. Borsanın en pis tarafı bu.. İnanılmaz yükselişler de VAR, inanılmaz düşüşlerde. O yüzden mecburen TEKNİK, haber takibi olmak zorunda.!! Umarım 2025 te herşey daha güzel olur. Haftalık dibin dibinde yanan MACD 43 milyara çıkarılan sermaye , dolaşımdaki 10 milyar küsür lot ile bakalım ne olacak.. 2024 de açılması beklenen büyük PTA yatırımı yıl sonu derken açıldı haberleri gelmeye başladı. Tabi biz etkisini 2025 yılında görmeye başlıyacağız. .. Finansallar geçmiş dönemlere göre düzelme gösterse dahi belki de yatırımcısını en fazla mağdur eden hisselerin başında geldi. Haftalık Log Grafikler başta anlamsız gelebilir. Fakat büyük periyotlardan başlayıp Aylık / Haftalık / Günlük / 4 saatlik / hatta trade için daha küçük periyotlar en azından bir yol haritasını gösterir.. Video TL ve EURO Haftalık grafiktir. İlk bakışta her mumum 1 haftayı temsil ettiğini düşünmek kafayı karıştırabilir :)) Taşıdığım ve çok eleştirdiğim hisse, YATIRIMCI dostu olduğu günlere dönme temennisiyle.. ...

Serkan Kara

40,903 次观看 • 1 年前

AÇILIŞ: "Seni karım yapmak istiyorum" açılışı alışılagelmiş değil fakat açılışta benim de "evlenmek isteyen adam rp si" yaptığım çok oldu. Eğlenceli bir vibe ile çalışan bir açılış. Bu video'da adamın vibe'ı bu açılışa uygun, kafasının dışında, o yüzden buradan geçer not alır. AÇILIŞ SONRASI İLK KISIM: Babasından bahsetmeye başladığı kısımda kendi kendime "dur yapma" dedim çünkü kızın daha sana ilgisi oluşmadıysa kendinle ilgili böyle konulardan bahsetmen sıkıcı olacaktır. Lakin bunu kısa bir ortak nokta bulma aracı olarak kullanıp çok uzatmadı, o yüzden burada da bir sıkıntı yok. SENİ SEVİYORUM KISMI: Oldukça klişe, seni bir nevi palyaço gibi gösterecek kısım burası işte. Zaten girişte ilgin belliydi, birde gidip kıza "bak seni seviyorum dedirttim" olaylarına girmeye gerek yok. Zorla ilgi almaya çalışan oğlan çocuğu gibi görünürsün. Yabancı bir kızla tanıșırsan bunu yapma. KIZIN GÖZLERİ: Kız sürekli çevreye bakıyor. "Acaba biri görür mü?" endişesi var gibi duruyor. Özellikle bu tarz bir kızla biraz daha fazla vakit geçirip bağ kurmak önemli ama adam hemen numarasını istiyor. Sonuç olarak aldığı numaraya kızın dönmeme ihtimali yüksek. "BURADA MI YAŞIYORSUN?" sorusu önemli. Kız orada yaşamıyor ve kısa süre içerisinde dönüyorsa kızla hızlıca bir şeyler yaşama ihtimalin daha fazladır unutma. Bu yüzden doğru yerde bu soruyu sormak sana ne yapman gerektiği konusunda büyük bir ipucu verir. Eğer kızlarla tanışma ve ilerletme konularında ustalaşmak istersen profilimdeki linke göz atmayı unutma. Diğer bir video'da görüşürüz.

negan gündüz oyunu

92,323 次观看 • 4 个月前

Okan Buruk: "Çok iyi bir takıma karşı, formda bir takıma karşı oynadık. Oyuncu değişikliklerimizi önceden planladığımız gibi yaptık. Gökdeniz ve Ahmed Kutucu'ya giren kramplar sonrasında onları değiştirmek zorunda kaldık." "Ahmed Kutucu'yu kutlamak istiyorum. Çok çalışıyor. Hep o çalışma isteğini gösteriyor. Günay önemli kurtarışlar yaptı. Gökdeniz çabaladı. Arda - Kazımcan gibi oyuncularımız da iyi bir sınav verdiler." "Başakşehir maçından Kasımpaşa maçına kadar olan aramız kısa tabii ki, üç günlük. Bu maçta rotasyon nedenlerimizden biri de buydu. Dinlendireceğiz oyuncularımızı, son maça hazırlayacağız. Kazanıp puan farkını arttırmak istiyoruz." "Transfer dönemi kadro yapısı konusunda önemli bir ders aldık. Üst üste yaklaşık 8-9 oyuncumuzun eksilmesi, bizim için ders oldu. Bunu daha önceki yıllarda zaman zaman yaşamıştık. Bu olabiliyor." "Bazen sosyal medyada oyuncularımızın üzerine çok fazla gidildiğini görüyorum. Hepsi iyi niyetle bir şeyler yapmaya çalışıyor. Ahmed Kutucu için özellikle çok sevindim. İnşallah bundan sonra da aynı devam eder." "Herkesin sağlam olduğunda kim oynayacak şeyi var, çok elit oyuncular kadroda bulunuyor. Orada zorlandığınız yerde bazen de herkes aynı anda olmayabiliyor. Dünyada birçok takımın başına geliyor. Sadece biz değiliz. Doğru ve yanlış eleştirildğimiz yerler var, kadro yapısıyla ilgili 'Neyi daha iyi yapabilirdik?' dediğimiz yerler var." "Şampiyonlar Ligi yeni formatında 28 Ocak'a kadar kadromuzu korumak zorundayız. Bu kadro yapısını koruyarak oraya çıkmamız lazım. Transfer dönemi başladıktan sonra transferleri yapmayı düşüneceğiz ama orada oynatamadığımız için transferleri, bir bakımdan Şampiyonlar Ligi kadrosunda kim olacak, onunla ilgili karar vermemiz gerekiyor. Oyuncularla ilgili vereceğimiz kararlar 28 Ocak'ı bulması gerekiyor. Birçok takım da bunu söylüyor bu transfer döneminde sorduğunuz oyuncular... Bazen oyuncularla görüşüyorsunuz. Takımlar, 'Biz 28 Ocak'ı beklemek zorundayız' diyor." Galatasaray 1-0 Başakşehir Günay, Sallai, Arda, Abdülkerim, Kazımcan, İlkay, Sara, Sane, Gökdeniz, Ahmed, Maestro Icardi, Barış, Sanchez, Yunus, Torreira. #GSvİBFK

The Yellow and Red Streets

11,585 次观看 • 7 个月前

YAZI BİRAZ UZUN OLDU OKUYAN PİŞMAN OLMAZ Sosyal Medya Hesaplarımızda yayınladığımız Yazılarımızda; Devletimizin yanında saf tutmamız, Devletimizin Devamlılığını esas almamız, Vatan, Bayrak ve Millet sevdasını gönüllere işlemek için çaba ve gayret sarfetmemiz, Kısacası ruhumuzu ve bedenimizi yeryüzünde i'la-yı kelimetullah mefkuresine adamamız, Tüm yazılarımızı bu doğrultuda kaleme almamız, çıldırtıyor kurt postuna bürünmüş bazı çakalları... DAHA DÜNYA'YA SÖYLEYECEK SÖZÜM VAR.. Bu alem yaratıldığı günden beri Habil ve Kabil ile hak ve batıl mücadele başlamış oldu.. Evet ta o zaman başlayan hak ve batıl mücadelesi, günümüze kadar sürmüş ve kıyamete kadar da sürecektir.. Allah'u tealanın sıfatları bu alemde devamlı tecelli eylemiştir ve kıyamete kadarda edecektir.. Bu alem zıtlıklarla var ola gelmiştir.. Soğuk varsa, sıcak da vardır.. Acı varsax tatlı da vardır.. Neşe varsa, elem de vardır.. Güzel varsa, çirkin de vardır.. Allah'u teala Cami-ül Ezdat'tır.. Mesela, Hay, yani dirilten de onun sıfatıdır.. Mümit, yani öldüren de onun sıfatıdır.. Rahman, yani acıyan affeden da onun sıfatıdır. Züntikam, yani intikam sahibi de onun sıfatıdır.. Alem kuruldu kurulalı hiç bir zaman ebeden ne hak batılı ortadan kaldırabilmiştir, Nede batıl hakkı ebeden yok edebilmiştir.. Nöbetleşe nöbetleşe olmuştur.. Nasıl ki gündüz geceyi, gecede gündüzü ebeden yok edemediği gibi.. Yani alem zıtlıklardan teşekkül eder.. Bu dünya ya da dört kişi hakim olmuştur.. Bunların ikisi müslüman, ikisi de kafirdir.. Müslüman olanlar. Hz Süleyman ve Hz Zülkarneyn.. Kafir olanlar ise Nemrut ile Buhtun Nasır dır.. Orda bile sıra böyledir yani eşittir.. İslam peygamberi yeryüzünü şereflendirdikten sonra, eli ile yaptığı putlara tapan, kız çocuklarını diri diri gömen, cahiliye karanlığını yırtıp atmış ve insanoğlu islamın sonsuz nuruna kavuşmuştur.. Hz Ömer döneminde Meveraunnehir de islamı kılıçsız, savaşsız kabul edip imanla şereflenen bu necip millet, tam 1000 yıl islamın şanlı bayrağını şerefle cepheden cepheye koşarak temsil etmiş ve şerefle dalgalandırmıştır.. 1839 Tanzimat fermanı ile ehli küfre verilen taviz 1923 de manevi herşeyini kaybetmesi ile neticelenmiştir.. Nasıl ki gecenin karanlığından sonra seherle birlikte sabah vakti ve peşinden gündüzü başlarsa, Kışın yavaş yavaş bitimi ile de ilkbahar başlar.. Bahar gelirken bazen ara mevsimler ceryan eder.. Yani Nisan veya Mayıs aylarında bazen kar yağar.. Fakat bu kısa bir süre için geçerlidir, Uzun sürmez.. Yani yağan o kar, yani o ara kış gelmekte olan baharı ve yazı engelleyemez, durduramaz. Evet bu millet takriben 150 yıldır çok çileler çekti.. Çok gözyaşı döktü.. Üstad Necip Fazıl Kısakürek deyimi ile "Geceler kandillere katran döktü". Gözyaşı ve elemi hep müslümanlar yaşadı.. Son 40 senede en az 10 milyon müslümanı bu ehli küfür şehit etti katletti.. Lakin gene müslümanları terörist ilan ettiler.. Sultan Azizin bileklerini keserek intihar süsü vererek şehit ettiler.. Sultan Abdülhamit hana bir gün rahat yüzü göstermediler.. Nihayetinde tahtından indirdiler.. Ardından iktidara gelen İttihad ve terakki ülkeyi paramparça ederken Musul Kerkük, Batı Trakya, irili ufaklı ne kadar ada varsa hepsi gitti.. Koskoca imparatorluk tan 64 tane devlet çıktı ve kala kala elimizde sadece Edirne ile Kars, Sinop ile Antalya arasında ki kara parçası kaldı.. Yetmedi Cihat Yaycı Paşa'nın maçtan çıkanlarla yeneriz dediği minik bir devleti yendik diye tam 100 senedir bayram yapar hale geldik.. Üç kıtayı feth etmiş olan ecdadımız, taa Viyana önlerine kadar varmış olan dedelerimiz bunun milyonda biri kadar sevinmemişlerdir.. Hep Allah'a şükür içerisin olmuşlardır.. Evet artık mevsimler şunu gösteriyor ki islam alemi ezildiği kadar ezilmiştir.. Batıda müslümanların kanı üzerinden yükselebildiği kadar yükselmiştir.. Lakin artık batının kış mevsimi başlarken islamın ve islam'ın başı olan Türkiye'ninde baharı başlamak üzeredir.. Allah'ın izni ile buna hiç kimse engel olamayacaktır.. Daha biz müslüman Türkler dünya ya son sözümüzü hala söylemedik.. Daha bizim serhatlarda dalgalandıracak şanlı bayrağımız var.. Daha bizim tuna boylarını inletecek mehterimiz var.. Daha bizim Bağdat'ta getireceğimiz tekbirlerimiz var.. Daha bizim arşı alayı titretecek ezanımız var.. Daha bizim Kudüs'te mescidi aksanın içinde kılınacak namazımız var.. Daha bizim şu zalim dünya ya getireceğimiz bir nizam, bir adalet var.. Yani biz daha bu dünya ya son sözümüzü söylemedik.. Yani bizim daha bu kahpe dünya ya söyleyecek çok sözüm var.. Çok şükür biz daha bitmedik, bitiremediler.. İnşallah bitiremeyecekler.. Çünkü Türk milleti küflü bir peynir gibidir.. Küflü yerini keserseniz, altından gene kar gibi beyaz bir peynir çıkar. CHP ve aveneleri fren olmaya çalışacaktır, pranga vurmaya çalışacaklardır.. Amma artık rüzgar islamın arkasından, ehli küfrün de karşısından esiyor...

Kumandan

14,074 次观看 • 7 个月前

- 100 km’de sadece 10 otomobil gördüm! - Yıllık 16.4 milyon araç geçiş garantisi verilen Çanakkale Köprüsü’den ilk yılında 1 milyon 464 bin araç geçmiş. - Şart mıydı bu köprüyü yapmak. 3 şeritli yapmak şart mıydı… Fatih Altaylı, Anneler Günü için arabasıyla Küçükkuyu’ya gitti… “İstanbul trafiğine girmemek için, Çanakkale üzerinden gideyim dedim. Önce Kuzey Marmara otoyolundan Silivri’ye kadar gittim… Oradan Tekirdağ üzerinden Malkara’ya kadar eski “Londra Asfaltı”ndan gidip, Malkara’dan Çanakkale Köprüsü’ne bağlanan otoyola girdim. Kaymak gibi bir yol üzerinden Çanakkale Köprüsü’ne ulaştım, haşmetli köprüye girmeden önceki gişelerde ödememi yaptım. Çanakkale’den sonra Ezine, Asos derken kilometrelerce uzunluktaki Asos tünellerinden geçip Küçükkuyu’ya indim, sonra gayet güzel sahil yolunu takip edip anneme ulaştım. Allah var, yollar şahane. Pırıl pırıl. Çanakkale Köprüsü’ne bağlanan otoyol bile 3 şerit. Keza köprü de. Çok güzel de, gerçekten gerekli miydi! Üç şeritli otoyolda yaklaşık 100 kilometre falan yol aldım. Emin olun ya 10 otomobil gördüm, ya 15. Çanakkale Köprüsü’nden geçerken köprü üzerinde benimkinden başka araç yoktu. Şart mıydı bu köprüyü yapmak. Hadi yaptık, 3 şeritli yapmak şart mıydı köprüyü ve otoyolları. Avrupa’nın hiçbir yerinde büyük kentlerin bu kadar dışında böyle 3 şeritli yol yok. Çok ender. Üstelik bu ülkelerdeki araç sayısı bizimkinden çok daha fazla. Penetrasyonu bu kadar düşük bu denli geniş yollar israf ve lüzumsuz yatırım değil mi! Hele hele otonom araçların gelişmesi ve araç sahipliğinin giderek azalması ile önümüzdeki on yıllarda araç sayısının artmayacağı hatta aksine azalacağı düşünülürse, yanlış olmadı mı milyarlarca doları buralara akıtmak. Yıllık 16 milyon 400 bin araç geçiş garantisi verilen bu köprüden ilk yılında 1 milyon 464 bin araç geçmiş. Geçmesi gerekenin neredeyse onda biri. Şimdi bu miktar biraz artmıştır mutlaka ama yine de 3 milyonu geçtiğini zannetmiyorum. Geçen için güzel mi güzel. Konforlu mu konforlu. Peki ya gerekli miydi! Bu harcamalar daha gerekli, ekonomiye daha istihdam sağlayacak, üretime, ihracata katkı yapacak çok daha yararlı bir yerlere kaynak olamaz mıydı! En basit anlatımıyla ekonomi yönetimi demek, kısıtlı kaynağı doğru yerlere aktarmak suretiyle sürdürülebilir üretimi artırmak değil midir! Bugün yaşadığımız sorunların arkasında yatan aslında bu kaynak yönetimindeki hatalar değil midir! (📹 Tiyatrocu Sinan Bengier - 2023)

Haber Aktif

203,027 次观看 • 2 个月前

Sayın Meliha Okur Hanımefendi Meliha Okur , Emeklilikte kademeli geçişin önemini o kadar güzel anlatıyorsunuz ki, tüm toplumda genç emekli mi olmak istiyorsunuz sorularının cevabını tam olarak veriyorsunuz. Şöyleki, düzenlenen EYT yasası ile maalesef bizden küçük olanlar az primle emekli olurken, daha büyük yaşta ve fazla primi olanlar için tam bir adaletsizlik söz konusu oldu. Sayın merve yıldırım Merve Yıldırım bu adaletsizliği birebir yaşayan biri olarak tam da sizin yaşınızda daha az primle emekli olanlar varken siz daha fazla primle tam 17 yıl fazla çalışmak ve prim ödemek zorundasınız. İşte adalet tam bu noktada bozuldu. Üniversite tahsili yapanlar o tarihi kaçırdığı için yıllarca çalışmak zorunda kalarak cezalandırıldılar. Sayın Ozan Gündoğdu Ozan Gündoğdu Burada anlatılmak istenen erken emekli olma konusu değil, tam olarak bizden küçüklerin daha az primle küçük yaşta emekli olmalarıdır. 8/9/99 tarihi ile kesildiği için, bir kesime erken emeklilik hakkı verilerek anayasal eşitlik hakkına aykırı bir durum oluştu. Kısacası ayrıcalıklı bir sınıf oluşturuldu. Nerede kesilse bunun sonu yok sorusunun cevabı ise kademeli bir geçişle adaletin yeniden sağlanmasıdır. Tarihten bağımsız hale gelebilmesinin tek çözümü budur. Eğer erken yaşta emeklilik bir sorun olarak görülüyor ise EYT yasası çıkarken ne tür mağduriyetler yaşanacağı düşünülmeden alelacele çıkartılmaması gerekirdi. Gelinen noktada 48 yaşında 8500 primi olan kadın 10 yıl daha çalışacak ancak 43 yaşında bir erkek 5000 günle emekli olma hakkını elde etmiştir. Bunu hiç bir bilim, ilim, vicdan ve adalet ile açıklayamazsınız. Haklı bulduğunuz EYT illerin primini doldurmuş olduğu halde çalışmak zorunda olması veya işsiz kalması durumunda yeni iş bulamaması durumu tam da bizim anlatmak istediğimiz konudur ki, fazlasıyla bizim mağduriyetimizde de yaşanmaktadır. Tam yaşadıklarımızı anlamanız adına 18 Şubat 2024 tarihinde Ankara Mitingi’ nde aramızda görmekten mutluluk duyarız. Saygılarımızla, @FOXTurkiye @FOXhaber . Recep Tayyip Erdoğan Cevdet Yılmaz Numan Kurtulmuş Prof. Dr. Vedat Işıkhan Mehmet Simsek Murat KURUM Hayati Yazıcı Vedat Demiröz Mustafa Elitaş Mustafa Şentop Nihat Zeybekci 🇹🇷 HAMZA DAĞ Abdullah Güler Doç. Dr. Resul Kurt Av. M.Emin AKBAŞOĞLU 🇹🇷 Av. Özlem Zengin 🇹🇷 Bahadır Yenişehirlioğlu Abdulhamit Gül Dr.Betül Sayan Kaya 🇹🇷 Mahir Ünal 🇹🇷 T.C. İletişim Başkanlığı Ömer Çelik Erdoğan Dijital Medya Mahinur Özdemir Göktaş Jülide Sarıeroğlu 🇹🇷 Ayşe Keşir 🇹🇷🇹🇷🇹🇷 Eyyüp Kadir İnan Prof. Dr. Ömer Bolat Mehmet Fatih KACIR Erkan Kandemir Efkan Âlâ MUSTAFA ŞEN Mehmet Ali Çelebi Hasan Doğan Yusuf Ziya Yılmaz🇹🇷 Fahrettin Altun Dr. Leyla Şahin Usta 🇹🇷 Derya Yanık AK Parti #BorçluDeğilAlacaklıyız

EMEKLİLİKTE ADALET DERNEĞİ ⚖️

45,406 次观看 • 2 年前

Nihat Kahveci: Bir karşılaşmayız dedik. Vallahi yine rotasyon yaptı mı? Okan Hoca yaptı. Bu sefer dört. Abdülkerim, Lemina, Yakovs. Üç. Dur biri daha var. İlk on birden. Şalay. Şalay. Kadro da yok diye. Aynen evet. Dört rotasyonla bu maça çıktı. Şimdi Koya Spor deplasmanında çok kötü oyun. Ardından doksan dakika Torino'da çok kötü oyun. 5 tane gol yiyen, 1 tane gol atamayan Galatasaray. Son 180 dakika, 30 dakikalık uzatmaları ayrı bir yere koyuyorum. 10 dakika kalan Juventus çok yorulmuştu. O dakikadan sonra Osümen fişi çekti. Barış Elper Yılmaz fişi bir daha takıp bir daha çekti. Daha sayı turu geçti. Son 16'da rakibi de belli oldu Liverpool. Yakın zamanda da o 3 sahada burada 1-0 yenilen Liverpool maçı var. İnşallah da bu 2 maç sonrasında da Galatasaray turu geçen taraf olur. Kolay mı? Zor. O günkü Liverpool'dan daha iyi bir Liverpool var. Bugün de liginde 5-2'lik bir galibiyet elde etti. İç sahada 5 gol attı. Şimdi Galatasaray'daki taraftarlar lige nasıl döneceği merak konusuydu takımın. Kolay değil. Çarşamba gecesi başlayan, perşembe sabahı biten, 3-0 biten 90 dakika, uzatmalarda 3-2, 120 dakika. Maç sonunda neredeyse sevinmeyen futbolcular. Turu geçmesine rağmen üzgün olan futbolcular, maç sonunda sevinmeyen bir teknik direktörü Okan Hoca, 4 yıllık Galatasaray kariyerimdeki en kötü performansı gösterdik diyen Okan Hoca, hepsinin üzgün olduğu, seyahat ettiği, İstanbul'a geldiği ve... Oynamak zorunda oldun çünkü lig devam ediyor. Bu ligde yine şampiyon olacaksın ya da ikinci sırada olacaksın ki seneye yine şampiyonlar ligi göresin. Burayı göz ardı etmek olmaz. Taraftar merakla geldi. Biz Konya'da hiçbir şey oynamadık bugün hiç sahada ne oynayacağız dedi. Ve Galatasaray belki herkesin beklediği... Çok çok iyi futbol olmasa da bazı oyuncuların bireysel performanslarıyla bugün maçı 3-1 kazandı. Galatasaray maçı 3-1 kazandı diye maçı izlemeyen birine sorsam. O Sümen kesin atmıştır. Belki Barış bir tane. Belki Lank. Belki sana atmıştır der. Goller sağ bek Boğay'dan geldi. Orta sağ Torara'dan geldi. Ve O Sümen'den geldi. Maç 3-1. Bu arada Alanya Sporu da tebrik ediyorum. Gelip kapanmıyor. Bir oyun şekli var. Oyun kırıyor. Kuruyor. Çok iyi çıkıyor. Ön tarafta iyi oyuncuları var. Orta sahada iyi oyuncuları var. Makuta Canviye. İyi oynadılar ikisi de. Makuta ile çok iyi oynadı. Sezonun golünü atabiliyordu. Uğurcan çıkardı. Munye'yi neden oynattığını görür görmez söyledim. Çok orta kesen bir oyuncu. Munye'nin kafa topunu kullanır dedim. Kafayla gol attı Munye. Ama sonrasında Galatasaray bir birden sonra on dakika içinde verdiği reaksiyonla Torero'nun şık golüyle kazandı. Maçın hakeminin maşallahı vardı. Sarı olmayan pozisyonlarda sarı kartlar. Sarı olması gereken hatta... Turuncu, aynı bu bardak rengi, Mahmut'un rengi gibi renkli pozisyonlar da vardı. Sana göreli, bana göreli. Maçın içinde penaltı mı değil mi Osman pozisyonu vardı. Sonunda Galatasaray istediğini elde etti. Bireysel anlamdaki oyuncuları biraz sonra paylaşacağım. Şu çok önemlidir. Fenerbahçe'de, İngiltere'de çok iyi bir maç oynadı. Seyahat edecek, çok sakatlıkları var ve Antalya'ya gidiyor. Şu an 5 puan, yarın akşama... Maçın önünde. Antalya Spor, Fenerbahçe maçına kadar Galatasaray taraftalar rahat bir şekilde bir haftada garanti lideriz şeklinde maçı izleyecek. Bugün seyirci de...

Galatasarayultrataraftar

213,327 次观看 • 4 个月前

Özlem Gürses, “Diyanet İşleri başkanlığının 211 BİN personeli varmış. Biri bana anlatabilir mi? Ne yapıyor bu 211 BİN personel? Rekor bütçeleri var ve daha yıl bitmeden yeniden rekor bir bütçe talebinde bulunuyorlar. Yetmiyor” demiş. Evet yetmiyor, yetiremiyoruz, doymuyorlar! Bütçe payı son 10 yılda rekor kırdı. Bu yıl ayrılan bütçe 91.824.805.000 TL. Ve ne oldu biliyor musunuz? Her sene olduğu gibi yıl dolmadan bitti! Ek bütçe istediler. Son 5 yılda ülkemizin en büyük gelir kapılarından turizimin bağlı olduğu Kültür ve Turizm bakanlığından, Hani bir ara sürekli ekranlarda abidik gubidik kostümlerle tırnaklarını yiyerek poz veren, “Ay’da parende attık atıyoruz, dünyayaya teknoloji sattık satıyoruz” diye halkı otaran şahsın bakanı olduğu Sanayi ve Teknoloji bakanlığından, 1000 kaplan gücüyle ne zaman biriktiği belli olmasa da günde 40 çeşit mafyatik oluşum çökerten İç işleri bakanlığından, Dünyaaanın bize gıpta ile baktığı Dış İşleri Bakanlığından daha fazla bütçesi var bu Diyanet’in. Kuruluş değerlerinden kopmuş, gırtlağına kadar siyasetin içine batmış Diyanet’in. Giderlerindeki ana kalem personel masrafları. Nerede vasıfsız iktidar propaganda aparatı var, imam damgasını vurup maaşa bağlamış. (Kesinlikle pis düzene uymadığı için ihraç edilmiş veya kendini soyutlayıp sadece işini yapan bir avuç kalmış imamları tenzih ederim) Başkanı kılıçla minbere çıkıp ülkenin kurucusuna meydan okuyor, daha da ileri gidip lanet okuyor! Toplumun değer yargılarını geçtik, insanın yaratılışına ters mesnetsiz cinsel dürtü fetvaları veriyor. Ekürileriyle başkanlığa ait 20 tesis ve sayısız salonları beğenmeyip 5 yıldızlı otellerde toplantılar yapıyor, özel jetlerle ülke ülke geziyor. Aile boyu VIP umreye gidiyor. Devletin polisine karısının çantasını taşıtıyor, araç- şoför tahsis ediyor. Mercedes yada Audi olmazsa küstüm oynamıyorum diyor. Camide basılan imamdan, tacizci, dolandırıcı, telekızcı imamlara halk baskısıyla bile yapa yapa görev yeri değişimi yapıyor. Kuran kurslarında tecavüze uğrayan çocuklardan, cinsel istismara uğrayan erkek çocuklarına, 6 yaşında tarikat lideriyle evlendirilen çocuktan, 12 yaşında tarikat şeyhinin taciz ettiği kız çocuğuna kadar toplumda infiale sebep olan, insanları dinden soğutan olaylarda üç maymunu oynayıp, iktidar için oy istiyor. Camilerde toplanan bağışlar Diyanet vakfına gönderildi deniyor, soramıyorsun, başlı başına bütçe gibi parayı ne yaptınız diye sorgulayamıyorsun. Ve biz bu Diyanet’i her geçen gün katlanarak çoğalan ordusuyla beslemeye devam etmek zorunda kalıyoruz. Denk geldiğimiz lanet düzene lanet olsun

ZUMRUT 🇹🇷🇹🇷

188,786 次观看 • 2 年前

Çağla Tuğaltay İstanbul’da, 2000 yılında, daha 14 yaşındayken, okuldan eve gelir gelmez, üzerinde okul önlüğüyle, ailesinin evinde öldürüldü. Olay yeri resimleri betimlemelerine göre, katil saldırıyı Çağla’nın abisinin odasında yatak üzerinde gerçekleştirdikten sonra, bir müddet Çağla’yı “sağ tarafına doğru” yatırıp beklemiş yorumu yapmıştık. Elinde resim olanlar bakabilir gerçekten o şekilde mi? Eylemi ve ortamın durumunu tarif etmek istemiyorum. Ama önemli bir husus şu, Çağla’nın eyleme maruz kalması akabinde direkt sırt üstü yatırılmadığı anlaşılıyor. Kanın bu şekilde sağ tarafa akar vaziyette kurumuş, yüzün sol tarafının sağa nazaran temiz olduğu söylendi. Buradan çıkan yorum şu oluyor: Katil ya da katiller, artık ne yapacaklarına karar verdiklerinde Çağla’yı sırt üstü yatırıp, olay yerine tecavüz süsü vermiş olabilirler. Bizim önceki yorumumuz bu yöndeydi. Ama Çağla’nın hangi yönden saldırıya uğradığının konuşulduğu 17 Nisan 2025 tarihli şu yayını dikkatle tekrar izleyince allak bullak oldum… Şimdi söylenene bakın… Ben mi yanlış hatırlıyorum, babanın yan yatan Çağla’yı sırt üstü çevirdiği bilgisi resmi tutanaklarda veya ailenin anlatımlarında var mıydı? Bu bilgi doğruysa çok önemli… Baba Çağla’yı bulduğunda gerçekte yan tarafına yatar vaziyetteyse, sadece sırt üstü çevrilmekle olay yeri inceleme polisinden önce “nasıl bulunduğu sözde tecavüz pozisyonuna gelebildi?” Baba “neden” olay yeri inceleme polisinden önce eve gelip Çağla’nın bedenini çevirsin? Yaptıysa bu büyük müdahalesini resmi mercilere anlattı m? Daha önce paylaştığım bir yayın videosunda “Biz katil elini yıkadı diye düşünüyoruz ama belki baba ellerini lavaboda yıkadı” demişti ailenin çok sevdiği diğer bir haberci. Acaba bu söylem babayı mutfak penceresinde gören tanık iddiasından önce mi sonra mı oldu? Yayın tarihini bilmiyorum. Bir de katilin yaptığını düşündüğümüz hareketlerin altından neden hep aynı aile ferdi çıksın? Neden Çağlayı sırt üstü çevirip bacaklarını imkansız bir duruşla uzatmış pozisyona getiren ve lavaboda ellerini yıkama ihtimali olan kişi baba olsun? Neden alt kat otomat düğmesindeki kan bulaşığı olan parmak izi babaya ait olsun? Neden babayı elinde büyük bir bıçakla üzeri kanlı vaziyette balkonda gördüm diyen tanık yalan söylüyor olsun? Neden olay yerinde babanın kanlı ayak izi olma ihtimali olsun? Çok canım sıkkın… Sağdan sırt üstü çevirmekle o kızın bedeni öyle bir duruşa nasıl bürünür kafam almıyor…. Peki lavaboda kanlı eller (ve yüksek ihtimalle cinayet silahı da) yıkanmışsa, apartman merdivenlerindeki damlamış kan neden? Yıkanmış ellerden de, kurumuş kana dokunmaktan da apartman zeminine böyle heterojen kan damlaması mümkün mü… Bu başka bir ihtimali daha akla getirir: Bir kişi elini yıkadı ve mutfak lavabosu bataryası kan oldu, ama diğeri ellerini bile yıkamadan olaydan sonra hemen kaçtı veya Çağla’nın yanında gördüğü erkek arkadaşını da yakalamaya gitti… Çünkü olay saati Çağla’nın erkek arkadaşını kaçarken gördüğünü ifade eden bir tanık var. Yine olay yeri resimleri anlatımlarında ve açık kaynaklarda yer alan olay yeri fotoğraflarına bakılırsa da katil sayısının en az iki olduğu düşüncesi güçleniyor, çünkü yatağın sağ tarafı dağılmış, birinin o tarafta durup Çağla’yı tutmuş ve ayaktaki bir başkasının da eylemi gerçekleştirmiş olduğu görünümü var. Çünkü sadece sıçrama değil, çalışma masası önünde yerde damlama kan olduğu da söyleniyor. Bazen gerçekler çok gözünün önündedir, o yüzden göremezsin, diye mi düşünelim…

Tuğba Balkan Tercanlıoğlu

44,007 次观看 • 10 个月前

İcardi Kalacak mı Gidecek mi 🤔🧐 Ersin Düzen Son Noktayı Koydu 🧐 🗣Veli Yiğit: Yağız bugün bir haber geçti gördün mü o Icardi ile ilgili? Maaşının yarısından biraz daha az teklif edildi diye kendisine. Yani bu 4 falan mı oluyor sence yıllık? 🗣Uğur Karakullukçu: Abi Icardi'nin bonuslarıyla birlikte biraz daha yüksekmiş. 🗣Veli Yiğit: Tamam 4 artı bonuslar falan mı acaba o zaman yani teklif edilen para? Yıllık ücreti olarak. 🗣Uğur Karakullukçu: Ya ben Icardi'ye iyi bir teklif olduğunu biliyorum. Brezilya'dan. Burada dengeyi bozan şey o bence. Ve Galatasaray'ın teklifinden de yüksek. Hem de ciddi yüksek yani. Yani Galatasaray'dan ayrılırsa ben Brezilya'ya gideceğim eminim. Öyle söyleyeyim. O kadar net bir teklif. 🗣Ersin Düzen: Sence ayrılacak mı peki? 🗣Uğur Karakullukçu: 60-40. Bence %60 ayrılacak. %40 kalacak. 🗣Ersin Düzen: Sence? 🗣Veli Yiğit: Ben İbre kalmaya daha yakına döndü gibi geliyor bana. Ben Galatasaray'ın teklifini kabul edeceğini tahmin ediyorum. 🗣Ersin Düzen: Valla benim dün aldığım bilgi demeyeyim de hissiyat İcardi sanki kalacak gibi. 🗣Veli Yiğit: Başkandan mı aldın abi hissiyatı? 🗣Ersin Düzen: Bilgi demiyorum. 🗣Veli Yiğit" Hissiyatı başkandan mı aldın? 🗣Uğur Karakullukçu: Yok bilgi yani öyle de zaten sorulmaz. 🗣Ersin Düzen: Yok sordum. 🗣Uğur Karakullukçu: Hani sana sormaz diyorsun. Sorsan da %100. Aldım abi sen yanıtı. Ben oradaydım. Ben şey yapmadım. 🗣Ersin Düzen: Ben çok sormayayım ha. Ben direkt sorarım. İcardi kalacak mı, gidecek mi diye. Sorarım yani. 🗣Uğur Karakullukçu: Bana sordular. Ben burada yaptım. Bana da Abdullah Bey sordu. Sen ne düşünüyorsun? Burada söylediğimi söyledim. 🗣Ersin Düzen: İcardi'nin kalıp kalmaması ile ilgili mi? 🗣Uğur Karakullukçu: Evet. 🗣Ersin Düzen: Ne dedin? Kalmaması mı lazım? 🗣Uğur Karakullukçu: Yok. Yayında söylediğimin aynısını dedim. Giderse gitmesinin doğru tarafları var derim ama kalırsa da Gülerim dedim ya sırıt bir şey olurum dedim. Hoşuma gider dedim. 🗣Ersin Düzen: Bilgi olarak değil, hissiyat olarak ben İcardi'nin kendisi ve çevresi tarafından gelen hissiyattan bahsediyorum ben. Yönetim zaten başkan onun kalmasını istiyor. Şöyle söyleyeyim, dün başkanla olan sohbetimizde başkan dedi ki İcardi'nin bizim şampiyonluklarımıza çok büyük bir katkısı var. Galatasaray'a çok büyük bir katkısı var ve bu zamana kadar da bizi hiç mutsuz etmedi dedi. Biz hiçbir zaman Icardi yüzünden mutsuz olmadık dedi ve onun kalması bizim için kıymetli olur bu bakımdan. Gelecek hafta yanılmıyorsam nenejeri buraya gelecek. Menejeri ile oturacaklar, konuşacaklar ve tekliflerini iletecekler. Ha o teklifle ilgili olarak da Icardi kabul eder veya etmez bilmiyorum. Fakat Icardi ve çevresi tarafından hissiyatımı da söyleyeyim ben. Icardi bence parayı maraya falan dert etmiyor. Yani ben o yüzden kalma ihtimalinin yüksek olduğunu düşünüyorum. Zaten öyle kalabilir. 🗣Uğur Karakullukçu: Çünkü çok iyi teklif var. Brezilya'dan 8 milyon euro yıllık teklif almış. 🗣Ersin Düzen: Alabilir. Çünkü orada yayın gelirleri çok astronomik rakamlara çıktı. Aşağı yukarı 125, 130, 150 bandına çıktı orada senelik kulüplerin gelirleri. Olabilir. Ama ben Galatasaray'da... Kalma ihtimalinin olduğunu düşünüyorum. 🗣Veli Yiğit: 2-3 milyon euro'luk bir fark gibi düşünüyorum ben şu an bunu. Mesela Galatasaray'a teklif edeceği ve Brezilya takımının verdiği teklifle ilgili olarak ben 2-3 milyon euro'luk farktan dolayı 🗣Uğur Karakullukçu: 2-3 milyon abi daha fazla. 4 diyorsan 2 kat abi. 4 net olsa. 🗣Ersin Düzen: Şimdi 10'dan 2'ye filan indiremezsin neticede. 10'dan indirebileceğin ne olur? 10'dan 4'e indirirsin, 5'e indirirsin. bonuslarla beraber onu yaparsın altı yaparsın. Aynen öyle. Bu da bence Icardi gibi bir oyuncu için makul bir maaş seviyesi olduğunu düşünüyorum ben. Ama ondan üçe ondan yani daha altına filan indirmem mümkün değil. Doğru mu? 🗣Veli Yiğit: Mevcut rahatını huzurunu da bozmak istemeyebilir. Mutlu olduğunu düşünüyorum İstanbul'da yani. Galatasaray'da mutlu olduğunu düşünüyorum.

Galatasarayultrataraftar

204,056 次观看 • 2 个月前

| ESNAF KAN AĞLIYOR DEYİMİ AKP İKTİDARINDA GERÇEK OLDU Ticaret Bakanlığı’nın 2026 yılı bütçesinin görüşüldüğü Plan ve Bütçe Komisyonu’nda Bakan Ömer Bolat’a esnafımızın içinde bulunduğu durumu ve taleplerini aktardım. Bakan Bolat’a Çorum Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği tarafından hazırlanan raporu da sunarak esnafımızın çözüm önerilerini ilettim. Uzun yıllar esnaflık yapan, her zaman esnafın içerisinde birisiyim. Ne çocukluğumda ne gençliğimde ne de şimdi böylesine kötü bir dönem görmedim. "Esnaf kan ağlıyor." deyimi AKP Hükûmeti döneminde gerçek oldu, esnaf tam anlamıyla kan ağlıyor. 2024'ün ilk dokuz ayında 83.302 esnaf iş yerini kapattı, bu da her gün 300'den fazla esnafımızın kepenk kapatması demektir. 2025'in Mayıs ayı itibarıyla 49.097 iş yeri daha kapandı. BDDK verilerine göre 296 bin KOBİ icra takibinde, iflasını isteyen şirket sayısı yüzde 72 arttı, 2.326'ya ulaştı. Bir esnafın kepenk kapatması demek ekonomiye can veren damarlardan birinin kopması, bir ailenin daha icra batağına düşmesi demektir. Ülkemizin bel kemiği niteliğinde olan esnafımız için acil ve etkin önlemler alınmalı, küçük esnafımız zincir marketlere, internet üzerinden satış yapan şirketlere ezdirilmemeli. Türkiye'nin her ilinde olduğu gibi Çorum'da da esnafın durumu içler acısı. Siftah yapamadan evine gidenler, kirasını ödeyemeyenler, sattığı malını yerine koyamayanlar, evine ekmek götüremeyen birçok esnafımız var. 📌Basit usulde çalışan esnafımıza gerçek usule tabi defter tutma ve beyanname verme zorunluluğu getireceksiniz. KDV, geçici vergi ve stopaj, muhtasar gibi tahakkuk eden vergiler esnafın mali yükünü artıracak, bu yüzden binlerce zanaatkârımız, esnafımız kepenk kapatmak zorunda kalacaklar. Bu düzenlemenin derhâl kaldırılması lazım. 📌Akaryakıt ve araç gibi ürünlerdeki yüksek özel tüketim vergisi esnafın maliyetini ciddi şekilde artırmaktadır. Ticari araçlar ve akaryakıt için esnaf ve çiftçilere özel ÖTV indirimi uygulanmalı. 📌Yaş sınırı olmaksızın yeni iş yeri açan esnaflara ilk beş yıl boyunca vergi ve sigorta prim desteği sağlanmalı. 📌Elektrik, doğal gaz, su gibi enerji giderleri konusunda küçük işletmeler için kademeli indirim, özel tarife düzenlemesi yapılmalı. 📌En önemli sorunlardan biri yüksek prim ödeme yüküdür. Prim borçlarına yapılandırma ve uzun vadeli ödeme kolaylığı sağlanmalı. 📌Küçük esnaf kendi BAĞ-KUR primini ödeyemiyor. Zorunlu trafik sigortası ve kasko poliçelerinde sabit oranlı tavan belirlenmeli, esnaf lehine fiyatlar düzenlenmeli. 📌Hal yasası ve perakende yasası daha fazla vakit kaybetmeden yürürlüğe konulmalıdır. 📌Seçim öncesi Cumhurbaşkanı tarafından esnafa verilen 7200 gün prim müjdesi yerine getirilmeli. 📌Staj ve çıraklık emeklilik başlangıcı kabul edilmeli. 📌Bir günle on dokuz yıl sonra emekli olacakların sorunu çözülmelidir. 📌Esnafın umutla beklediği sicil affı dikkate alınmalı, Esnaf Kefaletin kredi limitleri yükseltilmeli, esnafımızın uygun faiz ve uzun vadeli krediye ulaşması sağlanmalıdır. 📌Taksici esnafımıza seçim öncesi "Araç alımında ÖTV kalkacak." sözünüz hâlâ tutulmadı. Taksici esnafımız bu sözün yerine getirilmesini bekliyor. #Esnaf #StajveÇıraklıkMağdurları #KademeliEmeklilik #SicilAffı #BağkurPrimBorcu T.C. Ticaret Bakanlığı Prof. Dr. Ömer Bolat

Mehmet Tahtasız

12,821 次观看 • 8 个月前

Sevgili Fikret Orman, Bir anda seni hangi rüzgar attı da tivibu’ya koşa koşa gittin, estin gürledin, bilmem, ama programdaki esintilere istinaden bir kaç şey söylemek isterim; Samet Aybaba ile başlayıp Şenol Hoca bitirdiğini söylüyorsun. O öyle değil … Döneminde 7 hoca ile çalıştın. 1-Portekizli lobili Carlos Carvahal ile başladın, 2-Tayfur Havutçu ile sezonu tamamladın. 3-Sonra Samet Aybaba'yı takımın başına getirdin 4-Ama, Samet Aybaba öncesi İsveçli Sven-Göran Eriksson resmi sözleşme yapıldığı ve bu nedenle 1 milyon 200 bin Euro tazminat ödendiği ileri sürüldü. Bu para ödendi mi veya sözleşme imzalandı mı buna hiç biriniz cevap vermediniz… Samet Aybaba dönemi kötü gitti taraftar demir-çelik joplarla tribünde dövüldü, 5-Daha sonra Slaven Biliç, 6-Sonra da 2015-2019'da Şenol Güneş ile çalıştın… 'Şenol hoca en uzun dönemini benle çalıştı' diyorsun. Ama 3 dönem 5 hoca değiştirmiş olduğuna bakarsak Şenol Güneş senin en uzun süre çalıştığın tek hoca. 7-İstifa öncesi sezon başında da Abdullah Avcı'yı göreve getirdin. Oysa Abdullah Avcı’yı getirmeden önce seçimden yeni çıkmıştık. Ve size ‘Sergen Yalçın’ı ve Beşiktaşlıları alın, bu dönemi ancak böyle atlatırsınız’ diye çağrı yapmıştım. Ama siz gittiniz Galatasaray Altyapısından yetişen hemşerin Abdullah Avcı ile Beşiktaş taraftarıyla sıkıntısı olan Orhan Ak’a takımı teslim ettin. Dokunun tutmayacağı belliydi. Nitekim taraftar ile Orhan Ak arasında yaşanan krizle önce Orhan Ak gitti. Sonra da Hoca… Netice normaldi… Yardımcısının gidişine ses çıkartmayan ve ekibine sahip çıkamayana futbolcuların sahip çıkacak inancı kalmazdı. Nitekim kalmadı da… Dediğin gibi öyle manavdan alır gibi olmuyor bu işler. Ayrıca Serdar ve Önder ile alt yapı işleri yaptığınızı ve Brezilyalara gidip scoutluk yaptığını söyledin… Peki o zaman 2018 yılında yapılan divan toplantısında 5 yıldır alt yapıdan bir oyuncu çıkartamadınız dediğim zaman “Hocam Şenol hoca vs vs gençler öyle stresi kaldıramaz, o iş zor demedin mi? DEDİN... Nitekim parasını alamayan futbolculardan dolayı bu sözlerin daha kurumadan sahaya çıkma fırsatı bulan Dorukhan bir kaç hafta içinde A Milli takıma kadar yükselmedi mi? YÜKSELDİ... O zaman Brezilya usulu meşhur gençlere bakış açınız neredeydi ? GELELİM TRANSFERLERE; “O çok küçümsemeyle oluşan transferler hem para harcanmasına, hem de imaj kaybedilmesine sebep oldu.” diyorsun… Bak bunu doğru diyorsun… Peki senin 7,5 yıllık başkanlık döneminde 77 futbolcu transfer edilmedi mi…. EDİLDİ... Bak yıllık tescil edilen oyuncu sayısını yazmıyorum bile…. 7,5 yılda 77 futbolcu demek, her yıl 1 takım kurmuşun demek. Öyle değil mi? ÖYLE . . . Sonuçta senin döneminde Beşiktaş Kulübünün borcu yaklaşık 2 milyar lira artmadı mı ? ARTTI . . . Diyeceksin ki o rakım şimdi 12.4 milyar oldu onu da mı ben yaptım... Sen yolunu açtın bir de gelinen borç batağı hiç umurunda bile değil, en çok şaştığım konu da bu oldu ! Ama alışmışınız, yok aslında birbirinizden farkınız... Bak Sergen’in aldığı şampiyonluğa konuşurken “Bizim kurmuş olduğumuz takımın üzerine Sergen Hoca’nın dokunuşlarıyla” diyorsun ya, orada da ayıp ediyorsun… Hasan Arat’ın göreve geldiğinde aynı ANÇ ve senin de yaptığın kadro dışı bırakılan oyuncular marifetiyle aynı Rıza’da olduğu gibi Sergen’de de TAKIM MAKIM kalmıştı. Sergen adeta 12-13 kişi ile tek başına ŞAMPİYON oldu. Şimdi “Ahmet abi” nin posterlerinden sonra sen de o şampiyonluğa sahip çıkıyorsun. Aynı Ghezzal'ın, Salih'in ve Muleka'nın KUPANIN alınmasındaki emeklerine sahip çıkılmadığı, mevcutlar gibi seninde umrunda değil... Ahmet Abi'ne 'abin' diyorum çünkü senden neredeyse 10 yaş büyük aynı şimdileri VELİLİĞİNİ yaptığın Hasan Arat gibi… Velilik diyorum çünkü, geçen hafta eleştirilen bir yönetici… Hani senin tivibu’da ‘boynuna atkı dolayıp yüzünü gizleyenlerin bugün Hasan Arat’ın yanında olduğunu biliyoruz, onları da unutmadık" dediğin; Kullandıkları locadan taraftara tabure, sigara tablası atıp soruşturma sonucu haklarında hukuki takip yapılan kast ettiğin kişiler gibi. Netice de o dönem yedekten yönetime aldığın kül-tablacıların babasına bizi şikayet edip VELİ'sini çağırmasını bir nebze olsun anladık. Netice de o babasını çağırıyor. Ama senin senden iri yarı ve yaşça büyük olan Hasan Arat için "ona bir şey yapanlar karşısında beni bulur, kılına dokundurtmam" ne demek. Koca insanın senin himayende korunmaya mı ihtiyacı var. Hasan Arat’a kıyak yapayım derken onu kendini koruyamayan biri haline niye sokuyorsun. Bunu neden yapıyorsun, ilginç... O kadar koruyucu ve delikanlı tarafın var ise senin oturduğun masada vurulan Şafak’da o tarafın nerdeydi? Murat AĞIREL ve Timur Soykan bulunduğu Özlem Gürses'in yayınına Amerika’dan bağlandığında; "Ben bunların neden olduğunu biliyorum, dönünce anlatacağım" demedin mi? DEDİN. Peki Amerika’dan Süperman gibi direkt tivibu’ya mı gittin? O gün bugün zehir gazeteciler Timur Soykan ve Murat Ağırel’de 1 kez bile 'Ne oldu Fikret bey hala dönemedin mi' demediler... O da ilginç. Netice itibari kocaman ve senden büyük adamın senin Bodyguardlık yapmana mı ihtiyacı var. Sen önce kardeşim dediğin adamı korusaydın. Devam edecek . . .

Hürser Tekinoktay

50,099 次观看 • 1 年前

Biraz geç oldu ama yine yazdım. Okuyup beğenen, paylaşan tüm kardeşlerimden Rabbim razı olsun. İsmi Nasuh Mahruki. Şu an bir hücrede hamam böcekleri ve envai çeşit sinek, börtü böcekle savaş veriyordur. Bunu neden mi söylüyorum? İki defa hücreye atıldım. Aynısı bende de yaşandı. Çünkü cezaevine giren her mahkûm ilk geceyi hücrede geçirir. Hücre öyle bir yerdir ki, kısaca şöyle diyeyim: En fazla 10 metrekarelik bir oda. Tuvalet başucunda. O odaya senden önce yüzlerce kişi gelmiş. Aynı yatakta yatıyorsun. Tuvalet leş gibi. Benim şansıma bir boş pet şişe buldum. Tuvalet deliğini tıkadım. O delikten üzerime böcekler çıkıyordu. Montumu kafama doladım. Ayaklarıma kadar geldiler. Sabaha kadar uyumadım. Uyumak da mümkün değil zaten. Diğer hücrelerde yatan onlarca insan var. Alayı bağırıyor, çağırıyor. "Sen kimi kestin lan?", "Ben şunu kestim.", "Ben de dördünü öldürdüm." diyen mi ararsın... Her türden insan var. Bir de ben, bu ülkenin ordusunda yıllarca görev yapmış biri olarak orada bulundum. Haksız yere, hukuksuz yere bulundum. İşte dün attığım tweette, "Sayın Adalet Bakanım, bana bir randevu verirse orada neden bulunduğumu detaylı anlatacağım." dedim. Neyse... Bu Nasuh denilen zat, bu ülkenin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın bile isteye, kendi çıkarı için 15 Temmuz darbesini yaptığını söylüyor. Hızını alamıyor. 50 yıllık hain FETÖ örgütünü aklamak için, "İki askerin boğazını kestiler." diyor. 253 vatan evladı şehit olmuş, görmüyor. Binlerce vatan evladı gazi olmuş, bunu da görmüyor. Bu hain darbeyi yapan firari FETÖ'cüler bile bile suçlarını itiraf ediyor. Babası masonluğun en üst derecesinden emekli olan bu şahıs, 15 Temmuz günü kalkıp böyle bir tweet atıyor: "Bu darbeyi Erdoğan yaptı." diyor. Bunu bugün alıp kodese sokan devletim var olsun. Bu duruma herkes alışacak. Bir sene evvel hadsiz bir köfteci parçası, "Ben bir elimde Güneş'i, bir elimde Ay'ı tutuyorum." dedi ve devlete meydan okudu. "Hadi gel, erkeksen silkele." dedi. Benim devletim o köfteciyi aldı, Ay'a da Güneş'e de hasret bıraktı. "Ben ne zaman istersem Ay'ı ve Güneş'i o zaman göreceksin ulan." dedi. Konunun özü şu: 100 yıllık planınızı Recep Tayyip Erdoğan yerle bir etti. Akıllı olun oğlum, akıllı. Biz bu ülkenin sahibiyiz. Döneminiz bitti artık. Dokunulmazlığını kullanarak şu an erkeklik taslayanlar da sırasını beklesin. Alayınıza bu devleti tanıtacağız. Akın Gürlek diye bir yiğit çıktı ortaya. Şehit Muhsin Başkan'ın katillerini de bulacak, daha nice katilleri de ortaya çıkaracak inşallah. Onunla birlikte hareket eden tertemiz bir İçişleri Bakanımız, hafız Mustafa Çiftçi'miz var. Bu iki bakanımız tertemiz, gözü kara; bunu da bilesiniz. Milletvekili dokunulmazlığına sığınıp "Lan Akın, haddini bil!" diyenlerin sonu da yakındır, bilesiniz.

Kumandan

44,803 次观看 • 7 天前

Prof. Dirk Labudde’yi ChatGPT’ye sordunuz mu? Yoksa özgeçmişini biz mi yollayalım? Ya da yormayın kendinizi Tuncay Bey muhakkak tanıyordur o anlatır. Zaten okuduklarını anlamadıklarını ifadeleri çarpıtmalarından biliyoruz. “Ne anladınız?” diye soruyorlar ya valla Dirk Bey çocuğa anlatır gibi anlatmış: Ev–ahır civarı kalabalığı: NET - UKB aynı fikirde Narin, evin önüne kadar çıkmış: NET - UKB aynı fikirde Okul kamerasındaki yürümesinde anomali: NET - UKB’de bu bilgi yok ama biz zaten öyle olduğunu defalarca söyledik. (Hepimiz o anomalinin ne olduğunu gayet iyi anladık.) Şimdi PSA’nın araştırılmasını isterken, bu ev–ahır kalabalığını da ekleyip “14:02’den önce ne oldu?” diye sormaya başlayabilirsiniz. 6 aydır soruyorum hadi hatırınız için bir daha sorayım kendi cümlelerimle, kimsenin güdümünde olmadan. Narin ensest kurbanı mı? PSA kime ait? 14:02’den önce ne oldu? Bu çocuğun yürümesinde olan sıkıntının sebebi nedir? Neden tedirginlik içinde? Arabada bulunan elbisede kimin DNA’sı var? Okul kamerası için elde olan tüm saatler için ELA testi yapılmasını talep edecek misiniz? Sanık SG için DNA analizi ne zaman yapılacak? Çok geç kalınmadı mı? Saatlere takılmadan, birçok kişi için DNA analizi istiyoruz. PSA’nın cevabını verebilmek için, bunları sormaya başlayın önce. Peki; kim bu canım Prof. Labudde? Almanya’nın önde gelen adli bilişim uzmanıdır. Dijital delillerin analizi, yapay zeka destekli suç çözümleme ve kamera kayıtlarındaki manipülasyonları ortaya çıkarma konusunda otorite kabul edilir. En bilinen davalarından biri: Youtuber “Exsl95” davası. Bu davada, dijital taciz ve tehdit içeriklerini dijital analizle çözüp sanığın suçunu teknik olarak ortaya koydu. Almanya’da dijital iz üzerinden yürüyen adli tıp anlayışına yön vermiştir. Siber suç şebekesi – “Avalanche” Operasyonu Uluslararası bir siber suç ağının çökertilmesinde teknik danışmanlık sağlamıştır. Siber suçluların izini sürmek, uluslararası veri trafiğini analiz etmek ve sunucu bazlı iletişim kayıtlarını çözümlemekle görevlendirilmiştir. Acaba sizin log kayıtlarına da baksa mı 🤔 hani çıkaramadınız ya bazı yerleri. Ve bugün… Narin Güran davasında da dijital karanlığı aydınlatıyor. Bu video profesörün ufak bir çalışmasıdır. #narini̇çinadalet #naringüran #narin

Efsome

78,725 次观看 • 1 年前

5 aylık hamile kadının fiziği globalde viral oldu: 🔹 "Çoğunuzun bildiği gibi, neredeyse dört aylık hamileyim." 🔹 "Ne zaman belli olacak merak ediyorum." 🔹 "Çünkü doktora, yani kadın doğum uzmanına gidiyorum ve o, 'İkinci trimesterdasın, evet,' diyor. Bebeğin nerede olduğunu bilmiyorum ama bebek sağlıklı." 🔹 "Tamam, günaydın arkadaşlar. Yeni uyandım ama herkes göbek güncellemesi istiyor." 🔹 "Paylaştığım son videoda dört aylık hamileydim, şimdi ise beş aylık oldum." 🔹 "Görebilmeniz için tişörtümü yukarı çektim. Yani, belki birazcık. Bilmiyorum, evet." 🔹 "Evet, yolun yarısına geldim." 🔹 "Acaba hiç büyüyecek miyim merak ediyorum." 🔹 "Çünkü bazıları bebeklerin sırtımda olduğunu söylüyor ya da, kusura bakmayın köpeklerim havlıyor, ya da rahmim ters falan diyorlar, tam bilmiyorum ama bebek... ve işte kedim, ama bebek sağlıklı. O bir kız ve adı Isla." 🔹 "Bugün doktor randevum vardı." 🔹 "Birkaç gün içinde 38 haftalık oluyorum. Tam emin değilim ama resmen bir santim açıklığım var ve %50 silinme gerçekleşmiş." 🔹 "Bu benim için bir başarı çünkü uzun zamandır %0 açıklıktaydım." 🔹 "Şimdi kocam panik içinde ve doğuma girmek üzereymişim gibi tüm evi temizliyor." 🔹 "Yani doktor zaten şimdi ya da bir hafta içinde doğurabileceğimi söyledi, çünkü doğum tarihim çok yakın." 🔹 "Tabii ki bana kendimi yormamamı söyledi ama ben, 'Bir santim açıklık ne demek ki?' diye düşünüyorum." 🔹 "Bu konularda pek bilgim yok." 🔹 "Bunun ne anlama geldiğini bana söyleyebilir misiniz? Ve %50 silinme, Google'dan baktım ama okuduğum şeyi anlayamadım." 🔹 "Doğum yapmayı o kadar çok istiyorum ki. Bu küçük çocuğu görmeye hazırım." 🔹 "Son zamanlarda daha enerjik hissediyorum ve normalde hamileliğin bu döneminde yapmayacağım şekilde temizlik yapıyorum." 🔹 "İşte hamile bir kadın olarak hiç umurumda olmayan bazı şeyler." 🔹 "Öncelikle ne giydiğim umurumda değil. Gün boyu, her gün pijamayla gezeceğim ve umurumda değil çünkü sürekli rahatsız hissediyorum." 🔹 "Hiçbir şey eskisi gibi olmuyor, yani hamile kıyafeti almıyorum." 🔹 "Ne giydiğim umurumda değil, kusura bakmayın. Üzerinde lekeler olsa bile umurumda değil." 🔹 "Ayrıca bütün gün kanepede yattığım için tembel veya sıkıcı olduğumu düşünmeniz de umurumda değil." 🔹 "Güney Florida'da 9 ay hamileyim, sürekli 90 derece kavurucu bir sıcak var. Eğer rahat veya mutlu olmamın tek yolu buysa, bunu yapacağım. Tembel değilim, dinleniyorum. Bir çocuk büyütüyorum." 🔹 "Bir diğer konu da tam vaktinde olup olmadığım. Normalde çok dakik bir insanımdır." 🔹 "Hayır, yine 9 ay hamileyim. Oraya vardığımda varmış olacağım, tamam mı?" 🔹 "9 aylık hamileyken her şey daha zor ve insanlar her şeyin on kat daha zor olduğunu söylediğinde inanmamıştım." 🔹 "Ayrıca nasıl uyuduğum da umurumda değil. Pozisyonum. Karnının üstünde yatma, sırt üstü yatma diyorlar." 🔹 "Hiç uyumuyorum, anladınız mı?" 🔹 "Eğer uyuyabileceğim ve rahat ettiğim bir pozisyon bulursam, onu yapacağım." 🔹 "Bebeğim gayet sağlıklı ve hamileliğimin çoğunda bunu yaptım. Sadece biraz dinlenmeye çalışıyorum. Çaresizim, tamam mı?" 🔹 "Ayrıca şunu da söyleyeyim, tabii ki beslenmeme protein, sebze ve meyve eklemeye çalışıyorum ama eğer hiç istemediğim günler olursa ve sadece şeker istiyorsam, o zaman şeker yerim, tamam mı?" 🔹 "Yani o kadar da abartılacak bir durum değil. Ama herkesin kendi tercihi, bu yüzden bunlardan herhangi biri sizi tetiklediyse bana gelmeyin, çünkü bu benim hamileliğim, sizin değil. 🔹 "Hamile olmaktan çok sıkıldım." 🔹 "Hamileliğimin öyle bir noktasındayım ki, sürekli bir rahatsızlık içindeyim." 🔹 "Her 20 dakikada bir tuvalete gitmem gerekiyor, nefes nefese kalıyorum." 🔹 "Tükendim. Sabah bulaşıkları yıkıyorum ve 'Tamam, başka bir şey yapamam' diyorum." 🔹 "Sadece kendim gibi hissetmek istiyorum." 🔹 "Hamile olduğum ve bebeğimin sağlıklı olduğu için çok kutsanmış ve minnettarım, bunun hakkında şikayet etmiyorum." 🔹 "Sadece tekrar kendim gibi hissetmeye hazırım çünkü hamilelik biraz kimlik krizi gibi."

Netlog Medya

638,715 次观看 • 14 天前