Загрузка видео...

Не удалось загрузить видео

На главную

Ne kadar acı bir durum...😔 Gerçeklerin er yada geç ortaya çıkması gibi pis bir huyu var.. İzmir'in altyapısını en son.. İzmirlilerin, 100 senedir hergün sövdüğü Abdülhamid Han yapmış.. İnsan.. Dinlerken ve izlerken utanıyor Yaa sen İzmir...? Çok vefasızmışınız bee..😠

71,746 просмотров • 2 лет назад •via X (Twitter)

Комментарии: 10

Фото профиля CanEsra🇹🇷
CanEsra🇹🇷2 лет назад

Osmanlı kırıntılarıyla yaşıyorlar, Osmanlıya laf ediyorlar.. İzmir laik tir laik kalacak...

Фото профиля Ters Bayrak
Ters Bayrak2 лет назад

Serdarı Hakan Abdülhamid Han Osmanlı kıtalara hükmetti adaletiyle azametiyle merhametiyle sömürmedi Soykırım yapmadı. 🇹🇷🇪🇭 Soykırım vaaaar !

Фото профиля Gökçen
Gökçen2 лет назад

İzmir müzelerinde tarihî eser olarak tutulmalı bence kapaklar. Ayrıca izmirlilere de kapak olsun.

Фото профиля atillacbl67
atillacbl672 лет назад

İzmirliler uykudan uyanır mı dersiniz.

Фото профиля aksiseda
aksiseda2 лет назад

Şimdi Abdülhamid han 'ın heykelini diksinler bakalım

Фото профиля An eye for an eye motherfucker
An eye for an eye motherfucker2 лет назад

Utanan sorgulayan izmirli var mıdır ki?

Фото профиля Fatma can küçükdemir🇹🇷
Fatma can küçükdemir🇹🇷2 лет назад

İzmir gavur İzmir .......

Фото профиля VATANPERVER
VATANPERVER2 лет назад

Kapaklardan sağlam olanları inş. atmazlar.Müzeye koymak lazım.Ciddiyim. Avrupalılar ne bulsa saklıyor. Biz atıyoruz.

Фото профиля Emir.
Emir.2 лет назад

İlahi Ya Rabbi sen nelere kadirsin. Resmen Gözlerine soktun bu boruları Ama yine de görmezler

Фото профиля Fatma Er Akın 🇹🇷
Fatma Er Akın 🇹🇷2 лет назад

Ulu Sultan'ın “Getirdiğim suyu kana kana içip, boğazları kuruyana kadar bana bana küfür edecekler” dediği zamanlardayız

Похожие видео

Sana kötü bir şey söylendiği zaman sadece, “Öyle mi?” de, rahatla. Olumsuz bir şey duyduğunda, “Aman boş ver.” de, aldırma. Canını sıkan bir şey olduğunda, “Allah kerim.” de devam et yoluna. Umutsuzluğa düştüğünde dua ipine sarıl, azimle çalış, “Rabbim çalışana verir.” de, mücadeleden vazgeçme. Çok hayırsız insanla karşılaşacak, vefasızlığa uğrayacaksın “İmtihan dünyası.” de geç git, sen onlar gibi olma. Hayat insana bir şey vermez, sen alabildiği al, “Neden daha fazla yok?” diye sorgulama. Mutluluk çoğu zaman seferi ertelenmiş tren gibi hep geç gelir “Öf” deme, sabret ve bekle, ama bulduğunda asla bırakma. Yaşamak göz açıp kapayıncaya kadar geçip gider. Her aldığın nefesi keyifle, her yaşadığın anı neşeyle geçir; geçmişin acılarına, geleceğin hayallerine takılma. Yirmi yaşında ölüp seksen yaşında mezara girme. İstediklerin olmayınca şımarık bir çocuk gibi isyan etme. Seni Yaratan mutlaka bir hesap yapıyordur. Sana düşen evinin önünü süpürmek, ilk işe oradan başla. Allah’tan hep karşına iyi insanlar çıkarmasını iste ve onları biriktir. En çok sevdiklerin sana en çok değer verenler olsun, ama sakın onları çantada keklik görüp bülbül avına koşma. İnsanlarla gereksiz yere tartışma, “Selam.” de, geç git öfkesi zirve yapmış olanlarla yarışıp şeytan ipine binme. İlk sen özür dile, ilk sen affet ilk sen merhaba de. Varsın ne düşünürlerse düşünsünler sen bunu kendine saygın için yap nefsine mağlup olma. İnsanlar eleştiri yapmaya bayılır sadece bir kez dinle ve cevap verme. Özeleştiri yap, o davranış sende varsa düzelt yoksa bir daha konuşulanlara kulak asma. Hayatta en değerli insan sensin. Kendini kimseye onaylatmana gerek yok. Yüreğinin gücünün, aklının muazzamlığının ve gönlünün enginliğinin farkına var hayatı başkalarının insafına bırakma. Yaşarken özü başka, sözü başka, yüzü başka insanlar göreceksin. Hangi elbiseyi giyiyorsan ona göre davran. Dışın Mevlâna için Ebu Cehil gibi olmasın sakın ha!.. İnsanları yargılama, dedikodu yapma, günahına şahitlik etmiş olsan bile tövbesinden haberin olmayabilir bir de onun günahlarını sen üzerine alma. Çünkü sen çünkü sen çok özel bir insansın unutma…. "Kendine Bir İyilik Yap" Kitabımdan

Zekeriya EFİLOĞLU

27,333 просмотров • 3 месяцев назад

Sana kötü bir şey söylendiği zaman sadece, “Öyle mi?” de, rahatla. Olumsuz bir şey duyduğunda, “Aman boş ver.” de, aldırma. Canını sıkan bir şey olduğunda, “Allah kerim.” de, devam et yoluna. Umutsuzluğa düştüğünde dua ipine sarıl, azimle çalış, “Rabbim çalışana verir.” de, mücadeleden vazgeçme. Çok hayırsız insanla karşılaşacak, vefasızlığa uğrayacaksın, “İmtihan dünyası.” de, geç git, sen onlardan olma. Hayat insana bir şey vermez, sen alabildiği al, “Neden daha fazla yok?” diye sorgulama. Mutluluk çoğu zaman seferi ertelenmiş tren gibi hep geç gelir “Öf” deme, sabret ve bekle, bulduğunda asla bırakma. Yaşamak göz açıp kapayıncaya kadar geçip gider. Her aldığın nefesi keyifle, her yaşadığın anı neşeyle geçir; geçmişin acılarına, geleceğin hayallerine takılma. Yirmi yaşında ölüp seksen yaşında mezara girme. İstediklerin olmayınca şımarık bir çocuk gibi isyan etme. Seni Yaratan mutlaka bir hesap yapıyordur. Sana düşen evinin önünü süpürmek, ilk işe oradan başla. Allah’tan hep karşına iyi insanlar çıkarmasını iste ve onları biriktir. En çok sevdiklerin sana en çok değer verenler olsun, sakın onları çantada keklik görüp bülbül avına koşma. İnsanlarla gereksiz yere tartışma, “Selam.” de, geç git öfkesi zirve yapmış olanlarla yarışıp şeytan ipine binme. İlk sen özür dile, ilk sen affet ilk sen merhaba de. Varsın ne düşünürlerse düşünsünler sen bunu kendine saygın için yap nefsine mağlup olma. İnsanlar eleştiri yapmaya bayılır sadece bir kez dinle ve cevap verme. Özeleştiri yap, o davranış sende varsa düzelt yoksa bir daha konuşulanlara kulak asma. Hayatta en değerli insan sensin. Kendini kimseye onaylatmana gerek yok. Yüreğinin gücünün, aklının muazzamlığının ve gönlünün enginliğinin farkına var hayatı başkalarının insafına bırakma. Yaşarken özü başka, sözü başka, yüzü başka insanlar göreceksin. Hangi elbiseyi giyiyorsan ona göre davran. Dışın Mevlâna için Ebu Cehil gibi olmasın sakın ha. İnsanları yargılama, dedikodu yapma, günahına şahitlik etmiş olsan bile tövbesinden haberin olmayabilir bir de onun günahlarını sen üzerine alma. Kendine Bir İyilik Yap Kitabımdan Zekeriya EFİLOĞLU Eğitimci-Yazar

Zekeriya EFİLOĞLU

32,729 просмотров • 1 год назад

Yaşadığın travmalar seni sevgisiz yapmış olabilir… Ödediğin o çok ağır bedeller seni sertleştirmiş olabilir… İçinden çıktığın hikayeler kalbini kaskatı yapmış olabilir… Sen tüm bu hikayelerin unutulup gidecek bir karakteri olamazsın… Her karesinde imzanın bulunduğu bu senaryonun figüranı olamazsın… Tüm o kırılganlıklarından kurtulmak için acımasız ve insafsız bir şeye dönüşemezsin… İnsan olmamın acılarını böyle unutamazsın… Bırak da acısın Güzellik Acıyınca insan olduğumuzu hatırlıyoruz Acımasız bir canavara dönüşünce değil… Bırak yansın yüreğimiz buz kesilmesindense. Katil olmaktansa onurluca ölelim… Mazlum iken insanı anlayabiliyoruz zira, zalim iken değil… Bu yolculuk sadece bu dünyada kalsaydı Ve sadece bedenden ibaret varlıklar olsaydık. Bir hesap günü olmasaydı… Bir ilahi adalet olmasaydı… Bir büyük mizan ve kılı kırk yararcasına bir mahkeme olmasaydı ben de sana katılır “hadi yakıp yıkalım” derdim… “Acıttıkları kadar acıtalım insaf etmeyelim. Gözünün yaşına bakmayalım” derdim Çünkü onlar bakmadılar… Can çekiştiğini görip sustular Hatta acına güldüler… Ölümünü sessizce izlediler… Ama sen intikam almaya değil İnsan olmaya geldin güzellik… Hz İnsan olmaya… Paha biçilmez bir varlık olarak geldin Allah seni en şerefli varlık olarak yarattı… (Tin Süresi 4. Ayet) Şartlar ne olursa olsun o değerini düşürme… Ne olursa olsun Sevgide kalma sözün var Zihin senin hapishanen ve orada sıkışıyorsun. Kalbe inemezsin o milyonlarca soruyla şüpheyle… İmtihan bir değil çeşidi çok fazla. Aynı anda tüm derslere sokuyorlar… İnan düşündüğün gibi basit değil bu devir… Ve bizden önceki dönemler gibi tane tane anlatmıyor hocalar…. Hayat hazırlanmadığın yerden sınav, hazır olmadığın branştan beş anadal birden yaptırıyor… Sorular hiç bilmediğin yerlerden çıkıyor. Ama sen bunları da seçtin ve bunları da yazdırdın kontratına… “Sevgiyi öğreneceğim Rabbim” dedin. “Koşulsuz sevmeyi öğrenip ne olursa olsun sevgide kalacağım. Kırgınlık ve dargınlığı bir kenara bırakıp kalbimi daha geniş bir sevgiye açacağım” sözünü verdin. Lütfen o sözünde dur. Bak gizleyemiyorsun gözlerinden damla damla sevgi akıyor. Daima sevgide kal Güzellik Çünkü ruhun iyileşiyor. Sevgilerimle ~Akaşa~

Akasha Oku/yorum

17,733 просмотров • 1 год назад

Son yazılı postumda bir kıza direkt aşık olma triplerine girmenin neden kötü bir yol olduğundan bahsetmiştim, orada bahsedilen sebeplerden dolayı ‘aşık oldum’ şeklinde bir giriş ideal değil. İkinci durum ise kız sevgilim var diyince onu sorgulamaya başlaması, adı ne, ne zamandır sevgilisiniz vs. Bunu yapmaya başladığınız andan itibaren kıza sana çok duygusal yatırım yaptım, seni aklımda göklere çıkardım, sana muhtaç ve özgüvensiz hissediyorum demeye başlamış oluyorsunuz ve doğal olarak bu sizi itici kılıyor. Adam bununla da kalmayıp ‘yedek olabilir miyim’ diyerek iyice sıçıp sıvıyor. Hiçbir zaman bir kızın sizi yedek olarak tutmasına izin vermeyin, bunu anladığınız andan itibaren iletişimi komple kesin, ona ne kadar duygusal yatırım yapmış olmanız umrumda değil, ya keser ve bir süre acı çekip kurtulursunuz ya da yıllarınızı ‘belki verir’ diye düşünerek çöpe atarsınız, seçim sizin. Peki bunun yerine ne yapılabilirdi? Girişi çok daha basit tutarak bir iltifatta bulunabilirdi ve oradan şakacı ve umursamaz bir şekilde ‘gym’den geliyorsun gibi bir havan var, ağırlıkları yerine koymayıp yine herkesi çıldırttın demi’ gibi hem role play’e kayan hem de sataşmalı bir şekilde açılışını sürdürmesi çok daha iyi olurdu ve ayrıca bunu yaparak hemen ‘sevgilim var’ direncini yememe ihtimali artardı. Yapabileceği diğer şey ‘ben zaten sevgilin olmak istemiyorum’ diyip bu konu hiç açılmamış gibi devam etmesi olurdu. Bir diğer hatası ise bunca sevgilisini sorgulaması üzerine gidip hemen ardından instagramını istemesi oldu, yani tüyü dikti burada. Şunu her zaman söylüyorum, numarayı, instagramı herkes alır, önemli olan nasıl aldığınız. Kız size ilgi işaretleri vermiyorsa, sorular sormuyor, konuşmayı devam ettirmeye çalışmıyor, bitsede gitsek tribinde duruyorsa o kızdan numara, instagram almanın mantığı yok çünkü %99.99 dönmeyecek. Bu noktada yapabileceği şey sevgili muhabbetinden sıyrılıp, konuşmaya daha eğlenceli, sataşmalı bir havada devam edip, kızdan ilgi işaretleri gördüğü takdirde daha çok onun konuşmasını sağlayıp numaraya gitmek olurdu (tabi instant date mümkün değilse).

negan gündüz oyunu

34,051 просмотров • 4 месяцев назад

SIĞIRCIK SÜRÜSÜ Dan Brown’ın yeni kitabı “Sırların Sırrı”’nı okudum. Diğer kitapları gibi, gerilimi, heyecanı yüksek. Bu defa bilinç, beyin ve ölüm temaları üzerinden romanını kurgulamış. Hararetle tavsiye ederim. Bugün onun kitabının bende çağrıştırdıklarından bir kısmını paylaşacağım. Beyin bir araba radyosu gibidir. Hayat yolculuğunuz boyunca size yayın yapar. Bazen cızırtılı, bazen pürüzsüz; seçimler yaparak yola devam edersiniz. Ayar düğmesi, yakalamak istediğiniz frekansı seçebilmenizi sağlar. Radyonun tüm istasyonları alma kapasitesi vardır. Ayar düğmesi olmasa tüm frekanslar aynı anda çalar. İnsan beyni de aynı şekilde çalışır. Beynin çok fazla uyaranla yüklenmesini önlemek için bir dizi filtresi, ayar düğmesi vardır. Bizim ışık ve ses algılarımız filtrelenmiştir. Mozart zamanında müzik, sadece gerçek zamanlı enstrüman çalan canlı müzisyenlerden gelirdi. Mozart, radyodan gelen sesi duyduğunda gerçeklik algısı nasıl değişirdi acaba? Müzik artık tüm çevremizde var. Beyinlerimiz bunu duymak için istasyona ayarlanıyor. Beyin bir alıcı ve kendi eşsiz istasyonuna ayarlı. Alışma da filtrelemenin bir başka çeşididir. “Filtrelenmiş gerçeklik” kadimde de var. Sufiler; “zihni” ilahi bilincin ışığını gizleyen bir örtü olarak tarif eder. Budistler; Egonun, evrenden ayrı olduğumuzu düşündüren engelleyici bir lens olduğunu söyler. Modern nörobilim, Beynin gelen verileri filtrelediği biyolojik mekanizmaya GABA diyor (GABA = Gama Aminobütirik Asit). GABA; fazla girdiyi ayıklamak için beynin bazı bölümlerini kapatıyor. Aynı radyodaki gibi, alımı tek frekansla sınırlarken onlarca frekansı engelliyor. Biz büyüdükçe GABA seviyemiz düşüyor, dünyadan daha fazla şey almaya başlıyoruz. GABA beynin frenleme mekanizması, bilinci anlamanın anahtarıdır. Kaldıramayacağımız şeylerin deneyimlenmesini engelleyen koruyucu bir perdedir. Eğer filtre yani bu ayar düğmesi olmasa ve beyin birkaç istasyonu birden net duyulur şekilde çekmeye başlarsa, bu fazlasıyla akıl karıştırıcı olabilir. Şizofreni, çoklu kimlik bölünmesi, kafanın içinde sesler duyması, çoklu kişilik bozukluğu gibi rahatsızlıklara yol açabilir. Yeni doğan bebeklerin filtreleri bisikletlerdeki yan tekerlekler gibidir. Bebek beynini çok sayıda uyarandan korur. İnsan olgunlaşıp, bilgisini arttırdıkça, GABA seviyesi yavaşça düşmeye başlar, daha geniş bir anlayış kazanırız. İşte o zaman o algılayamadığımız gerçekler ortaya çıkar. Daha büyük bir kapsayıcılık ve birliktelik duygusuyla var olan farklı bir gerçeklik görünmeye başlar. Bu berraklıkla; bütün halindeki bir tür olduğumuz artık tartışmasız hale gelir. Gökyüzündeki bir sığırcık sürüsünü izlerken tek tek sığırcıklardan oluştuğunu biliriz ama seyretmeyi cazip kılan ve kendisini seyrettiren şey sürünün birlikte hareketidir. O toplu hareketi tek bir organizma gibi kabul ederiz. Sığırcıkların birlikte hareket etmelerinin sebebi birbirlerine bağlı bir sistemleri olmasıdır. Tıpkı birleşerek bizi oluşturan vücudumuzdaki hücreler gibi. Bir beden, bir birey olarak içinde bulunduğumuz topluluğu ne kadar büyütürsek, ne kadar büyük bir topluluğun üyesi, parçası olduğumuzu idrak edersek, GABA seviyemiz o kadar düşecek, algıladığımız gerçek o kadar büyüyüp genişleyecektir. Ne yazık ki; Kendimizi yalnız bireyler olarak görüyoruz ve çok daha büyük bir organizmanın parçaları olduğumuzu unutuyoruz. Hissettiğimiz yalnızlığın sebebi gerçeği göremeyişimiz. Ayrı oluşumuz bizim en büyük yanılgımız. Genişlemiş bilinç, evrensel bağlantı, sınırsız sevgi, ruhsal uyanış, yaratıcılık... Tüm bunlar erişilmez gibi görünebilir. Sanki özel dehalara veya bazı nadir deneyimlere özgüymüş gibi gelebilir. Bu doğru değil. Hepimizde bu kapasite var. Einstein ile bitireceğim; İnsan bizim evren dediğimiz bütünün bir parçasıdır. İnsan kendisini, düşüncelerini ve duygularını diğerlerinden ayrı görür. Bu kendi bilincinin bir tür optik yanılsamasıdır. Ve bu yanılsama bizim hapishanemizdir. İşte o nedenle özgürlük en büyük zenginliktir. Kıymetini bilin, eksikliğini gidermeye bakın.. GABA’yı indirin, Özgürlük içinde, Sağlıcakla kalın..! İzmir 1 Nolu F Tipi Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu, Koğuş B/63, Buca - Kırklar 19 Kasım 2025

Tunç Soyer

15,076 просмотров • 8 месяцев назад

Sessizlik |🫆 Aklındaki kişi boğa, başak, oğlak ise Sonumuz Ne Olacak? Kimse seni sevmeyecek kimse seni sevmesin bu dönemlerde bunları düşünüyoruz aslında karşı taraf için ama kimse sevmesin ya da kimse zaten benim kadar sevmeyecek kimse onu benim kadar çekmeyecek bir yanınız ona çok kızgın bir yanınız ona çok fazla kıyamayan bir yanınız var gibi duruyor. Aklınızdaki bu kişinin adı veya soy adında b-t-f-g-s-z-e harfleri olabilir bu kişi kumral ya da koyu kumral bir ten rengini saç rengine sahip diyebiliriz bu kişi arkadaş çevresinde sevilen ama arkadaş çevresi ise çok fazla gereksiz bir bağ besleyen birisi gibi sürekli olarak bu kişi arkadaşlarının yanına gitmek isteyen ya da sizin yanınıza geldiğinde bile arkadaşlarıyla plan yapan birisi gibi duruyor hatta siz bazen bu duruma çok sinirlenmiş ve kızmışsınız gibi bu arkadaşları bu kişiye karşı çok fazla kandırma enerjisi ile gitmiş siz bu kişiyi sürekli olarak onlara karşı uyarmış olsanız bile sanki sizi dinlememiş ve onlara öncelik vermiş diyebiliriz buna baktığımızda aslında sizin gözünüzde de hala büyüme gerçekten de çok küçük davranışları olan birisi var gibi bu kişinin burun ile ilgili ya da göz ile ilgili bir ameliyat geçmişi bulunuyor olabilir baktığımızda bu kişi özgüveni yüksek birisi olmasa bile sanki kendisini çok beğenen birisiymiş gibi size kendisini tanıtmış ama baktığımızda bu kişinin özgüveni çok net bir şekilde düşük gibi duruyor aranızda ise her ne kadar dengesizlikler olsa bile sessizliklerden sonra doğan bazı barışmalar yaşanmış ama sürekli olarak gel-git durumlar yaşamış olabilirsiniz. Bu durum çok üzücü bir hal almış gibi aslında bu kişi size 2 li vadelerde yakın bir zamanda adım atmış ya da en geç iki haftaya kadar adım atacak diyebiliriz burada yine baktığımızda dengesizlikler söz konusu olsa bile aslında artık iki tarafta bu sessizliğin bitmesini istiyor. Bu kişinin enerjisine baktığım sesle karşı bazı özlem enerjileri mevcut olduğunu söyleyebiliriz bu yüzden enerjilerin daha öncesinden bitmesi gerektiğini düşünse bile bu kişi sizden adım beklemiş ama burada sizin de kendinize verdiğiniz sözler bazı sözler var bu sözleri yerine getirmiş karşı bir adım atmamışsınız bu kişi size bazı noktalarda baktığımızda kışkırtıcı enerjilerle gelmiş olabilir sadece sizin ona adım atmanızı beklemiş ve sonrasında adım atmadığınız için kendisini geri çekmiş gibi ama artık bazı şeylerde netleşme ve baz noktalarda anlaşma zamanı burada baktığımızda karşı olarak bazı buluşmalarınızın gerçekleşeceği söz konusu direkt olarak bu kişi sizle yüz yüze gelmek ya da görüntülü bir şekilde yüzünüzü görmek isteyebilir çünkü burada baktığınızda sizi sürekli olarak söylediği saçlarınızı ve gözlerinizi özlemek gibi durumlarının olduğunu söyleyebiliriz burada birazcık daha böyle bir gündem var her ne kadar bu kişi aslında egoist bir kişi olsa bile siz bu kişinin bazı noktalarda çocuksu yanını biliyorsunuz hatta arkadaşlarınız kızdığı zamanlarda bile ben onu tanıyorum deyip bu noktadan bahsediyor muşsunuz ama daha sonrasında ise sen onlara haklı çıkardın dediğiniz ve gerçekten çevrenizdeki insanların da yine aynı şekilde size uyarmalarına rağmen onu savunduğunuuz gündemlerinin olduğunu söyleyebiliriz ama burada baktığımızda gündemlerden Geriz sizin de bu kişiye karşı öz enerjiniz var artık Ağustosun sonuna kadar olan süreçlerinizde bazı ilahi adaletlerinin de tecelli ettiğini ve yine aynı şekilde beklediğiniz adımların geleceğini söylemek mümkün sessizlikleriniz bozuluyor ve sessiz enerjiniz artık bazı noktalarda yüzleşme ve beklediğiniz ilahi adaletin gündemlerini dönüşüyor bu kişiyle uzun bir gece konuşması yapacak olmanız muhtemel bu kişiden yine aynı şekilde akşam ya da gece vakti bir bahane yüklü mesaj alacak daha sonrasında ise bu kişinin net adımları ile karşılaşacaksınız bu kişinin en büyük sessiz kalmasındaki sebeplerinden bir tanesi ise tamamen arkadaş çevresi ve kendi çevresi diyebiliriz. •iz bırakan takipçilerime niyet ediyorum.

Esmira

55,182 просмотров • 11 месяцев назад

Kerem'de Montella'nın Kasedi var heralde Nasıl Oyundan Çıkmaz Gökhan Dinç: Abi burada konuşulacak çok şey var. İlk turnuva, ilk maçı kaybetseler de sosyal medyada özellikle linç etmeyin dedik, sahip çıkın bu çocuklara dedik. Çünkü buraya getirenler de onlar ama bugün turnuvanın hakkını verebilecek bir futbol ortaya koymadı. Bireysel yeteneklerimiz hiç ortada yoktu, özellikle oyuncu değişiklikleri konusunda Montailla'nın ne yapmaya çalıştığını anlamak mümkün değil. Eee, peşi sıra sorulabilecek sayısız sorular var. Birkaç tanesini yazdım. Kerem neden bu kadar uzun süre oyunda kaldı? Barış neden çıktı? Orkun neden çıkmadı? Deniz neden geç girdi? Can neden oyuna sokulmadı? Arda, Hakan neden bireysel yeteneklerini ön plana çıkartabilecek bir pozisyonda oynatılmadı? Bunun ve benzeri bir sürü soruyu beraberinde getirecek bir 90 dakika yaşadık. Ben kısa bir cümle söyleyeceğim. Ben Kerem Aktürkoğlu'nu A milli futbol takımımızda 9 numara görmek istemiyorum. Kerem'i görmek istiyor muyum onu da bilmiyorum. Ama şunu net söyleyebilirim ki ben Kerem Aktürkoğlu'nu A milli futbol takımımızda 9 numara görmek istemiyorum. Bir kez daha söyleyeyim, Kerem'i görmek istiyor muyum, istemiyor muyum onu da bilmiyorum. Sadece Kerem üzerinden görmeyeceğim ama Kerem'in neden 9 oynatıldığını ve neden 9'da bu kadar ısrarcı olunduğu? Ya muhtemelen Kerem'de ya şöyle bir espri bile yaptım maç sırasında. Ya acaba kaset mi var? Vardır yani öyle bir tabir. Acaba Montailla ile ilgili bir kaset mi var Kerem Aktürkoğlu'nda? Yoksa başka türlü oynatmazsın abi. Babası olsa bu kadar oynatmazsın yani. Babası olsa bu kadar süre oyunda tutmazsın. Ve Deniz'i niye almazsın? Senin. 85 dakika oyunda kaldı Kerem. Ya maç 2-0 oldu, sen Deniz'i oyuna alıyorsun. Ya bu Kerem Aktürkoğlu eleştirisi değil sadece. Sesi de bir kontrol edelim. Kerem Aktürkoğlu ile birlikte aslında Montailla'yı eleştirirsin. Ya bu kadar uzun süre olmuyor kardeşim. Yani olmuyor belli. Hadi Barış'ı niye çıkartıyorsun abi? Barış'ı niye çıkartıyorsun? Kenan'ı al. Evet, eyvallah. Abi çıkart Kerem'i. Al Kenan'ı. Al Barış'ı ön tarafa. İş bitsin. İş bitsin. Zaten sen bundan daha kötü bir 9'lu oynayamazsın yani. Daha kötü bir santrafor yok. Turnuvanın en kötü santraforu bizde. Oo. Bak, turnuvanın en kötü. Çünkü santrafor değil herif. Çünkü turnuvanın en kötü santraforu bizde abi. Övündüğümüz Arda'mız ortada yok. Övündüğümüz Hakan'ımız ortada yok. Merih Demiral. Ya kardeşim, ya bu stoper tandem'in derhal değişmesi lazım abi. Abdul, ben olsam ikinci maça ki bak tekrar söylüyorum, yenilmiş olmamız hiç önemli değil demeyeceğim. Önemli ama kardeşim bir tane gol bul da bari -1 yapar ama averajı. Çünkü en iyi üçüncü olacaksın. Şimdi Paraguay'a, Paraguay'ı yenmen de yetmiyor senin. Sen bu oyun sistemiyle bu kadar kötü 9, bu kadar kötü hücum ederken, tamam kardeşim, adamlar çok iyi savunma yapmış olabilir. E sen zaten bunu yapmayacak mısın? Abi bu tip turnuvalarda baba 3 tane maç oynuyorsun. 2 galibiyet seni çıkartır. Bak, 2 galibiyet seni çıkartır. 2 galibiyet, 1 beraberlikle grup lideri olabilirsin. 9'da zaten lidersin. Kesin. Evet. Yani sen bu turnuvayı uzun bir turnuvaymış gibi oynadın. Ya sanki bizim 6 tane maçımız var. Biz ilk maçı kaybettik, bir şey yok. Hayır abi. Sen ilk maçı da sanki son maçın gibi oynayacaksın. Ama bizim çocuklarımız ilk maçı son maç gibi oynamadılar.

Galatasarayultrataraftar

30,273 просмотров • 1 месяц назад

Karagümrük 2-0 Fenerbahçe Rıdvan Dilmen: Daha derken olabilirdi. Tabii ki yarınki başarışları iyi takım ama izleyicileri duyar gibi oluyorum. Haklı olarak. Ben de Rıdvan Dilmen'i izlesem. Sen ne anlatıyorsun derim ben. Çünkü Galatasaray puan kaybetsin de işte 4 puanda kalsın da veya işte 5'te kalsın diye. Galatasaray yarın 1 oynayacaksa 2 oynayacak. Motivasyon tavanya baş olacak. Bir de şöyle bir durum var. Geçen hafta çok güzel bir şey söylemiştim. Önümüzdeki hafta ilk kez. Önce oynayacak. Biraz da Galatasaray psikoloji bir puanı indirip. Haklı bir. Artı Gaziantep maçından son günü Galatasaray maçı erteleniyor. Bir maçta eksiğim var. Bir maç fazlan olacak. Galatasaray'ın eksiği olacak. Ve milli maç dönüşünde sen puan farkıyla önde olma ihtimalin olabilir değil mi? Olabilirdi. Bu maçla ilgili konuşacak şeyleri aslında çok teknik olarak hiçbir şey yok. Sebebi de söyledim ya, geçen haftaki sportistçilerin manşetine koymuşlar. Şapkadan tavşan çıkarma dedim ya. Şapkadan tavşan çıkartmak 34 maçlık periyotlarda 3 bilemedin 4 kez olur. Bir oyun ve oyuncu istikrarı olur. Tabii ki kulvarlarda oynarken Bir takım değişiklikler yapabilirsin. Formasyonda ve oyuncu grubunda. Çok basit. Herkesin anlayacağı şekilde. Ya Tariska ile Asansi olmasa ne olacaktı abi? Fenerbahçe grubunun teknik direktörünün varlığına ne gerek var? Eğer Fenerbahçe bugün 57 puan aldıysa emin ol bütün oyunculara saygım var. Minimum 12 puanla bu iki oyuncu bunun Bu kadar kötü olması da kötü oynadığı Alanya'dan, bir sürü maçla Samsun'dan, Kasımpaşa'sından söyleyebilirsiniz. Şimdi ligin sonuna doğru gel, sevgili Cengiz An. En son gel. Dibine, evet. Fenerbahçe Karıgümrük'ten iki gol yedi. İçeride de bir gol yemişti galiba değil mi? Kayser Spor'dan kendi evinde 2-7, 4-2'lik maçta. Kasımpaşa'dan birbiri gitti. İki maçı da kazanamadı. Kazanamadı. Antalya Spor'dan iki gol yedi. Daha yeni oluyor bunlar. Şimdi böyle bir durumda yani ligde küme düşme ihtimali yüksek olan takımlardan siz ikişer tane gol yiyorsanız nasıl şampiyon olacaksınız? O zaman şu geliyor. Salı akşamı gördüğümüz Galatasaray'ı tabii ki Liverpool şartları başkadır konsantrasyonu. Fenerbahçe'nin şu tabloda olması bu takıma göre çok İyi yani toplu. Bu oyuncu grubu ve bu oyun yapısına göre. Oyun yapısı ve anlayışına göre samimi gerçekçi olmak lazım. Aslında 4 puanlık fark bugün direğin bir ihtimali var. Herkes Kasımpaşa'nın tale maçları da dahil olmak üzere bir hesapları vardı. O maç günü o coşkuyu da hatırlıyorum Kasımpaşa maçında. Hatta çok maçta bir hesap vardı. Emin ol bugün Fenerbahçeliler 4 puan. geride ve bir puanı indirme şansı olmasına rağmen çok Fenerbahçe'nin maçtan dahi haberi yoktur. Bu hesapları bırakmışlardı. Bakın ikisi buradan bağımsız söylüyorum. Bunun bir sebebi olmalı. Niye oldu bu durum? Niye Fenerbahçe bu duruma geldi iki haftada? Üç haftada? Şimdi burada...

Galatasarayultrataraftar

113,432 просмотров • 4 месяцев назад

Gece 03:30'da yemek mi pişiyordu? Şeytan ayrıntıda gizlidir. Metafizik boyutu kimsenin düşünmediği bir durumdur. Sıradan bir yangın değil. Çok sayıda insanımızın hayatını kaybettiği bu yangında sayı artışta olsa bile ekranda milletin gözüne 66= 6 rakamıyla gerekli mesaj uzun sürede gündemde kalarak verildi. En lüks otelleri denetleyin orada bile insan hayatının ne kadar ucuz olduğunu göreceksiniz? Tıpkı sıfır lüks binalarda deniz kumu, süsü, püsü makyajı görüntü olarak kullanıldığı gibi. Her alanda bu pis açgözlülük var. Medyada şuan iki taraf birbirini suçluyor. Sayı açıklananın da üzerinde. Halen "Sen mi suçlusun, yoksa ben mi suçluyum?" kavgası.. Dağ başında bir otel. 1980'li yıllardan beri orada. Bu otelin orada tek başına olması olayların üzerini örtbas etmek için birebir yerdi. Bu katliam için seçilmiş pilot bir oteldi. Yakın zamanda tüm ülkeye reklam panolarına verilen subliminal mesaj; "Ölüm, Gassal, 'içim yanar yanar', ve son dünyadaki gelişmeler. Medyaya servis edilen yine malum mesajlar. Toplu katliam. 06 Şubat 2023 depremi ve Kartalkaya Grand Otel yangını. Kartalkaya'da geceliği 30 bin Tl olan otel yangınından sağ olarak kurtulan kadının sözleri: "Sanki çatıdan birşeyler atılıyor gibiydi." 2025 belgelere göre toplu ölümlerin artışı, nüfusun düşüş yılı. Çok büyük bir acı... Sorularıyla birlikte unutulacak yine... #kartalkayafacia #bolu #boluyangın #yangın

Ali Osman Önder

1,608,541 просмотров • 1 год назад

VEEE %100 OLDUK 🏆 ✈️ 29 GÜNDE %23 ✈️ “GÖKTUĞ’UN GÖKYÜZÜNDE BİR YILDIZ DA SEN OL” diyerek çıktığımız bu yolda HENÜZ HİÇ BİR YETİSİNİ KAYBETMEYEN GÖKTUĞ İÇİN BUGÜN “HEP BİRLİKTE BA-ŞAR-DIK” 13.06.2024 tarihinden itibaren 1 Euro 1 İnsan Gönüllüleri ve GÖKTUĞCANLAR ; gönül birliği yaptık, o günden bu yana omuz omuza her alanda mücadele ettik ve 29 günde , BİR MUCİZEYE DAHA HEP BİRLİKTE ŞAHİT OLDUK💫 Öncelikle Milli Savunma Bakanlığı’mızın çok değerli katkılarıyla yolumuz kısaldı ve başaracağımıza olan inancımız arttı. Evladımıza can olan bu büyük destek için çok teşekkür ederiz. Çumra Belediye Başkanımız Mehmet Aydın’a ( Mehmet AYDIN, Çumra Belediyesi) ve kampanyanın başından bu yana desteklerini esirgemeyen tüm Çumra halkına çok teşekkür ederiz. Hiç pes etmeyen , emek emek ilmek ilmek %100 olmak için kampanyanın son anına kadar çabalayan GÖKTUĞCANLAR , her mecrada, her sahada, gece gündüz demeden son TL hesaba girene kadar ortaya omuz omuza hepbirlikte harika bir zafer koydular Herkesin emeğine , yüreğine sağlık… Bu mutluluk en çok sizlere armağan olsun🙏 Nefes bile almadan çalışan, tüm olumsuzlukları mucizeye çeviren kurşun takımımız ve gücümüze güç katan ekiplerimiz, ekip liderlerimiz , takım liderlerimiz ile birlikte bir çocuğumuza daha nefes olduk, umut olduk. Biz BİR’iz, kocaman bir aileyiz ve durmadan koşmaya devam edeceğiz🌟 Ayrıca kampanyasını yeni tamamlayan UTKU yavrumuzun kampanyasından artan miktarı, Göktuğ’umuza aktarmaları sebebiyle de Utku’muzun ailesine ve gönüllülerine çok teşekkür ediyoruz. BİR KURUŞU, BİR PAYLAŞIMI VE MADDİ MANEVİ DESTEĞİ OLAN, YORULMADAN KOŞAN HERKESE TEK TEK TEŞEKKÜR EDİYORUZ. İYİ Kİ VARSINIZ, İYİ Kİ GÖKTUĞ’un HAYATINA DOKUNDUNUZ VE YETİLERİNİ KAYBETMEDEN İLACINA KAVUŞMASINDA KOCAMAN BİR ADIM OLDUNUZ. YOLUMUZ NE YAZIK Kİ ÇOK UZUN, KARANLIKTA BİR UMUT IŞIĞI BEKLEYEN DAHA ÇOK YAVRUMUZ VAR. Tüm çocuklarımıza daha hızlı ulaşabilmek için gücümüze güç katmaya devam etmeliyiz. Sizler de bu “MÜCADELEYE ORTAK OLMAK” ve bu zorlu yolda “YÜKLERİ HAFİFLETMEK” istiyorsanız haydi gelin. Koşacağımız daha çok yol, dokunacağımız daha çok HAYAT var. BİZ SİZİNLE GÜÇLÜYÜZ ÇOCUKLARIMIZ SİZİNLE UMUTLU

1 Euro 1 İnsan

18,713 просмотров • 2 лет назад

Toreira Apar Topar Gitti Ali Naci Küçük: Gitti mi Toreira? Lucas olayına şöyle başlayalım bence Aydın. Çünkü bizim yayından birkaç gün sonra olmuştu olay. Lucas Toreira talihsiz bir olay yaşadı. Ama bu öyle Galatasaray-Fenerbahçe rekabeti ya da tarafgir bir konu değil yaşanan olay. Yaşanan olay çok talihsiz bir olay. Yaklaşık bir senedir bu saldırıyı yapan şahıs Lucas'ı ve normal çok değer verdiği arkadaşı olan İpek Birolu yaklaşık bir senedir İşte sözlü, sosyal medyadan mesajlar vs. taciz ediyor, tehdit ediyor, hakaret ediyor. Her şeyi yapmış ve bir anlamda hukuki yollara da başvuruyor. Hem Toreira hem de İpek Birol. Uzaklaştırma veriliyor bilim kadarıyla. Uzaklaştırma iki kez veriliyor. Hem Toreri'ye aldırıyor hem İpek Birol'a aldırıyor. Ve akabinde işte padel oynuyorlar sürekli Toreira. O ne demek ki? Kız arkadaşıyla padel bir salon sporu. Çok meşhur. Nitekim de oradaki eğitmenlerden de öğrendim ben. Bir yıldır bu olay varmış yaklaşık. Bir yıldır tazisi hikayesi sürüyor. Orada da Emre Mor'da hatta Galatasaray ve Fenerbahçe'nin eski oyuncusu Emre Mor'da o gün padel oynuyorlar. Ve daha başlangıcında günün başlangıcında bir story atıyor. Hem Toreri hem de Emre Mor. Nitekim de bu şahıs orada olduklarını öğrenince. Hemen Rixos Dershane İstanbul'a gidiyor. Bir anlamda planlı bir şekilde pusu kültürüyle kurgulayarak oraya gidip saldırıyı gerçekleştiriyor. Şimdi bu olay gerçekten oyuncuyu ciddi anlamda korkutmuş durumda. Çünkü Toraria rahat bir adam. Toreira İstanbul'un tadını çıkaran, sahada mücadelesini yapıp sosyalleşen, Bağdat Caddesi'nde de yürüyen, Beşiktaş'ta da yürüyen, Nişantaşı'nda da rahat rahat özgürce yaşayan bir oyuncuydu. Birçok kişi de görmüştür belki oralarda o semtlerde. Şimdi bu yaşanan olay futbolcuyu gerçekten çok korkuttu. Travma yaşattı deyim yerindeyse ve şampiyonluk kutlamasının ertesi günü Toreira İstanbul'dan ayrıldı. Ve normalde röportaj verecekti Lucas Toreira. O kadar korkmuş ki ben kesinlikle mikrofon önüne röportaja çıkmak istemiyorum. Bu olayı konuşmak dahi istemiyorum, unutmak istiyorum deyip... Türkiye'den ayrıldı. Bu çok vahim bir durum ve ben buradan bir kez daha seslenmek istiyorum. Türk yargısına, değerli hakimlerimize, savcımıza bu sağlıksız, bu psikoloji bozuk, takıntılı psikopat adamı lütfen dışarı salmayın. Çünkü bu Türk futbolun marka değerine de çok zarar verecek bir durum. Yarın bir gün Allah korusun pusu kültürüyle gerçekleşmiş bu saldırıda başka bir şey yaşansaydı, yumruk yerine başka bir maddeyle kalkıp saldırsaydı çünkü bu Galatasaray futbolcusu olduğu için yapılmış bir olay değil. Takıntılı. Takıntılı bir adamın saldırısı bu. Tabii şöyle bir durum var maalesef Ordan . Hani çıkarsa bunu yapar ceza suça tabi ya, fiile tabi ya. Yani maalesef hani hukukun da bazen çaresiz kaldığı noktalar var. Çünkü 8 Mayıs'ta Aydın aynı şahsın direkt olarak saldırı yapacağına dair açık açık mesajı var. Çok üzücü bu. Peki devam ediyoruz. Ya bunu söylemek için erken ben 3 ay önce de söylemiştim. Özel hayatında bazı sıkıntılar var Torreira'nın. Annesi vefat etti. Bu yüzden ülkesine dönebilir demiştim. Daha sonra Lucas bana ulaştı. Bu buhranlı günleri aştım ve ben Galatasaray'da kalmak istiyorum dedi. Ama bugün gelinen noktada Lucas tekrar 3 ay öncesine dönüp ya ben ayrılacağım tamam misyonumu tamamladım der mi demez mi onu zamanla göreceğiz. Bu apar topar gidişi ve son olay sanki kafasındaki var olan soru işaretinde ortadan çıkıyor. kaldırmış gibi geldi bana ama hayatta bir göreceğiz. Tabii çünkü röportaja çıkmadı bak. Yani röportaj yapacağı iki kurum vardı. Reddetti ve gitti. Hayır dedi reddetti ve gitti. Hatta Kasımpaşa maçını beklemedi yani Lucas. Onu söyleyeyim.

Galatasarayultrataraftar

112,932 просмотров • 2 месяцев назад

(18+) Videolardan bazıları üst seviye küfür barındırıyor. Ortalık bir yerde açmamalısınız. Özgür Özel'in okullar basılmasın diye bulduğu çözüm 65 bin güvenlik görevlisi atamak. Baskın okulda gerçekleştiği için dümdüz bir mantıkla her okula bir güvenlik görevlisi koyarak meselenin çözülebileceğini sanıyor. Mesela saldırganın "okulda silahlı güvenlik görevlisi var ben en iyisi okul yolunu kana bulayayım" diyeceğini düşünemiyor. Okul yoluna da üçer dörder güvenlik koymak lazım. Türkiye'de bazı okullar 4-5 bin öğrencili ve çok geniş bir alana yayılmış durumda. Bir güvenlik görevlisi ile olacak iş değil oraya da en az üç dört tane lazım. Okul civarında öğrencilerin takıldığı kafeler, parklar da var. Özgür Özel'in bulduğu çözüm için polis teşkilatına yakın büyüklükte bir okul güvenlik teşkilatının kurulması gerekiyor ve bulduğu çözüm, kendisini öldürmeyi göze almış bir çocuğu başkalarını öldürmeden önce emekli bir askere öldürtmek üzerine kurulu. Özgür Özel için bu sonuç bir sorun teşkil etmiyor anladığımız kadarıyla. Bomboş bir konuşma, her zaman olduğu gibi ne sorunu anlayabilmiş ne de çözüme dair mantıklı bir fikir üretebilmiş. ( Videonun son bölümünde o konuşması var.) Bugün Dünya çapında korkutucu bir hızla gerçekleşen kültürel bir değişim ile karşı karşıyayız. Toplumsal reflekslerin hızı, artık teknolojinin hızına yetişemiyor, günümüzün insan hakları, fikir özgürlükleri tanımları üzerine inşa edilmiş kanunları, internetin ortaya çıkardığı sayısız sorunu çözemeyecek kadar hantallaşmış durumda. Binlerce yıllık insanlık tarihinin vardığı noktada aileleri tarafından değil sanal bir bakıcı tarafından yetiştirilen bir nesil ile karşı karşıyayız. Ölmek ve öldürmek kavramlarını "sanal dünya ölümsüzlüğü"nde öğrenen milyonlarca hatta milyarlarca çocuk ve genç şu an aramızda. Dünyadaki bütün çocukların birbirine bu kadar benzediği bir dönem daha önce yaşanmamıştı. 7-8 yaşından itibaren son derece gerçekçi grafiklere sahip katliam alanlarında, günde 100-200 sanal cinayet işleyen, bir o kadar da ölüp ölüp yeniden dirilen çocukların, ölmek ve öldürmek kavramlarını anlamakta zorlanması, aslında o kadar da şaşırtıcı bir durum değil. Google'a PUBG cinayetleri yazıp aratırsanız ne demek istediğimi daha iyi anlarsınız. Tabii bütün suçu spesifik bir oyunun üzerine atarak kurtulamayız. Burada anlatmaya çalıştığım, bir insanın davranışlarını düzenleyen ve ruh halini belirleyen dopamin gibi çok hassas dengelere sahip hormonları, yapay zekanın da devreye girmesiyle artık kolayca manipüle edebilen bir algoritmalar dünyasında yaşıyor olduğumuz gerçeği. Yakın geçmişe kadar kişinin davranışlarına göre oluşturulan algoritmalar, artık kişilerin davranışlarını yönlendirecek şekilde oluşturulmaya başlandı. Asıl büyük tehlike psikolojisi bozuk birkaç çocuğun okulda katliam yapma ihtimali değil maalesef. Asıl büyük tehlike, psikolojisi bozuk toplumların ortaya çıkma ihtimali. Dünyanın en çok silaha ve silahlı personeline sahip ülkesi olan, dünyada okulları polis tarafından korunan beş ülkeden biri ve en iyi korunanı olan Amerika, aynı zamanda dünyada en çok okul baskınının ve öğrenci katliamının yaşandığı ülke durumunda. ABD'deki her okulda 3-4 silahlı güvenlik görevlisi var. Nüfusa oranla en çok polise, eyaletlere has emniyet güçlerine ve muazzam imkanları olan iç istihbarat birimlerine rağmen bu sorunu çözemiyor. Özgür Özel'in soruna getirmeyi düşündüğü çözümün alameti farikasının ABD'de işe yaramadığını net şekilde görüyoruz. Özgür Özel, biraz derinlemesine düşünmeyi gerektiren her meselede olduğu gibi bu konuda da hükümete alternatif olamayacağını ispatlamış oldu. Acilen yapılması gereken ilk şey, sosyal medyanın çocuklara ve gençlere kontrolsüz şekilde ulaşmasının önüne geçmek. Şu an internete bağlanma imkanı olan her çocuğun uçsuz bucaksız bir pornografi ve dipsiz bir şiddet arşivi ile arasında birkaç tuş var. Bugünün çocukları, anne babalarımızın zihninde ihtimalinin bile izi olmayan, bizim ise çoğumuzun kırk elli yaşına gelmeden varlığından dahi haberdar olmadığımız acayipliklerle o yaşlarda karşılaşıyorlar. Bu ise çocuğun sapkın olduğunu değil sıradan bir çocuk olduğunu gösteriyor. Sizin büyüdüğünüz evde bir fırsatını bulunca kurcalamadığınız bir kutu, anahtarını bulup da açmadığınız kilitli bir kapı kalmış mıydı mesela? O da her çocuk gibi büyüdüğü yerdeki her şeyi merak ediyor doğal olarak. İşte Özgür Özel'in ve genel olarak da muhalefetin anlamadığı nokta tam burası. İnternet denetimine yönelik düzenlemeleri, özgürlüklere yönelik bir saldırı olarak algılayıp gençleri de bunun üzerinden kışkırtmaya çalışıyorlar. Şu an CHP'nin koca koca milletvekillerinden tutun, gençlik örgütlerine kadar her unsuru, internetin devlet tarafından denetlenebilmesine karşı çıkıyor. Dahası hazırladıkları görsellerle, videolarla bir de "oyunuma karışma" isminde kampanya yürütüyorlar. Yani çocukların denetimsiz bir sanal dünyada psikolojilerinin bozulmasına izin verelim, okula saldıran olursa da "şahane kıyafeti olan" emekli bir askere işini bitirtiriz diyorlar. Çocukların psikolojisinin bozulmasını engelleyecek önlemlerin alınmasına karşı çıkıp hükümeti çocuklara şikayet ediyorlar. Dünyada buna karşı çıkan CHP iriliğinde bir muhalefet partisi de yok bu arada. Kedi köpeğin bile yavrusuna kural koyduğu şu alemde çocuklara ve gençlere sınırsız bir internet özgürlüğü vaadediyor CHP. Her konuda Avrupa Birliği'ni örnek gösteren Özgür Özel, Avrupa'nın hiçbir ülkesinde olmayan okul güvenliği gibi çalışmadığı canlı örneklerle ispatlanmış bir uygulamayı önerdiği gibi Avrupa'nın tamamında uygulanan gençler ve çocuklara yönelik internet önlemlerine de karşı çıkıyor. Halbuki daha geçen gün Pedro Sanchez İspanya'da ne yapıyorsa biz de Türkiye'de aynısını yapacağız diye ballandıra ballandıra anlatıyordu. İspanya, sadece Avrupa'da değil dünya genelinde çocuklara yönelik en sert internet önlemlerinden birini hayata geçirdi bu yıl. Özgür Özel, 7/24 ağzından düşürmediği adamın ne yaptığından da habersiz. Yaşını bilmesem onun da eline tablet verilip büyütülen nesilden olduğuna dair yemin edebilirdim. Aşağıda bazı PUBG videoları var. Youtube birbirine sürekli küfür eden, ölümle tehdit eden hatta buluşup birbirini bıçaklayan oyuncuların videolarıyla dolu. Tekrar edeyim bir oyun tek başına çocukların hayatına yön veremez ama bunun sadece bir oyun olmadığını da anlamak gerek. Aşağıda örneğini gördüğümüz, bizden sonraki neslin yoğun şekilde maruz kaldığı sosyal medya dili. Bu dil de toplumu dönüştürme amacıyla oluşturulmuş algoritmik unsurlardan birisi. Bunlar gibi çok sayıda unsurun biraya geldiğini düşünün. Bir sonraki paylaşımda buradan devam ederiz. Saygılar.
2:41

Sensitive content

(18+) Videolardan bazıları üst seviye küfür barındırıyor. Ortalık bir yerde açmamalısınız. Özgür Özel'in okullar basılmasın diye bulduğu çözüm 65 bin güvenlik görevlisi atamak. Baskın okulda gerçekleştiği için dümdüz bir mantıkla her okula bir güvenlik görevlisi koyarak meselenin çözülebileceğini sanıyor. Mesela saldırganın "okulda silahlı güvenlik görevlisi var ben en iyisi okul yolunu kana bulayayım" diyeceğini düşünemiyor. Okul yoluna da üçer dörder güvenlik koymak lazım. Türkiye'de bazı okullar 4-5 bin öğrencili ve çok geniş bir alana yayılmış durumda. Bir güvenlik görevlisi ile olacak iş değil oraya da en az üç dört tane lazım. Okul civarında öğrencilerin takıldığı kafeler, parklar da var. Özgür Özel'in bulduğu çözüm için polis teşkilatına yakın büyüklükte bir okul güvenlik teşkilatının kurulması gerekiyor ve bulduğu çözüm, kendisini öldürmeyi göze almış bir çocuğu başkalarını öldürmeden önce emekli bir askere öldürtmek üzerine kurulu. Özgür Özel için bu sonuç bir sorun teşkil etmiyor anladığımız kadarıyla. Bomboş bir konuşma, her zaman olduğu gibi ne sorunu anlayabilmiş ne de çözüme dair mantıklı bir fikir üretebilmiş. ( Videonun son bölümünde o konuşması var.) Bugün Dünya çapında korkutucu bir hızla gerçekleşen kültürel bir değişim ile karşı karşıyayız. Toplumsal reflekslerin hızı, artık teknolojinin hızına yetişemiyor, günümüzün insan hakları, fikir özgürlükleri tanımları üzerine inşa edilmiş kanunları, internetin ortaya çıkardığı sayısız sorunu çözemeyecek kadar hantallaşmış durumda. Binlerce yıllık insanlık tarihinin vardığı noktada aileleri tarafından değil sanal bir bakıcı tarafından yetiştirilen bir nesil ile karşı karşıyayız. Ölmek ve öldürmek kavramlarını "sanal dünya ölümsüzlüğü"nde öğrenen milyonlarca hatta milyarlarca çocuk ve genç şu an aramızda. Dünyadaki bütün çocukların birbirine bu kadar benzediği bir dönem daha önce yaşanmamıştı. 7-8 yaşından itibaren son derece gerçekçi grafiklere sahip katliam alanlarında, günde 100-200 sanal cinayet işleyen, bir o kadar da ölüp ölüp yeniden dirilen çocukların, ölmek ve öldürmek kavramlarını anlamakta zorlanması, aslında o kadar da şaşırtıcı bir durum değil. Google'a PUBG cinayetleri yazıp aratırsanız ne demek istediğimi daha iyi anlarsınız. Tabii bütün suçu spesifik bir oyunun üzerine atarak kurtulamayız. Burada anlatmaya çalıştığım, bir insanın davranışlarını düzenleyen ve ruh halini belirleyen dopamin gibi çok hassas dengelere sahip hormonları, yapay zekanın da devreye girmesiyle artık kolayca manipüle edebilen bir algoritmalar dünyasında yaşıyor olduğumuz gerçeği. Yakın geçmişe kadar kişinin davranışlarına göre oluşturulan algoritmalar, artık kişilerin davranışlarını yönlendirecek şekilde oluşturulmaya başlandı. Asıl büyük tehlike psikolojisi bozuk birkaç çocuğun okulda katliam yapma ihtimali değil maalesef. Asıl büyük tehlike, psikolojisi bozuk toplumların ortaya çıkma ihtimali. Dünyanın en çok silaha ve silahlı personeline sahip ülkesi olan, dünyada okulları polis tarafından korunan beş ülkeden biri ve en iyi korunanı olan Amerika, aynı zamanda dünyada en çok okul baskınının ve öğrenci katliamının yaşandığı ülke durumunda. ABD'deki her okulda 3-4 silahlı güvenlik görevlisi var. Nüfusa oranla en çok polise, eyaletlere has emniyet güçlerine ve muazzam imkanları olan iç istihbarat birimlerine rağmen bu sorunu çözemiyor. Özgür Özel'in soruna getirmeyi düşündüğü çözümün alameti farikasının ABD'de işe yaramadığını net şekilde görüyoruz. Özgür Özel, biraz derinlemesine düşünmeyi gerektiren her meselede olduğu gibi bu konuda da hükümete alternatif olamayacağını ispatlamış oldu. Acilen yapılması gereken ilk şey, sosyal medyanın çocuklara ve gençlere kontrolsüz şekilde ulaşmasının önüne geçmek. Şu an internete bağlanma imkanı olan her çocuğun uçsuz bucaksız bir pornografi ve dipsiz bir şiddet arşivi ile arasında birkaç tuş var. Bugünün çocukları, anne babalarımızın zihninde ihtimalinin bile izi olmayan, bizim ise çoğumuzun kırk elli yaşına gelmeden varlığından dahi haberdar olmadığımız acayipliklerle o yaşlarda karşılaşıyorlar. Bu ise çocuğun sapkın olduğunu değil sıradan bir çocuk olduğunu gösteriyor. Sizin büyüdüğünüz evde bir fırsatını bulunca kurcalamadığınız bir kutu, anahtarını bulup da açmadığınız kilitli bir kapı kalmış mıydı mesela? O da her çocuk gibi büyüdüğü yerdeki her şeyi merak ediyor doğal olarak. İşte Özgür Özel'in ve genel olarak da muhalefetin anlamadığı nokta tam burası. İnternet denetimine yönelik düzenlemeleri, özgürlüklere yönelik bir saldırı olarak algılayıp gençleri de bunun üzerinden kışkırtmaya çalışıyorlar. Şu an CHP'nin koca koca milletvekillerinden tutun, gençlik örgütlerine kadar her unsuru, internetin devlet tarafından denetlenebilmesine karşı çıkıyor. Dahası hazırladıkları görsellerle, videolarla bir de "oyunuma karışma" isminde kampanya yürütüyorlar. Yani çocukların denetimsiz bir sanal dünyada psikolojilerinin bozulmasına izin verelim, okula saldıran olursa da "şahane kıyafeti olan" emekli bir askere işini bitirtiriz diyorlar. Çocukların psikolojisinin bozulmasını engelleyecek önlemlerin alınmasına karşı çıkıp hükümeti çocuklara şikayet ediyorlar. Dünyada buna karşı çıkan CHP iriliğinde bir muhalefet partisi de yok bu arada. Kedi köpeğin bile yavrusuna kural koyduğu şu alemde çocuklara ve gençlere sınırsız bir internet özgürlüğü vaadediyor CHP. Her konuda Avrupa Birliği'ni örnek gösteren Özgür Özel, Avrupa'nın hiçbir ülkesinde olmayan okul güvenliği gibi çalışmadığı canlı örneklerle ispatlanmış bir uygulamayı önerdiği gibi Avrupa'nın tamamında uygulanan gençler ve çocuklara yönelik internet önlemlerine de karşı çıkıyor. Halbuki daha geçen gün Pedro Sanchez İspanya'da ne yapıyorsa biz de Türkiye'de aynısını yapacağız diye ballandıra ballandıra anlatıyordu. İspanya, sadece Avrupa'da değil dünya genelinde çocuklara yönelik en sert internet önlemlerinden birini hayata geçirdi bu yıl. Özgür Özel, 7/24 ağzından düşürmediği adamın ne yaptığından da habersiz. Yaşını bilmesem onun da eline tablet verilip büyütülen nesilden olduğuna dair yemin edebilirdim. Aşağıda bazı PUBG videoları var. Youtube birbirine sürekli küfür eden, ölümle tehdit eden hatta buluşup birbirini bıçaklayan oyuncuların videolarıyla dolu. Tekrar edeyim bir oyun tek başına çocukların hayatına yön veremez ama bunun sadece bir oyun olmadığını da anlamak gerek. Aşağıda örneğini gördüğümüz, bizden sonraki neslin yoğun şekilde maruz kaldığı sosyal medya dili. Bu dil de toplumu dönüştürme amacıyla oluşturulmuş algoritmik unsurlardan birisi. Bunlar gibi çok sayıda unsurun biraya geldiğini düşünün. Bir sonraki paylaşımda buradan devam ederiz. Saygılar.

Abese İrca

130,310 просмотров • 3 месяцев назад

VEEE %100 OLDUK 🏆 ✈️ 15 GÜNDE %7 ✈️ “O UÇAK HAYALLERİNE UÇSUN DİYE SENİNLEYİZ HULUSİ✈️” diyerek dahil olduğumuz bu mücadelede; 3,5 yıldır mücadele eden HULUSİ’miz için bugün HEPBİRLİKTE BAŞARDIK. 15.10.2025 tarihinden itibaren 1 Euro 1 İnsan Gönüllüleri ve HULUSİ gönüllüleri; gönül birliği yaptık, o günden bu yana omuz omuza her alanda mücadele ettik ve kısa sürede YİNE BİR MUCİZEYE DAHA HEP BİRLİKTE ŞAHİT OLDUK💫 Hiç pes etmeyen , emek emek ilmek ilmek %100 olmak için kampanyanın son anına kadar çabalayan HULUSİ GÖNÜLLÜLERİ , her mecrada, her sahada, gece gündüz demeden son TL hesaba girene kadar ortaya omuz omuza hepbirlikte harika bir zafer koydular Herkesin emeğine , yüreğine sağlık… Bu mutluluk en çok sizlere armağan olsun🙏 Nefes bile almadan çalışan, tüm olumsuzlukları mucizeye çeviren kurşun takımımız ve gücümüze güç katan ekiplerimiz, ekip liderlerimiz , takım liderlerimiz ile birlikte bir çocuğumuza daha nefes olduk, umut olduk. Biz BİR’iz, kocaman bir aileyiz ve durmadan koşmaya devam edeceğiz🌟 BİR KURUŞU, BİR PAYLAŞIMI VE MADDİ MANEVİ DESTEĞİ OLAN HERKESE TEK TEK TEŞEKKÜR EDİYORUZ. İYİ Kİ VARSINIZ, İYİ Kİ HULUSİ’nin HAYATINA DOKUNDUNUZ ve O UÇAĞIN HAYALLERİNE UÇMASINA DESTEK OLDUNUZ. YOLUMUZ NE YAZIK Kİ ÇOK UZUN, KARANLIKTA BİR UMUT IŞIĞI BEKLEYEN DAHA ÇOK YAVRUMUZ VAR. Tüm çocuklarımıza daha hızlı ulaşabilmek için gücümüze güç katmaya devam etmeliyiz. Sizler de bu “MÜCADELEYE ORTAK OLMAK” ve bu zorlu yolda “YÜKLERİ HAFİFLETMEK” istiyorsanız haydi gelin. Koşacağımız daha çok yol, dokunacağımız daha çok HAYAT var. BİZ SİZİNLE GÜÇLÜYÜZ 💫 ÇOCUKLARIMIZ SİZİNLE UMUTLU✨ SMA HULUSİ'YE UMUT OL✈️ % 100 ✈️

1 Euro 1 İnsan

15,552 просмотров • 9 месяцев назад

Bir dakika elli saniye bana kulak vermenizi rica ediyorum. Mevlânâ, Mesnevî’de şöyle bir kıssa nakleder: Hırsızlığa alışmış olan biri, gece yarısı bir duvarın dibinden ağır ağır delmeye başladı. Hasta ev sahibi, zor fark edilen sesleri duydu; dama çıktı, aşağıya eğildi ve hırsızı görüp, “Hayırdır inşallah… Gece yarısı ne ediyorsun, kimsin?” diye sordu. Hırsız, “Davulcuyum azizim,” dedi. Adam, “Peki, burada ne yapıyorsun?” deyince hırsız, “Davul çalıyorum,” dedi. Ev sahibi, “Be adam, davul sesi hani?” dedi. Hırsız, “Dur hele, acele etme! Sesini yarın duyarsın. ‘Eyvahlar olsun!’ dediğin zaman kulağına dank eder!” cevabını verdi. Hakîkatin, önünde sonunda ortaya çıkmak gibi bir huyu vardır. Kimse buna mâni olamaz. Bugün birilerine davulun sesi hoş geliyor olabilir. İşin içinde olmayanlara zor işler kolay veya çekici görünür; ancak iç yüzü farklıdır. Yarın aklınıza, gözünüze, kulağınıza, dilinize, gönlünüze dank eder; ama iş işten çoktan geçmiş olur. Henüz vakit varken, “Son pişmanlık fayda etmez,” dememek için hakîkatin, hakkın, adaletin, hukukun peşine düşmek gerekiyor. Kurtuluşa vesile olması için. Asırlar evvel Eflâtun meseleyi ne de güzel ifade ediyor: "Ahmaklığın en büyük kanıtı, bir şeyi anlamadan o konuda çok konuşmaktır." Bu tür kişiler dünya durdukça hep var olacaktır. Günümüzde sayıları üzülerek söylüyorum ki azımsanmayacak kadar çok. #SarıZarflar #Mevlana

Sırrı Er

19,270 просмотров • 3 месяцев назад

Fenerbahçe Hakan Çalhanoğlu Transferi 🤔 Galatasaray Hakan Çalhanoğlu'na Tepkili 🤔 🗣Yağız Sabuncuoğlu: İnter Kulübü ile Şu anda bir temas yok. Hakan bu arada gelmeye sıcak bakıyor Fenerbahçe'ye. Eee sana başka bir enteresan bir şey söyleyeyim ben. Tabii ki. Şu an Galatasaray yönetimi çok tepkili Hakan'a. Tepkili olma sebebi de Galatasaray'lıyım dediği halde önce geçtiğimiz sene sonra da bu sezon Fenerbahçe ile görüşmesinden dolayı eee Galatasaray cephesinde ciddi bir Hakan Çalhanoğlu tepkisi var. 🗣Konuşmacı: Geçen yaz da zaten bu konuyla alakalı bayağı bir. 🗣Yağız Sabuncuoğlu: Ya geçen yaz neler oldu üstünde durmaya gerek yok. Emre de bu süreci doğrudan yakından yaşayan isimlerden biri. Fotoğrafını çekti gitti. Biz o gün yalan söylemedik. Ali Bey de bizi doğruladı. Hakan Çalhanoğlu geçtiğimiz sene Fenerbahçe ile anlaşmıştı ama daha sonra yayınlarının izlenmelerini arttırmak için bizim üzerimizden PR kasan bir ekip vardı ve yemeden içmeden Hakan Çalhanoğlu'nu takip ettiler ve çocuğu da zorladılar. Benim de biz de bu arada çok kızdığımız anlar oldu çünkü gerçeği biliyorduk. 🗣Konuşmacı: Ben kulağımla duydum 🗣Yağız Sabuncuoğlu: Gerçeği biliyorduk yani Hakan Çalhanoğlu Fenerbahçe ile görüştü anlaştı geçen sene. Sonra bir anda iş farklı bir noktaya döndü çünkü tepkiden çekindi. Hani o dönemki tepkiden çekindi ama sonra bizi böyle yalancı gibi gösterdiler ama neyse ki gerçeklerin ortaya çıkmak gibi kötü bir huyu vardır er ya da geç. Aynen öyle. Bu arada bu tarz bizim tartışmalarımız Galatasaraylı dostlarımız üstüne alınmasın. Biz mesela Hakan'la ilgili bunları söylüyoruz. Ne diyorsunuz siz? Siz ne diyorsunuz falan demesinler. Çünkü bizim yaptığımız genelde bu tartışmalar bizim içinde bulunduğumuz medya mensuplarıyla olan atışmalar. Bunlar işin rengi. Ya ufak tatlı şeyler tabii ki. İşin güzelliği yani bunları farklı bir yöne çekmemek ve içselleştirmemek lazım. Kesinlikle katılıyorum.

Galatasarayultrataraftar

21,122 просмотров • 1 месяц назад

VEEE %100 OLDUK 🏆 ✈️ 8 GÜNDE %10 ✈️ “TÜM YONCALAR AÇSIN DİYE SENİNLEYİZ KUMSAL ” diyerek çıktığımız bu yolda; 1,5 yaşında 17 aydır mücadele eden güzeller güzeli KUMSAL için bugün HEPBİRLİKTE BAŞARDIK. 16.03.2025 tarihinden itibaren 1 Euro 1 İnsan Gönüllüleri ve KUMSALCANLAR; gönül birliği yaptık, o günden bu yana omuz omuza her alanda mücadele ettik ve 8 günde YİNE BİR MUCİZEYE DAHA HEP BİRLİKTE ŞAHİT OLDUK💫 Hiç pes etmeyen , emek emek ilmek ilmek %100 olmak için kampanyanın son anına kadar çabalayan KUMSALCANLAR , her mecrada, her sahada, gece gündüz demeden son TL hesaba girene kadar ortaya omuz omuza hepbirlikte harika bir zafer koydular Herkesin emeğine , yüreğine sağlık… Bu mutluluk en çok sizlere armağan olsun🙏 Nefes bile almadan çalışan, tüm olumsuzlukları mucizeye çeviren kurşun takımımız ve gücümüze güç katan ekiplerimiz, ekip liderlerimiz , takım liderlerimiz ile birlikte bir çocuğumuza daha nefes olduk, umut olduk. Biz BİR’iz, kocaman bir aileyiz ve durmadan koşmaya devam edeceğiz🌟 BİR KURUŞU, BİR PAYLAŞIMI VE MADDİ MANEVİ DESTEĞİ OLAN HERKESE TEK TEK TEŞEKKÜR EDİYORUZ. İYİ Kİ VARSINIZ, İYİ Kİ KUMSAL’ın HAYATINA DOKUNDUNUZ VE BU BAYRAM EVLERİNDE ÇİFTE BAYRAMI YAŞAMALARINA BİR VESİLE, YETİLERİNİ KAYBETMEDEN İLACINA KAVUŞMASINA KOCAMAN BİR ADIM OLDUNUZ🍀 YOLUMUZ NE YAZIK Kİ ÇOK UZUN, KARANLIKTA BİR UMUT IŞIĞI BEKLEYEN DAHA ÇOK YAVRUMUZ VAR. Tüm çocuklarımıza daha hızlı ulaşabilmek için gücümüze güç katmaya devam etmeliyiz. Sizler de bu “MÜCADELEYE ORTAK OLMAK” ve bu zorlu yolda “YÜKLERİ HAFİFLETMEK” istiyorsanız haydi gelin. Koşacağımız daha çok yol, dokunacağımız daha çok HAYAT var. BİZ SİZİNLE GÜÇLÜYÜZ 💫 ÇOCUKLARIMIZ SİZİNLE UMUTLU✨

1 Euro 1 İnsan

17,855 просмотров • 1 год назад

VEEE %100 OLDUK 🏆 ✈️ 26 GÜNDE %21 ✈️ “KARAN’IN YOLU EN KISA SÜREDE İLACINA VARSIN🚜 ” diyerek çıktığımız bu yolda; 10 AYLIK HENÜZ HİÇ BİR YETİSİNİ KAYBETMEMİŞ EVLADIMIZ KARAN İÇİN BUGÜN HEPBİRLİKTE BAŞARDIK. 15.12.2024 tarihinden itibaren 1 Euro 1 İnsan Gönüllüleri ve KARANCANLAR ; gönül birliği yaptık, o günden bu yana omuz omuza her alanda mücadele ettik ve 26 günde BİR MUCİZEYE DAHA HEP BİRLİKTE ŞAHİT OLDUK💫 Hiç pes etmeyen , emek emek ilmek ilmek %100 olmak için kampanyanın son anına kadar çabalayan KARANCANLAR , her mecrada, her sahada, gece gündüz demeden son TL hesaba girene kadar ortaya omuz omuza hepbirlikte harika bir zafer koydular Herkesin emeğine , yüreğine sağlık… Bu mutluluk en çok sizlere armağan olsun🙏 Daha önce ilacına kavuşmuş ve kampanyasından artan miktarı Karan’ımıza aktaran UMUT DURSUN sma.umut.nefesol.kazandi evladımıza, ailesine ve gönüllülerine de unutlmayacak destekleri için çok teşekkür ederiz. Ayrıca kampanya süresince yanımızda olan, sesimizin daha geniş kitlelere ulaşmasını sağlayan GÜRGEN ÖZ’e @gurgenozz emekleri ve katkıları için çok teşekkür ederiz🤍 Nefes bile almadan çalışan, tüm olumsuzlukları mucizeye çeviren kurşun takımımız ve gücümüze güç katan ekiplerimiz, ekip liderlerimiz , takım liderlerimiz ile birlikte bir çocuğumuza daha nefes olduk, umut olduk. Biz BİR’iz, kocaman bir aileyiz ve durmadan koşmaya devam edeceğiz🌟 BİR KURUŞU, BİR PAYLAŞIMI VE MADDİ MANEVİ DESTEĞİ OLAN, YORULMADAN KOŞAN HERKESE TEK TEK TEŞEKKÜR EDİYORUZ. İYİ Kİ VARSINIZ, İYİ Kİ KARAN’IN HAYATINA DOKUNDUNUZ VE YETİLERİNİ KAYBETMEDEN İLACINA KAVUŞMASINA KOCAMAN BİR ADIM OLDUNUZ❣️ YOLUMUZ NE YAZIK Kİ ÇOK UZUN, KARANLIKTA BİR UMUT IŞIĞI BEKLEYEN DAHA ÇOK YAVRUMUZ VAR. Tüm çocuklarımıza daha hızlı ulaşabilmek için gücümüze güç katmaya devam etmeliyiz. Sizler de bu “MÜCADELEYE ORTAK OLMAK” ve bu zorlu yolda “YÜKLERİ HAFİFLETMEK” istiyorsanız haydi gelin. Koşacağımız daha çok yol, dokunacağımız daha çok HAYAT var. BİZ SİZİNLE GÜÇLÜYÜZ ÇOCUKLARIMIZ SİZİNLE UMUTLU

1 Euro 1 İnsan

10,373 просмотров • 1 год назад

Gazze Öncesi / Gazze Sonrası Asla aynı olmayacak. Öncelikle “Konformist İslamcılık” Gazze ile birlikte iflas etmiş, çürük ve tefessüh etmiş bir siyasi düşünce olarak son kullanma tarihini doldurmuştur. Yüzleşilmesi gereken bir diğer husus ümmet denilen içi boşalmış, sahada hiçbir karşılığı olmayan ve hayali bir aidiyet tariflemekten öteye gitmeyen kavram ve bu kavram etrafında oluşturulan eylem ve söylemlerin yaşanan süreçte sahada en ufak bir kazanım sağlamamış oluşu. Elinizde bulunan ve sizin değer atfettiğiniz kavramlar karşı tarafta bir caydırıcılığa yol açmıyor, umursanıp geri adım atılmasına neden olmuyorsa, özünde çok değerli ve anlamlı olan bu kavramların nasıl değersizleştirilip itibarsızlaştırıldığı sorgulanmalı. Gazze’yi bir insanlık meselesi olmaktan çıkarıp, mücadele söylemini olmayan, niteliksiz ve kalitesiz bir “ümmet” tabanlı eksene oturtup hapsetmek büyük bir vebaldi. Yapanlar üstlendi bu vebali. Bir bakın İslam(!) dünyasına ne var Gazze ile ilgili? Elle tutulur hiçbir şey göremezsiniz. Çünkü batı toplumlarındaki sürdürülebilir tepki hangi Müslüman olduğunu iddia eden toplumda var? Kaldı ki bu toplumlar, zulme uğrayanların Hristiyan ya da Budist olduğu bir ihtimal denkleminde şu bir ara ucundan kenarından gösterdikleri tepkiyi dahi gösterir miydi? Fakat batı toplumları bu tepkiyi sürekli, artan bir hassasiyetle göstermeye devam ediyor. Hep derlerdi ya, bakma batıda refah var ama aslında çok dejenere toplumlar, batı toplumları çöküyor vs vs… İşte şimdi Gazze ile gördük dejenere ve çürüyen toplumların kimler olduğunu. İnandıklarını iddia ettikleri kutsal kitaplarında ilahları “onlarla savaşın ki sizin elinizle onları cezalandırayım” diyor, onlarsa “bizi hiç karıştırma, mümkünse sen doğrudan belalarını ver böyle ses yolla, ışık yolla ama bizi karıştırmadan bir şekilde bitir bu işi” diyorlar. Aynı olaylar karşısında sürekli aynı tepkileri verip farklı sonuç almayı bekleyen bir ahmaklığın esiri olmuşlar. Kılıçlar çekildiğinde kuşanışacak en kötü silahın sadece sözle yapılacak girişimler olduğunu göremeyecek kadar eblehler ya da saf numarası yapıyorlar. Müslüman ülkelerin yeni jenerasyonlarında İslamcılık diye kavram yok. Olmadığı gibi, çok da mesafeli ve tepkililer buna. Suudi Arabistan yönetimi bunu çok iyi analiz etti ve kendini milliyetçilik ile kültürel değerler üzerinden yeniden inşa etmeye, re-establishment çabasına girişti. Bu durum yalnızca S.Arabistan ile de sınırlı değil. Bölgedeki Bahreyn, Katar, Kuveyt, BAE ve Umman’da da aynı yönelim söz konusu. Batı ve İslam dünyasının sınırları bir an için tamamen açılsa, nüfusun nereden nereye akacağı çok belli. İşte bu akış gelinen maddi / manevi iflasın, çöküşün de en somut ifadesi, reddedilemez kanıtıdır. Ortadoğu toplumlarının reaksiyonel, kahramanlık örüntüleri ile bezeli, kollektif dayanışma bilincinden uzak çocuksuluğu ile uluslararası ölçekte herhangi bir mücadelenin kazanılması mümkün de değildir. İslam dünyasına bakıldığında; Körfez ve Arap Yarımadası ülkelerinde selefi yapıların hızla Protestan / geleneksel / cemaat yerine fert odaklı ve yumuşak bir din anlayışına doğru hızla evrildiğini görüyoruz. Hint - Pakistan - Bangladeş coğrafyası cehaletle bezeli uydurma bir din anlayışı takip ediyor. Afganistan ayrı bir alem ve tartışma konusu ama zamanın ruhunun çok çok gerisinde. Kuzey Afrika genç nüfusunun tek derdi kapağı Avrupa’ya atabilmek. İslam dünyasında din anlayışı “kültürel bir renk” olma alanında var olabiliyor. Durum 1980-2000 yılları arasındaki yapı ve anlayıştan fersah fersah uzakta. Sorunları halı altına süpüre süpüre, hurafeleri, cehaleti, yobazlığı din edine edine, insan hak ve hukukunu ihlal ede ede, diktatörlüklerle, kaynakları eşit ve geniş kitlelerle paylaşmak yerine, az bir kesimin arasında dönüp duran bir ayrıcalık haline getire getire bugünlere gelindi. Şimdi el açıp Allah’tan utanmadan gel Gazze’yi kurtar diyoruz. Kurtarmaz. Allah’ın koyduğu sistem böyle çalışmıyor. Çalışmadan vermiyor, değişmeden değiştirmiyor. V’esselam

Hasan Mert Kaya

198,857 просмотров • 2 лет назад