Video wird geladen...

Video konnte nicht geladen werden

Zur Startseite

🗣️Serdar Ali Çelikler: Aziz Yıldırım, Cihan Kamer’i 3 ay içerisinde yer. İsmail giderse bu silsile olur. Önce İsmail, sonra Oğuz, sonra Cihan gider. 3 ayı fazla bile söylemiş olabilirim yani.

202,504 Aufrufe • vor 2 Tagen •via X (Twitter)

0 Kommentare

Keine Kommentare verfügbar

Kommentare vom Original-Post werden hier angezeigt

Ähnliche Videos

Sizce Mantıklı Bir yatırım mı? Dubai’de bulunduğum evin çevresinde 8-10 kadar farklı inşaat bulunuyor. Evler çok güzel ve Marina dibinde bulunuyor. Manzaralar harika, evler değerli. 1+1 Evler 1 milyon dolar fiyatından başlıyor. Teslim süreleri ise yaklaşık 3 yıl sürüyor. Buradan ev almak istediğinizde bahsettiğim fiyatlar inşaat halindeyken alırsanız geçerli. Muhtemelen evler bittikten sonra fiyatı 1.5 milyon dolar civarı olur. Evlere eklenen her bir oda için ortalama +500.000$ ekleyebilirsiniz. Siz olsanız 1 milyon dolara 1+1 ev alıp 3 yıl bekler miydiniz? Diyelim ki beklediniz, bu evlerin ortalama kirası aylık 5.000$ civarında. Yani evin kendini Amorti etmesi ve size bedavaya kalması için yaklaşık 20 yıl boyunca kiracısız kalmaması gerekiyor. Diyelim ki 10 yıl sonra fiyat 2 katı arttı ve orantısal olarak kiralarda 2 kattı arttı ev kendini erkenden amorti etti. Ancak bu artışa sebep olan etmenlerden birisi enflasyon olur, diğeri ise talebin arzdan fazla olması ile mümkün olur. Yani Dubai Cazibesini canlı tutabildiği sürece bu şekilde devam eder. Özetle bu yatırımın da kendine göre riskleri elbette var. İlaveten emlak sektörü 2008 dönemleri gibi şişmiş durumda. 200.000$ maliyetli evler 5 katı fiyatına satılıyor. O sebeple de bana pek cazip gelmiyor. Şahsen ben 1 milyon doları bir emlakta değerlendirmektense, bununla gider 2 OTC ile 100m adet VSTR alırdım ve toplamda 50 tane PW yapardım. VSTR birim fiyatı sabit kalsa bile %8-10 APR ortalaması ile paramı daha erken amorti edebiliyor olurdum. Ayrıca kiraya vermek için inşaatın bitmesini 3 yıl beklemek gibi bir derdim olmazdı. Kiracının olmaması gibi bir derdim de olmazdı. Çünkü ödüller günlük olarak dağıtılıyor. Özetle 3 yıl içerisinde %30 civarında adet arttırabiliyor ve kümülatif kazanç için gelen gelirleri de Flexible Stake opsiyonunda değerlendirebiliyor olurdum. 3 yıl boyunca VSTR fiyatı da elbette sabit kalmayacak, adaptasyon ile birlikte yükselme potansiyeli inşaata göre çok daha fazladır. Elbette riski de her yatırımda olduğu gibidir. İlk 3 yıl içerisinde 5 katlık bir artış bile görülmesi halinde, elde edilecek sadece stake getirisi bile yatırım yapılan miktarın tamamını kazandırıp, ana paradan hiçbirşey eksilmeden onda da ilave kazanç durumu söz konusu oluyor. İlaveten Evler eskidikçe değer ve talep kaybederken, bu tarz ürünler eskidikçe talep ve değer kazanır. Siz olsaydınız nasıl hareket ederdiniz?

Crypto Monster

42,446 Aufrufe • vor 8 Monaten

‼️ASENSİO FORMSUZ. Eski Asensio Yok !‼️ Sakince oku. Herkesin anlayacağı şekilde anlatıyorum.İsteyen üşenmesin okusun. Önce şu videoya bakın bi.. Bu videoda izlediğiniz maçta Greenwood kanattan içeri sarkarak, gol bölgelerine giderek oynadı. Bu sayede Asensio ile bağlantısı kuruldu. Harika bir uyum çıktı hepimiz hayran kaldık. 🔥Ama problem burada başladı. Asensio - GW ikilisi fazla parladılar. İnanılmaz bir uyum çıktı ! ⁉️Hoca ne yaptı peki ? Sonra ki maçta ikisini başlattı. Ama bir değişiklikle. İkisinin de rolünü değiştirdi. (Tekrar izleyin direkt fark edeceksiniz ) ⚠️O maç Greenwood çizgiye hapsedildi asla içeri girmesine izin verilmedi. Serbest oynayan Asensio'ya ise sırtı dönük rol verildi ve özellikle dar alana hapsedildi. Tüm hareketi kesildi. Bu sayede ne oldu ? ⚠️Asensio -Gw bir daha buluşamadı. İkisi de berbat göründü o maç. Ve 46. Dk da Asensio'yu çıkarttı oyundan. Kısacası taraftarın önüne attı. Hem de o parlamalarını kesti. ( O kadar rezil maçlara rağmen İrfan'ı bile hiç 46da çıkartmadı hoca ) 📺O maç sonunda İK nın müridi olan ekran yüzleri ağızlarından köpükler saçarak "Baaak Asensio kötü. Hoca iyi ki kesiyor onu" algısına başkadılar. Çoğu insan da yedi bunu. ⚠️Asensio'nun diğer maçlarında ise GW u oynatmadı İrfan'ı koydu. İrfanı sürekli içeri soktu. İrfan kanattan çok yayın orada takıldı tüm maç. Tabii halt yapamadı. Ayağına gelen her topu öldürdü. Ama o maçlarda da ilk Asensio'yu çıkarttı. Ceza Asensio ya kesilip yine taraftara algı basıldı. 📌Greenwood transferi ilk ciddiye bindiğinde yazmıştım. Eğer greenwood gelirse hoca Asensio veya Talisca'dan birini yiyecek diye. Çünkü GW büyük transfer ve kesemez. İrfan açıkta kalıyor. Daha mhy var sırada. İrfan ve mhy nin ortak oynayabileceği yer 8-10 numara bölgesi. O yüzden evlatlarına orada yer açmak isteyecektir diye. Öyle de oldu. Matador'u yemek kolay değildi taraftarın sevgilisiydi. O yüzden o da kötü göstermeyi seçti. İsmail Kartal sandığınızdan çok daha tehlikeli birisi Fenerbahçe için... Siz kendinizce onunla dalga geçiyorsunuz ama o arka planda yapacağını yapıyor ve yoluna devam ediyor. Asensio'nun da neden o story'i attığını ve "sınandığını" düşündüğünü daha iyi anlarsınız şimdi. Buna bugün ses çıkartmazsan sırada ilk önce Kuyt'ı yemek var (çünkü Aziz başkanın gözü kulağı o ) Önce yetersiz gösterecekler, ardından kötü durumları ona mal edip karalamaya başlayacaklr. Çok yakında görürsünüz tasmalı müridlerden Kuyt Kuyt isyanlarını. Kuyt nerden çıktı lan şimdi diye düşünürsen anlına bu tweet gelsin :) ardından da Mert hakan'ı 11 e yerleştirmek... İzler görürsünüz söve söve. Ama sezon bitmiş olur. Bu torpilci zihniyetle bizden bir şey olmaz. Tek temennim Aziz Başkan'ın artık Aziz Başkan olması...

Altay S.

171,405 Aufrufe • vor 23 Tagen

ALTIN ALSAM,BES YAPAN KİŞİDEN DAHA ÇOK KAZANIRIM DİYENLER HAKLI MI? Son birkaç gündür BES ve fonlar hakkında yazdıklarımdan sonra fark ettim ki, birçok kişi kullandığı fonları bilmiyor bende yeni seriye start veriyorum Ama şunu net söyleyeyim: Ben bu işi sadece “fon ismi paylaşmak” olarak yapmayacağım. Hangi dönemde hangi fon niye seçilir, hangi fon hangi şartta çöp olur, bunu anlatacağım. Bugün bir fon iyi olabilir. Yarın aynı fon felaket de olabilir. Asıl mesele bugünü değil, döngüyü okumak. Bu yüzden: Önce BES’in temelini anlatıyorum, sonra her gün 1 fonu tek tek, rakamla, riskle, mantıkla ele alacağım. Altın fonu olacak, hisse fonu olacak, döviz olacak, katılım olacak, yabancı varlık olacak. Hepsi sırayla masaya yatacak. İLK FON-AGA AGA – Altın kazanır, peki doğru altın fonu kazandırır mı? Son 5 yılda altın yaklaşık %1.163 kazandırdı. Bu zaten başlı başına ciddi bir getiri. Ama kimse şunu sormuyor: “Altın yükselirken, altını yöneten fonlar ne yaptı?” Cevabı net: AGA – Bereket Emeklilik & Hayat Altın Katılım BES Fonu son 5 yılda %1.380 getiri sağladı. Yani: • Altın %1.163 • AGA %1.380 Altını yaklaşık 220 puan geçmiş durumda. Bu fark şans değildir. Bu fark aktif yönetimdir. Son dönem rakamları da aynı şeyi söylüyor: • Son 1 yıl: Altın %92,81 — AGA %98,83 • Son 3 yıl: Altın %440,89 — AGA %526,77 Yani AGA: Altını sadece takip etmiyor, doğru dönemlerde altının üzerine ekstra getiri yazıyor. Peki altın neden bu dönemde bu kadar güçlü? Bu yükseliş “tesadüf” değil: • Küresel faizler zirve yaptı, aşağı yönlü beklenti oluştu • Jeopolitik risk bitmedi, aksine yayıldı • ABD borcu trilyonlar seviyesinde, para arzı baskısı sürüyor • Türkiye’de kur + enflasyon etkisi altını çift motorlu taşıyor Bu tabloda şunu net söylüyorum: Altın kısa vadede düzeltme yapabilir, ama ana trend hâlâ yukarı. AGA bu tabloda neden öne çıkıyor? Çünkü AGA: • Sadece fiziki altın tutmuyor • Altın kira sertifikaları • Altın BYF’leri • Katılım uyumlu piyasalar • Kontrollü hisse tarafı kullanarak aynı altın trendinden daha fazla para üretmeye çalışıyor. Yani pasif değil, aktif yönetilen bir altın fonu. Bu yüzden: • Altın düşerken genelde daha az düşer • Altın yatayken bile üretmeye çalışır • Altın yükselirken çoğu zaman geçer Somut örnek (laf değil): 5 yıl önce: • Altına 100.000 TL koyan ≈ 1.263.000 TL seviyesinde • AGA’ya 100.000 TL koyan ≈ 1.480.000 TL seviyesinde Aradaki fark: ≈ 217.000 TL Bu fark “tesadüf” değil. Bu fark zaman + doğru enstrüman farkı. Risk gerçeği (burayı özellikle yazıyorum): AGA risksiz bir fon değildir. Risk seviyesi 6’dır. Yani: • “3 ay sonra bozarım” diyen için uygun değil • “Ben uzun vade servet isterim” diyen için uygundur • Sabırsızı yorar • Disiplinliyi büyütür BES portföyünde yeri neresi? AGA: • Tüm portföy yapılmaz • Ama portföyün omurgası yapılır Sağlıklı kullanım: • %40 – %60 AGA • Yanına mutlaka: – Hisse fonu – Döviz / eurobond fonu – Koruyucu / likit bir fon Böyle kurulduğunda: Altın taşır, diğerleri denge sağlar. 2025 ne diyor? AGA bugün sadece “geçmişin yıldızı” değil: • 2025’te genel BES fonları içinde yılın en iyilerinden biri • Katılım altın ve altın fonları arasında zirvede Yani bu fon: “Eskiden iyiydi” fonu değil, hâlâ oyunun içinde ve diri. Net özet: AGA: • Altını uzun vadede geçen • Katılım uyumlu • Aktif yönetilen • Sabır isteyen • Disiplini ödüllendiren çok güçlü bir BES fonudur. Ama mucize değildir. Yanlış vadeyle gireni de terbiye eder. Not: Burada yazdıklarım yatırım tavsiyesi değildir. Herkes kendi risk profiline, vadesine ve hedeflerine göre değerlendirme yapmalıdır. Ben burada sadece fonların matematiğini, dönemsel şartlarını ve risk–getiri dengesini anlatıyorum. BÜTÜN FONLARI ÖĞRENMEK İÇİN TAKİPTE KALIN

Muhammed Diler

30,058 Aufrufe • vor 9 Monaten

⁉️ Gazeteci Ece Sevim soruyor: “Gökhan Böcek'in 'Babam Muhittin Böcek'in aday olması için CHP Genel Merkez'inde Veli Ağbaba'nın adamına teslim ettim.' dediği 50 Milyon TL’nin 25 milyon TL’si Yusuf Yadoğlu’ndan mı istendi? Beşiktaş / Aziz İhsan Aktaş iddianamesinin de sanıklarından olan Yusuf Yadoğlu’nun Antalya iddianamesinde verdiği ifadeye göz atalım: 'Mustafa Gökhan BÖCEK‘in ofisime yani Liman Mahallesi (…) adresine (...) 2024 yılı Ocak veya Şubat ayı içerisinde gelişi öncesinde beni telefon ile arayarak ofiste olup olmadığımı sorduktan sonra ‘yanına uğrayacağım.’ şeklinde söylemişti.(…) Mustafa Gökhan BÖCEK ofisime geldikten sonra bir süre havadan sudan konuştuk akabinde bana ‘Seçim yaklaşıyor kesin biz kazanacağız senden maddi destek bekliyoruz. Araç kiralayacağız, bunların yakıtları var, reklamları var ve birçok giderimiz var sende destek sağlayacaksın 25.000.000 TL paraya ihtiyacımız var.’ şeklinde konuştu. Ben Mustafa Gökhan BÖCEK’e ‘Sen neye istinaden gelip para istiyorsun kimin bilgisi var?’ şeklinde sorduğumda bana ‘Reklama para veriyorsam kimin bilgisi olur? Patronun bilgisi dahilinde istiyorum.’ dedi. Bu konuşma olduğu esnada ifademde beyan ettiğim üzere ben Antalya Büyükşehir Belediyesinden otobüs bakım ihalesini almıştım ve 2024 yılı sonlarına kadar devam eden bir ihale idi. Belediye Başkanı Muhittin BÖCEK in oğlunun ofisime gelerek seçim çalışmaları için benden istediği 25 Milyon TL ile ilgili kendisine direkt olarak ‘HAYIR VERMEM.’ şeklinde bir şey söyleyemedim sadece '25 milyonu veremem.' diyebildim. Mustafa Gökhan BÖCEK ‘Belediyede iş yapıyorsun seçim var, katkıda bulunmak zorundasın.’ şeklinde konuşunca ben yine kendisine ‘6 Milyon TL verebileceğimi’ söyledim ama Mustafa Gökhan BÖCEK belirttiğim 6 milyon TL rakamı da beğenmedi ve daha fazla para istedi en sonunda 8.500.000 TL para vermem konusunda anlaştık.' Yani sadece tarihlere ve talebe bakarak Muhittin Böcek’in Antalya’nın adayı olarak belirlenmesi hususunda Genel Merkez’e para verebilmek için Gökhan Böcek'in kapısını çaldığı adaylardan birinin Yusuf Yadoğlu olma ihtimali oldukça yüksek görünüyor. Eğer durum böyleyse paranın yarısının Yadoğlu’ndan alınması hedeflenmiş ama sadece 8.5 milyon TL’si halledilmiş gibi görünüyor. Diğerleri nerelerden toplandı acaba?”

NE KADAR OLDU?

40,341 Aufrufe • vor 4 Monaten

Dikkat ‼️ Memleketi domuzlar basmaya başladı, ne haber oluyor-ne kimse umursuyor-ne kimse önlem alıyor ‼️ Annemleri mübarek cuma günü için aradım, akrabalarımız onları ziyarete gelmiş (Ayvalık) Abla, Ege bitmiş-yaşanmaz oralarda diyordun ya, hakkaten öyleymiş dedi. Bodrum'da bir tatil kompleksinden yer ayırtmışlar, sabah saati otele varmışlar. Her taraf domuz abla diyor. Otelin dışındaki çöplerin orda, otelin bahçesinde, sürüler halinde domuzlar ! Şok olduk. Rezervasyon yaptırmaya gittiğimiz yerde, erken geldiniz giremezsiniz, dediler. Biz de domuzlar bizden önce gelip-girmişler ama! Zaten girmeyeceğiz-iptal edin dedik. İptal etmediler, paramız yaktık-çıktık, abla diye anlattılar. Fotoğraflarını çektiniz mi, bunlar önemli konular dedim. Abla, çekmedik ama bilgin olsun insanlar zaten instagrama videolarını koymuşlar, bir de bu konuyu herkes normalleştirmiş. Biz, tepkimizle anormal karşılandık dedi 😳 Köpekler toplandıktan sonra Ayvalık sokaklarında da, geçen Mayıs ayında domuzları gördüğümü söylemiştim.Bir kaç paylaşım yapmıştım. Üniversite öğrencisi bir mimar kardeş bizdeydi, ona anlattım. Köpekleri toplarlarsa,domuzlar basar ! Daha bu başlangıç, millet başına neler gelebileceğinin farkında değil, deyip söyleniyorum. Acaip sinirlendim. Evet abla, bizim üniversiteyi de domuzlar bastı bir ara, demez mi ? Ne oldu,ne zaman diye sordum: -- Aynı dediğin işte, köpeklerimiz vardı. Besliyorduk. Sonra topladılar ve çok domuz indi. Acaip domuz vardı.. Dedi. Eee, sonra ne oldu diye sordum. Köpekler geri gelmiş ve domuzlar gitmiş. Sizlere bunu yazmadan önce araştırma yapmak için instagrama " Bodrum Domuz " yazdım. İnanılmaz! Bodrum-Marmaris-İzmir- Kuşadası ... Bir kaç dakikalık aramada binlerce domuz sürüsünün olduğunu gördüm ‼️😳 Aşağıda paylaştığım iki video instagramdan indirdiğim iki örnektir. Bu millete ne oldu böyle ‼️ Neyi normalleştiriyorsunuz farkında mısınız ⁉️ Kaç defa uyardım- Köpekleri toplarsanız domuzlar - sıçanlar basar ortalığı diye ‼️ O domuzlar o sıçanlar var ya onların üstünde korkunç mikroplar var ‼️ Bulunduğunuz yerde domuz sıçan olursa, bak bu sefer çok açık söyleyeyim: Veba olur - Cüzzam olur - Bilmem ne yabancı isimli korkunç yaralı hastalıklar olur ‼️ Bu paylaşımı yoruma kapatacağım. Köpeklerin toplanması ve de hatta itlafı için " Para ile tutulan" terbiyesiz-seviyesiz trol ordusu ile kendi sayfamda uğraşamayacağım. Milli Şuur; Köpek ve Kedilerin toplanması hakkında alınan yanlış karar için bir araya gelmek zorunda ‼️ Eğer bu yanlıştan dönülmezse en fazla 2028-2029 yılında korkunç yaralı hastalıklar başlar ve yayılır ‼️ Bu seferki konu görünmeyen virüs değil, domuzlar ve sıçanlarla gelenler olur ve bugünkü Rockefeller tıbbi bir halt beceremez. Bak, ciddiyim ‼️ Daha maske olayı çıktıktan 2 hafta sonra uyarmaya başladım. Aşı olmayın, olduysanız hacamat olun diye yıllarca seslenip durdum. Hukuk, Tıp, Siyaset ve Akil adamlara ulaşmaya çalıştım. Graphane Fullerenlerin yayıldığını, içindeki ksenojonik hücreleri (Siz mikrop anlayın) inanılmaz bir hızla çoğalttığını anlatıp göstermeye çalıştım.Kalp Krizi, Beyin Kanaması, Kanser ve vücut yaralarının olabileceğini binlerce kez yazdım. Hayatımın 4 -5 yılını gömdüm! Ünlü olmaya, bir pare almaya falan çalışmıyorum! Hatta daha fazla öne çıkmak kesinlikle istemiyorum. Bunun için değil, bu işin ne kadar korkunç olduğunu bilmek durumunda kaldığım için onca yazıp çizdim. ALLAH hesabını sorar benden diye, ALLAH 'tan korktuğum için yazdım. Niye bu kadar uzatıp-keskin yazıyorum, biliyor musunuz? " MİLLET AŞILI VE GRAPHANE FULLERENLER VÜCUTTA YETERİNCE MAYALANDI. VE GRAPHANE FULLERENLER MİKROPLARIN SAYISINI + BOYUTSALLIĞINI, 2-3 YILDA YAKLAŞIK 3000 KAT ARTTIRIYOR " SİZE ANLATIP GÖSTERMIYORUM DİYE GÖZLEM VE İNCELEME YAPMADIĞIMI SANMAYIN.ANKARA'DA ÇOK ETKILİ VE YETKİLI BİR MERCİYE KANITLARI BIRAKALI 7-8 AY OLMUŞTUR TAM OLARAK KONUNUN NE KADAR CİDDİ OLDUĞUNU DOMUZLARA ANLATAMAM ‼️ SİZ ANLAYIN ‼️ Vesselam.

Serpil Özkan

34,244 Aufrufe • vor 1 Monat

🚨FETÖ’NÜN KANLI CASUSLUK AĞI MAHKEME KARARIYLA TESCİLLENDİ⬇️ 🔴15 Temmuz hain darbe girişiminin üzerinden 10 yıl geçti. 🔺Ancak Ankara 34. Ağır Ceza Mahkemesi’nin gerekçeli kararı, FETÖ’nün yalnızca darbe girişiminde bulunan silahlı bir terör örgütü olarak değil, devletin en kritik kurumlarına sızarak casusluk faaliyetleri yürüttüğü belirtilen yapılanmasını da yeniden gündeme taşıdı. 🔺Mahkeme, MİT’e sızdığı belirtilen eski personel Zeki Kıratlı’yı, “Devletin gizli kalması gereken bilgilerini siyasal veya askerî casusluk amacıyla temin etme” suçundan 20 yıl hapis cezasına mahkûm etti. 🔺Karara yansıyan en dikkat çekici değerlendirmelerden biri ise Rusya Büyükelçisi Andrey Karlov suikastına ilişkin oldu. 📌Dosyaya göre saldırı, tek başına hareket eden bir failin eylemi olarak değil; istihbarat toplama, gizli bilgi aktarımı, psikolojik hazırlık ve uluslararası algı yönetimi aşamalarından oluşan çok katmanlı bir operasyon kapsamında değerlendirildi. 📌Mahkeme dosyasına giren dikkat çekici tespitler: ▪️ MİT içerisindeki örgüt yapılanması üzerinden Karlov’un koruma düzeni, konutu, günlük güzergâhı, araç bilgileri ve güvenlik durumu hakkında istihbarat toplandığı belirtildi. ▪️ Bu bilgilerin örgüt hiyerarşisi içerisinde mahrem imamlar aracılığıyla üst yönetime aktarıldığı kaydedildi. ▪️ Saldırgan Mevlüt Mert Altıntaş, firari FETÖ'cü Abdullah Bozkurt tarafından Ankara Demetevler'deki bir evde 4 ay boyunca telkinlerle cinayete hazırlandı. ▪️Bozkurt, saldırıdan sadece 3 gün önce Twitter üzerinden "Türkiye'de artık elçilikler güvende değil" diyerek psikolojik harekatın startını verdi. ▪️Örgüt, cinayeti işledikten sonra suçu "cihatçı gruplara" yıkarak uluslararası bir algı operasyonu yürütmeyi de planladı. ▪️ Mahkeme kararında, suikast sonrası uluslararası kamuoyunda saldırının farklı yapılara mal edilmesine yönelik propaganda faaliyetlerine ilişkin değerlendirmeler de yer aldı. 🔺Kararda dikkat çeken bir diğer bölüm ise FETÖ’ye ait olduğu belirtilen Samanyolu TV’de 30 Aralık 2014’te yayınlanan “Nizama Adanmış Ruhlar” dizisi oldu. 🔺Mahkeme dosyasına göre dizide; 📌Bir sanat galerisinde büyükelçiye suikast düzenlenmesi, 📌Garson kılığındaki saldırganlar, 📌“Büyükelçi buradan sağ çıkmayacak” ve “Yarınki anlaşmayı imzalarsa mahvoluruz” şeklindeki diyaloglar, soruşturma kapsamında dikkat çeken unsurlar arasında değerlendirildi. 🔺Karara göre FETÖ, yalnızca emniyet ve yargıda değil, MİT içerisinde de oluşturduğu hücreler üzerinden kritik devlet sırlarına erişmeye çalıştı. 🔺Mahrem yapılanmada yer aldığı belirtilen isimler aracılığıyla büyükelçinin güvenlik bilgileri temin edildi; bu verilerin örgüt zinciri içerisinde aktarıldığı tespit edildi. ‼️Dosyada yer alan değerlendirmelere göre, 15 Temmuz darbe girişiminin başarısız olmasının ardından örgütün Türkiye’yi uluslararası alanda zor durumda bırakacak yeni provokasyonlara yöneldiği yönünde tespitlere de yer verildi.

vefa yürekli

37,645 Aufrufe • vor 2 Monaten

KRİPTO FENOMENLERİYLE ELELE TOPLULUĞU SİLKELEYEN PROJE - Astra Nova Hep birlikte airdrop için işlemlerini yaparak iki yıl önce dahil olduğumuz Astra Nova projesinin airdrop bugün claim işlemi açıldı. Buraya kadar herşey normal. Claim için bilgi postu girdiğimizde bazı takipçilerimiz bize claim geldiği an aniden normal sıralamalarının çok daha aşağısına çekildiklerini söylediler, bizde başta sezon sıralamalarıyla, ikinci sezonun başlangıcıyla ilgili bir karışıklık olduğunu düşündük. Aslında öyle değilmiş. Claim anına kadar ilk 600 içerisindeyken 0 token almaya hak kazandığımızı görünce detaylı araştırma yapmaya karar verdik ve bizimde 15036. sıraya gerilediğimizi gördük, dolandırıcı Astra Nova projesinin claime kısa süre kala sıralamada önlerde olanların yerine kendi hesaplarına bot basarak airdrobu tekrar kendi ekibi ve yakınlarına kazandırması için planladıkları iddialarını gördük ve ne yazık ki doğru gözüküyor. Binlerce kullanıcı, bizim topluluğumuzdan siz değerli takipçilerimiz bir yılı aşkındır uğraşıp harika sıralamaları elde ettikten sonra örn: 500. iken claim günü 2k altına düşmesi gibi saçma sapan bir durumla karşılaştı. KISACASI DOLANDIRICI PROJE Astra Nova ve PROJENİN CEO'su DG ⚡ KENDİ TOPLULUĞUNU KANDIRDI VE DOLANDIRDI. İşte ne yazık ki bununla da kalmıyor. Kendilerine güvenerek onları takip eden topluluklarını 3 kuruşa bu şerefsiz projeye peşkeş çeken (milleti ön satışa sokan) haysiyetsiz fenomenler olduğunu tespit ettik (global dahil). Projeyle en başta token karşılığında anlaşarak çoluk çocuğunun rızkıyla kendilerine güvenip adam bilen takipçilerini ben aldım sizde alın diyerek bu dolandırıcı projenin kucağına bırakan fenomenleri önce sizlere sonra Allah'a havale ediyoruz (tekrar ediyorum sadece Türkiye'deki isimler değil, globalde de bu isimler oldukça çok). Gerçekten yalnızca ön satışa katılarak kendileride mağdur olan fenomenler varsa bu sözlerimizi üzerlerine almayabilirler. Son olarak kazıklara sahtekârlıklara doymayan Astra Nova ve DG ⚡ bir turda ön satışa katılanlara binmeye karar vermiş gözüküyor çünkü %50 TGE sözünden son anda caydı ve 7 ay cliff 12 ay vesting gibi rezil bir süreç ortaya attı. Uzun lafın kısası dibin dibine, magmaya kadar düşecek ve sıfırlanacak nur topu gibi bir scam projemiz daha oldu: Astra Nova Scam proje Astra Nova ve scammer CEO'su DG ⚡ 'e yorumlarda iyi!!! dileklerde bulunmayı unutmayın. Bu ifşa işini artık topluluk adına bir görev olarak görüyoruz, olumsuz şeylerde profilimizde yer vermemeye özen gösteriyor ancak bu tarz dolandırıcı projelere ses çıkarmazsak kendimizi suçlu hissederiz, özellikle bir önceki ifşa postlarımız ardından proje ekiplerinden gelen DM'lere bakmıyoruz bile; birileri rahatsız oluyor ve kaldırmak için bir şeyler teklif ediyorsa doğru yoldayız gibi hissediyoruz. Bu yoldan da dönmeyeceğiz. Dolandırıcı projleri ifşa etmeye devam edeceğiz. Destek için like ve RT unutmayın. #scamastranova #rvvscam

Kriptolia

11,508 Aufrufe • vor 10 Monaten

Bursaspor’un Legia Varşova forması giyen Elitim ile anlaşması sonrası oyuncunun “6 mı, 8 mi?” olduğu konusunda ciddi bir kafa karışıklığı oluştuğunu gördüm. Sezon başında Legia Varşova 4-1-4-1 dizilimiyle oynarken merkezde Szymanski (6) - Elitim (8) - Kapustka (8) üçlüsü vardı. İlerleyen haftalarda 3-4-3 dizilimine geçildikten sonra ise Szymanski denklemden çıktı, Elitim ve Kapustka oyunun iki yönünü de oynayan merkezlere dönüştü. Yani kağıt üzerinde çift 6 gibi gözükseler de saha içinde hem 6 hem 8 rollerini üstlendiklerini gördük. Kısacası Elitim, hem 6 hem 8 oynayabilen bir oyuncu. Bizim ligimizde 6 numaralar genelde işin sadece savunma kısmında kaldığı için Elitim’in hem hücumda hem savunmada aktif rol alması insanları biraz yanıltmış olabilir. Ama oyuncunun 6 ya da 8 konumlandığı anlarda rolü aslında çok değişmiyor. Szymanski oyun kurma meziyeti yüksek bir oyuncu olmadığı için devamlı stoper arasına girerek ya da bekleşerek oyunu kurmaya çalışıyordu. Elitim ise 8 rolünde oynadığı anlarda bile derine gelip 3-1-6 konumlanmasında oyunu kuran isim oluyordu. 3-4-3 diziliminde ise topa sahip olunan anlarda takımın 3-2-5 konumlanmasıyla, Kapustka ile beraber oyunu yine şekillendiren isimdi. Bursaspor’un Mustafa Er geldikten sonra hücumda 3-2-5 şeklinde konumlandığını daha önce fazlasıyla anlatmıştım. Burada yine hocanın oynatacağı sisteme ve bu yapıya oynamaya alışık bir oyuncu transfer edildiğinin altını çizmek lazım Oyuncu özelliklerine gelirsek; Elitim'in beni fazlasıyla etkilediğini söylemem lazım. Seni direkt ileri taşıyacak bir zekaya ve teknik kaliteye sahip bir oyuncu. 6 rolünde oynarsa, 1. Lig'in en yetenekli 6 numarasını herkes seyretmiş olacak. Topla ilişkisinin üst seviye olmasının yanında, işin defansif kısmındaki katkısı da beni fazlasıyla etkiledi. Geriye dönüşlerdeki koşu temposu, rakip koşuyu takip etmedeki ısrarı ve önde baskı yaparken arkadan yüksek şiddetli koşularla gelip rakibin topla dönmesine izin vermemesi çok önemli artılar. 3-4-3 diziliminde merkezde 2 kişi oynarken, bu ikilinin merkezin tüm pis işlerini yapması, topa sahip olunan anlarda ise bu kadar doğru ve dikine oynayabilmesi büyük iş. Oyuncuyu kafada canlandırmak için şöyle özetleyebiliriz: Top rakipteyken defansif aksiyonların tamamen içinde olan, ön alan baskısında başrol oynayabilecek koşu temposuna sahip, baskıya giderken takım arkadaşlarını da eliyle yönlendiren bir oyuncu. Top ayağına geldiğinde ise pasla hat kırarak seni ileri taşıyabilen bir merkez. Yine duran toplardaki orta kalitesini de akan oyundaki orta kalitesini de fazlasıyla beğendim. Lechia Gdansk maçının 31. dakikasında kestiği ortadan bile kalitesini hissedeceğiniz bir oyuncu. Peki Elitim’den ne beklememek lazım? 8 rolünde oynadığı senaryoda onu pasör 8 gibi izleyeceğiz. Bek-stoper arasına sürekli koşu atıp tehdit yaratan bir profil değil. Yine skor katkısı konusunda da aşırı beklentiye girmemek lazım. Asist ve “asistin asisti” kısmında değerli olacaktır. 6 ya da 8 hangi rolde oynarsa oynasın, omuz omuza çarpışmalarda rakibi fiziksel olarak ezip dağıtan bir oyuncu beklentisi doğru olmaz. Aklıyla savunan, aklıyla hücum eden bir oyuncu olduğunu unutmamak gerekiyor. “Yumuşak merkez” dediğimiz yapı aslında ikili mücadeleyi kaybeden değil, mücadeleye girmek istemeyen oyunculardan oluşuyor. Rakibin koşusuna cevap veremeyen, baskıya doğru açıyla gidemeyen, suni baskılar yapıp kolay kırılan merkezler problem yaratıyor. Elitim’in oyununda ise bu problemleri çok fazla görmüyoruz. 2 video bırakıyorum. 1. videoda Elitim’in geriye dönüşleriyle alakalı bu tarz sekanslar fazlasıyla var. 2. video ise saha içi konumlanma açısından derslik bir gol. Ancak Elitim topu tekte oynamayıp bir kez daha dokunsa bu pozisyon golle bitmezdi. Tekte oynayacak kaliteye ve zekâya sahip olmasının artısını görüyoruz.

Kutay

10,611 Aufrufe • vor 3 Monaten

NARİN GÜRAN-ŞEYTANTEPE BELGESELİ SORUŞTURMASI Öncelikle işin esasına girmeden önce şunlara değineceğim: -Kızımızın canice öldürülmesinden sonra hâlâ bugün bile başımıza gelenlerin normal bir işleyişte olmayacağını artık milyonlar biliyor. -Davamıza ses olan Sayın Selahattin Demirtaş başta olmak üzere; tüm vekillerimiz, avukatlarımız ve gönüllülerimiz, başımıza gelen hiçbir şeyin tesadüf olmadığını bile bile cesaretle bizi savunuyorlar. -Belgeselde yer alan tek bir yalan, yanlış yok. Hiçbir zaman devletimizi de itibarsızlaştırmadık. -Güran Ailesini 7’den 70’e araştırın. Geçmişten bugüne devlete karşı bir suç işlemiş miyiz? Bir tane soruşturma geçirmiş miyiz? Yaşadığımız bölge belli. Hiçbir zaman devlete karşı, hangi yapılanma olursa olsun, Güran Ailesi devletin yanında olmuştur. Belgesel için soruşturma açılmasına gelirsek; soruşturma açanlara öncelikle çok teşekkür ederiz. Yıllardır istediğimiz oldu aslında. Şaibesiz ve eksiksiz bu soruşturmayı yürütürseniz, davamızdaki yalan algılar da savcılık makamı tarafından netleşerek ispatlanmış ve en temel dedikodu olan “parayla belgesel yaptırmışlar” iftirası da çürümüş olacak. Belgeselde yer alan iddiaların hangisi yalan? 1- Amca Salim Güran jandarmaya saati yanlış söylemiş dendi. Kızımız Narin hangi saat aralığında son görüldüyse, amca Salim jandarmayı arar aramaz bunu olduğu gibi, dosdoğru söylemiştir. Kendisi tam saati vermesine rağmen neden başkalarına yanlış saati söyletsin? Jandarma tutanakları ile üniversite öğrencisi kızımız Birsen Güran bile tam 1 yıl tutuklanmıştır. 2- Cani Nevzo’ya teşekkür edilmedi mi? Nevzo “Pişmanım.” dememesine rağmen “Pişmanım.” diye tutanağa geçirilmesi yalan mı? Video kaydıyla sabit! O videoyu canlandırma yoluyla belgeselciler mi çekti? 3- Gazeteci Rojda Altıntaş, “Nevzo katil olabilir.” dediği anda tehdit edildi ve işinden atıldı! Yalan mı? Tehdit oda kayıtları mevcut. 4- Cinciler/büyücüler çubukla kızımızı ararken jandarmanın yardım ettiği yalan mı? Belgeselde yer alan video birebir gerçek. Canlandırma varsa buyurun ispat edin. 5- Avukat Abdullah Gümüştaş’ın sahte imza iddiamız yalan mı? Madem yalan, bunu da buyurun ispat edin. Avukat Abdullah Gümüştaş ile kendi imkânlarımızla kurduğumuz iletişimde avukat bey daha Nevzo’nun saat kaçta ifadesine katıldığını bilmiyor. Bunun da ispatı mevcut. 6- Enes Güran’ın uyuşturucu test sonucu daha ellerinde yokken ana akım medya kanallarında “uyuşturucu kullanıyor” diye haberler yapılmadı mı? Yalan mı? Sonra ne oldu? Testi tertemiz geldi. 7- Narin’in 6 yaşındaki kardeşi Eren’in bile saatlerce ifadesinin alındığı yalan mı? 8- Tam 19 gün boyunca kamera kayıtlarının toplanmadığı yalan mı? 9- Adli Bilişim Uzmanı Tuncay Beşikçi’nin raporları yalan mı? Eee, buyurun siz kendi bilirkişilerinize inceletin. Rapor yalansa ortaya çıkarın. Zaten normal bir dava sürecinde bunların mahkeme tarafından yaptırılması gerekirdi. Son olarak; Türkiye’de çok sanıklı hangi dava 1 yıl içinde yerel mahkeme/istinaf/Yargıtay süreci tamamlanıp sonuçlandı? Hangi davada Yargıtay tekrardan davayı temelinden değiştirerek hüküm kurdu? Sayın Cumhurbaşkanım ve Bakanlarım; biz de bu ülkenin vatandaşlarıyız. Çocuklarımızla, gençlerimizle, kadınlarımızla, büyüklerimizle ve milyonlara ulaşan gönüllülerimizle biz bu davadan ölsek de vazgeçmeyeceğiz. Recep Tayyip Erdoğan T.C. Cumhurbaşkanlığı Akın Gürlek Mustafa ÇİFTÇİ

Ömer Güran

72,262 Aufrufe • vor 15 Tagen

Bir önceki Boğa sezonunda birçok kişinin bilmediği neler oldu? Bu Flood'da Balinaların geçtiğimiz boğa sezonunda DeFi Hype'ını önceden tahmin etmesiyle nasıl inanılmaz paralar kazandığını sizlere aktaracağım. Bir sonraki Flood'da ise önümüzdeki Boğa sezonunda Hype olacak teknolojik gelişmeyi sizlere aktarmaya çalışacağım. 2020 yıllarının başlarında birçok kripto haber platformlarında DeFi'yi çok sık duyar olduk. Bunun uzun adı Decentralised Finance yani Merkeziyetsiz Finans demektir. Diğer bir değişle Merkezi bir otoritenin olmadığı akıllı sözleşmeler ile yürütülen kripto temelli yeni nesil dijital bankacılık sistemidir. Bu sistem piyasanın fiyat spekülasyonu kullanılarak manipüle edildi ve birçok zeki ve zengin insanı daha zengin bir hale dönüştürdü. Peki bu olay nasıl gerçekleşti? İnsanlar #DeFi sayesinde paralarını nasıl yüzlerce kat arttırdılar? Gelin bunları size en detaylı haliyle aktarayım. Öncelikle DeFi kategorisinde çıkmış ilk coinlere bir bakalım. İlaveten sonradan DeFi'ye adapte olmuş birçok farklı projede bulunmakta. Bunlardan bazıları #AAVE, #COMP, #YFI, #BNT, #BAL, #CRV, #UNI, #CAKE ve daha birçoğu bu alanda hizmet vermeye başlamıştır. Peki bunların verdiği hizmet neydi? En kısa tabirle Borç-Al ve Borç-Ver. Yani Kripto literatüründe Lending ve Barrowing olarak karşılaşmışsınızdır. Daha da basiti belli bir faiz karşılığında kredi ver ve kredi al, diyebiliriz. Bu projelerin her biri kredi alma ve verme işlemlerini akıllı sözleşmeler ile gerçekleştirmiştir ve teminat olarak çoğunlukla #ETH ve #BTC istemiştir. Birazdan daha da detay vererek örneklendireceğiz. Projelerin amacı A kişisinden nakit parayı alıp ona %xx.xx oranında belli bir vade de (ör. 3 ay) anapara + faiz ödemek iken bu almış olduğu parayı B kişisine kredi olarak verip A kişisine ödeyeceği faiz tutarının bir miktar daha fazlasıyla borçlandırmaktır. Aradaki oluşacak farktan ise projenin havuzuna kazanç sağlamak onların karlılığıdır, diyebiliriz. Buraya kadar sanırım anlaşılmayan birşey yoktur. Bütün bu kredi verme ve alma işlemleride yine kriptolarda bulunan ABD dolarına eşdeğer "#stablecoin" dediğimiz sabit coin olan #USDT #USDC #BUSD gibi 1:1$ olan ürünler ile yapılmaktadır. Yani kısaca teminat olarak #Bitcoin ve #Ethereum kabul ediyorlar bunun haricinde kendi platform coinlerini de ekosistemlerini büyütmek için kabul ediyorlar ve karşılığında $USDT, $USDC ve $BUSD gibi ABD dolarına eşdeğer sabitcoin veriyorlar. Faize yatırılacak para içinde yine bu yukarıda söylediğim sabitcoinlerden istemektedirler. Tabiki bu olay günümüzde çok daha geniş bir şekilde yapılıyor fakat o ayrıntılara şimdilik girmeyeceğim. Sonuç olarak bunlardan en basit olanı zaten, örnek verecek olursak 10 bin dolar para yatır 3 ay sonra veya 3 ay içerisinde yıllık APY oranı %5 olan üründen günlük %0,01369 faiz kazan demektir. Ki bu da 10k dolar ile günlük 1,37$ kazanç, Aylık 41$ kazanç, 3 aylık 123$ kazanç demek oluyor. Sisteme USDT yatıran bir insanın, projeden projeye değişmek kaydıyla havuza yapılacak bir hack saldırısı vs. olmadığı sürece hiçbir riski bulunmamaktadır ve hem anaparasını hemde faizini dilediği zaman çekebilecektir. Şimdi gelelim asıl olaya. Bu DeFi platformundan en yüksek oranda kimler faydalandı? Bunu nasıl yönetti ve hayatları nasıl değişti? Bunları aktaralım. DeFi'lerden en çok para kazanan kişiler havuzlardaki USDT'lere uygun kredi çeken kişiler oldu. Bu paraları çekip başka DeFi ürünleri aldılar ve o ürünleride gidip ürünü yani coini aldıkları DeFi platformuna yatırıp USDT alıp başka bir platforma yatırdılar. Bu olayı 10-20 farklı coin üzerinden gerçekleştirdiler. Eee hocam bu olay nasıl bu kadar cazip miydi? diyebilirsiniz. Tabiki gidipte kredi çekmek istediğiniz coinden teminatınıza oranla 1:1 miktarda USDT alamıyordunuz. Bunun yerine 1:0.90 veya 1:0.85 gibi oranlarda #Tether vs alabiliyordunuz. Merak etmeyin yukarıdakini anlamadıysanız da detaya girip örneklendirerek anlatacağım. Örneğin Bitcoin fiyatı 50.000 dolar iken elinizde 1 Milyon dolarlık toplamda 20 $Btc var. Bunu kalkıp #AAVE'nin DeFi platformunda teminat göstererek #USDT almak istiyorsunuz. AAVE kontratı size diyorki bana 1 milyon dolarlık BTC'yi getirdin ama ben sana bu teminatın %90 oranında yani 900.000$ eşdeğeri USDT veririm diyor. Vade süresini siz seçiyorsunuz ve ona göre size bir faiz oranı çıkartıyor. Sallıyorum 3 aylık bir borç almak istediniz. Ve faizi de %6 olsun. O halde sizden 3 ayın sonunda 900.000 usdt + 13.500$ faiz ödemesi isteyecek. Fakat o süre gelmeden herhangi bir zaman diliminde #Bitcoin fiyatı %10 düşerse sizin 20 Adet BTC'leriniz piyasa fiyatından satılarak sistem kendini garanti altına alacak ve alacak verecek ilişkisini bitirecek. Küsüratları yazmıyorum sadece ana mantığı anlamanızı istiyorum. Eğer bu parayı getirmez isen sözleşme gereği senden aldıkları 1 milyon dolar değerindeki #Bitcoin artık onların olacak. Ya da fiyat %10 düşmemiş ve hala yükselmiş ise sizi ilave faiz oranlarıyla borçlandırmaya devam edecek. Sanırım bu noktaya kadar anlaşılmayan birşey yoktur. Şimdi bu balina abiler gidip AAVE'den aldığı 900 bin USDT ile marketten/borsadan örneğin birim fiyatı 5.000$'dan 180 adet #YFI aldılar. Sonra bu $YFI'leride kalkıp onların protokolüne gidip yatırarak yine %90 oranında USDT kredisi çektiler. Yani artık 810.000$ ödeme alabiliyor ve bu sistemle devam ederek #Compound yolunu tutuyor. Oradan da USDT çekiyor vs. vs. Düşünün boğa sezonundayız ve neredeyse hiçbir coin düzeltme yapmadan sadece yükseliyor. Dolayısıyla sizin kredi aldığınız hiçbir coin %10 düşüş yaşayarak Liqiditation Call dediğimiz, paranıza el koyma işlemi gerçekleşmiyor. Aksine aldığınız tüm tokenlerin de fiyatları yükseliyor. Almış olduğunuz son coini diyelim ki 100.000$ lık aldınız. Ama o token fiyatı 10x'den fazla yükseldi. Siz gidip 100k dolarlık borcunuzu ödeyerek son almış olduğunuz token platformuna teminat olarak bıraktığınız varlığın kilidini açıyorsunuz ve onu da piyasada 10-20x gibi rakamlardan satıyorsunuz. Daha sonra bu silsileyi devam ettirerek ilk verdiğiniz Bitcoin teminatına kadar tüm borçlarınızı ödeyip 20 adet Bitcoin'inizi de geri alıyorsunuz. Sonuç olarak 1 milyon dolarlık ürün ile yaptığınız bu ticarette yaklaşık 80-90 milyon dolarlık bir kazanç elde ediyorsunuz. Küçük yatırımcıların hiçbiri bu durumu uyanmıyor tabiki. Ancak diğer balinalar da benzer işleri yaptığından Total Value Locked dediğimiz havuzlardaki varlıkların azaldığını gördükçe hepsi birden havuzları boşaltmak için ilk kurnazın yaptığı gibi borçları ödeyip varlıklarını mümkün olan en tepelerden çekmek istiyor. Bu da zincirleme DeFi krizini beraberinde getiriyor. Bazı havuzlarda USDT likidite sıkıntısı yaşanıyor ve ödemeler yapılamıyor veya bu projelerde farklı yerlere yatırımlar yaparak kullanıcı varlıkları üzerinden daha fazla kazanç yapmayı amaçladıkları için borç ödemelerini yapamıyorlardı ve patladılar. Şimdi o patlayan projeleri de tek tek burada yazmama gerek yok sanırım bir çoğunu zaten biliyorsunuz. Ancak bu kaçış krizi beraberinde tüm ekosistemi negatif yönde etkiledi. #3AC, #Voyager, #Celcius, #DCG gibi fon kurumları de bu sistemin mağduru olanlar veya mağduruymuş gibi gösterilenden bazılarıdır. Yukarıda anlattığım olayları zaten geleneksel bankacılık ve merkezi finans sistemleri olan yerel para birimlerinde de belli aralıklar ile çok sık yaşadığımızı görebilirsiniz. Örneğin Türkiye gibi Enflasyonist bir ülkede yaşıyoruz. Dolayısıyla bu anlatacağım benzetmeyi burada herkes kolaylıkla anlayacaktır. Bizim bankaların geçtimiz Mayıs seçimlerine kadar kredi muslukları açıktı. %30 üzeri faizle bile olsa hemen hemen her isteyene kredi veriyorlardı. Krediye inanılmaz bir şekilde talep vardı. Peki neden? Enflasyon oranı %30 üzerinde olan bir ülkede %30 faizli kredi Devlet tarafından Halka verilen bedava para gibidir. Alırsınız veya almazsınız orasına karışmam. Helal, haram kısmına takılabilirsiniz ona da bişey diyemem. Ama devlet bedava para veriyor. Size almayın faiz haramdır, günahtır derler. Ama Merkez bankasında basılan tüm paraları bu şekilde Bankalara düşük faizle verirler ve kendileri bu paraları gönül rahatlığıyla çekerler. Bırakın %30 faiz oranın olduğu bir ortamda %30 az üzeri enflasyon olmasını resmi verilerle açıklanan Temmuz enflasyon oranı bile tarihi zirve ile %58,08 olarak gerçekleşti. Tabi şimdi bankalar kredi vermiyor. Bunun anlamı şudur sevgili arkadaşım. Bankadan bu yıl alacağın krediyle git Ev al, Araba al. Seneye bunun fiyatı en az katı artacak. Çünkü Enflasyon faiz oranın 2 katı. Sen gidip çektiğin krediyle arabayı aldığında 1 yıl içinde daha ana paranın yarısını bile ödemeden araba sana bedavaya gelmiş oluyor. Herneyse bu konulara çok girmek istemiyorum. Her ne kadar ekonomiden ve teknolojiden konuşuyor olsam da bazı kişiler tarafından siyaset yapıyormuşum gibi algılanabiliyor. Zaten algı bozukluğu olan kişiler kendilerini yorumlarda gösteriyor ve bende kolay yoldan engelliyorum. Uzun lafın kısası geçtiğimiz Boğa sezonunda DeFi'yi bir fırsat bilerek birçok kişi bu yolla inanılmaz kazançlar sağladı. Şuan için ise piyasa hacimsiz, yeni para girişi, yeni yatırımcı yok. Dolayısıyla Bu işi yapmak riskli ve bu trend ne yazık ki geçti. Ancak önümüzdeki Boğa sezonu için buna benzer bir Hype oluşturacak ve mükemmel kazançlar sağlanabilecek bir kategori var. O kategoriye en erken binip balinalar uyanmadan, Likiditeleri tüketmeden de çıkmak gerekecek. İçerde kalanlar ise yine hüsrana uğrayanlar olacak. Sizleri bu konuda da aydınlatmamı ister misiniz? Beğeni yorum ve RT etkileşimleriniz ile bana destek ve motivasyon kaynağım olabilirsiniz. Bu bilgileri aktarmak inanılmaz derecede yorucu oluyor. Hakkını almak isterim. Sadece birkaç tuşa basacaksınız, daha fazla insanın bu kaliteli içeriklerden faydalanmasına vesile olacaksınız. 🤗🫶

Crypto Monster

138,565 Aufrufe • vor 3 Jahren