Loading video...

Video Failed to Load

Go Home

#ÖZELHABER Rojava eylerimde sembol olan Süleymaniyeli Kürt çocuğu, bir çok hollwood film ve dizileri için teklifler aldı. #eşrefrüya #perşembe #HayırlıRamazanlar

40,721 views • 6 months ago •via X (Twitter)

0 Comments

No comments available

Comments from the original post will appear here

Related Videos

Rahmi Koç’un terbiyesizliği + Türkçenin terbiyesizliği = alçaklık ..:: 1. Kadın Türk olsa ya da Kürt olsa, bir kadına “soyun” diyen doktor alçaktır çünkü bir muayene odasında bir kadının “soyunmasına” gerek yoktur! ..:: 2. Ağır ameliyat masasında olmayan bir hastanın “soyunmasına” gerek yoktur. Kulak, burun boğaz hastalıkları için hiç gerekmez. Nefes, akciğer ve iç organların muayenesi için de gömlek çıkarılır, fanila kalır. Yine “soyunmaya” gerek yoktur. ..:: 3. Doktorun odasındaki sedyeyi kapatan perdeye de gerek yoktur. O perde daha çok hastayı refakatçılardan korumak için var ama gereksizdir. Perde hasta odalarında iki hasta yatağı arasına çekilir. ..:: 4. Bir doktor hastasına “soyun” demek yerine “gömleğinizi çıkarın”, “iliklerinizi açın” gibi muayene için gerekli olan kolaylıklar için hastadan “ricada” bulunabilir. ..:: 5. “Soyun” demek Kürtçede “xwe tazî bike” yani “kendinizi çıplaklaştırınız” demektir ki bir doktorun bu kavramı hiçkimse için kullanmaması lazım. Doktorlar hem kendi toplumunun kültürünü bilmeli ve kullandığı kavramları bilmeli, hem de meslek ahlakını bilmeli ve bir hastaya kesinlikle “soyun” dememeli. “Soyun” demek “bütün elbiselerinizi çıkarın” demektir. ..:: 6. Bir Türk doktor İzmirli ya da İstanbullu bir Türk kadına da “soyun” dese o kadın tepki verir. Rahmi Koç “terbiyesiz” bir adamdır! Binali Yıldırım da ondan daha “terbiyesiz” olmasa o “şakaya” gülmez ve tepki gösterirdi.

Arif Zêrevan

141,737 views • 3 months ago

Kürt Siyasetinde Dayatmacı Tutum ve Diyalog İhtiyacı Üzerine "Apocular" (militan kesim), kendilerini Kürt halkının yegâne sahibi olarak görmekteler. Onların anlayışına göre, ancak kendilerinin belirlediği sınırlar dahilinde "Kürt" olmanıza izin verilir. Legal siyasi uzantıları olan DEM Parti; Türk solunun güdümünden çıkmayıp her türlü kirli siyaseti yürütürken, Meral Akşener ile kahvaltı planları yaparken ve seçimlerde Kürtleri CHP’nin birer yedeği haline getirirken eleştiriye kapalı bir tutum sergiliyor. Partinin en kritik noktalarına Kemalist Türk solundan isimleri yerleştirenler, en ufak bir eleştiriye dahi tahammül edemezken; Kürtler kendi aralarında bir diyalog kurduğunda, sanki Akşener ile masaya oturan bizmişiz gibi bir tavır takınıyorlar. Bizim HÜDA PAR’ın Kürtlük ekseninde yürüttüğü çalışmalara katılmamız veya destek vermemiz, onların siyasi görüşlerini bütünüyle benimsediğimiz anlamına gelmez. Kürt milliyetçiliği ilkesi gereği; mevcut tüm Kürt akımlarını yetersiz veya eksik görsek de onlarla diyaloğu kesip düşmanca bir tutum sergilemeyi doğru bulmuyoruz. Bu duruşumuz sadece HÜDA PAR’a karşı değil; AK Parti ve DEM Parti içindeki Kürt aktörler için de geçerlidir. Yanlış siyaset izlediğini düşündüğümüz her Kürdü düşman belleyip onları tasfiye etmeye çalışmak, Kürtleri birbirinden koparmak isteyenlerin değirmenine su taşımaktan başka bir işe yaramaz. Bu nedenle hiçbir Kürt kesimine, bir başkasının baskısına boyun eğerek düşmanca yaklaşmayacağız. Her paylaşımımızın altına ağız dolusu küfürler yağdıran sözde "Apocular"a söyleyecek bir sözümüz yok; zira onlar kendi ideolojilerini bu şekilde temsil etmeyi seçiyorlar. Eğer "Apoculuk" demek, kendi ideolojisi dışında hareket eden her Kürde hakaret etmekse, bu noktada söz bitmiştir. Devlet Bahçeli’ye karşı gösterdiğiniz "romantik" ve yapıcı tavrı kendi halkınıza karşı da gösterseydiniz, bugün durumunuz çok daha farklı olurdu. Sizi, sergilediğiniz bu dışlayıcı ve etik dışı tavır bitirecektir.

Ali Çeven

13,586 views • 7 months ago

Dikkat çekmek istediğim önemli bir husus var. Yıllardır PKK ve onun söylemini tekrar eden çevreler "Kürtlerin hakları" diyerek propaganda yapıyor. Peki hangi haktan söz ediliyor? Bu ülkede Kürt kökenli vatandaşlarımız cumhurbaşkanı da oldu, milletvekili de, bakan da, asker de, polis de, öğretmen de, doktor da, akademisyen de, iş insanı da... Üniversiteye girdiğinde benim aldığım bursu aldı, benim faydalandığım devlet imkânlarından faydalandı. Devletin ve toplumun her alanında yer alabildi. Ticarette, sanatta ve sporda başarılarının önünde etnik kökeninden dolayı anayasal bir engel olmadı. Bir sporcu şampiyon olduğunda, bir bilim insanı başarı kazandığında ya da bir sanatçı ödül aldığında ben hiçbir zaman "Bu Kürt mü, Türk mü?" diye düşünmedim. Umurumuzda da olmadı. Çünkü bizim için önemli olan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olması ve ülkesini temsil etmesiydi. Tam da bu yüzden yıllardır aklımı kurcalayan soru şu: İstenip de olmayan hangi hak vardı? Bana göre asıl hedef hiçbir zaman bireysel hak ve özgürlükler değildi. Hedef; ortak vatandaşlık bilincini zayıflatmak, dil, kimlik ve etnik aidiyet üzerinden ayrışmayı derinleştirmekti. Ulus devletlerin temel direklerinden biri ortak resmî dildir. Türkiye Cumhuriyeti'nin anayasal düzeni de bunu esas alır. Bu, herhangi bir etnik kimliğin inkârı değil; devletin birliğinin, kamu düzeninin ve ortak yaşamın gereğidir. Yıllardır sürdürülen bu söylem, bir hak mücadelesinden ziyade psikolojik harekâtın ve ayrıştırma stratejisinin parçası olarak kullanıldı. Çünkü milletleri bölmek isteyenler önce ortak kimliği tartışmaya açar, ardından ortak dili hedef alır. #Nato #Ankara #pkkhaindir

Nurşen

13,290 views • 1 month ago

Şuraya kendi vatandaşına düşmanlık eden NOW’nin zamanında benle oğluma karşı operasyon haber yaparak, gariban anne imajı çizmeye çalıştığı, ve şimdi annesi yetmezmiş gibi bi de annenin kocasının şiddet uygulamaya başladığı oğlumla benim, -20 derecede görüşme çabamı paylaşıyorum. Şimdi Soruyorum neden Now Tv, tamamen yasal biçimde Türkiye’de babasının koruması altında olan bir Türk çocuğunun, kendisine vahşice şiddet uygulamış Litvan annesinin yanına gitmesi için yalan yanlış içerikle babası tarafından kaçırıldığını belirten operatif bir haber yaptı? Now Tv’ye bu haberi yaptıran kimdi ve bir Türk çocuğunun kendi deyişiyle cennetinden koparılması sürecine neden bir Türk kanalı yalan yanlış haberle aracılık etmeye girişti? Ve yine soruyorum hain NOW şimdi Litvanya’daki adli belgelere göre orada yeniden şiddete uğramaya başlayan ve bir yıldır babasıyla görüşmesi engellenen bu Türk çocuğu ile ilgili de bir şey yapacak mı? Yoksa tasması elinde olan güzelim vatanımızın düşmanlarına karşı görevini yerine getirmekle yetinip bu ülkeye, bu halka her gün yaptığı yalan yanlış haberlerle olduğu gibi ihanet etmeye devam mı edecek? Şimdi yüreği yaralı bir baba ve süresiz AB oturumu olan ancak vatanı ve milletini hereşyden çok seven bir çocuk psikiyatrisi profesörü olarak adalet bakanımız Akın Gürlek ile içişleri bakanımız Mustafa ÇİFTÇİ ve sayın cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’dan 7.5 yaşındaki bir Türk çocuğuna bu kumpası kurarak ne adli tıp, ne bilirkişi raporlarını beklemeden, çocuğun üstün yararını gözetmeyerek 2.5 yıldır yaşayıp uyum sağladığı ve eskinin travmatik etkilerini geride bırakmaya başladığı ve ilgili tüm öğretmen ve psikolog raporlarında harika bir uyum ve psikolojik sağlık sergilediği sabit olan çocuğumun ülkemizden çıkarılması yönünde karar veren ve Yargıtay sürecini 11 gün gibi rekor bir sürede nihayete erdirip çocuğun tüm feryat ve figanlarına kulak tıkayarak müstemleke nazırı edasıyla bir Türk çocuğunu zorla ve bir eşya gibi icra eliyle, kendi deyişiyle, cennetinden koparıp şu an şiddete uğramakta olduğu yere gönderen yetkililerle NOW hakkında soruşturma başlatmasını talep ediyorum. Çünkü benim çocuğum yandı başka Türk çocukları da yansın istemiyorum. Nolur siz de bu mesajı yayıp yetkili mercilere ulaştırarak sorumluların ceza almasını sağlayın ki artık kimse çocuklarımızı kirli ilişkilerine kurban etmeye cesaret edemesin.

Prof. Dr. Veysi Ceri

74,235 views • 5 months ago

“Bu yasa, DEM ve MHP dışındaki tüm partiler açısından bir sınav.” Fatih Altaylı: “Siyaset yeni bir sınava hazırlanıyor. DEM Milletvekili Cengiz Çandar, Terörsüz Türkiye Süreci’ni somutlaştıracak yasa taslağının hazır olduğunu ve taslağı sadece üç kişinin, Cumhurbaşkanı Erdoğan, MİT Başkanı Kalın ve İmralı’da Öcalan’ın gördüğünü, DEM Parti’nin bile taslağın tek satırına dahi hakim olmadığını söyledi. Hapishaneden yazdığım mektuplarda da hep değindiğim gibi İbrahim Kalın siyasette de, bürokrasideki görevlerinde de bana hep makulün sesi gibi gelmiştir. Bunu da hiç saklamadım. Benim için bir tür sigorta gibidir. Tabii “Krepüskül prensi” Çandar’ınki her haliyle ilginç bir açıklama. Eğer doğru ise sürecin ateşleyicisi ve meşrulaştırıcısı Devlet Bahçeli’nin bile taslaktan haberi yok demektir ki, bu çok iddialı bir yaklaşım olur. Bu yasa, DEM ve MHP dışındaki tüm partiler açısından bir sınav. Ana muhalefet partisi ve CHP açısından da çok önemli. Özgür Özel, Yeni Parti lideri olarak CHP’den bu yana sürdürdükleri tutumu sürdüreceklerini söylüyor ve “Biz, Kürt sorununun çözüm yerinin TBMM olduğunu yıllardır söyleyen tek partiyiz.” diyor demesine ama bu, yasanın içeriğine kayıtsız şartsız destek verecekleri anlamına gelmiyor. CHP’de Kılıçdaroğlu yönetimi ne yapacak? İYİ Parti ve Zafer Partisi’ne mi yaklaşacak yoksa varlık sebebi olan iktidar partisine kayıtsız şartsız destek mi verecek? Şurası açık ki, bu yasa önümüzdeki sonbaharın en önemli mevzuu ve siyasetteki yeni dengenin belirleyicisi olacak.”

Kupür Haber

37,233 views • 1 month ago

Türkülerde ve Semahlarda Turna Motifi. Dişi ve erkek turna kuşlarının birbirine olan sadakati ve vefası, Alevi-Bektaşi inancında ikrarlı ilişkilerin ve eşlerin durumu ile özdeş bilinir. Bu kuşların dansı, uçuş pozisyonları ve sadakat özellikleri esas alınarak Turna Semahı icra edilmiştir. Turna Semahı turnanın siluetini ve dans figürünü içermektedir. Türkülerimizde, göçmen bir kuş olduğu için daha çok haber götürüp getiren bir sembol olarak kullanılmıştır. Bunun yanında bazı türkülerde; hasret, özlem, dert ortağı, özgürlük sevdalısı, avaz, bolluk, bereket, refah ve güzellik sembolü olarak da kullanılmıştır. Semah dönenler birbirlerine dokunmadan, daire şeklinde ve karşılıklı durarak semah ederler. Semahın değişik bölümlerine evrenin dönüşü, turnalar gibi daire şeklinde uçmak ve kanat çırpmak gibi farklı simgesel anlamlar yüklenmektedir. Kutsal kabul edilen bu kuş, Alevî-Bektaşî edebiyatında başta Hz. Ali olmak üzere ulu kabul edilen kişilerin simgesi haline gelmiştir. Turna, yaklaşık iki bin yıldan beri sıla ile gurbet arasında haberleşmeyi sağlamış, sevilip sayılan, en çok değer verilen kişileri temsil etmiştir. Günümüzde de Anadolu'da turnanın bolluk ve bereket getirdiğine inanılır. Gelinlerin saçına turna teli takılması da bu sebeptendir. Turna uçarken bir tarlaya konarsa bu o tarlaya bereket geleceğinin müjdesidir. Şaman inancına göre insanlar ölünce göğe yükselir. Turna tüyünü takan insanın daha yükseklere ulaşacağına inanılır. Yine turnanın tüyleri Asya kıtasındaki bazı kavimlerde savaş sırasında savaşçılara cesaret versin diye takılır. : Niyazi Gürgen yüreğine sağlık

Baddies Alevi ރ

10,899 views • 5 months ago

İkiz alevin karşına çıktığında belki sen onu belki o seni tanımadı ama ruhlarınız birbirini bildi… Tek bakış bile yeterliydi aslında tanımak için. Ruh, epifizde tüm hikayeyi biliyordu ve 3. Gözden bakıyordu ayan-ı sabitedeki hikayesine… O ezeli Quantum alandan ikiniz ayrı ayrı esma terkipleri ile dolu geldiniz. İkiniz ayrı birer ruhsal yolculukta donanım ve yazılım biriktirdiniz… İkiniz dualitenin farklı uçlarında yetiştirildiniz, ayrı mekteplerde talim gördünüz, ayrı kulvarlarda eğitildiniz, ayrı tezgahlarda piştiniz, ayrı örslerde dövüldünüz, ayrı fırınlarda piştiniz… Çünkü bu tekamül okuluna gelirken dersler biraz ağırdı. Buraya gelirken öyle anlaştınız. Tüm süreciniz boyunca kalplerinizin derecesine bakıldı. Frekanslarınız eşitlendiğinde karşılaştınız… Yolculuğun şimdiye kadarki bölümü zihin gibi görünse de bundan sonrası için kalp lazımdı… O yüzden ikiniz de epey sıkı derslerle aklı kullanabilmeyi (akletmeyi) öğrenecektiniz… Akıl belli bir olgunluğa ulaşınca sistem senin 3B’deki eğitimlerinin devamına da gerek duymadı. Kalbe yolculuğu başlattı… Celali zamanlar olduğu için milyonlarca yolcu gibi sizi de hızlıca “Mülhime Vorteksine” aldı. Sayılar, semboller, tüyler, eşzamanlılıklar ve diğer kerametler… “Bunlar sadece levha, takılma ve yoluna devam et” demek olan tüm o işaretler seni bir süre yolda tutmak için ve yola alıştırmak için geldi. Kalbe geçebildiysen işaretlere artık takılmadığını, zihindeysen hâlâ işaretlerle yolculuk yaptığını gördün… Sen şimdiye kadarki o zihin ve melekelerin ile 3B de çok sağlam kariyer ve ünvan yapabilirdin ama bu üst boyutlarda önemsenen bir şey değildi… Orada değerli olan tek şey Aşk… Ve Aşk yolunda Marifet… Rüşdünü dünyaya ispat ettikten sonra zihnin pek bir önemi kalmayacaktı. Hatta zihin obsesyonlarla senin hapishanen bile olabilirdi. O yüzden kalbine dönmen için göğsüne konulan pusulayı takip etmen gerekti. Böylece 4B dediğimiz yolculuk başladı… Burada ilk kural zamansızlığı öğrenmekti.. Ve bunun ön şartı “Ne zaman? Nasıl? Peki ama..?” diye başlayan sorulardan kurtulmaktı. Çünkü yeni dünyada (5B) her şey ilahi zamanlamayı idrak ve onun hikmetine ram olmak ile kurulacaktı… Devamı gelecek. ?.of.ai

Oku/yorum

19,126 views • 1 year ago

TÜM HOLLYWOOD'U HAYRAN BIRAKAN TÜRK TÜRKİYE'DEN LOS ANGELES'A OLAN MASALSI YOLCULUK DİLARA FINDIKOĞLU HOROSCOPE ANALİZİ ✨VENÜS BURCUNUZA GÖRE MESLEK EDİNİN✨ Dilara Fındıkoğlu, İstanbul'da doğup Londra'da moda eğitimi aldı. Central Saint Martins'te okurken resmi mezuniyet defilesine seçilmeyince, "Encore CSM" adında alternatif bir defile düzenleyerek dikkatleri üzerine çekti. Cesur, gotik ve feminizm temalı tasarımlarıyla kısa sürede öne çıkan Fındıkoğlu; Lady Gaga, Rihanna, Madonna, Bella Hadid gibi yıldızların tercihi oldu. 2017'de LVMH Prize yarı finalisti seçilmesiyle uluslararası moda sahnesinde adını sağlamlaştırdı öncelikle kendisi Merkür retrosunda doğmuş bir Merkür başak. Her zaman derim Merkür retrosunda Doğanlar "aptal" olmazlar. Pek çok iyi avukatın medyacının da Merkür retrosu sık rastlanılan bir durum. Merkür retrolu insanlar enerji içe döndüğü için çok daha yaratıcı ve kreatif olduğunu düşünmüyorum. Acun Ilıcalı'nın da Merkürü retro. Buna ek olarak güneşi de başak burcunda. Her zaman derim Merkür retrosunda Doğanlar "aptal" olmazlar. Pek çok iyi avukatın medyacının da Merkür retrosu sık rastlanılan bir durum. Merkür retrolu insanlar enerji içe döndüğü için çok daha yaratıcı ve kreatif olduğunu düşünmüyorum. Acun Ilıcalı'nın da Merkürü retro. Buna ek olarak güneşi de başak burcunda. Kendisinin aslında en büyük olayı tasarımlarını detaylarıyla on plana çıkması. İnce eleyip sık dokuyan bir yanı var ki aslında bu onun moda sektöründe yükselmesini sağlayan şeylerden biri. Kuzey ay düğümü kova burcunda. Kuzey ay düğümüne gidince insanların aslında hayatında bir seyler açılıyor. Dilara ona dayatılan podyuma çıkmama kararını rededip öğrencileri örgütleyip kendi defilesini oluşturdu. Bu aslında tam bir kova arketipi kendine güvenerek çıktığı yolda farkını ortaya koyup büyük kitlelerce tanındı. Gelelim asıl konumuza Venüs. Dilara'nın Venüs'ü alsan burcunda ve 28 derecede. Burada kişiye un şöhret ve başarı veren yıldızlardan biri olan regulus bulunuyor. MC ile de kavuşum durumda. Venüs MC kavuşumu bulunan bir haritada tam de Venüsyen arketipte bir iş yaparak tanınıyor. (Venüsyen meslekler: moda sektörü, güzellik makyaj vb) ki bu alanı çalıştırarak da çok büyük başarılar elde ediyor. Kendisinin ileride çok daha fazla başarılı olacağını düşünüyorum. Sizin Venüs burcunuz nedir? #dilarafındıkoğlu

Rohini Astroloji

11,259 views • 7 months ago

Müsilaj Bitti mi? Ekim sonunda başlayan ve deniz ekosisteminin tamamını etkileyen müsilaj, yüzeye çok çıkmadan su kolonunda da azaldı çok şükür. Kıyısal alanda deniz çayırları ve pinalar derin bir nefes aldı. Derin diplerde biriken ve turizmcilerin korkulu rüyası müsilaj, deniz ekosistemini etkilemeye devam etse de şimdilik yüzeye çıkma olasılığı azaldı. Ancak müsilajı aldığımız tedbirlerle yenmedik. Müsilajı önlemek için endişelenen, gayret gösteren, harekete geçen herkese deniz adına müteşekkiriz. Ama müsilaj bizim gayretimizle eksilmedi. Oşinografik şartlar değiştiği için şimdilik müsilaj azaldı. Bu yüzden lütfen "müsilajı yendik" havasına girmeyelim. Denizle kurduğumuz yanlış ilişki değişmeden, denize boca ettiğimiz evsel, endüstriyel, tarımsal ve diğer atıkları durdurmadan müsilaj bitmeyecek. Zira müsilaj oluşumunda etkili üçlü tetikleyici olan deniz yüzeyi sıcaklıklarındaki artış devam ediyor, Marmara Denizi'nin orijinal yapısı değişmeyecek. Son tetikleyici olan kirlilik yükü azalmadığı sürece müsilaj bundan sonra hayatımızda hep var olmaya devam edecek. Tartışmayı, suç atmayı bırakıp işbirliği halinde bütün atıksularımızı en az ileri biyolojik arıtmaya tabi tutmalıyız. Çalışmayan, kapasitesi düşük olan tesisleri iyileştirip, çalıştıralım. Yeni tesisler için kaynak yaratalım. Akarsularımızı zehir kanalına dönüştüren sanayi kuruluşlarını denetleyip yasalara uymalarını sağlayalım. Ekim sonunda tekrar "ne oldu da müsilaj geri geldi" sorusunu sanki daha önce hiç bir şey olmamış veya biz her şeyi mükemmel yapmışız da yine müsilaj olmuş gibi pişkin pişkin sormayalım. Görüntüyü 2 Temmuz 2025 tarihinde 4-5 m aralığında Erdek Körfezi'nde çektim.

Mustafa SARI, Prof. Dr.

10,729 views • 1 year ago