Loading video...

Video Failed to Load

Go Home

“Seni affedeceğim, Konstantiniyye’ye git ve bize istediğimiz vergiyi her sene öde böylece tahtında huzurla otur ta ki biz Konstantiniyye’ye gelene kadar!” #AlparslanBüyükSelçuklu TRT 1

29,055 views • 2 years ago •via X (Twitter)

10 Comments

Mery_1994_ @arducbrs fan❤'s profile picture
Mery_1994_ @arducbrs fan❤2 years ago

@trt1 #BarişArduç #AlparslanBüyükSelçuklu

hatice's profile picture
hatice2 years ago

@trt1 Anadolu’yu aldık çok şükür :) haftaya sıra Kudüs’te !

Marta Ferraro's profile picture
Marta Ferraro2 years ago

@trt1 #AlparslanBüyükSelçuklu #barisarduc

GÖKÇEN 🇹🇷🇹🇷🇹🇷🇹🇷🇹🇷's profile picture
GÖKÇEN 🇹🇷🇹🇷🇹🇷🇹🇷🇹🇷2 years ago

@trt1 Çok güzel bir bölümdü göğsümüz kabararak izledik emeğinize sağlık 👏👏

Diriliş Zamanı's profile picture
Diriliş Zamanı2 years ago

@trt1 Malazgirt Türk, Kürt, Arabın bir olduğu bir islam Zaferidir.

pınar can's profile picture
pınar can2 years ago

@trt1 Muhtesem sahneydi çok büyük bir merhamet siyasi bir hamle sanli bir zaferin sonucuda getirdi.cok guzel finaldi ya.boyle komutanlar sayesinde yurt yurt oldu.

Rosy 🦋's profile picture
Rosy 🦋2 years ago

@trt1 #AlparslanBüyükSelçuklu #BarişArduç | #KayraZabcı | #AlpSef

Nurhaledemirci's profile picture
Nurhaledemirci2 years ago

@trt1 😎⚔️🤝🏻 efsaneydi ve Atalarımız ile yeniden gurur duymak ve cidden Türk deyince ne demek olduğunu hatırlamak iyi geldi 💆🏻‍♀️ ne efsaneymiş ki Muhammed Alp Arslan, Romen Diyojeni serbest bırakarak kendi soyundan olanlara cezasını verdirtmiş 👊🏻 asıl intikam böyle alınır işte

Erdem's profile picture
Erdem2 years ago

@trt1 Neden göklerin ve yerin orduları Allah'ındır konuşmasını kestiniz? Fragmanlarınızda vardı!!!

H.Ali's profile picture
H.Ali2 years ago

@trt1 Yapım olarak uyanış sanki daha etkiliydi yinede emeği geçen herkese teşekkür ederiz böyle yapımların devamını bekleriz.

Related Videos

Ben Zafer Partisi Kurucular Kurulu Üyesi, Genel Başkan Danışmanı ve Zafer Partisi 28. Dönem Van Milletvekili Adayıyım. Vanlıyım ve Atatürk'ün "Ne mutlu Türküm diyene" sözünü benimsemiş, Türk vatanının ve devletinin tüm imkanlarından eksiksiz faydalanmış bir Kürt'üm. Bu konuşan şahsın ise ne Türk vatandaşlığı ile ne de Kürt olmakla bir ilgisi olduğunu düşünmüyorum. Mesela diyelim ki Türkiye Cumhuriyeti devleti senin kastettiğin haliyle senin Kürt kimliğini tanıdı ve sana dedi ki, "Mehmetçik'in kanıyla kurduğu bu vatanı terk et. Üzerindeki kimliği geri ver, oturduğun evden çık, çalıştığın iş yerinden ayrıl ve bu yaşına gelene kadar Türk Devleti'nden aldığın tüm hizmetlerin bedelini öde" O zaman da şimdi söylediğin gibi diyeceksin ki "Türk Devleti Kürtlere zulüm ediyor" Oğlum sizin derdiniz Türk-Kürt meselesi değil, siz Türkiye Cumhuriyeti devletinin yapısının bozulmasını, federal bölgeler kurulmasını böylece uşağı olduğunuz emperyalizmin bu toprakları işgal ederek, binlerce yıllık Türk hakimiyetinin ortadan kalkmasını isteyen ve sonucunda bir savaşın kurbanı olacağınızı bile akıl edemeyen kuş beyinlilersiniz. Türk vatanı ve Türk devleti size özgür bir insanın sahip olabileceği her şeyi verdi ama sizin derdiniz başka... Siz Kürt için hak istemiyorsunuz, siz Türk için bir yok oluş istiyorsunuz... İşte konu oraya gelince de karşınızda benim gibileri bulacaksınız... Cehennemin dibine kadar yolunuz var.

Mehmet Emin Özbey

1,164,387 views • 1 year ago

Kafanı kaldırıp gökyüzüne bakıyorsun ve aklının bir köşesinde hep o klasik soru var uzaylılar ne zaman gelecek ama olayı tamamen kaçırıyorsunuz çünkü hikayenin yanlış tarafındayız biz o uzaylılarız dünyadan milyonlarca kilometre uzakta eksi 60 derece soğukta incecik bir atmosferin altında devasa bir çöl var o çölde dev bir krater tam 3 milyar yıldır mutlak bir sessizlik içinde duruyordu ta ki biz gelene kadar boşluğu aştık o gezegenin yörüngesine girdik ve hiçbir canlının görmediği o paslı kayaların arasına pille çalışan nükleer bir gözlemci indirdik düşünün milyarlarca yıldır sıfır hareket olan bir yere aniden gökyüzünden metal bir kutu iniyor kollarını açıyor üzerinden sensörler ve kameralar çıkıyor ve etrafı taramaya başlıyor kendi varoluşumuz bize o kadar sıradan geliyor ki bu yaptığımızın ne kadar korkutucu derecede uzaylıca olduğunu fark etmiyoruz bile bizler o kadar sessiz ve soğuk bir evrende yaşıyoruz ki sadece var olmakla kalmadık o iğrenç yerçekimini yenip başka bir gezegenin kapısını çaldık yaşam arıyoruz sinyal bekliyoruz radyoteleskoplarla karanlığı dinliyoruz ama kısım şu güneş sisteminin geri kalanı için o sinyalleri gönderen o karanlıkta mekanik aletler yüzdüren yabancı tür sadece biziz yani yukarı bakıp birilerinin gelmesini beklemeyi bırakın o çok merak ettiğiniz ilk temas anı şu an marsta dev bir kraterin içinde bizim gönderdiğimiz bir kameranın sessizce yüzeyi izlemesiyle bizzat yaşanıyor

Deepcosmoss

23,112 views • 4 months ago

II. Abdülhamit, Kıbrıs'ı İngilizlere, İngiltere kendisi ve ailesini korusun diye vermiş vay be 2025 yılında Fatih Altaylı’nın youtube programına konuk olan Eski Milli Eğitim Balanı Hüseyin Çelik, II. Abdülhamit ile ilgili olarak; -TRT 1'de yayınlanan Payitaht Abdülhamit diye bir dizi vardı. Bu dizi tarihin o kadar ırzına geçiyordu ki o kadar alakası olmayan şeyler yayınlıyordu ki ya dedim ki arkadaş bu ne ya? -Bırakın İngiliz elçisine tokat atmak Sultan Abdülhamit'in İngilizlerden o günkü İngiliz politikasından o devletine ve kendisine yapılabileceklerden ödü kopuyor. -Ali Suavi Çırağan Sarayı'nı basınca Sultan Abdülhamit dehşete kapılıyor. -22 Mayıs'ta İngiltere'nin İstanbul'daki büyük elçisi Henry Layard'ı huzuruna çağırıyor. Bana ve aileme karşı daha ileri bir hareket yapılırsa İngiltere beni korur mu? -Layard Majeste Sultan'ın sadece şahsını ve ailesini korumakla kalmayacak. Küçük Asya'daki bütün topraklarını korumaya taliptir. Sultan buna seviniyor. Fakat Layard arkasından ikinci kartını çıkarıyor. Diyor ki ancak Majeste Kraliçe'nin küçük bir ricası var. Nedir diyor. Eğer bize Kıbrıs'ı üs olarak verirseniz biz bunu yaparız diyor. Şimdi bu görüşme 24 Mayıs 1878. -Biz 4 Haziran 1878'de yani tam 10 gün sonra Kıbrıs'ı İngilizlere bıraktık. -Şimdi biz Sultan zamanında bir karış toprak kaybetmedik falan filan. Şimdi biz efsaneleri çok seviyoruz. Sevdiklerimizi ilahlaştırıyoruz. Göklere çıkarıyoruz. Sevmediklerimizi de yerin dibine geçiriyoruz. Şimdi tarihe ve tarihi olaylara aşk ve nefret ikilemiyle yaklaşamazsınız. -Sultan Abdülhamit ne Kızıl Sultan'dır ne Ulu Hakan'dır. Sultan Abdülhamit etten kemikten yaratılan Osmanlı padişahlarından birisiydi.

Herodot Diyor Ki

16,172 views • 5 months ago

Saygıdeğer Arkadaşlarım; Şu anda Kaçak ve de Haram Saraylı Amerikan devşirmesi, Amerikan kuklası Tayyip’in, kendisine hakaret ettiğimiz savıyla bize açtırdığı bir davanın duruşmasına katılmak üzere Ankara’ya gidiyoruz. Tayyip sanıyor ki bizi yargılayabilecek… Hayır! Her zaman olduğu gibi yine biz onu yargılayacağız. Biz dünyanın en haklı, en meşru davasını savunuyoruz. Bizi bugüne kadar hiçbir güç yargılayamadı, bundan sonra da asla yargılayamayacak. Her seferinde bu hain kere hain Tayyipgiller’i biz yargılayacağız. Kaçak Saraylı Amerikan devşirmesi Tayyip, bize dava üstüne dava açıyor. Sanıyor ki bizi korkutabilecek. Bizi kendi gibi sanıyor. Bunlar Yiğitlik nedir, Mertlik nedir, Şövalyelik nedir, Alplik nedir bilmezler. Bunların tek bildiği din alıp satmak, insanları “Allah’la Aldatmak”, durup dinlenmeden kamu malı aşırmaktır. Tayyip artık yolun sonuna geldi, sıfırı tüketti. Ne yaparsa yapsın artık kaçışı yok! Kork Tayyip, kork! Bütün avanenle beraber kork! Yaptığınız bütün hırsızlıklar, yolsuzluklar, bütün kanunsuzluklar, bütün vatan satıcılıkları, bütün Amerikan uşaklıkları ve bütün ihanetler, onlarca kez ağırlaştırılmış müebbet cezasına çarptırılmanızı gerektirir. Sanma ki Yargının tamamını avcunun içine aldın. Bu ülkede hâlâ binlerce yiğit Savcı var. Ve sen onların karşısına çıkacaksın. Şunu da unutma: Biz İmamın Oğlu Ekrem gibi, Özgür Özel gibi “Seni göndereceğiz”, demiyoruz. Senin Kaçak Saray’ını elbette yıkacağız. Ama aynı zamanda seni, tüm avanenle birlikte Hukuka, Yasalara bağlı, vicdan sahibi, tarafsız gerçek Savcı ve Yargıçlardan oluşan mahkemelerin önüne çıkaracağız. Alayınız işlediğiniz bütün suçların hesabını bir bir vereceksiniz. Kaçışınız, kurtuluşunuz olmayacak. Ey Tayyip! Bizi korkutabileceğini sanıyorsun aklın sıra. Biz; Devrimci Kavgaya ilk adımımızı attığımız 1967’den bu yana, ülkemizin Tam Bağımsızlığı ve Halkımızın mutluluğu uğruna kavgaya girdiğimiz günden bu yana, 58 yıldır ölümün gözünün içine bakarak, meydan okuyarak savaştık hep. Senin gibi tavşan kadar yürek taşımayanların bizi korkutabilmesi mümkün olabilir mi?.. Sizin tüm avanenizin bizi korkutabilmesi olasılığı, ancak bir karganın bir kartalı korkutabilmesi olasılığı kadardır…

Nurullah Efe Ankut

31,613 views • 11 months ago

Cavs, ODTÜ'deki kavgada saldırıya uğrayıp telefonu çalınan gençlerden birini konuk aldı. “İlhan Kaya geçen sene de bize saldırmıştı. Geçen sene Nur Sürer'i getirmişlerdi. O zaman da biz protesto etmeye gitmiştik. O gün de oradaydı ve bize saldırmıştı. O kadar agresifti ki, yanındaki adamlar falan tutmaya başlamıştı. Bunu biz rektörlüğe, güvenliklere ilettik ama bir sonuç alamamıştık. Bu sene yine aynı şeyler oldu. Tamamen göz göre göre. Onun yanında bir sürü öğrenciye benzemeyen başka yaşlı insanlar da vardı. Bize doğru önce plastik şişeler, sonra cam şişeler fırlatmaya başladılar. Bir kişiyi merdivende sürüklüyorlar, üstüne 10-15 kişi saldırıyorlar. Çok kalabalıklar. Biz en son alandan çıkmaya çalışıyorduk. Cam şişe attıklarını görünce arkama döndüm. Arkadaşlarıma "kafanıza dikkat edin" diye bağırdım. Sonra arkamı döndüm, kafamda cam şişe patladı. Kulağım kesildi. Her tarafım kan olmuştu. Bir tane de kemerle saldıran bir eleman var. O kemer de geldi biraz bana. Bir tane kız bana "Ne çekiyorsun? O telefonu bana ver" falan dedi. Sonra biz onunla kavga etmeye başladık. Telefonumu tuttu. Sonra diğerleri üstüme çullandı. Ben çığlık atarken ağzımı kapattılar. Telefonumu alan kız, telefonumu çocuğa veriyor. Kız telefonumu çaldı, çocuğa verdi. Ben telefonu hala kızda zannettiğim için kızdan almaya çalışıyordum. Sonrasında telefonumu alamadım. Hastaneye falan gittim. Arkadaşlarımız arasında çok fazla yararlı oldu. Arkadaşımız kafa travması geçirdi. Bir arkadaşımızın burnu kırıldı. Başka bir arkadaşımın medikal gözlüğü kırıldı. Telefonu, çantası çalınan var. Türk bayrağı açmamız dışında bir şey olmadı. Biz sadece bayrak açtık ve o şarkıları duyunca yuhalamaya başladık.”

OnlyDrama

529,954 views • 4 months ago

Sonuna Kadar izleyen gülme krizine girer 😁🤣🤣🤣 baba yüzüyor 🤣🤣 Serhat Akın: Yaklasın ya. Hemen uyanıp devam ediyorsun hayatına. Ben mesela mutluyum öyle abi. Süper. Böyle devam. Ağla. Ağla sızla. Hep ağla abi. Ağla ağla. Yapacak bir şey yok abi. Abi Beşiktaş bize oynadığı gibi oynamadı bugün. Aynen öyle. Mesela buradan da Beşiktaş'a bir isyanımız var. Beşiktaş niye bize karşı oynadığı gibi oynamadı? Mesela Beştaş bize iki attı. Ama mesela on kişi oynadı. Sonra biz üç tane attık. Tabii. Yani. Bak şimdi görüyorsunuz değil mi? Mesela Fenerbahçe genel sistem bak. Hakeme bok atma. Beştaş bize karşı oynadığını oynamadı. İşte o onu yapmadı. Hep bir arayış içinde. Benim üzüldüğüm nokta bu abi. Benim içimi bir Fenerbahçe olarak paramparaca eden olay bu. Bak size emin ediyorum. İçimi darmaduman eden olay bu abi. Benim içim yanıyor. Benim takımım, benim camiam niye herkese gelene gide 3 atmıyor diye benim içime derken iş nereye döndü biliyor musun? Başkasından. Abi bu hayatta başkasından medet umma kadar kötü bir şey yok abi. Ummayacaksın abi. Başkasına umut bağlamayacaksın. Anladın mı? Galatasaray'ın bugün yenilmesini bekliyorsan demek ki sen bir şeyleri yanlış yapıyorsun abi. En son Fenerbahçe ne zaman öndeydi? İsmail Kartal dönemi öndeydi. 2 puan. İlk defa orada ligi götürüyordu. Götüremedi. Galatasaray liderliği alıyor, götürüyor, şampiyon oluyor. Yapı var. Tamam. Anasını satayım bu yapının. Tamam mı? Oynamayalım gönbende. Oynamayalım baba. Yapı varsa oynamayalım. Siz bıkmadınız mı? Her maç, her hafta yapı var. Galatasaray kollanıyor diyor. Ağlamaktan bıkmadınız mı? Yapacak bir şey var mı? Yok. Başkanınız bir şey yapıyor mu? Yok. Yöneticiniz bir şey yapıyor mu? Yok. Gidip federasyonu darlıyor mu? Yok. Gidip isyan yapıyor mu? Yok. Gidiyor bir tane mektup yazıyor siteden. Yapı var. Biz bunu kabul etmiyoruz. Baba ne değişiyor? 7 sene aynısını söylediniz. Ne değişiyor? 7 sene oynuyorsunuz. 7 sene hep aynısını yapıyorsunuz. 7 sene bir şey değişiyor mu? Değişmiyor. Diyorum ki baba adam gibi kadro kur. Gidip adamlar o simeni alıyorsa sen de o simeni ayağında bir santrafer çek diyorum. Gidiyorsunuz. 3 tane santraferim. Sidi ki şerifi alıyoruz. Sonra yapı ver diyorsunuz. Yapacak bir şey yok. Yapı varsa da bir şey yapacak bir şey yok. Çünkü sen yapıya karşı bir şey yapmıyorsun. Sen sadece yapı var diyorsun. Sosyal medyada ben seni yiyorum sen beni yiyorsun. O ona küfür ediyor. Bu buna küfür ediyor. Başkan elinde tespihle devam ediyor baba. Swimming. Swimming pool'da tamam mı? Başkan swimming pool'da takılıyor. Sen bana küfür ediyorsun. O ona küfür ediyor. Biz birbirimizi yiyoruz. Biz Fenerbahçe için hasta oluyoruz. Baba yüzmeye devam ediyor. Baba sürekli yüzüyor. E tamam ben de diyorum ki bana hedef gösterin. Ben kime savaşacağız baba biz? Kime savaşacağız ya? Bir tane orada çapulcunun teki Fenerbahçe'li futbolcuyu gördüğüm yerde döveceğim diyor. Sizin başkanınız swimming yapıyor baba. Adam yüzüyor ya. Adamın dünyamın da değil ya. Adam beline bağlamış tekneyi çekiyor. Onu da değil ki. Ben diyorum ki biz niye kendimizi parçalıyoruz baba? Biz niye kendimizi parçalıyoruz? Niye Fenerbahçe taraftarı hasta oluyor? Adam yazıyor ben çocuğumdan, karımdan, hayat kalitemden her şeyimi aldı diyor Fenerbahçe. Baba halen yüzüyor. E biz de yüzelim diyorum ben de. Ben de yoruldum ya biz de yürüyelim abi ben bu yolda 3 kurşun yedim baba. Ben niye yüzmüyorum? Biz de yüzelim. Yeter artık ya. Hasta olduk ya Ramazan ayında. Sağlığımız kalmadı ya. Sağlığımız gitti. Aklımız gitti. Adam görmüyor musun neler yazıyor? Adamın aklı gitmiş yani.

Galatasarayultrataraftar

59,190 views • 6 months ago

Dursun Özbek ! Google'a gerek yok. Bak ne var burada? İçlerinden 1 tane kafası çalışan olsa der ki: "Yahu 13 senede Fenerbahçe 1 defa şampiyon olurken ben 7 defa şampiyon oluyorum ancak hala ekonomik olarak gerideyim üstelik Fenerbahçe amatör şubelerde bizden fersah fersah önde ve basketbolda her sene ciddi bütçelerle yarışıyor." ama yok. Biz soralım. Eee nereye gidiyor bu paralar? Kimlere yedirdiniz? Başarı uğruna kime ne vaat ettiniz? Kimle yürüttünüz bu çıkar ve menfaat ortaklıklarını? 4 sene üst üste şampiyon yapılıp UEFA Kupası ve Süper Kupa'yı kazandığınızda bu ligi ekonomik ve sportif açıdan sirkülase edip tarihi dominasyon kurabilecekken o paralar himmet parası olarak mı yurtdışına gitti? Kimlere kaynak oldunuz? Kime bütçe yarattınız? Başarıya bu şekilde ulaşmayı sindirebiliyorsunuz. Zerre rahatsızlık duymuyorsunuz. Zekanız da vicdanlarınız da kayıp. Kendi kulübünüzün geleceğine ve yarınlarına acımıyorsunuz. Günlük geçici hazlarla doyurulan şımarık kitlelere dönüştünüz. Bu o kadar tehlikeli ki. Bu milletin geleceği adına tehlikeli. Bu ahlak ve anlayışla büyüyen çocuklar yarın devlet yönetecekler belki de. İşte bu toplumun huzuruna indirilmiş bir balyozdur Galatasaray. Bu topraklara ekilmiş zehirdir. Hastalıklı zihinlere yayılmış bir virüstür. Bunların saftirik cimbom tayfası da Galatasaray'da başarısızlığa yer yok masallarıyla avunup dursunlar. Siz kimsiniz lan? Kudretiniz neye yeter? Her gelen başkanınız yemeye ve kendisini orada tutanlara yedirmeye geliyor. Sizi tenekelerle şımartıp mamalayanlardan aldığınız gücün narkozu altında konuşmak ne kadar da kolay değil mi?

Yusuf

48,516 views • 2 years ago

''ABD, Çin, İngiltere, Avrupa ülkeleri, Hindistan… Peki hepsi bu kadar borcu kime borçlu? Amerika’nın borcu 36 trilyon dolar civarında… Ve Çin, bunun 750 milyar dolarını elinde tutuyor. Ama Çin’in kendisi de 18 trilyon dolar borçlu… Yani bugün neredeyse her büyük ülke birbirine borçlu. Teoride bu borçların birbirini dengelemesi gerekir diye düşünebiliriz… Ama şu anda dünya genelinde toplam borç 300 trilyon doların üzerinde. Peki nasıl oluyor da bu borç, küresel ekonominin neredeyse 3 katına ulaşıyor? Ve bu sistem tam olarak nasıl işliyor? Çünkü ülkeler büyümek için paraya ihtiyaç duyar… Bu yüzden hükümetler tahvil ihraç ederek halktan borç alır. Bir ülkenin tahvilini satın alan herkes o ülkenin alacaklısı haline gelir. 1970’lerin başına kadar dünyadaki çoğu para birimi altına endeksliydi. Ancak ülkeler daha fazla paraya ihtiyaç duyunca, ABD doların altın karşılığını kaldırdı ve istediği kadar para basmaya başladı. Bu şu anlama gelir: “İstediğin kadar para bas, insanlara öde.” Bugün ABD borcunun yaklaşık %70’i Amerikan vatandaşlarına ait. Nasıl mı? İnsanlar paralarını bankalara yatırdıklarında, bankalar o parayla devlet tahvilleri satın alıyor — yani hükümete borç veriyor. Böylece aslında hükümete borç veren siz oluyorsunuz. Daha çok para basıldıkça, daha çok para banka hesaplarına giriyor, daha fazla tahvil alınıyor, ve borç sürekli büyüyor. Şu anda ABD, Çin ve Avrupa ülkeleri gibi büyük ekonomiler yıllık harcamalarının yaklaşık %20’sini borçla finanse ediyor. Peki bu nereye kadar sürebilir? Bu döngü böyle devam ettikçe, enflasyon yükseliyor ve halk giderek daha fazla memnuniyetsiz hale geliyor. Zenginler ise servetlerini borsada büyütmeye devam ediyor, böylece küresel gelir eşitsizliği artıyor. Ve bugün ABD borsaları rekor kazançlar verirken, ABD yeni yatırımcı çekmekte zorlanıyor. Bu yüzden tahvil faizlerini artırmak zorunda kalacak. İşte bu yüzden, ABD Başkanı bile borsaların çökmesini isteyebilir — ta ki yeniden borç alabilecek bir denge kurulana kadar.''

Rauf Atilla Polat

19,965 views • 11 months ago

Hani o böbürlenenler? Hani o meydan okuyanlar? Hani kırmızı çizgiler? Tüm bunlar gösteriyor ki onların benliklerindeki iddia ettikleri o azamet, o meydan okumalar, başka bir gücün kulluğuna razı olmakta ve Rahman'ın kullarına yapılan zulme karşı şahitlik etmekte tahakkuk etmektedir. O kadar sadece. İzlemektedirler!.. Başka hiçbir şeyin olmadığını gördük! Bağırıp çağırmakla yangının söndürülmediğini hepimiz şahit olduk. Peygamber Efendimiz’in tam bugünü anlatan hadis-i şerifinde şöyle buyuruyor: Ümmetler aç kimselerin sofralarına üşüştüğü gibi sizin üzerinize üşüşeceklerdir. Ashab sordu: "Ya Resulallah! Biz o gün az mı olacağız?" O buyurdu ki: "Hayır! Bilakis, çok olacaksınız. Allah celle celaluhu düşmanlarınızın kalbinden sizin korkunuzu çıkaracak. Sizin kalbinize de vehni yerleştirecektir." Ashab: "Vehn nedir Ya Resulallah?" diye sordular. O da buyurdu ki: "Dünyayı sevmek ve ölümü hoş görmemektir." Yani iki sebep vardır. Dünya sevgisi ve ölüm korkusu... Herkes şu anda muhtemelen, tüm İslam aleminde -mücahitleri istisna sayarız her zaman- insanlar şunu düşünür: "Ben cihad edersem, ben haykırırsam, ben şöyle bir şey yaparsam, o zulme engel olmaya çalışırsam, acaba bu kadar ticaretim ne olacak? Evim ne olacak? Malım mülküm ne olacak? Çoluk çocuğum ne olacak?" Bu, dünya sevgisidir. Senin o malların zaten sana kalmayacak ki, ne olacak? Ne olmasını beklersin? Sen yatağında öldüğünde o dünya malları ne oldu? Yine aynı olacak. Hiçbir fark yoktur. O mücahidin savaş meydanında ölmesiyle senin yatağında ölmen ve bunun neticesinde mallarınızın bu dünyaya kalması aynı şeydir. Hiçbir şey onu değiştirmedi. Senin malın oraya gitmeyecek ki zaten. Yaptığın ameller gidecek oraya. İşte bugünkü zilletin aynası bu hadis-i şeriftir. Dünya sevgisiyle körleşmiş gözler... İzzeti kaybetmiş kalpler... Allah için ayağa kalkmaktan korkan cesetler... İşte bu tablo biziz. Ve biz bu hadis-i şerif'in en acı mucizesiyiz. Resulü Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem, 1400 küsür sene önce bizi anlatmış. Mucizesi bakın nasıl ortaya çıktı! İşte o mucize biziz. Maalesef!.. En acı mucize... Vehn hastalığına yakalanan ümmetiz biz şu anda! Fakat bu hadis-i şerifler, her birisi, anlatılmasındaki hikmet, uyarmaktır! Uyandırmaktır! Şimdi biz 1400 küsûr sene önce, ta 1400 küsûr sene önce haber verilen bir mucizeyi öğrendik ya bu mucizeyi gerçekten de bu başarısızlıklar, zilletin ortasında bunun içinde öğrendik. Bu mucizeyi şimdi kavramamız lazım. Bununla uyanmamız lazım. Uyanmak içindir bu. O zilletten kurtulmak için... Cesaret almak için... Cesur olmak için... Dünyadan veyahut da ölümden değil; Allah'tan korkmak lazım.

Seyda Feyzullah Konyevi

18,359 views • 1 year ago