Sensitive content

This media may contain sensitive content.

Video yükleniyor...

Video Yüklenemedi

Ana Sayfaya Dön

44,729 görüntüleme • 7 ay önce •via X (Twitter)

0 Yorum

Yorum bulunmuyor

Orijinal gönderinin yorumları burada görünecek

Benzer Videolar

𝗚ö𝗸𝗵𝗮𝗻 𝗧ö𝗿𝗲 - 𝗛𝗮𝗸𝗮𝗻 Ç𝗮𝗹𝗵𝗮𝗻𝗼ğ𝗹𝘂 "𝗢𝘁𝗲𝗹 𝗢𝗱𝗮𝘀ı 𝗕𝗮𝘀𝗸ı𝗻ı" 🚨 Tarih: Ekim 2013. Milli Takım kampında, futbol dünyasını sarsan ve yıllarca gizlenen o meşhur olay nasıl yaşandı? İşte 4 maddede o gece: 1️⃣ 𝗚𝗲ç𝗺𝗶ş𝗶𝗻 𝗛𝘂𝘀𝘂𝗺𝗲𝘁𝗶: Olayın arkasında, Gökhan Töre ile Ömer Toprak’ın bir arkadaşı arasında Almanya günlerine dayanan eski bir husumet ve iddia edilen bir "taciz" meselesi vardı. 2️⃣ 𝗢𝗱𝗮 𝗕𝗮𝘀𝗸ı𝗻ı: Türkiye'nin Hollanda mağlubiyetinin ardından Gökhan Töre, yanındaki silahlı bir arkadaşıyla birlikte milli takım otelinde Hakan Çalhanoğlu ve Ömer Toprak'ın kaldığı odayı bastı. 3️⃣ "𝗞ı𝗺ı𝗹𝗱𝗮𝗿𝘀𝗮𝗻 𝗦𝗲𝗻𝗶 𝗩𝘂𝗿𝘂𝗿𝘂𝗺": Hakan Çalhanoğlu’nun Alman ZDF kanalına yaptığı itiraflara göre; odada büyük arbede çıktı. Töre’nin arkadaşı Ömer Toprak’ın üzerine çökerken, Töre de Çalhanoğlu’na silah doğrultarak "Kımıldarsan seni vururum" dedi. 4️⃣ 𝗠𝗶𝗹𝗹𝗶 𝗧𝗮𝗸ı𝗺𝗱𝗮 𝗞𝗿𝗶𝘇: Olay basına sızınca Fatih Terim zor anlar yaşadı. Çalhanoğlu ve Toprak, Töre kadroya çağrıldığı için bir süre milli takıma gelmeyi reddetti. Töre ise daha sonra "𝗔ğı𝘇𝗹𝗮𝗿ı𝗻𝗮 𝘀𝗶𝗹𝗮𝗵 𝗱𝗮𝘆𝗮𝗺𝗮𝗱ı𝗺, 𝗼𝗹𝗮𝘆 𝗸ı𝘇 𝗺𝗲𝘀𝗲𝗹𝗲𝘀𝗶 𝘆ü𝘇ü𝗻𝗱𝗲𝗻 𝗯ü𝘆ü𝗱ü" diyerek kendini savundu. Türk futbolunun en sansasyonel kamp krizi hakkında siz ne düşünüyorsunuz? 👇🏻💬

Ajanshaber1903

73,465 görüntüleme • 27 gün önce

Beni en çok etkileyen öykülerimden birisi “Bextê Emerê Huso”nun öyküsüdür. Bana 75 yaşındaki Hacê Ana anlatmıştı, dedesinin öyküsü. Emerê Huso, Kağızman'ın Karagüney köyünden. Komşu köy Akdamla kavgaları olur ve Akdamlı birisi Emerê Huso'nun kardeşi Nado'yu öldürür. Sonra da Akdamlılar, bölgenin ileri gelenlerini araya koyup barışmak isterler ama Emer kabul etmez. Kardeşinin katilinin kim olduğunu bilmektedir ve onu öldüreceğini söyler. Bir yıl iz sürer ama fırsatını bulamaz. Bir yıl sonra, sonbaharın son demleridir. Emerê Huso’nun evi yayladadır. Komşuları yayladan köye inmişlerdir güzlükleri kaldırmak için ama Emer’in evi tek başına yayladadır. İkindi vakti bir kar serpiştirir, akşama doğru göz gözü görmez bir fırtına çıkar ve bir atlı yolunu şaşırıp Emerê Huso'nun kapısına gelir. Atını hayvan damına çekerler, misafiri eve alırlar. Emer misafirini anında tanır fakat tanımamazlıktan gelir. Misafir kendine geldiğinde ruhu çekilir çünkü bir yıldır canını almasın diye kaçtığı Emerê Huso'nun pençesine düşmüştür. Emerê Huso, misafirinin kendisini tanıdığını ve korktuğunu fark eder. Misafirinin rahatlaması için evdeki kadınlara seslenir: “Gülizar, Zeo, beni ve kendinizi misafire kurban edin, bir ateş yakın, bir kuzu kesin” der. Ateş yakılır, kuzu kesilir, misafirin karnı doyurulur. Ne Emer misafirine bir şey sorar, ne de misafir kendinden bahseder. Erkenden yataklar serilir. Emer, yatağını misafirinin yatağının yanına serer ama ikisinin de gözüne uyku girmez. Misafir korkar, Emer kendisini öldürür diye. Emer de korkmaktadır; ya kendisinden başka aileden biri misafiri tanımış olur ve misafirin başına bir şey getirirse derler ki: "Emerê Huso namert bir adamdı, kendi evinde düşmanını öldürdü." Sabahtan ağardığında fırtına dinmiştir. Emerê Huso misafirine kahvaltısını verir. Misafiri atına bindiğinde, o da silahını kuşanıp atına biner ve misafiri ile yola çıkar. Misafirini köyünün sınırına kadar götürür. Ayrıldıklarında misafirine der ki: “Seni tanımadığımı sanma, seni tanıdım. Sen kardeşimin katili, benim düşmanımsın lakin ben bahtsız bir adam değilim, namert bir adam değilim. Yolunu şaşırmış olmanın hatırına sana bir şey demedim. Ne yiyip içtiysen helali hoş olsun, lakin bundan sonra nerede karşıma çıksan orada seni vururum, haberin olsun.” Misafir köyüne geldiğinde köylüleri etrafına toplanır, “O fırtınada nasıl kurtuldun, nasıl ölmedin?” diye sorarlar. Misafir, “Ben ölüyüm” der, “Emerê Huso beni bahtıyla, mertliğiyle öldürdü. Bu saatten sonra bu dünyada yaşamak bana haram olsun. Kefenimi alacağım ve birkaç kişiyle birlikte Emerê Huso'nun kapısına gideceğiz. Ya beni öldürüp sizinle barışacak ya da beni affedip benimle barışacak.” Misafir, 14 metre kefen ve birkaç yakını ile Emerê Huso'nun kapısına gider. “Emer” der, “bahtına düşmüşüm. Bu benim kefenim, bunlar da akrabalarım. Onlara da dedim: ya beni öldürüp onlarla barışacaksın ya da beni bağışlayıp benimle barışacaksın.” Emerê Huso der ki: “Git, seni affettim. Sen, benim kardeşim Nado’sun.” Ayhan Erkmen

Erdal Engin Karer

93,070 görüntüleme • 1 yıl önce