Loading video...

Video Failed to Load

Go Home

28,297 views • 1 year ago •via X (Twitter)

9 Comments

OnlyBişey's profile picture
OnlyBişey1 year ago

@ekrem_imamoglu Sayın Başkanım, ilk gün de yanınızda duruyorduk, bundan sonra daha güçlü dimdik daha güçlü yanınızdayız.

公式:ちぃたん☆広島's profile picture
公式:ちぃたん☆広島2 years ago

Safe! Polite! we started mascot car wash service.

Zeynep Zeynep's profile picture
Zeynep Zeynep1 year ago

@ekrem_imamoglu Çok güzel olmuş bayıldım 🫶🫶🫶🫶

zahide erozan's profile picture
zahide erozan1 year ago

@ekrem_imamoglu Harika😍🥰

Şeyhmus Ç.'s profile picture
Şeyhmus Ç.1 year ago

@ekrem_imamoglu “Milliyetçi camianın bilinen insanı” Bari sen Türk milleti diyebilseydin :)

Pervin Duru Deniz's profile picture
Pervin Duru Deniz1 year ago

@ekrem_imamoglu Harika olmuş 👍👏

Doğan's profile picture
Doğan1 year ago

@ekrem_imamoglu 15 milyar dolar hırsızlık yapılmış .

Cimbom's profile picture
Cimbom1 year ago

@Profesorfacia @ekrem_imamoglu AKP giderse olmaz

KaledarBey's profile picture
KaledarBey1 year ago

@Profesorfacia @ekrem_imamoglu Bir hafız olduğunu söylüyorsunuz Utanmıyor musun İslam muhalifi CHP ve alkollü içki içen Ekrem İmamoğlu savunmaya Allah bunun hesabını sorar Münafık olmak iyi değil, bilgin olsun

Related Videos

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli bugün yaptığı açıklamada terörist başı Öcalan'ın Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde konuşup DEM grubuna seslenmesi gerektiğini söylemiştir. Devlet Bahçeli'nin bu çağrısı Recep Tayyip Erdoğan ve Özgür Özel tarafından da desteklenmiştir. Bu çağrıya çözülme ortakları DEM, CHP, AKP'nin açık desteğinin olduğunu görüyoruz. Artık Türkiye'de Cumhur İttifakı ve CHP'den oluşan yeni adıyla Cumhur Halk Partisi vardır. Cumhur Halk Partisi, DEM'le koalisyon içerisindedir. Artık Erdoğan, Özel, Bahçeli ve Öcalan'ın el ele yürüdüklerini görüyoruz. Devlet Bahçeli'nin ‘terörist başı Öcalan TBMM'de DEM grubuna konuşsun’ ifadesi tam bir siyasal cinnettir. Devlet Bahçeli belli ki terör örgütünü hiç tanımamış. Terör örgütünün sözde başkanlık konseyi yapmış olduğu edepsiz açıklamada, ‘Savaşa biz karar veririz’ mealinde açıklamalar yaptı. Terör örgütünde terörist başı Öcalan'ın artık fiili bir otoritesi yok. Ancak kurucu olmasından kaynaklanan simgesel bir otoritesi var. Öcalan'ın ne demesini bekliyorsunuz? ‘Hadi silahlarınızı gömün, barış yapalım.’ Böyle mi demesini istiyorsunuz? Siz önce Türk milletine itiraf edin. Öcalan'a bu konuşmayı yapması için ne verdiniz? Özgür Özel, ‘El yükseltiyorum. Devlet Bey, Kürtlere bir devlet teklif ediyorum. Tam olarak kendilerine ait hissetmeyen bütün Kürtlere Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin sahibi olmayı teklif ediyorum’ diyor. Erdoğan'a, Bahçeli'ye, Özel'e soruyorum; Öcalan'a Türk Milletine ait olan neyi teklif ediyorsunuz? Neyi vermeye karar verdiniz? Türkiye'nin bir bölgesinin Kürdistan olmasına mı karar verdiniz? Devletin resmi dilini değiştirmeye mi karar verdiniz? Federal bir Türkiye kurmaya mı karar verdiniz? Güneydoğu'da, Doğu Anadolu'da özel bir Kürdistan kurmaya mı karar verdiniz? Öcalan size ne karşılığında ne veriyor? Bunu Türk Milletine açıklamak zorundasınız. Bu iş öyle Meclis’te yapılacak konuşmalarla halledilecek bir iş değil. Öcalan'a hangi tavizleri verdiniz? Öcalan, Suriye PKK'sı PYD'nin 140 bin kişiden oluşan yapısını dağıtacak mı? Yoksa Öcalan'a sadece Türkiye'de değil Suriye'de de mi devlet kurma izni veriyorsunuz? Öcalan'ın terör örgütünü lağvetme gücü yoktur. İlginç olan çözüm süreci faciasını bu ülkeye yaşatan AKP'nin DEM ve ardılı partilerin ve terör örgütünün aklına bile gelmeyen terörist başını Meclis’te konuşturması teklifi Türk Milliyetçiliğini temsil iddiasındaki Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli'den gelmiştir. Terörist başı Öcalan'a olmayan payeler sunmak Devlet Bahçeli'ye düşmez. Devlet Bahçeli'nin bu ifadelerinden dolayı ortaya haklı bir infial çıkmıştır. Vatanseverler, Türk Milliyetçileri derin bir hayal kırıklığı içerisindedirler. Şehitlerimiz, Gazilerimiz kendilerine hakarete uğramış hissetmektedirler. Devlet acziyet içine sokulmuştur. Türk Devleti'nin terörü durdurmak için terörist başının desteğine ihtiyacı yoktur. Bahçeli'nin bu ifadeleri, Erdoğan'ın destek açıklamaları, Özgür Özel'in destek açıklamaları terör örgütü ile can siperane mücadele eden kahraman ordumuzu, kahraman jandarmamızı ve kahraman polisimizi demoralize etmektedir. ‘Biz ne uğruna şehit oluyoruz’ sorusunu sormalarına neden olmaktadır. Türk ordusunun ve polisinin en seçkin evlatlarından 793 tanesi, jandarma ve polis özel harekat mensupları Hendek Çatışmalarında şehit düşmüşlerdi. Binlerce yaralımız vardı. Sizin siyasette yaptığınız hataların bedelini onlar aziz kanlarıyla düzeltmeye çalıştılar. Ülkemiz terörle mücadele bulunduğu konumdan daha geriye düşürülmeye çalışılmaktadır. Bahçeli böyle bir sürece alet olmaktadır. Bahçeli'nin terörist başını Meclis’te konuşturma fikri kendisine mi aittir? Yoksa yerli ve milliliği elden bırakmayan AKP tarafından mı kendisine söyletilmiştir? Bahçeli bir süre önce ‘Çok şey değişecek. İnşallah Türkiye değişmez’ demişti. Sayın Bahçeli Türkiye'yi değiştirmeye karar vermişsiniz anlaşılan. Nereye kadar değiştireceksiniz? Öcalan'a neler vereceksiniz? Türk halkına, Türk Milletine ait olan neleri Öcalan’a devretmeye karar verdiniz? Bahçeli bunu kimin söylettiğini Türk Milletine açıklamak zorundadır. Kendi fikri midir yoksa Erdoğan böyle söylediği için mi söylemiştir? Biz, Zafer Partisi olarak bu çağrıya verilen desteklere hiç şaşırmadık. Çünkü bu çağrının sahibi Bahçeli, zamanında ortağı olduğu koalisyon hükümetini bozdu ve erken seçimle AKP'yi iktidara taşıdı. Abdullah Gül'ün Cumhurbaşkanı olabilmesi için Meclis oturumuna katıldı, ön ayak oldu. Parlamenter sistemden tek adam rejimine geçişin ve sonrasındaki çöküşün mimarlarından birisi oldu. Ne zaman sıkışsa AKP'nin stepnesi olduğu, koltuk değneği olduğu, destek olduğu ayakta kalmasını sağladı. Şimdi de görüyoruz ki Bahçeli, Öcalan'a koltuk değneği olmaya karar vermiş. Terörist başını Meclis’e çağırmak sadece kahraman gazilerimiz ve aziz şehitlerimize değil, büyük Türk Milletine Gazi Meclisimize ve Cumhuriyetimize hakarettir. Bu hakareti yapan kişi Devlet Bahçeli'dir. Şimdi tekrar soruyorum; Bahçeli, Erdoğan, Özel, terörist Öcalan Meclis’te konuşursa terörün bitmeyeceğini, sona ermeyeceğini bilmez mi? Bahçeli, Erdoğan, Özel, terörün arkasında Batılı emperyalist güçler olduğunu ve onların Türkiye Sevr koşullarına gelmedikçe, terörü vekil güç olarak kullanmaya devam edeceğini kestiremez mi? Bahçeli, Erdoğan ve Özel, PKK'yı Öcalan'ın yönettiğini mi zannediyorlar? Bahçeli, Erdoğan ve Özel, terör örgütü alanda yenilip silah bırakmaya zorlanmadıkça kendiliğinden silah bırakmayacağını bilmez mi? 10 yıl önceki çözüm sürecinin memlekete ne ağır maliyetler ödettiğini bilmezler mi? Dün lideri ölen FETÖ terör örgütü Türkiye Büyük Millet Meclisi'ni bombalamıştı. Çok aşağılık bir eylemdi bu bombalama eylemi. Bir başka ülkenin ordusu bile bizim parlamentomuzu bombalamaz, bizim ordumuz da başka bir ülkenin parlamentosunu bombalamaz. Ama terör örgütü FETÖ, Türkiye Büyük Millet Meclisi'ni Gazi Meclisimizi bombalatmıştı. Şimdi Bahçeli, Öcalan’ı Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin içine sokup vicdanını, manevi şahsiyetini meclisin bombalatmaya hazırlanıyor. Bahçeli Türkiye'de bozulma, çözülme ve çöküşlerin daimi işaret fişeği olarak kullanıldı. Bahçeli attığı siyasi adımlarla AKP'yi bu milletin başına musallat etti, tek adam sistemiyle parlamenter demokrasiyi değiştirdi ve şimdi Öcalan ve DEM'le işbirliği yaparak kalanı da yok etmek istiyor. Bahçeli'nin yolu yıkım yoludur. Onunla olan veya destek verenler de bu yıkıma ortaktırlar. Şimdi buradan Milliyetçi Hareket Partisi'ne gönül vermiş bütün kardeşlerime seslenmek istiyorum. Lider bildiğiniz kişinin terör seviciliği yapması sizi kızdırıyorsa, parti içindeki emeklerinizin değişik klikler tarafından keyfi menfaatlerine kurban edilmesinden bıktıysanız, sizleri Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün ilkeleri ve Alparslan Türkeş’in ülküleri doğrultusunda vatan uğruna mücadele etmeye ve terörün karşısında duran, dimdik duran Zafer Partisi’ne gelmeye davet ediyorum. Gün, devletimiz, milletimiz ve bayrağımız için mücadele günüdür. Sizlere düşen bu kutlu mücadele de bizi yalnız bırakmamanız, yanımızda olmanızdır. Bu vesileyle sevgili Cumhuriyet Halk Partililere de seslenmek istiyorum. Gerçek Atatürkçülere seslenmek istiyorum; Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün kurduğu devleti Öcalan'a vermeyi teklif eden Özgür Özel'in arkasından gitmeyin. Atatürk'ün kurduğu genç Cumhuriyete ihanet eden bir başka terörist başı Şeyh Said'e vatan haini diyemeyen adamlar Atatürkçü olamazlar, Atatürk'ün partisine genel başkanlık edemezler. Onun için bütün gerçek Atatürkçü Cumhuriyet Halk Partilileri Zafer Partisi'ne davet ediyorum. Sevgili AK Partililere de seslenmek istiyorum; sevgili vatansever, AKP'li kardeşlerim: PKK ile ilk müzakere sürecinde Dolmabahçe'de ulaşılan ve halka duyurulan mutabakat terörle mutabakat sürecini Haziran 2015 seçimlerinde siz oylarınızla sandığa gömerek durdurdunuz. Erdoğan'ı siz iktidardan düşürdünüz. ‘Allah devlete ve millete zeval vermesin’ diyorsunuz. Evet, Allah devlete ve millete zeval vermesin Cumhur İttifakı ve CHP şimdi devlete ve millete zeval vermeye hazırlanıyorlar. Buna izin vermeyelim sevgili kardeşlerim. Bütün vatansever AK Partilileri de Zafer Partisi'nin çatısının altına davet ediyorum. Devletimize ve milletimize zeval gelmesini birlikte engelleyelim diyorum. Biz Zafer Partisi olarak, Atatürk'ün bize emanet olan Cumhuriyeti ve devletimizi, kurucu ilkeler ve değerler ışığında ve hukuk devleti esaslarına göre korumaya oluşan tehditleri milletimize anlatmaya ve bunlara kararlılıkla karşı koymaya devam edeceğiz. Bu rezil gidişe Yunanistan'ın önünde diz çökerek Doğu Akdeniz ve Ege'de verilecek tavizlere, Kıbrıs'ta verilecek tavizlere karşı çıkıyoruz. Biz bu rezil gidişle terör örgütüne teslim olup Öcalan'a verilen tavizlere karşı çıkıyoruz. Bunun için de artık Türk milletine gitmenin zamanı geldiğini düşünüyoruz. Hodri meydan! Siz yanınıza Öcalan’ı alın, biz Türk Milletini alalım. Erken seçimde sandığa gidelim. Ne mutlu Türk’üm diyene!

Ümit Özdağ

2,269,883 views • 1 year ago

Değerli Cumhuriyetçi Vatanseverler, Aziz Türk Milleti, Tarihimizde Türk Milletinin başını öne eğdirecek hiçbir soykırım, zulüm ya da utanç vesikası bulunmamaktadır. Türkiye topraklarında, bugün bir savaş da söz konusu değildir; dolayısıyla “barış” kelimesi kullanılarak halkı manipüle etmeye çalışan söylemler, gerçeği çarpıtarak kamuoyunu yanıltmayı hedeflemektedir. Bu sürece karşı çıkanlar adeta savaş ve çatışma yanlısı gibi gösterilmektedir. Türk milleti bunları görmektedir. Kanlı terör örgütü ve ihaneti ödüllendirenlerle barışmayacağız. Devlet Bahçeli’nin, bölücü terör örgütü PKK’nın lideri, terörist elebaşı Öcalan’ı meclise konuşma yapmaya davet etmesi, Türk milletinin vicdanını yaralamış, bu topraklarda binlerce şehit vermiş halkımızın, bilhassa şehit ailelerinin yüreğinde derin bir öfkeye yol açmıştır. Bahçeli’nin bu talebi üzerine Türk Milleti adına Cumhuriyetçi Vatanseverler Partisi, terörü övmek ve meşru göstermeye yönelik Devlet Bahçeli hakkında suç duyurusunda bulunmuştur. Bu davaya halkımız da bir dilekçe vererek katılabilir, bu konuda bizden destek alabilir. Yapılan suç duyurusu ardından Genel Başkanımız Sayın İsmail Hakkı Atal’ın fotoğrafı bir silah namlunun ucuna yerleştirilerek haber yapılmış, alenen tehdit edilip, hedef gösterilmiştir. Akit Gazetesi’nin bu haberi korku ve endişe yaymaya yönelik olsa da bilinmelidir ki bu tür tehditler, Cumhuriyetçi Vatanseverler Partisi’ni doğru bildiği yoldan geri döndürmeyecektir. Ulu önder Mustafa Kemal Atatürk’ün ifade ettiği gibi “Türkiye Cumhuriyetini kuran Türkiye halkına Türk milleti denir”. Kökenlerimiz farklı ırklara dayansada tarih boyunca aynı bayrak altında yaşamış, tarihe birlikte yön vermiş büyük Türk milletinin mensuplarıyız. Tekrar tekrar önümüze getirilen bu mesele, emperyalist güçlerin ve ona hizmet edenlerin Türkiye’yi bölmek ve üniter ulus devlet yapısını bozmaya yönelik sinsi planlarının bir parçasıdır. Bin yıllık kardeşlik, akrabalık bağlarımız ortak tarihimiz ve kültürümüzle yoğrulmuştur. “Yeni paradigma” adı altında süslü tanımlamalar üzerinden ortak değerlerimizi sorgulatmaya çalışanlar başarılı olamayacaktır. Cumhuriyetçi Vatanseverler Partisi olarak Türk Milletine sesleniyoruz: Bizler aynı toprağın çocukları, aynı tarih ve kaderin ortaklarıyız. Bugün oynanmak istenen oyun, milletimizin birlik ve beraberliğini bozmayı hedeflemektedir. Ancak, Türk milleti her zamanki ferasetiyle bu tuzağı da bozacak, kardeşlik bağlarını daha da güçlendirecektir. Atatürk’ün emanet ettiği üniter devlet yapımız, emperyalizme karşı en büyük direncimizdir. Bu direnci koruyarak, kardeşliğimizi ve cumhuriyetimizi yüceltmeye birlikte devam edeceğiz. Saygılarımızla, Cumhuriyetçi Vatanseverler Partisi

Cumhuriyetçi Vatanseverler Partisi

10,470 views • 1 year ago

Dönemin I. Ordu Komutanı Orgeneral Ümit Dündar İstanbul’da Zekai Aksakallı Ankara’da darbenin seyrini değiştiren iki kilit isim oldu. Ümit Dündar, darbe girişiminin sabahında böyle konuşmuştu; Ben Orgeneral Ümit Dündar. Son gelişmelerle ilgili olarak sizlere bazı bilgileri ifade edeceğim. 15 Temmuz 2016 tarihinde saat 22.00 sıralarından itibaren İstanbul ve Ankara başta olmak üzere Türkiye'nin muhtelif şehirlerinde emir komuta zinciri dışında bir askeri hareketlik başlamıştır. Kısa sürede yapılan bir değerlendirme sonucunda bu hareketliliğin Türk Silahlı Kuvvetleri içinde yuvalanmış olan çeşitli rütbelerden bir grup asker tarafından başlatılan bir darbe girişimi olduğu anlaşılmıştır. Genelkurmay Karargahı'nda ve diğer görevlerdeki çok sayıda komutan darbe teşebbüsünde bulunan kişiler tarafından ele geçirilerek ilk anda bilinmeyen yerlere götürülmüşlerdir. Ankara ve İstanbul yanında çeşitli şehirlerimizde de devlet kurumlarını ve yönetimi ele geçirmeye yönelik faaliyetler tespih edilmiştir. Hava Kuvvetleri Komutanlığı, Jandarma Genel Komutanlığı ve bazı zırhlı birlik unsurlarının ağırlıklı olarak içerisinde yer aldığı görülen darbe teşebbüsü Türk Silahlı Kuvvetleri emir ve komuta zinciri tarafından ilk andan itibaren reddedilmiştir. Bu durum darbecilerin medya ve internet gibi informasyon araçlarıyla giriştikleri algı operasyonunu kısa sürede çökertmiştir. Cumhurbaşkanımız ve Başkomutanımız, Başbakanımız, Bakanlarımız, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerimiz Türk Silahlı Kuvvetleri ile tam bir dayanışma içerisinde demokrasinin ve hukuk devletinin yanında yer alarak bu darbe girişimini önlemişlerdir. Darbe teşebbüsünün anlaşılmasına itibaren milletimiz sokaklara inerek, tanklarının önüne geçerek, meydanı darbecilere bırakmayarak demokrasimize ve cumhuriyetimize sahip çıkmışlardır. Gerek emniyet teşkilatımız, gerekse savcılarımız darbe teşebbüsü karşısında gereken tedbirleri süratle alarak sürecin önünü kesmişlerdir. Devleti ve milletiyle el ele veren, tarihi bir dayanışma örneği sergileyen Türkiye bu darbe girişimini akamete uğratmıştır. Ancak bu girişim sırasında Türkiye maalesef kendi meclisini, kendi kurumlarını bombalayan, kendi vatandaşına kurşun sıkan bir grubun cinnetine şahit olmuştur. Ülkesini koruması için kendisine emanet edilen silahları, kendisine çevirenlerin sergiledikleri alçaklığı bu millet asla unutmayacaktır. Azim ve kararlılıkla devletine sahip çıkan milletimizin her bir ferdine şükranlarımızı sunuyoruz. Milletimizin asla endişesi olmasın ki Türkiye darbeler ve cuntalar dönemini bir daha açılmamak üzere kapatmıştır. Şu ana kadar darbe teşebbüsüne karıştığı tespit edilen Ankara'da Jandarma Okullar Komutanlığı görevini yürüten Tuğgeneral Sadık Köroğlu ve İstanbul'da 2. Zırhlı Tugay Komutanlığı görevini yürüten Tuğgeneral Özkan Aydoğdu başta olmak üzere toplam 1563 asker tutuklanmıştır. Türk Silahlı Kuvvetleri olarak darbeye karışan herkesle birlikte paralel devlet yapılanması mensuplarının tamamını ordumuzdan temizlenmesi konusunda kararlı olduğumuzu açıklıkla ifade etmek isterim. Devletine ve milletine ihanet eden hiç kimse cezasız kalmayacaktır. Türk Silahlı Kuvvetleri demokratik hukuk devletinde olması gerektiği gibi milletinin emrinde bir kurum olarak çalışmaya devam edecektir.

Herodot Diyor Ki

156,394 views • 26 days ago

TBMM ÖNÜNDE YAPTIĞIMIZ REDDİYE VE BASIN BİLDİRİSİ VİDEODADIR. Basına ve Kamuoyuna Yüce Türk Milleti Malumunuz Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin kutsal çatısı altında, DEM Parti adlı grubun gerçekleştirdiği son derece vahim bir provokasyona tanık olduk. 1 Ekim’de TBMM’deki grup toplantısında, Diyarbakır’dan Ankara’ya “Umutla Özgürlüğe Yürüyoruz” sloganıyla yürüyen ve bebek katili terörist başı Öcalan’ın serbest bırakılması talebiyle gelen bir grup, salonda hep bir ağızdan terörist başı lehine sloganlar attı. Gazi Meclis’imizin tarihinde ilk defa, bir terör örgütü liderinin ismi, böylesine pervasız tezahüratlar ile yankılanmıştır. Şehitlerimizin mübarek kanıyla kurulmuş, millet iradesinin tecelli ettiği Meclis’te terör propagandası yapılması, akıl alır gibi değildir. Bu rezalet, Türk Milletinin bağrından çıkan Şehitlerimizin kemiklerini sızlatmış, Şehit Yakını ve Gazilerimizin hafızasında, Yüce Türk Milleti’nin vicdanında tedavisi zor yaralar açmıştır. Böylesi bir gaflet ve ihanet, Türkiye Cumhuriyeti tarihinde görülmemiştir. Terör örgütünün güdümündeki çevreler, o kadar cüretkâr hale gelmişlerdir ki, Gazi Meclis’imizde terörist başı lehine tezahürat yapmaya kalkışabilmişlerdir. Bu sahneler, milletimizin sabır bardağını taşıran son damlasıdır. Aziz şehitlerimizin al kanıyla yoğrulmuş mübarek vatan toprağı üzerinde, gazilerimizin onurlu mücadelesi sayesinde ayakta duran yüce Meclisimizde, bebek katili terör elebaşını yüceltmeye cüret edenler, milli birliğimize ve devletimizin bölünmez bütünlüğüne kalleşçe bir darbe vurmuştur. Bu tablo karşısında her vatanseverin öfkesi de son derece haklı ve meşrudur. Dün bu vatan için canını verenleri bugün unutturup katillerini kahramanlaştırmaya yeltenenler, en az 15 Temmuz’da Meclisimize bomba atanlar kadar haince bir tahribat peşindedir. Şu iyi bilinmelidir ki: Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğü tartışılamaz, pazarlık konusu edilemez. Terör örgütüyle müzakere görüntüsü verecek en küçük adıma dahi milletimiz rıza göstermeyecektir. Unutulmasın ki bu millet, yeri geldiğinde “Ya istiklal ya ölüm!” diyerek emperyalizme ve bölücü haine karşı dünyaya meydan okumuş bir millettir. Bugün de millî birliğimize kastedenlere karşı çelikten bir irade sergilemeye hazırdır. Şehitlerimizin aziz ruhları ve gazilerimizin fedakârlıkları, bize emanet edilmiştir. Bu emanete halel getirecek, şehitlerin kanı üzerinden kirli siyaset yapmaya kalkışacak herkes, karşısında Türk milletinin çelikten iradesini ve vatan sevdalılarının sarsılmaz öfkesini bulacaktır. Terörle mücadelede zafer kazanmak, teröriste ödün vermekle değil, onu kayıtsız şartsız teslim almakla mümkündür. “Barış” masallarıyla milletimizi aldatarak teröriste mevzi kazandırmaya çalışanlar tarihte hep yenilgiye uğramıştır. Bizler teröre terör, katile katil demekten ve hukuk önünde hesap sorulmasını talep etmekten asla vazgeçmeyeceğiz. Eğer “Terörsüz Türkiye” hayali uğruna, terör örgütünün 40 yıllık hain emellerine uluslararası meşruiyet kazandırılacaksa, vatan evlatlarının canı pahasına kazandığı zafer “biz başaramadık” denilerek heba edilecekse, bu hesabı yapan gaflet içindekiler karşılarında bizleri bulacaktır. Şayet terörün son bulması adına devlete diz çöktürmeye kalkarsanız, buna en başta bu milletin kendisi izin vermez. Teröristle müzakere değil, mücadele esastır. Çağrımız kesindir. Milletin Meclisini Türk Milleti nezdinde onarılması güç yaralar açan bu “muhatap alma” ve “normalleştirme” çizgisinden derhâl vazgeçmeye; kurucu ilkelere ve Anayasa’nın değişmez hükümlerine sadakatle, terörle mücadelede sıfır taviz politikasına geri dönmek için çabalamaya davet ediyoruz. Özellikle TBMM bünyesindeki Barış Komisyonu’nda temsil edilen partilere ve parti liderlerine sesleniyoruz: Aziz milletimizi temsil eden bu çatıyı terör propagandasına açtırmamak sizin de sorumluluğunuzdur. Komisyonda “barış” adı altında yürütülen çalışmanın, şehit yakınlarını yaralayan, gazilerimizi inciten bir ihanet sürecine dönüşmesine ortak olmayınız. Sizin göreviniz Terör örgütünün taleplerine aracılık etmek değil, milletimizin hassasiyetlerine tercüman olmaktır. Komisyon, terörist başının taleplerine kulak vereceğine, önce şehit analarının feryadına kulak vermelidir. Aksi takdirde tarihe millet iradesini teröre peşkeş çekenler olarak geçeceğini hatırlatırız. Türkiye Cumhuriyeti Devleti, katillerle müzakere masasına oturmaz. Buna yeltenen kim olursa millet vicdanında mahkûm olacak ve karşısında Biz Türk Evlatlarını bulacaktır. Bu “ihanet süreci”, geçmişteki sözde barış girişimlerinde defalarca görüldüğü üzere, terör örgütünün ve destekçilerinin yeni bir ihanet dalgasıyla sonuçlanmaya mahkûmdur. Terör örgütü ve destekçileri, her zaman normalleşme adı altında taktikleri, sahada mevzi kazanma ve devleti baskı altına alma taktiğinden ibarettir. Bugün terörist başını muhatap alıp Türk Milletine gözdağı vermeye yeltenenler, yarın hukuki, siyasi ve toplumsal yaptırımların kaçınılmaz ağırlığıyla yüzleşecektir. Bu nedenle, ihanetle beslenen her “süreç” er ya da geç duvara çarpacak; bedelini de o sürecin öznesi ve aracısı olanlar, millet iradesi ve hukuk düzeni önünde eksiksiz ödeyecektir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün “Ya istiklal ya ölüm” parolasıyla kurduğu bu Cumhuriyeti korumak hepimizin namus borcudur. Bu vesileyle vatan uğruna canını feda eden aziz şehitlerimizi rahmetle, gazilerimizi minnetle anıyoruz. Onların emaneti olan tam bağımsız ve bölünmez Türkiye Cumhuriyeti’ni, sonsuza dek yaşatacağımıza söz veriyoruz. Saygılarımızla Muharip ve İç Güvenlik Gazileri, Harp Malülleri Dul ve Yetimleri Derneği Adına Gazi İdris Tuğunmuş #HainsizTürkiye #eğrisopalıdoğruadamlar

MuharipGazi

41,904 views • 11 months ago