Loading video...

Video Failed to Load

Go Home

SDF Basın Merkezi sözcüsü Ferhad Şami: “Türkiye bizzat kendi gücüyle bize saldırıyor. Türkiye’in hava saldırılarına rağmen bölgeyi korumakta kararlıyız ve koruyoruz. Baraj’a bizi desteklemek için gelen halkımızdan başka bir gücün desteğini almadık. Teslim olan askerler var.”

98,302 views • 1 year ago •via X (Twitter)

10 Comments

sehirde kaos var's profile picture
sehirde kaos var1 year ago

şeklini şemalini siktiğim maymunu şu cirkinlige baj

Hakan's profile picture
Hakan1 year ago

Sıktır yarraaaammm

cannxcannx's profile picture
cannxcannx1 year ago

Saldıran yok hele saldırı görmediniz bunlar doldur boşalt mevkilerde rahat bırakmama ufak tefek isler

bitcoinonur's profile picture
bitcoinonur1 year ago

Süratını siktimin ermenisı seni sarı torbalar hazır sizin için

çerkezzz's profile picture
çerkezzz1 year ago

Konuşurken bile korkusundan altına sıçıyor amq evladı

timurhan aytürk's profile picture
timurhan aytürk1 year ago

Zirtçi ferho munbicten kactigi icin cezali. barjda patates soyuyor.

Deniz's profile picture
Deniz1 year ago

Somunuz geliyor sizi kimse kurtaramaz kucaklarina oturduguniz koclarinızda kurtramaz 🇹🇷💪

berkM's profile picture
berkM1 year ago

Suriye'nin çeşitli yerlerinden; Kamışlı, Amude, Afrin gelen işgalci Kürtler menbiçten kovulacak

kawa's profile picture
kawa1 year ago

Baraja sivil halkı göndermek resmen halkını katletmektir

hak geldi baatıl zay oldu's profile picture
hak geldi baatıl zay oldu1 year ago

O gözlük lerinin çerçevesini s*kim

Related Videos

Fetullahçı darbe girişiminin yaşandığı 15 Temmuz 2016’da Hava Kuvvetleri Komutanı olan Orgeneral Abidin Ünal o gece yaşananları anlatıyor. Eksikleri varsa bile derdest edilmelerine rağmen o gece Fetullahçılara direnen her kuvvet komutanından Allah razı olsun. Toplantı salonu, oraya girdik. Birliklere ulaşıp bilgi toplamak için önde orada bulanlara emir verdim. Bu bakımdan biz hemen bir kriz toplantısı, bir kriz masası kurma ihtiyacı doğdu. Çünkü belli ki bize bir büyük resim gerekti. Nerede ne var, hangi birlik, nasıl hareket ediyor diye. Ankara'da Havva Kuvvetleri Harekat Merkezi iki tuğgeneral ve bir albayla işgal edilmiş. Yani FETÖ'cüler işgal etmiş, kapıyı da kilitlemişler. Havva Kuvvetleri Harekat Merkezi'nin etkisizleştirilmesi için ben, Tümgeneral Yazgılı o sırada Kurmay Başkan Vekili emir verdim. Bunun üzerine hiç gecikmeksizin silahlar bu sefer darbecilere dönüyor. Ve karargahı ele geçirmeye çalışan genel sekreter ve ekibi hasise ediliyor. Dolayısıyla karargahı ele geçirme olayı orada bitiyor. Hava kuvvetleri, harekat merkezi öyle köreltildi ki, iletişim imkanları kalmadığı gibi elektrikten, sudan hatta içeri gitti kaldılar. Havasız kaldı. Yani o derece kendi kendilerini hapsetmiş oldular. Yani ben bazen buna mezar durumuna dönüştüğü derken kastettiğim buydu. Dışarıdan da yardım talep ediyorlar. Tabii yardım talep ediyorlar sonuçta. Hava kuvvetleri, harekat merkezi böylece etkisizleştirildi ve hem karargahın işgali sonlandırıldı, hem de hava kuvvetleri, harekat merkezi şimdilik dondurulmuş durumda tuttu. Emir komutayı Eskişehir'e devrettik. Hava kuvvetleri harekat merkezi devredişi bıraktık. Ve bu emir yayınladıktan sonra hava kuvvetleri içinde harekat merkezimiz gerçekten bir güç kazandı. Bildirimimizde o gece yayınlanan Silahlı Kuvvetleri Bünyesi'nde darbeye karşı ilk ve tek yazılı direktiftir. O ana kadar hiç ama hiçbir hareketi gözlemlemediğimiz ve emniyette olduğunu düşündüğümüz Erhaç Meydanı'na bu uçakları indirmeye karar verdik.

Herodot Diyor Ki

31,715 views • 1 month ago

Terörsüz Türkiye hedefi, bu coğrafyada ister PKK üzerinden ister başka bir güç aracılığıyla olsun Kürt kardeşlerimizi Siyonist İsrail’e teslim etmemek odaklıdır. “Terörsüz Türkiye” hedefi ise, İsrail’in kuzeye doğru ilerleyişini ve PKK’yı ile Suriye’deki uzantısı SDG’yi bir kara birliği olarak müttefik hâline getirme çabasını tasfiye etmektir. Zaten Türkiye, Suriye’nin bütünlüğünü bozacak SDG kaynaklı herhangi bir kalkışmaya izin vermeyeceğini; Suriye devleti ile yaptığı anlaşmalar ve bölgedeki askeri gücünü artırmasıyla açıkça ortaya koymaktadır. Eğer SDG, Suriye’de ülkenin parçalanmasına ve İsrail’in işini kolaylaştırmaya yönelik adımlar atarsa, bunun en net cevabını Türk devletiyle birlikte Suriye devletinden alacaktır tasfiye edileceklerdir. Öte yandan Özgür Özel’in geçtiğimiz günlerde dile getirdiği “İngiltere’nin çıkarlarını en çok CHP korur” söylemi, bize Türkiye’nin karşı karşıya olduğu ve muhtemelen bundan sonra daha da sertleşecek operasyonların Telaviv-Berlin hattında Avrupa'da bir merkez tarafından organize edildiğini açıkca göstermektedir. Son derece dikkatli olmalıyız; çünkü bütün savaşların akıl merkezi olan Avrupa'da bir merkez, doğrudan savaşa girmeden herkesi birbirine düşürerek ve kurdukları İsrail’i çatıştırarak kendi gücünü pekiştirmeye çalışmaktadır. Aynı akıl ısrarla Türkiye’yi Orta Doğu’dan koparmaya ve Rusya ile çatıştıracak bir zemin hazırlamaya da tüm gücüyle çalışmaktadır. Kadim Türk devlet aklı ise bunu çok önceden gördüğü için, Sayın Bahçeli üzerinden dile getirdiği “terörsüz Türkiye” çıkışıyla; Türkiye’nin yaşadığı çok katmanlı mücadele sürecinde, Asya’nın yükselişini ıskalamadan; Batı’nın gerileyişini dikkatle izleyerek kendi çıkarları doğrultusunda bu coğrafyada kadim ittifakı — yani Türklerin, Kürtlerin ve Arapların ittifakını — güncelleyecektir. Balkanlar’dan Kafkasya’ya kadar uzanan geniş bir perspektifle, bu büyük akıl pratik adımlarıyla bunu adım adım gerçekleştirecektir. TBMM T.C. Cumhurbaşkanlığı AK Parti MHP Odatv Osman DİYADİN Ufuk Coskun Nedret ERSANEL İbrahim Karagül Yıldıray ÇİÇEK

Metin KÜLÜNK

285,449 views • 1 year ago

MİT Başkanı İbrahim Kalın, STRATCOM Zirvesi’nde konuştu: "Türkiye dahil olmak üzere İslam dünyasının temel sorunlarından bir tanesi maalesef kendi hikayesinin farkında olmamasıdır. Kendi kavram setiyle düşünememesidir. Kendi kelimeleriyle konuşamamasıdır. Halbuki ismini koymadığınız şey sizin değildir. Adını koymadığınız hikaye sizin hikayeniz değildir. Başkalarının gramerini kullanarak kendi kelimelerinizi kullandığınız zaman bile kendi dilinizi kullanmış olmazsınız. Hikayesini anlatmadığınız şey ise hadise olmanın ötesine geçmez. Yaşanan hadiseler ancak hikayeleştirildikleri zaman kalıcı birer anlatı haline gelirler. O yüzden bizde eskilerin tabiriyle tahkiye sanatı, hikaye anlatma sanatı çok kıymetlidir. Hikaye anlatmak sıradan bir iş değildir. Hikaye anlatmak hikayeden bir iş değildir. Hikaye anlatmak ciddi bir iştir. Bir hikayeniz varsa söyleyecek sözünüz varsa bir anlatınız var demektir. Bu anlatının dilini inşa ederken kendi hikayenizi anlatırken hangi kavram setini kendinize referans aldığınız son derece önemlidir. O yüzden biz kendi hikayemizi anlatmak için kendi kavram setimizi, kendi kelime dünyamızı yeniden keşfetmek ve inşa etmek zorundayız. Bunu da bilginin doğru tanımı, hakikatin doğru tasviri, anlatının doğru temeller üzerinde inşa edilmesiyle mümkün olduğunu ifade etmeliyim. Tam da bu noktada biz karanlık aydınlanmanın bütün saldırılarına, kapitalist tüketim modellerini ve teşhir kültürünün bütün saptırmalarına rağmen ve onlara karşı aklımızı ve kalbimizi korumaya ve özgürleştirmeye devam edeceğiz. Donukluğa karşı içtihadı, ifsada karşı ıslahı, duraklamaya karşı tecdidi, dağılmaya karşı tevhidi, statükoculuğa karşı yenilikçi geleneği, atalete karşı da devrimci değerleri öne çıkartarak kendimize yeni bir anlatı yeni bir gelecek inşa edeceğiz. Düşman yaratma oyunlarına karşı her an teyakkuzda olup onların oyunlarını boşa çıkartacağız. Türkiye olarak biz bilgiyi hakikatten, hakikati varlıktan, gücü hak ve adaletten, hikayeyi ve anlatıyı anlam ve istikametten ayırmadan yolumuza devam edeceğiz. Temel çabamız, gayretimiz hikayemizi evrensel bir dille anlatmak ama hikayemizin sadece şu grubun, bu hizbin, bu bölgenin, bu şehrin değil bütün coğrafyamızın, bütün insanlığın da bir hikayesi olduğunu fark ederek, kavrayarak bize kulak vermeye gönlü olan, aklı olan, kulağı olan herkesle paylaşmak olacaktır. Bu yüzden de biz hikayemizi inşa edeceğiz, anlatacağız, paylaşacağız ki başkalarının hikayeleriyle bizim hikayemiz de zenginleşsin."

T.C. İletişim Başkanlığı

671,003 views • 6 months ago

Tanzimattan beri 200 senedir bize Teknoloji, Tıp, Fen eksiğiniz var, Batıdan onu almalısınız dediler de dediler. Ama bize batının tekniğini, fennini, tıbbını değil de cümbüşünü, eğlencesini getirdiler. Allahınızı, kitabınızı severseniz, şu eğlencenin, cümbüşün neresinde teknoloji, fen, tıp var. Bizi hep bu şekilde oyaladılar. Böyle olunca muasır medeniyet seviyesinin üstüne çıkacakMIŞIZZZ. Tanzimattan beri bu topraklarda 200 senedir batılı mantık hakim. 2-3 Padişah ve Türkiye Cumhuriyeti döneminde de son derece sayıları sınırlı kimi Başbakan ve Cumhurbaşkanlarımız hariç 200 senedir, Batı ne dediyse yaptılar. Hala gözümüz açılmayacak mı? Teknoloji, tıp, fen eksiğiniz var diye diye diye diye diye bize, Batının rezil aşağılık hayat tarzını dayattılar. Ayrıca bize hiç faydası olmayan çalgıyı, çengiyi, cümbüşü, eğlenceyi alkolü, uyuşturucuyu, malayaniyi getirip yerleştirdiler. Dönüp bize dayattığınız şu batılı hayat tarzı ve temelinde bireyci bencillik olan bir o kadar aşağılık batılı eğitim hiç fayda vermedi diyen kişilerde çıkmayacak mı ya? Görmüyor musunuz çocuklarımızı ne ile oyalıyorlar. Görmüyor musunuz çocuklarımızdaki aile sevgisi, vatan sevgisi neredeyse sıfıra indi. Çocuklarımız kendi kardeşleri, annesi, babası ile bile ellerindekini paylaşmıyor. Anne babasına çemkiren çocukların sayısı neredeyse milyonları buldu. Bütün bunların sebebinin bize dayatılan bu aşağılık Batı tarzı eğitim olduğunu sorgulayacak kimseler çıkmayacak mı Allahınızı severseniz. Şu çalgıyı, şu dümbelekleri organize bir şekilde çalmak için belki kaç hafta prova yaptılar. Akademik başarıya ne gerek var? Bizim işimiz gücümüz, Bremen mızıkacıları gibi çalgı, dümbelek, darbuka, oyun, eğlence. Çocuklarımızı teslim ettikleri öğretmen de ne güzel eğitim veriyor değil mi?

Ebubekir SOFUOĞLU

19,791 views • 3 months ago

Titan Jorge Mendes ve lobisi hocanın bize husumeti var dünya bizle çalışıyor bizi neden beğenmiyor demiş... Bak kardeşim dünyanın bir çok yerinde çalışıyorsunuz, bunu inkar etmiyoruz... Ha, bana kalırsa tüm hareket alanlarınızın kısıtlanması ve hatta dünya futbolundan uzaklaştırılmanız lazım... Orası ayrı… Neden mi? Futbola yabancı olan sadece Avrupa futbol endüstrisi içine girmek isteyen yankeeler ve körfez sermayesini; Avrupa futbolunun içine sokarak vakti zamanında çalıştığın gece kulübünde kafaya aldığın yetenekli çocukların ve Cristiano'nun vasıtasıyla yaptığın sözleşmeyle elinde ki futbolcu fiyatlarını piyasaların çok çok üstünde arttırarak kulüplerin ekonomik anlamda batacağı biz düzeneği yaratmadın mı… YARATTIN . . . 2019'da bu yaptığım söyleşi de seninle şahsi bir husumetim olmadığını açıkça beyan ettim... Ama Beşiktaş’a neler yaptığını biz iyi biliyoruz. Neler mi yaptın? Neleri yapmadın ki? Atletico Madrid ile 1 kez bile idmana çıkmamış olan bir oyuncuyu, Atletico Madrid oyuncusu diye o dönemin idarecilerini kazıklayıp milyon milyon Eurolarımızı almadın mı... ALDIN . . . (Julio Alves, Bebe, Sidney vs onları saymıyorum bile) Bir başka örnek Almeida... Almeida'nın parasını Jorge Mendes fonu ödeyecek diyerek, kulübümüzü ve camiamızı yine kandırıp o parayı da bize ödettiğin yıllar sonra Football Leaks belgelerinde çıkmadı mı? ÇIKTI . . . Bu belgeler ile bizi tüm dünyaya rezil ettin mi ? ETTİN . . . Talisca'yı Benfica'da kulübede otururken Beşiktaş gibi sürekli kazanmak için oynayan takımın için sokup parlattıktan sonra onu bedavaya bizden uçurup, milyon milyon Eurolar kazanmadın mı... KAZANDIN . . . Bizi sahibi olduğun FON şirketinin pilot takım olarak kullanmadın mı? KULLANDIN . . . Bize yaptığın bu nitelikli işleri yıllardır çalıştığın Atletico Madrid'in idarecilerine ve kulübüne yapabiliyor musun? YAPAMIYORSUN . . . Kendi ülken dahil, İrlanda, İspanya'da hakkında yaptığın yolsuzluklardan dolayı açılan soruşturmalara rağmen hala ortada dolaşabiliyorsun. Ama unutma, papaz her zaman pilav yemez.

Hürser Tekinoktay

13,446 views • 8 months ago

🇹🇷🇬🇷 Emekli Yunan Büyükelçi: “Yunanistan’ın caydırıcılığı yok. Son derece zayıf bir durumdayız. Yunan halkını bir gemi alıp güç dengesini tersine çevirdiğimiz masalıyla oyalıyorlar.” Yunanistan'ın emekli İran Büyükelçisi George Aifantis konu ile ilgili şunları söyledi: "Yunanistan’ın caydırıcılığı yok. Eğer olsaydı Erdoğan bu ölçüde tehdit edemezdi. Caydırıcılık sadece askeri bir mesele değildir, o gücü kullanma iradesidir. Bu Yunanistan’da mevcut değil. Dolayısıyla Cumhurbaşkanı Erdoğan’a Amerikalıların da dediği gibi önemsiz olduğumuzu söylüyoruz. (Öyle olunca da) sahip olduğu askeri gücü kullanıp Meis Adası’na yerleşmesi olağan hale geliyor. Kurallar değişiyor ve ortaya çıkan yeni durum, yeni kurallar, yani ‘güç hak yaratır’ kuralı bizim için elverişli değil. Ege adaları bize aittir, çünkü biz oradayız ve onları savunabiliyoruz. Eğer savunamazsak onları alabilecek olana ait olur. Türkiye’nin gücü ABD Başkanı’nı ona saygıyla yaklaşmaya itmiştir. Bizim ise bir ilişkimiz bile yok. Bizi tamamen görmezden geliyor. (ABD) bize bazı doğal gaz sözleşmeleri dayattı, hiçbir karşılık almadan, hatta bizi koruduğu yanılgısına kapılarak kabul ettik. Eğer Türkiye bir askeri harekat yapar ve ardından diplomatik pazarlıkla Ege’de istediği şeyleri elde ederse; adaların silahsızlandırılması, Meis’in fiilen ilhak edilmesi gibi; bunların hangisi ABD çıkarlarını ya da bizzat Başkan Trump’ı rahatsız edecek? Dolayısıyla son derece zayıf bir diplomatik konumdayız ve sadece yumuşak güce sahibiz. Başkan Trump’ın uluslararası hukuka gösterdiği (!) büyük saygıyı göz önüne aldığımızda; Avrupalı ortaklarımız olan Birleşik Krallık, Almanya, Fransa’nın Türkiye’yi büyük tehdit olarak gördükleri Rusya’ya karşı vazgeçilmez bir unsur olarak saydıklarını düşününce; gerçekten bizim yanımızda duracaklarını mı sanıyoruz? Dolayısıyla benzeri görülmemiş bir durumdayız. Diplomatik hizmete başladığım 1985’ten bu yana bu kadar kötü bir tabloyu, bu denli bir yalnızlığı, Türk tezlerinin ve gücünün bu ölçüde kabul gördüğünü hiç hatırlamıyorum. Güzel bir gemi aldık ama kaç drona dayanabileceğini sanıyoruz? Türklerde 100-200 tane dron var, gemideki Aster füzesi sayısından fazla dron var. Ama Yunan halkını bir gemi alıp güç dengesini tersine çevirdiğimiz masalıyla oyalıyorlar. 32 gemi inşa ediyorlar. Bunların arasında korvetler, fırkateynler, uçak gemisi ve denizaltılar var. Biz dünyanın en iyisi olduğumuzu ve donanmamızın en güçlü olduğunu düşünebiliriz. Ama sorun şu ki caydırıcılığımız yok. Türkler de müttefiklerimiz de böyle düşünüyor. Eğer güçlü olsaydık bize saygı duyarlardı, bizi dinlerlerdi. Ama bize tam tersini söylüyorlar: ‘Madem yapamıyorsunuz ne istiyorsunuz?’ Yapamıyoruz. Çünkü esasen Yunan siyasi sistemi buna niyetli değil. Televizyonlarda boy gösterenlerden hangisi ülke için savaşmaya giderdi? Mesele toplum. Ukrayna’daki, Yemen’deki ve her yerdeki çatışmaların bize gösterdiği şey şu: ‘Eğer toplum ülkenin savunmasına katılmıyorsa bunu onun yerine birkaç üniformalı, yabancı paralı askerler ya da yabancı müttefikler yapamaz.’ Toplumun kendisi elindekileri korumaya kararlı olmalıdır.“

Turan Oguz

158,091 views • 8 months ago

🔴 Sayın Erdoğan'ın bir kez daha aday olmak istediği sır değil. Mevcut anayasa buna engel. Anayasa değişmeden veya mecliste 360 olmadan bir kez daha aday olamayacak. Dolayısıyla bu yasama dönemi içerisinde başarmayı umduğu eşik 360 sayısına ulaşmak. 🔴 Adalet ve Kalkınma Partisi'nin ve Milliyetçi Hareket Partisi'nin bizim bütün muhalefetimize rağmen parlamentoda yapmak istediği de yapamadığı ne var? Çoğunlukları var. Biz muhalefetimizi yapıyoruz, topluma anlatıyoruz. Meclisten muhalefetimizi yapıyoruz ama işte en son, bu kayyum yasası, dezenformasyon yasası da bu parlamentodan çıktı. 🔴 Bir yerde tamamen siyasi amaçları için kullandığı bir yargı mekanizması da var. Bir yerinde yargı denen bir aykırı da var. Dolayısıyla bunları zaten yapan bir Erdoğan var, bir Adalet ve Kalkınma Partisi var. Yani bu süreç bizi kötüye götürecek falan değil, zaten kötüyüz. Bundan daha kötü hal ne var? 🔴 İstediğine karşı dava açıyor, istediğini gözaltına alıyor, istediğini hapse atıyor, şirketlere kayyum atıyor, belediyelere kayyum atıyor, demokratik alanı sınırlandırmış. Böyle bir Türkiye gerçekliği var. 🔴 Bir de bütün bu silahlı eylemlerden, terörden, şiddetten, bütün politikasını bunun üzerine kurmuş Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarı var. Bütün muhalefeti bununla suçlayan, bununla toplumu ve kendi kitlesini bir yerde tutmaya çalışan Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarı var. 📌 Zorlu Holding CEO'su Cem Köksal gözaltına alındı. Bir şirket içerisindeki bir tartışma, iç yazışma, şirketin kendi geleneğini bir vesileyle ortaya koymuş olması, hemen gözaltına alındı. Yarın öbür gün belki diyecekler ki biz Zorlu Holdinge kayyum atıyoruz. Bakın bu zemin var. Türkiye'de bu süreçle beraber her şey güllük gülistanlık olacak falan değil. 📌 Daha alttaki bir yöneticinin Ramazan mesajıyla ilgili yaptığı bir paylaşımdan kaynaklanan ve daha sonra şirket içerisinde CEO ile aralarındaki bir görüş haline ilişkin bir tartışma. Bakın iş yazması. Bu yargının konusu olamaz. Kamuoyuna dönük bir yazışma değil bu. 📌 Diyarbakır aynı zamanda bir siyasi merkezi, bir kimlik merkezi. Bu sorunun en çok konuşulduğu, 7 yaşından 70 yaşına kadar insanlar, sokaktaki herkes, işinde gücünde olan sanayici, herkes sonuçta bu sürecin değerli bir olduğunu düşünüyor. 📌 İnsanlar büyük bir umutla gelmişler Dağkapı Meydanı’na ama sırtlarını dönüp gitmişler. Bu mesele onur gurur yarıştıracak, yendik yenildik, ezdik kafasını kopardık meselesinden çok daha öte bir duygu halidir aynı zamanda. 📌 Türkiye'de canı yanan, gerçekten içi acıyan binlerce insan var, on binlerce insan var. Şehit yakınları var, gaziler var, bu işten zarar görmüş insanlar var. 🔴 Kolektif bir biçimde bundan zarar görmüş, 3 milyon insan zorunlu göç etmiş, köyler zamanında boşaltılmış, bilmediğimiz kadar faili meçhul cinayet var. Bu kadar ağır travmadan bahsediyoruz. Dolayısıyla böyle ağır bir sorunu konuşuyoruz. 🔴 Adalet ve Kalkma Partisi şunu başardı nu sorunu Türkiye'nin meselesi olmaktan çıkardı, 2002'den sonra bölgesel ve uluslararası bir sorun hale getirdi. “Böyle büyük başarısı var.” Türkiye'nin kendi sınırları içerisinde bunu çözme imkanı varken böyle daha bölgesel hale getirdi. Türkiye'nin gerçek güçleri bunu çözme konusunda iradesini tam olarak ortaklaştıramazsak, kenarda bekleyenler var, oyuna girecekler. 🔴 O nedenle ne yapılacaksa topluma güven verecek bir şekilde parlamentoya açık yapılması lazım ki, biz bir rıza üretelim toplumdan. Yani o rızayı üretelim ki, arkasında bir toplumsal destek olsun. 🔴 Zarar görmüş, gerçekten acısı halen dinmemiş mağdurların rızası çok önemli. Şehit yakınlarının, gazilerin gerçekten bu süreçle ilgili olarak bir daha gençlerin, çocukların ölmemesi için gösterecekleri olgunluk çok önemli. 🔴 Önümüzde Türkiye olarak, hep beraber yürütebileceğimiz bir süreç var. Biz Adalet ve Kalkınma Partisi'ne güvenerek değil, Sayın Erdoğan'a güvenerek değil, bu toplumun barış isteğine güvenerek siyaset yapmak durumundayız. Halk TV gökmen karadağ

Sezgin Tanrıkulu

23,514 views • 1 year ago

‘ESKİ’ sofiler anlatıyor… Eskiden bir dönem sofilik yapmış, Ancak Serhendi olduktan sonra sofilik yerine; Dergah basmakla, Rahmetli Gavsımızın(ks) Evlat ve Halifelerine iftira atmakla, Pankartlı protestolar yapmakla, İftiracı Çıplak KRAL ve Mahrem İfşacısı Dabbetül ARSIZ’dan beslenmekle, Gittikleri yoldaki usulsüzlük ve çelişkilerle ambole olmakla; Sofilik ile bağlarından her geçen gün uzaklaşan ve gönülleri bir türlü huzura eremeyen, Eski Sofiler KAPALI KAPILAR ARDINDA anlatıyor… Diyorlar ki; Nereden bilebilirdik ki böyle olacağını !? Nereden bilebilirdik ki; bu kadar hırs ile hareket edeceğini, kapıya bu kadar zarar vereceğini !? ‘Eski’ sofiler başka şeyler de anlatıyor… Mesela koruma olan eski bir sofi diyor ki: Kardeşlerinin ve alimlerin uyarısına rağmen, hakkı olmayan bir arsaya inşaat başlatmasına ve bu yaptığını “Haramsa da, imani bir mesele değildir.” diyerek açıklamasına canlı canlı şahit olduktan sonra aylarca kendime gelemedim. Mürşid diye peşinden gittiğim, bütün maneviyatımı emanet ettiğim biri nasıl olur da haramı böyle küçümseyebilir !? Hâlâ da gönlüm mutmain olamadı… Mesela, eski bir sofi olan bir cami görevlisi diyor ki: Eskiden camimizin bir usul adabı vardı. Şimdi camiyi stüdyoya çevirdiler. Dertleri irşad değil şovmenlik olmuş… Şimdi Serhendi’de bir ilde vakıf başkanı olmuş eski bir sofi diyor ki: Bizi köye toplantıya çağırıyorlar. Sanıyoruz ki toplantıda irşad ve hizmet faaliyetler konuşulacak. Ama her gittiğimiz toplantıda görüyoruz ki; Ya Rahmetli Gavsımızın (ks) Evlat ve Halifelerine hakaret ediliyorlar, ya da ticaret yok vb. gibi önceden kendi dedikleri söylemlerini yalanlıyorlar. Böyle irşad da olmaz, böyle hizmet de. Yakında dağılır gideriz… Mesela, Sofiyken Serhendi olan, fakat Serhendi tutarsızlık ve yanlışlıklarını gördükten sonra kapıdan tamamen uzaklaşan eski bir sofi diyor ki: Bizi önce geçmişimize düşman ettiler, şimdi de geçmişte tüm yapılanları birebir kopyalamaya çalışıyorlar. Söylem ve eylemleri bu kadar tutarsız olanların ardından gidilemezdi. Ben de tamamen sofiliği bıraktım… Mesela, şimdi Serhendi de molla olan eski bir sofi diyor ki; Menzilimizin bu kadar zarar gördüğü bir süreçte, sırf başlangıçta kendisine yaşından dolayı daha fazla sofi intisap etti diye; Şeriatın esah görüşü yerine, kendi işine gelen bir görüşle sofileri birbirine kırdırmasını ne ilmi olarak, ne tasavvufi olarak sindiremiyoruz. Sofilere de açıklayamıyoruz… Mesela, ömrü dergahlarda geçmiş eski bir sofi diyor ki: Şimdi anlıyorum ki, Bağımız kalmadı dedikten sonra dergahlara el koymamız hiç doğru değilmiş. Bizi kandırıp, vakıf malına el sürmemize sebep oldular. Bizi büyük bir vebale soktular… Mesela, Hane ile akraba olan bir Seyid diyor ki; Bu topraklarda Seyidliğin de, Menzilin de bir ağırlığı vardı. Serhendi Seyidlerin, Kendi hanelerine, seyidlere ve hizmetlere attıkları iftiralar yüzünden toplumun Seyidliğe de Menzile de bakışı çok kötü hale geldi. Bu kapıya çok büyük zarar verdiler… Mesela, köyde görevli olan eski bir sofi diyor ki: Molla Nezir Hz., Allah(cc) rızası için meseleler çözülsün diye o kadar özveri gösterirken; O’nu rüşvet almak ile şuçladılar. Zaten Gavsımızın(ks) Evladı olan Halifelerine iftira atıyorlardı, şimdi bir de diğer Halifelerine iftira atar oldular. Kendilerine biat etmemiş herkese çamur atmak mı tasavvuf !? Mesela, 30 yıl bu kapıya hizmet etmiş eski bir sofi diyor ki: Yıllarca Semerkand ile hizmet ettim. Şimdi Serhendi olan Seyid ve Mollarlar da; O zamanlar Semerkand hizmetlerini öve öve bitiremezdi, bizi o hizmetlere teşvik ederlerdi. Şimdi ne oldu da bize kalmayınca, Semerkand’a bu kadar düşman olduk !? Şimdi biz Rahmetli Gavsımız(ks) zamanında, yaptıklarımızla dine ve tasavvufa zarar mı veriyorduk !? Gavsımız (ks) bizi 30 yıl kandırmış mıydı !? Yoksa şimdi Serhendi büyükleri mi bizi kandırıyor !? … Velhasıl, hâlâ sofi olanlar sofiliğe devam ederken; Eski sofi fakat şimdi Serhendi olanların kafası ve gönlü çok karışık… Ne diyelim; ALLAH (cc) KURTARSIN…

PANZEHİRCİ

16,364 views • 1 year ago

■ İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF) sözcüsü Anna Ukolova “PUTİN DE DAHİL OLMAK ÜZERE İSTEDİĞİMİZİ VURURUZ.” Rus RBC radyosunda yaptığı açıklamada, Rus yetkililerin savaşta İsrail karşıtı bir tutum sergilemeleri halinde Rus yetkilileri öldürülecekleri tehdidinde bulundu. IDF Sözcüsü Ukolova, İsrail'in Rusya'daki tüm web kameralarını kontrol ettiğini ve Putin de dahil olmak üzere istediği herkesi kolayca vurabileceğini söyledi. Aynı taktiklerin İranlı liderleri ortadan kaldırmak için de kullanıldığını belirtti. ■ KKTC Ulaştırma Bakanlığı, Türkiye Cumhuriyeti'nin, muhtemel askeri harekât nedeniyle, KKTC adına NOTAM yayımlandığını" duyurdu. Bakanlıktan yapılan açıklamada, "Türkiye Cumhuriyeti'nin muhtemel askeri harekat nedeniyle" KKTC adına, N0101/26 (harici)- K0084/26 (dahili) numaralı NOTAM 'I yayınlandı. 12 Nisan'a kadar geçerli. ■ İran’ın: ABD ve İsrail saldırılarına misilleme kapsamında 28 Şubat’tan bu yana 7 Arap ülkesine toplam 3 bin 95 füze ve insansız hava aracıyla saldırı düzenlediği açıklandı. ■ İsrail : İran'ın saldırılarının ilk başlardaki gibi olmadığını ve giderek daha çok şiddetlendiğini açıkladı. ■ İran: "Bir ayet var hoşunuza gitmediği halde savaş size farz kılındı." o halde bizde savaşırız. ■ Pentagon : Kongreden 200 Milyar USD ek bütçe istedi. ABD bütçesinin % 2,9 una denk geliyor. PENTAGON ,İRAN savaşının finansmanını sağlıyor. ■ İran askeri sözcüsü : ABD'ye Altın çağınız sona erdi.Bölgeden çekilin ya da ölümü seçin. ■ Diplomatik Strateji : Çin, İsrail'in Ortadoğu'daki başka bir ülkeye daha saldıracağını açıkladı. ■ MSB : Hava sahamızın ve vatandaşlarımızın güvenliğini sağlamak amacıyla millî düzeyde alınan tedbirlerin yanı sıra Adana’da konuşlu mevcut İspanya Patriot sistemine ilave olarak Ramstein/Almanya’daki Müttefik Hava Komutanlığı tarafından görevlendirilen bir Patriot sistemi daha Adana’da konuşlandırılmaktadır. İncirlik Üssü Türk Üssü !!! Madem bu üs Türk Üssü! Neden Nato sadece bu Üssün koruması için Patriot kuruyor? Eğer Türkiye tehdit altında ise neden İncirlik? İstanbul değil, Neden Ankara değil ? Bu sorunun cevabını mutlaka her Türk vatandaşı düşünmeli. ■ ABD, Harg Adasını işgal etmeye hazırlanıyor. USS Tripoli amfibi grubu Malakka Boğazı'ndan geçti ve İran kıyılarına doğru ilerliyor. Bu gemi, 20'den fazla dikey kalkış yapabilen uçak ve helikoptere, büyük çıkarma gemilerine, bir muhrip ve 2500 deniz piyadesine sahip hafif bir uçak gemisi. ■ İran ordusu : Suudî Arabistan'ın ABD ve İsrail'e yardım ettiği gerekçesiyle Riyad'ı ve petrol devi Saudi Aramco'nun Ras Tanura Rafinerisi'ni insansız hava aracı (SİHA) ile vurdu. ■ Analiz : Yunanistan'ın son zamanlardaki İran savaşını bahane ederek Kerpe, Semadirek ve Limni gibi Adalarda hukuksuz bir şekilde yaptığı silahlanmalar Türkiye'yi yakın zamanda harekete geçirecek. Çok yakın bir zamanda Türkiye, Yunanistan'a güçlü bir misilleme tatbikatı ile karşılık verecek. Bu tatbikatta Kardak veya Keçi Adası benzeri bir Ada üzerinde hakimiyet konusunda büyük bir mesaj verebilir. ■ İsrail : İran’daki dünyanın en büyük doğalgaz tesisini vurdu. Gaz alan Türkiye ve Irak olumsuz etkilenecek. ■ İran : İsrail'in Dimona nükleer rekatörünü vurdu. ■ Moskova başta olmak üzere Rusya genelinde : İsrail Ordu sözcüsünün tüm kameraları izlediklerini Putin'e saldırabileceklerini söylemesinin ardından kapsamlı bir CIA/ MOSSAD bağlantılı İsrail operasyonu yapıldığı, pek çok kurumda İsrail ile bağları olan kişiler görevden alınmaya, ortadan kaybedilmeye başlandığı bilgileri geliyor. ■ Ukrayna Karadeniz'de Türk Akım ve Mavi Akım hatlarını en az 26 defa İHA saldırısıyla doğrudan saldırarak Türkiye'nin enerji güvenliğine saldırarak açıkça Türkiye Cumhuriyetine SAVAŞ açmış olup,açık saldırı ve tehdit etmektedir. ■ KKTC hava sahasında Türkiye'nin askeri harekat uyarısı, Karadeniz'de Ukrayna'nın Türk gaz hatlarına saldırıları,Ege'de tehditler, Güneydoğu PKK yürüyüşleri !!! #Atabey19HHK #HüseyinHakkıKahveci #OndokuzBiziz #Sondakika #UkabPartisi

Atabey Hüseyin Hakkı Kahveci

183,637 views • 6 months ago

Irak Kürdistan Bölgesi’nde siyasi tutumlarını beğenmesem de saygı duyduğum insanlar var ama Bölge Başkanı Neçirvan Barzani şunu bilsin ki bazı siyasi tutumlarını beğenmesem de o bölgede saygı dışında önem verdiğim tek siyasi şahsiyettir. Başkan Neçirvan Bey bu anlatımında Kürtlerin Irak’ta yaptığı bütün hataları Suriye Kürdistan Bölgesi’ndeki Kürtlerin de aynen tekrar etmesini tavsiye ediyor. 2003 yılında ABD ve uluslararası koalisyonun desteği ile Saddam diktatörlüğü yıkıldı, devlet de ordu da dağıldı. Bizzat Kürdistan Peşmergeleri Bağdat’a gidip güvenliği sağlamaya yardımcı oldu. Erbil’de bağımsız bir yapıya sahip olan Kürdistan Bölgesi tüm siyasi ve askeri gücüyle, tarumar olan Irak devletini tekrar ayağa kaldırdı ve Irak devletine Araplardan daha fazla sahip çıktı. Aynı Irak daha sonra 2005 anayasasını da çiğneyerek 2017’de Kerkük ve Şingal’da Kürdistan Bölgesi’ne karşı askeri saldırı yaptı, Kürdistan’ın önemli bir kısmını tekrar Irak’ın tasallutu altına aldı. 2014’te de DAIŞ saldırıları ile Musul ve başka yerlerde Irak devleti tekrar dağıldı, bir kez daha Peşmergeler ABD ve uluslararası koalisyonun desteği ile hem Musul’u hem de Irak’ı tekrar kurtardılar. Kürtlerin iki kez yıkımdan kurtardığı Irak devleti hala Kürdistan Bölgesi’nin bütçe payını vermiyor, memur maaşlarını da düzgün ödemiyor, Kürdistan Bölgesi petrolü de Irak’ın denetiminde ancak yeniden ihraç edilebilir. Yani Irak Kürdistan Bölgesi federal bir statüye, anayasal haklara sahip olduğu halde hala Irak’ın baskısı altında yaşıyor. Buna rağmen Başkan Neçirvan Bey hangi tecrübe ve akılla Rojava Kürtlerine “davet beklemeden siz kendiniz Şam’a gidiniz, Şam’ı kendi eviniz olarak görün, yeni Suriye’nin kurtarıcısı olunuz” diyor. Şam’daki Ahmed Şara yönetimi şimdiki güçsüz hali, olmayan askeri ordusu, çok zayıf olan uluslararası desteğine rağmen Kürtlerin bölgesini, askeri gücünü ve siyasi bölgesini tanımıyor. Yarın bizzat Kürtlerin desteği ile güçlense aynı Şam yönetimi Kürtlere karşı daha acımasız olacak. Bu konuda Irak Kürdistan Bölgesi çok kötü bir tecrübeye ve çok kötü bir tarihe de sahiptir. PDK ve YNK de Irak’ın bütün Şii ve Sünni siyasi partilerinden daha fazla “Irak vatanperverleridirler”. Başkan Neçirvan Bey, YNK lideri Bafil Talebani, İmralı’daki Öcalan kötü tecrübelerini, kötü tarihlerini “tavsiye” olarak Mazloum Abdî مظلوم عبدي ya da Rojava Kürtlerine anlatmasınlar. Suriye Kürdistan Bölgesi’nin de 13 yıllık bir siyasi tecrübesi var. Kahraman Peşmergeler gibi kahraman savaşçıları var, Irak Kürdistan Bölgesi gibi siyasi şahsiyetleri ve akademisyenleri var. Ayrıca Başkan Neçirvan Bey bütün bu yanlış tavsiyelerini Rojava Kürdistan’ı “kardeşlerine” anlatırken hep “Suriye” diyor, oradaki Kürdistan parçası için “Kürdistan” bile demiyor! Sayın Başkan Neçirvan Bey! (Nechirvan Barzani) Tavsiyeleriniz hatalı. Siyasi söyleminiz hatalı. Rojava’yı Şam’a biat etmeye çağırmanız hatalı!

Arif Zêrevan

67,669 views • 1 year ago

NETENYAHU : "ŞİMDİ ÖNÜMÜZDE BAŞKA MEYDAN OKUMALAR VAR." Açık ve net olarak ,Türkiye'ye savaş açacağını net cümlelerle açıklıyor. İSRAİL, BAŞBAKANLIK UÇAĞI " Wing Of Zion " Atina havaalanında görüntülendi. Uçağın özelliği " İÇİNDE SAVAŞ HAREKAT ODASI " olması. İsrail'den Kim ya da kimlerin ATİNA'DA olduğu bilinmiyor.... Bu iKİ açıklama son bir ay içerisinde yapıldı ... "AKDENİZ KIYISINDA BİR HİLAFET DEVLETİNE İZİN VERMEYECEĞİZ ." diyor. Kesinlik ifade eden ve SAVAŞ kartını diplomatik olarak masaya koyan ifade kullanıyor. Türkiye 'de KİMSE HİLAFET İLAN EDEMEZ . İLAN edilebilmesi için ancak ALLAH SEÇİLMİŞLİĞİ GEREKİR... Erdoğan'ın ve mevcutların hükmü yok. Bu beyandan sonra " YAKIN ZAMANDA OSMANLI GERİYE GELEMEZ." diyor. Osmanlı 1919' da tarihte yerini aldı. Yerine savaşla Türkiye Cumhuriyeti kuruldu. Yeni Anayasa ,Cart, Curt ile kimse eski bir devleti kuramaz. Türkiye Cumhuriyeti ancak ve ancak savaş kaybeder ve yıkılır. Yerine SAVAŞLA ,ZAFERLE ancak ve ancak Büyük Türk Cumhuriyeti kurulur. O DA İKİNCİ KEZ CUMHURİYET İLAN EDİLEREK ... Hanedan,Saltanat sayfaları kapanmıştır. Bu soykırım uzmanı ,bu iki beyanla .... Bizim akılsızlıklarımızı bize karşı SAVAŞ SEBEBİ OLARAK KULLANACAKLARINI dünya'ya deklare etmiş. Buna kesin ifadelerle " İZİN vermeyeceğiz - yakın zamanda geriye gelemez." sözleri ile açıkça SAVAŞ ilanında bulunmuş . Mal beyinsiz abidesi olan troller .. Bir tane müslüman ülke GAZZE'YE sahip çıkmadı... HALİFELİK olursa sahip çıkarlar mı ? O zaman yüz yıl önce HALİFE'NİN fetvası na rağmen neden OSMANLI'YA karşı savaştı ,OSMANLI saltanatı hüküm sürerken bunca müslüman teba ... Bu MARAZ çıkartmak için kullanacakları KOZ ! Bizde beyin fukarası bitmez... SURİYE hava sahasında İsrail Savaş uçakları yakıt ikmali yapıyor... Gerisi,CÖLANİ gık edemiyor ... İSRAİL basını ise ,Yunanistan'dan Türkiye'ye karşı bir harekat yapılacağı beyanını paylaşıyor. İsrail istihbaratı haber sızdırması yapıyor. #HüseyinHakkıKahveci #OndokuzBiziz #SonDakika #Atabey19HHK

Atabey Hüseyin Hakkı Kahveci

736,952 views • 1 year ago

🔴Cihat Yaycı : Ben bunu gerçekten, binlerce yıllık Türk devlet tarihinde ilk defa yaşanan bir olay olarak görüyorum. Devlete başkaldırmış, devlete isyan etmiş, 55.600 kişinin katledilmesi emrini vermiş birinden bahsediyoruz. Onun verdiği emirler ve kurduğu örgüt neticesinde 55.600 vatandaşımız şu veya bu şekilde hayatını kaybetti. Bunun yanı sıra, bu caninin kurduğu örgütle mücadele için trilyonlarca dolar harcandı. 📌Bu örgüt tamamen Siyonist bir örgüttür, bunu çok net bir şekilde ifade etmek gerekir. Bugün PKK, bu caninin ve terörist elebaşının kurduğu bir Siyonist örgüttür. Bunu yalnızca laf olsun diye söylemiyorum. Yurt dışında gerçekleştirdikleri tüm mitinglerde bu örgütün İsrail bayrağı bulunuyor. Daha dün İsrail Başbakanı Netanyahu, Güney Suriye’de bir Dürzi-Kürt otonom yönetimi kuracaklarını ve burayı kendi kontrollerine alacaklarını açıkladı. Suriye'nin güneyinin askerden arındırılarak kendilerine teslim edilmesi gerektiğini, bunun garantörünün de İsrail olacağını belirtti. 📌Bu açıklamalar gösteriyor ki, sözde "Büyük Kürdistan Projesi" aslında "Büyük İsrail Projesi"nin bir parçasıdır. Halkımızın bu gerçeği çok iyi bilmesi gerekiyor. Bu örgütün dinle, imanla hiçbir ilgisi yoktur. Marksist-Leninist ideolojiye sahip bir yapılanmadır. Ne Kur’an’la, ne Müslümanlıkla, ne de başka bir inançla alakası vardır. Tamamen Siyonizme hizmet eden, İslam düşmanı, Türk düşmanı, Türkiye Cumhuriyeti düşmanı ve Osmanlı Devleti’ne de geçmişte düşmanlık etmiş bir yapıdır. 📌Osmanlı’nın son 150 yılında, sözde "Kürt isyanları" adı altında bu tür kalkışmalar zaten vardı. Amaç, devleti bölmekti. 250 yıldır, adı Osmanlı olsun ya da Türkiye Cumhuriyeti olsun, bu toprakları parçalamak için aynı oyunlar oynanıyor. Önceki dönemlerde bu örgütlerin yerinde şeyhler, şıhlar, eşkiyalar ve çeşitli unsurlar vardı. Bunlar, İngiliz ve Siyonist oyunlarının bir parçasıydı. Osmanlı’nın parçalanmasını istediler ki İsrail devleti kurulabilsin, Türkiye Cumhuriyeti parçalanabilsin ki "Büyük İsrail" hayali gerçekleştirilebilsin. Olayın özü budur. 📌Türkiye Cumhuriyeti, bu süreçte binlerce can verdi, kan döktü, trilyonlarca para harcadı. Ancak tüm bunlara rağmen terörle mücadelede büyük bir başarı sağladı. ❗️Bugün “terörsüz bir Türkiye” zaten var. O zaman "Terörsüz Türkiye" sloganı ise yanlış bir ifadedir. İktidar, terörü bitirdiğini ifade ederken neden "Terörsüz Türkiye" diye bir slogan kullanılıyor? Eğer terör bitti deniliyorsa, bu söylem kendi kendini inkâr etmektir. 📌Daha dün Malatya’daydım. Ne terör var, ne başka bir şey. Elazığlıyım, Diyarbakır’a gitmek artık sorun değil. Türkiye’nin her yerinde devlet otoritesi tam anlamıyla sağlanmış durumda. Peki, bu durumda 26 yıldır hapiste tutulan, millet düşmanı, devlet düşmanı ve Siyonist örgüt lideri olan birine neden hala bir anlam atfediliyor? Onunla neden görüşmeler yapılıyor? 📌Bugün onun için Van ve Diyarbakır’da dev ekranlar kurulacağı, paylaşımlar yapılacağı söyleniyor. Bu çok üzücü bir durumdur. Gerçekten akıl tutulması yaşıyoruz. Türkiye Cumhuriyeti Devleti, terör örgütü liderine muhtaç olur mu? Ondan medet umulur mu? 📌Dem Parti gibi yapılar, Türkiye’de ayrıştırıcı bir dil kullanıyor. Mesela "Amed" gibi ifadelerle Diyarbakır’ın adını değiştirme çabasına giriyorlar. Osmanlı döneminde bile buranın adı Diyarbakır’dı, bugün de Diyarbakır’dır. "Amed" nereden çıktı? 📌Daha da vahimi, bu terörist elebaşına "Sayın" denilmesi, onun sözlerinin "Asrın Çağrısı" olarak lanse edilmesi. Türk milleti bunu nasıl kabul edebilir? Şehitlerimizin aileleri, gazilerimiz bunu nasıl kabul edebilir? Türk tarihi bunu nasıl kabul edebilir? 📌Bu, devletin tarihinde hiç olmadığı kadar küçük düşürüldüğü bir durumdur. Osmanlı Devleti bile bu kadar küçük düşürülmemiştir. Bir milletin bağımsızlığı, şehitlerinin kanıyla ve gazilerinin fedakarlıklarıyla korunur. Ancak bugün, bu kadar mücadele verilmiş bir konuda yapılanlar, milletimizin ve devletimizin onurunu zedelemektedir. 📌Yayının tamamının linki aşağıdadır; 👇👇👇

TÜRK DEGS / TURK MAGS

288,724 views • 1 year ago