Video wird geladen...

Video konnte nicht geladen werden

Zur Startseite

Rojava üniversitesinde dün mezuniyet töreni gerçekleşti. Diplomalar Şam tarafından tarafından tanınmadığı halde Başurdan gelip burada okuyan gençlere rastladım.

153,659 Aufrufe • vor 8 Monaten •via X (Twitter)

0 Kommentare

Keine Kommentare verfügbar

Kommentare vom Original-Post werden hier angezeigt

Ähnliche Videos

🇹🇷🇧🇬 | Belene Toplama Kampı Mağdurları Anıldı Totaliter komünist rejimin mağdurları dün düzenlenen törenle anıldı. Etkinlik, kampın bulunduğu Persin Adası’nda gerçekleştirildi. Tören, geçmişi unutturmamak amacıyla sivil girişim grubu “Belene-24” tarafından, Balkanlarda Adalet, Haklar, Kültür ve Dayanışma Derneği (BAHAD)’ın da katkı sunduğu organizasyonla düzenlendi. Etkinliğe mağdur yakınları, insan hakları savunucuları ve duyarlı vatandaşlar katıldı. 1949-1989 yılları arasında faaliyet gösteren Belene Toplama Kampı, Bulgaristan’daki en ağır siyasi baskı merkezlerinden biriydi. Tuna Nehri üzerindeki Persin Adası’nda kurulan bu kamp, komünist rejime muhalif görülen kişilerle birlikte, özellikle 1980’lerde Türk ve Müslüman azınlığa yönelik uygulanan asimilasyon politikalarına direnen binlerce insanın tutulduğu bir yer haline geldi. Bu dönemde, Türk ve Müslümanlara yönelik zorla isim değiştirme uygulamasına karşı çıkan binlerce Türk, Belene’ye gönderildi. Burada ağır şartlarda çalıştırıldılar, işkence ve baskıya maruz kaldılar. Kamp, Bulgaristan'daki sistematik kimlik yok sayma politikalarının ve insan hakları ihlallerinin simgesi oldu. Anma töreni, bu karanlık dönemin unutulmaması, tarihi hafızanın korunması ve benzer trajedilerin bir daha yaşanmaması için güçlü bir mesaj veriyor. 📷 Sinem Arslan

Balkan Futbolu

15,012 Aufrufe • vor 1 Jahr

İZMİR’de kirli eller iş başında‼️ Disk gene sahnede‼️ BUCA belediyesine kim göz dikti❓İzmir KAYYUMA teslim edilmeyecek‼️ O halde tüm Türkiye sizi iyi tanısın Ak DİSK‼️ Son günlerde İzmir'de yaşananlar hepimizin malumu... Özellikle emekçi işçilerin maaşlarının üç aydır eksik yatması, DİSK'in kışkırtmasıyla Buca Belediye Başkanı Görkem Duman'ı işçilerin hedefi haline GETİRİLDİ. AK- DİSK sendikası yine fitne ve bölücülükle sınır tanımayarak, İzmir Büyükşehir’de olduğu gibi işçileri kışkırtmaya devam ediyor‼️ Oysa ki CHP'li tüm belediyeler her zaman işçilerin yanında durup, daha yüksek zamlar ve daha fazla istihdam sağlamıştı. Hatta hatırlarsanız, Buca Belediyesi’nin Kent Lokantası’nda kullandığı sebzeleri kendi modern tesislerinde yetiştirip, belediyeye ek kaynak da sağlıyordu. Ama ne yazık ki, seranın su deposuna kimliği belirsiz kişilerce tuz atıldı. Bu saldırı sonucu seradaki 7,5 ton taze ürün yanarak yok olmuştu. Deposuna dökülen tuz, 3 kent lokantasının 6 aylık ürününü yok etti. Belediyenin burada kaybı tam 10 MİLYON TL. Yani bu vicdansız fitneciler ve onların işbirlikçileri şimdi de, BUCA halkının sağlığı ve geçimine resmen HANÇER saplamış. Üstelik belediye bir de , hükümetin ekonomik politikaları ve bütçe kesintileri yüzünden zor günler geçiriyor. Hani şu meşhur SİLKELEME olayı. Bu nedenle çalışanlarının maaş ödemelerinde sıkıntı yaşıyor. Hatta Görkem Başkan, emekçi belediye çalışanlarının ödeme planları düzene girene kadar, kendi maaşını da almayacağını beyan ediyor. Ve, BUCALILAR'ın sağlığı ve temizliği için çöpleri kendi imkanlarıyla topluyor. Çevre belediyelerden çöp toplamaya gelen işçiler yine o malum fitneciler tarafından TEHDİT ediliyor‼️ Peki DİSK sendikası soruyorum size AKPli belediyelere niye GIKINIZ çıkmıyor❗️ DİSK yöneticileri birkaç hafta evvel Ankara'da hangi siyasiyle pazarlık masasına oturdunuz açıklayın da, öğrensin tüm Türkiye. Nasıl eş zamanlı DİSK tarafından Fitne Organizasyonları başlayıverdi hele bir anlatın‼️ Daha dün işçiler ödeme planına TAMAM demişken, bugün ne oldu da belediyeye saldırmaya, milleti tehdide başladınız❓ #Disk Görkem Duman Buca Belediyesi

brctv

22,857 Aufrufe • vor 1 Jahr

Millî Savunma Bakanlığı Haftalık Basın Bilgilendirme Toplantısı, Isparta’da konuşlu 40’ıncı Komando Eğitim Tugay Komutanlığında gerçekleştirildi. Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri ve Bakanlık Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk tarafından gerçekleştirilen toplantıda basın mensupları ile şu bilgiler paylaşıldı: 2 PKK’LI TERÖRİST TESLİM OLDU Türk Silahlı Kuvvetlerimizin terörle mücadelede elde ettiği başarılarda önemli bir yeri olan kahraman komandolarımızı yetiştiren Isparta’da konuşlu 40’ıncı Komando Eğitim Tugay Komutanlığımızda icra ettiğimiz Millî Savunma Bakanlığı Haftalık Basın Bilgilendirme Toplantısı’na hoş geldiniz. Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, terör örgütünün eylem ve hareket kapasitesinin tamamen sıfırlanması için bölgedeki operasyon ve arama tarama faaliyetlerine aralıksız devam etmektedir. - Geçtiğimiz hafta içerisinde Irak’ın kuzeyindeki barınma alanlarından kaçan 2 PKK’lı terörist daha Habur’daki Hudut Karakolumuza teslim olmuş, - Pençe-Kilit operasyon bölgesinde tespit edilen teröristlere ait barınak, sığınak ve mağaralarda çok sayıda silah, mühimmat ve muhtelif malzeme ele geçirilerek kullanılamaz hâle getirilmiştir. 7 Temmuz 2022’de Pençe-Kilit Operasyonu’nda teröristlerle çıkan çatışmada şehit olan ve tüm aramalara rağmen naaşına ulaşılamayan kahraman silah arkadaşımız Piyade Uzman Çavuş Nurettin Tokyürek’in aziz naaşına 25 Mart’ta ulaşılmış, şehidimiz 15 Nisan’da Erzurum’da defnedilmiştir. Aziz şehidimize bir kez daha Allah’tan rahmet; kederli ailesine, Türk Silahlı Kuvvetleri ile asil milletimize başsağlığı ve sabır diliyoruz. Diğer taraftan Suriye’deki harekât bölgelerinde kalıcı barış, huzur ve istikrar ortamının tesisi ile Suriyelilerin emniyetli bir ortama geri dönüşlerinin sağlanmasına yönelik çalışmalara devam edilmektedir. 8 Ocak 2025’te başlayan “Tünel İmha” faaliyetleri kapsamında; bugüne kadar Tel Rıfat bölgesinde yaklaşık 66, Münbiç bölgesinde ise 55 kilometre uzunluğundaki tüneller imha edilmiştir. Bölgedeki mayın/el yapımı patlayıcı ile tünel tespit ve imha çalışmaları aralıksız sürdürülmektedir. HUDUTLARDA 93 ŞAHIS YAKALANDI Cumhuriyet tarihimizin en yoğun ve etkin tedbirleri ile korunan hudutlarımızda; - Son bir hafta içerisinde, 3’ü terör örgütü mensubu olmak üzere 93 şahıs yakalanmış, 1 Ocak’tan bugüne kadar yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısı 1.465 olmuştur. - Son bir haftada engellenen 2 bin 351 şahıs ile birlikte bu yıl içerisinde engellenen kişi sayısı da 23 bin 709’a ulaşmıştır. BÖLGESEL VE KÜRESEL BARIŞ VE İSTİKRARA KATKILARIMIZ SÜRÜYOR Bölgesel ve küresel güvenlik ve istikrar için vazgeçilmez bir aktör olan Türk Silahlı Kuvvetlerimiz birçok coğrafyada başarıyla görev yapmaya devam etmektedir. 11-13 Nisan tarihleri arasında Antalya Diplomasi Forumu’na katılan Sayın Bakanımız Forum kapsamında; - Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı ile bir araya gelmiş, - Azerbaycan, Bosna Hersek, Kosova Savunma Bakanları, Kosova Bölgesel Kalkınma Bakanı, IKBY Başkanı ve Avrupa Güvenlik ve İş Birliği Teşkilatı (AGİT) Genel Sekreteri ile görüşmeler gerçekleştirmiş, - Yine bu kapsamda 13 Nisan’da Dışişleri Bakanımız, MİT Başkanımız ile birlikte Türkiye-Irak Yüksek Düzeyli Güvenlik Mekanizması Beşinci Toplantısı’na katılmıştır. - 14 Nisan’da Türk Silahlı Kuvvetleri Komuta Kademesi ve Bakan Yardımcılarımız ile birlikte yurt içi ve sınır ötesindeki birlik komutanlarının katılımıyla video telekonferans toplantısı gerçekleştiren Sayın Bakanımız, 15 Nisan’da Sayın Genelkurmay Başkanımızın davetlisi olarak ülkemize gelen Almanya Genelkurmay Başkanı’nı kabul etmiş, ardından Ankara’da düzenlenen Pakistan Ulusal Günü resepsiyonuna katılmıştır. - 16 Nisan’da İzmir’deki Hava Teknik Okullar Komutanlığında düzenlenen “Hava ve Füze Savunma Simülatör Merkezi Açılış Töreni”ne katılan Sayın Bakanımız ardından Yalova’daki Hava Meydan Komutanlığı ile Bandırma’daki 6’ncı Jet Ana Üssünde inceleme ve denetlemelerde bulunmuştur. - Sayın Bakanımız bugün de (17 Nisan) Isparta’da gerçekleştirilen “Uzman Erbaş Komando Temel Kursu Mezuniyet ve Bröve Takma Töreni”ne iştirak etmektedir. - Sayın Genelkurmay Başkanımız, 14-15 Nisan tarihlerinde resmî davetlisi olarak ülkemize gelen Almanya Genelkurmay Başkanı ile görüşmüştür. - Sayın Kara Kuvvetleri Komutanımız, 10 Nisan’da Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Ersin Tatar ve Cumhurbaşkanı Yardımcımız Sayın Cevdet Yılmaz’ın iştiraki ile Lefkoşa’da düzenlenen Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı Bağışçılarına Madalya ve Berat Takdim Töreni’ne katılmış, ardından Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde konuşlu birliklerde inceleme ve denetlemelerde bulunmuştur. - 15 Nisan’da ülkemize ziyaret gerçekleştiren Fransa Deniz Kuvvetleri Komutanını ağırlayan, 16-18 Nisan tarihleri arasında Azerbaycan’a resmî ziyaret gerçekleştirmekte olan Sayın Deniz Kuvvetleri Komutanımız, 21-22 Nisan’da da Birleşik Krallık Deniz Kuvvetleri Komutanı ile Ankara’da bir araya gelecektir. “Anzak Günü Törenleri” kapsamında 23-25 Nisan tarihleri arasında Birleşik Krallık ve Avustralya Deniz Kuvvetleri Komutanları Çanakkale’yi ziyaret edecektir. İSRAİL’İN YARDIMLARI ENGELLEMESİ ULUSLARARASI HUKUKA AYKIRIDIR İsrail’in Filistin’de giderek artan saldırıları ve Gazze’ye insani yardım ulaştırılmasını engellemesi uluslararası hukuka aykırıdır ve bölgedeki insani trajediyi daha da artırmaktadır. Uluslararası toplumun, bugüne kadar işe yaramayan tutumunu değiştirmesi ve temel insani değerlere saygı duyması için İsrail’e baskıyı artırması gerekmektedir. Bölgemizde istikrarın sağlanması için kalıcı ateşkesin bir an evvel ilan edilmesi ve 1967 sınırları temelinde başkenti Doğu Kudüs olan egemen, bağımsız ve coğrafya bütünlüğüne sahip Filistin Devleti’nin kurulması her zamankinden daha elzemdir. TSK EĞİTİM-TATBİKAT FAALİYETLERİ VE ULUSLARARASI GÖREVLERE DEVAM EDİYOR Kara, deniz, hava, uzay ve siber alanda daha etkin, caydırıcı ve hazır bir Türk Silahlı Kuvvetleri için eğitim ve tatbikat faaliyetlerimiz aralıksız devam etmektedir. - 8-15 Nisan tarihleri arasında Orta Akdeniz’de düzenlenen Mare Aperto/Italian Minex Tatbikatı’na katılım sağlanmıştır. - 14-25 Nisan tarihleri arasında yerinden katılım ile Millî Anadolu Kartalı Eğitimi icra edilmekte, - 21 Nisan-9 Mayıs tarihleri arasında Birleşik Arap Emirlikleri’nde Desert Flag Tatbikatı’na katılım sağlanması, - 24-30 Nisan tarihleri arasında ise 13 ülkenin katılımı ile Doğu Akdeniz’de Kurtaran Tatbikatı’nın icra edilmesi planlanmaktadır. Diğer yandan, TCG AKÇAKOCA’nın katıldığı Mayın Karşı Tedbirleri Karadeniz (MCM BLACK SEA) Görev Grubu’nun 4’üncü aktivasyon faaliyeti dün (16 Nisan) Bulgaristan’da başarıyla tamamlanmıştır. 15-16 Nisan tarihlerinde Rusya Federasyonu ile Ukrayna arasında olası ateşkesin ardından, Karadeniz’de barış ortamının muhafazası amacıyla yapılabilecek askerî planlamaların deniz boyutuna yönelik Genelkurmay Başkanlığımız koordinatörlüğünde Ankara’da bir toplantı gerçekleştirilmiştir. - 17-20 Nisan tarihleri arasında TCG GAZİANTEP gemimiz tarafından Karadağ’a, - 17-30 Nisan tarihleri arasında NATO Daimî Deniz Görev Grubu-2 görevi kapsamında Arnavutluk Deniz Kuvvetlerine ait BUTRINTI tarafından İzmir’e liman ziyaretleri yapılmaktadır. NATO Daimî Mayın Karşı Tedbirleri Görev Grubu-2 görevi kapsamında; TCG YZB. GÜNGÖR DURMUŞ ve TCG AYVALIK gemilerimiz tarafından 19-21 Nisan tarihleri arasında La Spezia/İtalya’ya, NATO Daimî Deniz Görev Grubu-2 görevi çerçevesinde 19-22 Nisan tarihleri arasında; - TCG KEMALREİS gemimiz tarafından Cagliari/İtalya’ya, - İspanya Deniz Kuvvetleri unsuru ALVARO DE BAZAN tarafından Antalya’ya, 21-25 Nisan tarihleri arasında Birleşmiş Milletler Lübnan Geçici Görev Kuvveti görevi kapsamında ise; - Endonezya Deniz Kuvvetlerine ait ISKANDAR MUDA ile - Bangladeş Deniz Kuvvetleri unsuru SANGRAM tarafından Mersin’e liman ziyaretleri yapılması planlanmaktadır. Ayrıca, dost ve kardeş ülke Malezya ile askerî ilişkilerimizi ve çok yönlü iş birliğimizi geliştirmek maksadıyla 20-24 Mayıs tarihleri arasında Malezya’da düzenlenecek “17’nci Langkawi Uluslararası Denizcilik, Havacılık ve Uzay Fuarı”na iştirak edecek TCG BÜYÜKADA gemimiz tarafından söz konusu göreve intikal kapsamında 20-22 Nisan tarihleri arasında Cidde’ye, 24-26 Nisan tarihleri arasında ise Cibuti’ye liman ziyareti yapılacaktır. Diğer yandan ülkemiz tarafından Maldivler’in savunma altyapısının geliştirilmesi ve desteklenmesi amacıyla hibe edilen TCG VOLKAN’ın Nisan-Haziran 2025 ayları arasında Maldivler’e transferi ve bu kapsamda gerekli eğitimlerin yapılması planlanmaktadır. Hava Kuvvetlerimize bağlı Uzay Komutanlığı personeli ve aynı zamanda ülkemizin ilk astronotu olan Hava Pilot Albay Alper Gezeravcı ile Yarbay Emrah Çınar 7-10 Nisan tarihleri arasında ABD’de düzenlenen 40’ıncı Uzay Sempozyumu’na katılarak ülkemizi temsil etmiştir. Çanakkale Kara Muharebeleri Yıl Dönümü Anma Törenleri kapsamında 24-25 Nisan’da SOLOTÜRK tarafından Çanakkale’de (Şehitler Abidesi) gösteri uçuşları icra edilecektir. YENİ SİLAH SİSTEMLERİ ENVANTERE ALINDI Yerli, millî ve modern savunma sanayimizin ürettiği silah ve sistemlerle Türk Silahlı Kuvvetlerimizin güç ve etkinliğini daha da artırma çalışmalarımız mütemadiyen sürdürülmektedir. Bu kapsamda Kara Kuvvetleri Komutanlığımızca muhtelif miktarda; - MİLKED Elektronik Destek Sistemi (3A3) ile - 5,56 mm Piyade Tüfeği (SAR-56) muayene ve kabul faaliyetleri tamamlanarak envantere alınmıştır. MSÜ’NÜN ADAY TERCİH İŞLEMLERİ YARIN SONA ERİYOR Yapılan planlamalara uygun şekilde yürütülen personel ve askerî öğrenci alım/temin işlemleri kapsamında; 24 Mart’ta başlayan 2025 Yılı Millî Savunma Üniversitesi Harp Okulları ve Astsubay Meslek Yüksekokulları Askerî Öğrenci Aday Tercih İşlemleri yarın (18 Nisan) sona erecektir. Cumhurbaşkanlığı İnsan Kaynakları Ofisi Başkanlığı tarafından düzenlenen Bölgesel Kariyer Fuarları kapsamında; - 14-15 Nisan’da Samsun’da düzenlenen fuara katılım sağlanmış, - 17-18 Nisan tarihlerinde Malatya’da gerçekleştirilen fuara iştirak edilmekte, - 21-22 Nisan’da ise Giresun’da icra edilecek fuara katılım sağlanması planlanmaktadır. 23 NİSAN ULUSAL EGEMENLİK VE ÇOCUK BAYRAMI’NI ÇEŞİTLİ ETKİNLİKLERLE KUTLAYACAĞIZ Millî Savunma Bakanlığı olarak 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı coşkusunu milletimizle birlikte çeşitli etkinliklerle kutlayacağız. Bu kapsamda; - Deniz Kuvvetlerimiz tarafından 23 gemi ile 23 liman ziyareti gerçekleştirilecek ve gemiler halkımızın ziyaretine açılacak, - SOLOTÜRK tarafından 23 Nisan’da Çanakkale’de; Türk Yıldızları Akrobasi Timi tarafından 19 Nisan’da Hatay’da, 20 Nisan’da Mersin’de ve 23 Nisan’da Antalya’da gösteri uçuşları, - 23 Nisan’da Kayseri ve Aksaray’da uçak geçişleri, - Bakanlığımız kadro ve kuruluşunda bulunan bandolar tarafından 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nın 105’inci yılına atfen yurt geneli ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ndeki ilköğretim okullarında 105 konser icra edilecektir. Yine “23 Nisan Kosova Türkleri Millî Bayramı Etkinlikleri” kapsamında 21-25 Nisan tarihleri arasında Kosova’da Mehteran Birlik Komutanlığımız tarafından konserler düzenlenecektir. Ayrıca, 24 Nisan’da Çanakkale Savaşı’nın yıl dönümünde Gelibolu’da şehitlerimizi anmak ve onların aziz hatıralarını yaşatmak amacıyla farklı il ve yaş gruplarından 400 gencimizin katılımıyla ülkemizin millî gururu ve en büyük çok maksatlı amfibi gemisi olan TCG Anadolu’nun inşa edildiği Tuzla’dan başlayacak ve destansı mücadele verdiğimiz Gelibolu’da sonlanacak “Mavi Vatanda Çanakkale Yolculuğu” faaliyetinin icra edilmesi planlanmaktadır. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramımız ile Gazi Meclisimizin açılışının 105’inci yıl dönümünü şimdiden kutluyor, geleceğimiz olan çocuklarımıza böyle bir bayram armağan eden Ebedî Başkomutanımız Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü rahmet, minnet ve saygıyla anıyoruz. Sonuç olarak Bakanlığımız ve Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, çok yönlü savunma ve güvenlik politikamız çerçevesinde; - Hudutlarımızın güvenliğinin sağlanmasından terörle mücadeleye, - Denizlerimizde ve semalarımızda hak ve menfaatlerimizin korunmasından uluslararası barış ve istikrara katkı sunmaya, - Geniş çaplı tatbikatların icrasından yerli ve millî savunma sanayimizin geliştirilmesine kadar birçok faaliyeti başarıyla yerine getirmeye eş zamanlı olarak ve büyük bir başarıyla devam etme azim, irade ve kararlılığındadır. #MillîSavunmaBakanlığı

T.C. Millî Savunma Bakanlığı

27,825 Aufrufe • vor 1 Jahr

Sabahın Körü, Haberin Takılı Fişi : 🔌🛢️🧢 Bugün sonda bir nasırlı dize öbeği var bilginize... Günün, dünün, gördüğüm düğümlerin bir özeti şimdi burada... 1⃣1 Ocak 2026'da devreye alınan Avrupa Birliği'nin yeni emisyon standardı Euro 6e-bis, prizli hibritlerin emisyon hesaplamasını kökten değiştirdi. Yeni standarda göre, kullanım faktörü değiştirilerek, bu araçların esasında elektrikli şekilde değil de benzinli şekilde gittiği vurgulandı. Yeni hesapla, 15-25 gr CO2 saldığı varsayılan araçlar artık 40-50 gr C02 salıyor kabul edilecek. Elveda %45 PHEV Bildiğiniz gibi 25 gr sınırı geçildiğinde özel teşvik diliminden düşülüyor. Standart ÖTV dilimine giriyor. Türkiye'de 25 gram/km sınırı için mevzuat değişikliği olmaz ise bu araçların fiyatları yukarı gidecek. Şu an için bilinen hiçbir içten yanmalı motora sahip PHEV modelin, Euro 6e-bis standartlarında 25g CO₂ altında kalması beklenmiyor. PHEV'lerin hepsi bu kapsamda yani hayırlı olsun. İkinci el piyasasına etkileri nasıl olur? 2⃣ TOGG tarafından uygun fiyatlı T6 serisi haberi geldi. TOGG, T6 modeliyle B-SUV veya C-Hatchback segmentinde ulaşılabilirliği yüksek bir ürün gamı yapacağını açıkladı. Tarih hedefi 2027. Bakayım hatlar uygun mu ? 🧐🥱🙁 3⃣Volvo EX60 lansamnı dün gerçekleşti. SPA3 platformu, 620-810 km arası varyantlar arası menzil , 800V mimari ile ilk olacak Gemini AI entegrasyonu ile Çinli İsveç vatandaşı, Bavyeralıya ben de varım diyor. Önemli olan Eylül'de partileyip, sunumu yapacak Türkiye eşraf-ı influencerların ne diyeceği tabi. Üst segmentte yeni bir oyuncu gelmiş oldu Ayrıntılar için : 4⃣Tesla tarafından yeni tip onayı geldi. Artık Model Y Standard Long Range (%25 gelir mi Tesla Türkiye bile bilmiyor) LG 5M batarya paketi ile gelecek. Model 3 standart mdoeli de tip onayı almış oldu. Haber : 5⃣Mercedes Benz yeni S-Class 29 Ocak'ta geliyor. 0⃣Yıl oldu 2026, Hyundai Türkiye ve Kia Türkiye halen araçlara uzaktan bağlantılı erişimi açmadı. 🔢Hyundai ve Kia araç sahiplerine amme hizmeti tüm hızıyla yeni yılda devam ediyor. Unutmayın ne kadar çok araç sahipleri olarak kamuoyu oluşturursanız firmalar sizin isteklerinize o kadar cevap verir! Uzaktan bağlantı olmama ve donanım eksiltme durumlarını Global adreslere iletebileceğiniz Korece yazılar hazırladım. 💥Hyundai için yazı link tıkla : 💥Kia için yazı link tıkla : /Nasırlı Öbek/ Güneş doğarken ardından tepelerin, oyun vakti gelir prizli hibritlerin. Kotasını boşaltırken Avrupa, canım vatanıma, alıcı şaşkın, influencer rüzgar gülü olmuş, nece vaziyettir bu bilemez, Halk,Tesla STD SR alsam mı der her mesajında, naçar. Diğerleri ekmeğinde, diz mesafesi için bacakları açar. E vatandaş da haklı elde para, cama ekmek banmak istemez. Söz gümüş, sükut altın, biraz da hisseli harikalar diyarı, birbirine 3 benzemez. Güneş batarken ardından tepelerin, kimisi bilmem ne uzaktan bağlantısızına meyilli, kimi düşmüş Çin denizine foklara aşık. Kimi horozu Fransa'da arıyor, kimi tok olsun diyor. Berlin'de leğen plastiği üretimi artmış, durumlar haftaya kadar çok karışık. (Sesli okuyalım şevk ile Hafta sonuna kadar) Dün : #reklam ve #işbirliği içermeyen, düzenli sabah yorumlamamı buraya kadar okudunuz. Var olun. 🪩Elvis

Elvis Will Vexillary 🔋

17,783 Aufrufe • vor 6 Monaten

🎙️ Emre Kaplan : 🔸 Haberi yapan Burhan Can Terzi benim hayatta sözüne en çok güvendiğim insanlardan bir tanesidir. Yani beni bugüne kadar normal hayatımızda da herhangi bir yanlış bir söylemine ya da yanıltıcı bir söylemine hayatımda hiç denk gelmedim. Çok eski ve çok da sevdiğim, hayattaki en yakın olduğum insanlardan bir tanesi." "Şimdi kulübün yalanlaması Musiala ile bir ilgimiz yok şeklinde değil. 🔸 Kulübün yaptığı yalanlama dün çünkü Burhan Can'ın yaptığı haber 'Bu iş bitti, işte önümüzdeki hafta kampa katılacak, anlaşma noktasına gelindi.' şeklinde ki sonrasında da bazı televizyon kanalları da bazı resmi kurumlar da buna benzer haberler yaptılar ve çok büyük bir heyecan uyandırdı açıkçası. Gün, saat yanılmıyorsam 11'e doğru falan gerçekleşti bu." 🔸 "Zaten açıklamada 11.30'da geldi." "Sonrasında Galatasaray Kulübü İletişim Ekibinden sevgili Coşkun'un attığı bir mesaj:" "'Musiala ile ve Bayern Münih ile anlaştığımıza dair haberler doğru değil' şeklinde bir yalanlama geçti. Yani bu şu demek değil: 'Galatasaray'ın gündeminde Musiala yok. Galatasaray Musiala ile görüşmüyor. Bu haberleri toptan reddediyoruz' gibi bir durum söz konusu değil. Sadece şu an anlatılan aşamada olmadığını söyleyen ve bunu yalanlayan bir açıklama. Çünkü Musiala ile ilgili Galatasaray'ın girişimi, görüşmesi var. 🔸 Hatırlayacaksın senle de burada konuşmuştuk daha önce. Yani menajerler tarafından getirildi şeklinde bana bilgi gelmişti. Dün tabii bu konu bu kadar büyüyünce biraz daha araştırma yapma imkanım da oldu. Bir kere mart ayından beri Galatasaray Musiala'yı takip ediyor. Mart ayından beri Galatasaray'ın masasındaki isimlerden bir tanesi. Durumu takip ediliyor. Çünkü yani bunun belli sebepleri var. 🔸 Biz geçen sene Dünya Kulüpler Şampiyonası oynanmadan önce 'Musiala Türkiye', 'Musiala Galatasaray' gibi bir şeyi yan yana getirmeye çalışsak bayağı mizahi içerikli bir program haline gelirdi muhtemelen konuştuklarımız, söylediklerimiz ama oyuncunun yaşadığı bir sakatlık var. Şimdi işte Dünya Kupası'na gitti ama normal şartlarda Jamal Musiala, Almanya'nın bu jenerasyonunun altın çocuğu. Yani oradaki 1 numaralı yıldız. Hatta işte haberlerde var, Almanya'yı daha yakından bilen insanların yaptığı haberlerde var. 🔸 Almanya'da şu anda en çok para kazanan oyuncu. Yaklaşık 30 milyon euro maaşı, 20 milyon artı bonuslar falan gibi 30 milyona yakın bir maaşı olan bir oyuncu. Sezon öncesi kampını Bayern Münih ile birlikte geçirmiyor ve Bayern Münih 'Bu oyuncu bizim için çok değerli, çok önemli bir oyuncu yani. Zaten yaşı genç, ilerleyen dönemde de katkı alabiliriz ama bu sene bu sert rekabetin içinde olmasın, daha farklı bir yerde forma şansı bularak kendini hazır hale getirsin' düşüncesine sahip. ▪️ KAYNAK : Libero

𝐒𝐄𝐑𝐇𝐀𝐓 𝟏𝟗𝟎𝟓

72,452 Aufrufe • vor 17 Tagen

Altan Tan: "Öcalan Hendek Kazılmasını Türkiye’nin Egemenlik Haklarına Tecavüz Olarak Gördü" "Hendek Olayları Öcalan’a Rağmen Başlatıldı" "Suriye'nin Kuzeyi Esad Tarafından PKK'ya Bırakıldı" ➖ O dönemde Beşar Esad şah ve mat hamlesini yaptı. ➖ Muhalefet bir olmadan, yani İslamcı muhalefet, Kürtler ve Türkiye bir bütünlük içerisinde yeni Suriye üzerinde bir hat belirlemeden, belirleyemeden dedi ki; "Ben Suriye’nin kuzeyini, işte adına Rojava denilen Fırat’ın doğusunu size bırakıyorum" dedi. ➖ Ve Beşar Esad ile anlaşmalı olarak PKK o bölgeye el koydu. ➖ Şam yönetimi de çekildi, Suriye ordusu da çekildi, hatta silahlarını bıraktı. ➖ Ama son güne kadar, yani Beşar Esad’ın Şam’da oturduğu son güne kadar, Rojava’nın merkezi olan Kamışlı Havaalanı Beşar Esad’ın elindeydi. ➖ Ve o bölgedeki devlet memurlarının maaşlarını da Beşar Esad rejimi veriyordu. ➖ Bunu söylediğiniz vakit de işte PKK yanlısı çevreler feryat ediyorlar "siz ne konuşuyorsunuz" diye. ➖ Ya vaka bu! Vaka olan bu. ➖ Benim yüzlerce, binlerce akrabam var. ➖ Dün gece bile bir saate yakın konuştum birisiyle "durum nedir, ne oluyor, nereye gidiyor" falan diye. ➖ Şimdi bu durumda Beşar Esad ve İran Türkiye’ye karşı bir hamle yaptılar. ➖ PKK da onların yanında durdu. ➖ Birinci çözüm sürecini Öcalan’a rağmen bozdu; çünkü ona vaat edildi. ➖ "Suriye’de sana bir teritoryal, yani üzerinde hüküm süreceğin bir toprak parçası vereceğiz" denildi. ➖ Hendek olayları başlatıldı Türkiye’de ve oradan hızla bugüne gelindi. ➖ Ben hendek olaylarının Öcalan’a rağmen başlatıldığı kanaatindeyim tabii. ➖ Öcalan’ın Sırrı Süreyya Önder’e, İdris Baluken’e beyanatı var. ➖ Şu an görüşme notları var; devletin elinde de var, PKK’nın elinde de var. ➖ Diyor ki, aynen kendi cümlelerini söylüyorum benim yorumum değil; "Hendek kazılması Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik haklarına bir tecavüzdür" diyor. ➖ "Bu asla kabul edilemez" diyor. ➖ İdris Baluken’i görevlendiriyor. ➖ Diyor ki; "İdris Bey gidecek, bu hendekleri kim kazıyorsa, kazdırdıysa bunları kapatacak ve durduracak." ➖ Ama ne yazık ki Sırrı Süreyya Önder de, İdris Bey de o dönemde gidip gelenler bunu kamuoyuna açıklamadılar. ➖ Mesela kosterden indikleri gün "Öcalan’ın böyle bir talimatı var" diye açık ve net bir söylem içerisine girselerdi belki o olayları da yaşamazdık. ➖ Yani Öcalan’a rağmen bu kadar ileri gidemediler. ➖ Yani Öcalan başından beri bu işleri daha doğru bir çizgide ve Türkiye ile beraber götürecek bir noktadaydı.

Kuşçu

253,910 Aufrufe • vor 5 Monaten

📍 Edremit Belediyesi Eşbaşkanları Koç ve Komi: Özür diliyoruz, köpeğe yapılan kötü muameleyi kabul etmiyoruz Edremit Belediyesi, bir köpeği sokaktan alırken kötü muameleye maruz bırakan iki personeli hakkında idari soruşturma başlattığını duyurdu. Belediye Hayvan Barınma Evi’ne getirilen köpeğin sağlık durumunun iyi olduğu ve bir süre burada gözetim altında tutulacağı açıklanırken belediye Eşbaşkanları Rabia Başak Koç ve Cemil Komi, barınma evini ziyaret ederek köpeğin sağlığı hakkında bilgi aldı. Van’ın Edremit Belediyesi, belediye personeli tarafından alındığı sırada kötü muameleye maruz bırakılan sokak köpeğinin sağlığı için seferber oldu. Söz konusu köpek, Van Büyükşehir Belediyesi Hayvan Bakımevi ve Rehabilitasyon Merkezi’nde gördüğü tedavi ardından Edremit Belediyesi Hayvan Barınma Evi’ne getirildi. Yapılan tetkiklerde sağlık durumunun iyi olduğu belirtilen köpeğin sahiplenme süreci netleşene kadar burada gözetim altında tutulacağı açıklandı. Eşbaşkanlar, Hayvan Barınma Evi’ni ziyaret etti Belediye, sosyal medyada tepki çeken görüntülere neden olan iki personeli hakkında idari süreç başlattıklarını duyurdu. Belediye Eşbaşkanları Rabia Başak Koç ve Cemil Komi ise köpeğin getirildiği Hayvan Barınma Evi’ne giderek köpek hakkında bilgi aldı. Eşbaşkanlar burada yaptığı açıklamada, yapılanın yanlış olduğunu ve konun takipçisi olacaklarını dile getirdi. Eşbaşkan Koç: Özür diliyoruz, yapılan hatayı hoş görmeyeceğiz Burada konuşan Belediye Eşbaşkanı Rabia Başak Koç, yapılan hatayı hoş görmeyeceklerini söyledi. Koç, şu şekilde konuştu: “ Görevde olduğumuz süre zarfında sokaktaki canlarımıza ilişkin titizlikle çalıştık. Dünkü üzücü hadiseden dolayı biz de çok üzgünüz. Sesini çıkaramayan bu canların yanında olacağız. Bunun takipçisi olacağız. Gelen tepki ve eleştirilerin hepsini anlıyoruz. Yapılan hatayı hoş görmüyoruz. Personelimiz ile ilgili gereken soruşturmayı yapacağız ve bunu şeffaf olarak sizlerle paylaşacağız. Bu vicdani bir mesele. Eksiliği kabul etmiyoruz. Sahipsiz hayvanların yanında olduğumuzu bir kez daha belirtiyoruz. Tüm kamuoyundan özür diliyoruz. Sonraki süreçte yaşanabilecek olası durumların yaşanmaması için elimizden geleni yapmaya gayret göstereceğiz. Köpeğin durumu şu an iyi. Biraz korkmuş tabi ki. Sahiplenmesi ile ilgili süreç devam ediyor. Belediye olarak vicdan doğrultusunda hareket edeceğiz. “ Eşbaşkan Komi: Yanlışlığa karışan personelimiz hakkında idari süreç başlatılacak Ardından Konuşan eşbaşkan Cemil Komi ise personeller hakkında idari süreç başlatacaklarını söyledi. Komi, Edremit Belediyesi Van’ın modern hayvan barınma merkezine sahip tek ilçesi. Şu ana sokak hayvanları ile ilgili gereken tüm çalışmaları yaptık. Ancak dün gece toplumun vicdanını rahatsız eden görüntüler meydana geldi. Belediye olarak bu durumdan rahatsızız. Tüm eleştirilere hak veriyoruz. İnsanların hassasiyetini saygıyla karşılıyoruz. Ortada bir yanlışlık var. Yönetim olarak geldik, kötü muameleye maruz kalan köpeği gördük , durumu iyi. Bu işe karışan personelimiz hakkında gereken idari ve hukuki süreci başlattık. Bu noktada göz yummayacağız. Bu yanlışa ortak olmayacağız. Doğru bilgilendirmeleri yapacağız. Merak eden insanlar varsa buraya gelip hayvan barınma evimizi ziyaret edebilir. Bu konuda şeffafız.” İfadelerine yer verdi. Belediye veteriner hekimi: Sağlık durumu iyi Belediye Veteriner hekim Yunus Alırız ise şunları söyledi; “Van Büyükşehir Belediyesi Rehabilitasyon Merkezi’nde gerekli tedavileri gördükten sonra belediyemiz barınma evine getirdik. Sağlığı şu an gayet iyi. Sahiplendirene kadar hayvanın sağlığı ve beslenmesi ile biz ilgileneceğiz. Bizim gözetimimizde olacak. Gebe olması ile ilgili de ultrason gibi gerekli tetkikleri yapacağız. Hem söz konusu köpek hem de diğer sahipsiz hayvanlar konusunda elimizden geleni yapıyoruz.” Diye konuştu. #vanedremitbelediyesi

Van Edremit Belediyesi

161,197 Aufrufe • vor 1 Jahr

■ Rusya Devlet Başkanı Putin; "Eğer Rusya, İsrail'in Gazze'de yaptıklarının %10'unu bile yapmış olsaydı, , NATO şu anda Moskova'nın kapısına dayanmış olurdu." Batı bize İnsan Haklarının İsrail'in çıkarlarının sınırlarında başlayıp bittiğini öğretti.” ■ Çin : ABD’nin SWIFT sistemine alternatif para transfer sistemi devreye aldı.İlk 48 saatte 34 ülke 89 milyar dolarlık işlem yaptı. ■ Suriye devlet televizyonu El-İhbariyye, Suriye ordusunu kaynak gösterdiği haberinde, terör örgütü PKK elebaşlarından "Bahoz Erdal" kod adlı Fehman Hüseyin'in Fırat'ın batısında terör örgütü YPG/SDG'nin işgal ettiği bölgedeki Tabka kentine geldiğini belirtti.Terörist elebaşı Hüseyin'in "YPG/SDG'li teröristleri Suriye halkı ve ordusuna yönelik saldırılarda yönettiği" kaydedilen haberde, terörist Mihraç Ural'ın da aynı kente geldiği ve örgüte katıldığını söyledi . ■ Toyota, Alman hükümetinin isteği üzerine araçlarında olan "ön ısıtma" özelliğini uzaktan yazılım müdahalesi ile kapatmış. Yani artık aracınıza binmeden 10 dakika önce arabayı ısıtan özelliği para vererek satın aldığınız halde kullanamayacaksınız. ■ ABD'nin 3 Ocak 2026'te Venezuela'da düzenlediği operasyonda ölen 32 Kübalı askerin kalıntıları, saldırının şiddeti nedeniyle parçalanmış veya yakılmış haldeydi. Bu yüzden küçük urnlar/kutular kullanıldı. ■ Suriye’deki SDG/YPG/PKK’nın Fırat’ın doğusuna çekilmesinin stratejik bir planı var. -Şam yönetimi, Fırat’ın doğusunun SDG/PKK’ya ait olduğunu fiilen kabul etmiştir.ABD’nin de istediği buydu. -Suriye enerji kaynaklarının %85’i, su kaynaklarının %80’den fazlası ve verimli toprakların büyük bölümü Fırat’ın doğusunda. -Şam yönetimi mi istediğini elde etti yoksa SDG/PKK mı? Günlük düşünülürse Şam, ama stratejik tabloya bakılırsa SDG/PKK. -Unutulmasın, Fırat ve Dicle nihai hedefti. SDG / PKK 'YA müdahale edemiyen TSK 'nın ,İSRAİL VE ABD müsade ederse SURİYE yönetimi ile yeni bir ADANA MUTABAKATI BENZERİ anlaşma imzalaması gerekiyor. Esad yönetimi ile yapılmış anlaşmayı ,AKAPE döneminde işlevsiz hale getirdi ,YENİ DEVLET masalları ile ortadan kaldırmayı başardık. Şayet ,Türkiye müdahale edemezse , SURİYE KÜRDİSTAN 'I kurulmuş olur ,ve Fırat/ Dicle havzası elden çıkar. ■ Netenyahu'nun planı devrede . ABD uçak gemisi tam dolu olarak BASRA KÖRFEZİNE doğru ilerliyor. ■ İspanya Donanması’nın yaptığı operasyonda yakalanan 10 ton kokainin sahibi Türk baron Çetin Gören, 2020'de “cumhuriyet tarihinin en büyüğü” olarak duyurulan "Bataklık" operasyonunda tutuklandıktan bir süre sonra beraat ettirilmiş. ■ SİLİVRİ 'de mahkeme önünde ,Halka saldıran Jandarma Teğmenin Menzil tarikatından olduğu ortaya çıktı. Kaynak: Erdem Atay- Veryansın TV. ■ Urfalı bir kadın,Cumhurbaşkanı’ndan yasa çıkarmasını istedi:“Burada ‘Süt parası’ adı altında kızlarını satan insanlara yasa çıkarın.Kızlarını 1-1.5 trilyona satıp o paraları ceplerine atıyorlar. Damat da borcunu ödeyebilmek için kızı alıp çadırda yaşatıyor.” ■ ABD’de patlama! Ülkenin orta batısının en büyük eyaleti olan Minnesota’nın Willow River nehri yakınlarında iki farklı noktada patlama meydana geldi.Patlamaların ilki gaz boru hattında meydana geldiği belirtiliyor. Bu bölge, ICE yani sınır güvenlik polislerine karşı protestoların olduğu bölge! ■Trump, Epstein Dosyalarının tamamının yayınlanmasını engellemek için ABD ekonomisini çökertmeye ve 3. Dünya Savaşı'nı başlatma çalışmalarına hız verdikçe gaz veriyor. ■ Yunan Prof. Dimitri Kitsikis : "Turgut Özal'ın babası Hrıstiyan Ermeni, annesi Nakşibendi Kürdü'dür. " Turgut Özal'la başlayan ve "Çağ atlamak için özelleştirme şart!" yalanlarıyla kandırılan milletimizin bilgisine . Özal, "Türk yoktur! Türkiye, Anadolu Cumhuriyeti olmalıdır." demişti. ■MHP Genel Merkezi önündeki Ceyhun Atuf Kansu Caddesi'nin adı ANKARA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ tarafından,"Sinan Ateş Caddesi" olarak değiştirildi. ■ Şu sıralar: ST.PİER ! Yani VATİKAN'IN Ülkücüleri o günden bugüne bakıyoruz. Uyandırmak için ... #Atabey19HHK #HüseyinHakkıKahveci #OndokuzBiziz #SonDakika

Atabey Hüseyin Hakkı Kahveci

17,157 Aufrufe • vor 6 Monaten

Adam olsaydınız da yıktırmasaydınız Osmanlı'yı. Atatürk ve Cumhuriyet düşmanlığı son dönemde belirli gruplar tarafından kışkırtılırken, sosyal medyada paylaşılan bir video ortalığı kasıp kavurdu. Videoya gelen, ‘sarayda 17 yaşında kızla gerdeğe gireceğinize savaşsaydınız’ yorumu dikkat çekti. Özellikle gericiler tarafından son dönemde Atatürk ve Cumhuriyet düşmanlığı moda olmuş durumda. Tarih şuuru ve bilincinden uzak, mesnetsizce ortaya atılan iddialarla çok büyük bir karalama kampanyası düzenleniyor. Bu duruma belirli gruplar sesini çıkarmazken, Atatürk ve Cumhuriyet’e sahip çıkan Türk halkı, tarihi değerlerini koruyor. Yapılan karalama kampanyalarının başında ise Atatürk’ün Osmanlıyı, sanki çok güçlü bir döneminde yıkmış gibi bir algının oluşturulması yer alıyor. Sosyal medyada yer alan ve ortalığı adeta kasıp kavuran bir videoda da bu duruma değinilerek, Osmanlı’nın ne halde olduğu, Atatürk’ün ne uğruna savaştığı, arkasında kimlerin olduğu anlatıldı. 'YIKTIRMASAYDINIZ OSMANLIYI' Sosyal medyada defalarca paylaşılan videoda; ‘‘Çıkarmışlar uyduruk kanala çemkiriyor. Atatürk'ü sevmek zorunda değilmiş. Neden..? Osmanlı'yı yıkmış.(!) Gerçeğini anlatmayan kalmadı ama madem hala kafanızın istihap haddini aşıyor. Madem inatla yıktı diyorsunuz, Yıktırmasaydınız o zaman!.. Gidin yobaz dedelerinizin mezarına tükürün niye yıktırdınız, niye erkek gibi savaşmadınız diye. Hayatını savaş meydanında harcayan bir garip yetimdi o, Gücünüz mü yetmedi onursuz herifler. Hepi topu bir avuç subaydı hepsi, vatanları için savaşan güleç çocuklardı. Asamadınız mı, kurşuna dizemediniz mi, ezemediniz mi? İzmir'de Efe idiler, Aydın'da Zeybek, Ankara'da Seymen, Elazığ'da Gakkoş, Erzurum'da Dadaş, Giresun'da Uşak, Sakarya'da Koçan'dılar. Siz neydiniz kansızlar! Mütareke basınının cerahatli mürekkepleri, hayırsız eblehler, Siz neydiniz ki nursuz yaratıklar, fesli şeyler. Ordunuz vardı, silahlarınız, altınlarınız, saraylarınız vardı, Kızlarınız, damatlarınız, İngilizleriniz, Fransızlarınız, İtalyanlarınız, Yunanlılarınız vardı, Diz boyu yobazlarınız, baştan aşağı casuslarınız, düşmana yaltaklanan hocalarınız, idam fermanı yazdırdığınız Şeyhülislamlarınız vardı. Çiftinden, çubuğundan kopup, elinde yabasıyla gelip, ardına düşen Türk milletinden başka neyi vardı onun? Atatürk’ e her sıkıştığında “dinsiz” diye saldıran imansızlar!… Onun tutunacak dalı Nene Hatun’du, Sütçü İmam’dı. Onun sırtını dayadığı Kubilay’dı, Mehmet Kemal ‘dı. Onun gemisi Bandırma, sizinkisi İngiliz gemisi Malaya. Onun güvendiği komutanı İnönü, Kazım Karabekir, Fevzi Çakmak, sizinkisi Lord Cruzon, General Harrington… Hani her halta milli irade diyorsunuz ya... Gazoz kapağı mıydı onlar? Osmanlı'nın ağzından bir kere ''Türk'' sözü çıkmıyordu, Türk'e Türklüğünü hatırlatanları istemez sizin gibi deve çobanları. Sevmiyormuş, Atatürk'ü de sevmek zorunda da değilmiş. Zaten Irak, Suriye, Filistin hattında da milyonlarca Arap da sevmemişti sizin gibi. Ne oldu ; yüz yıl sonra, kucaklarına çocuklarını alan o Atatürk düşmanlarının torunları, bedevi körfez devletlerine değil de, Atatürk'ün Türkiye’sine kaçıyor kıçları sıkışınca. Zorunuza gitti değil mi çöl kırmaları?!… Zoruna gittiğini biliyorum da, Nefret de ediyormuş çöl kırması. Osmanlı'yı yıkmış, Muhammed'in ordusu ilan ettiğiniz İngilizler burada, Yunan İzmir'de Müslüman kadınlara tecavüz ederken sesi çıkmıyordu baygın bakışlının. İngiliz'in teknesiyle tüyeceğine dimdik otursaydı ya sarayda. Çıksaydı reayanın karşısına, - Bu güzelim imparatorluk yıkılır mı, Cumhuriyet denen ucubeye değişilir mi? - Bakınız sefalet yok, açlık , hastalık, cehalet , taassup, işgal yok!.. - Girdiğimiz her savaşı kazanıyoruz, cihat ilan ettik, bütün İslam yardıma geldi, para da gani!.. - Üstelik bu ülke ecdadımındır. Siz koyunsunuz, size bir çoban lazımdır, o çoban da benim.Deseydi ya! Yemedi mi? yemedi!. Çıkmış, hala konuşuyor sıfatına tükürdüğüm, - Osmanlı'yı yıktı!.. Yıktırmasaydınız lan, yıktırtmasaydınız...

Arşiv Saka

69,349 Aufrufe • vor 3 Jahren

📢Sistem şöyle işliyor. Sofuoğlu ve Şimşirgil gibi iktidara yakın sözde akademisyenler ve partililer tarafından kurulan (birinci dereceden yakın akrabaları üzerine kurulu şirketlerle) yurtdışı öğrenci danışmanlığı şirketleri bu Hintli Pakistanlı ve Afrikalılar getiriyor. 💢Kurdukları düzen tamamen rant sistemi üzerine çalışıyor. İktidara yakın bu çevreler yurtdışı öğrenci danışmanlığı şirketleri açıp Hindistan’dan, Pakistan’dan, Afrika ülkelerinden binlerce kişiyi Türkiye’ye pazarlıyorlar. Özel üniversiteler zaten para için kontenjan peşinde olduğu için bu şirketlerle el ele çalışıyor. 💢Öğrenci başına dolar üzerinden komisyon dönüyor. Getirilen her yabancı öğrenci birileri için para demek. Üniversite kazanıyor, aracı şirket kazanıyor, bağlantılı çevreler kazanıyor. Eğitim işi ticarete dönmüş durumda. 💢Sistemin adı uluslararası eğitim ama olayın merkezinde büyük bir para trafiği var. Türkiye’nin demografisi, barınma krizi, genç işsizliği kimsenin umurunda değil... önemli olan döviz gelsin, kontenjan dolsun, yandaş şirketler para kazansın. 💢Bir yandan Türk öğrenciler yurt bulamazken, geçinemiyorken, diğer tarafta yabancı öğrenci üzerinden kurulan dev bir sektör büyütülüyor. 💢Buna itiraz edenleri ise Ümmet, ensar, muhacir lafları ile susturuyorlar. Anadolulu zaten din lafı açtın mı ağzı açık dinliyor seni. 💢Danışmanlık şirketleri kayıt parası, dosya parası, oturum işlemi, konaklama komisyonu derken her aşamadan gelir elde ediyor. Bazı üniversiteler adeta diploma marketine dönmüş durumda. 💢Kısacası eğitim sistemi değil, siyasi bağlantılarla büyütülen bir rant zinciri işletiliyor. Buna ve bununla zengin olan akademik tiplerin araştırmasına hiçbir gazeteci eğilmedi ama esas cevher burada. 💢Getirilen öğrencilerin (sözde öğrenci)!yarısı üniversite kayıt süreci esnasında yok. Çünkü Balıkesir, Çanakkale ve Bursa civarındaki tavukçuluk tesislerine gönderiliyor. Üniversite nasıl olsa o sene sınıfta kalır diğer seneye uzar. Uzamasa da wakar abdulnawaz çalışmaya başladığı için partili tavukçuluk şirketi tarafından vizeleri uzatılır. 💢90’larda Türkiye’de üniversitelerde okuyan yabancı öğrenci sayısı birkaç bin seviyesindeydi. Hepsi seçme idi. Ülkelerinde belirli bir zekâ seviyesini geçmiş olanlar geliyordu. 💢Bugün ise sadece üniversitelerde resmi rakamlara göre 350 bine yakın yabancı öğrenci var. Türkiye artık dünyada en fazla yabancı öğrenci alan ilk 10 ülke arasına sokuldu. 💢Bazı üniversitelerde tablo daha da çarpıcı. Mesela KaraÇük Üniversitesi’nde sadece 2022-2023 döneminde yaklaşık 12 bine yakın yabancı öğrenci olduğu konuşuldu. Çoğu da Afrikalı. Karabük bugün uyuşturucunun ve Afrika kaynaklı hastalıkların ve zührevi hastalıkların en fazla yayıldığı şehirlerden birisi mi gerçekten? Sadece duyuyoruz ama istatistikleri bilemiyoruz. ⁉️Şimdi soru şu: Bu kadar insan gerçekten eğitim için mi geliyor? 💢Her yıl on binlerce kişi kayıt yaptırıyor ama mezun olan sayılar aynı hızda açıklanmıyor. Kayıt yaptıranların önemli kısmı ortada yok. Sizce bu insanlar nereye gidiyor? Ben söyleyeyim mezun sayısı hala birkaç binlerde ama yarım milyona yakın yabancı öğrenci var. 💢Sistem basit Özel üniversite kontenjanı dolduruyor. Danışmanlık şirketi öğrenci başına dolar bazlı komisyon alıyor. Aracı ağlar vize, oturum, konaklama üzerinden para kazanıyor. İktidara yakın çevreler bu sektör üzerinden büyük rant elde ediyor. 💢Adına uluslararası eğitim diyorlar ama ortaya çıkan şey kontrolsüz göç, para trafiği ve rant düzeni. Kanada bu şekilde bitirdi kendisini. Pencap Kanada'ya aktı 💢Türk gençleri barınamaz, iş bulamazken kendi ülkesinde gelecek kuramaz hale gelmişken üniversiteler yabancı öğrenci ticarethanesine çevrildi. 2026'da Türkiye'ye öğrenci olarak gelip çalışma fırsatları yakalayan binlerce kişiden biri bu. Pakistanlı wakar, arkadan daha fazla hemşerisi gelsin diye kanalında her şeyi anlatıyor. Evet seni dinliyoruz wakar. kanalında fazlasını bulabilirsiniz. Üniversite süreci vize almak çalışma izni vs.

⚜️Jxlhš (Dr.Yuksel Hoš)🇹🇷

24,777 Aufrufe • vor 2 Monaten

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bakırköy'deki Milli Savunma Üniversitesi (MSÜ) Hava Harp Okulu Diploma Alma ve Sancak Devir Teslim Töreni'nde mezun olan teğmenlerimize seslendi. 14'ü misafir ülkelerden olmak üzere 198 öğrencinin mezuniyet sevinci yaşadığı törendeki konuşmasına katılımcıları selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan, bu ay başta Zafer Bayramı olmak üzere askerî başarıları kutlarken, diğer taraftan Harp Okullarının diploma ve sancak devir törenlerini gerçekleştirdiklerini söyledi. Zaferlerin coşkusuna teğmenlerin mezuniyet sevincini ekleyerek hep birlikte çok farklı bir atmosferi teneffüs ettiklerini belirten Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan, "Tabii bir mutluluğum var, onu söylemek durumundayım. Gerek Kara Harp Okulu mezuniyet töreninde gerek Deniz Harp Okulu mezuniyet töreninde gerekse Hava Harp Okulu mezuniyet töreninde birincilikleri kızlarımız aldı. Bu tabii bizim için ayrı bir şeref nişanesi. Demek ki kızlarımız başarır, başarılı olmanın ötesinde özellikle de asker olarak başarır." dedi. Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan, geçen hafta Ahlat'ta olduğunu hatırlatarak, "Anadolu'nun tapu senedi olan Ahlat'ta hem gençlerimizle kucaklaştık hem de çok kritik mesajlar içeren önemli bir birliktelik fotoğrafı verdik. Devlet-millet bir olduğumuzu, teröre ve bölücü emellere karşı tek yürek, tek bilek olduğumuzu Ahlat'ta çok net biçimde ortaya koyduk. Ertesi gün Malazgirt zaferimizin 953'üncü seneidevriyesini, her yaştan, her kökenden binlerce vatandaşımızın katılımıyla gururla idrak ettik. Sultan Alparslan'ın ve kahraman ordusunun bize emaneti olan toprakları ebedi vatanımız olarak koruyacağımızı orada bir kez daha ilan ettik." değerlendirmesinde bulundu. 30 Ağustos Zafer Bayramı'nı Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde kutladıklarına vurgu yapan Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan, "Milletin evinde dualarla, marşlarla yine büyük bir coşkuyla kutladık. Dün Kara Harp Okulumuzun hem mezuniyet sevincini paylaştık hem de inşası tamamlanan yaklaşık 1500 kişi kapasiteli camimizi ibadete açtık. Bugün önce Deniz Harp Okulumuzda bahriyelilerimize diplomalarını takdim ettik, şimdi de sizlerin mezuniyet heyecanına ortak oluyoruz." diye konuştu. Diplomalarını alan teğmenleri tebrik eden ve "Hudutsuz göklerin pervasız kartallarına görev yerlerinde Rabbimden üstün başarılar diliyorum." ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, teğmenlerin yetişmesine vesile olan aileleri, komutanları ve hocaları kutladı. ORDUMUZU HER ALANDA DAHA DA GÜÇLENDİRDİK SUTASAK mezunları da dahil edildiğinde okulun toplam mezun sayısının 1462'ye ulaştığını kaydeden Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan, "Sadece 8 yıl gibi kısa sürede geldiğimiz bu noktayı çok önemsiyoruz. Dün de ifade ettim, bugün tekrar vurgulamak istiyorum. Türk Silahlı Kuvvetleri, bir ordunun karşılaşacağı en ağır imtihanlardan birini, olabilecek en az hasarla atlatmayı başarmıştır. Yaklaşık 40 yıl boyunca habis bir ur gibi büyüyen FETÖ ihanet çetesini söküp atmakla kalmadık, ordumuzu her alanda daha da güçlendirdik." dedi. Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan, gerçekleştirilen terörle mücadele faaliyetlerine işaret ederek, ''15 Temmuz başarısız darbe girişiminden yalnızca 40 gün sonra Fırat Kalkanı harekâtını yapmak suretiyle devletimizin tökezlemesini, zayıflamasını, sendelemesini bekleyenlere çok önemli mesajlar verdik. Ardından Zeytin Dalı, Barış Pınarı, Bahar Kalkanı harekâtlarıyla Suriye'nin kuzeyinde yuvalanan terör örgütlerine ölümcül darbeler indirdik. Gabar'da bu darbeyi vurduk, Tendürek'te bu darbeyi vurduk, Bestler Deresi'nde bu darbeyi vurduk ve terör örgütleri kaçacak delik arıyorlar ama bulamayacaklar." diye konuştu. Libya'da darbeciler karşısında meşru hükümete verilen destekle Libya halkının daha büyük acılar yaşamasının önüne geçtiklerini belirten Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan, "Somali'den Katar'a kadar ihtiyaç duyulan her yerde dost ve kardeşlerimizle dayanışma hâlindeyiz. Son 2 yıldır da Pençe harekâtlarımızla Irak'ın kuzeyindeki terör bataklığını kurutmaya çalışıyoruz." ifadelerini kullandı. Azerbaycan Karabağ'da da Azeri kardeşleriyle düşman güçlerini tamamıyla yok ettiklerini anımsatan Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan, "İnşallah çok yakında buradaki hedeflerimize de ulaşacağız. Kilidi kapatacak, bölücü alçakları milletimiz ve Iraklı kardeşlerimiz için bir tehdit kaynağı olmaktan mutlaka çıkaracağız. Şunu çok açık söylemek isterim. 15 Temmuz vari bir ihanetin ardından dünyadaki hiçbir devlet Türkiye'nin yaptığını yapamazdı. Türk Silahlı Kuvvetleri dışında dünyadaki hiçbir ordu, çok kısa sürede sınırları ötesinde böyle bir başarıya imza atamazdı." dedi. FETÖ ihanetinin Silahlı Kuvvetlerin bünyesinde açtığı yaraları sarmanın yanında, ordunun gücüne güç, itibarına da itibar kattıklarını kaydeden Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan, "Elbette mücadelemiz henüz bitmiş değil. Gardımızı indirmememiz gerektiğinin bilincindeyiz. Rehavete kapılma gibi bir lüksümüz asla bulunmuyor. Çok daha iyi seviyelere geleceğimize yürekten inanıyoruz." dedi. Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan, ''Ya zafer ya şehadet'' diyerek ölüme meydan okuyan aziz şehitleri rahmetle yâd edip kahraman gazilere şükranlarını sundu. Türkiye Yüzyılı'nın inşası için emek veren, ter döken herkese teşekkür eden Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan, "Çelikten kanatlarıyla gurur kaynağımız olan havacılarımız, aynı zamanda Gök Vatan'ın savunmasında da çok kritik roller üstlenmektedir. Terörle mücadele başta olmak üzere ülkemizin güvenliğine dair tehditlerin bertaraf edilmesinde de Hava Kuvvetlerimiz büyük sorumluluklar alıyor. 'İstikbal göklerdedir.' düsturuyla Hava Kuvvetlerimizi her alanda güçlendirmenin çabasındayız. İnsansız hava araçlarında yakaladığımız ivme sadece dost ve kardeş halklar tarafından değil tüm dünyada gıptayla takip ediliyor. Biliyorsunuz bu alanda dünyanın ilk üç-dört ülkesinden biriyiz." diye konuştu. BÖLÜCÜ TERÖR ÖRGÜTÜ ELEBAŞLARINI KIRMIZI HALILARLA KARŞILAMAKTAN ÇEKİNMEDİLER Avrupa'dan Asya'ya, Afrika'dan Orta Doğu'ya 50'yi aşkın ülkede Türk şirketlerin ürettiği Türk SİHA'larının kullanıldığını hatırlatan Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Testleri devam eden Kızılelma ve ANKA-3'ün devreye girmesiyle birlikte bu alanda artık yeni bir ligin oyuncusu olacağız. Millî muharip uçağımız KAAN hepimizi heyecanlandıran projelerimizin en başında geliyor. Bir taraftan 5. nesil savaş uçağımızı geliştirirken, eş zamanlı olarak da F-16'larımızı modernize ediyoruz. ATAK helikopterlerimizi terörle mücadelede çok etkin şekilde kullanıyoruz. Çok amaçlı helikopterimiz GÖKBEY ve eğitim uçağımız HÜRJET'le de önemli bir ihtiyacımızı karşılayacağız. EFES-2024 Tatbikatı'nda HÜRJET ve GÖKBEY başta olmak üzere birçok sistemimiz ilk defa görev aldı. Sistemler sistemi olarak geliştireceğimiz 'Çelik Kubbe' projemizi inşallah tüm unsurlarıyla hayata geçireceğiz. Birilerinin Demir Kubbesi varsa bizim de Çelik Kubbemiz olacak. Çelik Kubbe, katmanlı hava savunma sistemlerimiz ile tüm algılayıcı ve silahlarımızın birbirleriyle entegre çalışmasını sağlayacak. Füzelerden hava savunma sistemlerine kadar, vatan savunmasında Hava Kuvvetlerimiz neye ihtiyaç duyuyorsa, hiç tereddüt etmeden onu üretmenin, geliştirmenin veya tedarik etmenin gayretindeyiz." Bölgede yaşanan gelişmelerin son 22 yıldır savunma sanayinde atılan adımların önemini tekrar hatırlattığını kaydeden Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan, "Şu gerçeği akıl ve basiret sahibi herkes çok rahat görebiliyor. Türkiye kendi göbeğini kendi kesmek zorunda olan bir ülkedir. Üyesi olduğumuz ittifakların ihtiyaç durumunda nasıl davrandıklarını Suriye krizinde bizzat gördük. Bir-iki ülke dışında, patriot bataryası göndermekten bile imtina ettiler. PKK'nın Suriye uzantısına açıkça destek vermekten, bölücü terör örgütü elebaşlarını kırmızı halılarla karşılamaktan çekinmediler. Savunma sanayi alanında maruz bırakıldığımız gizli-açık ambargoları, ihracat kısıtlamalarını burada saymıyorum." diye konuştu. Kıbrıs Barış Harekâtı'ndan, son yıllarda terör örgütlerine yönelik sınır ötesi operasyonlara, hep aynı engellerle karşılaştıklarını söyleyen Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan, "Hep ikircikli tutumlar... Allah korusun, yarın ülkemizin başına bir sıkıntı gelse, yine aynı durumla karşılaşmamız kuvvetle muhtemeldir. Dolayısıyla devlet olarak ne yapıyorsak, geçmişteki bu acı tecrübelerin ışığında yapıyoruz. Kendi bileğimiz, kendi yeteneklerimiz, kendi gücümüz dışında kimseye bel bağlamıyoruz. Zor günlerimizde daima yanımızda bulduğumuz kardeşlerimiz dışında, sadece milletimize güveniyoruz, kendi insan kaynağımıza güveniyoruz. Bundan sonra da aynı şekilde yolumuza devam edeceğiz. Bizimle yol yürümek isteyenlere elbette sırtımızı dönmeyeceğiz ama tüm yumurtalarımızı tek sepete koyma yanlışına da düşmeyeceğiz." dedi. Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan, teğmenlerin, Hava Harp Okulunda son derece modern, kaliteli, çok yönlü bir eğitim aldıklarını, eğitim hayatlarında edindikleri niteliklerin ve değerlerin üstlenecekleri bütün görevlerde kendilerinin pusulası olacağını belirterek, orduyu çok daha ileri seviyelere taşıyacaklarına yürekten inandığını söyledi. Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan, mezun öğrencilerin, kendilerinden önceki mezunların tecrübelerinden istifade ederek Türkiye'nin aydınlık yarınları için çalışacaklarından şüphesi olmadığını ifade etti. "Meslek hayatınızın farklı kademelerinde, vatanımızın farklı köşelerinde görev yaparken şu hususları lütfen unutmayınız." diyen Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan, şöyle devam etti: "Sizler bu milletin, bu ülkenin göz bebeği olan bir kurumun mensuplarısınız. Üzerinizdeki emanetin ne derece şerefli olduğunu sizler zaten çok iyi biliyorsunuz. Kendinizi geliştirmeye lütfen devam edin. Milletimizin size duyduğu güveni lütfen boşa çıkarmayın. Hukuktan, demokrasiden, millî iradenin egemenliğinden asla sapmayın. Milletimizi ayakta tutan inanç ve medeniyet değerlerimize sıkı sıkıya sahip çıkın. Milletimizin cumhurbaşkanı, devletimizin başı ve Türk Silahlı Kuvvetleri'nin başkomutanı olarak siz genç teğmenlerimize sonuna kadar güveniyorum. Tüm ailenize inanıyorum ki layık olacaksınız. Zira aileleriniz sizleri bu harp okullarına gönderirken çok büyük bir inançla, idrakle gönderdiler. Sizlerin de ailelerinize aynı şekilde layık olacağınıza inanıyorum. Rabbim yar ve yardımcınız olsun diyorum." Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan, törenin ardından açılışını yapacakları Hava Harp Okulu Camisi'nin hayırlara vesile olması temennisinde bulunarak, "Geçen sene Deniz Harp Okulu Camimizi açmıştık. Dün de Kara Harp Okulumuzda inşa edilen camiyi hizmete verdik. Milli Savunma Üniversitesindeki diğer okul yerleşkelerimizde ise 7 cami inşaatımız sürüyor. Bunları da Allah nasip ederse 2025 baharına bitirmeyi arzu ediyoruz. Heybeliada Bahriye Mektebi Camisi bizim için ayrıca önemli. Geride hiçbir iz kalmayan bu güzide eseri aslına uygun olarak yeniden yapıyoruz. Bugün hizmete girecek Hava Harp Okulu Camimizle bir eksiği gidermenin bahtiyarlığını yaşıyoruz. Emeği geçenleri, katkısı bulunanları canıgönülden tebrik ediyor, Rabbim gök kubbemizden Ezan-ı Muhammedi'leri eksik etmesin diyorum." ifadelerini kullandı. Mezun olan öğrencileri tebrik eden Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan, misafir öğrencilere de ülkelerinde yapacakları görevlerde başarılar diledi. #MillîSavunmaBakanlığı #YaşarGüler

T.C. Millî Savunma Bakanlığı

93,654 Aufrufe • vor 1 Jahr

Millî Savunma Bakanlığının faaliyetleri başta olmak üzere gündemdeki konulara ilişkin Haftalık Basın Bilgilendirme Toplantısı gerçekleştirildi. Millî Savunma Bakanlığı Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri ve Bakanlık Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk toplantıda basın mensupları ile şu bilgileri paylaştı: TERÖRİSTLER TESLİM OLMAYA DEVAM EDİYOR Nitelik ve nicelik olarak her geçen gün daha da güçlenen Bakanlığımızın tüm birlik ve kurumları; ülkemizin savunma ve güvenliği için üstlenmiş olduğu tüm görevleri büyük bir azim, kararlılık ve başarıyla yerine getirmeye devam etmektedir. Savunma ve güvenliğimizin teminatı olan Türk Silahlı Kuvvetlerimizin ülkemizin huzur, güvenlik ve istikrarı için gerçekleştirdiği operasyon, arama-tarama ve sınır emniyeti faaliyetleri kapsamında son bir hafta içerisinde; - Irak ve Suriye’nin kuzeyindeki barınma alanlarından kaçan 5 PKK’lı terörist daha teslim olmuş, - Pençe-Kilit başta olmak üzere operasyon bölgelerinde tespit edilen teröristlere ait mağara, sığınak ve barınaklarda ele geçirilen çok sayıda silah, mühimmat ve muhtelif malzeme kullanılamaz hâle getirilmiştir. Üst seviyede güvenliğin tesis edildiği hudutlarımızda ise hafta boyunca; 2’si terör örgütü mensubu 122 şahıs yakalanmış, 1 Ocak’tan bugüne kadar sınırlarımızdan yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısı 2.681’e ulaşmıştır. Son bir haftada engellenen 1.342 şahıs ile birlikte bu yıl içerisinde hudutlarımızda engellenen kişi sayısı da 38.979 olmuştur. SINIRLARIMIZDAN YASA DIŞI GEÇİŞ GİRİŞİMLERİNDE ARTIŞ YOK İran ile İsrail arasında yaşanan çatışmaların ardından, şu ana kadar sınırlarımızda yasa dışı geçiş girişimlerinde herhangi bir artış yoktur. Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, olası göç hareketlerine karşı proaktif bir yaklaşımla gerekli tüm güvenlik tedbirlerini almaya devam etmektedir. Yine, bu hafta içerisinde Hatay hudut hattında yapılan arama tarama faaliyetinde 17 kilogramdan fazla (17.049 g) uyuşturucu madde ele geçirilmiştir. 8 Ocak’ta başlayan “tünel imha” faaliyetleri kapsamında bugüne kadar Tel Rıfat bölgesinde 157, Menbic bölgesinde 131 kilometre uzunluğundaki tüneller imha edilmiştir. SAYIN BAKANIMIZ İRAN HUDUT HATTINDA İNCELEME VE DENETLEMELERDE BULUNDU Bölgesel ve küresel güvenlik ve istikrar için vazgeçilmez bir aktör olan Türk Silahlı Kuvvetlerimiz birçok coğrafyada başarıyla görev yapmaya devam etmektedir. 13 Haziran’da Genelkurmay Başkanımız, Hava Kuvvetleri Komutanımız ile Dışişleri Bakanımız ve MİT Başkanımızın yer aldığı Dışişleri Bakanlığında düzenlenen toplantıya katılan Sayın Bakanımız, aynı gün Ulaştırma ve Altyapı Bakanımız ile bir araya gelmiştir. Sayın Bakanımız dün de (18 Haziran) beraberinde Genelkurmay Başkanımız, Kara ve Hava Kuvvetleri Komutanlarımız ile Van’a gitmiş; - İran sınır hattında inceleme ve denetlemelerde bulunmuş, 6’ncı Hudut Tugay Komutanlığına bağlı Başkale’deki 4’üncü Hudut Tabur Komutanlığında 3’üncü Ordu Komutanlığına bağlı ana ve ast birlik komutanlarının yer aldığı video telekonferans toplantısı gerçekleştirmiş, çeşitli temas ve ziyaretlerde bulunmuş, - Ardından makamında dost ve kardeş ülke Azerbaycan’ın İstihbarat Başkanı’nı kabul etmiş, müteakiben komuta kademesiyle birlikte “Azerbaycan Silahlı Kuvvetler Günü” dolayısıyla Ankara’da düzenlenen resepsiyona katılmıştır. - 12 Haziran’da resmî ziyaret kapsamında Suriye’ye giden Sayın Genelkurmay Başkanımız, Suriye Savunma Bakanı ve Genelkurmay Başkanı ile ikili ve heyetler arası görüşmeler gerçekleştirmiş aynı zamanda çeşitli temas ve ziyaretlerde bulunmuştur. Sayın Genelkurmay Başkanımız; - 16 Haziran’da resmî davetlisi olarak ülkemize gelen İtalya Genelkurmay Başkanı’nı, - 17 Haziran’da NATO Askerî Komite Başkanı’nı ağırlamıştır. Türkiye-Yunanistan Güven Artırıcı Önlemler 2025 Yılı Uygulama Planı kapsamında; - Yunanistan Suda Deniz Üs Komutanı, Aksaz Deniz Üs Komutanımızı 17-19 Haziran tarihleri arasında Muğla’da, - Yunanistan 31’inci Mekanize Piyade Tugay Komutanı, 4’üncü Mekanize Piyade Tugay Komutanımızı 18-19 Haziran’da Edirne’de ziyaret etmektedir. Deniz Güvenliği Mükemmeliyet Merkezi Komutanlığımız tarafından 22 ülkeden 195 katılımcının ve NATO Müttefik Deniz Kuvvetleri Komutanı’nın katılımıyla “5’inci Deniz Güvenliği Çalıştayı” 24-25 Haziran’da İstanbul’da gerçekleştirilecektir. İSRAİL SALDIRILARINA DERHÂL SON VERMELİDİR İran’ın nükleer programı ile ilgili görüşmelere yoğunlaştığı dönemde İsrail, komşumuz İran’a karşı uluslararası hukuka aykırı bir saldırı başlatarak bölgesel istikrarı ve huzuru bir kez daha riske atmıştır. İsrail’in sınır komşumuz olan İran’a yönelik başlattığı hukuksuz saldırıları kınıyoruz. İsrail’in Gazze, Lübnan ve son olarak İran’a yönelik uluslararası hukuku hiçe sayan saldırıları, çatışmaları yayma niyetini açıkça göstermektedir. Sınır tanımayan bu saldırgan tutum, bölgeyi kaosa sürüklemektedir. İsrail, yakın coğrafyamızda ciddi bir istikrarsızlığa yol açan saldırılarına derhâl son vermelidir. TSK, EĞİTİM-TATBİKAT FAALİYETLERİ İLE ULUSLARARASI GÖREVLERE DEVAM EDİYOR Türk Silahlı Kuvvetlerimiz; etkinlik ve caydırıcılığını daha da artırmak için ulusal ve uluslararası eğitim ve tatbikat faaliyetlerini de başarıyla sürdürmektedir. 12 Haziran’da Nahçıvan’da başlayan Türkiye-Azerbaycan Sarsılmaz Kardeşlik Bilgisayar Destekli Komuta Yeri Tatbikatı bugün (19 Haziran) sona erecektir. Diğer yandan çeşitli unsurlarla iştirak ettiğimiz; - Polonya’da düzenlenen NATO Koalisyon Kuvvetleri Birlikte Çalışabilirlik, - Baltık Denizi’ndeki Baltops Deniz, - Romanya’da icra edilen Sea Breeze I Amfibi Harekât, - İtalya, İspanya ve Almanya’da gerçekleştirilen Ramstein Ambition Hava Savunma Komuta Kontrol, - Tunus’ta düzenlenen Tunus Deniz, - Almanya’da Sivil-Asker İş Birliğini geliştirmek amacıyla Joint Cooperation tatbikatları yarın (20 Haziran) sona erecektir. Ayrıca; - 9-24 Haziran tarihleri arasında Romanya’da Saber Guardian, - 10-27 Haziran tarihleri arasında Slovenya’da Adriatic Strike Yakın Hava Desteği, - 11-25 Haziran tarihleri arasında Romanya ev sahipliğinde Batı Karadeniz’de Eurasian Partnership Mayın Karşı Tedbirleri Davet, - 14-28 Haziran tarihleri arasında Ulanbator/Moğolistan’da Khaan Quest Tatbikatlarına katılım sağlanmaktadır. Diğer yandan; - 23-27 Haziran tarihleri arasında Doğu Akdeniz’de, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti hava sahası, kara suları ile ana karası üzerinde ve Türkiye’nin arama-kurtarma bölgesi içerisinde yer alan uluslararası sularda; Kara, Deniz ve Hava Kuvvetlerimiz ile Jandarma Genel Komutanlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı, Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı, sivil kurum ve kuruluşların yer alacağı Şehit Teğmen Caner Gönyeli-2025 Arama Kurtarma Davet Tatbikatı’nın, - 23-30 Haziran tarihleri arasında İstanbul’da Barış Muhafızı-2025 ile 23 Haziran- 3 Temmuz tarihleri arasında Ankara’da Anadolu-2025 Özel Kuvvetler Tatbikatlarının, - 23 Haziran-4 Temmuz tarihleri arasında ABD, Azerbaycan, Katar, Macaristan, Mısır, Suudi Arabistan, Ürdün ile Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri unsurlarımızın fiilî, Bulgaristan, Brezilya, Malezya, Mali ve Nijerya’nın gözlemci statüsünde katılacağı, hava unsurları arasında eğitim, iş birliği ve birlikte çalışabilirliği geliştirmek maksadıyla Konya’da Uluslararası Anadolu Kartalı Eğitimi’nin icra edilmesi planlanmaktadır. TCG AKÇAKOCA’nın katıldığı Mayın Karşı Tedbirleri Karadeniz (MCM BLACK SEA) Görev Grubu’nun 5’inci aktivasyon faaliyeti 11-25 Haziran tarihleri arasında Köstence/Romanya’da başarıyla devam etmektedir. NATO Daimî Deniz Görev Grubu-2 görevi kapsamında; - TCG KEMALREİS tarafından 20-22 Haziran tarihleri arasında Sarayburnu/ İstanbul’a liman ziyareti gerçekleştirilecek ve gemimiz halkımızın ziyaretine açılacak, - Arnavutluk Deniz Kuvvetlerine ait Butrunti gemisi tarafından ise 22-30 Haziran tarihleri arasında İzmir’e liman ziyareti yapılacaktır. “17’nci Langkawi Uluslararası Denizcilik, Havacılık ve Uzay Fuarı”na katılan ve dönüş seyri kapsamında 13-18 Haziran tarihleri arasında Kolombo/Sri Lanka’ya liman ziyareti yapan TCG BÜYÜKADA gemimiz; 25-27 Haziran tarihleri arasında Maskat/Umman’a liman ziyareti gerçekleştirecektir. Öte yandan Somali Federal Cumhuriyeti deniz yetki alanlarında araştırma faaliyeti gerçekleştiren Oruç Reis araştırma gemimiz ve beraberindeki destek gemileri ile söz konusu gemilere refakat ve koruma görevi icra eden Somali Deniz Görev Grubu’nda görevli Deniz Kuvvetleri unsurlarımızın ülkemize uğurlanması maksadıyla Mogadişu Limanı’nda Somalili üst düzey yöneticilerinin de katılımıyla uğurlama töreni düzenlenmiş ve gemilerimizin geri intikali 15 Haziran’da başlamıştır. Gemilerin Temmuz başında ülkemize ulaşması beklenmektedir. Hava Kuvvetlerimizin faaliyetleri kapsamında; - 17 Haziran’da muharip ve destek uçaklarımız ile Karadeniz’de eğitim uçuşu gerçekleştirilmiş, - 21 Haziran’da “Adapazarı’nın Düşman İşgalinden Kurtuluşunun 104’üncü Yıl Dönümü” etkinlikleri kapsamında SOLOTÜRK tarafından Adapazarı/Sakarya’da, - 23 Haziran’da ‘‘Estonya Zafer Günü Kutlamaları’’ kapsamında Türk Yıldızları tarafından Parnu/Estonya’da gösteri uçuşları icra edilecektir. Diğer yandan; Temsilci Kurum Başkanlığı Harita Genel Müdürlüğümüzce yürütülen “Türkiye Ulusal Fotogrametri ve Uzaktan Algılama Birliği Konseyi”nin 2025 yılı 1’inci Olağan Konsey Toplantısı ve XIII. Teknik Sempozyumu 18-20 Haziran tarihleri arasında Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesinde gerçekleştirilmektedir. Beşiktaş Deniz Müzesi Komutanlığımız tarafından hazırlanan ilk Türk donanmasının kuruluşundan günümüz Türk Deniz Kuvvetlerine kadar uzanan şanlı denizcilik tarihimizin anlatıldığı “Preveze’den Mavi Vatan’a Deniz” adlı sergi 20 Haziran-10 Temmuz tarihleri arasında Ankara Resim ve Heykel Müzesinde ücretsiz olarak gezilebilecektir, sergimize tüm halkımızı davet ediyoruz. Deniz Harp Okulunun kuruluş yıldönümü kapsamında; Deniz Kuvvetleri Komutanlığı ve Millî Savunma Üniversitesi tarafından TRT iş birliği ile hazırlanan “Çakı Cevizi” belgeselinin galası 23 Haziran’da Beşiktaş Deniz Müzesi Komutanlığında yapılacaktır. Bu vesileyle, denizlerimizde asayiş ve güvenlik için kahramanca görev yapan Sahil Güvenlik Komutanlığının 43’üncü kuruluş yıl dönümünü bir kez daha kutluyoruz. ORMAN YANGINLARIYLA MÜCADELEYE DESTEK SAĞLIYORUZ Bakanlığımız ile Tarım ve Orman Bakanlığı arasında imzalanan “Tahsis ve Rezerv Güç Protokolü” kapsamında; 11 Haziran’da Lapseki/Çanakkale’de, 13 Haziran’da Karaburun/İzmir’de, 14 Haziran’da Foça/İzmir’de, 18 Haziran’da Karesi/Balıkesir ile Orhaneli/Bursa’da çıkan orman yangınlarının söndürülmesinde Orman Genel Müdürlüğüne tahsis edilen 10 helikopterimiz, 51 sorti yaparak 106 ton su atmıştır. Bu çerçevede, 2025 yılında meydana gelen 7 ayrı bölgedeki orman yangınlarının söndürülmesinde Orman Genel Müdürlüğüne 12 helikopter ile 54 sorti yapılarak destek sağlanmıştır. MKE AŞ AVRUPA’YA İLK OBÜS İHRACATINI GERÇEKLEŞTİRDİ Yerli ve millî savunma sanayi ürünlerimizle Türk Silahlı Kuvvetlerimizin güçlü, modern ve etkin savunma kapasitesi her geçen gün daha da artırılmaktadır. Bu kapsamda; - Bakanlığımıza bağlı Makine ve Kimya Endüstrisi Anonim Şirketi (MKE AŞ) tarafından yerli ve millî imkânlarla geliştirilen 105 mm Havadan Taşınabilir Hafif Çekili Obüs BORAN, 6 Haziran’da Kuzey Makedonya’ya teslim edilmiştir. Ülkemizin Avrupa kıtasına gerçekleştirdiği ilk obüs ihracatı olması açısından büyük önem taşıyan bu başarıda emeği geçenleri tebrik ediyoruz. Yine Makine ve Kimya Endüstrisi Anonim Şirketimiz ile Millî Eğitim Bakanlığı arasında savunma sanayiinde ihtiyaç duyulan nitelikli iş gücünün “Dershanesiz Okul Modeliyle” temin edilmesi amacıyla “Sektör İçi Mesleki Eğitim Merkezi İş Birliği Protokolü” 13 Haziran’da imzalanmıştır. Sonuç olarak yüksek donanımı, tecrübeli personeli ve üstün harekât kabiliyetiyle Türk Silahlı Kuvvetlerimiz; - Her türlü tehdidi kararlılıkla bertaraf etmeye, - Kara, deniz ve hava unsurlarıyla milletimizin güvenliğini sağlamaya, - Ulusal güvenliğimizin yanı sıra bölgesel ve küresel barış ve istikrara etkin katkılar sunmaya kararlılıkla devam edecektir. #MillîSavunmaBakanlığı

T.C. Millî Savunma Bakanlığı

29,523 Aufrufe • vor 1 Jahr

Reşad ile Son Birkaç Gün Edip Yüksel 17 Temmuz 2023 Burada kısmen tanık olduğunuz tartışma 22:52 ayetinin bir tecellisi oldu. Reşad'ın o sözlerine ve izleyen tartışmalardaki yanlış tavrına tepki gösterdim. 1989 yılının büyük bir kısmında her gün, 739 E 6th St, Tucson, AZ 85719 adresindeki Tucson Mescidindeki ofisimde Türkçe Kuran çevirisi üzerinde çalışıyordum. Amerika’nın en iyi mobilya mağazalarından birine sahip olan mimar AbdülHay Parnian adlı arkadaşımın hediye ettiği harika bir masanın üzerindeki Macintosh bilgisayarda Türkçe Kuran çevirimi bitirmek için uğraşıyordum. Reşad IBM bilgisayar kullanıyordu ama ben o yıllar Macintosh tercih ediyordum. O zamanlar IBM bilgisayarları kullanmak sıkıntılı idi. 1989 yılında Macintosh çok pahalıydı. Reşad, 2000 (iki bin) dolardan fazla ödeyerek bana bir Macintosh almıştı. Çeviriyi bir iki ayda bitirmemi bekliyordu. Reşad çok hızlı ve uzun saatler çalışan biriydi. Bu beklentisi realist değildi… Reşad da Mescid ’in Kuzey kanadındaki ofisinde İngilizce çevirisinin üçüncü baskısı üzerinde düzeltmeler yapıyordu. Lisa Spray, Mescidin karşı sokağındaki Arizona Üniversitesinde çalışıyordu. Öğle yemeği için Mescide gelirdi. İşten çıktıktan sonra da Mescide gelip birkaç saat Reşad’a editörlük, halkla iletişim ve benzeri ofis işlerinde yardımcı oluyordu. Lisa, Tanrının 19 sistemiyle çağımız insanına gönderdiği mesajını insanlara iletmek için istikrarlı bir biçimde gayret eden yiğit bir kadındı. Reşad ile Yatsı namazına kadar her gün yaklaşık 10-12 saat çalışıyorduk ve ayetler üzerinde tartışıyorduk. Reşad Mecit’e sabah namazında gidiyordu. Ben ise bir iki saat sonra çalışmaya başlıyordum. Behruz Mofidi adındaki bir münafığın 26 Ocak 1990 günü Cuma hutbesinde dile getirdiği bazı tavsiyeler o geceki toplu Kuran çalışmamızı etkileyip büyük bir tartışma çıkarmıştı. O tartışmada Mescitte bulunan yaklaşık 50-60 kişi üç gruba bölündü. Behruz’u destekleyenler, beni destekleyenler, ve kararsızlar. Mescitteki hutbelerin yaklaşık yarısını Reşad verirdi. Genelde Reşad bir sonraki hutbeyi verecek kişiyi belirlerdi. Bazen biri hutbe için gönüllü olurdu. Kuran çalışmaları da sürekli Mescid’e katılanlar tarafından idare edilirdi. Kuran çalışmasına öncülük edecek kişi, kadın veya erkek, bir hafta öncesinden belirlenirdi. 1989 yılında Mescitte Reşad’dan sonra en çok hutbe veren iki kişiden biri idim. Diğeri de Abdullah Arık adlı ODTÜ mezunu mühendis arkadaşımızdı. Behruz California'dan misafir geldiği için Reşad, son Cuması olacak toplantının hutbesini onun vermesini istedi. Behruz, Sünni/Şii geleneğinden aşina olduğumuz bir geleneği önerdi. Eski bir Şii idi ve eski dininin ve geleneğinin etkisinden tam olarak kurtulmamıştı. Bizim de bundan sonra Reşad'a ismiyle hitap etmememizi, Reşad odaya girince önünde ayağa kalkmamızı tavsiye etti hutbesinde. Namazdan hemen sonra Mescitteki müminler hutbeyi protesto etti. Hatta, kimya profesörü Dr Mahmoud Sabahi ve birkaç arkadaş yüksek sesle tepki gösterdi. Behruz’a katılıp katılmadığını sordular Reşad’dan. Reşad müminleri haklı buldu. Kendisine sadece Reşad diye hitap etmede devam etmelerini, ayağa kalkmamalarını istedi. Ancak aynı gecenin toplu Kuran Çalışmasında çıkan tartışmada, Reşad'ın Behruz Mofidi Shirazi ve Behruz’u destekleyen Douglas Brown ve Kay Emami gibi birkaç diplomalı cahile ve Muhteşem Erişen gibi birkaç münafığa meyletmesi beni çok rahatsız etti. Bu yüzden cumartesi günü, Mescide gitmedim. Reşad ile olan bağımı koparmayı düşünüyordum. Bu benim için ciddi teolojik, kişisel, psikolojik, sosyal ve ekonomik sorunlar üretecekti. Ama, 1 Temmuz 1986’da dinimi sadece Allah’a özgülemeye karar vermiş ve sadece O’na teslim olmuş biri olarak bu sınavı kaybetmeye niyetim yoktu. Tüm zorluklarına rağmen benzeri bir kararı alacaktım. Rabbime olan güvenim tamdı. Cumartesiyi eşimle birlikte geçirdim. O da benim gibi Cuma günü ve gecesi gelişen olaylardan şok olmuştu. Benden önce Reşad ile tanışmış ve her Cuma mescide giden ve hatta sabah erken işe giderken yolu üzerindeki Mescitte durup dua eden ve Kuran okuyan bir mümin idi. O da benim gibi hayal kırıklığı yaşıyordu. 1989’un Eylül’ünde evlenmiştik. Daha dört ay dolmamıştı. Eşimle birlikte Mescitten yaklaşık 5 mil uzaktaki Tangelwood Apartments kompleksinde 5’inci Street’e bakan bir apartman dairesinde yaşıyorduk. O günler daha çalışmaya ve para kazanmaya başlamamıştım. Ful-time Türkçe Mesaj çevirisi üzerinde çalışıyordum. Evimin kirasını, su ve elektrik masrafını Reşad bizzat üstlenmişti. Eşim de hastanede diyet uzmanı olarak çalışıyordu. Pazar günü Lisa Spray beni Mescitten telefonla aradı. Lisa Mescid'e gelmemi istiyordu. Olumsuz cevap verdim. Reşad’a kızgın olduğumu söyledim. Münafıklara meyletmişti. Lisa, Reşad'ın benimle görüşmek istediğini söyledi. İsrar edince otobüsle Mescid'e gittim. Reşad ile teke tek yüzleştim. Cuma gecesi söylediklerinin ve duruşunun Kuran'a aykırı olduğunu tekrarladım. Reşad hiç beklemediğim şekilde bana katıldığını ve tövbe ettiğini söyledi. Bu habere çok sevindim. Birlikte tövbe ettik. O anda 22:52 ayetinin tecellisini yaşadığımızı fark ettim. Aynı gece, yatsı namazından sonra ben ve Reşad Mescid’i tam terk edecekken FBI’dan olduklarını söyleyen iki sivil polis Mescid’e geldi. Reşad’ı öldürmek isteyen bir grubun varlığını haber verdiler. Salt Lake City’de polis aramasında şüpheli bir grubun evinde Mescidin krokisini bulmuşlar. Reşad’ı dikkatli olması için uyardılar. Polisler ayrıldıktan sonra Reşad bana “Lütfen, bunu Mecide gelen halka anlatma. Şeytan onları korkutmak ister” dedi. Ben de söz verdim. O anın ve konuşmanın, Reşad ile son görüşmem olacağı hiç aklıma gelmemişti. Kendisiyle cihatta yoldaşlık ve ayrıca baba ve oğul ilişkisine benzer bir ilişkimiz vardı. Benim Amerika’ya vize alarak gelmem için sponsor olmuş, ABD’ye geldiğimde tüm masraflarımı karşılayacağını taahhüt etmiş ve hatta tüm mal varlığını ve gelirini beyan etmişti (o belgeler hala yanımda duruyor). Reşad daha sonra eşimi istemem için benimle babasının evine gitmişti. Daha sonra, Eylül ayında United Submitters International’ın Tucson’ın kuzeyindeki Oracle köyü tesislerinde yaptığı yıllık konferansında nikahımı da kıymıştı. Kısacası, Reşad hem benim Sünni şirkinden ve rezaletinden kurtulmama vesile olmuş, hem hicret etmemde büyük yardımları dokunmuş, evlenmeme yardım etmiş ve daha sonra beni her yönüyle desteklemiş en yakın arkadaşımdı. Yani, polisin getirdiği bu haber beni hemen harekete geçirmesi gerekiyordu. Ama aksine hiç tepki gösteremedim. Akıncılar lideri olarak yaşadıklarım, kardeşim Metin’i genç yaşta kahpe kurşunlara kaybedişim, yıllarca ceza evlerinde işkence ve zulüm görüşüm ve özellikle son yıllarda yaşadıklarım beni bu tür haberlere ve uyarılara karşı duyarsız hale getirmişti. Sünni dinini terk edip dinimi sadece Allah’a özgülemeye karar verdiğim 1 Temmuz 1986’dan sonra ölüm fetvaları ve tehditleri almış, defalarca saldırıya uğramış ve hatta birkaç suikast teşebbüsü atlatmıştım. Bu yüzden, 28 Ocak 1990 gecesi Mescitte tanık olduğum polis uyarısını ve Reşad’ın bunu gizlememi istemesini normal bir olay olarak algılamıştım. Yani, 1976-1990 arasında yaşadığım trajik olaylara adapte olurken “haşlanmış kurbağa sendromuna” yakalanmıştım. Ölüm fetvaları ve tehditleri alan Reşad’ın da benzeri bir psikolojiyi yaşadığını sanıyorum. Halbuki normal bir insan FBI’nın bu haberinden sonra en yakın arkadaşının, gönüldaşının, ensarının, yoldaşının güvenliği için hemen harekete geçer. Mescid’in etrafında diğer arkadaşlarıyla birlikte nöbet tutardı… Daha sonra öğrendim ki ertesi gün Somalili arkadaşım Mahmud Abib ile konuşmuş ve ondan bir tabanca almıştı. Reşad bir dahaki Cuma'ya yetişemeyecekti. 31 Ocak 1990 Çarşamba sabahı, El-Kaida ile bağlantılı birkaç Sünni tarafından katledilecekti. Maalesef, 31 Ocak 1990 sabahı güneş doğmadan önce Mescid’in Euclid sokağına bakan kapısından girer girmez Mescid’e daha önce girip saklanan iki Sünni müşriğin saldırısına uğruyor ve beline koyduğu tabancayı kullanma fırsatını bulmuyor. Birkaç ay sonra, Behruz Reşad’a iftira ederek 19 Mayıs 1990’da Suudi Arabistan’a meteor düşeceği kehanetini üretecekti. Mesciddeki münafıklar ve eleştirel düşünmesini bilmeyen birkaç ahmak Behruz’un peşine takıldı. Behruz, Muhteşem, Kay, Douglas ve birkaç hadisçi-sünnetçi bu yalanı gazetelere ve televizyon şirketlerine gönderdiler. Hatta söyleşiler yaptılar. Bu ayrı ve uzun bir hikâye… Kısacası, tarih tekerrür etti. #ediMak

Edip Yüksel, J.D.

76,570 Aufrufe • vor 3 Jahren

Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, Millî Savunma Üniversitesinde gerçekleşen 14'üncü Dönem Müşterek Komuta ve Kurmay Eğitimi ile Kuvvet Harp Enstitüleri 7'nci Dönem Komuta ve Kurmay Eğitimi Mezuniyet Töreni'ne teşrif ederek bir konuşma yaptı. Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler’in de beraberinde TSK Komuta Kademesi ve Bakan Yardımcıları ile katıldığı törende konuşan Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan, Kurmaylık Eğitimlerini başarıyla tamamlayan subayları tebrik etti. Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan, bugün 80'i dost ve kardeş ülkelerden gelen askerî misafir personel olmak üzere toplam 241 subayın mezuniyet heyecanına şahitlik ettiklerini kaydederek 14'üncü Dönem Müşterek Komuta ve Kurmay Eğitimi ile 7'nci Dönem Kuvvet Harp Enstitüleri Komuta ve Kurmay Eğitimlerini alınlarının akıyla nihayete erdiren her bir subayı yürekten tebrik etti. Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan, "Ordumuzun farklı kademelerinde kurmay unvanıyla üstlenecekleri yeni vazifelerinde kendilerine şimdiden başarılar diliyorum. Peygamber ocağı olarak gördüğümüz silahlı kuvvetlerimizin istisnasız her bir ferdi milletimizin göz bebeği, umudu, kıvanç kaynağı ve iftihar beratıdır. Rabb'im sizleri her türlü tehlikeden, beladan, musibetten korusun, yolunuzu da bahtınızı da açık eylesin diyorum." ifadelerini kullandı. HER İHTİYACINDA ÜNİVERSİTEMİZİN YANINDA OLDUK Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan; Azerbaycan, Bosna Hersek, Endonezya, Gambiya, Gürcistan, Kazakistan, Kırgızistan, Kuzey Kıbrıs, Kuzey Makedonya, Mali, Moğolistan, Pakistan, Somali, Suudi Arabistan ve Ürdün'den gelerek burada eğitim alan misafir subayları da yürekten tebrik ettiğini belirtti. Sahip oldukları mesleki donanımı, yüksek bir vazife şuuruyla perçinleyen subayları eğiten komutanlara ve hocalara da milleti adına teşekkür eden Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan, emekleri ve gayretleri için takdirlerini iletti. Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan, 2016'da kurdukları Millî Savunma Üniversitesinin kendi alanında dünyanın önde gelen eğitim kurumlarından biri olma özelliğini sürdürdüğünü belirterek "Silahlı Kuvvetlerimizin geleceğini şekillendirecek, savunma stratejimize yön verecek, kahraman ordumuzu daha ileri noktalara taşıyacak kurmay kadrolarımız bu ocakta yetişiyor. Üniversitemiz bilhassa güvenlik, strateji ve savunma gibi disiplinlerde yüksek düzeyli eğitim, yayın ve araştırma faaliyetleriyle askerî çalışmalar noktasında dünya çapında ses getiren işlere imza atıyor. Üstlendiği misyon ve sahip olduğu vizyonla sivil asker iş birliğine çok kıymetli katkılar yapan üniversitemiz, başarı çıtasını her geçen gün daha yükseğe taşıyor." değerlendirmesinde bulundu. Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bünyesindeki harp enstitüleri, harp okulları ve meslek yüksek okulları ile ordumuza bilgili, ahlaklı, vatanına, milletine, millî iradeye bağlı subay ve astsubaylar kazandıran üniversitemize Sayın Rektör ve yöneticilerimize, üniversitemizin sivil asker eğitimci kadrosuna teşekkür ediyorum. Kuruluşundan itibaren Millî Savunma Üniversitemize daima destek verdik. Her ihtiyacında üniversitemizin yanında olduk. İnşallah bundan sonra da tüm imkânlarımızla bu güzide kurumun yanında olmaya devam edeceğiz. Değerli arkadaşlarım şu hakikati burada evvel emirde ifade etmek durumundayım. İkinci Cihan Harbi'nden sonra tesis edilen uluslararası sistemin askerî, siyasi ve iktisadi kırılmalar yaşadığı zorlu bir dönemden geçiyoruz. Ticaret, teknoloji, enerji ve kültür savaşları, askerî ve siyasi rekabetin dozunu günden güne artırıyor." KÜRESEL PLANDA ADINDAN SÖZ ETTİREN ÜLKELER ARASINDAYIZ Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan; yapay zeka, insansız teknolojiler, yarı iletkenler ve nadir toprak elementleri gibi yeni değişkenlerin, konvansiyonel stratejilerin dönüşümünü de zaruri hâle getirdiğini söyledi. Geçmişin siper savaşlarının yerini bugün artık siber savaşlarını aldığını ifade eden Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan, hem bölgede hem dünyada yeni denklemler kurulurken jeopolitik dinamiklerin de büyük oranda değişim ve dönüşüme uğradığını belirtti. Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan, post liberal dönem olarak da adlandırılan bu yeni gerçeklikte, Türkiye'nin güçlü bir şekilde var olması ve yeni sistemde kutup başı olarak yerini alması için ellerinden gelen her türlü çabayı gösterdiklerini vurgulayarak şunları söyledi: "Bilhassa yerli ve millî yüksek teknoloji yatırımlarımızla, savunma sanayisindeki hamlelerimizle küresel planda adından söz ettiren ülkeler arasındayız. Millî Savunma Üniversitemiz burada da hayati sorumluluk üstlenmektedir. Bir yandan ülkemizin caydırıcı gücünü oluşturan kahraman askerlerimizi yetiştirirken diğer yandan stratejik imkân ve kabiliyetlerimizin tekâmülü noktasında önemli adımlar atıyoruz. Buradan yetişen vatan evlatları bölgemizde ve dünyanın farklı ülkelerinde üstlendiği misyonlarla, küresel barış ve güvenliğin tesisine çok mühim katkılar yapıyor. Bu vesileyle tüm komutanlarımıza, tüm hocalarımıza, milletimizin istiklal ve istikbali, devletimizin bekası için fedakârca görev yapan tüm askerlerimize ve elbette Türk Silahlı Kuvvetlerimizin komuta kademesine bir kez daha tebriklerimi iletiyorum." SAVAŞ HUKUKUNUN, SAVAŞ AHLAKININ TEMEL İLKELERİNE HER ŞARTTA RİAYET ETTİK Mezuniyet töreninin yanı sıra bugün Millî Savunma Üniversitesi ve bağlı birimlerinde yapımı tamamlanan 6 yeni caminin ibadete açıldığını anımsatan Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan, rektörlük camisiyle birlikte açılışı yapılan diğer camilerin de üniversiteye hayırlı olması temennisinde bulundu. Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan, geçmişi şanla, şerefle, sayısız zaferlerle dolu bir ordu millet olarak, tıpkı diğer alanlar gibi dünya askerî müktesebatına da çok önemli katkılarda bulunulduğuna dikkati çekerek şöyle devam etti: "Kurmaylık zekamızı yalnızca harp sahalarında değil, cephe gerisindeki çalışmalarımızda da dost, düşman herkese gösterdik. Tarih boyunca atalarımız, bir yandan yeryüzünde iyiliği, adaleti, huzur ve emniyeti hakim kılmak için çabalarken diğer yandan dünya tarihine geçen önemli başarılara imza attılar. Savaş hukukunun, savaş ahlakının temel ilkelerine her şartta riayet ettik. Bu noktadaki hassasiyetimizi her seferinde vurguladık. Akıncılarımızın 'Allah Allah' nidaları cenk meydanlarından hiç eksik olmadı. Sayıca bizden katbekat nice orduyla karşı karşıya geldik. Ancak tarihimizin hiçbir döneminde en kanlı muharebe koşullarında dahi kadınlara çocuklara, yaşlılara, masum ve sivillere dokunmadık." Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Farklı kıtalara nizam veren idari ve siyasi teşkilatlanma kabiliyetimizi askerî taktik ve stratejilerimizle besledik, zenginleştirdik. İlk düzenli ve disiplinli ordumuzu bundan tam 2 bin 234 yıl evvel milattan önce 209'da kurduk. Modern ordularla uygulanan 10'lu sistemi dünya askerî literatürüne 2 bin yıl önce biz hediye ettik. Alplerimizle, erenlerimizle, gazilerimizle, fetih ve gaza ruhunu gönül coğrafyamızın dört bir yanına yayarken istimalet anlayışımızla aynı zamanda kalpleri de fethettik. Bugün sert ve yumuşak gücün mükemmel terkibini ifade eden akil güç, ecdadımız tarafından istimalet politikası olarak yıllarca uygulandı. Sultan Fatih'in liderliğinde 1453'te topları etkin bir şekilde kullanarak yalnızca İstanbul'u fethetmekle kalmadık, aynı zamanda savaş konseptini de baştan aşağı değiştirdik. Lojistik yapılanmadan sefer planlamasına, haritacılıktan haber alma operasyonlarına harp sahasına yeni bir ufuk kazandırdık." BÜYÜK VE GÜÇLÜ TÜRKİYE’Yİ İNŞA ETMEK BİZİM EN TEMEL VAZİFEMİZDİR Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan, muharip unsurların sevk ve idaresinde, taktik ve manevra kabiliyetinin geliştirilmesinde dünyada eşi benzeri olmayan yeniliklere imza atıldığını dile getirerek şöyle konuştu: "Bakınız şu örneği özellikle sizlerle paylaşmak istiyorum; Hadimü'l Harameyn-i Şerifeyn Yavuz Sultan Selim Han, Mısır seferi sırasında geçilmez denilen Sina Çölü'nü sadece 13 günde geçti. Kendisinden üç asır sonra Napolyon ordularının dahi geçemediği bu çölü üstün bir askerî zekayla, tasarladığı ikmal ve su tedarik sistemiyle neredeyse hiçbir zayiat vermeden aşmayı başarmıştır. Aynı şekilde Malazgirt Savaşı'nda Sultan Alparslan Türk askerî dehasının bir başka örneği olan hilal taktiğini son derece başarılı şekilde uygulayarak Anadolu'nun kapılarını ardına kadar açmıştır. Hayat ve haysiyetimiz için çarpıştığımız yedi düvele meydan okuduğumuz İstiklal Mücadelesi de hiç şüphesiz milletimizin iman ve cesaretinin yanı sıra subaylarımızın feraset ve dehasıyla zafere ulaşmıştır." Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan, bu zaferlerden birinin de 26 Ağustos 1922'de Gazi Mustafa Kemal'in büyük taarruzla başlayan ve 30 Ağustos'ta Başkomutan Meydan Muharebesi'yle taçlanan harekâtı olduğunu vurgulayarak şunları kaydetti: "Subaylarımızı 'ordunun ruhu' olarak tanımlayan Gazi Mustafa Kemal, bu harekâta ilişkin şu değerlendirmeyi yapmıştır: 'Her safhasıyla düşünülmüş, hazırlanmış, idare edilmiş ve zaferle sonuçlandırılmış olan bu harekât; Türk ordusunun, Türk subay ve komuta heyetinin yüksek kudret ve kahramanlığını tarihe bir kere daha geçiren muazzam bir eserdir.' Her sayfasını zaferle, erdemle hakkaniyetle süslediğimiz köklü tarihimiz, askerî deha ve kabiliyet anlamında daha nice başarılarla doludur. Şehit ve gazilerimizden emanet aldığımız bu toprakları çok daha güçlü bir şekilde geleceğe taşımak büyük ve güçlü Türkiye'yi inşa etmek bizim en temel vazifemizdir. Çalışmalarımızı şanlı mazimizden aldığımız güç ve cesaretle milletimize duyduğumuz sarsılmaz güvenle işte bu istikamette sürdürüyoruz." BUGÜNÜN SAVAŞ KONSEPTİNİ DE YİNE BİZ BELİRLİYORUZ Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan, "İHA'larımızla, SİHA'larımızla, son teknoloji ürünü kara, hava, deniz ve haberleşme araçlarımızla bugünün savaş konseptini de yine biz belirliyoruz. Diğer taraftan iç cephemizi de tahkim ediyor; birliğimizi, dirliğimizi, kavlimizi güçlendirmek için tarihî nitelikte adımlar atıyoruz. Bu adımlarla 'Terörsüz Türkiye' ve terörsüz bölge hedeflerimize doğru kararlı, ümitli ve dikkatli bir şekilde ilerliyoruz. Bu menzile vardığımızda inşallah çok daha güçlü, çok daha müessir, çok daha muteber bir Türkiye'yi hep birlikte hayata geçirmiş olacağız." ifadelerini kullandı. Mevlana Celaleddin-i Rumi'nin "Söz tirendazın çektiği oka benzer." sözünü anımsatan Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan, "Tüm dünya bilsin ki bizim birlik ve kardeşliğimiz de gerilmiş bir yay gibidir. Bu yaydan çıkan her ok, milletimizin bekasına kasteden düşman her kimse ona yönelmiştir. Okun er ya da geç hedefi tam isabetle vuracağına, kirli kuşatmaları yarıp geçeceğine, Allah'ın izniyle emperyalist planları yırtıp atacağına biz tüm kalbimizle inanıyoruz. Bundan hiçbir şüphe duymuyoruz." diye konuştu. ZÜMRÜDÜANKA GİBİ HER SEFERİNDE KÜLLERİNDEN YENİDEN DOĞDUK Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan; tüm dost, kardeş ve soydaşlarına seslendiğini belirterek şöyle devam etti: "Gazze ve Suriye başta olmak üzere bölgemizdeki kardeşlerimizin yaşadığı ağır imtihanlar kimseyi endişeye sevk etmesin. Coğrafyamızı kana, katliama, vahşete ve gözyaşına boğmak isteyenlerin pervasızlıkları kimseyi karamsarlığa sürüklemesin. Bin yıldır yaşadığımız bu topraklarda biz nice imtihanlarla karşılaştık, nice badireler atlattık, nice musibetlere göğüs gerdik. İçeriden ve dışarıdan nice ihanete muhatap olduk. Hepsinin de üstesinden gelmeyi hamdolsun başardık. Zümrüdüanka gibi her seferinde küllerinden yeniden doğduk. Zalimler karşısında diz çökmedik, müstevliler karşısında boyun eğmedik, zorbalar karşısında teslim olmadık. Can verdik, canımızdan aziz bildiklerimizi kara toprağa verdik fakat istiklal ve istikbal sevdamızdan asla taviz vermedik." Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan, Türk milletinin mücadele azmine işaret ederek "Bize ömür biçenler oldu. Bize kefen biçenler oldu. 'Hasta adam.' dediler, 'Bu sefer tamam.' dediler. 'Türkler yok olacak, esir olacak.' dediler. Her defasında Türk'ün sarsılmaz imanına ve çelikten iradesine çarptılar. Her defasında Türk milletinin mücadele azmi, sabrı, cesareti karşısında kaybettiler. Bize ömür biçenlerin çoğu tarih oldu, çoğu unutulup gitti, şimdi onları kimse hatırlamıyor ama Türk milleti olarak biz hamdolsun dimdik ayaktayız, tarih yazmaya devam ediyoruz. Değerli kardeşlerim, dün vardık, bugün varız. İnşallah kıyamete kadar da var olacağız." dedi. Her karışı şehit kanlarıyla mühürlenmiş kutsal vatan topraklarında özgürce yaşamaya, zalime kabus, mazlum ve mahzun gönüllere umut ışığı olmaya ebediyen devam edeceklerini kaydeden Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan, "Unutulmasın ki karanlığın en koyu olduğu an, aydınlığın en yakın olduğu andır. Etrafımızdaki karanlık kimseyi ürkütmesin, kimsenin umutlarını kırmasın. Allah'ın izniyle bölgemizin üzerine barış güneşinin doğmasına kimse engel olamayacak. Coğrafyamızın her köşesinde, huzurun hâkim olmasına kimse set çekemeyecek." diye konuştu. Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan, "Karanlıktan beslenenler, kandan ve kaostan beslenenler eninde sonunda kaybedecek. Kazanan kardeşlik olacak, insanlık olacak. Türk'üyle, Kürt'üyle, Arap'ıyla geniş coğrafyamızda merkezinde zulmün ve çatışmanın değil, inşallah istikrarın, adaletin, özgürlüğün ve işbirliğinin olduğu yepyeni bir sayfa açacağız. Bu coğrafyanın ebedi sakinleri olarak sırt sırta verecek, kenetlenecek, fitne tüccarlarına aldanmayacak, kurulan tuzaklara düşmeyecek, hep beraber bölgemize yönelik kirli senaryoları inşallah yırtıp atacağız." ifadelerini kullandı. Kurmaylık eğitimlerini tamamlayan 241 subayı tebrik eden Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan, Türk Silahlı Kuvvetlerinin farklı kademelerinde üstlenecekleri vazifelerde her bir subaya üstün başarılar diledi. Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan; misafir subayların da ülkeleri, orduları ve milletleri için hayırlı görevler icra etmelerini, alacakları yeni vazifelerle aradaki gönül bağını daha da güçlendirmelerini temenni etti. Vatan, bayrak, milletin istiklal ve istikbali için toprağa düşen tüm şehitleri rahmetle yâd eden Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan, gazilere de hayırlı ve bereketli ömür diledi. #MillîSavunmaBakanlığı

T.C. Millî Savunma Bakanlığı

54,033 Aufrufe • vor 1 Jahr