Video wird geladen...

Video konnte nicht geladen werden

Zur Startseite

Sn. Erdoğan ile mücadele edebilecek, muhalefeti tek yürek hâline getirebilecek ve 2023 ruhunu yeniden yaratabilecek tek kişi, Kemal Kılıçdaroğlu’dur. %50+1’lik Cumhurbaşkanlığı seçim sisteminde, Kılıçdaroğlu olmadan kurulan hiçbir denklemin sonuç üretmesi mümkün değildir. Kaldı ki, Cumhurbaşkanı adayının belirlenmesi ve adayın toplumsal meşruiyet kazanması noktasında da Sayın Kılıçdaroğlu’nun onayı belirleyici olacaktır....

27,385 Aufrufe • vor 5 Monaten •via X (Twitter)

0 Kommentare

Keine Kommentare verfügbar

Kommentare vom Original-Post werden hier angezeigt

Ähnliche Videos

Şimdi Kemal bey FETÖ yani fetullahçı terör örgütünün CHP içerisinde hala faal olduğunu söylediğine göre ve bu faaliyeti YSK ve Cumhurbaşkanlığı Sarayı başta olmak üzere bir çok Devlet Kurumu'na da sızmadan pek mümkün olmayacağına göre ve bu yapının diğer siyasi partiler ile belediyeler aracılığıyla olan bağlantıları da bir şekilde ortaya saçılıyor iken Adalet Bakanlığının da acele etmesi ve acele açıklama yapması gerek miyor mu bu konuda? Ne diyor Kemal bey? İnanılır gibi değil FETÖ aparatlarıevar imiş fark edememişim diyor iyi de Kemal beyden önce Devletin fark etmesi gerekmiyor mu bunları? Devlet FETÖ ile mücadele de bu güne değin neden esnedi? Sebebi bilmiyorum ama biz hikmet ararken, siyaset önce kendi içinden temizleyip vitrin dışına koysun sonra biz alırız diye düşünülmüş olabilir belki demiş idik ki en çok Ak Parti'nin içine sızmış oldukları düşünülüyor idi. Herhalde merkez edinmek istediği şehir de FETÖ Hazım Sesli ve arkadaşlarından ibaret değildir siyasette. Ben 17/25 Aralık sonrası da hatta 15 temmuz sonrası da inanmadım zaten FETÖ ile mücadele de öne çıkanların FETÖ'yle mücadele de samimi olduğuna. İtirafçılar bile bir merkezden yönlendiriliyor gibi belli kalıplarda konuşuyor idi genelde. Yani sözde pişman olmuş ve konuşan itirafçılar üzerinden belki de soruşturma tıkanma noktasına getirildi. Hiç kimse kusura bakmasın madem bir özür dilenecek milletten sadece Kemal Kılıçdaroğlu değil, FETÖ'nün vatana ihanet suçu işlediği ve CİA ile Mossad ile Erdoğan'dan bile bağımsız habersiz iş tuttuğu anlaşıldıktan sonra FETÖ'yle mücadelenin ilgili birimlerinde yetkili herkes ve bütün parti genel başkanları da yüzleşip durumla özür dilemeli. Kemal Kılıçdaroğlu neden taksite böldü konuşmayı perde arkasında neler dönüyor? Bilmiyorum tabi ama Uşakın bu işin merkezi olduğunu ve FETÖ'nün Uşak üzerinden bir plan yürüterek CHP'ye ve Genel Başkanına operasyon çektiğini acilen ilave etmeli hiç değilse ve hiç değilse Uşak Haber Merkezi ekibinin FETÖ ile Mücadele'deki etkisini aktarmalı Sayın Kılıçdaroğlu. Aksi takdirde insanları samimiyetine inandırması da zor görünüyor ve ben uyarayım muhalafet dipdiri Türkiye'de ve insanlar çok kararlı bu kötü yönetimi değiştirecek ki bence de artık değişmeli. Tarafsız gazeteciliğe devam ederim belki inanmasam da artık ama yarın seçim olsa yine Ak Parti'ye oy vermem şahsen gitmem sandığa ya da gider geçersiz atarım. Millet bence İktidardan sıkıldı ve yoruldu ama muhalefet de İktidardan berbat şu haliyle en azından vitrin anlamında ve İktidar'ın değil muhalefetin yolsuzlukları konuşulur oldu ülkede. Oysa muhalefet temsilcilerinden beklenen iktidarı oluşturanların varsa yolsuzluklarını ortaya çıkarıp israfı ve haksız kazancı meydana koyup gündem oluşturmalarıdır. Hani var mı iktidara dair yada iktidar partisi belediyelerine dair bir tane yolsuzluk yada rüşvet işi ortaya çıkartan muhalefet temsilcisi ya da iktidar da da falancanın FETÖ bağlantısı olabilir diyen bir tane muhalefet temsilcisi var mı? Çözümü geçtik de sorunu ortaya koymaktan bile aciz ve dahi demogoji dışında iş bilmeyen yolsuzluk ve FETÖ batağına gırtlağa kadar batmış bir muhalefet görümtüsü var ortada. Ve tüm bunlar ülke her anlamda savruluyoruz iken ve aslında gerçekten kötü yönetildiğimiz neredeyse herkese aşikar iken böyle iyi mi? Hayır arkadaş iyi miyi değil iktidarı ile muhalefeti ile siyaset artık kendine çeki düzen vermeli ve zaten eskiler çekip gitmeli yeni yüzlere artık yer verilmeli. Kanuna toplum ahlakına uygun yaşam tarzları benimsemiş sıradan ama dürüst ve iyi insanlar gelmeli siyasetin başına. Başarı hikâyeleri olan insanlar gelmeli. Bize yaptığı hataları itiraf eden ve özür dileyen değil iş başarıp teşekkür bekleyen alkış bekleyen siyasetçiler lazım vesselam ve saygılar. .

Nurullah Çavuşoğlu

13,968 Aufrufe • vor 1 Monat

Gürkan Zengin, bilirkişi gibi anlatıyor ama anlatımı tam doğru değil.. 13-14 seçim kaybedildi, 9'u genel seçim, 5'i Kemal bey zamanında falan diyor. Doğrusu şöyle: Kemal Kılıçdaroğlu'nun genel başkan olduğu 2010'dan sonraki seçimler şunlar: 2023 öncesi 11 seçim kaybetti diyorlardı, oysa farklı nitelikte seçimlerle 10 seçimdi: 2010 yılında genel başkan olduktan 1 yıl sonra ilk girdiği 2011 genel seçiminde partisinin oyunu Deniz bey zamanında alınan yaklaşık % 20 küsurdan %26 seviyesine çıkardı. Seçimlerin ikisi %50 gerektiren 2010 ve 2017 referandumları, ikisi yine %50 oy gerektiren 2014 ve 2018 cumhurbaşkanlığı seçimleri idi. Diğer ikisi 2014 ve 2019 yerel seçimleriydi, 2014 yılındaki yerel seçimde öncekine göre ilerleme sağlamış iken 2019 seçimlerinde mevcut iktidarı gerileterek büyük bir zafer kazandırdı; İstanbul, Ankara, Antalya, Adana, Mersin gibi büyükşehirleri iktidarın elinden aldı. Geriye kalan 2015 ve 2018 genel seçimleri bazında baktığımızda ise; 2015 yılında parlamenter sistem içerisinde AK Parti iktidarına parlamento çoğunluğunu kaybettirdi. Yürütülen koalisyon çalışmaları sırasında özellikle MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'ye önerdiği, ‘yeter ki iktidarı kuralım, siz başbakan olun’ önerisi kabul edilmedi. Ahmet Davutoğlu'na verilen hükümet kurma görevi gereği yürütülen görüşmelerden sonuç alınamadı, seçimin yenilenmesi kararı verildi. İlkinden 5 ay sonra yapılan seçime kadar Türkiye'de gerçekleşen ve yaşam kaybına sebep olan terör olayları, yüzlerce kişinin ölümü ve aşırı milliyetçi bir dalganın yükselmesi ve MHP'nin de AK Parti tarafına geçmesi, ikinci seçimde mevcut iktidarın devamını sağladı. 2018 genel seçiminde ise Millet İttifakı'nı kurarak o dönemde seçime girmesine engel olunmaya çalışılan İYİ Parti'ye 15 milletvekili göndererek demokrasinin işleyişini güçlendirme ve AK Parti iktidarını geriletme stratejisi uyguladı ve geriletmeyi de başardı. 2023 seçimlerinde ise parti oyu %25'in üzerinde olurken kendisi %48.5 oy aldı. Yanlış bilgilere ve algıcılığa doymayanlara sunarım. ◇ Bu vesileyle başka bir tabloyu da aktarayım: Genel seçim bazında 1960'tan bu yana CHP'nin oyu, Kıbrıs Barış harekâtı sonrasındaki 1977 yılı seçimi hariç %25-30 civarında olmuştur. 2024 yerel seçimindeki %38 oy genel seçim oyu değildir. Belediye Başkanları oyudur. O da katılım eksikliği nedeniyle %38 oranına ulaşmıştır. 2019'da %85 olan katılım %78'e düşmüş, oy kaybı iktidar cephesinde oluşmuştur. Geçerli oylar üzerinden bakıldığında 2019'dan çok farklı değildir. Parti oyları, il genel meclisi ve belediye oyları toplamıdır. 2019'da 81 il İYİ Parti ile paylaşılmıştır, toplamı %36'dır, 2024'te aynı toplam %39'dur (oran katılım düşüklüğü nedeniyle yüksektir). Parti oyu olarak baktığınızda 2019 oylarıyla aynıdır. Bu da Kılıçdaroğlu'nun ittifak stratejilerinin ürünüdür. CHP 🇹🇷 Kemal Kılıçdaroğlu

Bülent Gürsoy

28,910 Aufrufe • vor 23 Tagen

2017 referandumunda tek adam rejimine hayır diyeceğimi açıkladıktan sonra Kanal D'den kovulmuştum malum. O gün beni arayan ana muhalefet lideri Kılıçdaroğlu, "bu hareketiniz bize umut oldu" demişti. Kendisine, "siz umut olabilseydiniz, biz belki işsiz kalmazdık" diye yanıt vermiştim. Yanımdaki yoldaşım Ertuğrul Albayrak şahidim. Öfkeliydim. O yaz, Kılıçdaroğlu'nun adalet yürüyüşüne 22.gününde dahil oldum. "Neden bu kadar geciktiniz?" sorusuna, "hayal kırıklıklarımı anca unutabildim" demişim bir röportajda...(videosunu ekledim) Kılıçdaroğlu, 2016'da "anayasaya aykırı ama evet diyeceğiz" demiş, dokunulmazlıkları kaldırtmış, başta Selahattin Demirtaş olmak üzere bir çok siyasetçinin hapse atılmasının önünü açmıştı. 2017'de, TİP yeniden kurulmuş ve 2018 seçimlerine HDP ile ittifak yaparak katılmıştı. O seçimde keşke yeniden kurulalı az zaman olmuş olsa da TİP'le hareket edebilseydim. Kılıçdaroğlu CHP'sine adaylık başvurusu yaptım. Kendisi beni adaylaştırmak bir yana tanımadı bile. 2023'e geldiğimizde ben artık TİP saflarındaydım. Yoldaşlarımla birlikte sokak sokak gezip, "bir oy TİP'e, bir oy Kılıçdaroğlu'na" diye oy istedik. Erdoğan karşısında muhalefetin ortak adayıydı zira. Erdoğan karşısında kim en güçlü isimse ona destek olalım dedik. Adayın belirlendiği altılı masada değildik. Kime destek olsaydık? Şimdi o günlerde verdiğimiz destek hâlâ karşımıza çıkarılıyor. Karşımıza çıkaran da "planlarına sadık kalıp" 2.turda Erdoğan'a seçim kazandıranlar ha! Ben, İzmir'de TİP adayı olarak 85.000 oy aldım o seçimde. %6 oyla Meclis'e giremedim çünkü Kılıçdaroğlu'nun Chp'si listelerini sağcı isimlerle doldurup seçmene de "sakın TİP'e oy vermeyin, oyları bölmeyin" propagandası yaptı! Geldik 2026'ya. Ömrümüzden yıllar geçti, Saray rejimi kök saldı. Bugün Kılıçdaroğlu o rejimin kuklası olarak CHP'nin başına polis zoruyla geçmeyi içine sindirdi. Şimdi bu kişinin bize bir borcu var. Elimizden alınan yıllarımızı geri ver Kemal Kılıçdaroğlu Hakkım sana helal değildir. Bak şu videoya, senle birlikte "hak, hukuk, adalet" diye bağırırken İstanbul asfaltında nasıl genç, nasıl toymuşum! Güvendiğin padişahın mı bre Kılıçdaroğlu? Ne diyordu Demirtaş? "Saray'a yaslanmayın. Düşersiniz!" Düşmez mi sanırsın kendini yoksa?

irfan değirmenci

610,474 Aufrufe • vor 1 Monat

Bir Parti Değil, Bir Kimlik Ele Geçirildi 1. Herkesin odak noktası yanlış: 560 milyar, CHP, Ekrem İmamoğlu… Bunlar sadece vitrinde. Asıl mesele çok daha derinde: Bu, 2012 sonrası FETÖ’nün başlattığı ve bugün son aşamasına gelmiş bir “ele geçirme projesidir.” 2. 2012’de FETÖ’ye yapılan operasyonlarla örgüt şunu fark etti: Recep Tayyip Erdoğan ve Türkiye Cumhuriyeti durdukça, yeniden güç kazanmaları mümkün değildi. Çünkü Erdoğan, FETÖ’nün tüm uzantılarını tasfiye eden, devleti millîleştiren bir liderdi. Ve o gün hedef değişti. Çünkü gördüler ki: Bu devleti dengeleyebilecek tek zemin, CHP’nin taşıdığı kimliktir. Zırhı ele geçirdiler. 3. CHP, FETÖ için neden bulunmaz bir araçtı? • Siyaseten dokunulmaz • Yasal olarak kapatılamaz • “Kurucu miras” üzerinden meşruiyet • Ekonomik direnç Amaç sızmak değil; tamamen devralmaktı. 4. İlk hamle Deniz Baykal’dı. İkna edemediler. Kasetle tasfiye ettiler. Yerine, sözlerini dinleyecek biri geldi: Kemal Kılıçdaroğlu. 15 Temmuz gecesi asker varken Kılıçdaroğlu’na dokunulmadı. Bu “ayrıcalık” hâlâ sorgulanmıyor. 5. Unutmayın: CHP, 15 Temmuz’a ne dedi? “Kontrollü darbe”, “komplo”, “tiyatro.” FETÖ’nün diliyle konuştular. Susarak, saptırarak, araya girerek bu operasyona katkı sundular. 6. Şuradan anlayın: Ekrem İmamoğlu’na verilen savunma, ne Ecevit’e verildi, ne Deniz Baykal’a… Mini bir darbeyle indirilen Kılıçdaroğlu’na bile böyle sahip çıkılmadı. Bu bağlılık değil, merkeze teslimiyettir. 7. CHP’de iki cumhurbaşkanı adayı öne çıkıyor: Ekrem İmamoğlu ve Mansur Yavaş. İkisi de sağcı. CHP artık sol değil. Bu bir değişim değil; kimlik operasyonudur. 8. FETÖ yok olmadı. Kriptolar hâlâ sistemde. CHP üzerinden bağışıklık zırhına sızdılar. Bu kez merkez sağ imajıyla geliyorlar. Liberal görünümde, modern ambalajda, yeni yüzlerle… 9. Mesele “aday kim” değil. Mesele “bütçe” de değil. Bu, devletin bağışıklık sistemine sızmış bir virüsün mutasyonudur. Ve bu kez millet uyanmazsa, ikinci saldırı çok daha ağır olur. 10. CHP bu projenin öznesi değil; taşıyıcısıdır. Mesele CHP’yi eleştirmek değil; Bu projeyi teşhir etmektir. Kılıf CHP, hedef Türkiye’dir. 11. Ve şu an bile, bakın: Gündem hâlâ şahıs, para, CHP. Kimse derine dokunmuyor. Çünkü bu plan öyle kuruldu ki… Bu bir hamle değil; ezber bozan, beyin yakan bir operasyondur. Ve biz hâlâ susarsak, bu plan sessizliğimizin üzerine kurulacaktır.

Ali Rıza Gök

15,421 Aufrufe • vor 1 Jahr

Mansur Yavaş'ın CHP'yi terk edeceğini hiç düşünmüyorum Ancak, Mansur bey dün ketenpereye getirildi. Özel ve ekibi, Mansur beyi; hile ve desiseye maruz bırakarak tuzağa düşürdü. Sonunda bir ÇAĞRIM var ama öncesinde ifade etmem gereken noktalar var. Ketenpere, hile, desise sözcüklerini neden kullanıyorum: Mansur bey, 1- Dün, belirgin bir baskıyla ve yoğun propagandayla, düşünemez hale getirilmiş bir kitlenin linciyle korkutuldu. 2- Adnan Beker ve Cemal Enginyurt ile otobüs içinde çekilen, büyük tepkilere neden olan, içinde bulunmaktan rahatsız olduğu bir fotoğrafa maruz bırakıldı. (Fotoğrafta diğer üç figür gülerken Mansur beyin o fotoğrafta gergin yüz ifadesiyle yer alması bunun kanıtı niteliğinde.) 3- Anıtkabir'de absürt ÇELENK olayına ortak edildi. Üzerinde "Özgür Özel CHP Genel Başkanı" yazan çelengin ucundan tutturuldu. 4- Kirli olaylarla anılan Ali Mahir Başarır ve Murat Emir ile kol kola aynı kareye sokuldu. O sözcükleri kullanmam bundan. Oysa Mansur Yavaş, Mutlak Butlan kararının ardından kritik iki mesaj vermişti; 1- Elbette ortada bir yargı kararı vardır ve hukuk devletinde hiçbir karar yok sayılmaz. 2- Yapılması gereken; gerilimi büyütmek değil, aklıselimle hareket ederek partinin kendi iradesiyle 1-2 ay içerisinde kongre kararı alacağının açıklanması ve sürecin demokratik teamüller içerisinde işletilmesidir. PEKİ NE OLDU Birincisi, 'Yok sayılamaz' dediği mahkeme kararına rağmen, 'genel başkancılık' oynayan Özgür Özel'in, partinin kurumsal genel merkezinde yasal genel başkanın düzenlediği resmî bayramlaşma töreniyle aynı saate düzenlenen 'PARALEL' etkinliğe katılması zorlanarak, 'yok sayılamaz' denilen mahkeme kararını yok saydığı algısı yaratıldı. İkincisi, Anıtkabir'de taşınan çelenk üzerindeki yazıyla da 'yok sayılamaz' dediği kararı yok saydığı tescillendi, resimlendi ve kamuoyuna gösterildi. Özgür Özel'in çelenk üzerinden yaşattığı rezillik de cabası. GÜVENPARK'TA NE DEDİ Mansur Yavaş, Güvenpark'ta; 1- Bugün ihtiyaç duyduğumuz şey birbirimizi zayıflatmak değil, ortak demokratik zemini güçlendirmektir. 2- Çağrımı bir kez daha tekrar ediyorum; Cumhuriyet Halk Partisi en kısa zamanda yeniden kurultaya gitmelidir! 3- Bırakın parti içinde bölünmeyi, tam tersine tüm muhalefeti bir araya getirecek çalışmaları başlatarak bu oyunu bozalım. Kısaca; ortak akıl yürüterek, birlik ve beraberliğin sağlanması önerisinde bulundu. YAVAŞ'IN GENEL TAVRI NEYDİ Mansur Yavaş'ın daha önceki tavrı da şöyleydi: Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı olarak önceliğimi belediye hizmetlerine veren biriyim ve işime odaklanıyorum. SONUÇ Mansur başkan, kendisini parti içinde oluşan iki ayrı grubunun uzlaşması yönünde çabalara vakfedecekken, bir anda kaotik bir durumun içine düştü. Ya da düşürüldü. ÇAĞRIM Mansur başkana naçizane çağrım şu yönde olacak: Değerli başkan, önceliği belediye hizmetlerine veren ve işine odaklanmış bir siyasetçi olma pozisyonuna dönerek, son iki açıklamadaki birlik ve beraberlik çağrısı ile uzlaştırmacı bir siyasi figür kimliğine bürünmeniz, yaşanan sürece en büyük katkınız olacaktır. Bu durumda, size kurulan oyun bozulur, yürütmüş olduğunuz siyasi süreciniz normal rayına oturur. Sayın Bülent Kuşoğlu'nun sizinle ilgili yapıcı açıklaması da Kemal bey kanadından iletilen önemli bir mesajdır. Cumhuriyet Halk Partisi'nin kurumsal kimliğini korumakta ve CHP'de kalmaya devam edeceğiniz konusunda net bir duruşunuz olduğu hakkındaki kanaatim de tamdır. Bu çağrımı; bir dosttan, bir kardeşten samimi hatırlatma olarak kabul edin. Saygılarımla. CHP 🇹🇷 Kemal Kılıçdaroğlu Mansur Yavaş Bülent Kuşoğlu

Bülent Gürsoy

53,605 Aufrufe • vor 1 Monat

🔴💥PSİKOLOJİK HARP ANALİZİ: Özgür Özel’e Osmanlı Tokadını Kimler Attırdı? Olayın farklı boyutları var. Olayı tek boyutta okumak mümkün değil. 1- Özgür Özel, koruma müdürünü ve memurlarını değiştirmeli. Açıkça güvenlik zaafiyeti var. Özel’i öldürmek isteseler öldürebilirlerdi. 2- Şahıs yumruk atmadı, Osmanlı tokadı attı. Silah, bıçak kullanmadı, istese kullanabilirdi. Kullandırmadılar… Yumruk atsa daha fazla zarar verirdi, tokat ile daha az zarar verildi. Tehdit edildi, mesaj verildi. 3- Bu tokat Özgür Özel’in CHP Genel Başkanlığı koltuğunu sağlamlaştırır. Bu tokatın doğal sonucudur. Bir nevi parlatır onu ama elbette kimse kendisine tokat, yumruk atılmasını istemez. 4- Olay Sırrı Süreyya Önder’in cenaze töreni sonrasında vuku buldu. Sırrı Süreyya Önder’in kalp krizi geçirmeden önce görüştüğü son kişi Doğu Perinçek. Ulusalcı Avrasyacı cenah barış sürecine karşı. Perinçek’in konuşmasını iyi dinleyin; Sırrı Süreyya Önder’in öldürülebileceği mesajını veriyor, Amerika ve İsrail’i hedef gösteriyor ya da hedef şaşırtıyor. Fakat biz biliyoruz ki kalp krizi geçirttirmek bir suikast yöntemidir. İğne ile, yemeğine, çayına, suyuna katılan ilaçla da bu yapılabiliyor. Son ziyarete gittiği cenah Doğu Perinçek yani Ulusalcı Avrasyacı cenah. Ve Sırrı Süreyya Önder öldü. Şimdi cenaze töreninden çıkışta Özgür Özel’e de tokatlı mesaj verilmiş oldu. 5- Halil Falyalı’nın muhasebecisi Cemil Önal’ın hemen öldürülmesi akabinde bu saldırının gerçekleşmesi hedef saptırma gibi duruyor. Yani uyuşturucu kartelinin “Özgür Özel’e gözdağı mesajı” olarak okunması isteniyor. Ancak kartelin doğrudan Özel’i hedef almak istemesi düşük bir ihtimal. Fakat ihtimal dahilinde. Çünkü bu konuyu Türkiye’de gündem yapanlar CHP’li partililer ve Özgür Özel. 6- Özgür Özel’in olay sonrası Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “telef olma” ithamına vurgu yapması, bu saldırıyı Erdoğan’ın Özel’e gözdağı mesajı gibi okuduğunu gösteriyor ve “madem rahatsız oldunuz bizim bu telef ithamını çok eleştirmemizden, bir daha konuşmayacağım” göndermesi yaparak Erdoğan’dan özür dileme olarak okunuyor. Ancak bu saldırıyla rejimin ya da Erdoğan’ın doğrudan ilgili olma ihtimali düşük… Özetle; bu saldırıyla 3-5 kuş birden vuruluyor. Birçok farklı cenah hedef gösteriliyor fakat olağan şüphelilerin barış sürecini baltalamak ve Özel’e mesaj vermek isteyen Ulusalcı Avrasyacılar olabileceği anlaşılıyor. Küçük bir ihtimalle de Halil Falyalı’yı öldüren kartel olabileceği gözüküyor. CHP 🇹🇷 Ekrem İmamoğlu Özgür Özel Doğu Perinçek Ümit Özdağ Kemal Kılıçdaroğlu Mansur Yavaş

Yeşil Koltuk 🟢

31,858 Aufrufe • vor 1 Jahr

BULUNDUĞUN YERİ KONTROL ET 1983 seçimlerinde 12 Eylül darbesiyle siyasi yasaklı olan Demirel'in haricen kurdurduğu partilerini (Büyük Türkiye ile DYP) VETO edip seçime sokmayan Evren Paşa sayesinde ANAP kazanmıştı 1987 yılındaki seçimlerde ANAP %36 oy alarak YİNE tek başına iktidar olmuştu. Güçlenen Turgut Özal, Siyasi yasaklar 10 yıl daha sürsün diye referandum yaptırdı. Bu referandumu kaybetti ve siyasi yasaklar kalktı. Ardından yapılan ilk genel seçimde Türkeş ile Erbakan İTTİFAK yapıp %16.9 alıp, ANAP'a tarihi ders verdiler. Demirel de DYP'nin başına geçip Bedrettin Dalan'ın DP si ile birleşmiş öyle seçimlere gitmiş, %27 ile 1. Çıkmıştı. Seçim sonuçları ANAP için hezimet olmuş ANAP lı bakanlar üzerimizden silindir gibi geçtiler itirafını yapmıştı. Nasıl yapmasın, anketlerde %3.5 görünen Türkeş'in partisi MHP ile %4.5 görünen Erbakan'ın partisi REFAH, yüzde 10 barajını geçebilir mi derken %17 almış, DEMİREL'de %6 oyu olan DALAN ile kurduğu ittifak ile %27 alarak 1. Parti olmuş, Erdal İnönü ile hükümet kurup Başbakan olmuş, ANAP'a tarihi bir hezimet yaşatmışlardı. ANAP bir daha tek başına iktidar olamadı ve sürekli küçülüp bitti tabela partisi oldu. Gelelim bugüne... Erdoğan ve rakip olabilecek partileri ve liderlerini AKP'ye katmakla ünlendi. (Mehmet Ağar, Süleyman Soylu, Numan Kurtulmuş, Devlet Bahçeli, Sinan Ogan, Meral Akşener loading... 🔽 3 Kasım 2002 seçimleri öncesi, ABD li Irak savaşı yanlısı faşist senatör John Mc Cain, İstanbul’a gelip MİT Müsteşarı Şenkal Atasagun ve Motorola borçlusu Cem Uzan ile bir yemek yedi. Ardından Cem Uzan Genç Parti’yi kurdu. Genç Parti 3 aylık yoğun medya destekli, ekmek arası köfte dağıttığı mitinglerinde, ücretsiz kontör de dağıtıp 3 ay gibi kısa bir zamanda %7.5 oy almayı başardı. Bu %7.5 oy, hem DYP'yi %9.8 ile baraj altına çekti hem MHP'yi %8.5 ile baraj altına çekti hem ANAP ve DSP'yi dibe çekti... Ve böylece yüzde 30 oy meclis dışında kaldı, AKP ise Amerikanlı John Mc Cain dokunuşu, desteği ile Rusya'da Boris Yeltsin'e yaptıkları benzer bir kampanya ile TBMM'nin yüzde 66 sına sahip oldu, 362 vekil çıkarttı. Bu sayı meclisin 2/3 si demekti. 5 vekil daha bulunca Anayasa'yı değiştirme gücü demekti. CHP'den 5 vekil transfer edip çılgın değişiklikler yapmak üzereydiler ki; Baykal dedi ki, getirin anayasa değişikliği teklifinizi kabul edeceğim partimden vekil transfer etmeyin... ve böylece yapılan anayasa değişikliği ile sadece Tayyip Erdoğan'ın siyasi yasağı kaldırıldı, Siirt seçimleri yenilendi, Erdoğan vekil seçilip partisine genel başkan olmuştu, buna herkes memnundu zira CHP'den yapılacak 5 transfer ile 367 yi bulan akp neler yapmazdı neler... Ama yıllar sonra Zülfü Livaneli'nin bir iftirasina kurban giden Baykal daha sonrada CIA'nın kaset şantajı ile siyasetten emekli edilip yerine Kemal Kılıçdaroğlu getirilerek CHP yeniden dizayn edilip, kürdistancı sol, ikinci cumhuriyetçiler ile fetocülerin cirit attığı partiye dönüşüp sözde muhalefet partisi yapılarak AKP'nin diploma krizi, mühürsüz oy krizi, olağanüstü hal ve rejim değişikliğine yalandan muhalefet ederek AKP'yi iktidarda tutmanın MHP ile aparatı oldu... CHP'ye kaset operasyonu yapan CIA AKP'yi iktidarda tutma işini iyice sağlama almak için MHP'ye de kasetler hazırladı hatta 1 tane değil tam 8 tane... MHP başkanlık divanındaki tam 8 eski Bozkurt, Türkeşci ekip, Yani İhsan Barutçu ve arkadaşları kaset santajlari ile tasfiye edildi. Fetö CIA AKP, ekip iyi çalışıyordu.. Ergenekon tertibinde AKP Diyarbakır milletvekili Abdurrahman Kurt ne demişti ekranlardan; evet CIA ve fetö ile işbirliği yaptık vesayet rejimini yıktık! Onlara göre vesayet rejimi TSK idi! TSK Kontrole alındı ve CIA kontrolünde Suriye Bataklığına girdiler, Suriye'yi de Türkiye'yi de mahvettiler! Hala partizanlik yapan cahil mankurtlara bunları yıllardır anlatıyoruz hala anlamayanlar var! Oysa onlar da tatile gidemiyor, onlarda ekonomik kriz ile boğuşuyor, onlarda kirasını ödeyemiyor... Medya insanları uyuşturuyor...

Sakalar İskitler(Gizlenen Eski Anadolu Halkı)

56,905 Aufrufe • vor 11 Monaten

Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, beraberinde TSK komuta Kademesi ile gittiği Samsun’da 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı dolayısıyla Tütün İskelesi'nde düzenlenen törene katıldı. TCG ANADOLU gemisi ile Samsun’a çıkan gençlerin karşılandığı törene, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak da katıldı. Törende konuşan Bakan Yaşar Güler gençlere hitaben şunları söyledi: 19 MAYIS, BİR KEZ DAHA ŞAHA KALKIŞIN BAŞLANGICIDIR 19 Mayıs gibi tarihî bir günde donanmamızın gözbebeği TCG ANADOLU ile kutlu bir yolculuk yapan siz kıymetli gençlerimizle Millî Mücadele’mizin ilk adımının atıldığı Samsun’da birlikte bulunmaktan büyük bir memnuniyet duyduğumu özellikle ifade etmek istiyorum. Sözlerimin başında asil milletimizin bağımsızlık aşkıyla verdiği mücadelenin sembolü olan 19 Mayıs’ın 106’ncı yıl dönümünde Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nızı en içten dileklerimle kutluyorum. 19 Mayıs, asil milletimizin yüksek onur ve asaleti ile Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde tarih sahnesinde bir kez daha şaha kalkışının başlangıcıdır. Öyle ki bütün umutların tükenmeye başladığı bir dönemde Mustafa Kemal Atatürk “Türk milleti için esaretle yaşamaktansa ölmek daha iyidir.” diyerek ülkemizin bu güzide şehri Samsun’a çıkmış, bağımsızlık ve özgürlük mücadelemizin meşalesini de burada yakmıştır. Bu kutlu meşalenin ışığında kısa sürede ülkemizin dört bir yanında milletimizin topyekûn direnişi ortaya çıkmış, cesaret ve fedakârlıkla yürütülen Millî Mücadele’miz, Cumhuriyetimizin ilanıyla taçlanmıştır. ÇOK ANLAMLI VE MÜSTESNA BİR FAALİYET Böylesine eşsiz bir fedakârlığı ortaya koyan atalarımızın torunları olan siz gençlerimizin 19 Mayıs gibi kutlu bir günün yıl dönümünde İstanbul’dan Samsun’a gelmeniz de çok anlamlı ve müstesna bir faaliyettir. Zira 19 Mayıs “Bütün ümidim gençliktedir.” diyen Atatürk’ün aydınlık geleceğimiz ile Türkiye Cumhuriyeti’nin teminatı olan genç nesillere duyduğu güven ve inancın da simgesidir. Bugün bizler Samsun’da ortaya konan azim ve kararlılıktan ilham alıyor, yarınlarımızın güvencesi olan siz gençlerimizle birlikte “Türkiye Yüzyılı” hedeflerimize ulaşmak için sarsılmaz bir iradeyle yolumuza devam ediyoruz. Küresel sorunların ve devletlerarası gerginliklerin had safhaya çıktığı günümüzde, her alanda büyük değişim ve dönüşümler yaşanmaktadır. Risk ve tehditlerin öngörülemez olduğu bu kaotik süreçte, özellikle savunma ve güvenlik teknolojilerinin yerli ve millî imkânlarla elde edilmesi ve geliştirilmesi, bekamız açısından bir zorunluluk hâlini almıştır. Bu stratejik yaklaşım ile ülkemiz Sayın Cumhurbaşkanı’mızın kararlı tutumu ve liderliğinde savunma sanayinde yaptığı yatırımlarla büyük bir sıçrama yakalamış, sahip olduğu imkân ve kabiliyetleriyle dünya çapında övgü ve gıptayla takip edilen bir seviyeye ulaşmıştır. SİLAH SİSTEMLERİMİZ PEK ÇOK ÜLKE TARAFINDAN TAKDİR GÖRÜYOR Nitekim bugün sizler; 19 Mayıs’ın izinde yerli ve millî savunma sanayimizin en güçlü sembollerinden biri ve millî gururumuz olan TCG ANADOLU gemisiyle bir seyahat gerçekleştirdiniz. TCG ANADOLU gibi kendi klasmanının lideri bu gemimizin yanı sıra karada, denizde ve havada ihtiyacımız olan silah sistemlerimiz operasyonel başarılarıyla pek çok ülke tarafından takdir görmekte ve satın alınmaktadır. Bu sistemlerimiz, terörle mücadele başta olmak üzere çok boyutlu tehditler karşısında ülkemizin güvenliğinin korunmasında ve ordumuzun caydırıcı gücünde çarpan etkisi sağlamaktadır. EN BÜYÜK PAY ŞEHİTLERİMİZİN VE GAZİLERİMİZİNDİR Terörle mücadelede elde ettiğimiz başarılarda ve “Terörsüz Türkiye” hedefimize doğru ilerlememizde şüphesiz en büyük pay vatan, millet ve bayrak uğruna canları pahasına mücadele eden aziz şehitlerimiz ve kahraman gazilerimiz ile onların fedakâr ve cefakâr ailelerine aittir. Bu vesileyle kahraman Türk Silahlı Kuvvetlerimizin tüm seçkin personeline kahraman jandarma ve polis teşkilatımıza, gözü pek güvenlik korucularımıza, ülkemizin birliği ve dirliği için gösterdikleri gayretlerden dolayı teşekkür ediyorum. Aziz şehitlerimizi ve ebediyete irtihal eden kahraman gazilerimizi rahmet ve minnetle anıyor, gazilerimize sağlık ve esenlikler diliyor kıymetli ailelerine saygı ve şükranlarımızı sunuyorum. Elbette ki gençlerimize de önemli görev ve sorumluluklar düşmektedir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün, gençliğe hitaben söylediği “Ey Türk Gençliği! Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyetini ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir.” sözünden ilham alan siz gençlerimiz bilmelisiniz ki; birliğimizin özgürlüğümüzün ve geleceğimizin teminatı sizlerin bu ülkeye olan inancı ve gayretiyle mümkündür. Şurası muhakkaktır ki ülke olarak sahip olduğumuz eşsiz mirası ayrım gözetmeden, hep birlikte yaşatmak zorundayız. Sevgi, saygı, hoşgörü ve uzlaşma ortamı içinde üstesinden gelemeyeceğimiz hiçbir sorunumuz yoktur. Dolayısıyla artık birlik ruhuna, kardeşliğe ve aydınlık dolu ortak bir geleceğe doğru güçlü bir adım atıyoruz. Bu yolculukta siz değerli gençlerimizi ve ülkemizin her köşesinde yaşayan vatandaşlarımızı, bizi biz yapan değerler etrafında daha sıkı kenetlenmeye ve ülkemizi daha güçlü yarınlarına hep birlikte taşımaya davet ediyorum. TÜRK SAVUNMA SANAYİSİNİ DAİMA ÖNDE TUTMAYI HEDEFLİYORUZ Ülkemizin başta savunma güvenlik olmak üzere her alanda elde ettiği birbirinden kıymetli başarıların daha da geliştirilmesi ve geleceğin ihtiyaçlarına göre bu alandaki üretim imkânlarımızın en üst seviyelere çıkarılmasına yönelik çalışmalarımızı büyük bir gayretle sürdürüyoruz. Bugün ve gelecek için; uzay tabanlı teknolojilerden yapay zekâ sistemlerine sürü algoritmalarından otonom platformlara kadar pek çok alanda kapasitemizi geliştirerek ve derinleştirerek Türk savunma sanayisini daima bir adım önde tutmayı hedefliyoruz. Biliyoruz ki tüm bu çalışmaların merkezinde artık sizler varsınız ve sizler olacaksınız. Bunun için de kabiliyetlerinizi, ilgi alanlarınızı ve potansiyelinizi keşfedin. Başarıya ulaşmanızın ilk ve en önemli adımı bu olacaktır. Eğitim, sizi istediğiniz hedeflere ulaştıracak en önemli unsurdur. Çalışmak ise başarmanın yarısıdır. Çünkü başarı; her gün uygulanan birkaç basit disiplinden başka bir şey değildir. Sabırlı olun ve uzun vadeli başarı için sürekli çaba gösterin. Unutmayınız ki taşı delen suyun kuvveti değil, damlaların sürekliliğidir. Size şunu da hatırlatmak isterim ki; Türkiye’nin hayalleri, sizin hayallerinizle örtüştüğü zaman ülkemiz daha da güçlü olacaktır. BİRLİKTE YÜRÜDÜĞÜNÜZDE GÜÇLÜSÜNÜZ Her birinizin farklı bir disiplinden geliyor olması, işte bu yüzden çok kıymetli. Çünkü teknoloji dediğimiz şey artık tek bir alana ait değil. Yani siz sadece alanınızda değil, birbirinizle birlikte yürüdüğünüzde güçlüsünüz. Bu yüzden farklı bakış açılarını büyük bir merakla takip edin. Şu bir gerçek ki bilim ve teknoloji ile ilgilenen ve yeni proje ve buluşlara imza atan siz gençlerimiz, her şeyin baş döndürücü bir hızla değiştiği bu teknoloji çağında, ülkemizin geleceğinin de teminatısınız. Elde edeceğiniz bilgi birikimi, enginlere ulaşacağına inandığım ufkunuz ve yeteneklerinizi birleştirdiğinizde ortaya çıkacak proje ve ürünlerin, ülkemize ve ordumuza müstesna katkılar sağlayacağından asla şüphem yok. CUMHURİYETİMİZİ DAHA DA YÜKSELTECEKSİNİZ Geçmişle gelecek arasında kurduğumuz bir hatıra mahiyetindeki bu yolculuk sırasında “ben yokum, biz varız” diyen kahraman atalarımızın fedakârlığını ve 19 Mayıs ruhunu bir kez daha anladığınıza inanıyorum. Bakın, bugün sizler ülkemizin 81 şehrinden geldiniz, ama şu anda aynı gemidesiniz ve ortak bir ülküyle hareket ediyorsunuz. Yakın bir gelecekte de ülkemizin yönetiminde söz sahibi olacak ve Cumhuriyetimizi daha da yükselteceksiniz. Asla unutmayın ki binlerce şehit ve gazi vererek türlü sıkıntı ve yokluklar içinde büyük özveriyle kurulan Türkiye Cumhuriyeti sizlere emanettir. Bu değerli emaneti yaşatarak sonsuza kadar korumak ve gelecek nesillere en iyi şekilde aktarmak en önemli görev ve sorumluluğumuzdur. Dolayısıyla bu yolculuktan sadece anılarla değil ifade etmiş olduğum esaslar çerçevesinde büyük bir sorumluluk duygusuyla döneceğinize yürekten inanıyorum. Bu vesileyle başta Millî Mücadele’mizin önderi Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere şanlı ecdadımızı, aziz şehitlerimizi ve gazilerimizi bir kez daha rahmet, minnet ve şükranla yâd ediyorum. Bu güzide projenin hayata geçirilmesi ve farklı branşlardan siz gençlerimizin bir araya getirilmesinde emeği geçen başta Sayın Gençlik ve Spor Bakanımız olmak üzere katkıda bulunan herkese teşekkür ediyor; siz kıymetli gençlerimize de sağlık, başarı ve esenlikler diliyorum. TCG ANADOLU’nun kahraman personeline de diyorum ki “Denizleriniz sakin, pruvanız neta, yolunuz ve bahtınız açık olsun.” Kalın sağlıcakla. #MillîSavunmaBakanlığı #YaşarGüler

T.C. Millî Savunma Bakanlığı

44,797 Aufrufe • vor 1 Jahr

Sinek 9’lusu ve 400 Vekil Pazarlığı !! 🎙Meclis’te bekleyen 9 fezleke var. Peki neden bekletiliyor ? ✍️ Türkiye siyasetinde bir süredir alıştığımız bir tablo var: Hem siyasetten hem ticaretten beslenen bir kesim, perde arkasında çok derin bir hesaplaşma yürütüyor. Bugün iktidarın da muhalefetin de önünde aynı soru duruyor: Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan yeniden aday olabilir mi? Yanıt belli: Evet, ama ancak Meclis kendi kendini feshederse! Bunun için 400 milletvekilinin oyu gerekiyor. Masadaki Pazarlık İşte tam bu noktada fezlekeler devreye giriyor. Bekletilen dosyalar, bir garanti gibi tutuluyor: “Ver desteği, al özgürlüğü!” Bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın mantığı, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin en karanlık koridorlarında dolaşıyor. Sinek 9’lusu ve Pazarlık Kamuoyunda “Sinek 9’lusu” diye bilinen isimlerin ortak tablosu artık gizli değil, apaçık önümüzde: Medyaya yansıyan borç dosyaları, kapanmayan senetler, rant ilişkileri ve şaibeli bağlantılar… Bu kişiler için fezlekeler yargı konusu değil, siyasi pazarlıklarla yakayı sıyıracakları birer KİŞİSEL dert. (Dikkatinizi çekerim; toplumsal bir pazarlık değil, kişilerin kendi şahsi meselelerinden yakayı kurtarmak için yaptıkları bir pazarlık.) Bugün dosyalar rafa kaldırılmışsa, bunun tek nedeni vardır: AKP ile yapılacak pazarlıklarda kullanılacak birer koz olmaları. Kısacası oyun açıktır: “Yargıdan kaçmak için destek ver, özgürlüğünü kurtar.” Kendi özgürlüklerini korumak için Meclis’i ipotek altına alan bu siyaset tüccarları, Türkiye’nin geleceğini kendi senetleri ve borçları kadar değersizleştirmiş durumda. Biz de Türkiye olarak "Sinek 9'lusunun siyaseti bir kumar masasına nasıl da çevirdiklerini izliyoruz." Bu kumar masasında Sinek 9'lusunun kpzu ise meydanlarda bedenini ortaya koyacak olan halk. Seçmen ise birilerini bireysel borç, senet, suç gibi belalardan kurtarmak için gaz yediğinin, coplandığının, göz altına alındığının farkında değil. Çakma Değişimciler ve CHP’nin Çöküşü Uzun süredir yazıyorum, tekrar altını çizeyim: CHP içindeki çakma değişimciler, partiyi güçlendirmek yerine sürekli tartışmalarla, yönetim boşluklarıyla ve çeşit çeşit şaibe ile partiyi zayıflattılar. Belediye başkanlarının yargı önüne çıkarılmasına zemin hazırladılar. CHP'yi kayyumluk hale getirdiler. Üstelik halk bir umut ışığı olarak onların gözünün içine bakarken. Partiyi denetimsiz ve korumasız bıraktılar. En iyi muhalefetin “etkisiz” muhalefet olduğuna inandılar. Bu süreç, partiyi hem zayıflattı hem de ayrıştırdı. 📢 Bugün yaratılan bu kırılgan ortam, ileride Kemal Kılıçdaroğlu’nun yeniden partiye dönmesi halinde yine onun omuzlarına yıkılacak. Kemal Kılıçdaroğlu bugüme kadar hep olduğu gibi başkalarının hatalarının ceremesini çekecek. Zayıflatılmış bir CHP’yi devralacak ve ardından, kendi yarattıkları başarısızlığın günahını yine Kılıçdaroğlu’na fatura edecekler. Nasıl olsa algı tekniklerini öğrendiler ve pratiğini yapıp uzmanlaştılar. 🗳️ Erken Seçim Senaryosu Erken seçim masada. Adaylar uçuşacak, medya aparatları sahneye çıkacak, kitleler yönlendirilecek. Ve “Sinek 9’lusu” bu süreçte hem kendi fezlekelerini düşürtecek hem de Kılıçdaroğlu’nun adayını zayıflatacak. 🗡 Bir taşla iki kuş! 🔚 Son Söz Özgürlüğün bir bedeli olacak, ama bu bedeli onlar ödemeyecek. Bedel ödeyenler yine içeride tek başına kalanlar olacak. Onlar hem cezaevinden kurtulacak hem de Kılıçdaroğlu’ndan intikam alacak. Türkiye’nin siyasi geleceği, Meclis’te bekleyen fezlekelerin gölgesinde şekilleniyor. Sorulması gereken soru şu: Gerçek bir arınma mı yaşayacağız, yoksa bir kez daha hülle ve şaibe mi kazanacak? 1️⃣ Ali Mahir Başarır ali mahit 2️⃣ Ensar Aytekin Ensar Aytekin 3️⃣ Gökhan Günaydın Gökhan Günaydın 4️⃣ Nurhayat Altaca Kayışoğlu Nurhayat ALTACA KAYIŞOĞLU 5️⃣ Özgür Karabat Özgür KARABAT 6️⃣ Özgür Özel Özgür Özel 7️⃣ Turan Taşkın Özer Av. Turan Taşkın Özer 8️⃣ Umut Akdoğan Umut Akdoğan 9️⃣ Veli Ağbaba Veli Ağbaba

Çₑₜᵢₙ SAĞSÖZ

13,570 Aufrufe • vor 10 Monaten

Millî Savunma Bakanlığının faaliyetleri başta olmak üzere gündemdeki konulara ilişkin olarak Haftalık Basın Bilgilendirme Toplantısı gerçekleştirildi. Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri ve Bakanlık Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk tarafından icra edilen toplantıda şu bilgiler paylaşıldı: 18 MART ŞEHİTLER GÜNÜ VE ÇANAKKALE DENİZ ZAFERİ’NİN 110’UNCU YIL DÖNÜMÜ 18 Mart Şehitler Günü ve Çanakkale Deniz Zaferi’nin 110’uncu yıl dönümü vesilesiyle başta Anafartalar kahramanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere vatan ve bayrak uğruna canlarını feda eden aziz şehitlerimizi ve ebediyete irtihal eden kahraman gazilerimizi bir kez daha rahmet ve minnetle yâd ediyor; hayatta olan gazilerimize, şehit ve gazilerimizin kıymetli ailelerine saygı ve şükranlarımızı sunuyoruz. 18 Mart Şehitler Günü ve Çanakkale Deniz Zaferi etkinlikleri kapsamında; - Deniz Kuvvetlerimizin yüzer unsurları ile Çanakkale Boğazı’nda “Geçit Töreni” yapılmış, - Mehteran Birlik Komutanlığımızca konserler icra edilmiş, - 16-17 Mart’ta TCG BÜYÜKADA ve TCG KINALIADA gemilerimiz, Çanakkale’de halkımızın ziyaretine açılmıştır. Sayın Bakanımız ise; - Şehitler Günü münasebetiyle 14 Mart’ta Bakanlığımızda düzenlenen törene katılmış, - 18 Mart’ta Çanakkale Cumhuriyet Meydanı’ndaki törene katılarak Valiliği ziyaret etmiş, müteakiben Sayın Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın katılımıyla gerçekleştirilen tarihî Gelibolu Yarımadası’ndaki anma törenlerine iştirak etmiştir. Aynı gün Sayın Bakanımız, Sayın Cumhurbaşkanımızın teşrifleriyle Çankaya Köşkü’nde yapılan Devlet Övünç Madalyası Tevcih Töreni ile Millî Savunma Üniversitesi Kara Harp Okulunda düzenlenen iftar yemeğine katılmıştır. Sayın Bakanımız geçtiğimiz hafta içerisinde ayrıca; 13 Mart’ta Ankara’ya resmî ziyarette bulunan İngiltere Savunma Bakanı ile görüşmüş, müteakiben Ebedî Başkomutanımız Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Kara Harp Okuluna girişinin 126’ncı yıl dönümü vesilesiyle Kara Harp Okulundaki törene katılarak Harbiyelilere hitap etmiştir. Sayın Bakanımız aynı gün Dışişleri Bakanımız ve MİT Başkanımız ile birlikte Suriye Cumhurbaşkanı ile Şam’da bir araya gelmiştir. Söz konusu görüşmede Suriye Dışişleri Bakanı, Savunma Bakanı ve İstihbarat Teşkilatı Başkanı da yer almıştır. Sayın Bakanımız 15 Mart’ta Millî Savunma Üniversitesinde gerçekleşen ve Sayın Cumhurbaşkanımızın iştirak ettiği “Çevrimiçi Liderler Toplantısı”na katılmış, 19 Mart’ta Roma Büyükelçimizi makamında kabul etmiştir. 21 TERÖRİST ETKİSİZ HÂLE GETİRİLDİ Türk Silahlı Kuvvetlerimizin, başta terör olmak üzere ülkemizin birlik ve bütünlüğüne yönelen her türlü tehdide karşı mücadelesi kararlılıkla devam etmektedir. - Uluslararası hukuktan doğan meşru müdafaa haklarımız kapsamında sadece teröristleri hedef alan, - Sivillerin, tarihî, dinî ve kültürel varlıklar ile çevrenin zarar görmemesi için azami dikkat gösteren ve hiçbir ordunun göstermediği bir duyarlılık sergileyen Türk Silahlı Kuvvetlerimizin; proaktif savunma ve güvenlik stratejimiz çerçevesinde, Irak ve Suriye’nin kuzeyinde gerçekleştirdiği terörle mücadele operasyonlarıyla; - Son bir haftada 21, - 1 Ocak’tan bugüne kadar ise 523 terörist etkisiz hâle getirilmiştir. Geçtiğimiz hafta içerisinde 3 PKK’lı terörist daha teslim olmuştur. Teröristler için tek çıkış yol, Türk adaletine teslim olmaktır. HUDUTLARDA 70 ŞAHIS YAKALANDI Alınan etkin ve yüksek emniyet tedbirleri ile en üst seviyede güvenliğin tesis edildiği hudutlarımızda; - Son bir haftada yasa dışı yollarla geçmeye çalışan 3’ü terör örgütü mensubu olmak üzere 70 şahıs yakalanmış, 977 şahıs ise hududu geçemeden engellenmiştir. - Böylelikle, 1 Ocak’tan bugüne kadar hudutlarımızdan yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısı 1.086, hududu geçemeden engellenen kişi sayısı da 15 bin 25 olmuştur. BİR HEYETİMİZ İNGİLTERE’DEKİ “UKRAYNA GÜVENLİK SEMPOZYUMU”NA KATILIYOR Dünyanın en aktif ve en güçlü ordularından biri olan Türk Silahlı Kuvvetlerimiz; birçok harekât alanında aynı anda görev yapmaya ve sahip olduğu yüksek operasyonel tecrübe, muharebe kabiliyeti ve modern teçhizat kapasitesiyle geniş bir coğrafyada dünya güvenliği, barışı ve istikrarına önemli katkılar sağlamaya devam etmektedir. Sayın Hava Kuvvetleri Komutanımız, çeşitli temaslarda bulunmak üzere ülkemize gelen Çad Hava Kuvvetleri Komutanı’nı 19 Mart’ta ağırlamıştır. Sayın Genelkurmay II’nci Başkanımız, 18 Mart’ta NATO Askerî Komite Başkanı ve NATO üyesi ülkelerin Genelkurmay Başkanları ile gerçekleştirilen kolektif caydırıcılık konularının ele alındığı çevrimiçi toplantıya iştirak etmiştir. Bakanlığımız, Genelkurmay Başkanlığı ve Kuvvet Komutanlıklarımızın temsilcilerinden oluşan bir heyet ise bugün (20 Mart), İngiltere’de (Northwood) düzenlenen “Ukrayna Güvenlik Sempozyumu”na (İngiltere Başbakanı’nın Güvenlik Şefleri Toplantısı) katılmaktadır. İSRAİL İNSANİ DEĞERLERİ BİR KEZ DAHA AYAKLAR ALTINA ALDI İsrail, Gazze’ye yönelik yoğun saldırıları yeniden başlatarak uluslararası hukuku ve insani değerleri bir kez daha ayaklar altına almıştır. Tüm uluslararası kamuoyu kalıcı barış ve ateşkes beklerken İsrail’in savunmasız ve masum Filistin halkına yönelik yeni bir katliama girişmesi, Gazze sakinlerini göçe zorlayacak adımları ısrarla dillendirmesi bölgesel ve küresel istikrara zarar vermeye devam etmektedir. Küresel huzur ve barışın temini, uluslararası toplumun yaşanan bu vahşete karşı kararlı bir duruş sergilemesiyle mümkün olacaktır. TSK EĞİTİM, TATBİKAT VE ULUSLARARASI GÖREVLERE DEVAM EDİYOR Türk Silahlı Kuvvetlerimizin eğitim ve tatbikat faaliyetleri de aralıksız devam etmektedir. Bu kapsamda; - 10 Mart’ta başlayan ve ABD’de gerçekleştirilen Red Flag Karma Hava Harekâtı ile - 20-27 Mart tarihleri arasında Almanya’da düzenlenen Steadfast Foxtrot tatbikatlarına katılım sağlanmaktadır. - 24 Mart-4 Nisan tarihleri arasında İspanya’da yapılacak Dynamic Mariner ile - 28 Mart-11 Nisan tarihleri arasında ABD’de gerçekleştirilecek Green Flag tatbikatlarına iştirak edilmesi planlanmaktadır. Deniz Kuvvetleri Komutanlığımızca, Saroz Körfezi ve Antalya açıklarında 19-21 Mart tarihleri arasında “Şehit Kazan Astsubay Çavuş Yücel Ercan Harekâta Hazırlık ve Fiilî Silah Eğitimleri” icra edilmektedir. NATO Daimî Deniz Görev Grubu-2 görevi kapsamında; - Arnavutluk Deniz Kuvvetlerine ait Butrunti gemisi tarafından 20-24 Mart tarihleri arasında İzmir’e liman ziyareti gerçekleştirilmekte, - TCG KEMALREİS gemimiz tarafından da 21-23 Mart tarihlerinde Cadiz/İspanya’ya liman ziyareti yapılması planlanmaktadır. 20-23 Mart tarihleri arasında; NATO Daimî Mayın Karşı Tedbirleri Görev Grubu-2 görevi kapsamında TCG Yzb. Güngör Durmuş ve TCG Ayvalık gemilerimiz tarafından Malaga/İspanya’ya, - Dynamic Mariner Tatbikatı hazırlıklarına yönelik olarak TCG Bayraktar, TCG Sancaktar, TCG Gaziantep, TCG ORUÇREİS gemilerimiz tarafından Rota/İspanya’ya liman ziyaretleri gerçekleştirilmektedir. Hava Kuvvetlerimiz tarafından; - 14 Mart’ta muharip ve destek uçaklarımızın katılımı ile Akdeniz’de eğitim uçuşu, - 16 Mart’ta “Türk Silahlı Kuvvetleri ve Havacılık Tanıtım Faaliyetleri” kapsamında Mustafakemalpaşa/Bursa’da Türk Yıldızları tarafından gösteri uçuşu, - 17 Mart’ta, NATO Güvence Tedbirleri kapsamında tanker uçağımız tarafından NATO’ya ait AWACS uçağına Romanya üzerinde yakıt ikmali yapılmıştır. Yine 17 Mart’ta, Kuzey Makedonya’nın Koçana şehrinde meydana gelen yangında yaralanan 6 kişi Hava Kuvvetleri Komutanlığımıza ait ambulans uçak ile Üsküp’ten Ankara'ya getirilmiştir. YENİ NESİL FIRTINA OBÜSÜ İLE SAR-56’NIN KABUL FAALİYETLERİ TAMAMLANDI Sayın Cumhurbaşkanımızın stratejik vizyonu ve liderliğinde yerli, millî ve modern savunma sanayimizin ürettiği harp araç gereçleri ile Silahlı Kuvvetlerimizin imkân ve kabiliyetleri her geçen gün daha da geliştirilmektedir. Bu kapsamda Kara Kuvvetleri Komutanlığımızca muhtelif miktarda; - Yeni Nesil Fırtına Obüsü ile - 5,56 mm Piyade Tüfeği (SAR-56) muayene ve kabul faaliyetleri tamamlanarak envantere alınmıştır. ÖĞRENCİ VE PERSONEL TEMİNİ FAALİYETLERİ SÜRÜYOR Personel ve askerî öğrenci alım/temin işlemleri, planlanan takvime uygun şekilde devam etmektedir. Bu çerçevede; - Kuvvet Komutanlıklarında İstihdam Edilmek Üzere 2025 Yılı 2’nci Dönem Uzman Erbaş Temini Başvuruları 18 Mart’ta başlamıştır. - 2025 Yılı Millî Savunma Üniversitesi Harp Okulları ve Astsubay Meslek Yüksekokulları Askerî Öğrenci Aday Tercih İşlemleri 24 Mart-18 Nisan tarihleri arasında yapılabilecektir. Öte yandan; - Tüm insanlığa barış ve huzur getirmesi temennisiyle asil Türk milletinin 21 Mart Nevruz Bayramı’nı, - Farklılıkları ile hayatımıza renk katan değerlerimizle dünyamızın daha güzel olduğu inancıyla 21 Mart Dünya Down Sendromu Farkındalık Günü ile - Dost ve kardeş ülke Pakistan’ın 23 Mart Millî Günü’nü şimdiden kutluyoruz. Sonuç itibarıyla Bakanlığımız ve Türk Silahlı Kuvvetlerimiz; - Devletimizin bekası, ülkemizin savunma ve güvenliği için gerekli her türlü tedbiri almaya, - Daha büyük ve daha güçlü bir Türkiye için üstlenmiş olduğu tüm görevleri azim ve kararlılıkla yerine getirmeye devam edecektir. #MillîSavunmaBakanlığı

T.C. Millî Savunma Bakanlığı

40,874 Aufrufe • vor 1 Jahr

Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, Millî Savunma Üniversitesinde Kara Harp Okulu öğrencileriyle iftar programında bir araya geldi. Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan’ı, Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler beraberindeki Genelkurmay Başkanı Orgeneral Metin Gürak, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ziya Cemal Kadıoğlu ve Millî Savunma Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erhan Afyoncu ile karşıladı. İftarda Harbiyelilere hitap eden Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan, 18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Deniz Zaferi’nin 110’uncu yıl dönümünü hatırlatarak şunları söyledi: "Şanlı tarihimizin kilometre taşlarından olan Çanakkale Deniz Zaferimizin 110'uncu yıl dönümü kutlu olsun diyorum. Canları ve kanlarıyla hafızalara kazınan direniş kıyamıyla Çanakkale'de destan yazan şehitlerimizin tamamını kemal-i edeple yâd ediyorum. Başta Anafartalar kahramanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere müstahkem mevki kumandanı Cevat Paşa'dan Yarbay Selahaddin Adil Paşa'ya, kahraman ordumuzun tüm komutanlarını saygıyla anıyorum. Anadolu'nun ve gönül coğrafyamızın dört bir yanından gelerek devrin zalimlerinin karşısına dikilen düvel-i muazzama müstevlilerine geçit vermeyen tüm kahramanlara Rabb’imden bir kez daha rahmet diliyorum." BU ZAFER MİLLETİMİZE DİRİLİŞ ÜMİDİ AŞILADI Mehmet Âkif Ersoy'un Çanakkale şehitleri için yazdığı, "Sen ki son ehl-i salibin kırarak savletini, Şarkın en sevgili sultanı Selahaddin'i, Kılıç Arslan gibi iclaline ettin hayran... Sen ki İslam'ı kuşatmış, boğuyorken hüsran; O demir çemberi göğsünde kırıp parçaladın." dizelerini okuyan Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan, şöyle devam etti: "Aziz vatanı düşman çizmelerine çiğnetmeyen, o demir çemberi göğsünde kırıp parçalayan tüm kahramanlarımıza bir kere daha şükranlarımı sunuyorum. Rabb'im şehit ve gazilerimizin emanetine hakkıyla sahip çıkmayı, istiklal ve istikbal sancağını bundan sonra da aşkla, şevkle, gururla dalgalandırmayı bizlere de nasip eylesin diyorum." Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan, Çanakkale Zaferi'nin, Balkan Harbi'nden ve üst üste gelen ihanetlerden yorgun düşmüş, işgalci güçlerin "hasta adam" olarak gördükleri bir milletin yeniden şahlanışının ve dirilişinin müjdecisi olduğunu ifade ederek şunları kaydetti: "Genciyle, yaşlısıyla, kadını ve erkeğiyle el ele, yürek yüreğe verip zaferle taçlandırdığımız Millî Mücadele’nin fitili Çanakkale Zaferi ile ateşlenmiş; bu zafer milletimize, taptaze bir kıyam ve diriliş ümidi aşılamıştır. Milletimizin hücrelerine işleyen şehadet bilinci İstiklal Harbi'nde tüm ışıltısıyla bir kez daha parlamış, dünyanın diğer milletleri için mümtaz bir mücadele örneği teşkil etmiştir. Kore'de, Kıbrıs'ta ve daha pek çok yerde Mehmetçiğin sergilediği vakur ve erdemli tavır millî kimliğimizin tarihe düştüğü birer eşsiz not hükmündedir. Merhameti ve merhameti kadar mücadelesiyle de örnek bir ecdadın ahfadı olmaktan hepimiz iftihar ediyoruz. Burada şunu da büyük bir gururla ifade etmek istiyorum, 110 yıl önceki hayâsız akınları nasıl bozguna uğratıp vatanımızın birliğini, milletimizin dirlik ve kardeşliğini temin ettiysek bugün de aynı azim ve kararlılıkla mücadelemizi sürdürüyoruz." ULUSLARARASI BASINDAKİ DEĞERLENDİRMELER, ÜLKEMİZİN BAŞARILARINI AÇIKÇA TEYİT VE TESCİL ETMEKTEDİR Ülkemizi hedef alan sinsi planları, hain emelleri, karanlık senaryoları arkasında kim olduğuna bakmadan tek tek yırtıp atıyoruz." ifadelerini kullanan Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan, şunları söyledi: "Devletimizin payidar, milletimizin ebediyen muzaffer ve muvaffak olması için ne yapılması gerekiyorsa onu yapmaktan bir an olsun çekinmiyoruz. Şu gerçeği artık dost düşman fark etmeksizin artık herkes ikrar etmektedir. Türkiye, Avrupa ve Orta Doğu başta olmak üzere dünyayı etkisi altına alan değişim fırtınasını en hazırlıklı karşılayan ülkelerden biridir. Son dönemde uluslararası basında ülkemizle ilgili çıkan değerlendirmeler, ülkemizin başarılarını açıkça teyit ve tescil etmektedir. Daha üç beş sene öncesine kadar bizi kıyasıya eleştirenlerin çoğu şimdi bize hak vermeye başladı. Suriye ve Filistin'de takip ettiğimiz insani, vicdani ve onurlu politikaların ne kadar isabetli olduğu bugün herkes tarafından açıkça dillendiriliyor. Rusya-Ukrayna arasındaki savaşta ilk günden beri izlediğimiz dengeli tutumun doğruluğu bugün daha iyi anlaşılıyor. Aynı tabloyu Libya'dan Sudan'a, Somali'den Karabağ'a, Balkanlar'dan Doğu Akdeniz'e pek çok yerde görüyoruz." FETÖ’CÜ ALÇAKLARLA MÜCADELEMİZ HIZ KESMEDEN DEVAM EDİYOR Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün "Yurtta sulh, cihanda sulh!" ilkesini "Daha adil bir dünya mümkündür." şiarıyla birleştirerek girişimci bir dış politika tasavvuruyla Türkiye'yi küresel bir oyuncu hâline getirdiklerini vurgulayan Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan, "Ülkemiz içindeki bazı çevreler hâlen kabullenmese de doğru zamanda hayata geçirdiğimiz doğru stratejimiz sayesinde bugün Doğu ve Batıyla eşit ilişkiler geliştiren, küresel adaletsizliklere korkusuzca tepki veren, millî politikalarını her şart altında kararlılıkla uygulayan, çıkarları ile değerleri arasında tercih yapmak mecburiyetinde kalmayan bir Türkiye gerçeğine kavuştuk." dedi. Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan, Türkiye Yüzyılı'nı adım adım inşa ederken milletin şevkini, azmini ve cehdini kıran engelleri de teker teker kaldırdıklarını belirterek konuşmasına şöyle devam etti: "15 Temmuz gecesi milletin namusuna emanet ettiği silahlarla devletimizi işgale yeltenen FETÖ'cü alçaklarla mücadelemiz ihanetin üzerinden geçen yaklaşık 9 yıla rağmen hız kesmeden devam ediyor. Finans desteği ve eleman havuzunu önemli ölçüde yitiren bu hain şebeke, Pensilvanya'daki elebaşının ölümü sonrasında çöküş dönemine girmiştir. Tıpkı hain elebaşı gibi örgütün de son nefesini vereceği günler yakındır. Aynı şekilde, 40 yıldır başımıza musallat edilen bölücü terör belasından ilelebet kurtulmak için de yoğun bir çalışmanın içindeyiz. 85 milyon vatandaşımızın tamamının kardeşlik şuurunu perçinleyecek, müreffeh geleceğini güvence altına alacak, iç cephemizi güçlendirecek terörsüz Türkiye hedefimize doğru emin adımlarla ilerliyoruz. Bölgemizin hasretini çektiği kalıcı barış ortamına kavuşmasını sağlayacak bu çalışmaların semeresini inşallah yakında göreceğiz. Bizim gayemiz; son iki asırdır kimi zaman etnik, kimi zaman mezhebi fay hatları üzerinden sahnelenen planları tarihin çöp sepetine yollamaktır. Derdimiz huzurdur, kardeşliktir, muhabbettir, kader ve gönül birliğini bu topraklarda ilelebet hâkim kılmaktır. Allah'ın izniyle bu amacımızda da muvaffak olacağız." COĞRAFYAMIZI KANA BOĞMAK İSTEYENLERİN SONUNA KADAR KARŞISINDA DURACAĞIZ Bir asır evvel olduğu gibi istilacı heveslerle bu coğrafya üzerinde ameliyat yapmaya yeltenenlerin karşılarında Türkiye'yi bulacağını belirten Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan, "Şunu çok açık ve net söylemek isterim; Arzımevut hezeyanıyla coğrafyamızı kana, gözyaşına ve zulme boğmak isteyenlerin sonuna kadar karşısında duracağız." ifadesini kullandı. "Siyonist rejim dün gece Gazze'ye düzenlediği vahşi saldırılarla masumların kanından, canından ve gözyaşından beslenen bir terör devleti olduğunu bir kez daha gösterdi." diyen Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan, "330 masumu düşünebiliyor musunuz? Bir sahur vaktinde bu siyonist rejim maalesef soykırım yaparak katletmiştir. Çoğu çocuk ve kadın. Akşam aldığım haberle 400'ün üzerinde kardeşimizin şehit edildiği, vahşetin sorumluları döktükleri her damla kanın hesabını vereceklerdir." açıklamasında bulundu. Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan, bugün masum çocukları, bebekleri ve kadınları yakan ateşin, bu şımarıklıkla, bu cinnet hâliyle, bu pervasızlık ve küstahlıkla devam edilirse elbet bir gün çırayı tutanları ve ateşe benzin dökenleri de saracağını dile getirerek "Türkiye olarak bu mübarek günlerde Gazzeli mazlumların ve Filistinli kardeşlerimizin yanındayız. Katliamların durması, sükûnetin tesisi ve ateşkesin tekrar sağlanması için diplomatik çabalarımızı artırarak sürdüreceğiz." ifadesini kullandı. SAVUNMA VE HAVACILIKTA İHRACATIMIZI 7 MİLYAR DOLARIN ÜZERİNE ÇIKARDIK Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan, milletin medarıiftiharı kahraman Türk ordusunun eriştiği yüksek caydırıcılık kapasitesiyle küresel düzeyde müessir bir güç hâline geldiğini belirterek son dönemde yapılan yüksek teknoloji hamlesiyle yerlilik oranının yüzde 20'lerden yüzde 80 seviyesinin üzerine taşındığını, savunma sanayisi alanında parmakla gösterildiklerini söyledi. Kendi mühendisleriyle ürettikleri İHA, SİHA, uçak, helikopter, gemi, denizaltı ve daha nicelerinin, güvenlik mimarisinin ulaştığı seviyeyi ortaya koyduğunu belirten Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan, şöyle devam etti: "Savunma ve havacılık ihracatımızı 2024'te bir önceki yıla göre yüzde 29 oranında artırarak 7 milyar doların üzerine çıkardık. Son 10 yıl içinde 185 ülkeye 230 çeşit savunma sanayi ürünü ihraç ettik. İnşallah kısa bir zaman içinde ikinci uçak gemimizi de yapıyoruz, yapacağız. Sadece geçtiğimiz yıl toplam değeri 10 milyar doları aşan sözleşmelere imza attık. 180 farklı ülkeye ihracat gerçekleştirdik. İnşallah bu sene çok daha yüksek rakamları yakalayacağız." ORDUMUZUN DEDİKODULAR ÜZERİNDEN YIPRATILMASINA İZİN VERMEYİZ Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan, kahraman Türk ordusunun, Afganistan'dan Somali'ye, Irak'tan Kosova'ya gönül ve kültür coğrafyasının dört bir yanında barışa katkı sunduğunun altını çizerek "Desteğimize ve kardeşliğimize ihtiyaç duyulan her bölgede dostlarımızın yanında olmayı bundan sonra da inşallah sürdüreceğiz." diye konuştu. Bu süreçte en büyük dayanaklarından birinin Türk Silahlı Kuvvetleri olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan, "Ordumuzu güçlendirmek, caydırıcılığını artırmak, imkân ve kabiliyetlerine yenilerini eklemek önümüzdeki dönemde de önceliğimiz olacaktır. Şurası da son derece önemlidir. Üzerine titrediğimiz ordumuzun dedikodular üzerinden yıpratılmasına, kimi kendini bilmez siyasetçiler tarafından örselenmesine izin vermeyiz. Kimden gelirse gelsin, bu tür hadsizlikler karşısında ordumuzun ve komuta kadememizin her daim yanındayız. Disiplini, cesareti ve fedakârlığıyla bilinen Türk Silahlı Kuvvetlerinin, her ne surette olursa olsun bu vasıflarının zedelenmesine de göz yummayız." dedi. Disiplin, vakar ve imanın, kahraman Türk ordusunun kahraman mensuplarının en önemli özelliği olduğunu ve kimsenin bunlara halel getiremeyeceğini belirten Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan, "Türk Silahlı Kuvvetlerinde görev üstlenen her bir evladımız, kardeşimiz ve arkadaşımız da askerlik mesleğinin temel prensipleri olan bu hasletlere sıkı sıkıya sahip çıkmalıdır." ifadesini kullandı. Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan, harbiyelilerin gerek eğitim gerekse görevi boyunca bu değerlerden asla sapmayacağına inandığını dile getirerek şunları kaydetti: "Türkiye Cumhurbaşkanı ve Başkomutanı olarak kahraman ordumuzun asil mensuplarıyla her zaman kıvanç duyduğumu bilmenizi istiyorum. Çanakkale Deniz Zaferimizin 110’uncu yıl dönümünü tekrar tebrik ediyorum. Şehitlerimizi, gazilerimizi bir kere daha rahmetle, minnetle yâd ediyorum. Rabb’im sizlerle birlikte tüm askerlerimizi korusun, kollasın, yolunuzu da bahtınızı da açık eylesin diyorum. Gönül elçilerimiz olarak gördüğümüz misafir öğrencilerimize de aynı şekilde Rabb’imden üstün başarılar temenni ediyorum. Hepinizi bir kez daha sevgiyle, saygıyla selamlıyorum." #18Mart1915 #ÇanakkaleGeçilmez #18MartŞehitleriAnmaGünü #ÇanakkaleDenizZaferi #GaziMustafaKemalAtatürk #MillîSavunmaBakanlığı

T.C. Millî Savunma Bakanlığı

188,206 Aufrufe • vor 1 Jahr

Millî Savunma Bakanlığının faaliyetlerine ilişkin haftalık basın bilgilendirme toplantısı gerçekleştirildi. Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Tuğamiral Zeki Aktürk tarafından gerçekleştirilen toplantıda şu bilgiler paylaşıldı: HASTANENİN VURULMASI İNSANLIĞIN BİTTİĞİ NOKTADIR İki gün önce El-Ehli Baptist Hastanesinin vurularak çoğunluğu çocuk ve kadınlardan oluşan masum sivillerin, uluslararası hukukun ve en temel insani değerlerin hiçe sayılarak katledilmesi tüm insanlığın bittiği noktadır. Saldırılarda hayatını kaybeden Filistinli kardeşlerimize Allah’tan rahmet, yaralılara ise acil şifalar diliyoruz. İsrail ve Filistin arasında yaşanan çatışmaların bir an önce son bulmasının bölge ve dünya barışı adına büyük önem taşıdığını, Gazze’deki sivillere yönelik saldırıların derhâl sonlandırılması ve kalıcı çözüm için karşılıklı olumlu adımların atılması gerektiğini bir kez daha vurguluyoruz. SON 1 HAFTADA 42 TERÖRİST ETKİSİZ HÂLE GETİRİLDİ Millî Savunma Bakanlığının tüm birlik ve kurumları ülkemizin savunma ve güvenliği için üstlenmiş olduğu tüm görevleri büyük bir azim ve kararlılıkla yerine getirmektedir. 24 Temmuz 2015’ten bugüne kadar 39 binden fazla (39.025) teröristi etkisiz hâle getiren Türk Silahlı Kuvvetlerimizin; PKK/KCK/PYD-YPG, DEAŞ ve FETÖ terör örgütleri başta olmak üzere her türlü tehdit ve tehlikeye karşı kesintisiz ve kararlı mücadelesi devam etmektedir. Bu kapsamda; Irak ve Suriye’nin kuzeyi dâhil, son bir haftada etkisiz hâle getirilen 42 terörist ile birlikte, bu yıl içerisinde toplam 1.682 terörist etkisiz hâle getirilmiştir. Eli kanlı teröristler bu coğrafyadan sökülüp atılıncaya kadar terör yuvalarını yerle bir etme irade ve kararlılığımız, gereken yer ve zamanda artan bir etki ve yoğun bir baskıyla sürecektir. SURİYE’DE 26 TERÖRİST ETKİSİZ HÂLE GETİRİLDİ İstikrarın bir an önce tesis edilmesi, Suriyelilerin emniyetli bir ortama geri dönüşlerinin sağlanmasına yönelik çalışmalarımızın devam ettiği Suriye’de, harekât alanlarımızda sağlanan güvenlik ve huzur ortamını bozmaya yönelik, teröristlerin taciz ve saldırı girişimleri devam etmektedir. 1 Ocak’tan itibaren birliklerimize 400 taciz ve saldırı gerçekleştirilmiştir. Anında ve misliyle verilen karşılık ile 26’sı son bir haftada olmak üzere 1.272 terörist etkisiz hâle getirilmiştir. HUDUTLARDA 633 ŞAHIS YAKALANDI Teknolojik vasıtalarla desteklenmiş, fiziki güvenlik tedbirleri ve tesis edilen çok katmanlı emniyet sistemi ile korunan hudutlarımızda, alınan ilave ve etkin tedbirler sayesinde; - Son bir haftada yasa dışı yollarla geçmeye çalışan 633 şahıs yakalanmıştır. Bu şahıslardan 9’u FETÖ mensubu olmak üzere 11’i terör örgütü üyesidir. 4 bin 956 şahıs ise hududu geçemeden engellenmiştir. Böylece yıl içerisinde hudutlarımızdan yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısı 9.863’e yükselmiştir. Bu şahıslardan 382’si FETÖ mensubu olmak üzere toplam 548 terör örgütü mensubu kolluk kuvvetlerine teslim edilmiştir. Hududu geçemeden engellenen kişi sayısı da 176 bin 338 olmuştur. FETÖ İLE MÜCADELE SÜRÜYOR Yeni bilgi, belge ve veriler ışığında hassasiyetle devam eden FETÖ ile mücadelemiz karalılıkla sürmektedir. BİRÇOK COĞRAFYADA KÜRESEL BARIŞA KATKI SAĞLIYORUZ Türk Silahlı Kuvvetlerimiz; terörle mücadele ve hudut güvenliği ile mavi ve gök vatanımızdaki hak ve menfaatlerimizin korunmasının yanı sıra; - Millî meselemiz olan Kıbrıs, - “İki devlet, tek millet” anlayışı ile bir ve beraber olduğumuz Azerbaycan, - Tarihî ve kültürel bağlarımız olan Balkanlar, - 500 yıllık dostluk ve kardeşlik ilişkilerimiz bulunan Libya başta olmak üzere birçok coğrafyada bölgesel ve küresel barış ve istikrara katkı sağlamayı da sürdürmektedir. Bu vesileyle kardeş Azerbaycan’ın Bağımsızlık Günü'nü bir kez daha kutluyoruz. Ayrıca Sayın Bakanımız tarafından; - 17 Ekim’de kardeş, dost ve müttefik ülke Kosova’ya, - 18 Ekim’de ise NATO müttefikimiz Estonya’ya resmî ziyaretlerde bulunulmuştur. Söz konusu temaslarda ikili, bölgesel savunma ve güvenlik ile savunma sanayi konularında kapsamlı, faydalı ve yapıcı görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Estonya ziyaretinde savunma sanayi ürünlerinin tedarikine ilişkin “Niyet Mektubu ve Protokol” imzalanmıştır. SN. BAKANIMIZ NATO SAVUNMA BAKANLARI TOPLANTISI’NA KATILIM SAĞLADI Türkiye; aktif ve yapıcı bir üyesi olduğu NATO’nun değerlerini ve sorumluluklarını paylaşmayı, İttifak’a katıldığı günden bu yana üstlenmiş olduğu tüm görev ve misyonları başarı ile yerine getirmeyi sürdürmektedir. Son olarak Sayın Bakanımız, 11-12 Ekim tarihlerinde Brüksel’deki NATO Karargâhında Ukrayna Savunma Temas Grubu Toplantısı ile NATO Savunma Bakanları Toplantısı'na katılım sağlamıştır. Söz konusu toplantılarda Sayın Bakanımız tarafından; - Başta toprak bütünlüğü olmak üzere Ukrayna’ya olan desteğimiz, - Karadeniz Tahıl Girişimi’nin yeniden canlandırılması için başta Sayın Cumhurbaşkanımız olmak üzere çabalarımızın yoğun bir şekilde devam ettiği, - Karadeniz’deki dengenin “bölgesel sahiplik” ilkesi çerçevesinde korunmasının önemi ve bu doğrultuda Montrö Sözleşmesi’ni dikkatli ve sorumlu şekilde uygulamaya devam edeceğimiz, - Terörizmin tüm biçim ve tezahürleriyle kararlılıkla mücadele etmekte olduğumuz ve bu konuda müttefiklerimizden destek beklediğimiz, - Ülkemize yönelik yaptırım ve kısıtlamaların; İttifak’ın birlik, dayanışma ve uyum ilkeleriyle bağdaşmadığı ve sonlandırılması gerektiği bir kez daha ifade edilmiştir. Ayrıca Türkiye olarak, - NATO’nun komuta ve kuvvet yapısına, harekât ve misyonlarına uydu desteği de dâhil olmak üzere tüm harekât alanlarında yaptığımız katkılar, - Kosova’da kısa süre önce üstlendiğimiz KFOR Komutanlığının önemi ve bu görevi tam bir tarafsızlık ve şeffaflık ile yerine getireceğimiz vurgulanmıştır. Diğer yandan; - AB üyesi olmayan Müttefiklerin AB savunma girişimlerine katılımının önemi, - İsveç’in terörle mücadeleye yönelik yeni hukuki düzenlemeleri somut bir şekilde uygulamasını beklediğimiz, üyelikle ilgili nihai kararın ise Meclisimizde olduğu, - Filistin’de yaşanan olaylar kapsamında tarafları itidale davet ettiğimiz; çatışmaların ve sivillere yönelik saldırıların bir an önce sonlandırılması gerektiği belirtilmiştir. Sayın Bakanımız söz konusu toplantıda mevkidaşları ile ikili ve üçlü görüşmeler de gerçekleştirmiştir. Bu görüşmelerde, Bulgaristan ve Romanya ile Karadeniz'de deniz mayınlarıyla mücadeleye yönelik "üçlü girişim" oluşturulması konusunda da mutabık kalınmıştır. EĞİTİM VE TATBİKAT GÖREVLERİMİZ DEVAM EDİYOR Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, hâlihazırda yürüttüğü tüm operasyonları ve görevleri ile eş zamanlı olarak eğitim ve tatbikat faaliyetlerini de aralıksız sürdürmektedir. Bu kapsamda; - 2-13 Ekim tarihleri arasında; Millî Anadolu Ankası, NATO Tiger Meet, Yıldırım Seferberlik, - 5-19 Ekim tarihleri arasında NATO STEADFAST JUPITER Tatbikatları, - 10-13 Ekim tarihleri arasında ise Türk Silahlı Kuvvetlerimizin ateş gücünün gösterildiği Ateş Serbest-2023 Faaliyeti başarıyla icra edilmiştir. - 2-20 Ekim tarihleri arasında Erciyes Hava İndirme-2023, - 6-25 Ekim tarihleri arasında Indus Shield, - 9-20 Ekim tarihleri arasında Deniz Güvenliği, - 13-22 Ekim tarihleri arasında BREEZE-2023, - 13-27 Ekim tarihleri arasında; Ocean Sky-2023, Steadfast Noon, - 16-27 Ekim tarihleri arasında ise Çok Uluslu Mayın Harbi Tatbikatları icra edilmektedir. - “Türkiye Cumhuriyeti’nin 100’üncü Yılı” ve “Haydar ALİYEV’in 100’üncü Doğum Yılı” münasebetiyle 2023 yılına özel iki tatbikat planlanmıştır. Bunlardan ilki Haydar Aliyev adıyla 19 Nisan-10 Mayıs’ta ülkemizde gerçekleştirilmiş, ikincisi ise Mustafa Kemal Atatürk adıyla 16-25 Ekim’de Azerbaycan’da icra edilmektedir. - KKTC’de 23-27 Ekim tarihleri arasında icra edilecek Şehit Teğmen Caner Gönyeli Tatbikatı’na kara, deniz ve hava unsurlarımız ile katılım sağlanacaktır. - 23 Ekim - 6 Kasım tarihleri arasında da Dynamic Mariner/MARE APERTO II Tatbikatı’nın icra edilmesi planlanmaktadır. Diğer yandan, NATO Daimî Deniz Görev Grubu-2 kapsamında; - Arnavutluk Deniz Kuvvetlerine ait ALS BUTRINTI tarafından 10-15 Ekim, - Alman Deniz Kuvvetlerine ait "FGS FRANKFURT” tarafından ise 13-17 Ekim tarihleri arasında İzmir’e liman ziyaretleri icra edilmiştir. Askerî eğitim, yardım ve danışmanlık faaliyetlerimizin devam ettiği Azerbaycan ile personel mübadelesi kapsamında; Azerbaycan Millî Müdafaa Üniversitesi Rektör Yardımcısı Albay Reşad Tahirov Millî Savunma Üniversitemizde, Üniversitemiz Rektör Yardımcısı Profesör Doktor Talat Canbolat ise Azerbaycan Millî Müdafaa Üniversitesinde bir yıl süreyle görevlendirilmiştir. MİLLÎ DENİZ TOPU TCG AKHİSAR’A ENTEGRE EDİLECEK Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliği ve teşvikiyle yerlilik ve millîlik oranı yüzde 80’lere ulaşan ve bu alanda marka hâline gelen savunma sanayi ürünlerimiz ile Silahlı Kuvvetlerimiz her geçen gün daha da güçlenmekte ve caydırıcılığını artırmaktadır. İstanbul Tersanesi Komutanlığı ile Makine ve Kimya Endüstrisi Anonim Şirketimiz tarafından yerli ve millî olarak geliştirilen ve Deniz Kuvvetlerimizin vurucu gücünü oluşturan 76/62 mm Millî Deniz Topu; Açık Deniz Karakol Gemisi Projesinin ilk gemisi TCG AKHİSAR'a entegre edilmek üzere İstanbul Tersanesi Komutanlığına teslim edilmiştir. Ayrıca Millî Deniz Topu’nun; Açık Deniz Karakol Gemisi Projesinin ikinci gemisi TCG KOÇHİSAR'da kullanılması için de üretim faaliyetleri devam etmektedir. Diğer taraftan, Bakanlığımıza bağlı ASFAT ile Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Denizcilik Genel Müdürlüğü arasında yapılan sözleşme kapsamında; ASFAT’ın yüksek hızlarda üstün manevra yeteneği ile göz dolduran, yerli ve millî asayiş ve emniyet botu ASBOT’un ikincisinin teslimi yarın (20 Ekim 2023) yapılacaktır. GAZZE VE LİBYA İÇİN HAZIRLANAN YARDIMLARI ULAŞTIRDIK Başta deprem bölgelerinde hayatın normalleştirilmesi olmak üzere orman yangınları ve diğer afetlerle mücadele çalışmaları ile insani yardım faaliyetlerine yurt içinde ve dışında ilgili bakanlık ve kurumlarla tam bir koordinasyon içerisinde destek verilmektedir. Bu kapsamda, Sn. Cumhurbaşkanımızın direktifleriyle hazırlanan insani yardım malzemeleri; - Gazze için 13-14 Ekim’de üç adet A400M uçağımız ile Mısır’a, - Sel felaketinden etkilenen dost ve kardeş ülke Libya için ise TCG BAYRAKTAR gemimiz ile 16 Ekim’de Libya’ya ulaştırılmıştır. Sonuç olarak başta Türk Silahlı Kuvvetleri olmak üzere Millî Savunma Bakanlığının tüm birlik ve kurumları, Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde ve “Türkiye Yüzyılı” hedefleri doğrultusunda; - Bekamıza yönelen her türlü tehdit ve tehlikeyi bertaraf etmeye, - Ülkemizin ve asil milletimizin güvenlik ve huzuru için gece gündüz demeden çalışmaya devam edecektir. #MillîSavunmaBakanlığı #YaşarGüler

T.C. Millî Savunma Bakanlığı

157,508 Aufrufe • vor 2 Jahren

Lütfü Savaş, 38. Kurultay’da oy kullanan delegedir; doğrudan menfaati bulunmakta, dolayısıyla aktif husumeti mevcuttur. Bu nedenle, mahkemenin aktif husumet yokluğu gerekçesiyle davayı reddetmesi hukuken yanlıştır. Kaldı ki, Lütfü Savaş’ın “şaibeli kurultay” iddiasıyla hukuki süreç başlattığı için, yeni yönetim tarafından partiden ihraç edilmesi sonrasında, mahkemenin bu durumu davanın reddi gerekçeleri arasına dahil etmesi mümkün değildir. Zira bu ihraç, davacının taraf sıfatını ortadan kaldırmaz; aksine, menfaat ihlalini ve doğrudan mağduriyetini pekiştirir. Davacı vekili, İstanbul 42. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin verdiği tedbir kararı sonrası, aynı yönde bir koruma talebiyle ihtiyati tedbir başvurusunda bulunmuştur. Ancak mahkeme bu talebi de reddetmiştir. Oysa 42. Asliye Hukuk Mahkemesi, HMK m.389 ve devamı uyarınca; mevcut durumda hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı veya tamamen imkânsız hale geleceği, yahut gecikme sebebiyle ciddi bir zararın doğabileceği hâllerde ihtiyati tedbir kararı verilebileceğini açıkça belirtmiştir. Bu bağlamda, “yaklaşık ispat” yeterlidir; haklılık ihtimali mevcutsa mahkeme geçici hukuki koruma kararı verebilir. Nitekim İstanbul 42. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 196 delegenin üyeliğini askıya alması dahi tedbir için yeterliydi. Zira 38. Olağan Kurultay’da Sn. Özgür Özel ile Sn. Kemal Kılıçdaroğlu arasındaki fark yalnızca 18 oydur. Dolayısıyla 196 delegenin üyeliğinin askıya alınması, hem butlanın varlığını hem de tedbir koşullarının oluştuğunu göstermeye fazlasıyla yeterlidir. Kaldı ki İstanbul dışındaki iller bakımından da, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2025/23782 sayılı iddianamesinde açıkça belirtildiği üzere, Erzurum, Bitlis, Batman, Bursa, İzmir, Mardin, Sivas ve İstanbul başta olmak üzere birçok ildeki delegelerin iradelerinin sakatlandığı ve menfaat karşılığı yönlendirildiği yönünde ciddi tespitler yer almaktadır . İddianamede ayrıca, Laleli’de faaliyet gösteren döviz büroları üzerinden yaklaşık 50 milyon doların 38. Kurultay sürecinde delegelere dağıtıldığına dair ayrıntılı iddialara yer verilmiştir. Bu paranın 5 Kasım 2023 Pazar günü özel araçlarla taşındığı, işlemlerin bodrum katta gizlice yürütüldüğü, ve bu hususa ilişkin ses kayıtlarının, MASAK raporlarının ve tanık beyanlarının dosyaya girdiği iddianamede açıkça vurgulanmıştır . Dolayısıyla, mahkemenin elinde bu kadar açık belge, beyan, iddianame ve mali delil varken, tedbir kararı vermeyip 22. Olağanüstü Kurultay’ı gerekçe göstererek davayı konusuz sayması hem usul hem de esas bakımından ağır bir hukuki hatadır. 22. Olağanüstü Kurultay, hukuken tartışmalı bir işlemin devamı olup, önceki 38. Kurultay’daki şaibe iddialarını ortadan kaldırmak yerine derinleştirmiştir. Kaldı ki, mahkeme daha önce “21. Olağanüstü Kurultay yapıldığı için dava konusuz kaldı” şeklindeki davalı vekili itirazını reddetmişken, aynı mantıkla 22. Kurultay’ı gerekçe gösterip davayı konusuz sayması kendi içinde çelişkili bir yargısal tutumdur. Bir yargı merciinin önceki kararıyla çelişen bir gerekçe benimsemesi, usul ekonomisi ve yargı istikrarı ilkelerine aykırıdır. Ankara 42. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin mutlak butlan davasını reddine ilişkin kararı bakımından da şunu belirtmek gerekir ki; 38. Kurultay’a ilişkin şaibe, menfaat temini ve irade fesadı iddiaları, hem Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı iddianamesinde, hem İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın hazırladığı dosyada, hem de yargı dosyalarındaki delillerde açıkça yer almaktadır. Bu kapsamda, 22. Olağanüstü Kurultay’ı gerekçe göstererek davayı konusuz sayan mahkeme kararı, hem hukuk devleti ilkesine hem de yargısal tutarlılığa aykırıdır. Davacı vekilinin istinaf talebine ilişkin itirazları kabul görür ve Mahkeme esasa girdiği anda, dosyadan çıkacak sonuç açıktır: Mutlak butlan.

Serdar TOKDEMİR

46,565 Aufrufe • vor 8 Monaten

Hukukçu Serdar Tokdemir: Lütfü Savaş, 38. Kurultay’da oy kullanan delegedir; doğrudan menfaati bulunmakta, dolayısıyla aktif husumeti mevcuttur. Bu nedenle, mahkemenin aktif husumet yokluğu gerekçesiyle davayı reddetmesi hukuken yanlıştır. Kaldı ki, Lütfü Savaş’ın “şaibeli kurultay” iddiasıyla hukuki süreç başlattığı için, yeni yönetim tarafından partiden ihraç edilmesi sonrasında, mahkemenin bu durumu davanın reddi gerekçeleri arasına dahil etmesi mümkün değildir. Zira bu ihraç, davacının taraf sıfatını ortadan kaldırmaz; aksine, menfaat ihlalini ve doğrudan mağduriyetini pekiştirir. Davacı vekili, İstanbul 42. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin verdiği tedbir kararı sonrası, aynı yönde bir koruma talebiyle ihtiyati tedbir başvurusunda bulunmuştur. Ancak mahkeme bu talebi de reddetmiştir. Oysa 42. Asliye Hukuk Mahkemesi, HMK m.389 ve devamı uyarınca; mevcut durumda hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı veya tamamen imkânsız hale geleceği, yahut gecikme sebebiyle ciddi bir zararın doğabileceği hâllerde ihtiyati tedbir kararı verilebileceğini açıkça belirtmiştir. Bu bağlamda, “yaklaşık ispat” yeterlidir; haklılık ihtimali mevcutsa mahkeme geçici hukuki koruma kararı verebilir. Nitekim İstanbul 42. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 196 delegenin üyeliğini askıya alması dahi tedbir için yeterliydi. Zira 38. Olağan Kurultay’da Sn. Özgür Özel ile Sn. Kemal Kılıçdaroğlu arasındaki fark yalnızca 18 oydur. Dolayısıyla 196 delegenin üyeliğinin askıya alınması, hem butlanın varlığını hem de tedbir koşullarının oluştuğunu göstermeye fazlasıyla yeterlidir. Kaldı ki İstanbul dışındaki iller bakımından da, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2025/23782 sayılı iddianamesinde açıkça belirtildiği üzere, Erzurum, Bitlis, Batman, Bursa, İzmir, Mardin, Sivas ve İstanbul başta olmak üzere birçok ildeki delegelerin iradelerinin sakatlandığı ve menfaat karşılığı yönlendirildiği yönünde ciddi tespitler yer almaktadır . İddianamede ayrıca, Laleli’de faaliyet gösteren döviz büroları üzerinden yaklaşık 50 milyon doların 38. Kurultay sürecinde delegelere dağıtıldığına dair ayrıntılı iddialara yer verilmiştir. Bu paranın 5 Kasım 2023 Pazar günü özel araçlarla taşındığı, işlemlerin bodrum katta gizlice yürütüldüğü, ve bu hususa ilişkin ses kayıtlarının, MASAK raporlarının ve tanık beyanlarının dosyaya girdiği iddianamede açıkça vurgulanmıştır . Dolayısıyla, mahkemenin elinde bu kadar açık belge, beyan, iddianame ve mali delil varken, tedbir kararı vermeyip 22. Olağanüstü Kurultay’ı gerekçe göstererek davayı konusuz sayması hem usul hem de esas bakımından ağır bir hukuki hatadır. 22. Olağanüstü Kurultay, hukuken tartışmalı bir işlemin devamı olup, önceki 38. Kurultay’daki şaibe iddialarını ortadan kaldırmak yerine derinleştirmiştir. Kaldı ki, mahkeme daha önce “21. Olağanüstü Kurultay yapıldığı için dava konusuz kaldı” şeklindeki davalı vekili itirazını reddetmişken, aynı mantıkla 22. Kurultay’ı gerekçe gösterip davayı konusuz sayması kendi içinde çelişkili bir yargısal tutumdur. Bir yargı merciinin önceki kararıyla çelişen bir gerekçe benimsemesi, usul ekonomisi ve yargı istikrarı ilkelerine aykırıdır. Ankara 42. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin mutlak butlan davasını reddine ilişkin kararı bakımından da şunu belirtmek gerekir ki; 38. Kurultay’a ilişkin şaibe, menfaat temini ve irade fesadı iddiaları, hem Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı iddianamesinde, hem İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın hazırladığı dosyada, hem de yargı dosyalarındaki delillerde açıkça yer almaktadır. Bu kapsamda, 22. Olağanüstü Kurultay’ı gerekçe göstererek davayı konusuz sayan mahkeme kararı, hem hukuk devleti ilkesine hem de yargısal tutarlılığa aykırıdır. Davacı vekilinin istinaf talebine ilişkin itirazları kabul görür ve Mahkeme esasa girdiği anda, dosyadan çıkacak sonuç açıktır: Mutlak butlan.

Haber Rekor

27,024 Aufrufe • vor 8 Monaten

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bakırköy'deki Milli Savunma Üniversitesi (MSÜ) Hava Harp Okulu Diploma Alma ve Sancak Devir Teslim Töreni'nde mezun olan teğmenlerimize seslendi. 14'ü misafir ülkelerden olmak üzere 198 öğrencinin mezuniyet sevinci yaşadığı törendeki konuşmasına katılımcıları selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan, bu ay başta Zafer Bayramı olmak üzere askerî başarıları kutlarken, diğer taraftan Harp Okullarının diploma ve sancak devir törenlerini gerçekleştirdiklerini söyledi. Zaferlerin coşkusuna teğmenlerin mezuniyet sevincini ekleyerek hep birlikte çok farklı bir atmosferi teneffüs ettiklerini belirten Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan, "Tabii bir mutluluğum var, onu söylemek durumundayım. Gerek Kara Harp Okulu mezuniyet töreninde gerek Deniz Harp Okulu mezuniyet töreninde gerekse Hava Harp Okulu mezuniyet töreninde birincilikleri kızlarımız aldı. Bu tabii bizim için ayrı bir şeref nişanesi. Demek ki kızlarımız başarır, başarılı olmanın ötesinde özellikle de asker olarak başarır." dedi. Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan, geçen hafta Ahlat'ta olduğunu hatırlatarak, "Anadolu'nun tapu senedi olan Ahlat'ta hem gençlerimizle kucaklaştık hem de çok kritik mesajlar içeren önemli bir birliktelik fotoğrafı verdik. Devlet-millet bir olduğumuzu, teröre ve bölücü emellere karşı tek yürek, tek bilek olduğumuzu Ahlat'ta çok net biçimde ortaya koyduk. Ertesi gün Malazgirt zaferimizin 953'üncü seneidevriyesini, her yaştan, her kökenden binlerce vatandaşımızın katılımıyla gururla idrak ettik. Sultan Alparslan'ın ve kahraman ordusunun bize emaneti olan toprakları ebedi vatanımız olarak koruyacağımızı orada bir kez daha ilan ettik." değerlendirmesinde bulundu. 30 Ağustos Zafer Bayramı'nı Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde kutladıklarına vurgu yapan Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan, "Milletin evinde dualarla, marşlarla yine büyük bir coşkuyla kutladık. Dün Kara Harp Okulumuzun hem mezuniyet sevincini paylaştık hem de inşası tamamlanan yaklaşık 1500 kişi kapasiteli camimizi ibadete açtık. Bugün önce Deniz Harp Okulumuzda bahriyelilerimize diplomalarını takdim ettik, şimdi de sizlerin mezuniyet heyecanına ortak oluyoruz." diye konuştu. Diplomalarını alan teğmenleri tebrik eden ve "Hudutsuz göklerin pervasız kartallarına görev yerlerinde Rabbimden üstün başarılar diliyorum." ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, teğmenlerin yetişmesine vesile olan aileleri, komutanları ve hocaları kutladı. ORDUMUZU HER ALANDA DAHA DA GÜÇLENDİRDİK SUTASAK mezunları da dahil edildiğinde okulun toplam mezun sayısının 1462'ye ulaştığını kaydeden Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan, "Sadece 8 yıl gibi kısa sürede geldiğimiz bu noktayı çok önemsiyoruz. Dün de ifade ettim, bugün tekrar vurgulamak istiyorum. Türk Silahlı Kuvvetleri, bir ordunun karşılaşacağı en ağır imtihanlardan birini, olabilecek en az hasarla atlatmayı başarmıştır. Yaklaşık 40 yıl boyunca habis bir ur gibi büyüyen FETÖ ihanet çetesini söküp atmakla kalmadık, ordumuzu her alanda daha da güçlendirdik." dedi. Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan, gerçekleştirilen terörle mücadele faaliyetlerine işaret ederek, ''15 Temmuz başarısız darbe girişiminden yalnızca 40 gün sonra Fırat Kalkanı harekâtını yapmak suretiyle devletimizin tökezlemesini, zayıflamasını, sendelemesini bekleyenlere çok önemli mesajlar verdik. Ardından Zeytin Dalı, Barış Pınarı, Bahar Kalkanı harekâtlarıyla Suriye'nin kuzeyinde yuvalanan terör örgütlerine ölümcül darbeler indirdik. Gabar'da bu darbeyi vurduk, Tendürek'te bu darbeyi vurduk, Bestler Deresi'nde bu darbeyi vurduk ve terör örgütleri kaçacak delik arıyorlar ama bulamayacaklar." diye konuştu. Libya'da darbeciler karşısında meşru hükümete verilen destekle Libya halkının daha büyük acılar yaşamasının önüne geçtiklerini belirten Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan, "Somali'den Katar'a kadar ihtiyaç duyulan her yerde dost ve kardeşlerimizle dayanışma hâlindeyiz. Son 2 yıldır da Pençe harekâtlarımızla Irak'ın kuzeyindeki terör bataklığını kurutmaya çalışıyoruz." ifadelerini kullandı. Azerbaycan Karabağ'da da Azeri kardeşleriyle düşman güçlerini tamamıyla yok ettiklerini anımsatan Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan, "İnşallah çok yakında buradaki hedeflerimize de ulaşacağız. Kilidi kapatacak, bölücü alçakları milletimiz ve Iraklı kardeşlerimiz için bir tehdit kaynağı olmaktan mutlaka çıkaracağız. Şunu çok açık söylemek isterim. 15 Temmuz vari bir ihanetin ardından dünyadaki hiçbir devlet Türkiye'nin yaptığını yapamazdı. Türk Silahlı Kuvvetleri dışında dünyadaki hiçbir ordu, çok kısa sürede sınırları ötesinde böyle bir başarıya imza atamazdı." dedi. FETÖ ihanetinin Silahlı Kuvvetlerin bünyesinde açtığı yaraları sarmanın yanında, ordunun gücüne güç, itibarına da itibar kattıklarını kaydeden Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan, "Elbette mücadelemiz henüz bitmiş değil. Gardımızı indirmememiz gerektiğinin bilincindeyiz. Rehavete kapılma gibi bir lüksümüz asla bulunmuyor. Çok daha iyi seviyelere geleceğimize yürekten inanıyoruz." dedi. Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan, ''Ya zafer ya şehadet'' diyerek ölüme meydan okuyan aziz şehitleri rahmetle yâd edip kahraman gazilere şükranlarını sundu. Türkiye Yüzyılı'nın inşası için emek veren, ter döken herkese teşekkür eden Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan, "Çelikten kanatlarıyla gurur kaynağımız olan havacılarımız, aynı zamanda Gök Vatan'ın savunmasında da çok kritik roller üstlenmektedir. Terörle mücadele başta olmak üzere ülkemizin güvenliğine dair tehditlerin bertaraf edilmesinde de Hava Kuvvetlerimiz büyük sorumluluklar alıyor. 'İstikbal göklerdedir.' düsturuyla Hava Kuvvetlerimizi her alanda güçlendirmenin çabasındayız. İnsansız hava araçlarında yakaladığımız ivme sadece dost ve kardeş halklar tarafından değil tüm dünyada gıptayla takip ediliyor. Biliyorsunuz bu alanda dünyanın ilk üç-dört ülkesinden biriyiz." diye konuştu. BÖLÜCÜ TERÖR ÖRGÜTÜ ELEBAŞLARINI KIRMIZI HALILARLA KARŞILAMAKTAN ÇEKİNMEDİLER Avrupa'dan Asya'ya, Afrika'dan Orta Doğu'ya 50'yi aşkın ülkede Türk şirketlerin ürettiği Türk SİHA'larının kullanıldığını hatırlatan Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Testleri devam eden Kızılelma ve ANKA-3'ün devreye girmesiyle birlikte bu alanda artık yeni bir ligin oyuncusu olacağız. Millî muharip uçağımız KAAN hepimizi heyecanlandıran projelerimizin en başında geliyor. Bir taraftan 5. nesil savaş uçağımızı geliştirirken, eş zamanlı olarak da F-16'larımızı modernize ediyoruz. ATAK helikopterlerimizi terörle mücadelede çok etkin şekilde kullanıyoruz. Çok amaçlı helikopterimiz GÖKBEY ve eğitim uçağımız HÜRJET'le de önemli bir ihtiyacımızı karşılayacağız. EFES-2024 Tatbikatı'nda HÜRJET ve GÖKBEY başta olmak üzere birçok sistemimiz ilk defa görev aldı. Sistemler sistemi olarak geliştireceğimiz 'Çelik Kubbe' projemizi inşallah tüm unsurlarıyla hayata geçireceğiz. Birilerinin Demir Kubbesi varsa bizim de Çelik Kubbemiz olacak. Çelik Kubbe, katmanlı hava savunma sistemlerimiz ile tüm algılayıcı ve silahlarımızın birbirleriyle entegre çalışmasını sağlayacak. Füzelerden hava savunma sistemlerine kadar, vatan savunmasında Hava Kuvvetlerimiz neye ihtiyaç duyuyorsa, hiç tereddüt etmeden onu üretmenin, geliştirmenin veya tedarik etmenin gayretindeyiz." Bölgede yaşanan gelişmelerin son 22 yıldır savunma sanayinde atılan adımların önemini tekrar hatırlattığını kaydeden Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan, "Şu gerçeği akıl ve basiret sahibi herkes çok rahat görebiliyor. Türkiye kendi göbeğini kendi kesmek zorunda olan bir ülkedir. Üyesi olduğumuz ittifakların ihtiyaç durumunda nasıl davrandıklarını Suriye krizinde bizzat gördük. Bir-iki ülke dışında, patriot bataryası göndermekten bile imtina ettiler. PKK'nın Suriye uzantısına açıkça destek vermekten, bölücü terör örgütü elebaşlarını kırmızı halılarla karşılamaktan çekinmediler. Savunma sanayi alanında maruz bırakıldığımız gizli-açık ambargoları, ihracat kısıtlamalarını burada saymıyorum." diye konuştu. Kıbrıs Barış Harekâtı'ndan, son yıllarda terör örgütlerine yönelik sınır ötesi operasyonlara, hep aynı engellerle karşılaştıklarını söyleyen Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan, "Hep ikircikli tutumlar... Allah korusun, yarın ülkemizin başına bir sıkıntı gelse, yine aynı durumla karşılaşmamız kuvvetle muhtemeldir. Dolayısıyla devlet olarak ne yapıyorsak, geçmişteki bu acı tecrübelerin ışığında yapıyoruz. Kendi bileğimiz, kendi yeteneklerimiz, kendi gücümüz dışında kimseye bel bağlamıyoruz. Zor günlerimizde daima yanımızda bulduğumuz kardeşlerimiz dışında, sadece milletimize güveniyoruz, kendi insan kaynağımıza güveniyoruz. Bundan sonra da aynı şekilde yolumuza devam edeceğiz. Bizimle yol yürümek isteyenlere elbette sırtımızı dönmeyeceğiz ama tüm yumurtalarımızı tek sepete koyma yanlışına da düşmeyeceğiz." dedi. Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan, teğmenlerin, Hava Harp Okulunda son derece modern, kaliteli, çok yönlü bir eğitim aldıklarını, eğitim hayatlarında edindikleri niteliklerin ve değerlerin üstlenecekleri bütün görevlerde kendilerinin pusulası olacağını belirterek, orduyu çok daha ileri seviyelere taşıyacaklarına yürekten inandığını söyledi. Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan, mezun öğrencilerin, kendilerinden önceki mezunların tecrübelerinden istifade ederek Türkiye'nin aydınlık yarınları için çalışacaklarından şüphesi olmadığını ifade etti. "Meslek hayatınızın farklı kademelerinde, vatanımızın farklı köşelerinde görev yaparken şu hususları lütfen unutmayınız." diyen Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan, şöyle devam etti: "Sizler bu milletin, bu ülkenin göz bebeği olan bir kurumun mensuplarısınız. Üzerinizdeki emanetin ne derece şerefli olduğunu sizler zaten çok iyi biliyorsunuz. Kendinizi geliştirmeye lütfen devam edin. Milletimizin size duyduğu güveni lütfen boşa çıkarmayın. Hukuktan, demokrasiden, millî iradenin egemenliğinden asla sapmayın. Milletimizi ayakta tutan inanç ve medeniyet değerlerimize sıkı sıkıya sahip çıkın. Milletimizin cumhurbaşkanı, devletimizin başı ve Türk Silahlı Kuvvetleri'nin başkomutanı olarak siz genç teğmenlerimize sonuna kadar güveniyorum. Tüm ailenize inanıyorum ki layık olacaksınız. Zira aileleriniz sizleri bu harp okullarına gönderirken çok büyük bir inançla, idrakle gönderdiler. Sizlerin de ailelerinize aynı şekilde layık olacağınıza inanıyorum. Rabbim yar ve yardımcınız olsun diyorum." Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan, törenin ardından açılışını yapacakları Hava Harp Okulu Camisi'nin hayırlara vesile olması temennisinde bulunarak, "Geçen sene Deniz Harp Okulu Camimizi açmıştık. Dün de Kara Harp Okulumuzda inşa edilen camiyi hizmete verdik. Milli Savunma Üniversitesindeki diğer okul yerleşkelerimizde ise 7 cami inşaatımız sürüyor. Bunları da Allah nasip ederse 2025 baharına bitirmeyi arzu ediyoruz. Heybeliada Bahriye Mektebi Camisi bizim için ayrıca önemli. Geride hiçbir iz kalmayan bu güzide eseri aslına uygun olarak yeniden yapıyoruz. Bugün hizmete girecek Hava Harp Okulu Camimizle bir eksiği gidermenin bahtiyarlığını yaşıyoruz. Emeği geçenleri, katkısı bulunanları canıgönülden tebrik ediyor, Rabbim gök kubbemizden Ezan-ı Muhammedi'leri eksik etmesin diyorum." ifadelerini kullandı. Mezun olan öğrencileri tebrik eden Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan, misafir öğrencilere de ülkelerinde yapacakları görevlerde başarılar diledi. #MillîSavunmaBakanlığı #YaşarGüler

T.C. Millî Savunma Bakanlığı

93,654 Aufrufe • vor 1 Jahr

Millî Savunma Bakanlığının faaliyetlerine ilişkin Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Tuğamiral Zeki Aktürk tarafından Haftalık Basın Bilgilendirme Toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıda şu bilgiler paylaşıldı: 59 TERÖRİST ETKİSİZ HÂLE GETİRİLDİ Gücünü bağrından çıktığı asil Türk milletinin sevgisi ve güveninden alan; vatan, millet ve bayrak sevgisini en büyük faziletlerden en mukaddes vazifelerden bilerek canını seve seve feda eden kahraman Mehmetçiklerimiz, 22-23 Aralık 2023 tarihlerinde bölücü terör örgütü mensuplarınca gerçekleştirilen sızma girişimi ve hain saldırılarda bir kez daha göğsünü siper etmiş, bekamıza kasteden hainlere geçit vermemiştir. Bu saldırılarda şehit olan kahraman silah arkadaşlarımıza bir kez daha Allah’tan rahmet; kederli ailelerine, Türk Silahlı Kuvvetleri ile asil milletimize başsağlığı ve sabır diliyoruz. Hain terör saldırıları sonrası Irak ve Suriye’nin kuzeyinde bulunan terör hedeflerine yönelik icra edilen hava harekâtlarıyla içerisinde sorumlu düzeyde teröristlerin de bulunduğu değerlendirilen mağara, sığınak, barınak, petrol tesisi ve depolardan oluşan toplam 71 hedef başarıyla imha edilmiştir. Şehitlerimizin kanını yerde bırakmayan Kahraman Mehmetçik; çatışmalar, ateş destek vasıtaları ve hava harekâtları ile bölgede toplam 59 teröristi etkisiz hâle getirmiştir. Hedeflerdeki etki kıymetlendirmesi devam etmektedir. Böylece 81’i son bir haftada olmak üzere yıl içerisinde etkisiz hâle getirilen terörist sayısı 2.201’e ulaşmıştır. SN. BAKANIMIZ HAVA HAREKÂTLARINI HAVA KUVVETLERİ HAREKÂT MERKEZİNDEN SEVK VE İDARE ETTİ Sayın Bakanımız beraberinde Türk Silahlı Kuvvetleri Komuta Kademesi ile - 22-23 Aralık’ta teröristler tarafından gerçekleştirilen hain saldırılar sonrası düzenlenen hava harekâtlarını Hava Kuvvetleri Harekât Merkezinden sevk ve idare etmiş, - Ardından bölgeye giderek şehitlerimiz için Şırnak ve Hakkâri’de düzenlenen uğurlama törenlerine katılmış ve menfur terör saldırılarında yaralanan personelimizi hastanede ziyaret etmiştir. Ziyaretleri çerçevesinde Şırnak’taki 23’üncü Piyade Tümen Komutanlığı ile Hakkâri’deki Dağ ve Komando Tugay Komutanlığında inceleme ve denetlemelerde bulunarak devam eden operasyonlara ilişkin talimatlar veren Sayın Bakanımız, - Hâlihazırda üs bölgelerinde ve hudutlarımızda zorlu iklim/arazi şartlarında kahramanlık ve fedakârlıkla görev yapan Türk Silahlı Kuvvetlerimizin terörle mücadelesine tüm terör inleri yıkılıp tek bir terörist kalmayıncaya ve eli kanlı teröristler, bu coğrafyadan yok olup gidinceye kadar aynı kararlılıkla devam edeceğini vurgulamıştır. PENÇE OPERASYONLARI İLE TERÖRİST SALDIRILARI ENGELLENDİ Tehditleri sınırlarımıza dayanmadan kaynağında bertaraf etmeyi öngören “Terörle Mücadelede Yeni Güvenlik Konsepti” kapsamında Irak’ın kuzeyinde 2019 yılında başlatılan “Pençe Serisi” operasyonlar ile çok sayıda terörist etkisiz hâle getirilirken yine çok sayıda mağara, sığınak, barınak, silah ve mühimmat ele geçirilmiş, terör örgütüne ağır darbe indirilmiştir. Böylece yurt içinde bitme noktasına gelen bölücü terör örgütünün Irak’ın kuzeyinden ülkemize yönelik saldırıları engellenmiştir. PKK/KCK terör örgütünün kullandığı sığınak/barınak ve lojistik tesisleri imha etmek, teröristleri etkisiz hâle getirmek ve bölgede alan hâkimiyeti tesis ederek hudut emniyetini ileriden sağlamak maksadıyla icra edilen Pençe Operasyonları kapsamında; - 27 Mayıs 2019’da Hakurk'a başlatılan Pençe-1, 12 Temmuz 2019’da Pençe-2 ile genişletilmiş, - Sağlanan alan hâkimiyetinin artırılması maksadıyla Haftanin'e 23 Ağustos 2019’da Pençe-3 ve 16 Haziran 2020’de Pençe-Kaplan, - 23 Nisan 2021’de Avaşin-Basyan ve Metina bölgelerine yönelik eş zamanlı olarak başlatılan Pençe-Şimşek ve Pençe-Yıldırım ile terör örgütü üzerindeki baskı daha da artırılmış, - 17 Nisan 2022’de Zap, Metina ve Avaşin bölgelerine başlatılan Pençe Kilit Operasyonu ile toplamda 2.453 kilometrekarelik alan kontrol edilerek kilit kapatılmış ve Irak hududumuzun ileriden kontrolü tamamen sağlanmış, alan hâkimiyeti genişletilmiş ve terör örgütünün hareket serbestisi ile eylem kabiliyeti büyük ölçüde engellenmiştir. Bahse konu operasyon serisi ile “girilemez” denilen yerlere girilmiş, “ulaşılamaz” denen yerlere ulaşılarak toplam; - 1.655 bölücü terör örgütü mensubu etkisiz hâle getirilmiş, - 4 bin 999 mayın ve el yapımı patlayıcı imha edilmiş, - 2 bin 472 mağara ve sığınak kullanılamaz hâle getirilmiş, - 2 bin 934 silah ve yaklaşık 1 milyon 377 bin mühimmat ele geçirilmiştir. Bu operasyonlara ilave olarak planlı ve ani hava harekâtları ile gece, gündüz ve her türlü hava şartında sınırlarımızdan yaklaşık 150 km derinlikte bulunan Asos ve Kandil gibi terör yuvalarına harekât icra edilmekte ve teröristlerin barınakları yerle bir edilmektedir. Böylece teröristlere ağır bir darbe indirilerek sınırlarımızın ve vatandaşlarımızın güvenliği sağlanmış, bir gece ansızın terör inlerini yerle bir etme kararlılığımız gösterilmiştir. Bir kez daha hatırlatıyoruz ki Suriye ve Irak’taki tüm operasyonlarımız; - Birleşmiş Milletler Antlaşması’nın 51’inci maddesinden doğan meşru müdafaa haklarımız doğrultusunda, - Komşularımızın egemenlik haklarına ve toprak bütünlüğüne saygılı olarak, - Masum sivillerin, dost unsurların, tarihî ve kültürel varlıklar ile çevrenin zarar görmemesi için her türlü tedbir alınarak icra edilmektedir. Tek hedefimiz teröristlerdir ve PKK/KCK, PYD/YPG ve DEAŞ’ın Suriye ve Irak’taki tüm unsurları, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da meşru hedefimizdir. RESMÎ AÇIKLAMA YAPILMADAN ŞEHİT HABERLERİ PAYLAŞILMAMALI Son dönemde, bazı basın-yayın organları ve sosyal medyada yapılan haber ve paylaşımlarda yaşanan olaylarla ilgili bilgilerin resmî açıklama yapılmadan, bilinçli ya da bilinçsiz bir şekilde, eksik veya yanlış paylaşıldığı ve yayıldığı gözlemlenmektedir. Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, şehit ve yaralı personel olması durumunda olay ve durumun tüm boyutlarını dikkate alarak ve yürürlükteki mevzuat kapsamında hareket etmektedir. Bu kapsamda aileler, olay hakkında sağlıklı bilgilendirme yapmak ve ailenin içinde bulunacağı ruhsal durum sonucu ortaya çıkabilecek olumsuzlukları engellemek adına içerisinde sağlık personelinin de bulunduğu bir heyet tarafından bilgilendirilmektedir. Şehit yakınlarının, haberi bu amaçla kurulan heyetten öğrenmesi, haberin farklı adreslerde veya illerde ikamet eden yakınlarına aynı anda ve mutlaka ailenin evinde yüz yüze görüşülerek verilmesi, ailesine haber verilene kadar şehidin kimlik bilgileri ve olay içeriği hakkındaki bilgilerin basın veya ilgisi olmayan kişi ve kurumlarla paylaşılmaması esastır. Olayın meydana gelişi, değerlendirilmesi, otopsi işlemleri ve ailelerin bilgilendirilmesi dâhil tüm süreç tamamlandıktan sonra kamuoyuna resmî açıklama yapılmaktadır. Dolayısıyla, başta asker ailelerimiz olmak üzere milletimiz için oldukça önemli, hayati ve hassas olan bu konuda henüz ailelere haber verilmeden ve resmî açıklama yapılmadan bilgi, haber ve görsel paylaşılmamalıdır. Millî birlik ve beraberliğimiz ile bekamıza yönelik terör tehdidinin bir diğer boyutu da bilgi kirliliği oluşturarak kara propaganda ile başta Türk Silahlı Kuvvetlerimiz olmak üzere güvenlik güçlerimizin ve halkımızın moral ve motivasyonunu olumsuz etkilemeye yöneliktir. Bazı yorum, paylaşım ve değerlendirmelerle terör örgütünün kara propagandasına ve dezenformasyonuna alet olunduğu gözlenmektedir. Bu konuda tüm kesimler; bilinçli ve sorumlu hareket etmeli, teröristlere ve teröre müzahir gruplara fayda sağlayacak tutum ve davranışlardan uzak durmalı ve yalnızca resmî açıklamalara itibar etmelidir. SURİYE’DE 27 TERÖRİST ETKİSİZ HÂLE GETİRİLDİ Suriye’de, harekât alanlarımızda oluşturulan güvenlik ve huzur ortamını bozmaya yönelik taciz ve saldırı girişimleri de devam etmektedir. Nitekim yıl içerisinde birliklerimize yönelik gerçekleştirilen 496 taciz ve saldırıya gerekli karşılık verilerek 27’si son bir haftada olmak üzere 1.502 terörist etkisiz hâle getirilmiştir. Bölgede; - Güvenlik ve istikrarın sürdürülmesi için gerekli tüm tedbirler alınmakta, - Suriyelilerin emniyetli bir ortama geri dönüşlerinin sağlanmasına yönelik çalışmalar devam etmektedir. HUDUTLARDA 138 ŞAHIS YAKALANDI Cumhuriyet tarihimizin en yoğun ve etkin tedbirleri ile korunan hudutlarımızda; - Son bir haftada yasa dışı yollarla geçmeye çalışan 138 şahıs yakalanmıştır. Bu şahıslardan 5’i FETÖ, 1’i PKK/YPG ve 1’i DEAŞ’lı olmak üzere, 7’si terör örgütü mensubudur. 3 bin 321 şahıs ise hududu geçemeden engellenmiştir. - Böylece yıl içerisinde hudutlarımızdan yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısı 13 bin 640’a yükselmiştir. Bu şahıslardan 420’si FETÖ mensubu olmak üzere toplam 605 terör örgütü mensubu kolluk kuvvetlerine teslim edilmiştir. Hududu geçemeden engellenen kişi sayısı da 207 bin 289 olmuştur. Yine son bir hafta içerisinde yapılan operasyonlarda yaklaşık 34 kilogram uyuşturucu ele geçirilmiştir. BÖLGESEL VE KÜRESEL BARIŞ VE İSTİKRARA KATKILARIMIZ SÜRÜYOR Türk Silahlı Kuvvetlerimiz; terörle mücadele ve hudut güvenliği ile mavi ve gök vatanımızda hak ve menfaatlerimizi korumanın yanı sıra; - Millî meselemiz olan Kıbrıs, - “İki devlet, tek millet” anlayışı ile bir ve beraber olduğumuz Azerbaycan, - Tarihî ve kültürel bağlarımız olan Balkanlar, - 500 yıllık dostluk ve kardeşlik ilişkilerimiz bulunan Libya başta olmak üzere birçok coğrafyada kardeş, dost ve müttefik ülkelerin haklı davalarına destek olmayı sürdürmektedir. Bu vesileyle köklü tarihî ve kültürel ilişkilerimizin olduğu Libya’nın Bağımsızlık Günü’nü bir kez daha kutluyoruz. 21 Aralık’ta Bakanlığımız ve Amerika Birleşik Devletleri Savunma Bakanlığı heyetlerinin katılımıyla Washington’da “Türkiye Cumhuriyeti ve Amerika Birleşik Devletleri Yüksek Düzeyli Savunma Grubu Toplantısı” icra edilmiştir. Toplantıda ikili savunma, askerî eğitim ve savunma sanayi iş birliğinin yanı sıra bölgesel ve uluslararası güvenlik meseleleri üzerine müzakereler ve görüş alışverişinde bulunulmuştur. Bir sonraki toplantının önümüzdeki yıl Türkiye’de yapılması planlanmaktadır. Diğer yandan Sayın Bakanımız tarafından 25 Aralık’ta Sayın Genelkurmay Başkanımızın resmî davetlisi olarak Türkiye’ye gelen Suudi Arabistan Genelkurmay Başkanı makamında kabul edilmiştir. Gazze ile ilgili ilk günden bu yana sergilediğimiz insani ve adaletli tutumumuzu bugün de sürdürüyoruz. Filistinli kardeşlerimizin daima yanlarında olduk, önümüzdeki dönemde de yanlarında olmaya devam edeceğiz. En kısa zamanda kalıcı bir ateşkes ilan edilmesi temennisiyle Filistin meselesi adil bir sonuca kavuşturulmadan bölgemizde kalıcı bir barışın mümkün olmayacağını bir kez daha vurguluyoruz. İsrail’in işgali son bulmadan sorunun çözülemeyeceğini; egemen ve bağımsız Filistin devletinin bir an önce kurulması gerektiğini tekrar ifade ediyoruz. TSK EĞİTİM-TATBİKAT FAALİYETLERİNE DEVAM EDİYOR Türk Silahlı Kuvvetlerimizin harbe hazırlığının en üst seviyede tutulması maksadıyla ulusal ve uluslararası eğitim ve tatbikat faaliyetlerine de aralıksız devam edilmektedir. Bu çerçevede, -19-25 Aralık 2023 tarihleri arasında NATO Güvence Tedbirleri çerçevesinde Havadan İhbar Kontrol uçağımız tarafından Romanya hava sahasında uçuş görevi, - 27 Aralık’ta ise TCG PREVEZE denizaltımız tarafından Doğu Akdeniz’de ilk millî ağır torpidomuz AKYA ile harp atışı başarıyla gerçekleştirilmiştir. - 26-28 Aralık 2023 tarihleri arasında ise Azerbaycan’da Hibrit Tehditlere Mukabele Tatbikatı icra edilmektedir. Diğer taraftan; - NATO Daimî Deniz Görev Grubu-2 görevi kapsamında Arnavutluk Deniz Kuvvetlerine ait ALS BUTRINTI tarafından İzmir’e, - Birleşmiş Milletler Lübnan Geçici Görev Kuvveti görevi kapsamında Almanya Deniz Kuvvetlerine ait FGS BADEN WUERTTEMBERG tarafından ise Mersin’e liman ziyaretleri gerçekleştirilmektedir. ÖĞRENCİ VE PERSONEL TEMİN FAALİYETLERİ SÜRÜYOR Personel ve askerî öğrenci alım/temin faaliyetlerimiz planlandığı şekilde devam etmektedir. Asil milletimizin desteğiyle şehit ve gazilerimizin kıymetli ailelerine, kahraman gazilerimiz ve silah arkadaşlarımıza destek olan Türk Silahlı Kuvvetleri Dayanışma Vakfının kuruluşunun 24’üncü yıl dönümünü kutluyor, başarılı çalışmalarının devamını diliyoruz. Sonuç olarak Millî Savunma Bakanlığı ve Türk Silahlı Kuvvetleri; - Cumhuriyetimizin ikinci asrında, - Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde ve “Türkiye Yüzyılı” hedefleri doğrultusunda, - Yeni yılda da ülkemizin ve milletimizin güvenliği ve huzuru için terörle mücadeleden sınır güvenliğine, uluslararası misyonlardan insani yardım faaliyetlerine kadar çok geniş bir alanda, üstlenmiş olduğu tüm görevleri bugüne kadar olduğu gibi başarıyla yerine getirme azim ve kararlılığındadır. Ayrıca; - Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Ankara’ya gelişinin 104’üncü yılında Başkomutanımız Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını, şehadetlerinin 93’üncü yıl dönümünde başta Asteğmen Kubilay, Bekçi Hasan ve Şevki Beyler olmak üzere tüm aziz şehitlerimizi; ebediyete irtihal eden kahraman gazilerimizi bir kez daha rahmet, minnet ve saygıyla yâd ediyor; - 2024 yılının ülkemize ve milletimize sağlık, başarı ve mutluluk; bölgemize ve dünyaya ise daha fazla barış, huzur ve istikrar getirmesi temennisiyle asil milletimizin yeni yılını en içten dileklerimizle şimdiden kutluyoruz. #MillîSavunmaBakanlığı

T.C. Millî Savunma Bakanlığı

105,369 Aufrufe • vor 2 Jahren

Millî Savunma Bakanlığının faaliyetleri başta olmak üzere gündemdeki konulara ilişkin olarak Haftalık Basın Bilgilendirme Toplantısı gerçekleştirildi. Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Tuğamiral Zeki Aktürk tarafından icra edilen toplantıda şu bilgiler paylaşıldı: SURİYE’NİN TOPRAK BÜTÜNLÜĞÜ VE ÜNİTER YAPISI KORUNMALI Bakanlığımızın geniş bir stratejik vizyon çerçevesinde, devletimizin bekası ve milletimizin güvenliği için gerçekleştirdiği görev ve faaliyetleri başarıyla devam etmektedir. Karanlık bir dönemin ardından yeni bir sayfanın açıldığı Suriye’de barış, huzur ve istikrara yönelik adımları destekliyor, güney komşumuzun toprak bütünlüğü ve üniter yapısının korunması gerektiğini ifade ediyoruz. Bu kapsamda; - Suriye’deki yeni yönetimin tek ordu çağrısını ve çalışmalarını desteklediğimizi, - Suriye yönetimiyle terörle mücadele konusunda ortak çalışma arzusunda olduğumuzu, - Suriye’nin ve bölgemizin geleceğinde DEAŞ, PKK/YPG ve uzantıları dâhil hiçbir terör oluşumuna yer olmadığını ve bunlara izin vermeyeceğimizi bir kez daha vurguluyoruz. Suriyelilerin gönüllü, güvenli ve saygın bir şekilde dönüşlerinin sağlanmasına yönelik çalışmalarımız devam edecek, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da Suriye halkının yanında olmayı sürdüreceğiz. Önümüzdeki süreçte; - Türk Silahlı Kuvvetlerimizin, Suriye'nin yeni yönetimiyle savunma alanında yapacağı iş birliğini, yalnızca iki ülkenin çıkarları değil aynı zamanda bölgemizin barış ve istikrarı için de önemli bir fırsat olarak görüyor, - Türkiye'nin güçlü savunma sanayi altyapısı, savunma teknolojileri alanındaki deneyimleri ve terörle mücadele tecrübesi ile birçok ülkenin örnek aldığı ordusunun, Suriye'nin güvenlik ve savunma kapasitesinin artırılmasına önemli katkılar sağlayacağına inanıyoruz. SON 1 HAFTADA 62 TERÖRİST ETKİSİZ HÂLE GETİRİLDİ Ülkemize yönelik terör tehdidini tamamen ortadan kaldırmak, bölgemizin güvenlik ve istikrarına katkı sağlamak için yurt içinde ve sınır ötesinde gerçekleştirdiğimiz önleyici ve yok edici operasyonlarımız kararlılıkla devam etmektedir. Son bir hafta içerisinde 17’si Irak, 55’i Suriye harekât alanlarında olmak üzere birliklerimize yönelik 72 taciz ve saldırı girişiminde bulunulmuştur. Bölgedeki sivillere de zarar veren bu taciz ve saldırılara anında ve misliyle verilen karşılık ve devam eden operasyonlarla Irak ve Suriye’nin kuzeyi dâhil son bir haftada 62 terörist etkisiz hâle getirilmiştir. Böylece yıl içerisinde etkisiz hâle getirilen terörist sayısı 3 bin 21’e ulaşmıştır. Ayrıca geçtiğimiz hafta içerisinde; - 2 PKK’lı terörist Hudut Karakollarımıza teslim olmuş, - Irak’ın kuzeyindeki arama tarama faaliyetlerinde tespit edilen bir mağarada çok sayıda silah, mühimmat ve yaşam malzemesi ele geçirilmiştir. HUDUTLARDA 85 ŞAHIS YAKALANDI Kaçakçılığın, yasa dışı geçişlerin engellenmesi ve terörle mücadele etkinliğinin artırılması kapsamında sınır güvenliğinde alınan etkili ve modern teknolojiye dayalı tedbirlerle; - Son bir hafta içerisinde 8’i terör örgütü mensubu olmak üzere 85 şahıs yakalanmış, 1 Ocak’tan bugüne kadar hudutlarımızdan yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısı 13 bin 830 olmuştur. - Son bir haftada engellenen 527 şahıs ile birlikte bu yıl içerisinde engellenen kişi sayısı da 95 bin 340’a ulaşmıştır. SN. BAKANIMIZ, SUUDİ ARABİSTAN GENELKURMAY BAŞKANI’NI KABUL EDECEK Türk Silahlı Kuvvetlerimiz; uluslararası görevler ile dost ve müttefik ülkelerdeki eğitim ve danışmanlık faaliyetlerine başarıyla devam etmektedir. Bu vesileyle köklü tarihî ve kültürel ilişkilerimizin olduğu Libya’nın Millî Günü’nü (24 Aralık) bir kez daha kutluyoruz. Sayın Bakanımız, - 20 Aralık’ta “Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Yıllık Komutanlar Toplantısı”na katılmış, 21 Aralık’ta; - Komuta Kademesi ile Kilis/Çıldıroba’da bulunan 6’ncı Kolordu ve Müşterek Özel Görev Komutanlığı Esas Komuta Yerinde inceleme ve denetlemelerde bulunmuş, - Yurt içi ve sınır ötesindeki birlik komutanlarının katılımıyla video telekonferans toplantısı gerçekleştirmiş, - Ardından Gaziantep/İslahiye’de bulunan 2’nci Zırhlı Tugay Komutanlığını ziyaret ederek faaliyetlere ilişkin bilgi almıştır. - 24 Aralık’ta Balıkesir/Karesi’deki mühimmat fabrikasında meydana gelen patlama sonrası olay yerine giderek incelemelerde bulunan ve yaralıları ziyaret eden Sayın Bakanımız, aynı gün ABD Savunma Bakanı ile ikili ilişkiler ve Suriye başta olmak üzere bölgesel savunma, güvenlik konularının ele alındığı bir telefon görüşmesi gerçekleştirmiştir. - 25 Aralık’ta Irak İçişleri Bakanı ile Bakanlığımızda bir araya gelen, ardından Dışişleri Bakanımız ile görüşen Sayın Bakanımız, bugün de (26 Aralık) Genelkurmay Başkanımızın resmî davetlisi olarak ülkemize gelen Suudi Arabistan Genelkurmay Başkanını kabul edecektir. Öte yandan Sayın Genelkurmay Başkanımız, 19 Aralık’ta resmî davetlisi olarak Ankara’da bulunan Senegal Cumhuriyeti Genelkurmay Başkanını makamında ağırlamış, aynı gün Birleşik Krallık Genelkurmay Başkanı ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirmiştir. Sayın Genelkurmay Başkanımız bugün (26 Aralık) de Suudi Arabistan Genelkurmay Başkanı ile görüşecektir. Sayın Kara Kuvvetleri Komutanımız da, 23 Aralık’ta Azerbaycan’a resmî ziyarette bulunarak Savunma Bakanı ve Genelkurmay Başkanı ile görüşmeler gerçekleştirmiştir. Millî Savunma Bakan Yardımcımız Musa Heybet ise 19-22 Aralık tarihleri arasında gerçekleştirilen Vietnam Uluslararası Savunma Fuarı'na katılmış ve çeşitli temaslarda bulunmuştur. İSRAİL BİR AN EVVEL GAZZE’DE ATEŞKESİ KABUL ETMELİ İsrail’in, 13 yıldan fazla süren iç savaşın yıkıcı etkilerini atlatmaya çalıştığı bir dönemde Suriye’ye yönelik müdahalesine son vermesi, Lübnan’la imzalanan ateşkes anlaşmasına tümüyle uyması ve Gazze’de ateşkesi bir an evvel kabul etmesi gerektiğini tekrar vurguluyoruz. Bir yıldan uzun bir zamandır yoğun bombardıman altında yaşayan Filistin halkı şimdi de açlık ve bulaşıcı hastalık riskiyle karşı karşıyadır. Yaşananları uluslararası toplum artık görmezlikten gelmemelidir. Bölgemizde barış ve istikrarın hâkim olması ve Filistin halkının uğradığı mezalimin sona ermesi gerektiğini bir kez daha ifade ediyoruz. TSK EĞİTİM-TATBİKAT VE ULUSLARARASI GÖREVLERE DEVAM EDİYOR Türk Silahlı Kuvvetlerimizin eğitim ve tatbikat faaliyetleri de aralıksız devam etmektedir. 17 Aralık’ta Pakistan’da başlayan Ayyıldız Türkiye-Pakistan İkili Sat Tatbikatı bugün (26 Aralık) sona erecektir. Bosna Hersek’teki Avrupa Birliği Gücü Althea Harekâtı Manevra Bölüğü rotasyonu kapsamında 1 Ocak 2025’te İtalya’dan görevi devralacak ve 30 Haziran 2026’ya kadar görev yapacak motorlu piyade bölüğümüzün intikali 20 Aralık’ta tamamlanmıştır. - 15-31 Aralık tarihleri arasında Bangladeş Deniz Kuvvetlerine ait SANGRAM gemisi tarafından Mersin’e liman ziyareti gerçekleştirilmektedir. 30 Aralık 2024-5 Ocak 2025 tarihleri arasında, - Arnavutluk Deniz Kuvvetlerine ait ORIKU gemisi tarafından İzmir’e, - Pakistan Deniz Kuvvetleri unsuru Yamama gemisi tarafından ise Gölcük’e liman ziyaretleri yapılacaktır. - 19 Aralık’ta Romanya hava sahasında icra edilen Entegre Hava ve Füze Savunma Harekâtı faaliyetine 2 adet F-16 ve tanker uçağımız ile katılım sağlanmıştır. Söz konusu görev kapsamında Romanya’ya ait 5 adet F-16 uçağına havada yakıt ikmali yapılmıştır. YENİ NESİL FIRTINA OBÜSÜ ENVANTERE ALINDI Bekamızın ayrılmaz bir parçası olan yerli ve millî savunma sanayi ürünlerimizin de katkısıyla Türk Silahlı Kuvvetlerimizin imkân ve kabiliyetleri her geçen gün daha da artmaktadır. Bu kapsamda Kara Kuvvetleri Komutanlığımızca muhtelif miktarda; - Yeni Nesil Fırtına Obüsü envantere alınmış, - 122 mm Çok Namlulu Roket Atar (ÇNRA) Fırlatma Aracının, - 40 mm Tamburalı Bombaatar ile - Sırt Tipi Karıştırma Sisteminin muayene ve kabul faaliyetleri tamamlanmıştır. NATO müttefikimiz İspanya ile “Jet Eğitim Uçağı Projesi”ne yönelik Mutabakat Zaptı, Savunma Sanayii Başkanlığımız ile İspanya Savunma Bakanlığı arasında 20 Aralık’ta imzalanmıştır. Bu tarihî anlaşmadan dolayı Savunma Sanayii Başkanlığımızı ve emeği geçenleri bir kez daha kutluyoruz. PERSONEL TEMİN FAALİYETLERİ SÜRÜYOR Personel ve askerî öğrenci alım/temin faaliyetlerimiz de planlandığı şekilde devam etmektedir. 23 Aralık’ta başlayan “2024 Yılı Millî Savunma Bakanlığında İstihdam Edilmek Üzere Engelli ve Terörle Mücadelede Malul Sayılmayacak Şekilde Yaralananlardan İşçi Temini” başvuruları yarın (27 Aralık) sona erecektir. “Millî Savunma Bakanlığı, Genelkurmay Başkanlığı, Kuvvet Komutanlıkları ve Millî Savunma Üniversitesine” personel alımı kapsamında; - 28 Kasım’da başlayan “Sözleşmeli Personel Temini” başvuruları 28 Aralık’a kadar, - 20 Aralık’ta başlayan “Memur Temini” başvuruları ise 20 Ocak 2025 tarihine kadar devam edecektir. Millî Savunma Üniversitesi Askerî Öğrenci Aday Belirleme Sınavı (2025-MSÜ) başvuruları 2-27 Ocak 2025 tarihleri arasında yapılabilecektir. Cumhurbaşkanlığı İnsan Kaynakları Ofisi Başkanlığı tarafından düzenlenen Bölgesel Kariyer Fuarları kapsamında 23-24 Aralık’ta Adana’da gençlerimizle bir araya gelinmiştir. Bu çerçevede bugün ve yarın da Şanlıurfa’daki fuara iştirak edilmektedir. Millî Savunma Bakanlığı olarak Şubat ayında Çanakkale, Konya, Antalya ve Manisa’da; Nisan ayında ise Van, Samsun, Erzurum, Giresun, Malatya ve Kocaeli’de düzenlenecek Bölgesel Kariyer Fuarları’na katılım sağlanacak ve Bakanlığımızın temin faaliyetleri anlatılacaktır. Asil milletimiz ve personelimizin bağış ve katkılarıyla şehit ve gazilerimizin kıymetli ailelerine, kahraman gazilerimiz ve silah arkadaşlarımıza destek olan Türk Silahlı Kuvvetleri Dayanışma Vakfının 25’inci (28 Aralık 1999) kuruluş yıl dönümünü kutluyor, başarılı çalışmalarının devamını diliyoruz. Sonuç olarak Millî Savunma Bakanlığı ve Türk Silahlı Kuvvetleri; - Cumhuriyetimizin ikinci asrında, - Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde ve “Türkiye Yüzyılı” hedefleri doğrultusunda, - Yeni yılda da ülkemizin ve milletimizin güvenliği ve huzuru için terörle mücadeleden sınır güvenliğine, uluslararası misyonlardan insani yardım faaliyetlerine kadar çok geniş bir alanda, üstlenmiş olduğu tüm görevleri bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da başarıyla yerine getirme azim ve kararlılığındadır. Ayrıca; - Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Ankara’ya gelişinin 105’inci yılında, Ebedî Başkomutanımız Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını, şehadetlerinin 94’üncü yıl dönümünde başta Asteğmen Kubilay, Bekçi Hasan ve Şevki Beyler olmak üzere tüm aziz şehitlerimizi; ebediyete irtihal eden kahraman gazilerimizi bir kez daha rahmet, minnet ve saygıyla yâd ediyor; - 2025 yılının ülkemize ve milletimize sağlık, başarı ve mutluluk; bölgemize ve dünyaya ise daha fazla barış, huzur ve istikrar getirmesi temennisiyle milletimizin yeni yılını en içten dileklerimizle şimdiden kutluyoruz. #MillîSavunmaBakanlığı

T.C. Millî Savunma Bakanlığı

42,586 Aufrufe • vor 1 Jahr