Video yükleniyor...

Video Yüklenemedi

Ana Sayfaya Dön

#Mutluluklar #SerapMithatCanÇifti Geçmiş dönem Balâ Kaymakamlarımızdan Sayın Mithat Can Kutluca ile kıymetli eşi Serap Hanım’ın düğün merasimlerine Anayasa Mahkemesi Üyemiz Sn. Muhterem İnce, Milletvekillerimiz, Bakan Yardımcılarınız ve Valilerimizle birlikte katılarak bu anlamlı ve mutlu anlarına şahitlik ettik. Birlikteliklerinin ömür boyu huzur, sağlık ve saadetle taçlanmasını temenni ediyor, kendilerine bir...

11,758 görüntüleme • 7 ay önce •via X (Twitter)

12 Yorum

Mithat Can KUTLUCA profil fotoğrafı
Mithat Can KUTLUCA7 ay önce

@MehmetD57558140 Teşekkür ederim Sayın Genel Başkan Yardımcımız, Milletvekilimiz, Hocamız, Ağabeyimiz. Şereflendirdiniz. Saygılarımla

Mehtap Kaplan profil fotoğrafı
Mehtap Kaplan7 ay önce

Eşit infaz, insanca koşullar, pazarlık konusu olamaz. Adalet, yaşatmakla başlar.” Adil infaz yasası talep ediyoruz. #CezadaAdaletİnfazdaEşitlik

Alev Duman profil fotoğrafı
Alev Duman7 ay önce

#CezadaAdaletİnfazdaEşitlik

Kara Bey profil fotoğrafı
Kara Bey7 ay önce

Öncelikle yeni evlenen çiftlere mutluluklar başkanım.. sonrasında da ; Türkiye Yüzyılı adaletle başlar Genel infaz düzenlemesi artık gecikmemeli.. #YaparsaMHPyapar #CezadaAdaletİnfazdaEşitlik

Su profil fotoğrafı
Su7 ay önce

AİHM içtihatlarında umut hakkı, insan onurunun ayrılmaz parçasıdır. Terör ve ağırlaştırılmış müebbet için bile tartışılan bu hak, şartlı tahliyesi geri alınanlar için tamamen yok sayılmaktadır. #ŞTGA #CezadaAdaletİnfazdaEşitlik

Çiğdem profil fotoğrafı
Çiğdem7 ay önce

Böyle bir süreçte, Cezaevlerindeki insan onuruna aykırı koşullar, Yerde yatan insanlar, sağlık hijyen sorunları sona erdirilmelidir! İnfaz Yasası derhal TBMM gündemine alınmalıdır.@KarakayaMevlut #CezadaAdaletİnfazdaEşitlik

Prof. Dr. Ömer Faruk Demirkol profil fotoğrafı
Prof. Dr. Ömer Faruk Demirkol7 ay önce

Hayırlı olsun hocam🧿 Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri @MithatCanKutluc ya ömür boyu mutluluklar dilerim.

furkanthnc profil fotoğrafı
furkanthnc7 ay önce

Cezaevlerindeki kapasite aşımı artık yapısal bir sorundur . Bu tabloyu görmezden gelmek, ne adalete ne toplumsal huzura hizmet eder. İnfazda eşitliği esas alan 5 yıl şartlı ceza indirimi,ölçülü ve sorumlu bir kamu politikasıdır #CezadaAdaletİnfazdaEşitlik #5YılSartlıCezaİndirimi

Münteha Söylemez profil fotoğrafı
Münteha Söylemez7 ay önce

#CezadaAdaletİnfazdaEşitlik

Urfanatik.com profil fotoğrafı
Urfanatik.com7 ay önce

Mithat Can Kutluca, Serap ile Dünya Evine Girdi

Dila naz profil fotoğrafı
Dila naz7 ay önce

Cezaevleri dolu, koşullar ağır. Sağlık, hijyen ve barınma sorunları büyüyor. Bu sorunlar ertelenemez. Yeni bir infaz düzenlemesi artık zorunlu. #CezadaAdaletİnfazdaEşitlik

Mahkum Annesi profil fotoğrafı
Mahkum Annesi7 ay önce

#CezadaAdaletİnfazdaEşitlik

Benzer Videolar

Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın teşrifleriyle Millî Savunma Üniversitesinde gerçekleşen 14'üncü Dönem Müşterek Komuta ve Kurmay Eğitimi ile Kuvvet Harp Enstitüleri 7'nci Dönem Komuta ve Kurmay Eğitimi Mezuniyet Töreni'nde konuştu. Törende Bakan Yaşar Güler’in beraberinde Genelkurmay Başkanı Orgeneral Metin Gürak, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ziya Cemal Kadıoğlu, Bakan Yardımcıları Şuay Alpay, Musa Heybet ve MSÜ Rektörü Prof. Dr. Erhan Afyoncu ile katıldı. Bakan Yaşar Güler, konuşmasında şunları söyledi: KRİTİK BİR DÖNEMDEN GEÇİYORUZ "Sayın Cumhurbaşkanım, yoğun mesainiz arasında törenimize teşrif ederek bizleri onurlandırdığınız için şükranlarımı arz ediyorum. Müşterek Komuta Kurmay ve Komuta Kurmay Eğitimlerini başarıyla tamamlayan personelimizin mezuniyetlerinin kendilerine, ailelerine ve Türk Silahlı Kuvvetlerimize hayırlı, uğurlu olmasını temenni ediyorum. Sayın Cumhurbaşkanım, uluslararası jeopolitikte büyük güçlerin rekabetinden kaynaklanan ve küresel ölçekte stratejik kırılmaların yaşandığı kritik bir dönemden geçiyoruz. Her geçen gün daha da derinleşen krizlerin girdabında asimetrik tehditler, vekâlet savaşları, enerji ve gıda sorunları, düzensiz göç, siber güvenlik gibi başlıklar, savunma ve güvenlik konusunu her zamankinden daha önemli hâle getirmiştir. Bölgemizi ve tüm dünyayı etkileyen bu karmaşık ve çok boyutlu denklemde Türkiye, şanlı tarihinden aldığı ilham ve milletimizin yüksek idealleri doğrultusunda güvenliği, barışı, istikrarı, adaleti ve insani değerleri korumak için büyük bir gayret göstermektedir. Zatıalinizin liderliğinde kurulan güçlü diplomatik ilişkiler ve uygulanan aktif politika ile ülkemiz kendi ulusal çıkarlarını korumanın yanı sıra, uluslararası ilişkilerde de kilit bir aktör olarak öne çıkmaktadır. Ülkemizin bu vizyoner dış politikasının sorumlu ve yapıcı rolünün sahadaki en güçlü temsilcisi ise Türk Silahlı Kuvvetlerimizdir. Kahraman ordumuz, ülkemizin ve asil milletimizin güvenliği sağlamak için karada, denizde, havada azim ve kararlılıkla faaliyetlerini sürdürürken pek çok coğrafyada barış ve istikrarın teminatı olarak görev yapmaktadır. PERSONELİMİZİ GELECEĞİN HAREKÂT ORTAMINDA GÖREV YAPACAK ŞEKİLDE EĞİTİYORUZ Şanlı ordumuzun bu kadar geniş bir sahada üstlendiği vazifelerini başarıyla sürdürebilmesi için bir yandan yerli, millî ve modern savunma sanayimizin sağladığı imkânlarla ordumuzu donatıyor, diğer yandan da personelimizi geleceğin harekât ortamında görev yapacak şekilde eğitiyoruz. Günümüzde yaşanan gelişmeler de bir kez daha teyit etmiştir ki sadece teknik bilgiye sahip olmak yeterli değildir; esasen personelin stratejik düşünme becerisi, analitik yetkinliği ve liderlik vasıfları da büyük önem taşımaktadır. Bu kapsamda güzide ilim ve irfan yuvası Millî Savunma Üniversitemiz bünyesinde verilen Komuta Kurmay ve Karargâh Subaylığı Eğitimi, ihtiyaç duyduğumuz nitelikteki lider personelin yetiştirilmesi için hayati önemdedir. İnanıyorum ki bugün buradaki eğitimlerini başarıyla tamamlayan kurmay subaylarımızın üstlendikleri görevlerde sergileyeceği yüksek performans, ordumuzun etkin, güçlü ve caydırıcı konumunun daha ileri seviyelere taşınmasına müstesna katkılar sağlayacaktır. Mezun olan her bir kahraman silah ve mesai arkadaşım, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da üstün bir gayretle çalışacak ve burada aldıkları eğitimin gereklerini en iyi şekilde yerine getirecektir. Ayrıca 15 kardeş, dost ve müttefik ülkeden gelerek Harp Enstitülerimizde eğitim gören 80 Misafir Askerî personeli de yüksek müsaadenizle kutluyorum. Misafir personelin ülkelerimiz arasındaki ikili ilişkiler, karşılıklı anlayış ve iş birliğini derinleştirmek açısından burada aldıkları eğitimin çok kıymetli olduğuna inanıyor; gönül bağlarımızın yalnızca bugünü değil, yarını da inşa edecek bir dostluğa dönüşmesini temenni ediyorum. TERÖRSÜZ TÜRKİYE HEDEFİNE EMİN ADIMLARLA İLERLİYORUZ Cumhuriyetimizin ikinci asrına başladığımız bu kutlu dönemde nihai hedefimiz, 'Türkiye Yüzyılı' vizyonumuz doğrultusunda ülkemizi daha büyük, ordumuzu da daha güçlü, daha caydırıcı ve daha etkin hâle getirmektir. Bu çerçevede Zatıdevletlerinin ortaya koyduğu yüksek devlet iradesi ile 'Terörsüz Türkiye' ve bin yıllık kardeşliğimizi pekiştirme hedefimize emin adımlarla ilerliyoruz. Yıllardır ülkemizin başına musallat olan terör belasından kurtulunca şüphesiz hem ülkemiz hem de bölgemiz için yeni ve tarihî bir sayfa açılmıştır. Bu vesileyle; Mete Han’dan Sultan Alparslan’a, Fatih Sultan Mehmet’ten Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e ve bugüne kadarki tüm devlet büyüklerimizi ve komutanlarımızı saygıyla anıyorum. Aziz şehitlerimizi ve ebediyete irtihal eden kahraman gazilerimizi rahmet ve minnetle yâd ediyor, gazilerimize, şehit ve gazilerimizin kıymetli ailelerine saygı ve şükranlarımı sunuyorum. Bugün mezun olan arkadaşlarımı bir kez daha gönülden tebrik ediyor, kendilerine görevlerinde üstün başarılar diliyorum. Kahraman Türk Silahlı Kuvvetlerimizin bugünkü güçlü seviyesine gelmesinde desteğinizi hiçbir zaman esirgemeyerek bu anlamlı günde törenimizi teşriflerinizle bizleri onurlandırdığınız için Zatıdevletlerine bir kez daha şükranlarımı sunuyor, sizleri saygıyla selamlıyorum. Arz ederim." #MillîSavunmaBakanlığı #YaşarGüler

T.C. Millî Savunma Bakanlığı

54,540 görüntüleme • 1 yıl önce

Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın teşrifleriyle Millî Savunma Üniversitesinde gerçekleşen 16’ncı Dönem Müşterek Komuta ve Kurmay Eğitimi ile 8’inci Dönem Kuvvet Harp Enstitüleri Komuta ve Kurmay Eğitimi Mezuniyet Töreni'nde konuştu. Törende Azerbaycan Savunma Bakanı Orgeneral Zakir Hasanov, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, Kuvvet Komutanları ve Bakan Yardımcıları da yer aldı. Bakan Yaşar Güler, konuşmasında şunları söyledi: ÜLKEMİZİN ULUSLARARASI ALANDAKİ SAYGINLIĞI VE ETKİSİ DAHA DA ARTMAKTADIR Sayın Cumhurbaşkanım, Sayın Azerbaycan Savunma Bakanım, Kahraman Silah ve Mesai Arkadaşlarım, Değerli Misafirlerimiz, sizleri saygıyla selamlıyorum. Sayın Cumhurbaşkanım, yoğun mesainiz arasında törenimizi teşrif ederek bizleri onurlandırdığınız için şükranlarımızı arz ediyoruz. Müşterek Komuta Kurmay ve Komuta Kurmay Eğitimi’ni başarıyla tamamlayan personelimizin mezuniyetlerinin kendilerine ailelerine ve Türk Silahlı Kuvvetlerimize hayırlı, uğurlu olmasını temenni ediyorum. Sayın Cumhurbaşkanım, jeopolitik kırılmaların yaşandığı günümüzde uluslararası sistemde dengeler hızla değişmekte, geniş bir sahada çatışmalar savaşlar ve güvenlik krizleri aynı anda vuku bulmaktadır. Özellikle yakın coğrafyamızda meydana gelen gelişmeler güvenlik ve savunma konularının ne kadar hayati olduğunu bir kez daha ortaya koymuştur. Türkiye olarak tüm gelişmeleri yakından takip ediyor; zatıalilerinizin liderliğinde yürütülen etkin diplomasi ve güçlü devlet iradesi doğrultusunda millî güvenliğimizi ilgilendiren her konuda gerekli tedbirleri kararlılıkla alıyoruz. Pek çok kriz ve ihtilafın çözümünde ortaya koyduğumuz yapıcı tutum yürüttüğümüz diplomatik girişimler insani yardımlarımız ve kahraman ordumuzun farklı coğrafyalarda üstlendiği görevler ülkemizin uluslararası alandaki saygınlığını ve etkisini daha da artırmaktadır. Bu hafta içerisinde ev sahipliğinizde başarıyla icra edilen NATO Liderler Zirvesi de ülkemizin uluslararası etki gücünün açık bir yansıması olmuştur. PERSONELİMİZİN NİTELİĞİNİ VE LİDERLİK KAPASİTESİNİ GELİŞTİRMEYİ ÖNCELİKLERİMİZ ARASINDA GÖRÜYORUZ Sayın Cumhurbaşkanım, Millî Savunma Bakanlığı ve Türk Silahlı Kuvvetleri adına zatıdevletlerine şükranlarımı sunuyorum. Yaşanan krizler ve savaşlar göstermektedir ki güçlü ordular; modern silah sistemleriyle birlikte stratejik düşünebilen, doğru analiz yapabilen, değişen şartlara hızla uyum sağlayabilen, nitelikli personelle ayakta kalabilmektedir. Esasen günümüzün harekât ortamı; askerî gücün ve yüksek teknolojiye sahip olmanın yanı sıra bilgiye hâkim olmayı, öngörü geliştirmeyi çok boyutlu değerlendirme yapabilmeyi ve doğru zamanda doğru karar verebilmeyi zorunlu kılmaktadır. Ancak çok iyi biliyoruz ki teknoloji ne kadar gelişirse gelişsin onu etkin şekilde kullanacak insan kaynağı her zaman en belirleyici unsur olmaya devam edecektir. Bu nedenle eğitim faaliyetlerini personelimizin niteliğini ve liderlik kapasitesini geliştirmeyi önceliklerimiz arasında görüyoruz. Askerlik mesleğinde önemli bir gelişim aşaması olan kurmaylık eğitimini de Türk Silahlı Kuvvetlerimizin geleceğini şekillendiren stratejik bir yatırım olarak değerlendiriyoruz. Millî Savunma Üniversitemiz bünyesinde yürütülen Müşterek Komuta Kurmay ile Komuta ve Kurmay Eğitimleri; müşterek harekât anlayışına sahip stratejik seviyede düşünebilen, değişen güvenlik ortamını doğru okuyabilen lider personelin yetiştirilmesine büyük katkı sağlamaktadır. Bu çerçevede bugün mezun olan kurmay subaylarımız da burada edindikleri bilgi ve tecrübelerin ışığında üstlenecekleri her görevde yüksek bir vazife bilinciyle hareket edeceklerdir. Sözlerime son verirken dost, kardeş ve müttefik ülkelerden gelerek eğitimlerini başarıyla tamamlayan misafir askerî personeli de yüksek müsaadenizle kutluyorum. Burada kurulan dostlukların ve paylaşılan bilgi birikiminin ülkelerimiz arasındaki iş birliğine ve karşılıklı anlayışa önemli katkılar sağlayacağına yürekten inanıyorum. Bu vesileyle; Mete Han’dan Sultan Alparslan’a Fatih Sultan Mehmet’ten Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e ve bugüne kadarki tüm devlet büyüklerimizi ve komutanlarımızı saygıyla anıyorum. - Aziz şehitlerimizi ve ebediyete irtihal eden kahraman gazilerimizi rahmet ve minnetle yâd ediyor, - Gazilerimize şehit ve gazilerimizin kıymetli ailelerine saygı ve şükranlarımı sunuyorum. Mezun olan arkadaşlarımı da bir kez daha gönülden tebrik ediyor kendilerine görevlerinde üstün başarılar diliyorum. Sayın Cumhurbaşkanım, Kahraman Türk Silahlı Kuvvetlerimizin bugünkü güçlü seviyesine gelmesinde desteğinizi hiçbir zaman esirgemeyerek bu anlamlı günde törenimizi teşriflerinizle bizleri onurlandırdığınız için zatıdevletlerine bir kez daha şükranlarımı sunuyor sizleri saygıyla selamlıyorum. Arz ederim. #MillîSavunmaBakanlığı #YaşarGüler

T.C. Millî Savunma Bakanlığı

72,862 görüntüleme • 2 ay önce

Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, Pakistan Savunma ve Şehitler Günü dolayısıyla Ankara’da düzenlenen resepsiyona beraberindeki TSK Komuta Kademesi ile katıldı. Törende bir konuşma yapan Bakan Yaşar Güler şunları söyledi: PAKİSTAN BİZİM İÇİN STRATEJİK BİR ORTAKTIR Bu anlamlı gün vesilesiyle sizlerle bir arada bulunmaktan büyük bir memnuniyet duyuyor, nazik davetiniz için şükranlarımı sunuyorum. Öncelikle dost ve kardeş ülke Pakistan’ın Savunma ve Şehitler Günü’nü en içten dileklerimle kutluyor Pakistan halkına selam ve saygılarımı iletiyorum. Bu vesileyle Pakistan’ın bağımsızlığı egemenliği ve güvenliği uğruna canlarını feda eden aziz şehitleri rahmet ve minnetle yâd ediyor, kahraman gazilere şükranlarımı sunuyorum. Türkiye ile Pakistan arasındaki ilişkiler ortak tarihî hafızaya, köklü kardeşlik bağlarına ve sarsılmaz karşılıklı güvene dayanmaktadır. Milletlerimiz tarih boyunca sevinçte de hüzünde de birbirinin yanında durmuş, zor zamanlarda sergiledikleri dayanışmayla dostluğun ve kardeşliğin en güzel örneklerini ortaya koymuşlardır. Bizim için Pakistan dost bir ülke olmanın ötesinde gönül coğrafyamızın ayrılmaz bir parçası, aynı ideal ve değerleri paylaştığımız stratejik bir ortaktır. Bugün bu güçlü kardeşlik diplomasi, savunma-güvenlik, ekonomi, eğitim, teknoloji alanlarında her geçen gün daha da derinleşen çok boyutlu bir iş birliğine dönüşmüştür. Askerî alandaki yakın iş birliğimiz bu stratejik ortaklığın en güçlü alanlarından birini oluşturmaktadır. Silahlı kuvvetlerimiz arasındaki müşterek eğitim faaliyetleri ve tatbikatlar, personel değişim programları ve karşılıklı tecrübe paylaşımı sayesinde ulaştığımız yüksek seviyeden bu çerçevede gittikçe artan dayanışmamızdan büyük memnuniyet duyuyoruz. Bu vesileyle geçtiğimiz hafta 30 Ağustos Zafer Bayramımız münasebetiyle özel bir resepsiyon düzenleme nezaketi göstererek bu anlamlı günümüze ortak olan Pakistan Kara Kuvvetlerine en derin şükranlarımı sunuyor, bu husustaki katkılarından dolayı özellikle Sayın Mareşal Asım Münir’e teşekkür ediyorum. PAKİSTAN’IN DİPLOMATİK ÇABALARI, ULUSLARARASI TOPLUM TARAFINDAN TAKDİRLE KARŞILANDI Türkiye ve Pakistan yalnızca kendi güvenlikleri için değil, bölgemizde ve tüm dünyada barışın, istikrarın ve uluslararası güvenliğin tesis edilmesi ve güçlendirilmesi için de önemli sorumluluklar üstlenmektedir. Bu anlayışın güncel ve somut örneklerinden biri de Pakistan’ın bölgemizde barış ve istikrarın korunmasına yönelik kapsamlı diplomatik girişimleridir. Nitekim Pakistan’ın İran ile Amerika Birleşik Devletleri arasında yaşanan savaşın sona erdirilmesi, ateşkesin sağlanması ve kalıcı barışın tesis edilmesi amacıyla sergilediği yoğun gayretleri memnuniyetle müşahede ediyoruz. Pakistan’ın bu süreçte taraflar arasındaki görüşmelere ev sahipliği yapması, çatışmaların durdurulması için yoğun ve yapıcı tutumu ile ortaya koyduğu samimi diplomatik çabaları, uluslararası toplum tarafından da takdirle karşılanmıştır. Türkiye olarak böylesine kritik bir konuda öncü bir rol üstlenen stratejik ortağımız Pakistan ile yakın istişare ve koordinasyon içerisinde hareket ediyoruz. MEKKE’DE İMZALANAN ORTAK SAVUNMA ANLAŞMASI TARİHÎ BİR ADIMDIR Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Türkiye, hassas küresel güvenlik ortamında dost ve kardeş ülkelerle geliştirdiği stratejik iş birlikleriyle, uluslararası güvenlik ve istikrara katkılar sunmayı kararlılıkla sürdürmektedir. Bu anlayışla Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında Mekke’de imzalanan Ortak Savunma Anlaşması’nı da üç kardeş ülkenin köklü bağlarını ve karşılıklı güvenini, stratejik bir zeminde daha da güçlendiren tarihî bir adım olarak görüyoruz. Kolektif caydırıcılığı esas alan bu anlaşmanın ortak güvenliği tahkim etmesinin yanı sıra askerî konularda birlikte çalışabilirliği ve savunma sanayisi iş birliğini daha da ileriye taşıyacağına ve bölgemizin barış ve istikrarına önemli katkılar sağlayacağına inanıyorum. Nitekim Mekke Savunma İttifakı kapsamında kurulan Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi'nin ilk toplantısı, ülkemizin ev sahipliğinde bu hafta başında üç ülkenin yetkili makamlarının katılımıyla icra edilmiş bu kapsamda ittifakın kurumsal yapısı ile yürüteceği stratejik iş birliği esasları görüşülmüştür. Birbirinden kritik, geniş imkân ve kabiliyetlere sahip olan üç kardeş ve dost ülkenin ortaya koyduğu bu güçlü iradenin ülkelerimiz ve bölgemiz için hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum. Bu duygu ve düşüncelerle Pakistan’ın Savunma ve Şehitler Günü’nü bir kez daha en içten dileklerimle kutluyor dost ve kardeş Pakistan halkına sağlık, huzur ve refah diliyorum. Türkiye-Pakistan Bahaiçara Zindebâd! Yaşasın Türkiye-Pakistan kardeşliği! #MillîSavunmaBakanlığı #YaşarGüler

T.C. Millî Savunma Bakanlığı

116,390 görüntüleme • 1 ay önce

Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, Cumhurbaşkanımız Sn. Recep Tayyip Erdoğan’ın teşrifleriyle gerçekleştirilen Aksaz Tersanesi Komutanlığı Açılış ve Deniz Platformları Teslim Töreni’nde konuştu. Beraberindeki Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu ile Cumhurbaşkanımız Sn. Erdoğan’ı karşılayan Bakan Yaşar Güler, törendeki konuşmasında şunları söyledi: TÜRKİYE, KENDİ GEMİLERİNİ VE SİLAH SİSTEMLERİNİ TASARLAYIP ÜRETEBİLEN ÜLKE HÂLİNE GELDİ Sayın Cumhurbaşkanım; bugün, yerli ve millî savunma sanayimizin ulaştığı üstün seviyeyi ortaya koyan yeni tip denizaltımız ve akaryakıt gemilerimiz ile bu alandaki yüksek tesisleşme seviyemizin göstergesi Aksaz Tersanemizin ve denizaltı havuzumuzun hizmete girmesinin haklı gururunu yaşıyoruz. Bu anlamlı töreni teşriflerinizle bizleri onurlandırdığınız için Zatıdevletlerine şükranlarımı arz ediyor; bu güzide sistem ve tesislerin; ülkemize, asil milletimize ve Silahlı Kuvvetlerimize hayırlı, uğurlu olmasını diliyorum. Sayın Cumhurbaşkanım; önceden, savunma sanayisi ne yazık ki dışa bağımlı olan, kısıtlı imkânlarla varlık yokluk mücadelesi veren bir ülkeydik. Parasını ödediğimiz hâlde ürünlerimizi teslim alamadığımız günleri, türlü engellemelere ve zorluklara maruz kaldığımız zamanları, bir an olsun unutmadık. Nice badirelerle karşılaşsak da tarihte olduğu gibi, yılmadan yorulmadan çalışmaya devam ettik. Özellikle son 20 yılda, Zatıalilerinin stratejik vizyonu, liderliği ve kararlı duruşları sayesinde Türkiye; - Kendi gemilerini ve silah sistemlerini tasarlayıp üretebilen, - Ve bu ürünleri ihraç ederek uluslararası pazarda adından övgüyle söz ettiren bir ülke hâline geldi. Bir asır önce, ithal edeceğimiz iki gemiye ihtiyaç duyuyorken; bugün, aynı anda birçok silah sistemini yerli ve millî imkânlarıyla üreten ve ihraç eden bir ülke konumundayız. DENİZ SAVUNMA SANAYİSİNDE DE BÜYÜK AŞAMALAR KATETTİK İbn-i Haldun’un dediği gibi “Coğrafya kaderdir.” Denizlerimiz de bu kaderin, ayrılmaz bir parçası ve kuvvet çarpanıdır. Dolayısıyla üç tarafı denizlerle çevrili ülkemizin, hakkını ve hukukunu korumak için güçlü bir Deniz Kuvvetine sahip olmamız bir tercih değil, zorunluluktur. Bu bilinçle, şanlı Türk donanmasını daha modern, daha etkin ve daha güçlü kılmak için, deniz savunma sanayisinde de büyük aşamalar katettik, ediyoruz. Yerli, millî ve modern savunma sanayimizin yeni göz bebeği olan ve bugün hayata geçirilmesine şahitlik ettiğimiz sistem ve tesisler de bu gayretlerimizin somut birer neticesidir. Yeni tip denizaltımız, gemilerimiz ve tesislerimiz sayesinde; - Deniz Kuvvetlerimizin harekât kabiliyeti ve etkinliği daha da artacak, - Deniz sistemlerimizin inşa, bakım ve onarım faaliyetleri daha yüksek kapasitede ve daha hızlı bir şekilde icra edilecektir. Özellikle stratejik önemdeki Marmaris/Aksaz’da teşkil ettiğimiz tersanemiz ile; bölgede konuşlu veya Akdeniz ve Ege’de faaliyet gösteren donanmamızın; ihtiyaçlarının en hızlı şekilde karşılanması, teknik destek temini ve idamesi gerçekleştirilecektir. Bu sayede Deniz Kuvvetlerimiz; faaliyetlerini daha etkin ve güvenli bir şekilde yerine getirecek; dünyanın önde gelen deniz kuvvetleri arasındaki seçkin yerini pekiştirecektir. GÜÇLÜ VE BAĞIMSIZ BİR SAVUNMA SANAYİSİ, BEKAMIZIN AYRILMAZ BİR PARÇASIDIR Savunma sanayisinde hayata geçirdiğimiz bu projelerin, ne kadar ehemmiyetli olduğu, bölgemizde ve dünyada yaşanan hassas gelişmelerin ortaya çıkardığı tehdit ve tehlikeler karşısında keza Akdeniz’in giderek artan önemi dikkate alındığında, daha da iyi anlaşılmaktadır. Nitekim; - Terörle mücadeleden hudutlarımızın güvenliğinin sağlanmasına, - Mavi ve Gök vatanımızdaki hak ve menfaatlerimizin korunmasından ülkemizin uluslararası arenadaki etkinliğinin sürdürülmesine kadar tüm faaliyetlerimizde yerli ve millî savunma sanayimiz, belirleyici bir rol oynamaktadır. Dolayısıyla güçlü ve bağımsız bir savunma sanayisi, bekamızın ayrılmaz bir parçasıdır. Bu anlayışla Türk Silahlı Kuvvetlerimizin her alanda imkân ve kabiliyetlerini, en yeni teknolojilerle geliştirmek için büyük şevk ve kararlılıkla çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Cumhuriyetimizin ikinci asrına başladığımız bu kutlu dönemde, “Türkiye Yüzyılı” hedeflerimiz doğrultusunda, yeni başarıları, tarihimizin altın sayfalarına yazmak ve yazdırmak en büyük hedefimizdir. Bu vesileyle; - Hizmete alınan yeni tip denizaltımız Piri Reis’in, - Akaryakıt Gemilerimiz ile hayata geçirilen deniz platformunun, - Açılışını gerçekleştirdiğimiz Aksaz Tersanemizin ve - Havuz donatım faaliyetlerine başlayan Murat Reis Denizaltımızın, bir kez daha ülkemize, asil milletimize ve Silahlı Kuvvetlerimize hayırlı uğurlu olmasını temenni ediyorum. Ayrıca hizmete giren denizaltı ve akaryakıt gemimizin flandrasını teslim alan gemi komutanlarımıza da görevlerinde üstün başarılar diliyorum. Böylesine önemli ve büyük projelerin hayata geçirilmesindeki kararlı tutum ve direktifleriniz nedeniyle Zatıdevletlerine şükranlarımı sunuyorum. Bu sistemlerin üretilmesi ve tersanemizin hizmete alınmasında emeği geçen herkese yüksek müsaadeleriyle teşekkür ediyor, sizleri bir kez daha saygıyla selamlıyorum. Kahraman Bahriyelilerimize de diyorum ki; Denizleriniz sakin, pruvanız neta; yolunuz ve bahtınız açık olsun.” #MillîSavunmaBakanlığı #YaşarGüler

T.C. Millî Savunma Bakanlığı

49,843 görüntüleme • 2 yıl önce

Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, beraberinde Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu ve Kuvvet Komutanları ile Endonezya Millî Günü dolayısıyla düzenlenen resepsiyona katıldı. Resepsiyonda bir konuşma yapan Bakan Yaşar Güler, Türkiye-Endonezya ilişkilerine yönelik şunları söyledi: ENDONEZYA HALKINA GEÇMİŞ OLSUN DİLEKLERİMİ İLETİYORUM Endonezya Millî Günü vesilesiyle düzenlenen bu anlamlı resepsiyonda sizlerle bir arada olmaktan büyük bir memnuniyet duyuyor, sizleri sevgiyle saygıyla selamlıyorum. Dost ve kardeş ülke Endonezya’nın Millî Günü’nü de en içten dileklerimle kutluyor, sizlere Sayın Cumhurbaşkanımızın da selamlarını iletiyorum. Sözlerimin başında Cumartesi günü Endonezya’nın Flores bölgesinde meydana gelen deprem felaketi sebebiyle hayatını kaybeden Endonezyalı kardeşlerimize Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifalar diliyor, dost Endonezya halkına geçmiş olsun dileklerimizi iletiyorum. Bu vesileyle Endonezya’nın bağımsızlığı uğrunda cesaret ve kahramanlıkla mücadele edenleri de saygıyla yâd ediyor, sizlerin şahsında Endonezya halkına sağlık, huzur ve refah diliyorum. ENDONEZYA, TÜRKİYE’NİN KIYMETLİ VE STRATEJİK BİR ORTAĞIDIR Endonezya, Türkiye için her zaman özel bir yere sahip olmuştur. Ülkelerimiz arasında coğrafi uzaklığa rağmen asırlardır devam eden güçlü tarihî ve kültürel bağlar, köklü bir dostluk ve kardeşlik bulunmaktadır. Geçmişten günümüze ulaşan bu bağlar bugün karşılıklı güvene, ortak çıkarlara ve geleceğe yönelik güçlü iş birliği iradesine dayanan çok boyutlu ilişkilerimize sağlam bir zemin oluşturmuştur. Güneydoğu Asya’nın en büyük ekonomilerinden biri olan Endonezya, dinamik nüfusu ve sahip olduğu yüksek potansiyel ile hem bölgesinin önemli ülkelerinden biri hem de Türkiye’nin kıymetli ve stratejik bir ortağıdır. Son yıllarda liderlerimiz arasında gerçekleşen karşılıklı ziyaretler ve artırılan üst düzey temaslar, ikili ilişkilerimizin ulaştığı müstesna seviyenin bir göstergesidir. Bu çerçevede ticaret ve yatırımlardan enerjiye, sağlıktan eğitim ve kültüre kadar pek çok alanda iş birliğimizi sürekli geliştiriyoruz. Halklarımız arasındaki bağların güçlendirilmesini de ilişkilerimizin geleceği açısından son derece kıymetli görüyoruz. Bu kapsamda turizm hareketliliğinin artması, eğitim alanındaki yakın temaslarımız ve Türkiye’de öğrenim gören binlerce Endonezyalı kardeşimizin, ülkelerimiz arasında birer gönül ve kültür elçisi hâline gelmeleri bu güçlü beşerî bağların pekiştirilmesine müstesna katkılar sunmaktadır. İLİŞKİLERİMİZİN ÇOK DAHA İLERİ SEVİYELERE ULAŞACAĞINA YÜREKTEN İNANIYORUM Dost ve kardeş ülke Endonezya ile çeşitli alanlarda olduğu gibi askerî ve savunma sanayi alanlarında da iş birliğimizi güçlendirmekteyiz. Silahlı kuvvetlerimiz arasındaki karşılıklı tecrübe paylaşımının, yakın temasların ve müşterek eğitim-tatbikat faaliyetlerinin artırılmasına büyük önem veriyoruz. Savunma sanayi alanında ise muhtelif projelerde iş birliği içerisindeyiz. Özellikle ülkemizin yerli ve millî olarak üretmekte olduğu, beşinci nesil millî muharip savaş uçağı KAAN’ın Endonezya’ya 48 adet satışına yönelik vardığımız mutabakat bu alandaki iş birliğimizi daha üst bir seviyeye taşımıştır. Bu alanda mevcut projelerimizi ilerletmenin yanı sıra diğer platformlarda da “kazan kazan” ilkesine dayalı iş birliklerimizi geliştirerek ülkelerimiz arasındaki karşılıklı güven ve dayanışmayı daha da artırmayı hedefliyoruz. İçinden geçtiğimiz çatışmaların ve belirsizliklerin arttığı bu kritik dönemde Endonezya gibi dost ve kardeş ülkelerle olan dayanışma ve iş birliğimizi daha da güçlendirmenin son derece önemli olduğuna inanıyorum. Nitekim Türkiye ve Endonezya’nın uluslararası platformlarda da birlikte çalışmasından büyük memnuniyet duyuyoruz. Birleşmiş Milletler, İslam İşbirliği Teşkilatı, G-20, D-8 gibi çok taraflı platformlarda yürüttüğümüz uyumlu çalışmalar, küresel barış ve istikrara yönelik ortak tutumumuzun önemli bir tezahürüdür. Endonezya ile bu konularda da birlikte çalışmaya devam edeceğiz. Karşılıklı güvenimiz ve ortak gelecek vizyonumuz sayesinde ilişkilerimizin çok daha ileri seviyelere ulaşacağına yürekten inanıyorum. Bu vesileyle ülkelerimiz arasındaki dostluk ve iş birliğinin geliştirilmesine yönelik kıymetli gayretleri dolayısıyla Sayın Büyükelçiye ve Endonezya Büyükelçiliğinin seçkin personeline canıgönülden teşekkür ediyorum. Endonezya Millî Günü’nü bir kez daha en içten dileklerimle kutluyor, tüm katılımcıları bir kez daha sevgiyle, saygıyla selamlıyorum. #MillîSavunmaBakanlığı #YaşarGüler

T.C. Millî Savunma Bakanlığı

195,649 görüntüleme • 1 ay önce

Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler; beraberinde Genelkurmay Başkanı Orgeneral Metin Gürak, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu ve Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ziya Cemal Kadıoğlu ile Bayram Namazını Çanakkale’deki Amfibi Kolordu Komutanlığında kıldı. Bayramlaşmanın ardından Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan da Bakan Yaşar Güler’in telefonuyla Amfibi Kolordu Komutanlığında görevli personele seslenerek bayramlarını tebrik etti. Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan Bahriyelilerimize hitaben şunları söyledi: ORDUMUZUN HER BİR MENSUBUNUN BAYRAMINI YÜREKTEN KUTLUYORUM Türk Silahlı Kuvvetlerimizin kıymetli mensupları, kahraman Bahriyelilerimiz. Sizleri en kalbi duygularla, muhabbetle selamlıyorum. Amfibi Kolordu Komutanlığımı ve Deniz Kuvvetlerimizin güzide birliklerinde vazife icra eden tüm askerlerimizin, her bir personelimizin Ramazan Bayramı’nı tebrik ediyorum. Sizlerin şahsında yurt içinde, sınırlarımızda, bölgemizde ve dünyanın farklı ülkelerinde fedakarca görev yapan ordumuzun tüm mensuplarının ve ailelerinin bayramını yürekten kutluyorum. Bin yıldır vatanımızın bekası, milletimizin istikbal ve istiklali uğrunda canlarını feda eden tüm şehitlerimizi rahmetle yâd ediyorum. Bu ülke için gözlerini kırpmadan nice bedeller ödeyen tüm gazilerimize şahsın ve milletim adına şükranlarımı sunuyor, kendilerine ve ailelerine aynı şekilde hayırlı bayramlar diliyorum. AMFİBİ KOMANDOLARIMIZLA KIYILARIMIZ ARTIK ÇOK DAHA GÜVENLİ Amfibi Kolordu Komutanlığımızın kıymetli mensupları; sizler her karışında bir aslanın, bir yiğidin yattığı mukaddes bir vatan toprağında, Çanakkale’de görev yapıyorsunuz. Bugüne kadar çevre denizlerimizde üstlendiğiniz görevlerin yanı sıra Arnavutluk, Afganistan, Kosova, Lübnan ve Libya’da yakın zamanda başarıyla icra ettiğiniz insani yardım, uluslararası destek, tahliye ve afet yardım harekatlarında üstün gayretler sergilediniz. Hali hazırda Suriye ve Irak’ın kuzeyinde devam eden teröristle mücadele operasyonları ile birlikte Arnavutluk, Libya, Azerbaycan ve Katar’da barış ve güvenliğin tesisine önemli katkılar sunuyorsunuz. Önümüzdeki Temmuzdan itibaren bir yıl süreyle NATO Çıkarma Kuvveti Komutanlığı görevini de inşallah yine ordumuza yakışır şekilde başarıyla deruhte edeceksiniz. İnşallah Amfibi Komandolarımızla kıyılarımız artık çok daha güvenli, çok daha istikrarlı olacak. Mavi Vatan’ın muhafazası ve müdafaasındaki üstün gayretleriniz dolayısıyla her birinizi tebrik ediyor, Bahriyelilerimizin her birinin alnından öpüyorum. Denizleriniz sakin, yolunuz ve bahtınız açık olsun diyorum. Bu düşüncelerle sizlerin ve kahraman ordumuzun tüm mensuplarının Ramazan Bayramını bir kez daha can-ı gönülden tebrik ediyorum, şehitlerimizin tekrar rahmetle anıyor, şehit ailelerimize, gazilerimize ve aziz milletimize hayırlı bayramlar diliyorum. Sağ olun, var olun, Allah’a emanet olun. Kalın sağlıcakla… BAKAN YAŞAR GÜLER, BAHRİYELİLERE HİTAP ETTİ Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın ardından Bakan Yaşar Güler de Bahriyelilerimize hitaben şunları söyledi: MİLLETİMİZ BAYRAMLARI HUZUR İÇERİSİNDE GEÇİRMESİ İÇİN FEDAKÂRLIKLA GÖREV YAPIYORSUNUZ Ramazan Bayramı vesilesiyle Amfibi Kolordu Komutanlığımızda Sayın Genelkurmay Başkanımız ve Kuvvet Komutanlarımızla birlikte sizlerle bir arada bulunmaktan büyük bir mutluluk duyduğumuzu özellikle ifade etmek istiyorum. Bu anlamlı günün maneviyatına uygun olarak sevdiklerinizle birlikte sağlık ve mutluluk dolu nice bayramlar geçirmenizi temenni ediyor, bu vesileyle Bayramınızı en içten dileklerimle kutluyorum. Bayramlar; milletimizi bir arada tutan, bizi biz yapan köklü değerlerin en güzel yansımalarıdır. Millî kimliğimizi ve karakterimizi oluşturan bu kıymetli mirası koruyarak gelecek nesillere aktarmak hepimize düşen önemli bir sorumluluktur. Aziz vatanımızın bekası ve güvenliğinin en güçlü teminatı olan sizler de asil milletimizin bayramları huzur içerisinde geçirmesi için sevdiklerinizden uzakta fedakârlıkla görev yapmaktasınız. Ortaya koyduğunuz görev ve sorumluluk bilinci ile üstün gayretleriniz, her türlü takdirin üzerindedir. Sizlerin şahsında şu anda yurt içinde ve sınır ötesinde özveriyle görev yapan tüm kahraman silah ve mesai arkadaşlarımı canı gönülden tebrik ediyor, her birinin gözlerinden öpüyorum. ÜLKEMİZİN BÖLGESİNDE VE DÜNYADAKİ ÖNEMİ ARTIYOR Yakın çevremiz başta olmak üzere dünya genelinde yaşanan gelişmeler, risk ve tehditleri de beraberinde getirirken ülkemizin bölgesinde ve dünyadaki önemini daha da artırmaktadır. Böylesine stratejik ve hassas bir coğrafyada var olabilmek, her alanda hak ve menfaatlerimizi koruyabilmek aynı zamanda dünya barış ve istikrarına katkı sunabilmek için güçlü bir orduya sahip olmak zorundayız. Bu güçlü ordu da elbette ki personeliyle, teknolojik imkân ve kabiliyetleriyle karada, denizde, havada, uzayda ve siber alanda her an harekâta hazır, etkin ve caydırıcı nitelikleri haiz olmalıdır. Ülkemizin uluslararası arenadaki etkinliğinin her geçen gün arttığı, küresel güvenlik mimarisinin ve müzakere masalarının vazgeçilmez bir aktörü haline geldiği bu hassas dönemde Bakanlık olarak gece gündüz demeden, büyük bir azim ve kararlılıkla görevlerimizi yerine getirmekteyiz. Belirlediğimiz çok yönlü savunma-güvenlik politikası çerçevesinde ve sizlerin kahramanlık ve fedakârlıklarıyla Cumhuriyet tarihimizin en yoğun ve en etkili faaliyetlerini icra eden şanlı ordumuz; - Hudutlarımızı en etkin tedbirlerle korumakta, - Terörle mücadelede büyük başarılar elde etmekte, - Mavi ve Gök Vatanımızda hak ve menfaatlerimizin muhafazasına yönelik faaliyetlerini de başarıyla sürdürmektedir. Bu faaliyetlerinin yanı sıra başta Kıbrıs olmak üzere Azerbaycan’da, Libya’da, Katar’da, Somali’de, Kosova’da, Bosna Hersek’te ve daha birçok coğrafyada kardeş, dost ve müttefik ülkelerin haklı davasına destek vermekte, küresel barış ve istikrara katkı sağlamaktadır. Ayrıca şanlı ordumuz bu faaliyetlerle eş zamanlı olarak bugüne kadarki en büyük ve en geniş katılımlı tatbikatları da gerçekleştirmektedir. Ordumuzun böylesine kritik görevleri başarıyla ifa edebilmesi, gücünü ve etkinliğini sürdürebilmesi için bizler de yerli, millî ve modern savunma sanayi ürünleriyle ordumuzun imkân ve kabiliyetlerini mütemadiyen geliştiriyoruz. KIBRIS’TA İKİ AYRI DEVLET, İKİ AYRI HALK OLDUĞU GERÇEĞİYLE HAREKET EDİLMESİ GEREKTİĞİNİ HATIRLATIYORUZ Ülkeler arasındaki kriz ve sorunların çözülmesi için uluslararası hukuku ve barışı esas aldığımızı her fırsatta dile getiriyoruz. Nitekim komşumuz Yunanistan ile aramızdaki sorunların çözümüne de bu esaslar çerçevesinde yaklaşıyor, ilişkilerimizin geliştirilmesi için önemli adımlar atıyoruz. Ancak, kimi zaman bazı Yunan yetkililerin ülkelerimiz arasındaki ilişkileri sabote edebilecek söz ve davranışlar sergilediğine şahit oluyor, bu provokatif yaklaşımları asla kabul etmeyeceğimizi ifade ediyoruz. Çözüm odaklı ve samimi bir tutumun, ülkelerimiz arasındaki sorunların giderilmesi için önemli bir adım olacağına inanıyoruz. Yine aynı şekilde bazı muhataplarımızın Kıbrıs konusunda da tarihî ve mevcut gerçeklere uygun olmayan, 50 yıl öncesinden kalma ve miadı dolmuş söylemleri bıkmadan usanmadan dile getirmelerine şahit oluyoruz. Muhataplarımızı artık konuya çözüm odaklı, makul ve mantıklı bir şekilde yaklaşmaya davet ediyoruz. Kendilerine, uluslararası kamuoyunda da açıkça dile getirilmeye başlandığı gibi tek ve kesin çözümün Ada’da iki ayrı devlet, iki ayrı halk olduğu gerçeğiyle hareket edilmesi gerektiğini bir kez daha hatırlatıyoruz. Unutulmamalıdır ki adalet üzerinde yükselen bir iş birliğinin kaybedeni olmaz. AMFİBİ KOLORDU KOMUTANLIĞIMIZI KURARAK HAREKÂT KABİLİYETİMİZİ VE OPERASYONEL ETKİNLİĞİMİZİ DAHA DA ARTIRDIK Üç tarafı denizlerle çevrili ülkemizin enginlere ulaşması ve hakkını hukukunu koruması için güçlü bir donanmaya sahip olmamız gerektiğinin bilincindeyiz. Deniz Kuvvetlerimiz; yüksek eğitim seviyesi teknolojik donanımı ve caydırıcılığıyla sadece bölgemizin değil dünyanın da en saygın deniz güçlerinden biridir. Donanmamızın etkinliğinde, bahriyemizin seçkin unsurlarından biri ve stratejik bir kuvvet çarpanı olan amfibi birliklerimizin müstesna bir yeri bulunmaktadır. Nitekim amfibi birliklerimize verdiğimiz önem neticesinde Amfibi Görev Grubu Komutanlığımızın yanında Amfibi Kolordu Komutanlığımızı da kurarak harekât kabiliyetimizi ve operasyonel etkinliğimizi daha da artırdık. Amfibi Kolordu Komutanlığımızın da varlığıyla Ege ve Doğu Akdeniz’deki menfaatlerimizin korunması oldubittilere asla müsaade edilmemesi noktasında artık daha güçlü, etkin ve daha caydırıcı bir seviyede olduğumuzu gururla ifade etmeliyim. Ayrıca Amfibi birliklerimiz, denizlerdeki görevlerinin yanı sıra Suriye’de ve diğer terörle mücadele bölgelerinde de kritik vazifeler üstlenmektedirler. SİZLER VARKEN DENİZLERİMİZ EMİN ELLERDE Şanlı Türk Bahriyesinin Kahraman Mensupları; mevcudiyetiniz, milletimize huzur dosta güven, düşmana korku vermektedir. Hiç şüphemiz yoktur ki sizler varken denizlerimiz emin ellerdedir. Türk Amfibi Kuvvetleri olarak üstün muharebe tecrübeniz, yüksek eğitim seviyeniz ve disiplin anlayışınız ile dünyada mümtaz bir konumdasınız. Ordumuzun her alanda etkin olduğu bu dönemde, siz kahraman denizcilerimiz üstün niteliklerinizle birbirinden kritik görevler icra etmektesiniz. Sizler gibi cesur, fedakâr ve görevlerini büyük bir kabiliyet ve kararlılıkla yerine getiren personeliyle gücüne güç katan Deniz Kuvvetlerimiz; Cumhuriyetimizin ikinci asrına başladığımız bu tarihî süreçte “Türkiye Yüzyılı” hedeflerimiz doğrultusunda, - Denizlerimizdeki hak ve menfaatlerimizi korumaya, - Kendisine verilen her türlü görevi büyük bir başarıyla gerçekleştirmeye, - Şanlı sancağımızı dünya denizlerinde dalgalandırmaya ve asil milletimizin gururu olmaya devam edecektir. Türk Denizlerinin Yılmaz Koruyucuları, Kahraman Bahriyeliler; Sizler, Çaka Bey’den Barbaros Hayrettin Paşa’ya, Piri Reis’ten Kılıç Ali Paşa’ya kadar büyük denizcilerimizden aldığınız ilhamla bugüne kadar üstlendiğiniz tüm görevleri başarıyla yerine getirdiniz. Bundan sonra da ülkemizin ve asil milletimizin hak ve menfaatleri için görev ve sorumluluklarınızı hakkıyla icra edeceğinize yürekten inanıyor, görevlerinizde üstün başarılar diliyorum. Bu vesileyle; Mete Han’dan Sultan Alparslan’a, Fatih Sultan Mehmet’ten Barbaros Hayrettin Paşa’ya, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ten bugüne kadarki tüm devlet büyüklerimizi ve komutanlarımızı saygıyla anıyor; cennet vatanımızda bu mutlu bayram günlerini, huzur ve güvenlik içerisinde geçirmemizde en büyük pay sahibi olan aziz şehitlerimizi ve ebediyete irtihal eden kahraman gazilerimizi rahmet ve minnetle yâd ediyorum. Hayatta olan fedakâr gazilerimiz ile şehit ve gazi ailelerimizin kıymetli ailelerine saygı ve şükranlarımı sunuyorum. Sizlerin ve aile bireylerinizin Ramazan Bayramı’nı bir kez daha kutluyor, sevdiklerinizle birlikte huzur dolu bir bayram geçirmenizi temenni ediyor, kıymetli ailelerinize selamlarımı gönderiyorum. Kahraman Bahriyeliler, Denizleriniz sakin, pruvanız neta; yolunuz ve bahtınız açık olsun. Kalın sağlıcakla… #MillîSavunmaBakanlığı #YaşarGüler

T.C. Millî Savunma Bakanlığı

84,586 görüntüleme • 1 yıl önce

Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, beraberinde Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu ve Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Metin Tokel ile Kamerun Millî Günü dolayısıyla düzenlenen resepsiyona katıldı. Resepsiyonda Türkiye-Kamerun ilişkilerine yönelik bir konuşma yapan Bakan Yaşar Güler şunları söyledi: GÜVENLİK, İSTİKRAR VE KALKINMA AYRILMAZ UNSURLAR HÂLİNE GELDİ Dost ülke Kamerun Cumhuriyeti’nin Millî Günü vesilesiyle düzenlenen bu anlamlı resepsiyonda sizlerle bir arada bulunmaktan büyük bir memnuniyet duyduğumu özellikle belirtmek istiyorum. Bu vesileyle Kamerun halkının Millî Günü’nü en içten dileklerimle kutluyor, dost Kamerun’a barış, huzur ve refah dolu bir gelecek temenni ediyorum. Ayrıca sizlere Sayın Cumhurbaşkanımızın da selamlarını iletmek istiyorum. Bu yılın Millî Gün temasının “Ulusal Birlik: Güçlü Bir Savunma Sisteminin Omurgası ve Kamerun’un Kalkınmasının Temeli” olarak belirlenmesini son derece anlamlı bulduğumu ifade etmek isterim. Zira günümüzde güvenlik, istikrar ve kalkınma; birbirinden ayrılmaz unsurlar hâline gelmiştir. Güçlü kurumlara, güvenilir bir savunma yapısına ve toplumsal dayanışmaya sahip ülkeler; ekonomik gelişimlerini sağlam temeller üzerine inşa edebilmekte ve gelecek hedeflerine daha emin adımlarla ilerleyebilmektedir. Bu bakımdan Kamerun’un birlik ve beraberliğini güçlendirmeye, güvenliğini tahkim etmeye ve kalkınmasını hızlandırmaya yönelik ortaya koyduğu bu stratejik vizyonu takdirle karşılıyoruz. TÜRKİYE, AFRİKA’YI STRATEJİK ORTAK OLARAK GÖRÜYOR Türkiye ile Kamerun arasında karşılıklı saygı, dostluk ve güven temelinde şekillenen güçlü ilişkiler bulunmaktadır. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde yürütülen Afrika politikamız çerçevesinde kıta ülkeleriyle ilişkilerimiz son yıllarda büyük bir ivme kazanmıştır. Türkiye Afrika’yı stratejik bir ortak olarak görmekte, ilişkilerini karşılıklı fayda ve ortak kalkınma anlayışı temelinde geliştirmektedir. Kamerun da bu vizyonumuzda özel bir yere sahip olan önemli dost ve ortaklarımızdan biridir. Ülkelerimiz arasında siyasi, askerî, ekonomik, ticari, kültürel ve teknik alanlarda gelişen ilişkilerden büyük memnuniyet duyuyoruz. Karşılıklı üst düzey temaslar ve kurumsal iş birlikleri, ilişkilerimizin her geçen gün daha da güçlenmesine katkı sağlamaktadır. Özellikle ekonomik ve ticari alanda mevcut potansiyelin çok daha ileri seviyelere taşınabileceğine inanıyoruz. Bu doğrultuda Karma Ekonomik Komisyon mekanizmaları başta olmak üzere çeşitli platformlar aracılığıyla iş birliğimizi geliştirmeye devam ediyoruz. Türk şirketleri; altyapı, ulaştırma, enerji ve müteahhitlik alanlarında Kamerun’un kalkınma hedeflerine katkı sunmakta, yeni yatırım ve projeler için çalışmalarını sürdürmektedir. Bizler de iş insanlarımızı ve firmalarımızı, Kamerun’da daha fazla yatırım yapmaya teşvik ediyor, bu iş birliğinin her iki ülkenin ortak refahına katkı sağlayacağına inanıyoruz. Ayrıca halklarımız arasında önemli bir köprü vazifesi gören Kamerunlu genç kardeşlerimizin ülkemizde çeşitli alanlarda eğitim almalarından da büyük mutluluk duyuyoruz. TÜRKİYE-KAMERUN İLİŞKİLERİNİN DAHA İLERİ SEVİYELERE ULAŞACAĞINA İNANIYORUM Askerî ve savunma alanındaki iş birliğimiz de ülkelerimiz arasındaki ilişkilerin gelişen ve güçlenen boyutlarından biridir. Son dönemde savunma ve güvenlik alanındaki temaslarımızın yoğunlaşmasından da memnuniyet duyuyoruz. Özellikle askerî eğitim faaliyetleri, personel değişimi ve kurumsal iş birliği çalışmaları, ikili askerî iş birliğimizi daha da güçlendirmektedir. Bu kapsamda bu ayın başında ülkemizi ziyaret eden Kamerun Savunma Bakanı Sayın Joseph Beti Assomo ile gerçekleştirdiğimiz görüşmeler, son derece verimli geçmiş, ülkelerimiz arasındaki iş birliğini daha ileri seviyelere taşıyacak kararlılık ve projeler ortaya konmuştur. Nitekim imzaladığımız Askerî Mali İş Birliği Anlaşması ile Nakdî Yardım Uygulama Protokolü’nün, savunma ilişkilerimizin gelişimine ve dostluğumuzun daha da güçlenmesine önemli katkılar sağlayacağına inanıyorum. Ayrıca geçtiğimiz yıl Kamerun ziyaretimiz çerçevesinde Kamerunlu askerî personelin Türkçe öğrenimine imkân sağlayacak ikinci dershanenin açılışını yapmamız da iki dost ülke arasındaki bağların derinleştirilmesine yönelik değerli adımlardan biri olmuştur. Türkiye olarak savunma ve güvenlik alanındaki tecrübemizi Kamerun gibi dost ülkelerle paylaşmayı barışa, istikrara ve kapasite geliştirme çalışmalarına sunulacak katkı bakımından önemli görüyoruz. Bu anlayışla Türkiye-Kamerun ilişkilerinin; karşılıklı güven, ortak çıkarlar ve dostluk temelinde önümüzdeki dönemde çok daha ileri seviyelere ulaşacağına yürekten inanıyorum. Başta Sayın Büyükelçi olmak üzere Kamerun Büyükelçiliğinin etkin ve verimli çalışmalarıyla iş birliğimizin gelişmesi için yoğun gayretler sarf ettiğini memnuniyetle müşahede ediyor, değerli katkılarından dolayı kendilerine teşekkür ediyorum. Bu duygu ve düşüncelerle Kamerun Cumhuriyeti’nin Millî Günü’nü bir kez daha kutluyor, dost Kamerun halkına sağlık, huzur ve esenlik diliyorum. Sizleri bir kez daha sevgiyle saygıyla selamlıyorum. İyi akşamlar… #MillîSavunmaBakanlığı #YaşarGüler

T.C. Millî Savunma Bakanlığı

26,153 görüntüleme • 3 ay önce

Cumhuriyetimizin kurucusu, Başkomutanımız Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Ankara’ya gelişinin 106’ncı yılı anısına düzenlenen “90’ıncı Büyük Atatürk Koşusu”nda TSK Spor Gücü Kır Koşusu Takımı, 9 takım içerisinde 1’incilik elde etti. Personelimiz; Piyade Sözleşmeli Er Diyar Ergüven 1'incillik, Piyade Er Ali Kaya 2'ncilik, Öğretmen Üsteğmen Hüseyin Can 3'üncülük, Öğretmen Teğmen Murat Emektar da 4'üncülük elde etti. Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, Ankara’daki koşuda başarı elde eden personelimizi kabul ederek onları tebrik etti. Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu’nun da yer aldığı kabulde kısa bir konuşma yapan ve Yalova’da DEAŞ terör örgütü mensuplarına yönelik operasyonda şehit düşen Polislerimize de Allah’tan rahmet dileyen Bakan Yaşar Güler, konuşmasında şunları söyledi: “Sözlerimin başında, bu sabah Yalova’da DEAŞ’lı teröristlere yönelik düzenlenen operasyonda şehit olan 3 kahraman Polisimize Allah’tan rahmet, kederli ailelerine ve milletimize başsağlığı ve sabırlar diliyor; 9 yaralımıza da acil şifalar temenni ediyoruz. Kıymetli sporcularımız; gösterdiğiniz üstün performansla elde ettiğiniz büyük başarıdan dolayı her birinizi yürekten tebrik ediyor, gözlerinizden öpüyoruz. Böylesine anlamlı bir yarışta Türk Silahlı Kuvvetlerimizi en iyi şekilde temsil ederek bizlerin gurur kaynağı oldunuz. Bu önemli başarınızda kamuoyunda kazandığınız takdirlerin yanı sıra tüm silah arkadaşlarınıza da örnek olduğunuzu, onlar tarafından da övgüyle anıldığınızı da bilmenizi istiyorum. Hepimiz millî mücadelenin önemli ve tarihî bir noktasının yani Gazi Mustafa kemal Atatürk’ün Ankara’ya gelişinin 106’ncı yıl dönümü vesilesiyle düzenlenen bu güzide organizasyonu yakından takip ettik. Böylesine tarihî bir hatırayı yaşatan ve 1936 yılından bu yana geleneksel olarak düzenlenen Büyük Atatürk Koşusu, her defasında eşsiz bir heyecanla millî mücadele ruhunu bir kez daha canlandırmaktadır. 90 yıldır aksatılmadan sürdürülen bu organizasyon, spor ile tarih bilincini bir araya getiren müstesna bir gelenek hâline gelmiştir. Artan katılım ve yükselen ilgi, bu hatıranın toplumumuz nezdinde de ne denli güçlü karşılık bulduğunu da açıkça ortaya koymaktadır. Bu vesileyle organizasyonun düzenlenmesinde başta Türkiye Atletizm Federasyonu olmak üzere emeği geçen herkese ve yarışmaya katılan tüm sporcularımıza hep birlikte teşekkür ediyoruz. Bu anlamlı koşuda erkekler kategorisinde ilk 4 sırayı Türk Silahlı Kuvvetlerimizin mensubu olan siz kıymetli sporcularımızın elde etmesi bizler için ayrı bir gurur kaynağı olmuştur. Siz sporcularımızın ortaya koyduğu yüksek başarı, sportif bir derece olmanın yanında Aziz Atatürk’ün mirasına duyulan derin saygının, disiplinin ve takım ruhunun da sahaya yansımasıdır. Aynı zamanda askerî disiplin ile sportif ahlakın nasıl bütünleşebildiğinin de en güzel örneklerinden birisi olmuştur. Esasen Türk Silahlı Kuvvetleri Spor Gücü Takımımız, Atletizm başta olmak üzere pek çok branşta elde ettiği derecelerle adından gururla söz ettirmeye devam etmektedir. Nitekim Spor Gücü Komutanlığımız; 2025 yılında Atış, Kick Boks, Modern Pentatlon ve Deniz Pentatlonu, Güreş, Okçuluk, Paraşüt, Satranç, Triatlon, Tırmanma, Yüzme, Yelken, Kürek ve Yat Takımları ile çok sayıda ulusal ve uluslararası müsabakalarda şampiyonluk ve dereceler kazanma başarısını da göstermiştir. Nitelikli personelimizin fiziksel yeterlilik, kararlılık ve yüksek mücadele azmiyle kazanılan bu başarılar Millî Savunma Bakanlığımızın spora verdiği önemin ve insan kaynağına yaptığı yatırımın da somut bir göstergesidir. Bakanlık olarak sporu sağlıklı yaşamın, disiplinin ve kurumsal gelişimin ayrılmaz bir parçası olarak görmeye ve siz sporcularımızı her alanda desteklemeye devam edeceğiz. Sizlerden de beklentimiz başarının bir varış değil, bir yolculuk olduğu bilinciyle kendinizi sürekli geliştirmeniz ve yeni başarılar için daha çok çalışmanızdır. Bu duygu ve düşüncelerle derece elde eden siz sporcularımızı bir kez daha gönülden tebrik ediyor, üzerinizde büyük emekleri olan komutanlarınıza, antrenörlerinize ve kıymetli ailelerinize de teşekkürlerimizi sunuyoruz. Sizlerin şahsında özveri ve fedakârlıkla çalışmalarını sürdüren tüm sporcularımıza da başarılar diliyor, yeni yılınızı da en içten dileklerimizle kutluyor, ailelerinizle birlikte hepinize sağlık ve esenlikler temenni ediyoruz. #MillîSavunmaBakanlığı #YaşarGüler

T.C. Millî Savunma Bakanlığı

62,905 görüntüleme • 9 ay önce

MİLLÎ SAVUNMA BAKANI YAŞAR GÜLER, İFTARI BAYBURT’TA MEHMETÇİKLERİMİZ, ŞEHİTLERİMİZİN AİLELERİ VE GAZİLERİMİZLE BİRLİKTE YAPTI Bayburt’ta bulunan Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, iftarı 17’nci Komando Tugay Komutan Yardımcılığımızda Mehmetçiklerimiz, şehitlerimizin kıymetli aileleri, kahraman gazilerimiz ve onların değerli aileleriyle yaptı. Bakan Yaşar Güler, beraberinde Bakan Yardımcısı Salih Ayhan ile birlikte katıldığı iftarda konuşma yaparak şunları söyledi: TARİHİ ZAFER GÜNÜMÜZÜ BÜYÜK BİR GURURLA YÂD ETTİK Mübarek Ramazan ayının bereketini ve huzurunu paylaştığımız bu anlamlı iftar sofrasında, baba ocağım Bayburt’ta sizlerle bir arada bulunmaktan büyük bir mutluluk duyuyorum. Bu güzide iftar programında birlik ve dayanışma ruhuyla sizlerle aynı sofrada buluşurken aynı zamanda can Bayburtumuzun düşman işgalinden kurtuluşunun yıl dönümünü de idrak etmenin heyecanını yaşıyoruz. Nitekim gün içinde icra edilen görkemli etkinliklerle bu tarihî zafer günümüzü büyük bir gururla yâd ettik. Bayburt’umuzun şanlı tarihinde müstesna bir yere sahip olan Kop savunmasında yazılan kahramanlık destanları, bu topraklarda yetişen her vatan evladı için büyük bir ilham kaynağıdır. Tarihten bugüne her daim vatanına bağlılığıyla, devletine sadakatiyle ve milletine hizmet etme azmiyle öne çıkan güzel Bayburtumuz, bu yönüyle Anadolu’nun vicdanı ve milletimizin ortak değerlerinin güçlü bir yansımasıdır. ŞEHİTLERİMİZ VE GAZİLERİMİZ MİLLETİMİZİN ONUR VE HAYSİYETİNİ TEMSİL EDİYOR İşte bu mirasın en vakur ve güçlü temsilcileri de şüphesiz ki siz şehit ve gazi ailelerimiz ile kahraman gazilerimizdir. Bu yüzden sizlerle aynı sofrayı paylaşmanın anlamı bizler için çok büyüktür. Çok iyi biliyoruz ki aziz şehitlerimiz ve kahraman gazilerimiz milletimizin onur ve haysiyetini temsil etmektedirler. Aziz şehitlerimiz ve siz kahraman gazilerimiz aynı zamanda Türk kahramanlığının ve fedakârlığının gurur timsali mazisi şan ve şerefle dolu Türk ordusunun da ilham kaynağıdırlar. Bugün bu aziz vatanda huzur içinde yaşayabiliyorsak bu sizlerin fedakârlıkları sayesindedir; hakkınızı hiçbir zaman ödeyemeyiz. Ancak başımızın tacı olan sizlerin hayatlarını kolaylaştırmak ve yaşam standartlarını yükseltmek için ilgili tüm kurumlarımızla birlikte yoğun bir gayret içindeyiz. Şanlı atalarımızdan ve aziz şehitlerimizden bizlere yadigâr olan kutsal vatanımızı daha güçlü, daha müreffeh ve daha güvenli bir geleceğe taşımak hepimizin ortak sorumluluğudur. Bu bilinçle Türk Silahlı Kuvvetlerimiz de ülkemizin güvenliği ve asil milletimizin huzuru için azim ve kararlılıkla görev yapmaktadır. Özellikle vurgulamak isterim ki aziz şehitlerimizin ve kahraman gazilerimizin silah arkadaşları yani kahraman Mehmetçikler, onların bıraktığı kutsal mirası ve şanlı sancağı gururla taşımaktadırlar. Bugün sınır ötesinde icra edilen operasyonlardan hudut güvenliğinin sağlanmasına, Mavi ve Gök Vatanımızın korunmasından uluslararası görevlere kadar başarıyla yürütülen çok yönlü faaliyetlerimiz, bu yüksek vazife şuurunun en açık göstergesidir. Bayburtumuzun medarıiftiharlarından biri olan 17’nci Komando Tugayımız bu faaliyetlerde şanlı ordumuzun önemli birliklerinden biri olarak önemli görevler üstlenmektedir. DEVLETİMİZİN DURUŞU NETTİR Kahraman ordumuz son yıllarda icra ettiği başarılı operasyonlarla terör örgütüne büyük darbeler vurmuş ve terörü bitirme noktasına getirmiştir. İçinde bulunduğumuz kaotik ortam dikkate alındığında terörün tamamen ortadan kaldırılması yalnızca güvenlik meselesi değil, tarihî bir sorumluluk olarak önümüzde durmaktadır. Bu tablo karşısında yürüttüğümüz mücadeledeki kararlılıkla birlikte toplumsal dayanışmamızı ve kardeşliğimizi tahkim edecek güçlü bir iradenin ortaya konulması da her zamankinden daha önemli hâle gelmiştir. Bu çerçevede devletimiz Sayın Cumhurbaşkanımızın vizyoner liderliğinde terörle mücadelede kaydedilen ciddi aşamayı dikkate alarak, millî birlik ve kardeşliğimizi güçlendirmek ve terörü tamamıyla sona erdirmek için “Terörsüz Türkiye” sürecini başlatmıştır. Özellikle belirtmeliyim ki başta aziz şehitlerimiz ve kahraman gazilerimizin emsalsiz fedakârları sayesinde terörle mücadelede elde edilen başarılar “Terörsüz Türkiye” yolculuğunu daha gerçekçi ve ulaşılabilir bir hedef kılmıştır. Bu sürecin kalıcı başarıya ulaşması ise ancak terör örgütünün silahlarını bir an önce teslim ederek tüm uzantılarıyla birlikte taahhütlere eksiksiz biçimde uymasına bağlıdır. Bu konuda devletimizin duruşu nettir ve hiçbir tereddüde yer yoktur. Bizler de bu süreci ilk günden itibaren devletimizin ve ülkemizin bekası ve çıkarları doğrultusunda samimiyetle destekledik ve desteklemeye devam ediyoruz. Ancak tüm gelişmelere karşı planlı faaliyetlerimizi sürdürüyor, tedbirlerimizi her zamanki kararlılığımızla alıyoruz ve almaya da devam edeceğiz. STEADFAST DART 2026 TATBİKATI'NDA TSK’NIN GÜCÜNÜ GÖSTERDİK Türk Silahlı Kuvvetleri olarak NATO’nun en büyük tatbikatı olan STEADFAST DART 2026 tatbikatına katıldık. Ülkemizi ve asil milletimizi en üst seviyede temsil ettik. Bir kez daha Türk Silahlı Kuvvetlerinin gücünü ve kuvvetini, yerli ve millî silah sistemlerimizin kalitesini gösterdik. Kara, Deniz ve Hava Kuvvetlerimizin muharebeye ne denli hazır olduğunu da gözler önüne serdik. O nedenle Türk Silahlı Kuvvetleri olarak asil milletimize layık olabilmek adına var gücümüzle çalışmalarımıza devam ediyoruz. BU YOLDA TAVİZ VE PAZARLIK YOK Bu tarihî süreç bir yandan birlik ve beraberliğimizi daha da pekiştirmeyi amaçlarken aynı zamanda gelecek nesillerin güvenlik ve huzuru içindir. Şüphesiz bu süreçte atılan ve atılacak tüm adımlar şehitlerimizin aziz hatırasına kesinlikle leke düşürmeyecek, gazilerimizin onuruna ve emeklerine asla zarar vermeyecek niteliktedir. Bu yolda hiçbir taviz ve pazarlık yoktur, olmamıştır. Milletimizin birliğini, kardeşliğini ve güvenliğini zedeleyecek hiçbir adım atılmamıştır, bundan sonra da atılmayacaktır. Yegâne amacımız artık evlatlarımızı yitirmediğimiz, kanın ve gözyaşının sona erdiği, ayrılık tohumlarının kökünden söküldüğü, çocuklarımızın sadece barış ve kardeşlik ortamında büyüdüğü bir geleceği inşa etmektir. Çok şükür ülkemizin her bölgesinin kalkındığı bu güvenlik ve huzur ikliminde Bayburtumuz da yeni ve kapsamlı bir atılım dönemine girmiştir. Özellikle son yıllarda her alanda yapılan birbirinden değerli yatırımlarla Bayburtumuz, Türkiye’nin yükselen yıldızlarından biri durumundadır. Bayburtumuz artık; -Gurur kaynağı olan Üniversitesiyle, -Sayısı 12 binlere ulaşan aynı zamanda dünya ve Türkiye şampiyonlukları elde eden lisanslı sporcularıyla, -Yapılan yatırımlar ve verilen desteklerle tarımsal gelişimin ve kırsal kalkınmanın önde gelen merkezlerinden biri olmasıyla, -Her geçen gün gerçek potansiyelini ortaya koyan kültür ve turizm zenginliğiyle, -Aynı zamanda ulaştırma alanında büyük yatırımlara sahne olmasıyla anılmaktadır. İnanıyorum ki önümüzdeki yıllarda şehrimiz çok daha büyük ilerlemeler kaydedecektir. Unutmayalım ki güçlü bir toplum ancak birlik ve dayanışma ile ayakta kalır. Bayburtumuzun da en büyük gücü, birbirine kenetlenmiş insanlarıdır. Bu dayanışma ruhu geçmişte olduğu gibi bugün de en büyük güvencelerimizden biridir. Sizlerin de desteğiyle bir ve beraber olarak geleceğe emin adımlarla yürüyecek ve ülkemizin gücüne güç katacağız. Kahraman silah ve mesai arkadaşlarımın da Türkiye Yüzyılı vizyonumuz doğrultusunda kendilerine tevdi edilen görevleri en iyi şekilde, büyük bir şevk ve gayretle yerine getirmeye devam edeceğine inancım tamdır. Bu duygu ve düşüncelerle sözlerime son verirken; Bayburtumuzun düşman işgalinden kurtuluşunun yıl dönümünü, bir kez daha kutluyor, Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını, aziz şehitlerimizi, ebediyete irtihal eden kahraman gazilerimizi rahmet ve minnetle anıyorum. Şehitlerimizin siz kıymetli ailelerine ve yiğit gazilerimize sağlıklı ve huzurlu bir ömür temenni ediyorum. Bu vesileyle Ramazan ayının hayırlı ve bereketli geçmesini niyaz ediyor, kahraman silah ve mesai arkadaşlarıma görevlerinde üstün başarılar diliyor, sizleri bir kez daha sevgiyle, saygıyla selamlıyorum. Kalın sağlıcakla… #MillîSavunmaBakanlığı #YaşarGüler

T.C. Millî Savunma Bakanlığı

47,451 görüntüleme • 7 ay önce

19 Eylül Gaziler Günü ve Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’e “Gazi”lik ünvanı ile “Mareşal” rütbesi verilişinin 105’inci yıl dönümü dolayısıyla Kara Harp Okulunda düzenlenen törene, Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler beraberindeki TSK Komuta Kademesi ve Bakan Yardımcıları ile katıldı. Kahraman gazilerimiz ile kıymetli ailelerinin ve Azerbaycan’dan gelen kahraman gazilerimizin de katıldığı törende konuşan Bakan Yaşar Güler şunları söyledi: ARAMIZDA AZERBAYCAN’DAN GELEN KAHRAMAN GAZİLERİMİZ DE VAR Bugün vatanımızın bağımsızlığı ve asil milletimizin geleceği uğruna büyük bedeller ödeyen kahraman gazilerimizle, aynı çatı altında bulunmanın gururunu ve onurunu yaşıyoruz. Bugün aynı zamanda Millî Mücadelemizin Başkomutanı Mustafa Kemal Atatürk’e “Gazi”lik ünvanı ve “Mareşal” rütbesi verilişinin de 105’inci yıl dönümüdür. Bu anlamlı gün vesilesiyle bu toprakları bize vatan kılan, istiklal ve istikbalimiz uğruna sergiledikleri cesaret ve fedakârlıkla hafızalarımızda ölümsüzleşen başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere bütün kahramanlarımızı rahmet, minnet ve şükranla yâd ediyoruz. Ayrıca, şu anda aramızda can gardaşımız Azerbaycan’dan gelen kahraman gazilerimiz ile gazilerimizin kıymetli aileleri de bulunmakta. Azmin, inancın ve cesaretin temsilcisi olan can Azerbaycan’ın gurur kaynağı kahraman gazilerimizi ve kıymetli ailelerini de saygılarımla selamlıyor, kendilerine hoş geldiniz diyorum. BÜYÜK BİR CESARET VE KARARLILIKLA MÜCADELE ETTİNİZ Şehitlik ve gazilik, milletimizin gönlünde hiçbir makamla kıyaslanamayacak kadar müstesna bir yere sahiptir. İnanç dünyamızda da ayrı ve özel bir yeri olan bu iki mertebenin arkasında vatan ve millet için kendinden vazgeçebilmek vardır. Ülkemizin ve can Azerbaycan’ın bağımsızlığı, milletimizin dirliği ve devletlerimizin bekası uğruna şehit ve gazilerimizin gösterdiği emsalsiz gayretler, bugün birlikte huzur ve güven içinde yaşadığımız Türkiye Cumhuriyeti’nin ve can Azerbaycan’ın en sağlam teminatıdırlar. Onların yazdığı kahramanlık destanları aynı zamanda bugünümüzün dayanağı, yarınlarımızın da yol göstericisidir. Değerli gazilerimiz, sizler milletimizin bağımsızlık ve istiklal iradesinin yaşayan timsallerisiniz. Şanlı tarihimizin en kritik dönemeçlerinde mukaddes değerlerimiz uğruna büyük bir cesaret ve kararlılıkla mücadele ettiniz. Kimi zaman sınırda, kimi zaman cephede, kimi zaman ülkemizin ve can Azerbaycan’ın en zor günlerinde vatana ve vazifeye adanmışlıkla hareket ederek hiçbir fedakârlıktan kaçınmadınız. Her defasında aynı yüksek ruhla sorumluluk üstlendiniz, ülkelerimizin bugünlere ulaşmasına ve her birimizin güven içerisinde geleceğe bakmasına da büyük katkılar sundunuz. Aramızda vatan savunması sırasında bedeninin bir parçasını bu topraklara emanet eden kahraman gazilerimiz var. Sizler bedeninizden bir parça verdiniz, milletimiz ise kalbinden bir parçayı sizinle birlikte taşıyor. Bu aziz millet kahramanlıklarınız ve fedakârlıklarınızı hiçbir zaman unutmayacaktır. ŞEHİTLERİMİZİN VE GAZİLERİMİZİN KIYMETLİ AİLELERİ BAŞIMIZIN TACIDIR Kahraman gazilerimizin kıymetli aileleri; bugün sizleri de ayrıca büyük bir şükranla selamlamak istiyorum. Çok iyi biliyoruz ki bir gazi vatanı için büyük bir gururla mücadele ederken, ailesi de bu kutsal mücadelenin yükünü yüreğinde taşımaktadır. Bekleyen eşler... Endişeyle kapıya bakan anneler ve babalar... Ve elbette babasını özleyen çocuklar... Üstelik yıllar boyunca sabırla, metanetle ve sevgiyle hayatını sürdüren aileler... Evet, şimdi hep birlikte bu tarihî mücadelenin sessiz kahramanları olan ailelerimizi en güçlü şekilde alkışlayalım. Şu bir gerçek ki kahraman gazilerimiz ile şehitlerimizin ve gazilerimizin çok kıymetli aileleri başımızın tacıdırlar. Bu anlayışla gazilerimizin ve vazife malullerimizin sosyal ve özlük haklarını daha da geliştirmek, hayatın her alanında karşılaştıkları sorunlara çözüm üretmek ve ailelerimizin refahını artırmak için devletimizin imkânları ölçüsünde Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımızın koordinesinde çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Nitekim geçtiğimiz ay Gazi Meclisimiz tarafından kabul edilen ilgili kanunla, bu konuda önemli bir adım daha atılmıştır. Elbette hiçbir maddi imkân sizin vatan için ödediğiniz bedelin karşılığı olamaz. Ancak bir nebze olsun sizlerin hayatını kolaylaştırmak için gerekli tüm adımları atmaya ve her zaman yanınızda olmaya devam edeceğiz. TÜRKİYE BÖLGESEL BARIŞ VE İSTİKRARA KATKI SUNAN BİR DEVLET OLARAK HAREKET EDİYOR Tüm dünya güvenlik mimarisinin ciddi şekilde sarsıldığı, belirsizliklerin, çatışmaların ve güç mücadelelerinin arttığı kritik bir dönemden geçmektedir. Yakın coğrafyamızda krizlerin ve çatışmaların devam ettiği bu süreçte Türkiye, kendi güvenliğini korurken bölgesel barış ve istikrara da katkı sunan, sorumluluk sahibi bir devlet olarak hareket etmektedir. Bir taraftan sınırlarımızın güvenliği ve milletimizin huzuru için caydırıcılığımızı en üst seviyede tutuyor, diğer taraftan uluslararası meselelerin çözümünde barışı, istikrarı ve diyaloğu önceleyen bir yaklaşım sergiliyoruz. Balkanlardan Kafkasya’ya, Karadeniz’den Orta Doğu ve Afrika’ya kadar geniş bir coğrafyada Türkiye’nin etkinliği her geçen gün daha da artmaktadır. Kahraman ordumuzun farklı coğrafyalarda icra ettiği görevler de ülkemizin uluslararası güvenlik mimarisindeki ağırlığını ve sorumluluğunu en açık şekilde göstermektedir. Bu konumumuzu korumak ve daha da ileri seviyelere taşımak için ordumuzun imkân ve kabiliyetlerini mütemadiyen geliştiriyoruz. Özellikle Sayın Cumhurbaşkanımızın destek ve teşvikleriyle son yıllarda büyük ilerlemeler kaydeden yerli ve millî savunma sanayimiz de güvenlikten ekonomiye kadar ülkemizin gücüne ve uluslararası etkisine müstesna katkılar sunmaktadır. TERÖRSÜZ TÜRKİYE SÜRECİNİ TİTİZ ŞEKİLDE YÜRÜTMEKTEYİZ Ülkemiz bölgesinde ve küresel ölçekte artan ağırlığıyla geleceğe daha emin adımlarla ilerlerken, içeride de tarihî bir dönüm noktasından geçmektedir. Kırk yılı aşkın süredir enerjimizi, kaynaklarımızı ve en acısı evlatlarımızı bizden alan terör belasından tamamen kurtulmak için yürütülen “Terörsüz Türkiye” sürecini devletimizin gücünden ve milletimizin hassasiyetlerinden hiçbir şekilde taviz vermeden, titiz bir şekilde yürütmekteyiz. Bu süreç bin yıllık kardeşliğimizi tahkim etme, terörden tamamıyla kurtulma, daha güçlü ve müreffeh bir Türkiye’ye ulaşma sürecidir. Şu hususu da özellikle vurgulamak isterim ki atılan tüm adımlar şehitlerimizin aziz hatırasına asla leke düşürmeyecek, gazilerimizin onuruna, asaletine ve emeklerine zarar vermeyecek niteliktedir. Türkiye asırlara uzanan derin devlet aklı ve millî tarih şuurundan ilham alarak en kapsamlı planlamayla süreci yönetmektedir. Çok iyi biliyoruz ki bugün terörle mücadelede elde ettiğimiz başarılar, sizlerin ve aziz şehitlerimizin yıllar boyunca verdiği mücadelelerin eseridir. Terörün bütünüyle tasfiye edilmesi de bu toprakları bize vatan kılan siz kahramanlarımızın çabalarının asla boşa gitmediğinin de en güçlü nişanesidir. Dolayısıyla Terörsüz Türkiye hedefi geçmişi unutmak değil tam tersine geçmişte verilen büyük mücadelenin kazanımlarını kalıcı hâle getirmektir. Esasen bu hedef milletimizin tamamının ortak gelecek, ortak güvenlik ve huzur talebidir. Bu sürecin nihai başarısı sayesinde kazanan 86 milyon vatandaşımızın tamamı yani Türkiye’miz olacaktır. İçeride huzurunu ve güvenliğini kalıcı hâle getiren, birlik ve beraberliğini daha da güçlendiren bir Türkiye şüphesiz ki bölgesinde de güvenliğin ve barışın en güçlü aktörü olacaktır. KAHRAMAN ORDUMUZ BÜTÜN GÖREVLERİ BAŞARIYLA YERİNE GETİRİYOR Bir asır önce İstiklal Harbi’mizi zafere ulaştırmak için en zor şartlarda, mücadele eden kahraman ordumuz, bugün de aynı sorumluluk bilinciyle üstlendiği tüm görevleri büyük bir başarıyla yerine getirmektedir. Aradan geçen yüz yılı aşkın süre boyunca teknoloji ile birlikte savaşların niteliği ve tehditlerin şekli de değişti. Fakat değişmeyen bir şey var ki o da bu milletin vatanına sahip çıkma iradesidir. Bugün bizlere düşen görev bu iradeyi en iyi şekilde korumak ve geleceğe taşımaktır. Bu mücadelede en büyük güvencemiz; yüksek nitelikleri disiplini, üstün vazife anlayışı ve çalışma azmi ile fedakârca görev yapan Türk Silahlı Kuvvetlerimizin kahraman mensuplarıdır. Çok iyi biliyoruz ki her bir arkadaşım aziz şehitlerimizin ve gazilerimizin bıraktığı aziz emaneti sarsılmaz bir bilinçle korumaktadır. Bundan sonra da aynı anlayışla görev yapmaya ülkemizin hak ve menfaatlerini kararlılıkla korumaya devam edeceğiz. Bu duygu ve düşüncelerle; Mete Han’dan Sultan Alparslan’a, Fatih Sultan Mehmet’ten Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e ve bugüne kadarki tüm devlet büyüklerimizi ve komutanlarımızı saygıyla anıyorum. Aziz şehitlerimizi ve ebediyete irtihal eden kahraman gazilerimizi rahmet ve minnetle yâd ediyor tedavisi devam eden gazilerimize acil şifalar diliyor, gazilerimize, şehit ve gazilerimizin kıymetli ailelerine saygı ve şükranlarımı sunuyorum. Bu anlamlı törenin hazırlanması ve icrasında emeği geçen özellikle şehit-gazi ailelerimizle yakından ilgilenen Şehit ve Gazi İşleri Daire Başkanlığımız ile bu güzide konseri icra eden Millî Savunma Bakanlığı Armoni Mızıkamıza, Mehteran Birliğimize ve kıymetli solistlerimize de teşekkürlerimi sunuyorum. Ve son olarak, bütün gazilerimize bir kez daha seslenmek istiyorum: Sizler bu milletin hafızası ve şeref madalyasısınız. Sizlerle gurur duyuyoruz. 19 Eylül Gaziler Gününüzü en içten duygularımla kutluyor, hepinizi sevgiyle, saygıyla selamlıyorum. Kalın sağlıcakla. #MillîSavunmaBakanlığı #YaşarGüler

T.C. Millî Savunma Bakanlığı

43,803 görüntüleme • 17 gün önce