Video yükleniyor...

Video Yüklenemedi

Ana Sayfaya Dön

rağmen sevgisi.

33,528 görüntüleme • 14 gün önce •via X (Twitter)

31 Yorum

yesdilek profil fotoğrafı
yesdilek14 gün önce

3 farklı eramıza edit miii

🌹 profil fotoğrafı
🌹14 gün önce

Çok güzel olmuş🥹❤️ #CanYağ

Helin profil fotoğrafı
Helin14 gün önce

psikolojimi bozdu bu edit

Işık profil fotoğrafı
Işık14 gün önce

bu editi izleyip barismamalari imkansiz bu arada

Linda profil fotoğrafı
Linda14 gün önce

Bu edit geldiğine göre evleniyoz elam 🥹😭

ela profil fotoğrafı
ela13 gün önce

busmere yapip evlendirmistim🥹

Linda profil fotoğrafı
Linda13 gün önce

Evett 🥹🥹

aysimaa profil fotoğrafı
aysimaa14 gün önce

bu uyum harcanmamalı🥹

Bı sus ya profil fotoğrafı
Bı sus ya14 gün önce

@valiente_56 Yeter artık biri barıstırsın sunları 😭😫

Sew profil fotoğrafı
Sew14 gün önce

mükemmel olmuşşşş 💕

selen. profil fotoğrafı
selen.14 gün önce

çok güzel olmuş aşkım🥹💖

𝔸𝕝𝕖𝕪𝕟𝕒 profil fotoğrafı
𝔸𝕝𝕖𝕪𝕟𝕒14 gün önce

cok guzel olmus omrummm

zeyno profil fotoğrafı
zeyno14 gün önce

AYY GEÇEN BU SESLE BİRİ CANYAĞA EDİT YAPSA KEŞKE DİYE DÜŞÜNMÜŞTÜM YAPMIŞSINN😭❤️

ayl profil fotoğrafı
ayl14 gün önce

cok iyi olmus askim ama bi daha olmasın

yc profil fotoğrafı
yc14 gün önce

canyağ ve 3 erası🥹

Cesuray🐣 profil fotoğrafı
Cesuray🐣14 gün önce

Eline sağlık canım

M profil fotoğrafı
M14 gün önce

edit kraliçesi

esraa profil fotoğrafı
esraa14 gün önce

🥹🥹ne güzel olmuşş

Mehemmed Askerov profil fotoğrafı
Mehemmed Askerov14 gün önce

@guneeeesss Asrın editi diyorum

M profil fotoğrafı
M14 gün önce

İly 🤍

yakamoz 💥 profil fotoğrafı
yakamoz 💥14 gün önce

Çok güzel olmuş 🥹🤍

pınar profil fotoğrafı
pınar14 gün önce

Ya aglicammm yapmayın böyle şeyler bu uyumu nasıl haracayabiliyorlar ya 🥺🥺

harrrrrbici_insan profil fotoğrafı
harrrrrbici_insan14 gün önce

uc turude dibine kadar yasamislar

Sisss🌗 profil fotoğrafı
Sisss🌗14 gün önce

Ayy çok güzel olmuş bu metine bayılıyordum çok yakışmış gerçekten emeğine sağlık💕

d profil fotoğrafı
d14 gün önce

@utraviolancelay elammm ellerine sağlık çok iyi olmuş❤️

zehra profil fotoğrafı
zehra14 gün önce

cok güzeller😔😔

Ervaayy profil fotoğrafı
Ervaayy14 gün önce

@busmer12 bir kere daha aşk ne demek anladım ❤️🥹

Khadeeja profil fotoğrafı
Khadeeja14 gün önce

nasil bi edit yaaa ağlicam

Elissss profil fotoğrafı
Elissss14 gün önce

Öldüm güzelliklerine

Yildiz Öngen profil fotoğrafı
Yildiz Öngen14 gün önce

Barış çok sevindim ikisi çok yakışıyorlar Ama şampiyon olmadı çok üzüldüm 😞

Elif sarı profil fotoğrafı
Elif sarı14 gün önce

Aşkım çok güzel olmuş

Benzer Videolar

Sevmeyi öğreniyoruz… Sevgili aynasında… Konu sevgili değil Sevgi… Konu aşkın liyakati… Pazarda yada mücevhercide bulunacak kadar ucuz bir nesne değil aşk… Konu sahiplenmek veya sahiplenilmek değil saf sevgiye ulaşmak… Konu ne yaptığı nasıl davrandığı ortaya ne koyduğu değil… Aşkta kaybolmak… Konu o değil onun aynası ile Hakka ulaşmak… Ne olursa olsun sevgide kalmak… Çocuğunu her şeye rağmen sevmeye devam eden ebeveynler gibi… Konu tanımların çok ötesindeki sevgi… O yüzden 3B gözlüğü ile hiç bir zaman anlaşılmayacak… Şimdi 5B kapısında bekletiliyor kolektifin büyük kısmı. 3B deki bilindik alışkanlıkları terk etmedikçe 5B liyakati oluşmuyor… Şartlı sevgileri öğrendik çünkü 3B’de… Şöyle olursa… böyle olursa diye öğrettiler… Gelenekçi bir sevgin mi var? Yoksa menfaat ilişkisi mi? Modanın ya da akımların diliyle mi seviyorsun? “Eğer” sevgisi, “çünkü” sevgisi ile yıllarca zaman kaybettiğin yetmedi mi? “Rağmen” sevgisine ne zaman geçeceksin? diyor sistem… Bu yüzden aykırı sevgili aynalarını yolluyor… Senin dualitenin taa öbür tarafından… Ve seni 5B ye geçirmeden işte o sevgili aynalarında sınıyor. Cennete hazır olmayana Cennet verilmiyor… Çünkü verse bile algılayamayacak o Cennetin güzelliğini… Cennetin huzurunu bilemeyince Adem Nebi bile düşürülmüştü dualite dünyasına… Yani 3B’ye… Şimdi Adem atamızı biz deneyimliyoruz. Cennette varabilmek için dualite dersini öğreniyoruz. Zıtlıklar ile… “Cenneti yeniden bulmak istiyorsan için önce içini Cennet yap” diyor O Sonsuz Sevgili… Cennet gibi bir eş istiyorsan önce sen Cennet ol ki o frekanstan gelsin rızkın nasibin… Şikayet varsa, inkar varsa, tahammülsüzlük varsa Cennet gibi insanları da itersin… Tıpkı kendini Cennetten ittiğin gibi diyor… Ve şimdi tekrar anlıyoruz ki Cennet ucuz değil Cehennem dahi lüzumsuz değil… Lütfen elindeki Cenneti Cehenneme çevirme Her anı ayrı bir güzellikte yaratıyor. Her gün yeni bir iş ve oluşta seyrediyor… Ve her şeyi sana özel yaratıyor. 5B yolcularına özeldi.. Alaşa Eğitim kampından Sevgilerle ~Akaşa~

Akasha Oku/yorum

20,275 görüntüleme • 2 yıl önce

Bildiğiniz üzere annesi tarafından şiddete uğradığı için mahkeme kararıyla geçici velayetini alıp 2.5 yıldır burda beraber yaşadığım ancak Litvanya’daki boşanma anlaşmamıza dayanarak Litvanya tarafından iadesi istenen ve çocuğun durumunu görmezden gelip Avrupa’nın bendesi gibi davranan yetkililerin geçen sene mart ayında, aşağıdaki videoda da görüldüğü üzere, orada yaşayacaklarını bildiği için dehşet içinde ve can havliyle gitmek istememesine ve bunu ısrarla ifade etmesine rağmen gayri insani şekilde icra ile zorla benden ve vatanımızdan koparılan oğlumun bu sefer de annenin kocası tarafından şiddete uğradığını, çocuğumun oradaki mahkeme psikologuna verdiği ifadeden (fotoğrafta) öğrenmiş bulunmaktayım. Ancak ne hikmettir ki alışıp rehabilite olduğu Türkiye’den zorla koparıp şiddet uygulayan annesine iki ekip polis zoruyla koparıp gönderen yetkililer, tüm ısrarlarımıza ve şimdi orada fiziksel ve duygusal şiddete uğradığını belirtmesine rağmen kılını kıpırdatmamakta, adeta üç maymunu oynayarak küçücük Türk vatandaşını orada yapayalnız ve korumasız kalmasına göz yummaktadır. Beni takip edenler bilir. Oğlumu asla sosyal ya da geleneksel medyaya alet etmedim, etmezdim. Nitekim bu bir yıllık süreçte Litvanya mahkemesinin tüm yanlı tutumu ile bir türlü çocuğumun benle fiziksel temas kurmasına izin vermemesine rağmen meseleyi buraya taşımadım. Ancak 7.5 yaşındaki bir çocuğun artık hayati riski söz konusu. Çünkü oradaki mahkeme kendi vatandaşı olan anneyi kollama refleksi ile hareket ederek, annenin iddia dahi olsa çocuğuma dair hiçbir fiziksel, duygusal ya da başka bir kötü davranma iddiası bile olmamasına rağmen (bana dair yegane olumsuz iddiaları oğluma oyuncak almam, oynamam ve çikolata almam, Ciddiyim şaka değil bu) benle fiziksel temas hakkından bile mahrum bırakmaya devam etmesi küçücük çocuğu daha büyük şiddet olayları açısından riske sokmaktadır. Mahkeme eliyle, sözde kaçırma ihtimali nedeniyle, bir yıldır oğlumla sadece haftanın 3 günü 30’ar dakika online görüşmemize izin verilmekte. Ancak bu görüşmeler, oğlum annesinin kocasının kendisine şiddet uyguladığını anlattığından beri annesi tarafından engellenmekte ve yaklaşık 3 aydır online konuşmamıza dahi izin verilmemekte. Bu da 7.5 yaşındaki oğlumun tamamen onların insafına kalmasına yol açmakta. Bir yıldır süren bu hukuksuzluğa rağmen Türkiye’deki hiçbir yetkili ile Vilnius konsolosluğumuz taleplerimize rağmen kılını kıpırdatmamış, söz konusu sanki bir Türk çocuğu değil de Fransızmış gibi davranılmakta. İşte bu nedenlerden dolayı sesimi adalet ve dışişleri bakanlıkları ile ilgili yetkililere duyurup Türkiye’de doğmuş, Türkçe konuşan ve sizlerle bu toplumu derinden seven oğlumun oradaki gayri insani şiddet ortamından kurtarılması için yardımınızı rica ediyorum. Bu platformun bir araya gelince neleri değiştirdiğine, olmazı oldurduğuna çokça şahit oldum. Beno, yüreği insan ve hayvan sevgisi ile dolu, dışarda dilenen insan gördüğünde bile ağlayan ve onlara her şeyiyle yardım etmeye çalışan dünya merhametlisi bir çocuktu. Lütfen şimdi biz onun elinden tutup, içinde olduğu bu karanlık kuyudan çıkarmak için sesini duyuralım. Çok geç olmadan

Prof. Dr. Veysi Ceri

1,249,292 görüntüleme • 6 ay önce

CUMHURİYETİMİZİN 100. YILINA ÖZEL SAĞLIK ÇALIŞANLARI 'NAZENDE SEVGİLİM' TÜRKÜSÜNÜ SESLENDİRDİ! Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün, aziz Türk milletinin bağımsızlık ve özgürlük mücadelesini zaferle taçlandırarak inşa ettiği Cumhuriyetimizin 100. yılına girmiş bulunmaktayız. Aziz Türk milletinin, yemeden içmeden, onca yokluğa rağmen, tüfek yoksa süngü ile savaşıp, vatan sevgisi uğruna nice canlar kaybederek kazandığı topraklarda huzurla yaşadığımız 100. yıldayız. 29 Ekim, bir ulusun bağımsızlığa olan özlemi ve hürriyet arayışının bir nişanesidir. Cumhuriyet, bir ulusun yeniden doğuşunun simgesidir. Cumhuriyet, umut dolu bir geleceğin habercisidir. Bizler de bu vatan toprağının fertleri olarak, atalarımızın paha biçilmez emaneti olan Cumhuriyetimiz için çalışmaktayız. HEP-SEN ailesi olarak Cumhuriyetimizin şanına yaraşır bir şekilde, Atatürk ilke ve inkılaplarına; özgürlük, demokrasi ve eşitliğe olan bağlılığımızı her daim sürdürmekteyiz. Üyelerimiz, HEP-SEN Kültür Sanat Kurulumuzun çalışmasıyla, Cumhuriyetimizin 100. yılına ithafen, sizler için 'Nazende Sevgilim' adlı parçayı seslendirdi. Geleceğe HEP-SEN'le hep umutla yürüyoruz. Cumhuriyet Bayramımız kutlu olsun! DAİMA İZİNDE, HEP'SENİNLE! Türkiye'nin En Genç ve Dinamik Yeni Nesil Sağlık Sendikası HEP-SEN 🌐 ☎️0216 759 44 14 #hepsen #nedenhepsen #hepseninleyiz #hepimizinsendikası #sağlıkçalışanları #29ekimcumhuriyetbayramı #29ekimcumhuriyetbayramı #cumhuriyet100yaşında #cumhuriyet

HEP-SEN

35,917 görüntüleme • 2 yıl önce

🎭 Bir Direniş ve Zarafet Hikayesi: Eşref Rüya’nın "Rüya"sı ​Demet Özdemir, Eşref Rüya dizisindeki Rüya (Nisan) karakteriyle oyunculuk kariyerinin en katmanlı ve ilham verici performanslarından birini sergiliyor. İşte Rüya’yı ekranın en "aydınlık" karakteri yapan o pozitif detaylar: ​✨ Karanlıkta Bir Pusula: Rüya, sadece bir isim değil; adaletin ve vicdanın sesi. Kaosun ve sert hesaplaşmaların ortasında, polis muhbirliği görevini bir intikam değil, bir temizlik operasyonu gibi yürüten, sarsılmaz bir etik anlayışına sahip. ​🎶 Müziğin ve Şefkatin Gücü: Elinde kemanı, ruhunda iyileştirici gücüyle Eşref’in o sert dünyasına "huzur" getiren tek kişi. O, şiddetin dilini değil, sanatın ve merhametin dilini konuşarak aslında en büyük devrimi yapıyor. ​🧠 Zeka ve Cesaretin Dansı: Rüya, sadece duygularıyla hareket eden bir karakter değil. Çift kimlikli hayatını yönetirken sergilediği stratejik zeka, onu hikayenin pasif bir unsuru olmaktan çıkarıp, oyun kurucu bir kahramana dönüştürüyor. ​🌟 Dönüştürücü Aşk: Eşref’in içindeki o "kayıp çocuğu" gören ve onu karanlıktan çekip çıkarmak için kendi güvenliğini hiçe sayan bir fedakarlık sembolü. Onun sevgisi yıkıcı değil, tam tersine inşa edici ve kurtarıcı. ​Özetle; Demet Özdemir’in hayat verdiği Rüya; zarafetiyle büyüleyen, cesaretiyle hayran bırakan ve "her şeye rağmen iyi kalabilmenin" mümkün olduğunu kanıtlayan muazzam bir kadın figürü. 🤍 Sizce Rüya'nın en güçlü yanı hangisi? Zekası mı, yoksa merhameti mi?" ​#DemetÖzdemir #EşrefRüya #EşSan

​Bi'Dizi Mesele

12,491 görüntüleme • 7 ay önce

BEDELLİ-PIRLANTAYA VERGİ Türkülere konu olmuş bir gerçekliğimizdir zenginimiz bedel verir, askerimiz fakirdendir. Şehit evleri sıvasız evlerdir, şehit evleri yokluk evleridir ve maalesef zenginimizin bedeli artık kanunla bir güvence sağlanmış durumdadır. Ordumuzun bugünkü personel yapısına baktığımızda subaylar, astsubaylar, uzman erbaşlar, sözleşmeli erler ve yedek subayların ordumuzun operasyonel kapasitesinin neredeyse % 100'ünü karşıladığını gördüğümüzde tam anlamıyla profesyonel bir orduya taraftar olduğumuzu ifade etmeliyiz. Tam anlamıyla profesyonel bir orduya geçtiğimizde o zaman kimin bedel ödeyerek askerlikten yırttığı, kimin bedel ödeyemeyerek evine şehit bayrağı astığı tartışmalarından da kurtulmuş oluruz. Ama bedelli askerlik mademki yasamızda var o zaman kendi içinde de birtakım tutarlılıklar olmalı. Mesela bu bedelli askerlik içerisinde yurt dışında yaşayanlar bedel ödediğinde kışladan muaf kalıyorlar ama yurt içinde yaşayan arkadaşlar bedelini ödemesine rağmen kışlaya gitmek zorunda kalıyor. Bu ikisinin arasındaki fark nedir? Biz bir aylık süre içerisinde ne temel savunma eğitimini ne temel saldırı eğitimini ne bir afet kurtarma eğitimini veremediğimiz hâlde bu kişileri kışlaya çekerek bir ay boyunca yeme, içme, tedarik, lojistik ve onlarla ilgilenen personel açısından niçin maliye için ek bir yükümlülük doğurmaktayız? Diğer tarafından 2016 ve 2017 yıllarında bin euroya kadar düşen yurt dışı vatandaşlarımız için bedel ödemenin, bugün 8-10 bin euro aralığına çıktığını görmekteyiz ve şunu biliyoruz: Bu gençlerin birçoğunun çifte vatandaşlığı var. Bu memleketle tek bağları vatan sevgisi, devlet sevgisi, millet sevgisi ve 8-10 bin euroluk ödemeler bu vatandaşlarımızın bir kısmının vatandaşlıktan çıkma riskini dahi doğuracaktır. Şöyle savunma yapılıyordu: "savunma sanayisine bütçe lazım." Olur ya, kanunu okuyanlar ne okuduğunu anlamaz diye değişiklik önergesi getirmişler. "Aman ha! Yanlış anlamayın, bu paranın yüzde 80'i genel bütçeye gelir kaydedilecek." deniliyor yani bedelli askerlik için elde edilecek tahsilatın yüzde 20'si savunma sanayisine, yüzde 80'i ise garanti ödemeli yollara, köprülere, şehir hastanelerine aktarılacak. Peki, bedelli askerlikten para toplarken nereden feragat ediyoruz? İşsizlik ödeneğinde işsizin hakkından, kara gün parasından feragat ediyoruz. Az sonra, bir önerge ile, 18'inci maddeyle birlikte değerli taşlardan alınması gereken vergi düzenlemesini geri çekiyor iktidar. Allah aşkına, soruyoruz: Pırlanta ve elmastan alınacak verginin size vereceği zararı nedir? Bunun niçin getirdiniz, niçin geri çekiyorsunuz? maliyenin asgari ücretliden, dar gelirliden, emekliden bırakın en küçük esnaftan bile beş kuruş gelir elde etmenin peşinde koştuğu bir dönemde niçin pırlanta gibi, elmas gibi veya benzeri değerli taşlarla ilgili bir vergi düzenlemesini şu anda geri çekiyorsunuz? Deyim yerindeyse, meteliğe kurşun atıyoruz. Bedelli askerlik yapacak çocukların cebindeki paraya göz dikmişiz, işçinin cebindeki paraya göz dikmişiz. İşsizlik Fonu'ndan işverene para aktarıyoruz ama pırlantayla ilgili yapılacak bir vergi teklifini bugün geri çekiyorsunuz. Sevgili AK PARTİLİ arkadaşlar, vicdanlı, dürüst, namuslu insanlar olduğunuzdan yana bir endişemiz yok. Size soruyorum, Allah aşkına, sigaranın ve alkolün reklamının yasak olduğu bir dönemde, molla, seyithan Mehmet Sait Yaz Hocama soruyorum: Biz niçin bahis reklamını tamamen yasaklamıyoruz? Dilimizde tüy bitti, iki haftadır burada yalvarıyoruz, "Şu bahis reklamlarını yasaklayın." diyoruz. İnsanlar intihar ediyorlar, evler yıkılıyor. Polislerimiz intihar ediyor, memurlarımız intihar ediyor, gençlerimiz intihar ediyor. Maliyeye buradan gelecek paradan Allah bereketini kaçırır. Gelin bahis düzenlemesinde de tıpkı pırlantayla ilgili düzenlemeyi tekririmüzakereyle geri çekeceğiniz gibi reklamı tamamen yasaklayalım, bahsin kendisini yasaklayalım diyorum, saygıyla selamlıyorum.

Mehmet Emin Ekmen

18,902 görüntüleme • 5 ay önce