Video yükleniyor...

Video Yüklenemedi

Ana Sayfaya Dön

Serhat Hergüner: "Derbiden beklentiniz nedir?" Ersun Yanal: "Oyun bugünkü gibi olmayacak. Beşiktaş her takıma karşı skor yapabilir. Vlahovic, Oh, Trossard, Orkun, Olaitan, her takıma ceza kesebilecek kalitede oyuncular. Bunlar Beşiktaş'ı önemli bir takım yapıyor." #reklam

122,887 görüntüleme • 1 ay önce •via X (Twitter)

1 Yorum

Karakartal profil fotoğrafı
Karakartal1 ay önce

Ersun hoca büyük ihtimalle İsmail kartalın bu sezonu bitiremeyeceğini ve yerine onun getirileceğini biliyor bu aralar sık sık hatırlatıyor kendini kesinlikle fener sezonu Ersun yanal ile tamamlar

Benzer Videolar

Inzaghi’nin doğum gününde onu Galliani’den dinliyoruz: "Inzaghi'nin önemli teknik noksanları vardı ancak hiç kimse kafaca ondan daha güçlü değildi, hiç kimse onun konsantrasyon ve irade kapasitesine sahip de değildi. Kimse takım arkadaşlarının niteliklerini ve rakiplerinin zaaflarını onun gibi inceleyemezdi. Bir Stasi ajanından daha beterdi: Herkesi fişliyordu. Rakip stoperin büyükannesinin ne iş yaptığını bile bilirdi. Bana hangi takım arkadaşı frikik kullanırsa ilk, hangi takım arkadaşı frikik kullanırsa ikinci direğe gideceğine kadar açıklardı. Rakibinin menisküs ameliyatı olduğunu ve sola dönmekte zorlandığını bilirdi, bu sayede ona o tarafından hücum ederdi. Bir keresinde bana şöyle demişti: 'Ben topa doğru gitmiyorum, top bana doğru geliyor...' Verdiği his tam olarak buydu çünkü çalışması ve konsantrasyonu sayesinde Pippo her zaman doğru zamanda doğru yerdeydi. 2002-03 Şampiyonlar Ligi çeyrek finalinde San Siro'da Ajax'a karşı oynadığımız meşhur maç… Yarı finale çıkmak için kazanmak zorundaydık ama 90'ıncı dakikada durum hala 2-2 idi. Maldini'nin gönderdiği topa Ambrosini kafayı uzattı. Chivu erken davrandı ama Pippo yine de ceza sahasına doğru koştu çünkü Rumen savunmacının sık sık kaydığını biliyordu. Chivu gerçekten de düştü, top Inzaghi'ye geldi ve o da hafif bir dokunuşla topu kalecinin üstünden aşırdı. Tomasson'un topu kale çizgisinden ağlara gönderdiğini gördüğümde gerçek bir dehşet yaşadım. Yan hakeme baktım ve bayrağını kaldırıp ofsayt vermemesi için dua ettim. Orta hakem, Tanrı'ya şükür, santrayı gösterdi. Ama ne zaman o maçı düşünsem o dehşet anını yeniden yaşıyorum. Hangi forvet rakibinin kayıp düşeceğine dair bahis oynar? Bir sonraki maçta hangi takıma karşı oynayacağını bile bilmeyen oyuncular var..."

calciolog

154,491 görüntüleme • 2 ay önce

FENERBAHÇE'DEN EYÜPSPOR KARŞISINDA 8-0'LIK PATLAMA! 🔥 💥 Archie Brown hücumlarda ceza sahasında çokluk yaratmak için ekstradan koşular atıyor bu da biraz daha diğer hücum oyuncularına alan tanıyor. 🎙️ Can Önduygu: 🔹 Fenerbahçe Eyüpspor'u 8-0 mağlup etti. Özhan Pulat maçtan sonra istifa etti. Fenerbahçe açısından bir patlama maçıydı. Geçen hafta da konuşmuştuk Eyüpspor'u yenip o krizi birazcık çözerek 3 haftalık milli araya gidecek Fenerbahçe diye ve zirveyle puan farkı da şu anda Fenerbahçe'nin 3 🔹 Ve yani ligin boyu da bir anda bir haftada inanılmaz kısalmış oldu. Şu açıdan da seviniyorum. Artık 2 takımlı şampiyonluk yarışlarından bıkmıştım biraz. Geçen sezon biraz Trabzonspor belki eşlik etti ama onlar da sonunu göremedi. Şimdi böyle 3 takım 4 takım girersek son haftalara bayağı keyifli olur. Ama Fenerbahçe Eyüp Spor 8-0 Muric 4 gol işte Greenwood 2 gol yani çok iyi bir maç oldu Fenerbahçe için. 🎙️ Mustafa Demirtaş: 🔹 Kesinlikle hakikaten zirve yarışı böyle gidecek gibi gözüküyor. Yani Trabzonspor da 10 oldu Fenerbahçe de 10. Zirve 13, 2 puan 2 takım Beşiktaş Kocaelispor 12-12 Alanyaspor 11 yani bir de şunu da görüyoruz bu sezon öyle inanılmaz yüksek puan barajları da olmayacak şampiyonluk yarışında yani çok puan kaybı da olacak gibi gözüküyor. 🔹 Yani Milli aradan sonraki fikstürü gördün mü? Hele Avrupası olanlar için eyvah eyvah yani sürekli yani ligde hiç fena olmayan bir milli takım sonrasında bir Avrupa maçı, yani rotasyon imkanı da çok kolay değil zor bir dönem bekliyor özellikle şampiyonluk yarışında olacak takımları. 🔹 Ama Fenerbahçe üstüne düşeni yaptı son kayıp sonrası Gaziantep'e karşı puan kaybetmişti ama burada ideal bir rakiple karşılaştı ama o ideal rakibe karşılık vermeniz için de gerekeni yapmanız lazım Fenerbahçe de bunu yaptı. 🔹 Daha ilk yarıdan hatta ilk dakikalarda farkı gideceğini hissettirdi hücum oyuncuları için çok moral oldu yani İrfan Can Kahveci'nin böyle bir maçı ihtiyacı vardı hatta Vedat'ın böyle maçı ihtiyacı vardı, Kerem'in ihtiyacı vardı Greenwood'un ihtiyacı yoktu ama yine çok iyiydi yani Greenwood zaten hani sert rakip zayıf rakip fark etmeksizin müthiş denge bozuyor. 🔹 Ben son dönemde Fenerbahçe şu değişimi de görüyorum Archie Brown Guendouzi artık biraz standart oldu yani orta sahalardan biri ve Archie Brown hücumlarda ceza sahasında çokluk yaratmak için ekstradan koşulları atıyorlar bu da biraz daha diğer hücum oyuncularına alan tanıyor. 🔹 Şimdi tabii Fenerbahçe'nin puan kaybettiği iki takıma üç takım var ama özellikle oyun olarak bozulduğu Beşiktaş ve Gaziantep var, Beşiktaş ve Gaziantep de ön alanda baskı yapmayı seven takımlar. 🔹 Milli arada muhtemelen Fenerbahçe teknik heyeti buna yönelik bir çalışma yapacaktır yani bizi ön tarafta bu orta sahaya baskı yapan rakiplere karşı nasıl çözüm bulabiliriz diye yoksa o hattı geçtikten sonra bu adamlar skor üretiyor abi yani üreteceklerde. 🔹 Gaziantep maçında da Greenwood yine şapkadan tavşan çıkarıyordu. 🎙️ Can Önduygu: 🔹 Gaziantep maçı yani Guendouzi'nin kaçırdığı da tabii o top girmeyince bir anda bir kriz çıkmış oluyor ama az çok da üretti o maçta (Socrates Dergi | Adrese Teslim #6)

FullTimeDrama

15,295 görüntüleme • 22 gün önce

Tümer Metin: Ben aynı fikirde değilim Tugay hocamla. Puan farkı 7. Değişir tabii futbolda her şey. Kalan hafta 8. Ama Galatasaray'ın son 3 senedeki malibiyet sayısına bakacak olursak artık buradan bırakılacak gibi durmuyor. Neden de söylüyorum bunu? Futbolda motivasyon ve işte o suni rüzgar, yani o subjektif rüzgar. Moral motivasyonunu yukarı taşıyan takımların arkasına aldığı rüzgar. Hepimiz yaşadık onu. Var öyle bir şey. Bu dakikadan sonra Galatasaray'ın artıhanesinden okuyacağımız yerdir orası. 7 puan fark kalan 8 hafta için böyle bir takım hüviyetinde, son 3 seneyi geçirmiş takım hüviyetinde önemli bir puan avantajı. Buradan bırakacağını düşünmüyorum Galatasaray'ın. İkincilik için Fenerbahçe'nin, Trabzon'un, belki de Beşiktaş'ın Yarışı devam edecek kendi arasında kalan haftalarda. Bu akşam motivasyon, zirve. Rotasyonu da yapmış Okan Hoca. Oturmuş takıma rotasyonu yapınca işler kolay oluyor tabii ki. Ne oynadığını biliyorsan rotasyon kolay oluyor. Giren oyuncuyla yani rotasyonu yaptığın oyuncuyla onun yerine oynayan oyuncu arasında çok bilim barem değişmediği de işin kolay oluyor. Bugün oynayanlar, oynamayanlar, kulübeden destekleyenler hepsi coşkuya ortak olur vaziyette. Galatasaray'ın alamet farikalarından biri bu. Bunu da yaratmak, yani takım içinde yaratmak bir teknik direktör maharetidir. Belki sonuçlar yardımcı olur, belki oyuncu kendini bu şekilde, buralarda oynama alışkanlığı yardımcı olur. Ama bütünde kalabilmek, uzun süre bunu devam ettirebilmek bir istikrarın gerekçesi olsa gerek. O anlamda tebrik etmek lazım. Fenerbahçe'ye gelen fırsatlar Galatasaray hiç elinin tersiyle yetmiyor. Bugün puan farkını 7'ye çıkarayım. Dominant bir oyun. Kırmızı karttan sonra başka bir şey. Ama dominant bir oyun. Tereddüt etmiyorsun. Galatasaray puan kaybeder tereddütü yok yani. Kazanır bir şekilde havası var. Dominant bir oyun ve puan farkını 7'ye çıkarıyor. Hedefe doğru şekilde yürüyor. Daha kıymetli bir şey var. Şimdi bazen klişelere sığınıyoruz. Ya da kullanıyoruz klişeleri. Hatırlayalım 10 gün öncesini. Fenerbahçe'de puanları kaybetmemişken, lig yarışı tüm hızıyla devam ediyorken Galatasaray'ın fiksür zorluğundan bahsettim. Bir ay önce. Bir ay önce. 3-4 hafta önce. Şöyle söyleyelim. Beşiktaş Liverpool Başakşehir fiksürü ardı ardına 3 maç zor da yenilecek bir fiksür. Yıpratır, hırpalar. Zorlanabileceğin bir fikstür. Galatasaray gol yemeden çıktı Ersin buradan. Tabi. Uğurcan 3 maç, 16 kurtarış, 0 gol. Gol yemeden çıkıyorsun ve galibiyetle çıkıyorsun 3'ünü de. 3'ünü de kazanıyor. 3'ünü de kazanıyorsun. Şimdi bu çok kıymetli bir. İkincisi biz bu ligde zaten Galatasaray'ı Osümen üzerinden okuduğumuz haftalar var. Atan bir Osümen. Bugün de çok iştahlı. Her dakika oyunun içinde sürekli arayışta. E Uğurcan da üstüne düşeni doğru yaptığı dakika. E omurgası da sağlam Galatasaray'ın. Bu virajları dönmesi kadar doğal bir şey yok. Galatasaray'ın aslında en önemli farkı da bence bu dördüncü sezonu. Mutlaka öyle ya da böyle baş kahraman var. Yani hikayenin en başında...

Galatasarayultrataraftar

287,340 görüntüleme • 7 ay önce

Ahmet Konanç Trollendi 🤣🤣🤣 Ahmet Konanç: Rasa Talya. Abi bende mi problem var yoksa sizde mi? Antep'i yendik diye nasıl seviniriz? Şampiyonluk uçup gitti. Beşiktaş bizi bu halde sergenle ham yapar. Neyin kafası? Baba biz başka bir şey anlatıyoruz. Kimse Antep maçına sevinmiyor yani. Başka bir şeye seviniyor. Oyuna, orada bir sinyale. Bu Antep ne? Maçın da var ha iki hafta sonra içeride. Lig maçı. Hasan Cihan. Kerem ve Şerif'in uyumu. Bravo. Buraya da gelecektim. Bak. Bir uyumlu ikili doğuyor orada. Abi Kerem oynatır. Al ver. Deplasa ol. Sağa geç oraya falan. Musaba ve Arşi'nin bindirmeleri ve Kante'nin oyun aklı. Bravo sana. Kante'ye es geçmek yok. Oyun aklı bak. Oyun aklı. Fazla analize gerek yok. Bildiğimiz oyunu oynayalım bize yeter. Galatasaray bu maç sonrası Beşiktaş maçı için şimdiden algıları başlayacaktır. O zaman sen de başlayacaksın işte bravo. Kante demişken bak Kante'yi kendi hızı gibi buralarda çok görmüyorsun. Ama Kante ne yapıyor? Burada top kaptırılınca hemen adamın dibinde bitiyor. Rakip geç çıkıyor. Geç çıkınca buraya yüklenmiş 3. bölgede yoğunlaşmış Fenerbahçe arkaya hızlı koşmak zorunda kalmıyor. Problem yaşamıyor. Kante'nin varlığı önemli. Çapak Asya Antep oyuncuları yerden kalkmadı. Aynen öyle diğerlerine yapmıyorlar. Bahadır Doğan Alp. Bahadır hoş geldin. İyi yayınlar Ahmet Bey. Her maçı yüreğimizde ağzımızda seyrediyoruz. Kalp hastası olacağız. İstikrar olmalı takımda. İşte onu Tedesco inşa edemedi. Başkan müdahale etti inşallah. Tedesco format değiştirdikçe bizim de nabzımız yükseliyor. Umarım bundan sonra oynamalar yapmaz. Yapma gözünü sevdiğimi Tedesco'su. Yapma ya. Oynama şu takımdan. Lütfen rica ediyorum ya. Oynama ya. Bu Kerem'i nasıl... Allah'ım Kerem'i Kasımpaşa maçında nasıl oynatmazsın ya? O Kasımpaşa'ya karşı düşük kalitede Kerem oraları ne yapardı ya? Umut. Ah be Ahmet abim ben artık çok sıkıldım. Galatasaray'ın puan kaybını beklemekten. Kasımpaşa Antalya maçlarını yen. Galatasaray senin puan kaybını beklesin. Oregon Morgana. Kusarak izledim bu akşamki futbolu. Ooo çok sert. Antep'in golü offside değildi. Malum takım gibi kazanmak istemiyorum. Antep'in golü offside. İlk vurulduğunda offside'daki kişi kalecinin görüş alanında ve topla oynama eylemi içinde. Offside. Geçelim o işleri. Sen zaten Fenerli değilsin. İnşallah küme düşeriz. Biz ikincilik takımıyız. Ya bırak. Senin ben Origen'ini yiyeyim. Morgana'nı yiyeyim. İsve bak. Origen'e Morgana 42.34. Bir de 42.34'ü de var. Hadi lan Arda. Hadi Arda. Atın bunu buradan. Atın bunu buradan. İnşallah küme düşeriz. Antep'in golü offside değildi. Biz ikincilik takım. Hadi Arda. Terbiyesiz. Ahlaksız. Maskeliler seni. Sen de maskelilerdensin. Delikanlı gibi yaz kim olduğunu, hangi takım taraftarı olduğunu. Öyle Fenerli gibi yazıyorsun. Utanmaz. Bu demek karakterin bu yani genel olarak demek ki. Hadi oradan. Diğer takımın maçlarına bak. Mehmet Büyükkeçeci Kudurtucu Kırbaç grubuna hoş geldin Mehmet. İşte bir Fenerli. Kırbacın hayırlı olsun.

Galatasarayultrataraftar

103,711 görüntüleme • 7 ay önce

"Sana 1000 Kere Helal olsun Fenerbahçe li Sercan Hamzaoğlu konuşamadı" Ali Naci Küçük: Barış Alper'inki penaltı değil. O Sümen'in de ilk salikatlı salikat değil bu arada. Oradan bakacaksak, bütün total bakacaksak değil ilk salikatlı. Bir dakika dur ben bir bitireyim ben seni dinledim. Şimdi kısaca nereye geldik? Yani Galatasaray hakem konforuyla galibiyeti almadı. Beşiktaş'ta 10 kişi kalacaktı sahada ilk yarı bittiğinde. Orkun'un atılması gerekiyordu. Bunu bütün hakem hocaların hepsi söyledi. Bir tane de değil. 4 tane sarı kartı pas geçildi Orkun. Ha kaldı ki şimdi kaldı ki Beşiktaş cephesi ne yapıyor? Kolaycılığa kaçıyor. Ne yapıyor? Fenerbahçelileşiyor. Ne yapıyor? Sayın Ali Koç'un Fenerbahçesi gibi davranıyor. Derbiyi kazanan Galatasaray'a sanki hakem sayesinde kazandı muamelesi yapıyor. Bunu da çok zaten seven Fenerbahçeliler ve Beşiktaşlar afiyetle yiyor. Öncelikle size afiyet olsun. Niye afiyet olsun? Arkadaş Beşiktaş 2 maçta Galatasaray'a karşı uzatmaları bırakıyorum. 84 dakika 11-10 oynamış. Galatasaray 1 kişi eksik oynamış. 2 lig maçında. Beşiktaş'ın attığı gol sayısı kaç? 0. Peki Galatasaray Şampiyonlar Ligi'nde Juventus'a karşı Juventus'un 10 kişi kaldığı sekanslarda Juventus'a kaç gol atmış? 4 gol. Juventus 10 kişiyken. Kaç dakika 10 kişi kalmış Juventus totalde? 72 artı 23 pardon. 95 dakika. Galatasaray Juventus gibi bir rakibe. 4 tane gol atmış. Beşiktaş 2 maçta 110 dakika oynadığı Galatasaray 0 gol atmış. Eee kaybedişlerinin bahanesini burada arıyorlar. Arayın abicim. Arayın belki bulursunuz. Belki bulursunuz. Biraz daha arayın. Fenerbahçe'ye gelince. Ya arkadaş. Yani biraz değişim. Biraz bilinç. Biraz ayna. Biraz öz eleştiri. Biraz iğneyi kendine batırma. Hiç mi olmaz ya bir camiada? Arkadaş sen Samsun spor maçında ben Fenerbahçe'yi izledim. O kadar rahat izledim ki ya kazansa da beni rahatsız etmedi abi. Beşiktaş'ı rahatsız etsin abi Fenerbahçe'nin galibiyeti artık. Trabzonspor'u rahatsız etsin. Çünkü arada inanılmaz bir kalite farkı var. Bak bu kadar da ilk kez sert konuşuyorum. Rakiple. Niye bu kadar keskinsin abi? Abi niye keskinim? Ya arkadaş Galatasya'yı konuşuyorlar. Ya Osterwald'e son adam. Muadil Monji'yi. Boyun kilidini almadı mı kardeşim? Sürüklemedi mi? Abi o pozisyon ne ya? Ne o pozisyon? Hadi Fenerler yanıt versin. Skor kaç kaçtı orada? Onun zaten önceki pozisyonu devam etmemesi lazım. Baba şöyle alıp. Yürümek nedir? 6 saniye sürdü. Ya sokakta bile kavga çıkarır ya. Sarı versin. Ne olacak orada? Kırmızı mı olacak? Ya tabii ki canım. Ya sen yönet. Meyakiye başkanı falan. Ne var orada ya? O da ona sarılıyor, o da ona sarılıyor. O da ona mı sarılıyor? Ya ben senin yayında... Boğazına sarılıp nefesini kessem. Öyle değil ya. O kadar da değil ya. Doğru söylüyorsun. Yapma. O kadar da değil. Kırmızı da değil baba ya. Kırmızı da değil. Çok komiksiniz ya. Bence komik olan sizsiniz. Size verin ya kırmızı. Sen diyorsun ki Beşiktaş o kadar kişi kaldı. Aramızda objektiflik konusunda. Aramızda tarafsızlık konusunda. Aramızda futbol kalitesi konusunda. Çok büyük fark var. Öz eleştiri konusunda da çok büyük bir fark var. Ben kalkıp 22 yıldır bu camianın içinde olan bir insan olarak Galatasaray Beşiktaş'ı deplasmanda yendikten sonra teknik adamım olan Okan Buruk'u eleştirebiliyorum. Diyorum ki Leroy Zene doğru yere atılmıştır. Bunun sorumlusu da Okan Buruk'tur diyebiliyorum. Ya da Galatasaray camiası bunu kendi içinde sorgulayabiliyor. Ama sen ne yapıyorsun? Affedersin. Zorla yendiğin Samsun Spor maçından sonra kalkıp Galatasaray'ı konuşuyorsun burada. Hakem hatalarını konuşuyorsun. Beşiktaş. 110 dakika. Yok muydu? 110 dakika Beşiktaş niye Galatasaray'a gol atamadığını konuşsun kardeşim. Bunu ayrı o. Beşiktaş'ın problemi. Ama gerçeği de görmek lazım. Niye atılmıyor abi? Sana gelince yok. Genduzi'nin Tomasson'a bastığı, ayağına bastığı bir pozisyon var değil mi? O da kırmızı ya. Yok yok kırmızı, kırmızı. Yok yok kırmızı demiyorum. Yok bak kırmızı. Size göre gol yok orada. Göz altına bile alınmışlar. Vermedi değil mi? Şükrinyar Saray mesela Kadıköy'deki maç vermedi. Ya da Serdar Saatçi, Orkun Uşak, Orkun Körkçü aynı pozisyon Trabzon Beşiktaş vermedi. Şimdi herkes kendi perspektifinden daha sayı eksiğe düşürecek pozisyonları konuşuyor ama bunları konuşmuyor. Ya bak Fenerbahçeli konuşmadınız. Zaten Gendüzin'in bir pozisyonu var. Ceza sahasına girerken hamle yok. Samsun Sporlu oyuncunun hamlesi yok. Dönüp hakeme Sarıkar.

Galatasarayultrataraftar

119,043 görüntüleme • 7 ay önce

Başakşehir e Karşı ilk 11'imiz Serdar Kelleci: Şöyle alalım birazcık. Davison, Sanchez, Singo. Eren Elmalı için. Ve şurası önemli. Kim sol stoper? Arkadaşlar bu maçın kritik noktalarından biri Galatasaray sol beki ve sol stoperi. Bunu yazalım. X faktör. X faktör. Maçtan sonra Galatasaray sol beki. Ve sol stoperi. Valla Eren Elmalı biraz şanssız bir maça çıkıyor öyle söyleyeyim. Çünkü Galatasaray Liverpool maçında biraz daha derinde savunduğu için daha herkes kompakt bir şekilde daha rahat dönebildiği için arkada fazla açık vermedi. Ve harika bir maç oynadı. Ama Eren Elmalı için yarın şartlar böyle olmayacak. Hele ki Yusuf Sarı oynarsa. Aminarit Feyzullayev yapabilir ama Aminarit Feyzullayev'i kesin oynatacağını düşünüyorum. Aminarit mi Yusuf Sarı mı orada muallaktayım sadece. Şimdi Galatasaray'ı, Başakşehir'i bir yazalım. Üçlü çıkarsa Galatasaray'ı bir yazalım. Kesimleri yazalım. Burası tamam. 4. Torera. Lemina diyecektim. İlkay. Burada Yunus. Daha biraz daha sağa çekecek Yunus. Şu. Şu ve şu. Hallettik mi? Osimen arkası Yunus'u yazalım. Şöyle bir Osimen yazalım şuraya. Yunus. Barış Alper Yılmaz Nolenk. Barış Alper Yılmaz sağda. Bay. Nolenk. Daha içte. Eren. Soulstopper. Evet. Singo. Arkadaşlar Davison Sanchez'in Soulstopper oynadığı Frankfurt maçını hatırlayalım. Orada biraz problem yaşamıştı oyuncu. Aynı şeyi yaşamayabilir elbette. Dediğim gibi ben bazen böyle bir hayranlık duyduğum oyuncular olur. Onlardan belki birincisidir Abdülkerim. Geldiği sezondan bir yana 3 artı buçuk oldu. 3 buçukuncu sezon. Mükemmele yakın bir performans her maç. Ve tamamen susarak oynanan bir oyun. Hiç ağzı da konuşmadan rahat güzelce topunu oynayan. Ama bazen bazı insanların... değeri yokluğunda anlaşılır. Abdülkerim çünkü hep sürekli işte değerli spor kamuoyumuz tarafından Galatasaray'da sol stoper ihtiyacı sol stoper ihtiyacı.

Galatasarayultrataraftar

64,003 görüntüleme • 7 ay önce

Beşiktaş 4-1 Marsilya Serhat Akın: İnanılmaz yani. Her kanadı, her boşluğu her ataktaki deliği kullanıyor abi. Ben böyle bir şey görmedim. Vlahovic nasıl bir futbolcu abi. Alıyor, dönüyor, dribbling yapıyor. İlk yara attığı pas adam. Santrafor baktığında uzun boylu işte ağır gibi duruyor. Bu kadar seri, bu kadar araya Orkun'a attığı pası ödüm kopuyor ya. Ben de göreceğim diye kendi takımda bir gün hani öyle araya bırakacak falan Santrafor Muriç falan düşünsene. Bilmiyorum yani. Bilmiyorum abi yani bizim Santraforlar 82-88'de pres yapsa kalp krizi geçirir diye korkuyorum yani bir yandan da. İstemiyorum da aslında. Bu arada maçın MEP'lerini modlarımız sağ olsun herhalde ekrana getirdi. Oradan da bir şey yapalım. Sizce maçın adamı kim? Ona da bir bakalım. Ama korkunç bir Beşiktaş. Yani şimdi ben biliyorsunuz gerçekçi bir insanım. Veya işte kendimce şey yapmaya çalışıyorum. Beşiktaş işte UEFA'yı alır falan filan. Oralara gitmeyi sevmiyorum abi. Alabilir mi? Alabilir. Niye alamazsın yani? Ama inşallah Avrupa'da UEFA'da bizi hem temsil ediyor hem de yolu uzun olur. Çünkü gerçekten yakışıyor abi. Ben böyle bir taraftar, böyle bir atmosfer Böyle bir şey olamaz yani. Gerçekten yani. Acayip keyif aldım. Korkunç yani. Darma doman ettiler abi. Bir bir maç aman işte maç zora girer mi? Maç zora girer mi? falan filan. Ben bir saniye düşünmedim abi. Maçı koparır dedim. Ha dört olur mu? Onu tabii ki şey yapamadım. Hesaba katamadım. Benim hesabımda da yoktu ama. Yani bu maç böyle gitseydi 5-6-7'ye kadar da giderdi. O alıyor 82'de falan o civarlarda herhalde 83'te o hiç surata asık değil. Morali bozuk değil. Herkes mutlu. Gireni çıkanı hiç böyle takım tamamen kenetlenmiş durumda. Gol sevincinde hepsi birlikte birbirine teşekkür ediyor. Ona pası veriyor falan. Tam bir takım oluşmuş abi. Bu da kim ne anlatırsa anlatsın bana. Tamam mı? Bravo ve karakterli oyuncu mu? Bence yüzde yüz. Seksen sekizde yüksek maaşlı işte ne bileyim star konumundaki bir oyuncu seksen sekizde presi yapıyorsa burada en büyük şey faktör hocadır abi. En büyük alkış alacak adam hocadır. Kim ne dersin? Bana sabaha kadar kim ne anlattıysa anlatsın. Ben futboldan o kadar anlamıyorum tabii ki. Ama anladığım kadar konuşuyorum. Yani maaşlar her zaman bar Senona veya ne bileyim Bayern Münih onlar da ara sırafele verebiliyor ama korkunç bir hoca korkunç bir taktik. Tek başına önlü boru. Marseille'ye karşı oynuyorsun. Biz bu maçlarda üç önlü boru da gördük. Tek önlü boru abi Salih. Bütün taraftar Salih Salih diye bağırıyor. Niye? Paramparça et derif. Paramparça. Şimdi burada tabii ki olayı şuraya getirmek lazım. Bu Salih'in bu salihi oynatmayan montela utanır mı size bırakıyorum bak yorum size bırakıyorum

Galatasarayultrataraftar

135,043 görüntüleme • 26 gün önce

Öve Öve bitiremedi Serhat Akın: 3-2 Deplasman'da aldığı çok kritik 3 puan. Fenerbahçe maçlarında da daha öncesinde anlattım. Galatasaray maçlarında da. Sezon maçlarında daha taşlar tam yerine oturmadığında, istediğin oyunu sergileyemediğinde bu tarz maçları kazanman lazım. Galatasaray önceki yıllarda bir şekilde bu maçların hepsini kazandı. Bir fazla, iki fazla. O şekilde şampiyon oldu. Bu zorlu maçları kazanman lazım. Başakşehir çünkü gerçekten iyi ve diri takım. 3-3'ü de bulabiliyordu. Direkten döndü. Sanchez'in pozisyonu offside'den verilmedi. Kırmızı kart bence %100 doğru. O zaman yine mükemmel bir gol sakatlandı. Umarız çok ciddi bir şey yoktur. Şimdi baktığında Leo tabii ki Leo'yu burada görmek tabii ki çok garip. yani sonra işte biz övde oluyoruz falan filan Galatasaray geldiği için ama ben yurt dışında burada olmadan önce beğendiğim oyuncuları hangi takıma gelirse gelsin Vlahovic işte aynı şekilde, Salah da aynı şekilde Lukaku da aynı şekilde ayrım yapmadan Kante aynı şekilde oyuncuları her zaman saygıyla yorumlarım çünkü çok beğendiğim yüksek potansiyelli Galatasaray'ın tabii ki çok büyük avantajı bu oyuncuların yaşının genç olması ve prime dönemlerini yaşaması işte Osemen'in. 15 maçtır gol katkısı. Leaon'un geldiğinde oyuna girdi. Belki tam hazır olmamasına rağmen korkunç bir hız, korkunç bir sürat, korkunç bir dribling. Yani çok can yakacakmış gibi duruyor abi. Çok saçma sapan güçlü bir çar abi. Yani bilmiyorum yani. Bozuk çar abi. Ne diyeyim şimdi bir taraftan Osemen'le uğraşamadığımı bir taraftan leyahut çıktı. Saçma sapan bir şey oldu. Şimdi Fenerbahçe'de bunları dile getirdim. Basat oyuncular olduğunda yani kadronun çok iyi olmadığında, çok yıldız olmadığında işte İrfan Can kahveci gibi oyuncular yıldızlı olabilir. Nene iyi gözükebilir. İşte ne bileyim Sidiki Şerif'i sen Osman olarak hayal edebilirsin. Çünkü takımda oyuncular kötüdür. Veya işte yeterli değildir. Şimdi Galatasaray'da da şöyle bir durum var. Barış Alper hep iyi gözüküyordu. Yunus iyi gözüküyordu ama şimdi Leo geldi. Leo geldiğinde bu sefer bu oyuncular üstüne koymazsa vasat gibi oluyor. Yani vasat gibi dediğim kötü görünebiliyor. Yani şut tekniği, topu. Yani şimdi Leo'ya uzun top attılar abi. Adamın kontrolü bozuk yani anladın mı? O kontrolü Barış Alper'in yapacağını sanmıyorum. Veya işte bir hızlandı yine birden beşe mi ona mı nereye taktığını bilmiyorum. kaçıncı vites var onu da bilmiyorum ama birden bir anda birkaç yüksek vitese ona mı takıyor nereye takıyorsa takıyor. Bir anda süratlenip ortaya kesiyor. Onun sonucunda Barış Alper'in finishing'i kötü. Yani buradaki finishing'leri işte o simen olmadığında yapacak oyuncu var mı? Deniz Gül'ü yani ben milli takımda da beğeniyordum işin açıkçası. O orayı tamamlar mı? O simenin yokluğunda gol atar mı? Bir şey yok. ona bakacağız tabi ki ama ee o seferin yokluğunda Leo sanki çok büyük taşırmış gibi gözüküyor ikisi olduğunda zaten maçı seyredesim gelmiyor yanlış anlamasın galatasarayları ama yani ne bileyim abi şimdi

Galatasarayultrataraftar

138,236 görüntüleme • 1 ay önce

Fenerbahçe 1-1 Roma Serhat Akın: Şampiyonlar Ligi'nde Fenerbahçe kendi evinde. Yani üzülerek söylüyorum bunu. Bir puanla mutlu olabilir misin? Bence 18 sene sonradan Şampiyonlar Ligi'de Roma ile oynuyorsun. Tarihin en iyi Roma'sıyla bir bir iyi bir puan desen de benim için yeterli değil. Sevindim mi puana? Sevindim. Ama her şeyden önemlisi Roma'dan daha iyi oynadığımıza sevindim. Tarihin en iyi Roma'sı falan filan değil. O espriyle o şeyleri de falan da geçin yani. O saçma bir şey yani. Boş bir açıklama. Sonuçta tarihin en iyi romanı ile falan alakası yok bu romanın da. İyi bir roman. Malen iyi futbolcu. Dortmund'da oynadığı Dybala. Frive olmasa da Dybala var. Birkaç oyuncusu var ama öyle Prime falan filan da değil yani. Ama Fenerbahçe'nin bugün ilk yarı maalesef ki maalesef 3-6 ile çok daha korkak oynayıp çok daha eee tedirgin oynayıp umut ediyorum ki bilmiyorum yani bunu tahmin ediyorum sadece ve umut ediyorum ki ikinci yarıdaki devre arasında gelen ikazla beraber daha atak daha istekli daha defans arkasında. Abi şimdi Roma'da bir şey yok kardeşim adamlar bir şey oynamıyor. Allah'ını seviyorsan kötü bir şey söylüyor muyum söylemiyor muyum veya bu işi biliyor muyum bilmiyorum muyum abi bunu söyleyeyim bana. Şimdi bu Roma'nın bir tanesi şutu var gol abi. Bir tane şut çekmiş imkansıza vurmuş abi. Yüzyılda bir atabileceği kaptanın bir şutu gol olmuş. Bütün pozisyonlar senin. Kaleciyle karşı karşıya kalmışsın. Şut çekmişsin. İstekli. İstiyor takım gitmek istiyor. Bağlama abi takımı bırak kardeşim. Kopar artık ipleri anladın mı? Gitmek istiyor yani. Greenwood gitmek istiyor. O gitmek istiyor. Birkaç oyuncuya geleceğim ama hani gitmek istiyor abi takım. Oynamak istiyor. Bu maçı alalım hissetmiş. Şimdi bak ben size şunu anlatayım. Ne olursa olsun hocanın ismi önemli değil. Mourinho'da işte ne bileyim Pep Guardiola'da hocayı kafanıza takmayın. Bir hoca bir taktik verir. O taktiği oyuncular uygulamaya çalışır. Ama bir de maçın doğal akışı vardır. Doğal. Yani doğal akışında Roma'yı ben yenerim abi. Bunu oyuncular hisseder anladın mı? Yani bugün Fenerbahçe oyuncuları biz bu Roma'yı yeneriz abi. Bir şekilde yeneceğiz bugün maçı. Hissine kapıldığı anda sen o zaman birazcık desteklemen lazım bırakacaksın abi oyuncuları bırak atacaklar yani bunlar kazanacak bu maçı yani bırak kazansınlar abi niye kazanamazsın yani ne romanın mesela ne üstünlüğü var benden abi hangi oyuncudan üstünlüğü var oyuncu rotasyonuna gelince ya kardeşim Oğuz Aydın'ı sen niye kesiyorsun ya kesme abi çocuk oynasın ya Allah aşkına bu kadar keremci olmayın ya yani kontratında varsa da açıklayın deyin ki kardeşim bunun kontratında ilk 11 oynamak yazıyor oynatın abi beni ilgilendirin bak beni bu maçı ilgilendiriyor benim Fenerbahçe'nin maç kazanıp kaybetmemesi nasıl oynadığı ilgilendiriyor oynat baba ya adam iki tane maç seni şampiyonlar ilgine sokan adamların baş mimarlarından birisi Uzay'dın doğru mu Kerem'in geldiğinden beri gram oynamadığı topu adam iki maçta çok fazlasını oynadı Beşiktaş maçta bence takım Ederson haricinde genel bir kötüydü bu da olabilir futbolda E şimdi bunun faturasını sen Oğuz Aydın'a niye kesiyorsun? Oynat abi adamı ya. Oynat yani. Bu Roma'yı sen nasıl analiz etmişsin? Oynat abi girişsin takım gidecek bu takım yani. Bu takım gol atmak istiyor. Bu takım gidecek oynayacak abi. Bu maçı alırdı ferah baş. Senin sol defans arkasına Greenwood tamam bütün atakta. Mesela Greenwood'dan geliyor. Oynat abi. Greenwood oynat abi. İstediği gibi oynasın adam. Gitsin. Ben anlamadım abi. Yani Lukaku İtalya'da oynamış. Yıllarca bu maçları oynamış. yıllarca. Tamam Muriç Lazço'da oynamış falan filan da ya abi Allah aşkına şimdi Lukaku yürümüyor diyorlar. E tamam da şey hızlı mı yürüyor? Ne o adı? Muriç. Muriç de yürümüyor. Muriç de 70 dakika adamla duruyor yani. Her şeyi böyle yapıyor. Böyle yapıyor. Böyle yapıyor. İşte her pozisyona böyle böyle yapıyor. Ya ben Muriç'in bir tane ikili mücadele kazandığını, iki top tuttuğunu oyunun içinde olduğunu görmedim. Yani Lukaku Lukaku da bu kadar oynar. Oynat baba yani Lukaku'yu maçı alalım. Allah'ını seviyorsan yani artık şu el frenini indir. Maç alalım. Ben ona üzüldüm. Yoksa ben okeyim abi Roma'ya karşı. Hani ben bir şekilde buradan puan ve puanla ayrılacağımı biliyordum hissediyordum ama çok sevmiyorum öyle şeyleri konuşmayı. Ama yenersin bu maçı abi ne korkuyorsun ya. Roma'dan ben ne korkacağım abi Roma benden korksun ya. Kadıköy'de oynuyorsun. Adamlar iki pas yapamadı ya.

Galatasarayultrataraftar

137,509 görüntüleme • 1 ay önce

Helal Olsun Dedi İse Çıkıyor Bu Adamı İzlesin Okan Buruk Serdar Kelleci: Haftalardır bunu anlatmaya çalışıyordum. Yani yayınlarda sürekli olarak bu puan tablosunu 64-63-60 bu gerçekleşebilir bir senaryo diye anlattığımız olay gerçekten gerçekleşti bu gece itibariyle. Çünkü Trabzonspor için yani burada mıyız orada mıyız karşılaşması bu kadar önemli bir karşılaşma ama ben Galatasaray'ın bu maça Bu kadar hazırlıksız çıkmasını hiç beklemiyordum. Yani oyuncu grubu açısından özellikle, yani oyuncular şampiyon olmuş havasında bir Galatasaray vardı. Bu bana enteresan geldi. Burada mıyız, orada mıyız? Sesle ilgili bir problem yok. Teşekkürler. Şimdi bir like'ınızı isteyeceğiz arkadaşlar. Maç bitince Binsports bol bol küfür dinletti. Abi hala diğer kanallarda Icardi fetiş izimi yapanlar ve ekip var. 2,5 senedir söylüyoruz. Kimse lafık yapmıyor. Serdar abi konusunu artık biraz sakinleyin. Arkadaşlar ben bu Icardi konusunda diyecek bir şeyim kalmadı benim artık. Ben bunu 1,5 sene evvel bugünleri anlatmaya çalıştım. Sporkest birazdan yayınlar bu arada. Trabzonspor'un atacağı gollerin nasıl olduğunu iki gol senaryosu anlattık Trabzonspor adına. İkisi de gerçekleşti. Ama ya bu Trabzonspor ne yapıyor? Yani mesela nedir ana fikri Trabzonspor'un? Çok basit bir ana fikri. Basit demeyeyim yani özür dilerim. Yani Trabzonspor, Fatih Tekin'in yaptığı iş gerçekten. Bunu her zaman söylediğim için burada alınacak gücenecek bir şey olduğunu düşünmüyorum. Fatih Tekke'nin değerini Alanya İstanbul günlerinden bu yana anlatan biri olarak. Ama hani Trabzonspor özelinde bin tane plan yok arkadaşlar. Yani iki üç çok sağlam planı olan bir takıma karşı yani şuradan sağ bek kullanımı ile ilgili sağ kenar kullanımı ile ilgili bu oyuncunun Trabzonspor oyuncusu Beki Pina veya işte buradan Zubkov'un buraya bindireceğini, Sporkest yayınını izleyenler açıp bir daha ya da izlemeyenler açıp bir daha izlesinler. Ortanın daha buradan yapılacağını net bir şekilde ya biraz Trabzonspor izleyip buna kanaat getirmek çok basit. Ve diğer taraftan duran toplarda Trabzonspor'un çok önemli bir organizasyonu olduğunu iki gol de böyle geldi. İki gol anlattık. Başka bir şey anlatmadık. Abi lig başladı özledik seni. Eyvallah Ayıp. Naçizane fikrim Galatasaray yönetimindeki Metin Öztürk. Sanki genel olarak futbolu geriyor. Vicdan anse ölüyorum. Yanlış anlaşılmasın. Ya valla açıklamaları dinlemedim. Ben yönetici açıklamalarını çok fazla da dinlemem. Benim için önemli olan teknik direktör açıklamaları. Çünkü yöneticiler genel olarak maçlar... Şimdi şöyle bir durum var ya. Galibiyette çıkıyorsunuz, mağlubiyette niye konuşmuyorsunuz diye. Bunlar görevlerini yapıyorlar arkadaşlar. Ne olur böyle bakın. Yani inanın ben tabii ki çok fanatik adamlar olabilir etrafımızda da var elbette ama genel olarak yöneticiler kendi aralarında bile konuşurken şu oluyor. Ya arkadaşlar biraz sert açıklamalar yapalım olur mu? Ben bunun ne olduğunu düşünüyorum. Karşılaşmaya geçeceğiz şimdi. Yavaş yavaş. Pijama iyiymiş be evet ya. Valla pijama evet doğru. İhsenovic.

Galatasarayultrataraftar

95,280 görüntüleme • 6 ay önce

Bülent Timulenk: Araba devrildikten sonra yol gösteren çok olur. Bunu söylemem için de bir tane sebep vardı. Önç yani şimdi Leroy Senen'in olmadığı, Lang'ın Hollanda mil takımında hiç forma giymeyip 3 haftadır maç yapmadığı bir yerde Yunus'un da kanatlarda oynarken ya da bugünkü oyunu da on numarada da forvet arkasında da verimsizken Galatasaray'ı ileriye taşıyabilecek tek adam Barış alper Yılmaz'ı en uçta oynatmak Galatasaray için Akıllıca bir iş değildi yani. Barış'ın oynadığı Kadıköy'deki derbide 3-0 Galatasaray kazanırken arkasında Mertens vardı. Bir bağlantı oyuncusu vardı. Yani bugün o bağlantıyı yapabilecek kimse yoktu. Barış Alper Yılmaz İkardi'den daha iyi pres yapar mı? Yapar. Ama tekrar söylüyorum. Yani bugün gördüğün gibi kanatlarda Barış olmasa, Barış'ın getirdiği toplar olmasa, Barış bir şeyler yapmaya çalışmasa. Hiçbir şey yapamayacak ki Galatasaray. Barış bu kez en uçta oynasaydı kim getirecekti topu bugünkü performanslarla? Evet sen ikamesi olmadığını söylüyor. Evet yani hani şimdi buradan geriye dönüp devre ortasında İkardini'ye göndermediler yerine Santrofor almadılar vesaire. O kadar böyle bir Osman vurgulu bir oyun var ki. Ama futbolda var bu sakatlıklar yani. Evet bu zaten en çok tartışılan konulardan birisi Osman ile kazanıyor Galatasaray. Valla yani Galatasaray tek direktörünün Kendisine bu türden bir imada bulunan ya da böyle bir yorum getiren insanlara karşı. Sonuçta ben buna bir takım oyunu diye bakarım. Dünyanın en kolay şeyi. O simen kazandırıyor maçları demek. Yani geride kalan on tane adamın da bir şekilde emeği var. Ama yani çok basit olarak hani Beşiktaş derbisinde o simen fark yaratmıştı değil mi? Beşiktaş'ta öyle bir sandrofor yok mesela. Zaten Türkiye'de iki tane bu tipte santrofor var. Birisi o sümen birisi onu aç. Yine farklı özellikleri var. Yani o topu tutmada bir pivot santrofor olarak biliyorsun o sümen toplara çıkar. Fake ile almaya çalışır. Yani çıkmaz bile toplara yani. Ama onun önünde alan presi ve her şeyiyle beraber zaten iki tane böyle komple santrofor varmış gibi görünüyor. Ve fizik olarak birisinin atletizmi diğerinin heybeti. Bütün bunların yan yana getirdiği zaman zaten diğer takımların hepsinde olmayan adamlar bunlar. Maçın dengesi açısından da bir tanesinde ona açı varken öbür tarafta o simen olmayınca zaten yani kantarı bir tarafa ağır basıyordu. Ama bu sadece bunun üzerinden açıklanacak bir şey değil. Çünkü Trabzonspor'da şimdi son dakika bütün hafta oynar oynamaz denilen Mucci'nin de yokluğunda 37 yaşında baka yeme forma giyiyor. Yani şimdi bakıyorsun dahi orta sahanın en dinamik adamı, bunun sadece defansif yönde değil, hat kıran adamı. Şimdi zaten maç öncesi yaptığımız programlarda şunun altını çizdim. Bak birincisi şu, milli aralar sonrası her zaman bir bilinmezdir. Bu bilinmezlik içinde 3 yıl önce Galatasaray faydalandı bundan. Bizim için milli ara değil de dünya kupası arasından sonra Fenerbahçe biliyorsun Trabzon'a gidip mağlup olmuştu. İki takımın da ne futbol oynayacağına dair bir fikrin olamaz 45 gündür ortalıkta olmayan insanların. Şimdi burada da 3 hafta olmazsa işte 18 gün şeyden hani Liverpool maçından beri sayıyorsun. Trabzon sporun daha da geride. Nasıl hazırlandıkları önemli. Kaç tane milli oyuncuları kaç kişiyle hazırlanıyorlar biri Trabzon'da. İstanbul'da geliriz Galatasaray'daki o izin meselesine. Ama işte o noktada o bilinmezliğin içinde asıl hikaye Trabzonspor'da şimdi Muçi'yi bir kenara ayırıyorum. Belli değildi diyorum ona. Olayıyla Batagov'un yokluğu. Nedir bu? Bir kere her türlü şekilde orta sahada Galatasaray'ı avantaj yaratan kağıt üzerinde bir durum. İkincisi de en iyi stoperi yok. Yani şu ligde Milan Şikliner, Batagov, Davinson Sanchez böyle bu sıralamayla ben sayarım. Bu benim seçimim. Batagov yok. Şimdi bunların yerini oynayacak adamların ne vereceği önemliyken Galatasaray cephesinde de

Galatasarayultrataraftar

98,807 görüntüleme • 6 ay önce

Mirceu Lucescu'nun Hikayesi Galatasaray'ın Çöküşü Rasim Ozan Kütahyalı: Lucescu'yu tabii ben futbolculuğunda izlemedim. 45'li, benim babamdan bile büyük. Lucescu, 2000 senesinde Fatih Terim, Galatasaray'ı UEFA Kupa Şampiyonu yaptı, 4 şampiyonluk yaptı. Ama o arada da, aslında Galatasaray artık mali olarak, finansal olarak, iktisadi olarak kötü yönetiliyordu. Faruk Süren, ben de çok severim Faruk abiyi ama, Galatasaray artık dağılmıştı. Sonra ortaya çıktı. Maaşları Terim ödüyordu. Terim, Böyle bir meşhur bir büyük su araba markası da anahtarını sallıyordu çocuklara. Sonra da onlar anlamadı. Anlamayınca kulüpte daha büyük kriz çıktı. 2000 senesinde terim kalabilecekken biraz böyle sürenle terim arasındaki lüzumsuz itişmeler süren de bıkmıştı. Terim fiyonetine gitti. Hiç gitmeyebilirdi, kalabilirdi bir süre daha. Gittikten sonra Hagı Lucescu'yu getirdi. Bu dediği futbol dehasıdır. Hakikaten dediği gibi Lucescu geldi. Yine berbat maaşlar ödelemeyen bir 2001 krizi oldu. Galatasaray 2001 yazında tam çöktü. Mehmet Cansun geldi. Mehmet Cansun, Faruk Süren dayanamadı. Mehmet Cansun geldi. Unutuldu bunlar. Kulüpte para yok. Galatasaray gitti. Fransız 2. Liginden bir oyuncu. İspanya 2. Liginden bir oyuncu. Uruguay'dan bir oyuncu. Bilmem. Bu şekilde Ümit Karan'ı aldı falan. Bi kadro yaptı. Eyvah meyvah derken Lucescu dehası o sene Luchescu Galatasaray'ı şampiyon yaptı. 2003'te Galatasaray salak gibi yeniden Terim'i aldı. Terim başarısız oldu. Lucescu gitti Beşiktaş'ı şampiyon yaptı Sinan Engin. Yeniden Terim'i aldı. Terim başarısız oldu. Lucescu gitti Beşiktaş'ı şampiyon yaptı Sinan Engin'le. Sonra 2004'te işler karıştı. O Lucescu'nun başarısızlığı diye görmüyorum ben. 2004'te Beşiktaş şampiyonluğa giderken şampiyonluk elinden alındı. Beşiktaş camiası dağıldı. Serdar Bilgili o günden beri dünya Türk futbolunda yoktur. Neden olmadı da belli değil. Sonra bu adam yurt dışına gitti. Ve aldığı kupanın sayısı yok. Ve dünya futbolunda gelmiş gelmiş en büyük teknik direktörlerden biri oldu ve resmen ayakta öldü. Romanya maçında hep biz izledik daha ki sağ kenarındaydı. Kaç kupa, kaç takım her gittiği yerde başarılı oldu. Bugünkü milli takımın temelini 2017-19 arası Lucescu attı. Bütün gençlerin temelini Lucescu attı. Ve hiç unutmuyorum, Lucescu geldi. Böyle konuşuluyor 2001-2002 dönemi. Ceza bu tevazi ya. Terimde Lucescu'da, terim bağlandıydı. Ya dedi, kıyaslamaya kalkıyorsunuz dedi. Bu adamcağızınla ne yaptıkları belli, bizimle ne yaptıklarımız belli dedi. Nasıl kıyaslarsınız bu adamcağızla belli dedi. Öyle olunca bizim Yalaka Türk futbol yorumcuları, tabii siz bir yalıysanız o bir gece kondu. Çingene. Bir de böyle ırkçılıklar da yaparak. Şimdi dünya futbolunda birine Lucescu'yla terim desen gülerler. Fatih Hoca yerel, lokal başarıları olan bir adam olarak kaldı. Galatasaray'da başarılı oldu. Mil takım da 2008'e kadar başarılı oldu. Sonra mil takım da başarısız oldu. Galatasaray'da da... 2020'li yıllarda hiçbir başarısı yok maalesef Fatih Hoca'nın. Lucescu dünya futbolunda büyük bir marka. PSG'li bir futbol maçı nasıl anıldı gördün mü? Herkes ağlıyor. Barış Sencemel de yoruldu. Dünya futbolunun büyük markalarından biri. Yani Johan Cruyff öldüğünde falan Lucescu için yapılan yapıldı. Türkiye Lucescu'nun kıymetini bence yeterince bilemedi. Galatasaray 2002'de Lucescu'yu kovmasa bir seri daha elde edebilirdi. Hatalı oldu açık söyleyeyim. Ve böyle büyük bir hocayı gerçekten dünya futbolu kaybetti. Oğlu da bence yalnız kendisi gibi akıllı bir adam. Razvan da daha da başarılı olacak gibi gözüküyor. Bir kere Lucescu daha futbolculuğunda bile eski küpürler çıkıyor. Dünyanın en kültürlü futbolcusu. O zamandan bile... Farklı bir adam. Yani şimdi Luchescu, Terim o muhabbetleri hatırlıyorum. Fatih Terim ona adamcağız. Bu adamcağızla beni mi kıyaslıyorsunuz? Dediğini hatırlıyorum ki Lucescu süper kupayı aldı. Aldığı dakika bu kupa Fatih Terim'indir dedi. Benim değildir dedi. Böyle bir olgunluk. Ne Terim'de ne Şonal Güneş'te ne Mustafa Deniz'de bu olgunluk olmamıştır. Birbirlerini de sevmezler de numaradan yan yana geliyorlar arada. Onun için Lucescu'yu rahmetle hem Türk futbolu adına hem de bir futbol sever olarak minnetle anıyorum. Çok büyük adamdı. Çok büyük hocaydı. Türk teknik adamlarının da Lucescu'yu örnek alması gerektiğini düşünüyorum.

Galatasarayultrataraftar

60,532 görüntüleme • 6 ay önce

Oyuncularımızın Eksiklerini mala anlatır gibi detaylı anlattı Şansal Büyüka: Şunu söylemeliyim, maç bitti, böyle programlara bakıyorum falan, henüz bir şey kaybetmedik diye sıkça bunu kullanıyorlar. Ya bırakalım bu popülizmi, yani moral vereceğiz, onu yapacağız, bunu yapacağız diye. Nasıl hiçbir şey kaybetmedik? Bir, maçı kaybettik bir kere hiç hesapta olmayan için. İki, muhtemelen grup birinciliğini kaybettik. Üç, grup ikinciliğini riske soktuk. Dört, top. Toplumsal morali yerle bir ettik. Ülke kaç aydır buna hazırlanıyor. Bu kadar üst düzeyde inanılmaz bir hedefe kitlenme, böyle umut, heyecan, hayal. Biz her zaman gitmiyoruz ki bu dünya kupalarına. 5 dünya kupasını pas geçmişin, 6. yüzeye gitmişin 2002'den beri ilk defa. Ve ne diyoruz? Montella bir grup yazdı ancak böyle bir grup yazardı diyoruz. Ve o gruba 2-0'lık yenilgiyle başlıyorsun. Açık konuşayım. Yani Montella'dan başlayıp giren çıkan kim varsa bir tek kendi futbol anlayışım içinde. Perdeyi ayırıyorum. Herkes yapabileceğinin, ortaya koyabileceğinin, gücünün, kalitesinin aşırı gerisinde kaldı. Az gerisinde demiyorum. Aşırı gerisinde kaldı. 1.98, 1.93, 1.93 tane stoperi var. 8 korner kullanıyorsun. Bir korneri de yer topundan kullanayım, bir organizasyonu çalışmamış. Bu üç stoperin 1.90'ın üstünde olduğunu, şu sokaktan birini çevirsek şuralardan, bu işleri yerden yapalım der. Bunlar hiç mi çalışmadınız, hiç mi düşünmediniz? Toplam oynamaya bakıyorum, 3 gün mü oldu Bülent bu şampiyona başlayalı ya, 4 gün mü? Ben ilk defa böyle tek kale bir maç gördüm. İlk defa. Yani git gel falan. O kadar tek kale oynadık. %72'ye 28 top bizde kalmış. 704 pas yapmışız. 270 pas yapmışlar. Rakip yarı alanda 455 pas yapmışız. Sadece 71 pas yapmışlar. 30 şut atmışız. 9 şut atmışlar. Ceza alanı içinde 52 defa topla oynamışız. Sadece 17 defa oynamışlar. Ve biz bu maçı 2-0 kaybediyoruz. Niye kaybediyoruz? Bakalım Avustralya'nın gollerine. İlk golü kaç pasta attılar? 2-2. Üçüncü vuruş gol oldu. Mustafa Denizli'nin kulakları çınlasın. Gol 2 ya da 3 pasta atıldı. İkinci gol kaç pasta attılar? 2 pasta. Geldiler çıktılar, vurdu. 2 pasta. Biz rakip cezalanının önüne yerleşiyoruz. Sağa ver, sola ver, bir daha sağa ver, geriye dön, sağa ver. 10-12 tane hazırlık pası yapıyoruz. Rakip iyice kapanıyor. Zaten duvarı ölmüş. Duvarıyla meşhur bir takım zaten. Topu sana bırakıyor. Kontra ataklarla çıkıyor ki biz de kontra atağı bile doğru dürüst çıkamadık. Ama sonuçta bu kadar, bu seviyedeki turnuvalarda, maçlarda bu kadar yavaş oynayan bir takıma ne gol attırırlar ne maç kazandırırlar. Çok daha çabuk oynamalıydık. Amerika takımına bakıyorum. Bir futbolcu topa ikinci defa vurmuyor. Tek pası oynuyor. Dün gece hayranlıkla izlediğim özellikle ilk arada Fas'a bakıyorum. Hep tek top. Biz de kardeşim sevgili Arda bu kadar yeteneklisin de alıyorsun iki defa etrafında dönmeden topu vermiyorsun. Dün de konuştuk. En güvendiğim ajan fizik gücü denediğiyle Barış Alper. Felaket. Barış felaket oynadın. Yedi orta yapmış kaç isabet var? Sıfır isabet. Niye yapıyor ki orta? Orkun. Deseler ki Orkun bu kadar olmaz dedi, bu kadar kötü oynamaz. E Hakan iki orta yapmış bir isabeti var. Hep sıfıra karşı oynamış. Bu kadar kötü oynamışım, bu kadar yavaş oynamışım. Ve dün daha burada konuştuk. Zeki'nin arkaya adam kaçırmalarından korkuyorum dedi. Çünkü Venezuela maçında inanılmaz kaçırdı. Hücumda etkili tamam ama savunması zayıf. Zeki'nin önüne koymuşsun Arda'yı. Arda Gelipbeki'nin kademesine girmez. Zeki de giriyor. İsmail'i hafif sağa çekmişsin Belçika yapar diye. İran Kundu'nun golünde. Zeki nerede? Zeki top ağlarımızla buluştuğunda Zeki bizim yarı alana henüz yeni geçiyordu. Emerih basamadı. Abdülkerim geç kaldı. İsmail yetişemedi. Niye? Atletik yapı var. Çabuk oyuncular. Bizim Türk futbolunun genetiğinde bu ağırlık var kardeşim. Yani bu kadar yavaş oynarsan rakip de sana o duvarı örer. Ölü de attırmaz, onu da yaptırmaz.

Galatasarayultrataraftar

110,282 görüntüleme • 4 ay önce

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, 21 Ocak’tan bu yana gayrı hukuki bir şekilde tutuklu. Yaklaşık 4,5 aylık bir tutukluluğun ardından 11 Haziran’da duruşmaya çıkacak. Ümit Özdağ, uzmanı olduğu ve hakkında yıllardır makaleler ve kitaplar yazdığı, konferanslar ve medyaya demeçler verdiği konularda, Türk milletini potansiyel risklere ve yakın tehlikelere karşı uyarmaya çalıştığı için tutuklandı. Ümit Özdağ, Türkiye Cumhuriyeti'nin bölünmez bütünlüğünü, ulus devletimizi, sınır güvenliğimizi, demografik yapımızı, toplumsal barışımızı, ekonomimizi, geleceğimizi ve her şeyimizi savunmak için, bir siyasi parti liderinin sorumluluğu ve görev bilinciyle yaptığı uyarılardan ceza üretmeye çalışan iktidarın, artık iyice araçsallaştırdığı hukukla tutuklandı. Sığınmacı politikasının çok yanlış uygulandığı, Türkiye’nin sessiz istila edildiği, Türkiye’nin uyuşturucu bataklığına savrulduğu, Afgan ve Suriyeli göçmenlerin kontrolsüz ve kaçak ülkemize girdiği, Türkiye’nin demografik yapısının değiştirildiği gibi yaşamsal derecede önemli, beka sorununa evrilebilecek konularda Türk milletini uyarmaya çalıştığı için tutuklandı. Ümit Özdağ, her Türkiye Cumhuriyeti vatandaşının yapması gerekenleri yaptığı için tutuklandı. Ümit Özdağ, TCK 216’da yer alan; halkı kin ve düşmanlığa tahrik etmek veya aşağılamak suçlamasıyla tutuklandı. Çok haklı ve yerinde uyarıları suç unsuru olarak kabul edildi. Tıpkı benim, seçim güvenliği ve elektronik oylamanın sakıncalarıyla ilgili yaptığım uyarıların, halk arasında endişe, korku veya panik yaratmak saikiyle, gerçeğe aykırı bilgiyi yayma amacıyla yaptığım suçlamasıyla, TCK 217A’dan tutuklandığım gibi. İkimiz de kamu barışını bozma suçlamasıyla tutuklandık, kamu barışının bozulma riskine karşı milletimizi uyarmaya çalıştığımız halde. Bu iki madde de maalesef muhalif düşünceleri bastırmak ve diğerlerine de gözdağı vermek amacıyla, somut kanıtlarla değil de niyet okumayla uygulanıyor. Hukuk hiç bu kadar eğilip bükülmemişti Türkiye’de. Yandaşlara dokunamayan ve cezasız bırakan ve daha çok cüretkarlaşmalarına yol açan hukuk, muhaliflere gelince düşman hukukuna dönüşüyor ve hedef kişilerin sosyal medya paylaşımlarından suç üretiliyor ne yazık ki. Oysa adalet devletin temelidir ve devletin dini adalettir. 2400 yıl önceden seslenen filozofun dediği gibi; Adalet olmazsa, devlet büyük bir çeteden başka nedir ki? Böyle bir devlet yurttaşlarına eşitlik, özgürlük, güvenlik, mutluluk, toplumsal barış ve ilerleme verebilir mi hiç? Ümit Özdağ, Anayasa’ya göre tarafsız olması gereken Cumhurbaşkanı’nı korumak için TCK’da yer alan, ancak partili bir Cumhurbaşkanın siyasi faaliyetleri ve konuşmaları için uygulanması bir hukuk garabeti olan, 2016’da benim de yargılandığım ve beraat ettiğim, neredeyse 7’den 70’e herkesin başını derde sokabilecek, TCK 299’dan da yargılanıyor. Ümit Özdağ, terör örgütüyle sürdürülen, bana göre bu şekilde çözüm olma ihtimali sıfır olan II. Açılım sürecinin tehlikeleri hakkında da, Silivri’den hala bizi uyarmaya devam ediyor ve çok iyi yapıyor. Tarihsel sorumluluğunu ve görevini her şart altında yerine getiriyor. Normal şartlarda asla olmayacak şey olan MHP – DEM yakınlaşmasına, teröristbaşının kurucu önder yapılarak meşru siyasi aktör haline getirilmesine, durduk yerde bebek katili terör örgütüyle masaya oturulmasına, Anayasa’mızın değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif dahi edilemez ilk 4 maddesinin tartışmaya açılmasına, PKK’nın Lozan’ı hedefe oturtmasına ve yeni Anayasa çalışmalarıyla birlikte ulus devletimize, milli birlik ve beraberliğimize, bekamıza tehdit olan konularda uyarılanı sürdürüyor. Gelecekte daha da zorlaşacak siyasette, Ümit Özdağ gibi, Zafer Partisi gibi, Türk milletinin çıkarlarını bilgiyle koruyacak ve tavizsiz mücadele edecek liderlere ve partilere daha çok ihtiyaç olacak.

Nasuh Mahruki

82,507 görüntüleme • 1 yıl önce

BAİ LAN Yakın dönemde Çin'de yeni bir trend başladı. "Bai Lan" diyorlar. Yani "bırak çürüsün." Bir çeşit pasif istifa. Neredeyse hiç çaba göstermeden çalışma eylemi. Çalışıyorum ama çaba göstermeden çalışıyorum. Yaşayacak kadar yemek yemek gibi bir şey. Galatasaray da son 2.5 aydır "Bai Lan" trendine girmiş anlaşılan. Son 2 senede Galatasaray'da gördüğümüz proaktif durumun yerini reaktif bir yaklaşım almış durumda. Sezon başına dönelim ve sırayla gidelim: Galatasaray şampiyon olmuş, yapılacak iyi bir sağ bek, orta saha ve birkaç oyuncu transferiyle güçlenmesi gereken takıma, Jelert gibi bir takviye yapıldı. Sanırım Jelert'i keşfeden futbol aklı başkanın odasına girip: "Harika bir sağ bek buldum ama biraz pahalı" demiş olsa gerek. - Evet sayın başkan 10 mio Euro büyük para ama inanın bu çocuk "Avrupa'nın sayılı sağ bekleri arasında gösteriliyor. Bakın göreceksiniz... Diye uzar bu cilalı tanıtım filmi. Maalesef ülkemizdeki Scout vs birimleri başka ülkelerde yazılan raporlara ve analizlere o kadar güveniyor ki! Balık da bu yüzden baştan kokuyor. Hatırlayın yine Galatasaray'a Gustavo Assunçao diye bir orta saha geldi. Menajer oyunlarını, çok seven kitle "olm bu herif harika lan, ben bunu takımıma almıştım harikaydı" nidaları atınca Galatasaray taraftarı yine umutlanmıştı. Oyuncuyu izlediğimde hatırlayanlar bilir. "Alt lige gönder ilk 11 oynamaz dediğimi dün gibi hatırlıyorum." Şaşırıyorum ama her sene şaşırıyorum ve ben şaşırmaya yine devam edeceğim. Çünkü bence yeteri kadar izlenmiyor. Yeteri kadar izlenmiyor demek zorundayım, çünkü yok eğer izlenerek alınıyorsa bu Jelert'ler, Assunçao'lar, Cuesta'lar o zaman iş daha da vahim! Liste son 3 senede uzar da gider. Ezcümle bu kadar yanılamazsınız! Yine sezon başına dönelim: Okan Hoca'nın çift santrfor sevdası Galatasaray'ı ŞL'den etmiş ardından buradan ders çıkarmak yerine bu sevdaya üçlü oynama sevdası eklenince Galatasaray ne oynadığını bilmez bir takım haline geldi. Okan Hoca'nın aklı hep Tottenham maçında kaldı. Ey güzel hocam iyi hoş da sen Bayern Münih'e karşı Galatasaray tarihinin en önemli karakter oyunlarından birini oynattın. O Leverkusen takımı bile o oyunu oynayamadı Bayern Münih'e karşı! 3-1 kaybedilmiş olsa da bence Bayern maçı Tottenham maçından daha değerli bir oyundur. Gelgelelim bir başka konuya... Sosyal medya kadroları... 🗨️Berkan bana göre sol bek oynamalı. Hop Berkan sol bek. 🗨️Berkan sol bekte olmadı ama sol stoperde harika olur. Hop Berkan sol stoper. 🗨️ Gabriel Sara kaleye yakın oynamalı. Hop Sara 10 numara. Ben de yazayım o halde: Gabriel Sara sol ayaklı bir oyuncu, GS forması altında 2 golü var. Fenerbahçe ve Rize maçları. Copy paste goller, ne olur açın da bakın! Oyuncu iki maçta da sağ iç koridordan alıp soluna çekip vuruyor! Tesadüf mü? Asla! Futbol bir tesadüf oyunu olmaktan yıllar önce kurtuldu. Topu nerede, hangi oyuncunun hangi ayağıyla alacağınla bile ilgilenen bir oyun artık futbol. O ilgiyi göstermek de size kalmış! Ülke dışına çıkalım. Çünkü ülkedeki futbol, futbol değil. Peki Avrupa ne yapıyor? Mainz takımı Klopp'u takımın başına getirirken hocayla mülakat yapar: - "Bizim bir oyun felsefemiz var. Teknik direktöre nasıl oynaması gerektiğini biz söyleriz. Onun görevi bunu en iyi şekilde uygulamaktır." "Eğer bu şartlar sizin için uygunsa başlayalım" diye imza attırır. Galatasaray ya da diğer kulüpler artık iş işten geçmeden kendi felsefelerini yazmalılar. Benim formasyonum bu, felsefem de bu! Bunu oynatabilir misiniz? Transfer vs konularında ise menajer önerilerine değil, kendi futbol aklıma güvenirim diyebilen bir transfer komiteniz ve scout ekibiniz olmalıdır. Hafta sonunda Galatasaray U19 takımının maçını izledim. O oyuncuların 17 yaşlarını bilirim. Hatta bazılarının 14 yaşını. Çocuklar o kadar geri gitmiş ki! Seviye atlayacaklarına geri gitmiş çocuklar. İş işten geçmeden bari o çocukları kurtarın. Florya'dan Kemerburgaz'a taşınırken de o Floya ruhunu taşıyın ama bazı demirbaşları bence orada bırakın! Selametle!

Serdar Kelleci

120,396 görüntüleme • 1 yıl önce

Bağıra Bağıra Sitem ede ede Yorumladı Batuhan Karadeniz: Acayip saçma başlayan bir maç. , bir defa kadrosuyla eee kuşkulu bir maç. Öncelikle ben şunu söyleyeceğim, bakın: İnsanlar kamplarda antrenman yapmak için, rakip analizlerini yapmak için buluşurlar değerli izleyicim. Bir insan neden gider maça? Kampa neden gider? Maça hazır olabilmek için gider. Ya ben Montella'ya bir şey sormak istiyorum, Sayın teknik direktörümüz Montella'ya. Ya değerli arkadaşlar, Allah aşkına, karşımda 2.1 cm, 1.94, 1.91 oyuncunun olduğu bir yerde 1.73'lük Kerem'i o kadar dakika, 83 dakikada sahada nasıl tutabiliyorsun? Veyahut da bu kapalı defansı... Ya Avustralya'nın kapalı oynayacağını Türkiye'de 13 yaşında çocuk biliyor kardeşim. 13 yaşındaki çocuk, Avustralya'nın bugün Türk milli takımına karşı altına sıçacağını, kapanarak oynayacağını biliyor. Abi beklerden hiçbir hücum desteği yok. Orta sahada ikinci, Metcalf'ın golünde bir tane araya atılan futbol topuyla 6 tane oyundan düşen profesyonel futbolcudan bahsediyorum. Araya atılan bir topla 6 tane orta saha oyuncusu oyundan düşer mi Allah aşkına ya? Hocam sen ne çalıştırdın bu adamlara milli takımda? Pot geç mi çalıştırdın hocam sen bu çocuklara milli takımda? Hocam bir tane kanat varyasyonu yok. Efendime söyleyeyim doğru değişiklikler hak getire. Barış Alper Yılmaz, fizik kondisyonu, güç olarak adamlara en yakın adamı da 45. dakikada oyna. En azından 10 dakika santrafor bölgesinde. Deniz Gül 1.90 cm, Deniz Gül nasıl girmiyor oyuna? Barış Alper 1.73'lük Kerem'i orta açıyor. Hocam sen hiç mi bir varyasyon çalıştırmadın bu çocuklar orada bir aydır ya? Bu çocuklar bir aydır orada ne yapıyor hocam? Beklerden hücum gitmediğini görüyorsun, gitmemesine rağmen devre arasında doğru değişikliği Eren Elmalı'yı alıp Ferdi'yi sağ tarafa kaydırmıyorsun hocam. Ya bu insanlar sabahın köründe kalktı bakın. Arkadaşlar, binlerce insanlar sokağa döküldü. Ya Montella hiçbir şey bilmiyorsan ver abi resmi, verin istediğim resimleri. Hiçbir şey bilmiyorsan Montella, devre arasına girdiğin zaman oyuncu kardeşlerimize şu görüntüyü gösterseydin ya, deseydin ki bütün Türkiye uyumada sizi bekliyor. Kalktı namazını kıldı ekranlarının başına geçti. Ülke dışarılarda deseydi, şunu gösterseydin yemin ediyorum senin analizinden de taktiğinden de daha iyi oynardı milli takım. Ya şimdi tamam, tam destek hep destek diyoruz. Hep destek tam destek diyoruz, hep destek tam destek tamam bunu söyleyen benim zaten çıktığından beri. Tamam kardeşim ben destek atayım da benim 473 milyon euroluk kadrom var lan benim, 77 milyon euroluk takıma bir tane gol atamamak ne demek ya? Ne demek ne demek bir tane gol atamamak? Abi golü bırak pozisyonu. Bir tane gol atamamak ne demek? Korkmak ne demek? Birebir oynamak ne demek? Her gelen topu geriye atmak ne demek? Yana yana oynamak ne demek ya? Yana yana nedir ya? Bir sorumluluk almaz mı bir milli takım oyuncusu? İnanılmazsın ya yemin ediyorum. Ya hocam bak ben sana bir şey söyleyeyim mi bak? Sayın Montella hocam bak, Ancelotti Arda Güler'i kenarda oynattı diye Real Madrid'den kovuldu. Sen milli takımının en önemli pozisyonundaki oyuncusunu kanat oynatıyorsun hocam.

Galatasarayultrataraftar

194,971 görüntüleme • 4 ay önce

Arjantin’in gol krallığı sıralamasında Lautaro tarafından yakalanmak (35 golle) Hernan Crespo’da iki zıt duyguyu aynı anda uyandırmış: “Toro”nun giderek daha acımasız ve Arjantin için vazgeçilmez hale gelmesinden duyduğu mutluluk ve bir yandan da hüzün. “Çünkü,” diyor Crespo, “zaman geçiyor, ellili yaşlarımı aştım, saçlarım beyazladı ve Sao Paulo’daki çocuklarla idman maçları yaptığımda, eskiden yaptıklarımı artık yapamıyorum. Ama artık düşünmem gereken başka şeyler var. Brezilya futbolunun büyük kulüplerinden biri olan Sao Paulo’nun başındayım ve enerjimi tamamen bu kulübü yeniden eski görkemine döndürmeye adıyorum.” Lautaro Martinez’ten ve onun golcülüğünden başlayalım. Sizce nasıl bir oyuncu? “O tam bir forvet. Bunu yıllardır hem Inter’de hem de Arjantin Milli Takımı’nda gösteriyor. Ceza sahasında ölümcül bir oyuncu, kaleyi çok az kişi onun kadar iyi görür. Takımla oynamayı biliyor, arkadaşlarıyla paslaşabiliyor ve boş alanlara çok iyi koşular yapıyor. Dribling yeteneği de güçlü. Daha ne diyebilirim? Evet, onu bir şampiyon olarak görüyorum. Bir santrfor gol atıyorsa, üzerine fazla bir şey eklemeye gerek yok: görevini yapmış demektir.” Artık gerçek bir lider haline geldi, değil mi? “Kesinlikle öyle, bunu oyun tarzından da anlıyorsunuz. Kişiliği güçlü, rakip savunmalar ondan çekiniyor, çoğu zaman üzerine iki kişiyle çıkıyorlar. Bu da olgunluğa tamamen ulaştığının göstergesi.” Biraz geçmişe gidelim: Milli takımla ilişkiniz nasıldı? “Muhteşemdi. Her gol attığımda formayı öperdim; bu, ülkem ve halkıma duyduğum sevginin bir ifadesiydi. İlk golümü 1998 Dünya Kupası elemelerinde, Buenos Aires’te Ekvador’a karşı atmıştım. O dönem çok güçlü bir kadromuz vardı. Benim dışımda Batistuta, Veron, Almeyda, Simeone, Zanetti, Sensini, Chamot, Ortega, Claudio Lopez gibi isimler vardı. Teknik direktörümüz Daniel Passarella’ydı, beni River Plate’te büyük futbola kazandıran adam. Ancak çeyrek finalde Hollanda’ya elendik; bu büyük bir hayal kırıklığıydı.” O sizin ilk Dünya Kupanızdı. Sonra 2002 ve 2006 geldi… “2002 Japonya ve Kore’de tam bir felaketti, gruptan bile çıkamadık. 2006’da ise yine çeyrek finalde, bu kez ev sahibi Almanya’ya penaltılarla elendik. Kariyerim boyunca hep o kupanın peşinden koştum. Bizim neslimiz, Maradona ve 1986’daki Dünya Kupası efsanesiyle büyüdü. O muhteşem anları Arjantinlilere yeniden yaşatmayı hayal ettik ama başaramadık. Bu, içimde hep bir ukde olarak kaldı.” Hazır konu açılmışken, başka pişmanlıklarınız var mı? “İstanbul 2005… Milan-Liverpool Şampiyonlar Ligi finali. Maldini’nin golünden sonra ben iki gol attım, ilk yarıyı 3-0 önde kapattık. Sonra İngilizler geri döndü ve penaltılarda kaybettik. İki gol attıktan sonra böyle bir yenilgiyi hazmetmek kolay değil. Yıllarca o maçı izlemeyi reddettim. Ancak son zamanlarda o lanet hikâyeyle barışabildim. Ama fazla kurcalamayalım, yoksa o öfke yeniden kabarıyor.” Kariyeriniz boyunca birlikte oynadığınız en iyi takım arkadaşı kimdi? “Sadece teknik yetenekleri değil, karakter özelliklerini de dikkate alarak söylüyorum: Paolo Maldini. Milan’da bir sezon birlikte oynadık ve bir kaptanın nasıl davranması gerektiğini ondan öğrendim.” Bugün teknik direktörsünüz. Hangisi daha kolay: futbol oynamak mı, yoksa kenarda oturmak mı? “Bir oyuncu genelde sadece kendisini ve kendi formunu düşünür. Ama bir teknik direktör, 25-30 kişilik bir grubun sorumluluğunu taşır. Sizce hangisi daha zor? Ben hep şu örneği veririm: Bir öğretmenin, bir sınıf dolusu öğrencinin eğitiminden sorumlu olması gibi. Antrenmanları yönetirken kendimi aynen böyle hissediyorum.” Örnek aldığınız isimler kimler? “Üç isim söyleyebilirim: Ancelotti, Mourinho ve Bielsa. Carlo benim için bir baba gibiydi; 1996’da İtalya’ya geldiğimde 21 yaşındaydım ve ondan her şeyi öğrendim. Mou müthiş bir motivatör; Chelsea döneminde bunu bizzat yaşadım. Oyuncuların kafasının içine onun kadar girebilen kimse yok. Bielsa ise bir vizyoner, bugünün ötesini görebiliyor ve futbolu modern bir şekilde yorumluyor. Onlardan ilham alıyorum, ama onların başarılarına ulaşabileceğimi sanmıyorum. Yine de ben de kazandım; Arjantin’de, Brezilya’da, Katar’da ve Birleşik Arap Emirlikleri’nde güzel zaferlerim oldu.” Kendinizi en çok hangi takıma bağlı hissediyorsunuz? “Parma’ya. Beni henüz bir çocukken transfer ettiler ve dünya çapında bir santrfora dönüştürdüler. Orada birçok başarı kazandım. Komik ama, River Plate’e ilk seçmelere giderken futbolcu olmayı hiç düşünmüyordum; bir arkadaşıma eşlik etmek için gitmiştim. Deneme maçında fena oynamadım, beni aldılar. O dönem odamdaki duvarda Van Basten’in posteri asılıydı. Televizyonda Sacchi’nin o efsane Milan’ını izlerdim ve Hollandalı’nın hareketlerine hayran kalırdım. Onu antrenmanlarda taklit etmeye çalışırdım ama... Böyle bir fenomeni kim taklit edebilir ki? İmkânsız. Onun seviyesinde bir santrfor bir daha gelmedi. Güçlü oyuncular oldu ama Van Basten başka bir gezegendendi.” Peki “büyüyünce” ne yapmak istersiniz? “Bir Avrupa takımını, hatta mümkünse bir İtalyan kulübünü çalıştırmak isterim. Bu benim için dairenin tamamlanması olurdu. Sınır koymadan bekleyelim; şimdilik Sao Paulo’ya odaklanmam gerekiyor.”

calciolog

21,030 görüntüleme • 1 yıl önce