Loading video...

Video Failed to Load

Go Home

Son gülen iyi güler şapşal😂 İyi akşamlarrr🌸⚘️

2,126,574 views • 2 months ago •via X (Twitter)

0 Comments

No comments available

Comments from the original post will appear here

Related Videos

Sait Çamlıca Süleyman Hilmi Tunahan Hazretleri’ne ve cemaate gönül bağı olan biri olarak, Sait Bey’in son paylaşımlarını okuyunca dedim ki: Maşallah, bizi bizden iyi tanımış. 🙂 “Suç örgütü”, “saltanat”, “ticaret”, “cahil-dilenci karakter”, “ahlaksız nesil”… Bir iki paylaşım daha gelirse Netflix belgeselimiz de çıkar herhalde. 😄 Madem Sait Bey delili, aklı ve sorgulamayı bu kadar önemsiyor, ben de kendisini biraz kendi terazisinde tartmak istedim. Sait Bey’e üç sorum olacak. 🙂 1️⃣ Gülen meselesi Fethullah Gülen yapılanmasını yıllar öncesinden gördüğünüzü ve eleştirdiğinizi anlatıyorsunuz. Ama dolaşımda olan, sizi Mehtap TV’de gösteren bu kayıt var. O halde sorum çok basit: 2013’ten ÖNCE Fethullah Gülen’i ismen eleştirdiğiniz ilk yazınız veya konuşmanız hangisi? “Ben cemaatçiliği zaten eleştiriyordum” cevabını kastetmiyorum. Doğrudan Fethullah Gülen’i soruyorum. Benim ulaşabildiğim açık ve sert Gülen eleştirileriniz 2014’te belirginleşiyor. Bu video ise 2013 olarak tarihleniyor. Üstelik 2013, Gülen hareketi ile iktidar arasındaki dershane krizinin de patlak verdiği yıl. Dolayısıyla insanın aklına ister istemez şu geliyor: Gülen yapılanmasının tehlikesini gerçekten yıllar öncesinden görüyorsanız, neden o yapının medya çevresindeki bir kanala konuk olmakta sakınca görmediniz? Yok, asıl kırılma 2013’ten sonra yaşandıysa onu da açıkça söyleyin. Çünkü dışarıdan bakınca tablo biraz şöyle görünüyor: 2013: Mehtap TV ekranı. 2014: sert Gülen karşıtlığı. Akıllı adamsınız Sait Bey. 🙂 O yüzden insan merak ediyor: Bu gerçekten yıllar öncesinden yapılmış bir teşhis mi, yoksa rüzgârın yönü değişince yapılmış oldukça hızlı bir U dönüşü mü? Ayrıca sizinle alakalı birkaç bilgi derlemiş bir sayfa'ya denk geldim. İnceleyin. Yalanlamak istediğiniz şeyler olabilir. 2. soru az sonra... ☕️

X Muhabiri • Bey değil, Hanım :)

31,893 views • 27 days ago

Hanutçu Cafo heyecanla anlatmaya başladı: "Abeyyy… Kurtla kapıştığında kopmasın diye bu köpeğin kulaklarıyla kuyruğunu kestim." Ardından ekledi: "Boynuna dikenli tasma da taktım ama çalmışlar." Ona sordum: "Sen Kuşadası'na göç edeli kaç yıl oldu?" "10-15 yıl olmuştur" dedi. "10 ile 15 yıl arasında büyük fark var. İyi düşün" dedim. Bir süre durdu. Parmaklarıyla hesap yaptıktan sonra karar verdi: "13 yıl önce gelmişim." "Peki" dedim; "Buralarda kurt olmadığını 13 yıldır anlayamadın mı ki, bu zavallı hayvanın kulaklarını ve kuyruğunu kestin?" Tekrar sustu ve düşünmeye başladı. Bir anda, büyük bir fikir bulmuş olmanın heyecanıyla cevap verdi: "Başka köpeklerle kapışırken kulağı koparsa ne olacak, Abeyyy?.." "Beni iyi dinle" dedim; "Başka köpeklerle kavga ederken kulağı koparsa, bu doğal yaşamın içinde meydana gelen bir olaydır. Ama bir insan tarafından kulağı kesilirse, bunun adı işkencedir." Hanutçu Cafo sustu. Yine düşünmeye başlamıştı ki, oradan ayrıldım. O gece siyah bir kamyonet, kulakları ve kuyruğu kesilmiş köpeği alıp uzaklara götürdü. Şimdi Söke'deki bir narenciye bahçesinde, güvenli bir şekilde yaşamını sürdürüyor. Bu aslında yıllar önce yaşanmış bir hikâyedir. O gece kamyoneti kullanan Yörük Erkan, daha sonra Karadağ'ın Budva şehrine yerleşip bir mekân açtı. Son zamanlarda orada iş yapan Türk turizmcilerin sayısı hızla artıyor, o da arkadaşlarıyla birlikte gitti. Acı haberi bugün öğrendim. Yörük Erkan lenf kanserine yenik düşmüş... Geçen yıl görüşmüştük, hastalığı hakkında tek bir kelime bile etmemişti. Ruhu şad, mekânı cennet olsun... Hayatı boyunca hem insanlara, hem de hayvanlara çok iyilik yapmıştı. Bugün, o köpeğin yaşadığı narenciye bahçesine gittim. Kış mevsimi olduğu için yerini değiştirmişler, depo tarafına almışlar. Gece kapalı bir alanda yatıyor, gündüz de oralarda dolaşıyormuş. Yaşlanmıştı ama hâlâ dimdik duruyordu. O köpeğin hikâyesi, bu dünyadan göçüp giden bir dostuma veda olsun. #SokakHayvanlarıSahipsizDeğil

Siyah Kedili Adam

31,986 views • 8 months ago

Mehmet hocayı kırmak istemem ama hakkın hatırı daha âlidir. Duygusal fevri konuşmalar ne adil, ne akil ne de hikmetlidir. Bin yıllık tarih ve 40 yıllık ihanet 40 günlük savaşla temizlenemez. İsrail’e karşı elbette destekleyelim ama bu dil yanlıştır. Abartılıdır. İran’ı meşrulaştırmadan da taraf olabiliriz. Bir Ermeni’ye yapılan haksızlığa tepki göstermek için nasıl “Hepimiz Ermeni’yiz” dememize gerek yoksa burada da kantarın topuzunu kaçırmamak gerekir. Fıkıh bir işin neticesini gözetmek ve sonunu düşünmektir. İyi niyet suistimale kapı aralamamalıdır. 1-İran bir İslam Devrimi değil Şii mezhep devrimidir. Kendisini Şia mezhebine hapsettiği için kuşatıcı bir İslami sistem olmadığı gibi Müslüman halkları da kafir gören bir ideolojiye sahiptir. Şii IŞiD’in iktidar olmuş halidir. 2-Bu rejim tercih ettiği mezhebi tonun sapkınlığından (Şiiliğin en aşırı kolu) ayrı olarak milyonlarca Müslümanın kanını dökmüş, ABD ve Rusya ile iğrenç işbirlikleri yapmıştır. Zamanı gelince de onlar bu rejimi tuvalet kâğıdı gibi kullanıp atmışlardır. 3- Şii-Rafızilik Caferilik gibi bir etiketle fıkhi bir mezhep gibi-jelatinle sunulamaz. Hele bunu bir fıkıhçı yaparsa bu hiç olmaz. Bu kurnaz yaklaşım bir İran stratejisidir. En son bu kurnazlığı Nadir Şah yapmıştı ve Osmanlı uleması bunu reddetmişti. 4- Bizler İsrail karşıtı rejimi Afganistan’da kurmak için 20 yıl cihad ettik karşımıza ABD ve İran dikildi. Irak cihadını onlar sona erdirip ABD’ye askerlik yaptılar. Mursi Mısır’ına İran düşmanlık etti. Suriye’de 14 yıl Ayetulla Putinle birlikte halkımızı katlettiler. Yemende İhvan devrim yapıp devlet kurdu İran ve Rusya Husilere destek verip devrimi çaldılar. Bu kadar cürmü işleyen İran Sünni olsa bu kadar tolere eder miydiniz? Öyleyse IŞİD’e de destek olun. O tekfirci ve berbad örgütün liderleri tamamen ABD tarafından öldürüldü. ABD’de saldırılar yaptı. Sahabeye de sövmüyorlar. İran onlardan da beter. İran’ın bugün başına gelenler kendi yaptıklarının sonucu. İran’ın son 40 yıldaki ABD ve Rusya ile açık ittifakı inkar edilemez. Bunlar mevsuk hakikatlerdir. Ancak son iki yılda yaşananlar, hatta Süleymani’nin öldürüldüğü 2017’den sonra yalananlar danışıklı dövüş değildir. Gerçek bir çatışma halidir. İran ABD ile Sünni Müslümanlara karşı sürdürdüğü işbirliği devam etsin ve bu savaş yaşanmasın diye çok çaba sarf etti. İsrail’in bugün bu kadar cüretkar olması büyük oranda İran’ın uzun yıllar Müslüman cepheyi bölüp ABD ile iş tutmasının sonucudur. İran ile iletişim kurmak ve hatta işbirliği yapmak -mümkün ya da değil ama denemeye değer ve buna da mecburuz-vahdet midir? Vahdet tevhid ile mümkündür. Vahdet Şia bizi tekfir ederken mümkün ve gerçekçi de değildir. Olması gereken “stratejik çatışmasızlıktır”. İşte burada ise iyi niyetlerin İranın ikinci bir yayılma ve mezhepçi politikasına alan açıp meşruiyet vermemesi önemlidir. Bunun için kin ve öfkenin kontrol edilip hafızanın ise canlı tutulması ince bir çizgidir. Diğer bir hata da sanki her şey tarihte kalmış gibi bir algı oluşturmaktır. Daha bu hafta İran destekli Irak yönetimi Sünni mahkumları idam etmeyi hızlandırdı. Ne yaptılar sözde vahdet için? Yemen’deki İhvan mahkumlarını mı serbest bıraktılar? Irakta hapis yatan 60 bin Sünni mahkumu mu serbest bıraktılar? Sayın hocam üzgünüm ama Musa (as) değil İbrahim (as), Ahmet değil İsmail, inek değil koyun…

Dr. Abdulkadir Şen

26,727 views • 5 months ago