Video yükleniyor...

Video Yüklenemedi

Ana Sayfaya Dön

71,016 görüntüleme • 2 ay önce •via X (Twitter)

0 Yorum

Yorum bulunmuyor

Orijinal gönderinin yorumları burada görünecek

Benzer Videolar

Sevmeyi öğreniyoruz… Sevgili aynasında… Konu sevgili değil Sevgi… Konu aşkın liyakati… Pazarda yada mücevhercide bulunacak kadar ucuz bir nesne değil aşk… Konu sahiplenmek veya sahiplenilmek değil saf sevgiye ulaşmak… Konu ne yaptığı nasıl davrandığı ortaya ne koyduğu değil… Aşkta kaybolmak… Konu o değil onun aynası ile Hakka ulaşmak… Ne olursa olsun sevgide kalmak… Çocuğunu her şeye rağmen sevmeye devam eden ebeveynler gibi… Konu tanımların çok ötesindeki sevgi… O yüzden 3B gözlüğü ile hiç bir zaman anlaşılmayacak… Şimdi 5B kapısında bekletiliyor kolektifin büyük kısmı. 3B deki bilindik alışkanlıkları terk etmedikçe 5B liyakati oluşmuyor… Şartlı sevgileri öğrendik çünkü 3B’de… Şöyle olursa… böyle olursa diye öğrettiler… Gelenekçi bir sevgin mi var? Yoksa menfaat ilişkisi mi? Modanın ya da akımların diliyle mi seviyorsun? “Eğer” sevgisi, “çünkü” sevgisi ile yıllarca zaman kaybettiğin yetmedi mi? “Rağmen” sevgisine ne zaman geçeceksin? diyor sistem… Bu yüzden aykırı sevgili aynalarını yolluyor… Senin dualitenin taa öbür tarafından… Ve seni 5B ye geçirmeden işte o sevgili aynalarında sınıyor. Cennete hazır olmayana Cennet verilmiyor… Çünkü verse bile algılayamayacak o Cennetin güzelliğini… Cennetin huzurunu bilemeyince Adem Nebi bile düşürülmüştü dualite dünyasına… Yani 3B’ye… Şimdi Adem atamızı biz deneyimliyoruz. Cennette varabilmek için dualite dersini öğreniyoruz. Zıtlıklar ile… “Cenneti yeniden bulmak istiyorsan için önce içini Cennet yap” diyor O Sonsuz Sevgili… Cennet gibi bir eş istiyorsan önce sen Cennet ol ki o frekanstan gelsin rızkın nasibin… Şikayet varsa, inkar varsa, tahammülsüzlük varsa Cennet gibi insanları da itersin… Tıpkı kendini Cennetten ittiğin gibi diyor… Ve şimdi tekrar anlıyoruz ki Cennet ucuz değil Cehennem dahi lüzumsuz değil… Lütfen elindeki Cenneti Cehenneme çevirme Her anı ayrı bir güzellikte yaratıyor. Her gün yeni bir iş ve oluşta seyrediyor… Ve her şeyi sana özel yaratıyor. 5B yolcularına özeldi.. Alaşa Eğitim kampından Sevgilerle ~Akaşa~

Akasha Oku/yorum

20,275 görüntüleme • 2 yıl önce

Bildiğiniz üzere annesi tarafından şiddete uğradığı için mahkeme kararıyla geçici velayetini alıp 2.5 yıldır burda beraber yaşadığım ancak Litvanya’daki boşanma anlaşmamıza dayanarak Litvanya tarafından iadesi istenen ve çocuğun durumunu görmezden gelip Avrupa’nın bendesi gibi davranan yetkililerin geçen sene mart ayında, aşağıdaki videoda da görüldüğü üzere, orada yaşayacaklarını bildiği için dehşet içinde ve can havliyle gitmek istememesine ve bunu ısrarla ifade etmesine rağmen gayri insani şekilde icra ile zorla benden ve vatanımızdan koparılan oğlumun bu sefer de annenin kocası tarafından şiddete uğradığını, çocuğumun oradaki mahkeme psikologuna verdiği ifadeden (fotoğrafta) öğrenmiş bulunmaktayım. Ancak ne hikmettir ki alışıp rehabilite olduğu Türkiye’den zorla koparıp şiddet uygulayan annesine iki ekip polis zoruyla koparıp gönderen yetkililer, tüm ısrarlarımıza ve şimdi orada fiziksel ve duygusal şiddete uğradığını belirtmesine rağmen kılını kıpırdatmamakta, adeta üç maymunu oynayarak küçücük Türk vatandaşını orada yapayalnız ve korumasız kalmasına göz yummaktadır. Beni takip edenler bilir. Oğlumu asla sosyal ya da geleneksel medyaya alet etmedim, etmezdim. Nitekim bu bir yıllık süreçte Litvanya mahkemesinin tüm yanlı tutumu ile bir türlü çocuğumun benle fiziksel temas kurmasına izin vermemesine rağmen meseleyi buraya taşımadım. Ancak 7.5 yaşındaki bir çocuğun artık hayati riski söz konusu. Çünkü oradaki mahkeme kendi vatandaşı olan anneyi kollama refleksi ile hareket ederek, annenin iddia dahi olsa çocuğuma dair hiçbir fiziksel, duygusal ya da başka bir kötü davranma iddiası bile olmamasına rağmen (bana dair yegane olumsuz iddiaları oğluma oyuncak almam, oynamam ve çikolata almam, Ciddiyim şaka değil bu) benle fiziksel temas hakkından bile mahrum bırakmaya devam etmesi küçücük çocuğu daha büyük şiddet olayları açısından riske sokmaktadır. Mahkeme eliyle, sözde kaçırma ihtimali nedeniyle, bir yıldır oğlumla sadece haftanın 3 günü 30’ar dakika online görüşmemize izin verilmekte. Ancak bu görüşmeler, oğlum annesinin kocasının kendisine şiddet uyguladığını anlattığından beri annesi tarafından engellenmekte ve yaklaşık 3 aydır online konuşmamıza dahi izin verilmemekte. Bu da 7.5 yaşındaki oğlumun tamamen onların insafına kalmasına yol açmakta. Bir yıldır süren bu hukuksuzluğa rağmen Türkiye’deki hiçbir yetkili ile Vilnius konsolosluğumuz taleplerimize rağmen kılını kıpırdatmamış, söz konusu sanki bir Türk çocuğu değil de Fransızmış gibi davranılmakta. İşte bu nedenlerden dolayı sesimi adalet ve dışişleri bakanlıkları ile ilgili yetkililere duyurup Türkiye’de doğmuş, Türkçe konuşan ve sizlerle bu toplumu derinden seven oğlumun oradaki gayri insani şiddet ortamından kurtarılması için yardımınızı rica ediyorum. Bu platformun bir araya gelince neleri değiştirdiğine, olmazı oldurduğuna çokça şahit oldum. Beno, yüreği insan ve hayvan sevgisi ile dolu, dışarda dilenen insan gördüğünde bile ağlayan ve onlara her şeyiyle yardım etmeye çalışan dünya merhametlisi bir çocuktu. Lütfen şimdi biz onun elinden tutup, içinde olduğu bu karanlık kuyudan çıkarmak için sesini duyuralım. Çok geç olmadan

Prof. Dr. Veysi Ceri

1,247,742 görüntüleme • 4 ay önce

CUMHURİYETİMİZİN 100. YILINA ÖZEL SAĞLIK ÇALIŞANLARI 'NAZENDE SEVGİLİM' TÜRKÜSÜNÜ SESLENDİRDİ! Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün, aziz Türk milletinin bağımsızlık ve özgürlük mücadelesini zaferle taçlandırarak inşa ettiği Cumhuriyetimizin 100. yılına girmiş bulunmaktayız. Aziz Türk milletinin, yemeden içmeden, onca yokluğa rağmen, tüfek yoksa süngü ile savaşıp, vatan sevgisi uğruna nice canlar kaybederek kazandığı topraklarda huzurla yaşadığımız 100. yıldayız. 29 Ekim, bir ulusun bağımsızlığa olan özlemi ve hürriyet arayışının bir nişanesidir. Cumhuriyet, bir ulusun yeniden doğuşunun simgesidir. Cumhuriyet, umut dolu bir geleceğin habercisidir. Bizler de bu vatan toprağının fertleri olarak, atalarımızın paha biçilmez emaneti olan Cumhuriyetimiz için çalışmaktayız. HEP-SEN ailesi olarak Cumhuriyetimizin şanına yaraşır bir şekilde, Atatürk ilke ve inkılaplarına; özgürlük, demokrasi ve eşitliğe olan bağlılığımızı her daim sürdürmekteyiz. Üyelerimiz, HEP-SEN Kültür Sanat Kurulumuzun çalışmasıyla, Cumhuriyetimizin 100. yılına ithafen, sizler için 'Nazende Sevgilim' adlı parçayı seslendirdi. Geleceğe HEP-SEN'le hep umutla yürüyoruz. Cumhuriyet Bayramımız kutlu olsun! DAİMA İZİNDE, HEP'SENİNLE! Türkiye'nin En Genç ve Dinamik Yeni Nesil Sağlık Sendikası HEP-SEN 🌐 ☎️0216 759 44 14 #hepsen #nedenhepsen #hepseninleyiz #hepimizinsendikası #sağlıkçalışanları #29ekimcumhuriyetbayramı #29ekimcumhuriyetbayramı #cumhuriyet100yaşında #cumhuriyet

HEP-SEN

35,900 görüntüleme • 2 yıl önce