正在加载视频...

视频加载失败

Sen TSK'dan ihraç edip üniformasını elinden alırsın. O gencecik teğmen her durumda ülkesini savunurken sana da ders verir. Var olsun Mustafa Kemal'in askerleri🇹🇷 __ Meltem Tv Ana Haber

21,039 次观看 • 2 个月前 •via X (Twitter)

9 条评论

Ekrem Alparslan Uysal 的头像
Ekrem Alparslan Uysal2 个月前

Üstelik bu olay ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün de üniformasını çıkartığı ve sivil olarak mücadeleye devam ettiği günün yıldönümünde oldu. Yani mücadele için üniforma şart değil! 🇹🇷♾️❤

Ertaç Öner 的头像
Ertaç Öner2 个月前

Bakın lütfen kahpelik olsun diye konuşmayın ben iktidarı savunmuyorm bende askeri personelim kurumda kimse mustafa kemal askeriyiz diye ihraç edilmiyor böyle süsleyerek konşmayın devletin başının olduğu yerde program dışında hareket etikleri için ibnelik yapmaya kalktıkları için

Ragıp Ekizler 的头像
Ragıp Ekizler2 个月前

Meltem TV mi ilk defa duydum.

AYHAN BAĞCI 的头像
AYHAN BAĞCI2 个月前

İşte böyle olur Mustafa Kemal ATATÜRK'ün askeri. Yalakalık 0, Yalamalık 0, Riya 0, Namussuzluk 0, Ahlaksızlık 0, Çıkar ilişkisi 0!...

KEMALİST HAREKET 的头像
KEMALİST HAREKET2 个月前

👏🙏🇹🇷🧿🇹🇷

Molloy jr Ekrem İmamoğlu'nu Serbest bırakın 的头像
Molloy jr Ekrem İmamoğlu'nu Serbest bırakın2 个月前

Askeri boşuna atmışlar.. tam bunların kafasındaymış

Ahmet Tekin 的头像
Ahmet Tekin2 个月前

👏👏👏👏❤️

bahriakdere🇹🇷🇺🇦 的头像
bahriakdere🇹🇷🇺🇦2 个月前

Ne de olsa Mustafa Kemal’in askeri!! 👍✍️🇹🇷👏👏👏

Muhammet 的头像
Muhammet2 个月前

🙏🙏🙏🙏👏👏👏

相关视频

Bir derdimiz var, sussam dinler misin? Habertürk CNN TÜRK SÖZCÜ Televizyonu NOW HABER TV100 TGRT HABER Show Ana Haber Haber Global NTV Kanal D Star Ana Haber TRT HABER Halk TV . TRT 1 EKOTÜRK Tele1 TV Haber Global Bengü Türk TV 24 CİNE1 KRT TV Meltem TV Ekrem Açıkel Tarkan Kaleli ERCAN SEKİ Ece Üner Mesut Yar Hande Aydemir Selçuk Tepeli ilker karagöz Hüseyin AKGÜN İrem Sansak Tuna Öztunç Doğan Şentürk Can Coşkun İpek Özbey Gülden Kalecik Çiğdem Akdemir 🌟 🌙 Talat Atilla Ferhat Murat SelinSabit Nagehan Alci Ezgi Gözeger gulbin tosun Ela Rumeysa Cebeci 🇹🇷 Begum Camli Ebru Baki simge fıstıkoğlu Bazı yaralar vardır, sessizdir ama derindir… Bir ömür taşınır, bir ömür anlatılır. Bizim derdimiz de öyle bir derttir. Adı “Staj ve Çıraklık Sigortası Mağduriyeti”dir; ama içinde binlerce gencin, annenin, babanın, emekçinin alın teri, umudu, yorgunluğu vardır. Biz bu ülkenin üretiminde, emeğinde, alın terinde yer aldık. Tezgâh başında, atölyede, sıcakta ve soğukta, gençliğimizi işin, emeğin, mesleğin sevdasına verdik. Fakat yıllar sonra anladık ki, o alın teriyle yoğrulan gençliğimiz, bir satırla tarihe yazılmamış… Sigortamız başlamamış, emekliliğimiz yarım kalmış, hakkımız sessizliğe gömülmüş. Bugün bu sessizliği bozuyoruz. Biz kimseye öfke değil, adalet istiyoruz. Ne ayrıcalık, ne imtiyaz… Yalnızca, hak ettiğimiz başlangıç tarihiyle, alın terimizin karşılığını istiyoruz. Bu nedenle; Tüm yazılı ve görsel basını, Tüm sivil toplum kuruluşlarını, Tüm vicdan sahibi yurttaşlarımızı bu sesi duymaya, bu haksızlığa karşı bir nebze olsun destek olmaya davet ediyoruz. Her haber, her yazı, her paylaşım, belki bir çocuğun babasına “senin de hakkın var baba” demesine vesile olacak. Belki de bir annenin yıllardır sakladığı bordrosu, nihayet adaletin kapısını aralayacak. Biz, kutuplaşmadan, siyasetin ötesinde, sadece adaletin yanında duruyoruz. Çünkü biliyoruz ki, bu dert birimizin değil, hepimizin derdi. Sesimize ses verin. Kaleminizi, kameranızı, gönlünüzü adaletin yanına koyun. Bu adaletsizlik bitsin, alın teri tarihe kazınsın. Bu Dert Hepimizin #StajÇıraklıkSigortaBaşlangıcıOlsun

STAJ VE ÇIRAKLIK SİGORTASI MAĞDURLARI FEDERASYONU

17,377 次观看 • 11 个月前

🇹🇷 Cihat Yaycı: “Şimdi Irak’ın kuzeyinde bir bölgesel yönetim var. ‘Kürdistan’ diyorlar. Ben demiyorum. Neden Türkiye’ye ‘Türkiye’ denmesine karşı çıkanlar, bu bölgede Türkler ve Araplar da yaşadığı halde buraya ısrarla ‘Kürdistan’ diyorlar? Sen Türkiye’ye ‘Türkiye’ demediğin sürece, ben de oraya ‘Kürdistan’ demem. Çünkü bu bölgede Türkler var. Erbil’de var, Süleymaniye’de var. Buralar Türklerin asırlardır yaşadığı topraklardır. Şimdi çok önemli bir soru soruyorum: Türkçe nerede? Türkçe ana dilde eğitim nerede? Türklerin yoğun olarak yaşadığı yerlerde hangi devlet dairesinde Türkçe hizmet veriliyor? Üstelik bunlar benim ortaya attığım talepler değil. Irak Anayasası’nın bizzat tanıdığı haklardır. Irak Anayasası’nın 4. maddesi, Türklerin çocuklarına devlet eğitim kurumlarında kendi ana dillerinde eğitim alma hakkını açıkça güvence altına alıyor. Aynı madde, Türklerin nüfus yoğunluğu oluşturduğu idari birimlerde Türkçeyi resmi dil olarak kabul ediyor. Anayasa’nın 125. maddesi de Türklerin idari, siyasi, kültürel ve eğitim haklarını anayasal güvenceye bağlıyor. O halde soruyorum: Anayasanızda Türkçe ana dilde eğitim hakkı varsa neden uygulanmıyor? Türklerin yoğun yaşadığı idari birimlerde Türkçe resmi dil statüsündeyse, kamu hizmetlerinde Türkçe nerede? Kral çıplak! Hiç kimse bu meseleyi yeterince konuşmuyor. Ben konuşayım: Irak’ın kuzeyinde Türkler yok sayılıyor. Türklerin dili, kimliği, anayasal hakları ve tarihi varlığı görmezden geliniyor; sonra da bu coğrafyanın tamamına ‘Kürdistan’ deniliyor. Erbil’de, Süleymaniye’de Türkler var. Bu coğrafyada asırlardır Türk varlığı var. Türkiye’de sürekli ‘ana dilde eğitim’ ve ‘ana dilde kamu hizmeti’ isteyenlere de soruyorum: Irak Anayasası’nın Türklere açıkça tanıdığı bu hakların uygulanmasını neden istemiyorsunuz? Önce oradaki Türklerin anayasal haklarını savunun. Bu da size ders olsun!” 📺 Yayının tamamı👇

TÜRK DEGS / TURK MAGS

68,789 次观看 • 1 个月前

2026 yılında Türkiye'de yaşanan olaya bakın lütfen. Rıza Nur'un kitabındaki Mustafa Kemal hakkında "müthiş bir sarhoş (ya da ayyaş)" diye bahsedilen bölümü paylaştığı için Atakan Ay isimli vatandaş hakkında 5816'dan dava açılmış. Çok sayıda kaynakta İsmet İnönü'nün Mustafa Kemal'e ‘Bu memleket daha ne kadar bir sarhoş masasından idare edilecek?’ dediği, Mustafa Kemal'in de ona ‘Seni bu mevkiye getirenin de bir sarhoş olduğunu unutuyorsun galiba’ şeklinde cevap verdiği yazıyor. İnönü hatıralarında akşam rakı sofrasında alınan kararların sabah düzeltilmesinin bir adet haline geldiğini söylüyor. Mustafa Kemal'in uşağı Cemal Grande de her gece yarım/bir litre rakı içtiğini yazmış hatıratında. O dönemin şahitlerinin tamamı, Mustafa Kemal'in her gece rakı sofrasında olduğunu anlatıyor. Devlet arşivlerindeki sipariş ve gider pusulalarından da bunun doğru olduğunu görebiliyoruz. Dönemin cumhurbaşkanının alkol problemi olduğu açık. Ortam tam olarak şu şekilde; Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı'nı çok fazla içtiği için kalabalık bir ortamda uyarıyor ve TC Cumhurbaşkanı da, kendisine çok içiyorsun diyen TC Başbakanı'nı görevden alıyor. Mesela bunun bugün yaşandığını düşünsenize. Meclisin nasıl karışacağını, muhalif TV kanallarının günlerce aralıksız yapacağı haberleri hayal edebiliyor musunuz? Ve seçim yok. Cumhuriyet tarihinin bu en büyük siyasi skandalı, Mustafa Kemal'in sofrasında bir bardak bile devirmiyor. Savcı Bey, Türkiye Cumhuriyeti'nin önce başbakanı sonra da 2. Cumhurbaşkanı olan İsmet İnönü'nün bizzat doğruladığı bir durumu, yine onun kullandığı "sarhoş" tabiriyle paylaşan bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşına hakaret davası açıyor. Dahası 1. Cumhurbaşkanı da ‘Seni bu mevkiye getirenin de bir sarhoş olduğunu unutuyorsun galiba’ şeklinde cevap vererek bu durumu doğruluyor. Yani paylaşımı yapan vatandaşın mahkemede gösterebileceği 2 şahit var ve ikisi de cumhurbaşkanı. Türkiye Cumhuriyeti'nde 2 cumhurbaşkanının şahitliğine inanmayacak bir hakim yoktur herhalde diye düşünüyorum. Ve eğer mahkeme, birisine "sarhoş" demenin hakaret olduğuna karar verirse "İsmet İnönü'nün Mustafa Kemal'e hakaret ettiği" gibi hiçbir tarih kitabında yer almayan ama mahkeme tarafından tescillenmiş yeni bir tarih bilgisi ortaya çıkmış olur. Bu öncelikle Kemalist tarih anlatımının sorunlu olduğunu ve eleştirenlerin dahi vatan haini ilan edildiği "ulu önder" figürünün dokunulmazlığının, onu en iyi tanıyan kişi tarafından ihlal edildiğini gösterir. Bu da İnönü'nün bahsettiği sarhoş masasında alınan diğer kararların da meşruiyetinin sorgulanabileceği anlamına gelir. Bunun yanı sıra Mustafa Kemal'in "kafam çok hızlı çalışıyor onu uyuşturmak için içiyorum" demesinin sebebi de aslında ileri seviyedeki alkol bağımlılarında görülen yoksunluk ve kısmen Delirium Tremens hali yaşamasıdır. Mustafa Kemal'in özellikle 30-38 yılları arasında gösterdiği davranışlar, alkol bağımlılığı belirtileri ile birebir örtüşmektedir. Yani sorun, deha olduğu için çok fazla düşünmesi değil, deha olsun olmasın bütün bağımlılarda görülen yoksunluk hali yaşamasıdır. (İlk gördüğünüz alkoliğe içmediğinde neler yaşadığını sorun, ne demek istediğimi daha iyi anlayacaksınız.) Aslında bu durumu kendisi de kabul etmiştir. Savcı Bey, Mustafa Kemal'in kendisinden örnek vererek "alkol iptiladır" yani bağımlılıktır diyor. Bunun anlamı Mustafa Kemal'in her akşam sarhoş olduğunu itiraf etmesi değil midir? "Yemek getirilmeden, tabak ve kadehlere de dokunulmadan önce, Atatürk masaya dirseklerini dayadı, parmaklarını bitiştirdi, sofradakileri şöyle bir süzdü. Toplantıya katılanların kimi adlarıyla, kimi de yalnız meslek sanlarıyla çağrılmışlardı. Sanla çağrılanların arasında Atatürk'ün tanımadığı genç kişiler de vardı. Bu durum karşısında Atatürk şu açıklamayı yapmayı uygun görüp ağırbaşlı bir tonla söze şöyle başladı: ...önümüzde içki kadehleri var. Aramızda, görüyorum, gençler de yer almıştır. Asıl onlara sesleniyorum. İçki bir iptiladır, ben 18 yaşımdan beri sofrada içki kullanırım, çok çalıştım; ama kendimi bu iptiladan kurtaramadım. Genç arkadaşlar, size vereceğim önemli öğütlerden biri şudur: Görevde iken sakın içki kullanmayınız, görev başında içilmez. "20 Eylül 1936 Agop Dilâçar" Bu açtığınız davanın takipçisi olacağım ve gelişmeleri buradan duyuracağım. Bunlar 2026 yılına yakışan işler değil savcı değil.

Abese İrca

28,124 次观看 • 6 个月前

Tamamlanmak önce içerde oluyor… Sonra dışarda… Kendine adım atınca geliyor elçi sonra diğerleri… Kendini bilmekle başlıyor marifet sonra muhabbet ve lezzeti ruhani… Kendi içindeki Rahman ve Rahim (eril ve dişil) buluştuğunda (6. Çakra) ahenk geliyor hayatına ve hayatın ritmi… Sevilmediysen, hiç sevilmemişse içindeki çocuk, kaygılanma ve korkma Güzellik! Bir şey kaybetmiş değilsin. O çocuğu şimdi şu anda en çok sevecek olan sensin… Onu gerçekten sevmeyi başardığında çocuksu ihtiyaçların kalmayacak… Korkmayacaksın sevdiklerin gittiğinde Şımarmayacaksın alkışlanıp sevildiğinde… Küsmeyeceksin tokat yediğinde… Mızmızlık yapmayacaksın istediğini elde edemediğinde… Yokluk yaşamayacaksın her an kendi elinden tuttukça Ve kimseye özlem duymayacaksın sevgide var oldukça. Tüm hırçınlığın ve kızgınlığın sevgisizlikten… Anlık tepkilerin, tartışmaların, diş sıkmaların gereksiz çıkışların ve o zehirli bakışların sadece Obsedörlerin telkini değil… Kendine veremediğin sevgiden ya da sevgisizlikten… O dik başlı o burnu havada tavırların hepsi egodan ve azazilin düştüğü kibirden… Şimdi geriye dönüp sıralı bir şekilde atalarına lanet yağdırabilirsin. Neden sevmediniz l*n beni? diyebilirsin. Ama unutma! geride ve ilerde hiç kimse yok! Bir sen varsın bir de aynaya yansıyan temessüllerin. Kimseyi suçlayacak durumda da değilsin… “Eden bulur” demişler eskiler. Kaderin gizli eli seni adaletle terbiye ediyor… Ve tertemiz arındırıyor şükret. Bu gün başına gelenlerin sadece geçmişin bedeli olduğunu düşündürten nedir sana? Zaman mı? Zaman yalnız bir ölçüydü unutma! Zaman ileri ve geri akabiliyordu. Sen geçmiş masumiyetine bakıp karar verirken nerede zulmettiğini asla göremiyorsun… O yüzden içindeki masum çocuğu cezalandırmaya devam ediyorsun. Cezalandırman bittiğinde dışardaki zulüm de bitecek. Yaratanın sistemini anladığında çok ama çok utanabilirsin… Basiretin açıldığında her iki tarafta da kendini göreceksin… Sadece mazlumun değil zalimin de sen olduğunu öğreneceksin… O utanç belini iki büklüm yapmadan şimdi özür dile… Şimdi İstiğfar ile O’na sığın… O zaman sabır ve rıza ile çaldığın kapıyı arkadan açanın da sen olduğunu göreceksin… Sevgilerimle ~Akaşa~

Akasha Oku/yorum

18,832 次观看 • 1 年前

Hakkın korunmadığı yerde meslek değil, sadece yorgunluk yetişir...! Habertürk CNN TÜRK NTV NOW HABER TV100 TGRT HABER Show Ana Haber Haber Global STAR TV Kanal D STAR TVhaber TRT HABER Halk TV . TRT 1 EKOTÜRK Tele1 TV Haber Global Bengü Türk TV 24 CİNE1 KRT TV Meltem TV Ekrem Açıkel Tarkan Kaleli ERCAN SEKİ ERKAN TAN Mesut Yar Hande Aydemir merve yıldırım Meliha Okur Hüseyin AKGÜN İrem Sansak Selvi Kahraman Lale ELMACIOGLU Seda Selek İpek Özbey Gülden Kalecik Çiğdem Akdemir 🌟 🌙 Ali Cağatay SelinSabit Aslıhan Güvenilir Ezgi Gözeger gulbin tosun Ela Rumeysa Cebeci 🇹🇷 Buket Güler Ozan Begum Camli Ebru Baki Lara Kırmusaoğlu Ustanın gölgesinde büyüyen bir çırak vardır; körükteki ateşi taşıyan, soğuğu sıcağa çeviren bir yürek… Meslek, bir insanın yalnızca ekmek kapısı değil, kendini gerçekleştirme biçimidir. Bir ustanın öğrettiği her hareket, bir gencin geleceğe bıraktığı sessiz bir imzadır. “Emeğe kıymet verilen yerde umut hiç eksik olmaz.” Çünkü umut, en çok da hakkı teslim edilen insanın göğsünde filizlenir. Çırak çalışır, öğrenir, yorulur… Ama bir şey hiç değişmez: Hakkının korunmasını bekler. Uzun vadeli prim işte tam da budur; ekmeğin değeri kadar emeğin de geleceğe taşınmasıdır. Bir gence “Yalnız değilsin” demenin devlet dilindeki karşılığıdır. “Adalet, güçlülerin değil; hak edenlerin nefesidir.” Ve bir çırak, hak ettiğinden fazlasını değil, yalnızca hak ettiğini ister. Mesleki eğitim; bugünün değil, yarının ustalarını yetiştirir. Bugün tezgâhın başındaki o genç, yarın bu ülkenin yükünü sırtlayacak omurgasıdır. Bir toplumun kalkınması, gençlerine verdiği değerin aynasıdır. Bir ülkenin onuru, emeğe gösterdiği vefada saklıdır. “Emeğe verilen değer, bir milletin vicdan terazisidir.” Terazi ne kadar doğru tartarsa, gelecek de o kadar sağlam olur. Bu yüzden sesimiz, duamız, talebimiz birdir: Mesleki eğitim güçlü olsun istiyorsak, çırak ve stajyerin hakkı güçlendirilmelidir. Uzun vadeli prim, bir lütuf değil, gelecek için atılan adil bir imzadır. “Geleceği inşa eden ellerin hakkı ödenmeden, hiçbir yapı sağlam ayakta durmaz.” Ve unutulmamalıdır ki… Bir çırak kaybolursa, bir gelecek eksilir. Bir çırak korunursa, bir ülke güçlenir. Bu yüzden yine söylüyorum: Mesleki eğitime gerçek teşvik, uzun vadeli primle olur. Gencin yarını, bu vatanın geleceğidir. Ve geleceğe sahip çıkmak, bugün emeğe sahip çıkmaktan geçer. Mesleki Eğitime Teşvik #StajyerÇırağaUzunVadeliPrimleOlur

STAJ VE ÇIRAKLIK SİGORTASI MAĞDURLARI FEDERASYONU

30,772 次观看 • 10 个月前

Yol arkadaşın Rabbin olsun. O seni terk etmez, sana darılmaz… O öyle bir Vardır ki O’nu bilen ve tanıyan da yok olmaz… O öyle bir dosttur ki kendisi ile yola çıkanı yolda koymaz. O öyle bir Padişahtır ki O’na vezir olan rezil olmaz… O’na yaver olan aciz kalmaz, O’na asker olan mutsuz olmaz… O’na kul olan kimseye dilenci olmaz… O öyle bir Sultandır ki O’nun mülkünde adaletsiz iş olmaz… İmhal eder (mühlet verir ) ama ihmal etmez… O’nun saltanatında O’nun müsade etmediği karmaşa, zulüm olmaz… O izin vermişse elbet bildiği vardır… Mazlumu terbiye eder, mallarını sadaka canlarını şehit hükmüne geçirir ve yanına alır… Zalime ise en ağır hesabı ödetir… O öyle bir Rabdir ki herkesi her an terbiye eder… O’nun okulunda tesadüfün, başıboşluğun, serkeşliğin hadsizliğin haddi olmaz… O bütün işlerini takdir (ölçü) ile yani çok özel hesaplar ile yapar. Onun takdirinin dışında yaprak kıpırdamaz… O halde korkma Güzellik! Planlarını alt üst olmasını, düzeninin yıkılmasını kişilere, olaylara, kör tesadüflere verme… Hiç kimsenin ve hiç bir şeyin haddi değil seni bitirmek, yıkmak düşürmek.. Plânlarını alt üst olmasının bile bir plân dahilinde olduğunu görebilirsen O’na güvenirsin… Çünkü daha iyisini yapman için sana fırsat verecek… Şimdi tüm samimiyetin ve edebin ile O’na dön ve deki “Senin her zaman bir bildiğin var Ey Sonsuz Güzellik Anlıyorum ki; Her şeyimin yıkılmasına müsade ediyorsan her şeyimi en güzel haliyle yeniden kuracaksın… Biliyorum ki; Her şeyi feda etmemi istiyorsan daha fazlasını vereceksin… İdrak ediyorum ki; Senin mülkünde israf yok. Ben de seninim, duygularım da, emeğim de zamanım da senin… Bana yaptığın tüm masraf senin. Tasarrufu da senin… O halde ne emeğimi, ne geçen yıllarımı, ne kazanımlarımı, ne çabamı, ne haykırışlarımı, ne gözyaşlarımı zayi etmeyeceksin… Ben müsrif bir kulunum. Sen Rabbim olan Allah’sın… Ben kendimden emin olamam ama Senden eminim… Kendime bile güvenemem ama sana güvenirim… Kendimden muradımı bilemem ama senin benden muradına güvenirim… Muradın muradımdır Dileğin dileğimdir Efendim” Sevgilerimle ~Akaşa~
0:21

Sensitive content

Yol arkadaşın Rabbin olsun. O seni terk etmez, sana darılmaz… O öyle bir Vardır ki O’nu bilen ve tanıyan da yok olmaz… O öyle bir dosttur ki kendisi ile yola çıkanı yolda koymaz. O öyle bir Padişahtır ki O’na vezir olan rezil olmaz… O’na yaver olan aciz kalmaz, O’na asker olan mutsuz olmaz… O’na kul olan kimseye dilenci olmaz… O öyle bir Sultandır ki O’nun mülkünde adaletsiz iş olmaz… İmhal eder (mühlet verir ) ama ihmal etmez… O’nun saltanatında O’nun müsade etmediği karmaşa, zulüm olmaz… O izin vermişse elbet bildiği vardır… Mazlumu terbiye eder, mallarını sadaka canlarını şehit hükmüne geçirir ve yanına alır… Zalime ise en ağır hesabı ödetir… O öyle bir Rabdir ki herkesi her an terbiye eder… O’nun okulunda tesadüfün, başıboşluğun, serkeşliğin hadsizliğin haddi olmaz… O bütün işlerini takdir (ölçü) ile yani çok özel hesaplar ile yapar. Onun takdirinin dışında yaprak kıpırdamaz… O halde korkma Güzellik! Planlarını alt üst olmasını, düzeninin yıkılmasını kişilere, olaylara, kör tesadüflere verme… Hiç kimsenin ve hiç bir şeyin haddi değil seni bitirmek, yıkmak düşürmek.. Plânlarını alt üst olmasının bile bir plân dahilinde olduğunu görebilirsen O’na güvenirsin… Çünkü daha iyisini yapman için sana fırsat verecek… Şimdi tüm samimiyetin ve edebin ile O’na dön ve deki “Senin her zaman bir bildiğin var Ey Sonsuz Güzellik Anlıyorum ki; Her şeyimin yıkılmasına müsade ediyorsan her şeyimi en güzel haliyle yeniden kuracaksın… Biliyorum ki; Her şeyi feda etmemi istiyorsan daha fazlasını vereceksin… İdrak ediyorum ki; Senin mülkünde israf yok. Ben de seninim, duygularım da, emeğim de zamanım da senin… Bana yaptığın tüm masraf senin. Tasarrufu da senin… O halde ne emeğimi, ne geçen yıllarımı, ne kazanımlarımı, ne çabamı, ne haykırışlarımı, ne gözyaşlarımı zayi etmeyeceksin… Ben müsrif bir kulunum. Sen Rabbim olan Allah’sın… Ben kendimden emin olamam ama Senden eminim… Kendime bile güvenemem ama sana güvenirim… Kendimden muradımı bilemem ama senin benden muradına güvenirim… Muradın muradımdır Dileğin dileğimdir Efendim” Sevgilerimle ~Akaşa~

Akasha Oku/yorum

40,781 次观看 • 1 年前

Madem hepiniz paylaşmış. Ve alakasız yerlere çekmişsiniz. Net bi şekilde tekrar diyeyim. Aylardır tüm kadınsal özelliklerim üzerinden hakaretler edip, Samimiyetsiz bir şekilde kadın başarısı hazmedin yazanlar. Ben kadın değil miyim.! İnsan değil miyim.! Bizim ve benim kadın başarısı ile derdimiz olamaz. Bahsettiğim mesele şudur. Yurt dışında ödül alıp, kendi ülkeni yurt dışına şikayet etme çabasının yanlışlığı. Kardeşim Fransa senin şikayetine nasıl bir çözüm bulabilir. Sana nasıl bi fayda sağlayabilir. Bir sorunun var ise hakkını ülkende ararsın. Çözüm aramak değil. Asıl mesele şu bazı yerlerde olmak için onların istediklerini söylenmen gerekiyor. Nerden mi biliyorum. “Gerilla rolü teklif edilip oynarsan Berlin filmi festivalinde ödülün hazır. Aydın bir güruha çıkartırız seni Begüm.! ” Ben bu lafları duymuş bir insanım ve kadınım. Ve kabul etmemiş biriyim. Allah aşkına bi bakin imkanı olsa sizi bi kaşık su da boğacak insanlar, ülkeler size ödül veriyorsa orda var bir neden. Burak Özçivit te ödül aldı ama ülkesini şikayet etmedi. Bahsettiğim bu. Bir gün bende ülkemi Eurovision da temsil edeceğim. Dünya da ama inancınız olsun orada hiç çekinmeden ülkemle ve insanıyla gurur duyuyorum diyeceğim. Derim de ben ailemden utanan biri değilim. Allah bana bunu nasip ederse hepiniz şahit olacaksınız o sahnelere. Benim bahsettiğim bu Yoksa herkesin gerçek başarısını kutlarım. Anlamak isteyen anlasın. Anlamak istemeyen nefretini kusabilir. Umrumda değil. Ben kendimi biliyorum.👌🏻🇹🇷

Begüm POLAT

51,077 次观看 • 3 年前

Bakın bu kızcağızın aşağıdaki paylaşımı aslında Türkiye'deki muhalefetin yapısal ve işlevsel en küçük biriminin ta kendisi. Bu gördüğünüz iki cümle birleşip bir hücre oluşturuyor ve bunun gibi sayısız hücrenin bir araya gelmesiyle de muhalefet denilen o kaotik organizma ortaya çıkıyor. BOSCH reklamında makineye bir renk skalası ile dizilmiş tabaklardan LGBT anlamı çıkaran halkın zekasını aşağılıyor zeka küpü. O renk skalası sözde verimliliği sembolize ettiği söylenerek oraya yerleştiriliyor ama asıl amacın yüksek zekalı halkımızın da çıkardığı anlam olduğunu herkes biliyor. Bu kızcağızın zekası da halkımız gibi yüksek olsaydı, renk skalasının sağına soluna eksik renkleri farklı şekillerde yerleştirip LGBT renklerini tamamladıklarını farkedebilirdi. BOSCH dünyada en çok LGBT'nin çalıştığı firma ve hatta şirketin içinde kendi eşcinsel grupları da var. BOSCH'un reklam kampanyalarını da bu eşcinsel grup kontrol ediyor. Öyleki BOSCH reklamları bugün başka bir paylaşımda da anlattığım gibi ikiye ayrılmış durumda. Sadece LGBT kitlesine hitaben hazırlanmış reklam setleri var. Mesela ABD'deki en uzun süreli kampanyasının başrolü eşcinsel bir karakter. BOSCH'un şirket binalarının girişinde LGBT flamaları asılı. Yani LGBT bir firma olsaydı, kesinlikle BOSCH olurdu. Kızımız halkımızın zekasının düşük olduğundan emin olduğu kadar kendi zekasının çok yüksek olduğundan da emin. O yüzden çok eğleniyor ve bu durumu görmesi için diğer çok zeki muhalif arkadaşlarını da duruma şahit olup eğlenmeleri için davet ediyor. Aslında ben de bu sanatsal sayılabilecek salaklığı herkesin görmesi taraftarıyım. Tarihte Firavun, Nemrut gibi kibriyle ünlü karakterler var ve üstüne biraz düşününce kibrin hakkını verdiklerini de görüyorsun. Adamlar, sonuncusu hariç bütün hasımlarına galip gelmişler. Cesaret desen var, zeka desen var. Bütün bunları kötüye kullanmış olsalar da bir insanın elde edebileceği en yüksek dünyevi makamları, mevkileri de öyle ya da böyle elde etmişler. Şimdi ben o adamların kibrini haksız bulmakla birlikte biraz olsun anlayabiliyorum ama mesela düşük zekalı dediği insanlar tarafından 24 senedir her karşı karşıya geldiğinde sinek gibi ezilen bu tiplerin kibrinin nereden geldiğini bir türlü anlayamıyorum. Zeka, en basit tanımıyla problem çözme yeteneği ise eğer sen 24 senedir temel problemin olan bu insanların iktidarını engelleyemedin. Onlar ise seni iktidardan indirdikleri gibi 24 sene boyunca da her karşı karşıya geldiğinizde de rezil edip gönderdiler. Onlar kendi problemini kesintisiz 24 yıldır çözüyor, çözemeyen sensin. Sen neyin kibrini yaşıyorsun be kızım?

Abese İrca

18,795 次观看 • 5 个月前

Rusya’dan gelen bu hanımefendinin başından geçenler aslında tam ibretlik bir hikaye. Sadece Rus kadınlarının değil, bizim Türk kızlarının da bu noktaya iyice dikkat kesilmesi gerekiyor. Eğer bir ilişkiye para için başlarsanız; erkeğin gönlüne, kalbine, karakterine bakmazsanız, o ilişki günün sonunda mutlaka böyle bir fiyaskoyla biter. Şunu bir kabul edelim: Bu devirde kimse kimsenin kara kaşına, kara gözüne “Gel sana beş yıldızlı tatil ısmarlayayım” demez. Yahu bize niye kimse tatil ısmarlamıyor? Çünkü artık her şey karşılıklı, her şey menfaat! Siz Türkiye’de bir hafta beraber gezdiniz diye adamı zengin mi sandınız? Belki de o bir haftada adam iyi para harcadı, siz de “Bunda para var” diyerek peşine düştünüz. Parası var diye bir adamın peşinden koşarsan, günün sonunda acı çeken, ortada kalan yine sen olursun. Bu lafımız hem Rus kızlarına hem de Türk kızlarına! Ülkemizde gerçekten yakışıklı, namuslu, düzgün, kaliteli ve temiz erkekler var. Ama kadınlar nerede onlara acı çektirecek, nerede onları aşağılayacak, nerede zor durumda bırakacak çakal adam varsa, gidiyor cımbızla onu seçiyor. Türkiye’de adamı sulu götürüp susuz getirecek, ağzı güzel laf yapan çok tip var; hemen inanmamak lazım.Tabii bir de olayı erkek tarafından dinlemek lazım, şimdi günahını almayalım. 😁 Belki adam gerçekten harika bir otel planlamıştı, rezervasyonları yapmıştı ama tam o sırada borsadaki hisseleri çakıldı? Ya da batan fonlarda onun da parası gitti, olamaz mı? 😁 Ama ne olursa olsun, kamyonun karşısına geçip “Türkler şöyle güvenilmez, böyle kötü” diye koca bir millete sallamak, kendini rezil etmekten başka bir şey değil. Kendi hatanın faturasını koca bir ülkeye kesemezsin. Sonuç itibarıyla sorumuz baki: Bu hanımefendiyi kim kandırdıysa, kim yarı yolda bıraktıysa lütfen ortaya çıksın da bilelim! 😁😁😁

📻 RaDYo KaNKa🎙️

78,608 次观看 • 9 天前

Cübbeli Ahmet Hocamıza karşı ahlaksızca bir itibar suikasti ve savaş var. Bu itibar suikastina mavi tikli sözde haber siteleri ki bunların çoğu ya şia'nin operasyon hesapları ya ingiliz destekli selefi haber kanalları, bir de olaydan haberi olmayan söz de bizden dünya'dan haberi olmayan fenomenler var. Bunların bir kısmı zamanında Cübbeli Ahmet Hocamızın Reddiye yaptığı diyalog hocasının operasyon hesapları. Cübbeli Ahmet Hocamıza Saldırı gerçekleştiğinde bizim adam dediğimiz onlarca hesaptan bir kaçı dışında destek görmedi bi geçmiş olsunu bile çoğu hesap çok gördü. Onun içindir ki Cübbeli Ahmet Hocamız derdini anlatmak için her iletişim kanalını kullanmak zorunda kalıyor. Bu Ahlaksız savaşa karşı İsmail Saymaz'da olur Ahmet Hakan da olur başka kanallar da olur Cübbeli Ahmet Hocamız karşılık vermek için her yolu deniyor. Denemesi de lazım. Yoksa ortalıkta dolanan onlarca iftiraya karşılık Cübbeli Hocamız oturup bekleyemez. Çok da iyi yapıyor. Eleştirenler eğer kalıbının adamiysalar bulundukları yayın kuruluşlarını Hocamıza açsınlar o da gidip orada röportaj versin yayına çıksın. Mesela; A haber, beyaz TV vb. yayın kanalı kapılarını Cübbeli Hocamıza açsınlar o da başkalarına muhtaç kalmasın. Ama nerede daha açığını bulsalar vuracak yer arıyorlar. Onun için Cübbeli Ahmet Hocamıza akıl vereceğinize biraz destek olmaya çalışın belki doğruları öğrenirsiniz. Hocamızın dediği çok net; Tarikatların içinde onları radikalleştirmeye çalışan bir yapı var bu yapı Tarikatların hizmetlerini sekteye uğratacak birilerine karşı hedef haline getirecek. Ülkede şia selefi yapılanmaları var ve bu yapılanmalar ingiliz ve iran destekli önlem alınmalı Fetö, Rabıta konusunda etkili olmaya çalışıyor birilerine açıkça destek veriyor bunun sonu iyi olmayacak ben bunlara karşı mücadele ediyorum. Ülkede kendine islamci diyen gruplar tarafından Atatürk üzerinden bir çatışmaya doğru sürüklenmeye çalışılıyor bu doğru değil devlet önlem almalı diyor. Velhasılı Kelam Cübbeli Ahmet Hocamız ülkemize çekilen operasyonu görüyor ve tüm kurumları uyarıyor. Bunun içinde tüm operasyon grupları tarafından hedefe oturtulmuş durumda. Cübbeli Ahmet Hocamız, Ehl-i Sünnetin ayakta durması hizmetlerinin devam edebilmesi için elini değil gövdesini ortaya koyuyor ve mücadele ediyor. Destek olmak şarttır. Allah c.c. Yar ve Yardımcısı Olsun.

Parasizceo

30,265 次观看 • 2 年前

🚨"Fenerbahçe'de Livakoviç Barcelona ile anlaştı" 🗣️Yağız Sabuncuoğlu: "Oyuncu biliyorsun, uzun süre Zagreb tarafından istendi. Torino tarafından istendi. Uzun süredir de menajeri bu iki takımla görüşme halindeydi. Ancak Dani Olmo'nun menajeriyle Livakoviç'in menajeri aynı. Oyuncusunu Barcelona'ya önerdi. Barcelona'da Szczęsny'nin önümüzdeki sene kontratı bitecek. onun yerine yeni bir oyuncu istiyor. Bu sezon için değil ama sana ana bilgiyi vereyim. Dominik Livakovic ve temsilcisi Barcelona ile her konuda anlaşmaya vardı. Bugün itibariyle de kulüpler arası resmi görüşmeler başladı. Transferi bir an önce bitirmek istiyor Barcelona. İki tane de kiralık isteyen takım var. Hatta Türkiye'den de bazı takımlar sormuştu ama çok hatta infial yaratabilecek de durumlar da vardı. Yani öyle öyle durumlar var ama eskiden yani şimdi değil. Dünya kupası döneminde hemen sonrasında daha sonra kaleci aldı o takımlar. Artı bununla beraber bir şey söyleyeyim. Enteresan da bir durum. İkinci kaleciyi hep öyle alıyorlar. Yani Barcelona'nın tarzı biraz bu. Mesela Szczęsny'i almışlardı. Herkes a kaç yaşına geldi? 36. Bir sene son kontratı bitiyor. 37 olacak. O yüzden onda giderse Sezni hani devam etmeyelim. Etsek bile 3. kaleci olsun. Önümüzdeki sene de Livakoviç bizim kadromuzda bulunsun. Hırvat milli kaleci noktasındalar. Dediğim gibi bir kez daha yenileyeyim. Her konuda Dominik Livakoviç ve menajeri Barcelona ile anlaştı. Önümüzdeki günlerde de kulüp kulüp görüşmeleri için İstanbul'a gelebilir oyuncunun menajeri Andi Bara şu an haber bekliyor ama Barcelona ile Fenerbahçe'nin görüşmeleri çok sıcak şu anda."

Fener Global

526,539 次观看 • 1 个月前

Kemal Kılıçdaroğlu'na OY VERMİŞ CHP'li Kadın MİLLETVEKİLİ Özgür Özel'den Randevu TaLep etmiş Özgür ÖZEL REDDETMİŞ ve MESAJ ATMIŞ: 'Sen RANDEVU TALEP etmişsin ama Senin Kemal Bey'e oy verdiğini UNUTMADIM..' LEVENT GÜLTEKİN: Şimdi CHP içerisinde bir rahatsızlık var. Bu Kemal Bey'den de bağımsız. O rahatsızlık Özgür Bey'in toparlayıcı bir yaklaşımının olmaması, daha çok kendi arkadaş grubuyla partiyi yönetmesi. 🔴Yani Veli Ağbaba'yla, Ali Mahir Başarır'la... Onlar eskiden beri yurt arkadaşlığı gibi, aynı evde kalmışlar uzun yıllar. Böyle üç arkadaş şeklinde daha çok partiyi yönetiyorlar. Ona yönelik bir tepki de var parti içerisinde. Diğerleriyle bir diyalog kurulamadı. Kongrede Kemal Bey'i destekleyenler ilk günden itibaren dışlandı ve neredeyse yok sayılıyorlar diye. Ben Özgür Bey Genel Başkan olduktan sonra bir ay sonra oturdum, sohbet ettim. "Bu arkadaş ilişkileriyle bir parti genel başkanlığı iyi bir görüntü değil, bu sizi çok zora sokacak" dedim. "Bunu bir an önce çözmeniz lazım, arkadaşlıkla parti yönetimini birbirinden ayırmanız lazım. Kankalıkla parti yönetimi olmaz" dedim. "Çok haklısın" dedi bana, kendi söyledi, "Çok haklısın" dedi, "Bunun farkındayım, mutlaka bunu halletmem lazım" dedi. Ama buna rağmen hiçbir adım atmadı o, özellikle o konuda. Ben mesela biliyorum, Kemal Bey'i destekleyen milletvekillerinden de biliyorum, tek bir sefer Özgür Bey arayıp bir kere bile "Sen ne yapıyorsun, var mı bir derdin?" demedi. Yani, "Hiç haberi yok" diyor "Benim Meclis'te... Yani benim partide olup olmadığımı... Artık yokuz" diyor, "Bize öyle bir... Yani bize yok muamelesi çekiliyor." Kemal Bey'i desteklemiş bir kadın milletvekili randevu talebinde bulunuyor, Özgür Bey de randevu vermiyor, sonra da mesaj atıyor: "Sen randevu talep etmişsin benden ama ben senin Kemal Bey'i desteklediğini unutmadım." Onlar şunu diyorlar: "Özgür Bey bizi kabul etmiyor. Biz Kemal Bey'i destekledik diye bizi hiçbir şekilde kabul etmiyor." Onlar da kendi geleceğini şeyde buluyorlar, Kemal Bey'in dönüşünde. Yolsuzluklara bulaşmış belediye başkanlarıyla ilgili tutumu... Diyelim ki Manavgat Belediye Başkanı, çok görüntüleri çıktı, 42 yıl hapis aldı şimdi. Uşak'la ilgili bir yıl öncesinden uyarılmış. Uşak eski İl Başkanı gitmiş bir yıl önce, rapor koymuş, demiş ki: "Bizim belediye başkanımız rezalet durumda, bu adam önümüzdeki günlerde patlar, bizi de altında bırakır, buna çözüm bulun." Görmezden gelmiş. Muhittin Böcek, görüyoruz, büyük bir şeye dönüşmüş durumda. Liderlik böyle bir şey; bunları önceden görüp, fark edip tedbir alması gerekiyordu ki iktidarın elinden o temizlenme, arınma maskesi adı altında yapılan şeyi almış olsun. Özgür Bey tüm bunları yapmadı.'' #mutlakbutlan #CHPteslimAlınamaz

CZR HBR

50,896 次观看 • 4 个月前

👤 Hikmet Pınarbaşı: "Ben direkt Türkiye'nin böyle en büyük kulüplerinde çalışmış bir ismin ağzından duydum. Beni gençlerle falan uğraştırmayın kardeşim diye. Direkt ağzından duydum." 🗣️ Murat Aşık: "Adam çünkü diyor ki ben şampiyonluk baskısında yaşıyorum." 🎙️ Sercan Hamzaoğlu: "Ama şampiyonluk nasıl oynatacak? Ben de şu an yani.." 🗣️ Murat Aşık: "İşte Barcelona oynatıyor. Öyle bir fark var arada. O da şampiyonluk amacı hatta onun amacı Şampiyonlar Ligi şampiyonluğu mesela ama oynatıyor. Bakış açısı bu ya." 👤Doğa Seten: "11'in içine birer ikişer monte edersin hakikaten." 🗣️ Murat Aşık: "Fatih Tekke Trabzon altyapısının çıkarttığı herhalde belki en iyi oyuncudur. En iyilerden bir tanesidir. Fatih Tekke'nin elinde bir önceki sene Gençler Şampiyonlar gibi final oynamış takım vardı. Bir tane oyuncu çıkartmadı ya takıma." 👤Doğa Seten: "Belki Sergen Yalçın'ı söyleyebilirsin hani şampiyon olduğu sezonda hani Ersin Rıdvanla şampiyon oldu ama o da zorunluluktan falan ders zorunluluktan dersin onu da." 🗣️ Murat Aşık: "Yani ertesi sene hatırla. Ertesi sene Sergen Yalçın'ın ilk transferi kim? Mert Günok. Madem Ersin'in çok birinci kalecisi, Mert Günok niye alırsın yani?" 👤 Hikmet Pınarbaşı: "Abi bu iş şöyle yürüyor az çok." 🎙️ Sercan Hamzaoğlu: "Ferdi vardı Fenerde." 🗣️ Murat Aşık: "Baba Ferdi 18 yaşında mıydı?" 🎙️ Sercan Hamzaoğlu: "Ama ilk geldiğinde 17 yaşında geldi." 🗣️ Murat Aşık: "İsmail Kartal'dan bahsediyorum ya. Ferdi ilk kim getirdi abi? İsmail Kartal mı getirdi?" 🎙️ Sercan Hamzaoğlu: "Yok." 🗣️ Murat Aşık: "Cocu getirdi. Yabancı bir hoca getirdi. Türk bir hoca getirmez. Getirse de oynatmaz. Kiraya verir." 🎙️ Sercan Hamzaoğlu: "Ama yine Fenerbahçe'nin az da çok da olsa bir gençlerin oynadığını bir dönem var." 🗣️ Murat Aşık: "Baba ben Türk hocalardan bahsediyorum baba. Sen karıştırdın konuyu. Türk hocalar diyorum. Fenerbahçe düşünme sen. Türk hocalar genç oyuncu oynatmıyor. Çok ekstra yetenek olmadığı sürece. Düşün söyle bana." 👤Doğa Seten: "Genel olarak doğru bir yorum bu ya evet yani Okan hoca bile oynatmıyor yani." 🗣️ Murat Aşık: "Baba Salih Uçan'ı aldık biz. İyi oyuncuydu ama oynuyordu altyapılarda zaten Salih Uçan. Öyle oynattın. Arda Güler ortada ." 🎙️ Sercan Hamzaoğlu: "Yusuf var." 🗣️ Murat Aşık: "Yusuf kaç maç oynadı Fenerbahçe'de?" 🎙️ Sercan Hamzaoğlu: "Biraz oynadı işte. O da Mourinho. " 🗣️ Murat Aşık: "Hadi 12 maç olsun." 🎙️ Sercan Hamzaoğlu: "O da senin dediğin Morinho." 🗣️ Murat Aşık: "İsmail Hoca diyor ne yapsaydım zorunda kaldım oynattım dedi." 👤Doğa Seten: "Onun da ilk sahaya çıkışı şey değil miydi? İsmail sağ stoper oynamak zorunda kaldı. Hiç oyuncu olmadığı için sol stoper çocuk, sağ stoper.." 🗣️ Murat Aşık: "ismail yüksek değil mi?" 👤Doğa Seten: "Yani elinde opsiyon olduğu sürece sen gençlerine dönüp bakmıyorsun. Bu doğru doğru abi." 🗣️ Murat Aşık: "Bir daha söyleyeyim. Bu Türk hocaların sorunu Fenerbahçe, Galatasaray.. Türk hocalarımız ben diyor başarılı olayım da boş ver genci başkası yetiştirsin diyor. Bana olmuşu gelsin diyor" 🎙️ Sercan Hamzaoğlu: "Abi bir de şu var ama sen teknik direktör diyorsun ki bu yıl şampiyon olamazsan seneye gidiyorsun kovuluyorsun diyorsun. Şimdi teknik direktör ol. Bir sene burada hakkım var ne yapacağım yani şimdi genç bir oyuncuyu çıkaracağım diye ben sezon sonu paket mi olayım? Ne olacak şampiyon yapamazsa? Mecburi bu."

Fener Global

40,656 次观看 • 3 天前

Fenerbahçe Şampiyon olsun diye söz verilmiş Fatih Altaylı'ya Cevap verildi 🤔 🗣İbrahim Seten: Abi, "akım" derken "mokum" demek diye bir şey vardır, tamam mı? Yani kaba tabirle söyleyeceğim, çünkü o da bu kabalıkla yazmış. Şimdi bu ne demek abi mesela? Gerçekten istemiyorlardır; şampiyon olmamak için emir almış gibi davranıyorlar falan. Hani burada söylemeye çalıştığı şeyi hepimiz anlıyoruz. Tam da söylemiş yani. Mesela "peki niye istesin? Niye böyle bir şey olsun?" Sezon başı böyle bir şeye gerek var mı? Bu resmen provokasyon. Mesela her sezon başı yapılır ya, atıyorum, bizim Rasim de söylerdi. Atıyorum, kim vardı başka böyle? Hıncal abi söylerdi, rahmetli. Ne derdi abi? "Her sezon başı da ayarlandı, söz vermişler, kesin Fenerbahçe şampiyon olacak" deyip bir ters sarma yapardı. Abi bu ne demek? Şimdi sen bir Galatasaraylı olarak bana bunun açıklamasını yapar mısın abi? Abi bunlar Neye dayanarak? Bir kere duvara dayanarak yapıyorsun bu açıklamayı, tamam mı? Taraftar olarak yaparsın, anlarım. Ama koskoca Fatih Altaylı'sın; sebep-sonucu kur, lütfen. 🗣Haluk Yürekli: Yani burada demesi lazım ki: "Evet, Galatasaray bir yerden talimat aldı, bu sene şampiyon olmayacak" diyorsan, bunun argümanını koyman lazım. "Böyle davranıyorlar"la falan böyle bir yumuşak geçiş olmaz. Ben şimdi yazıyı bilmiyordum, burada gördüm. Fatih Altaylı'nın yazısını gördüm. Girişteki bölümlere katılıyorum. Yani "Galatasaray transferde geç kalmış, 4 yıl üst üste şampiyon olmuş, Dursun Özbek'in..." Yani bugün geldiğimiz 2 Ağustos'a geldik. 2 Ağustos'ta Galatasaray'dan şu ana kadar, geçen senenin yani bıraktığımız gün kadroda 5 oyuncu gitmiş, 1 oyuncu gelmiş. Yani sen sayını arttırman gerekirken bir de sayısal olarak azalmışsın. Her şeyi hedef göstermişsin. Önce limiti hedef göstermişsin, sonra 10+'yı hedef göstermişsin, sonra Dünya Kupası'nı hedef göstermişsin. Yani bir sürü şeyi hedef göstermişsin. Bu hedef göstermemişsin aslında; zaman kazanmışsın. Ya bugün geldiğimiz durumda 13'ünde mi başlıyor lig? 11 gün kaldı. Galatasaray ligin başlamasına 11 gün kala hâlâ eksiklerini gidermiş değil. Bak, burada şu yanlış anlaşılmasın: Galatasaray mutlaka eksiklerini giderecek. Yani Galatasaray 3 transfer mi yapacak, 4 transfer mi yapacak, 5 transfer mi yapacak? Bunu bize zaman gösterecek. Bunları yapacak Galatasaray. Ama burada en tartışma konusu, İbrahim abi, Galatasaray taraftarının da Galatasaraylı genel kurul üyelerinin de, işte Fatih Altaylı'nın da eleştirisi, bunun geç kalınmış olması üzerine. Yani Fatih Altaylı'nın geç kalındı hikâyesine katılırım ama eğer bir bilgi varsa, yani bu konuda bir anlaşma yapıldıysa, emir aldılarsa, bunu da çıkıp argümanlarıyla ortaya yani belgeleriyle beni ikna edecek açıklamayı yapması lazım. Benim yaklaşımım bu. Yani öyle oturduğun yerden emir mi aldın falan, çok kıraathane Çok kıraathane yaklaşımı bu. 🗣İbrahim Seten: Şimdi hiçbir konuda bu kadar net bir sonuca gidemezsin, tamam mı? Yani siyasetle ilgili de, ekonomiyle ilgili de gidemezsin. Sporla ilgili de gitmeyi de ben anlamıyorum. Yani burada sana siyaset, şampiyon olmamak için emri neden verir abi mesela? Tamam mı? Siyasetin delirmiş olması lazım. Üstüne Galatasaray'ın da delirmiş olması lazım. Niye 4 senedir vermiyor? Üst üste 4 kere yaparken de o zaman siyaset mi yaptı falan? O kadar izaha muhtaç bir nokta ki burası. 🗣Haluk Yürekli: Çok boş ya 🗣İbrahim Seten: Ve abi, boşsa da boş dememiz lazım. Ben o yüzden istedim bunu. Yani abi, koskoca Fatih Altaylı'sın, sen bunu koyuyorsun ya. Hani bunu koyarken bence ciddiye aldığımız için okuyoruz. Yani bunu herhangi birisi yazsa, derim ki: "Ya delirmiş zaten, ne yapıyorsa yapsın" derim. Yani neredeyse küfrediyordum. Şimdi hani abi, koskoca Fatih Altaylı deyince bakıyorsun, kim bilir belki de gerçekten istemiyorlardır, belki de şampiyon olmamak için emir almış gibi davranıyorlar. 🗣Haluk Yürekli: Abi bu da zaten bu bir de yazıda benim yani yayın öncesinde gördüğüm, daha kalın puntolarla yazmış, büyük yazmış. Ama işte bu bir Soruyu da soruyor, cevabı da veriyor Abi ne farkı var o zaman diğerlerinin eleştirdiğimizden? Kıraathane yaklaşım dediğim şey bu. Yani herkes böyle konuşuyor. Abi şimdi geçen benim bir arkadaşım aradı, aynı bu yaklaşımdaydı. Dedi ki: "İşte seneye seçim olma ihtimali var, o yüzden Türkiye'de bu süreçte herkes futbol konuşsun, o yüzden 4 takımlı bir lig mücadelesi olsun, o yüzden Galatasaray ekonomik olarak daha az para harcayacak ve işte ona göre uygun..." Ya dedim ki, ya bu çok fazla niyet okuma değil mi? Dedim, ben böyle niyet okuyorum Eğer 5 safhalı okunu Hayır, bana bunu söyleyen arkadaşım aynen şöyle söyledi: "Dedim ki, biz geçen sene futbol konuşmadık mı her hafta?" Dedim, yani Türkiye'de zaten.

Galatasarayultrataraftar

28,255 次观看 • 2 个月前

Konfor seni öldürüyor. Boş vakitlerin içerisinde boğuluyorsun, günahları terk edemiyorsun, ruhunu öldürüyor, enerjini tüketiyorsun, hiçbir işi hakkıyla yapamayıp dinleneceğin vakti beklemeye koyuluyorsun. Çok zayıfsın ama bu sen değilsin. İçerisinde yaşadığın yüzyıl ve modernite seni bu hâle getirdi. En büyük düşmanın göz kapaklarından soktuğun haramlardan başkası değil. Bundan daha aşağılık ve ezik bir davranış asla gelmedi ve gelmeyecek. Günahlar içerisinde ya namazları terk edeceksindir ya da günahları. Aynı kalp ikisini beraber taşıyamayacak ve acıdan kıvranacaktır. Sen seçimini namazdan yana kullanacaksın. Allah'a bir adım attığında O'nun sana on adım atacağından haberdar değil misin? Yeis'in en büyük günahlardan biri olduğunu bilmiyor musun? Allah'tan ümidini kesmek gibi bir hâle nasıl düşersin? Allah'ın seni her saniye gördüğünden nasıl bihaber davranabilirsin? Sen O'nu ve eğer gerçekten ister ve mücadele edersen sana verebileceklerinin farkında değil misin? -10.994 metre derinliğindeki Mariana Çukurundaki türlerin dahi rızkını gönderen Rabbinin seni unuttuğunu mu zannediyorsun? Haddini fazla aşıyorsun. Şefkat tokadı yeme zamanın gelmiş geçmiş belli ki. Seni artık ancak şöyle sağlam bir Osmanlı Tokadı paklayacak gibi görünüyor. AYAĞA KALK ARTIK! Sana önce güzel bir fiziksel şok vereceğiz. Abdest almak için musluğun başına her gittiğinde suyu en soğuğa getirip öyle abdest alacaksın. Yüksek iradeli insanlar buzlu suya giriyorlar her gün çünkü insan bedenine inanılmaz iyi geliyor. Keşkelerle yaşamayı keseceksin, geçmişle boğuşmayı ve hatalarınla boğuşmayı keseceksin. Şeytanın seni günaha sokmadan önce basit gösterip günahtan sonra zor gösterdiğini, tövbeye gitmemen için kafanın içinde 40 tane film çektiğini ve seni dipsiz kuyulara çektiğini aklından çıkarmayacaksın. Yolculuğuna Nasuh tövbesi ile başlayıp geçmiş hatalarını terk edeceksin. Allah'ın senden istediği de budur. Bunu yaparsan biiznillah o günahları hiç yapmamış gibi olacaksın. Daha önünde yürünecek çok uzun bir yol var hatta daha başlamadın bile. Hem borçlu olduğun bu memleket hem de dünyanın sana ihtiyacı var. Faydalı ve üreten bir adam olacaksın. Zeki ve güçlü bir müslüman olacaksın. Her gün sosyal medyada bir boka yaramayan gerizekalı gereksiz tiplerin sözlerini haberleştirilip önüne getirilmesine şahit oluyorsun. Bir basit başıboş sokak köpeği sorununa bile ses olamıyorsun. Oraya kaydır buraya kaydır diye gezinip hiçbir şey üretmeden paralar içerisinde yüzen tiplerin arasında hayatı sorguluyorsun. Sosyal medyaya da lazımsın. Etkileşim gücü olacak biri varsa sen olacaksın. Boykot ve yapılan hashtag çalışmaları gibi işlerin buralardan geçtiğini görüyorsun. Ekmeğini taştan çıkartacaksın. Bahanelere ve zorluklara kulak tıkayıp hedefine odaklanacaksın. İmkan getirmek için uğraşmaya ve erken yaşta evlenmeye çalışacaksın. 30'dan sonra evlenilir, birbirlerini tanımaları lazım, siz daha çocuksunuz, erkekler geç olgunlaşır gibi deli saçmalarını duymayacaksın. Erken yaşta evlenip evliliğinden aldığın mutluluk, huzur ve enerjiyle verimin daha da artacak. Çile çekeceksin. Resulullah (s.a.v.)'in çektiği çilelere benzer çileler çekmek için yırtınacaksın. Taif'te taş yemiş bir peygamberin ümmeti olarak günü geldiğinde Allah yolunda yiyeceğin bir taş veyahut taş hükmünde yiyeceğin bir kötülüğü sünnete uymak olarak bilecek ve bu irade ve inançla devam edeceksin. Önce bu çileleri çekecek gücü kazanacaksın. Her düştüğünde tekrar kalkacaksın. Seni yere düşüren her ne ise yerdeyken sırıtarak onun suratına bakıp ‘‘elinden gelenin hepsi bu mu?’’ diyeceksin. Çünkü sen düştüklerinden ders çıkartan güçlü bir iradeye sahipsin, olacaksın. Muhammed Ali'nin konuşmalarına hiç göz attın mı? Başardığı her şeyi Allah'a borçlu olduğundan bahsediyor. Evet, sen de böyle olacaksın. Herkesin kendine özgü bir parmak izi olması gibi biricik bir deneyim yaşadığının, senden başka olmadığının farkına varacaksın. Allah seni seviyor, bunun hakkını vereceksin. Allah'ın sevmediği kullardan olmamalısın, olmayacaksın. Bunlar arkamdaki okyanusa elimi daldırıp suratına attığım birkaç damla su sadece. Sen okyanusa dalacaksın. Boğulacaksan büyük suda boğulacaksın. Yerinden kalkmazsan sıradan tiplerden biri olarak yaşayıp öleceksin. Böylesini aşık olduğun kişinin, arkadaşlarının, herhangi bir insanın sevmeyeceği gibi Allah'ta sevmeyecektir. Allah taşıyabileceğinden fazlasını kuluna yüklemez. O halde kalk ve taşıyabileceğin yükü arttır! Çünkü Gazze'de olduğu gibi yükü sırtlanacak çok durak var ve kimsenin taşımaya niyeti yok. Sen bunu başaracaksın. Değişimin bambaşka olacak buna inanıyorum. Sen de inanacaksın. Potansiyelinin farkına varacak ve yola koyulacaksın. Daha gidecek çok menzilimiz var. Her şey daha yeni başlıyor. Allah azze ve celle ye secdelerde seslenecek ve ‘‘Beni al ve kendi yolunda kullan Ya Rabbi! Senin yolunda yürüt, mücadele ettir, iş ve eşimi senin yolunda yaşayabilmeyi, senin yoluna fayda verebilmeyi, her mazluma, derde, sıkıntıya koşabilecek bir durak olabilmeyi bana nasip et, hayal dahi kuramayacağım bir güç nasip et, kapına geldim beni geri çevirme’’ diyeceksin. Herkese karşı güçlü duracaksın lakin Allah Teâlâ'ya karşı aciz olacaksın ki zaten acizsin. Ayrıca sana tavsiye edebileceğim en mükemmel şey hayatına teheccüdü kazandırmak olacaktır. Hiçbir flood dayanmaz onun faydalarını anlatmaya bizzat kendin araştırmalısın. Neyse artık işe koyulma zamanı. Her ne okuyor, ne yapıyor veya hiçbir şey yapmıyorsan dahi bu okuduklarını uygulayabilecek bir fırsata sahipsin. Mezarlıklarda dünyaya dönüp bu saydığım işleri yapabilmek için her saniye Allah'a yalvaran insanlar dolu. Ancak hayat bir kere yaşanıyor. Onlar da bir zamanlar yaşıyorlardı. Sen henüz orada değilsin. Zira hayattasın ve film hâlâ devam ediyor. Oscar sadece ismi olan içi bomboş bir çöpten ibaret. Öyle bir film ortaya çıkart ki sana özel ödüller çıkartılmak zorunda kalınsın. Haydi artık gitme zamanı. Allah teâlâ ayağına taş, gözüne yaş değdirmesin. Bismillahirrahmanirrahim.
0:45

Sensitive content

Konfor seni öldürüyor. Boş vakitlerin içerisinde boğuluyorsun, günahları terk edemiyorsun, ruhunu öldürüyor, enerjini tüketiyorsun, hiçbir işi hakkıyla yapamayıp dinleneceğin vakti beklemeye koyuluyorsun. Çok zayıfsın ama bu sen değilsin. İçerisinde yaşadığın yüzyıl ve modernite seni bu hâle getirdi. En büyük düşmanın göz kapaklarından soktuğun haramlardan başkası değil. Bundan daha aşağılık ve ezik bir davranış asla gelmedi ve gelmeyecek. Günahlar içerisinde ya namazları terk edeceksindir ya da günahları. Aynı kalp ikisini beraber taşıyamayacak ve acıdan kıvranacaktır. Sen seçimini namazdan yana kullanacaksın. Allah'a bir adım attığında O'nun sana on adım atacağından haberdar değil misin? Yeis'in en büyük günahlardan biri olduğunu bilmiyor musun? Allah'tan ümidini kesmek gibi bir hâle nasıl düşersin? Allah'ın seni her saniye gördüğünden nasıl bihaber davranabilirsin? Sen O'nu ve eğer gerçekten ister ve mücadele edersen sana verebileceklerinin farkında değil misin? -10.994 metre derinliğindeki Mariana Çukurundaki türlerin dahi rızkını gönderen Rabbinin seni unuttuğunu mu zannediyorsun? Haddini fazla aşıyorsun. Şefkat tokadı yeme zamanın gelmiş geçmiş belli ki. Seni artık ancak şöyle sağlam bir Osmanlı Tokadı paklayacak gibi görünüyor. AYAĞA KALK ARTIK! Sana önce güzel bir fiziksel şok vereceğiz. Abdest almak için musluğun başına her gittiğinde suyu en soğuğa getirip öyle abdest alacaksın. Yüksek iradeli insanlar buzlu suya giriyorlar her gün çünkü insan bedenine inanılmaz iyi geliyor. Keşkelerle yaşamayı keseceksin, geçmişle boğuşmayı ve hatalarınla boğuşmayı keseceksin. Şeytanın seni günaha sokmadan önce basit gösterip günahtan sonra zor gösterdiğini, tövbeye gitmemen için kafanın içinde 40 tane film çektiğini ve seni dipsiz kuyulara çektiğini aklından çıkarmayacaksın. Yolculuğuna Nasuh tövbesi ile başlayıp geçmiş hatalarını terk edeceksin. Allah'ın senden istediği de budur. Bunu yaparsan biiznillah o günahları hiç yapmamış gibi olacaksın. Daha önünde yürünecek çok uzun bir yol var hatta daha başlamadın bile. Hem borçlu olduğun bu memleket hem de dünyanın sana ihtiyacı var. Faydalı ve üreten bir adam olacaksın. Zeki ve güçlü bir müslüman olacaksın. Her gün sosyal medyada bir boka yaramayan gerizekalı gereksiz tiplerin sözlerini haberleştirilip önüne getirilmesine şahit oluyorsun. Bir basit başıboş sokak köpeği sorununa bile ses olamıyorsun. Oraya kaydır buraya kaydır diye gezinip hiçbir şey üretmeden paralar içerisinde yüzen tiplerin arasında hayatı sorguluyorsun. Sosyal medyaya da lazımsın. Etkileşim gücü olacak biri varsa sen olacaksın. Boykot ve yapılan hashtag çalışmaları gibi işlerin buralardan geçtiğini görüyorsun. Ekmeğini taştan çıkartacaksın. Bahanelere ve zorluklara kulak tıkayıp hedefine odaklanacaksın. İmkan getirmek için uğraşmaya ve erken yaşta evlenmeye çalışacaksın. 30'dan sonra evlenilir, birbirlerini tanımaları lazım, siz daha çocuksunuz, erkekler geç olgunlaşır gibi deli saçmalarını duymayacaksın. Erken yaşta evlenip evliliğinden aldığın mutluluk, huzur ve enerjiyle verimin daha da artacak. Çile çekeceksin. Resulullah (s.a.v.)'in çektiği çilelere benzer çileler çekmek için yırtınacaksın. Taif'te taş yemiş bir peygamberin ümmeti olarak günü geldiğinde Allah yolunda yiyeceğin bir taş veyahut taş hükmünde yiyeceğin bir kötülüğü sünnete uymak olarak bilecek ve bu irade ve inançla devam edeceksin. Önce bu çileleri çekecek gücü kazanacaksın. Her düştüğünde tekrar kalkacaksın. Seni yere düşüren her ne ise yerdeyken sırıtarak onun suratına bakıp ‘‘elinden gelenin hepsi bu mu?’’ diyeceksin. Çünkü sen düştüklerinden ders çıkartan güçlü bir iradeye sahipsin, olacaksın. Muhammed Ali'nin konuşmalarına hiç göz attın mı? Başardığı her şeyi Allah'a borçlu olduğundan bahsediyor. Evet, sen de böyle olacaksın. Herkesin kendine özgü bir parmak izi olması gibi biricik bir deneyim yaşadığının, senden başka olmadığının farkına varacaksın. Allah seni seviyor, bunun hakkını vereceksin. Allah'ın sevmediği kullardan olmamalısın, olmayacaksın. Bunlar arkamdaki okyanusa elimi daldırıp suratına attığım birkaç damla su sadece. Sen okyanusa dalacaksın. Boğulacaksan büyük suda boğulacaksın. Yerinden kalkmazsan sıradan tiplerden biri olarak yaşayıp öleceksin. Böylesini aşık olduğun kişinin, arkadaşlarının, herhangi bir insanın sevmeyeceği gibi Allah'ta sevmeyecektir. Allah taşıyabileceğinden fazlasını kuluna yüklemez. O halde kalk ve taşıyabileceğin yükü arttır! Çünkü Gazze'de olduğu gibi yükü sırtlanacak çok durak var ve kimsenin taşımaya niyeti yok. Sen bunu başaracaksın. Değişimin bambaşka olacak buna inanıyorum. Sen de inanacaksın. Potansiyelinin farkına varacak ve yola koyulacaksın. Daha gidecek çok menzilimiz var. Her şey daha yeni başlıyor. Allah azze ve celle ye secdelerde seslenecek ve ‘‘Beni al ve kendi yolunda kullan Ya Rabbi! Senin yolunda yürüt, mücadele ettir, iş ve eşimi senin yolunda yaşayabilmeyi, senin yoluna fayda verebilmeyi, her mazluma, derde, sıkıntıya koşabilecek bir durak olabilmeyi bana nasip et, hayal dahi kuramayacağım bir güç nasip et, kapına geldim beni geri çevirme’’ diyeceksin. Herkese karşı güçlü duracaksın lakin Allah Teâlâ'ya karşı aciz olacaksın ki zaten acizsin. Ayrıca sana tavsiye edebileceğim en mükemmel şey hayatına teheccüdü kazandırmak olacaktır. Hiçbir flood dayanmaz onun faydalarını anlatmaya bizzat kendin araştırmalısın. Neyse artık işe koyulma zamanı. Her ne okuyor, ne yapıyor veya hiçbir şey yapmıyorsan dahi bu okuduklarını uygulayabilecek bir fırsata sahipsin. Mezarlıklarda dünyaya dönüp bu saydığım işleri yapabilmek için her saniye Allah'a yalvaran insanlar dolu. Ancak hayat bir kere yaşanıyor. Onlar da bir zamanlar yaşıyorlardı. Sen henüz orada değilsin. Zira hayattasın ve film hâlâ devam ediyor. Oscar sadece ismi olan içi bomboş bir çöpten ibaret. Öyle bir film ortaya çıkart ki sana özel ödüller çıkartılmak zorunda kalınsın. Haydi artık gitme zamanı. Allah teâlâ ayağına taş, gözüne yaş değdirmesin. Bismillahirrahmanirrahim.

Yunus 🇵🇸

79,191 次观看 • 2 年前

Barış Alper Değeri 100 Milyon Euro Ümit Özat: Ben sana bir şey söyleyeyim mi? Söyle. Galatasaray bugün sadece skor olarak kazanmadı. Galatasaray bugün fizik olarak da her türlü üstünlüğü 90 dakika boyunca Liverpool'a karşı elde etti. Yani hiç. Tertemiz bir galibiyetti. Şimdi iki tane pozisyon var. Tabii onları söyleyeceğiz ama skordan bağımsız şunu söyleyeyim. Ben Barış'ın pozisyonda yani arkadaki oyuncu ile temas olduğunu söylüyorlar ama ben temas olduğunu düşünmüyorum. Orada offside olmadığını ama Liverpool'un attığı golde de Öyle bariz el olduğunu da düşünmüyorum. İkisi de hakemin hatalı kararıydı. Maçın kararı 2-1'di. 1-0 bitti. Ama Galatasaray'ın net bir şekilde hak ederek kazandığı bir maç. İnanılmaz bir tempo. Muhteşem bir Barış Alper. Bugünden itibaren Barış Alper'in bonservisi 100 milyon euro. Net. Hiç tartışmam bile. Ben sana söyleyeyim. Barış Alper sen niye Liverpool'un da transfer radarına girdi diyemem. Bence transferinin Yani transfer listesinin birinci sırasındaki adam oldu. O kadar yani hiç muazzam bir şey ya çocuk. Baskı kurdu Galatasaray. Barış gerçekten bu Şampiyonlar Ligi maçları ilk 8'e kalırsa inşallah Galatasaray istatistiği merak ediyorum. Şampiyonlar Ligi'nde kaç futbolcuya sarı kart gösterdi? Yani onu durdurabilmek için o fizik gücü hele İngilizler deriz ki fizik gücüyle oynar. Almanlar deriz fizik gücüyle oynar. Hiçbiri barışın karşısında duramıyorlar. Barış'ı durduramadıkları için sürekli faal ve sarı kartlar gerçekten helal olsun Barış Alper kardeşime. Türkiye'de hep ne görüyorduk? Türkiye'deki tempo ile Avrupa'daki tempo arasında dağlar kadar fark var diyorduk ama Galatasaray bunu özellikle iki Juventus maçının belirli aralıklarında, Atletico Marti'nin ikinci yarısında, ilk Liverpool maçında ve bu Liverpool maçının tamamında bunu ortaya koydu. Bak sana bir şey söyleyeyim mi? Galatasaray'ın bugün oynadığı tempoda Fenerbahçe oynasın hafta sonuna sahaya çıkacak oyuncu bulamaz. Katılıyorum sana. Bak bir kere daha söylüyorum. Galatasaray'ın bugün oynadığı tempoda Fenerbahçe oynasın böyle de bir maç oynasın Avrupa'da oynasın ama hafta sonu sahaya çıkacak oyuncu bulamaz. Bu Liverpool dediğin takım Jürgen Klopp döneminden bu yana şöyle bakıyorsun. Avrupa'da presin nasıl yapılacağını gösteren sistem olmuş bir takım. İki maçta da bunu yendi. Buna artık şans diyemezsin abi. Buna tesadüf diyemezsin. Buna şans tesadüf diyen bir kere tesadüf olur. İki kere olmaz. Kim olursa olsun buna şans tesadüf kısmet diyen art niyettidir abi. Bana kimse hikaye anlatmasın. Giren ile çıkan ile abi. Singo'yu yer değiştiriyor. Aynı performansı devam ediyor. Saşa boy gidiyor. Elinden gelenin elisini yapıyor. Yani Sanchez'den bahsedelim.

Galatasarayultrataraftar

75,684 次观看 • 6 个月前

OKUYUN HA! KONU ÇOK MÜHİM! AK Parti Tanıtım ve Medya Başkanlığı 25. yıl etkinliğine sosyal medyadan bazılarına da davet yollamış. Seçim döneminden önce paylaşımlarım ayda ortalama 75 milyon etkileşim alıyordu. Yüzlerce genç DM'den yazarak, "Abi, senin paylaşımların bize ışık oldu. Biz ülkenin geçmişini bilmiyorduk. Çok güzel, samimi anlatıyorsun. Sana güvenerek ben de AK Parti'ye oy vereceğim." diye yazıyordu. Belki binlerce genç böyle mesaj gönderdi. Ayda 75 milyon etkileşim demek, belki genel yüzdeye yüzde 1'lik bir etki yaratmış olabilirim diye düşündüm hep. Biraz sitem ediyorum ama asla Reis'e değil, yine teşkilatlara. Teşkilattan bir daveti ben de hak ediyordum diye düşünüyorum. Ben Recep Tayyip Erdoğan aşkına 25 senedir uykularımı verdim. 25 sene çalışıp kazandığım tazminatın tamamını, sırf onu savunuyorum diye hakkımda açılan abuk subuk davalara tazminat olarak verdim. Yetmedi, iki defa da cezaevine girdim. Sağır sultan duydu. Cezaevine girerken paylaştığım tweet 60 bin beğeni aldı, 5 bin kişi retweet yaptı, 20 milyon görüntüleme aldı. Görenler gördü de bir tek AK Parti teşkilatları görmedi. Fransa'da yaşayan bir gazeteci takipçi kardeşim, iki avukata para ödemiş. "Gidin Mustafa abimi savunun." demiş. Adamın takip ettiği üç kişi var, onu takip eden yok, ismi yok, resmi yok. Londra'da yaşayan bir takipçi ağabeyim DM'den yazmış. Cezaevinden çıktıktan sonra okudum bu mesajları: "Kardeşim, ben hukuk profesörüyüm. İsmim şu..." İsmini şimdi burada yazmıyorum. Fakat araştırdım, Google'da dünyaca ünlü bir hukukçu kendisi. "Türkiye'nin en ünlü avukatlarını tut. Bana birkaç isim de önermiş. Sana FETÖ'cüler kumpas kuruyor. O avukatlara ödeyeceğin miktar ne olursa olsun, bir milyona kadar ödemeye hazırım. Ama ismimi gizli tut." diye yazmış. Dünyanın birçok yerinde yaşayan dostlarım böyle destek mesajları yazmıştı. Yurt içinde yaşayan bir ablam şöyle yazmıştı: Ben cezaevine girmeden birkaç gün önce hissettim ve şöyle bir paylaşım yapmıştım: "Arkadaşlar, ben galiba cezaevine gireceğim. Oğlum Pamukkale Üniversitesi Edebiyat Öğretmenliği Bölümünü kazandı. KYK'ya müracaat ettik. Büyük ihtimalle çıkar. Çıkmaz ise eğer oğlumu Denizli'de yaşayan takipçilerime emanet ediyorum." İşte o ablam şöyle yazmış: "Kumandan kardeşim, benim bir otelim var. Otelimde bir odayı ona tahsis ederim. Her gün onu okula bizzat şoförüm bırakır, geri alır. Harçlığı da, her şeyi de bana ait. Sen oğlunu dert etme." Böyle yüzlerce mesaj yazanlar oldu. Alayından Allah razı olsun. AK Parti Tanıtım ve Medya Başkanlığına işte bundan dolayı sitem ediyorum. Onların da canı sağ olsun. Teşkilatlarımız yalaka kaynıyor, bir tek ona yanıyorum. Ama onların içinde de ölümüne Reis'i savunanlar yok mu? Büyük çoğunluğu öyle. Hele hanım kardeşlerim yok mu... Vallahi bu adamı ayakta tutan bayan kardeşlerim, ablalarım. Bunu da söylemem lazım. Son sözüm: Kıymetli Başkanım, sen çakmalarla değil, videoda anlattığın Abdülmecitlere sahip çıkmaya devam et. Çünkü Abdülmecitler çakmalara kurban edildi. Cümleten hayırlı geceler

Kumandan

19,300 次观看 • 1 个月前