Loading video...

Video Failed to Load

Go Home

MHP LİDERİ DEVLET BAHÇELİ'DEN AMEDSPOR’A TEBRİK MHP lideri Devlet Bahçeli, Amedspor’un Süper Lig’e yükselmesini tebrik etti. Kulüp Başkanı Nahit Eren’e gönderdiği tebrik mesajında, bu başarının hem Diyarbakır hem de Türk futbolu adına kıymetli bir gelişme olduğunu vurguladı. “Futbolun birleştirici ruhunun daha geniş kitlelere ulaşmasına katkı sunacağına inancım tamdır.” dedi....

19,408 views • 3 months ago •via X (Twitter)

0 Comments

No comments available

Comments from the original post will appear here

Related Videos

Amedspor’a Karşı Üretilen Yeni Irkçı Dalga Ellerinde Patlayacak Amedspor’a yönelik sert ve dışlayıcı bir tutum sergilediğini sanan bir kesim bulunuyor. Bu çevreler, Kürt halkına futbol üzerinden “milliyetçilik” yaptıklarını iddia etseler de, ortaya çıkan tablo daha çok kimlik temelli bir karşıtlık üzerinden görünür olma ve gündem üretme çabası olarak değerlendirilebilir. Veya bir diğer anlatım ile ırkçılık yapıyorlar bunu da kendi kişisel çıkarları için yapıyorlar. Böylece hem görünür oluyorlar hem de para kazanıyorlar kişisel şahsiyetsizlik sizin anlayacağınız! Amedspor etrafında gelişen tartışmalar tam da bu değil midir? Kutlama gecesinde dile getirilen “Her yer Amed, her yer direniş” sloganı, yalnızca bir tezahürat olmanın ötesinde, takımın taraftarları nezdinde taşıdığı simgesel anlamı ortaya koymaktadır. Bu ifade, Amedspor’un spor kulübü olmanın da ötesinde kimlik, aidiyet ve kolektif hafıza ile ilişkilendirilen bir yapı niteliği kazandırıyor. Amedspor etrafındaki tartışmalar, Türkiye’de sporun ötesine geçen ve kimlik, siyaset ve temsil ekseninde şekillenen daha geniş bir sosyolojik bağlamın parçası olarak okunmalıdır. Kişisel çıkarlarınız için bu halka söz söylerken Erdoğan’ın tebrik mesajını, daha dün Amedspor’dan bahsedilemez diyen MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin bugün tebrik mesajını akıllarınıza getirin! Devran döner ama bu halkın kollektif hafızası unutmaz. Kürdün karşısında duran herkesin tarihin çöp sepetine gittiğini unutmayın.

metinyoksu

20,651 views • 3 months ago

MHP lideri Bahçeli “Newroz” münasebetiyle yayınladığı mesajda hep “Türk, Türk, Türk” diye saymış. Halbuki Kürtlerin sayesinde “Türklerin” varlığını ispat etmeye çalışıyor. Bir kısım Kürtler Bahçeli’nin yardımına koşup “biz Türküz” desinler ki gönlü rahat olsun!!! Devlet Bahçeli: “Türklük bir etnik köken veya etnisite değildir.” Mevcut Türk devletinin en açık sözlü politikacıları Erdoğan ve Bahçeli’dir. Erdoğan açıkça “Türk” müzelik bir varlıktır diyor, Bahçeli de Türk isminde bir “etnisite” yoktur diyor. Erdoğan’a göre “Türk” demek “Müslüman” demektir, Bahçeli’ye göre de “Türklük” Mustafa Kemal’in siyasi bir söylem olarak ifade ettiği bir “tasavvurdur”, o isimde bir ırk ya da etnisite yoktur ama yine de bazı insanlar “biz Türküz” desinler! Hem Erdoğan, hem de Bahçeli’ye göre “Türk” yoktur. Ama mevcut Türkiye devletinde yaşayan değişik milletlere ve etnisitelere ait insanlar cömertlik yapıp “biz Türküz” deseler iyi olur ve dolayısıyla “Türk milleti” adına bir milletin varlığı ispatlanmış olur! Bu işte en “nankör” davranan millet de Kürt milletidir çünkü Kürtler “Türk” olduklarını kabul etmiyorlar. Anayasalarının ikinci maddesine de “Atatürk milliyetçiliği” diye bir kavramı yazmışlar! Mustafa Kemal tek başına bir millet midir! “Türk” isminde bir etnisite yoksa Mustafa Kemal nasıl “Türk” oluyor! “Türklerin” ve “Türklüğün” işi zor.

Arif Zêrevan

269,201 views • 1 year ago

ZIP ZIP MAHİR ! "Nasipsizdi iman, edep, ahlaktan Kin sağardı enayiden, ahmaktan Biraz daha alçak idi alçaktan Namertleri mert sayardı bu deyyus" 👇 Eskiden Mersin’de bir ilçeye belediye başkan adayı olabilmek için Kemal Kılıçdaroğlu’nun ayağına paspas olan biri vardı. Kılıçdaroğlu, küçük menfaatler peşinde koşan bu kişiyi milletvekili ve üst düzey yönetici yaparak daha büyük menfaatlere ulaştırdı. Bu da Kılıçdaroğlu’nun bir başka feraset yoksunluğu oldu. Peki, sonra ne oldu? Bu nankör ve vefasız, son CHP kurultayında Kılıçdaroğlu’nun kaybedeceğini anlayınca kongre salonunda sevinçten adeta kanguru gibi zıplamaya başladı. Hatta bu yüzden kendisine “Zıp Zıp Mahir” lakabı takıldı. Onun bu hareketlerini kongre salonunda gören CHP’li Veli Ağbaba bile utançtan müdahale etmek zorunda kalmıştı. Şimdi ise bu vefasız, hadsiz, Frankenstein kılıklı Ali Mahir Başarır, Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu’na şirin görünmek için ağzından ishal olmuş gibi konuşarak hem Cumhurbaşkanı Erdoğan’a hem de MHP Lideri Devlet Bahçeli’ye yönelik hadsiz açıklamalarda bulunuyor. Rüşveti, yolsuzluğu ve terör yandaşlığını meşrulaştırmak için adeta kendini paralıyor. MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeli ne diyor, bu siyaset şarlatanı, CHP’nin vefasız ve nankör sembolü Mahir ne anlıyor? Siyaset arenası geçmişte de böyle ahlaksızları çok gördü… Hepsi silinip, rezil olup gitti. Zıp Zıp Mahir’in nereye gideceğini de göreceğiz. CHP’nin önümüzdeki olağanüstü kongresinde kaybedeceğini anladığı an, ilk satacağı kişi bu sefer Özgür Özel olacaktır. Böyle ağzından ishal olmuşları CHP’de üst düzey yönetici yapanlar düşünsün…

Yıldıray ÇİÇEK

73,043 views • 1 year ago

Sabahattin Önkibar, Erdoğan ile Bahçeli arasındaki sürpriz görüşmenin perde arkasıyla ilgili çarpıcı iddialarda bulundu: “Önceki akşam beklenmedik bir şey yaşandı. Emniyet Genel Müdürü, Ankara Valisi ve Ankara Emniyet Müdürü görevden alındı. Bu üç isimden ikisi MHP’ye yakın bilinen isimler. Bu itibarla hadiseyi Mülkiye ve Emniyetteki MHP’lileri eleme olarak yorumlayanlar var. Ankara önemli. Zira MHP aleyhinde yaşanan pek çok yaralamalı olay polis kayıtlarına bile girmedi. MHP’li İzzet Ulvi Yönter ve Devlet Bahçeli’nin danışmanı olan Eyüp Yıldız taraftarları arasında silahlı çatışmalarda Yıldız’ın oğlunun yaralanmasına rağmen olay yok sayıldı. Evet. Sadece Sinan Ateş olayında değil pek çok hadisede MHP korundu, kollandı. Dahası mafya lideri Ayhan Bora Kaplan’ın üstüne gerektiği gibi gidilmedi. Pek çok gelişme sonrası saray istihbarat raporları doğrultusunda düğmeye basmış. Daha önce de aktarmıştım. Bu şekilde Sinan Ateş ve benzeri saldırıların üstüne gidilecek. Keza Ülkü Ocakları’na da dokunulacak. Dünkü Erdoğan Bahçeli buluşmasının konularından biri buydu. Dinlediğime göre Tayyip Erdoğan, MHP Genel Başkanına elindeki kamuoyu araştırmalarını gösterip seçim öncesi adaletsizlik algısını yıkmak zorunda olduklarını söylemiş. Bahçeli’nin buna tepkisi de olumlu olmuş ki tersi zaten düşünülemez. Görüşme gündemi bağlamında bir başka iddia Süleyman Soylu’ya dokunulması yani yargıya sevk edilmesi. Soylu’da birkaç gündür böyle bir panik söz konusu. Öyle ki iki gün önce Devlet Bahçeli’nin mecliste yaptığı sıradan salı konuşmasına adeta destan yakıştırmasını yaptı ki amacı genel başkandan destek almaktı. Yine aynı Soylu mecliste kendine Gülistan Doku olayını soran gazeteciye fiili müdahalede bulundu itti. Erdoğan Bahçeli görüşmesinin ikinci başlığı ise PKK ile başlatılan sözde terörsüz Türkiye sürecindeki yeni yol haritasıydı. Cumhurbaşkanı bu başlıkta da MHP Genel Başkanıyla bazı bilgileri paylaşmış. Bu konuda durum PKK büyük baronu lideri Murat Karayılan’ın ifadesiyle dondurulmuş durumda. Yani beklenme söz konusu. Abdullah Öcalan’la bir aydan fazla zaman oldu. Temas kurulmadı. Yine atılan fiili bir adım da yok. İktidarın tek hesabı APO ve PKK’dan seçimde yararlanmak, saray yaptırdığı araştırmalarla getirileri, götürüleri görüyor, karşılaştırmalar yapıyor. Çıkarı yani oy getirisi nerede yüksek olursa ona göre tavır alacak, ona göre hareket edecek. Evet, hadise tamamen oya sandığa endeksli. PKK ile APO da bunu biliyor. Lakin onlar da selden kütük kapma yani seçimden yararlanma hesabındalar. Bahçeli bu süreçte adeta görev icra ediyor ve bu aralar suskun. Evet. Kimse İmralı’ya gitmezse ben gideceğim diyen MHP Genel Başkanı 30 gün geçti oralı değil.”

🎙️ Muhbir

265,400 views • 3 months ago

Ayhan Bora Kaplan davasının 13. celsesi, bir suç örgütü yargılamasından çıkıp doğrudan devletin ve siyasetin kalbindeki hesaplaşmaya dönüştü. Mahkeme salonunda zikredilen isimler ve iddialar yenilir yutulur cinsten değil. İşte o çarpıcı detaylar: 👇 ​📌 "MHP Lideri Bahçeli Sorgulandı!" ​Firari gizli tanık Serdar Sertçelik’in avukatı Alperen Ekici’den salonu buz kestiren ifşa: "Müvekkilim Türkiye'ye getirildikten sonra yapılan savcılık sorgusunda sorgulanan Serdar Sertçelik değil; adeta MHP Lideri Devlet Bahçeli ve parti yöneticileriydi!" ​ 📌 Savcıdan Avukata İdeolojik Baskı İddiası! ​Avukat Ekici, soruşturma savcısının kendisine ideolojik görüşünü sorduğunu iddia etti: "Savcı bana 'Görüşün ne?' dedi. 'Ülkücüyüm' deyince, 'Hassasiyetini anlıyorum ama bu dosya bildiğin gibi değil' diyerek beni dosyadan çekilmeye zorladı." ​📌 Siyaseti Sarsacak O Soru: "Buluntu Telefon Hangi Parti Genel Merkezine Gitti?" ​Emniyetteki depremin merkezinde olan o meşhur "buluntu telefon" hakkında şok iddia: "Bu telefon savcılığa teslim edilmeden önceki 14 gün boyunca bir siyasi partinin Genel Merkezi’ne götürüldü mü? İcazet mi arandı?" ​📌 "Organize Şube Hukuku Kuruldu" ​Savunma avukatları, emniyet içindeki bazı kliklerin kendilerini kurtarmak için kurgusal deliller ürettiğini ve yasa dışı bir "Organize Şube Hukuku" yarattığını öne sürüyor. Ankara’da bürokratik vesayet odaklarının savaşı su yüzüne çıkmış durumda. ​ ⚖️ Suç örgütü davası mı, Ankara'daki güç savaşlarının aynası mı? ​Duruşma salonundan yükselen bu iddialar, yargı-emniyet-siyaset üçgenindeki krizin ne kadar derin olduğunu bir kez daha kanıtladı. ​#AyhanBoraKaplan #devletbahçeli #Ankara #SonDakika #MHP

🗞Marj Haber

17,773 views • 2 months ago

Bahçeli'e soruyorum, terörist başı Öcalan sizden PKK’yı dağıtmak için ne istedi, siz ne verdiniz? MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli bugün MHP Grup Toplantısında yaptığı konuşmada terör örgütü elebaşısı Abdullah Öcalan’ın umut hakkı çerçevesinde affını istemiş ve TBMM’de DEM grubuna hitap ederek PKK’nın lağv edilmesini istemesini tekrar gündeme getirmiştir. Bahçeli, Abdullah Öcalan’ın serbest kalması için çalışmaktadır. Türkiye Yüzyılı, süper güç, gibi süslü lafların arkasına saklanarak terör örgütü elebaşısı Öcalan’ı İmralı’dan çıkarmak için mücadele etmektedir. Bahçeli, ‘Tabular kalktıkça, ezberler bozuldukça statüko delindikçe, insanlar birbirine dürüst davrandıkça içlerinden geçeni özgürce söyledikçe bir anlaşma ve mutabakat noktasından diğerine küçük adımlar ile ilerlemek daha kolaydır.’ Diyerek açıkça Öcalan ve PKK terör örgütü ile müzakereleri savunmaktadır. Öcalan’a umut hakkı vermek, Türk Milletinin gelecek umudunu elinden almaktır. Öcalan’a umut hakkı vermek binlerce asker, polis, jandarma, öğretmen, savcı, hakim, korucu şehidinin ailelerinin adalet umudunu ellerinden almaktır. Öcalan’a umut hakkı vermek, bacağını, kolunu gözünü bazen hepsini kaybetmiş şehitlerimizin gazilerimizin adalet umutlarını ellerinden almaktır. Bahçeli Türk Milletini Öcalan’ın serbest bırakılmasının ile terörün biteceği konusunda aldatmaktadır. Öcalan’ı ‘TBMM’ye gelse ve PKK’yı lağvettim, terörü lanetliyorum’ dese de PKK içinde birçok grup bu açıklamayı reddedecek, PYD Suriye’de, PJAK İran’da varlığını ve terör eylemlerini sürdürecek, Türkiye için tehdit olmaya devam edecektir. Devlet Bahçeli, terörist başının ‘TBMM DEM parti grubuna gelmesine itiraz ediyor da İmralı’da kalmasına niye tepki göstermiyor? Bu ne yaman çelişkidir’ diyor. İnanılır gibi değil. TBMM Gazi, İstiklal Harbi vermiş milli mabettir. İmralı ise Türk adaletinin terörist başını yolladığı hapishane. Nasıl bir akıl bahçelinin söylediğini söyleyebilir. Bunu Türk Milletinin sağ duyusuna bırakıyorum. Öcalan’ı TBMM’de konuşmaya davet etmek, Türkiye Cumhuriyeti’ni terör örgütü karşısında mağlup etmek demektir. Bahçeli, Atatürk’ün Şeyh Sait’i TBMM’de konuşmaya davet ettiğini duymuş mu? Bahçeli, Atatürk’ün Seyyit Rıza’yı TBMM’de konuşma yapmaya davet ettiğini duymuş mu? Türk Milleti hiç böyle rezil bir teklif ile karşı karşıya gelmedi. Bahçeli, ‘Zaman Türk ve Türkiye yüzyılı zamanıdır’ diyor. Biz de Bahçeli’ ye soruyoruz, Türk ve Türkiye yüzyılını Öcalan’ı TBMM de konuşturarak mı kuracaksınız? Bahçeli, ‘Osmanlı İmparatorluğu yerel kültürleri ve etnik toplulukları bünyesinde nasıl bir arada tutup barış ve sükunet ortamına tesis etmişse, ecdadımızın ayak izlerini takip ederek Türk barışı devrinde aynısını yaşatabilecektir ’diyor. Türkiye Cumhuriyeti milli-üniter-laik devletinin 101. yılında Bahçeli’nin kafasında gelmiş olduğu yer burası mıdır? Üstelik Osmanlı yerel kültür ve etnik toplulukları bünyesinde tutamadığı için parçalanmıştır Şimdi, Türk Milleti önünde ve Türk tarihi önünde Devlet Bahçeli’ye şu soruları soruyorum: Mayıs 2023 de ‘önümüzdeki günlerde çok şey değişecek, inşallah Türkiye değişmez’ dediniz. Türkiye’yi nasıl bir badireye sürükleyeceksiniz ki inşallah Türkiye değişmez diyorsunuz? Yapacaklarınız Türkiye’nin parçalanmasına neden olabilir mi? Mayıs 2024’te TBMM’de ‘Türkiye Milleti’ dediniz. Milletimizin adını bu şekilde mi değiştireceksiniz? Öcalan sizden PKK’yı dağıtmak için ne istedi, siz ne verdiniz? Osmanlı Devleti’nin verdiği hakları mevcut Anayasamızın ilk dört maddesini değiştirmeden nasıl vereceksiniz? Erdoğan ve Bahçeli’nin temel amacı Erdoğan’ın ölene değin cumhurbaşkanlığı yapacak bir düzenleme için Türk Devleti ve Türk Milletini bir tehdit ile karşı karşıya getiriyorlar. Bahçeli basın toplantısında ‘Sefaletin doruk noktası bir başkasının iradesine bağımlı olmaktır.’ diyor. Evet, gerçekten de bu sefaletin doruk noktasıdır. Son olarak size İmralı’da ilçe başkanlığı açmanızı öneririm. Bir oy bir oydur. Türk milliyetçilerinden alamadığınız oyu Öcalan’dan alın.

Ümit Özdağ

518,552 views • 1 year ago

MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli Ülkemize kara bir leke gibi sokulmaya çalışılan; “TOPLU İTLAF” yasa tasarısı, konunun paydaşları Veteriner Hekimler Birliği Merkez Konseyi, Veteriner Fakülteleri, STK ve Gönüllüler, Baroların Hayvan Hakları Merkezleri Görüşlerine değer verilmeden kapalı kapılar arkasında hazırlanmış ve bir oldu bittiye getirilerek TBMM’den geçirilmektedir. 📌 Teklifin 5. Maddesinden ötanazi çıktı deniyor ama çıkartılmadı 5996 sayılı kanunun 3. Bölümü 9. Maddesi 3. Fıkrasında ötanazi ile öldürme devam etmektedir. 📌 Teklifin 5. Maddesinde “Ev Hayvanların Korunmasına Dair Avrupa Sözleşmesine” atıfta bulunarak, Bölüm 3-Hayvanlar için Ek Tedbirler Madde 12 Sayılarının Azaltılması için ÖLDÜRÜLERBİR diyor. 📌 Tasarıdaki 6. ve 10. Madde ile hazırlanan korkunç tuzağı görünüz. 1)- Tasarıdaki 6. Madde ile mevcut Hayvanları Koruma Kanunu'nun 14. Maddesinin birinci fıkrasına (o) bendi ekleniyor. Bu bent “o) Yerel yönetimler adına toplanan sahipsiz hayvanları bakımevi dışında bir yere terk etmek veya bakımevinde barındırılan köpekleri bakımevi dışında bir yere bırakmak.” şeklinde. Örneğin, bakımevinde 100 hayvan varsa da dışarıdaki 1500 hayvanı toplayacaksın. Bakımevindekileri başka yere bırakmayacaksın, dışarıdan topladıklarını da başka yere bırakmayacaksın, bakımevine getireceksin. Eğer barınakta yer yoksa da ÖLDÜRMEK zorunda bırakıyor. Yetmiyor! 2)-Tasarının 10. Maddesinde, bu mevcut kanunun 14. Maddesine eklenen (o) bendine aykırı davranışa her hayvan için 50.000 tl para cezası getiriyor. Yani barınaktaki hayvanı da bırakan, toplarken de bırakan belediyeye büyük para cezası geliyor. Belediyeyi topladığı hayvanları öldürürek yerine yenilerini almak zorunda bırakıyor. Hem para hem de hapis cezası ile. Sayın Devlet Bahçeli Yasa tasarısı baştan sona öldürmek üzere tasarlanmıştır. Vicdanı tam insanların bunu kabul etmesi mümkün değildir. Katliam getirecek yasa tasarısına ortak olmamak adına HAYIR demenizi talep ediyoruz. #YasaDegilCinayet #YasayiGeriÇek

Haydar Özkan

15,270 views • 2 years ago

Hamza Tümeni (76. Tümen) ve Seyf Polat Hakkında SMO‘ya bağlı Hamza Tümeni, diğer adıyla Hemzat, 2016’da Mara’da birçok grubun katılımıyla kuruldu ve yıllar içinde Türkiye tarafından eğitilip finanse edildi. Grubun lideri Seyf Bulad Ebu Bekir‘in (Ebu Bekir, Seyf Polat), MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ve mafya lideri Alaattin Çakıcı ile yakın ilişkileri bulunuyor. Grup, uluslararası kuruluşlarca hem Suriye iç savaşı boyunca gözaltı merkezlerinde işkence, infaz ve Afrîn ile Halep bölgelerinde sivillerin zorla yerinden edilmesinden hem de Alevi katliamları sırasında (Mart 2025) keyfi infaz ve sivil cinayetlerden sorumlu tutuluyor. AB’nin yanı sıra İngiltere de hem grubu hem lideri Polat’ı Mart 2025’te Alevi katliamlarındaki rolü nedeniyle yaptırımlara tabi tuttu. BM Suriye Bağımsız Uluslararası Soruşturma Komisyonu’nun 2020’de yayımladığı bir raporda grubu başta Afrîn olmak üzere DSG’den alınan bölgelerde yağma, gözaltında tecavüz, kaçırma ve işkence yapmakla suçladı. Ayrıca ABD Hazine Bakanlığı 2023’te gruba ve Polat’a aynı gerekçelerle yaptırım uyguladı. Reuters tarafından 30 Haziran 2025’te yayınlanan araştırma raporunda, Suriye’nin Lazkiye ve Tartus gibi sahil bölgesinde Mart 2025’te gerçekleştirilen ve üç gün süren katliamlarda, Sultan Süleyman Şah Tugayı, Sultan Murat Tümeni ve Hamza Tümeni’nin yaklaşık 700 Alevi’yi katlettiği tespit edildi. Suriye İnsan Hakları Gözlemevi (SOHR), bu grupların Temmuz 2025’te Süveyda’da gerçekleştirilen Dürzi katliamında rol aldığını da raporladı. Savaş suçlarından sorumlu tutulan Hamza Tümeni’ne ABD, AB, İngiltere, Monako, Fransa ve Belçika tarafından yaptırımlar uygulanıyor. Yaptırımlarla ilgili detaylar için:

Nedim Türfent

18,936 views • 6 months ago

AK PARTİLİ VEKİL SDG'YE KALKAN OLDU HAKAN FİDAN'I 'İSTİFA'YA ÇAĞIRDI AK Parti Diyarbakır Milletvekili Galip Ensarioğlu, terör örgütünün Suriye'deki uzantısının bütünleşmeden kaçan tavrına karşı çıkan Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ı istifaya çağırdı. Ensarioğlu, "Cumhurbaşkanı'nın iradesine aykırı tavır gösteren kişi ya görevi bırakır ya da görevden alınır. Türkiye'nin böylesine önemli meselelerinde, sıfatı ne olursa olsun, Cumhurbaşkanı'nın iradesinin üstünde bir irade olamaz ve kimse buna karşı bir irade ortaya koyamaz. Fidan'ın açıklamalarında Suriye politikasına dair bazı sertliklerin bulunduğu veya dönemin ruhunu tam yansıtmayan ifadelerin kullanıldığı söylenebilir" dedi. Dün de DEM Partili Cengiz Çandar, Fidan'ı uyarması için argo ifadelerle Cumhurbaşkanı Erdoğan'a çağrı yapmıştı. Hem Ensarioğlu hem de Çandar, Fidan'ın SDG ile ilgili söylemlerinin sürece zarar verdiğini, Cumhurbaşkanı'nın yaklaşımıyla çeliştiğini öne sürüyorlar. Bu doğru değil. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın da MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin de SDG konusunda benzer çok sayıda uyarısı var. Cumhurbaşkanı birkaç gün önce "Ayak diremeyin" mesajı vermişti. Çandar'ın çıkışı olağan fakat bir AK Parti vekilinin SDG'ye kalkan olmaya çalışması, üstelik bunu bir bakanı istifaya çağırarak yapması normal değil. PKK'nın bütün uzantılarıyla birlikte silah bırakmasını istemek, kamu görevlilerinin Türk milletine karşı sorumluluğunun gereğidir. Asıl tersi sabotajdır. TV5'te konuyla ilgili yorumum👇

Aykut Diş

24,644 views • 7 months ago

LÜTFEN RETWEET YAPIP, YAYIN... Biz bu vatan hainlerini deşifre etmeye devam edeceğiz... YETTİ ARTIK...! Türkiye ABD ile birlikte Suriyeyi bölecekmiş artık bir adım sonra suriyenin alt kısmını amerikalılara KAZAN-KAZAN olarak verecekmiş... Şimdi bu şahıs bu bilgiyi nereden aldı ? Bu adamı YARGI önüne çıkartıp kim hesap soracak ? Şuanda Türkiye Cumhuriyeti Devletine resmen vatan hainliği damgası vurmuş durumda... Nedir bu televizyonlardaki devlete dolanıp dolanıp vurma projesi... Hemde milli görünümlü kanallarda. Daha dün akşam Sayın Fidan'ın konuşmaları bu eli vileda sopalı şahısı ikna edememiş mi de 85 milyonu devletine karşı düşman etmeye çalışıyor ? Bakın bunun adına VATAN HAİNLİĞİ deniyor bunun adı falan yok. Devletin tepesinin konuştuğunun zıttını yapmak, Devletini suçlu vaziyetine düşürmek, Zan altına bırakmak vatan hainliğinden başka birşey değildir ve ANAYASAL SUÇTUR... Şimdi biz size bunların nasıl hain olduklarını tek tek videolarda sıralayacağız. Artık zamanı geldi. İçerideki hainleri herkes tanıyacak. Melik Yiğitel Aynı stüdyoda bulunmaktan, Bu adamın söylediklerinden neden rahatsız olmadınız ? Bu şahıs dün akşam sayın Fidanın söylediklerini yalanlıyor, Devlet bahçelinin söylediklerini yalanlıyor hatta Türkiye el birliği ile suriyeyi ABD-İSRAİLE sattı diyor. Bir cevap vermeyecekmisin bu şahısa ? Siz televizyondan belki çok şey yapamıyor olabilirsiniz ama emin olun sosyal medyada bizler şehit listeleriyle beraber bu vatan hainlerinide deşifre etmeye başlayacağız. Artık yeter... Böyle bir vatanına düşmanlık görülmemiştir Bu adam bu kadar bilgiyi nereden aldı. Devletin tepesi mi ? Dışişleri bakanı mı ? Mit başkanı mı ? Kim bu adam yahu çıldırtmayın insanı artık... Hakan Fidan Sayın bakanım ekrandaki bu şahıs sizi şuanda yalanlıyor, Suriye'yi amerika ve israile anlaşarak sattığınızı iddia ediyor. Bunlara artık ne zaman müdahale edilecek ? Türk Polis Teşkilatı Recep Tayyip Erdoğan Devlet Bahçeli MHP

GERÇEKLER TV

51,556 views • 1 year ago

Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, TFF Kadınlar 1'inci Lig Şampiyonu olan ve Turkcell Kadın Futbol Süper Ligi'ne çıkan Yüksekova Kadın Futbol Takımı için düzenlenen kutlama törenine katıldı. Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak ile Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın da yer aldığı törende Bakan Yaşar Güler’in beraberinde; Genelkurmay Başkanı Orgeneral Metin Gürak, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu ve Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ziya Cemal Kadıoğlu törene katıldı. Bakan Yaşar Güler törende yaptığı konuşmada şunları söyledi: TARİHE GEÇTİNİZ Öncelikle hepinizi bu büyük başarınız için tebrik ediyor, şampiyonluğunuzu yürekten kutluyorum. Sizler, geçen sene 2’nci ligden 1’inci lige, şampiyon olarak yükselme başarısı gösterdiniz. Bu sene de hem lig aşaması hem de Play-Off Grubu’nda oynadığınız maçlarda üstün bir gayret ortaya koyarak bir kez daha şampiyon ünvanıyla Süper Lig’e yükseldiniz. Üst üste iki farklı ligde şampiyonluk elde ederek Kadın Futbolu’nda ve Hakkâri’de tarihe geçtiniz. Ben de Lig ve Play-Off maçlarınızı çok yakından ilgiyle ve heyecanla takip ettim. En son zaferi getiren pazar günkü maçta da üstün bir performans sergilediniz. Sizlerle bir kez daha gurur duydum. Başarılarınız daim olsun. Elbette ki bu başarının arkasında kulüp yöneticilerinin, teknik ekibin ve kıymetli ailelerinizin de önemli bir payı var. Bu vesileyle takımınızın başarısı için büyük emek sarf eden başkanımıza, antrenörlerimize ve değerli ailelerinize özellikle teşekkür ediyorum. KIZLARIMIZA ÖRNEK OLUYORSUNUZ Sizlerin başarısı yalnızca bir kupa kazanmak değildir. Bu, Yüksekova’dan yükselen umut dolu bir başarı hikâyesinin ve kadınların sahada olduğu kadar hayatta da ne kadar güçlü olabileceğinin ispatıdır. Sizler sadece birer sporcu değil, aynı zamanda rol modelsiniz. Çocuklara, genç kızlarımıza hatta yetişkinlere, “Ben de yapabilirim.” dedirten bir ilham kaynağısınız. Öyle ki elde ettiğiniz sportif başarılarla kızlarımızın ve kadınlarımızın spora katılımını teşvik ediyor, onlara örnek oluyorsunuz. Bu çerçevede Hakkâri’mizin değişen ve gelişen yüzünü temsil ediyorsunuz. Öte yandan bölgemizin terör belasından arındırılmasıyla birlikte, sizler gibi azimli ve yetenekli gençlerimiz, sahip oldukları yüksek potansiyeli özgürce ortaya koyma fırsatına kavuşmuştur. Artık yalnızca hayal etmekle kalmıyorsunuz. Hayallerinizi sahada, parkede, pistte ve minderde gerçeğe dönüştürüyorsunuz. Bugün Hakkâri’nin dört bir yanından çıkan sporcular, farklı branşlarda ulusal ve uluslararası arenalarda elde ettikleri şampiyonluklar ve derecelerle, bizlere tarifsiz bir gurur yaşatmaktadırlar. Nitekim kayak da Hakkâri’mizin yükselen turizm ve marka değerini temsil eden önemli bir spor dalıdır. Öyle ki Türkiye Kayak Millî Takımı’nın % 30’unu da Hakkârili sporcular oluşturuyorlar. Özellikle Merga Bütan Kayak Merkezi’nin hizmete alınması da kayak sporunun Hakkâri’deki gelişimine büyük bir katkı sağlamış, bu bağlamda şehrimiz pek çok yarışmaya ev sahipliği yapmıştır. Netice itibarıyla hangi branştan olursa olsun tüm sporcularımız, hem ilimizin hem de ülkemizin iftihar kaynağıdırlar. Sayenizde geleceğe dair umutlarımız daha da büyüyor, yarınlara olan inancımız güçleniyor. HAKKÂRİ’DE LİSANSLI SPORCU SAYISI ARTIYOR Bugün geldiğimiz noktada hem Hakkâri’miz hem Yüksekova’mız; her alanda yeni yatırımlarla kalkınmaya ve gelişmeye devam ediyor. Hakkâri’de futbol ve kayak dışında diğer spor branşlarına da ilgi çok büyük. Artık Hakkâri; spor organizasyonlarıyla, özellikle kış sporları ve turizm potansiyeliyle bir cazibe merkezi olmaya başladı. Nitekim bu güzel şehrimizde yaylacılıktan doğa turizmine, ulusal ölçekli turnuvalardan kayak ve dağcılık sporlarına kadar her geçen gün organizasyon çeşitliliğinin arttığını memnuniyetle müşahede ediyoruz. Öte yandan Hakkâri, Türkiye’nin en genç nüfusuyla her geçen gün lisanslı sporcu sayısını artırıyor. Hakkârili gençlerimiz, birçok spor dalında hem ulusal hem de uluslararası müsabakalarda, şehrimizi ve ülkemizi başarıyla temsil ediyorlar. Nitekim millî sporcumuz Rojda Kanat kızımız, judo/kuraş branşında, 2024’te elde ettiği başarılara ilaveten en son 2025 Gençler Türkiye Şampiyonası’nda birincilik elde etti. Yine millî sporcumuz Semanur Öztunç evladımız, judo/kuraşta hem 2024 Ümitler Avrupa Şampiyonu hem 2024 Gençler Türkiye Şampiyonu oldu. Kayakta ise Şennur Kartal kızımız, 2024 Büyük Kadınlar Kayaklı Koşu Türkiye Şampiyonası’nda altın madalya kazandı. Güreşte de başarılar devam etti. 2024 Okul Sporları Kadınlar Güreş Türkiye Şampiyonası’nda Nurgül Abi, Zehra Özdemir ve Şeyda Salim, birincilik elde ettiler. Wushu Kung-fu da ise 2025 Türkiye Şampiyonası’nda Muhammed Hasan Çal şampiyon oldu. Daha ismini zikredemediğim ve derece yaparak Hakkâri’nin gururu olan nice sporcumuz bulunmaktadır. Bu vesileyle Hakkârili gençlerimizi ve tüm sporcularımızı yürekten kutluyorum. Kendilerini yetiştiren hocalarına, ailelerine, desteklerini esirgemeyen okul yönetimlerine ve mülki idareye teşekkür ediyorum. Ayrıca, Gençlik ve Spor Bakanlığımız da spor tesislerinden gençlik merkezlerine, sosyal aktivite alanlarından yürüttüğü çeşitli projelere kadar birbirinden kıymetli icraatları hayata geçirerek Hakkâri’nin bu alandaki yükselişine büyük katkılar sunmaktadır. Bu kapsamda; Sayın Gençlik ve Spor Bakanımıza, katkıları nedeniyle saygılarımı sunuyorum. Tüm bu çabalarımız, bölgenin gerçek potansiyelini ortaya çıkarmak ve Hakkârili kardeşlerimizin huzur ve istikrar ikliminde refahlarını artırmak içindir. HAKKÂRİMİZ, SPORDA TÜRKİYE’NİN MARKA ŞEHRİ OLMA YOLUNDA EMİN ADIMLARLA İLERLİYOR Başarı, kolay elde edilen bir olgu değildir. Sizler, uzun saatler süren yoğun antrenmanlar, fedakârlık, istikrarlı çalışma ve takım ruhunun sahaya yansımasıyla bu sonuca ulaştınız. Unutmayın ki başarı; bir varış noktası değil, bir yolculuktur. Artık Türkiye Kadınlar Süper Ligi’nde Hakkâri’yi iki takımız temsil edecek. Kadın futbolundaki en yüksek mücadele alanı olan Süper Lig’deki 14 seçkin takımdan ikisinin Hakkâri ekibi olması bizler için ayrı bir mutluluk vesilesidir. İnanıyorum ki hem Yüksekova Spor hem de Hakkârigücü’nün mücadelesiyle güzel Hakkâri’miz, sporda ve kadın futbolunda Türkiye’nin marka şehri olma yolunda emin adımlarla ilerleyecektir. Sizlerden yeni sezonda da büyük başarılar bekliyoruz. Bu vesileyle bundan sonraki hayatınızda ve sportif faaliyetlerinizde başarılarınızın artarak devamını diliyor, sizleri bir kez daha yürekten kutluyorum. Bu gece idrak edeceğimiz mübarek Kadir Gecesi’nin hayırlara vesile olmasını temenni ediyor, Ramazan Bayramı’nızı da şimdiden tebrik ediyorum. Şimdi, Bakanlığımızca hazırlanan ve kızlarımızın muhteşem başarısını anlatan bir videoyu birlikte izleyeceğiz. #MillîSavunmaBakanlığı #YaşarGüler

T.C. Millî Savunma Bakanlığı

38,113 views • 1 year ago