Video wird geladen...

Video konnte nicht geladen werden

Zur Startseite

Nevşin Mengü: "Devlet içinde devlet, kapalı kapılar ardında kararlar alan üst akıl falan yok. Bir masal kahramanı değil devlet. KPSS'den 100 alıp mülakatta eleniyorsun, yerine AKP'lilerin yeğenleri giriyor ya devlet işte onlar."

650,333 Aufrufe • vor 1 Jahr •via X (Twitter)

10 Kommentare

Profilbild von Pluto
Plutovor 1 Jahr

doğru. Ankara, İstanbul Hukuk fakültesi birincisi hakimlik sınavında da birinci oluyor fakat mülakatta eleniyor yerine örneğin düşük puanlı kıbrıs hukuk mezunu AKP'linin adamı birisi atanıyor :)

Profilbild von Seçkin Karamanlı
Seçkin Karamanlıvor 1 Jahr

Bu yüzden bu ülke çöktü zaten. Geçmişte de torpil vardı ama son 17 yılda torpilin olmadığı yer kalmadı, ünilere kadar girdi. Evladını hangi uniye göndereceksin. Dersine gören hocanın o bölümden diploması yok. Döktüğün maddi manevi emeğe yazık.

Profilbild von Öykü Kılıç
Öykü Kılıçvor 1 Jahr

Chp aldığı belediyelerden, tüm akpli çalışanları çıkarıp kendi ideolijisinde ki insanları yerleştirdi. Hepsi aynı pisliğin sonucu ne bekliyorsunuz. liyakat dürüst insan işidir.

Profilbild von Yavuz Ekim
Yavuz Ekimvor 1 Jahr

İtibar sarayla, yatla, katla olmaz! #HüseyinBaş

Profilbild von yusuf kaya
yusuf kayavor 1 Jahr

%100doğru söylüyor

Profilbild von Gürkan urak
Gürkan urakvor 1 Jahr

Bunun sır olmadığını bir çoğumuz biliyoruz zaten.

Profilbild von KralSözler
KralSözlervor 1 Jahr

Adalet olmadığını herkes biliyor Herşeyde torpil var bunun adını Mulakat olarak değiştirmişler

Profilbild von 𝔾Ö𝕂ℍ𝔸ℕ 𝔾Öℝ𝕄𝔼ℤ
𝔾Ö𝕂ℍ𝔸ℕ 𝔾Öℝ𝕄𝔼ℤvor 1 Jahr

Doğru bir bakıyorsun erkek kardeşin yeni doğan çetesinin avukatı oluyor,baban yıllarca şeytanın avukatılığını yapıyor.Sonra devlet içinde devlet masalları.

Profilbild von Hasan Şimşek
Hasan Şimşekvor 1 Jahr

Sen kimin torpiliyle gazeteci oldun

Profilbild von S. Güven
S. Güvenvor 1 Jahr

Nevşin avukat abisine bakmadan liyakat ve adaletten mi bahsediyor. En son konuşacak adamlarsınız. Yok birbirinizden farkınız.

Ähnliche Videos

Timur Soykan: (Fenerbahçe maçında stadın üstünden Jet ve Helikopter uçuran Konyasporlu Tümgeneral Mete Kuş hk.) • Haberi dinlerken kanım dondu. Gerçekten kanım dondu. • Neymiş meğer; bu bahsettiğimiz Konya 3. Ana Jet Üs garnizon komutanı, tümgeneral Mete Kuş’un bir talimatıymış arkadaşlar. • Yani Konya’da düşünün bir maç var ve Türkiye’nin en büyük hava üssü orası ve o hava üssünün komutanı da tümgeneral Mete Kuş. • Bakın bu helikopterlerin, jetlerin kalkışı zaten kaç para, onu düşün; yakıtı şu bu falan… Onu geçtim. Stadın üstünden geçiriyor ve Konyaspor’a başarılar diliyor. • Yani arkadaş, maça mı darbe yapacaksınız, ne yapacaksınız? Bu nasıl bir kafa ya? • Uçak uçması akla darbe getirir değil mi? • Maç öncesinde lokum dağıtıyor, şey yapıyor falan. Yetmemiş, helikopterleri, uçakları kaldırmış ve stadın üstünden geçirmiş. • Ya arkadaş ne oluyor size ya? Ne yapıyorsunuz? • Bir de maç yaptığı takım Fenerbahçe. Yani herhangi bir başka ülkenin takımı da değil. Bu ülkenin takımı. • Artık ülke herkesin babasının çiftliği. Herkesin babasının çiftliği. • Herkes bir devlet… ne hale gelmiş böyle? • Yani bu başkanlık rejiminde, bu tek adam rejiminde tek adam yok; herkes oturduğu koltuğun tek adamı. Hiçbir devlet disiplini kalmamış. • Türk Silahlı Kuvvetleri’nde bile disiplin kalmamış gerçekten. • Yani bir hava üssü komutanı nasıl böyle bir şey yapar? Nasıl böyle bir şey yapacak cüreti gösterir? Akıl alır gibi değil. • Akıl alır gibi değil. Ama tek adam rejiminde dediğim gibi her taraf tek adamla dolu.

🎙️ Muhbir

382,981 Aufrufe • vor 2 Monaten

Cihat Yaycı, 1998’de yayımlanan “Türkiye’nin Kürt Meselesi” kitabını 20 maddede ve o yıllardan itibaren çözüm süreçlerinde uygulanan yöntemlerle benzerliğini anlatıyor👇 Kitap, CIA’nın eski üst düzey yetkililerinden Graham E. Fuller ile ABD’li akademisyen Henri J. Barkey tarafından yazılmış, önsözü ise eski ABD Ankara Büyükelçisi Morton Abramowitz tarafından kaleme alınmıştır. Türkiye için kapsamlı bir siyasal dönüşüm modeli öneren bu eserde dile getirilen birçok yaklaşımın, yıllar içinde yaşanan gelişmelerle kurduğu benzerlikler ise dikkat çekicidir. İşte Kitabın 20 Maddelik “Gizli Yol Haritası” 1.Türkiye’de bir “Kürt meselesi” olduğu tezinin kabul ettirilmesi. 2.PKK’nın terör örgütü değil “Kürt isyanı” olarak tanımlanması. 3.PKK’nın siyasal bir aktöre dönüştürülmesi. 4.PKK’ya yakın yasal bir siyasi partinin kurulması. 5.Bu partinin seçimlerle Meclis’e girerek meşruiyet kazanması. 6.Devletin PKK ile dolaylı temaslara göz yumması. 7.PKK’nın silahlı mücadeleden siyasal mücadeleye evrilmesi. 8.Örgüt mensuplarının af ve entegrasyon yoluyla sisteme kazandırılması. 9.Şiddete karışmış olanların ileriki aşamalara bırakılması. 10.Sorunun askeri değil siyasi yöntemlerle çözülmesi gerektiği söylemi. 11.Türkiye’nin ulus devlet modelinin eleştirilmesi. 12.Üniter devlet yapısının sorun olarak gösterilmesi. 13.Merkeziyetçi devlet yerine ademi merkeziyetçi yapı önerilmesi. 14.Yerel yönetimlerin güçlendirilmesi (fiilen özerklik). 15.Ana dilde eğitim ve kimlik temelli kültürel haklar. 16.Kürt kimliğinin siyasal düzeyde tanınması. 17.“Kürdistan” kavramının normalleştirilmesi ve kabul ettirilmesi. 18.Meclis içinde özel komisyonlar kurularak reform raporları hazırlanması. 19.Sivil toplum, medya ve akademi aracılığıyla toplumsal algının dönüştürülmesi. 20.Son aşamada çok kimlikli, gevşek ve merkezi gücü zayıflamış yeni bir devlet modeli.

TÜRK DEGS / TURK MAGS

17,196 Aufrufe • vor 4 Monaten

CHP kongresinde bazı konuşmacıların Anadolu’yu “kadın tanrıçaların yurdu” olarak tanımlaması, aslında uzun süredir süregelen bir zihinsel kopukluğun yeni bir tezahürü. Bugün reddi mirasa karşı duruşumuzun ne anlama geldiğini anlatırken tam da bu örnek üzerinden konuşabiliriz. Bu toprakların tarihi, Selçuklu’dan Osmanlı’ya ve oradan Cumhuriyet’e uzanan büyük bir devamlılık çizgisidir. Cumhuriyet bu köklü geleneğin bir reddi değil, bilakis onu taşıyan, yeniden yorumlayan ve geleceğe aktaran tarihsel bir eşiktir. Tarihi bütünlüğü içinde kavradığımızda görürüz ki Cumhuriyet’in kurduğu siyasal akıl, bu milletin bin yıllık devlet tecrübesinin modern zamandaki en güçlü formudur. Bizim siyaset anlayışımız, işte bu kurucu hafızaya yaslanır. Mesele yalnızca geçmişe duyulan hürmet değil; geçmişi bir tarih bilinciyle çözümleyip bugünün dünyasında anlamlandırabilme meselesidir. Bu nedenle tarihle kavga etmeyiz. Çünkü biliriz ki kim kendi tarihinin ağırlığını taşıyamazsa, yarını da inşa edemez. Bugün CHP’nin yaklaşımı ise tam tersine bir zihinsel savrulmayı işaret ediyor. Köklerini bu toprakların İslami, Türki ve Anadolu merkezli tarihsel sürekliliğinde değil; Yunan mitolojisinde, bu coğrafyanın kültürel çizgisine yabancı kadim uygarlıklarda arayan bir perspektif var karşımızda. Selçuklu–Osmanlı hafızasını ya bütünüyle yok sayan ya da bir geri kalmışlık anlatısına indirgeyen bu yaklaşım, toplumsal kimliği tarihsizleştirme arzusunun doğal bir uzantısıdır. Bu milletin yürüyüşünü ayakta tutan şey, işte bu tarihsel devamlılıktır. Tarihine yaslanan, mirasını taşıyabilen toplumlar geleceğin dünyasında söz sahibi olur. Bu nedenle, reddi mirasa karşı duruşumuz bir siyasi tercih değil; bu toprakların hakikatine sadakat meselesidir. Çünkü bu milletin kimliği ne mitolojik arayışlara ne de kültürel kopuşlara sığar. Bizim hikayemiz, bin yıllık devlet aklının, kültürün ve medeniyet yürüyüşünün devamıdır.

Mahir Ünal 🇹🇷

48,819 Aufrufe • vor 7 Monaten