Загрузка видео...

Не удалось загрузить видео

На главную

Plan belliydi… Ama teller planı bozdu. ⚡ Ters köşe son. 🦓

162,008 просмотров • 5 месяцев назад •via X (Twitter)

Комментарии: 0

Нет доступных комментариев

Здесь появятся комментарии из оригинального поста

Похожие видео

Sadece Bitcoin’e bakalım madem ok. Maliyetimdeyim şu an, hatta bir tık üzerindeyim. Üzerinden 15 saat geçti yazdığının. Kullanın diye tavsiye ettiğim DCA botu da 8 parça, %2 aralıklarla, 1.1x katsayı artırarak — yani ters piramit şeklinde al / %4’te realize et, 1/2R koruyup döngü içerisinde maliyet düşür şeklinde — 7. döngü içerisinde kâr ediyor. Tüm düşüş boyunca açıktı. Dolayısıyla aslında kârdayım. FOMO görürsem kârla satabilirim bile. Ama ben aldım/sattım’dan çok, burada genel bir yönetim ve “herkes korkarken ne yapılması gerektiği” ile ilgili elimden geldiğince yardımcı olmaya çalıştım. Bence hak yemeden ve ön yargılı olmadan, önce biraz daha alçakgönüllü olmalısınız. Sizin özelinizde olmasa da böyle tepeden yorum yapanlar genel olarak… Ben böyle olduğum için öncesinde de, kimsenin cesaret edip yazamadığı zamanda da tüm portföy yönetiminin detayına kadar paylaşıyorum. İnsanlar okumuyorsa yapacak bir şey yok. Süreçlerde dayanamayanlar ya da bir plan sahibi olmayanlar, sonuçları anlatırken “ego” ya da “şans” diyor. Süreç içindeyken “mal” diyor. Öğrenmek isteyene açık bir profil. Ama istemeyene zorla kimse bir şey yaptıramaz. Bence genel olarak herkes kumarı bırakıp portföy yönetimine bir bütün olarak bakmalı. Piyasalarda geçirdiğim 25 yıllık tecrübeyi aşağılamaya çalışmak yerine, fayda sağlayabiliyorsa sağlamalı. Olmuyorsa da geçmeli. Eğer sadece kripto odaklıysanız, benden çok daha iyi yapan X’te binlerce çok değerli muhterem kripto fenomeni dostumuz var. Mükemmel sepet yapıyorlar. Ben 4 senedir beceremedim. Hep en dipten alıyorlar, en tepeden satıyorlar. Müthiş insanlar hepsi. Ben mesela — işimin bir parçası olan vadeli işlemler dışında — 2021’de yine canlı yayında bir plan yaptım. Planım 2022’de geldi ve 30K altında toplamaya başladım. 15K’ya kadar düştü. Sonra 108K’da satmaya başladım. 126K’ya kadar çıktı. (Koydum videosunu, “hayal görüyorsun” demeyin diye.) Ortalamama göre 5-6x arası kâr elde ettim. Ama diğer arkadaşlar hep 50x yaptığı için benim düşük kaldı. Şu anda da planı yaptım, izlediğiniz son yayında. Uygulama zamanım geldi, uyguladım. Bitcoin’in portföyümdeki oranından yönetebildiğim şekline kadar gayet memnunum. Son yaptığım yayında size 87k’nın fiyatı 97-98 civarına kadar götürme olasılığı olduğunu (götürdü ✅) AMA bunun bir düşüş retesti olabileceğini, bölgenin kaybında da sırasıyla önce 70’li seviyelerin, sonra da 60’lı seviyelerin. Yani 200 haftalığa kadar inebileceğini anlattım. Buralardan da ben toplayacağımı söyledim ve topladım. (Koydum videosunu da) Sattığımda nasıl kimse mutlu olmadıysa. Aldığımda da tabii ki olmayacak… çünkü ben size bir umut vermiyorum. Analitik, data odaklı bir inceleme yapıp olasılıkları ve planlarımı anlatıyorum. Beğenmiyorsanız basitçe dediğim gibi daha başarılı arkadaşları takip edebilirsiniz.

Heisenberg

26,415 просмотров • 6 месяцев назад

Avrupa, Steam’den rahatsız mı? Avrupa’nın Steam’e karşı son yıllarda artan negatif ilgisi, gerçekten sadece rekabet ya da tüketici hakları meselesi mi? Bence değil, işin arka planı başka. Steam sıradan bir oyun mağazası değil. PC oyunculuğunun altyapısı olarak kabul edebiliriz. Oyun kütüphanesi, arkadaş listesi, modlar, pazar, topluluk… Bir gün kısıtlansa ya da kapatılsa, milyonlarca insanın gerçek anlamda alternatifi yok. Bu, devletler için şu anlama geliyor: Kontrol edilemeyen dev bir dijital alan. Valve’in farkı burada başlıyor. Meta, Google, Apple sürekli açıklama yapar, özür diler, PR üretir. Valve ise susar. Gaben kimseye şirinlik yapmaz, küresel siyasi rüzgarlara göre pozisyon almaz. Bu sessizlik, regülasyonla yönetmeye alışmış yapılar için rahatsız edicidir. Bir de Rusya ve Doğu Avrupa gerçeği var. Valve, Amerikan şirketi olmasına rağmen bu bölgelerde aşırı popüler. CS ve Dota burada sadece oyun değil, kültür. Gaben hiçbir zaman biz ve onlar dili kullanmadı. Rus internet kültüründe neredeyse bir ikon. Bu da Batı merkezli dijital kontrol anlayışıyla çelişiyor. Korsan meselesi de aslında bir mesaj. Valve korsanla savaşmadı. “Ulaşılabilir ve ucuz olursak korsan zaten azalır” dedi. Steam, kurallarla değil kullanıcı sadakatiyle büyüdü. Bugün Steam dediğimiz şey, tek bir ülkeye, tek bir siyasi görüşe bağlı olmayan ama aynı dijital alanda buluşan dev bir kitle. Ve devletlerin en sevmediği şey budur, kontrol edemediğin kitle. Half-Life 3’ün hala çıkmaması bile bu yüzden ilginç. HL3 bir oyun değil, bir olay. Valve bunun farkında. Gerekirse gündemi değiştirir, gerekirse oyuncuları tek hamlede bir araya getirir. Bu bence büyük bir koz. Adeta kültürel bir reset tuşu. Sonuç olarak: AB muhtemelen Steam’i kapatmak istemiyor. Ama onu kendi kurallarına göre şekillendirmek istiyor. Valve’in cevabı ise sessiz kalmak. Kullanıcıyı kaybetmemek. Oyuncunun güvenini devlete değil, kendine bağlamak. En önemli kısım: “Admin bunları kıçından mı salladın?” Evet. Ama dijital dünyada kontrol edilmek istenmeyen her dev platform, er ya da geç sorun ilan edilir.

Old But Gamer

20,677 просмотров • 6 месяцев назад

📌Gazze’den başlatılan, Lübnan’a sıçrayan ve bize doğru yaklaşan savaşın kararı 9-10 Eylül 2023’te Hindistan’da toplanan G-20 Zirvesinde alındı… 📌Netanyahu’nun son BM Zirvesinde gösterdiği harita ve yaptığı konuşma bunun ispatıdır. Hamas-Hizbullah- İran… Kendilerine sorun çıkarma potansiyeli olan kim varsa bir bahaneyle yok edecekler. Ama asıl dertleri Netanyahu’nun “Bu bir nimet haritası” diye anlattığı planı hayata geçirmek. 📌Netanyahu: Bu harita İsrail ve Arap ortaklarının Asya ve Avrupa'yı birbirine bağlayan bir kara köprüsü oluşturduğunu gösteriyor. 📌Hint Okyanusu ile Akdeniz arasında, bu köprü üzerinden demir yolu hatları, enerji boru hatları ve fiber optik kablolar döşeyeceğiz ve bu 2 milyar insanın iyiliğine hizmet edecek. 📌Netanyahu’nun “Nimet” dediği haritada Türkiye yok. Enerjiden, paradan, ticaret yollarından aslında en güvenli ve hızlı yollara sahip Türkiye’yi ve bölge ülkelerini mahrum etmeyi planlıyorlar. Tıpkı geçen yüzyılda petrolden mahrum ettikleri gibi. 📌Türkiye tam da bu yüzden iç cepheyi sağlam tutmalı. Cumhurbaşkanı Erdoğan bu yüzden her konuşmasında “İç cephe” vurgusu yapıyor. Vakit birlik, beraberlik vakti. ABD-İsrail hattının Suriye’nin kuzeyinde beslediği terör ordusunun Türkiye’ye karşı kullanılacağından hiç şüpheniz olmasın. 📌Bu gerçeği gören, kendisini buna göre konumlandıran, iç cepheyi sağlam tutan Türkiye’yi kimse yıkamaz. Aksi olursa yaklaşan fırtınanın vereceği hasar büyük olur.

Zafer Şahin

292,491 просмотров • 1 год назад

Cratos Premium Hotel’e Yönelik Şikayetler Gündemde: Misafirlerden Ciddi Eleştiriler! Kıbrıs’ın en popüler otellerinden biri olan Cratos Premium Hotel, son dönemde misafirlerden gelen olumsuz yorumlarla dikkat çekiyor. Lüks ve konfor vaat eden otel, özellikle her şey dahil konseptin sınırlamaları, rezervasyon sorunları ve fiziksel eksiklikler ve temizlik gibi konularda yoğun eleştirilere maruz kalıyor. Misafirler, odaların yeterince temizlenmediğini, havlu ve çarşafların sık değiştirilmediğini belirtiyor. Restoranlarda hijyen sorunları, özellikle büfelerde yiyeceklerin açıkta bırakılması ve masa temizliğinin yetersizliği öne çıkıyor. Genel alanlarda da temizlik eksiklikleri dikkat çekiyor. Otelin lüks imajına zarar veren bu durum, misafir memnuniyetini olumsuz etkiliyor. Oteldeki her şey dahil konsept, yüksek fiyatlarına rağmen beklentileri karşılamıyor. Misafirler, büfelerin sadece belirli saatlerde açık olduğunu ve bu saatler dışında yiyecek-içecek hizmeti almanın mümkün olmadığını belirtiyor. Ayrıca, sabah kahvaltısında sıkma portakal suyu ve akşam yemeğinden sonra çayın ücretli olması, otelin “her şey dahil” vaadine ters düşüyor. Bazı misafirler, otelin sunduğu hizmetlerin 3 yıldız seviyesinde olduğunu ve fiyat-performans oranının düşük olduğunu ifade ediyor. Balayı Çiftleri Hayal Kırıklığına Uğruyor: Balayı için Cratos’u tercih eden çiftler, özel anlarının hayal kırıklığıyla sonuçlandığını belirtiyor. Bir çift, balayı odasında sadece üç elma içeren bir meyve tabağı ve basit bir pasta ile karşılaştıklarını, otelin balayı çiftlerine özel vaatlerini yerine getirmediğini ifade etti. Cratos Premium Hotel, lüks ve eğlence odaklı bir tatil deneyimi sunmayı hedeflese de her şey dahil konseptin yetersizliği, rezervasyon mağduriyetleri ve fiziksel eksiklikler nedeniyle misafirlerden ciddi eleştiriler alıyor. Otel yönetiminin bu şikayetlere nasıl yanıt vereceği ve hizmet kalitesini iyileştirmek için ne gibi adımlar atacağı merak konusu. Tatil planı yapanlar, Cratos’u tercih etmeden önce bu yorumları dikkate alarak karar vermeli.

Metropol Haber

115,647 просмотров • 1 год назад

Denize yukarıdan bakan çam ormanındaki bir kayalığın altında bir köpek mezarı var. Yerini benden başka kimse bulamaz. O gece toprağı kazan üç kişiden sonuncusuyum; diğer ikisi bu dünyadan göçüp gitti. Şimdi yıllar öncesine dönüp, Kaptan ile Mavi'nin hikâyesini anlatacağım. Kaptan'ın mazisini kimse bilmezdi. Adını bilen de yoktu; sorulunca gülümser, geçerdi. Herkes ona "Kaptan" derdi, o da itiraz etmezdi. Ne tam yerliydi, ne de yabancı sayılırdı. Konuşmasından belli bir kültür seviyesinde olduğu anlaşılırdı ama geçmişi hakkında tek bir cümle bile kurmazdı. Bir süre eski, küçük bir motorlu kayıkla balıkçılık yaptı. Sabahları gün ağarmadan denize açılır, akşamüstü dönerdi. Sonra sahilde ufak bir dükkân kiralayıp balık restoranı işletmeye başladı. Restoran dediğime bakmayın; beş tane masa, tahta sandalyeler, duvarlarda kurutulmuş deniz yıldızları, tuz kokusu sinmiş yırtık balıkçı ağları ve kocaman bir pusula… Eski Yeşilçam filmlerinde, Sadri Alışık'ın takıldığı salaş balıkçı meyhanelerinin aynısıydı. O günlerde, sahilde boz renkli bir köpek dolaşırdı. Bir gün restoranın önüne geldi, bir daha da gitmedi. Kaptan ona denizin rengini isim olarak verdi: "Mavi"... İki yalnız kalp birbirine çabucak ısındı. Mavi, mutfakta kalan yemeklerle beslenir, arkadaki kulübede yatardı. Kaptan onu yanından ayırmazdı. Kısa sürede çok iyi dost oldular. O zamanlar lise son sınıftaydım. Okulda bir kız arkadaşım vardı; babasının onu üniversite eğitimi için yurtdışına göndereceğini öğrendiğimde, dünya tepeme çökmüştü. Geceleri evden çıkıp sahilde tek başıma dolaşıyordum. Daha o yaşta hayattan bıkmış gibiydim. Mavi ile o günlerde tanıştım. Sahildeyken bazen yanıma gelir, sessizce durur, yüzüme bakardı. Köpekleri severdim, onu da sevdim. Evdeki yemek artıklarını her gün ona götürmeye başladım. Bir gece Mavi'nin ardından Kaptan da geldi. Uzaktan tanıyordum ama hiç konuşmamıştık... "Senin bir derdin var, anlat hele" dedi. Yıllar süren bir dostluk işte böyle başladı. Ankara'da üniversite okudum. Yaz tatillerinde Kuşadası'na döndüğümde Kaptan'ın restoranı benim mekânım olurdu. Haftada birkaç kez karşılıklı oturur, yer içer, sohbet ederdik. Gençliğinde lise edebiyat öğretmeni olduğunu, 12 Eylül darbesinde cezaevine girdiğini, çıktıktan sonra öğretmenlik yapmasına izin verilmediği için Ege sahiline geldiğini anlattı. Roman gibi bir hayatı vardı. Görmüş, geçirmiş bir adamdı. Bazen gözleri denizde bir noktaya takılırdı. Sanki bir şeyi özler gibi, veya belki de bir şeyi unutmak ister gibi. Üniversite diplomamı almadan birkaç hafta önce Kaptan bu dünyadan göçüp gitti. Diplomayı ona göstermeyi çok isterdim, olmadı. Mavi için dünya, Kaptan'ı kaybettiği gün dağıldı. Aylarca sahilde dolaştı, herkese baktı ama kimse Kaptan değildi. Restoran el değiştirdi. Mavi yine de her gün kapısının önünde yatıp bekledi. Civardaki esnaf ona sahip çıktı, karnını doyurdu ama mutsuzluğu her hâlinden belliydi. Sanki ruhu, Kaptan'la birlikte ölmüştü. Zaman geçti. Askerliğimi yaptım. Döndüğümde Mavi hâlâ oradaydı ama artık yaşlanmıştı, zor yürüyordu. Yağmurun çok şiddetli yağdığı bir kış akşamı telefonum çaldı. Söylenenleri duyunca elimdeki bardak yere düşüp kırıldı. Mavi ölmüştü... Cansız bedenini restoranın karşısında bulduk. Gözleri açıktı, kapıya bakıyordu. Belki hâlâ, Kaptan'ın o kapıdan çıkıp kendisine seslenmesini bekliyordu. Mavi'nin mezarını çam ormanında üç kişi kazdık. Aradan uzun yıllar geçti. Onlar artık yaşamıyor, geriye sadece ben kaldım. Bazen o mezara giderim ama neden gittiğimi tam olarak bilmiyorum. Mavi'yi anmak için mi, yoksa hayatın henüz omuzlarıma ağır yük bindirmediği, her şeyin daha masum olduğu o yıllara duyduğum özlem yüzünden mi?..

Siyah Kedili Adam

13,592 просмотров • 7 месяцев назад

Seedance 2.0 Prompt : Sağlanan futbolcu referans görseli @[image]1’i, röportaj yapılan ana oyuncunun yüzü, saç yapısı, genel görünümü, vücut oranı ve kimlik benzerliği için kullan. Gerçekçi bir maç sonu röportaj sahnesi oluştur. Mekân futbol sahası kenarı, gece stadyum atmosferi, güçlü projektör ışıkları, canlı yayın hissi veren gerçekçi Türk spor kanalı yayını. Kamera stili gerçek TV yayını gibi olsun: hafif elde kamera hissi, zaman zaman yakın plan yüz çekimi, omuz üstü röportaj kadrajı, doğal yayın grafikleri ve alt bant. Röportaj yapılan futbolcu, @[image1] referansındaki kişiye benzeyen, Barış Alper Yılmaz havasında, uzun ve atletik bir Türk futbolcu olsun. Üzerinde kırmızı Türkiye milli takım tarzı forma ve 21 numara olsun. Maçtan yeni çıkmış gibi yorgun, hafif terli, biraz sinirli ama özgüvenli dursun. En önemli komedi detayı şu: röportaj boyunca sürekli saçını eliyle düzeltsin, saçına şekil versin, görünüşüyle maçtan daha çok ilgileniyor gibi davransın. Arka planda sinirli Türk taraftarlar olsun; bağıran, tepki gösteren, hayal kırıklığı yaşayan bir kalabalık hissi ver. Atmosfer gergin ama mizahi olsun. Yanında eski bir futbolcu olmuş ciddi bir muhabir mikrofonla hızlı sorular sorsun. Diyaloglar doğal, komik ve kısa olsun. Futbolcu cevap verirken saçını düzeltmeye devam etsin. Muhabir: “Pres mi şekil mi?” Futbolcu saçını düzeltip cevap verir: “Şekil.” Muhabir: “Mücadele mi bakım mı?” Futbolcu: “Bakım.” Muhabir: “Kanat mı kuaför mü?” Futbolcu hafif gülümseyerek: “Kuaför.” Muhabir: “Asist mi sprey mi?” Futbolcu tekrar saçını düzelterek: “Sprey.” Muhabir: “Taraftar ne der?” Futbolcu arka tarafa kısa bir bakış atıp: “Önce saç otursun.” Muhabir: “Bugün en güçlü yanın neydi?” Futbolcu kameraya bakıp, saçını son kez düzelterek: “Sağ çizgi değil, saç çizgim.” Son sorudan sonra muhabir donup kameraya şaşkın şekilde baksın. Futbolcu ise kendinden emin bir şekilde saçını düzelterek uzaklaşsın. Kalabalık sesi, hafif uğultu, maç sonu kaosu ve mizahi sosyal medya videosu enerjisi olsun. Stil: gerçekçi, canlı yayın estetiği, komik zamanlama, viral kısa video havası, doğal mimikler, gerçek spor röportajı hissi.

Okan Can

106,353 просмотров • 1 месяц назад

“Erkeğin aldatmasının sevmesiyle bir alakası yok mu?” Tahammül edemiyorum artık bu kadına, hakkında attığım son tweet olacak. Muhtemelen, erkeğin tek cinsel stratejisinin olabildiğince spermi yaymak olduğunu düşündüğünden böyle bir şey söylüyor. Ancak erkeğin bir diğer cinsel stratejisi de kaynaklarını tek bir kadına kullanarak çocuğunun hayatta kalmasını garanti altına almaktır. Sadık erkeler olmasaydı, neslimiz bugünlere gelmezdi. Şimdi insanlar şu kısmı tam kafalarında oturtamıyorlar. “Erkekler, çok eşliliğe kadınlardan daha eğimlidir.” “Erkekler de kadınlar da tek eşliliğe daha eğilimlidir.” Bu iki ifade de aynı anda doğrudur. Ama popüler olan ve suistimal edilen bilgi ilk verdiğim bilgidir. Erkeklerin, kadınlardan “ortalamada” çok eşliliğe daha eğilimli olmasını sperm yaymanın, üreme başarısını artırmasıyla açıklayabiliriz. Erkeklerin tek eşliliğe daha eğilimli olmasını ise kaynakları tek bir kadına yatırarak çocuğunun hayatta kalmasını garanti altına alma stratejisinin, sperm yayma stratejisinden daha fazla üreme başarısını artırdığı sonucunu çıkarırız. İnsan doğası çok yönlüdür. Böyle slogan atarak açıklanacak kadar basit değildir. Erkeklerin hepsinin çok eşli olduğunu söyleyen iki kesim var: 1-aldatılma tecrübesini genelleyerek kendisini rahatlatan kadınlar. 2-aldatmasını meşrulaştırmaya çalışan erkekler. Çoğu erkeğin en büyük isteği anlaşabildiği, güvenebildiği, güzel bir kadınla, mutlu, huzurlu, tek eşli bir evlilik. Şaka yapmıyorum, sosyal medya gerçeklik algılarınızı epey bozdu, bunun farkındayım. Ama bu dediğim gerçek. Yapılan çalışmalar bize bunu söylüyor. Şimdi gelelim erkeklerde sevginin aldatma üzerinde bir etkisi olmadığı iddiasına. Yahu bu dediği gerek sosyal bilimsel, gerek nörobilimsel olarak yanlış bir kere. Ki bakın bu konulara biyolojik indirgemeci bakış pek doğru değil. Örneğin ABD’de 18-24 yaş arası kadınlar, erkeklerden daha fazla aldatıyor. Kültür vs. etkili. Nasıl bir ailede büyüdüğü, benlik saygısı, ilişki memnuniyeti, karşı tarafa duyulan sevgi, karşı tarafa duyulan saygı, toplumsal dışlanma korkusu, kültürel yapı, zeka, genetik… Listeyi uzatabilir, erkek sadakatsizliği üzerine onlarca faktör sıralayabilirim. Bu tür bilgiler kadınların, erkeklere olan güvenini zedeliyor. Bana gelen mesajlara inanamazsınız. Şu videolardan etkilenip aldatılmaktan korktuğu için ilişki yaşamayan, ilişki yaşadığı zaman da aldatılma paranoyası yüzünden ilişkiyi hiç eden kadınlarla dolu etraf.

beyza dogan ironisi

127,894 просмотров • 1 год назад

EŞİ GÖRÜLMEMİŞ ÜNLÜ OPERASYONU! HEPSİNE GÖZALTI: ALEYNA TİLKİ, DANLA BİLİÇ, İREM SAK, ŞEYMA SUBAŞI, ŞEVVAL ŞAHİN, MELİSA DÖNGEL… SONUNDA YAKALANDILAR! Tamar Tanrıyar’ın bir haftadır sözünü ettiği, ünlülere operasyon bu sabah gerçekleşti ama düşünüldüğünden çok daha geniş ve de kapsamlı oldu. İstanbul’da öyle bir eşi görülmemiş temizlik var ki; kimsenin gözünün yaşına bakılmıyor. İşte bu sabah alınanlara bakın: Aleyna Tilki, Danla Biliç, İrem Sak ve sosyal medya fenomeni Mümine SennaYıldız… Hatta Yıldız’ın ikametinde bir miktar zararlı madde ve kullanım aparatları da ele geçirildi. Gözaltı kararı alınan ve yurt dışında olduğu tespit edilenler: Şevval Şahin, Mert Vidinli ve Şeyma Subaşı… Adreslerinde bulunamayanlar: Melise Döngel, Cihan Şensözlü ve Yusuf Güney… Ve Gain soruşturmasıyla ilgili ise Okan Karacan gözaltına alındı. İKİSİ KİLİT İSİM, GÜYA GAZETECİ! Gözaltı listesindeki iki ismin şayet telefonları açılırsa kıyamet kopacak. Mert Vidinli ve Cihan Şensözlü… Bir de bunlar aynı zamanda “gazeteci” geçiniyorlar. Çünkü Cihan Şensözlü, Ahmet Hakan’ın Hürriyet’inde köşe yazarı bile yapılmıştı!.. Mert Vidinli ise Sabah’ta çalışmıştı. Gözaltı kararı alınanların hepsi topluma son derece kötü örnek olan tipler… İstanbul Başsavcılığı, yıllardır halk tarafından bile bilinen ancak kendilerini dokunulmaz gören insanlara öyle nokta atışı yapıyor ki; tebrik etmemek elde değil… Kim bulaşmışsa; kimin yanında çalışıyorsa, kimin yakınıysa, hiç bakılmadan hepsi toplanıyor. Bir de CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Başsavcı Akın Gürlek’e demediğini bırakmıyordu. Şimdi, Özgür Özel, daha önce kimsenin cesaret edemediği bu operasyonları yapan Gürlek’i tebrik mi edecek yoksa bu ülkenin bu kadar temizlenmesine yine tepki mi gösterecek göreceğiz. Biz siberhabertv olarak Başsavcılığı ayakta alkışlıyoruz. Bu isimlerin hepsinin “çok özel” tanıdıkları var!.. Hele Mert Vidinli ile Cihan Şensözlü için kimler devreye girecektir, kimler… Çağlayan bu ara çok hareketli olacak!..

Siberhabertv

55,630 просмотров • 7 месяцев назад