Загрузка видео...

Не удалось загрузить видео

На главную

🚨 SON DAKİKA | Sercan Hamzaoğlu: Özellikle Darwin Nunez'in listede olduğunu biliyordum. Kulüp tarafı doğrulamıştı ve özel haberini yapmıştım. En-Nesyri giderse tekrar bir hareket olabilir. Durumunu takip ediyorum.

246,618 просмотров • 6 месяцев назад •via X (Twitter)

Комментарии: 0

Нет доступных комментариев

Здесь появятся комментарии из оригинального поста

Похожие видео

Necip Uysal'ın paylaşımı: "İlk İmzam, Son İmzam, Ömrüm, Sevdam Beşiktaş. Bugün kalemimi son kez bu kulüp için imzalarken, içimde tarif edilmesi zor bir duygu var. Bir yandan gurur, bir yandan hüzün… Bundan 22 yıl önce, henüz bir çocukken bu büyük kulübün kapısından içeri adım attım. O gün hayatımın en önemli yolculuğunun başladığını bilmiyordum. Şimdi geriye dönüp baktığımda, yaşadığım her anın ne kadar kıymetli olduğunu bir kez daha anlıyorum. Bu kulüp bana sadece futbolu öğretmedi; bana aidiyeti, mücadeleyi, sadakati ve en önemlisi, büyük bir ailenin parçası olmanın ne demek olduğunu öğretti. Her antrenmanda terimin son damlasına kadar çalıştım, her maça yüreğimi koyarak çıktım. Çocukken izlediğim abilerimle aynı sahayı paylaşmanın, bu formayla kupalar kaldırmanın ve en önemlisi, bu takımın kaptanlık pazubandını taşımak gibi bir onura erişmenin tarifsiz mutluluğunu yaşadım. Yıllar boyunca nice zaferler kazandık, nice zorlukların üstesinden birlikte geldik. Taraftarımızla sevindik, üzüldük ama hiçbir zaman tutkumuzu kaybetmedik. Çünkü biz, yalnızca bir takım değil, bir ruhtuk. Bu forma benim için sadece bir renk değil, hayallerimi, emeğimi ve hayatımın en güzel yıllarını temsil eden bir simge oldu. Şimdi, son imzamı atarken biliyorum ki, önümde kalan bu iki yıl da en az geride bıraktıklarım kadar özel olacak. Sahaya çıktığım her anın kıymetini daha fazla bileceğim, her maçı ilk günkü heyecanla oynayacağım. Çünkü burası benim yuvam, burası benim ailem ve bu sevda ömür boyu sürecek. Bana bu yolculukta inanan hocalarıma, destek olan takım arkadaşlarıma, her zaman yanımda olan aileme ve en önemlisi, tribünlerde benimle birlikte sevinen, benimle birlikte üzülen büyük taraftarımıza sonsuz teşekkür ediyorum. Sizin desteğiniz olmasaydı, bugün burada bu satırları yazıyor olamazdım. Son iki yılımda da aynı tutkuyla, aynı azimle savaşmaya devam edeceğim. Ve günü geldiğinde bu formayı çıkarırken, içim rahat olacak. Çünkü biliyorum ki, bu kulüp benim için her zaman bir yuva olmaya devam edecek. Birlikte nice güzel anılara…"

Haber Kartalı

414,268 просмотров • 1 год назад

Mehmet Aşçıoğlu 🗣️ Piyasamızın kötü olmasının birkaç nedeni var elbette ama bence dünün ve bugünün en önemli sebebi MSCI tarafı. 🗣️Çünkü MSCI’ın piyasada otoriteden ve düzenleyiciden beklediği bazı şeyler var. Son dönemde Borsa İstanbul’da özellikle endeks oluşumu tarafında, yani endeks matematiği ya da endeks mühendisliği diyebileceğimiz tarafta ciddi bozulmalar oluştu. 🗣️ Çünkü endekse alakasız şirketler, alakasız değerlemelerle girmeye başladı. Bu hisseler endekste sapma yaratıyor. Özellikle fonlar açısından, endeksi takip eden ya da endekse göre karar veren yatırımcılar açısından bu yapı karar almayı zorlaştırıyor, hatta yanıltıcı hale getiriyor. 🗣️ Belli ki MSCI tarafında da, özellikle gelişmekte olan ülkeler endeksini takip eden ve yöneten yatırımcılar Türkiye konusunda bundan rahatsız. Muhtemelen bu konuda çeşitli başvurular ve itirazlar da var. SPK’dan yeni yönetimle birlikte bazı adımlar gördük ama ilave adımlar da gelebilir. 🗣️ Fakat piyasanın asıl endişesi şu: Atılacak bu ilave adımlar mevcut endeks yapısını değiştirir mi? Çünkü değiştirirse, bugünkü endeks seviyesinin matematiksel olarak daha aşağıda oluşmasına neden olabilir. Son 2–3 gündür yaşanan tereddüdün ana kaynağının da bu olduğunu düşünüyorum. EKOTÜRK zelihasaraç TACİRLER YATIRIM #borsa #xu100 #bist100 #faiz #enflasyon #msci 📌 Burada yer alan değerlendirmeler yatırım tavsiyesi değildir.

Abdullah Canlı

19,049 просмотров • 1 месяц назад

Fabrizio Romano: Benim anladığım kadarıyla, Olympique Marsilya'nın bu yaz Mason Greenwood'u satmak için talep edeceği transfer ücreti 50 milyon € artı 5 milyon €. Bu başlangıç fiyatı, yani Marsilya'nın istediği bonservis bedeli. Sonrasında bunun pazarlık edilip edilemeyeceğini göreceğiz. Fenerbahçe devrede; Fenerbahçe başkan adayı Hakan Safi, dün Greenwood ile 4 yıllık bir sözleşme konusunda anlaştıklarını açıkladı ve doğruladı. Oyuncuyla her şey tamam ama durum hala seçimlere ve Marsilya ile yapılacak anlaşmaya bağlı. Yani Fenerbahçe, Mason Greenwood'u kadrosuna katmak için bu anlaşmada çok agresif. Diğer tarafta ise Roma var. Roma teknik direktörü De Rossi, Greenwood'a hayran; Roma hala devrede, hala umutlu ve eğer Marsilya ile bir yol bulabilirlerse ve Fenerbahçe anlaşması bozulursa bu transferi gerçekleştirmek için çabalıyorlar. Yani bu durumu yakından takip etmemiz lazım. Unutmayın, Manchester United'ın ağır bir 'sonraki satıştan pay' (sell-on clause) maddesi var. Tekrar ediyorum, ağır bir madde, öyle fıstık parası ya da sadece %5 gibi bir şey değil. United bu anlaşmadan önemli miktarda para kazanacak, bu yüzden Greenwood durumunu yakından takip ediyorlar çünkü bu ek para, kulüp için finansal anlamda yardımcı olabilir. Manchester United için zaten iyi bir yaz geçiyor, Şampiyonlar Ligi'ndeler ve bütçeleri zaten gayet iyi. Hojlund Napoli'ye gitti, bu yüzden daha fazla çıkışları olacak. Şimdi ise Mason Greenwood durumu, United'ın kasasına girecek parayla netleşecek."

Fener Ajans 🇹🇷

125,426 просмотров • 2 месяцев назад

2025 Kapanış… Patron daima mutlu son ister… Ama film bazen gerilimli olabilir . Zaten mutlu sonun olması biraz da buna bağlıdır …. …. Hepinize iyi seneler diliyorum. Geçtiğimiz iki yıl boyunca ( Twitter’dan beri) yolculuğumda yanımda olduğunuz, bana ayna olduğunuz, bana içimdeki güzelliği yansıttığınız için teşekkür ediyorum… Gölge yanlarımı gösteren arkadaşlarıma da teşekkür ediyorum … Hareket eden bir nesne bir yerlere çarpabilir bir yerlere dokunabilir. Elimden geldiğince kimseyi kırmamaya, kimsenin tekerine çomak sokmamaya ve kimseyi incitmeden içsel yolculuğumdaki ilahi güzellikleri paylaşmaya gayret ettim… Küfür hakaret zorbalık ve taciz olmadıkça sayfa admini hiç kimseyi engellemedi… Ara sıra obsedörler gelse de sevgiyle karşılamaya çalıştım. Cemal ile anlamayanlar bazen Celal tarafımı görmüş olabilir. Bu yüzden kırdığım incittiğim hayal kırıklığına uğrattığım gönüller varsa (ki vardır) haklarını helal etsinler. Hiçbirimiz peygamber değiliz ki onlar bile beşer olduğu için hata yapabiliyorlardı. Kur’an-ı Kerim onların hatalarını bile anlatır biz insan oğlunun kusursuz olmadığını göstermek için… Sevgiyle başlayan yolculuğumuz inşallah sevgiyle devam edecek. Bu sayfayı takip ettiğiniz gibi Instagram sayfalarımı da mutlaka takibe alın. Çünkü bu sayfa kolektif bir hizmet yapıyor. Ve arınmanın en hızlı yollarından birisi hizmet davranışlarıdır… Karşılık beklemeden düzenli olarak paylaşın, çoğaltın, RT yapın, anlatın, hikayenizde paylaşın, remix olarak paylaşın ve 9. Çakranızı aktif edin… X’te bir kesinti olursa Instagramda buluşuruz. Büyük kolektif‘imizin yanında kamplarımıza gelen ve şu anda koca bir aile olduğumuz Akaşa aileme de bu zorlu yolculukta benimle oldukları, bazı yüklerimi aldıkları, işlerimi kolaylaştırdıkları, benimle ve birbirleri ile sürekli temasta kalarak aşk şevk ve neşeyi diri tuttukları için özellikle teşekkür ediyorum… Sevgiyle, muhabbetle, şükürle ve şevkle kalın… Sevgilerimle ~Akaşa / Emrah Eker~

Oku/yorum

11,404 просмотров • 1 год назад

Özgür Özel: “Ekrem İmamoğlu’nun Yanındayız, Her Yerde Olacağız” CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alınmasının dördüncü gününde Saraçhane’de on binlerce kişiye seslendi. Özel, İmamoğlu’nun savcılık sorgusuna girdiğini belirterek, “Bu akşam Saraçhane’ye sahip çıkıyoruz. Ancak bundan sonra Ekrem Başkan’a yönelik herhangi bir kötü niyet veya haksızlık devam ederse, nereye gitmemiz gerekiyorsa orada olacağız. Bundan herkes emin olsun” dedi. “Saraçhane’yi Size Emanet Ediyorum” Özel, İmamoğlu’nun kendilerine “İstanbul’un emaneti Saraçhane’yi size bırakıyorum, orada olun” mesajını ilettiğini aktardı. Bu çağrıya uyduklarını ve Saraçhane’yi koruyacaklarını ifade eden Özel, “Ekrem Başkan’ın sorgusu en az 5 saat sürecek. Eğer mahkemeye sevk edilirse, süreç sabahın ilk ışıklarına kadar uzayabilir. Biz bu süreci yakından takip edeceğiz” diye konuştu. “Dünyanın En Çok İzlenen Videosu” Özel, dün akşam Saraçhane’de Ekrem İmamoğlu için hazırlanan ışıklı klibin 8,5 milyon kez izlenerek dünyanın en çok izlenen videosu haline geldiğini söyledi. “Bu, Ekrem Başkan’a olan sevginin ve desteğin bir göstergesidir” diyen Özel, sanatçı Zülfü Livaneli’yi sahneye davet etti. Zülfü Livaneli’den Coşkulu Performans Livaneli, sahneye çıkarak “Yiğidim Aslanım” ve “Ey Özgürlük” şarkılarını seslendirdi. Şarkılara alandaki kalabalık da eşlik ederken, Livaneli, “Ekrem İmamoğlu’nun ekmek kadar temiz, su gibi aydın bir belediye başkanı olduğunu biliyoruz. En kısa zamanda hak, hukuk, adalet ve Ekrem Başkan burada size seslenecek” dedi. Livaneli, konuşmasında gençlere seslenerek, “Sizi görünce ülkemin geleceği için umutlarım artıyor. Önünüzde hiçbir güç duramaz. Devrim ateşi sönmeyecek” ifadelerini kullandı. “Muhalefet Birlikte Hareket Ediyor” Özel, dün gece Saraçhane’ye tüm muhalefet partilerinin destek verdiğini belirterek, “Cumhuriyet Halk Partisi olarak kendimizi bu meydanın sahibi değil, en önemli bileşenlerinden biri olarak görüyoruz. Tüm partileri, oluşumları ve burada sesini duyuran herkesi selamlıyorum” dedi. #ÖzgürÖzel #Ekremİmamoğlu #Saraçhane #CHP #Demokrasi #İstanbul

Nokta Atışı

23,276 просмотров • 1 год назад

Kış Tatbikatı-2025’in Seçkin Gözlemci Günü Faaliyetleri, Kars’taki Şehit İstihkam Astsubay Kıdemli Üstçavuş İlhan Hamlı Atış ve Tatbikat Alanı’nda gerçekleştirildi. Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu’nun yanı sıra Libya’nın, Nijer’in ve Kosova’nın Kara Kuvvetleri Komutanları da tatbikatı yerinde takip etti. Orgeneral Bayraktaroğlu tatbikat sahasında yaptığı konuşmada özetle şunları söyledi: İHA VE SİHA TEKNOLOJİLERİNDE BİR NUMARAYIZ “Her geçen gün gelişen yerli ve millî savunma sanayimizin sağladığı imkân ve kabiliyetlerle teçhiz edilen Kara Kuvvetlerimiz; son bir asrın en yoğun ve en etkili faaliyetlerini gerçekleştirerek özellikle terörle mücadele ve hudut güvenliğinde üstün başarılar elde etmekte; küresel barış ve istikrarın tesisi için 3 Kıta, 7 iklimde her türlü görevi başarıyla icra etmektedir. Muharebe tecrübesi; üstün manevra imkân ve kabiliyetleri, ateş desteği, İHA/SİHA ve elektronik harp yetenekleri, yetişmiş ve nitelikli personeli ile geçmişi Metehan'a dayanan, 2234 yıllık tarihe sahip, dünyanın en seçkin Kuvvetlerinden biri olan Türk Kara Kuvvetlerinin gururla kullandığı, savunma sanayimizin ürünü olan araç, silah ve sistemler; kendini muharebe sahasında ispat etmiş, muharebenin seyrini değiştirmiş, kuvvet çarpanı olduğunu göstermiştir. Farklı coğrafyalarda farklı iklim şartlarında üstlendiğimiz bu görevlerin başarıyla ifa edilmesinde yerli ve millî imkânlarla üretilen sistemlerin ve teçhizatın etkisi açıkça görülmektedir. Şunu özellikle belirtmek isterim ki; kullanım ve yönetimde İHA ve SİHA teknolojilerinde bir numarayız. Elektronik harp alanında da lider konumdayız. Bu sistemlerimizin dost ve müttefik ülke ordularınca da aktif olarak kullanılması ise bizlere ayrı bir gurur kaynağı olmaktadır. Diğer yandan Türk mühendislerinin ürünü olan ve emsallerinden daha üstün yüksek hareket kabiliyeti, beka ve ateş gücüne sahip Altay Ana Muharebe Tankı da bu başarı hikâyesine katılacak ve bir sonraki tatbikatta yerini alacaktır.” #MillîSavunmaBakanlığı

T.C. Millî Savunma Bakanlığı

70,686 просмотров • 1 год назад

35 yıldır ABD'de pilotluk yapan Captain Steve TSK'ya ait düşen C-130'u yorumlamış. "Bu videonun en başında, uçağın ya kuyruğunu ya da kokpit kısmını kendi başına alçaldığını gördünüz. Buna ne sebep olabilir? Hiçbir fikrim yok." "Bu bir Türk Hava Kuvvetleri C-130'udur ve C-130, bir İsviçre çakısı gibidir. Sonsuza kadar var oldular. C-130'un ilk uçuşu 1954'teydi. 1956'da ABD Hava Kuvvetleri'nde hizmete girdi. İşte bu kadar eski. Benden ve çoğunuzdan daha yaşlı. Bu uçak, özellikle bu uçak, ne kadar eski bilmiyoruz, muhtemelen 1950'ler modellerinden biri değil. Ancak, bir uçak ne kadar eski olursa olsun, havada bu şekilde parçalanmaz." "Buna benzer bir uçak olan P-3'ü uçurdum, aynı motorlara sahip, Allison T56 motorları. Çok, çok yönlü bir uçak. Hem P-3 hem de C-130 çok yönlü, ancak C-130 çok yönlülük konusunda zirveyi alıyor. Bu uçak her türlü görevi yerine getirmiştir." "Uçağın içinde bir tür iç patlama olsa, belki bu şekilde parçalanabilirdi. Video, kanattan başlıyor ve uçak zaten ayrılmış, alçalıyor ve büyük bir ateş topu veya buna bağlı herhangi bir şey yok gibi görünmüyor. Sadece parçalanmış gibi görünüyor." "Yani, bu bir hata olabilir mi? Bilmiyorum, ne olabilirdi? Bir füze mi, yoksa bilerek mi yapıldı? Ama yine, bu uçağın havada parçalanmasına neyin sebep olduğu hakkında pek kanıt yok. Eğer Uçuş Seviyesi 240'ta seyahat ediyorlarsa, bir uçağın bu şekilde parçalanmasına neden olacak olağanüstü bir şey yapmıyorlar. Ve yine, bir uçağın bu şekilde üç farklı parçaya ayrılması için en aşırı G kuvvetlerine maruz kalması gerekirdi." "Kanatların bu şekilde uçmaya devam ettiğini hiç görmedim ve açıkçası kanatların ucundan çıkan şeyin, kanatlarda kalan yakıt olduğunu düşünüyorum. C-130'un bir sürü farklı varyasyonu var. Başlıca bir nakliye kategorisi uçağıdır." "Türkiye Cumhurbaşkanı, Cumhurbaşkanı Erdoğan, dün bu haberini vermek için yaptığı bir konuşmayı yarıda kesti ve konuşma yaparken uçaktaki 20 kişiye şehit olarak atıfta bulundu. Bu bana ilginç bir kelime seçimi gibi geldi. Bu ilginç bir ifade. Askeri ölüler için "şehit" demek kültürel bir şey olabilir, ama bu, bana, onlara bir şey olduğunu yarı yarıya gösteriyor gibi geliyor. Belki kontrolleri dışındaki bir şey ve bu da bizi füze teorisine yönlendirir. Ama tekrar ediyorum, bu uçağın düşmesine neyin sebep olduğu hakkında herhangi bir rapor olup olmadığını görmek için önümüzdeki günleri ve haftaları bekleyeceğiz." "Kesinlikle uçağın yorgunluğu olmazdı, öylece parçalanmazdı. Bundan önce bazı işaretler olurdu. Peki, içeride bir şey mi patladı ve uçağın parçalanmasına mı neden oldu? Bilmiyorum. Bu konuda daha fazla ayrıntı aldıkça sizi bilgilendireceğiz. Ama bunu görmenizi istedim çünkü tam da Gaziler Günü'nde gerçekleşti ve bu kesinlikle yıkıcıydı ve yine, kalplerimiz ve dualarımız uçaktaki 20 kişi ve bundan etkilenen aileler için." "Bu gerçek bir trajedi. Yine, ABD Hava Kuvvetleri için, Türk Hava Kuvvetleri için hizmet ediyorsanız, hepimiz bu konuda kardeşiz. Ve askeri hizmetteki erkeklerin ve kadınların ülkelerinin hizmetinde hayatlarını kaybettiklerini görmek gerçekten kalbimi kırıyor."

Ayhan Erkara

260,898 просмотров • 8 месяцев назад

🚨 BUGÜN ÇOK BÜYÜK BİR ŞEY GELİYOR!! Bunu görmezden gelemezsiniz. BTC ve ALTIN, tarihin en büyük parasal yeniden fiyatlandırma hareketlerinden birini yaratan aynı kurulumu gösteriyor. 1970'lerde Altın: Çift Tepe → Dip → Tüm Zamanların En Yüksek Seviyesi Testi → Reddedilme Bitcoin şu anda çok benzer bir bölgede duruyor. Eski zirve test edildi. Reddedilme tamamlandı. Güven zedelendi. Yapı hala canlı. Çoğu insan bu reddi görüyor ve döngünün bittiğini düşünüyor. Ancak Altın fraktalında, bu reddedilme son değildi. En güçlü genişleme aşamasından önceki sıfırlamaydı. İşte bu yüzden bu alan önemlidir. Gümüş %600 oranında yükselebiliyorsa, Bitcoin gerçek bir parasal yeniden fiyatlandırma evresine girdiğinde neler olabileceği konusunda çoğu insanın hiçbir fikri yok. Buradan itibaren hareket normal görünmeyecek. Kalabalık reddedilme görüyor. Fraktal sıfırlamayı gösteriyor. Kurumlar bunu anlıyor. Perakende yatırımcılar hala panik halinde. Nesiller arası zenginliğin yaratıldığı yer burası. Genellikle kitlelerin yaptığının tam tersini yaparım. Hatırlatma: Son 15 yıldır Bitcoin'in 16.000 dolardaki dibi ve 126.000 dolardaki zirvesi de dahil olmak üzere tüm piyasa zirvelerini ve diplerini tahmin ettim. Bir sonraki tahmin daha da önemli olacak. Piyasalardan tamamen çıktığımda, her zaman yaptığım gibi burada herkese açık olarak paylaşacağım. Bildirimleri açın. Henüz takip etmiyorsanız, bunun neden bir hata olduğunu daha sonra anlayacaksınız.

Crypto Bond

24,441 просмотров • 1 месяц назад

Hizmet Hareketi’nin eğitim faaliyetleri, özellikle Doğu ve Güneydoğu illerinde hayata geçirilen ücretsiz etüt merkezleri aracılığıyla gençlerin dağa çıkışını engellemişti. Yalçın Küçük, bir toplantıda, “Gülen hareketi Kerkük’te, Musul’da, Diyarbakır’da PKK’nın altını oyuyor.” demişti. Bu ifadenin altında yatan nedenlerden biri, bu eğitim faaliyetleriydi. Hizmet Hareketi, sivil toplum kuruluşları aracılığıyla iş adamları dernekleri, memurlar ve doktorlar gibi gruplarla bölgeye gidiyor; bayramlaşmalar düzenliyor, hediyeleşiyor ve ihtiyaç sahibi ailelerin gereksinimlerini karşılıyordu. Özellikle Kurban Bayramı ve Ramazan dönemlerinde yürütülen bu çalışmalar, halkın PKK ve Hizbullah gibi yapılardan uzaklaşmasını sağlıyor, Türk Milleti ile bağlarını güçlendiriyordu. Bu durum, BOP projesi planlayıcıları ve uygulayıcıları açısından ciddi bir engel oluşturuyordu. 6–8 Ekim 2014 tarihlerinde, Demirtaş’ın çağrısı sonrası yaşanan olaylar, yurt baskınları, ayaklanmalar ve onlarca ölümle sonuçlandı. Saldırıların hedefi çoğunlukla Hizmet Hareketi yurtları, etüt merkezleri ve okullarıydı. Bir JİTEM mensubunun itirafına göre, “Artık insan öldürmek istemiyorum.” demesine rağmen, 6–8 Ekim tarihlerinde bölgeye gidip çok sayıda kişiyi öldürmüşlerdi. Bu, emirle hareket edenlerin, kendi iradeleri dışında eylem yaptığını gösteriyor. Tarihler 17/25 Aralık ve 01/19 Ocak’tan geriye doğru incelendiğinde, 30 Kasım 2013 tarihinde BDP Eş Genel Başkanı Gültan Kışanak şunları dile getirmişti: “Eğitim sistemini yerel yönetimlere devredin. Kadrosunu ve bütçesini devredin. Biz talibiz. Bıraksınlar bize; biz tüm Türkiye’de ve Kürdistan’da en demokratik, en güçlü, en başarılı eğitim sistemini hayata geçirelim.” Kışanak, eğitimin BDP için vazgeçilmez bir alan olduğunu vurgulayarak, devletin tekçi zihniyetinden ve sömürgeciliğin asimilasyon politikalarından korunmak için eğitimin önemine dikkat çekti: “Bir halk olarak kendimizi eğiteceğiz. Boynumuzun borcu, kendi halkımızın eğitim sistemini halk eğitimi olarak inşa etmek ve kendi değerlerimizle gelecek nesillerimizi yetiştirmektir. Biz bu kavganın tarafı ve tartışmanın bir tarafı olmayacağız. Bırakın bu kayıkçı kavgasını; eğitim sistemini halka, yerel yönetimlere devredin. İşte o zaman demokratik bir eğitim gerçekleşir. Kadrosunu ve bütçesini devredin, bakın eğitim sorunu kalıyor mu? Biz buna talibiz. Kürt siyaseti olarak, demokratik özerklik projesini savunan bir siyaset olarak ilan ediyoruz: Bıraksınlar bize; biz tüm Türkiye’de ve Kürdistan’da en demokratik, en güçlü, en başarılı eğitim sistemini hayata geçirelim. Bu konuda halkımıza ve kendimize güveniyoruz.” 02 Aralık 2013 tarihinde Diyarbakır’da Gençlik Meclisi toplantısında konuşan BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ise şunları ifade etti: “Gençliğin ve toplumun içerisine hangi kanallardan sızıldığını dikkatlice izlemeliyiz. Cemaat yapılarının ve iktidardan beslenen yapıların hangi boşluklardan sızdığını tespit edin. Bu boşlukları biz dolduramazsak, sızma ve gençliği teslim alma, toplumu teslim alma harekâtı kesintisiz sürecektir. Gençlik artık her yerde öncülüğünü yaparak okullar açmalıdır. Kürdistan’ın küllerinden yeniden doğması ve buna tanık olmamız heyecan vericidir. Kürt halkının liderleri bir arada, birlik içerisinde Kürt ulusal demokratik birliğinin gereklerini yerine getirdiği oranda bu mücadele kısa sürecektir. Başkan Apo, halkın özgürlük talepleri doğrultusunda yakın zamanda özgürleşecektir. Bir halk önderini bir çukurda tutarak rehine muamelesi yapmakla müzakere sürdürülemez. Bu, bir halkın kabul edebileceği bir tutum değildir. Önümüzdeki dönem müzakerenin en önemli başlıklarından biri Apo’ya özgürlüktür.” Abdullah Öcalan’ın İmralı Cezaevi’ndeki görüşmelerine ait tutanaklarda, özellikle 2000’li yılların başında, Fethullah Gülen hareketine dair eleştiriler ve endişeler dile getirilmiştir. Öcalan, bu hareketin PKK’ye karşı düşmanlık beslediğini ve örgütü yok etmeye yönelik bir strateji izlediğini ifade etmiştir. Özellikle 2004-2005 yıllarında, Öcalan’ın avukatlarıyla yaptığı görüşmelerde bu konuya sıkça değinilmiştir. Öcalan, Cemaat’in devlet içinde güç kazandıkça PKK’ye karşı daha sert bir tutum sergilediğini ve bu durumun örgütün varlığını tehdit ettiğini belirtmiştir. Özellikle 2007 yılında, Cemaat’in devletin çeşitli kademelerinde etkinleşmesiyle birlikte PKK’ye yönelik baskıların arttığını ve bu durumun örgütün stratejik hedeflerini zorlaştırdığını ifade etmiştir. Bütün bu gelişmeler, Oslo’da İngilizler aracılığıyla yürütülen özerklik görüşmeleri, şehirlere silah gömülmesine göz yumulması ve valiler ile kolluğa dokunulmaması için verilen talimatlarla paralel ilerlemişti. (Sonrasında Hendek Olayları olarak tarihe geçen süreçte, kolluk ve sivil olmak üzere yaklaşık 1.200 kişi şehit edilmiş, bu silahlar aracılığıyla kayıplar verilmişti.) Ayrıca Abdullah Öcalan için Diyarbakır–Urfa çıkışında özel korunaklı bir konut inşa edilmiş, Ahmet Türk'ün Bayramlarda gelen STK'lıları CHP'llere bir şikayeti vardı göreceksiniz. Bunlara Mani olun diyordu, Öcalan ile yatlarda rakı-balık yapılmış ve son rötuşlar tamamlanmıştı.

Muhammed S.ARSLAN

40,908 просмотров • 11 месяцев назад

Özellikle Türkiye'deki tüm Fenomenlerin bu paylaşımımı okumasını rica ediyorum. Sevgili arkadaşlar, bugüne kadar Türkiye'den globale açılan bir kripto varlık projesi olmadı. Olanlar da destek görmedi. Bunun en büyük nedeni millet olarak çok sinsi olmamızdan kaynaklanıyor. Bundan 3 yıl önce CMLE NFT oluşumumuzu kurduk ve o ekiple birlikte her gün, ilk günkü azmimiz ile çalışarak ortaya kaliteli bir proje çıkardık. Güçlü bir topluluk tabanı oluşturduk. Reklamını alarak paylaştığınız bir çok projenin yapamadığı işleri yaptık, ortaya koyduk. %100 şeffaflık ilkesi ile %100 demokratik bir yapı inşaa ettik. Aşağıdaki videoda sadece son 1 ay içerisinde elde ettiğimiz istatistikleri görebilirsiniz. Proje, DAO mekanizması ile yönetiliyor. Paydaşı olan herkesi ödüllendiren merkeziyetsiz bir protokole sahip. Fayda sağlayan herkesin fayda görebileceği bir yapıda. Diğer projelerden reklam ücretleri alıp topluluğunuz ile yabancılara para kazandırmayı ne zaman bırakacaksınız? Birçoğunuzu yıllardır gözlemliyorum. Her biriniz yüzlerce proje reklamı almışsınızdır ve büyük çoğunluğu başarıya ulaşamamış veya sizin kitlelerinize yani kendi toplumumuza mal kitlemiştir. Hepinizin profiline ve prestijine zarar vermiştir. Vestra'nun sizler için harika bir fırsat olduğunu düşünüyorum. Her birinizin, projenin whitepaper'ini açıp okumanız halinde etkileneceğini ve projenin vizyonunun ne kadar büyük olduğunu kavrayacağınıza eminim. 20 Ekip arkadaşından oluşan 2 Farklı lokasyonda şirkete sahibiz. Tüm regülasyon ve hukuki süreçlere uyumlu bir şekilde hareket edip ülkemize katma değer ve sayısız istihdam sağlamanın mücadelesini veriyoruz. Bu ülkenin bir ferdi olarak tek başıma sıfır noktasından nerelere kadar getirdiğimi net bir şekilde görebilirsiniz. Burada sizlere açık çağrı yapıyorum. Sizlerin destekleriyle çok daha büyük bir yapı ve organizasyon haline geliriz. Vestra'ya ne kadar erken adapte olursanız sizler için o kadar iyi olacak. Sizlerin iyiliği için birkaç defa bu çağrılarda bulundum. Ancak her seferinde kulak arkası yaptınız. Şuna da bizzat eminim ki ilerde birçok kişi keşke diyecektir. Gönülden desteklerinizi verin, yabancıların maşası olmaktan kurtulun. Birlik olursak başaramayacağımız hiçbir zorluk yoktur. Roket Kalkmadan sizleri de güverteye bekliyoruz. Uzay seyahatine geçtiğimizde geç kalmış olacaksınız.

Crypto Monster

93,680 просмотров • 1 год назад

YAZMA ESERLER TÜYEK’TE TOPLANMALI Bünyesinde üretilen bunca hizmetle, yapılan bu yatırımlarla; hocalarımızın, uzmanlarımızın, restoratörlerimizin titiz ve özverili mesaileriyle kâğıt ve mürekkepte saklı muazzam bir mirası korumakta, yaşatmakta, insanlığın faydasına sunarak geleceğe aktarmaktayız. Ve bu konuda gerçekten çok iyiyiz. TÜYEK ALANINDA DÜNYANIN EN BÜYÜK KURUMU İfade ettiğim gibi, TÜYEK kendi hizmet alanında dünyanın en büyük ve en etkin kurumudur. Dolayısıyla ülkemizdeki yazma eserlerin korunup değerlendirilmesi noktasında en doğru tercih de bu eserlerin Başkanlığımız çatısı altında toplanmasıdır. İLK ADIMI BİZ ATTIK İlk adımı biz zaten attık ve Bakanlığımıza bağlı bütün müze kütüphanelerimizdeki yazma eserlerin TÜYEK’e devriyle ilgili kararı imzaladık. Komisyonlar çalışmalarına başladı. En kısa sürede devir işlemleri tamamlanacak. Başkanlığımıza devredilen kitapların, yine kendi alanında dünyanın en önde gelen kurumlarından biri olan Süleymaniye Kütüphanemizde depolanacağını da özellikle belirtmek isterim. Elbette müzelerimizde yazma eserlerin sergilenmesine devam edilecek. Hatta önceki döneme göre sergiler çok daha zenginleşecek. Zira TÜYEK bünyesindeki bütün eserlerden de istifade edebilecekler. Şöyle bir örnek vereyim: Türk ve İslam Eserleri Müzesi daha önce sadece kendi deposundaki 2-3 bin eser arasından tercihte bulunurken, şimdi Başkanlığımız bünyesindeki yüz binlerce yazma eser arasından seçim yapabilecek. YAZMA ESERLERİ KORUMAK İSTİYORSAK… Bu uygulama sadece Bakanlığımıza bağlı kurumlarla sınırlı kalmamalı. Kendi özel koleksiyonuna sahip bütün kurumlar, eğer ki yazma eserlerin en iyi şekilde korunmasını ve onlardan istifade edilmesini istiyorlarsa, ellerindeki eserleri TÜYEK’e devretmeli. Açık konuşalım, bazılarının durumu hiç de iç açıcı değil. Depolama koşulları son derece yetersiz. Ne uzman var, ne restoratör… Dolayısıyla bakım ve dijitalleşme çalışmalarından da söz edemiyoruz. Bu sebeple biz diyoruz ki: Bir an önce doğru adımı atsınlar ve bu eserleri kurtaralım. Ecdadımızın bizlere mirası olan nadide yazma eserlerimizi gelecek nesillere sağlıklı olarak aktarabilelim. KONYA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ’NİN ÖNCÜLÜĞÜ Konya Büyükşehir Belediyesi bu konuda çok değerli bir öncülük yaptı ve dünyaca ünlü Koyunoğlu Yazma ve Nadir Matbu Eser Koleksiyonu’nu Başkanlığımıza devretti. Ben, Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Uğur İbrahim Altay’ın şahsında bu iş birliğinde emeği olan herkese canıgönülden teşekkür ediyorum. Ve örnek olması temennisiyle, ilgili bütün kurumlardan bu adımı beklediğimi tekrar ifade ediyorum. T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Mehmet Nuri Ersoy Uğur İbrahim Altay

Türkiye Yazma Eserler Kurumu (TÜYEK) Başkanlığı

29,785 просмотров • 11 месяцев назад

Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, beraberinde Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ziya Cemal Kadıoğlu ve Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Metin Tokel ile katıldığı Pakistan’ın Savunma ve Şehitler Günü resepsiyonunda konuştu. Bakan Yaşar Güler, şunları söyledi: PAKİSTAN’IN GÜÇLÜ İLERLEYİŞİNİ BÜYÜK BİR MEMNUNİYETLE TAKİP EDİYORUZ "Sayın Büyükelçim, Saygıdeğer Savunma Ataşesi, Çok Kıymetli Misafirler, Hepinizi sevgiyle, saygıyla selamlıyorum. Bu anlamlı gün vesilesiyle sizlerle bir arada bulunmaktan büyük bir memnuniyet duyuyor, nazik davetiniz için şükranlarımı sunuyorum. Dost ve kardeş ülke Pakistan’ın Savunma ve Şehitler Günü’nü en içten dileklerimle kutluyor, Pakistan halkına selam ve saygılarımı iletiyorum. Sayın Cumhurbaşkanımızın da sizlere selamlarını ve muhabbetlerini getirdiğimi özellikle belirtmek istiyorum. Bu vesileyle Pakistan’ın bağımsızlık mücadelesinde canlarını feda eden aziz şehitleri ve büyük bir fedakârlıkla mücadele etmiş kahraman gazileri rahmet ve minnetle yâd ediyorum. Pakistan bölgesel ve küresel dengelerde söz sahibi olan barış, güvenlik ve istikrarın sağlanmasında etkin roller üstlenen önemli bir aktördür. Özellikle son yıllarda gerek ekonomik kalkınma hamleleri, gerekse savunma ve dış politika alanlarındaki vizyoner yaklaşımlarıyla uluslararası sistemdeki yerini her geçen gün daha da güçlendirmektedir. Türkiye olarak köklü tarihî dostluk ve kardeşlik bağlarımızın bulunduğu Pakistan’ın bu güçlü ilerleyişini büyük bir memnuniyetle takip ediyoruz. PAKİSTAN, BİZİM İÇİN DAYANIŞMA RUHUMUZUN BİR EŞİDİR Bizim için Pakistan; dost bir devletten öte sarsılmaz kardeşliğimizin, ortak kader anlayışımızın ve dayanışma ruhumuzun bir eşidir. Bu yönüyle Türk milletinin gönlünde, Pakistan’ın yeri her zaman ayrıdır ve kıymetlidir. Aramızdaki güçlü bağlar, bugün de somut iş birlikleri ve çok yönlü ortaklıklarla sürekli olarak güçlenmektedir. Dost Pakistan Silahlı Kuvvetleriyle birlikte gerçekleştirdiğimiz askerî eğitim ve tatbikatlardan, savunma sanayisi projelerine kadar savunma ve güvenlik alanındaki iş birliğimizi ve tecrübe paylaşımımızı en üst seviyelere çıkardık. Aynı şekilde ticaretten teknolojiye kadar uzanan geniş bir alanda yürüttüğümüz çalışmalar, yakın iş birliğimizin ne denli etkin olduğunu ve geleceğe birlikte yürüme irademizi de açıkça ortaya koymaktadır. DÜNYADA EN YAKIN SAVUNMA ORTAKLARINDAN BİRİ HÂLİNE GELMEKTEYİZ Türkiye ve Pakistan arasındaki stratejik ortaklık doğrultusunda özellikle savunma sanayisi alanında birçok projeyi başarıyla sürdürmekteyiz. Bilhassa MİLGEM projesi kapsamında inşa edilen gemiler hem birlikte çalışabilirliğimizi hem de omuz omuza verince neleri başarabileceğimizi açıkça ortaya koymuştur. Bu şekilde sonuç odaklı ortak projelerin yürütülmesinin yanı sıra ülkelerimiz arasındaki karşılıklı güven, esaslı yaklaşım, yeni ve kapsamlı iş birliklerine de zemin hazırlamaktadır. Türkiye ve Pakistan’ın her geçen gün daha da güçlenen emektaşlığı, sadece ülkelerimiz için değil aynı zamanda bölgesel barış ve istikrar açısından da kritik önem taşımaktadır. Uluslararası güvenliğin tesisine yönelik birçok tehdide karşı güçlü duruşumuz, dayanışmamızın en açık tezahürüdür. Şu bir gerçek ki daha fazla iş birliği sayesinde dünyada en yakın savunma ortaklarından biri hâline gelmekteyiz. TÜRKİYE VE PAKİSTAN ARASINDAKİ KARDEŞLİK, KALPTEN KALBE BAĞLARLA GÜÇLENMEKTEDİR Türkiye ve Pakistan arasındaki kardeşlik sadece diplomatik ilişkilerle değil, kalpten kalbe kurulan samimi bağlarla da güçlenmektedir. Zor zamanlarımızda birbirimize uzattığımız yardım eli acılarımızı paylaşıp sevinçlerimizi çoğaltmamız, bu kardeşliğin ruhunu yansıtmaktadır. Bu vesileyle Pakistan’da meydana gelen sel felaketi ve heyelanlarda yaşanan kayıplar nedeniyle bir kez daha en derin taziyelerimizi sunuyoruz. Dost ve kardeş Pakistan ile tarihten gelen köklü ilişkilerimizde temel amacımız, sağlam bir güvene dayalı dostluk ve iş birliğimizi her alanda daha da derinleştirerek geleceğe taşımaktır. Bu konuda Pakistan’ın Saygıdeğer Büyükelçisi Sayın Dr. Yusuf Cüneyd de gerçekleştirdiği başarılı çalışmalarıyla ülkelerimiz arasındaki münasebetlerin güçlenmesine müstesna katkılar sağlamaktadır. Üstün gayretleri nedeniyle kendilerine ve Pakistan Büyükelçiliğinin seçkin personeline özellikle teşekkür etmek istiyorum. Bendeniz de önümüzdeki hafta Pakistan’a bir ziyaret gerçekleştirerek iş birliğimizi artırmaya yönelik verimli görüşmeler gerçekleştirmeyi planlıyorum. Bu duygu ve düşüncelerle Pakistan’ın Savunma ve Şehitler Günü’nü bir kez daha kutluyor; dost ve kardeş Pakistan halkına sağlık, başarı ve esenlikler diliyor; sizleri sevgiyle, saygıyla selamlıyorum. İyi akşamlar. Türkiye-Pakistan Bahaiçara Zindebâd (Yaşasın Türkiye-Pakistan kardeşliği)” #MillîSavunmaBakanlığı #YaşarGüler

T.C. Millî Savunma Bakanlığı

57,553 просмотров • 11 месяцев назад