Loading video...

Video Failed to Load

Go Home

48,444 views • 7 months ago •via X (Twitter)

0 Comments

No comments available

Comments from the original post will appear here

Related Videos

Bakın yine Yahudiler karşımıza çıkıyor. Hayatımız boyunca, kıyamete kadar onlara karşı uyanık olmamız ve onları tanımamız lazım. Resulullah sallallahu aleyhi vessellemin, sahabelerin hayatını iyi okursak iyi bilirsek onları çok iyi tanırız. Çünkü aynıdır. Hiçbir farkı yok. Bir fark var, daha da aşırıya gitmişler. Bir bu fark var. Çünkü o zamanlar o vahşetleri yapma fırsatları yoktu. Kendi vahşiliklerini gizleyebiliyorlardı. Şu anda gizlemiyorlar. Çünkü güç ellerinde. Biz gücü onlara verdik. Çünkü biz çalışmadık. Çünkü biz dedik ki, “Biz medreseye çekileceğiz ya da dervişhane bir şekilde virdimizi çekeceğiz, onlar çalışsın.” Çünkü biz dedik ki, “Biz sadece medresede İslami ilimler okuyacağız, onlar ise fenni ilimleri, dünyaya ait olan, siyasetle alakalı olan, ülkeyi yönetme ilimlerini onlar okusunlar, onlar yönetsin” dedik. “Ticareti onlar öğrensin, onlar bilsin, onlar yönetsin, onlar zengin olsun” dedik. Biz çalışıp da ibadetimizi yapabilirdik. O kullar ki, o adamlar ki, o yiğitler ki, Allah-u Zülcelal öyle bahsediyor onlardan. “Ticaretleri Allah-u Zülcelal'i zikretmekten alıkoymuyor” (Nur Suresi; 37) buyuruyor. Allah-u Zülcelal müminin ticaret yapmasını ve o ticaretiyle zikir yapmasını istiyor. Ticaretiyle beraber namaz kılmasını, zikir yapmasını istiyor. Ayettir bu bakın. Ayette bu şekilde tüccardan bahsediyor Allah-u Zülcelal. O tüccarı övüyor. Ama biz şimdiye kadar hep ticareti kötü bir şey olarak gördük veyahut da öyle anlamak istedik, öyle işimize geldi. Çünkü yerinde oturup vird çekmek kolaydır.

Seyda Feyzullah Konyevi

21,239 views • 2 years ago

🇨🇦"Kanada'nın Bağımsız Yahudi Sesleri" adlı Yahudi örgütünün kurucusu Prof. Dr. Yakov Rabkin: "Siyonistler, Yahudileri İsrail'e Göç Ettirmek İçin Terör Saldırıları Düzenledi" "Siyonistler için Yahudiler sadece bir devlet kurmak, devleti güçlendirmek için bir araçtır; devlet, bireyden çok daha önemlidir." ➖ Müslümanlar gibi giyinirlerdi. ➖ Fas'ta kimsenin onları tanımadığı başka bir kasabaya giderlerdi. ➖ Ve anne babalarını Müslümanlardan korkutmak için Yahudi kızları taciz ederlerdi. ➖ Bilirsiniz, olabilecek en kötü şey bir kızın tacize uğramasıydı. ➖ Ve bu durum pek çok Yahudi'nin Fas'tan ayrılmasına neden oldu. ➖ İsrail'e ya da başka bir yere gittiler ve bu uzun yıllar boyunca böyle devam etti. ➖ Bu hikayeyi dinledikten kısa bir süre sonra, Faslı bir Yahudi kadınla tanıştım. ➖ Kendi kasabasında bizzat kendisinin bunun kurbanı olduğunu doğruladı. ➖ Örneğin Irak örneğinde, İsrail hükümeti Irak hükümetiyle Yahudilerin gitmesine izin verecek bir anlaşma müzakere etti. ➖ Ancak Yahudilerin Irak'ı terk etmek için acelesi yoktu. ➖ Bakın, bu çok önemli çünkü Yahudiler yüzyıllardır orada yaşıyorlardı ve yerleşiktiler, Arapça konuşuyorlardı. ➖ Pratikte, farklı bir dini inanca sahip Araplardı. ➖ Bu nedenle, Siyonist aktivistlerin onları İsrail'e gitmeye zorlamak için bir şeyler yapması gerekiyordu. ➖ Ve burada çok üzücü bir epizoda, Siyonizm tarihinin üzücü bir sayfasına geliyoruz. ➖ Siyonist aktivistler Yahudilere ve Yahudi kurumlarına karşı şiddet eylemleri (terör saldırıları) gerçekleştirdiğinde. ➖ Onları gitmeye teşvik etmek için, Irak'taki Yahudi sinagoglarında bir patlama oldu. ➖ Mısır'da, Fas'ta da benzer olaylar yaşandı... ➖ Dolayısıyla bunu anlamak gerekiyor çünkü Siyonist hareket için, Ben-Gurion için, İsrail devletini kuranlar için en önemli neden Yahudileri oraya getirmekti, devletin çıkarıydı. ➖ Ve Nazi soykırımı sırasında da bu şekilde davrandılar. ➖ Ben-Gurion'un şu sözü meşhurdur: Eğer bu Yahudi çocukların hepsi başka bir yere gönderilecekse, onların hepsini kurtarmaktansa, Filistin'e gönderilebileceklerse çocukların yarısını kurtarmayı tercih ederdi. ➖ Yani Siyonistler için Yahudiler insan malzemesinden başka bir şey değildi. ➖ "Avrupa'daki insan malzemesi soykırım nedeniyle tükendi ve bu yüzden Arap ülkelerinden, Irak'tan ve diğer yerlerden insan malzemesine başvurmak zorunda kaldılar." ➖ Yani Siyonistler için Yahudiler sadece bir devlet kurmak, devleti güçlendirmek için bir araçtır; devlet, bireyden çok daha önemlidir.

Kuşçu

15,811 views • 1 month ago

33 yıl oldu... Dile kolay… Sivas’ta o gün sadece bir otel yanmadı; memleketin vicdanı, yarım kalan şiirler, göğse bastırılan bir cura, daha 12 yaşında bir çocuğun gülüşü yitip gitti. Onlar bilançodaki 33 "sayı" değildi, her birinin bir dünyası vardı. Kimi sözcüklere adamıştı ömrünü, kimi şifaya. Asım Bezirci, edebiyatımızın koca çınarı... Metin Altıok kendinin avcısı, hüznün şairiydi. Dr. Behçet Aysan, gündüzleri hastalarına şifa dağıtan elleriyle geceleri beyaz bir gemi çiziyordu dizelerinde. Uğur Kaynar barışı haykırıyordu. Nesimi Çimen, göğsünden ayırmadığı curasıyla devasa bir umudu tıngırdatıyordu. Muhlis Akarsu ve onu bir an olsun yalnız bırakmayan hayat arkadaşı Muhibe... Ve Hasret... Hasret Gültekin... Daha 22'sinde bir dehaydı. Yaşasaydı bugün ne besteler dinleyecektik kim bilir? Edibe Sulari babasının sazını omuzlamış, Asaf Koçak kötülüğü çizgileriyle dövüyordu. Erdal Ayrancı'nın kamerasında, Muammer'in sahnesinde, Sefer ve Mehmet'in çabasında renkli Anadolu vardı. Hepsi omuz omuzaydı o karanlıkta. Sırf inançlarını yaşatmak, semah dönmek için oradaydılar. Koray daha 12'sindeydi, ablası Menekşe ile el ele gitti ölüme. Sivri, Metin, Şahin ve Özkan ailelerinin gencecik kızları, oğulları... Hangi ateş yok edebilir ki o masumiyeti? Bir de Hollandalı Carina vardı... Bu ülkenin kadınlarını, kültürünü anlamak için oradaydı. Ve Ahmet ile Kenan... Otele sadece ekmek parası için, çalışmaya gelmiş iki gencecik emekçi. Derdimiz acıyı deşmek değil; o yarım kalan türküleri, hiç yazılamayan şiirleri, dönülemeyen o son semahı hatırlatmak. Onları yakan karanlığa karşı, aydınlık yüzlerini hafızamıza kazımak. Işıklar içinde uyusunlar... Unutmadık.

Murat Emir

16,745 views • 1 month ago

"2024'ün başından itibaren CHP içinde bazı insanlar yavaş yavaş 'Türkiye'de ne oluyor?' sorusunu sormaya başladı” Yıldıray Oğur: 💬Bu sizin uzun süredir ısrarlı bir şekilde yazdığınız, yeni ittihatçılık tezi. Benim de bazı eleştirilerim var, yazmıştım. Ama burada öncelikle herhâlde şunu bir netleştirmemiz gerekiyor: Bu bir manifesto değil. Yani siz bu yeni devletin manifestosunu yazmıyorsunuz. Onlara katılmıyorsunuz, onları meşrulaştırmak için ya da işte onları anlamak için onlara bir ideolojik zemin kurmuyorsunuz. Siz anlamaya çalışıyorsunuz sadece, ne olduğunu tespit etmeniz için. Çünkü hep şöyle de söyleniyor; 'Bunlar bunu meşrulaştırmaya çalışıyorlar' deniyor. Halbuki bu bir anlama çabası, meşrulaştırma değil. Etyen Mahçupyan: 💬Evet, Kuşoğlu'nun da meşrulaştırmaya çalıştığını hiç sanmıyorum. Ben onu okudum, hiç öyle bir şey yok orada. Bu bir olgu, vaka. Türkiye'de bir olay oluyor ve bu olaydan memnun değiliz, değiştirmek istiyoruz. Olayı anlamazsak nasıl değiştireceğiz? Olayı anladıktan sonra ancak ona alternatif bir şey üretme şansımız var. Öte yandan şunu da ben anlamakta zorlanıyorum; insanlar bu yeni ittihatçılık tezinden hoşlanmıyorlar ve duymak istemiyorlar belki falan ama şu çok açık değil mi? Bu iktidar Kemalist değil bir kere. Ve de bu iktidar öyle şeyler yapıyor ki belirli bir ideolojiye sahip olduğu da ortada. Yani getirdiği rejimle, bu dış politikadaki tavrıyla, tarihin yeniden analiziyle, Mustafa Kemal'e yeniden bir bakışla, işte Müslümanların devlete yanaştırılmasıyla, Kürt meselesinin çözümü gibi adımlar atılmasıyla yani ortada başka bir ideoloji var ve bu Kemalizm değil. Ya öyleyse 'Ne acaba?' diye sorulmaz mı? Yani böyle bir tartışmanın kendisi meşrulaştırmayla ilgisi olmayan bir şey." 2024'ün başından itibaren CHP içinde bazı insanların yavaş yavaş 'Türkiye'de ne oluyor?' sorusunu sormaya başladığını kendi temaslarımla da biliyorum. Buradan çıkarak ne cevap verdiler? Onu tam bilmiyorum ama şu anda Kuşoğlu'nun röportajıyla anladık ki yavaş yavaş Türkiye'deki yeni rejimin sadece Tayyip Erdoğan'dan ibaret olmadığını anlamış durumdalar. Tayyip Erdoğan da bir fani olduğuna göre ve önümüzde bir 'Türkiye Yüzyılı' olduğuna göre, demek ki herhangi bir faninin ötesinde düşünen ya da düşünmeye çalışan, bu yönde önermeler yapan birtakım insanlar var. Bu insanların bir aklı var. Aslında devlet aklı denen şey o; yoksa böyle gizemli, falan arka planda olan bir şey değil. Şu anda iktidara bürokrasi içinde kimler sahipse, kimler cumhurbaşkanlığı sistemini yazıp ortaya koyduysa, bunları düşünen insanların CHP'yi de etkilemek istememelerini düşünmek biraz abes olur. Etyen Mahcupyan Yıldıray Oğur

serbestiyet

26,887 views • 2 months ago

KONDA Başkanı Aydın Erdem'i uzun süredir takip ederim. Genel olarak kanaatlerini makul ve dürüst bulurum. Onun da ifade ettiği üzere Yeni Parti'nin oy oranı muhtemelen %22-25 bandında. %10'luk bir parça ise CHP'de kalmış durumda. Gün geçtikçe CHP güçlenecek ve Yeni Parti düşüşe geçecektir. Çünkü görüldüğü üzere Kemal Kılıçdaroğlu'na geniş kredi açan Muhafazakar ve Kürt çevreler halen Özgür Özel'e yeşil ışık yakmıyor. Bunun sebebi Özgür Özel'in İslamofobik ve Anti-Kürt kadroları yeniden göreve döndürme ihtimalinin konuşulmasıdır. Önder Sav transferinin temsiliyeti tam olarak budur. Yeni Parti isminin zıttına köhne ulusalcı CHP reflekslerine sarılmaya gayret ettikçe potansiyel seçmen çevrelerinden dışlanmaya devam ediyor. Bu ülkede Muhafazakarları ve Kürtleri yanına almayan bir ittifakın seçim kazanma ihtimali hayalden ibarettir. Özgür Özel ise Zafer Partisi-İyi Parti çizgisine kaydıkça kendi seçmenini bile yeniden Kemal Kılıçdaroğlu'na kaybetmeye başlayacak gibi görünüyor. İşin tuhaf tarafı yüz yıldır denenen bu başarısız stratejiyi neden benimsediklerini anlamak mümkün değil. Her ne kadar 2024 seçimleri CHP açısından bir başarı gibi görünse de daha önce de ifade ettiğim üzere bu bir Pirus zaferiydi. CHP kendisini birinci parti yapmak uğruna bütün ortaklarını barajın altına itti. Dem Parti %6'ya, İyi Parti %3,5'a, Zafer Partisi ise %1,5'a geriledi. Ortaklarını gerileten Yeni Parti stratejisi şimdi kendini geriletmeye başladı. Her ne kadar eleştirilse de ilk defa muhalefeti tek çatı altında toplayıp %48.5 oy oranına ulaşan Kemal Kılıçdaroğlu bıraktıktan sonra muhalefet paramparça oldu. Dem Parti uzaklaştı, Muhafazakar partiler çekildi, geriye sadece Ulusalcılar kaldı. Onları da sağdan da toplasanız soldan da toplasanız %40 etmiyor.

Furkan Bölükbaşı

82,726 views • 3 days ago