Video wird geladen...

Video konnte nicht geladen werden

Zur Startseite

Nebil Evren: Galatasaray'da şöyle genel bir problemden de bahsedebiliriz; maç öncesi düşünülen plan eğer işlemediyse takım sahada dağılıyor ve kenardan o takımı toparlayacak destek gelmiyor.

24,982 Aufrufe • vor 5 Monaten •via X (Twitter)

0 Kommentare

Keine Kommentare verfügbar

Kommentare vom Original-Post werden hier angezeigt

Ähnliche Videos

1985 kışı, Acerra. Günlerden pazartesi. Napoli, sağanak yağmur altında Torino’yla oynadığı maçı yeni kazanmış. Dondurucu bir soğuk var ve takım kümede kalma mücadelesinin tam ortasında olmasına rağmen herkes sahada. Ama San Paolo’da değil; Acerra’da. Patates tarlası gibi, çamur içindeki bir sahada. Sahanın kenarında, mütevazı bir tribünün karşı tarafında her yere park edilmiş arabalar, çocuklar, kadınlar ve erkekler var. Bu, Pietro Puzone tarafından, kasabadan ağır hasta bir çocuk için düzenlenen bir yardım maçı. Başkan Ferlaino, maçtan önceki günlerde bu fikre açıkça karşı çıkmıştı. Ama artık kentin simgesi hâline gelmiş olan adamı, Diego’yu, hesaba katmamıştı. “Londra’daki Lloyd’s kimin umrunda. Bu maç o çocuk için oynanacak.” Diego’nun böyle dediği anlatılır. Üstelik sigorta şirketine, cebinden on iki milyonluk bir cezai bedel de öder. Ve maç oynanır. Acerra’da. Sahada coşkun bir Diego vardır; defalarca bacağını orada bırakma riskiyle karşı karşıya kalır. O unutulmuş öğleden sonra, Napoli’nin Mesihi, sahada doksan dakikasını harcar. Onu büyük maçlardaki kadar konsantre gören biri bir şeyler söyler. Diego’nun cevabı nettir: “Maradona’nın kim olduğunu anlamamışsın. Ben rakip kim olursa olsun, sadece kazanmak için oynarım!” İşte Diego buydu. Bugün ancak bilim kurguda oynanabilecek, o zamanlarsa sosyoloji olan bir futbolun insanı. Tek bir adamın, bir halkı bir araya getirebilme eylemi.

calciolog

84,542 Aufrufe • vor 7 Monaten