Video wird geladen...

Video konnte nicht geladen werden

Zur Startseite

Şaka gibi gerçek!! Sonra bize diyorlar ki: muhalefete muhalefet edilir mi?? Şu kepazeliğe başka ne edilir?? 🤷‍♂️ Mustafa Kemal Atatürk’ün manevi mirası kimlere emanet böyle??

14,116 Aufrufe • vor 5 Monaten •via X (Twitter)

0 Kommentare

Keine Kommentare verfügbar

Kommentare vom Original-Post werden hier angezeigt

Ähnliche Videos

Pireye kızıp yorgan yaktık yine! 103 yıllık demokrasi tarihinde mevcut genel başkanı kurultayda değiştirmiş ilk lideri, halkın iktidarı uğruna gemileri yakıp, 103 yıllık partiden ayrılan ve kurulduğu gün ana muhalefet olup, anketlerde birinci sıraya oturan YENİ Parti’yi kurmuş Özgür Özel’i nasıl da kolay harcayabiliyoruz değil mi? AKP iktidarı bize en çok da bu kolaycılığı öğretti işte! İktidara ses etme, başın ağrımasın! Muhalefete yüklen ki, yine başın ağrımasın! Yasaya “EVET” diyen 268 AKP milletvekiline ses yok! Yasaya “EVET” diyen 44 çakma milliyetçi MHP milletvekiline ses yok! Yasaya “EVET” diyen 55 DEM Parti milletvekiline ses yok! Yasaya “EVET” diyen kayumdaroğlu CHP’sine ses yok! Tek sorumlu YENİ Parti, “vurun abalıya” öyle mi? Biriniz söyler misiniz lütfen; Böyle önemli bir kanun teklifi için meclis grubunu serbest bırakabilecek başka bir genel başkan var mı? Üstelik de, milletvekillerinin üçte ikisinin “HAYIR” diyeceğini bile bile! Yok değil mi? Neyse; sinirimiz geçer, tansiyonumuz düşer, Özgür Özel’in yaptığını akıl süzgecinden geçirir, ilk günkü kadar kızgın olmayız elbet. Ve eninde sonunda anlarız ki; YENİ Parti ne gericilerin, ne ırkçıların, ne de yobazların partisi! YENİ Parti; Barışın, kardeşliğin, eşitliğin, paylaşmanın, aydınlığın partisi. Ve eninde sonunda anlarız ki; YENİ Parti, ABD menşeli AKP iktidarından kurtulup, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün işaret ettiği çağdaş uygarlığa ulaşmanın en doğru adresi…

Yasemin_SARAÇLAR

15,346 Aufrufe • vor 22 Tagen

5- ÖLÜM SEBEBİ ALKOL DEĞİL Atatürk’ün ölümünden sonra düzenlenen birinci raporda ölüm sebebi karın içinde sıvı, asit toplanması olarak gösterilirken, İkinci raporda ise alkolle ilgili karaciğer iltihabı neden olarak gösterilmiştir. Bu çelişkiye rağmen; Atatürk’e biopsi de otopsi de yapılmamıştır. Alkole bağlı siroz olabilmesi için en az 15 yıl süre ile günde en az 3 kadeh alkol alınması gerektiği bilinirken, Atatürk’ün Kurtuluş Savaşı yıllarında hiç içki içmediği, daha sonraki yıllarda da aşırı içki içmediği, karşısındakilere içirdiği söylenmektedir. Salyrgan (civalı ilaç)’ın Atatürk’ün tedavisinde “ajan tedavi ilacı” olarak kullanıldığı, aslında Mustafa Kemal Atatürk’ün bu ilaçla ağır ağır zehirlenerek öldürüldüğü ortaya çıkmıştır. Öte yandan Atatürk’ün daha evvel sıtma geçirdiği bilinmesine rağmen karaciğer ve dalağı yıpratan Kinin ve Atebrin gibi ilaçlar bol miktarda kullanılarak ölüm çabuklaştırılmıştır. Sadece 1937 yılında İstanbul Eczanesi’nden Atatürk için 43 kutu kinin ilacının alınmış olması buna iyi bir örnektir. Tarih 10 Kasım 1938. Tüm Türkiye, Büyük Türk Devleti’nin kurucusu, Millet’in Atası Mustafa Kemal’in ölüm haberi ile üzüntü içerisinde, keder içerisinde! Ama aynı kederi duymayan hainler, elbette ki yaptıkları işten gurur duyarak, iğrenç emellerini büyüklerine anlatmakta… Büyük Millet Meclisi’nde Atatürk’ün ölüm raporu gündeme geldiğinde, 1935 yılında kapatılan ancak Meclis’ten tam olarak arındırılamayan masonlar ortaya bir fikir atarlar: “Efendim, gençlerimize terbiye olur, onun alkol ve sigaradan öldüğünü duyuralım.” derler ve ortada doktor raporu varken ne hikmetse bu böyle kabul edilir. Bunun arkasından Yeşilay icad edilir, bu olaylar da tarihteki yerini böylece alır. İşte bu noktalar akla “acaba saklanan bir gerçek mi vardır?” sorusunu akla getiriyor. Buradan yola çıkalım ve bu sır perdesini aralamaya çalışalım… Ceyhan Mumcu’nun 16.10.2005 tarihinde Mahiye Morgül’e anlatımından; “Bir deniz tabip albayının Atatürk’ün ölümü hakkında yapmış olduğu bir doktora tezi var. Orada Atatürk’e yanlış tedavi uygulandığı anlatılmaktadır. Atatürk sanıldığı gibi siroz hastası değildi. Atatürk’e sıtma tedavisi yapılmış, aşırı “Kinin” yüklenmiş ve karaciğeri bu yüzden iflas etmiş, siroze dönüşmüştü. Tedaviyi yapan doktor mason locası üstadı azamlarından doktor Mim Kemal Öke’dir. Durumu iyice fenalaştıktan sonra yine bir mason olan Celal Bayar yurtdışından bir doktor getirtir. Yanlış tedavi yapıldığını, karaciğerin bu yüzden iflas ettiğini rapor eden bu yabancı doktordur. İstirahat için 2 ay kadar kaldığı Savarona’da nemli sıcaktan durumu daha da kötüleşmiş, son günlerinde Dolmabahçe Sarayı’na götürülmüştü.”

Arşiv Saka

103,650 Aufrufe • vor 2 Jahren

Türk gencinin Enver Paşa ile Mustafa Kemal'e yaklaşımı tam da böyle olmalıdır. TV 24’te Koray Şerbetçi’nin programında konuşan Ozan Bodur; -Mustafa Kemal Paşa minimalist, realist ve soğukkanlı bir adamdı. Onun soğukkanlılığı üzerinden o ateş parçasının içerisinde Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni kurduk. -Enver Paşa maksimalist bir adamdı. Cihan Şümuldü. Mustafa Kemal Paşa küçük hilali çizip Türkiye Cumhuriyeti'nin banisi olurken, Enver Paşa tam olarak Batum'daydı. -Batum'da Sakarya Meydan Muharebesi'nin nihayete ermesini bekliyordu. Eğer biz Sakarya Meydan Muharebesi'nden Allah muhafaza bir mağlubiyet almış olsaydık, Enver Paşa Erkan'ınla beraber tekrar Türk ordusunu kurmak için girecekti. -Zafer haberi geldikten sonra büyük hilali çizmek için Buhara'ya geçti. Maksimalist, başka bir düşünce. Amaçlar bir, reçeteler farklı. -O laboratuvarın içerisinde bize böyle labirentler koymuşlar. O labirent duvarlarının ötesini görmeyelim ve ötesinden dair konuşmayalım. Kemalist gibi konuşalım, Hamidist gibi konuşalım, Enverist gibi konuşalım ama tepeden bakamayalım. -Genel manzarayı göremeyelim, büyük resmi okuyamayalım. Bu memlekette bizim Türk çocuklarına, Türk evlatlarına yapabileceğimiz en büyük kötülük bu olur. Yeri gelir, bize öyle bir soğukkanlılık, o kadar realist olmak lazım olur ki Mustafa Kemal Paşa'ya ihtiyaç duyarız. -Yeri gelir, bütün memleketin içinde bulunduğu durumu okumamız gerekir. Biraz böyle itidalli davranmamız gerekir, gözlerimiz Abdülhamid Han'ı arar. Yeri gelir, fişek gibi parlamamız gerekir, ileri atılmamız gerekir, bize Enver Paşa lazım olur. -Bütün bu tarih eczanesi içerisinde, ben buna tarih eczanesi diyorum. Bu tarih eczanesi içerisinde farklı farklı hastalıklarımıza göre bu merhemler, bu emler, bu ilaçlar var iken bu ilaçları reddetmek niye?

Herodot Diyor Ki

22,066 Aufrufe • vor 2 Monaten