正在加载视频...

视频加载失败

🔥 Mertcan Bahar, bir talk show programından paylaşılan kesitte, “Kadınlar oturur, erkekler kalkar; Atatürk bile kadınlar için ayakta kalmış, ne anlatıyorsun sen!” diyen sunucuyu eleştirdi. 🗣️ “Ya tamam, kadınlar iyi ki var; süpperler, number one ama Atatürk’ün kadınlar için ayakta kaldığı muhabbet nerede ve nasıl oldu ya, vallahi sabah...

702,035 次观看 • 7 个月前 •via X (Twitter)

0 条评论

暂无评论

原始帖子的评论将显示在这里

相关视频

Khabib Nurmagomedov kadınların dövüşmesi hakkında konuşuyor (TAMAMI) Khabib Nurmagomedov: ‘’Yüzünüze darbe almak hakkında ne hissediyorsunuz? Şahsen siz. (Soruyu soran kadına söylüyor) Şimdi insanlar beni yine eleştirecek ama... Vücudumuzdaki en değerli şey yüzümüzdür, değil mi? Her gün hepimiz aynaya bakıyoruz ve iyi görünmek istiyoruz. Erkekler belki günde bir kez bakar ama kadınların yanlarında aynaları olur ve günde 1000 kez bakarlar. Yanılmıyorsam en az 100 kez. Siz şahsen spor salonuna gittiğinizde ve yüzünüze darbe aldığınızda ne hissedersiniz? Darbe almadınız. Ama buna ihtiyacınız da yok zaten. Fakat bu sporu seçen kadınlar var. Bu onların tercihi. Onlar bunu seçti. Bana soracak olursanız, ben kadınlar için bu sporu seçmezdim. Bu spor her şeyden önce erkekler için bile çok vahşi. Kadınlar için ise... Bunu düşünmüyorum bile. Eğer spor salonuna gelip kendilerini savunabilmek için antrenman yapmak istiyorlarsa, ki gelip antrenman yapan ve biri onlara saldırırsa kendilerini savunabileceklerini düşünen kadınlar var, gitsinler antrenman yapsınlar, bunda bir sorun yok. Ancak benim için bir kadının yüzüne darbe alması hala çok tuhaf bir durum. İster bir erkek bir kadına vursun, ister bir kadın başka bir kadına vursun; fark etmez. Özellikle bir kadın anneyse veya birkaç çocuğu varsa, bütün gününü yüzüne darbeler alarak geçirip sonra eve gelmesi... Benim yetiştiğim yerde böyle bir şey görmedim. Hayatta her insanın bir misyonu vardır. Bir erkeğin misyonu çocuk yetiştirmek, ailesine bakmak, sevdiklerine, komşularına ve akrabalarına sahip çıkmaktır. Büyük sorumluluklar üstlenen kadın sayısı çok azdır, bu onlar için çok zordur. Bu sebepsiz değil. Yüce Allah bile böyle yaratmış; kadın daha narin, erkek daha güçlüdür. İnsanlar bunları değiştirip birbirine karıştırmak istiyorlar. Siz bu konuda ne hissedersiniz bilmiyorum ama ben erkeğin erkek işiyle, kadının ise kadın işiyle uğraşmasını seviyorum. Yani... Çocuk değilsiniz. Kendiniz karar verin.’’

Kırmızı Köşe

27,764 次观看 • 5 个月前

Göz var nizam var derler ya, durum ortada, her şeyi görüyorsunuz. Videodakine benzer binlerce örnek trafikte görebilirsiniz, görüyorsunuz da zaten. Tümü için söylemiyorum ama kadınların birçoğu detaycı olduklarından ya da başka sebeplerden dolayı erkekler kadar iyi araba kullanamıyorlar ki bu da bir eksiklik de değildir. Mesela erkekler de kadınlar kadar detaycı değildir, kadınların yapabildiği birçok şeyi de onlar yapamaz. Bu da erkekler için bir eksiklik değildir. Fakat bu durum bu kadar net olmasına rağmen kadınlar da pekala erkekler gibi araba kullanabilirler söylemi çok sık tekrar edildiği için arabası olduğu halde arabayı istediği gibi kullanamayan birçok kadın bu konuda stres yapıyor. Madem bütün kadınlar da çok daha güzel araba kullanıyor ben niye kullanamıyorum diye canı sıkılıyor, arabaya biniyor fakat tedirgin oluyor, yanında bir erkek varsa bir süre sonra arabayı o erkeğe veriyor. Ya da her kadın gibi ben de kullanırım diye cesarete geliyor fakat ne yazık ki bu cesareti onu trafik kazasına sürüklüyor. Mesela hava biraz karardı mı ya da yağışlı oldu mu yola çıkamıyor. Seyir halinde ilerliyorsunuz, trafik tıkanmış, bir bakıyorsunuz en önde bir kadın dikkatli araba süreceğim diye trafiği yavaşlatıyor, tıkıyor O kadın da buna yol açtığı, arabayı istediği gibi kullanamadığı için de strese giriyor. Evet Hanım kardeşlerim strese girmenize gerek yok, arabayı olması gerektiği gibi kullanamamak da bir eksiklik değildir. Erkekler de sizin yapabildiğiniz birçok şeyi sizin yaptığınız şekliyle yapamıyor. Bu da erkekler için bir eksiklik değildir ama bu kadar net durumu toplumda söyleyemezsiniz kıyamet kopar, sizin üzerinize yürürler. Yürürlerse yürüsünler umrumda değil ama bu durumun da dile getirilmesi birçok Hanım kardeşimizin streslere girmesine gerek olmadığının hatırlatılması gerekmiyor mu?

Ebubekir SOFUOĞLU

23,732 次观看 • 7 个月前

Evliliklerin, erkekler tarafından kadınları kullanmak için ortaya çıkartılmış bir kurum olduğunu söyleyen kadın: • Evli erkekler evlendikleri kadınları kullanmıyorlar mı? • Kadınlar tabii ki de kullanılıyorlar. • Sırf evlendikleri için biz bunları neden kullanmak olarak görmüyoruz? • Sırf evlenildi ve diğer kadınlara gösterebileceği bir yüzük, 'beni seçti, benimle evlenmek istedi.' • Bunun tam bir düzmece olduğunu düşünüyorum artık. • Evlilik müessesesinin devam etmesi için erkeklerin oynadıkları bir oyun olarak görüyorum. • Evlendiğiniz zaman bir şeylerin karşılığını vermiyor musunuz? • Erkeklerden o karşılığı da, verdiğiniz karşılığı tam olarak da almıyorsunuz. • Aslında cefasını evlenen kadınlar çekiyor erkeklerin baktığınızda. • Sefasını da ikinci kadınlar belki parası varsa sürebiliyor. • Benim anlattığım durumlarda metreslik değil daha duygusal ilişki olduğu için, o tuzaklara girildiği için, benimki farklı bir konu. • Bunu algılamayan insanlar hep böyle metres, metres, bunlar metres... • Bu şekilde bakarlar ama metreslerin şöyle bir mentalitesi var: • Bana karşılık bir şeyler veriyor, maddi bir kazanç sağlıyor. • Karşıdaki adam da maddi bir şeyler verip ondan istediğini alıyor, böyle düşünün. • Benim anlattığım şeylerde tamamen manipülasyon, başka hiçbir şey değil. • Maalesef ne akıllı kadınlar var ve bilemiyorsunuz, bunlara düşebiliyor. • O yüzden bunları tartışmak istiyorum. • Çünkü bu kadınlar arkadaşlarına bile bunu anlatamayabilir, bunu biliyorum çünkü ben. • Beni istediğiniz gibi sen de böylesin, sen de bunu yapmışsınız diye itham edebilirsiniz, bunlar beni etkilemiyor çünkü ben kendimi biliyorum. • Böyle bir durumun geçmişte var olmuş olması, şu an var olması veya gelecekte var olabilme ihtimali benim anlattığım gerçeklerle alakalı bir şey mi? • Durumu kişiselleştirmeyi de anlamıyorum bu arada. • Biraz evli kadınlar da düşünsün, biz diğer kadınlardan nasıl bu kadar iyiyiz diye bir kocalarına baksınlar. • Belki de başka kadınlar kocalarına baktığı için kocalarını değerli görüyor olabilirler bu denklemde. • Benim de gözlemlediğim, başka bir kadının kocasını istemesi kadını da kocasına bağlı kılıyor.

Jurnal

13,306 次观看 • 4 天前

Türk erkeklerine acıyorum. Adamın tip bana çok uzak ve belli ki arıza bir tip ama söylediği şey “kız arkadaşımı taksiyle yollamam, kendim bırakırım” diyor; buna 'şişkin ego' “kırılgan erkeklik” diyen bir zihinle karşı karşıyayız. “Güçlüyüm, özgürüm” sloganını konfor alanında papağan gibi tekrarlamak kolay. Ama başına bir iş geldiğinde, sokakta biri dadandığında, manyağın biri seni köşeye sıkıştırdığında o güç bir anda buhar oluyor. Anca bağırır çağırırsın ki 'başka erkekler' yardıma gelsin....:) Ya da polisi ararsın 'erkekler' yardıma gelsin... Bu ülkede gecenin bir vakti yardım diye bağıran kim? Kadınlar. Yardım etmeye çağrılan kim? Yine erkekler. O zaman neyin rol değişimi bu? Yanlış anlaşılmasın biz erkeklerin bir sorunu yok bunla... Seve seve yapıyoruz ama sürekli bir psikolojik saldırı durumu var... Adamın söylediği şey romantizm değil, risk yönetimi. “Sevdiğimim başına bir şey gelmesin” ihtimalini ciddiye alıyor sadece.... Taksici seni kaçırmasın, biri musallat olmasın diye.. Zira çok iyi biliyor ki ortalama bir kadının, ortalama bir erkeğe fiziksel olarak gücü yetmez. Bu hakaret değil;Testosteron farkı, kemik yoğunluğu, kas gücü… Bunlar biyolojik gerçekler. “Güçlüyüm” demekle olmuyor o işler. Bu yüzden sokakta darp gören bir kadın için “erkekler niye müdahale etmedi?” diye hesap soruluyor ve sorulmalı da... “Kadınlar niye kurtarmadı?” denmiyor. Çünkü herkes gerçeği biliyor. Toplumdaki rol dengeleri bozmanın hiç bir faydası yok...

Cihan0x.ETH

26,661 次观看 • 7 个月前

Sosyal Medyada "Kadın Kadının Yurdudur" Söylemi Üzerine Çarpıcı Analizi 🔹 Size şimdi net bir bilgi vereceğim. 🔹 Bu sosyal medyada kadın kadının yurdudur kadın kadını desteklemelidir gibi kelimeler cümleler kuran herkes kadın düşmanıdır aslında. 🔹 Kadın kadının yurdudur falan değildir nerede bir toplulukluk var kadın topluluğu var orada hasetlik düşmanlık fesatlık iftira her türlü pislik var. 🔹 Şahsen ben kadının topluluğu olan her yerden uzaklaşmaya çalışırım. 🔹 Fakat işim gereği mesela influencer'ım ortamlara giriyorum, imentlere giriyorum herkes nasıl biliyor musun? 🔹 Gülüyor ya arkandan nasıl konuştuğunu sinsice konuştuğunu anlayabiliyorsun ve duyuyorsun kulağımıza geliyor bu bir. 🔹 Şimdi burada bir süredir linçlenen bir kız var. 🔹 Bir durum imentle ilgili bir şey çıktı, onu linçlediler ben değilim. 🔹 Bugün de kalktı biri açıklama yaptı, şişkoluk hakkında bilgi verdi bir şey demiş yine ben değilim dedi. 🔹 Şahsen ben kendi fikrimce ben senin olduğunu düşünüyorum neden? 🔹 Çünkü seni hiç samimi bulmuyorum. 🔹 O ilk linçlenmede senin yorumlarına baktığımda sen takipçilerine o kadar sert yorumlar yapıyordun ki bir takipçin sana kalkıyor diyor ki ya çok güzel şu üstündeki nerede aldın? 🔹 Takipçisine o kadar sert mesaj cevaplar veriyordu ki ben şöyle algılıyorum ya bu ne kadar egoist bir kız ne kadar böyle üstten bakan bir kız? 🔹 Hani şöyle yapıyor kadın kadının yurdudur kadınlar şöyledir hayır kusura bak ya da bakma ben senin kesinlikle oynadığını düşünüyorum. 🔹 Kesinlikle bir kadın yanlısı olduğunu düşünmüyorum kadın karşıtı olduğunu düşünüyorum. 🔹 Ve sadece işin gereği oynadığını düşünüyorum. 🔹 Bir de aşırı yalak olduğunu düşünüyorum çünkü nerede birini görsem bir beğenmemin var. 🔹 Herkesi beğeniyorsun bir dururun yok bir çizginin yok. 🔹 Ben mesela beğenmediğim şey yapmadığım kişilere bana uymayan kişilere gidip sırf aa beni tanısın beni görsün beni ben tanınan biriyim onlar da beni tanısın diye her şeyini beğenip atsmam. 🔹 Ama bu kadın bakıyor ondan daha iyi bak yarıştırdığı kişilere yarıştırdığı kişilerle asla görüp beğeni atmıyor ve ben bir zat şahidim. 🔹 Kesinlikle bu sosyal medya çok aldatmacı bir yer. 🔹 Kadınlar şöyledir böyledir falandır filandır. 🔹 Ben aşırı fevri bir insanım. 🔹 Ben direkt söylüyorum ben burada 4 tane kadın otursam birinden hasetlik alıyorsam onunla bir daha görüşmüyorum ama sen öyle bir insan değilsin. 🔹 Kusura bak ya da bakma benim görüşüm bu. 🔹 Şimdi yorumlarına giriyorum o linçlenmeden sonra. 🔹 Yorumlarında herkese evet aşkım tatlım bebişim diye cevap vermeye başladım. 🔹 Hayır gidin önceki yorumlarına bakın herkese usulsuz sert sert cevaplar vermişsin. 🔹 Şimdi de onun farkında olarak çünkü herkes sana şöyle yorum yapmış bu kadın çok üstten konuşuyor cevapları bile çok sert. 🔹 Sen şimdi herkese cevap vermeye çalışıyorsun evet bitanem buradayım evet aşkım şurada teşekkür ediyorum böyle. 🔹 Şu an sevgi gösterisi yapıyorsun. 🔹 Bunu millet yemez insanlar salak değil. 🔹 Yani seni öne atmak için söylemiyorum. 🔹 Ama bu böyle aşkım iki kere iki dört yapacak hiçbir şey yok.

Netlog Medya

14,964 次观看 • 8 天前

Erkekler nasıl aşık olur? 🔹Erkekler vazopressin aracılığıyla aşık olurken, kadınlar oksitosin aracılığıyla aşık olurlar. 🔹Vazopressin, erkeklerin bir kadına karşı hissettiği hormon, yani bağlanma hormonudur. 🔹Ancak bu hormonun salınma biçimi stres yoluyladır. 🔹Kadınlar ise aşk hormonu olan oksitosin yoluyla aşık olurlar. 🔹Bir çocuğunuz olduğunda salgılanan ve aranızda o bağlanmayı kurmanızı sağlayan şey budur. 🔹Böylece içgüdüsel olarak onlara bakmak, onları sevmek ve besleyip büyütmek istersiniz. 🔹Tam da bu noktada, Yunan kültürüyle nasıl büyütüldüğüm ve bir erkek için yemek pişirdiğiniz, temizlik yaptığınız, her şeyi yaptığınız söylendiği bir video yapmıştım. 🔹Ve bunun, erkeklerin size karşı takdir duymak yerine daha az saygı duymasına yol açtığını fark ettim. 🔹İşte bu yüzden erkekler bir kadını sever. 🔹Sevdiğim bir söz var: "Bir kadın kendini ne kadar çok severse, bir erkek onu o kadar çok sever; ve bir kadın bir erkeği ne kadar çok severse, bir erkek de kendini o kadar çok sever." 🔹Bir erkeğe ne kadar çok şey verirseniz, bu onun egosunu o kadar çok şişirir ve ardından o konuda kendini oldukça hak sahibi hisseder. 🔹Erkeklerin bir meydan okuma hissetmeye ve onlara biraz stres uygulamanıza ihtiyaçları vardır. 🔹Bununla kastettiğim oyunlar oynamak ve toksik olmak değil. 🔹Sadece arkanıza yaslanmanız ve sorunlarınızı çözmelerine yardım etmelerini sağlamanız gerekir. 🔹Onlara biraz meydan okuyun, onları biraz stresli hale getirin ve o zaman "Ah, bak, bu benim ilgilenmem gereken bir şey" diye hissederler. 🔹Ve onlarla aranızdaki bağı kuran şey budur. 🔹Halbuki ben çok besleyici bir insanım, değil mi? 🔹Eski erkek arkadaşlarımla ilgilenmeyi gerçekten çok severim; yemek pişirmek, temizlik yapmak gibi konularda. 🔹Ama bu beni hiçbir yere götürmedi. 🔹İçgüdüsel olarak bunu oğluma verebilirim ve ona yemek pişirmeyi çok seviyorum, bazen sadece yemek pişirip onu izlerim ve bu beni çok mutlu eder. 🔹Ancak romantik bir dinamikte bu, bir erkek için pek fazla şey ifade etmez. 🔹Ve kadın olarak biz sevgimizi besleyerek ve birine bu kapasitede bakarak vermenin onlara kendilerini sevdireceğini düşünürüz, halbuki erkekler ve kadınlar çok farklıdır. 🔹Aslında bu bizim için gerçekten çok iyi çalışıyor. 🔹Onlar stresli olur ve biz sadece kendimize bakarız, tırnaklarımızı yaptırırız.

Netlog Medya

15,201 次观看 • 21 天前

İş yerlerinde erkeklere uygulanan mikro ayrımcılıkları anlatan kadın: • Altı senedir global bir iş yerinde çalışmaktayım. • İçeride yaşamış olduğum türlü zorbalıklar ve mobbingden kaynaklı networksüzlüğüm yüzünden iş başvurusu yaptığımda Allah'ım ne olur diyorum. • Birinci mikro ayrımcılığımız. • Kimse bir erkeğe demez ki sen ne kadar kilo aldın veya sen ne kadar kilo verdin. • Ne yaptın kendine, ne oldu sana böyle, şişmişsin. • Bu cümleleri hiçbir erkeğe kurmazlar. • Kendi yaşadıklarını düşünüyorum o sırada neler söylendiğini. • Beni bu konuda kadın arkadaşlarım çok iyi anlar. • Kadınından erkeğine, yöneticisinden çaycısına hepsi bir ağızdan bir kilo bile alsan sen fark etmezsin onlar fark eder. • İkinci ayrımcılığımıza geliyorum. • Ben bu ayrımcılığa bayılıyorum. • Hiçbir erkeğe evde kalmış muamelesi yapılamıyor. • Bu toplumda bu şekilde kabul ediliyor ama iş yerlerinde daha bir batıyor insana. • Çünkü sabahtan akşama kadar oradayız, birbirimizi görüyoruz. • Bir kollama bekliyor insan. • Bir kadın evlenmemişse eğer iş yerlerinde bu kadın istemiş ama olmamış. • Erkek evlenmediğinde evlenmez, ona evliliğe ikna edecek kız yok. • Veya o çocuk çok yakışıklı, evlenip de kendi potansiyelini mi harcasın minvalinde yorumlar. • Ama sen nerede çalışıyorsun, bu insanlar deccal mi demeyin. • Gelemiyorum. • Bu da favorilerimden üçüncü mikro ayrımcılığımız. • Kimse hiçbir erkeğe gidip de bugün ne kadar kötü giyinmişsin, bugün ne kadar kötü olmuşsun tarzı yorumlar yapmaz. • Ama sen makyajını sade tut. • Bugün hasta mısın, iyi misin? • İstersen sana kendi makyaj malzemelerimden verebilirim. • O eteğin üstüne o üst olmuş mu? • Hadsizce, kendini beğenmişçe yorumlar kadınlara yapılır. • Ama ben hiçbir müdürün de gidip bir erkek çalışanına o pantolonun üstüne o tişört olmuş mu dediğini duymadım. • Hiçbir ofis içi etkinliğinde, mutfakla alakalı mesela bir doğum günü organizasyonu yapıyoruz tamam mı? • Hiçbir erkek çalışandan mutfaktan getir götür yapması beklenmez. • O oturur. • Paşamdır çünkü o benim, oturur. • Hizmetini bekler, pastasını yer ve gider. • Kimsenin bir erkek çalışandan mutfağa girmesi beklentisi akıllarının ucundan bile geçmez. • Ama bir kadın çalışan bunu yapmasın, bir ay dedikodusu döner ofiste. • Bir ay o zaten tembel, o zaten yapmaz. • Bu benim çok sık yaşadığım mobbinglerden bir tanesi. • Hiçbir erkeğe kıyafeti yüzünden kariyerini etkileyebileceği söylenmez. • Sen kurallara göre giyinirsin. • Seni yöneticilerin de görür, üstlerin de görür, herkes görür, herkes buna onay verir. • Ama bir tane genç kız düşmanı kadın veya erkek hiç fark etmiyor inanın. • Gelir ve sana der ki, bence sen biraz kötü giyiniyorsun bana göre, yönetmeliğe göre değil. • Bana göre açık giyiniyorsun, o yüzden bu senin kariyerini de etkiler. • Terfimi sen mi vereceksin, sus o zaman. • İyi davranıyormuş gibi gözüküyor ama alttan alttan seni iğneliyor. • Hiçbir erkek çalışana böyle davranılamaz. • Çünkü erkek çalışanlarla her zaman iyi geçinilmeye çalışılır.

Jurnal

15,281 次观看 • 5 天前

🗣️ Çağdaş Bayraktar: “Diyor ki: ‘Ya kardeşim, birileri Atatürk döneminde isyanın sonrası yasalar çıkartıldı. Atatürk döneminde siz Atatürk’ten daha mı az vatanseversiniz ki buna karşı çıkıyorsunuz, aynısı değil mi?’ diyor. Aynısı mı hocam?” 💬 Prof. Dr. Ümit Kocasakal: “Çok iyi sordun sevgili Çağdaşçığım, şimdi ben özellikle Abdülkadir Selvi – büyük bir mütefekkir, o ayan gazeteci – bir yazı kaleme almış: ‘Atatürk ne yapardı değil, Atatürk ne yaptı.’ Ya ben Abdülkadir Bey’in bu kadar Atatürkçü olduğunu vallahi bilmiyordum, koltuklarım kabardı. Şimdi bu 1239 sayılı kanun ne zaman çıkmış? Bu 14 Mayıs 1928’de. Evet, yani Şeyh Said isyanından sonra çıkarılan bir kanun. Şimdi benzerlikleri var mı? Ben sana hemen tane tane anlatayım yurttaşlarıma. Şu bir kere her olay, bu olayın olduğu dönemin şartlarıyla değerlendirilir. 1928’in şartlarıyla 2026’nın şartları aynı değil. Birincisi, bu Şeyh Said isyanı lokal bir isyan, bölgesel bir isyan. Ama PKK’nın emperyalist destekli isyanı lokal değil, sadece bölgesel bir isyan değil. İsyanların niteliği farklı. İki, buna paralel olarak o 1239 sayılı kanun sadece Doğu bölgesindeki belli illerde uygulanmak üzere çıkarılmış bir kanun. Bu kanun bütün ülkede, hatta çok ilginç, ülke dışında dahi uygulanabilecek bir kanun. Şeyh Said isyanında kanun, isyan bastırıldıktan, isyanın elebaşıları cezalara çarptırılıp bir kısmı infaz edildikten sonra çıkarıldı. Evet, hiçbir pazarlık, silah bırakma yok, efendim oydu buydu… Böyle bir şey yok. Oysa bu kanun – çerçeve kanun – ay okuduk, işte ‘pazarlık yok’ deniliyor… Yapmayın etmeyin, yani nasıl pazarlık yok? Üstelik bu sürecin başta Suriye olmak üzere Ortadoğu’daki gelişmelere paralel olarak devreye girmiş olması üzerinde de herkesin düşünmesini rica edeceğim. Bir de buna Tom Barrack'ın ulus-devlet karşıtı açıklamalarını filan eklediğinizde ilginç bir tablo evet ortaya çıkıyor. Yani 1239 sayılı kanun çok önemli bir şartı var. Bir de yasanın uygulanmasının… Kanun orada üç ay içinde dehalet şartını alıyor. Yani dehalet şu demek, Türkçe’de çok güzel bir sözcük bu: Dehalet. Aman dileme, af dileme, teslim olma anlamlarına geliyor. Yani diyor ki kanun: ‘Bu kanundan yararlanmak için’ diyor. O da firari olanlar için bireysel olarak gelecek, teslim olacak, af-aman dileyecek. Ben o zaman… E şimdi bu kanunda peki var mı böyle bir şey? Yok. Ya adam diyor ki ‘Biz zafer kazandık’ diyor ya. Evet, böyle bir şart da yok. E şimdi soruyorum, Allah aşkına, var mı bir benzerlikleri? Ya var mı bir benzerlikleri?”

Dürbün

14,714 次观看 • 5 天前

5 aylık hamile kadının fiziği globalde viral oldu: 🔹 "Çoğunuzun bildiği gibi, neredeyse dört aylık hamileyim." 🔹 "Ne zaman belli olacak merak ediyorum." 🔹 "Çünkü doktora, yani kadın doğum uzmanına gidiyorum ve o, 'İkinci trimesterdasın, evet,' diyor. Bebeğin nerede olduğunu bilmiyorum ama bebek sağlıklı." 🔹 "Tamam, günaydın arkadaşlar. Yeni uyandım ama herkes göbek güncellemesi istiyor." 🔹 "Paylaştığım son videoda dört aylık hamileydim, şimdi ise beş aylık oldum." 🔹 "Görebilmeniz için tişörtümü yukarı çektim. Yani, belki birazcık. Bilmiyorum, evet." 🔹 "Evet, yolun yarısına geldim." 🔹 "Acaba hiç büyüyecek miyim merak ediyorum." 🔹 "Çünkü bazıları bebeklerin sırtımda olduğunu söylüyor ya da, kusura bakmayın köpeklerim havlıyor, ya da rahmim ters falan diyorlar, tam bilmiyorum ama bebek... ve işte kedim, ama bebek sağlıklı. O bir kız ve adı Isla." 🔹 "Bugün doktor randevum vardı." 🔹 "Birkaç gün içinde 38 haftalık oluyorum. Tam emin değilim ama resmen bir santim açıklığım var ve %50 silinme gerçekleşmiş." 🔹 "Bu benim için bir başarı çünkü uzun zamandır %0 açıklıktaydım." 🔹 "Şimdi kocam panik içinde ve doğuma girmek üzereymişim gibi tüm evi temizliyor." 🔹 "Yani doktor zaten şimdi ya da bir hafta içinde doğurabileceğimi söyledi, çünkü doğum tarihim çok yakın." 🔹 "Tabii ki bana kendimi yormamamı söyledi ama ben, 'Bir santim açıklık ne demek ki?' diye düşünüyorum." 🔹 "Bu konularda pek bilgim yok." 🔹 "Bunun ne anlama geldiğini bana söyleyebilir misiniz? Ve %50 silinme, Google'dan baktım ama okuduğum şeyi anlayamadım." 🔹 "Doğum yapmayı o kadar çok istiyorum ki. Bu küçük çocuğu görmeye hazırım." 🔹 "Son zamanlarda daha enerjik hissediyorum ve normalde hamileliğin bu döneminde yapmayacağım şekilde temizlik yapıyorum." 🔹 "İşte hamile bir kadın olarak hiç umurumda olmayan bazı şeyler." 🔹 "Öncelikle ne giydiğim umurumda değil. Gün boyu, her gün pijamayla gezeceğim ve umurumda değil çünkü sürekli rahatsız hissediyorum." 🔹 "Hiçbir şey eskisi gibi olmuyor, yani hamile kıyafeti almıyorum." 🔹 "Ne giydiğim umurumda değil, kusura bakmayın. Üzerinde lekeler olsa bile umurumda değil." 🔹 "Ayrıca bütün gün kanepede yattığım için tembel veya sıkıcı olduğumu düşünmeniz de umurumda değil." 🔹 "Güney Florida'da 9 ay hamileyim, sürekli 90 derece kavurucu bir sıcak var. Eğer rahat veya mutlu olmamın tek yolu buysa, bunu yapacağım. Tembel değilim, dinleniyorum. Bir çocuk büyütüyorum." 🔹 "Bir diğer konu da tam vaktinde olup olmadığım. Normalde çok dakik bir insanımdır." 🔹 "Hayır, yine 9 ay hamileyim. Oraya vardığımda varmış olacağım, tamam mı?" 🔹 "9 aylık hamileyken her şey daha zor ve insanlar her şeyin on kat daha zor olduğunu söylediğinde inanmamıştım." 🔹 "Ayrıca nasıl uyuduğum da umurumda değil. Pozisyonum. Karnının üstünde yatma, sırt üstü yatma diyorlar." 🔹 "Hiç uyumuyorum, anladınız mı?" 🔹 "Eğer uyuyabileceğim ve rahat ettiğim bir pozisyon bulursam, onu yapacağım." 🔹 "Bebeğim gayet sağlıklı ve hamileliğimin çoğunda bunu yaptım. Sadece biraz dinlenmeye çalışıyorum. Çaresizim, tamam mı?" 🔹 "Ayrıca şunu da söyleyeyim, tabii ki beslenmeme protein, sebze ve meyve eklemeye çalışıyorum ama eğer hiç istemediğim günler olursa ve sadece şeker istiyorsam, o zaman şeker yerim, tamam mı?" 🔹 "Yani o kadar da abartılacak bir durum değil. Ama herkesin kendi tercihi, bu yüzden bunlardan herhangi biri sizi tetiklediyse bana gelmeyin, çünkü bu benim hamileliğim, sizin değil. 🔹 "Hamile olmaktan çok sıkıldım." 🔹 "Hamileliğimin öyle bir noktasındayım ki, sürekli bir rahatsızlık içindeyim." 🔹 "Her 20 dakikada bir tuvalete gitmem gerekiyor, nefes nefese kalıyorum." 🔹 "Tükendim. Sabah bulaşıkları yıkıyorum ve 'Tamam, başka bir şey yapamam' diyorum." 🔹 "Sadece kendim gibi hissetmek istiyorum." 🔹 "Hamile olduğum ve bebeğimin sağlıklı olduğu için çok kutsanmış ve minnettarım, bunun hakkında şikayet etmiyorum." 🔹 "Sadece tekrar kendim gibi hissetmeye hazırım çünkü hamilelik biraz kimlik krizi gibi."

Netlog Medya

640,884 次观看 • 1 个月前

Ebeveynlik yükünü sadece annenin taşımasını eleştiren kadın. • Bebeğimi babasına bırakıp dışarı çıkıyorum ama pek teşekkür edemiyorum. • Mesela şu an hazırlanmak için uyuttum, o yüzden sessiz konuşuyorum. • Bugün dışarı çıkacağım diye yemeğini hazırladım. • Ha, olur da yemezse diye yedek bir şey daha hazırladım. • Bir şeyler adil gelmiyor. • Mesela o dışarı çıkarken uykusu var mı, yemek yiyecek mi? • Bunların hiçbirini düşündüğünü sanmıyorum, düşünmüyor da zaten. • Erkekler biraz şey… Dışarı çıkıyor ya, arkadaşlarıyla muhabbet ediyor ya, sadece ona odaklanabiliyor. • Beyninin o kısmı kapanıyor onlarda; çocukla ilgili olan kısım kapanıyor. • Ben dışarı çıkmadan önce onu düşünüyorum, dışarı çıktığımda düşünüyorum. • Aklımın bir köşesi sürekli çalışmaya devam ediyor. • Yani ben dışarı çıktığımda dinlenmiyorum, böyle hakkıyla kendime vakit ayırdığımı da düşünmüyorum. • Olay şu: Biz bir yere giderken anne olarak çocuğu düşündüğümüz kadar ona bakacak kişiyi de düşünüyoruz. • Rahat etsin, her şey elinin altında olsun, hani çocuk ağlarsa falan panik yapmasın… • Yani aslında düşününce biz sürekli düşünüyoruz. • İnsanı yoran kısım zaten yapmaktan çok düşünmek. • Böyle şey gibi oluyor; o benimmiş, babasına emanet ediyormuşum gibi. • Dışarı çıkabilir miyim dediğimde tabii ki diyor ama onun dışarı çıkmasıyla benim dışarı çıkmam hiçbir zaman bir değil. • O şu an dışarı çıkmak istese pat diye çıkar. • Yemeği var mı, bilmem ne hiç düşünmesine gerek yok çünkü annesi var. • O gün bütün gün gelmeyebilir, hatta şehir dışına bile çıkabilir. • Benim böyle bir şey yapmaya imkânım var mı mesela? • Ben dışarı çıktığımda iki üç saat içinde gelmeye çalışıyorum. • Yani bu anne olmak demek mi? • Bu kadar eşitlik beklememeli miyiz?

Jurnal

21,042 次观看 • 14 天前

ACM, kadın-erkek ihtiladının olduğu ortamları savunuyor; yani kadın ve erkekle çalışmayı, kadın-erkek bir ortamda bulunmayı, karma eğitimi savunuyor. Gerekçe olarak da itiraz edenlere şöyle diyor: “Nasıl ki hastaneye, otobüse, dışarı çıkıyorsunuz, o zaman bu da caizdir.” Peki, mesele gerçekten öyle mi, bir bakalım. 1. Kadın-erkek ihtiladının caiz olmama sebebini, bir haramı görmek olarak adlandırıp, “O hâlde harama bakmadan kadın-erkek karışık ortamlara girmek caizdir” demek, doğru bir yaklaşım mıdır? Efendimiz ﷺ bu şekilde mi hareket etmiştir? Umdetü’l-Kârî şerhi Sahîhi’l-Buhârî’de ve el-Mebsut, Muhammed es-Serahsî’de bu konu şöyle açıklanır: > (Enes radıyallahu anh’tan rivayet edildiğine göre) dedi ki: “Biz Resûlullah ﷺ ile birlikte bir cenazeye çıktık. Orada bazı kadınlar gördü. Peygamber ﷺ onlara: ‘Siz mi taşıyorsunuz?’ buyurdu. Onlar: ‘Hayır.’ dediler. Peygamber ﷺ: ‘Siz mi defnediyorsunuz?’ buyurdu. Onlar: ‘Hayır.’ dediler. Bunun üzerine Peygamber ﷺ buyurdu ki: ‘O hâlde geri dönün; günah kazanmış olarak dönüyorsunuz, sevap kazanmış olarak değil.’” (Ebu Ya‘la, Müsned) Bunun sebebi şudur: Erkekler bu işe daha güçlüdür; kadınlar zayıf yaratılmıştır ve açılma/saçılma (avretin ortaya çıkma) ihtimali vardır. Özellikle cenazeyi taşımaya kalktıklarında bu tehlike artar. Ayrıca, kadınlar erkeklerin bulunduğu hâlde cenazeyi taşımaya kalkarlarsa, ihtilât (karışıklık) söz konusu olur; bu durum fitne ve ahlâkî yozlaşmanın doğma yeridir ve buna vesile olur. Peki, “Erkek yoksa ne olacak?” derseniz: Zaruret hâlleri şer‘an istisna edilmiştir. Zaruret ile isteğe bağlı durum arasındaki fark Otobüs veya sokağa çıkma gibi zarurî durumlarda kadın veya erkek mecburen bulunur. Bu hâllerde sadece mahremiyet ölçülerine dikkat etmek, gözünü haramdan saklamak ve tesettüre riayet etmek yeterlidir peki bu zaruret ortadan kalkarmi evet kalkar yine otobüs caiz olmaz nasıl bir kadın eşiyle birlikte onun arabasıyla bir yere gidebilcek yerde otobüsü tercih ediyorsa bu zaruret değildir o yüzden caiz değildir. Sohbet, okul veya ders meclisi ise isteğe bağlıdır; burada ayrı düzenleme imkânı vardır. Bu nedenle, kadın ve erkeği ayrı yapma imkânı varken karışık ortamda bulundurmak zarurî değildir ve caiz değildir. Medreseler doludur medrese ve eğitim imkânı Allah tarafından verilmiştir; kişi isteyerek karışık ortamı seçerse, ihtilât, ünsiyet ve muvacehe sorumluluklarını üstlenmiş olur. Eğer gerçekten İslam’ın gençlerini ve kadınlarını düşünüyorsan, İhsan Şenocak Hoca gibi olmalısın. Kendisi, “Kadın-erkek karışık olmaz; ne otobüste, ne okulda” diyerek hakiki İslami öğretiyi savundu. Görevinden oldu ve dedi ki: “Bu İslam’ın kızlarına faydalı olmalı.” Bunun için kadın-erkek ayrı liseler açtı. İşte İslam’a hizmet böyle olur; kendi çıkarlarına veya hevalarına göre İslam’ı eğip bükmekle olmaz. Peki, Altay Cem Meriç ve ekibi neden bu görüşü savunuyor? Bu zamana kadar Cübbeli Hoca, İhsan Şenocak Hoca, Ebubekir Sifil Hoca, Ömer Faruk Hoca, Fatih Kalender Hoca gibi birçok âlim “hayır, bu caiz değildir” dediği hâlde, bu kişiler neden yeni bir çığ açıp “caizdir” diyor? Özetle sebepleri kendi söylemesi ile şunlardır: 1. Türkiye’de fetva veren bazı kişiler kendilerini düşünüyor ve bu duruma “caiz değil” diyen herkesi eleştiriyor. 2. Hevalarından konuşuyor, delillere dayanmıyorlar diyor. 3. Müslümanların eğitim almasını istemiyorlar gibi yanlış algılar oluşturuyor Ancak mesele aslında öyle değil: Kadın ve erkek karma eğitim sistemine karşı çıkan hocalar, ümmetin neslini, gençliği düşünerek hareket ediyor. Amaçları, kadın ve erkek öğrencilerin İslam ahlâkına uygun şekilde ayrı eğitim almasını sağlamak, böylece gayri ahlaki davranış ve yozlaşmaya vesile olmamak. Medreseler, milyonlarca insanın İslami ilimlere kavuşmasını, tesettür ve sünnete uygun yetişmesini sağladı. Karma eğitim sisteminin İslam’a somut bir faydası olmadı. Özetle ACM kendi hevasina göre konuşan bir kişidir Aşağıdaki kıymetli hocaların fetvaların dinleyin ve onlara tabiolun

Molla berxani

95,403 次观看 • 10 个月前

söylemeden geçemeyeceğim hayatımda bu kadar saçma bir hamile de görmedim. dünyanın en basit sahnesi kadın hamile bayılmış ve hastaneye gelinmiş doktorla konuşmanın umursamazlığa bakın. hemen doktor konuşmaları bitsin de esas aksiyon erkek sahnelerimize dönelim diye iki buçuk saatlik diziye iki cümlelik anne endişesini çok görmüşler. şu senaryoların empati yeteneği çok düşük erkekler tarafından yazıldığı o kadar belli ki.. yoldan geçen herhangi bir anneyi durdurup hamilelikte böyle bir durumda ne tepki verirdin doktora neler sorardın deseler zaten 5 dakikada sorunu çözecekler ama kadınların hikayesi o kadar umurlarında değil ki anneye akışı bile değiştirmeyecek iki endişe sahnesi yazmaktan acizler. dizideki bütün erkekler her bölüm diyaloglar masallar içinde derdini anlatırken kadınlar ne durumları duyguları hakkında iki kelime ediyor ne de kararları motivasyonları üzerine düşünülerek yazılıyorlar. bir anne nasıl olur da çocuğu için iki endişe etmez doktora kan değerlerime bakalım bayıldım ben hamileyim ya bir sorun varsa demez mesela? kadının tek derdi babambabam intikamintikam. gene erkeklerin intikam aksiyonlarına hizmet edilsin diye yazılmış bir hamilelik ve bir sahne. manzara çekip iki dıkşın dıkşın sahnesi yazınca iyi iş çıkarmış olmuyorsunuz. erkek karakterlere bokları yedirip yedirip aklamaya mağdur melek göstermeye harcadığınız mesaiyi kadın karakterlerinizin motivasyonlarını anlamaya harcayın biraz.

mei

53,467 次观看 • 6 个月前

Serhat Akın: Hadi bu kadar kötü bir kadro çıkartın ve ağzının payını aldın, maç 1-0. Baba bir şey yap artık ya, yani bir oyunu artık değiştir, bir Kerem'i çıkart, bir şey yap. Yani Kerem bugün sahada yok. Arda Güler bugün sahada yok. Arda Güler hani tamam, yıldızımız eyvallah da bu maçlarda çıkması lazım yıldızlar. Arda Güler çok yıldız olmaya çalışıyor. Yani her topu ben vurayım, her topa şut çekeyim, her top işte 90'a girsin. Öyle bir futbol yok benim kendi kanaatimce. Bir Kenan Yıldız girdikten sonra sol kanat hareketlendi, oradan birebir eksiltmeler gelince biz bir şeyler yapmaya çalıştık. Onun haricinde ben anlamadım yani. Bu kadar pasif, bu kadar böyle çekimser oynayan bir milli takım görmedim yani. Burada Dünya Kupası abi, 24 sene sonra gelmişiz. Yani Avustralya, kimse kusura bakmasın da Avustralya'nın kadro değeri nedir yani? Ama işte olay star olmakla olmuyor abi bu artık futbolda. Futbolda artık makas o kadar daralmış ki sen Real Madrid'de oynasan, işte Inter'de oynasan, Juventus'ta orada burada oynasan işte geliyor Avustralya. Kim var Avustralya'da? Boss herhalde, Feyenoord'da falan birkaç oyuncu. Ya toplam değeri bilmiyorum yani o kadar ama enteresan bir hazırlık geçirmişler. Enteresan bir şekilde Türkiye, Türkiye milli takımı çalışmışlar ve enteresan bir şekilde de işlemişler ve sonuca ulaşmışlar. Bizde Montella dışarıda takılıyor baba ya. Yani bilmiyorum abi siz ne diyorsunuz? Yorumlarınızı da merak ediyorum. Süper chatten de hepsini alacağım. Yani Montella, şimdi diyeceğiz ki Montella yazın abi. Yani Montella yazsan olur mu bu saatten sonra? Ya şuraya, şu kadroya yazık günah. Anladın mı? Dünya Kupası 24 sene sonra gelmişsin, yeneceksin abi sen. Avustralya'yı biz yenemiyorsak biz kimi yeneceğiz yani? Anladın mı? Hani bizim tek bir şansımız var, tamam mı? Biz bir dahaki maç Amerika ile oynamıyoruz. Yani Amerika ile oynasaydık Amerika bizi yenerdi, tamam mı? Mecbur yenmesi gerektiği için yenerdi. Biz gruptan çıkamazdık. Paraguay yenersek Amerika da Avustralya'yı yener bence muhtemelen. Orada belki biraz daha bir rahat maç geçebilir diye düşünüyorum. Hani böyle tek kafamdaki kurgu o. Ama onun haricinde bu performansla biz hiç kimseyi yenemeyiz. Paraguay'ı falan da yenemeyiz yani. Hani burada ciddi bir artış lazım. Ama işte ben birazcık tabii ki futbola bakış açım farklı bir taraftan baktığım için, yani sizten daha iyi futbolu biliyorum anlamında değil bu ama hani işte Romanya maçları, şu bu falan, onlar birazcık bizi böyle bir kandırdı yani. Dünya Kupası'na gitmek tabii ki çok büyük bir başarı ama bizim zaten sürekli gitmemiz lazım. Ama o maçlarda da çok çok iyi değildik ama kazanmasını bildik. Ama artık Dünya Kupası'nda savaşan, koşan, mücadele eden, yani bugün Brezilya maçını da seyretmişsinizdir. Hani bir sürü maçlar var. Bu akşam da çok enteresan maçlar var. Hollanda, Japonya maçını merak ediyorum. Almanlar bir gün oynuyor. Yani sonuçta mücadele etmek lazım. Yani burada öyle işte iki pas yapayım, iki alver yapayım, iki çalım atayım. Yani bizde.

Galatasarayultrataraftar

82,399 次观看 • 2 个月前

"Tek bir amacım var: Haysiyetli ve onurlu bir yaşam!" Gözaltına alınan DGD Sen Başkanı Neslihan Acar (Neslihan Acar) "Ya Onurlu Bir Yaşam Ya Da Ölüm: Seçenek Bizim!" ​Bir şansımız var arkadaşlar! Bizi kuşatan bu alçaklığa, bu onursuz ve haysiyetsiz yaşama karşı bir seçeneğimiz var. Eğer bugün ayağa kalkmazsan, yaşayacağın şey zaten ölümdür. Çoluğunu, çocuğunu bu fabrikalarda bitirecekler, biliyorsunuz. Onlar da biliyor; bu düzenin böyle gitmeyeceğinden korkuyorlar. Bütün korkuları bu! ​Nizamlarını buna göre kuruyorlar; sendikaları buna göre dizayn ediyorlar, partileri ve örgütleri buna göre hizalıyorlar. Akıllara tek bir soru işareti takılmasın diye her birimi hücre hücre organize ediyorlar. Ama unuttukları bir şey var: Biz direniyoruz! ​"Para Değil, Haysiyet İstiyoruz!" ​Bir haftadır bizim neyimizi tartışıyorlar? Bu benim şahsi kaderim değil, hepimizin kaderi. Tek bir amacım var: Haysiyetli ve onurlu bir yaşam! Diğer türlüsü zaten her gün canımızdan olmak demek. Parada pulda gözümüz yok bizim; ben her gün insan olduğumu hissetmek istiyorum! ​Ben, Ayşe Abla ağlamasın istiyorum. Yetmiş yaşında yüzlerce kadın bu fabrikalarda aynı zulmü yaşıyor. Özgür Tort gelsin de Ayşe’nin gözünün içine baksın! Gelsin, kirasını ödeyemeyen o insanın halini görsün. Mehmet Abi’nin ekmeğini nasıl zor bulduğunu ben biliyorum; biz yıllardır birlikte direniyoruz, kardeşçe yaşıyoruz. ​"Bizim Aklımızla Dalga Geçmeyin!" ​Bunlar zannediyor ki biz bir rolün içindeyiz. Sanıyorlar ki bu insanları biz ikna edip buraya getiriyoruz. Ne yani; bu insanların aklı yok mu, fikri yok mu? Günde 17-18 saat çalışan bu insanlar nasıl olur da ayağa kalkar diye şaşırıyorlar. Herkesi kendileri gibi "filmde" sanıyorlar. ​Bize gelmiş, "Atılanları konuşalım" diyorlar. Hayır, konuşmuyoruz! Hak yoksa barış da yok! Diğer depolara yüzde elli zam yapıyorsun, sonra da "41 bin lira maaş alıyorlar" diye yalan söylüyorsun. Özgür Tort, sen bizimle dalga mı geçiyorsun? 41 bin lira nedir? Ne anlatıyorsun sen bize? ​Boyun Eğmeyeceğiz! ​İşçilere sesleniyorum: Tek çıkar yolumuz eylem hakkımızdır! Ne dedikleri umurumuzda bile değil! Bu alçaklığa karşı makul bir süreç falan beklemeyeceğiz. Hakkımız olanı alana kadar durmayacağız!" Migros Depo İşçileri, Migros patronu Tuncay Özilhan'ın villasının önünde TERS KELEPÇEYLE GÖZALTINA ALINDI Migros’ta binlerce depo işçisi, sendikaları (DGD-SEN) öncülüğünde 14 gündür hakları için direniyor. #MigrosİscisindenTarafım

Fatoş Erdoğan

42,355 次观看 • 6 个月前

Gizem Karaca, annelik psikopatlık vloguna gelen yorumlara cevap verdi: 💧 Dün paylaştığım konuşmam var ya, böyle sizlerle ara sıra dertleşiyorum ya, uzun uzun vakit bulduğumda... 💧 Ya bazı yorumlar gördüm. 💧 Normalde hiç takılmam. 💧 Ama böyle bu yorumu yapan da bir anne, o yüzden bir garip geldi. 💧 Böyle sanki dünyadaki tek anne sensin, işte abart falan yazanlar olmuş. 💧 Ve evet abi, dünyadaki tek anne benim. 💧 Ama bana göre öyle. 💧 Senin için de öyle olmalı bence. 💧 Ve benim bunu abartmakta özgürlüğüm var. 💧 Kimse kimsenin özgürlüğüne karışamaz ya. 💧 Ayrıca bence abartmıyorum. 💧 Yani bence senin abartmaman hata. 💧 Çünkü annelik gerçekten abartılacak bir şey. 💧 Yani bugün ilk defa, bakın ilk ilk defa, düşünün, yaz şu an 12 aylık, bir yaş 3 haftalık falan olmuştur. 💧 İlk defa, Kemal'le birlikte, bensiz, tek başına bir yere gönderdim. 💧 Kemal için de ilk, benim için de ilk. 💧 Ve böyle son birkaç gündür artık üstüme üstüme geliyor günler. 💧 Çünkü artık iyice şey modundayız. 💧 Çünkü bacağı böyle falan modundayız ve o da fark etti. 💧 Tamam dedi ben alıyorum. 💧 Bu arada fazla bir şey değil, 1,5 saattir yoklar ve ben de biraz atölyeye girdim çünkü çamura dokunmak çok iyi geliyor. 💧 Neyse demem o ki, bence herkes abartmalı çünkü kimse kimsenin abartısına karışamaz abi. 💧 Annelik abartılacak bir şey o içsel savaş, o içsel dünya. 💧 Evet yani, ben abartırım, belki sana göre normal, senin nasıl baktığına göre, yani eğer sana aşırı kolay geliyorsa, süper, mükemmel. 💧 Bana kolay gelmiyor açıkçası, beni beni bir noktada artık yoruyor, daha doğrusu şu yoruyor. 💧 Bunu fark ettim. 💧 Ben doğduğumdan beri tek başıma hiçbir şey yapmadım, yani birkaç kere spora gittim, o da yine eşimle birlikte. 💧 Tek başıma bayağıdır bir şey yapmıyorum. 💧 Yani hani, bu evde tek başıma salonda oturmak bile olsun. 💧 Çünkü sonuçta ortamda bir bebek var ve bu sayılmıyor bence. 💧 Hani evin bir yerinde kaçtığında, eğer biri oynuyorsa ve bebişle ilgileniyorsa, yine bir yere kaçıp kahve içtiğinde de bu sayılmıyor. 💧 Bunu insanlar anlayamıyor, bunu özellikle kızlar beni anlayacaklar. 💧 Bunu özellikle babalar da anlamıyor. 💧 Mesela sen, onsuz olmak istemiyor değilsin, ama biri keşke, ya tamam hadi bizi aldık, çıktık. 💧 Ya onu gördüğünde, onu duyduğunda sen onun, yani dinlenemiyorsun. 💧 Zaten o hiçbir şekilde deşarj olamıyorsun. 💧 Ve bunu galiba birazcık babaların anlamaları gerekiyor. 💧 Sağ olsun, Kemal bugün anladı ve tamam dedi, ben onu biraz götürüyorum, sen me time'ını yap dedi. 💧 Oluyor arkadaşlar, normal. 💧 Yani insanım, insanız ve yorulmakta, söylenmekte, abartmakta özgürsünüz ve haklısınız. 💧 Ben şimdi anlıyorum. 💧 Yani, gerçekten şimdi anlıyorum. 💧 Muhtemelen şunu da diyenler olacak, hani gelecekteki bana sesleniyorum, muhtemelen şunu da diyeceğim, affizem bir yaş çok kolaymış falan. 💧 Sen şimdi bir de iki'yi gör. 💧 Hani bir de hep bu var ya. 💧 Sen bir de iki'yi gör, sen bir de üç'ü gör. 💧 Ya haklısınız evet. 💧 Ben de şu an yeni doğuran arkadaşlarıma... 💧 Ay ne güzel şimdi sessiz sessiz duruyor falan diyor. 💧 Ama herkesin bebişi aynı değil. 💧 Bizimki mesela sessiz sessiz durmuyordu, koyamıyordum ben bir yere, sürekli taşıyorduk yani. 💧 Ya da bir yerde oturuyorsak kucağımızda tutuyorduk. 💧 Öyleydi, doğduğundan itibaren öyleydi, yani benim yaptığım bir şey de değil. 💧 Neyse. 💧 Neyse, şimdi de çok iyi. 💧 Hiç full yerde koşarak takılmak istiyor, o da güzel bir şey. 💧 Bunda da sadece birazcık birkaç kişinin el atması gerekiyor enerji anlamında çünkü bir noktada tükenebiliyorsun. 💧 Neyse. 💧 Enerjisi bana çekmiş. 💧 Birkaç yıl sonra birlikte dans edeceğiz.

BUZZ medya

35,544 次观看 • 1 个月前