Video wird geladen...

Video konnte nicht geladen werden

Zur Startseite

🔴 MHP lideri Devlet Bahçeli: ▪️ Ben bir bozkurtum. Ecel aman verdiği müddetçe bozkurt olacağım, öyle de göçüp gideceğim ▪️ (Terörsüz Türkiye) Son yüzyıl içinde yakaladığımız bugünkü tarihi fırsatı elimizden kaçıramayız, israf edemeyiz.

29,207 Aufrufe • vor 8 Monaten •via X (Twitter)

0 Kommentare

Keine Kommentare verfügbar

Kommentare vom Original-Post werden hier angezeigt

Ähnliche Videos

🔴 7 Hafta Sonra Ankara, NATO Tarihinin En Sembolik Zirvesine Ev Sahipliği Yapıyor. Kimse Konuşmuyor. Erdoğan dün Belçika Kraliçesi'ne tek bir tarih söyledi: 7-8 Temmuz 2026. NATO Liderler Zirvesi Ankara'da yapılacak. Türk medyası bu cümleyi haberin sonuna sıkıştırdı. Oysa altı ay önce olsa manşetlere taşıyacak bir hamleydi. ▫️ Çünkü bu sıradan bir ev sahipliği değil. NATO tarihinde bir ilk. ▪️ Son 25 yılın zirve ev sahipleri: Washington, Lizbon, Chicago, Newport, Varşova, Brüksel, Londra, Madrid, Vilnius, Washington, Lahey. Hepsi kurucu üye, hepsi Batı'nın çekirdek başkenti. ▪️ Türkiye, 1952'de NATO'ya katılan ilk Müslüman çoğunluklu ülke. Ankara, ittifakın 76 yıllık tarihinde zirveye ev sahipliği yapacak ilk Müslüman çoğunluklu başkent olacak. ▪️ Zirveye 32 ülke lideri katılacak. Trump, Merz, Macron, Starmer, Meloni, Tusk ve diğerleri Ankara'da olacak. ABD'nin Almanya'dan asker çekme tartışmasından, AB savunma fonuna, Doğu Akdeniz'den Yıldırımhan'a kadar her dosya bu zirvede masada olacak. ▫️ Tarih ve sembolizm üst üste binmiş durumda. ▪️ Bir: 1952'de Türkiye NATO'ya "Soğuk Savaş'ın güney kalkanı" olarak alındı. Türkiye 70 yıl boyunca "korunan" pozisyonundaydı. 2026'da koruyan pozisyonuna geçiyor. ▪️ İki: Zirve, Trump'ın "müttefiklik şartlı hale geldi" doktrinini ilan ettiği dönemde yapılıyor. Ankara, ittifakın geleceğinin tartışıldığı masaya ev sahipliği yapan ülke olacak. ▪️ Üç: Zirvede Türkiye yeni bir Akdeniz güvenlik mimarisi önerebilir. Mavi Vatan yasası, Belçika ziyareti ve Yıldırımhan'ın açıklanma sırası bu öneriye zemin hazırlıyor. ▫️ Belçika Kraliçesi'nin ziyareti tesadüf değil. NATO ev sahipliğinin yedi hafta öncesi. ▪️ Almanya Savunma Bakanı Pistorius'un "Avrupa kendi güvenliğini kurmalı" cümlesi tesadüf değil. Türkiye'nin masada olacağı bir zirveden önce söylenmiş bir hazırlık cümlesi. ▪️ Mısır basınında "Yıldırımhan, Müslümanların onur kaynağı" başlığı tesadüf değil. NATO Zirvesi'nde Türkiye'nin Müslüman dünyaya sözcülük yapma pozisyonuna hazırlık. ▫️ Yedi hafta sonra Ankara'da bir zirve değil, bir devir teslim yaşanacak. ▪️ NATO tarihinde ilk kez ittifakın "yeni dengeleyici" gücü olarak Türkiye'nin sunulduğu bir zirve hazırlanıyor. Brüksel okuyor, Washington izliyor, Moskova ve Pekin not ediyor. ▫️ Bir başkentin ittifaka 74 yıl boyunca verdiği hizmet, 7-8 Temmuz 2026'da tanınmış olacak. ▪️ Ankara artık ittifakın güney kalkanı değil. İttifakın yeni merkezi. ▫️ Bu görüşü sadece biz söylemiyoruz. ABD'nin en prestijli düşünce kuruluşlarından Atlantic Council, geçtiğimiz hafta "Ankara Zirvesi'ni Başarılı Kılacak 5 Fikir" başlıklı kapsamlı bir analiz yayınladı. Rapora göre zirve, "NATO'nun geleceğini şekillendirecek tarihi bir kırılma anı" olarak tanımlanıyor. ▪️ Atlantic Council'ün analizinden öne çıkan kısımları sizin için aşağıya bıraktık. 👇 #NATO #Türkiye #Diplomasi

Diplomatic War

36,297 Aufrufe • vor 3 Monaten

🔴 Şeyh Said’in Torunundan Tartışma Yaratan Açıklamalar: Öcalan ile Aynı Çizgi İddiası Kürt Kamuoyunda Tepki Topladı PKK’nin medya organı Mezopotamya Ajansı’na konuşan Şeyh Said’in torunu Kasım Fırat, 13 Şubat 1925 Şeyh Said Kıyamı ile 15 Şubat 1999 Abdullah Öcalan’ın yakalanmasını aynı “direniş çizgisi” içinde değerlendiren sözleriyle büyük tartışma yarattı. 🗣️ Kasım Fırat, 15 Şubat’a ilişkin açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “15 Şubat bir direniştir. Bu direniş halen devam ediyor. 13 Şubat ile 15 Şubat arasında bir bağ var. İkisi de aynı zihniyet tarafından saldırıya uğramıştır ve ikisi de geri adım atmamıştır. Şêx Seîd’in son sözleri de bunu gösteriyor. ‘Bizi öldürdünüz ama boyun eğmedik’ demiştir. 13 Şubat ile 15 Şubat aynıdır; ikisinde de inkâr ve imha, ikisinde de direniş vardır.” 📍 Bu sözlerle Şeyh Said kıyamı, açık biçimde Abdullah Öcalan çizgisiyle aynı zeminde gösterildi. Açıklamalar, Kürt kamuoyunda ve toplumsal vicdanda ciddi bir rahatsızlık yarattı. ⚠️ Tepkilerin Odağında Büyük Çelişki Açıklamaların ardından, Öcalan’ın geçmişte Şeyh Said’e yönelik ağır hakaret ve suçlamaları yeniden gündeme geldi. Kamuoyunda “tarihi hafızanın inkârı” olarak yorumlanan bu durum, sert eleştirilerle karşılandı. 📄 Öcalan’ın Şeyh Said hakkında daha önce dile getirdiği ifadelerden bazıları şunlardı: ▪️ “Mustafa Kemal iyi yaptı, Şeyh Said ile Seyit Rıza’yı ezdi; bunlar gerici ve yobazdı.” ▪️ “Şeyh Said Kürtleri yüzyıl geriye çekti.” ▪️ “Şeyh Said bir provokasyonun parçası oldu.” ▪️ “Şeyh Said bu isyana önderlik yapabilecek biri değildir.” ▪️ “Şeyh Said hadisesinin altında İngiliz vardır.” ▪️ “Şeyh Said Kürtleri ateşe attı.” ▪️ “Şeyh Said Kürt ulusal kurtuluşçusu değildi, dini ağırlıklı feodal otonomiciydi.” ▪️ “Bu dini gaflettir… Nakşi ve Alevi gelenekleri uydurmadır.” ▪️ “Şeyh Said’in bazı torunları Judenratlaşmıştır.” ▪️ “Cumhuriyet Şeyh Said isyanını bastırdı ve doğru yaptı.” M. Kasım Fırat Diyadin Firat Ali Sait FIRAT Av. Abdurrahim Fırat mahmut fevzi firat Faysal Fırat M. Sabır FIRAT Mesut Firat Mansur Fırat B@w€® FERAT M.Sait Fırat bahattin fırat Mehdi Navdar FIRAT Ensar FIRAT Kaynak: @moztvmedya

SesliSüreç/ProseyDengdar/VoiceProcess

11,506 Aufrufe • vor 4 Monaten

🔴 Şeyh Said’in Torunundan Tartışma Yaratan Açıklamalar: Öcalan ile Aynı Çizgi İddiası Kürt Kamuoyunda Tepki Topladı PKK’nin medya organı Mezopotamya Ajansı’na konuşan Şeyh Said’in torunu Kasım Fırat, 13 Şubat 1925 Şeyh Said Kıyamı ile 15 Şubat 1999 Abdullah Öcalan’ın yakalanmasını aynı “direniş çizgisi” içinde değerlendiren sözleriyle büyük tartışma yarattı. 🗣️ Kasım Fırat, 15 Şubat’a ilişkin açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “15 Şubat bir direniştir. Bu direniş halen devam ediyor. 13 Şubat ile 15 Şubat arasında bir bağ var. İkisi de aynı zihniyet tarafından saldırıya uğramıştır ve ikisi de geri adım atmamıştır. Şêx Seîd’in son sözleri de bunu gösteriyor. ‘Bizi öldürdünüz ama boyun eğmedik’ demiştir. 13 Şubat ile 15 Şubat aynıdır; ikisinde de inkâr ve imha, ikisinde de direniş vardır.” 📍 Bu sözlerle Şeyh Said kıyamı, açık biçimde Abdullah Öcalan çizgisiyle aynı zeminde gösterildi. Açıklamalar, Kürt kamuoyunda ve toplumsal vicdanda ciddi bir rahatsızlık yarattı. ⚠️ Tepkilerin Odağında Büyük Çelişki Açıklamaların ardından, Öcalan’ın geçmişte Şeyh Said’e yönelik ağır hakaret ve suçlamaları yeniden gündeme geldi. Kamuoyunda “tarihi hafızanın inkârı” olarak yorumlanan bu durum, sert eleştirilerle karşılandı. 📄 Öcalan’ın Şeyh Said hakkında daha önce dile getirdiği ifadelerden bazıları şunlardı: ▪️ “Mustafa Kemal iyi yaptı, Şeyh Said ile Seyit Rıza’yı ezdi; bunlar gerici ve yobazdı.” ▪️ “Şeyh Said Kürtleri yüzyıl geriye çekti.” ▪️ “Şeyh Said bir provokasyonun parçası oldu.” ▪️ “Şeyh Said bu isyana önderlik yapabilecek biri değildir.” ▪️ “Şeyh Said hadisesinin altında İngiliz vardır.” ▪️ “Şeyh Said Kürtleri ateşe attı.” ▪️ “Şeyh Said Kürt ulusal kurtuluşçusu değildi, dini ağırlıklı feodal otonomiciydi.” ▪️ “Bu dini gaflettir… Nakşi ve Alevi gelenekleri uydurmadır.” ▪️ “Şeyh Said’in bazı torunları Judenratlaşmıştır.” ▪️ “Cumhuriyet Şeyh Said isyanını bastırdı ve doğru yaptı.” M. Kasım Fırat Diyadin Firat Ali Sait FIRAT Av. Abdurrahim Fırat mahmut fevzi firat Faysal Fırat M. Sabır FIRAT Mesut Firat Mansur Fırat B@w€® FERAT M.Sait Fırat bahattin fırat Mehdi Navdar FIRAT Ensar FIRAT Kaynak: @moztvmedya

SESLİ HABER

14,887 Aufrufe • vor 5 Monaten

🔴 Mavi Vatan Yasası'nın Arkasındaki Sıralamayı Kimse Fark Etmedi. Türk medyası 4 gündür yasanın maddelerini tartışıyor. Yunanistan basını "casus belli" diyor. Avrupa Parlamentosu yaptırım talep ediyor. Ama hiç kimse şu sıralamaya bakmıyor: ▫️ 3 tarih, 3 hamle, 10 günlük pencere. ▪️ 1 Mayıs 2026 — Türkiye Yıldırımhan ICBM'i resmi olarak açıkladı. Dünyada nükleer eşik ülkesi statüsünden bir adım öncesi pozisyona oturdu. ▪️ 2 Mayıs 2026 — ABD, Almanya'daki 5.000 askerini geri çekme kararını açıkladı. Trump aynı hafta "İtalya ve İspanya'dan da çıkarız" dedi. NATO'nun güney kanadında ABD garantörlüğü ilk kez böyle açık sorgulandı. ▪️ 10 Mayıs 2026 — Mavi Vatan yasası Milliyet manşetiyle kamuoyuna açıldı. 44 yıl sonra ilk kapsamlı deniz yetki alanları düzenlemesi. Cumhurbaşkanı'na "Özel Statülü Deniz" ilan yetkisi. ▫️ Bu üç olay arka arkaya yaşanmadı. Birbirine bağlı şekilde planlandı. ▪️ Birinci hamle caydırıcılığı resmileştirdi. İkinci hamle bölgede güç boşluğu yarattı. Üçüncü hamle bu boşluğu yasal zeminle doldurdu. ▫️ Bunun adı sıradan bir yasa değil. Doktrin uygulaması. ▪️ Mavi Vatan'ın fikir babası emekli Amiral Cem Gürdeniz 2006'da bir cümle söylemişti: "Türkiye kıyısı olan bir ülke değil, denizleri olan bir ülkedir." 20 yıl boyunca bu cümle bir akademik tezdi. Şimdi yasa maddesi haline geliyor. ▪️ Doktrinin diğer mimarı Amiral Cihat Yaycı 2020'de görevden alınmıştı. Son aylarda farklı kanallardan ismi yeniden konuşuluyor. Yasanın taslağında onun ekolünün izleri var. ▫️ Asıl mesaj şudur: Türkiye Akdeniz'de Yunanistan ile değil, NATO'nun çöken dengesiyle uğraşıyor. ▪️ ABD garantörlüğü zayıflıyor. AB savunma fonu 2027'de açılıyor. Fransa Larnaka'da üs kurdu. İsrail Güney Kıbrıs'a silah satıyor. Bu boşluğun her metresi bir aktör tarafından dolduruluyor. ▪️ Türkiye'nin cevabı: ben de doldururum, ama yasayla. ▫️ Yıldırımhan caydırıcılıktı. Mavi Vatan egemenlik. Sıradaki adım ne? ▪️ Cevap büyük ihtimalle 2027 NATO Zirvesi'nde Türkiye'nin önereceği yeni bir Akdeniz güvenlik mimarisi olacak. Bu mimaride Yunanistan, Kıbrıs ve Fransa "üye" değil "muhatap" olacak. ▫️ Bir yasa çıktı diye konuşmuyoruz. Türkiye'nin 21. yüzyıl deniz doktrini resmen başladı. #MaviVatan #DoğuAkdeniz

Diplomatic War

120,886 Aufrufe • vor 3 Monaten

Sabahattin Önkibar, Erdoğan ile Bahçeli arasındaki sürpriz görüşmenin perde arkasıyla ilgili çarpıcı iddialarda bulundu: “Önceki akşam beklenmedik bir şey yaşandı. Emniyet Genel Müdürü, Ankara Valisi ve Ankara Emniyet Müdürü görevden alındı. Bu üç isimden ikisi MHP’ye yakın bilinen isimler. Bu itibarla hadiseyi Mülkiye ve Emniyetteki MHP’lileri eleme olarak yorumlayanlar var. Ankara önemli. Zira MHP aleyhinde yaşanan pek çok yaralamalı olay polis kayıtlarına bile girmedi. MHP’li İzzet Ulvi Yönter ve Devlet Bahçeli’nin danışmanı olan Eyüp Yıldız taraftarları arasında silahlı çatışmalarda Yıldız’ın oğlunun yaralanmasına rağmen olay yok sayıldı. Evet. Sadece Sinan Ateş olayında değil pek çok hadisede MHP korundu, kollandı. Dahası mafya lideri Ayhan Bora Kaplan’ın üstüne gerektiği gibi gidilmedi. Pek çok gelişme sonrası saray istihbarat raporları doğrultusunda düğmeye basmış. Daha önce de aktarmıştım. Bu şekilde Sinan Ateş ve benzeri saldırıların üstüne gidilecek. Keza Ülkü Ocakları’na da dokunulacak. Dünkü Erdoğan Bahçeli buluşmasının konularından biri buydu. Dinlediğime göre Tayyip Erdoğan, MHP Genel Başkanına elindeki kamuoyu araştırmalarını gösterip seçim öncesi adaletsizlik algısını yıkmak zorunda olduklarını söylemiş. Bahçeli’nin buna tepkisi de olumlu olmuş ki tersi zaten düşünülemez. Görüşme gündemi bağlamında bir başka iddia Süleyman Soylu’ya dokunulması yani yargıya sevk edilmesi. Soylu’da birkaç gündür böyle bir panik söz konusu. Öyle ki iki gün önce Devlet Bahçeli’nin mecliste yaptığı sıradan salı konuşmasına adeta destan yakıştırmasını yaptı ki amacı genel başkandan destek almaktı. Yine aynı Soylu mecliste kendine Gülistan Doku olayını soran gazeteciye fiili müdahalede bulundu itti. Erdoğan Bahçeli görüşmesinin ikinci başlığı ise PKK ile başlatılan sözde terörsüz Türkiye sürecindeki yeni yol haritasıydı. Cumhurbaşkanı bu başlıkta da MHP Genel Başkanıyla bazı bilgileri paylaşmış. Bu konuda durum PKK büyük baronu lideri Murat Karayılan’ın ifadesiyle dondurulmuş durumda. Yani beklenme söz konusu. Abdullah Öcalan’la bir aydan fazla zaman oldu. Temas kurulmadı. Yine atılan fiili bir adım da yok. İktidarın tek hesabı APO ve PKK’dan seçimde yararlanmak, saray yaptırdığı araştırmalarla getirileri, götürüleri görüyor, karşılaştırmalar yapıyor. Çıkarı yani oy getirisi nerede yüksek olursa ona göre tavır alacak, ona göre hareket edecek. Evet, hadise tamamen oya sandığa endeksli. PKK ile APO da bunu biliyor. Lakin onlar da selden kütük kapma yani seçimden yararlanma hesabındalar. Bahçeli bu süreçte adeta görev icra ediyor ve bu aralar suskun. Evet. Kimse İmralı’ya gitmezse ben gideceğim diyen MHP Genel Başkanı 30 gün geçti oralı değil.”

🎙️ Muhbir

265,371 Aufrufe • vor 3 Monaten

Son Dakika Sayın Ahmet Türk, iyi dinle Bir Kürt olarak Kürt kardeşlerimizin Türk Kardeşlerimizin canı sağ olsun istiyoruz. Demem o ki Ayrımcılık yapmak isteyene net cevabımız”dır canı cehenneme. Yapmış olduğunuz açıklamalara istinaden ben de bir Kürt olarak düşüncelerimi ifade etmek istiyorum. Benim istediğim şey çok nettir: Türkiye Cumhuriyeti’nde huzur, refah, kardeşlik ve terörsüz bir gelecek istiyorum. Terörsüz Türkiye, terörsüz bölge ve terörün gölgesinin olmadığı bir yaşam istiyorum. Sayın Ahmet Türk, Terör örgütü PKK’nın olmadığı her yerde huzur vardır, güven vardır, kardeşlik vardır, kalkınma vardır. İnsanlar korkmadan yaşar, çocuklar umutla büyür, esnaf huzur içinde çalışır, millet geleceğe güvenle bakar. Bunu en iyi bilenlerden biri de sizsiniz. Ben bir Kürt olarak çok şükür kimliğimden de, devletimden de gurur duyuyorum. Bizim devletimiz Türkiye Cumhuriyeti Devleti’dir. Biz bu devletin eşit ve onurlu vatandaşları olarak yaşamaktayız. Mardin, Şırnak, Hakkâri, Diyarbakır, Van ve diğer illerimizin tamamı Türkiye Cumhuriyeti’nin ayrılmaz parçalarıdır. Bu toprakların her karışı aziz vatan toprağıdır. Bu coğrafyada “Kürdistan” adıyla bir devlet veya bölge yoktur. Biz Kürtler ile Türkler yüzyıllardır aynı bayrak altında yaşamış, aynı ezanı dinlemiş, aynı kıbleye yönelmiş, aynı vatan uğruna omuz omuza mücadele etmiş kardeş bir milletiz. Bizim gücümüz birliktedir. Bizim gücümüz kardeşliktedir. Bizim gücümüz ay yıldızlı al bayraktadır. Kürt ile Türk’ün arasına fitne sokmak isteyenler bugüne kadar başarılı olamadılar, bundan sonra da olamayacaklardır. Rabbim devletimizi, milletimizi, güvenlik güçlerimizi ve aziz vatanımızı korusun. Ne mutlu Kürt doğdum. Ne mutlu Müslüman oldum. Ne mutlu Türküm diyene. Recep Tayyip Erdoğan Devlet Bahçeli Mustafa ÇİFTÇİ Akın Gürlek Hakan Fidan Dr. M. Hidayet VAHAPOĞLU 🇹🇷 MHP T.C. Jandarma Gn. K TSK T.C. Sahil Güvenlik Komutanlığı Numan Kurtulmuş Bülent TURAN Prof. Dr. Kemal Memişoğlu Ali Yerlikaya Ali Fidan CZR HBR Habertürk TRT HABER Mustafa Destici ABBAS GÜNDÜZ 🇹🇷 Saygılarımla, ABDURRAHİM AVCIOĞLU 🇹🇷

Abdurrahim Avcıoğlu

12,703 Aufrufe • vor 1 Monat

Bahçeli'e soruyorum, terörist başı Öcalan sizden PKK’yı dağıtmak için ne istedi, siz ne verdiniz? MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli bugün MHP Grup Toplantısında yaptığı konuşmada terör örgütü elebaşısı Abdullah Öcalan’ın umut hakkı çerçevesinde affını istemiş ve TBMM’de DEM grubuna hitap ederek PKK’nın lağv edilmesini istemesini tekrar gündeme getirmiştir. Bahçeli, Abdullah Öcalan’ın serbest kalması için çalışmaktadır. Türkiye Yüzyılı, süper güç, gibi süslü lafların arkasına saklanarak terör örgütü elebaşısı Öcalan’ı İmralı’dan çıkarmak için mücadele etmektedir. Bahçeli, ‘Tabular kalktıkça, ezberler bozuldukça statüko delindikçe, insanlar birbirine dürüst davrandıkça içlerinden geçeni özgürce söyledikçe bir anlaşma ve mutabakat noktasından diğerine küçük adımlar ile ilerlemek daha kolaydır.’ Diyerek açıkça Öcalan ve PKK terör örgütü ile müzakereleri savunmaktadır. Öcalan’a umut hakkı vermek, Türk Milletinin gelecek umudunu elinden almaktır. Öcalan’a umut hakkı vermek binlerce asker, polis, jandarma, öğretmen, savcı, hakim, korucu şehidinin ailelerinin adalet umudunu ellerinden almaktır. Öcalan’a umut hakkı vermek, bacağını, kolunu gözünü bazen hepsini kaybetmiş şehitlerimizin gazilerimizin adalet umutlarını ellerinden almaktır. Bahçeli Türk Milletini Öcalan’ın serbest bırakılmasının ile terörün biteceği konusunda aldatmaktadır. Öcalan’ı ‘TBMM’ye gelse ve PKK’yı lağvettim, terörü lanetliyorum’ dese de PKK içinde birçok grup bu açıklamayı reddedecek, PYD Suriye’de, PJAK İran’da varlığını ve terör eylemlerini sürdürecek, Türkiye için tehdit olmaya devam edecektir. Devlet Bahçeli, terörist başının ‘TBMM DEM parti grubuna gelmesine itiraz ediyor da İmralı’da kalmasına niye tepki göstermiyor? Bu ne yaman çelişkidir’ diyor. İnanılır gibi değil. TBMM Gazi, İstiklal Harbi vermiş milli mabettir. İmralı ise Türk adaletinin terörist başını yolladığı hapishane. Nasıl bir akıl bahçelinin söylediğini söyleyebilir. Bunu Türk Milletinin sağ duyusuna bırakıyorum. Öcalan’ı TBMM’de konuşmaya davet etmek, Türkiye Cumhuriyeti’ni terör örgütü karşısında mağlup etmek demektir. Bahçeli, Atatürk’ün Şeyh Sait’i TBMM’de konuşmaya davet ettiğini duymuş mu? Bahçeli, Atatürk’ün Seyyit Rıza’yı TBMM’de konuşma yapmaya davet ettiğini duymuş mu? Türk Milleti hiç böyle rezil bir teklif ile karşı karşıya gelmedi. Bahçeli, ‘Zaman Türk ve Türkiye yüzyılı zamanıdır’ diyor. Biz de Bahçeli’ ye soruyoruz, Türk ve Türkiye yüzyılını Öcalan’ı TBMM de konuşturarak mı kuracaksınız? Bahçeli, ‘Osmanlı İmparatorluğu yerel kültürleri ve etnik toplulukları bünyesinde nasıl bir arada tutup barış ve sükunet ortamına tesis etmişse, ecdadımızın ayak izlerini takip ederek Türk barışı devrinde aynısını yaşatabilecektir ’diyor. Türkiye Cumhuriyeti milli-üniter-laik devletinin 101. yılında Bahçeli’nin kafasında gelmiş olduğu yer burası mıdır? Üstelik Osmanlı yerel kültür ve etnik toplulukları bünyesinde tutamadığı için parçalanmıştır Şimdi, Türk Milleti önünde ve Türk tarihi önünde Devlet Bahçeli’ye şu soruları soruyorum: Mayıs 2023 de ‘önümüzdeki günlerde çok şey değişecek, inşallah Türkiye değişmez’ dediniz. Türkiye’yi nasıl bir badireye sürükleyeceksiniz ki inşallah Türkiye değişmez diyorsunuz? Yapacaklarınız Türkiye’nin parçalanmasına neden olabilir mi? Mayıs 2024’te TBMM’de ‘Türkiye Milleti’ dediniz. Milletimizin adını bu şekilde mi değiştireceksiniz? Öcalan sizden PKK’yı dağıtmak için ne istedi, siz ne verdiniz? Osmanlı Devleti’nin verdiği hakları mevcut Anayasamızın ilk dört maddesini değiştirmeden nasıl vereceksiniz? Erdoğan ve Bahçeli’nin temel amacı Erdoğan’ın ölene değin cumhurbaşkanlığı yapacak bir düzenleme için Türk Devleti ve Türk Milletini bir tehdit ile karşı karşıya getiriyorlar. Bahçeli basın toplantısında ‘Sefaletin doruk noktası bir başkasının iradesine bağımlı olmaktır.’ diyor. Evet, gerçekten de bu sefaletin doruk noktasıdır. Son olarak size İmralı’da ilçe başkanlığı açmanızı öneririm. Bir oy bir oydur. Türk milliyetçilerinden alamadığınız oyu Öcalan’dan alın.

Ümit Özdağ

518,515 Aufrufe • vor 1 Jahr

Ceyhun Bozkurt’tan Orkun Özeller’e Şok Soru: “15 Temmuz’da Hangi Safta Yer Aldın?” Gazeteci ve stratejist yazar Ceyhun Bozkurt, son dönemde MHP lideri Devlet Bahçeli ve Ülkücü hareket mensuplarına yönelik ağır tahrik ve provokasyon girişimlerinde bulunan Orkun Özeller’e çok sert bir çıkış yaptı. Bozkurt, Özeller’in sürekli geçmişini anlattığını belirterek şu çarpıcı soruyu yöneltti: “Her şeyini anlatıyorsun. Peki neden hiç 15 Temmuz’dan bahsetmiyorsun? Biz her şeyi dinledik ama 15 Temmuz gecesi hangi safta yer aldığını hiç duymadık.” “İYİ Parti’ye Gidişini Eleştirdi” Orkun Özeller’in İYİ Parti saflarına katılmasına da değinen Ceyhun Bozkurt, şu ifadeleri kullandı: “Kurucuları FETÖ ile bağlantılı olduğunu söylediğimiz, elimizde çok sayıda somut veri sunduğumuz halde, kendisi gidip İYİ Parti’de siyaset yapmak istedi.” “Sur’u, İncirlik’i, Kosova’yı Anlattın… Peki Ya 15 Temmuz?” Bozkurt, Özeller’in sık sık Sur’daki mücadelesini, İncirlik’teki görevlerini, Kosova’daki dönemini anlattığını hatırlatarak şöyle devam etti: “Kahraman mıydı, değildi mi, doğrudur, yanlıştır… Bunları tartışmıyorum. Ama asıl mesele şu: Neden 15 Temmuz gecesinde nerede durduğunu hiç anlatmıyorsun? Biz her şeyi dinledik, ama 15 Temmuz’da hangi safta olduğunu öğrenemedik. Ben de bu nedenle bunu sormak zorunda kaldım.”

Kulis Bilgi

178,722 Aufrufe • vor 10 Monaten

Kimse bana gelip de “Sen Sayın Ali Yerlikaya’nın adamısın” demesin! Ben onun adamı değilim… Kardeşiyim, kardeşi! Biz Sayın Ali Yerlikaya’yı koltuk için sevmedik! Makam için hiç sevmedik! Biz onu Allah için sevdik, adamlığı için sevdik! 30 yıldır tanırım! Tam 30 yıl… Bir gün çıkıp da “şu işimi hallet” demedim, demem! Çünkü onun kapısı torpile değil, hakka açıktır! Allah devletimize zeval vermesin! Polisimizin, askerimizin sonuna kadar arkasındayız! Kim devletine laf ederse, kim iftira atarsa karşısında bizi bulur! Buradan açık açık söylüyorum: Zihni Çakır… Zihni Çakır Sen Ali Yerlikaya’yı tanımıyorsun! Tanısaydın böyle konuşamazdın! Bak sana anlatayım: valilik yaptığı yerler. Şırnak’ta görev yaptı, Ağrı’da görev yaptı, Gaziantep’te, Tekirdağ’da, İstanbul’da görev yaptı! Bu milletin her köşesinde iz bırakmış bir devlet adamından bahsediyoruz! Sen kalkıp böyle bir isme iftira atacaksın, öyle mi? Yok öyle yağma! Buna asla izin vermeyiz! Ben onu Erzin’den, ilk kaymakam adaylığından beri bilirim! Bir kuruş haram yediğini görmedim! 0,01 TL’ye bile el uzatmaz! Özgür Özel Saraçhane’de konuşma yaptı diye, Bakan oraya gitti diye, alışveriş yaptı diye neyin hesabını soruyorsunuz? Orası Türkiye Cumhuriyeti değil mi? Devletin bakanı halkın içinde olmayacak mı? Bu nasıl bir zihniyet? Bir de utanmadan ima ediyorsunuz! Ben de açık açık soruyorum: Siz kendi hesabınızı verdiniz mi? “Özelden yazarım, içinizden geçerim” diyorsun… Hadi geç! Görelim seni! Biz korkuyu bilmeyiz, diz çökmeyiz! Buradan son kez söylüyorum: Ben Ali Yerlikaya’nın dostuyum, kardeşiyim! Ali Yerlikaya Kim ne derse desin! İtirazı olan varsa… hodri meydan! Biz Recep Tayyip Erdoğan’ın yolundayız! Biz Devlet Bahçeli’nin yanındayız! Recep Tayyip Erdoğan Devlet Bahçeli Bu devlet sahipsiz değildir! Bu millet sahipsiz değildir! Konya’nın iki yiğit evladı: Ali Yerlikaya ve Mustafa Çiftçi İkisi de bu milletin onurudur, gururudur! Mustafa ÇİFTÇİ T.C. İçişleri Bakanlığı İçişleri Bakanlığı makamına uzanan kirli dillere, iftiralara, yalanlara asla boyun eğmeyeceğiz! Son söz: Devlete uzanan el kırılır! İftiranın karşısında dimdik dururuz! Akın Gürlek Saygılarımla, Abdurrahim Avcıoğlu

Abdurrahim Avcıoğlu

39,887 Aufrufe • vor 4 Monaten

MHP lideri Devlet Bahçeli: “Türkiye’nin terörden arınması ve arındırılması beni alakadar etmez diyenlerin alayı birden suikastçıdır. Neymiş, bizi yargılayacaklarmış? Neymiş, bizden hesap soracaklarmış? Neymiş, anayasa ve kanunlara göre suç işliyormuşuz? Siz yargılasanız yargılasanız çantacı pespayeliğinizi ve cukka düşkünlüğünüzü yargılarsınız. Bakınız, şu yaşımda mertçe ve dürüstçe haykırıyorum, yeter ki Türkiye ve Türk milleti barış, huzur ve sükûnet bulsun, yeter ki terör hayatımızdan kalıcı olarak sökülüp atılsın; bizim sonumuz da varsın darağacı olsun. Biz korkuyu korkutalı çok oldu. Bizim sahte korkuluklara eyvallah ettiğimiz de hiç duyulmadı, hiç görülmedi. Kurt izine karışmış çakal izinin sahte meydan okumalarına aldırış etseydik ya ülkümüzden ya da ülkemizden çoktan şüpheye düşerdik. Kurdun takip edeceği yine kurttur, kimin kemik peşinde koşacağının cevabını verecek olanlar da bellidir. Şüphe istisna, güven asıldır. Bizim tarafımız asil Türk milletinin yeridir. Terörsüz Türkiye hedefinin en ciddi muhataplarından birisi İmralı’dır. TBMM’de kurulan “Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi” Komisyonu’nun geçtiğimiz Cuma günü İmralı’ya gitmek üzere nitelikli çoğunlukla aldığı karar, bu karar doğrultusunda MHP, AK Parti ve DEM Parti’den birer milletvekilinin adaya gitmesi tarihi bir gelişmedir. Bu vesileyle Genel Başkan Yardımcımız ve İstanbul Milletvekilimiz Sayın Feti Yıldız ile diğer milletvekillerimize yürekten teşekkür ediyorum. CHP ve komisyonda bulunan diğer partiler İmralı’ya gitmekten sarfınazar etmişler. Varsın etsinler, hiç sorun değil, ondan bundan medet umarak “Terörsüz Türkiye” hedefini takip etmiş olsaydık, onun bunun ağzının içine bakarak izin ve icazet arasaydık böylesi ağır bir sorunu bırakınız konuşmayı, yerimizden bile kıpırdayamazdık. Korkarak yaşayanlar yalnızca hayatı seyreder. Biz seyirci değiliz, hayatın yönünü değiştirme iradesi taşıyan zamanın ve zeminin müşahidi Milliyetçi-Ülkücü Hareketiz Cesaret zafere, kararsızlık tehlikeye, korkaklık felaket götürür.”

serbestiyet

84,945 Aufrufe • vor 8 Monaten

🔴Cihat Yaycı : Ben bunu gerçekten, binlerce yıllık Türk devlet tarihinde ilk defa yaşanan bir olay olarak görüyorum. Devlete başkaldırmış, devlete isyan etmiş, 55.600 kişinin katledilmesi emrini vermiş birinden bahsediyoruz. Onun verdiği emirler ve kurduğu örgüt neticesinde 55.600 vatandaşımız şu veya bu şekilde hayatını kaybetti. Bunun yanı sıra, bu caninin kurduğu örgütle mücadele için trilyonlarca dolar harcandı. 📌Bu örgüt tamamen Siyonist bir örgüttür, bunu çok net bir şekilde ifade etmek gerekir. Bugün PKK, bu caninin ve terörist elebaşının kurduğu bir Siyonist örgüttür. Bunu yalnızca laf olsun diye söylemiyorum. Yurt dışında gerçekleştirdikleri tüm mitinglerde bu örgütün İsrail bayrağı bulunuyor. Daha dün İsrail Başbakanı Netanyahu, Güney Suriye’de bir Dürzi-Kürt otonom yönetimi kuracaklarını ve burayı kendi kontrollerine alacaklarını açıkladı. Suriye'nin güneyinin askerden arındırılarak kendilerine teslim edilmesi gerektiğini, bunun garantörünün de İsrail olacağını belirtti. 📌Bu açıklamalar gösteriyor ki, sözde "Büyük Kürdistan Projesi" aslında "Büyük İsrail Projesi"nin bir parçasıdır. Halkımızın bu gerçeği çok iyi bilmesi gerekiyor. Bu örgütün dinle, imanla hiçbir ilgisi yoktur. Marksist-Leninist ideolojiye sahip bir yapılanmadır. Ne Kur’an’la, ne Müslümanlıkla, ne de başka bir inançla alakası vardır. Tamamen Siyonizme hizmet eden, İslam düşmanı, Türk düşmanı, Türkiye Cumhuriyeti düşmanı ve Osmanlı Devleti’ne de geçmişte düşmanlık etmiş bir yapıdır. 📌Osmanlı’nın son 150 yılında, sözde "Kürt isyanları" adı altında bu tür kalkışmalar zaten vardı. Amaç, devleti bölmekti. 250 yıldır, adı Osmanlı olsun ya da Türkiye Cumhuriyeti olsun, bu toprakları parçalamak için aynı oyunlar oynanıyor. Önceki dönemlerde bu örgütlerin yerinde şeyhler, şıhlar, eşkiyalar ve çeşitli unsurlar vardı. Bunlar, İngiliz ve Siyonist oyunlarının bir parçasıydı. Osmanlı’nın parçalanmasını istediler ki İsrail devleti kurulabilsin, Türkiye Cumhuriyeti parçalanabilsin ki "Büyük İsrail" hayali gerçekleştirilebilsin. Olayın özü budur. 📌Türkiye Cumhuriyeti, bu süreçte binlerce can verdi, kan döktü, trilyonlarca para harcadı. Ancak tüm bunlara rağmen terörle mücadelede büyük bir başarı sağladı. ❗️Bugün “terörsüz bir Türkiye” zaten var. O zaman "Terörsüz Türkiye" sloganı ise yanlış bir ifadedir. İktidar, terörü bitirdiğini ifade ederken neden "Terörsüz Türkiye" diye bir slogan kullanılıyor? Eğer terör bitti deniliyorsa, bu söylem kendi kendini inkâr etmektir. 📌Daha dün Malatya’daydım. Ne terör var, ne başka bir şey. Elazığlıyım, Diyarbakır’a gitmek artık sorun değil. Türkiye’nin her yerinde devlet otoritesi tam anlamıyla sağlanmış durumda. Peki, bu durumda 26 yıldır hapiste tutulan, millet düşmanı, devlet düşmanı ve Siyonist örgüt lideri olan birine neden hala bir anlam atfediliyor? Onunla neden görüşmeler yapılıyor? 📌Bugün onun için Van ve Diyarbakır’da dev ekranlar kurulacağı, paylaşımlar yapılacağı söyleniyor. Bu çok üzücü bir durumdur. Gerçekten akıl tutulması yaşıyoruz. Türkiye Cumhuriyeti Devleti, terör örgütü liderine muhtaç olur mu? Ondan medet umulur mu? 📌Dem Parti gibi yapılar, Türkiye’de ayrıştırıcı bir dil kullanıyor. Mesela "Amed" gibi ifadelerle Diyarbakır’ın adını değiştirme çabasına giriyorlar. Osmanlı döneminde bile buranın adı Diyarbakır’dı, bugün de Diyarbakır’dır. "Amed" nereden çıktı? 📌Daha da vahimi, bu terörist elebaşına "Sayın" denilmesi, onun sözlerinin "Asrın Çağrısı" olarak lanse edilmesi. Türk milleti bunu nasıl kabul edebilir? Şehitlerimizin aileleri, gazilerimiz bunu nasıl kabul edebilir? Türk tarihi bunu nasıl kabul edebilir? 📌Bu, devletin tarihinde hiç olmadığı kadar küçük düşürüldüğü bir durumdur. Osmanlı Devleti bile bu kadar küçük düşürülmemiştir. Bir milletin bağımsızlığı, şehitlerinin kanıyla ve gazilerinin fedakarlıklarıyla korunur. Ancak bugün, bu kadar mücadele verilmiş bir konuda yapılanlar, milletimizin ve devletimizin onurunu zedelemektedir. 📌Yayının tamamının linki aşağıdadır; 👇👇👇

TÜRK DEGS / TURK MAGS

288,622 Aufrufe • vor 1 Jahr

Mhp Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin, Terör Örgütü tüm unsurlarıyla silah bırakmalı ( Suriye kolu dahil ) söyleminden sonra, SDG’nin silah bırakmayacağını beyan etmesiyle betimlenen süreçte, bebek katili Öcalan’ın ayağına MHP’li üyeleri göndermemesi gerekir. Teröristbaşı Öcalan’ın muhatabı TBMM’değil MİT’dir. Teröristbaşı Öcalan, yakalandığı dönemde İmralı’da kendisine verilen çorbayı beğenmediği için kendine “hücre hapsi” verilen bir dönemden, TBMM üyelerini muhatap etme dönemi geçişine izin verilmemeli! PKK’nın biz pişman değiliz, Terörsüz Türkiye söylemini kabul etmiyoruz, Onurlu Barış söylemleriyle, Türkiye ile başabaş konumda olduklarını, Komisyonun adını beğendiremedikleri, 30 tane silah yakıp tiyatro sergiledikleri bir süreçte, Türk’ün bağımsız devletinin topraklarında egemenlik haklarımızı çiğnemeye çalışanlara, topraklarımıza göz koymaya çalışanlara, askerlerimizi evlatlarımızı kahpece şehit edenlere uygulanacak tarife bellidir. Buradan hümanistlik çıkmaz. Ambalaj değiştirip huy değiştirmeyen Kandil’in Meclis şubesi o parti sadece mağduriyetle siyaset yapıyor. Yıllarca bunu hep başardılar. Bölücülükten başka üretebilecek bir argümanları olmadığı için sürekli mağdurlar. Çünkü sahipleri AB-D’ye bir şey satmak zorundalar. Kendi feodal sistemlerine, toprak ağalarına isyan etmeyenler, devlete isyan ediyor. Mesela Diyarbakır Cezaevinde Kürtler işkence görmüş. Evet gördüler! Sadece size mi işkence yapıldı? Ulucanlar ve Mamak’ta Ülkücüler ve Solculara işkencenin alası yapılmadı mı? Ama hep siz mağdursunuz! MHP Kurucu Lideri merhum Alparslan Türkeş’in “Davran ey Türk Oğlu! Davran artık... Elde ne elde harcanacak Rumeli, ne Macar ülkeleri, ne Suriye ve Irak, ne Filistin ve Mısır, ne Trablus, ne Tunus ve Cezayir, ne de Kırım ve Kafkas kaldı. Elde kalan, son vatan parçasıdır. Son Vatan…” sözleri hafızalarda tazedir. Ya Vatan şairi Namık Kemal’in, “Vatan” adlı makalesinde: “Vatan bize kılıcımızın ekmeğidir. Bir millet, vatanını sevmezse çok zaman geçmez, vatanını, vatan sevgisiyle dolu olan başka milletlerin istilası altında görür. İnsan vatanını sever. Çünkü vatan, öyle bir galibin kılıcı veya bir katibin kalemiyle belirsiz hatlardan, sınırlardan ibaret değil; millet, hürriyet, menfaat, kardeşlik, hakları kullanma, hakimiyet, atalara hürmet, aileye sevgi, çocukluk hatıraları gibi bir çok yüce duygunun toplanmasından oluşmuş, mukaddes bir düşüncedir.” diyerek değişmeyen tarihi düşmanlara ve sizlere çağrı yapıyor…

Adem Taşkaya

16,371 Aufrufe • vor 11 Monaten