Loading video...

Video Failed to Load

Go Home

sonun başlangıcı.

63,655 views • 2 months ago •via X (Twitter)

0 Comments

No comments available

Comments from the original post will appear here

Related Videos

Öyle bir tutulma geliyor kii hiçbir şey eskisi gibi olmayacak🚀😎 ✨Etkisi 6 ay sürecek. Hazırsak başlıyoruzzzz 🎉 29 derecede gerçekleşecek olan tutulma, yaşamımızda önemli bir dönüm noktası yaratıyor. Bu güçlü gökyüzü olayı, birçok kişi için yeni başlangıçların habercisi olacak. Uzun zamandır sıkıştığınız konuların kapanışıyla birlikte yeni yollar açılabilir. Bu süreç, hem bireysel hem de toplumsal anlamda derin bir dönüşüm enerjisi taşırken, hayatınızı tamamen farklı bir yöne çevirecek fırsatları da beraberinde getiriyor. Tutulmanın etkisi kimileri için “sonun başlangıcı” niteliğinde olabilir. Eski düzenin yıkılması, bitişlerin gündeme gelmesi ya da artık hizmet etmeyen ilişkilerin, işlerin ve alışkanlıkların sona ermesi mümkündür. Ancak bu bitişlerin ardından gelen yenilikler, daha önce deneyimlemediğiniz güzellikte olabilir. Tutulmalar, daima kaderin kapılarını aralar ve sizi daha güçlü bir yaşam yoluna davet eder. Bu dönemde en önemli konu, cesaret gösterebilmek olacak. Zira 29 derecedeki bu tutulma, cesur olanların kendini göstereceği bir dönem anlamına geliyor. Hayat döngünüz değişirken risk almaktan korkmamak, kalbinizin sesini dinlemek ve yeni başlangıçlara adım atmak, size uzun vadede kalıcı başarı ve mutluluk getirecek. Cesur olan, bu tutulmanın sunduğu enerjiyi en verimli şekilde değerlendirecek.

Astrolog Merve Şentürk

29,436 views • 10 months ago

Séx Said isyanında Amed'in ele geçirilmesi sonun başlangıcı oldu aynı zamanda.. Kışkırtıcı ajanlar ordusunun bireylerinden biri de, Liceli bir gençti. Dönemin bu genci, 1980'ler Diyarbakır'ının “dede” diye hitap edilen "rengi"ydi. "Dede" gündüzleri, şehrin merkezindeki köşede oturuyor, "o günleri anlatır mısın?" diyenlere, “hele yüzüme tükür, sonra anlatayım" cevabını veriyor, sonra anlatıyordu: "O zaman, çocuklukla delikanlılık arasında bir yaştaydım. Şeyh Said'in askerleri Diyarbakır surlarını sarmışlardı. Askerler, surların içinde mahsurdu. Biz de içerdeydik. Silahlar patlıyor, surların tepesinde toplar gürlüyordu. Ortalık gürültü patıriçindeydi. Şeyh Said'in askerlerinden surları aşıp içeriye girenler vardı. Kimdi şimdi hatırlamıyorum ama, bir adam biz çocukları, delikanlıları topladı. Bize para verdi. Evleri, dükkânları talan etmemizi istedi. Dükkânlardan alacaklarımız bizim olacaktı. Bir de dönüşte ayrıca para alacaktık. Ortalıkta bir sürü işsiz güçsüz vardı, benim gibi. Söylenenleri yaptık. Dükkânların kapılarını, camlarını kırıp içindekileri aldık. Evleri taşladık. Kırdık dök- tük. Bunu yaparken de, bize söylendiği gibi 'Yaşasın Şeyh Said!' diye bağırdık. Bizim yaptığımızı görenler ve zarara uğrayanlar, 'Şeyh Said bunun için mi savaşıyor?' diyerek soğudu, geri çekildi. Kızgınlıktan karşı cephede yer alanlar oldu." Elazığ'da da benzer olaylar yaşanıyordu. Elazığ olaylarını yaşayanlardan biri anlatıyordu: "Elazığlılar, Şeyh Said'in askerleri geliyor diye sokaklara döküldüler. Sevinç ve alkışlarla karşıladılar. Fakat görülen manzara ve şehirde yaşananlar, coşkulu desteği bir anda tepkiye dönüştürdü. Çünkü Şeyh Said'in askerleri diye karşılanan köylü kalabalığından bazıları şehre dalmış, kırıp geçiriyor, çapulculuk yapıyordu. Bumanzarayı gören halk, evine kapanıp kapılarını kapattı. Şeyh Şerif ve adamları bütün çabalarına rağmen çapulculukları engelleyemediler. Çapulcuların yaptıkları, Şeyh Said'in askerlerine mal edildi. Halk desteğinden mahrum, orta yerde kalakaldılar. Ahmet Kahraman

Erdal Engin Karer

15,539 views • 1 year ago

Batılı bir analizci: -ABD tıpkı Osmanlı gibi batıyor, tarihi biliyorsanız bundan sonra ne olacağını bilirsiniz, bu bir sır değil garanti, diyor. İşte ABD'nin izlediği yanlış yol haritası: -Osmanlı 4 ölümcül hata yaptı, aynısını ABD yapıyor. Osmanlı modernleşmeyi reddetti, Avrupa modern silahlar yaptı, fabrikalar tren yolları yaptılar, Osmanlı eski sistemlerini korudu ve geride kaldılar, savaşları kaybedip çöktüler. -Şu anda ABD, Çin'in gerisinde kaldı. Çin, 5G, Çipler, Yeşil enerji, yapay zeka, elektrikli araçlar vb teknolojide konusunda lider durumda. ABD'de Trump ve Cumhuriyetçiler kömür kullanımını yeniden canlandırmaya çalışıyorlar. Bunlar sanayi devriminin geçip gitmesini izleyen Osmanlı sultanları gibiler. -İkinci olarak yolsuzluk yetkinliği yok eder. Osmanlı devlet işlerini en çok para verene veriyordu. Beceri önemli değildi, imparatorluk içten içe çürüdü ve Trump tam olarak bunu yapıyor. Niteliksiz politikacılar, Federal kurumları yöneten sadık yandaşlar... İmparatorluk işte böyle batar. -Üçüncüsü geri ödeyemeyeceği kadar parayı borç almak. Osmanlı Avrupa'dan o kadar borç para aldı ki, sonunda egemenliklerini alacaklılara kaptırdılar. (Duyun-u Umumiye'yi kastediyor). ABD de her yıl trilyonlarca borç alıyor. Alacaklılar şimdiden ABD'ye korunma önlemleri alıyorlar. Bu sonun başlangıcı. -Dördüncüsü olarak imparatorluk parçalandı. Osmanlı Eyaletleri Başkente itimat etmeyi bıraktı kendi çıkarının peşinde koştular ve imparator parçalara ayrıldı. ABD'de eyaletler kendi göçmenlik, sağlık hizmetleri ve seçim yasalarını kendileri yürütüyor. Çünkü Trump'ın cumhuriyetçi rejimi başarısız bir hükümet. Osmanlılar bunun geleceğini 200 yıl boyunca gördüler ama hiç bir şey yapmadılar, 1922 de gitmişlerdi. ABD'nin bu kadar uzun bir süresi yok, peki ABD'nin ne kadar daha dayanabilecegini düşünüyorsunuz?... Devletleri yaşatan sadık hizmetli bulan yandaşlık sistemi değil bilim aklı ve liyakati öne almaktır. Türkiye hükümetleri de bu konuyu ciddiye alsın. ⤵️🔽

Sakalar İskitler(Gizlenen Eski Anadolu Halkı)

162,786 views • 6 months ago

Séx Said isyanında Amed'in ele geçirilmesi sonun başlangıcı oldu aynı zamanda.. (((Dede" gündüzleri, şehrin merkezindeki köşede oturuyor, "o günleri anlatır mısın?" diyenlere, “hele yüzüme tükür, sonra anlatayım" cevabını veriyor, sonra anlatıyordu)))) Kışkırtıcı ajanlar ordusunun bireylerinden biri de, Liceli bir gençti. Dönemin bu genci, 1980'ler Diyarbakır'ının “dede” diye hitap edilen "rengi"ydi. "Dede" gündüzleri, şehrin merkezindeki köşede oturuyor, "o günleri anlatır mısın?" diyenlere, “hele yüzüme tükür, sonra anlatayım" cevabını veriyor, sonra anlatıyordu: "O zaman, çocuklukla delikanlılık arasında bir yaştaydım. Şeyh Said'in askerleri Diyarbakır surlarını sarmışlardı. Askerler, surların içinde mahsurdu. Biz de içerdeydik. Silahlar patlıyor, surların tepesinde toplar gürlüyordu. Ortalık gürültü patıriçindeydi. Şeyh Said'in askerlerinden surları aşıp içeriye girenler vardı. Kimdi şimdi hatırlamıyorum ama, bir adam biz çocukları, delikanlıları topladı. Bize para verdi. Evleri, dükkânları talan etmemizi istedi. Dükkânlardan alacaklarımız bizim olacaktı. Bir de dönüşte ayrıca para alacaktık. Ortalıkta bir sürü işsiz güçsüz vardı, benim gibi. Söylenenleri yaptık. Dükkânların kapılarını, camlarını kırıp içindekileri aldık. Evleri taşladık. Kırdık dök- tük. Bunu yaparken de, bize söylendiği gibi 'Yaşasın Şeyh Said!' diye bağırdık. Bizim yaptığımızı görenler ve zarara uğrayanlar, 'Şeyh Said bunun için mi savaşıyor?' diyerek soğudu, geri çekildi. Kızgınlıktan karşı cephede yer alanlar oldu." Elazığ'da da benzer olaylar yaşanıyordu. Elazığ olaylarını yaşayanlardan biri anlatıyordu: "Elazığlılar, Şeyh Said'in askerleri geliyor diye sokaklara döküldüler. Sevinç ve alkışlarla karşıladılar. Fakat görülen manzara ve şehirde yaşananlar, coşkulu desteği bir anda tepkiye dönüştürdü. Çünkü Şeyh Said'in askerleri diye karşılanan köylü kalabalığından bazıları şehre dalmış, kırıp geçiriyor, çapulculuk yapıyordu. Bumanzarayı gören halk, evine kapanıp kapılarını kapattı. Şeyh Şerif ve adamları bütün çabalarına rağmen çapulculukları engelleyemediler. Çapulcuların yaptıkları, Şeyh Said'in askerlerine mal edildi. Halk desteğinden mahrum, orta yerde kalakaldılar. Ahmet Kahraman

Erdal Engin Karer

18,865 views • 1 year ago

Ukrayna'nın Rusya'ya Saldırısı: İran-ABD Savaşının Habercisi Mi? ✈️💥 Ukrayna'nın #Rusya'ya düzenlediği saldırı, #İran'ın olası bir savaşta ABD'ye karşı nasıl mücadele edebileceğine dair erken bir ipucu veriyor. Modern savaş, tüm karmaşıklığıyla, Soğuk Savaş döneminin savaş konseptlerini ve teknolojilerini yerle bir etti. Dev bombardıman uçakları ve stealth savaş uçakları artık demode teknolojiler. Daha net söylemek gerekirse: "Obsolete" yani "tarihin tozlu raflarına kaldırıldı". Şimdilik sadece askeri gösterilerde ve psikolojik savaş propaganda malzemesi olarak kullanılıyorlar. Yanılmayın! Rus ordusu, ABD ordusundan çok da farklı değil. İkisi de kısa süreli, yıpratma savaşlarına dayanamayan pahalı sistemler inşa etti. Peki ya gizlenen gerçek? F-16'lar ve hatta F-35'ler gibi sistemlerin asıl amacı sadece savaşmak değil. Bu projeler, milyonlarca Amerikalı'ya iş sağlamak ve ABD ekonomisinde sermayenin dönmesini garanti altına almak için tasarlandı. Askeri-Endüstriyel Kompleks devreye giriyor: Silah üreticileri ve politikacılar arasındaki bu gizli ittifak, milyarlarca dolarlık sözleşmeleri denetimsiz bir şekilde yürütüyor. Savaşlardan zenginleşme, yeni çatışmaları körükleme ve silah satma döngüsü hiç bitmiyor. Yemen-ABD Savaşı (ya da medyada bilinen adıyla "Kızıldeniz Savaşı"), dünyaya bir gerçeği kanıtladı: Artık "nicelik", niteliğin önüne geçti. New York Times bile, basit ve insansız sistemlerin, ABD'nin en iyi savaş uçaklarını nasıl tekerine çomak soktuğunu yazdı. İşte savaş sanatındaki gerçek dönüşüm bu! #Çin faktörü ise Batı için sonun başlangıcı olabilir. Çin'in hem nicelik hem nitelik üretme kapasitesi, inanılmaz hızı ve düşük maliyetiyle, ABD ve müttefiklerinin II. Dünya Savaşı'ndan beri ürettiği her şeyi geride bırakabilir. Dostlar, Rusya-Ukrayna savaşına sadece bir sınır çatışması olarak bakmayın. Bu, küresel bir strateji dersi: ✔️ Artık güç, en pahalı uçakta değil, ✔️ En çok üretilende, ✔️ En hızlı imal edilende, ✔️ Ve en zor tespit edilende yatıyor. Tek bir bombardıman uçağının savaşları belirlediği çağ… sona erdi.

Partizan

30,225 views • 1 year ago

FİLİSTİN ADIM ADIM TASFİYE EDİLİYOR; • Gazze adım adım tasfiye edilirken ABD'den kongre üyesi 250 senatör Batı Şeria'nın kuzeyindeki antik Samiriye bölgesini ziyaret etti. Heyete İsrail adına Dışişleri Bakanı Gideon Sa'ar eşlik etti. • Sa'ar "Burada bir Filistin devleti kurulması, İsrail'in kıyı ovasını kolay bir hedef haline getirir ve ülkenin güvenliğini tehlikeye atar" ifadesini kullanarak 23-29 Eylül 2025 tarihinde BMGK toplantısında gündeme alınacak "1967 Sınırlarında Başkenti Doğu Kudüs olan Bağımsız Filistin Devleti Projesi"ne atıfta bulunarak İsrail'in güvenliği için Filistin'in yok olması gerektiğini vurguladı. • BM Genel Sekreterliği nezdinde İngiltere ve Suudi Arabistan'ın tekrar gündeme getirdiği İKİ DEVLETLİ ÇÖZÜM aslında Filistin'in tarihe karışarak yok olmasını ihtiva ediyor. • İKİ DEVLETLİ ÇÖZÜM ile Batı adına İngiltere ve İslâm dünyası adına Suudi Arabistan bir yandan vicdanlarına kanla gusül aldırıp günah çıkarma fırsatına kavuşacak, diğer taraftan İsrail'e Filistin'i topyekûn işgal ve ilhak etmek için ihtiyaç duyduğu zeminle de buluşturacak. • Zira Netanyahu iki gün önce Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı hedef alarak "Kudüs'ün bir bütün olarak İsrail'in ebedî başkenti olduğu"nu ilan ederken bu anlatıya fiili olarak karşı çıkacak her ülkeyi de doğrudan tehdit etmişti. • İsrail bir yandan Gazze'de imha, yıkım ve soykırımı artan bir şiddetle uygulamaya devam ederken diğer taraftan Kızıldeniz'den Başta körfezine kadar her yere saldırılar düzenliyor. • Netanyahu bir yandan MOSSAD marifetiyle Charlie Kirk suikastı gibi stratejik cinayetler işleyerek insanlığa karşı işlediği suçlarda ayak izlerini siliyor ve suç ortaklarını tasfiye ediyorken ABD'de başlayan, İsrail ve siyonizm'i sorgulayan toplumsal talepleri bastırmak üzere suçluluk psikolojisiyle garip izahlar yapıyor. • İsrail son olarak AIPAC yardımıyla Samiriye'de topladığı 250 ABD Kongre üyesi marifetiyle ABD kamuoyunu İsrail'in masumiyetine ikna etmede aracı olarak kullanırken yine aynı senatörler marifetiyle Filistin'in işgal, ilhak ve tasfiye edilmesi için gerekli ve yeterli toplumsal destek ve meşruiyete ulaşmayı hedefliyor. • MS. 70'ten günümüze kadar geçen sürede sapkın bir itikadi kimya ve dinî motivasyon kaynağıyla Yahudiler tarihte hiç olmadığı kadar hedeflerine yaklaşmış durumdadır. • Gazze Türkiye dahil tüm Ortadoğu'nun sigortasıydı. Gazze'nin düşmesi tüm Ortadoğu'nun düşmesi demekti. Eğer İsrail Gazze'de durdurulmuş olsaydı, İsrail için mutlak sonun başlangıcı sayılacak ve Yahudi Terörizmi son bulabilecekti. Malesef tam tersi oldu. • Realitede hiçbir karşılığı olmayan ve uygulanabilir olmaktan sınırsız bir uzaklıkta olan İki Devletli Çözüm ile uyutulan insanlık, malesef Yahudiler'in gerçek yüzünü görmekte oldukça geç kaldı. • Bir bütün olarak Filistin adım adım tasfiye ediliyor olsa da; İsrail orta ve uzun vadede yeryüzünün Gazze'ye dönüşmesine, milyarlarca insanın Gazzelileşerek insan olmanın ahlâkî üstünlüğüyle buluşmasına ve Siyonizm'in yargılanmasına asla engel olamayacak. Allah'ın lâneti İsrailoğulları üzerine olsun. #KudüsNamustur

Mustafa Doğan

81,301 views • 10 months ago