正在加载视频...

视频加载失败

Sofascore tarafından Outtara’nın 11 numaralı forması 20 numara olarak güncellendi. Geliyor gelmekte olan renklileri pistten alalım Mısırın Kralı Mohamed SALAH geliyor!

136,273 次观看 • 1 个月前 •via X (Twitter)

0 条评论

暂无评论

原始帖子的评论将显示在这里

相关视频

Türk basketbolunun lokomotifi, sahip olduğu Sarı Miras ile Avrupa basketbolunun en değerli markalarından biri haline gelen Fenerbahçe Beko, köklü tarihinin en özel isimlerinden birini bugün onurlandırıyor. Fenerbahçe altyapısından yetişen; Çubuklu formayı yıllar boyunca başarıyla taşıyan ve Türk basketbolunu en üst seviyede temsil ederek milyonlarca genç basketbolsevere ilham kaynağı olan İbrahim Kutluay’ın ismi, evimiz Ülker Spor ve Etkinlik Salonu’nda ölümsüzleştiriliyor. Bugün saat 20.45’te oynanacak Fenerbahçe Beko – Panathinaikos Aktor karşılaşması öncesinde düzenlenecek özel törenle İbrahim Kutluay, büyük Fenerbahçe taraftarının karşısına çıkacak. İbrahim Kutluay’ın Fenerbahçe tarihindeki yeri; altyapıdan A Takım’a uzanan yolculuğu, Çubukluya duyduğu aidiyet ve kulübümüze kattığı değerlerle tanımlanıyor. Bugün itibarıyla salon tavanına asılacak forması, herhangi bir numara taşımadan, Sarı Mirasımızın simgesi olarak Mirsad Türkcan ve Ömer Onan’ın formalarının yanında yer alacak. 10 numaralı formamız şimdiki sahibi olan Kaptanımız Melih Mahmutoğlu tarafından bugün de aynı gurur ve sorumlulukla parkede yaşatılmaya devam edecek. Bu onurlandırma, geçmiş ile bugünü; efsanelerimiz ile sahadaki temsilcilerimizi aynı çatı altında buluşturan Fenerbahçe duruşunun güçlü bir yansıması olarak tarihe geçecek. Büyük Fenerbahçe Taraftarı; Bu anlamlı anı kaçırmamak ve kulüp tarihimizin bir parçası olmaya tanıklık etmek için sizleri bu akşam Ülker Spor ve Etkinlik Salonu’na erkenden davet ediyoruz. Gelin, bu özel törenin coşkusunu birlikte yaşayalım! #YellowLegacy

Fenerbahçe Tarfin Erkek Basketbol

1,758,936 次观看 • 8 个月前

EKREM İMAMOĞLU’NUN SOYAĞACI YALANI VE İNSANLARI KANDIRMASI… Kimsenin soyuyla sopuyla bir işim yok. Bu konuya gelme nedenim, İmamoğlu İnşaat’ın resmi web sitesinde yer alan ‘TARİHÇE’ başlığı altındaki bilgiler. Ekran görüntüsünü paylaştığım bölümde şunlar yazılı: -1950: Merhum Mevlüt İmamoğlu ve çocukları MEHMET, Alican, Osman İmamoğlu Trabzon merkezine yerleşerek kereste ve ahşap dekorasyon işine başladı. -1970: Hasan ve Alican İmamoğlu ortaklığında, inşaat malzemeleri toptan ve perakende satışı ve müteahhitlik firmasının alt yapısı oluşturuldu. -1980: Ali İmamoğlu, Ahmet İmamoğlu ve Murat İmamoğlu gibi ikinci kuşak yöneticilerin firmaya katılmasıyla bir çok farklı noktada yeni şantiyeler kuruldu. -1989: Yalova ve İstanbul’da kurulan şantiyelere paralel olarak İmamoğlu İnşaat faaliyetlerini İstanbul merkezinde sürdürme kararı aldı. -1995: İmamoğlu İnşaat, başta İstanbul olmak üzere Trabzon dışındaki faaliyetlerini Hasan İmamoğlu ve Ekrem İmamoğlu yöneticiliğinde sürdürmeye devam etti. İmamoğlu İnşaatın resmi web sayfasında yazan tarihçesi, kelimesi kelimesine bu şekilde. MEHMET adını büyük yazmamın nedenini aşağıda anlayacaksınız! Ekrem İmamoğlu , 2019 Seçimlerinden önce konuk olduğu Veyis Ateş’in Habertürk TV’deki yayınındaysa şu beyanlarda bulunmuştu: ’Soyadımız İmamoğlu. Aile kökümüz İmamoğlu. Bizim Osmanlı tapularımız var mesela, yazar orada İmamzade diye. Fakat soyadı kanunu çıkınca herkes bir ailesine baksın önce hiçbir aile oğlu soyadını alamamış. Dedem gidiyor Mevlüt dedem soyadını istiyor, diyor ki İmamoğlu, yok diyor oğlu soyadı yok seç oradan Taş, Kaya, Deniz…Bağırıyor çağırıyor dedem kavga ediyor aslında, nüfus müdürüyle ve terk ediyor. Bizim soyadımızı nüfus müdürü koydu biliyor musunuz. Kendisini savundu diye Müdafa yani kendisini savundu diye Müdafa yani çok afedersiniz Gıcık koyabilirdi hani. Müdafa’nın hikayesi bu. Sonra bu yönetmelik değişince ailede ilk babam soyadını değiştiriyor, gerekçe olarakta tapuları gösteriyor.’ Şimdi gelelim Ekrem İmamoğlu ‘nun nasıl yalan konuştuğuna. İlk olarak İmamoğlu İnşaatın ‘TARİHÇE’ kısmında yer alan hikayeden başlayalım ve Mevlüt Müdafa’ya gelelim. İmamoğlu İnşaat’ın kronoloji olarak verdiği ilk tarih 1950 yılı. Bu yılda Mevlüt İmamoğlu ve çocukları Mehmet, Alican ve Osman İmamoğlu isimleri geçiyor. ÖNCELİKLE MEVLÜT İMAMOĞLU yani MEVLÜT MÜDAFA’NIN MEHMET ADINDA BİR OĞLU YOK! Mevlüt İmamoğlu olarak yazılan Mevlüt Müdafa, Mineş ve Mehmet çiftinden 1 Temmuz 1900 yılında dünyaya geliyor. Mevlüt Müdafa, 1925 yılında 25 yaşındayken 1913 doğumlu ve nikah tarihinde 13 yaşında olan Ali ve Ayşe çiftinin kızları Zeliha hanımla evleniyor. 25 yaşındaki Mevlüt (Müdafa) ile 13 Yaşındaki Zeliha (Müdafa) hanımın 1 yıl sonra 1926’da ilk çocukları Emine (İnan) dünyaya geliyor. Emine’nin doğumundan 2 yıl sonra 1928 de Mevlüt (Müdafa) beyin ikinci eşi olan Fatime hanımdan Asiye (Serdar) dünyaya geliyor, Asiye’nin doğumundan yaklaşık 2 ay sonra Mevlüt (Müdafa) beyin birinci eşi olan Zeliha hanımdan da üçüncü çocuğu olan Hava (Cimşit) dünyaya geliyor. Yani, Mevlüt Müdafa’nın 1928 yılında 2 tanesi Zeliha hanım 1 tanesi Fatime hanımdan olmak üzere 3 çocuğu dünyaya gelmiş durumda. 1934’te Ali dördüncü çocuk olarak, 1935’de beşinci çocuk olarak Osman, 1940 yılında da altıncı çocuk olarak Alican, birinci eşi Zeliha hanımdan dünyaya gelirken 1945’te de yedinci çocuk olarak Zekiye hanım, Mevlüt (Müdafa) beyin ikinci eşi Fatime hanımdan dünyaya geliyor. Mevlüt Müdafa’nın Zeliha hanımdan Emine, Hava, Ali, Osman ve Alican olmak üzere 5 çocuğu, ikinci eşi Fatime hanımdan da Asiye ve Zekiye olmak üzere 2 çocuğu, toplamdaysa 7 tane çocuğu oluyor. İşte Ekrem İmamoğlu ‘nun ilk yalanı, İmamoğlu İnşaatın ‘TARİHÇE’ kısmında Mevlüt Müdafa/İmamoğlu’nun çocukları diye sıraladığı MEHMET isminde karşımıza çıkıyor. Mehmet kim? Birazdan ona değineceğim… Şimdi dönelim yeniden Mevlüt Müdafa’nın çocuklarına. 7 çocuğunun ilki olan 1926 doğumlu Emine (Müdafa) hanım, 1946 yılında kendisinden 4 yaş küçük olan 1930 doğumlu Hasan (İnan) ile evleniyor. Evlendiklerinde Hasan 16, Emine hanım ise 20 yaşında. İlk çocukları Kemal 1 yıl sonra 1947 de, ikinci çocukları Hava (İnan) 1948 de, üçüncü çocukları Cemal (İnan) 1949 da, dördüncü çocukları Ahmet (İnan) 1952 de, beşinci çocukları Murat (İnan) 1959 da, altıncı çocukları Cemal (İnan) 1964’te ve yedinci çocukları Meryem (Günaydın) ise 1966’da dünyaya geliyor. Emine-Hasan çiftinin ikinci çocukları olan ve 1948’de dünyaya gelen Hava İnan, Ekrem İmamoğlu ‘nun annesi. Yani Ekrem İmamoğlu ‘nun ‘DEDEM’ diye her yerde anlattığı Mevlüt Müdafa, Ekrem İmamoğlu ‘nun değil annesi Hava İnan’ın anne tarafından dedesi. Ekrem İmamoğlu ‘nun annesi Hava hanımın babası Hasan İnan ise, Talip bey ve Sakine hanımın oğulları. 1904 doğumlu Talip (İnan) beyin Sakine hanımdan 1930’da Hasan adında, 1938’de Mevlüt adında, 1945’te Aslan adında ve 1947 yılında da Seyfettin adında 4 çocuğu dünyaya geliyor. Ekrem İmamoğlu ‘nun annesi Hava hanımın baba tarafından dedesinin adıysa Talip (İnan). Ekrem İmamoğlu ‘nun annesi Hava İnan’ın anne ve baba tarafından soyağacı bu şekilde. Peki babası Hasan İmamoğlu’nun soyağacı nasıl? 1948 doğumlu olan Hasan İmamoğlu, Mehmet bey ve Zehra hanımın ilk oğlu. Mehmet beyin babası ve annesinin adı kayıtlarda mevcut değil. Mehmet beyin eşi Zehra hanım ise Ayşe ve Osman çiftinden 1916’da dünyaya gelirken Ayşe ve Osman çiftinin Zehra hanım dışında başka çocuğunun kaydı yok. Kayıtlara göre Hasan İmamoğlu’nun babası Mehmet bey, meşhur dede Mevlüt Müdafa’nın ne oğlu ne kardeşi. Mehmet-Zehra çiftinin ilk çocukları Hasan İmamoğlu dışında ikinci çocukları Asiye hanım 1953, üçüncü çocukları Sakine hanım 1954, dördüncü çocukları Ali bey 1956, beşinci çocukları Ahmet bey 1958 ve altıncı çocukları Murat bey ise 1963 yılında dünyaya geliyor. Yani Ekrem İmamoğlu ‘nun 2 halası ve 7 Şubat 2012’de borcundan dolayı gururuna yediremeyip aile kabristanı başında intihar eden amcası Ali İmamoğlu dışında 2 amcası daha var. Ekrem İmamoğlu ‘nun babası Hasan İmamoğlu ‘nun da soy ağacında Mevlüt diye bir dedesi mevcut değil. Ekrem İmamoğlu ‘nun ikinci yalanı burada ortaya çıkıyor. Habertürk TV’de Veyis Ateş’in programında soyadımızı ilk değiştiren babam oldu beyanıda doğruyu yansıtmıyor. Baba Hasan İmamoğlu’nun babası Mehmet beyin ne baba ne anne tarafının arşivlerde bir kaydı yok. Dolayısıyla @ekrem_İmamoglu ‘nun baba tarafından dedesinin adının Mehmet, babaannesinin adının Zehra olduğunu, Zehra hanımın babasının adının Osman, annesinin adının da Ayşe olduğunu biliyoruz. BU SOYAĞACI NEDEN ÖNEMLİ? İnsanların soyu-sopu kimseyi ilgilendirmez ama birisi çıkıp milyonların gözünün içine baka baka yanlış bilgiler veriyor, bunu seçim malzemesi yapıyor ve bu yalan-yanlış bilgiler üzerine bir şirket profili ve başarı hikayesi kurguluyorsa, işte bu soyağacı o zaman önem kazanıyor. Çünkü 2004 yılında batmış, 2012 yılında amcaları Ali İmamoğlu’nu iflastan kurtaramayıp intihar etmesine tanıklık etmiş bir aile, nasıl oluyorda oğullarının 2008'de CHP üyesi, 2009'da kurucusu olarak CHP Beylikdüzü İlçe Teşkilatı Başkanı ve 2014'te de CHP Beylikdüzü Belediye Başkanı olduktan sonra ultra zenginleşiyor, sorusu cevap bulmalı. Sonuç olarak, Ekrem İmamoğlu ‘nun Mevlüt Müdafa diye bir dedesi yok! Ne Hasan İmamoğlu’nun ne babası Mehmet ne de annesi Zehra'nın Mevlüt Müdafa diye bir babası veya dedesi yok! Kayıtlarda bir Mevlüt Müdafa var o da Ekrem İmamoğlu ‘nun anneannesi Emine hanımın babası. Çok yakında Ekrem İmamoğlu ve babası Hasan İmamoğlu'nun Yalova ve Güngören maceralarıyla yeniden bu soy ağacını güncelleyeceğim...

Emre Ercis

301,947 次观看 • 2 年前

Yozgat’ta 20 civarı başıboş köpek tespit edilemeyen!!! birileri tarafından iğne ile öldürülmüş… Yozgat belediye başkanı buna yönelik açıklama yapmış. Açıklamasında “insan olarak üzüldüm, böyle bir vahşeti kabul etmek mümkün değil….” demiş… Dün 13 yaşındaki Yiğit, başıboş köpekler nedeniyle araç altında kalarak bedeni parçalanmış, bedenini aldıklarında geride kalan kan ve beden parçalarını onun ölümüne sebep olan başıboş köpekler yemiş… “İnsan olarak üzüldüm, bu vahşeti kabul etmek mümkün değil…” şeklinde açıklama yapan olmadı… Yiğit’i öldüren başıboş köpekler yerinde ve huzurlu, başka bir çocuğu öldürmek için bekliyorlar sadece… Başıboş köpekler ölürse yargılananlar oluyorken, başıboş köpekler çocukları öldürdüğünde kimse yargılanmıyor, kimseye hesap sorulmuyor, kimse açıklama yapmıyor… Sevgili ülkemde başıboş köpekler sahipli, korunuyor, tırnağı incinse belediyeler açıklama üstüne açıklama yapıyor… Ülkemde en değersiz, en sahipsiz, en gözden çıkarılmış olan “başıboş köpekler yüzünden ölen vatan evlatları çocuklarımız” NEDEN! Derhaller, hemenler, hesap verinler, ülkeyi başınıza yıkarızlar, işten atınlar, tehditler, ne kadar hukuka aykırı eylem var ise rahat rahat yapmalar, sorsan hayvanseverler… Sayın Cumhurbaşkanım bunlar kim, güçleri nereden geliyor, nasıl böyle eylem ve işlemleri yapıp halkın üzerine çökebiliyorlar, bunlar kimler tarafından korunuyor… Başıboş köpekler çoçuklardan üstündür, onlara saygı duyup itaat edeceksiniz diyen bu başıboş köpekler sermayesi olmuş rant merhametçisi güruh kimler… Sayın Cumhurbaşkanım, başıboş köpekler her gün vatana millete zarar veriyor, daha ne kadar bekleyeceğiz… Beklediğimiz her gün bir çocuğumuz ölüyor… Başıboş Sokak Köpekleri Toplatılsın Recep Tayyip Erdoğan , Erdoğan Dijital Medya , Fahrettin Altun , Hasan Doğan #5199Mecliste #SıfırBaşıboşKöpek #başıboşköpekleritoplayın #yks2024

Av.Arb.ASLIHAN ERGÜN ERCAN ⚖️

97,473 次观看 • 2 年前

•18 81 / Doğumlu atamız- 18 / 81 ve Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu BİR NUMARASI olan, Mustafa Kemal Atatürk atamız , Saat 09.05 ‘te – Plakası 34 olan şehir İstanbul’da vefat etti. KUP-ALADAG (ADANA) KUPA LADA GAİA --- KUPA = Taç , Kraliyet tacı , Zafer , Birincilik … LADA = Lada, Baltık ve Slav mitolojisinde yer alan güzellik ve doğurganlık tanrıçasıdır. GAİA = Mitolojide Gaia'nın babasız, tek başına Uranos'u (gök tanrı) dünyaya getirdiğine inanılır. Mitolojide Toprak Ana olarak geçer … 18.01.2024, 09:05:34 TSİ 18 81 / Doğumlu atamız- 18 / 81 ve Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu BİR NUMARASI olan, Mustafa Kemal Atatürk atamız , Saat 09.05 ‘te – Plakası 34 olan şehir İstanbul’da vefat etti. Büyüklük: 4.1 / 14 – 41 Derinlik: 1.3 km ( 13 ) Adana - AD ANA ANA DA --- AD ANA - Ana tersten okununca yine Ana - Adana plaka 01 . “ŞAKİR PAŞA, MUSTAFA KEMAL’E “ Çocuğum beni utandırma, sen ve arkadaşların başarmak zorundasın.” Diyerek Adana’da Ertuğrul Teşkilatının bir numarası olarak göreve getirmişti. 01 / BİR NUMARA SEÇİLMİŞİ İŞARET EDER. 2024'te / Hakka dair. •Hakkari / Oğul depremi = 11 Şubat 2024 / 4.5 şiddetinde … Hakkın Ari Oğlu ( Asil Kan ) 4x5 = 20 / 2 demektir. 4-5 = 1 / 4+5 = 9 yan yana alalım 19 … 11 sayısı kader kodumuz , Tengri kod 137 = 1+3+7 0 11 11x 2= 22 sayısını verir, en sonda aktardım . HAKK ARİ / oğul depremi -- Hakkın Ari oğlu demek. •Bursa - Gemlik 4.1... 41 kere ( 40 ların biri) Tersi 14 - Devlet kurma kodu... Osman Gazi'nin mezarı ve kurduğu devletin başkenti BURSA! Ertuğrul dedemizin evladı Ataman Gazi ..GEM vurulduysa ata , yola çıkılıyor demektir. Kara Kuvvetleri Komutanlığı forsu değişti. Atın üstünde dört nala süvari yola çıktı bile. •VAN – COLPAN ‘da 4 şiddetinde 25.02.2024 tarihinde deprem oldu .- 08.58 / 8 sayısı güneşi ve sonsuzluğu ,58 sayısı ise SİVAS/ Kongre vs. Çolpan kelimesi - Çoban Yıldızı manasına gelir. Çoban yıldızı, Akşam yıldızı, Sabah yıldızı diye adlandırılan Zühre gezegeni, Kervankıran, Çulpan, Venüs gezegeninin diğer adıdır. Barış Manço’nun Çoban Yıldızı şarkısı ( Sarı Çizmeli Mehmet Ağa albümünde 1979 ) yılında çıkartmıştır. SIR MUHAFIZI BARIŞ MANÇO 2023 ve ASİL KAN / Atatürk’ün Gizlenen Kutsal Vasiyeti – DESTEK YAYINLARI kitaplarımda konuları daha genişçe okuyabilirsiniz . Tarık Suresi, Kur'an'ın 86. suresidir ve 17 ayetten oluşur. Sure, ismini 1. ayette geçen ve üzerine yemin edilen ve bir "necm yıldız" olduğu ifade edilen tarık kelimesinden alır. Tarık, geleneksel olarak halk arasında Zühre, çoban yıldızı, sabah veya akşam yıldızı olarak da bilinen Venüs'tür. 17 yıldızlı Cumhurbaşkanlığı forsu ve Çanakkale plaka 17 . 4 şiddetinde ( Bir keşiş sözü der ki; Bir kişi gelecek, O'nu bekliyoruz. Tıpkı 4 halife gibi . Üçü burada ,O geliyor, onu bekliyoruz. Barış Manço – Kayaların Oğlu / Şarkı sözlerinden Toprak anayla, kaya babanın oğluyum ben Toprak anam sevgi dolu, bereket dolu Toprak anam sessiz ama toprak anam dopdolu Toprak anam, toprak anam Anadolu Babamsa sağı solu belli olmaz Bir gürledi mi yer yerinden oynar Göğsünde çatırdamalar olurmuş Onun için derdi Onun için sayısız irili ufaklı Kaya parçaları vardır bu topraklarda Ve sen benim oğlum Ve sen kayaların oğlu Bu taşı toprağı bir arada tutacaksın. GÜNEŞ DİLİ – TÜRKÇE dilidir. Mesajları aldınız mı ? (Özel not iletisi) " Hüseyin, isminin rakamsal karşılığı 11, Hakkı'nın rakamsal karşılığı 22. Toplamı 33, GÖK HAN,GÖKBÖRÜ anlamına gelir.22 sayısının aynı zamanda , sert ve acımasız ,kuralcı yanı vardır. Her ikisi birlikte sizde mevcut.Cengizhan ata , Hulagu ata gibi sinirli ve öfkeli olabilirsiniz . Bu tamamen HAKKI isminden kaynaklı sonuç 33, üstad ruh . Bir yönden Atatürk'ün yansımasısınız. Atatürk'te 22 numerolojisi yoktu. Sizde var. Bu yüzden siz ona göre daha sert birisiniz . Size neden sert, öfkeli vesaire..Diye sorarlarsa HAKKI isminin frekansından dolayı dersiniz." DEMİŞ ... Depremleri böyle okumalı ... #Atabey19HHK #HüseyinHakkıKahveci #OndokuzBiziz #Sondakika #DEPREMOLDU #deprem

Atabey Hüseyin Hakkı Kahveci

61,636 次观看 • 2 年前

Binance Türkiye Şikayetvar tarafından düzenlenen 11. A.C.E. Awards (Achievement in Customer Excellence) kapsamında en saygın seviye olan “Diamond” ödülünü elde etti 💎 🔶 Bu seviye ne ifade ediyor biliyor musunuz? ◾️ Kendi kategorisinde en yüksek müşteri memnuniyeti başarısı anlamına geliyor. 📍 Ödül, 16 Şubat’ta Çırağan Sarayı’nda gerçekleştirilen törende verildi. 🔸 Yani yalnızca dijital platformda değil, kurumsal alanda da güçlü bir karşılığı bulunuyor. ◾️ Ama en kritik bölüm şu 👇 🔸 Bu ödül sadece “şikayetlere yanıt vermekle” kazanılmıyor. Değerlendirme süreci; 🔸 Veri temelli analiz 🔸 Çözüm süresi ve etkinliği 🔸 Kullanıcı yorumları 🔸 Şeffaf değerlendirme sistemi gibi birçok somut ölçüt üzerinden yürütülüyor. ◾️ Benim öne çıkardığım nokta ise şu 👇 Binance TR, kullanıcı deneyimini gerçekten iş stratejisinin merkezine yerleştirmiş durumda. Şikayetleri yalnızca cevaplamak değil, kalıcı iyileştirmelere dönüştürme yaklaşımını benimsiyor. 🔶 Bununla birlikte; 🤖 Yapay zekâ destekli altyapılar 🧠 Doğal dil işleme çözümleri 👥 Büyüyen uzman destek kadrosu süreçleri sürekli olarak optimize ediyor. ◾️ Kripto ekosisteminde güven ve destek mekanizması en hassas başlıklardan biri. Bu tür ödüller de perde arkasındaki emeğin somut bir göstergesi niteliğinde. 🔸 Ben kullanıcı deneyimine öncelik veren projelere her zaman ayrı bir değer veririm. ◾️ Bu ödül de o sürdürülebilir başarının bir yansıması gibi görünüyor 💎 #BinanceTR #işbirliği #ACEAwards Binance TR

Semih Öztürk

11,701 次观看 • 6 个月前

Biraz uzun yazacağım. Sabırla okuyup, paylaşırsanız sevinirim. Benim için kırılma anı, Fenerbahçe-Galatasaray kupa maçı öncesi Suudi Arabistan’da yaşananlardan sonra başladı. Konuyla ilgili düşüncelerimi twitter’da paylaşınca; Arapça yazarak hakaret eden, Türkleri duş almamakla, tuvaletten kötü kokmakla suçlayan bazı Arap trollerin kategorik saldırılarına maruz kaldım. Ben bu nefreti bilmiyordum. Çok şaşırdım‼️ En son “şehitlere rahmet, İsrail’e lanet” mitinginde de kafama takılanlar oldu. Mazlum, mağdur Filistin halkının yanında olmak için İsrail Konsolosluk önü dahil, defalarca eyleme katılmıştım. Lanetleyerek hiç durmadı ki… Ayrıca bu neydi ki şimdi? Güç, yetki elinde olan eylem yapmaz, karar alır ve uygular. Ticareti durdurur, İncirlik, Kürecik Üssü’nü kapatır, İsrail vatandaşlarının vizesiz Türkiye’ye girişini kaldırır vs. Eylemi dikkatle takip ettim. Şehitlerin fotoğrafları yoktu. Varsa da çok az olmalı, göremedim. Pankartlarda, söylemlerde “ticareti durdur, üsleri kapat, vizesiz girişi durdur” gibi hiçbir talep yoktu. Genelde Arapça yazılı bayraklar, lanet olsun dövizleri vs vardı. ‼️Sonra bir grubun “hilafet isteriz, geliyor gelmekte olan hilafet hilafet” sloganları, talepleri vardı. Bilgim yüzeyseldi ve araştırmaya başladım. İnternet bununla ilgili epey kaynakla dolu. Amaç gerçekten mağdur Filistin halkının yanında olmak mı? Yoksa onların mağduriyetini suistimal bir takım hesapların arkasına saklanmak mı? ✔️Eğer hilafet bu işi çözecekse, 2. Abdülhamid İslam Halifesi olarak neden Araplar’a sözünü dinletemedi, ihanete uğradı ve Osmanlı, Araplarla uzun süre savaştı? O dönem hilafet vardı… ✔️Osmanlı’ya ait, Araplar tarafından saldırıya uğramış trenimiz neden 100 yılı aşkın süredir Suudi Arabistan çölünde sergileniyor? O bölgeye turistik turlar düzenleniyor? Ve trenimizin saldırıya uğradığı, Osmanlı askerlerinin şehit olduğu olay neden Suudi Arabistan’ın bağımsızlığa kavuştuğu gün olarak kutlanıyor? ✔️ O tren yolu ki Bağdat Demiryolu’nun devamı olarak düşünülmüş. İstanbul’dan Şam’a, Şam’dan da Mekke ve Medine’ye bağlanacakmış. İngilizler tarafından büyük bir tehdit olarak görülen bu demir yoluna saldırı düzenlenmiş. İngilizler’in Araplar’ı kışkırtmasıyla trenimiz havaya uçurulmuş ve demir yolu yok edilmiş. Hilafetse, halifelikse bizdeymiş. Neden işe yaramamış? Neden halifemize, Osmanlı’ya ihanet edilmiş? ✔️Neden Suudi Arabistan’da, Osmanlı’nın İslam Halifeleri’nin yaptırdığı kaleler, eserler yıkılıp, İngiliz casus Lawrence’nin kaldığı ev müze yapılmış? ( ) ✔️ Yarın hilafete geçsek, Arap toplumunun, halifemizin söylediklerini kabul edeceğini mi sanıyor kimileri? ✔️Bugün liderimizin en azından İsrail’le ticareti durdurması, İncirlik-Kürecik üslerini kapatması, İsrail vatandaşlarının vizesi girişini engellemesi bir imzasına bakmıyor mu? İlla bir halifemiz, hilafet olmadan bunu yapamaz mıyız? ✔️İşin garibi twitter profilinde Osmanlı Tuğrası, padişah fotoğrafı olan, kendini evlad-ı Osmanlı olarak tanıtanın bazılarının tweetlerine bakınca da durumun ayırdında olmaması… ✔️Evet, farkındayım… Çoğumuzun tarih bilgisinde eksikler, sorunlar var… ‼️Geçmişte olanları bilmeden, bugünü anlamak, yarınları anlamaya çalışmak zor. Riskli ve bir o kadar tehlikeli… Araştıralım… Maçın ertelenmesinden, maç öncesi yaşananlardan önemli bir bilgi kazanımı sağladım. İki kulübümüze de bir kez daha teşekkür ederim en çok da bunun için. Algılarımızla oynanmasına izin verir, bilgi edinmez, bilgiyi paylaşmazsak kaybedeceğimiz sadece bugün değil yarınlardır aynı zamanda. Emperyalist güçlerin ve işbirlikçilerinin planları, amaçları bitmiş olabilir mi? Youtube’da denk geldiğim bu iki araştırmayı da bilginize sunuyorum. Dikkatle seyredin. Sabredip okuduğunuz için teşekkür ederim.

Zeki Kayahan Coşkun

381,420 次观看 • 2 年前

ÖZALP TOZAN'IN SAVCILIK İFADESİ, EKREM İMAMOĞLU'NUN AVUKATLARININ OLUŞTURMAK İSTEDİĞİ ALGI OPERASYONU VE MANİPÜLASYONA NOKTA KOYDU: Ekrem İmamoğlu'nun usulsüz yatay geçişi iddialarının gündeme gelmesinin ardından İmamoğlu'nun avukatları 2 basın açıklaması yapmıştı. İkinci yapılan basın açıklamasında videodan da izleyeceğiniz üzere şöyle bir algı oluşturulup, iddialara konu olan maddi gerçekler şu ifadelerle manipüle edilmeye çalışılmıştı: "YÖK raporunda 18 Kasım 1991 tarihli bir yazı ile Girne Amerikan Üniversitesi'nin tanınan üniversitelerden olmadığı ortaya konmuştu. Ardından da şu ifadeler kullanılmıştı. 'İlgili üniversitenin tanınırlığının ancak 1993 yılında Yüksek Öğretim Kurulu tarafından karara bağlandığı, ilgilinin yatay geçiş yaptığı 1990 yılında University College ofNorthern Cyprus’ın yatay geçiş yapılabilecek üniversiteler arasında olmadığı'. Şimdi bizi izleyen dinleyen herkesin dikkatini toplamasını rica ediyorum. YÖK raporunda Girne Amerikan Üniversitesi 1993'ten sonra tanındı deniliyor." dedikten sonra İmamoğlu'nun avukatı, "İşte bu iddiayı çürütecek belgeyi ekranlara getiriyoruz." diyerek bir diploma paylaştı. "Ekranda görülen diploma, Girne Amerikan Üniversitesi'nden alınmış bir diploma. Diplomanın verildiği tarih 29 Eylül 1991. Mezun olan öğrencinin adı Kaan Ferah. YÖK raporunda ne denmişti? Girne Amerikan Üniversitesi'nin tanınması 1993 yılında olmuştu. Yani, tanınmadan 2 yıl önce alınmış bir diploma. Yani Kaan bey Girne Amerikan'ın henüz tanınmadığı bir yılda okumuş ve mezun olmuş." diyerek hem manipülasyon yaptı hem de maddi gerçeği eğip-büktü. YÖK RAPORUNDA MANİPÜLE EDİLEN GERÇEK. İmamoğlu'nun avukatının kamuoyundan saklamaya çalıştığı maddi gerçek, yine kamuoyuna yaptığı açıklamada yer alan, Yükseköğretim Yürütme Kurulunun 18.11.1991 ve 39 sayılı oturumunda alınan 91.36.1211 numaralı kararında yer alan bilgi. Söz konusu karar metninde şu ifade yer alıyor: "Southeastern University (Washington D.C.) Girne Campus UNC- Girne Amerika University Yönetim Kurulu Başkanlığınca, yazısında A.B.D. Washington D.C. 'deki Southeastem University’nin Kurulumuz tarafından tanınmakta olan bir yükseköğretim kurumu olduğunun üniversitelerine bildirilmesine ilişkin talebi incelendi ve A.B.D. Washington D. C. ’deki Southeastern University’nin Kurulumuzca tanınan bir yükseköğretim kurumu olduğunun ancak bu üniversitenin Girne Kampüsündeki UNC-Girne Amerika University’nin veya dünyanın herhangi bir yerinde bulunan diğer kampüslerindeki yükseköğretim kuramlarının Kurulumuzca tanınmasının mümkün olmadığına karar verildiği" bilgisi yer almakta. İşte tam burada gerek Savcılıktaki ifadesinde gerekse 1990 yılında İstanbul Üniversitesi'ne yazdığı dilekçesinde İmamoğlu'nun referans olarak gösterdiği Girne Amerikan Üniversitesi'nin kurucularından ve 1986-1992 yılları arasında yöneticisi olan Özalp Tozan'ın ifadesini okuyalım. "Benim yöneticilik yaptığım 1986-1992 yılları arasında üniversiteye kayıt olan herkes bilir ki; bu üniversitenin Türkiye'de denkliği yoktur. Girne Amerikan Üniversitesi'nin o dönemlerde kesinlikle denkliği yoktur. Bunun altını çizerek söylüyorum. Bizim denkliğimiz Amerika'daki üniversitenin denkliğinden geliyor. O zamanlarda üniversite tanıtımlarında da söylerdim. Ben kayıt kabul işleri direktörü olarak öğrencilerimin hiç birine yalan yanlış bilgi vermedim. Girne Amerikan Üniversitesi'nin diploma vermeyeceğini ama anlaşmalı olduğu üniversite üzerinden diploma verdireceğini söyledim. O dönemlerde Girne Amerikan Üniversitesi'ne kayıt olan öğrencilerin hepsi Türkiye'de denkliğin olmadığını bilir ancak Amerika'daki bağlı olduğu üniversite'nin denkliği üzerinden fayda sağladığını bilirler. Girne Amerikan Üniversitesi'nin Türkiye'de denkliği yoktur. Denkliği dolaylıdır. Amerika üzerindendir." İmamoğlu'nun referans gösterdiği GAU kurucusu ve 1986-1992 yılları arasında yöneticisi olan Tozan, YÖK raporunda yer alan ve yalnızca denkliğin ABD Washington'daki Southeastern University olarak tanındığı bilgisini teyit ederken, İmamoğlu'nun avukatının yapmış olduğu manipülasyon ve dezenformasyonuda ortaya çıkartıyor. İmamoğlu'nun avukatının delil gösterdiği ve 29 Eylül 1991 tarihli Kaan Ferah'a ait diploma, Girne Amerikan Üniversitesi'ne değil Tozan'ın da beyan ettiği gibi YÖK'ün denkliğini kabul ettiği ABD Washington'daki Southeastern University'e ait bir diploma. Şayet İmamoğlu, İstanbul Üniversitesi'ne usulsüz yatay geçiş yapmayıp okulunu Girne Amerikan Üniversitesi'nde tamamlayıp tıpkı Kaan Ferah isimli şahıs gibi ABD Washington'daki Southeastern University'den almış olsaydı, hiç bir sorun olmayacaktı. Şuandan itibaren Ekrem İmamoğlu'nun yapması gereken tek bir şey var o da başta İstanbullular olmak üzere CHP'lilere daha fazla yalan konuşmamak ve istifa etmektir. ÇÜNKÜ İMAMOĞLU'NUN USULSÜZ GEÇİŞİ BİZZAT KENDİSİNİN REFERANS VERDİĞİ İSİMLE TESCİLLENMİŞ OLDU...

Emre Ercis

62,100 次观看 • 1 年前

■ İSRAİL - İRAN'A NÜKLEER BOMBA ATMAYA HAZIRLANIYOR. Kanadalı Gazeteci Mark Slapinski :"İsrail, Önümüzdeki 24–48 saat içinde İran'a Karşı Nükleer Silah Kullanmaya Hazırlanıyor. Kendinizi Hazırlayın!" Açıklaması yaptı ... ■ İsrail medyası suikast ile öldürdüğü liderlerin sıralarını beklediğini gösteren bir video yayınladı. Videonun sonunda Cumhurbaşkanı Erdoğan da sırasını beklediğini gösteriyor..!! Analiz : İSRAİL MEDYASINA okkalı bir füze gibi cevabı medyamız muhakkak verecektir. ■ ABD'li eski istihbarat subayı Scott Ritter: “Türkiye, İsrail'in öylece bombalayıp sonra da çekip gideceği türden bir ülke değil. Bu savaş İsrail ulusunun yok olmasıyla sonuçlanabilir!” “Türkiye, İsrail'i fiziksel olarak yok etme kapasitesine sahip.” ■ Sky News, İsrail’in kendi başına hareket etmeye başladığını ve Güney Pars gaz tesislerine yaptığı gibi tek taraflı saldırılarla “saldırgan bir tutum sergilediğini”, ABD’ye tamamen karşı çıktığını doğruladı. ■ İran’ın doğalgaz sahasına İsrail saldırısı ABD ile koordine edildi.' ▪︎ Axios'a konuşan bir ABD Savaş Bakanlığı (Pentagon) yetkilisi, İsrail bugün İran'daki Güney Pars doğalgaz sahasına düzenlediği saldırının Beyaz Saray ile koordine edildiğini söyledi. ■ İsrail Medyası: Ürdün Kralı II. Abdullah cezalandırılmalıdır, İran füzesinin güney İsrail'e ulaşmasına izin verdi. Anlamı: Kullanım süresi doldu. ■ Bloomberg: "İran'ın Güney Pars doğalgaz sahasının İsrail tarafından vurulmasının ardından Türkiye'ye gaz akışı tamamen kesildi." ■ KKTC Milletvekili Yasemin Öztürk, edindiği bilgiye göre ‘’İran’ın, Güney Kıbrıs’ta Trodos’da bulunan radar üssünü vuracağını’’ söyledi. Bu üssün İsrail tarafından kullanıldığını belirten Öztürk, “Trodos, dünyanın telekulakı olarak bilinen Echelon sisteminin ana merkezlerinden biridir’’ dedi. ■ Ümit Dikbayır : Vergi kaçağını önleyemeyen iktidar, UTTS uygulamasıyla araçlarımızı önce matkapla deldi, 100 liralık çipi 3.000 TL’ye taktı; üstelik bu çipleri de İsrail’den aldı. Milyonlarca aracın deposunda, cep telefonlarını patlatan İsrail’in çipleri var. Farkında mısınız ? ■ Gazeteci Fatih Ergin: "Türkiye Maarif Vakfı, Afrika'da kendi vakıflarına kayıt olan öğrencileri çok basit YÖS sınavıyla Türkiye'de tıp kazandırıp ülkemize getiriyor. Aileleri de oturum izni alıp Türkiye'ye yerleşiyor ve sonra vatandaşlık alıyor!" ■ Gazeteci Erdem Atay : NATO, Türkiye'de çok uluslu kolordu mu kuruyor? “Bu, Türkiye’yi ayağa kaldırması gereken bir haber. Bu çok uluslu kolordu, Türkiye’yi bölmek için mi geliyor? Peki, nereye konuşlanacak? Bu olay Türkiye için büyük bir tehdit.” ■ NATO Anadolu'yu sessiz Askeri İşgale hazırlanıyor : NATO Türkiye’de yeni bir kolordu kuruyormuş. Adı “MNC-TUR”. Açılımı “Multinational Corps Türkiye”. Yani “Çokuluslu Kolordu Türkiye.” MSB bunun henüz kesinleşmediğini söylese de, arması bile yapılmış. Konya’yı işaret eden bir Selçuklu kartalı ve ortasında Türk Bayrağı. Muhtemelen buna Temmuz’daki Ankara NATO Zirvesi’nde kesin karar verilecek. ■ Uçuşlar iptal ediliyor, jet yakıtı krizi Asya'yı vurdu. Hangi Ülkeler İhracatı Yasakladı? İran savaşı yüzünden dünya jet yakıtı stokları eriyor… Çin ve Tayland ihracatı tamamen kesti, Güney Kore kotaya bağladı! Vietnam iç hatları askıya alıyor, Asya’da uçuşlar bir bir iptal oluyor. Fiyatlar rekor kırdı . ■ E.Amiral Cem Gürdeniz : E.A Cem Gürdeniz: NATO Genel Sekreteri Rutte‘yi dizginleyecek hiçbir makam yok mu ? NATO Genel Sekreteri Mark Rutte’nin son günlerde yaptığı “ 22 ülke Hürmüz Boğazı’nı güvence altına almak için bir araya geliyor” açıklaması, ittifakın mevcut gerçekliğiyle taban tabana zıt, son derece tehlikeli bir stratejik kopuşun işaretidir. " ANALİZ : NATO'YU dünya savaşına sürüklüyor genel sekreter. ■ Katar, İspanya'ya 20'den fazla büyük uçak gönderdi. Uçakların içinde altın olduğu söyleniyor. Böylece savaşın uzun süreceği konuşuluyor. ■ ABD - Teksas’taki Valero petrol rafinerisinde şiddetli patlama sonrası büyük çaplı bir yangın çıktı. #Atabey19HHK

Atabey Hüseyin Hakkı Kahveci

279,190 次观看 • 5 个月前

Blitzkrieg: Almanlara üst üste savaş kazandıran efsanevi harp taktiği Tarihçi Said Alpsoy: “Blitzkrieg’in Türkçe çevirisi Yıldırım Harbi demek. Bunun basit tanımı uçaklarla tanklar arasında telsiz vasıtasıyla kurulan yakın yoğun işbirliği neticesinde bu iki ana silah platformunu muharebe meydanında harbin sonunu belirleyebilecek stratejik bir etkinlik düzeyine taşımış olmaları. Bundan önceki küresel deneyim olan I. Dünya Harbinde böyle bir imkan yok. Çünkü tank yani geliştirilmeye başlanmış ama II. Dünya Harbi'nin ve Blitzkrieg’in konusunu teşkil eden tanklar kadar geliştirilmiş değil ve harbin sonunda yani 1917 Cambrai saldırısında falan böyle kitlesel ölçüde kullanılabiliyor. Uçak aynı şekilde teknolojik olarak daha çok ilkel. Uçakla tank arasında bir telsiz iletişimi kurulabilmesi de, o günkü, yani I. Dünya Harbi'nin muharebe teknolojisi, telsiz teknolojisi açısından imkansız. Ama tabii yıllar ilerlerken aynen günümüzde de olduğu gibi yani insanlık tarihi boyunca hiç durmamış olan bu sürekli askeri teknolojiyi geliştirme çabaları bu iki harp arası 20 senelik süreçte devam etti. Tank gelişti, telsiz teknolojisi gelişti, uçak gelişti ve bu üçünün paralel gelişimleri bu üçünü bir bütün konsept halinde kullanabilme imkanını sağladı. O da neyi kazandırdı? Şimdi anlaşılabilmesi için gene konunun I. Dünya Harbi örneği ile karşılaştırarak götürmemiz lazım. Şimdi ordulardan bir tanesi hücuma geçecek, karşıdaki orduyu bir taarruzla mağlup etmeye gayret edecek. Eski stratejide saldıracak olan ordunun topçu kuvveti adına yumuşatma bombardımanı diye tabir edilen düşman mevzilerine yönelik önce bir bombardıman tatbik ediyor. Bu bombardımanla düşman mevzilerinin arkadan gelecek olan piyade taarruzu karşısında iyice zayıfladığı kabul ediliyor. Sonra piyade taarruza geçiyor. Kendi topçusu tarafından yumuşatılmış olan düşman mevzilerine giriyor. Yani her şeyin de buna uygun başarılı şekilde ilerlediğini kabul edersek giriyor, düşman mevzilerini ele geçiriyor. Dolayısıyla taarruzun birinci safhası bitmiş oluyor. Şimdi aşağı yukarı bunun tekrarı diyebileceğimiz ikinci safha olacak. Ama tabii o arada topların ileriye taşınması lazım. Bunun için harekattan büyük ölçüde durdurulması lazım. Toplar ileriye taşınıyor. Sonra az önce anlattığım strateji ikinci bir kere daha tekrarlanıyor. Şimdi bu topların ileriye taşınması, yeniden mevzilenmesi harbin sürecini, sıcaklığını yani ona nasıl ivmesini fevkalade olumsuz olarak etkileyen bir faktör. Tank uçak kullanımını bir arada yaptığınız vakit bu zaman kaybı olumsuz faktörü ortadan çıkartıp adeta hani neredeyse saldıran tarafa sürekli saldırı halinde olma avantajı getiriyor. Karşı taraf da saldıran tarafın bu beklemesinden istifade ederek yeni bir tahkimat, yeni bir savunma ağı inşa edebilme avantajını kaybediyor. Yani cepheyi bir sefer Blitzkrieg taktik stratejisiyle yardığınız takdirde artık karşı taraf harbi neredeyse kaybetmiş durumuna geliyor. Bunun da sırası geldiğinde en mükemmel uygulaması olan 1940 Fransa muharebesinin ayrıntılarını analiz ederken inşallah üzerinde dururuz ama şimdiden şu kadar söyleyeyim. Yani 1. Dünya Harbinde Almanlar Fransa'ya saldırdılar. Maksat tabii yenmek, harbi kazanmaktı. Tam 4 sene devam etti bu süreç. Çok dar bir alanda gerçekleşti muharebeler ve sonuçta Almanlar yenildi 4 senenin sonunda. 2. Dünya Harbinde Blitzkrieg stratejisi sayesinde Almanların Fransa'yı yenip işgal etmeleri 6 haftada gerçekleşti. Çok kısa bir süre. Yani karşılaştırma yapın.” Said Alpsoy

Furkan Bölükbaşı

11,698 次观看 • 19 天前

Sorular; 1- Sinan Kaloğlu'nun "10 numara pozisyonu" için nasıl bir talebi oldu/olabildi. Dia Saba ve Traore hangi takımın oyuncusuydu? 2- Mehmet Altıparmak oynatmamış, Sina hoca(!) yetersiz bulmuş, peki Çekdar'ın sözleşmesini kim 2 yıl süreyle uzatmış? 3- "Kamuoyunda bizim çocuğumuzu(!) tartışmayız." diyen anlayışınızı mı yoksa kamp tarihinden günlerce önce "Git kendine kulüp bul, 15-20 milyon da para getir, gitmezsen de kenardan takımız izlersin." diyen anlayışı mı esas alacağız? Bu dille ilgili bir özeleştiri yapacak mısınız? Bu dile taraftar mısınız yoksa bu dil size rağmen mi kullanılıyor? 4- Çekdar'ın beyanına göre sizi aradığında bahsedilen diyalogla ilgili "Benim haberim yok, bana bir müsade et ben bir konuyu öğreneyim." minvalindeki cevaba istinaden kulüp başkanının haberinin olmadığı bu "karar(!) ve dili(!)" kim hangi yetkiyle kullanabiliyor? 5- Bugüne kadar resmi sayfadan veya sizin ağzınızdan yapılan açıklamalarda "Çekdar'ın ortaya koyduğu argümanları ne yalanladınız ne de karşısında somut bir argüman koydunuz. Çekdar'ın iddialarını onaylıyor musunuz yoksa karşısında somut argümanlar ortaya koyacak mısınız? 6- Sinan Kaloğlu'na "Çekdar bizim çocuğumuz" diyerek kalmasını önerirken "Burası süper lig, aynısını Besnik Hasi'ye yapabilir miyiz?" şeklinde bir yaklaşımla Çekdar'ın kampa katılmamasını Besnik Hasi'nin kararıymış gibi gösteriyorsunuz. Çekdar'ın kampa katılmaması yönünde yapılan ve bugüne bu konuda hiç kınama yapmadığınız "hadsiz ve özensiz" bildirim öncesi Besnik Hasi'nin Çekdar'a dönük raporunu kamuoyuyla paylaşabilir misiniz? Neticede Sinan Kaloğlu'nun raporunu sözlü olarak paylaştınız. Besnik Hasi'nin de raporunu paylaşabilirsiniz. Bunu özellikle soruyorum. Çünkü bende "bilgiye dayalı" Besnik Hasi'nin böyle bir değerlendirmesi olmadığına dair bir netlik var. 7- Birlikte çalıştığınız bir istişare yapısı var. Ve sizin yeniden başkan olduğunuz son kongrede bizzat Amed'in eş belediye başkanı ve kongre divan başkanı tarafından "Herkesin çok merak ettiği ve işinin sorun çözmek olduğu" söylenen istişareye bu sorunu çözmesi yönünde bir öneride bulundunuz mu? Bulunacak mısınız? 8- Kulübe yakın yayıncılar tarafından açıklandığına göre ki biz haberleri kulüpten değil onlardan alıyoruz, Diagne'nin Diyarbakır'a gelerek görüşme yapacağı bilgisine istinaden "Kamuoyu önünde tartışmaktan itina ettiğimiz bizim çocuğumuzu(!) da çağırıp görüşmeyi düşünüyor musunuz? 9- Bu güne kadar "Kamp davetinin yapıldığına dair bilgilendirmeler yaptınız ama bu tarihi hiç paylaşmadınız. Çekdar'a yapılan kamp davetinin tarihi 1 Temmuz. Yani takım zaten kamptayken yapılmış. Çekdar olayı piyasaya düştükten ve Çekdar'ın sizlerle diyalog arayışları sırasında "En azından izin belgesi yollayın." talebi sonrası hukukun işletilmesi amacıyla bürokratik olarak bir çağrı yapılmış ve neredeyse fiziken imkansıza yakın bir taleple ertesi gün saat 17:00'da Erzurum'da olması istenmiş. Bilindiği üzere 1 Ağustos'ta Çekdar'a verilen izin bitiyor ve yine bilgiye dayanarak Çekdar izin bitişi tarihinde Burdur kampına gelecek. Geldiğinde ona bir oda açacak mısınız? Yemekte masaya bir tabak daha koyacak mısınız? Bunları yapmazsanız ve Çekdar kendine bir oda tutup her antrenman saatinde saha kenarına geldiğinde "Bizim çocuğumuzu(!)" görmezden mi geleceksiniz yoksa hakkı olan formayı giyip Besnik Hasi'yi etkilemesinin yolunu mu açacaksınız? 10- Çekdar'a dönük bizzat dinlediğim bazı taraftar(!) tehditleri var. "Bizim çocuğumuzun(!)" bu tip iğrenç yaklaşımlara maruz kalmaması için kulüp ve kulüp başkanı olarak bir adım atmayı düşünüyor musunuz? , 11- Futbol takımı 11 kişiden oluşunca tevafuk işte, son soru da 11. soru oldu. Son olarak bu süreç uzar ve Çekdar'ın şu ana kadar iddia boyutunda olan söylemleri somut belge ve bilgilerle desteklenirse bunun karşısında ne tip bir karar almayı düşünürsünüz?

Barış Karabıyık

19,251 次观看 • 1 个月前

🔴 Mavi Vatan Yasası'nın Arkasındaki Sıralamayı Kimse Fark Etmedi. Türk medyası 4 gündür yasanın maddelerini tartışıyor. Yunanistan basını "casus belli" diyor. Avrupa Parlamentosu yaptırım talep ediyor. Ama hiç kimse şu sıralamaya bakmıyor: ▫️ 3 tarih, 3 hamle, 10 günlük pencere. ▪️ 1 Mayıs 2026 — Türkiye Yıldırımhan ICBM'i resmi olarak açıkladı. Dünyada nükleer eşik ülkesi statüsünden bir adım öncesi pozisyona oturdu. ▪️ 2 Mayıs 2026 — ABD, Almanya'daki 5.000 askerini geri çekme kararını açıkladı. Trump aynı hafta "İtalya ve İspanya'dan da çıkarız" dedi. NATO'nun güney kanadında ABD garantörlüğü ilk kez böyle açık sorgulandı. ▪️ 10 Mayıs 2026 — Mavi Vatan yasası Milliyet manşetiyle kamuoyuna açıldı. 44 yıl sonra ilk kapsamlı deniz yetki alanları düzenlemesi. Cumhurbaşkanı'na "Özel Statülü Deniz" ilan yetkisi. ▫️ Bu üç olay arka arkaya yaşanmadı. Birbirine bağlı şekilde planlandı. ▪️ Birinci hamle caydırıcılığı resmileştirdi. İkinci hamle bölgede güç boşluğu yarattı. Üçüncü hamle bu boşluğu yasal zeminle doldurdu. ▫️ Bunun adı sıradan bir yasa değil. Doktrin uygulaması. ▪️ Mavi Vatan'ın fikir babası emekli Amiral Cem Gürdeniz 2006'da bir cümle söylemişti: "Türkiye kıyısı olan bir ülke değil, denizleri olan bir ülkedir." 20 yıl boyunca bu cümle bir akademik tezdi. Şimdi yasa maddesi haline geliyor. ▪️ Doktrinin diğer mimarı Amiral Cihat Yaycı 2020'de görevden alınmıştı. Son aylarda farklı kanallardan ismi yeniden konuşuluyor. Yasanın taslağında onun ekolünün izleri var. ▫️ Asıl mesaj şudur: Türkiye Akdeniz'de Yunanistan ile değil, NATO'nun çöken dengesiyle uğraşıyor. ▪️ ABD garantörlüğü zayıflıyor. AB savunma fonu 2027'de açılıyor. Fransa Larnaka'da üs kurdu. İsrail Güney Kıbrıs'a silah satıyor. Bu boşluğun her metresi bir aktör tarafından dolduruluyor. ▪️ Türkiye'nin cevabı: ben de doldururum, ama yasayla. ▫️ Yıldırımhan caydırıcılıktı. Mavi Vatan egemenlik. Sıradaki adım ne? ▪️ Cevap büyük ihtimalle 2027 NATO Zirvesi'nde Türkiye'nin önereceği yeni bir Akdeniz güvenlik mimarisi olacak. Bu mimaride Yunanistan, Kıbrıs ve Fransa "üye" değil "muhatap" olacak. ▫️ Bir yasa çıktı diye konuşmuyoruz. Türkiye'nin 21. yüzyıl deniz doktrini resmen başladı. #MaviVatan #DoğuAkdeniz

Diplomatic War

121,042 次观看 • 3 个月前

Aziz İstanbullular… Yakın zamanda ortaya çıkan bu görüntüleri tek tek düşündüğümüzde belki küçük hadiseler olarak görülebilir ancak tablonun geneline baktığımızda bizlere çok önemli bir hususu anlatıyor. İstanbul’umuzda toplu taşıma son 4,5 yılda ne yazık ki ilerlemek, gelişmek bir yana dursun, hep daha geriye, hep daha kötüye gidiyor. Hepimiz hemen her gün bir metrobüs arızasına, zamanında gelmeyen, bazen motorundan duman tüten bir otobüse, yürümeyen bir ‘yürüyen’ merdivene, rayından çıkan bir tramvaya denk geliyor; sabah işimize, okulumuza, akşam evimize bin bir güçlükle mücadele ederek gidebiliyoruz. Peki neden bunu yaşıyoruz? Milyonlarca insanın kullandığı otobüslerimiz, metrolarımız, tramvaylarımız, vapurlarımız, metrobüsümüz, maalesef mevcut İBB yönetiminin sergilediği plansızlıktan, vizyonsuzluktan, bakımsızlıktan ve ilgisizlikten dolayı içler acısı halde. Başta İETT otobüsleri olmak üzere, İBB yönetiminin mevcut hatlardaki kötü yönetimi sebebiyle de 5 dakikada bir gelmesi gereken otobüsler 20-30 hatta 40 dakikada bir gelmeye başladı. Duraklarda yığılmalar arttı, arızalanan otobüslerin yerine ikame araç gönderilmedi, hatların karakteristiğine uygun araçlar tahsis edilmedi ve İstanbul’un otobüs durakları, otobüs yolu gözleyen İstanbullularla doldu taştı… İşe, okula gidiş - geliş saatlerinde 4-5 dakikada bir 8 vagon gelmesi gereken metrolar 10-15 dakikada bir 4 vagon gelince metro duraklarımız hıncahınç doldu. Trafiği de rahatlatmasını beklediğimiz metro ağları, her geçen gün büyüyen ulaşım yarasına bir merhem olamadı. İBB yönetimi, İstanbul’un yıllar içinde ihtiyaç haline geleceğini bildiğimiz için planladığımız onlarca ulaşım projesinin hemen hemen hiçbirini tamamlayamadığı gibi üzerine yeni tek bir ulaşım projesi eklemedi. Hatta bırakın yeni projeyi, mevcut metro inşaatlarını molozla kapatarak durdurdu. Bakmayın İBB Başkanının “yeni metro ‘açtık’” reklamlarına… Açtığını söylediği metroların hepsinin %70-80 hatta %99 oranında İBB AK Parti döneminde tamamlanan, İBB Başkanının sadece kurdelasını kestiği işler olduğunu hepimiz gibi kendisi de çok iyi biliyor. Sonuç olarak İBB’nin bu tembel ve atıl tavırları yüzünden koca 4,5 yıl projesiz yeni metro projesiz geçti. 25 yıllık İBB yönetimimizin her dakikasını altın değerinde görerek, İstanbul’umuza kazandırdığımız tüm toplu ulaşım altyapısı, mevcut İBB yönetimi tarafından resmen kaderine terk edildi. Mercedes gibi dünyanın en büyük otobüs firmasının ihaleye girmesini bile “siz yetersizsiniz” diyerek reddettiler. İETT’nin 4.1 milyar TL’lik bakım onarım ihalelerini, CHP’li İstanbul Milletvekilinin mali müşaviri olduğu firmaya verdiler. Birkaç saatte hallolabilecek yürüyen merdiven ve asansör arızalarını haftalarca, aylarca ötelediler. “Tasarruf” bahanesiyle çalışan sistemleri kapattılar. Bunlardan şikayetçi olan vatandaşları İBB’ye sabotaj yapmakla suçlayarak beceriksizliklerini ve bu köhneliği gizlemeye çalıştılar. Sonuç olarak İstanbullu’nun ulaşımdaki konforunu, değerli vaktini ellerinden aldılar. Ulaşımda yaşanan tüm sorunlar, aslında en az yukarıda ifade ettiğim sebepler kadar İBB Başkanının İstanbul’un dertlerine karşı olan ilgisiz tutumunun, İBB Başkanlığını millete hizmet makamı değil, bir kariyer planlama merkezi olarak görmesinin de bir sonucu. İBB Başkanı maalesef İstanbul’un sorunlarıyla ilgilenmek, ulaşımdaki aksaklıklara çare olmak yerine geride kalan 4,5 yılda gözünü hep başka makamlara, mevkilere dikti. Önce Cumhurbaşkanlığı, sonra Cumhurbaşkanlığı Yardımcılığını kendince kendine layık gördü, İstanbul’u öteledikçe öteledi. Ne kendi başarılı olabildi ne de milletin teveccühüne mazhar olabildi. Olan İstanbul’un, siz İstanbulluların koca bir 5 yılına oldu. Plansız, vizyonsuz, bakımsız ve ilgisiz bir İstanbul’un kaybolan 5 yılına… #Sahipsizİstanbul

Mehmet Tevfik Göksu

745,376 次观看 • 2 年前

🚨 wtcN'ın yayınında arınma gecesi yaşandı. Pek çok yayıncıyla arasındaki kavgalar ve küslükler hakkında konuşuldu. 🚨 Levo'yla alakalı konuşma sonrasında canlı yayına Jahrein katıldı. (18:19)'da Jahrein giriş yapıyor. (00:00) Hype olayları (10:39) Elwind hakkında (9:14) ve (11:16) Uthenera (Şükrü) olayları 🗣️ wtcN: Şükrü olayı çok karışık. Şükrü kendi yayınında benle neden küstüğünü özet şeklinde anlatmış ama olayın bambaşka bir geçmişi var olay örgüsü var. Olay örgülerini anlatmamış çünkü işine gelmez onun. Ben de burada anlatırsam onun için kötü olur gerek yok. Uzun yıllar bana olan dostluğunun hatrına böyle bir şey yapmayacağım. (13:49) Levo olayları 🗣️ wtcN: Bir tane story atmıştı bu Çisil muhabbetlerinde. Ben güya kayrılıyormuşum Çisil tarafından. Beni sürekli Twitch Rivals'lara Çisil götürüyormuş. Levo gerçekten benim çok irite olduğum bir insan oldu bu hareketlerinden dolayı. Ben Levo'ya en başından beri hiç ısınamamıştım. Beni neden sevmiyorsun deyip duruyordu herkesi sevmek zorunda değilim diyordum. Isınamıyorum sana karşı bu kadar basit. Bunu sürekli kendine bir dert ediniyordu. Kolpa bilgilerle birilerinden bir şey duymuş büyük ihtimal. Bana iftira attı ondan sonra adını bile ağzıma almadım her yerden unfollowladım. Saçma sapan bir trip yaşıyor amk. O SoloQ'da Riven Coslpay'iyle Top Lane oynarken ben turnuvalarda şampiyonluk alıyordum. Twitch Rivals'a çisil beni sokmuşmuş, haddini bil amk ya. Ben hiçbir turnuvaya arkadaşlarımın vasıtasıyla kayrılmadım." (17:01) Elraenn olayları 🗣️ wtcN: "Ben Elraenn'in yayınına gitmiştim. Bir anda ansızın. Çok büyük hataydı benim için orada konuşmak. Ve şunu demiştim: "Sen 8 k izleniyordun" demiştim "bir anda 30k izlenmeye başladın bu bana garip geliyor demiştim..." (18:19) Jahrein giriş yapıyor (20:35) Hype'ın ekibindeki Nesrin'in bitçi iddası konuşuluyor (22:38) Hype'ın ekibindeki Yağmur Dilveroğlu (Blush)'a ByNoGame'den "sponsss" başlığıyla gelen 64.000 TL bağış olayı (25:44) BatuhanMNT'nin Jahrein'e cevabına bakılıyor (29:09) Hype'ın grafikeri Karaman'ın illegal bahis sitelerin grafik tasarımlarını yaptığı olayı

OnlyDrama

851,818 次观看 • 1 年前

■ İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF) sözcüsü Anna Ukolova “PUTİN DE DAHİL OLMAK ÜZERE İSTEDİĞİMİZİ VURURUZ.” Rus RBC radyosunda yaptığı açıklamada, Rus yetkililerin savaşta İsrail karşıtı bir tutum sergilemeleri halinde Rus yetkilileri öldürülecekleri tehdidinde bulundu. IDF Sözcüsü Ukolova, İsrail'in Rusya'daki tüm web kameralarını kontrol ettiğini ve Putin de dahil olmak üzere istediği herkesi kolayca vurabileceğini söyledi. Aynı taktiklerin İranlı liderleri ortadan kaldırmak için de kullanıldığını belirtti. ■ KKTC Ulaştırma Bakanlığı, Türkiye Cumhuriyeti'nin, muhtemel askeri harekât nedeniyle, KKTC adına NOTAM yayımlandığını" duyurdu. Bakanlıktan yapılan açıklamada, "Türkiye Cumhuriyeti'nin muhtemel askeri harekat nedeniyle" KKTC adına, N0101/26 (harici)- K0084/26 (dahili) numaralı NOTAM 'I yayınlandı. 12 Nisan'a kadar geçerli. ■ İran’ın: ABD ve İsrail saldırılarına misilleme kapsamında 28 Şubat’tan bu yana 7 Arap ülkesine toplam 3 bin 95 füze ve insansız hava aracıyla saldırı düzenlediği açıklandı. ■ İsrail : İran'ın saldırılarının ilk başlardaki gibi olmadığını ve giderek daha çok şiddetlendiğini açıkladı. ■ İran: "Bir ayet var hoşunuza gitmediği halde savaş size farz kılındı." o halde bizde savaşırız. ■ Pentagon : Kongreden 200 Milyar USD ek bütçe istedi. ABD bütçesinin % 2,9 una denk geliyor. PENTAGON ,İRAN savaşının finansmanını sağlıyor. ■ İran askeri sözcüsü : ABD'ye Altın çağınız sona erdi.Bölgeden çekilin ya da ölümü seçin. ■ Diplomatik Strateji : Çin, İsrail'in Ortadoğu'daki başka bir ülkeye daha saldıracağını açıkladı. ■ MSB : Hava sahamızın ve vatandaşlarımızın güvenliğini sağlamak amacıyla millî düzeyde alınan tedbirlerin yanı sıra Adana’da konuşlu mevcut İspanya Patriot sistemine ilave olarak Ramstein/Almanya’daki Müttefik Hava Komutanlığı tarafından görevlendirilen bir Patriot sistemi daha Adana’da konuşlandırılmaktadır. İncirlik Üssü Türk Üssü !!! Madem bu üs Türk Üssü! Neden Nato sadece bu Üssün koruması için Patriot kuruyor? Eğer Türkiye tehdit altında ise neden İncirlik? İstanbul değil, Neden Ankara değil ? Bu sorunun cevabını mutlaka her Türk vatandaşı düşünmeli. ■ ABD, Harg Adasını işgal etmeye hazırlanıyor. USS Tripoli amfibi grubu Malakka Boğazı'ndan geçti ve İran kıyılarına doğru ilerliyor. Bu gemi, 20'den fazla dikey kalkış yapabilen uçak ve helikoptere, büyük çıkarma gemilerine, bir muhrip ve 2500 deniz piyadesine sahip hafif bir uçak gemisi. ■ İran ordusu : Suudî Arabistan'ın ABD ve İsrail'e yardım ettiği gerekçesiyle Riyad'ı ve petrol devi Saudi Aramco'nun Ras Tanura Rafinerisi'ni insansız hava aracı (SİHA) ile vurdu. ■ Analiz : Yunanistan'ın son zamanlardaki İran savaşını bahane ederek Kerpe, Semadirek ve Limni gibi Adalarda hukuksuz bir şekilde yaptığı silahlanmalar Türkiye'yi yakın zamanda harekete geçirecek. Çok yakın bir zamanda Türkiye, Yunanistan'a güçlü bir misilleme tatbikatı ile karşılık verecek. Bu tatbikatta Kardak veya Keçi Adası benzeri bir Ada üzerinde hakimiyet konusunda büyük bir mesaj verebilir. ■ İsrail : İran’daki dünyanın en büyük doğalgaz tesisini vurdu. Gaz alan Türkiye ve Irak olumsuz etkilenecek. ■ İran : İsrail'in Dimona nükleer rekatörünü vurdu. ■ Moskova başta olmak üzere Rusya genelinde : İsrail Ordu sözcüsünün tüm kameraları izlediklerini Putin'e saldırabileceklerini söylemesinin ardından kapsamlı bir CIA/ MOSSAD bağlantılı İsrail operasyonu yapıldığı, pek çok kurumda İsrail ile bağları olan kişiler görevden alınmaya, ortadan kaybedilmeye başlandığı bilgileri geliyor. ■ Ukrayna Karadeniz'de Türk Akım ve Mavi Akım hatlarını en az 26 defa İHA saldırısıyla doğrudan saldırarak Türkiye'nin enerji güvenliğine saldırarak açıkça Türkiye Cumhuriyetine SAVAŞ açmış olup,açık saldırı ve tehdit etmektedir. ■ KKTC hava sahasında Türkiye'nin askeri harekat uyarısı, Karadeniz'de Ukrayna'nın Türk gaz hatlarına saldırıları,Ege'de tehditler, Güneydoğu PKK yürüyüşleri !!! #Atabey19HHK #HüseyinHakkıKahveci #OndokuzBiziz #Sondakika #UkabPartisi

Atabey Hüseyin Hakkı Kahveci

183,512 次观看 • 5 个月前

Millî Savunma Bakanlığının faaliyetleri başta olmak üzere gündemdeki konulara ilişkin olarak Haftalık Basın Bilgilendirme Toplantısı gerçekleştirildi. Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri ve Bakanlık Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk tarafından icra edilen toplantıda şu bilgiler paylaşıldı: 5 PKK’LI TERÖRİST DAHA TESLİM OLDU Türk Silahlı Kuvvetlerimizin yüksek bir disiplin ve kararlılıkla sürdürdüğü operasyonel faaliyetleri kapsamında; - 5 PKK’lı terörist daha teslim olmuş, - Kalıcı güvenliği tesis etmek amacıyla sınırlarımızda ve ötesinde mayın ve el yapımı patlayıcı ile mağara, sığınak ve barınak tespit ve imha çalışmalarına devam edilmiş, - Suriye Harekât Alanlarında imha edilen tünel uzunluğu 757 kilometreye ulaşmıştır. HUDUTLARDA 146 ŞAHIS YAKALANDI Kaçakçılığın, yasa dışı geçişlerin engellenmesi ve terörle mücadele etkinliğinin artırılması kapsamında sınır güvenliğinde alınan etkili ve modern teknolojiye dayalı tedbirlerle; - Hudutlarımızdan yasa dışı yollarla geçmeye çalışan 7’si terör örgütü mensubu olmak üzere 146 şahıs yakalanmış, 2 bin 89 şahıs ise hududu geçemeden engellenmiştir. - Böylece, yıl içerisinde sınırlarımızdan yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısı 790, hududu geçemeden engellenen kişi sayısı da 7 bin 979 olmuştur. Yine, bu hafta içerisinde; Van hudut hattında yapılan arama tarama faaliyetinde 155 kilogram uyuşturucu madde ele geçirilmiştir. TCG ANADOLU’DAN HAVALANAN TB-3 SİHA’LARIMIZ BALTIK DENİZİ’NDE ATIŞ YAPACAK Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, savunma ve güvenliğimizin yanı sıra bölgesel istikrarın korunmasına ve uluslararası güvenliğe katkı sağlamaya devam etmektedir. Ülkemiz, 18 Şubat’ta üyeliğinin 74’üncü yılına ulaşacağı NATO’nun, değerlerini ve sorumluluklarını paylaşmaya; aktif, yapıcı ve saygın bir üyesi olmaya devam etmektedir. NATO’nun 2026 yılındaki en geniş kapsamlı ve katılımlı fiilî tatbikatı olan, Türk Silahlı Kuvvetleri olarak yaklaşık 2 bin personelle yer aldığımız Steadfast Dart 2026, aynı zamanda Almanya’nın millî tatbikatları olan Northern Quadriga ve Grand Quadriga ile eş zamanlı olarak 8-25 Şubat tarihleri arasında Almanya’da devam etmektedir. Sayın Deniz Kuvvetleri Komutanımızın TCG Anadolu’dan takip edeceği Steadfast Dart Tatbikatı kapsamında, 17-18 Şubat’ta, Baltık Denizi’nde TB3 insansız hava araçları ile atışlar icra edilecektir. Sayın Genelkurmay Başkanımız ile Sayın Kara Kuvvetleri Komutanımızın söz konusu tatbikatın 20 Şubat’taki Seçkin Gözlemci Günü’ne iştirak etmesi planlanmaktadır. Tatbikata iştirak eden Anadolu Türk Deniz Görev Kuvvetimiz; 6-8 Şubat tarihleri arasında Emden/Almanya’ya liman ziyaretinde bulunmuş, 11-14 Şubat tarihleri arasında ise Kiel/Almanya’ya liman ziyareti yapmaktadır. İkili ilişkiler kapsamında, - Ülkemiz ile Ekvator Cumhuriyeti arasında teati usulü ile imzalanan Askerî Çerçeve Anlaşması’nın imza süreci 5 Şubat’ta tamamlanmıştır. - “Türkiye-Kore Cumhuriyeti 13’üncü Kara Kuvvetleri İş Birliği Toplantısı” 8-13 Şubat tarihleri arasında ülkemizde gerçekleştirilmekte, - “Türkiye ile Yunanistan arasında Güven Artırıcı Önlemler” uygulama planı çerçevesinde Deniz Kuvvetleri Komutanlığı heyetimizin, 17-19 Şubat tarihleri arasında Atina/Yunanistan’da toplantıya katılması planlanmaktadır. İSRAİL’İN BATI ŞERİA KARARLARINI KINIYORUZ Orta Doğu’daki gelişmeler bağlamında ise, Gazze’de Barış Planı’nın ikinci aşamasına geçilmesine rağmen, ateşkes ihlallerini sürdüren İsrail’in; Gazze’deki yıkım ve saldırılarının ardından işgal altındaki Batı Şeria’ya yeni bir hukuki ve idari statü dayatmak amacıyla aldığı kararları da kınıyoruz. Uluslararası hukukun bariz bir ihlali olan bu kararların iki devletli çözüm çabalarına zarar vereceği açıktır. Filistin halkının, 1967 sınırları temelinde, başkenti Doğu Kudüs olan, bağımsız ve egemen bir devlet sahibi olma çabalarına destek vermeye devam edeceğimizi bir kez daha vurguluyoruz. SAYIN BAKANIMIZ, ZAMBİYA KARA KUVVETLERİ KOMUTANI’NI KABUL EDECEK Üst düzey temas ve faaliyetler kapsamında; Sayın Bakanımız; 6 Şubat’ta, Komuta Kademesiyle gittiği Osmaniye’de 12’nci Komando Tugay Komutanlığında inceleme ve denetlemelerde bulunmuş, ardından Sayın Cumhurbaşkanımızın teşrifleriyle gerçekleştirilen “Deprem Şehitlerini Anma Programı”na iştirak etmiştir. 7 Şubat’ta, ülkemizin İHA-SİHA teknolojisine erişmesinde öncülük eden merhum Özdemir Bayraktar anısına hazırlanan “Bu Dünyadan Bir Akıncı Geçti” belgeselinin gösterimine Komuta Kademesiyle katılan Sayın Bakanımız, müteakiben Sayın Cumhurbaşkanımızın, Ürdün Kralı ile Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Çalışma Ofisinde gerçekleştirdiği görüşmeye refakat etmiştir. 9 Şubat’ta, Irak’ın Ankara Büyükelçisi ile beraberindeki Irak Askerî Ataşesi’ni kabul eden Sayın Bakanımız, - 10 Şubat’ta, Kilis’te konuşlu 11’inci Hudut Tugay Komutanlığında inceleme ve denetlemelerde bulunmuş, Kilis Valiliğini ziyaret etmiş, ardından hayatını kaybeden Kahraman Kıbrıs Gazimiz Ali Çelik’in cenaze törenine katılmış, çeşitli temas ve ziyaretlerde bulunmuştur. - Sayın Genelkurmay Başkanımız 13 Şubat’ta, Sayın Kara Kuvvetleri Komutanımızın resmî davetlisi olarak ülkemize gelen Zambiya Kara Kuvvetleri Komutanı’nı kabul edecektir. - Sayın Kara Kuvvetleri Komutanımız, bugün (12 Şubat) Zambiya Kara Kuvvetleri Komutanı ve beraberindeki heyeti ağırlayacaktır. - Sayın Hava Kuvvetleri Komutanımız, 11-14 Şubat tarihleri arasında Mısır Hava Kuvvetleri Komutanı’nın resmî davetlisi olarak Mısır’ı ziyaret etmektedir. - Bakan Yardımcımız Sayın Musa Heybet 8-10 Şubat tarihleri arasında, Riyad’da düzenlenen Dünya Savunma Fuarı’na (WDS) katılmış ve çeşitli görüşmeler gerçekleştirmiştir. - Bakan Yardımcımız Sayın Bilal Durdalı, 9-10 Şubat’ta Ankara’da düzenlenen “Türkiye-Afrika Stratejik Diyaloğu” programına katılmıştır. - Bakan Yardımcımız Sayın Salih Ayhan, 11-12 Şubat’ta İstanbul’da gerçekleştirilen Dünya Sektörler Arası İş Birliği (WCI) Forumu'na katılarak Afrika ülkelerinin temsilcileri ile savunma sanayinde iş birliği imkânlarının değerlendirildiği görüşmeler yapmıştır. TSK, EĞİTİM VE TATBİKATLAR İLE ULUSLARARASI GÖREVLERE DEVAM EDİYOR Türk Silahlı Kuvvetlerimiz; harekât kabiliyetini geliştirmeye yönelik ulusal ve uluslararası eğitim ve tatbikat faaliyetlerini planlanan takvim doğrultusunda icra etmektedir. Bu kapsamda; - 21 Ocak-9 Şubat tarihleri arasında Doğu Akdeniz’de düzenlenen ve komuta ettiğimiz NATO Deniz Muhafızı 2026 yılı 1’inci Odak Harekâtı (FOCOPS 2026/1), - 2-9 Şubat tarihleri arasında Ankara’da düzenlenen Arama Kurtarma Tatbikatı (I)-2026 ile - 10 Şubat’ta Doğu Akdeniz’de gerçekleştirilen Turgutreis-13 Tatbikatı başarıyla icra edilmiş, - Romanya, Almanya, Polonya ve İspanya’daki Dynamic Front Atış Destek Koordinasyon, - Suudi Arabistan’daki Zafer Mızrakları ile - Cezayir’deki “Tehlike Altındaki Gemiye Yardım ve Deniz Kirliliğiyle Mücadele” tatbikatlarına katılım sağlanmıştır. - 29 Ocak-13 Şubat tarihleri arasında Kars’ta gerçekleştirilen Şehit Piyade Teğmen Harun Aslan Kış-2026 Tatbikatı yarın (13 Şubat) düzenlenecek Seçkin Gözlemci Günü ile tamamlanacak, - 2 Şubat’ta başlayan Almanya’daki Dynamic Mirage ile 9 Şubat’ta İspanya’da başlayan Torrejon Advantage tatbikatları 13 Şubat’ta, - 1-14 Şubat tarihleri arasında Katar’da icra edilen İbrar-6 Kıyı Savunma Özel Tatbikatı ise 14 Şubat’ta sona erecektir. 31 Ocak’ta başlayan Deniz Astsubay Meslek Yüksek Okulu öğrencilerinin Açık Deniz Eğitimleri kapsamında; 8-9 Şubat’ta Antalya’ya liman ziyaretinde bulunan TCG Osmangazi ve TCG Giresun gemilerimiz tarafından 11-12 Şubat’ta Çanakkale’ye liman ziyareti gerçekleştirilmektedir. 5 Şubat-16 Mart tarihleri arasında NATO Daimî Mayın Karşı Tedbirleri Deniz Görev Grubu-2’ye katılan (SNMCMG-2) TCG Anamur mayın avlama gemimiz tarafından, 12-16 Şubat tarihleri arasında Pire/Yunanistan’a liman ziyareti yapılmakta, Aden Körfezi, Somali açıkları ve Arap Denizi’nde görev icra etmek üzere 11 Şubat’ta Somali’ye ulaşan TCG Sancaktar, TCG Gökova ve TCG Bafra’dan oluşan deniz unsurlarımız; 17-18 Şubat’ta Cibuti’ye liman ziyareti gerçekleştirecektir. Yabancı askerî gemilerin limanlarımızı ziyaretlerine ilişkin olarak; - Birleşmiş Milletler Lübnan Geçici Görev Gücü (UNIFIL) görevi kapsamında, Bangladeş Deniz Kuvvetlerine ait Sangram tarafından 8-14 Şubat tarihleri arasında Mersin’e liman ziyareti yapılmakta, - NATO Daimî Deniz Görev Grubu-2 (SNMG-2) görevi kapsamında Arnavutluk Deniz Kuvvetlerine ait Oriku tarafından 15 Şubat’ta İzmir’e liman ziyareti gerçekleştirilmesi planlanmaktadır. Hava Kuvvetleri Komutanlığımızca, - 11 Şubat’ta, muharip ve destek uçaklarımızın katılımıyla Batı Karadeniz’de eğitim uçuşu yapılmış, - Erzincan’ın kurtuluşunun yıl dönümü etkinlikleri kapsamında 13 Şubat’ta muharip uçak geçişi yapılması planlanmıştır. Öte yandan; - Geçitkale/KKTC’de 661,5 metrekarelik şanlı Türk bayrağımız ile serbest paraşüt atlayışı gerçekleştirerek Türkiye rekoru kıran Özel Kuvvetler Komutanlığı personelimizi, - 6-8 Şubat tarihleri arasında Adana’da düzenlenen “Uluslararası Masterlar Uzun Kulvar Yüzme Şampiyonası”nda, 9 Türkiye rekoru kıran Türk Silahlı Kuvvetleri Spor Gücü Yüzme Takımımız ve derece elde eden sporcularımız ile - 29 Ocak-10 Şubat tarihleri arasında 17 ülkenin katılımıyla Pakistan’da düzenlenen 9’uncu Uluslararası Pakistan Kara Kuvvetleri Takım Ruhu Yarışması’nda (PATS-2026) altın madalya kazanan Kara Kuvvetleri Takımımızı bir kez daha kutluyoruz. ÇEŞİTLİ MİKTARDA FÜZE SİSTEMLERİ ENVANTERE ALINDI Türk Silahlı Kuvvetlerimizin güçlü, modern ve etkin savunma kapasitesinin yerli ve millî savunma sanayi ürünlerimizle geliştirilmesi çalışmalarına da devam edilmektedir. Geçtiğimiz hafta içerisinde; Kara Kuvvetleri Komutanlığımızca Hisar-A Projesi kapsamında çeşitli miktarlarda Füze Fırlatma Sistemi (FFS) ve Tam Atım Füze, muayene ve kabul faaliyetleri tamamlanarak envantere alınmıştır. MKE AŞ, RİYAD’DA ÇEŞİTLİ İŞ BİRLİĞİ ANLAŞMALARI İMZALADI Diğer yandan, hafta içerisinde muhtelif adet ve çapta silah ve mühimmatın teslimatını tamamlayan Makine ve Kimya Endüstrisi Anonim Şirketimiz (MKE) tarafından Riyad’da düzenlenen Dünya Savunma Fuarı (World Defence Show) 2026’da; - ALTALBIAH firması ile MKE TOLGA Yakın Hava Savunma Sistemi teknolojisi ihracı ve ortak üretimi ile 122 mm ÇNRA (Çok Namlulu Roketatar) mühimmatının Suudi Arabistan’da ortak üretimine yönelik Mutabakat Zaptı ve - Saudi Chemical Company Limited ile patlayıcı ham madde ve enerjetik materyaller alanındaki iş birliklerini geliştirmek amacıyla Mutabakat Zaptı imzalanmıştır. Sonuç olarak Bakanlığımızın tüm birlik ve kurumları; - Cumhuriyetimizin ikinci asrında, - Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde ve “Türkiye Yüzyılı” hedefleri doğrultusunda, - Ülkemiz ve milletimizin huzur ile güvenliği için üstlenmiş olduğu tüm görevleri bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da başarıyla yerine getirmeye devam edecektir. #MillîSavunmaBakanlığı

T.C. Millî Savunma Bakanlığı

39,640 次观看 • 6 个月前

1️⃣4️⃣ İlde Uyuşturucu Madde İmalatçılarına ve Sokak Satıcılarına yönelik Jandarma tarafından düzenlenen "NARKOÇELİK-46" operasyonlarında; 2️⃣ Ton 3️⃣ Kg Uyuşturucu Madde, 2️⃣ Milyon 9️⃣7️⃣6️⃣ Bin 3️⃣4️⃣5️⃣ adet kök kenevir ve kök skunk ile 6️⃣8️⃣ Bin 7️⃣3️⃣7️⃣ adet Uyuşturucu Hap ele geçirildi❗ ⚠️6️⃣7️⃣ Şüpheli Zehir Taciri ve Sokak Satıcısı yakalandı❗ 📍4️⃣2️⃣’si tutuklandı. Diğerlerinin işlemleri devam ediyor. ‘’Uyuşturucu’’, mücadele alanlarımızın başında geliyor. Uyuşturucuyu ‘’Küresel bir felaket’’ olarak görüyoruz. Dünyanın en sinsi düşmanı olan bu illeti, özellikle göz aydınlığımız evlatlarımızdan uzak tutmak, onların uyuşturucu ağına düşmesini engellemek, öncelikli görevlerimizden. İçişleri ailesi olarak ülkemizi zehir tacirlerinden ve sokak satıcılarından temizlemeye kararlıyız❗ 🚩Cumhuriyet Başsavcılıkları ile Jandarma Genel Komutanlığı Narkotik Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı koordinesinde; Bitlis, Diyarbakır, Van, Manisa, Ankara, Artvin, Antalya, Malatya, Sakarya, Hatay, Gaziantep, Mersin, Aydın ve Şırnak İl Jandarma Komutanlıklarınca düzenlenen "NARKOÇELİK-46” operasyonlarında: ❌Bitlis İl Jandarma Komutanlığınca yapılan operasyonda; 📍250 kg metamfetamin ele geçirildi. 🚔1️⃣ Şüpheli Zehir Taciri yakalandı. ❌Diyarbakır İl Jandarma Komutanlığınca yapılan operasyonda; 📍1 milyon 967 bin adet kök kenevir, 📍1 milyon 8 bin adet kök skunk, 📍1 ton 452 kg esrar ele geçirildi. 🚔1️⃣1️⃣ Şüpheli Sokak Satıcısı yakalandı. 9️⃣’u tutuklandı. ❌Van İl Jandarma Komutanlığınca yapılan operasyonda; 📍101 kg esrar, 📍18 kg metamfetamin ve 📍29 kg skunk ele geçirildi. 🚔2️⃣ Şüpheli Zehir Taciri yakalandı ve tutuklandı. ❌Manisa İl Jandarma Komutanlığınca yapılan operasyonda; 📍5 bin 44 adet uyuşturucu hap, 📍21 kg esrar, 📍1.345 adet kök kenevir bitkisi ele geçirildi. 🚔4️⃣ Şüpheli Sokak Satıcısı yakalandı ve tutuklandı. ❌Ankara İl Jandarma Komutanlığınca yapılan operasyonda; 📍1.117 adet uyuşturucu hap ele geçirildi. 🚔 1️⃣ Şüpheli Zehir Taciri yakalandı ve tutuklandı. ❌Artvin İl Jandarma Komutanlığınca yapılan operasyonda; 📍2 kg metamfetamin ele geçirildi. 🚔2️⃣ Şüpheli Zehir Taciri yakalandı. 1️⃣'i tutuklandı. ❌Antalya İl Jandarma Komutanlığınca yapılan operasyonda; 📍28,5 kg skunk, 📍10,5 kg metamfetamin, 📍10 bin 125 adet uyuşturucu hap ele geçirildi. 🚔2️⃣4️⃣ Şüpheli Sokak Satıcısı yakalandı. 7️⃣'si tutuklandı. ❌Malatya İl Jandarma Komutanlığınca yapılan operasyonda; 📍49 bin 391 adet uyuşturucu hap, 📍32 kg esrar ele geçirildi. 🚔7️⃣ Şüpheli Sokak Satıcısı yakalandı ve tutuklandı. ❌Sakarya İl Jandarma Komutanlığınca yapılan operasyonda; 📍21 kg bonzai ele geçirildi. 🚔1️⃣ Şüpheli Zehir Taciri yakalandı ve tutuklandı. ❌Hatay İl Jandarma Komutanlığınca yapılan operasyonda; 📍5 kg metamfetamin, 📍20 lt sıvı metamfetamin ele geçirildi. 🚔5️⃣ Şüpheli Sokak satıcısı yakalandı. 2️⃣'si tutuklandı. ❌Gaziantep İl Jandarma Komutanlığınca yapılan operasyonda; 📍16 kg skunk ele geçirildi. 🚔2️⃣ Şüpheli Zehir Taciri yakalandı ve tutuklandı. ❌Mersin İl Jandarma Komutanlığınca yapılan operasyonda; 📍3 bin 60 adet uyuşturucu hap ile 📍1 kg metamfetamin ele geçirildi. 🚔2️⃣ Şüpheli Zehir Taciri yakalandı ve tutuklandı. ❌Aydın İl Jandarma Komutanlığınca yapılan operasyonda; 📍5 kg esrar ele geçirildi, 🚔2️⃣ Şüpheli Zehir Taciri yakalandı ve tutuklandı. ❌Şırnak İl Jandarma Komutanlığınca yapılan operasyonda; 📍11 kg skunk ele geçirildi, 🚔3️⃣ Şüpheli Zehir Taciri yakalandı. 2️⃣’si tutuklandı. Operasyonları koordine eden Cumhuriyet Başsavcılıklarımızı ve operasyonları gerçekleştiren Kahraman Jandarmamızı tebrik ediyorum. Allah ayağınıza taş değdirmesin. Milletimizin duası sizinle 🇹🇷 #TürkiyeninHuzuru🇹🇷

Ali Yerlikaya

136,209 次观看 • 1 年前

Milli Mücadele'ye destek vermiş onlarca, yüzlerce din adamı varmış. Bunlar çok büyük fedakarlıklar yapmış. Kemalistler bunları bilmezmiş. Beyime bak beyime...Sanırsın Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti başkanı... Kurtla avlanıp çobanla ağlayan tarih korsanı... Kimmiş mücadeleye destek veren sarıklılar? Ben birini söyleyeyim. Sivaslı Ali Kemali Hoca Efendi... 1853 doğumlu. Milli Mücadele sırasında 67 yaşlarında. İşgalin ilk günlerinde, henüz Kuvayi Milliye tam teşekkül etmeden direnişe geçiyor. Konya'nın işgaline karşı halkı örgütlüyor. Saltanatın gözünde tam bir çıban başı. Öyle ki Damat Ferit, direnişi ortadan kaldırmak için Konya'ya Heyet-i Nasiha, yani Akil Adamlar gönderiyor. Bilhassa Ali Kemali Hoca Efendi'yi direnişten alı koymak için talimat veriyor. Tabi, Ali Kemali Hoca Efendi hamiyetli adam. Padişahın bir bildiği vardır demiyor. Namussuzluğa karşı ses yükseltiyor. Akil Adamların yüzüne direneceğini haykırıyor. Yetmiyor, saltanata mektup gönderip utanmazlıklarını yüzlerine vuruyor. Mustafa Kemal Paşa'nın Karadeniz'de örgütlenmeye başlamasıyla, Ali Kemali Efendi de bu girişime katılıyor. Konya'da Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti kuruluşunda yer alıyor. Mücadele yanlısı Öğüt Gazetesi'ni destekliyor. Hal böyle olunca İngilizler talimat veriyor. Saltanat devreye giriyor. Cemiyeti ve gazeteyi kapatmaları isteniyor. Ama geri adım atmıyor Ali Kemali Hoca Efendi, "Dönersek kahpeyiz" diyor. Konya, Milli Mücadele'nin önemli bir üssü haline geliyor. 1920'de meclis açılınca ve Ankara ipleri eline almaya başlayınca asrın en büyük ihaneti yaşanıyor. Vahdettin, Ankara'yı çökertmek için milyonlarca lira harcayıp Halife Ordusu kuruyor. İzmit'ten Bolu'ya, Yozgat'tan Kayseri'ye ve Konya'ya kadar pek çok şehirde Ankara karşıtı isyanlar örgütlüyor. Yetmiyor, halkı kendi yanına çekebilmek için Ankara'yı ve destekçilerini bir fetva ile "dinsiz, hain, asi" ilan ettiriyor. Bu fetva Mustafa Sabri ve İskilipli Atıf yardımıyla Anadolu'nun pek çok yerinde Yunan-İngiliz uçaklarıyla dağıtılıyor. İskilipli'nin sahte hocaları, Anadolu'nun her yerinde "Yunan ordusu Halife'nin müsaadesiyle gelmiştir" propagandası yaptırıp işgale direnmenin günah olduğunu dillendiriyor. Bu ihanet nedeniyle Anadolu'nun her yerinde isyan patlak veriyor. Saltanata bağlı yavşak gazeteciler "Yunanistan, Mustafa Kemal'in çapulcularını tepeleyecektir" diye zevke geliyor. Bu isyanlardan biri de Konya'da cereyan ediyor. Saltanatın paralı köpekliğini yapan Delibaş Mehmet, Ekim 1920'de 500 adamıyla evvela Çumra'yı basıp işgal ediyor. "Padişahım çok yaşa" diyerek Konya'ya giriyor. İşgalci Yunan ordusunun Halife Ordusu olduğu propagandasını yapıyor. Delibaş'ın adamları, şehirde bulabildiği tüm Türk askerlerini katlediyor. Mustafa Kemal'e itaat eden herkesin dinden çıkacağını, karısıyla nikahının düşeceğini ilan ediyorlar. İşte o gece, Sivaslı Ali Kemali Hoca Efendi'nin evini de basıyor asiler. Çünkü direnişin önemli isimlerindendi. Saltanatın bir numaralı düşmanlarındandı. Yaşlı adamı önce döve döve Delibaş'ın huzuruna çıkarıyorlar. "Halife düşmanı" diye yaftalıyorlar. Türlü hakaretler ediyorlar. Dipçiklerle dövüp yere seriyorlar. Ali Kemali Hoca, yerde kan içinde "Ne yaptığınızı bilemeyecek kadar cahilsiniz. Ben sizi affettim, Allah da affetsin" diyerek son nefesini veriyor. Ama Delibaş'ın öfkesi geçmiyor. Ali Kemali Hoca'yı önce tamamen soyuyorlar. Konya sokaklarında çırılçıplak sürükleyip parçalıyorlar. Ardından hükümet konağının önüne bırakıyorlar. Kuvayi Milliye kısa süre içerisinde asilerin hakkından geldi. Delibaş kuyruğunu götüne sokup kaçtı. Önce Fransızlara sığındı. Bir dönem Yunan Ordusu'nda görev yaptı. Bir sene sonra yeniden isyana girişse de layığını buldu. Kendi adamları tarafından telef edildi. Cesedini Konya'da hükümet konağının önüne bıraktılar. Tıpkı Ali Kemali Efendi'ye yaptığı gibi. Şimdi sormak lazım. Milli Mücadele'de sarıklı dedelerimiz savaştı diyen bu gerici, hayatında bir kez olsun Ali Kemali Hoca'yı anmış mı? Sormak lazım... Bu gerici hayatında bir kez olsun Ali Kemali Hoca'yı katlettiren İskilipli ve Mustafa Sabri gibi sözde hocaları kınamış mı? İhanetlerinden bahsetmiş mi? Aksine, bunlar ömürlerini İskilipli'yi, Mustafa Sabri'yi övmekle geçirmiş, Vahdettin'i ulu hakan olarak kabul etmiş tipler. Ömürlerini Ali Kemali Hoca'nın katilleriyle geçirecekler, bu ihanetlerden, bu katliamlardan hiç bahsetmeyecekler, işgalcilere paspas olmuş insanları kutsamakla ömür tüketecekler, sonra da "Milli Mücadele'de savaşan sarıklı dedelerimiz" diye edebiyat yapacaklar. Hadi oradan. Ali Kemali Efendi bizim dedemizdir. Onun sarığı bizimdir. Onun hatırası bizim hatıramızdır. Onu kalbinde yaşatacak olan bizleriz. Bu gericilerse, ancak onun katilinin torunlarıdır. Bunların kurtla nasıl avlandıklarını biliyoruz. Çobanla ağlamaya geldiklerinde onları ellerindeki kandan tanıyoruz. Biz bu iki yüzlü tarih korsanlığını yutmayız.

Con Sinov

328,547 次观看 • 8 个月前