Loading video...

Video Failed to Load

Go Home

Obeziteyle mücadele eden genç yıllar içinde yaşadığı değişimi paylaştı. Coach Omar adıyla, vücut geliştirme üzerine videolar çeken adam 835 bin kişi tarafından takip ediliyor.

183,307 views • 7 months ago •via X (Twitter)

0 Comments

No comments available

Comments from the original post will appear here

Related Videos

"Genç yaşta otomobili vardı, zengin olduğunu düşünüp öldürdük" Arnavutköy'de öldürülen düğün fotoğrafçısı Ferhat Açık'ın katillerinin, Açık'ın iki ay önce düğün fotoğraflarını çektiği Okan Kılıç ile kardeşi Rıdvan Kılıç ve Poyraz K’nin olduğu ortaya çıktı. Cinayeti itiraf eden damat Okan Kılıç: "Çok genç yaşta otomobili vardı. Zengin olduğunu düşündük ve parasını almak için öldürdük." OLAYIN DETAYLARI; ▫️Açık'ın çok parası olduğunu düşünen Kılıç, düğün fotoğraflarını çeken genci dış çekim yapma bahanesiyle Arnavutköy'deki bir ormanlık alana götürdü. ▫️Açık'ın ellerini bağlayan katiller önce banka hesaplarındaki paraya ulaşmak istedi. ▫️Hesapların boş çıkması üzerine şüpheliler, Açık'ın boğazını kesti ve 8 kez bıçaklayarak öldürdü. ▫️Araca göz koyan Kılıç, Açık'ın kılığına girerek notere gitti. ▫️Arabayı satmaya çalışan Kılıç, parmak izi uyuşmayınca bu planından vazgeçti. ▫️Kılıç'ın, Açık'ın telefonunu alarak 9 bin liraya sattığı öğrenildi. ▫️Açık'a ait olan fotoğraf makinelerinin ise Kılıç tarafından alındığı ve akrabalarına hediye edildiği belirlendi. ▫️Yaşanan olaylardan sonra şüpheleri üzerine çeken Kılıç, İran üzerinden yurt dışına kaçmaya çalıştı. ▫️İHA destekli operasyonla birlikte kıskıvrak yakalanan Okan Kılıç ve beraberindeki 6 kişi gözaltına alındı. ▫️Ferhat Açık'ın cesedi ise Arnavutköy'deki bir ormanda gömülü halde bulundu.

KIT Ajans

346,694 views • 2 months ago

Bugün Silivri 6 derece.. Marmara Cezaevi yerleşkesinde, milletvekili arkadaşlarımızla birlikte, Şükrü Genç Başkanımızı ziyaret ettik. Şükrü Genç 2009 seçimlerini kazanarak Sarıyer’i AKP’den aldı. 2014 ve 2019 seçimlerini de kazanarak Sarıyer’e aralıksız 15 yıl belediye başkanı olarak hizmet etti. 1954 doğumlu olan ve 71 yaşında bulunan Şükrü Genç halen tutuklu olarak cezaevinde. Geçen hafta başında gözaltı haberleri basına düşünce kendisini aradım. Özel işleri nedeniyle Çanakkale’de olduğunu, kendisini arayan soran olmadığını, derhal İstanbul’a hareket ederek teslim olacağını ifade etti. Dolayısıyla kaçma şüphesi yok, tanık baskılama ya da delil karartma durumu da söz konusu değil. Buna karşılık kendi ayağıyla geldiği İstanbul’da tutuklandı. Şimdi neyle suçlandığına bakalım: Başkan 2012 yılından bu yana her yıl 23 Nisan Atatürk’ü Anma ve Gençlik Spor Bayramı Haftası’nda, Türkiye’nin dört bir tarafından ve hatta Avrupa’dan davet ettiği bin çocuğu misafir ediyor. 2014 yılında bu çocuklara, Kazova adlı bir firmadan aldığı kazakları armağan ediyor. Firma ihale yasaklısı değil, ihale tutarı 40 bin TL. Yanlış duymadınız, rakamla da, yazıyla da kırk bin TL. Konu 2018 yılında mülkiye müfettişleri tarafından inceleniyor. Soruşturma açılmasına gerek bile duyulmuyor. Üzerinden 10 yıl geçiyor ve şimdi Şükrü Başkan ve arkadaşları, raftan inerken tozlu dosyalar üzerinden, terörün finansmanı ile suçlanıyorlar. Üstelik te Şükrü Başkan, sözü edilen örgüte müzahir bir binayı 10 yıl evvel yıktığı için ölüm tehditleri alıyor, bunun üzerine İstanbul Valiliği tarafından kendisine koruma tahsis ediliyor. Nerden baksan tutarsızlık, nerden baksan traji komik.. Buradan bir kez daha sesleniyoruz.. Bu memlekette adaleti, amasız ve fakatsız, çağdaş hukuk devleti düzeni içinde mutlaka tesis edeceğiz. Silivri soğuk, kalplerimiz ve mücadele azmimiz sıcak. Cumhur UZUN Sezgin Tanrıkulu Zeynel Emre

Gökhan Günaydın

17,388 views • 1 year ago

1- Devleti itibarsızlaştırıp, toplumsal kaos yaratıp, ülkemizi dış müdahaleye açık hale getirmek için operasyon yapan İsrail'in PİNÇ'leri.. Siyonizm'in PİNÇ'leri.. AB'nin PİNÇ'leri.. NATO'nun PİNÇ'leri.. CIA'nın PİNÇ'leri.. MOSSAD'ın PİNÇ'leri.. Jeffrey Epstein PİNÇ'leri. Maraş depremi sonrası PİNÇ'lik ederek düşmanlık ettiğiniz devlet 3 yılda 450 bin konut yaptı. Ya siz? PİNÇ'lik tabi. Devlet Nerede Dedirtmeyin! "Devlet bazen ölü taklidi yapar. Zannedersin ki devlet yok, çöktü. Şımardıkça şımarırsın. Sonra üzerine birden ağırlık çöker. Peki ya sonra? Sonrası yok..." (2. Abdülhamid Han) 6 Şubat 2023 Sabetayist Zümre jeologları ekranlarda, "deprem yoksul ülkeleri daha fazla vuruyor" diyor. Peki, ülkeleri işgal ve istila edip faizci kapitalist sistemi ile yer altı ve yer üstü zengin kaynaklarını sömürerek toplumları yoksulluğa, fakirliğe mahkum eden fino köpekliğini yaptığınız Siyonist Haçlı Batı emperyalizmi değil mi? 7 Şubat 2023 Takiyeci Sabetayist Zümre ve Kemalcı ideolojinin ne kadar çirkin, kenef, necis, muzahrafat-ı arziye olduğunu deprem bir kez daha gün yüzüne çıkardı. Merdan Yanardağ, "Depremin olduğu bölgeler dindar bölge. Bile bile bu gerici partilere oy verdiler" diyerek içindeki lağım borusunu patlattı. Müslümanlara bu denli öfke, kin ve nefret dolu zihniyete oy veren kimdir? 7 Şubat 2023 Hz. Muhammed'e hakaret eden karikatürleri ile meşhur Fransız Yahudi sermayesi dergisi Charlie Hebdo, "Türkiye'de deprem. Tank yollamaya bile gerek yok" diye içinde yaşadığı kanalizasyon şebekesinin pis kokusunu yine etrafa yaymaya çalışmış. Kemalcı resmi ideolojinin medeni, uygar, çağdaş, gelişmiş toplum, medeniyet diye 100 yıldır reklamını yaptığı Batı gerçekte barbardır, vahşidir, işgalcidir, istilacıdır, zalimdir. 8 Şubat 2023 "Devlet nerede?" diye algı operasyonu çeken Batı'nın 5'nci kolcuları... Devlet, sizin gibi şeytanları taşlamaktan ibadete vakit bulamıyor! O kadar çoksunuz ki, taşla taşla bitmiyorsunuz. 8 Şubat 2023 Depremi fırsat bilip Borsa İstanbul'da küçük yatırımcıyı 3 gün içinde soyup soğana çeviren küresel Siyonist sermaye ile TÜSİAD para baronlarının bu vurgununa 3 gün göz yuman SPK başkan ve yönetimi ne yapmaya çalışıyor? BIST'te yaşanılan bu büyük vurguna niçin müdahele edilmedi? BİST'in işlemlere kapatılması için %50 değer kaybetmesi mi gerekiyordu? SPK, BİST'te ki bu hortumlamaya 3 gün neden 3 maymunu oynadı? 8 Şubat 2023 "Atatürk benim ilahım, Nutuk kutsal kitabım" diyen ve her fırsatta İslam'a kin ve öfke kusan takiyeci Sabetayist Zümre'den Mine Kırıkkanat, binlerce personeli ile deprem bölgesinde çalışmalara katılan Diyanet'e saydırmış. Mine Kırıkkanat, Diyanet'i hedef aldığı gibi ülke ekonomisinin %70'ni kontrol eden TÜSİAD'a da seslenip, "deprem bölgesine ne tür yardımlar ulaştırdınız" diye soru sorabilir mi? 9 Şubat 2023 Devlet sahada.. CB Erdoğan sahada.. Bakanlar Kurulu sahada.. Asker sahada... Polis sahada.. Jandarma sahada.. AFAD sahada.. Kızılay sahada.. Sağlık görevlileri sahada.. Peki, "DEVLET NEREDE?" diyen İsrail'in askeri birliği takiyeci Sabetayist Zümre Oligarşi nerede? Boğaza nazır yalılarda elinde alkol ağzında sigara anüsü ile ağzı yer değiştirmiş biçimde cep telefonundan, dijital medyadan ülkeye operasyon çekmekle meşgul. 10 Şubat 2023 Selanik Dönmesi Sabetayist Zümre medya ve akademiyasında deprem nedeniyle Türkiye'ye yardım yapan ülkeler sayılırken yalnızca Batılı olanlar bahse konu ediliyor. İslam ülkelerinden ve yardımlarından bahseden kimse yok. Siyonist Haçlı Batı'nın içimizdeki piyonları, kuklaları, uyduları say say bitmez. Deprem gibi doğal afetler, takiyeci Sabetayist Zümre illüzyoncu medya ve akademiyasına sanal/suni kahraman yaratma fırsatı verir. Gerçek kahramanları perdelemenin en iyi yolu halka sahte/çakma kahramanlar sunmaktır.

NEJDET CAN

10,260 views • 2 months ago

"Ronaldinho'yu 2008'de transfer ettiğimizde hala kariyerinin zirvesindeydi: Yirmi sekiz yaşındaydı. O da Rivaldo gibi Barça'da beş sansasyonel yıl geçirmiş ve benzer bir gol ortalaması yakalamıştı: yüz kırk beş maçta yetmiş gol. Brezilya'yla dünya şampiyonu, Barcelona'yla Avrupa şampiyonu, Ballon d'Or sahibi, Bernabeu'da ayakta alkışlanan bir adam... Roma Senatosu tarafından selamlanan barbar bir general gibi. Ronaldinho soğuk birayı, kızları ve sürekli çaldığı vurmalı çalgıları seviyordu. Varese Gölü kıyısında sakin bir köy olan Galliate Lombardo'da, zamanında Ugo Tognazzi ve eski bir Milan oyuncusu ve spor menajeri olan Riccardo Sogliano gibi zatların yaşadığı güzel bir villada yaşamaya başladı. Neredeyse her gece partiler düzenleyen ve davullar çalan Brezilyalılarımızın gelişiyle köyün huzuru biraz azaldı. Hiçbir şey olmasa bile Galliate Lombardo ulusal üne kavuştu çünkü oyuncumuzun ikametgahı sayesinde İtalya'da kişi başına düşen gelirin en yüksek olduğu İtalyan kasabası haline geldi ve gazeteler bundan bahsetti. Ortalama gelir yirmi dokuz bin avrodan yetmiş üç bin avroya yükselmişti. Ronaldinho, geceleri yapacak başka işleri olduğundan sabahları yarım saatlik uykuya ihtiyaç duyuyordu ve bunun için özel bir teknik üzerinde uzmanlaşmıştı. Yatağa antrenman kıyafetleriyle giriyordu: çoraplar, şortlar, forma, eşofman, hatta belki kramponlar... Genellikle Milanello'ya yarım saat önce varırsınız. Yani 8.30 ya da 9.30'da soyunma odasında, 9 ya da 10 gibi de sahada olursunuz. Ronaldinho bu yarım saati değerlendirmeyi başarırdı. Antrenman için giyinmiş bir şekilde şoförün kullandığı arabasına biner, yolcu koltuğunu indirir, uykusunu çeker ve Milanello'ya varır varmaz doğrudan sahaya çıkardı. Ama o harika bir oyuncuydu. Milan'da geçirdiğim otuz bir yıl boyunca takımın antrenmanlarını en çok takip ettiğim zamanlar Ronaldo ve Ronaldinho'nun orada olduğu zamanlardı. Bu ikisi topla bir insanın hayal bile edemeyeceği şeyler yapardı. Her zaman söyledim ve yine söyleyeceğim, Marco Van Basten'i Milan'da geçirdiğim yıllar boyunca gördüğüm en iyi oyuncu olarak tanımlıyorum ancak üstün bir tekniğe sahip olmasına rağmen Ronaldo ve Ronaldinho'nun ayakları başka bir şeydi. Brezilyalı olmasına rağmen Kaka bile bu ikisinin yaptıklarını yapamadı. Kaka daha modern bir oyuncuydu, hızına çok güveniyordu ve teknik virtüözlükte çok fazla oyalanmadan kaleye doğru gidiyordu. İşte bu yüzden, eğer İtalya işin içinde yoksa her zaman Brezilya'yı destekledim hatta çocukken televizyonda Dünya Kupası finalini izlediğimde bile... Brezilya'nın her zaman en iyi oyunculara sahip olduğuna ve 1930'dan bu yana her Dünya Kupasını kazanması gerektiğine inanıyorum. Eğer sadece beş kez kazanabildilerse bunun nedeni Brezilyalıların çoğunun hayatı futboldan daha çok sevmesidir. Gezegenin geri kalanı için büyük bir şans olan bu durum sayesinde diğer ülkeler de bir şeyler kazanabildiler. Ronaldo ve Ronaldinho iyi yaşamı futboldan, Kaka ve Leonardo ise futbolu iyi yaşamdan daha çok sevdi. Rivaldo ise ikisinin ortasındaydı. 2011 yılında yılbaşını Rio de Janeiro'da kutladım. Ronaldinho'nun Flamengo'ya satışı için pazarlık yapma fırsatını yakaladım. Bana Brezilya'ya dönmek istediğini söylemişti ve bu proje hocası Massimiliano Allegri tarafından heyecanla destekleniyordu. Takım kış antrenmanı için Dubai'deydi. Max neredeyse her gün beni arayıp Ronaldinho'nun antrenmana geç kaldığından, akşamları kulüplere gittiğinden, fazla dinlenemediğinden şikayet ediyordu. Bir gün beni her zamankinden daha da sinirli bir şekilde aradı: —Yeter! Sabrım tükendi! Onu kesinlikle satmak zorundayız! Hem de hemen! Bu sabah antrenmana tam zamanında geldi! —Anlayamadım? Max, bir kez olsun antrenmana zamanında geldi diye onu satmak mı istiyorsun? —Zamanında... Ama eve uğramadan. Doğruca diskodan geldi! Onu Brezilya'ya, Flamengo'ya geri getirmek; güneşe, denize, davullarına geri döndürmek bir müzenin duvarına bir başyapıtı yeniden asmak gibiydi. Orada iyi görünüyordu..." - Galliani

calciolog

944,279 views • 2 years ago

Ronaldo de Assis Moreira -namıdiğer Ronaldinho- 46 yaşında... "Ronaldinho'yu 2008'de transfer ettiğimizde hala kariyerinin zirvesindeydi: Yirmi sekiz yaşındaydı. O da Rivaldo gibi Barça'da beş sansasyonel yıl geçirmiş ve benzer bir gol ortalaması yakalamıştı: yüz kırk beş maçta yetmiş gol. Brezilya'yla dünya şampiyonu, Barcelona'yla Avrupa şampiyonu, Ballon d'Or sahibi, Bernabeu'da ayakta alkışlanan bir adam... Roma Senatosu tarafından selamlanan barbar bir general gibi. Ronaldinho soğuk birayı, kızları ve sürekli çaldığı vurmalı çalgıları seviyordu. Varese Gölü kıyısında sakin bir köy olan Galliate Lombardo'da, zamanında Ugo Tognazzi ve eski bir Milan oyuncusu ve spor menajeri olan Riccardo Sogliano gibi zatların yaşadığı güzel bir villada yaşamaya başladı. Neredeyse her gece partiler düzenleyen ve davullar çalan Brezilyalılarımızın gelişiyle köyün huzuru biraz azaldı. Hiçbir şey olmasa bile Galliate Lombardo ulusal üne kavuştu çünkü oyuncumuzun ikametgahı sayesinde İtalya'da kişi başına düşen gelirin en yüksek olduğu İtalyan kasabası haline geldi ve gazeteler bundan bahsetti. Ortalama gelir yirmi dokuz bin avrodan yetmiş üç bin avroya yükselmişti. Ronaldinho, geceleri yapacak başka işleri olduğundan sabahları yarım saatlik uykuya ihtiyaç duyuyordu ve bunun için özel bir teknik üzerinde uzmanlaşmıştı. Yatağa antrenman kıyafetleriyle giriyordu: çoraplar, şortlar, forma, eşofman, hatta belki kramponlar... Genellikle Milanello'ya yarım saat önce varırsınız. Yani 8.30 ya da 9.30'da soyunma odasında, 9 ya da 10 gibi de sahada olursunuz. Ronaldinho bu yarım saati değerlendirmeyi başarırdı. Antrenman için giyinmiş bir şekilde şoförün kullandığı arabasına biner, yolcu koltuğunu indirir, uykusunu çeker ve Milanello'ya varır varmaz doğrudan sahaya çıkardı. Ama o harika bir oyuncuydu. Milan'da geçirdiğim otuz bir yıl boyunca takımın antrenmanlarını en çok takip ettiğim zamanlar Ronaldo ve Ronaldinho'nun orada olduğu zamanlardı. Bu ikisi topla bir insanın hayal bile edemeyeceği şeyler yapardı. Her zaman söyledim ve yine söyleyeceğim, Marco Van Basten'i Milan'da geçirdiğim yıllar boyunca gördüğüm en iyi oyuncu olarak tanımlıyorum ancak üstün bir tekniğe sahip olmasına rağmen Ronaldo ve Ronaldinho'nun ayakları başka bir şeydi. Brezilyalı olmasına rağmen Kaka bile bu ikisinin yaptıklarını yapamadı. Kaka daha modern bir oyuncuydu, hızına çok güveniyordu ve teknik virtüözlükte çok fazla oyalanmadan kaleye doğru gidiyordu. İşte bu yüzden, eğer İtalya işin içinde yoksa her zaman Brezilya'yı destekledim hatta çocukken televizyonda Dünya Kupası finalini izlediğimde bile... Brezilya'nın her zaman en iyi oyunculara sahip olduğuna ve 1930'dan bu yana her Dünya Kupasını kazanması gerektiğine inanıyorum. Eğer sadece beş kez kazanabildilerse bunun nedeni Brezilyalıların çoğunun hayatı futboldan daha çok sevmesidir. Gezegenin geri kalanı için büyük bir şans olan bu durum sayesinde diğer ülkeler de bir şeyler kazanabildiler. Ronaldo ve Ronaldinho iyi yaşamı futboldan, Kaka ve Leonardo ise futbolu iyi yaşamdan daha çok sevdi. Rivaldo ise ikisinin ortasındaydı. 2011 yılında yılbaşını Rio de Janeiro'da kutladım. Ronaldinho'nun Flamengo'ya satışı için pazarlık yapma fırsatını yakaladım. Bana Brezilya'ya dönmek istediğini söylemişti ve bu proje hocası Massimiliano Allegri tarafından heyecanla destekleniyordu. Takım kış antrenmanı için Dubai'deydi. Max neredeyse her gün beni arayıp Ronaldinho'nun antrenmana geç kaldığından, akşamları kulüplere gittiğinden, fazla dinlenemediğinden şikayet ediyordu. Bir gün beni her zamankinden daha da sinirli bir şekilde aradı: — Yeter! Sabrım tükendi! Onu kesinlikle satmak zorundayız! Hem de hemen! Bu sabah antrenmana tam zamanında geldi! — Anlayamadım? Max, bir kez olsun antrenmana zamanında geldi diye onu satmak mı istiyorsun? — Zamanında... Ama eve uğramadan! Doğruca diskodan geldi! Onu Brezilya'ya, Flamengo'ya geri götirmek; güneşe, denize, davullarına geri döndürmek bir müzenin duvarına bir başyapıtı yeniden asmak gibiydi. Orada iyi görünüyordu..." - Galliani

calciolog

11,186 views • 6 months ago

⚠️ DİKKAT... KİMSE BU OYUNA GELMESİN. ⚠️ 📌 Birileri ''HASİDİK'' güzellemesine başladı değil mi ? Hatta TV kanalları bile... Bir ara ''Siyonist'' ayrı, Yahudi ayrı'' diyenler de vardı. Ne zaman ki 7 ekimden sonra bebeklerin kanı içildiği ortaya çıkınca tüm Yahudilerin ne yaptığı ortaya çıktı ve o zaman herkes sustu kaldı... 📌 Şimdi de ''HASİDİK''ler çıktı... Güya bunlar temiz yahudiymiş, savaş istemiyorlarmış kendi hallerindelermiş... KÜLLİYEN YALAN... Alın aşağıdaki 2 özel videoyu izleyin bakalım... Kim hasidikmiş kim masummuş... Ya ''netanyahu ve kabinesi suçlu yahudilerde bir sorun yok onlar temizler'' diyorlar. Ya da işin içinden çıkamayınca ''siyonistler katliamcı geri kalanı temiz'' deyip sürekli bir ''TEMİZ YAHUDİ'' algısı oluşturmaya çalışıyorlar... Şimdi soru şu: Madem siyonistler kötü... Siyonizmin tarihini kaç kişi biliyor ? Siyonizm Theodor Herzl tarafından 1897'de duyurulmuştur. Siyonist lafını icad eden yahudi de bu kişidir. Peki soldaki videodaki Yahudi ne diyor ? ''Yahudi olmayan herkes hayvandır, goyimdir ve milyarlarca insan bütün yahudilere hizmetçidir'' diyor. Yani ''SİYONİZM'' falan demiyor... Peki bugüne kadar kendilerine gönderilmiş bütün peygamberleri katledenler kimdi ? Siyonistlermiydi ? Siyonizmin adı bile yoktu. Taa büyük kirostan tutun babile, oradan mısıra varıncaya kadar haşa ''Tanrılığını'' ilan edenler kimdi ? Yahudiler değilmiydi ? Siyonist diye birşey mi vardı ? Hazreti Musaya inanmayıp kızıl düveye tapanlar kimdi ? Siyonistlermiydi ? Siyonizmin adı varmıydı ? Hz. Musa'ya ''Git sen tanrınla savaş biz savaşmıyoruz tanrıya da inanmıyoruz'' diyen kimdi ? Siyonistlermiydi ? Binlerce sene önceye bile dönseniz KABALA BÜYÜ KİTABINA inanıp Lucifere yani ŞEYTANA TAPAN kimdi ? Siyonistlermiydi ? Siyonizm var mıydı ? 📌 Siyonizm bitti... Şimdide ''HASİDİK'' güzellemesi başladı. Güya savaşları istemiyorlarmış, israili istemiyorlarmış mış mış... 📌 Peki 7 ekimden sonra bebekler parçalanarak katledilirken, ağırlıklı olarak ABD'de New York ve New Jersey'da yaşadığı bilinen ve sayılarının 500-600 bin olduğu söylenen HASİDİKLER neden ayağa kalkmadı ? Oysa aynı tarihte başta New York'da bütün Müslümanlar ve Hristiyanlar sokaklara dökülüp katliamı protesto etmişti. Neredeydi bu ''MASUM YAHUDİLER'' ? 📌 Peki Netanyahu'dan önce Şimon perez gibi katliamcılar varken, bebeklerin üzerine fosfor bombaları yağdırılırken neredeydi o ''MASUM HASİDİKLER'' ?? 📌 Amerika'da Epstein SAPIKLIĞI patladıktan sonra sinegog tünellerinden kanlı yataklar, bebek pusetleri çıkartanlar kimdi ? O meşhur şapkalı yahudiler değilmiydi ? 📌 Şimdi gelelim en önemli noktaya... Yüce kitabımız KURAN I KERİM'DE, ''Hasidik, siyonist, temiz yahudi'' gibi bir cümle var mıdır ? Hadi çıksınlar ve cevap versinler bakalım... Ayetlerde ''EYY İSRAİLOĞULLARI'' diye cümleye başlar. Ve lanet üzerine lanet yağdırılır. Hadi şimdi güzellemelere devam edin bakalım. Siz 8 milyarlik Dünya nüfusunda 1 tane ''fakir yahudi'' gördünüz mü ? Dünya'da bu kadar inanca sahip milyarla insan var... Ama bir avuç adam kesinlikle fakir değil ve tuttuğu her işi kopartıp her yeri ele geçirebiliyor... Bunların hepsi tesadüf mü ? 📌 Şu Yahudilerde nasıl bir ''ALGI YÖNETME'' profesyonelliği var değil mi ? İyi polis-Kötü polisi çok iyi oynarlar... Herkesi satın alırlar... Dünya'da katliamlar çıkartırlar, Dünya'nın kanını emerler, Dünya'nın para musluklarını, ilaç sektörünü, gıdasını, medyasını her şeyini satın alırlar sonra çıkıp ''MASUMUZ'' derler. EEEE.... YÜCE ALLAH ''AKLETMEZMİSİNİZ'' der... Boşuna değil...

GERÇEKLER TV

96,792 views • 1 month ago

Millî Savunma Bakanlığının faaliyetleri başta olmak üzere gündemdeki konulara ilişkin olarak Haftalık Basın Bilgilendirme Toplantısı gerçekleştirildi. Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Tuğamiral Zeki Aktürk tarafından icra edilen toplantıda şu bilgiler paylaşıldı: SON 1 HAFTADA 49 TERÖRİST ETKİSİZ HÂLE GETİRİLDİ Öncelikle 2025 yılının ülkemize ve milletimize sağlık, mutluluk ve huzur getirmesi temennisiyle asil Türk milletinin yeni yılını bir kez daha kutluyoruz. Bakanlığımızın tüm birlik ve kurumları; proaktif savunma ve güvenlik politikamız doğrultusunda, millî güvenliğimizi ve çıkarlarımızı teminat altında tutmaya, bölgesel ve küresel güvenlik ve istikrara artan ölçüde katkı sağlamaya devam etmektedir. Terörle mücadele operasyonları kapsamında son bir haftada 49 terörist etkisiz hâle getirilmiştir. Sahanın gerekliliğine uygun, alışılmadık, öngörülemez, süratli ve sürekli icra esaslarında gerçekleştirilen kararlı operasyonlarla 2024 yılında; - Suriye’nin kuzeyinde 1.579 terörist, - Irak’ın kuzeyinde ise 1.491 terörist olmak üzere toplam 3.070 terörist etkisiz hâle getirilmiştir. Ayrıca, yıl boyunca toplam 107 terörist teslim olmuştur. Son terörist de ülkemiz için bir tehdit unsuru olmaktan çıkarılıncaya kadar mücadelemiz kesintisiz bir şekilde devam edecektir. Diğer taraftan terör yuvalarına kilit vurmaya devam eden Türk Silahlı Kuvvetlerimiz; geçtiğimiz hafta Pençe-Kilit Operasyonu bölgesinde teröristlere ait birçok bölümü bulunan mağara ile yine içerisinde çok sayıda silah, mühimmat ve yaşam malzemesi bulunan bir mağarayı tespit etmiştir. HUDUTLARDA 109 ŞAHIS YAKALANDI - Son bir haftada hudutlarımızdan yasa dışı yollarla geçmeye çalışan 1’i terör örgütü mensubu olmak üzere 109 şahıs yakalanmış, 2.016 şahıs ise engellenmiştir. 7 gün 24 saat esasıyla çok yönlü ve etkin tedbirlerinin alındığı hudutlarımızdaki başarı rakamlara da yansımış; - 2024 yılında hudutlarımızdan yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısı 13.939, - Engellenen kişi sayısı da 97.356 olmuştur. Türk Silahlı Kuvvetlerimiz; terörle mücadele ve hudut güvenliğinde elde edilen başarı ve etkinliğin çıtasını 2025 yılında daha da yukarılara taşıma azim ve kararlılığındadır. SURİYE’DEKİ GELİŞMELER YAKINDAN TAKİP EDİLİYOR Bölgesel ve küresel barış için öncü bir rol üstlenen Türk Silahlı Kuvvetlerimiz birçok coğrafyada başarıyla görev yapmaya devam etmektedir. 13 yıllık iç savaşın ardından tarihî bir dönemden geçen komşumuz Suriye’de; - Mevcut durum ve gelişmeler yeni yönetim ile iş birliği ve koordinasyon içerisinde yakından takip edilmekte, - Suriye’nin birliği ve toprak bütünlüğü ile terörle mücadeleye verdiğimiz önem ve öncelik kapsamında Suriye'nin güvenlik ve savunma kapasitesinin artırılmasına yönelik hazırlıklara devam edilmektedir. Ayrıca, - Birliklerimiz tarafından bölgede istikrarın sürdürülmesine yönelik gerekli tüm tedbirler alınmakta, - Suriyelilerin gönüllü, güvenli ve saygın bir şekilde dönüşlerinin sağlanmasına yönelik çalışmalar sürdürülmektedir. Bu vesileyle, - DEAŞ ve PKK/PYD/YPG/SDG başta olmak üzere hangi isim adı altında olursa olsun ülkemizin ve Suriye’nin bekasına kasteden terör örgütleri ile mücadele konusunda kararlı olduğumuzu, - Bugüne kadar terör örgütlerine karşı alınan önleyici ve yok edici tedbirlere devam edeceğimizi bir kez daha vurguluyoruz. Öte yandan, Orta Doğu’da güvenlik ve istikrara karşı tehdit oluşturan İsrail, hukuksuz saldırılarını ve işgallerini sürdürmektedir. İsrail’in bu zamana kadar Gazze’de yaptığı soykırım, Batı Şeria’daki ilhak girişimleri, Suriye ve Yemen’e gerçekleştirdiği saldırılar, İsrailli yetkililerinin Mescid-i Aksa’ya yönelik kışkırtıcı eylemleri karşısında uluslararası toplumun sessizliğini sonlandırmasını bekliyoruz. Temennimiz, yeni yılda uluslararası toplumun; Filistin halkının insanca yaşama kavuşması, bölgede barış ve huzurun sağlanması için üzerine düşeni yapmasıdır. SN. BAKANIMIZIN FAALİYETLERİ - 26 Aralık’ta Suudi Arabistan Genelkurmay Başkanını kabul eden Sayın Bakanımız; - 27 Aralık’ta komuta kademesiyle birlikte, Azerbaycan Hava Yollarına ait uçağın Kazakistan’da düşmesi dolayısıyla Azerbaycan’ın Ankara Büyükelçiliğine taziye ziyaretinde bulunmuş, - Aynı gün Almanya’nın Ankara Büyükelçisini kabul etmiştir. Sayın Bakanımız yılın son gününde; beraberinde Türk Silahlı Kuvvetleri Komuta Kademesi ile 5’inci Hudut Tugay Komutanlığı/Iğdır’da ve 14’üncü İnsansız Uçak Sistemleri Üs Komutanlığı/Batman’da inceleme, denetleme ve ziyaretlerde bulunarak halkımızın ve Mehmetçiklerimizin yeni yılını kutlamıştır. TSK EĞİTİM-TATBİKAT FAALİYETLERİ / ULUSLARARASI GÖREVLER Türk Silahlı Kuvvetlerimizin harbe hazırlığının en üst seviyede tutulması maksadıyla ulusal ve uluslararası görev, eğitim ve tatbikat faaliyetlerine de aralıksız devam edilmektedir. 17-26 Aralık tarihleri arasında Pakistan’da icra edilen Ayyıldız Türkiye-Pakistan İkili Sat Tatbikatı başarıyla tamamlanmıştır. Karadeniz, Ege Denizi ile Akdeniz’de Deniz Kuvvetlerimizin harekâta hazırlık eğitimlerinin icrası, sevk ve idare etkinliğinin gözlenmesi, müşterek çalışabilirliğin geliştirilmesi amacıyla 7-16 Ocak tarihleri arasında Mavi Vatan-2025 Tatbikatı’nın yapılması planlanmaktadır. Tatbikatta; Deniz Kuvvetlerimizin yanı sıra Kara ve Hava Kuvvetlerimiz ile Sahil Güvenlik Komutanlığından müteşekkil toplam 87 suüstü gemisi, 7 denizaltı, 7 insansız deniz aracı, 31 uçak, 17 helikopter, 28 SİHA/İHA ile SAT ve SAS timleri dâhil 20 bin personel yer alacaktır. Söz konusu tatbikatın Seçkin Gözlemci Günü faaliyetleri ise 9 Ocak’ta Aksaz’da icra edilecektir. Terörizmle Mücadele Mükemmeliyet Merkezi Komutanlığımız, NATO Müttefik Dönüşüm Komutanlığı tarafından gerçekleştirilen “NATO Kalite Güvence Kurumsal Akreditasyonu Denetlemesi” sonucunda, 1 Ocak 2025-31 Aralık 2030 tarihlerini kapsayan, koşulsuz ve 6 yıl geçerli NATO Kalite Güvence Kurumsal Akreditasyonunu almaya hak kazanmıştır. - 15-31 Aralık tarihleri arasında Bangladeş Deniz Kuvvetlerine ait SANGRAM gemisi tarafından Mersin’e liman ziyareti gerçekleştirilmiştir. - Pakistan Deniz Kuvvetleri unsuru Yamama gemisi tarafından 30 Aralık 2024 - 5 Ocak 2025 tarihleri arasında Gölcük’e liman ziyareti yapılmaktadır. - Arnavutluk Deniz Kuvvetlerine ait ORIKU gemisi tarafından 6-9 Ocak tarihleri arasında İzmir’e, - Fransa Deniz Kuvvetleri unsuru COURBET gemisi tarafından 9-14 Ocak tarihleri arasında Antalya’ya liman ziyaretleri yapılması planlanmaktadır. Sarıkamış Harekâtı’nın 110'uncu yılı dolayısıyla düzenlenen "Türkiye Şehitlerine Yürüyor" anma etkinliği kapsamında Sarıkamış/Kars’ta 3 adet F-16’mız ile 5 Ocak’ta muharip uçak geçişi icra edilecektir. Bu vesileyle başta Sarıkamış şehitlerimiz olmak üzere tüm şehitlerimizi ve ebediyete irtihal eden kahraman gazilerimizi bir kez daha rahmet ve minnetle yâd ediyoruz. Öte yandan, Ankara’da icra edilen “89’uncu Büyük Atatürk Koşusu"nda şampiyon olan Türk Silahlı Kuvvetleri Spor Gücü Kır Koşusu Takımımızı ve derece elde eden sporcularımızı bir kez daha kutluyoruz. 2024 yılı Türk Silahlı Kuvvetleri Spor Gücü Komutanlığımız açısından çok başarılı bir yıl olmuştur. Uluslararası müsabakalarda 2023 yılında 10 kupa ve 18 madalya alan sporcularımız, 2024 yılında 20 kupa ve 93 madalya kazanmıştır. SAVUNMA SANAYİ / ENVANTERE GİREN YENİ SİLAH SİSTEMLERİ Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde güçlü ve tam bağımsız bir savunma sanayi hedefi doğrultusunda geliştirilen yerli ve millî savunma sanayi ürünlerimizle Silahlı Kuvvetlerimiz her geçen gün daha da güçlenmekte ve caydırıcılığını artırmaktadır. Bu kapsamda Kara Kuvvetleri Komutanlığımızca muhtelif miktarda; - Yeni Nesil Fırtına obüsünün, - NEFER Kuleli Zırhlı Muharebe aracının ve, - MİLKED Elektronik Destek Sistemi’nin muayene ve kabul faaliyetleri tamamlanmıştır. Mavi Vatanımız ve çevre denizlerin yanı sıra, ilgi alanımız olan tüm deniz ve okyanuslarda şanlı bayrağımızı dalgalandıran donanmamızın yeteneklerini küresel ölçekte genişleterek daha modern, daha etkin ve daha güçlü hâle getirilmesi amacıyla aynı anda 31 geminin inşası ülkemizin tersanelerinde başarıyla devam etmektedir. Bu çerçevede “Millî Denizaltı”mızın (MİLDEN) ilk kaynağı Gölcük Tersanesi Komutanlığımızda, “TF-2000 Hava Savunma Harbi Muhribi” ve “Millî Uçak Gemisi”nin ilk sac kesimleri ise İstanbul Tersanesi Komutanlığımızda yapılarak inşalarına başlanmıştır. ÖĞRENCİ VE PERSONEL TEMİNİ FAALİYETLERİ SÜRÜYOR Personel ve askerî öğrenci alım/temin faaliyetlerimiz de planlandığı şekilde devam etmektedir. - “Millî Savunma Bakanlığı, Genelkurmay Başkanlığı, Kuvvet Komutanlıkları ve Millî Savunma Üniversitesine” personel alımı kapsamında 20 Aralık’ta başlayan “Memur Temini” başvuruları 20 Ocak’a, - Bugün (2 Ocak) başlayan Millî Savunma Üniversitesi Askerî Öğrenci Aday Belirleme Sınavı başvuruları 27 Ocak’a kadar yapılabilecektir. Sonuç olarak bağımsızlığımızın, bölünmez bütünlüğümüz ile millî birlik ve beraberliğimizin güvencesi olan Türk Silahlı Kuvvetlerimiz; karada, denizde ve havada ülkemizin savunma ve güvenliğini sağlamaya ve kendisine tevdi edilen tüm görevleri başarı ile yerine getirmeye devam edecektir. #MillîSavunmaBakanlığı

T.C. Millî Savunma Bakanlığı

126,974 views • 1 year ago

Tam 15 yıl önce, yine bir pazar günü, tam da bu saatlerde.. 💫 Metroda şarkı söyleyen bir grup üniversiteli genç, bir anda Türkiye'nin gündemine oturdu! 🤗 Boğaziçi Caz Korosu (henüz o zamanki adımızla, BÜMK Caz Korosu) ile Avusturya'daki Dünya Koro Şampiyonasına katılmaya hak kazanmışız, çok heyecanlıyız! Fakat ne paramız var ne de bir sponsorumuz.. Az önce baktım, altı ayda 30'dan fazla konser yapmışız.. Her konser çıkışı oturur, bu işin içinden nasıl çıkacağız diye konuşurduk. Bu konuşmaların birinde bir video fikri çıktı. Bir cumartesi, Kadıköy Evlendirme Dairesinden başlayarak gün boyu İstanbul'un her yerinde şarkı söyledik. Metro da bunlardan biriydi.. Ertesi gün yine bir konser çıkışı, bilgisayarımı açtığımda önüme çıkan şeye nasıl şaşırdığımı dün gibi hatırlıyorum.. Videoyu çeken Deniz ve arkadaşı Zeynep, bizden habersiz, bir performansı çoktan paylaşmışlar bile! 😲 Aynı gün içinde 20 bin, 50 bin, 100 bin derken, video bir anda milyonlara ulaştı. O dönemde sosyal medya böyle değil, viral videolar yeni yeni konuşuluyor. Birkaç dakikalık bir koro performansının bu kadar yayılacağını biz dahil kimse beklemiyordu. Ama videodaki samimiyet, heyecan, neşe, yani "sahicilik", bugün hala bu kadar çok paylaşılıyor olmasının da en büyük sebebi. ❤️ İki hafta boyunca, tüm ana haber bültenleri, ülkenin en çok izlenen TV şovları, canlı yayınlar, gazete, dergi röportajları.. Üniversite bünyesinden ayrılma ve bağımsız bir topluluk olarak devam etme süreci de tam o günlerde yaşanıyor. Bir yandan beklenmedik bir görünürlük ve ilgi, diğer yandan şampiyonaya bir ay kala prova yapacak yerimiz bile yok.. O sancılı sürecin sonunda sponsorumuzu bulduk ve bir ay boyunca Galata Derneğinde geceli gündüzlü çalıştıktan sonra Avusturya'ya gidebildik ve ülkemize iki dalda Dünya Şampiyonluğunu getirdik. Yaşadığımız gururu, hisleri tarif etmem imkansız.. ✨ Bu süreçte Türkiye'deki koro algısı da müthiş bir değişime uğradı. O yıllarda yalnızca belirli bir gruba hitap eden koro müziği, çok daha geniş kitlelere ulaşmaya başladı ve böylece Türkiye'de yepyeni bir sayfa açılmış oldu. Elbette bu dönüşüm bir grup insan ve tek bir videoyla olmadı. Gerek bizden önceki çok değerli hocalarımızın, gerekse sonraki yıllarda onlarca şef, binlerce korist ve sayısız kurumun emeğiyle sürdürüldü. Ama bu süreç ve sonrasındaki adanmışlık ve sıkı çalışma, şüphesiz bu dönüşümde en büyük paya sahip. 🙏🏻 Videonun ardından elbette çok şey söylendi, 15 yıl boyunca olacağı gibi.. 😊 Ama her türlü imkansızlığa, sistematik dışlama ve engellemeye rağmen, 3 kıta ve 13 ülkede ülkemizi en üst düzey platformlarda başarıyla temsil edip, bugün hala uluslararası alanda Türkiye'den kazanılan en üst düzey başarılara sahip olmanın, Türkiye'nin neredeyse tamamından ve onlarca farklı ülkeden, her yaştan beş bine yakın müziksevere, amatör koro şarkıcısına ev sahipliği yapmış olmanın, ilk günden itibaren, her türlü konuda öncülük (bazıları önce alay edilip ardından 'bire bir' taklit edilen) etmiş ve öncü projeler gerçekleştirebilmiş olmanın, sesini çıkarmaktan asla çekinmeden, halkın içinde, halkla birlikte olmayı seçip, gerçek anlamda milyonlarca kişinin sesi olabilmenin, özetle, bu ülkede koro müziği algısını değiştiren, halka koroyu tanıtan, sevdiren ve tüm bunları yaparken niteliğinden bir an bile ödün vermemiş bir topluluk olmanın, ve dahası, her türlü çabaya rağmen, Türkiye'de hala koro denince tartışmasız akla ilk gelen topluluk olabilmenin büyük gururunu yaşıyoruz. ✨ Yıllar boyu, bu korodan yetişenlerin kurduğu ya da bizden aldıkları ilhamla kurulan Türkiye'nin dört bir yanındaki, hatta yurt dışındaki koroları (Fransa'da bir koro dahil) gördükçe hissettiklerim ise çok daha farklı.. 💫 Özetle, üniversite yıllarından bugüne bu hikayenin bir parçası olmuş, emek vermiş herkese ve Yücel Kültür Vakfı başta olmak üzere bu yolculukta bizlere destek olan tüm kurumlara bir kez daha, teker teker ve sonsuz teşekkürlerimle, "iyi ki"... ❤️ Bu günler aslında koroyla ilgili bir büyük dönüm noktasının daha yıl dönümü, onu da başka zaman anlatırım artık. ☺️ Son olarak, hepimizin çok iyi bildiği o söz var ya, bu vesileyle bir kez de ben söylemiş olayım: "Güneş balçıkla sıvanmaz." ☀️ Sevgilerimle, Masis YouTube'da izlemek için: #metrodaminikonser #bogazicicazkorosu

Masis Aram Gözbek

44,618 views • 4 months ago

Valimiz Sayın Atilla Toros, ilimizde yürütülmekte olan güvenlik ve asayiş hizmetlerine ilişkin açıklamalarda bulundu. Vali Atilla Toros; Vali Yardımcısı Ahmet Çırakoğlu, İl Emniyet Müdürü Kamil Karabörk, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Ercan Atasoy ve Sahil Güvenlik Akdeniz Bölge Komutan Vekili Albay Fecri Yılmaz ile basın mensuplarına yapmış olduğu açıklamalarda; “Mersin’imizin huzur ve güvenliğine yönelik yürütülen çalışmaları paylaşmak üzere huzurlarınızdayız. 2025 yılının ilk 4 ayına ait verileri geçtiğimiz yılın aynı dönemi ile karşılaştırmalı olarak sizlerle paylaşacağız. Bu veriler, Mersin’in huzuruna göz dikenlere karşı verilen mücadelenin, azmin ve kararlılığın somut bir göstergesidir. Mersin’imiz, Torosların yemyeşil yamaçlarının Akdeniz’in masmavi ufkuyla kucaklaştığı, eşsiz bir coğrafyada yükselen çok özel bir şehirdir. Bu güzide şehrin huzur ve güvenliğini sağlamak, vatandaşlarımızın emniyet içinde yaşamını sürdürmesini temin etmek en temel sorumluluğumuzdur. Bu anlayışla 7.604 polis, 2.914 jandarma ve 654 sahil güvenlik mensubu olmak üzere toplam 11.172 güvenlik personelimizle mesai mefhumu gözetmeksizin canla başla çalışıyoruz. Devletimizin bekasına kasteden, milletimizin birliğine göz diken her türlü terör odağına karşı kararlı mücadelemizi sürdürüyoruz. Bu yılın ilk 4 ayında terör örgütlerine karşı 118 operasyon düzenledik. Bu operasyonlarda göz altına alınan 178 şahıstan 71’i tutuklandı, 66’sına adli kontrol tedbiri uygulandı. Mersin’de teröre, asla, yer yoktur! Teröre karşı verdiğimiz tavizsiz mücadele, kararlılıkla devam etmektedir. 2025’in ilk dört ayında, geçtiğimiz yılın aynı dönemine kıyasla kişilere karşı işlenen 10 önemli suçun 9’unda azalma sağlanmıştır. Bu kategoride geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre %7,9 oranında düşüş kaydedilmiştir. Özellikle konut dokunulmazlığının ihlali suçunda %39 oranında ciddi bir azalma sağlanmıştır. Kişilere karşı işlenen suçlarda %97,6’lık aydınlatma oranı ile geçen yılın da üzerine çıkılmış, failler tek tek yakalanmıştır. Vatandaşımızın alın teriyle kazandığı birikimine göz dikenlere, helal kazancına el uzatanlara göz açtırmıyoruz. Nitekim bu yılın ilk 4 aylık döneminde geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre mal varlığına karşı işlenen 9 önemli suçun, 8’inde azalma kaydedilmiştir. Bu suçlarda toplamda %8,4’lük bir azalma sağlanmıştır. Bu kategoride yer alan evden hırsızlıkta %25, motosiklet hırsızlığında %25 ve oto hırsızlığında %20 oranında düşüş sağlanmıştır. Mal varlığına karşı işlenen bu 9 önemli suçtaysa %89,1’lik bir aydınlatma oranına, ulaşılmıştır. Bu veriler, Mersin’de suçun cezasız kalmadığını; güvenlik güçlerimizin titiz, etkin ve caydırıcı çalışmalar yürüttüğünü, açıkça ortaya koymaktadır. Kişilere ve mal varlığına karşı işlenen suçlarda azalma sağlanmıştır. Ayrıca aydınlatma oranlarında da artış kaydedilmiştir. Bu başarıda emeği geçen tüm güvenlik güçlerimize teşekkür ediyorum. İlimiz, gece gündüz demeden yürütülen özverili çalışmalarla daha güvenli bir şehir haline gelmiştir. Temennimiz, yarının bugünden de daha huzurlu olmasıdır. Çeşitli suçlardan aldıkları hapis cezası nedeniyle aranan şahısları yakalayarak adalete teslim ediyoruz. Mersin’de suçluların barınmasına, asla izin vermeyeceğiz. Bunun yanında ruhsatsız silah taşıma, bulundurma ve silah kaçakçılığıyla mücadelemiz, kesintisiz devam ediyor. Bu yılın ilk 4 aylık döneminde yürütülen operasyonlarda, 753 silah ele geçirilmiş, 840 kişi hakkında işlem yapılmıştır. Ele geçirilen 753 silahın; 435’i tabanca, 47’si kurusıkı tabanca, 1’i uzun namlulu tüfek ve 270’i av tüfeğidir. Silah kaçakçılarına, nefes aldırmayacağız. Suçun gölgesini bile vatandaşımızın üzerine düşürmeye niyet edenlere asla fırsat vermeyeceğiz. Vatandaşlarımızın huzuruna kasteden şehir eşkıyalarına, organize suç örgütlerine yönelik kararlı ve etkili operasyonlarımız, aralıksız sürdürülmektedir. Bu yılın ilk 4 ayında geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre organize suç örgütlerine karşı düzenlenen operasyon sayısını %50 artışla, 27’ye çıkardık. Bu operasyonlarla 5 yerel organize suç örgütü çökertildi, gözaltına alınan 139 şahıstan 51’i tutuklanırken 50’sine adli kontrol tedbiri uygulandı. Çökerttiğimiz her bir suç örgütü ile Mersin’imizin huzur ve güvenliğini daha da güçlendiriyoruz. Bir kez daha altını çizmek isterim ki organize suç yapılarına karşı, topyekûn mücadelemiz kararlılıkla sürecektir. Bunun yanında güvenlik güçlerimizin kaçakçılıkla mücadeledeki başarılı çalışmalarıyla, geçtiğimiz yılın ilk 4 ayında 288 olan operasyon sayımız bu yılın aynı döneminde 328’e yükselmiştir. Söz konusu operasyonlarda gözaltına alınan 396 şahıstan 18’i tutuklandı, 23’üne ise adli kontrol tedbiri uygulandı. Yapılan operasyonlarla, 326 bin 358 litre akaryakıt, 40 bin 321 litre içki, 30 bin 989 paket sigara, 1.084 adet elektronik sigara, 24 milyon 907 bin adet makaron ve 5.687 kilogram tütün ele geçirilmiştir.19 milyon 433 bin TL vergi kaybının önlendiği bu operasyonlarla suç örgütlerine, yasa dışı ticarete ve kara paraya geçit verilmemiştir. Kaçakçılığa olduğu gibi tefeciliğe de geçit vermiyoruz. Tefeciliğe karşı düzenlenen 31 operasyonda göz altına alınan 110 şahıstan 40’ı tutuklandı, 18’ine ise adli kontrol tedbiri uygulandı. Mersin, çetelerin, şehir eşkıyalarının değil, milletin şehridir! Hiçbir şahıs ve yapının ilimizin huzur ve güvenliğine kastetmesine, asla müsaade etmeyeceğiz. İnsanlığın en büyük düşmanı olarak gördüğümüz uyuşturucu ve madde bağımlılığıyla mücadelemize kararlılıkla devam ediyoruz. Başta gençlerimiz olmak üzere milletimizi zehirlemeye kalkanlara, asla geçit vermeyeceğiz. Güvenlik güçlerimizin başarılı çalışmaları sonucunda bu yılın ilk 4 ayında uyuşturucu imal ve ticaretine yönelik 432 operasyon düzenledik. Bu operasyonlarda yakaladığımız 604 şahıstan 380’i tutuklanıp cezaevine gönderilirken 102’si hakkında adli kontrol tedbiri uygulandı. Bunun yanında kullanıcılık ve diğer alanlardaki 2.176 olayda gözaltına alınan 2.385 şahıstan 15’i tutuklanırken, 288’ine adli kontrol tedbiri uygulandı. Düzenlenen bu operasyonlarda çeşitli türdeki 156 kg uyuşturucu madde, 64 bin uyuşturucu hap, 812 kök kenevir ele geçirildi. Yılın ilk 4 aylık verilerini kapsaması nedeniyle bu rakamlara dahil edilmeyen ve Sayın İçişleri Bakanımızın da sosyal medya hesabından duyurduğu üzere 3 gün önce, emniyetimiz tarafından 28 kg kokain ve jandarmamız tarafından 680 litre sıvı metamfetamin ele geçirilmiştir. Bu da zehir tacirlerine geçit vermeyeceğimizin açık bir göstergesidir. Yine, 1 Mayıs tarihinde Sayın İçişleri Bakanımızın açıkladığı üzere, jandarmamızın 3 aylık titiz çalışmaları neticesinde faaliyetleri tek tek delillendirilen, torbacı diye tabir edilen 112 sokak satıcısı Narkokapan-Mersin operasyonuyla kıskıvrak yakalandı. Bu operasyonlarla gençlerimizin hayatını çalmaya cüret eden zehir tacirlerine, girdikleri sokağın çıkmaz sokak olduğunu ve gençlerimize dokunmaya kalkışanlara hesabını hukuk önünde ödeteceğimizi net bir şekilde gösterdik. Biz, uyuşturucu satıcılarının ensesindeyiz. Bu illeti Mersin sokaklarından söküp atacağız. Dijital dünyanın bizlere sağladığı avantajları sabote etmeye kalkışan kişi ve organize suç şebekelerine karşı güçlü bir mücadele veriyoruz. Suç artık yalnızca sokakta değil, sanal dünyada da karşımıza çıkıyor. Ama biz bu yeni cephede de aynı kararlılıkla görev başındayız. Bu kapsamda siber suçlar ve siber terör gibi yapı ve oluşumlara sanal devriyelerimizle geçit vermiyoruz. Dijital dünyada işlenen bilişim suçlarından çocuk istismarına, yasa dışı bahisten ödeme sistemlerine kadar her alanda, suç ve suçlu ile mücadele ederek vatandaşlarımızın dijital güvenliğini de teminat altına alıyoruz. 2025 yılının ilk 4 ayında siber devriyelerle, suç unsuru tespit edilen 2.515 şahıs veya hesapla ilgili işlem yapılmıştır. Bunların 876’sının terörle iltisaklı olduğu tespit edilmiştir. Bunun yanında bilişim- ödeme- yasa dışı bahis suçlarına karşı düzenlenen 13 operasyonda gözaltına alınan 256 şahıstan 165’i tutuklanmıştır. Sayın İçişleri Bakanımızın da kamuoyuyla paylaştığı üzere Mersin merkezli 20 ilde “Yasa Dışı Bahis ve Nitelikli Dolandırıcılık” suçlarına yönelik düzenlenen operasyonda 182 şüpheli yakalanarak adalete teslim edildi. Bu şahıslardan 128’i tutuklanarak cezaevine gönderilirken, 40’ı hakkında adli kontrol tedbiri uygulandı. Bu operasyonla yasa dışı bahis oynatanların ve bilişim sistemlerini kullanarak nitelikli dolandırıcılık yapanların enselerinde olduğumuzu net bir şekilde gösterdik. Sektörel çeşitliliği, tarihi, kültürel ve doğal güzellikleri ile sosyo-ekonomik yönden gelişimini artan bir ivme ile sürdüren Mersin’imiz, insan ve araç hareketliliğini çok yoğun yaşayan bir şehir. İlimiz genelinde sürücü ve yayalarımızın güvenliğini temin etmek, trafik akışını düzenli ve güvenli bir şekilde sağlamak için 7/24 çalışıyoruz. Yapılan uygulamalarda denetlenen araç sayısını bu yılın ilk 4 ayında geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre %54 artırarak 1 milyon 674 bin 928’e, işlem yapılan araç sayısını da %33 artırarak 291 bin 616’ya çıkardık. Denetleme yapılan motosiklet sayısını geçtiğimiz yıla göre %119 artırarak 188 bin 67’ye, işlem yapılan motosiklet sayısını da %98 artırarak 51 bin 32’ye çıkardık. Bunun yanında denetim yapılan ticari taksi sayısını %52 artırarak 9 bin 733’e, işlem yapılan ticari taksi sayısını da %72 artırarak 2.751’e çıkardık. Evlatlarımızın güvenliği için okul servis araçlarına yönelik denetimlerimizi de yoğunlaştırdık. Bu kapsamda, bu yılın ilk 4 ayında geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre denetim yapılan okul servis araç sayısını %73 artırarak 8.549’a, işlem yapılan okul servis sayısını da %29 artırarak 572’ye çıkardık. Tüm denetim ve tedbirlerimize rağmen, 23'ü ölümlü, 2.666’sı yaralanmayla sonuçlanan 2.689 trafik kazası meydana gelmiştir. Bu kazalarda maalesef 26 vatandaşımız olay yerinde hayatını kaybetmiş, 3.631 vatandaşımız ise yaralanmıştır. Bu veriler trafik kurallarına toplum olarak daha fazla önem vermemiz gerektiğini ortaya koymaktadır. İçerisinde bulunduğumuz Trafik Haftası münasebetiyle bu yılın temasını bir kez daha hatırlatmak isterim, “Bir Kural, Bir Ömür” İçişleri Bakanlığımızın rehberliğinde; hız, emniyet kemeri, alkollü araç kullanımı, yaya önceliği gibi konularda farkındalık oluşturacak denetim ve bilgilendirme çalışmalarımız da devam etmektedir. Mersin’imizde, yasal kalış hakkı olan toplam 218 bin 279 yabancı bulunmaktadır. Bunların, 174 bin 333’ü geçici koruma altındaki Suriyeliler, 42 bin 383’ü ikamet izinliler ve 1.563’ü uluslararası koruma kapsamındaki yabancılardır. Bu yılın ilk 4 aylık döneminde ilimizde hizmet veren 10 farklı mobil göç noktasında 32 bin 393 yabancının kimlik denetimi yapılmıştır. Bu denetimlerde düzensiz göçmen olarak tespit edilen 386 kişi düzensiz göçmen ön kabul sevk merkezine gönderilmiştir. Göçmen kaçakçılığıyla mücadele kapsamında düzenlenen 18 operasyonla yakalanan şahıslardan 6’sı tutuklanırken 4’ü hakkında adli kontrol tedbiri uygulanmış ve 3 araca el konulmuştur. Düzensiz göçmen ve göçmen kaçakçılığı organizatörlerine yönelik mücadelemiz aralıksız sürdürülmektedir. Sahil Güvenlik Akdeniz Bölge Komutanlığımız, denizlerimizde huzur ve emniyetin teminatı olmuştur. Komutanlığımızca bu yılın ilk 4 ayında 5.880 saat görev icra edilmiştir. Bu kapsamda 2.014 gemi veya tekne kontrol edilmiş, 115 yasal işlem tesis edilmiştir. Yine yasa dışı su ürünleri avcılığı yaptığı tespit edilen 26 araca 357 bin TL idari para cezası uygulanmıştır. Bunun yanında mavi vatanımızın temiz tutulmasına yönelik denetimlerde aykırılık tespit edilen 4 araç hakkında yasal işlem yapılmıştır. Denizde de karada da devletin eli ve gözü her yerdedir. İlimizin huzur ve güvenliği ile vatandaşlarımızın esenliği için çalışmalarımızı kararlı bir şekilde ve titizlikle sürdürüyoruz. Suç ve suçluyla olan kararlı mücadelemizi her geçen gün daha da üst seviyeye çıkarma başarısı gösteriyoruz. Bugün burada açıkladığımız rakamlar; sadece sayılardan ibaret değil, gece gündüz görev başında olan güvenlik birimlerimizin emeğinin ve fedakârlığının somut karşılığıdır. Her bir kahraman güvenlik personelimize ayrı ayrı teşekkür ediyor, görevlerinde üstün başarılar diliyorum. Mersinli hemşehrilerimize duyarlılıkları ve iş birlikleri için şükranlarımı sunuyorum. Huzurun ve güvenin kenti Mersin için el birliğiyle, gönül birliğiyle çalışmaya devam edeceğiz. Güvenli bir şehir, huzurlu bir gelecek, bu konudaki temel ilkemizdir. Şehrimizin huzuru, güvenliği ve esenliği için verdikleri destekle her daim yanımızda olan İçişleri Bakanımıza şükranlarımı sunuyor, sizleri en derin sevgi ve saygılarımla selamlıyorum. Kalın sağlıcakla.” dedi. #Mersin

Mersin Valiliği

13,750 views • 1 year ago

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli bugün yaptığı açıklamada terörist başı Öcalan'ın Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde konuşup DEM grubuna seslenmesi gerektiğini söylemiştir. Devlet Bahçeli'nin bu çağrısı Recep Tayyip Erdoğan ve Özgür Özel tarafından da desteklenmiştir. Bu çağrıya çözülme ortakları DEM, CHP, AKP'nin açık desteğinin olduğunu görüyoruz. Artık Türkiye'de Cumhur İttifakı ve CHP'den oluşan yeni adıyla Cumhur Halk Partisi vardır. Cumhur Halk Partisi, DEM'le koalisyon içerisindedir. Artık Erdoğan, Özel, Bahçeli ve Öcalan'ın el ele yürüdüklerini görüyoruz. Devlet Bahçeli'nin ‘terörist başı Öcalan TBMM'de DEM grubuna konuşsun’ ifadesi tam bir siyasal cinnettir. Devlet Bahçeli belli ki terör örgütünü hiç tanımamış. Terör örgütünün sözde başkanlık konseyi yapmış olduğu edepsiz açıklamada, ‘Savaşa biz karar veririz’ mealinde açıklamalar yaptı. Terör örgütünde terörist başı Öcalan'ın artık fiili bir otoritesi yok. Ancak kurucu olmasından kaynaklanan simgesel bir otoritesi var. Öcalan'ın ne demesini bekliyorsunuz? ‘Hadi silahlarınızı gömün, barış yapalım.’ Böyle mi demesini istiyorsunuz? Siz önce Türk milletine itiraf edin. Öcalan'a bu konuşmayı yapması için ne verdiniz? Özgür Özel, ‘El yükseltiyorum. Devlet Bey, Kürtlere bir devlet teklif ediyorum. Tam olarak kendilerine ait hissetmeyen bütün Kürtlere Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin sahibi olmayı teklif ediyorum’ diyor. Erdoğan'a, Bahçeli'ye, Özel'e soruyorum; Öcalan'a Türk Milletine ait olan neyi teklif ediyorsunuz? Neyi vermeye karar verdiniz? Türkiye'nin bir bölgesinin Kürdistan olmasına mı karar verdiniz? Devletin resmi dilini değiştirmeye mi karar verdiniz? Federal bir Türkiye kurmaya mı karar verdiniz? Güneydoğu'da, Doğu Anadolu'da özel bir Kürdistan kurmaya mı karar verdiniz? Öcalan size ne karşılığında ne veriyor? Bunu Türk Milletine açıklamak zorundasınız. Bu iş öyle Meclis’te yapılacak konuşmalarla halledilecek bir iş değil. Öcalan'a hangi tavizleri verdiniz? Öcalan, Suriye PKK'sı PYD'nin 140 bin kişiden oluşan yapısını dağıtacak mı? Yoksa Öcalan'a sadece Türkiye'de değil Suriye'de de mi devlet kurma izni veriyorsunuz? Öcalan'ın terör örgütünü lağvetme gücü yoktur. İlginç olan çözüm süreci faciasını bu ülkeye yaşatan AKP'nin DEM ve ardılı partilerin ve terör örgütünün aklına bile gelmeyen terörist başını Meclis’te konuşturması teklifi Türk Milliyetçiliğini temsil iddiasındaki Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli'den gelmiştir. Terörist başı Öcalan'a olmayan payeler sunmak Devlet Bahçeli'ye düşmez. Devlet Bahçeli'nin bu ifadelerinden dolayı ortaya haklı bir infial çıkmıştır. Vatanseverler, Türk Milliyetçileri derin bir hayal kırıklığı içerisindedirler. Şehitlerimiz, Gazilerimiz kendilerine hakarete uğramış hissetmektedirler. Devlet acziyet içine sokulmuştur. Türk Devleti'nin terörü durdurmak için terörist başının desteğine ihtiyacı yoktur. Bahçeli'nin bu ifadeleri, Erdoğan'ın destek açıklamaları, Özgür Özel'in destek açıklamaları terör örgütü ile can siperane mücadele eden kahraman ordumuzu, kahraman jandarmamızı ve kahraman polisimizi demoralize etmektedir. ‘Biz ne uğruna şehit oluyoruz’ sorusunu sormalarına neden olmaktadır. Türk ordusunun ve polisinin en seçkin evlatlarından 793 tanesi, jandarma ve polis özel harekat mensupları Hendek Çatışmalarında şehit düşmüşlerdi. Binlerce yaralımız vardı. Sizin siyasette yaptığınız hataların bedelini onlar aziz kanlarıyla düzeltmeye çalıştılar. Ülkemiz terörle mücadele bulunduğu konumdan daha geriye düşürülmeye çalışılmaktadır. Bahçeli böyle bir sürece alet olmaktadır. Bahçeli'nin terörist başını Meclis’te konuşturma fikri kendisine mi aittir? Yoksa yerli ve milliliği elden bırakmayan AKP tarafından mı kendisine söyletilmiştir? Bahçeli bir süre önce ‘Çok şey değişecek. İnşallah Türkiye değişmez’ demişti. Sayın Bahçeli Türkiye'yi değiştirmeye karar vermişsiniz anlaşılan. Nereye kadar değiştireceksiniz? Öcalan'a neler vereceksiniz? Türk halkına, Türk Milletine ait olan neleri Öcalan’a devretmeye karar verdiniz? Bahçeli bunu kimin söylettiğini Türk Milletine açıklamak zorundadır. Kendi fikri midir yoksa Erdoğan böyle söylediği için mi söylemiştir? Biz, Zafer Partisi olarak bu çağrıya verilen desteklere hiç şaşırmadık. Çünkü bu çağrının sahibi Bahçeli, zamanında ortağı olduğu koalisyon hükümetini bozdu ve erken seçimle AKP'yi iktidara taşıdı. Abdullah Gül'ün Cumhurbaşkanı olabilmesi için Meclis oturumuna katıldı, ön ayak oldu. Parlamenter sistemden tek adam rejimine geçişin ve sonrasındaki çöküşün mimarlarından birisi oldu. Ne zaman sıkışsa AKP'nin stepnesi olduğu, koltuk değneği olduğu, destek olduğu ayakta kalmasını sağladı. Şimdi de görüyoruz ki Bahçeli, Öcalan'a koltuk değneği olmaya karar vermiş. Terörist başını Meclis’e çağırmak sadece kahraman gazilerimiz ve aziz şehitlerimize değil, büyük Türk Milletine Gazi Meclisimize ve Cumhuriyetimize hakarettir. Bu hakareti yapan kişi Devlet Bahçeli'dir. Şimdi tekrar soruyorum; Bahçeli, Erdoğan, Özel, terörist Öcalan Meclis’te konuşursa terörün bitmeyeceğini, sona ermeyeceğini bilmez mi? Bahçeli, Erdoğan, Özel, terörün arkasında Batılı emperyalist güçler olduğunu ve onların Türkiye Sevr koşullarına gelmedikçe, terörü vekil güç olarak kullanmaya devam edeceğini kestiremez mi? Bahçeli, Erdoğan ve Özel, PKK'yı Öcalan'ın yönettiğini mi zannediyorlar? Bahçeli, Erdoğan ve Özel, terör örgütü alanda yenilip silah bırakmaya zorlanmadıkça kendiliğinden silah bırakmayacağını bilmez mi? 10 yıl önceki çözüm sürecinin memlekete ne ağır maliyetler ödettiğini bilmezler mi? Dün lideri ölen FETÖ terör örgütü Türkiye Büyük Millet Meclisi'ni bombalamıştı. Çok aşağılık bir eylemdi bu bombalama eylemi. Bir başka ülkenin ordusu bile bizim parlamentomuzu bombalamaz, bizim ordumuz da başka bir ülkenin parlamentosunu bombalamaz. Ama terör örgütü FETÖ, Türkiye Büyük Millet Meclisi'ni Gazi Meclisimizi bombalatmıştı. Şimdi Bahçeli, Öcalan’ı Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin içine sokup vicdanını, manevi şahsiyetini meclisin bombalatmaya hazırlanıyor. Bahçeli Türkiye'de bozulma, çözülme ve çöküşlerin daimi işaret fişeği olarak kullanıldı. Bahçeli attığı siyasi adımlarla AKP'yi bu milletin başına musallat etti, tek adam sistemiyle parlamenter demokrasiyi değiştirdi ve şimdi Öcalan ve DEM'le işbirliği yaparak kalanı da yok etmek istiyor. Bahçeli'nin yolu yıkım yoludur. Onunla olan veya destek verenler de bu yıkıma ortaktırlar. Şimdi buradan Milliyetçi Hareket Partisi'ne gönül vermiş bütün kardeşlerime seslenmek istiyorum. Lider bildiğiniz kişinin terör seviciliği yapması sizi kızdırıyorsa, parti içindeki emeklerinizin değişik klikler tarafından keyfi menfaatlerine kurban edilmesinden bıktıysanız, sizleri Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün ilkeleri ve Alparslan Türkeş’in ülküleri doğrultusunda vatan uğruna mücadele etmeye ve terörün karşısında duran, dimdik duran Zafer Partisi’ne gelmeye davet ediyorum. Gün, devletimiz, milletimiz ve bayrağımız için mücadele günüdür. Sizlere düşen bu kutlu mücadele de bizi yalnız bırakmamanız, yanımızda olmanızdır. Bu vesileyle sevgili Cumhuriyet Halk Partililere de seslenmek istiyorum. Gerçek Atatürkçülere seslenmek istiyorum; Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün kurduğu devleti Öcalan'a vermeyi teklif eden Özgür Özel'in arkasından gitmeyin. Atatürk'ün kurduğu genç Cumhuriyete ihanet eden bir başka terörist başı Şeyh Said'e vatan haini diyemeyen adamlar Atatürkçü olamazlar, Atatürk'ün partisine genel başkanlık edemezler. Onun için bütün gerçek Atatürkçü Cumhuriyet Halk Partilileri Zafer Partisi'ne davet ediyorum. Sevgili AK Partililere de seslenmek istiyorum; sevgili vatansever, AKP'li kardeşlerim: PKK ile ilk müzakere sürecinde Dolmabahçe'de ulaşılan ve halka duyurulan mutabakat terörle mutabakat sürecini Haziran 2015 seçimlerinde siz oylarınızla sandığa gömerek durdurdunuz. Erdoğan'ı siz iktidardan düşürdünüz. ‘Allah devlete ve millete zeval vermesin’ diyorsunuz. Evet, Allah devlete ve millete zeval vermesin Cumhur İttifakı ve CHP şimdi devlete ve millete zeval vermeye hazırlanıyorlar. Buna izin vermeyelim sevgili kardeşlerim. Bütün vatansever AK Partilileri de Zafer Partisi'nin çatısının altına davet ediyorum. Devletimize ve milletimize zeval gelmesini birlikte engelleyelim diyorum. Biz Zafer Partisi olarak, Atatürk'ün bize emanet olan Cumhuriyeti ve devletimizi, kurucu ilkeler ve değerler ışığında ve hukuk devleti esaslarına göre korumaya oluşan tehditleri milletimize anlatmaya ve bunlara kararlılıkla karşı koymaya devam edeceğiz. Bu rezil gidişe Yunanistan'ın önünde diz çökerek Doğu Akdeniz ve Ege'de verilecek tavizlere, Kıbrıs'ta verilecek tavizlere karşı çıkıyoruz. Biz bu rezil gidişle terör örgütüne teslim olup Öcalan'a verilen tavizlere karşı çıkıyoruz. Bunun için de artık Türk milletine gitmenin zamanı geldiğini düşünüyoruz. Hodri meydan! Siz yanınıza Öcalan’ı alın, biz Türk Milletini alalım. Erken seçimde sandığa gidelim. Ne mutlu Türk’üm diyene!

Ümit Özdağ

2,270,555 views • 1 year ago

Millî Savunma Bakanlığının faaliyetlerinin anlatıldığı Haftalık Basın Bilgilendirme Toplantısı, Bakanlık Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk tarafından gerçekleştirildi. Toplantıda basın mensupları ile şu bilgiler paylaşıldı: 1 PKK’LI TERÖRİST DAHA TESLİM OLDU Öncelikle, 11 Eylül’de Iğdır’da meydana gelen askerî araç kazasında şehit olan kahraman silah arkadaşımız Sözleşmeli Er Ziyar Koparan’a bir kez daha Allah’tan rahmet; kederli ailesi ile asil milletimize başsağlığı ve sabır diliyoruz. Türk Silahlı Kuvvetlerimiz; terörle mücadelesine, sınırlarımızı korumaya; karada, denizde ve havada ülkemizin savunma ve güvenliğini sağlamaya azim ve kararlılıkla devam etmektedir. Bu kapsamda geçtiğimiz hafta içerisinde; - 1 PKK’lı terörist daha teslim olmuş, Hudutlarımızda ise; - 2’si terör örgütü mensubu olmak üzere 878 şahıs yakalanmış, 1 Ocak’tan bugüne kadar hudutlarımızdan yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısı 11 bin 323’e ulaşmış, - Engellenen 875 şahıs ile birlikte bu yıl içerisinde engellenen kişi sayısı da 50 bin 269 olmuştur. BÖLGESEL VE KÜRESEL BARIŞ VE İSTİKRARA KATKILARIMIZ SÜRÜYOR İkili iş birlikleri, bölgesel inisiyatifler ve çok uluslu görevler kapsamında birçok coğrafyada başarıyla görev yapan Türk Silahlı Kuvvetlerimiz; bölgesel ve küresel barış için öncü bir rol oynamaya devam etmektedir. Bu kapsamda; - 14-18 Eylül tarihleri arasında Kore’de gerçekleştirilen “Türkiye-Kore Cumhuriyeti Deniz Kuvvetleri İş Birliği Toplantısı”na Deniz Kuvvetleri Kurmay Başkanımız tarafından, - 17-18 Eylül’de Almanya’da gerçekleştirilen “Türkiye-ABD Hava Kuvvetleri İş Birliği Toplantısı”na Hava Kuvvetleri Değerlendirme ve Denetleme Başkanımız ve beraberindeki heyet, Köstence/Romanya'da düzenlenen “Sea Breeze-2026 Donanma Komutanları Konferansı”na ise Mayın Filosu Komutanımız ile 1’inci Arama Tarama Filotillası Komodorumuz tarafından katılım sağlanmaktadır. 21-23 Eylül tarihleri arasında Kanada’da icra edilecek Denizaltı Komutanlar Konferansı’na Deniz Kuvvetleri Komutanlığımız tarafından iştirak edilmesi planlanmaktadır. Diğer yandan Azerbaycan Türkü kardeşlerimizin 20 Eylül Egemenlik Günü’nü şimdiden kutluyor, “İki devlet, tek millet” anlayışıyla bir ve beraber olmaya devam edeceğimizi bir kez daha vurguluyoruz. SAYIN BAKANIMIZ BUGÜN UMMAN BÜYÜKELÇİMİZİ KABUL EDECEK - 11 Eylül’de Kara Kuvvetleri Komutanlığımızda inceleme ve denetlemelerde bulunan Sayın Bakanımız, müteakiben Estonya ve Demokratik Kongo Büyükelçilerimizi, 14 Eylül’de ise Bahreyn Büyükelçimizi kabul etmiştir. - Sayın Bakanımız 15 Eylül’de İçişleri Bakanlığı tarafından düzenlenen 111’inci Dönem Kaymakamlık Kursu’nda kaymakam adaylarına hitap etmiş, aynı gün Kafkas İslam Ordusu ve Bakü’nün kurtuluşunun 108’inci yıl dönümü dolayısıyla Ankara’da düzenlenen anma programına katılmıştır. - 16 Eylül’de, 17’nci Hava ve Füze Savunma Üs Komutanlığında inceleme ve denetlemelerde bulunmak üzere Afyonkarahisar’a giden ve çeşitli temas ve ziyaretler gerçekleştiren Sayın Bakanımız, bugün ise (17 Eylül) Umman Büyükelçimizi kabul edecektir. - Sayın Genelkurmay Başkanımız, 15 Eylül’de NATO Askerî Komite Başkanı (CMC) ile bölgesel savunma ve güvenlik konularının değerlendirildiği video konferans görüşmesi; Suudi Arabistan Genelkurmay Başkanı ile ikili ilişkiler ve bölgesel konuların ele alındığı telefon görüşmesi gerçekleştirmiştir. - 13-14 Eylül’de Katar Kara Kuvvetleri Komutanının resmî davetlisi olarak Katar’ı ziyaret eden Sayın Kara Kuvvetleri Komutanımız; Katar Türk Birleşik Müşterek Kuvvet Komutanı ve Katar Genelkurmay Başkanı ile görüşmüş, Büyükelçiliğimiz ile Askerî Ataşeliğimizi ziyaret etmiştir. - 16-20 Eylül tarihleri arasında çeşitli temaslarda bulunmak ve Güney Afrika’da düzenlenen “2026 Afrika Havacılık ve Savunma Fuarı”na katılmak üzere Güney Afrika’yı ziyaret eden Bakan Yardımcımız Sayın Salih Ayhan, fuar kapsamında Türk savunma sanayi firmalarını ziyaret etmekte ve savunma sanayi alanındaki iş birliği imkânlarına yönelik görüşmeler gerçekleştirmektedir. 12 ÜLKENİN İSRAİL’E KARŞI ATTIĞI ADIMLARI MEMNUNİYETLE KARŞILIYORUZ Orta Doğu’daki gelişmeler kapsamında; Geçtiğimiz hafta sonu Suudi Arabistan’ı hedef alan İHA saldırısı ile Husiler tarafından gerçekleştirilen eylemleri kınıyor, bölgesel istikrarı tehdit eden bu tür girişimlerin bir an önce sona erdirilmesi gerektiğini ifade ediyoruz. Kızıldeniz ve Babülmendep’te devam eden Husi tehdidi ise yalnızca bölge güvenliğini değil, uluslararası deniz ticaretini ve küresel istikrarı da olumsuz etkilemektedir. Öte yandan İsrail, uluslararası toplumun gözü önünde Lübnan, Suriye ve Filistin’e yönelik eş zamanlı saldırılarını sürdürerek bölgedeki istikrarsızlığı daha da derinleştirmektedir. Birleşik Krallık, Fransa ve Kanada’nın öncülüğünde 12 ülke tarafından Batı Şeria’daki yasa dışı yerleşimlerle ticaret ve iş ilişkilerini yasaklamaya yönelik atılan adımları memnuniyetle karşılıyoruz. Bununla birlikte, İsrail’in uluslararası hukuku hiçe sayarak Gazze’de yerinden edilmiş Filistinlilerin yaşadığı kamplar ile Lübnan’ın güneyindeki yerleşim yerlerini hedef alması karşısında uluslararası toplumu söylemin ötesine geçerek somut ve caydırıcı tedbirler almaya davet ediyoruz. Bölgede barış ve huzurun sağlanması için İsrail’in uluslararası hukuku ihlal eden eylemlerine derhâl son vermesi gerektiğini bir kez daha vurguluyoruz. TSK EĞİTİM-TATBİKAT VE ULUSLARARASI GÖREVLERE DEVAM EDİYOR Türk Silahlı Kuvvetlerimiz; - Muharebe etkinliğini geliştirmek, - Etkinlik ve caydırıcılığını daha da artırmak, - Personelinin niteliklerini çağın şartlarına ve harbin değişen doğasına en uygun şekilde geliştirmek için tatbikat ve eğitim faaliyetlerine aralıksız devam etmektedir. Bu kapsamda; - 7 Eylül’de Tunus’ta başlayan ‘‘Phoenix Express Deniz Güvenliği’’ ile 8 Eylül’de Bulgaristan’da başlayan ‘‘Triton Mayın Harekâtı’’ 18 Eylül’de, - 31 Ağustos’ta Portekiz’de başlayan ‘‘Repmus İnsansız Deniz Sistemlerinin Denenmesi’’ ve 14 Eylül’de Özbekistan’da başlayan ‘‘Sonsuz Kardeşlik-V Özel Kuvvet’’ ile 11 Eylül’de Romanya’da başlayan ‘‘Burebista Fiilî Hava Tatbikatları’’ 25 Eylül’de, - 16 Eylül’de Romanya’da başlayan ‘‘Eastern Shield Hava/Dron Savunma Tatbikatı’’ ise 2 Ekim’de sona erecektir. Diğer yandan; - 21-25 Eylül tarihleri arasında İtalya’da gerçekleştirilecek ‘‘NATO Dynamic Guard-II’’, - 21 Eylül-1 Ekim tarihleri arasında Azerbaycan’da düzenlenecek ‘‘Birliğin Gücü’’ ile, - 24-25 Eylül’de yerinden katılımla icra edilecek ‘‘NATO Kısa Süreli İkaz (SNEX)’’ tatbikatlarına iştirak edilmesi planlanmaktadır. Ayrıca; - 20-24 Eylül tarihleri arasında, çok tehditli ortamda karar verme yeteneklerinin geliştirilmesi ve müşterek çalışabilirlik usullerinin denenmesi amacıyla Karadeniz, Marmara, Ege Denizi ve Doğu Akdeniz’de “Denizkurdu-I Su Üstü Harekâtı Tatbikatı” gerçekleştirilecek, - Tatbikatın Seçkin Gözlemci Günü faaliyeti 24 Eylül’de Doğu Akdeniz’de TCG Anadolu’da icra edilecektir. Millî Savunma Üniversitesi Deniz Harp Okulu öğrencilerimizin İleri Deniz Eğitimleri kapsamında TCG Osmangazi tarafından 16-18 Eylül tarihleri arasında Aksaz/Marmaris’e liman ziyareti yapılmaktadır. Ebedî Başkomutanımız Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün manevi mirası Savarona tarafından; - 19-20 Eylül’de Heybeliada’ya, - 26-27 Eylül’de Moda/Fenerbahçe’ye, - “Erdek’in Kurtuluşu’nun Yıl Dönümü” faaliyetleri kapsamında, 18 Eylül’de TCG Edincik mayın avlama gemisi tarafından Erdek/Balıkesir’e, - “Bozcaada’nın Kurtuluşu’nun Yıl Dönümü” faaliyetleri çerçevesinde 20 Eylül’de TCG Rüzgâr hücumbotu tarafından Bozcaada/Çanakkale’ye, - Somali Deniz Görev Grubu faaliyetlerine destek ve Somali’ye lojistik nakliyat maksadıyla bölgede bulunan TCG Kemalreis tarafından dönüş intikali kapsamında 20-24 Eylül tarih aralığında Cidde/Suudi Arabistan’a liman ziyaretleri gerçekleştirilecektir. TCG Burgazada korvetimiz ise 18 Eylül-4 Kasım tarihleri arasında NATO Daimî Deniz Görev Grubu-2 (SNMG-2)’ye katılım sağlayacaktır. 19-20 Eylül tarihlerinde; - “Sivrihisar Hava Gösterileri” çerçevesinde Türk Yıldızları tarafından Sivrihisar’da, - “26’ncı Ostrava NATO ve 17’nci Çekya Hava Kuvvetleri Günleri” kapsamında SOLOTÜRK tarafından Çekya’da gösteri uçuşları icra edilecektir. GAZİLER GÜNÜ’NDE KONSERLER DÜZENLENECEK Mustafa Kemal Atatürk’e Gazi Ünvanı Verilişinin Yıl Dönümü ve 19 Eylül Gaziler Günü dolayısıyla yarın (18 Eylül) Kara Harp Okulu Komutanlığımızda, ülkemizin farklı şehirleri ile dost ve kardeş Azerbaycan’dan gazilerimizin katılımıyla anma töreni icra edilecek; tören kapsamında Mehteran Birlik ve Armoni Mızıkası Komutanlıklarımız tarafından konserler verilecektir. Ayrıca, 20-27 Eylül tarihleri arasında Ankara’da düzenlenecek Kültür Yolu Festivali kapsamında; - 20 Eylül’de Mehteran Birlik Komutanlığımız, - 21 Eylül’de Armoni Mızıkası Komutanlığımız, - 23 Eylül’de Türk Armoni Yıldızları (TÜRKAY) Orkestramız, - 25 Eylül’de Hava Kuvvetleri Cazın Kartalları Orkestramız, - 26 Eylül’de Kara Kuvvetleri Bando Komutanlığımız, - 27 Eylül’de Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Bandomuz verecekleri konserlerle halkımızla buluşacaktır. MKE, MISIR’DA YENİ ŞİRKET KURDU Kıymetli Basın Mensupları, Ulusal güvenliğimizin ayrılmaz parçası olan yerli ve millî savunma sanayimizin ürettiği harp araç gereç ve mühimmatıyla Türk Silahlı Kuvvetlerimizin güç ve etkinliğini daha da artırma çalışmalarımız devam etmektedir. ROKETSAN tarafından, 8-10 Eylül tarihleri arasında Antalya’da, Lazer Güdümlü Uzun Menzilli Tanksavar Genişletilmiş Menzil Projesi kapsamında, Genişletilmiş Uzun Menzilli Tanksavar Füze Sistemi (L-UMTAS GM) ve IIR TEMREN mühimmatıyla hava-yer ve hava-hava atışları başarıyla gerçekleştirilmiştir. MİLGEM 6-12’nci Gemiler Tedariki Projesi çerçevesinde, Sedef Tersanesi’nde inşa ve donatım faaliyetleri devam eden 3’üncü İstif Sınıfı Fırkateyn İzmit’in Deniz Kabul Testleri 15 Eylül’de başlamıştır. MKE tarafından; - Savunma sanayi paydaşlarımıza 107 mm roket tapası ve Fırtına obüs ekipmanları teslim edilmiş, - Mısır’daki iş birliklerini geliştirmek ve bölgedeki faaliyetlerini daha etkin şekilde yürütmek amacıyla “Zafer” adlı şirket kurularak faaliyete geçirilmiştir. Yine MKE tarafından 16-20 Eylül tarihleri arasında Güney Afrika’da düzenlenen “2026 Afrika Havacılık ve Savunma Fuarı”na katılım sağlanmaktadır. Diğer yandan Bakan Yardımcımız Sayın Musa Heybet, 7-11 Eylül tarihleri arasında Polonya’da düzenlenen “MSPO 2026 Uluslararası Savunma Sanayi Fuarı”na katılmış; fuar kapsamında Polonyalı mevkidaşı ve Devlet Varlıkları Bakanlığı Müsteşarı ile ikili görüşmeler gerçekleştirmiştir. Ayrıca MKE ile PGZ arasında imzalanan Mutabakat Muhtırası’nın imza törenine katılan Sayın Bakan Yardımcımız, fuarda yer alan Türk savunma sanayi firmaları da ziyaret etmiştir. ÖĞRENCİ VE PERSONEL TEMİNİ FAALİYETLERİ SÜRÜYOR Personel ve askerî öğrenci alım/temin işlemleri kapsamında; “Türk Silahlı Kuvvetleri 2026 Yılı Hukuk Sınıfı Muvazzaf Subay Adayı Temini” için 7 Eylül’de başlayan başvuru süreci 7 Ekim’de sona erecektir. 19 EYLÜL GAZİLER GÜNÜ VE ATATÜRK’E GAZİ ÜNVANI VERİLİŞİNİN 105’İNCİ YILI KUTLU OLSUN 19 Eylül; kutsal vatan topraklarımızı korumak, milletimizin huzur ve güvenliğini sağlamak için üstün bir cesaret ve fedakârlıkla mücadele ederken gazi olan kahramanlarımızın gurur günüdür. Bu vesileyle, 19 Eylül Gaziler Günü ile Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’e “Gazi” ünvanı ve “Mareşal” rütbesi verilişinin 105’inci yıl dönümünü şimdiden kutluyor; başta Ebedî Başkomutanımız Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere millî mücadele kahramanlarımızı, aziz şehitlerimizi ve ebediyete irtihal eden kahraman gazilerimizi şimdiden rahmet, minnet ve saygıyla anıyor, hayatta olan gazilerimize ve fedakâr ailelerine sağlık ve esenlikler diliyoruz. Sonuç olarak barışın teminatı, istikrar ve güvenin adı olan Türk Silahlı Kuvvetlerimiz; - Modern, güçlü savunma ve güvenlik kapasitesi ile tüm tehdit ve tehlikeleri bertaraf etmeye, - Ülkemizin caydırıcı gücü olarak kendisine tevdi edilen tüm görevleri başarıyla yerine getirmeye kararlılıkla devam edecektir. BASIN MENSUPLARININ GÜNDEME DAİR SORULARI CEVAPLANDIRILDI Basın Bilgilendirme Toplantısı’nın ardından basın mensuplarının gündeme dair soruları cevaplandırıldı. Sorulara verilen cevaplar şu şekilde: YUNAN BAŞBAKANI’NIN MEİS ADASI ZİYARETİ Yunanistan Başbakanı’nın beraberindeki heyetle Meis Adası’na gerçekleştirdiği ziyaret ve burada konuşlu askerî unsurlarla yaptığı temaslar tarafımızca yakından takip edilmiştir. 1947 Paris Barış Antlaşması uyarınca gayriaskerî statüde olmak kaydıyla Yunanistan’a devredilen Meis Adası’nda askerî unsur ve savaş gemisi bulundurulması ve bu unsurların üst düzey ziyaretler kapsamında kamuoyuna açık şekilde sergilenmesi, Ada’nın statüsüyle bağdaşmadığı gibi barış ve istikrara da katkı sağlamamaktadır. Türkiye kıyılarına son derece yakın konumda bulunan Meis’in gayriaskerî statüsüne aykırı fiilî durum oluşturulmasına yönelik girişimlerin uluslararası yükümlülüklerle bağdaşmadığını ve ülkemiz tarafından kabul edilmeyeceğini bir kez daha vurguluyoruz. Ülkemiz, Ege Denizi ve Doğu Akdeniz’in barış ve istikrar alanı olmasını, Türkiye ile Yunanistan arasındaki ilişkilerin iyi komşuluk ve diyalog temelinde geliştirilmesini savunmakla birlikte, bu yaklaşım uluslararası antlaşmalardan kaynaklanan hak ve yükümlülüklerin göz ardı edilmesine veya sahada fiilî durum oluşturulmasına müsamaha gösterileceği anlamına gelmemektedir. Yunanistan’ı uluslararası antlaşmalardan kaynaklanan yükümlülüklerine riayet etmeye ve gayriaskerî statüdeki adalarda bu statüyle bağdaşmayan faaliyetlerden kaçınmaya davet ediyoruz. Ülkemiz, Ege Denizi ve Doğu Akdeniz’de iyi komşuluk ve diyalogdan yana yapıcı yaklaşımını sürdürürken, uluslararası hukuktan kaynaklanan hak ve menfaatlerini korumaya kararlılıkla devam edecektir. 51’İNCİ KOMANDO TUGAY KOMUTANLIĞIMIZIN SÖKE’YE KONUŞLANMASI Birliklerimizin teşkilat yapısı ve konuş durumlarına ilişkin gerekli düzenlemeler, Türk Silahlı Kuvvetlerimizin görev ve harekât ihtiyaçları doğrultusunda yapılmaktadır. 51’inci Komando Tugay Komutanlığımızın konuş yeri değişikliği bu kapsamda yapılan değerlendirmeler sonucu Haziran ayında onaylanmıştır. ABD’NİN GKRY’YE YÖNELİK SİLAH AMBARGOSU ABD’nin GKRY’ye yönelik silah ambargosunu kaldırma kararının 30 Eylül 2027 tarihine kadar bir yıl süreyle yeniden uzatılması, Kıbrıs Adası’ndaki hassas dengeleri ve güven ortamını olumsuz etkileyebilecek bir adımdır. Üçüncü taraflardan beklentimiz; Ada’da hassas dengelere zarar verecek faaliyetlerden kaçınılması, Kıbrıs Türk halkını yok sayan uygulamalardan vazgeçilmesi, barış ve istikrara adil ve tarafsız yaklaşım ile katkı sağlanmasıdır. Türkiye, garantör ülke olarak, geçmişte olduğu gibi bugün ve yarın da Kıbrıs Türklerinin güvenliği, huzuru ve refahı için gerekli tedbirleri almaya KKTC makamlarıyla iş birliği içerisinde devam edecektir. MEKKE SAVUNMA İTTİFAKI Mekke Savunma İttifakı; Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasındaki köklü ilişkiler ve savunma iş birliği temelinde şekillenen, savunma ve kolektif caydırıcılık esasına dayalı bir anlaşmadır. Anlaşma, herhangi bir ülkeye karşı olmadığı gibi taraf ülkelerin üçüncü ülkelerle mevcut ilişkilerine de alternatif teşkil etmemektedir. Bu çerçevede, askerî iş birliğinin geliştirilmesi, birlikte çalışabilirliğin artırılması ve savunma kapasitesinin güçlendirilmesine yönelik faaliyetler üç ülke arasında koordinasyon içerisinde yürütülmekte; İttifak’ın kurumsallaşmasına yönelik çalışmalar devam etmektedir. #MillîSavunmaBakanlığı

T.C. Millî Savunma Bakanlığı

60,666 views • 21 days ago

Millî Savunma Bakanlığı Haftalık Basın Bilgilendirme Toplantısı, Denizkurdu-II Tatbikatı’nın Seçkin Gözlemci Günü dolayısıyla Akdeniz açıklarındaki TCG Anadolu’da gerçekleştirildi. Millî Savunma Bakanlığı Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri ve Bakanlık Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk tarafından gerçekleştirilen toplantıda şu bilgiler paylaşıldı: DENİZKURDU-II TATBİKATI’NDA 125 GEMİ VE 60 HAVA UNSURU GÖREV YAPIYOR "Denizkurdu-II Tatbikatı’nın Seçkin Gözlemci Günü" münasebetiyle Antalya Körfezi’nde bulunan TCG Anadolu’da icra ettiğimiz Millî Savunma Bakanlığı Haftalık Basın Bilgilendirme Toplantısı’na hoş geldiniz. Denizkurdu-II Tatbikatı; ▪️ Deniz Kuvvetlerimizin harekâtı sevk ve idare etkinliğinin değerlendirilmesi, ▪️ Tatbikata katılan unsurların çok tehditli ortamda muhakeme, öngörü ve karar verme yeteneklerinin geliştirilmesi, ▪️ Diğer Kuvvet Komutanlıkları ile müşterek çalışabilirlik usullerinin denenmesi amacıyla 4-14 Haziran tarihleri arasında Karadeniz, Marmara, Ege Denizi ve Doğu Akdeniz’de gerçekleştirilmektedir. Deniz Kuvvetlerimizin en büyük tatbikatı olan Denizkurdu-II kapsamında; ▪️ Harekâta Hazırlık Eğitimleri, ▪️ Fiilî Silah Atışları, ▪️ Lojistik Bütünleme Faaliyetleri, ▪️ Çok Tehditli Ortamda Harekât Eğitimleri icra edilmektedir. Deniz Kuvvetlerimizin yanı sıra Kara ve Hava Kuvvetlerimiz, Özel Kuvvetler Komutanlığımız ve Jandarma Genel Komutanlığı ile Sahil Güvenlik Komutanlığından müteşekkil 125 gemi, 60 hava unsuru, insansız deniz araçları ve 18 bin personelin görev aldığı Denizkurdu-II Tatbikatı’nın Seçkin Gözlemci Günü faaliyetleri kapsamında; millî üretim “AKYA Ağır Sınıf Harp Torpidosu” ile millî gemisavar “Atmaca Güdümlü Mermisi” atışları icra edilecektir. Tatbikat çerçevesinde ayrıca; 12-14 Haziran tarihleri arasında 32 gemi ile Karadeniz, Ege Denizi, Doğu Akdeniz ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde 19 liman ziyareti yapılacaktır. Deniz Kuvvetlerimiz; sahip olduğu modern su üstü, denizaltı ve deniz hava unsurları, nitelikli personeli ve gelişen millî savunma sanayimizin sağladığı üstün kabiliyetlerle ülkemizin hak ve menfaatlerini korumaya devam edecektir. Eğitim ve tatbikat faaliyetleriyle harekâta hazırlık seviyesini sürekli yüksek tutan Deniz Kuvvetlerimiz, denizlerdeki etkinliğini ve caydırıcılığını her geçen gün daha da artırarak Türkiye Cumhuriyeti’nin güvenliği ve bölgesel istikrarın korunması için görevlerini azim, kararlılık ve başarıyla yerine getirmeyi sürdürecektir. MISIR’DA "TÜRKİYE-MISIR İKİLİ HAVA TATBİKATI" İCRA EDİLECEK Diğer yandan Haziran ayında, ▪️ Bulgaristan’da Strike Back, ▪️ Letonya ve Polonya’da Baltops, ▪️ Japonya’da Live Minex, ▪️ Norveç, İsveç ve Finlandiya’da Ramstein Flag, ▪️ Romanya’da Sea Breeze-I, ▪️ Polonya’da düzenlenen NATO Koalisyon Kuvvetleri Birlikte Çalışabilirlik (CWIX) tatbikatlarına katılım sağlanmakta, ▪️ 4-17 Haziran tarih aralığında Mısır’da "Türkiye-Mısır İkili Hava Tatbikatı" icra edilmektedir. ▪️ Ankara’daki İnsani Yardım 2026, ▪️ Türkiye ve KKTC’de icra edilen Hava Savunma Komuta Kontrol tatbikatları bugün (11 Haziran) sona erecektir. ▪️ 15-25 Haziran tarihleri arasında Gürcistan’da "Türkiye-Azerbaycan-Gürcistan Kafkas Kartalı Özel Kuvvet Tatbikatı"nın icra edilmesi, 15-19 Haziran tarihleri arasında Romanya ev sahipliğinde "Eurasian Partnership Mayın Karşı Tedbirleri Davet Tatbikatı"na katılım sağlanması planlanmaktadır. Ülkemizin öncülüğünde, Karadeniz’deki mayın tehlikesine karşı oluşturulan Mayın Karşı Tedbirleri Karadeniz (MCM Black Sea) Görev Grubunun 10’uncu aktivasyon faaliyeti Batı Karadeniz’de 13-23 Haziran tarihleri arasında icra edilecektir. Aktivasyon faaliyeti kapsamında; TCG Ütğm.Arif Ekmekçi ve TCG Ayvalık tarafından 13-14 ve 20 Haziran’da Köstence/Romanya’ya; Bulgaristan Deniz Kuvvetleri unsuru Priboy tarafından 12-25 Haziran tarihleri arasında İstanbul’a liman ziyaretleri yapılacaktır. NATO Daimî Deniz Görev Grubu-1'de (SNMG-1) görevli TCG Oruçreis gemimiz, 14-21 Haziran tarihleri arasında Norfolk/ABD’ye liman ziyareti gerçekleştirecek; müteakiben 2-7 Temmuz tarihleri arasında “ABD Deniz Kuvvetlerinin 250’nci Kuruluş Yıl Dönümü” etkinliklerine iştirak edecektir. “Belçika Deniz Kuvvetleri Günü”ne katılacak TCG Burgazada tarafından 17-19 Haziran tarihleri arasında Katanya/İtalya’ya liman ziyareti icra edilecektir. 12-16 Haziran tarihleri arasında; ▪️ İtalya Deniz Kuvvetleri unsuru Marceglia tarafından Aksaz’a, ▪️ Bangladeş Deniz Kuvvetlerine ait Sangram tarafından Birleşmiş Milletler Lübnan Geçici Görev Gücü (UNIFIL) görevi kapsamında Mersin’e liman ziyaretleri yapılacaktır. “Türklerin Anadolu'dan Rumeli’ye Geçişi ve Gelibolu’nun Fethinin 672’nci Yıl Dönümü” kapsamında yarın (12 Haziran) Çanakkale’de düzenlenecek törene TCG Nusret ve TCG Karabiga gemilerimiz iştirak edecek, ayrıca muharip uçak geçişi yapılacaktır. “Karadeniz Ereğli’nin Kurtuluşu” etkinlikleri kapsamında, 18 Haziran’da TCG Alemdar tarafından Ereğli’ye liman ziyareti gerçekleştirilecektir. 17 Haziran'da Riga/Letonya’da düzenlenecek “Baltık Operasyonları Komutanlar Konferansı 2026”ya, Donanma Komutan Yardımcımız ve beraberindeki heyet tarafından katılım sağlanacaktır. ▪️ “Amasya Genelgesi'nin İlanının 107’nci Yılı Etkinlikleri” kapsamında yarın (12 Haziran) Amasya’da muharip uçak geçişi, ▪️ 12-13 Haziran’da “Liepāja Airshow 2026” çerçevesinde SOLOTÜRK tarafından Letonya’da, ▪️ “Atatürk ve İstiklal Yolu Yürüyüşü Etkinlikleri” kapsamında 13 Haziran’da Türk Yıldızları tarafından Kastamonu’da gösteri uçuşları yapılacaktır. Devlet Opera ve Balesi tarafından “Tarihin İzinde” müze konseri, Beşiktaş Deniz Müzesi Komutanlığımızda 13 Haziran’da icra edilecektir. 31 Mayıs-5 Haziran tarihleri arasında Çekya’da düzenlenen Uluslararası Askerî Sporlar Konseyi (CISM) Avrupa Bölgesel Askerî Pentatlon Şampiyonası’nda genel takım tasnifinde ikincilik elde eden TSK Spor Gücü Askerî Pentatlon Takımımızı tebrik ediyoruz. 4 PKK’LI TERÖRİST DAHA TESLİM OLDU Türk Silahlı Kuvvetlerimizin ülkemizin huzur, güvenlik ve istikrarı için gerçekleştirdiği görev ve faaliyetler kapsamında geride bıraktığımız hafta içerisinde; ▪️ 4 PKK’lı terörist daha teslim olmuş, ▪️ Harekât bölgelerinde mayın ve el yapımı patlayıcı ile mağara, sığınak ve barınak tespit ve imha çalışmalarına devam edilmiştir. HUDUTLARDA 298 ŞAHIS YAKALANDI Güvenliğin 7 gün 24 saat esasıyla en üst seviyede tesis edildiği hudutlarımızda son bir haftada; ▪️ 1’i terör örgütü mensubu olmak üzere yasa dışı yollarla geçmeye çalışan 298 şahıs yakalanmış, 1 Ocak’tan bugüne kadar hudutlarımızdan yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısı 4 bin 158 olmuş, Engellenen 1.804 şahıs ile birlikte bu yıl içerisinde sınırlarımızda engellenen kişi sayısı da 36 bin 193’e ulaşmıştır. TSK, BÖLGESEL VE KÜRESEL BARIŞ VE İSTİKRARA KATKILARA DEVAM EDİYOR Türk Silahlı Kuvvetlerimiz; uluslararası görevler ve ikili ilişkiler kapsamında, geniş bir coğrafyada barışın tesisi ve istikrarın sürdürülmesine katkı sunmaya devam etmektedir. Deniz Güvenliği Mükemmeliyet Merkezi Komutanlığımız (Maritime Security Centre of Excellence-MARSEC COE) tarafından "6’ncı Deniz Güvenliği Konferansı" 9-10 Haziran’da İstanbul’da gerçekleştirilmiştir. Türkiye-Yunanistan Güven Artırıcı Önlemler Uygulama Planı kapsamında 1’inci Ordu Komutanımız, 17-18 Haziran’da Yunanistan Kara Kuvvetleri Genel Müfettişi’ni ziyaret edecektir. ÇATIŞMALARIN YENİDEN BAŞLAMASINDAN ENDİŞE DUYUYORUZ Orta Doğu’daki gelişmeler kapsamında; İran ile ABD arasında çatışmaların tekrar başlamasından endişe duyuyoruz. Mevcut hassas süreçte tüm tarafların itidalli davranması, bölgemizde kalıcı barış ve istikrarın tesisi için diplomatik çözüm yollarına öncelik vermesi büyük önem taşımaktadır. Gazze’de aylardır devam eden katliamlar, Lübnan’a yönelik saldırılar ve bölgesel gerilimi tırmandıran eylemleriyle bölgedeki en büyük istikrarsızlık kaynağı hâline gelen İsrail, uzlaşma çabalarının önündeki en büyük engeldir. Uluslararası hukuku ve insani değerleri hiçe sayan bu yaklaşım, yalnızca bölgesel güvenliği değil, küresel barış ve istikrarı da tehdit etmektedir. Diplomatik girişimlerin başarıya ulaşabilmesi için uluslararası toplumun İsrail’in saldırgan ve hukuk tanımaz politikalarına karşı daha kararlı bir tutum sergilemesi ve somut adımlar atması gerekmektedir. SAYIN BAKANIMIZ, 2’NCİ ZIRHLI TUGAY KOMUTANLIĞIMIZDA İNCELEME VE DENETLEMELERDE BULUNDU Sayın Bakanımız, 6 Haziran’da, Sayın Emine Erdoğan’ın himayelerinde Sıfır Atık Vakfı tarafından İstanbul’da düzenlenen Sıfır Atık Forumu’na katılmış, 8 Haziran’da Sayın İçişleri Bakanımız, 9 Haziran’da Suriye Savunma Bakanı ile Bakanlığımızda bir araya gelmiş; ardından Sayın Cumhurbaşkanımızın riyasetinde gerçekleştirilen “Millî Güvenlik Konferansları Açılış Töreni”ne iştirak etmiştir. 10 Haziran’da Kahramanmaraş’a giden Sayın Bakanımız, 2’nci Zırhlı Tugay Komutanlığımızda inceleme ve denetlemelerde bulunmuş, çeşitli temas ve ziyaretler gerçekleştirmiştir. Sayın Genelkurmay Başkanımız ikili ilişkiler ve bölgesel konular kapsamında; ▪️ 5 Haziran’da Pakistan Savunma Kuvvetleri ve Kara Kuvvetleri Komutanı ile telefonla, ▪️ 8 Haziran’da ise ABD Afrika Komutanlığı (USAFRICOM) Komutanı ile video konferans yöntemiyle görüşmüştür. Bakan Yardımcımız Sayın Musa Heybet, 6 Haziran’da İstanbul Tersanesi Komutanlığımızda Malezya Savunma Bakan Yardımcısı ve beraberindeki heyet ile bir araya gelmiştir. YENİ SİLAH SİSTEMLERİ ENVANTERE GİRDİ Yerli ve millî savunma sanayi ürünlerimizle Türk Silahlı Kuvvetlerimizin imkân ve kabiliyetlerinin artırılması çalışmaları da devam etmektedir. Bu kapsamda hafta içerisinde Kara Kuvvetleri Komutanlığımızca, muhtelif miktarda Panter obüsü muayene ve kabul faaliyeti tamamlanarak envantere alınmıştır. Makine ve Kimya Endüstrisi (MKE) Anonim Şirketimiz; kara, hava ve deniz platformlarına yönelik geliştirdiği yerli ve millî savunma sistemlerini uluslararası katılımcılarla buluşturmak amacıyla 15-19 Haziran tarihleri arasında Fransa’da düzenlenecek Avrupa’nın en büyük savunma sanayi fuarlarından Eurosatory 2026’ya iştirak edecektir. Ayrıca ASELSAN tarafından muhtelif miktarda; ▪️ SERDAR 100 Sahil Gözetleme Radarı Deniz Kuvvetleri Komutanlığımıza, ▪️ IDENTA D5000 Birleşik Sorgulayıcı Cevaplayıcı Tanıma Tanıtma Sistemi Hava Kuvvetleri Komutanlığımıza teslim edilmiştir. BEDELLİ ASKERLİK TUTARI GÜNCELLENECEK Bedelli askerlik hizmeti kapsamında geçerli olan bedel ve ek bedel tutarı Askeralma Kanunu gereğince 1 Temmuz 2026 tarihi itibarıyla memur aylık katsayısına göre güncellenecektir. Mevcut bedel tutarı üzerinden bedelli askerlik hizmetine müracaat etmek isteyen yükümlülerin 30 Haziran 2026 tarihine kadar müracaat ve ödeme işlemlerini tamamlamaları gerekmektedir. ▪️ Ülkemizin yardım elini ihtiyaç sahiplerine ulaştıran Türk Kızılayın 158’inci (11 Haziran), ▪️ Milletimizin huzur ve güvenliği için fedakârca görev yapan Jandarma Genel Komutanlığının 187’nci (14 Haziran), ▪️ Gerçekleştirdiği projelerle Türk Silahlı Kuvvetlerimize güç katan ve ülkemizin savunma ve güvenliğine katkı sağlayan ROKETSAN'ın 38’inci (14 Haziran 1988) kuruluş yıl dönümleri ile ▪️ “İki devlet, tek millet” anlayışıyla bir ve beraber olduğumuz Azerbaycan’ın Millî Kurtuluş Günü’nü (15 Haziran) kutluyor, ▪️ Ayrıca 2026 FIFA Dünya Kupası’nda mücadele edecek A Millî Futbol Takımımıza başarılar diliyoruz. Sonuç olarak yüksek donanımı, tecrübeli personeli ve üstün harekât kabiliyetiyle Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, milletimizin güveninden aldığı güçle; ▪️ Hudutlarımızın güvenliğinin sağlanmasından terörle mücadeleye, ▪️ Denizlerimizde ve semalarımızda hak ve menfaatlerimizin korunmasından uluslararası barış ve istikrara katkı sunmaya kadar üstlendiği tüm görevleri azim, kararlılık ve yüksek bir sorumluluk bilinciyle yerine getirmeye devam edecektir. BASIN MENSUPLARININ GÜNDEME DAİR SORULARI CEVAPLANDIRILDI Basın Bilgilendirme Toplantısı’nın ardından basın mensuplarının gündeme dair soruları cevaplandırıldı. Sorulara verilen cevaplar şu şekilde: KIBRIS’TA GARANTÖRLÜK SIFATI OLMAYAN FRANSA İLE GKRY ARASINDA İMZALANAN KUVVETLERİN STATÜSÜ ANLAŞMASI HAKKINDA Doğu Akdeniz’de istikrarı bozmaya ve gerginliği artırmaya yönelik provokasyonu yakından takip ediyoruz. Kıbrıs’ta garantörlük sıfatı olmayan Fransa ile GKRY arasında imzalanan ve Ada’daki hassas dengeleri tek taraflı olarak değiştirmeyi amaçlayan, Kıbrıs Türklerinin iradesini ve egemen eşit haklarını yok sayan söz konusu anlaşma, 1960 Kıbrıs Antlaşmalarına ve uluslararası hukuka aykırıdır. Hiçbir meşruiyete sahip olmayan ve sonuçları üzerine dikkatle düşünülmeyen bu ve benzer adımlar, Ada’nın güneyi için tehlikeli sonuçlar doğurabilecek niteliktedir. Bölgedeki hassas dengeleri göz ardı eden ve Türkiye ile KKTC’nin hak ve menfaatlerini hedef alan herhangi bir askerî ittifakın, Türkiye’ye karşı başarı şansı bulunmadığı gerçeğini bir kez daha hatırlatıyoruz. Garantör ülke olarak, dün olduğu gibi bugün de Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin hak ve menfaatlerini korumaya ve güvenliğini sağlamaya devam edeceğiz. Türk Silahlı Kuvvetleri Kıbrıs Türklerinin güvenliğini tehdit eden hasmane tutumlara karşı en sert cevabı verme güç ve kararlığındadır. YUNAN BASININDA YER ALAN TÜRK UÇAKLARININ YUNAN UÇAĞINI TACİZ ETTİĞİ İDDİASI Bazı basın yayın organlarında yer alan ve sosyal medya hesaplarında paylaşılan “Türk uçaklarının Yunanistan Savunma Bakanı ve Avrupalı bakanları taşıyan uçakları taciz ettiği” yönündeki organize ve bilinçli provokatif iddialar gerçeği yansıtmamaktadır. Yunanistan ve GKRY’nin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin hak ve menfaatlerini göz ardı eden, bölgedeki hassas dengeleri dikkate almayan ve zaman zaman KKTC hava sahasına yönelik ihlal niteliği taşıyan faaliyetlerde bulunduğu görülmektedir. 7 Haziran 2026 tarihinde Yunanistan-Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) rotasında uçuş icra eden 6 hava trafiğinden 4’ü Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) hava sahasını ihlal etmiş, bu nedenle KKTC’de konuşlu Alarm Reaksiyon nöbeti tutan iki adet F-16 uçağımız derhâl tedbir amaçlı kaldırılmıştır. Uçaklarımız, KKTC hava sahası üzerinde görev yapmış olup GKRY hava sahasını ihlal etmemiş, bahsi geçen trafiklere taciz yapılmamıştır. Bölgede gerginliği artıran ve provokatif nitelik taşıyan mağduriyet algısı oluşturmaya yönelik girişimler ve açıklamaların kabul edilmesi mümkün değildir. İRAN-ABD / İSRAİL SAVAŞI SON DURUM HAKKINDA İsrail ve ABD tarafından İran’a yapılan saldırılarla başlayan ve İran’ın üçüncü ülkeleri hedef almasından sonra şiddetlenen çatışmalar küresel ve bölgesel istikrara zarar vermiştir. Diğer taraftan çatışmaların tekrar başlaması neticesinde yaşanan gelişmeleri yakından takip ediyoruz. Saldırılara bir an önce son verilmesi gerektiğini, çatışmaların hiçbir tarafa fayda sağlamayacağını, sorunun diplomasi yoluyla çözülmesinden yana olduğumuzu yineliyoruz. #MillîSavunmaBakanlığı

T.C. Millî Savunma Bakanlığı

22,690 views • 4 months ago

Millî Savunma Bakanlığının faaliyetleri başta olmak üzere gündemdeki konulara ilişkin olarak Haftalık Basın Bilgilendirme Toplantısı gerçekleştirildi. Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri ve Bakanlık Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk tarafından icra edilen toplantıda şu bilgiler paylaşıldı: 1 MAYIS EMEK VE DAYANIŞMA GÜNÜ KUTLU OLSUN Öncelikle, destansı bir mücadele olan “Kûtu’l-Amâre Zaferi”nin 110’uncu yıl dönümünde (29 Nisan 1916) aziz şehitlerimizi ve kahraman gazilerimizi rahmet ve minnetle anıyoruz. Ayrıca, gece gündüz demeden özveriyle çalışan personelimiz başta olmak üzere tüm işçi kardeşlerimizin “1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü”nü şimdiden kutluyoruz. TERÖRLE MÜCADELEMİZ SÜRÜYOR Ülkemizin savunma ve güvenliği için var gücüyle çalışan Türk Silahlı Kuvvetlerimizin, kalıcı güvenliği tesis etmek amacıyla gerçekleştirdiği görev ve faaliyetleri kapsamında hafta boyunca; ▪️ 6 PKK’lı terörist daha teslim olmuş, ▪️ Operasyon bölgelerinde mayın ve el yapımı patlayıcı ile mağara, sığınak ve barınak tespit ve imha çalışmalarına devam edilmiş, ▪️ Suriye Harekât Alanlarında imha edilen tünel uzunluğu, Menbic’de imha edilen 8 kilometre tünel ile birlikte, 785 kilometreye ulaşmıştır. HUDUTLARDA 198 ŞAHIS YAKALANDI 7 gün 24 saat esasıyla en üst seviyede güvenliğin tesis edildiği hudutlarımızda son bir haftada; ▪️ 198 şahıs yakalanmış, 1 Ocak’tan bugüne kadar hudutlarımızdan yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısı 2 bin 430 olmuş, ▪️ Engellenen 1.449 şahıs ile birlikte bu yıl içerisinde sınırlarımızda engellenen kişi sayısı da 25 bin 618’e ulaşmıştır. Ayrıca; keşif, gözetleme ve devriye faaliyetlerini aralıksız sürdüren hudut birliklerimiz tarafından Van ve Hatay hudut hatlarında gerçekleştirilen arama tarama faaliyetlerinde toplam 388 kilogram (388.046 gram) uyuşturucu madde ile 3 bin 485 adet uyuşturucu hap ele geçirilmiştir. SAYIN BAKANIMIZ, SAVUNMA SANAYİİ DEĞERLENDİRME TOPLANTISI’NA BAŞKANLIK ETTİ Türk Silahlı Kuvvetlerimiz; yüksek caydırıcılık kapasitesiyle millî güvenliğimizi teminat altına alırken, dost ve müttefik ülkelerle yürüttüğü iş birlikleri, eğitim-danışmanlık faaliyetleri ve çok uluslu görevlerdeki etkin rolüyle bölgesel ve küresel güvenlik, barış ve istikrara güçlü katkılar sunmayı sürdürmektedir. 23 Nisan’da, Ulus’taki Birinci Türkiye Büyük Millet Meclisinde düzenlenen törene ve Meclis’teki özel oturum ile resepsiyona katılan Sayın Bakanımız, 28 Nisan’da, Nijer Büyükelçimizi kabul etmiştir. Sayın Bakanımız, dün (29 Nisan); TSK Komuta Kademesi, Savunma Sanayii Başkanı ve savunma sanayi şirketlerimizin Genel Müdürlerinin katılımıyla Bakanlığımızda gerçekleştirilen “Savunma Sanayii Değerlendirme Toplantısı”na başkanlık etmiştir. Sayın Genelkurmay Başkanımız; 25-26 Nisan’da Katar’a resmî bir ziyaret gerçekleştirmiş, Katar-Türk Birleşik Müşterek Kuvvet Komutanlığında inceleme ve denetlemelerde bulunmuş, Katar Genelkurmay Başkanı ile ikili ve heyetler arası görüşmeler yapmış, Katar Savunma Bakanı tarafından kabul edilmiştir. Sayın Kara Kuvvetleri Komutanımız; 27-29 Nisan tarihleri arasında Azerbaycan’a resmî bir ziyaret gerçekleştirmiş, çeşitli temas ve görüşmelerde bulunmuştur. Sayın Donanma Komutanımız, 6-8 Mayıs tarihleri arasında Madrid/İspanya’da düzenlenecek Avrupa Deniz Kuvvetleri Komutanları (CHENS 2026) Toplantısı’na katılacaktır. EFES-2026 TATBİKATI 45 ÜLKEDEN KATILIMCI İLE DEVAM EDİYOR Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, yüksek hazırlık seviyesini muhafaza etmek amacıyla eğitim ve tatbikat faaliyetlerini de kesintisiz olarak sürdürmektedir. Ege Ordusu Komutanlığımızın sevk ve idaresinde, dost ve müttefik ülke unsurlarının katılımıyla 20 Nisan-21 Mayıs tarihleri arasında icra edilen EFES-2026 Tatbikatı; Batı Anadolu, Orta Ege, İzmir Körfezi ve Doğanbey Atış ve Tatbikat Bölgesi’nde başarıyla devam etmektedir. Türk Silahlı Kuvvetlerimizin en büyük birleşik ve müşterek tatbikatlarından olan EFES-2026’ya millî unsurlarımız ile birlikte 45 ülkeden gözlemci, birlik ve unsur katılmaktadır. Estonya’da bulunan NATO Siber Savunma Mükemmeliyet Merkezi koordinatörlüğünde, 20-24 Nisan tarihleri arasında, yerinden katılımla icra edilen NATO Kilitli Kalkan (Locked Shields) Tatbikatı başarıyla tamamlanmıştır. Tatbikatın Seçkin Gözlemci Günü’ne; Sayın Genelkurmay Başkanımız, Sayın Kara Kuvvetleri Komutanımız ile birlikte Ankara’da bulunan TSK Siber Savunma Komutanlığımızdan iştirak etmiştir. ▪️ 27 Nisan-2 Mayıs tarihleri arasında Azerbaycan’da TURAZ Kartalı Hava Savunma Tatbikatı icra edilmekte, ▪️ 13-30 Nisan tarih aralığında Libya ve Fildişi Sahili’nde düzenlenen Flintlock ile ▪️ 27 Nisan-8 Mayıs tarihleri arasında İspanya ev sahipliğinde Batı Akdeniz’de icra edilen Spanish Minex Mayın Harekâtı tatbikatlarına katılım sağlanmaktadır. Spanish Minex Tatbikatı’na iştirak eden NATO Daimî Mayın Karşı Tedbirleri Görev Grubu-2’de (SNMCMG-2) görevli TCG Amasra mayın avlama gemimiz, 1-3 Mayıs tarihleri arasında Alicante/İspanya’ya liman ziyareti yapacaktır. 5-13 Mayıs tarihleri arasında; ▪️ Norveç’te Steadfast Deterrence ile ▪️ Paris/Fransa’da gerçekleştirilecek Ukrayna Gönüllüler Koalisyonu Bilgisayarlı Destekli Komuta Yeri tatbikatlarına iştirak edilmesi planlanmaktadır. 27-30 Nisan tarihleri arasında Türkiye-Mısır Hava Kuvvetleri 3'üncü Karargâh Görüşmeleri için Türkiye’de bulunan Mısır Hava Kuvvetleri heyeti, 29 Nisan’da Sayın Hava Kuvvetleri Komutanımız tarafından kabul edilmiştir. Türk Yıldızları Akrobasi Timimiz, 3 Mayıs’ta “Mevlana’yı Karşılama Törenleri” kapsamında Konya’da gösteri uçuşu yapacaktır. Coğrafi bilgi üretimi ve haritacılık alanında sahip olduğu kurumsal kapasiteyi sürekli geliştirerek; doğru, güncel ve güvenilir veriyi kamuoyunun hizmetine sunmaya yönelik çalışmalarını sürdüren Harita Genel Müdürlüğümüz tarafından 1/1.000.000 ölçekli; ▪️ Türkiye Nüfus Dağılışı ve Yoğunluğu Haritası (2025) güncellenmiş, ▪️ Türkiye Nüfus Değişimi Haritası (2024-2025) hazırlanmış ve ▪️ Türkiye Yapı Yoğunluğu Haritası yayımlanmış, böylece üç kıymetli çalışma daha kamuoyunun istifadesine sunulmuştur. Diğer yandan; ▪️ 19 - 27 Nisan tarihleri arasında Berlin/Almanya’da gerçekleştirilen ve 22 ülkeden 450 sporcunun yer aldığı “Lapua Berlin 2026 Uluslararası Atıcılık Yarışması”na ilk kez katılarak Havalı Tüfek Karışık Takım kategorisinde şampiyon olan TSK Spor Gücü Atış Takımımız ile ▪️ 25-26 Nisan’da Türkiye Triatlon Federasyonu tarafından Zonguldak’ta düzenlenen “Çaycuma Duatlonu Türkiye Kupası Finali”ni birincilikle tamamlayarak hem Elit hem de Yaş Grupları kategorilerinde 2026 yılı Türkiye Şampiyonu olan TSK Spor Gücü Triatlon Takımımızı ve derece elde eden tüm sporcularımızı bir kez daha tebrik ediyoruz. GÖKBEY’İN İLK TESLİMATI GERÇEKLEŞTİRİLECEK Türk Silahlı Kuvvetlerimizin modern ve etkin savunma gücünün, yerli ve millî savunma sanayimizin ileri teknoloji ürünleriyle güçlendirilmesi çalışmaları da kararlılıkla devam etmektedir. Kara Kuvvetleri Komutanlığımızca muhtelif miktarda, KARAOK Tanksavar Silah Sistemi, muayene ve kabul faaliyetleri tamamlanarak envantere alınmıştır. Bugün de (30 Nisan), TUSAŞ tarafından yerli ve millî imkânlarla üretilen Gökbey Genel Maksat Helikopterinin Kara Kuvvetleri Komutanlığımıza ilk teslimatı gerçekleştirilecektir. Makine ve Kimya Endüstrisi (MKE) Anonim Şirketimiz tarafından hafta içerisinde; ▪️ Muhtelif adet ve çapta silah ve mühimmatın teslimatı tamamlanmış, ▪️ HAR-66 Hafif Anti-Tank Roketlerinin Malezya’ya ihracı kapsamındaki teslimatlara devam edilmiş, ▪️ 20-23 Nisan tarihleri arasında Malezya’da düzenlenen, Asya Savunma Hizmetleri Fuarı ve Konferansı’nda (Defence Services Asia Exhibition and Conference-DSA 2026) şirketimiz ile Malezya kamu şirketi “Melaka Corporation” arasında savunma sanayi alanında ortak üretim ve satışı gerçekleştirilen savunma ürünlerinin bakım, onarım ve teknik destek süreçlerini kapsayan Mutabakat Zaptı (MoU) imzalanmıştır. İmza töreni; Millî Savunma Bakan Yardımcımız Sayın Musa Heybet, Malezya Savunma Bakanı ve Malezya Melaka Eyaleti Başbakanı’nın katılımıyla gerçekleştirilmiştir. SAHA-2026 FUARI’NDA BAKANLIĞIMIZIN ÜRÜN VE PROJELERİ DE SERGİLENECEK 5-9 Mayıs tarihleri arasında Cumhurbaşkanlığı himayelerinde İstanbul’da gerçekleştirilecek SAHA-2026 Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı'nda, Bakanlığımız ve bağlı kuruluşlarımızın ürün ve projeleri sergilenecektir. SAHA-2026’ya; Deniz Kuvvetleri Komutanlığımıza ait TCG Anadolu ve TCG İstanbul gemilerimiz ile TCG Piri Reis denizaltımız da katılacak ve halkımızın ziyaretine açılacaktır. Dost ve müttefik ülkeler ile çeşitli alanlarda anlaşmalar imzalanması planlanan Fuar boyunca; Mehteran Birlik Komutanlığımız ile 1’inci Ordu, Kuzey Deniz Saha ve Hava Harp Okulu bando komutanlıklarımız tarafından konserler icra edilecektir. ÖĞRENCİ VE PERSONEL TEMİNİ FAALİYETLERİ SÜRÜYOR Personel ve askerî öğrenci alım/temin işlemleri kapsamında; 2026 Yılı Millî Savunma Üniversitesi Harp Okulları ve Astsubay Meslek Yüksekokulları Askerî Öğrenci Aday Tercih İşlemleri, 24 Nisan’da tamamlanmıştır. Önceki yıla göre 7 bin 20 adayın daha fazla başvuruda bulunmasıyla toplam başvuru sayısı 119 bin 189’a ulaşmış; Millî Savunma Üniversitemize yapılan başvurularda kayda değer bir artış gözlemlenmiştir. Avrupa genelinde askerî okulların öğrenci temininde güçlük yaşadığı bir dönemde Millî Savunma Üniversitemize gösterilen yoğun ilgi; ▪️ Milletimizin Türk Silahlı Kuvvetlerimize duyduğu güvenin, ▪️ Gençlerimizin bu şanlı göreve olan yüksek teveccühünün ve ▪️ Türk milletinin köklü “ordu-millet” anlayışının açık ve güçlü bir tezahürüdür. Yüreğindeki vatan ve millet aşkıyla, Al Bayrağımızın izinde şanlı ordumuzda görev almayı hedefleyen tüm gençlerimize başarılar diliyor, bu bilinç ve sorumlulukla yetişmelerinde emeği geçen kıymetli ailelerine şükranlarımızı sunuyoruz. 2026 Yılı Millî Savunma Bakanlığına Sözleşmeli Bilişim Personeli Temini başvuruları, 4 Mayıs’ta sona erecektir. Bölgesel Kariyer Fuarları çerçevesinde; ▪️ Dün ve bugün (29-30 Nisan) Erzurum’da, Kuzeydoğu Anadolu Kariyer Fuarı’na iştirak edilmekte, ▪️ 7-8 Mayıs’ta Tekirdağ’da, Trakya Kariyer Fuarı’na katılım sağlanması planlanmaktadır. Sonuç olarak yüksek teknolojiye dayalı imkân ve kabiliyetleri, nitelikli personeli ve üstün harekât yeteneğiyle Türk Silahlı Kuvvetlerimiz; ▪️ Karada, denizde ve havada ülkemizin savunma ve güvenliğini sağlamaya, ▪️ Bölgesel ve küresel barış ve istikrarın korunmasına önemli katkılar sunmaya, ▪️ Üstlendiği tüm görevleri büyük bir azim ve başarıyla yerine getirmeye devam edecektir. BASIN MENSUPLARININ GÜNDEME DAİR SORULARI CEVAPLANDIRILDI Basın Bilgilendirme Toplantısı’nın ardından basın mensuplarının gündeme dair soruları cevaplandırıldı. Sorulara verilen cevaplar şu şekilde: AVRUPALI YÖNETİCİLERİN ÜLKEMİZİ HEDEF ALAN AÇIKLAMALARI Son dönemde bazı Avrupalı yöneticilerin ülkemizi hedef alan açıklamaları dikkatle takip edilmektedir. Türkiye’nin bölgesel rolü ve Avrupa güvenlik mimarisi içindeki konumuna ilişkin ifadeler, müttefiklik hukuku ve dayanışma ilkeleriyle bağdaşmamaktadır. Yine, NATO üyesi Fransa ve Yunanistan’ın birtakım senaryolar üzerinden yaptığı açıklamalar gerilimi artırmakta, bölgesel barış ve istikrara zarar verme riski taşımaktadır. Bölgemizde oluşturulmaya çalışılan herhangi bir askerî ittifakın, Türkiye’ye karşı başarı şansı bulunmadığı gerçeğini hatırlatıyoruz. Sayın Bakanımızın daha önce de ifade ettiği gibi önümüzdeki dönemde de güvenlik ve istikrarın söz konusu olduğu her durumda, Türkiye’yi karşısına alanlar değil, Türkiye ile birlikte olanlar kazanacaktır. GKRY’E FRANSIZ ASKERLERİNİN KONUŞLANDIRILACAĞINA İLİŞKİN HABERLER Türkiye, uluslararası hukuka bağlı, bölgesinde barış ve istikrarın korunmasını önceleyen bir anlayışla hareket etmektedir. Ancak bu yaklaşımımız, hem ülkemizin hem de KKTC’nin millî hak ve menfaatlerinden taviz verileceği anlamına gelmemektedir. Kıbrıs Adası’nın güvenliği ve istikrarına ilişkin düzenlemeler uluslararası anlaşmalarla belirlenmiş olup Türkiye garantör ülkelerden biridir. Fransa tarafından Güney Kıbrıs’a asker gönderileceğine yönelik açıklamaların hangi somut güvenlik ihtiyacına dayandığı belirsizliğini korurken bu tür girişimlerin mevcut hassas dengeyi bozma ve gerilimi artırma riski bulunmaktadır. Bu tür girişimlerin Güney Kıbrıs Rum Yönetimi açısından da gelecekte güvenlik riskleri doğurabileceğini ve bölgesel istikrarı zedeleyebilecek adımlardan kaçınılması gerektiğini bir kez daha ifade ediyoruz. İSRAİL’İN KÜRESEL SUMUD FİLOSU’NA SALDIRISI Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla oluşturulan Küresel Sumud Filosu’na, uluslararası sularda İsrail güçlerince gerçekleştirilen müdahale, uluslararası hukukun açık bir ihlalidir. Bu eylem, yalnızca insani değerleri değil, aynı zamanda uluslararası sularda seyrüsefer güvenliğini de hedef almaktadır. Doğu Akdeniz’de en uzun kıyıya sahip ülke olarak, bölgede meydana gelen gelişmeler yakından ve hassasiyetle takip edilmektedir. Türk Silahlı Kuvvetlerimiz tarafından daha önce de yaptığımız gibi insani yardım ve destek çerçevesinde gerekli tüm tedbirler alınmaktadır. ASTSUBAY TEMİN ŞARTLARININ DEĞİŞTİRİLECEĞİNE İLİŞKİN İDDİALAR Bakanlığımız, personelimizin özlük haklarının geliştirilmesine yönelik çalışmalarını, günümüzün değişen şartlarına uygun şekilde ve ihtiyaçlar doğrultusunda, ilgili mevzuat çerçevesinde titizlikle sürdürmektedir. Son günlerde kamuoyuna yansıyan hususlara ilişkin olarak Bakanlığımızda yapılan bir çalışma yoktur. ÜLKEMİZDEN LİBYA’YA GİDEN ASKERÎ UÇAKLARIN ROTASI Uçuş rotaları; hava sahası kullanım kuralları, meteorolojik şartlar, uçuş emniyeti, acil durumlarda iniş yapılabilecek uygun havalimanlarının konumu, yakıt verimliliği ve Dünya’nın küresel yapısı gibi hususlar dikkate alınarak planlanmaktadır. Ülkemizden Libya’ya gerçekleştirilen askerî uçuşlarda, 2023 yılına kadar ülkemizin güneyinden geçen rota kullanılırken aynı yıl itibarıyla uçuş rotalarının yeniden değerlendirilmesi sonucu yakıt verimliliği ve uçuş süresi açısından daha avantajlı olan kuzey rota kullanılmaya başlanmıştır. Söz konusu kuzey rota, güney rotaya kıyasla yaklaşık 225 km daha kısa olup sorunsuz şekilde kullanılmaya devam edilmektedir. 3’ÜNCÜ ANA JET ÜS KOMUTANLIĞINDA GÖREV DEĞİŞİMİ Türk Silahlı Kuvvetlerinde müesses disiplinin muhafazası ve idamesi olmazsa olmazdır. Daha önce de vurguladığımız gibi Türk Silahlı Kuvvetlerimiz tüm olaylara disiplin anlayışı içerisinde bakmakta ve işlemleri de ilgili mevzuat çerçevesinde yerine getirmektedir. #MillîSavunmaBakanlığı

T.C. Millî Savunma Bakanlığı

17,118 views • 5 months ago

Millî Savunma Bakanlığının faaliyetlerine ilişkin haftalık basın bilgilendirme toplantısı gerçekleştirildi. Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Tuğamiral Zeki Aktürk tarafından gerçekleştirilen toplantıda şu bilgiler paylaşıldı: HASTANENİN VURULMASI İNSANLIĞIN BİTTİĞİ NOKTADIR İki gün önce El-Ehli Baptist Hastanesinin vurularak çoğunluğu çocuk ve kadınlardan oluşan masum sivillerin, uluslararası hukukun ve en temel insani değerlerin hiçe sayılarak katledilmesi tüm insanlığın bittiği noktadır. Saldırılarda hayatını kaybeden Filistinli kardeşlerimize Allah’tan rahmet, yaralılara ise acil şifalar diliyoruz. İsrail ve Filistin arasında yaşanan çatışmaların bir an önce son bulmasının bölge ve dünya barışı adına büyük önem taşıdığını, Gazze’deki sivillere yönelik saldırıların derhâl sonlandırılması ve kalıcı çözüm için karşılıklı olumlu adımların atılması gerektiğini bir kez daha vurguluyoruz. SON 1 HAFTADA 42 TERÖRİST ETKİSİZ HÂLE GETİRİLDİ Millî Savunma Bakanlığının tüm birlik ve kurumları ülkemizin savunma ve güvenliği için üstlenmiş olduğu tüm görevleri büyük bir azim ve kararlılıkla yerine getirmektedir. 24 Temmuz 2015’ten bugüne kadar 39 binden fazla (39.025) teröristi etkisiz hâle getiren Türk Silahlı Kuvvetlerimizin; PKK/KCK/PYD-YPG, DEAŞ ve FETÖ terör örgütleri başta olmak üzere her türlü tehdit ve tehlikeye karşı kesintisiz ve kararlı mücadelesi devam etmektedir. Bu kapsamda; Irak ve Suriye’nin kuzeyi dâhil, son bir haftada etkisiz hâle getirilen 42 terörist ile birlikte, bu yıl içerisinde toplam 1.682 terörist etkisiz hâle getirilmiştir. Eli kanlı teröristler bu coğrafyadan sökülüp atılıncaya kadar terör yuvalarını yerle bir etme irade ve kararlılığımız, gereken yer ve zamanda artan bir etki ve yoğun bir baskıyla sürecektir. SURİYE’DE 26 TERÖRİST ETKİSİZ HÂLE GETİRİLDİ İstikrarın bir an önce tesis edilmesi, Suriyelilerin emniyetli bir ortama geri dönüşlerinin sağlanmasına yönelik çalışmalarımızın devam ettiği Suriye’de, harekât alanlarımızda sağlanan güvenlik ve huzur ortamını bozmaya yönelik, teröristlerin taciz ve saldırı girişimleri devam etmektedir. 1 Ocak’tan itibaren birliklerimize 400 taciz ve saldırı gerçekleştirilmiştir. Anında ve misliyle verilen karşılık ile 26’sı son bir haftada olmak üzere 1.272 terörist etkisiz hâle getirilmiştir. HUDUTLARDA 633 ŞAHIS YAKALANDI Teknolojik vasıtalarla desteklenmiş, fiziki güvenlik tedbirleri ve tesis edilen çok katmanlı emniyet sistemi ile korunan hudutlarımızda, alınan ilave ve etkin tedbirler sayesinde; - Son bir haftada yasa dışı yollarla geçmeye çalışan 633 şahıs yakalanmıştır. Bu şahıslardan 9’u FETÖ mensubu olmak üzere 11’i terör örgütü üyesidir. 4 bin 956 şahıs ise hududu geçemeden engellenmiştir. Böylece yıl içerisinde hudutlarımızdan yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısı 9.863’e yükselmiştir. Bu şahıslardan 382’si FETÖ mensubu olmak üzere toplam 548 terör örgütü mensubu kolluk kuvvetlerine teslim edilmiştir. Hududu geçemeden engellenen kişi sayısı da 176 bin 338 olmuştur. FETÖ İLE MÜCADELE SÜRÜYOR Yeni bilgi, belge ve veriler ışığında hassasiyetle devam eden FETÖ ile mücadelemiz karalılıkla sürmektedir. BİRÇOK COĞRAFYADA KÜRESEL BARIŞA KATKI SAĞLIYORUZ Türk Silahlı Kuvvetlerimiz; terörle mücadele ve hudut güvenliği ile mavi ve gök vatanımızdaki hak ve menfaatlerimizin korunmasının yanı sıra; - Millî meselemiz olan Kıbrıs, - “İki devlet, tek millet” anlayışı ile bir ve beraber olduğumuz Azerbaycan, - Tarihî ve kültürel bağlarımız olan Balkanlar, - 500 yıllık dostluk ve kardeşlik ilişkilerimiz bulunan Libya başta olmak üzere birçok coğrafyada bölgesel ve küresel barış ve istikrara katkı sağlamayı da sürdürmektedir. Bu vesileyle kardeş Azerbaycan’ın Bağımsızlık Günü'nü bir kez daha kutluyoruz. Ayrıca Sayın Bakanımız tarafından; - 17 Ekim’de kardeş, dost ve müttefik ülke Kosova’ya, - 18 Ekim’de ise NATO müttefikimiz Estonya’ya resmî ziyaretlerde bulunulmuştur. Söz konusu temaslarda ikili, bölgesel savunma ve güvenlik ile savunma sanayi konularında kapsamlı, faydalı ve yapıcı görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Estonya ziyaretinde savunma sanayi ürünlerinin tedarikine ilişkin “Niyet Mektubu ve Protokol” imzalanmıştır. SN. BAKANIMIZ NATO SAVUNMA BAKANLARI TOPLANTISI’NA KATILIM SAĞLADI Türkiye; aktif ve yapıcı bir üyesi olduğu NATO’nun değerlerini ve sorumluluklarını paylaşmayı, İttifak’a katıldığı günden bu yana üstlenmiş olduğu tüm görev ve misyonları başarı ile yerine getirmeyi sürdürmektedir. Son olarak Sayın Bakanımız, 11-12 Ekim tarihlerinde Brüksel’deki NATO Karargâhında Ukrayna Savunma Temas Grubu Toplantısı ile NATO Savunma Bakanları Toplantısı'na katılım sağlamıştır. Söz konusu toplantılarda Sayın Bakanımız tarafından; - Başta toprak bütünlüğü olmak üzere Ukrayna’ya olan desteğimiz, - Karadeniz Tahıl Girişimi’nin yeniden canlandırılması için başta Sayın Cumhurbaşkanımız olmak üzere çabalarımızın yoğun bir şekilde devam ettiği, - Karadeniz’deki dengenin “bölgesel sahiplik” ilkesi çerçevesinde korunmasının önemi ve bu doğrultuda Montrö Sözleşmesi’ni dikkatli ve sorumlu şekilde uygulamaya devam edeceğimiz, - Terörizmin tüm biçim ve tezahürleriyle kararlılıkla mücadele etmekte olduğumuz ve bu konuda müttefiklerimizden destek beklediğimiz, - Ülkemize yönelik yaptırım ve kısıtlamaların; İttifak’ın birlik, dayanışma ve uyum ilkeleriyle bağdaşmadığı ve sonlandırılması gerektiği bir kez daha ifade edilmiştir. Ayrıca Türkiye olarak, - NATO’nun komuta ve kuvvet yapısına, harekât ve misyonlarına uydu desteği de dâhil olmak üzere tüm harekât alanlarında yaptığımız katkılar, - Kosova’da kısa süre önce üstlendiğimiz KFOR Komutanlığının önemi ve bu görevi tam bir tarafsızlık ve şeffaflık ile yerine getireceğimiz vurgulanmıştır. Diğer yandan; - AB üyesi olmayan Müttefiklerin AB savunma girişimlerine katılımının önemi, - İsveç’in terörle mücadeleye yönelik yeni hukuki düzenlemeleri somut bir şekilde uygulamasını beklediğimiz, üyelikle ilgili nihai kararın ise Meclisimizde olduğu, - Filistin’de yaşanan olaylar kapsamında tarafları itidale davet ettiğimiz; çatışmaların ve sivillere yönelik saldırıların bir an önce sonlandırılması gerektiği belirtilmiştir. Sayın Bakanımız söz konusu toplantıda mevkidaşları ile ikili ve üçlü görüşmeler de gerçekleştirmiştir. Bu görüşmelerde, Bulgaristan ve Romanya ile Karadeniz'de deniz mayınlarıyla mücadeleye yönelik "üçlü girişim" oluşturulması konusunda da mutabık kalınmıştır. EĞİTİM VE TATBİKAT GÖREVLERİMİZ DEVAM EDİYOR Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, hâlihazırda yürüttüğü tüm operasyonları ve görevleri ile eş zamanlı olarak eğitim ve tatbikat faaliyetlerini de aralıksız sürdürmektedir. Bu kapsamda; - 2-13 Ekim tarihleri arasında; Millî Anadolu Ankası, NATO Tiger Meet, Yıldırım Seferberlik, - 5-19 Ekim tarihleri arasında NATO STEADFAST JUPITER Tatbikatları, - 10-13 Ekim tarihleri arasında ise Türk Silahlı Kuvvetlerimizin ateş gücünün gösterildiği Ateş Serbest-2023 Faaliyeti başarıyla icra edilmiştir. - 2-20 Ekim tarihleri arasında Erciyes Hava İndirme-2023, - 6-25 Ekim tarihleri arasında Indus Shield, - 9-20 Ekim tarihleri arasında Deniz Güvenliği, - 13-22 Ekim tarihleri arasında BREEZE-2023, - 13-27 Ekim tarihleri arasında; Ocean Sky-2023, Steadfast Noon, - 16-27 Ekim tarihleri arasında ise Çok Uluslu Mayın Harbi Tatbikatları icra edilmektedir. - “Türkiye Cumhuriyeti’nin 100’üncü Yılı” ve “Haydar ALİYEV’in 100’üncü Doğum Yılı” münasebetiyle 2023 yılına özel iki tatbikat planlanmıştır. Bunlardan ilki Haydar Aliyev adıyla 19 Nisan-10 Mayıs’ta ülkemizde gerçekleştirilmiş, ikincisi ise Mustafa Kemal Atatürk adıyla 16-25 Ekim’de Azerbaycan’da icra edilmektedir. - KKTC’de 23-27 Ekim tarihleri arasında icra edilecek Şehit Teğmen Caner Gönyeli Tatbikatı’na kara, deniz ve hava unsurlarımız ile katılım sağlanacaktır. - 23 Ekim - 6 Kasım tarihleri arasında da Dynamic Mariner/MARE APERTO II Tatbikatı’nın icra edilmesi planlanmaktadır. Diğer yandan, NATO Daimî Deniz Görev Grubu-2 kapsamında; - Arnavutluk Deniz Kuvvetlerine ait ALS BUTRINTI tarafından 10-15 Ekim, - Alman Deniz Kuvvetlerine ait "FGS FRANKFURT” tarafından ise 13-17 Ekim tarihleri arasında İzmir’e liman ziyaretleri icra edilmiştir. Askerî eğitim, yardım ve danışmanlık faaliyetlerimizin devam ettiği Azerbaycan ile personel mübadelesi kapsamında; Azerbaycan Millî Müdafaa Üniversitesi Rektör Yardımcısı Albay Reşad Tahirov Millî Savunma Üniversitemizde, Üniversitemiz Rektör Yardımcısı Profesör Doktor Talat Canbolat ise Azerbaycan Millî Müdafaa Üniversitesinde bir yıl süreyle görevlendirilmiştir. MİLLÎ DENİZ TOPU TCG AKHİSAR’A ENTEGRE EDİLECEK Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliği ve teşvikiyle yerlilik ve millîlik oranı yüzde 80’lere ulaşan ve bu alanda marka hâline gelen savunma sanayi ürünlerimiz ile Silahlı Kuvvetlerimiz her geçen gün daha da güçlenmekte ve caydırıcılığını artırmaktadır. İstanbul Tersanesi Komutanlığı ile Makine ve Kimya Endüstrisi Anonim Şirketimiz tarafından yerli ve millî olarak geliştirilen ve Deniz Kuvvetlerimizin vurucu gücünü oluşturan 76/62 mm Millî Deniz Topu; Açık Deniz Karakol Gemisi Projesinin ilk gemisi TCG AKHİSAR'a entegre edilmek üzere İstanbul Tersanesi Komutanlığına teslim edilmiştir. Ayrıca Millî Deniz Topu’nun; Açık Deniz Karakol Gemisi Projesinin ikinci gemisi TCG KOÇHİSAR'da kullanılması için de üretim faaliyetleri devam etmektedir. Diğer taraftan, Bakanlığımıza bağlı ASFAT ile Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Denizcilik Genel Müdürlüğü arasında yapılan sözleşme kapsamında; ASFAT’ın yüksek hızlarda üstün manevra yeteneği ile göz dolduran, yerli ve millî asayiş ve emniyet botu ASBOT’un ikincisinin teslimi yarın (20 Ekim 2023) yapılacaktır. GAZZE VE LİBYA İÇİN HAZIRLANAN YARDIMLARI ULAŞTIRDIK Başta deprem bölgelerinde hayatın normalleştirilmesi olmak üzere orman yangınları ve diğer afetlerle mücadele çalışmaları ile insani yardım faaliyetlerine yurt içinde ve dışında ilgili bakanlık ve kurumlarla tam bir koordinasyon içerisinde destek verilmektedir. Bu kapsamda, Sn. Cumhurbaşkanımızın direktifleriyle hazırlanan insani yardım malzemeleri; - Gazze için 13-14 Ekim’de üç adet A400M uçağımız ile Mısır’a, - Sel felaketinden etkilenen dost ve kardeş ülke Libya için ise TCG BAYRAKTAR gemimiz ile 16 Ekim’de Libya’ya ulaştırılmıştır. Sonuç olarak başta Türk Silahlı Kuvvetleri olmak üzere Millî Savunma Bakanlığının tüm birlik ve kurumları, Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde ve “Türkiye Yüzyılı” hedefleri doğrultusunda; - Bekamıza yönelen her türlü tehdit ve tehlikeyi bertaraf etmeye, - Ülkemizin ve asil milletimizin güvenlik ve huzuru için gece gündüz demeden çalışmaya devam edecektir. #MillîSavunmaBakanlığı #YaşarGüler

T.C. Millî Savunma Bakanlığı

157,870 views • 3 years ago

MENZİL'DE NE OLDU? “Bu açıklama Rahmetli Gavsımız Şeyh Seyyid Abdulbaki Elhüseyni (kuddise sirruhu) hazretlerinin mahdumları ve torunlarından edinilen bilgilerle hazırlanmıştır.” Soru: Menzil-i Şerif, meşrebi ve hizmetleriyle müslümanların gönlünde müstesna bir yerde duruyor. Merhum Gavs hazretlerinin ahirete irtihalinin ardından ortaya çıkan bugünkü tabloyu nasıl değerlendirmek gerekiyor? Bugün geldiğimiz noktada, Menzil’in hüviyeti zedelenmeye, sahip olduğu bütün değerlerin ve insanlığa teklif ettiği bütün çağrıların içi boşaltılmaya çalışılmaktadır. Buna neden olan saldırıların herhangi bir şekilde izahı mümkün olamaz. Bu saldırıların muhatabı olmak, ümmete böylesi bir görüntü vermek ve bütün çirkin iddialara cevap vermek zorunda bırakılmış olmak hayli üzücüdür. Merkad-ı Şerif’te medfun bulunan büyüklerimizin hayırları ve hatıraları bu derin üzüntünün temel sebebidir. Ancak onların hayırları hatırına bu tezviratları açıklığa kavuşturmak gerekmektedir. Konunun bu seviyeye düşmüş olmasından dolayı aile çok üzgün. İki yıldır susuyorlar, “Sosyal medya üzerinden meselelerimizi tartışmayalım. Menzil’in, tasavvufun itibarına zarar vermeyelim.” diye gayret ediyorlar. Radyo, televizyon, dergiler, mobil uygulamalar ve daha birçok yayın aracı olmasına rağmen, imkanlar bu konulara alet edilmemiştir. Her biri kendi yayın mecrasında vakur bir şekilde faaliyetine devam etmiştir. Ama bu vakur tavra karşılık o kadar çok tezvirat yapıldı ki artık susmak neredeyse bütün o itham ve iftiraları tasdik etmek anlamına geliyordu. Bu nedenle bugün kamuoyunu bilgilendirme vazifesi gereği bu gerçekleri paylaşıyoruz. Soru: Bu konular aile içerisinde görüşülüp çözülemez miydi? Menzil-i Şerif gibi bir belde, bugüne dek, her zaman çözümle anılmıştır. Ve bizler, bütün müminler gibi, her meselenin Kur’an-ı Kerim ve sünnet-i seniyye ışığında âlimler eliyle çözülebileceğini biliyoruz. Zaten âlimler eliyle başlatılmış ve idare edilmiş meselelerin çözümsüz kalması akla uygun da değildir. İslâm’ın hükümleriyle yalın ve sorunsuz bir şekilde çözülebilecek meselelerimizin, bugün çirkin iftiralarla etrafı kalabalık hale getirilmiştir. Daha önce aralarında herhangi bir küslük ve ayrılık bulunmayan akrabaların, bu konuları çözmek üzere bir araya gelememesinin tek bir nedeni olabilir: Çözüm istenmemesi! Yoksa kardeşlerin birbirine, amcaların yeğenlerine, kayınbabaların damatlarına sorup da aslını öğrenemeyeceği ne olabilir! Gerçeği kolayca öğrenmek yerine söylenti ve dedikoduları -sırf işine geliyor diye- bilgi kaynağı olarak kabul etmek ve dillendirmek iyi niyetle asla bağdaştırılamaz. Buna karşılık iki yıldır iyi niyetle yapılan çağrıların, çözüm davetlerinin karşılık bulamadığına hepimiz istemeye istemeye şahit olduk. Mesele büyüklük ise rahmetli Gavs hazretleri her anlamda hepimizin büyüğü idi. Fakat işlerini bu şekilde çözmezdi. Bazı meseleleri istişare edeceği zaman beş oğlunu etrafına toplar, “Ben de sizden biriyim, hadi bu konuyu altı kardeş olarak istişare edelim.” derdi. İstişareye verdiği önemin dışında şeriata karşı çok hassastı. Her meseleyi hocalara sorardı. Töhmet mahallinden bile çok uzak durmaya gayret ederdi. Ahlâkı ve adaba bağlılığı dolayısıyla töhmet mahallinden bu denli uzak duran bir zatın arkasından bu tür meselelerin yaşanması hürmetsizlikten başka bir şey değildir. Aile büyüğü olduğunu söyleyenlerin Allah Teâlâ’nın net bir şekilde sınırlarını ve gereklerini bildirdiği akrabalık hukukunu bu denli ayaklar altına almaları da ayrıca hürmetsizliktir. Soru: Menzil köyünün 1971 yılında Gavs-ı Kasrevi Şeyh Seyyid Abdulhakim Elhüseyni kuddise sırruhu tarafından satın alındığını biliyoruz. Geçmişten günümüze Menzil köyünün gittikçe büyüdüğünü ve yenilendiğini müşahede ettik. Bu konudaki usul nasıldı? Tarihsel olarak bilinmektedir ki 1993 yılında irşada başlayan Şeyh Seyyid Abdulbaki Elhüseyni kuddise sırruhu birkaç yıl sonra babalarının mirasını kardeşleriyle bölüşmüştür. Hatta kardeşlerine fazla fazla pay vermiştir. Dolayısıyla iddia edildiğinin aksine köyde şer’en durum çok açıktır. Köyün Şeyh Seyyid Abdulbaki Elhüseyni hazretlerine ait olan bölümleri bellidir. Lakin bu arsaların tapularında güvene dayalı olarak uzun yıllardır işlem yapılmamıştır. Rahmetli Gavs hazretleri, Menzil-i Şerif’i bir ziyaret beldesi olarak inşa ederken akrabalık hukukunu hiçbir zaman göz ardı etmemiştir. Ne kendini köyün ağası olarak görmüş ne de “ailenin büyüğü benim, ben ne dersem o olur” demiştir. Aksine projelerin detaylarını tüm taraflarla paylaşmış, nihayetinde proje alanında hak sahibi olanların rızaları doğrultusunda anlaşmalar yapılmış, üzerinde mutabık kalınan bedeller de ilgililere teslim edilmiştir. Soru: Merhum Gavs hazretleri hayattayken gerçekleştirilen yeniden inşa projesiyle Menzil çok müstesna bir görümüme kavuştu. Menzil’deki henüz tamamlanmamış olan inşaat alanları bu projenin devamı niteliğinde mi? Merhum Gavs hazretleri Menzil’in yeniden inşa sürecinde çok büyük emek sarf etmiştir. Menzil’in, mirasçısı olduğu geleneğe uygun bir görünüme kavuşması, geleneğin yaşayan bir temsilcisi olması ve ziyaretçilerin huzur ve güven içerisinde ziyaretlerini gerçekleştirmesi amacıyla oldukça zor bir vazifeyi üstlenmiştir. Allah Teâlâ kendisinden razı olsun. Yeniden inşa süreci 10 yıldır Menzil’in yönetiminden sorumlu olan Seyyid Muhammed Mübarek Elhüseyni’nin ihtiyaçlar doğrultusunda hazırladığı projeyle gündeme gelmiştir. Projeyi oldukça beğenen Gavs hazretleri, izni ve onayıyla inşa sürecini başlatmıştır. Bu kapsamda köy meydanındaki dükkanlar kaldırılmıştır. İçerisinde ilim meydanı, çorbahane, bedesten, kadınlar tarafındaki meydan, kadınların köy meydanına girmeden Merkad-ı Şerifi ziyaret edebilecekleri mahremiyete uygun alanları barındıran güzel bir proje hayata geçirilmiştir. Yazlık cami yeniden inşa edilmiş ve Merkad-ı Şerif büyük bir onarımdan geçirilmiştir. Taç kapılar dahil bütünlüklü bir mimari ince ince işlenmiştir. Nihayetinde Menzil, bugünkü çehresine kavuşmuştur. Yine bu süreçte ilgili alanlardaki hak sahipleriyle anlaşma yapılmış ve kendilerine hakları teslim edilmiştir. Gavs hazretleri vefatından evvel tamamlanmış projeyi bizzat görmüş ve çok mutlu olmuştu. Fakat özellikle hanımlar tarafında ve caminin batı tarafında projenin tamamlanması gereken bölümleri bulunmaktaydı. Bu ihtiyaçların giderilebileceği ölçüde alan kalmadığından proje, köy içindeki yerleşim alanlarında değişiklik yapılmasını gerektirmişti. Hangi yapıların nerelere yapılacağı ve tamamlanan birinci etaba nasıl ekleneceği projelendirilerek Gavs hazretlerine sunulmuştu. Proje alanındaki şahıslara ait mülkler, bu mülklerin metrekareleri ve bedelleri hesaplanarak bir tablo haline getirilmişti. Daha önceden yapıldığı üzere, 2021 yılının ocak ayında projeye dahil edilecek alanlar, ilgili tüm taraflara gösterilmişti. Projeye ve satın alınacak alanların değerlerine itiraz edilmemiştir. Gavs hazretleri bu alanları şahsi hesabından ödeyerek satın almış ve projeyi başlatmıştır. Projede kadınlar çorbahane ve şadırvan, Kız Kur’an Kursu, dergâh ve misafirhane ile görevliler için yatakhane planlanmıştı. Caminin hemen yanında ise Gavs hazretlerine misafirlerini ağırlayabileceği divan, evlatlarına birer divan, âlimlere bir divan ve Gavs hazretlerinin tanıdık misafirlerine hususi yemekhane planlanmıştı. Herkesçe bilinen ve süreçleri başlatılmış olan bu proje devam ederken Gavs hazretleri ahirete irtihal etmiş ve çalışmalar durmuştur. Allah Teâlâ rahmet eylesin, makamlarını âli eylesin. İşte, çalışmaları devam eden bu alanlar daha sonradan tezviratların konusu haline getirilmiştir. Gavs hazretlerinin bu ikinci etapla ilgili yapmış olduğu akitler, “akd-i fasid” yani geçersiz akit ilan edilmiştir. Gavs hazretlerinin kardeşlerinden satın aldığı yerler bu iddiayla “dede mirası” olarak nitelendirilmiş ve hukuksuz işlemler bu şekilde gerçekleştirilmiştir. Soru: Merhum Gavs hazretlerinin gezip beğendiği bu proje, ahirete irtihalinin ardından neden tamamlanamadı? Menzil’de devam eden projelere taziyeden dolayı 15 günlük bir ara verildi. Sonra tekrar inşaata başlandı. Sonra Seyyid Muhammed Saki Elhüseyni haber göndererek “Burası mirastır, miras meselesi çözülene kadar inşaatı durdurun.” demiştir. Bunun üzerine inşaat durmuştur. Daha sonraları kardeşlerin bir araya gelerek yaptığı görüşmede Gavs hazretlerinin inşaattan dolayı borcu olduğu, öncelikle bu borcun ödenmesi gerektiği konuşulmuştur. Tüm kardeşler mutabık kalmış, “öncelikle Gavs hazretlerinin borcu terekeden ödensin” denilmiştir. Bu zaten şer’i bir gerekliliktir. Bundan hareketle Gavs hazretlerinin borcu köydeki şahsi terekesinden ve şirketlerindeki varlıklarından ödenmiştir. Kasayla ilgili yapılan tezviratın da aslı bundan ibarettir. Bu tezvirat da Gavs hazretlerinin hastalığı döneminde 7 yıl boyunca bilfiil kendisine hizmet eden, fedakârca yanından ayrılmayan, hususi işlerini takip eden torunu Seyyid Galib Elhüseyni ile ilgili ortaya atılmaktadır. Seyyid Galib Elhüseyni aynı zamanda Seyyid Muhammed Saki Elhüseyni’nin damadıdır. Gavs hazretlerinin sağlığında kasasının anahtarı da Seyyid Galip Elhüseyni’de mahfuz idi. Ahirete irtihalinden sonra öncelikle borçlarının ödenmesi gerektiği konusunda tüm evlatları mutabık kalınca, kasasındaki şahsi parası ve şirketlerinden bir miktar varlığı ile bu borçları ödenmiştir. Kasanın açılmasına ve sayılmasına yıllardır Gavs hazretlerinin hanesinde görev yapmış ve Seyyid Muhammed Saki Elhüseyni’ye intisaplı olan bir kişi de şahit olmuştur. Bunlarla alakalı Seyyid Muhammed Saki Elhüseyni’ye bilgilendirme yapılmış, raporlar sunulmuştur. Devam eden süreçte kendisine verilen bilgilerin ve aileye dair mahrem meselelerin sosyal medyadan paylaşılmaya başlamasıyla birlikte rapor verilmekten imtina edilmiştir. Lakin her şey kayıt altındadır. Konuyla ilgili Seyyid Muhammed Saki Elhüseyni tarafından sonraki aylarda, “Gelin inşaatları birlikte yapalım.” denilmiştir. Akabinde “Bu inşaatı ben yapacağım ama projeye sadık kalacağım.” denilmesine rağmen ilerleyen haftalarda “Proje tanımam, ben istediğim gibi yapacağım.” denilmiştir. Devamında “Ben bu köyün ağasıyım, bunu herkese duyurun, bilsinler, ben ne dersem o olacak!” söylemleri, aslında yaklaşımın ne olduğunu kamuoyuna net bir şekilde göstermiştir. Söz konusu proje, başta Gavs hazretlerinin ihtiyaçları düşünülerek hazırlanan ve Gavs hazretlerinin tüm evlatlarına tahsis edilmiş alanları içeren güzel bir projeydi. Lakin bu proje Seyyid Muhammed Saki Elhüseyni tarafından akamete uğratılmış ve sonrasında kendi uhdesindekilere hizmet edecek bir bina inşa edilmiştir. Bu şekilde Gavs hazretlerinin evlatları yok sayılmış, kendilerine tahsis edilmiş alanlara el konulmuş, bunun yerine kendi çocuklarına ve yakınlarına odalar ve ofisler yapılmıştır. Üstelik bu yapılırken Rahmetli Gavsımızın ve Menzil’in ismi kullanılarak sosyal medya üzerinden para toplanmış ve “cami için” denilerek toplanan bu paralarla içinde şahsi ofislerin bulunduğu garabet bir bina inşa edilmiştir. Menzil köy projesine verilen zarar bu binayla da sınırlı kalmamış, yeni dükkanlar, proje kapsamında olmayan yapılar inşa edilmiştir. “Sofiler rahat etsin diye yaptık” denilen bu yere kim girebiliyor, diye sormak lazım. Son olarak Şeyh Seyyid Abdulbaki Elhüseyni hazretlerinin çok beğendiği, Menzil projesinin sembolü olan taç kapı sökülmüştür. Şimdi hangi vicdan ehli bu yapılanı haklı görebilir! Bundan sonra, bu işi yapanların yeni girişimlerinin ümmetin menfaatine olacağına kim inanır? Üstelik son günlerde türlü manipülasyonlarla “kadın dergâhı yapacağız” diyerek zapt etmeye çalıştıkları bina aslında “çorbahane ve şadırvan” olarak tasarlanmış ve kaba inşaatı bitmiştir. Asıl proje ihtiyaçlara cevap verecek ve herkesi memnun edecek bir proje iken bu projenin müdahalelerle bozulması, ümmetin zararına değil midir? Ümmet lafını dillerinden düşürmeyenler ümmete en büyük zararı verdiklerinin ne zaman farkına varacaktır… Soru: Bu yaklaşım şer’i olarak nasıl temellendirilmektedir? İnşaatların bulunduğu arsaların tamamı Rahmetli Gavsımız Şeyh Seyyid Abdulbaki Elhüseyni hazretlerine ait olduğu için burada bir şer’i mesuliyet ortaya çıkmaktadır. Miras paylaşılmadan söz konusu alanlara inşaat yapmak caiz değildir. Bunu kendileri de bildikleri ve hak sahiplerinin rızası olmadığı söylendiği halde caminin batısındaki alana bahsi geçen garabet binayı inşa etmişlerdir. Caminin batısındaki inşaat ve alanlardaki şer’i mesuliyetten dolayı, yıllar önce Gavs hazretleri tarafından yapılmış akdin geçersiz olduğu iddiasını ortaya atmışlardır. Ve amcaların üzerindeki arsaların resmiyeti kendi üzerlerine geçirilmiştir. Oysa daha önce belirtildiği ve delilleri gösterildiği üzere arsalar Gavs hazretleri tarafından bizzat satın alınmış, lakin tapu resmiyetinde güvene dayalı olarak bir işlem yapılmamıştı. Bu girişimle birlikte arsalarını satan amcaların parasını iade etmek istemişler; bunda muvaffak olamamışlardır. Çünkü Rahmetli Gavsımızın ahirete irtihalinden sonra onun akdinin geçersiz olduğunu iddia etmek ona yapılmış bir saygısızlık olarak değerlendirilmiş ve reddedilmiştir. Zira yapılan akdin üzerinden yıllar geçmiş, yapılar yıkılmış, yerine inşaata başlanmıştır. Bu akdin geçersiz sayılmasının hiçbir şer’i ve hukuki karşılığı yoktur. Söz konusu alanın bedelleri ödenerek alındığına dair dekontlar bunun ayrıca delilidir. Kaldı ki arsaların üzerindeki inşaat bir gecede yapılmış olamayacağına göre, Gavsımızın vefatına kadar bu inşaata bir itiraz olmaması da bu arsaların Gavsımız tarafından satın alındığının en büyük akli delilidir. Gündeme dahi getirilmesinden hicab edilmesi gereken bu konu maalesef kişisel arzular için gündeme getirilmiştir. Bunun üzerine Menzil’de toplanan 3 halifeden oluşan hakem heyeti tarafından, caminin batısındaki alanlarla ilgili olarak iddia sahiplerince ortaya atılmış “akd-i fasid” iddiası tetkik edilmiştir. Ve taraflar bir araya getirilerek beyanları dinlenmiştir. Soru: Şer’i Hakem Heyeti bu konuyu nasıl tetkik etmiştir? Onların bu konudaki kanaatleri nedir? Şer’i Hakem Heyeti dört kardeşin davetiyle köye gelmiş, Seyyid Muhammed Saki Elhüseyni’ye durumu iletmiştir. Seyyid Muhammed Saki Elhüseyni, Şer’i Hakem Heyeti başkanı Seyda Molla Nezir’in ısrarlı davetlerine kabul edilmesi zor bir şartla karşılık vermiştir. Koştuğu şart şudur: “Herkesin önünde olacak, camide olacak!” Hem hakem heyeti tarafından hem de kardeşleri tarafından “bu işin yeri cami değil” denilmesine rağmen şartında ısrar etmiştir. Bu ısrarın neticesinde fitnenin ortadan kaldırılması umuduyla camide hakem heyeti toplantısı yapılmıştır. Seyyid Muhammed Saki Elhüseyni’nin “Çekin, bırakın çeksinler” şeklinde görüntülere yansıyan telkinleriyle görüşme kayıt altında gerçeklemiş, haberlere konu olmuştur. Oluşan nahoş manzaraları bir kenara bırakırsak o toplantıda herkesin önünde hakemlere yetki verilmiştir, imzalar atılmıştır. Hakem heyeti taraflardan birer komisyon görevlendirmesini istemiştir. Komisyonlarla çalıştıktan sonra köydeki ihtilaf ve ittifak noktalarını bir liste olarak hazırlamıştır. Ve köyün batısındaki alanlarla ilgili olarak ortaya atılan “akd-i fasid” iddiasını tetkik etmeye karar vermiştir. Bununla ilgili bir “şer’i toplantı” tertip edilerek tüm taraflar toplantıya davet edilmiştir. Toplantıda tarafların beyanları alınmıştır. Tarafların hocaları, muhatapların bizzat kendisi ve şahitler dinlenmiştir. Toplantıda hakem heyeti ve taraflara; söz konusu harita, bedelleri gösteren tablo ve amcaların Nisan 2021’de müdürleri üzerinden ödemeyi aldığının dekontları sunulmuştur. Dekontları imzalayanların sözlü beyanlarına başvurulmuş ve bütün bunlar şahitlerin anlatımlarıyla tasdiklenmiştir. Meselenin aslında çok açık olduğu orada anlaşılmıştır. Aynı akşam hakem heyeti tarafların hocalarını dinlemiş; sorularına cevap vermiş, ilmi müzakereler yapılmıştır. O toplantıda hakem heyeti kanaatini net bir şekilde ifade etmiş, akdin geçerli olduğunu, yani arsanın Gavs hazretlerine ait olduğunu beyan etmiştir. Hocalara tarafsız şekilde hareket etmeleri, haktan yana tavır takınmaları ve tarafgirlik yapmamaları gerektiği hatırlatılmıştır. Yapılan uzun soru cevaplardan sonra “akdin fasid olduğunu savunanlar” dahil heyetin büyük çoğunluğu akdin geçerli olduğu kanaatine varmıştır. Bunların arasında daha önce “akd-i fasid hükmü” veren hocalar dahi vardır. Bu kanaatlerini sözlü olarak ikrar etmişlerdir. Hakem heyeti bu kanaatleri tutanak altına almak istediğinde ise hocalar “Biz sözlü olarak kanaatimizi söyleriz ama imza atmayız. Siz hükmünüzü verebilirsiniz.” demiştir. Lakin hakem heyeti mevcut fitne ortamından dolayı toplantıya iştirak eden tüm hocaların aynı kanaate varmasını ve bunun tutanak altına alınmasını istediği için ertesi gün devam etmek üzere toplantıyı bitirmiştir. Maalesef ertesi gün aldıkları talimatla çoğu toplantıya iştirak etmemiştir, gelen birkaç kişilik temsilci komisyonun artık toplantılara gelmeyeceğini ifade etmiştir. Bunun sebebi ise Seyyid Muhammed Saki Elhüseyni’yi temsil eden bir hocanın toplantının mahremiyetine yönelik yapılan yemini hiçe sayarak gidişat hakkında kendi mürşidine bilgi vermesidir. Bu da çalışmanın akamete uğramasına neden olmuştur. İstedikleri çıkmadıkça hakikate bile sırtına dönebilen bu yaklaşımla; herkesin huzurunda kendileri tarafından hakemlere verilen yetki kapalı kapılar ardında geri alınmıştır. Ve süreç maalesef daha karmaşık hale getirilmiştir. Peki neden böyle yapılmıştır? Yapılan hukuksuzluk ilmen tasdik edildiğinde düşecekleri durum oldukça vahim bir durumdur. Fakat iddia sahipleri kararın açıklanmasından önce süreçten çekilerek bu sorumluluktan kurtulmuş olduklarını zannetmişlerdir. Hatta yakın zamanda geçersiz olduğu tasdiklenen görüşlerinde ısrar ederek tüm varislerin bulunmadığı bir ortamda, vefat eden varislerin evlatlarının tamamından vekalet almadan, kendi aralarında kura çekerek sözde bir taksimat dahi yapmışlardır. Ve bunu sosyal medyada paylaşmışlardır. Hakem heyeti tarafından tasdiklenen akdin geçerli olduğu gerçeği Gavs hazretlerinin evlatlarına 1/6 oranında pay düşmesi anlamına gelmektedir. Bu yüzden haksız bir biçimde akdin fasid olduğu iddiasında ısrar edilerek bu pay resmi tapu değişiklikleriyle %50’nin üzerine çıkarılmaya çalışılmaktadır. Burada bir hususa dikkat çekmekte fayda var. Kendi savundukları görüşe göre dahi yaptıkları caiz değildir. Kendi savundukları görüşe göre hakim hisse olsalar bile diğer mirasçıların rızası olmadan inşaat yapmak caiz değildir. Alimlerce kebair günah olarak nitelendirilmektedir. Bu durum hem inşaatı inatla sürdürenleri, hem göz yumanları, hem destek olanları vebal altına sokmaktadır. Ümmetin saf temiz duygularına hitap eden birtakım duygusal söylemlerle insanları günaha sokmak büyük bir sorumsuzluktur. “Ben büyüğüm, ben ne dersem o olur” tavrının bir devamı olarak âlimlerimize karşı söylenen “Sizi ilgilendirmeyen işlere burnunuzu soktunuz!” cümlesi, hukuk tanımazlığın geldiği seviyeyi açıkça göstermektedir. Hak, hukuk, hakikat kavramlarının tekelleşmesi söz konusu değildir. Eğer adalet ve doğruluk isteniyorsa, ilme ve ilim ehline müracaat etmek gerektiği de herkesçe malumdur. Adalet ve doğruluktan kaçınmak ise toplumda güven ve huzur ikliminin varlığını tehdit etmektedir. Soru: Seyyid Muhammed Mübarek Elhüseyni’nin evi hakkında bazı ithamlar gündeme getirilmektedir; evi neden ve nasıl oraya yapılıyor? Öncelikle şunu belirtmek gerekir. Seyyid Mübarek Elhüseyni’nin halihazırda köyde evi yoktur. Rahmetli Gavs hazretlerinin evlatlarından evi olmayan tek kişi de odur. Çünkü evi şu an el konulmak istenen bayanlar çorbahane binası civarında idi. Proje kapsamında yıkılmıştır. Evini yapacağı yer Gavs hazretleri tarafından belirlenmiştir. Bu da Gavs hazretlerinin torunlarına ev yeri tayin ettiği zamanlara tekabül etmiştir. Misalen; Seyyid Muhammed Saki Elhüseyni ve oğullarının evlerinin olduğu yerler Gavs hazretlerinin şahsi mülklerinden verilmiş ve Gavs hazretleri tarafından inşa ettirilmiştir. Bu da ailenin bir geleneğidir. Menzil’de mirasa konu olan ve ailenin kullandığı tüm evler Gavs hazretlerine aittir. Bunu tüm evlatları ikrar etmektedir. Gavs Hazretleri ahirete irtihal edince köydeki miras taksiminde evler bahsi açılmıştır. “Kuraya girmesin herkes kendi evinin sahibi olsun. Seyyid Muhammed Mübarek Elhüseyni ve oğluna birer ev, Seyyid Muhammed Masum Elhüseyni’nin iki oğluna birer ev verilmek suretiyle sulh olsun.” denilmiştir. Tüm kardeşler tarafından bu kabul edilmiştir. Eğer bu sulh kabul edilmiyorsa o zaman herkesin evinde her mirasçının hakkı vardır. Kendi evleriyle ilgili konuyu gündem etmeyip Seyyid Muhammed Mübarek Elhüseyni ve oğluna yapılmakta olan iki evi sosyal medyada yaymak; halka açık meclislerde bu konuyu şaibeliymiş gibi lanse etmek bir mümine yakışmaz. Üstelik bu anlattıklarımızın en büyük şahidi bu söylemlerin sahibi olan Seyyid Muhammed Saki Elhüseyni’dir. Bu şahitliği kendisine sorulduğunda inkar etmemiştir. İlk aylardaki beyanlarında bunlar yazılıdır. Bu şahitliğini kısaca anlatmak gerekirse: Kadınlar dergâhı için köyün batısındaki arsalar maliklerden Gavs hazretleri tarafından satın alınmıştır. Binalar da yıkılmıştır. Artık arsa Gavs hazretlerinin mülkü haline gelmiştir. O da diğer evlatlarına ve torunlarına yer verdiği gibi oğlu Seyyid Muhammed Mübarek Elhüseyni ve torununa şu an evin bulunduğu noktayı işaret ederek yer vermiştir. Kadın dergâhı projesinin Gavs hazretlerine gösterildiği gün Seyyid Muhammed Saki Elhüseyni de odaya gelmiştir. Bunun üzerine projenin kendisine de gösterilmiştir. Proje incelendikten sonra Rahmetli Gavsımız Şeyh Seyyid Abdulbaki Elhüseyni kuddise sirruhu hazretleri “Bak Saki, Seyyid Mübarek’e ‘Aşağıdan ne kadar alıyorsan al, ne kadar büyük bir ev yapacaksan yap.’ dedim. Ona kimse karışmasın.” buyurmuştur. Bunun üzerine Seyyid Muhammed Saki Elhüseyni “Ona kim karışır baba.” demiştir. Seyyid Muhammed Mübarek Elhüseyni ve oğluna verdiği yeri defaten farklı meclislerde söylemiştir. Buna tüm aile şahittir. Bu konuda tüm aile ittifak halindedir. Buna Seyyid Muhammed Saki Elhüseyni bizzat şahit olmasına rağmen, taziyeden sonra kendisine gelen heyetler konuyu sorduğunda ikrar ve tasdik etmesine rağmen, bugün bu ithamlarda bulunmaktadır. Kendisi ve oğullarına Gavs hazretlerinin terekesinden verilen arsa miktarı Seyyid Muhammed Mübarek Elhüseyni ve oğluna verilenden daha fazla olmasına rağmen bu ithamlarda bulunmak kardeşlik hukukuna sığmaz. Bu ithamların amacı farklıdır. Yapılan usulsüz müdahaleleri ve şeriatsızlıkları gizleme çabasıdır. İyice bilinmelidir ki sürekli değişen slogan ve gerekçelerle yapılan hukuksuzluklara, insanların şahsiyetine ve haysiyetine; dahası ailelerin mahremiyetine dönük gerçekleşen çirkin saldırılara ortak olmak şöyle dursun, sessiz kalmak dahi Hak Teâlâ katında büyük vebaldir. Bu vebal “ümmetin malı”, “dede mirası”, “tapulu mülk”, “köyün ağası”, “ailenin büyüğü” gibi ifadeler öne sürülerek ortadan kaldırılamaz! Soru: Menzil’deki ihtilaflardan birisi de İlim Meclisi olarak yapılan, lakin ısrarla Taziye Evi olduğu savunulan mekanla ilgilidir. Bu mekan ne için inşaa edildi? Halihazırda ne olarak kullanılmaktadır? Özellikle tarihteki tekke – medrese tartışmalarını düşündüğümüz zaman Nakşibendiliğin Halidi kolu medrese ve tekkeyi; ilim ile ameli tek çatı altına toplamıştır. Halidilik geleneğinin en önemli temsilcilerinden biri olan Menzil’de de binden fazla talebe ilim tedris etmekte idi. Şimdiye dek buradan yüzlerce alim yetişmişti. Buradaki birikimin yaygın eğitime aktarılması, ziyarete gelen kişilerin namaz arası vakitlerinde de ilimle, sohbet ile meşgul olması için bir mekan hayal edildi. Bu hayal, köyün yeniden inşa projesinde vücut buldu. Rahmetli Gavsımızın görevlendirmesiyle 10 yıldır köyün yönetiminden sorumlu olan Seyyid Muhammed Mübarek Elhüseyni, köy meydanını yeniden tasarlarken dükkanları tamamen kaldırmış, meydanın arka tarafında bir bedesten içine toplamıştı. Menzil’in irşadla, tövbeyle, ilimle, kitapla, sohbetle anılmasından mütevellit meydanında da ilim olması gerektiğini düşünmüştü. Bu yüzden meydana adıyla ve işleviyle bir İlim Meclisi kuruldu. Açıklamaların devamını videodan izleyebilirsiniz. #menzil #tasavvuf #tarikat

Menzil Yolu Teyit

176,485 views • 1 year ago