正在加载视频...

视频加载失败

⭕️ Programın ilk 10 dakikası programda değildim :))) Diğer ekrana yapışıp maç izlediğim doğrudur :) Ses gitti ama değdi Helal olsun bizim çocuklar

18,435 次观看 • 5 个月前 •via X (Twitter)

0 条评论

暂无评论

原始帖子的评论将显示在这里

相关视频

Batuhan Karadeniz: Şöyle bir şey düşünmemiz lazım Oğuz. Biz artık Allah'ım Galatasaray camiasına, Galatasaray taraftarına, Galatasaray yönetimine uzun ömürler versin. Ki biz 3-5 yediğimiz yerlerden ikileri nasıl atamıyoruz'a gelmişiz ki? Bu da... Bunun örneği biz bugün Liverpool'a nasıl 2'yi atamıyoruz diye bu konuyu konuşuyoruz. Benim chatimde Okan istifa yazanlar var bu arada. 2'yi neden atamadık diye Okan istifa yazanlar var. Yani gerçekten helal olsun. Şimdi bir tarafa bakıyorsun. Bir tarafta bir genç kardeşimizin nişanlısına yapılan söylemlerden kendi taraftarının önünde sersenişte bulunduğunu görüyoruz Mert Müldür'ün. Bir tarafa bakıyorum. 3 yaşında annesinin vefatıyla ilgili açıklama yapan... ...Victor Osime'nin... ...türbün boyu... ...fotoğrafını görüyorum. Yani... ...inanılmazdı. Tüylerim diken diken oldu. Bu karografide emeği geçen... ...alalım ekrana varsa. Gerçekten çok duygulandırıcı bir... Gerçekten ben de çok duygulandım. Bu karografide emeği geçen... Bu karografiye bir çizik boya atan ve bu karografi uğruna maçın en özel dakikalarını kaçıran Galatasaray taraftarı karton tutan bu pankartı üstünde tutan tüm taraftarı helal olsun. Bir taraftar oyunun içinde bırakın 12 numarayı bir taraftar oyunun içinde nasıl bir takımı 16 kişi oynatır? Bunun örneği Galatasaray taraftarıdır. Bunun örneği Galatasaray taraftarıdır. Bu adam Burada kalırsa. Bunun sebebi de Galatasaray taraftarı. Yüzde yüz. Ne ara organize oldunuz. Ne ara pankart yaptınız. Helal olsun kardeşim. Vallahi helal olsun. Gerçekten bu işi yapıyorsunuz. Ve bugün Liverpool'da. Liverpool taraftarının içinde gördüğüm bir pankartta bütün tüylerimi diken diken etti Oğuzcuğum. İstiyorsan. O konudan da bahset. Gerçekten tüylerim diken diken oldu. Burada ben ilk gördüğümde gerçekten etkilendim. Bilirler, tanırlar. Yurtta su, cihanda su, Mustafa Kemal Atatürk ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün bir sözü. O da Liverpool Deplasman Türk'ün de Liverpool Türkiye tarafından yapılmış bir pankart. Ama yani inanılmaz etkileyici bir pankart bu da. O Simen'inkiyle birlikte. Gerçekten maça hem Liverpool taraftarı. Helal olsun. Gerçekten bir alkış istiyorum Çetim. Burada bu pankartta da emeği geçen. Gerçekten. Gerçekten. Böyle şeyleri daha çok görmeli stadyumlar. Evet inanılmaz bir şey. Özellikle bir İngiliz taraftarına bu pankartı açtırıp orada bize bu şeyi yaşatan kardeşlerimin de eline emeğine sağlık. Helal olsun. Abi bugün. Tanırlar. Az önce paylaştık. Bence bugün asla unutamayacağı bir gün yaşamıştır. Çünkü stadyuma çıkışı orada Serenomi de baktı sağına doğru. Sonrasında gözlerini, yaşlarını tutamadı. Zaten burada önce gözyaşlarını sildi. Sonra taraftarı gitti alkışladı. Gerçekten Osimen'i bu kadar kendine bağlayan, yani Osimen'in neden bu kadar Galatasaray için kendini yırttığını bugün aslında benimseyen bir gece oldu. Ki Osimen bundan sonra çok daha farklı bir bağ olacaktır Galatasaray taraftarı ile arasında. O simel için asla unutulmayacak bir gece yaşandı bence bugün. Valla bunu kimse unutmaz ya. Şimdi şöyle düşün. Gerçekten arkadaşlar bu pankartı gördüğümde ben bile duygulandım. Gerçekten duygulandım.

Galatasarayultrataraftar

64,149 次观看 • 6 个月前

Öve Öve bitiremedi Helal Olsun Nihat Kahveci: Valla öncelikle güzel bir maç izledik. Mesela ben 0-0 yarılar biten maçlardan çok keyif almam ama bu maç öyle bir maç değildi. İlk yarıda iki takımın mücadelesi, birbirine karşı hırsları, azimleri, Barış Alper'le Eboso'yla kapışmaları özellikle ilk 35 dakikaya kadarki bölümde. 35. dakikada Barış Alper Eboso'yı çözdü. Ondan bir yine turba tuşuna pastı, gitti, bir çekti, lanka verdi. Lank sonra Saray'a indirdi, Saray vurdu, avuta gitti. Saray zaten bugün şutları iyi olsa Saray'a da 1-2 gol yazabilirdik bu arada. Valla sonuçta Galatasaray. Galatasaray'a fırsatın F'sini verdiğinde... Full konsantrasyon, full istek, full arzu, full son dakikaya kadar mücadele ve kaliteli oyuncuların işin içine girmesiyle de maçı böyle rahat kazanıyor. Tabii ki 10 kişi kalana kadar bölüm, 10 kişi kaldıktan sonraki bölüm olarak maçı 2'ye ayırdığımızda bir 10 kişi kalan takıma karşı işin defansında ve ofansında nasıl oynaman gerekiyor net bir şekilde gösteren bir Galatasaray performansı. Puan farkını 7 yaptı, 8 hafta kaldı. 6 tane galibiyet aldığında şampiyon olacak duruma işi getirdi. Bu arada lig ikincisi ve üçüncüsü Trabzonspor ve Fenerbahçe'nin şu an maç bittiyse puanları 57. İkisiyle de maçı var. Galatasaraylı taraftarlar mutlu. Galatasaraylı taraftarlar huzurlu. Galatasaraylı taraftarlar... Keyifli Galatasaraylı taraftarlar İngiltere'ye Liverpool maçına gitmeden önce de bir o kadar umutlu. Bundan daha iyisi can sağlığı, canları da sağlıklı, neşeli, keyifli. Abi şu an Türkiye üzerinde herhangi bir başka takımı tutan taraftarların hepsi Galatasaraylı taraftarların bu yaşadığı mutluluğu, huzuru, nabız düşüklüğünü, sağlıklı durumu. Stada gelirken ki keyifli. Maçtan sonra evlerine dönerken ki keyiflerleri. Evlerindekilerin yemek yerken kahve içerken yaşamış oldukları keyif. Gerçekten imrenilesi. Ne yalan söyleyeyim yani. Avrupa maçı için şimdiden başarılar dileyim Liverpool maçına. Oradaki durumu da çok iyi maşallah diyeyim. Bir tane kritik 90 dakikası var Liverpool'a karşı. Aman Allah'ım neden olmasın diyorum daha şimdiden. Ama bugünkü maçtan keyif aldım mı keyif aldım. Bence haftanın da maçıydı. Karşılığını verdi. Başakşehir'i de tebrik ediyorum. Son 12 maçta 9 tane galibiyet almış. 2 beraberlik almış. Sadece Beşiktaş'a yenilmiş bir Başakşehir. Bugün buraya otobüs çekmeye değil kendi kalitesini sahaya yansıt. Ta ki Ebo Selen'in o ikinci sarıyı gördüğü bölüme göre o konuyla da ilgili görüşümü söyleyeceğim. Ama Galatasaray gümbür gümbür gidiyor. Galatasaray'a sen fırsat sunduğunda tepsinin pırlanta, tepsinin altın olmasına gerek yok. Bakır tepsiyi bile alıyor değerlendiriyor onu pırlanta yapıyor. Bugün sanki... Sezonun son maçı. Yenersek şampiyonuz gibi dakika bir dakika 95. Sahanın içinde işin defansında ufansında ciddi bir Galatasaray vardı. Kolay değil he. Beşiktaş'la oynadın. Arada Liverpool'la oynadın. Başakşehir'i çekiyorsun. Fixtürü çok zor. Acaba takılır mı? Takılmıyor baba. Sen doğruları yaptın mı? Gümbür gümbür akıyorsun. Galatasaray gümbür gümbür akıyor. Bir de çarşamba gecesi perşembeye bağlayan sabahta akarsa. aman Allah'ım aman Allah'ım dedirtir.

Galatasarayultrataraftar

77,178 次观看 • 6 个月前

Öve öve bitiremedi helal olsun Nihat Kahveci: Şimdi Göztepe'nin içinde olduğu maçlarda inanılmaz mücadele oluyor. Orta sahadaki mücadele, dönen topları alma, işte serbest vuruşlar, kafayı vurdun vurmadın... Yalnız şunu söyleyeyim, Galatasaray'la ilgili konuşulacak çok şey var. Bir: Osimhen'i Galatasaray'dan alsak ne olur? İki: Leao geldi, Şampiyonlar Ligi'nde ve Süper Lig'de ne katar? Üç: Bugün Batrokov oyuna girdi, mücadelesi, Galatasaray'a katkısı ne olabilir? Konuşulacak çok detay var. Yalnız şunu söyleyeyim, Süper Lig'de Galatasaray normalde Okan hoca geldiğinden bu sezona kadar iç sahadaki maçları domine eden, genelde de rahat kazanan, berabere kaldığı maç sayısını az hatırladığımız, rakibin dominasyonuna az izin veren bir Galatasaray performansı vardı. Bu sene iç sahada ilk maç, sezonun ilk maçı, Çorumspor; yenilen gol 2. Evet. Bugün ikinci maç, iç sahada Göztepe; kazandın, evet, ama yenilen gol 2. 4 tane gol yedin iç sahada. Bugün taraftarın ara sıra, hı hı, atağa çıkarkenki pas seçimleri, kaptırılan toplar ya da yan paslardaki homurdanmalar... Galatasaray'ın ilk yarıdaki futbolu, tek izlediğimiz oyun, organizasyonun o'su olmayan bir futbol. İlk 45 dakika Sara kesti, Sara korner kullandı, Shalay kesti, Yakobs kesti. Ne Barış'ın ne Yunus'un işin içinde olduğu orta saha organizasyonları, ne Sara'nın işin içinde olduğu akan oyunda, üretimdeki organizasyonlar... Hiçbir şey olmayan Galatasaray, öyle ya da böyle, ilk yarıda frikik oldu, topun başına Shalay geldi, topun başına Sara geldi, Sara gitti, kenara açıldı. Shalay ortamı kesti, orta şut mu yaptı, ne yaptı bilmiyoruz, şut attı. Rakibin kafası, Davinson olduğu yerde şöyle bir "döneyim" dedi, göğsüne çarptı, gol attı. Gol oldu, aynen. İlk yarı Galatasaray'ın futbolu, Şampiyonlar Ligi'nde 0-0. Bak, bu kadar netim. Ya bir takımda geriden bir organizasyon, bir teknik direktör dokunuşu ve sahada Osimhen'in, Barış'ın, Yunus'un, Sara'nın, Torer'in Leminan'ın, sol bek jakobs'un, sağ bek sallai... Son 4 yılın şampiyonu bir takım ilk yarıda nasıl bir tane organize atak yapamaz ya? Bütün kesilen toplarda, x bir santrafor olsun, Osimhen'in yerine ilk 45 dakikada hiçbir tane pozisyon neredeyse not almayacağız. Her topa dokunuyor. Kafa vurdu zayıf, kafa vurdu avut, kafa vurdu defans, kafa vurdu kaleci, kafa vurdu taç. Ya yemin ediyorum, Osimhen'i şu an Okan hoca bence direkt gitsin, alsın omuzlarına. Barış gelsin, Yunus gelsin, Batrokov gelsin, tribünden Leao'yu da indirsinler. Ki indi sahaya şu an. Pamuklara sarsınlar, böyle bak, pamuklara. Evet. "Gözünü seveyim, sana bir şey olmasın" desinler. Bir oyuncu Süper Lig'de 3 maç oynanıldı: Çorum, Erzurum, Göztepe, Paris Saint-Germain, Barcelona... Sporting maçı değil. 270 dakikadır basmadığı yer, koşmadığı yer, vurmadığı kafa topu, atmadığı gol, yapmadığı asist kalmadı ya. Yemin ediyorum, bak, Osimhen'i al, Galatasaray var ya, ilk beşe girer mi? Özellikle Şampiyonlar Ligi'ndeki rakipleri düşündüğümde...

Galatasarayultrataraftar

93,421 次观看 • 20 天前

Maç Sonu Galatasaray Tribün Lideri: Daha önce de söyledik. Bu sene de olacağız. İnşallah. Sene de olacağız. Hedefimiz 5 sene üst düştü şampiyonluk. Kendine de oluruz. Aramız bozuk ama kanımız bozuk değil. Vurduğun gol olsun Liverpool diyordu. İnönü'ye gömdük. Bugün hakemi de gömdük. Sergen Yalçın gid evine oyna. Gid evine ağla kardeşim. Adamı öttürürüz. Tamam mı? Ultraslarının ayaklarına sağlık. Şu taraftarın ayağına sağlık. Mutluyuz. Mutluyuz, çok mutluyuz. Galatasaray'ımız onların psikolojisini bozdu. Niye? Çünkü bu deplasmandan bir de 10 kişiyle yorum saat çıkamayacak diyordular. Çok zor fikstürü var diyordular. Şöyle böyle diyordular ama Galatasaray'ın alnının akıyla üstüne koya koya müthiş futboluyla, müthiş mücadelesiyle savunmakta bir sanattır abi. Bugün müthiş sanatı savunu... Bugün müthiş savunarak da şampiyonluk yolunda üstüne koya koya devam etmeye gidiyor. Galibiyetlerine devam ediyor. Ve biz de bu takımdan dolayı mutluyuz. Hocamıza, oyuncularımıza ve bugün deplasman tribününe gelen tüm Galatasaray taraftarına müthiş bir ses tellerini patlatacak derecede performans verdiği için tüm Galatasaray camiasına ayrı bir teşekkür ediyorum. Başka ne diyeyim abi? Fenerbahçe'den dediğim gibi psikolojisini bozduk. Yani yarım saat 10 kişi. Çok beklediler orada bir en kötü beraberlik, en kötü beraberlik. Bana sorsan maçtan önce beraberliği okeydim. Çünkü Beşiktaş'ın açıkçası korkuyordum. Oh moh! Ohmoh falan forvetleri bayağı iyiydi. Bayağı bir kendindeydi. Korkuyordum. Ama ilk yarıda müthiş oynayan bir Galatasaray. İkinci yarıda da 10 kişi kalmasına rağmen mücadelesini müthiş yapan Galatasaray galibiyeti almaya bildi. Selam. Tabii Galatasaray olarak gerekeni yaptık. Bu ligdeki ağırlığımızı üzerine koyduk. Çok önemli bir deplasmandı. Çok önemli bir virajdı. Özellikle yani Şampiyonlar Ligi'nden önce bizim için de çok iyi bir moral oldu. Oyuncu grubundan razıyız. Ekstrem bir hakem performansı izledik bugün Galatasaray aleyhine. Ama şampiyonluğa... Ama şampiyonluğa giderken bu tip virajları en iyi şekilde dönmeniz gerekiyor. Refleks vermeniz gerekiyor. Beşiktaş nerede? Baba çok kararlılık göremiyoruz. Beşiktaş nerede? Evet çok müthiş bir galibiyet. 10 kişi kaldık ama takım ruhu ve Galatasaray'ın dinamikleri devreye girdi. Bütün takımı kutluyorum. Müthiş bir galibiyet. Şampiyon Galatasaray. Şimdi birisi bana çıkıp da Beşiktaş'ın bu maçta neden... Ne deniyordu kankana? Az önce söyledin, favori olduğunu birisi bana açıklarsa ben de ona mantıklı cevabını veririm. Şimdi Şampiyonlar Ligi'nde son 6'ya kalmışız. Aramızda Beşiktaş'ta puan farkı var. Kim, neden, hangi akla hizmet favori çıkartıyor bilmiyorum. Bunun sebebinin tek algı olduğunu düşünüyorum. Çünkü sahanın içinde yenemeyenler 10 kişi bırakmasına rağmen bu ilk devredeki maçta da böyleydi, şimdi de böyle oldu. Aynı pozisyonda bu akşam Orkun'a sarı çıktı ama. Bunu da unutmayacağız. Bizi hiçbir şey bilmiyorlar, hiçbir şeyin farkında değiliz zannediyorlar ama çok yanılıyorlar. Galatasaray'dan büyük bir kulüp, bir camia daha yok. Tek işleri yani algı, operasyon yenemezsiniz arkadaşlar. Yenemez. Çıkacaksınız 10 kişi bıraktığınız takımı 12 kişi artı bir hakem. Hakemin adına maçkolikten baktım daha önce inanın hiç görmedim adını. Kimdir nedir bilmiyorum. Egosunu tatmin etmeye gelmiş, maç yönetmeye asla gelmemiş. Bütün şeylerini Beşiktaş'tan yana kullandı.

Galatasarayultrataraftar

191,377 次观看 • 6 个月前

Nihat Kahveci: Yüzümün halinden beklediğim futbolun çıkmadığını, çıkma ihtimalinde olmadığı durumlar oldu. Bizi izleyen seyirciler anlıyordur. Gerçekten kupa maçları bittikten sonra son dönemlerde böyle en çok konuşulan bir Beşiktaş Galatasaray önünü yaşadım böyle. Yapılan programlar, taraftarların işin içinde olması, bu maçın önemi, ciddiyeti, Beşiktaş'ın form durumu. Galatasaray'ın Liverpool maçı öncesi ne yapacağı kazandığı takdirde puan farkı 7 olur. Bundan psikolojik üstünlük çıkar çıkmaz mı? Bu arada yendi Galatasaray. 3 puanı aldı. İstediğini elde etti. 10 kişi kalmasına rağmen elde etti. Yalnız şunu söyleyeceğim. Ben pozisyonları konuşmak istiyorum. Ben... Atılan güzel golleri konuşmak istiyorum. Ben teknik direktörlerin bir oyuncuları neden değiştirdiğini, sahanın içinde hangi niyetle bu değişiklikleri yaptıklarını, giren oyuncuların ne kattıklarını konuşmak istiyorum. Ben sahadaki yıldızların çalımlarını, şutlarını, kombinasyonlarını, pas trafiğini, işin defansında o fansında neler yaptığını konuşmak istiyorum. Ama ben bunları istedikçe bizim Süper Lig'de maç yöneten hakemler bunların önüne geçiyor. Sanki... Futbolcuları konuşmayın. Teknik direktör değişiklerini konuşmayın. Yıldız biziz. Biz ne dersek o olur. Biz istersek maçı katlederiz. Biz istersek maçı yok ederiz. Hep bizi konuşacaksınız. Performans gösteriyorlar. Bugün de öyle bir hakem performansı gördük. Kaç tane sarı kart oldu artık yazmayı bıraktım. Kaç tane verilmeyen faal oldu yazmayı bıraktım. Maçın içinde penaltı mı değil mi? Kırmızı mı değil mi? İkinci sarı mı değil mi? O mu değil mi? Bu mu değil mi? Şu mu değil mi? Ya biraz futbolu öğrenin. Öğrenin futbolu. Pozisyonları daha iyi takip edin. Yan hakemin var. Varın var. Avarın var. Dördüncü hakemin var. Var da var. Devre arası telefonla aranılmanız var. Devre arasında pozisyonları izlemeniz var. O var, bu var, şu var. Yeter artık. Kahraman olmaya çalışmayın bana ya. Bıktım ya. Maçta ben heyecanla geliyorum buraya. İki tane takım. Beştaş akıyor ön tarafta. Uçanı kaçanı. Galatasaray aynı şekilde. Neler bekliyoruz? Maça bir bakıyorum ilk yarı. Beşiktaş bir tane korner atmadı, isabetli şutu yok. Diğer tarafta Galatasaray tamam bir gol attı, beklenilen oyun yok. Tamam Galatasaray deplasmanda diyorsun falan filan. İkinci arı Beşiktaş'ın... Daha çok domine etti. Çünkü sana atıldı. 10 kişi kaldı Galatasaray. Beştaş sağlı sollu ortalar. Attığı şutlar Uğurcan üzerine geldi. Uğurcan zaten Beştaş maçlarında enteresan bir şekilde mıknatıs mı desem ne desem toplar da üstüne de geliyor. Bugün Beştaş oyuncular da genelde üstüne vurdu. Ama Uğurcan yine ikinci arıda üstüne düşen görevi yaptı. Maç önü dedim ki Uğurcan ve Ersin performans önemli olacak. 10 kişiyken Barış Alper ile karşı karşıya kaldı. Ersin çok iyi çıkardı. Maç 2-0 olabilirdi orada. Ama bu maç... İşte daha çok şey olabilirdi. Evet. Oyuncular da biraz birbirlerinden tedirgindi. Kontrol ederek başladılar. Çok bas hatalarıyla başladılar. Oyun kilitlendi. Ama Hakem o kapının üzerine ikinci kilit attı. Maç akmamalı. Maç gitmemeli. Tedirgin etti ya. Hakem tedirgin. Çünkü biliyor vermedikleri verdiklerinin ne kadar yanlış olduğunu. İlk defa maça geldi değil mi? İlk derbi. İlk derbi. Ya böyle bir maça. Tecrübesi olmayan bu standartlarda bir hakem neden atanılır bir kere? Ben bu kadar hakem takım etmem. Maç esnasında görüyorum ilk maçı ama izliyorum. Kaldıramadın. Kusura bakmasın Ozan kardeşimiz. Maçın ağırlığını kaldıramadı. Çok basit hataları var. Çok yanlışları var. Çok etkilendiği pozisyonlar var. Devre arası belki sosyal medyaya girdi. Etkilendi, etkilenmedi. Onu bilemem ama. Gerçekten hakemlerimiz çok kötü ve arkadaşlar bundan sonra var ya. Şöyle başlamayacağım derbe önlerine. İnşallah hakemi konuşmayacağımız bir maç olur cümlesini literatürümden kaldırıyorum. Hep konuşturtuyorlar kendilerini. Hep kahraman olmak istiyorlar. Ve nasıl da bu kadar eleştiriyle hayatlarına devam edebiliyorlar. Bu kadar kötü performanslığı gösterip nasıl memnun olabiliyorlar. Benim aklım almıyor. Bu arada sahanın içinde de beklenilen futbolu. %50'sini görüp keyif aldım desem çok almadım. Zaten anketimizde bununla alakalı derbide oynanan futbolu beğendiniz mi diye sorduk. Şimdiden 35.000'e yakın oy.

Galatasarayultrataraftar

108,832 次观看 • 6 个月前

Helal olsun öve öve bitiremedi Nihat Kahveci: Bu nasıl bir şey diyorum? Hani gerçekten ben kıskanmam kimseyi de Galatasaray'ın elde ettikleri son dönemlerde kıskanılacak, imrenilecek başarırlar. Üç yıl üst üste şampiyonluk ve bu sene 2026 yılında 7 puan farklı lider ve büyük ihtimal yine şampiyon olacak. Şampiyonlar Ligi'nde ilk 24'e girmiş, başarılı olmuş, playoff'un ilk maçını 1-0 yenmiş, Liverpool'u yenmiş, Liverpool deplasmanına umutlu giden bir Galatasaray camiası ve taraftarı var. 3. Çok zorlu bir süreç, tamam mı? Son 16 oynuyorsun, Lig'de Beşiktaş deplasmanına gidiyorsun, 1-0 yeniyorsun, gol yemiyorsun. İçeride Liverpool'la oynuyorsun, 1-0 yeniyorsun, gol yemiyorsun. Başakşehir gibi zorlu bir takımla oynuyorsun, 3-0 yeniyorsun, gol yemiyorsun. Bu şekilde Liverpool deplasmanı ediyorsun. İnşallah orada da gol yemezsin. Yani kıskanılacak, imrenilecek bir durumda, çok mutlu bir durumda Galatasaray camiası var. Bunu böyle anlatıyoruz. Kimse de kolay zannetmesin. Bu başarıların gelmesi için de çok büyük fedakarlık ve emek var. Helal olsun diyorum. Ne diyeyim? Böyle bir şey olabilir mi aşkım? 23. şampiyonluk 2023 yılı. 24. şampiyonluk 2024 yılı. 25. şampiyonluk 2025 yılı. 7 puan farkla taraftarlar gazi taraftarlar. 26. şampiyonluk 2026 yılı. Şimdiden 27. şampiyonluk. 2027 yılı diyecek durumdalar. Bundan daha iyisi olur mu? Çalışacaksın. Neler doğru yapılıyor örnek alacak diğer camialarda ona göre bir yol çizecek. Hiçbir başarı ve uzun süreli başarıya tesadüf, şans o bu sebepten dolayı oldu denilmez. Birçok şeyi doğru yapıyorsun ki böyle bir başarılı gidiyorsun. Canı gönülden zorlu maç öncesi Liverpool deplasmanında başarılar diliyorum. Buraları anlattım. Neden olmasın diyorum. İki kere yendi Liverpool'u kalan. Galatasaray üçüncü neden olmasın? Ya da üçüncü de beraberliği de okuyayım. Turu neden geçmesin diyorum. Umutlu bir şekilde Liverpool'a gidilecek. İnşallah da maç sonunda Galatasaray dünyada Şampiyonlar Ligi'nde son sekize kalan en iyi takımlardan biri oldu bize dedirtirler. Bu kapasite bu takımda var aşkım benim. Süre almadı son kazanılan Liverpool maçında. İlk ay 2 dakika oyuna giriyor. Galatasaray'da böyle de bir kadro var. Galatasaray yeter ki kalitesini, hırsını, arzusunu, mottosu olan konsantrasyonu sahaya sunsun. Sonrasına bakalım. Ben zaten sonrasında alkışlayacağım. Buralara gelmesi de başarı. Ama Liverpool'u geçtiğinde olay olur. Olay olmasını bekliyorum maç sonunun. Çok zor olacak biliyorum. Liverpool Tottenham'la beraber kaldı. Aynı Juventus'ta yenildiği birlikte çıkış aradı Galatasaray'a karşı inanılmaz oynadı. Liverpool takımı da bu maçı çıkış maçı olarak görecek. Ama Galatasaray gerekeni yaparsa neden olmasın ya? Haydi be. Biz son 8'e girelim şampiyonlar liginde ya. Buralarda olmak bize hayaldi ya.

Galatasarayultrataraftar

29,430 次观看 • 6 个月前

“60 YAŞLARINDA BİR ADAM, KIZ ÇOCUĞUNU SEVMEYE ÇALIŞIYOR. KIZA BAKIP GÜLÜYOR. SONRA KIZ AĞLAMAYA BAŞLADI.” Market sırasında beklerken iki kız çocuğunun yaşlı bir adam tarafından rahatsız edildiğine tanık olan kadın: “Az önce markete gittim. Orada biraz gerildim. Gerildiğim konuyu anlatacağım size. Şimdi marketten alışveriş yaptım, kasaya geçtim. Kasada sıra vardı. Sıranın önünde yaşlı bir adam, arkasında iki tane çocuk ve bir tane kadın vardı. Bunlar benim önümdeler tabii. Sonra adam sürekli — 60 küsur yaşlarında falan bir adam — sürekli kız çocuğunu sevmeye çalışıyor. Ve çocuk kendini sevdirmek istemiyor. Ben önce dedesi mi diye düşündüm. Ondan sonra dedesi olmadığını anladım. Oradaki herhangi bir müşteri. Ondan sonra kız kendini çekiyor. Hatta böyle bir mızıldanmaya başladı, ağlamaya başladı falan. Adam hâlâ böyle bir sevmeye çalışıyor falan. İşte ‘Senin elindekileri ben sana alacağım’ falan demeye başladı. Ben de önündeki kadına bakıyorum yani, diyorum ki neden tepki vermiyorsun hani diye. Annesi zannederek tabii. Sıra onlara geldi. Diğer ablasının elindeki eşyaları aldı, aynısı olduğu için. ‘Ben ödeyeceğim bunu’ dedi. Neyse ödedi, geri verdi çocuğa. Ondan sonra ‘Seninkileri ödemeyeceğim, sadece küçük kızınkini ödeyeceğim’ dedi. Geçti. Sonra kadın geldi, dedim ki: ‘Çocuklar siz geçin, annenizin yanına.’ Dedi ki: ‘O bizim annemiz değil.’ Ya dedim böyle böyle, ben sizin çocuklarınızı zannettim. Hatta dedim içlerimde size kızdım, diye bir tepki vermiyorsunuz diye. ‘Hakkınızı helal edin’ dedim. ‘Ha yok hayır, helal olsun, benim değil’ dedi. Ondan sonra çocuklara dedim ki: ‘Çocuklar anneniz nerede?’ Dedi ki: ‘Biz burada esnafız, babam pazarcı. Biz buraya kardeşimle beraber abur cubur almaya geldik.’ Paraları da var, sıkıntı yok. Sonra dedim ki: ‘Bakın, yabancı birinden bir şey almayın. Hoşunuza gitmeyen bir şey varsa bunu açık açık belirtin.’ Ben sıradayken o yaşlı adam tekrardan geldi. Ve eğilip eğilip dönüp dönüp kıza bakıyor. Gülüyor. Ve benim hoşuma gitmedi. Yani böyle bir ne bileyim, tiksindim yani. Hoşlanmadım bu durumdan. Sonra onlar pazara girene kadar onları takip ettim. Yani diyeceğim o ki rica ediyorum, kimsenin çocuğunu ısrarlı ısrarlı sevmeyin. Çocuk istemiyorsa, korkuyorsa, ya ne bileyim hoşuna gitmiyorsa sevmeyin. Zaten o oraya parasını almış gelmiş yani. Senin ona almana ihtiyaç yok yani. Onların ihtiyacı yok buna. Yani ben gerçekten hiç hoşlanmadım bu durumdan. Bilmiyorum siz nasıl hissederdiniz ama ben gerçekten iğrendim yani. Çünkü benim çocuğumu bile babası bir yere kadar sevebiliyorsa başka hiç kimse ileri derece sevemez.”

Dürbün

80,549 次观看 • 7 天前

Eski fifa kokartlı Hakem Pozisyonları hatalı kararları değerlendirdi Deniz Ateş Bitnel: Çok kötü. Çok kötü bir performans. Fenerbahçe'nin mağlubiyetini Galatasaray'ın 3-0'ını Yasin Kol'a bağlamıyorum. Ama ortada hakemin çok kötü kararları var. Maçın 3-0 bitmiş olması hakemin kötü performans yönettiği gerçeğini değiştirmiyor. Onu söyleyelim. Yasin Kol çok kötüydü. Fauller de çok kötüydü. Değerlendirmeler de çok kötüydü. Penaltı pozisyonları var. Birazdan konuşacağız. Kırmızı kart pozisyonları var. Konuşacağız. Verilmeyen kartlar var. Gereksiz verilen kartlar var. Oyunu gerdiği anlar var. Hakem olarak... Bu kadar sayıda demek ki hakem yoktu. Ya şu maç 3-0 bitmeseydi biz sabaha kadar konuşurduk. Yine bak 3-0 bitmesine rağmen konuşacağız ama ligin... Gidişatını değiştiren bazı kararlar olabilirdi maçta. Ama skor çok büyük şansı oldu Yasin Kol'un. Notların nedir hocam? Nerede ne hatalar yaptı Yasin Kol? Notlar o kadar çok pozisyon var ki nereden başlayalım? Birinci dakikada verdiği bir foul kararı var. Forerunner'a Genduzi mücadelesiydi. Hiç temas yok. Hiç temas yok. Foulü çaldı. Yasin'e şunu söylemek istiyorum. Faul çaldıysan kontrolsüz hareketten sarı kart vermen lazım. Toriyara'ya. Orada bir temas yok. Sağının herhangi bir yerinde yapılan aldatmanın karşılığı sarı karttır. Birinci dakikada olsa. Temas olmadığı için Genduzi'ye sarı kart göstermen gerekiyor. O da yok. Yani birinci dakikada maçın kontrolünü belki eline alabilirdi. Beyler burada bir otorite var diyebilirdi. Diyebilirdi. Diyemedi. Sonra ne oldu biliyor musun? Hemen o pozisyonun akabinde. Mustera ile. Osterwalder'in pozisyonu yaşandı. Yayıncı kuruluşa da buradan ben bir... Muslera'ya selam sorayım. Muslera özür diliyorum. Uğurcan'la Muslera geçmişte kaldı. Uğurcan'la Osterwalder'in arasında bir pozisyon yaşandı. Yayıncı kuruluşunda kulaklarını çınlatalım. Oradaki yönetmenlerin sen de çalıştın orada ama yani bugünkü maç gerçekten... Herhalde ya yönetmen açısından büyük bir talihsizlikti. Valla yani şu an orada çalışan arkadaşların birçoğu bizim zamanımızda olmayan yeni arkadaşlar. Ya emekçiler onlara bir şey demiyorum ama. Hayır yani çoğunu tanımıyorum artık. Yok yok şu andakiler de emekçi ama yönetmenlerle mi alakalı bilmiyorum. Ya birçok sarı kartı biz fal açarak baktık. Dedik acaba gösterdi mi göstermedi mi. Hatta. Tabi canım Osterwolde burada 10 kişi konuştuk. Osterwolde kart görmedi dediler. Dedim ki Osterwolde'ye kart gösterdi. Niye dedi? Dedim ki o taraftan dönüyor zaten. Yani kart elinde o taraftan döndü sonra gitti. Uğurcan'a kart gösterdi. Önce Osterwald'e kart gösterdi. Peki eksine sarı kart doğru muydu? Biz fal açıyoruz tamam mı? Şimdi sarı kart gördü mü görmedi mi? Maç goliye düştü mü düşmedi mi? Yunus sarı kart gördü mü görmedi mi? Hatta ben Davinson'un penaltı pozisyonu için sarı kart gördü diye yorum yaptım. Görmemiş. Yani rezalet yani şey rezalet ekrana gelmeyen pozisyonlar kartın kaçmaması lazım. Kaçmaz. Maçı anlatan Spiker arkadaş bile kim olduğunu bilmiyorum. Ben isimlere çok hakim değilim. Arife Lahpot'un maç anlatımını da severim bu arada. Ama o bile şöyle yaptı. Evet şeyde Osterweiler'de kart görmüş dedi sonradan. Aşağıdan muhabirden aldı bildiğini. Mecburen. Mecburen bunu. Çünkü Ali de o anda kaçırabilir. Bir şeyi not alırsın. O anda bir şey. Hop bir orada Deniz Hoca sarı kart gösterdi. Onu teyit etmeden söyleyemez spiker. Şimdi. Osterwalde niye sarı kart gördü mesela? Görmemeli miydi? Niye gördü? Ben göstermezdim. Ben de göstermezdim. Uğurcan'a? Uğurcan rakibin yaka paça silkeledi. Osterwalde'yi yaka paça silkeledi. Şimdi orada Osterwalde dışında kaç Fenerbahçeli oyuncu sonradan geldi? Çok geldi mi? Yok. Yok. Bir tek Osterwalde kaldı. Yanında bir iki kişi de ayırmak için geldi. Bir çatışma ortamı oluştu mu? Oluşmadı. Orada Olayı gerginleştiren...

Galatasarayultrataraftar

18,044 次观看 • 4 个月前

"Sana 1000 Kere Helal olsun Fenerbahçe li Sercan Hamzaoğlu konuşamadı" Ali Naci Küçük: Barış Alper'inki penaltı değil. O Sümen'in de ilk salikatlı salikat değil bu arada. Oradan bakacaksak, bütün total bakacaksak değil ilk salikatlı. Bir dakika dur ben bir bitireyim ben seni dinledim. Şimdi kısaca nereye geldik? Yani Galatasaray hakem konforuyla galibiyeti almadı. Beşiktaş'ta 10 kişi kalacaktı sahada ilk yarı bittiğinde. Orkun'un atılması gerekiyordu. Bunu bütün hakem hocaların hepsi söyledi. Bir tane de değil. 4 tane sarı kartı pas geçildi Orkun. Ha kaldı ki şimdi kaldı ki Beşiktaş cephesi ne yapıyor? Kolaycılığa kaçıyor. Ne yapıyor? Fenerbahçelileşiyor. Ne yapıyor? Sayın Ali Koç'un Fenerbahçesi gibi davranıyor. Derbiyi kazanan Galatasaray'a sanki hakem sayesinde kazandı muamelesi yapıyor. Bunu da çok zaten seven Fenerbahçeliler ve Beşiktaşlar afiyetle yiyor. Öncelikle size afiyet olsun. Niye afiyet olsun? Arkadaş Beşiktaş 2 maçta Galatasaray'a karşı uzatmaları bırakıyorum. 84 dakika 11-10 oynamış. Galatasaray 1 kişi eksik oynamış. 2 lig maçında. Beşiktaş'ın attığı gol sayısı kaç? 0. Peki Galatasaray Şampiyonlar Ligi'nde Juventus'a karşı Juventus'un 10 kişi kaldığı sekanslarda Juventus'a kaç gol atmış? 4 gol. Juventus 10 kişiyken. Kaç dakika 10 kişi kalmış Juventus totalde? 72 artı 23 pardon. 95 dakika. Galatasaray Juventus gibi bir rakibe. 4 tane gol atmış. Beşiktaş 2 maçta 110 dakika oynadığı Galatasaray 0 gol atmış. Eee kaybedişlerinin bahanesini burada arıyorlar. Arayın abicim. Arayın belki bulursunuz. Belki bulursunuz. Biraz daha arayın. Fenerbahçe'ye gelince. Ya arkadaş. Yani biraz değişim. Biraz bilinç. Biraz ayna. Biraz öz eleştiri. Biraz iğneyi kendine batırma. Hiç mi olmaz ya bir camiada? Arkadaş sen Samsun spor maçında ben Fenerbahçe'yi izledim. O kadar rahat izledim ki ya kazansa da beni rahatsız etmedi abi. Beşiktaş'ı rahatsız etsin abi Fenerbahçe'nin galibiyeti artık. Trabzonspor'u rahatsız etsin. Çünkü arada inanılmaz bir kalite farkı var. Bak bu kadar da ilk kez sert konuşuyorum. Rakiple. Niye bu kadar keskinsin abi? Abi niye keskinim? Ya arkadaş Galatasya'yı konuşuyorlar. Ya Osterwald'e son adam. Muadil Monji'yi. Boyun kilidini almadı mı kardeşim? Sürüklemedi mi? Abi o pozisyon ne ya? Ne o pozisyon? Hadi Fenerler yanıt versin. Skor kaç kaçtı orada? Onun zaten önceki pozisyonu devam etmemesi lazım. Baba şöyle alıp. Yürümek nedir? 6 saniye sürdü. Ya sokakta bile kavga çıkarır ya. Sarı versin. Ne olacak orada? Kırmızı mı olacak? Ya tabii ki canım. Ya sen yönet. Meyakiye başkanı falan. Ne var orada ya? O da ona sarılıyor, o da ona sarılıyor. O da ona mı sarılıyor? Ya ben senin yayında... Boğazına sarılıp nefesini kessem. Öyle değil ya. O kadar da değil ya. Doğru söylüyorsun. Yapma. O kadar da değil. Kırmızı da değil baba ya. Kırmızı da değil. Çok komiksiniz ya. Bence komik olan sizsiniz. Size verin ya kırmızı. Sen diyorsun ki Beşiktaş o kadar kişi kaldı. Aramızda objektiflik konusunda. Aramızda tarafsızlık konusunda. Aramızda futbol kalitesi konusunda. Çok büyük fark var. Öz eleştiri konusunda da çok büyük bir fark var. Ben kalkıp 22 yıldır bu camianın içinde olan bir insan olarak Galatasaray Beşiktaş'ı deplasmanda yendikten sonra teknik adamım olan Okan Buruk'u eleştirebiliyorum. Diyorum ki Leroy Zene doğru yere atılmıştır. Bunun sorumlusu da Okan Buruk'tur diyebiliyorum. Ya da Galatasaray camiası bunu kendi içinde sorgulayabiliyor. Ama sen ne yapıyorsun? Affedersin. Zorla yendiğin Samsun Spor maçından sonra kalkıp Galatasaray'ı konuşuyorsun burada. Hakem hatalarını konuşuyorsun. Beşiktaş. 110 dakika. Yok muydu? 110 dakika Beşiktaş niye Galatasaray'a gol atamadığını konuşsun kardeşim. Bunu ayrı o. Beşiktaş'ın problemi. Ama gerçeği de görmek lazım. Niye atılmıyor abi? Sana gelince yok. Genduzi'nin Tomasson'a bastığı, ayağına bastığı bir pozisyon var değil mi? O da kırmızı ya. Yok yok kırmızı, kırmızı. Yok yok kırmızı demiyorum. Yok bak kırmızı. Size göre gol yok orada. Göz altına bile alınmışlar. Vermedi değil mi? Şükrinyar Saray mesela Kadıköy'deki maç vermedi. Ya da Serdar Saatçi, Orkun Uşak, Orkun Körkçü aynı pozisyon Trabzon Beşiktaş vermedi. Şimdi herkes kendi perspektifinden daha sayı eksiğe düşürecek pozisyonları konuşuyor ama bunları konuşmuyor. Ya bak Fenerbahçeli konuşmadınız. Zaten Gendüzin'in bir pozisyonu var. Ceza sahasına girerken hamle yok. Samsun Sporlu oyuncunun hamlesi yok. Dönüp hakeme Sarıkar.

Galatasarayultrataraftar

119,043 次观看 • 6 个月前

Helal olsun Serhat Akın Doğru adam Serhat Akın: Bugün Karagümrük. Helal hoş olsun. Fener'e 3-4 tane atması lazım. Karşı karşıya kalmış. Yok etmiş. Fenerbahçe'yi paramparça etmiş. Şimdi size soruyorum. Bu kara günlük. Olympiakos'tan. Glasgow Rangers'tan. İşte Juventus'tan. 5 atıyorduk ya Juventus'a. Liverpool'dan. Ondan sonra. Hepsinden daha mı büyük bu kara günlük? Lig sonuncusu. Yuh size be. Yuh. Vallahi yuh. Ben gram üzülmüyorum. Ben kendime şeref sözü verdim. Bu takım için ben kendimi parçalamayacağım. Ne haliniz varsa görün. Twitter'da ne yazıyorsanız yazın. Hangi yerim akıllı nereye küfür ediyorsa etsin. Tamam mı? Zaten yargı önünde görüşeceğiz. O aynı. Dedim ki yapmayın. Samsun maçını zor zoruna bala bilmem neye çeviriyorsun. Yapmayın bu takım kötü oynuyor. Bu takım bir yerde puan kaybeder. Gidiyorsun kara gümlüye ligin sonuncusuna tarihin en kötü kara gümlüğüne adamlar sana futbol dersi veriyor. Yuh size be. Size yuh. Size her şey müstahak. Böyle ağlarsan böyle sızlarsan yok Fenerbahçe değilmişiz de sen hainmişiz. Sizsiniz hepiniz hain. 7 sene ağzınızı açmadınız. 13 senedir şampiyonluk yok. Nottingham Forest'e evde 3 yiyip Tarihin en iyi Nottingen Fönüsü'ne yenilir diye gurur diyorsunuz dediniz ya. İşte bak bu reçetesi. Bu faturası. Bu işte faturası. Bu faturası. Faturası her zaman ağır olur böyle şeylerin. Nereden ne hale getirdiniz? Nereden ne hale getirdiniz camiyi? Beter. İnşallah beter olsun. Hak ediyorlar. Galatasaray'da hepsinden daha iyi takım kardeşim. Helal olsun adamlar lap lap lap lap lap lap lap eziyor geçiyor 3 sene bu sene 4. şampiyonuna da koyar. Siz de böyle yazarsınız Twitter'a onun anasına bunun bacısına küfür edersiniz. Sonra ben niye şampiyon olmayayım diye böyle aval aval bakarsınız. Beter olursunuz inşallah. Kiş doğumuna değil. Nerede kardeşim? Nerede gördünüz siz bir kulüp başkanının eski futbolcusuna yeni futbolcusuna basınla onunla bununla muhatap olun. Ne anlatıyorsunuz siz bana kardeşim? Hiç mi görmüyorsunuz Perezleri, Merezleri hiç mi örnek almıyorsunuz? Ama gelince dünyanın en büyük kulübüyüz, dünyanın en iyi takımıyız. Juventus'a 5 atarız, ona Liverpool'a 8 atarız. Yok işte Liverpool'la şey o zaman bir şey söyleyeceğim ya. Benim de artık %95 beynim gitti benim de tamam mı? %5'ini çalıştırayım o zaman. O zaman bu kara gümrük, bu kara gümrük o zaman sizin mantığınıza göre Nottingham Forest'i de parçalıyor. Middent'i de parçalıyor. UEFA'yı alıyor. Böyle mi oluyor bu iş? Böyle mi hesap kitap yapıyoruz? Sen kendi takımın ne oynadığına bakacaksın. Kendi takımın kendi hatalarını eleştirmezsen ağzımızda tüy bitti. Adamlar dedim gidiyor. Neyi anlamıyorsunuz? Adam gidiyor Juventus'a 5 atıyor. 5! Adam ilk 16'ya kalıyor. Tebrik ediyorsunuz Galatasaray'ı. Biz ligde yürüyoruz diyorsun. Nereye yürüyorsun ligde? İstanbul'un bir ucundan bir ucuna yürüyemediniz karı gümre. 5 atıyor 5. Galatasaray'la senin farkını söylüyorum ben sana. Anladın mı? Ben Galatasaray'ın yalakası değilim. Hiç kimseye de yapmadım hayatım boyunca. Ben diyorum ki 5 atıyor bu adamlar. Gidiyorlar orada Juventus bunlara futbol dersi veriyor. Paramparayça diyor Galatasaray'ı. Tamam mı? 3 tane atıyor 10 kişi. 3-2. Yeniliyorlar. Turat diyorlar ama bütün oyuncular üzgün. Taraftarı, bütün sosyal medyası paramparça ediyor Galatasaray. Diyor ki kardeşim bu topu kabul etmiyoruz biz. 16'ya kalmış Galatasaray. Kabul etmiyor. Siz her şeyi kabul ediyorsunuz. Ne diyeceksiniz şimdik? Ne diyeceksiniz? Ne diyeceksiniz? Kara gümrük tarihin en büyük kara gümrüğü mü?

Galatasarayultrataraftar

65,266 次观看 • 6 个月前

Avukat Jade blair, sonunda para karşılığında erkeklerle birlikte olmaya nasıl başladım: 🔹 O zamanlar 19 yaşındaydım ve Hukuk ile Hükümet ve Uluslararası İlişkiler bölümlerinde okuyordum; bunları bitirdim de. 🔹 Çok büyük bir kurumsal avukat olup ardından baro avukatı olmak istiyordum. 🔹 O sıralarda tam zamanlı da çalışıyordum. 🔹 Aslında okurken haftada 50 saate yakın çalışıyordum. 🔹 Asgari ücretin biraz üzerinde bir maaşla çalışıyordum. 🔹 Temelde bir mağazayı yönetiyordum – 'yönetmek' diyorum ama aslında onu ben çekip çeviriyordum. 🔹 19 yaşında hiçbir deneyimim yoktu. 🔹 Beni işe aldığında veya işletmeyi satın aldığında dükkan sahibinin ne yaptığını gerçekten bildiğini sanmıyorum. 🔹 Ancak onlarca yıldır para biriktiriyordum. 🔹 Çocukken bankaların düzenlediği bir programı hatırlıyorum; tam bir kandırmacaydı ama çocukları tasarrufa teşvik ederlerdi. 🔹 Ebeveynler çocuklar için banka hesapları açardı; içeri girip harçlıklarınızın olduğu o küçük zarfı teslim ederdiniz ve 'Geleceğim için biriktiriyorum' derdiniz. 🔹 O süreci yapmayı çok severdim. 🔹 Harçlıktan elime geçen her fazladan doları –ki bizim için çok nadirdi, oldukça fakirdik– her zaman oraya koymak, gelecekteki evim için biriktirmek isterdim. 🔹 Lisedeyken hafta sonları kasa görevlisi olarak ilk yarı zamanlı işimi aldığımda, bir yıl boyunca kelimenin tam anlamıyla her bir doları biriktirdim. 🔹 Hepsi evim için gitti. 🔹 İlk harcamam aslında üniversite ders kitaplarımın parasını ödemekti. 🔹 Yıllarca kıstım, biriktirdim ve sonunda bir ev depozitosu oluşturmayı başardım. 🔹 Bankaya gidip 'Bir kredi istiyorum' dedim ve 'Hayır' dediler. 🔹 Kelimenin tam anlamıyla bulabileceğim en ucuz, en bakımsız, asbestli evlere bakıyor olmama rağmen, %20'lik depozitom olmasına rağmen, asgari ücretin biraz üzerinde tek bir gelirle o konut kredisi geri ödemelerini karşılamamın çok zor olacağı gerekçesiyle bana kredi vermediler. 🔹 Bu yüzden ya bir eş bulup masrafları bölüşmemiz gerektiğini –ki bunu yapmak istemiyordum– ya da gelirimi artırmam gerektiğini fark ettim. 🔹 Zaten iyi bir iş için okuduğum ve sevmediğim bir işte çok sıkı çalıştığım için, yan işimin eğlenceli bir şey olmasını istedim ve eh, her zaman biraz flörtöz biri olmuşumdur. 🔹 Neyse ki burada yaptığım şey tamamen yasal, tıpkı diğer işler gibi; bu yüzden kelimenin tam anlamıyla çokça Google'da araştırma yaptım. 🔹 Sanırım bir görüşmeye gitmeye karar vermeden önce yaklaşık altı ay araştırdım. 🔹 İlk rezervasyonumu yaptım ve gerçekten hoşuma gitti. 🔹 Tam zamanlı çalışmaya ve tamamen bu işe odaklanmaya karar vermem yaklaşık üç veya dört yılımı aldı. 🔹 Artık kariyerim bu, başka bir şey yapmak istemiyorum. 🔹 Sanırım bunu ilk günden beri biliyordum ama işin etrafındaki damgalanma nedeniyle bunu yapmaya taahhüt etmekten çok korkuyordum. 🔹 Kendime sürekli 'Hayır, avukat olacağım' deyip duruyordum, gerçi düşündüğüm kadar keyif almıyordum. 🔹 Bundan hiç pişmanlık duymuyorum; işimi seviyorum ve neyse ki kendi evimi satın alabildim. 🔹 Bakın, bunun herkes için olduğunu söylemiyorum. 🔹 Pek çok olumsuz tarafı var ve ben bunlarla ilgili de bir sürü video yaptım."
2:42

Sensitive content

Avukat Jade blair, sonunda para karşılığında erkeklerle birlikte olmaya nasıl başladım: 🔹 O zamanlar 19 yaşındaydım ve Hukuk ile Hükümet ve Uluslararası İlişkiler bölümlerinde okuyordum; bunları bitirdim de. 🔹 Çok büyük bir kurumsal avukat olup ardından baro avukatı olmak istiyordum. 🔹 O sıralarda tam zamanlı da çalışıyordum. 🔹 Aslında okurken haftada 50 saate yakın çalışıyordum. 🔹 Asgari ücretin biraz üzerinde bir maaşla çalışıyordum. 🔹 Temelde bir mağazayı yönetiyordum – 'yönetmek' diyorum ama aslında onu ben çekip çeviriyordum. 🔹 19 yaşında hiçbir deneyimim yoktu. 🔹 Beni işe aldığında veya işletmeyi satın aldığında dükkan sahibinin ne yaptığını gerçekten bildiğini sanmıyorum. 🔹 Ancak onlarca yıldır para biriktiriyordum. 🔹 Çocukken bankaların düzenlediği bir programı hatırlıyorum; tam bir kandırmacaydı ama çocukları tasarrufa teşvik ederlerdi. 🔹 Ebeveynler çocuklar için banka hesapları açardı; içeri girip harçlıklarınızın olduğu o küçük zarfı teslim ederdiniz ve 'Geleceğim için biriktiriyorum' derdiniz. 🔹 O süreci yapmayı çok severdim. 🔹 Harçlıktan elime geçen her fazladan doları –ki bizim için çok nadirdi, oldukça fakirdik– her zaman oraya koymak, gelecekteki evim için biriktirmek isterdim. 🔹 Lisedeyken hafta sonları kasa görevlisi olarak ilk yarı zamanlı işimi aldığımda, bir yıl boyunca kelimenin tam anlamıyla her bir doları biriktirdim. 🔹 Hepsi evim için gitti. 🔹 İlk harcamam aslında üniversite ders kitaplarımın parasını ödemekti. 🔹 Yıllarca kıstım, biriktirdim ve sonunda bir ev depozitosu oluşturmayı başardım. 🔹 Bankaya gidip 'Bir kredi istiyorum' dedim ve 'Hayır' dediler. 🔹 Kelimenin tam anlamıyla bulabileceğim en ucuz, en bakımsız, asbestli evlere bakıyor olmama rağmen, %20'lik depozitom olmasına rağmen, asgari ücretin biraz üzerinde tek bir gelirle o konut kredisi geri ödemelerini karşılamamın çok zor olacağı gerekçesiyle bana kredi vermediler. 🔹 Bu yüzden ya bir eş bulup masrafları bölüşmemiz gerektiğini –ki bunu yapmak istemiyordum– ya da gelirimi artırmam gerektiğini fark ettim. 🔹 Zaten iyi bir iş için okuduğum ve sevmediğim bir işte çok sıkı çalıştığım için, yan işimin eğlenceli bir şey olmasını istedim ve eh, her zaman biraz flörtöz biri olmuşumdur. 🔹 Neyse ki burada yaptığım şey tamamen yasal, tıpkı diğer işler gibi; bu yüzden kelimenin tam anlamıyla çokça Google'da araştırma yaptım. 🔹 Sanırım bir görüşmeye gitmeye karar vermeden önce yaklaşık altı ay araştırdım. 🔹 İlk rezervasyonumu yaptım ve gerçekten hoşuma gitti. 🔹 Tam zamanlı çalışmaya ve tamamen bu işe odaklanmaya karar vermem yaklaşık üç veya dört yılımı aldı. 🔹 Artık kariyerim bu, başka bir şey yapmak istemiyorum. 🔹 Sanırım bunu ilk günden beri biliyordum ama işin etrafındaki damgalanma nedeniyle bunu yapmaya taahhüt etmekten çok korkuyordum. 🔹 Kendime sürekli 'Hayır, avukat olacağım' deyip duruyordum, gerçi düşündüğüm kadar keyif almıyordum. 🔹 Bundan hiç pişmanlık duymuyorum; işimi seviyorum ve neyse ki kendi evimi satın alabildim. 🔹 Bakın, bunun herkes için olduğunu söylemiyorum. 🔹 Pek çok olumsuz tarafı var ve ben bunlarla ilgili de bir sürü video yaptım."

BUZZ medya

43,511 次观看 • 2 个月前

Oyuncularımızın Eksiklerini mala anlatır gibi detaylı anlattı Şansal Büyüka: Şunu söylemeliyim, maç bitti, böyle programlara bakıyorum falan, henüz bir şey kaybetmedik diye sıkça bunu kullanıyorlar. Ya bırakalım bu popülizmi, yani moral vereceğiz, onu yapacağız, bunu yapacağız diye. Nasıl hiçbir şey kaybetmedik? Bir, maçı kaybettik bir kere hiç hesapta olmayan için. İki, muhtemelen grup birinciliğini kaybettik. Üç, grup ikinciliğini riske soktuk. Dört, top. Toplumsal morali yerle bir ettik. Ülke kaç aydır buna hazırlanıyor. Bu kadar üst düzeyde inanılmaz bir hedefe kitlenme, böyle umut, heyecan, hayal. Biz her zaman gitmiyoruz ki bu dünya kupalarına. 5 dünya kupasını pas geçmişin, 6. yüzeye gitmişin 2002'den beri ilk defa. Ve ne diyoruz? Montella bir grup yazdı ancak böyle bir grup yazardı diyoruz. Ve o gruba 2-0'lık yenilgiyle başlıyorsun. Açık konuşayım. Yani Montella'dan başlayıp giren çıkan kim varsa bir tek kendi futbol anlayışım içinde. Perdeyi ayırıyorum. Herkes yapabileceğinin, ortaya koyabileceğinin, gücünün, kalitesinin aşırı gerisinde kaldı. Az gerisinde demiyorum. Aşırı gerisinde kaldı. 1.98, 1.93, 1.93 tane stoperi var. 8 korner kullanıyorsun. Bir korneri de yer topundan kullanayım, bir organizasyonu çalışmamış. Bu üç stoperin 1.90'ın üstünde olduğunu, şu sokaktan birini çevirsek şuralardan, bu işleri yerden yapalım der. Bunlar hiç mi çalışmadınız, hiç mi düşünmediniz? Toplam oynamaya bakıyorum, 3 gün mü oldu Bülent bu şampiyona başlayalı ya, 4 gün mü? Ben ilk defa böyle tek kale bir maç gördüm. İlk defa. Yani git gel falan. O kadar tek kale oynadık. %72'ye 28 top bizde kalmış. 704 pas yapmışız. 270 pas yapmışlar. Rakip yarı alanda 455 pas yapmışız. Sadece 71 pas yapmışlar. 30 şut atmışız. 9 şut atmışlar. Ceza alanı içinde 52 defa topla oynamışız. Sadece 17 defa oynamışlar. Ve biz bu maçı 2-0 kaybediyoruz. Niye kaybediyoruz? Bakalım Avustralya'nın gollerine. İlk golü kaç pasta attılar? 2-2. Üçüncü vuruş gol oldu. Mustafa Denizli'nin kulakları çınlasın. Gol 2 ya da 3 pasta atıldı. İkinci gol kaç pasta attılar? 2 pasta. Geldiler çıktılar, vurdu. 2 pasta. Biz rakip cezalanının önüne yerleşiyoruz. Sağa ver, sola ver, bir daha sağa ver, geriye dön, sağa ver. 10-12 tane hazırlık pası yapıyoruz. Rakip iyice kapanıyor. Zaten duvarı ölmüş. Duvarıyla meşhur bir takım zaten. Topu sana bırakıyor. Kontra ataklarla çıkıyor ki biz de kontra atağı bile doğru dürüst çıkamadık. Ama sonuçta bu kadar, bu seviyedeki turnuvalarda, maçlarda bu kadar yavaş oynayan bir takıma ne gol attırırlar ne maç kazandırırlar. Çok daha çabuk oynamalıydık. Amerika takımına bakıyorum. Bir futbolcu topa ikinci defa vurmuyor. Tek pası oynuyor. Dün gece hayranlıkla izlediğim özellikle ilk arada Fas'a bakıyorum. Hep tek top. Biz de kardeşim sevgili Arda bu kadar yeteneklisin de alıyorsun iki defa etrafında dönmeden topu vermiyorsun. Dün de konuştuk. En güvendiğim ajan fizik gücü denediğiyle Barış Alper. Felaket. Barış felaket oynadın. Yedi orta yapmış kaç isabet var? Sıfır isabet. Niye yapıyor ki orta? Orkun. Deseler ki Orkun bu kadar olmaz dedi, bu kadar kötü oynamaz. E Hakan iki orta yapmış bir isabeti var. Hep sıfıra karşı oynamış. Bu kadar kötü oynamışım, bu kadar yavaş oynamışım. Ve dün daha burada konuştuk. Zeki'nin arkaya adam kaçırmalarından korkuyorum dedi. Çünkü Venezuela maçında inanılmaz kaçırdı. Hücumda etkili tamam ama savunması zayıf. Zeki'nin önüne koymuşsun Arda'yı. Arda Gelipbeki'nin kademesine girmez. Zeki de giriyor. İsmail'i hafif sağa çekmişsin Belçika yapar diye. İran Kundu'nun golünde. Zeki nerede? Zeki top ağlarımızla buluştuğunda Zeki bizim yarı alana henüz yeni geçiyordu. Emerih basamadı. Abdülkerim geç kaldı. İsmail yetişemedi. Niye? Atletik yapı var. Çabuk oyuncular. Bizim Türk futbolunun genetiğinde bu ağırlık var kardeşim. Yani bu kadar yavaş oynarsan rakip de sana o duvarı örer. Ölü de attırmaz, onu da yaptırmaz.

Galatasarayultrataraftar

110,012 次观看 • 3 个月前

Fenerbahçe 1-2 Beşiktaş Nihat Kahveci: Valla öncelikle şunu söyleyeyim. Bizi şu an Galatasaraylısı, Trabzonlusu, Çorumlusu, Karagümrüklüsü, Sivaslısı, Malatyalısı, Erzurumlusu, Beşiktaşlısı, Fenerlisi hepsi izliyordur yayında. Size tek bir soru sormak istiyorum arkadaşlar. Bugün maçı hak eden takım kazandı diyenler bir. Beşiktaş. Hayır diyenler. İki, bak net bir şekilde futbolun bugün adaleti olduğunu gördük. Beşiktaş dakika bir dakika 95 Kadıköy'de ki Fenerbahçe bu sene iç sahada iyi oynuyordu. Rakibine çok pozisyon vermiyordu. İşin defansif tarafını Şampiyonlar Ligi ön eleme maçlarında da iyi yapmıştı. Ama bugün Beşiktaş gerçekten Fenerbahçe'den çok daha iyi oynadı ya. Hani futbolu izleyen, objektif golcülüğü izleyen... Fenerbahçe'yi taraftarlar ki 30-35 milyonuz kimileri 40 milyonda diyor. Bence hepsi bu söylediğime katılır. Katılmalı da Fenerbahçe bugün kötü oynadı. Bir tane Taç'tan Brown'un uzun Akbado'nun hatasını iyi değerlendiren Şikriyar'la öne geçti. Ondan sonra daha iyi oynamasını beklersin. Seyirci işini içine almasını, atak yapmasını. Morali 18 yıl sonra Şampiyonlar Ligi'ne girmiş. Fenerbahçe'nin o motivasyonuyla Beşiktaş'a karşılaştı. daha iyi oynamasını beklersin. Ama Beşiktaş gerçekten benim beklediğimden çok daha iyi oynadı. 3 gol atsa neden attı demem. 4 gol atsa neden attı demeyeceğim bir performans gösterdi. Özellikle ikinci yarı dominasyonu net bir şekilde Beşiktaş'taydı. Üçüncü bölgede 4'e 3, 3'e 2 yakaladı pozisyonları. Biraz sakin paslaşmalar, doğru seçimler yapsaydı daha farklı bir skor olabilirdi. Hiç Fenerbahçiler bana kızmasın. İkinci yarın net şunu kaçırdım yok. Bir tane Kerem'in pozisyonu var. Cida sahası içi mi dışı mı? Penaltı mı değil mi? Faul mu değil mi? Konuşulup tartışılabilecek bir durum. Onu da sonra izleyip yorumlayacağız. Aynen. Bana söyleyin şu pozisyonu nasıl kaçırdı diye. Hiçbir şey yok. Beşiktaş'ı tebrik ediyorum. Dokuz puan yaptı. Böyle bir deplasmanda üç puandan fazlasını kazandı. Maç önünde Vincenzo. Biz maç önü yayını yaptık. Büyük takım gibi oynayacağız dedi. Beşiktaş gitti. Sanki var ya en ön üst stadında bir maç oynarmış gibi cesaretli. Önde baskıysa önde baskı. Orta sahada kapıp kapmaksa kapmak. Mücadeleysa mücadele. Gol yiyip demoralize olmadı. Gitti çok şık bir gol attı Trosser'ın. İnanılmaz sağ yaklaşıp ası. Her zaman söylediğimiz Rıdvan'la Murillo'yu forvetle sol ön arası, forvetle sağ ön arası kullanıyor beklerini. Rıtvan'ın koşusunda Rıtvan'ın inanılmaz uzak köşeye golü ki Rıtvan var ya Vincenzo döneminin parlayan yıldızı. İnanılmaz performansı yüksekti. Bundan önceki maçlarda da iyiydi. Gol etti. İnşallah ciddi bir şey yoktur. Çünkü çok iyi oynuyor. Geçmiş olsun diliyorum. Vallahi hak eden takım net bir şekilde kazandı ya. Kimse bana hiçbir Fenerbahçe'li de bence kızmıyordur. Çünkü böyle bir Fenerbahçe oyunu beklemiyorlardır. İlk yarı orta sahasında sıkıntı olan Fenerbahçe'de de İsmail Hoca'nın ikinci yarıda. İrfan kötü mü oynadı? Kötü oynadı. İrfan ceza sahası içinde bir pozisyonda o topu nasıl kontrol edemedi diye ortalık yıkılmıştır. Bu arada gol attı. Offside'di. Kante'nin oradaki muhteşem atağına, duvar paslarına, pasına yazık oldu. Doğru bir iptaldi. Bir metre Offside'deydi ama ilk yarıda Kante Genduzi İrfan'la orta sahası boş gözüken Fenerbahçe'de ikinci yarıda İrfan senin oğlun o yüzden oynatıyorsun etkilenen biraz İsmail Hoca tepkileri gören İsmail Hoca diğer beklenileni sunmayan Kerem'i attı. Kerem'i at sol öne koy. Kerem'i at sağ öne koy bir şey demem. Çift forvete döndü orta sağ boşken. Beşiktaş ondan sonra ikinci yarı aktı. O da büyük bir

Galatasarayultrataraftar

168,361 次观看 • 13 天前

Küçükken yaşayıp unutamadığı bir olayı anlatan kadın: • Bizim çocukluğumuz çok yoklukla geçti. Ekmek alacak para bile bulamadığımız bir süreç vardı. • Bir gün kuzenimin şehir dışında düğünü var, babaannem gidecek, ben de babaannemle gitmek istiyorum. Babam ve annem “Hayır” dedi ama babaannem onları ikna etti. • Benim sadece bir pantolonum ve bir kazağım var; başka hiçbir şeyim yok. Annem bayramda almıştı. Başka kıyafetim olmadığı için her yere onu giyiyorum. • ⁠Annem bana küçük bir çanta yaptı, elime de 5 lira para verdi ve beni düğüne gönderdi. • ⁠Gittik, düğün evinde oturuyoruz. Herkes cümbür cemaat birbirine “Ne giyeceksin?” diye soruyor. • ⁠Ben orada ayıldım. Kıyafetimde bir tuhaflık olduğunu ilk kez orada fark ettim. Çocuk aklımla bir kenara büzüştüm. Bir tanesi „Sen ne giyeceksin? Getir bakalım kıyafetini” dedi. Gittim, çantamı açtım. • ⁠Bir yandan da “Bir mucize olsun, giyeceğim kıyafeti görmesinler, düğün hengamesinde giyer çıkarım, kimse anlamaz” diye dua ediyorum. • ⁠O mucize gerçekleşmedi. Kıyafeti götürüp gösterdim. Şöyle bir baktı: “Hım, güzelmiş...”!dedi. • ⁠Ertesi gün çarşıya çıktık. Mağaza geziyoruz, ekip hala kendine kıyafet bakıyor. Benim de o dönem kırmızı bluz ile kot etek kombinine merakım var; herhalde televizyonda bir dizide falan görmüşüm. • ⁠Bir mağazaya girdik; bir yanda kot etek var 5 lira, diğer yanda kırmızı bluz var 5 lira. Bir eteğe gidip bakıyorum, seviyorum; bir bluza gidip bakıyorum, seviyorum. • İkisini birden alamayacağımı biliyorum, sadece 5 liram var. Ama birini alsam neyle giyeceğim ki? Başka kıyafetim yok. • ⁠Sonra bir tanesi kabinden çıktı, “Ekibin yarısı eve dönecek, sen de onlarla git. Yorulma, biz biraz daha dolanacağız” dedi. • ⁠Beni eve gönderdiler. Düğünde de yine aynı kazağı ve pantolonu giyip çıktım. Eve dönünce bir dünya ağladım. • ⁠Hala merak ediyorum: O çocuğa bir parça kıyafet almak ne kadar zordu? Beşer liradan 10 lira verip oradan bir kombin yapmak o çocuk için ne kadar zor olabilirdi? 25 sene önce boynunu büktüğünüz o çocuk bunu unutmadı, hiç unutmadı.

🎙️ Muhbir

171,749 次观看 • 2 个月前

Şehit Emre Albayrak’ın ailesinin duygulandıran paylaşımı: Benim canım abim, aslan abim… Sen bu vatanın, bu bayrağın gördüğü en yiğit, en korkusuz Özel Harekâtçılardan biriydin. O şanlı PÖH üniforması sana öyle çok yakışıyordu ki, duruşunla dosta güven, düşmana korku veriyordun. İstanbul Çekmeköy’de, o hain operasyonda koçbaşını alıp en önde yürürken, arkana bile bakmadan vatan için canını siper ettin. Gencecik yaşında, arkanda o güzel gülüşünü ve hiç unutulmayacak adını bırakıp şehadet makamına yürüdün. Yokluğuna alışmak çok zor, içimizdeki acı ilk günkü gibi taze. Ama senin gibi bir abinin kardeşi olmak, senin o asil duruşunu gururla taşımak bizim en büyük şerefimiz. Sen bizim her zaman başımızın tacı, yüreğimizin en derin sızısı olacaksın. Canım abim benim, emanetin emanetimizdir; adını da, mücadeleni de ömrüm yettiğince yaşatacağım, seni asla unutturmayacağım. Mekânın cennet, makamın en yüce olsun aslan abim. Peygamber Efendimize komşu ol inşallah. Bize hakkını helal et… Ruhun şad olsun Şehit PÖH Emre Albayrak. Seninle her zaman gurur duyuyorum. 2025 YILINDA ŞEHİT DÜŞMÜŞTÜ Çekmeköy’de narkotik operasyonu sırasında polise ateş açılması sonucu 27 yaşındaki polis memuru Emre Albayrak şehit olmuştu. Emniyet ekipleri, 8 Aralık sabahı saat 07.30 sıralarında Aydınlar Mahallesi Adnan Kahveci Caddesi’ndeki bir eve operasyon düzenledi. Ekiplerin evde arama yaptığı sırada içeriden ateş açıldı. Açılan ateş sonucu ağır yaralanan polis memuru Emre Albayrak, kaldırıldığı hastanede tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak şehit oldu. Polis ekipleri ile saldırganlar arasında çıkan çatışmada Ramazan A. (35) öldürülürken, Çetin A. (27) ve Cemal A. (58) yakalanarak gözaltına alındı. Yapılan incelemelerde Cemal A’nın “kasten yaralama” suçundan kaydı bulunduğu, oğlu Çetin A’nın ise aralarında tehdit, hakaret, kasten yaralama, uyuşturucu kullanma ve uyuşturucu madde imal ve ticareti gibi çok sayıda suçun bulunduğu 21 ayrı kaydının olduğu belirlendi. Çatışmada öldürülen Ramazan A’nın da trafik güvenliğini tehlikeye sokma, kasten yaralama, tehdit, hakaret, bilişim yoluyla hırsızlık ve kötü muamele gibi suçlardan 10 kaydının bulunduğu tespit edildi. Şehit polis memuru Emre Albayrak’ın 27 yaşında ve evli olduğu, mesleğe 6 yıl önce Hakkari’de başladığı, 2022 yılından bu yana ise İstanbul’da görev yaptığı öğrenildi. İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan açıklamada, olayın Çekmeköy’deki adreste yürütülen bir soruşturma kapsamında gerçekleştirilen arama işlemi sırasında meydana geldiği bildirildi.

Aykırı

72,551 次观看 • 23 天前

Fenerbahçe Yarışın içinde tutuluyor Emre Bol ile tartışma helal olsun Evren Turhan🔥 🗣Evren Turhan: Kardeşlerim. İkinci gol için. Aynı pozisyonun benzerinde Galatasaray'la oyuncu yerdeyken offside verdiler. Biliyorsun yani asıl bütün oradaki şey o. Yani bir kuralı uyguluyorsan bütün takımları uygulayacaksın. Normalde Archibur'a orada evet ilk pozisyonun gözüküyor ama kaleciyi de sanki biraz engelliyetten sonra çekiliyor. Yani bunun değerlendirmesi. Tabii yani o yapıldığı zaman burada bana göre Emre ne kadar derseniz bana offside verebilir yani. Bu pozisyonda. İkinci golde de zaten İsmail'in attığı pozisyonu göstermedi Hakemşi. Yerinci kuruluş göstermedi. Zok geç gösterdi Hakemşi. Düşünün ben içerideydim sizden sonra geldim ya. İçerideydim sizden sonra geldim ya orada gösterdim. Ben neredeyse maç bittikten sonra gösterdim. Maç bittikten sonra neredeyse gösterdim. Şimdi arkadaşlar. Şimdi şöyle olur böyle olur falan filan diye yapmıyorum. Ben asla da biliyorsunuz burada arkadaşlar. Beni tanıyorsunuz az çok. Asla da böyle dansözlük yapmam başkaları gibi. Ben sana kitabın, kural kitabının İFAP'ın her sene dağıttığı o kitabı bir gün okuyun arkadaşlar. Futbol dediğin şeyin kuralı 10 tanedir kardeşim. Ama 10 bin tane yorumu vardır. 10 tane kuraldan bahsediyoruz ha. 10 kural 10 bin yorum. Böyle bir oyun futbol dediğin oyun. O yüzden İFAP diyor ki pasif offside diye bir şey çıkartmış abi. Pasif offside diye bir şey çıkartmış. Sen o sırada kalecinin görüş açısını engelliyorsan Ona diyor offside çalacaksın. Ama diyor kalecinin görüş açısına engellemiyorsan vereceksin golü diyor. Şimdi benim dediğim gözle bir daha izle ey seyirci. Bir daha seyret. Benim dediğim gözle seyret. Vicdanıyla bak formaları çıkart takımların üzerinden öyle bir bak. Görüş açısını engelleyin mi engellemiyor mu? Hepiniz hakemseniz size bırakıyorum. Abi bunun formayla alakası yok bunun. Bu aynısı Galatasaray maçında olan pozisyonda golü vermedi. Yani Galatasarayların tepki verdiği konu bu şu an. Benim gördüğüm o. Çünkü şöyle hem Koca ile maçında hem Konya maçında. Burada niye verdin? Benzer bir şey yaşayamıştı. Onu veriyorsan bunu da vereceksin. Demek istedikleri o taraftarların. Buradaki olay o. Yoksa o gözle bu gözle bakılır değil. Eğer bu kuralda bu varsa o zaman Galatasaray'da vereceksin bu golü. Hangi golü? Konya maçındaki golü. Pasif of state verdi ya. Koca eline de vermişti. Koca eline de yani. Evet yani baktığın zaman o zaman haksızlık oluyor. Yani buradaki tepki o. Kural bunu söylüyor. Haksızlık yok ortada. Kuralı bak. Kuralı uygulamıyorlar Galatasaray'a işte. Onu demek istiyorum. Abi oradan ilgilenmez. Ben o zaman da... Seni ilgilendirmiyor işte ama. Abi beni ben şu andaki maçın yolunu yapmamıştım. Tamam onu eşitliyorum ben. Eğer buna veriyorsan. Niye abi eşitlemiyorsun? Ben kuralı anlatıyorum burada. Tamam kural olsa o da şey olmasın lazım. Vermesi lazım. Eğer engelliyorsa adam içeriden baktı büyük ihtimalle var. Bak adam offside'da. Bunu kabul ediyorum ben. Arçı Burak'ın pozisyonda net bir şekilde offside'da. Ama aması var. Aması var. Kaleciyi engellemiyor ve engellemiyor. Buraya bakacaksın. Galatasaray maçında da engellemiyordu işte. Sen de o gün onu söyleyeceksin. O gün değil. Bir örnek vermemiz lazım. Onu verdiyse diyorum bunu da vermesi lazım. Yani anladın mı? Bu golse o da gol olması lazım. O zaman hakaniyet oluyor mu? Adaletli bir durum. Ya ben o zaman şöyle düşünürüm baktığın zaman Fenerbahçe'nin yarışı içerisinde tutmak istiyorlar. Lig kopmasın. Zaten hep son dakikalarda maçların hepsi 100 dakika sürüyor Fenerbahçe'nin. Yüz küsur dakika. Geliyorlar orada bir şekilde kötü de oynasa. İki tane pozisyon var. İkisi de bana göre off sayıdı ama ne yapıyorsun? O vermedi. O kurallar böyle. Kurallar öyle. Kurallar Fenerbahçe'ye göre değişiyor ha bu zaman. Abi ben sana İFAP'ı yazdığını söylüyorum. Abi İFAP yazıyorsa Galatasaray'da verecek o zaman. Abi ben ver verme. Bak o konu belirlenmez. Ben şu andaki bu maçla ilgili konuşuyorum. Arkadaşlar yapmayın etmeyin. Ben şimdi sana bin tane şey çıkartırım geriye dönersem. Ama şampiyon yolunda sıcağı sıcağına. Ben iki yıl önce bile söylemiyorum ki. Ben bu sezonda dünkü maçta da bir sürü şey söyleriz anladın mı? Önemli olan kitabı ne yazdığını insanlara anlatmamız bizim. Biz anlatalım ki bilgilensinler. Anlatalım biz. Kararı kendileri versinler. Tamam kitabı abi. Ben söyleyeyim. Doğru kitap öyle yapıyorsa Galatasaray'a niye kitap uygulanmıyor? Bunu ben bilmem abi. İşte onu bilmiyorsun. Ben şu anda kuralı söyledim. Ama şampiyonluk yolunda puanlar şey oluyor. Fark açılacaktır. Şimdi oluyor mesela o yarışta kalıyorsun. Bunlar şampiyonluğu etkiliyor. Yani oradaki tepki o. Yoksa gol değil falan akşam herkes hakemler şey yapacak. Kurala göre neyse söyleyecekler. Ben sana kitabın yazdığını söyleyeyim de. Hakemler farklı şey düşünüyorlar. O maçta bunu yapmadın. Bu maçta bunu veriyorsun Fenerbahçe maçında. O zaman o maçta da onu vereceksin. Hakemlere girersek evren. Hakemlerine girersek var ya ben burada üç gün konuşurum. Üç gün konuşurum üst üste yani.

Galatasarayultrataraftar

55,092 次观看 • 6 个月前

BAİ LAN Yakın dönemde Çin'de yeni bir trend başladı. "Bai Lan" diyorlar. Yani "bırak çürüsün." Bir çeşit pasif istifa. Neredeyse hiç çaba göstermeden çalışma eylemi. Çalışıyorum ama çaba göstermeden çalışıyorum. Yaşayacak kadar yemek yemek gibi bir şey. Galatasaray da son 2.5 aydır "Bai Lan" trendine girmiş anlaşılan. Son 2 senede Galatasaray'da gördüğümüz proaktif durumun yerini reaktif bir yaklaşım almış durumda. Sezon başına dönelim ve sırayla gidelim: Galatasaray şampiyon olmuş, yapılacak iyi bir sağ bek, orta saha ve birkaç oyuncu transferiyle güçlenmesi gereken takıma, Jelert gibi bir takviye yapıldı. Sanırım Jelert'i keşfeden futbol aklı başkanın odasına girip: "Harika bir sağ bek buldum ama biraz pahalı" demiş olsa gerek. - Evet sayın başkan 10 mio Euro büyük para ama inanın bu çocuk "Avrupa'nın sayılı sağ bekleri arasında gösteriliyor. Bakın göreceksiniz... Diye uzar bu cilalı tanıtım filmi. Maalesef ülkemizdeki Scout vs birimleri başka ülkelerde yazılan raporlara ve analizlere o kadar güveniyor ki! Balık da bu yüzden baştan kokuyor. Hatırlayın yine Galatasaray'a Gustavo Assunçao diye bir orta saha geldi. Menajer oyunlarını, çok seven kitle "olm bu herif harika lan, ben bunu takımıma almıştım harikaydı" nidaları atınca Galatasaray taraftarı yine umutlanmıştı. Oyuncuyu izlediğimde hatırlayanlar bilir. "Alt lige gönder ilk 11 oynamaz dediğimi dün gibi hatırlıyorum." Şaşırıyorum ama her sene şaşırıyorum ve ben şaşırmaya yine devam edeceğim. Çünkü bence yeteri kadar izlenmiyor. Yeteri kadar izlenmiyor demek zorundayım, çünkü yok eğer izlenerek alınıyorsa bu Jelert'ler, Assunçao'lar, Cuesta'lar o zaman iş daha da vahim! Liste son 3 senede uzar da gider. Ezcümle bu kadar yanılamazsınız! Yine sezon başına dönelim: Okan Hoca'nın çift santrfor sevdası Galatasaray'ı ŞL'den etmiş ardından buradan ders çıkarmak yerine bu sevdaya üçlü oynama sevdası eklenince Galatasaray ne oynadığını bilmez bir takım haline geldi. Okan Hoca'nın aklı hep Tottenham maçında kaldı. Ey güzel hocam iyi hoş da sen Bayern Münih'e karşı Galatasaray tarihinin en önemli karakter oyunlarından birini oynattın. O Leverkusen takımı bile o oyunu oynayamadı Bayern Münih'e karşı! 3-1 kaybedilmiş olsa da bence Bayern maçı Tottenham maçından daha değerli bir oyundur. Gelgelelim bir başka konuya... Sosyal medya kadroları... 🗨️Berkan bana göre sol bek oynamalı. Hop Berkan sol bek. 🗨️Berkan sol bekte olmadı ama sol stoperde harika olur. Hop Berkan sol stoper. 🗨️ Gabriel Sara kaleye yakın oynamalı. Hop Sara 10 numara. Ben de yazayım o halde: Gabriel Sara sol ayaklı bir oyuncu, GS forması altında 2 golü var. Fenerbahçe ve Rize maçları. Copy paste goller, ne olur açın da bakın! Oyuncu iki maçta da sağ iç koridordan alıp soluna çekip vuruyor! Tesadüf mü? Asla! Futbol bir tesadüf oyunu olmaktan yıllar önce kurtuldu. Topu nerede, hangi oyuncunun hangi ayağıyla alacağınla bile ilgilenen bir oyun artık futbol. O ilgiyi göstermek de size kalmış! Ülke dışına çıkalım. Çünkü ülkedeki futbol, futbol değil. Peki Avrupa ne yapıyor? Mainz takımı Klopp'u takımın başına getirirken hocayla mülakat yapar: - "Bizim bir oyun felsefemiz var. Teknik direktöre nasıl oynaması gerektiğini biz söyleriz. Onun görevi bunu en iyi şekilde uygulamaktır." "Eğer bu şartlar sizin için uygunsa başlayalım" diye imza attırır. Galatasaray ya da diğer kulüpler artık iş işten geçmeden kendi felsefelerini yazmalılar. Benim formasyonum bu, felsefem de bu! Bunu oynatabilir misiniz? Transfer vs konularında ise menajer önerilerine değil, kendi futbol aklıma güvenirim diyebilen bir transfer komiteniz ve scout ekibiniz olmalıdır. Hafta sonunda Galatasaray U19 takımının maçını izledim. O oyuncuların 17 yaşlarını bilirim. Hatta bazılarının 14 yaşını. Çocuklar o kadar geri gitmiş ki! Seviye atlayacaklarına geri gitmiş çocuklar. İş işten geçmeden bari o çocukları kurtarın. Florya'dan Kemerburgaz'a taşınırken de o Floya ruhunu taşıyın ama bazı demirbaşları bence orada bırakın! Selametle!

Serdar Kelleci

120,396 次观看 • 1 年前