Video wird geladen...

Video konnte nicht geladen werden

Zur Startseite

Şunlar hep demokrasi… Bir çift mavi göz… Özgürlük… İlericilik… Medeniyet… Avrupailik… Adalet, adaletsizlik… Falan filan… Bir de et 🥩… Yersen… Afiyet olsun cınım CeHaPelim… 🍽️

11,439 Aufrufe • vor 1 Jahr •via X (Twitter)

0 Kommentare

Keine Kommentare verfügbar

Kommentare vom Original-Post werden hier angezeigt

Ähnliche Videos

Keçiörengücü Denemeleri Barış Alper Yılmaz'ın Hikayesini Anlattı Samet Akaydın: Barış Alper, yani Barış Alper'in ben Rizeli olduğunu da bilmiyordum o zamanlar. Tabii ben Keçiören'de oynadığım zamanlar o Ankara Demir'deydi, çok gençti zaten, çok küçüktü bana göre. O bizi böyle denenmeye gelmişti, Keçören gücünü. Hocalar falan izliyordu, biz de o an kamptaydık, Bolu'daydık. O denemeye gelen bazı oyuncular falan vardı bizle oynamaya, onlarla karışık bir kadro yapmıştı hoca, oynamayan bir takım. Hazırlık maçı yapıyordu, biz de oynayan oyuncular dinleniyorduk. İlker hoca vardı Püren, İlker Püren de bizim hocamız. Ben de böyle maç izliyordum dışarıda, İlker hocayla beraber. Barış böyle atıp atıp gidiyordu yani topu, belli ediyordu yani kendini, kalitesini, kuvvetliydi yani böyle. Biz bunu hayranlıkla böyle izliyoruz dışarıdan, yeni geldi bu kimdir diye falan filan. Atıp atıp gidiyor, atıp atıp gidiyor böyle. Dedim hocam bu kim ya dedim böyle İlker hocaya falan. O kadar iyi oyuncumuş ya, bu kaldı herhalde değil mi bu, gitmiyor dedim herhalde kiralı falan, böyle konuşuyoruz dedim onu. Yok Samet tutacağım bunu falan filan dedi İlker hocam, ben de çok beğeniyorum falan filan dedi beni. Öyle kaldı bizde Barış, ondan sonra Barış'la ben, Barış belki de Keçören'de bir tek benimle muhatap. Barış böyle içine kapanık bir çocuktur aslında, öyle olduğunda herkesle böyle samimi olamıyor yani. Ama samimi olduğu zamanda da çok, yani güler yüzlü, çok iyi bir insandır yani. İçini tanırsan eğer Barış'ı, tanımak lazım, onun içine girmek lazım. Dışarıdan gören insanlar Barış'ı hep daha farklı konuşuyor ama Barış gerçekten çok temiz kalpli, iyi niyetli bir çocuktur yani. Ben de çok severim, bana da çok saygılıdır. Hep beraberdik, hep benim yanımdaydı yani. Biz hep onunla konuşurduk, muhabbet ederdik Keçören'de, odada falan. Böyle güzel bir anımız vardı yani. Tesisin en güzel odası vardı, benimdi yani. Abi ben geçeyim mi dedilerdi, al olsun senin olsun demiştim ona, hiç unutmam onu yani böyle. Ona vermiştim. Sahip çıkıyorduk ona, küçük kardeşimdi zaten. Ondan sonra Barış Keçören'de oynamaya başladı böyle yavaş yavaş, sonradan giriyordu. Ama Barış her oyuna girdiğinde bir şey yapıyordu. Ya asist yapıyordu ya gol yapıyordu. Yani bir şey yapıyordu, sonradan formayı aslında kendi tırnaklarıyla aldı, kendi kazandı yani. O çocuk da yani nereden geldi, tek başına tırmandı yani. Ben ona yani gerçekten hakkını verdi her şeyin yani. Rabbim önüne açık etsin onun her zaman. Böyle futbolcuları ben severim yani. Alt ligden gelip de böyle kendi başına bir yerleri başarması kolay değil yani. Barış da bunlardan bir tanesi. İnşallah da hep başarılı olur. Yani çok güzel bir sezon geçirdi. Ben o ara Adana Demirspor'a transfer oldum, o da Galatasaray'a gitti. Öyle bir serüvenimiz var Barış'la yani. Hâlâ da Barış'la benim aram çok iyidir yani. Birbirimizi çok severiz yani.

Galatasarayultrataraftar

136,232 Aufrufe • vor 1 Monat

CUMHURİYETİMİZİN 100. YILINA ÖZEL SAĞLIK ÇALIŞANLARI 'NAZENDE SEVGİLİM' TÜRKÜSÜNÜ SESLENDİRDİ! Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün, aziz Türk milletinin bağımsızlık ve özgürlük mücadelesini zaferle taçlandırarak inşa ettiği Cumhuriyetimizin 100. yılına girmiş bulunmaktayız. Aziz Türk milletinin, yemeden içmeden, onca yokluğa rağmen, tüfek yoksa süngü ile savaşıp, vatan sevgisi uğruna nice canlar kaybederek kazandığı topraklarda huzurla yaşadığımız 100. yıldayız. 29 Ekim, bir ulusun bağımsızlığa olan özlemi ve hürriyet arayışının bir nişanesidir. Cumhuriyet, bir ulusun yeniden doğuşunun simgesidir. Cumhuriyet, umut dolu bir geleceğin habercisidir. Bizler de bu vatan toprağının fertleri olarak, atalarımızın paha biçilmez emaneti olan Cumhuriyetimiz için çalışmaktayız. HEP-SEN ailesi olarak Cumhuriyetimizin şanına yaraşır bir şekilde, Atatürk ilke ve inkılaplarına; özgürlük, demokrasi ve eşitliğe olan bağlılığımızı her daim sürdürmekteyiz. Üyelerimiz, HEP-SEN Kültür Sanat Kurulumuzun çalışmasıyla, Cumhuriyetimizin 100. yılına ithafen, sizler için 'Nazende Sevgilim' adlı parçayı seslendirdi. Geleceğe HEP-SEN'le hep umutla yürüyoruz. Cumhuriyet Bayramımız kutlu olsun! DAİMA İZİNDE, HEP'SENİNLE! Türkiye'nin En Genç ve Dinamik Yeni Nesil Sağlık Sendikası HEP-SEN 🌐 ☎️0216 759 44 14 #hepsen #nedenhepsen #hepseninleyiz #hepimizinsendikası #sağlıkçalışanları #29ekimcumhuriyetbayramı #29ekimcumhuriyetbayramı #cumhuriyet100yaşında #cumhuriyet

HEP-SEN

35,900 Aufrufe • vor 2 Jahren

Helal Olsun Çok doğru konuştu noktayı koydu Nihat Kahveci: Bu nedir abi topluma mı savaş açtınız bu abi ne oldu ya ne oldu savaşa mı gittik ne oldu hani kiminle savaşıyorsunuz ya sizi bak hep tekrara düşüyorsun size bak tekrar söylüyorum size kim küfür ettiyse bel altı eleştirdiyse yine bireysel onlarla hesaplaşın abi bu adalet bakanını filan çağırma olayı nedir ya yani adalet bakanına niye çağrıda bulunuyorsun kanun var yasa var bak burası bile bende muallak ya adalet bakanına çağrıda bulunarak büyük kitlelere bir tehditte mi bulunuyorsun sayın başkanım ya bir şey söyleyeceğim ya dediğim iyi anlaşılsın bak ya ben İbrahim başkanın düşmanı falan filan değilim ya bu ülkede kanun var bana biri küfür ettiyse değil mi onun hesabını buluyorum avukatıma bireysel söylüyorum bu bana küfür etti ben yapmıyorum da yapanlar var biliyorum değil mi onun kanunu var zaten onun cezası ya sen niye şu an adalet bakanına çağrıda bulunuyorsun ve İstanbul'da da değil mi başsavcılık dönemi burada belki yok da oradan da tanıdığım adalet bakanı Akın Gürlek diyor ya kanun var bu ülkede 2026 yılı Türkiye'sini bile bilmeyen bir başkanımız var başkanım sana hakaret ettilerse şikayet edebiliyorsun hakan Çalhanoğlu sana hakaret ettilerse şikayet edebiliyorsun arda Güler sana hakaret ettilerse şikayet edebiliyorsun uğurcan hakaret ettiler şikayet edebiliyorsun montella sen de şikayet edebiliyorsun buralara girmesini ben anlamadım zaten bunun kanun nizamı yok mu ne bileyim var var var var e o zaman neden adalet bakanının ismi anılıyor ben onu anlamadım ya biri bizim çocuklara bizim çocuklara başka çocuklar dedi küfür etti hakaret etti abi sen onu zaten mahkemeye bulup adresini kim olduğunu şikayet edebiliyorsun federasyon olarak madem bundan rahatsız olundu şikayet edin evet dava açın doğru mu abi ben ben mi başka türlü düşünüyorum ben anlamıyorum yani şimdi adalet bakanıyla ne alakası var bu olayın e yani o kendi kendine mi bir aksiyon alacak varsa bir şikayetiniz şikayet edebiliyorsunuz adalet bakanı 1 milyon tane işle uğraşıyor zaten evet ya bir şey söyleyeyim ya ben bilmiyorum abi ya ben başka kafayım ya da bende bir sıkıntı var yok sen.

Galatasarayultrataraftar

76,459 Aufrufe • vor 1 Monat

Ekrem İmamoğlu ve arkadaşları niye tutuklu? Ramazan kul hakkının yenmediği ay olmalı. Biz de bunun mücadelesini veriyoruz. Türkiye zengin bir ülke ama Türk halkı fakir. Neden? Çünkü kaynaklar adil bir şekilde dağıtılmıyor. Ve bu adaletsizlik her geçen gün artarken sadece ekonomik adaletsizlik değil, mahkemelerde de adaletsizlik her geçen gün daha fazla artıyor. İşte bakın, bunun Türk siyasetindeki en somut örneği benim. Benim dışımda insanlar da var. Kayseri'de benim çıkartmadığım olaylardan dolayı, yatıştırmaya çalıştığım ve yatıştırma konusunda başarılı olduğum, yardımcı olduğum Kayseri Emniyetinin ve Başsavcılığının benimle ilgili soruşturma bile yapmadığı bir hadisede; İstanbul'da, İstanbul Başsavcılığı tarafından yasalara aykırı şekilde gözaltına alındım, tutuklandım ve 5 ay yattım. Yetmedi, bundan 2 sene 4 ay da hapis cezasına çarptırıldım. Ama Mavi Çarşı'da çoğu çocuk 14 kişiyi yakarak öldüren PKK'lı terörist şimdi çıktı, Türkiye'yi dolaşıyor, konferanslar veriyor, malum partinin taraftarları tarafından alkışlanıyor. O da yaptığı konuşmalarda bize demokrasi dersi veriyor, Türkiye nasıl demokratikleşirmiş onu anlatıyor. Öte yandan İstanbul'da Silivri'de bir mahkeme yaşanıyor. Bakın ben Cumhuriyet Halk Partisi'nin Cumhurbaşkanı adayı İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun suçlu mu suçsuz mu olduğunu bilmiyorum. Ama bir şeyi biliyorum ki Ekrem İmamoğlu ve arkadaşları tutukluyken, rüşvet verme suçundan 700 sene hapsi istenen kişi serbest dolaşıyor dışarıda koruma polisleriyle. Peki Ekrem Bey ve arkadaşlarını niye tutuklu o zaman? Onları da tutuksuz yargılayın. Onlar da tutuksuz yargılansın. Bu mu adalet? Zafer Partisi

Ümit Özdağ

102,787 Aufrufe • vor 4 Monaten

🔴 Sayın Erdoğan'ın bir kez daha aday olmak istediği sır değil. Mevcut anayasa buna engel. Anayasa değişmeden veya mecliste 360 olmadan bir kez daha aday olamayacak. Dolayısıyla bu yasama dönemi içerisinde başarmayı umduğu eşik 360 sayısına ulaşmak. 🔴 Adalet ve Kalkınma Partisi'nin ve Milliyetçi Hareket Partisi'nin bizim bütün muhalefetimize rağmen parlamentoda yapmak istediği de yapamadığı ne var? Çoğunlukları var. Biz muhalefetimizi yapıyoruz, topluma anlatıyoruz. Meclisten muhalefetimizi yapıyoruz ama işte en son, bu kayyum yasası, dezenformasyon yasası da bu parlamentodan çıktı. 🔴 Bir yerde tamamen siyasi amaçları için kullandığı bir yargı mekanizması da var. Bir yerinde yargı denen bir aykırı da var. Dolayısıyla bunları zaten yapan bir Erdoğan var, bir Adalet ve Kalkınma Partisi var. Yani bu süreç bizi kötüye götürecek falan değil, zaten kötüyüz. Bundan daha kötü hal ne var? 🔴 İstediğine karşı dava açıyor, istediğini gözaltına alıyor, istediğini hapse atıyor, şirketlere kayyum atıyor, belediyelere kayyum atıyor, demokratik alanı sınırlandırmış. Böyle bir Türkiye gerçekliği var. 🔴 Bir de bütün bu silahlı eylemlerden, terörden, şiddetten, bütün politikasını bunun üzerine kurmuş Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarı var. Bütün muhalefeti bununla suçlayan, bununla toplumu ve kendi kitlesini bir yerde tutmaya çalışan Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarı var. 📌 Zorlu Holding CEO'su Cem Köksal gözaltına alındı. Bir şirket içerisindeki bir tartışma, iç yazışma, şirketin kendi geleneğini bir vesileyle ortaya koymuş olması, hemen gözaltına alındı. Yarın öbür gün belki diyecekler ki biz Zorlu Holdinge kayyum atıyoruz. Bakın bu zemin var. Türkiye'de bu süreçle beraber her şey güllük gülistanlık olacak falan değil. 📌 Daha alttaki bir yöneticinin Ramazan mesajıyla ilgili yaptığı bir paylaşımdan kaynaklanan ve daha sonra şirket içerisinde CEO ile aralarındaki bir görüş haline ilişkin bir tartışma. Bakın iş yazması. Bu yargının konusu olamaz. Kamuoyuna dönük bir yazışma değil bu. 📌 Diyarbakır aynı zamanda bir siyasi merkezi, bir kimlik merkezi. Bu sorunun en çok konuşulduğu, 7 yaşından 70 yaşına kadar insanlar, sokaktaki herkes, işinde gücünde olan sanayici, herkes sonuçta bu sürecin değerli bir olduğunu düşünüyor. 📌 İnsanlar büyük bir umutla gelmişler Dağkapı Meydanı’na ama sırtlarını dönüp gitmişler. Bu mesele onur gurur yarıştıracak, yendik yenildik, ezdik kafasını kopardık meselesinden çok daha öte bir duygu halidir aynı zamanda. 📌 Türkiye'de canı yanan, gerçekten içi acıyan binlerce insan var, on binlerce insan var. Şehit yakınları var, gaziler var, bu işten zarar görmüş insanlar var. 🔴 Kolektif bir biçimde bundan zarar görmüş, 3 milyon insan zorunlu göç etmiş, köyler zamanında boşaltılmış, bilmediğimiz kadar faili meçhul cinayet var. Bu kadar ağır travmadan bahsediyoruz. Dolayısıyla böyle ağır bir sorunu konuşuyoruz. 🔴 Adalet ve Kalkma Partisi şunu başardı nu sorunu Türkiye'nin meselesi olmaktan çıkardı, 2002'den sonra bölgesel ve uluslararası bir sorun hale getirdi. “Böyle büyük başarısı var.” Türkiye'nin kendi sınırları içerisinde bunu çözme imkanı varken böyle daha bölgesel hale getirdi. Türkiye'nin gerçek güçleri bunu çözme konusunda iradesini tam olarak ortaklaştıramazsak, kenarda bekleyenler var, oyuna girecekler. 🔴 O nedenle ne yapılacaksa topluma güven verecek bir şekilde parlamentoya açık yapılması lazım ki, biz bir rıza üretelim toplumdan. Yani o rızayı üretelim ki, arkasında bir toplumsal destek olsun. 🔴 Zarar görmüş, gerçekten acısı halen dinmemiş mağdurların rızası çok önemli. Şehit yakınlarının, gazilerin gerçekten bu süreçle ilgili olarak bir daha gençlerin, çocukların ölmemesi için gösterecekleri olgunluk çok önemli. 🔴 Önümüzde Türkiye olarak, hep beraber yürütebileceğimiz bir süreç var. Biz Adalet ve Kalkınma Partisi'ne güvenerek değil, Sayın Erdoğan'a güvenerek değil, bu toplumun barış isteğine güvenerek siyaset yapmak durumundayız. Halk TV gökmen karadağ

Sezgin Tanrıkulu

23,514 Aufrufe • vor 1 Jahr

Sana kötü bir şey söylendiği zaman sadece, “Öyle mi?” de, rahatla. Olumsuz bir şey duyduğunda, “Aman boş ver.” de, aldırma. Canını sıkan bir şey olduğunda, “Allah kerim.” de, devam et yoluna. Umutsuzluğa düştüğünde dua ipine sarıl, azimle çalış, “Rabbim çalışana verir.” de, mücadeleden vazgeçme. Çok hayırsız insanla karşılaşacak, vefasızlığa uğrayacaksın, “İmtihan dünyası.” de, geç git, sen onlardan olma. Hayat insana bir şey vermez, sen alabildiği al, “Neden daha fazla yok?” diye sorgulama. Mutluluk çoğu zaman seferi ertelenmiş tren gibi hep geç gelir “Öf” deme, sabret ve bekle, bulduğunda asla bırakma. Yaşamak göz açıp kapayıncaya kadar geçip gider. Her aldığın nefesi keyifle, her yaşadığın anı neşeyle geçir; geçmişin acılarına, geleceğin hayallerine takılma. Yirmi yaşında ölüp seksen yaşında mezara girme. İstediklerin olmayınca şımarık bir çocuk gibi isyan etme. Seni Yaratan mutlaka bir hesap yapıyordur. Sana düşen evinin önünü süpürmek, ilk işe oradan başla. Allah’tan hep karşına iyi insanlar çıkarmasını iste ve onları biriktir. En çok sevdiklerin sana en çok değer verenler olsun, sakın onları çantada keklik görüp bülbül avına koşma. İnsanlarla gereksiz yere tartışma, “Selam.” de, geç git öfkesi zirve yapmış olanlarla yarışıp şeytan ipine binme. İlk sen özür dile, ilk sen affet ilk sen merhaba de. Varsın ne düşünürlerse düşünsünler sen bunu kendine saygın için yap nefsine mağlup olma. İnsanlar eleştiri yapmaya bayılır sadece bir kez dinle ve cevap verme. Özeleştiri yap, o davranış sende varsa düzelt yoksa bir daha konuşulanlara kulak asma. Hayatta en değerli insan sensin. Kendini kimseye onaylatmana gerek yok. Yüreğinin gücünün, aklının muazzamlığının ve gönlünün enginliğinin farkına var hayatı başkalarının insafına bırakma. Yaşarken özü başka, sözü başka, yüzü başka insanlar göreceksin. Hangi elbiseyi giyiyorsan ona göre davran. Dışın Mevlâna için Ebu Cehil gibi olmasın sakın ha. İnsanları yargılama, dedikodu yapma, günahına şahitlik etmiş olsan bile tövbesinden haberin olmayabilir bir de onun günahlarını sen üzerine alma. Kendine Bir İyilik Yap Kitabımdan Zekeriya EFİLOĞLU Eğitimci-Yazar

Zekeriya EFİLOĞLU

32,729 Aufrufe • vor 1 Jahr

Sana kötü bir şey söylendiği zaman sadece, “Öyle mi?” de, rahatla. Olumsuz bir şey duyduğunda, “Aman boş ver.” de, aldırma. Canını sıkan bir şey olduğunda, “Allah kerim.” de devam et yoluna. Umutsuzluğa düştüğünde dua ipine sarıl, azimle çalış, “Rabbim çalışana verir.” de, mücadeleden vazgeçme. Çok hayırsız insanla karşılaşacak, vefasızlığa uğrayacaksın “İmtihan dünyası.” de geç git, sen onlar gibi olma. Hayat insana bir şey vermez, sen alabildiği al, “Neden daha fazla yok?” diye sorgulama. Mutluluk çoğu zaman seferi ertelenmiş tren gibi hep geç gelir “Öf” deme, sabret ve bekle, ama bulduğunda asla bırakma. Yaşamak göz açıp kapayıncaya kadar geçip gider. Her aldığın nefesi keyifle, her yaşadığın anı neşeyle geçir; geçmişin acılarına, geleceğin hayallerine takılma. Yirmi yaşında ölüp seksen yaşında mezara girme. İstediklerin olmayınca şımarık bir çocuk gibi isyan etme. Seni Yaratan mutlaka bir hesap yapıyordur. Sana düşen evinin önünü süpürmek, ilk işe oradan başla. Allah’tan hep karşına iyi insanlar çıkarmasını iste ve onları biriktir. En çok sevdiklerin sana en çok değer verenler olsun, ama sakın onları çantada keklik görüp bülbül avına koşma. İnsanlarla gereksiz yere tartışma, “Selam.” de, geç git öfkesi zirve yapmış olanlarla yarışıp şeytan ipine binme. İlk sen özür dile, ilk sen affet ilk sen merhaba de. Varsın ne düşünürlerse düşünsünler sen bunu kendine saygın için yap nefsine mağlup olma. İnsanlar eleştiri yapmaya bayılır sadece bir kez dinle ve cevap verme. Özeleştiri yap, o davranış sende varsa düzelt yoksa bir daha konuşulanlara kulak asma. Hayatta en değerli insan sensin. Kendini kimseye onaylatmana gerek yok. Yüreğinin gücünün, aklının muazzamlığının ve gönlünün enginliğinin farkına var hayatı başkalarının insafına bırakma. Yaşarken özü başka, sözü başka, yüzü başka insanlar göreceksin. Hangi elbiseyi giyiyorsan ona göre davran. Dışın Mevlâna için Ebu Cehil gibi olmasın sakın ha!.. İnsanları yargılama, dedikodu yapma, günahına şahitlik etmiş olsan bile tövbesinden haberin olmayabilir bir de onun günahlarını sen üzerine alma. Çünkü sen çünkü sen çok özel bir insansın unutma…. "Kendine Bir İyilik Yap" Kitabımdan

Zekeriya EFİLOĞLU

27,386 Aufrufe • vor 4 Monaten

Erdem Atay: 🔹Özgür Özel herhalde istifasını verecek ve yaklaşık kendilerinin deyimiyle 90, 85... İşte herkes sayı söylüyor. Diyor ki 85 milletvekili, 87 milletvekili, 90 milletvekili, 95, 100'e yakın milletvekili istifa edecek ve yeni partiye katılacak diye. 🔹Birincisi, ben bu 100 kişinin, 100 kadar kişinin istifa edeceğini düşünmüyorum. Bir kere bu benim düşüncem, yani bilmiyorum. Konuştuğum kişiler diyor ki, birisi "80 kişi istifa edecek, işte oraya geçecek" diyor; kimisi diyor ki "30 kişi geçmeyecek, yani 30-40 kişi olacak" diyor. 🔹 Başka bir şey söyleyeceğim. Şimdi 80 diyelim ya da 85 diyelim. Ya bu kadar milletvekili Özgür Özel'in arkasından mı gidecek ya? Gerçekten daha dün İzmit operasyonu oldu, Çankaya Belediyesi'ne, şuna buna... Ekrem'in, Ekrem İmamoğlu'nun arkasından mı gidecek? Siz ne yapmaya çalışıyorsunuz mesela? Hep yıllarca bize şunu dediniz: "Ya oyları bölmeyin, oyları bölmeyin." Ya kardeşim siz de oyları bölmeyin. Gidin Kemal Kılıçdaroğlu'nu yıkın kardeşim! Bu kadar basit. 100 kişisiniz, gidin yıkın. Ne var yani? Yıkabilirsiniz!* Çıkın, mücadele edin, yıkabilirsiniz bunu; yapabilirsiniz. Ama onu yapmaktan vazgeçip aslında AK Parti'nin ekmeğine kendiniz yağ sürmüyor musunuz? 🔹Şimdi diyecekler ki: "Daha ne yapsınlar? Adamlar perişan. Kılıçdaroğlu geldi, buraya darbe yaptı, böyle yaptı..."Yaptı, yaptı, evet. Recep Tayyip Erdoğan da yaptı buraya darbe. E şimdi siz de millete darbe yapıyorsunuz. Yapmıyor musunuz? 🔹 Bu arada gerçekten Özgür Özel'le birlikte bugün istifa edecek olan vekillerin aklına şaşarım. Ya kardeşim, siz hiç mi okuma yazma bilmiyorsunuz? Hiç mi bakmadınız şöyle bir metne falan filan, hiç mi görmediniz? Hiç mi hayatınızda mesela Veli Ağbaba'yla omuz omuza yürümek sizin için onur mu? Ali Mahir Başarır'la beraber güle oynaya, zıplaya zıplaya iktidara yürümeniz sizin karakterinize yakışıyor mu? Özgür Özel gibi bir adamın, Ekrem İmamoğlu'nun yaptıkları... 🔹Ya siz bir de üzerinde "Atatürk ilkelerine bağlı olacaklarmış, bir de sosyal demokrat olacaklarmış." Öğrenin şunu, size vekillere de öğreteceğiz: Sosyal demokrasi dediğiniz şey Atatürkçülüğe en büyük dinamittir! Sosyal demokrasinin Atatürkçülükle, Kemalizm ile ilgisi yok. Cumhuriyet Halk Partisi'ni yıkan da sosyal demokrasidir! Bu hastalığı zaten o zamanlar Ecevitler mecevitler çıkarttı, sosyal demokrasi diye bir şey çıkarttılar. "Ben sosyal demokratım" yani "Atatürk karşıtıyım" aslında. Siz bunu bile... Hani, yani neyse ya... Kavram tartışmasının üzerine gitmenin bir anlamı yok. 🔹 Ama geldiğimiz nokta: Özgür Özel'ler parti kuracak, 80 vekille buraya... Ya siz 80 kişi ne kadar gideceksiniz artık? Ya suç ortağısınız (birinci seçenek); ya gerçekten bu adamların iyi olduğunu ya da hiç günahsız, şeysiz olduğunu, pirüpak, gerçekten Cumhuriyeti savunan ilkeli siyasetçiler olduğunu (Ekrem İmamoğlu ve Özgür Özel'in, Veli Ağbaba'nın falan) olduğuna inanan saftirik insanlarsınız; üçüncü seçenekte kafanız çalışmıyor herhalde yani diye düşünüyorum. 🔹 Yani niye bunu söylüyorum? Ya arkadaş, görmüyor musunuz Erdoğan'ın kurduğu sistemi? Bu kurduğu sistem üzerinden Özgür Özel'ler kendileri konuşuyorlar; Veli Ağbaba'lar, Ali Mahir Başarır'lar "Biz tutuklanabiliriz, tutuklanabiliriz..." Ya tutuklanan bir yerde ileride bir gelecek olarak... Ya gidin CHP'nin içerisinde mücadelenizi verin, indirin Kılıçdaroğlu'nu! Siz namusluysanız buyrun oturun! Yani siz namusluysanız... Ya bu, acayip bir şey! Ben yani onlarla beraber yol yürümeye devam edecek adamların aklına şaşırıyorum.

Haber Filesi

43,393 Aufrufe • vor 18 Tagen

Türkiye’mizin bütçesi; Projelerin, kalkınmanın ve refahın bütçesidir. Hayallerin, kavgaların, polemiklerin bütçesi değildir. AK Partimiz tarafından hazırlanan, birikimin, emeğin, istikrarın 24 . Bütçesi aziz vatanımız için hayırlı, bereketli olsun. CHP’nin tek çözüm önerisi, Erdoğan gitsin, gerisi kolay! Biz diyoruz ki bu millet Cumhurbaşkanını Sayın Erdoğan’ı bırakmaz. Milletimiz bir defa güçlü liderliğin ne demek olduğunu gördü. Ülkemiz artık, büyük hedeflere yürümeye başladı. Bundan sonra, kimsenin bu yürüyüşü durdurmasına izin vermez. Türkiye boş sloganlarla değil güçlü liderlikle yürür. İşi ehline, erbabına, ustasına teslim eder. Sorun bütçede değildir. Asıl sorun CHP’nin değişmeyen muhalefet anlayışındadır. Bu muhalefet dün iktidarken sorunların mimarı olmuş; bugünse sorunlarla mücadelenin önünde büyük bir engeldir. Türkiye’mizin problemi; Para açığı mı? Hayır Mali açık mı? Hayır Nedir peki? Muhalefet açığıdır. Bütçe görüşmelerinde, CHP’lilerin attığı sloganlar, tahrikler, hakaretler, tehidler, ve hayret verici sözlerinden başka bir şey görmüyoruz. CHP Silivri yollarına hapsettiği siyasetten vakit bulursa, demokrasi, özgürlük ve adalet adına yine slogan atıyor. CHP bir çukurun içine düşmüştür. Debelenmekte, her hareketinde biraz daha olayların içine batmaktadır. Diğer bir tabirle, İBB ve İmamoğlu CHP’nin Viyatnamı’dır. Bir kısır döngü içinde ne siyaset üretebilmekte, ne söylem ortaya koyabilmekte, ne de ülkemizde Ana Muhalefetlik yapabilmektedir. Hayret verici açıklamalarla karşılaşıyoruz. Şimdi çıkmış Sayın Genel Başkan kendini Jön Türk olarak ilan ediyor. Ülkemizde saltanat var zannediyor. Sayın Özel ülkemizde saltanat yok, Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyet var. Cumhuriyet! Halkın iradesi ile şekillenen demokrasi var. Demokrasi! Ha! Siz Sayın Cumhurbaşkanımızı Abdülhamid Han olarak görüyorsanız, Size şunu söylüyorum. Biz size Abdülhamid’i yedirtmeyiz. Tüm gücümüzle, 15 Temmuz’da yaptığımız gibi, Onun; dimdik yanında dururuz. Burası, Gazi Meclis’tir. Devlet kurmuştur, bin yıllık devlet geleneğine sahip çıkmıştır. Osmanlı Devleti dört asır halifelikle, dinimiz İslam’ın sancaktarlığını yapmıştır. Bu bize ecdadımızın emanetidir ve başımızın tacıdır. Dolayısıyla; Biz sorumluluğumuzu da kim olduğumuzu da iyi biliyoruz Aile milletimiz için kutsaldır. Ailelerimiz üzerinde hiç kimse toplumsal mühendislik yapmasın. Bütçe görüşmelerinde maalisef; LGBT – Eşcinsellik propagandası yapılıyor. Bu bir kepazeliktir. · Dinimin yasakladığı, · Lût kavminin helak olduğu, · Kimliğimin, kültürümün men ettiği · LGBT’yi asla kabul etmiyoruz. Kimse; Milletimizin değerleriyle oynamasın. Sultan Alparslan’ın, Selahaddin-i Eyyübi’nin torunları; uyanık olun. Müslümanın tarafı bellidir. İslam’a ve Kur’ana uymayan; hiçbir görüşe, ve izme saygı duymaz. Ülkemizin önündeki en büyük tehditlerinden biri LGBT sapkınlığıdır. Gazi Meclise yakışan, bu rezalete bir son vermektir. ▶️ TBMM Genel Kurulu 2026 Yılı Bütçe Konuşmam Recep Tayyip Erdoğan AK Parti Numan Kurtulmuş Ahmet Büyükgümüş AK Parti Teşkilat Başkanlığı Kars Ak Parti Muammer SANCAR

Adem Çalkın

25,799 Aufrufe • vor 7 Monaten

🇹🇷 KARDEŞİM MERAK ETMEYİN. Ülkede dizayn var, yok sıkıyönetim savcıları devrede gibi ipe sapa gelmeyen kelamlar etmeyin artık. Güzel ülkemin insanları. Korkmayın, paniklemeyin. Ama bu demek değilki hadsizce cüretkar tavırlar sergileyip ortalığı gerin. Hükümet dışarıylamı ilgilenecek, yoksa içerdeki orlandalılarlamı? Bakın 2. #trump devri başlıyor. #israil #flistin ile müzakerelerin başlaması. #suriyede #ahmetşara yönetimi. #barzani ailesi ile kuzey Irak sürecinin tekrar devreye girmesi. Tüm bunlara imza çakan kişi kim? #özgürözel mi? #ümitözdağ mı? Bakın ikiside şeker gibi adam ama devlet yönetmek başka bir beceri tecrübe ister. Bu tecrübede dünyada çok az kişi keşfetti. #mevlütçavuşoğlu ile başlayan başarılı hariciye bugün #hakanfidan ile bir üst çıtaya taşındı. Yahu bu denli riskli bir konjektörde, stratejik bir coğrafyada en üst perdeden imzalar atılıyor. Elbette bu süreçte hatalarda yapılacaktır. Önemli olan acil MÜDAHELE edilebilinmesi. Yoksa ahkam keselim işte Suriyeliler falan oldu filan oldu dışarı gitsin gelmesin gitmesin yok bilmem ne olsun bu kadar yabancı oldu yok Apo’yu niye çağırdılar meclise ? Falanda filan. Oy devşirmesi için hükümeti bu kadar yıpratma politikasına girildiği taktirde dış odaklanmış olan zihinler bulanıyor ve ister istemez devleti yönetenler geriliyor ve içerdekilere cevap vereyim derken dışarıda ara boşluklar bırakılıyor . Biraz sabır. Dedim size #ümitözdağ çokta severim sizi . Ama çok sert siyaset yapıyorsunuz. Vatan millet Sakarya devri değil devir tamamiyle dijital entegrasyon devri . Bu yüzden sizlerde artık biraz daha ılımlı siyaset yapsanız. Bu geçiş sürecini iyi analiz edip mevcut hükumete destek verseniz hatta görev alsanız CHP’de görev alsa İYİ Parti’de görev alsa hep beraber omuzlasanız reformlara imza atsanız Tayyip Bey’in de biraz daha gazına alsanız. Daha iyi olmaz mı? Seçim zamanı herkes birbirinin ardından sallasın ama şu an sallama zamanı değil birlik ve beraberlik zamanı. Bu beraberliğe iştirak etmeyenler SİYASETTEN 5 YIL MEN EDİLECEK. #hatırla #tayyiperdogan #chp #zaferpartisi #azmikaramahmutoğlu tüm takipçilerime saygı ve sevgilerimle yukarıda ismi geçen herkes de aynı şekilde ..

Seyhan SOYLU (Sisi)

29,613 Aufrufe • vor 1 Jahr

Birebir anlamamız gerek şeyler var. Bunların başında, XIX. asırdan itibaren dünyadaki siyasal İslâm’ın tamamen ABD -sadece kontrolünde değil, aynı zamanda- yönetiminde yürüdüğünü bilmemiz lâzım. Dünyada siyasal İslâm diye bir şey varsa, bunun sadece göz kulak olan kısmı değil, aynı zamanda mübdii Amerika Birleşik Devletleri'dir. Neden? Çünkü ABD kurulduğu sırada kapitalizm dünyayı çoktan parsellemişti. Müstemleke diyoruz değil mi? Yani istimlâk edilmiş sahalar... ABD devlet olarak ortaya çıktığında dünya zaten istimlâk edilmişti. Onun için ABD istimlâk edilmiş olan bu dünyada kâr edebilmek için müstemlekecilerin aleyhine çalıştı. Müstemlekecilerin aleyhine o müstemlekelerde yaşayan insanların siyasî etkinlik sağlamaları için güç verdi onlara; dolar olarak da, silâh olarak da... Bu sadece Müslümanlara değil; nerede müstemlekecilikten zarar görmüş ve müstemlekeciliğin yerine bir siyasî otorite teşkil etmek isteyen unsur varsa yanında Amerika'yı buldu. Fransız-İngiliz kuvvetleri Süveyş Kanalı'nı bombalarken Müslüman Kardeşler'in arkasındaki ABD'ydi. Bunu anlamak lâzım... Bizim ülkemizde ilahiyât fakültelerinin açılması, imâm-hatiplerin açılmasında etkin rol oynayan ülke ABD'dir. Bu İkinci Dünya Savaşı'nın sonucuydu. Bu bakımdan ne kadar haklı olduğunu dünyaya kabul ettirdi. Amerika müesses dinî kurumlara bağlı, hangi dinden olursa olsun, insanların kullanılabileceğini bildiği için kurumsal dindarlığı (churchgoers) bütün dünyada etkin kıldı. Onun da faydasını gördü. Onlar da Amerika'yı etkin kıldılar. Dolayısıyla bunlar sürpriz falan filan değil; bunlar bariz şeyler. Ama siz bunları görmek istemiyorsanız zaten asil değilsiniz. Siz mutlaka bir vekâletle yapıyorsunuz bu işleri. Yani vekâleten; asaleten değil... Asaleten Müslüman olmak demek, bütün yetkinin kendinde olduğunu kabul etmek demektir. Eğer "Yetki Amerika'da, ben de bundan istifâde ediyorum." diyorsanız, o zaman asil değilsiniz, birinin adına hareket ediyorsunuz demektir. Soğuk Savaş sırasında Amerika'nın istediğinden fazlasını verdi Müslümanlar. Çünkü orada "Allahsız, kitapsız" Sovyetler Birliği vardı, öbür tarafta da parasının üzerine "In God We Trust" (Tanrı'ya güveniyoruz) yazan bir Amerika vardı. İnsanlar tereddüde mahal bırakmayacak şekilde Amerikancıydılar. İsmet Özel Bir Akşam Gezintisi Değil Bir İstiklal Yürüyüşü, "Asalet" başlıklı bölümden

İsmet Özel Okurları

12,478 Aufrufe • vor 7 Monaten

Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın Kabine Toplantısı Sonrası Millete Sesleniş konuşmalarından... ▪ Dün itibarıyla artık Suriye’de karanlık bir dönem kapanmış, aydınlık bir dönem başlamıştır. Türkiye, binlerce yıllık tecrübe sonucunda billurlaşan devlet aklıyla hadiseleri okumakta; Suriye’deki duruma çok geniş bir perspektiften bakmaktadır. ▪ Bugün bazı parametreleri bir kez daha ifade etmek durumundayım: Türkiye’nin başka bir ülkenin toprağında ve egemenliğinde gözü yoktur. Sınır ötesi harekatlarımızın yegane amacı vatanımızı ve vatandaşlarımızı terör saldırılarından korumaktır. Ne PKK ve Suriye’deki uzantıları, ne DEAŞ; ülkemizin muhatabı değildir, bilakis muarızıdır. ▪ Suriye’nin toprak bütünlüğünün mutlaka ama mutlaka korunması gerekiyor. Suriye; tüm etnik, dini, mezhebi kimlikleriyle Suriyelilerindir. Suriye’nin bugününe de, geleceğine de karar verecek olan Suriye halkıdır. ▪ Komşuları ve kardeşleri olarak bize düşen; Suriye halkının ülkelerini yeniden toparlama, yeniden ayağa kaldırma, yeniden mamur etme çabalarına güçlü bir şekilde destek olmaktır. ▪ Tekrar söylüyorum: Arap, Türkmen, Kürt, Sünni, Alevi, Nusayri, Hristiyan fark etmeksizin Suriyelilerin tamamının sulh içinde yaşadığı bir Suriye, Türkiye’nin en büyük özlemi, hayali ve hedefidir. ▪ Şurası da kesinlikle unutulmamalıdır: İstikrara kavuşmuş bir Suriye, hem kendi vatandaşları hem de bölgedeki diğer ülkeler için güven kaynağı olacaktır. Komşu ülkelerin güvenliği yine Suriye’nin güven içinde, istikrar içinde olmasından geçiyor. ▪ Öte yandan bölücü örgütün Suriye uzantısının, kargaşayı fırsata çevirmeye dönük aşırı heveskar tutumunu da dikkatle takip ediyoruz. Kendi akıllarınca farklı hesap yapanlara şunu hatırlatmak istiyorum: Çakal ne kadar hile bilirse, kurt da o kadar yol bilir. Türkiye, sınırlarının ötesinde yeni terör çıban başlarının ortaya çıkmasına göz yummayacaktır. 13 yıldır her türlü zulme maruz kalan Suriyeli kardeşlerimize yeni acılar, yeni sıkıntılar, yeni dramlar yaşatmaya kimsenin hakkı yoktur. ▪ Buradan, kardeş Suriye halkına da seslenmek istiyorum: Aziz Suriyeli kardeşlerim… Türkiye ve Türk milleti, dün olduğu gibi bugün de yarın da yanınızdadır. Siz, tüm imkansızlıklara rağmen kanınızla, canınızla, dişiniz, tırnağınızla destan yazdınız. Zulme ve zalime asla boyun eğmediniz. En zor zamanlarda dahi yeise kapılmadınız. İlk günden itibaren hep “Allah büyüktür” dediniz; “O rahman ve rahim olandır” dediniz; “O alemlerin Rabbi’dir” dediniz; yalnız O’na güvendiniz, yalnız O’ndan yardım dilediniz. ▪ Düştünüz yerden çok daha güçlü bir şekilde tekrar ayağa kalktınız. Böylece nesilden nesile gururla aktarılacak muhteşem bir kahramanlık hikayesine imza attınız. Kardeşlerim unutmayın, Men sabera, zafera! “Yenilgi yenilgi büyüyen” bu şanlı zaferin asıl sahibi sizlersiniz. Sizleri, ülkem ve milletim adına saygıyla selamlıyorum. Zaferiniz hayırlı, mübarek olsun diyorum. ▪ Hürriyet ve adalet mücadelenizde sizi nasıl yalnız bırakmadıysak, inşallah kalkınma mücadelenizde de tüm imkanlarımızla sizi destekleyeceğiz. Gönül gönüle verecek, zorlukların, sıkıntıların üstesinden birlikte geleceğiz. Suriye’nin kalıcı barışa, istikrara ve güvenliğe kavuşması için elimizden gelen her şeyi yapmaya hazır olduğumuzu bilmenizi isterim. ▪ Hama katliamından beri Suriye’nin özgürlüğü yolunda can veren şehitleri bugün bir kez daha rahmetle yad ediyorum. Suriye’nin esaretten kurtulan şehirlerinde sevinç gözyaşları döken, dua eden, şükür secdesine kapanan; yıllar sonra evlerine, yuvalarına, ailelerine, sevdiklerine kavuşmanın mutluluğunu yaşayan tüm kardeşlerime selam ediyorum.

Fahrettin Altun

103,270 Aufrufe • vor 1 Jahr

(Beşiktaş Maçında oynayabilir) [Mert Hakan Yandaş Gerçekleri Detaylı Mahkeme] Helal Olsun Gökhan Dinç: Daha sonra artık Hakan Yandaş olacak. Hakan Yandaş bugün tahliye oldu. Fenerbahçe'nin kaptanı, Fenerbahçe'nin komutanı bugün tahliye oldu. Hatırlanacağı üzere Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu'ndan da kendisine ceza verilmediği için yani isterse Beşiktaş maçında Tedesco isterse kendisini Beşiktaş maçı kadrosuna yazabilecek gibi duruyor. Yani yazar mı yazmaz mı bilmiyorum. Ama türbündeki yerini alabilecek. Özgürlük önemlidir. Suçsuz yere yatan insanların Ceza, suçsuz yere ceza yatan insanların talihelerine hepimiz seviniriz. Gün gelir, ayarını bozduğun kantar, seni de tartar. İnsanlar ders almasını bilmeli. Yani ders almasını bilmeli. Kötü günler geçti, kötü günler geride kaldı diye tekrar eski kimliğine kavuşmamalı. Bunu neden söylüyorum? Mert Hakan Yandaş'ın, teşekkür ederim Sir Yellow Red, her zaman izlemek bir ayrıcalık. Cansın sevgili Yocan demiş, teşekkür ederim. Bu Mert Hakan Yandaş'ın çıktıktan sonraki sözleri diyor ki yorgunum biraz çok fazla bir şey söylemek istemiyorum. Camiamız kötü gün dostu olduğunu gösterdi. Tüm camiamıza yanımda olan herkese sonsuz teşekkürler. Bir an önce aileme kavuşmak ve bir an önce takıma dönüp katkı sağlamak istiyorum diyor. Ama Mert Hakan Yandaş'ın ifadeleri mahkemede verdiği ifadeler de gün yüzüne çıktı. Onlara da bir bakalım. Onlara da bir göz gezdirelim. Onları da bir... Verelim. O nerede acaba? O yok galiba. Sen bulursun bir yerden ya da benim sana attıklarımın içerisinden bir tanesini atarsın Bilal. Galatasaray'ı hedef alıyor. Mert Hakan Yanlaş hapisteyken Metehan Baltacı da onunla birlikte cezaevinde yatarken Mert Hakan Yanlaş genelde Galatasaray taraftarının çok sevdiği bir figür değildir. Cezaevinde ve oradan gönderdiği mektuplarda yakın ilişki kurduğu Metehan Baltıcı ile birlikte bir bakıyorsunuz ki bambaşka bir yere doğru evriliyor insanların duygusu. Cezaevinde kötü gün geçiren insanlara en önemli desteği kuşkusuz Galatasaray taraftarı Mert Hakan Yandaş'a vermişti ve onun özgürlüğüne kavuşmasını istediğini dile getirmişti. Ama o Mert Hakan Yandaş o günlerde destek olduğu ve paylaşımda bulunduğu ve aynı zamanda destek gösterdiği için teşekkür ettiği Galatasaray taraftarını bugün hedefe koydu. Ve mahkemede bizlere yansıyan, medyaya yansıyan, sosyal medyaya yansıyan ifadeleri şöyle. Öncelikle üstüme atılı suçların hiçbirini kabul etmiyorum. Kimseye bahis oynatmadım. Hayatım boyunca bahis sitesi üyeliğim yoktur. Fenerbahçe'yi ne kadar sevdiğimi ve Fenerbahçe'ye zarar vermeyeceğimi bilmenizi isterim. Tercihimi Fenerbahçe'den kullandığım için itibar suikastı yapıldığını söylemek isterim. Gizlilik vardı ama dosyam sayfa sayfa parça parça paylaşılarak çarptırıldı. Bir maçtan sonra verdiğim röportajın bedelini ödediğimi düşünüyorum. O maçı herkes biliyor. Şimdi Mert Hakan Yandaş senin kötü gününde yanında olan rakip camia Galatasaray taraftarı bugün senin bu sözlerinden sonra Pişmanlık duyuyor o günkü açıklamalarından. Şimdi bunu şöyle değerlendir. Gerçekten ayıp ya. Ya sana destek olmuşlar. Sen hala eski dosyaları açıp işte mahkemede çıkacaksın biliyorsun. Serbest kalacaksın belli. Çünkü orada Ali Koç gelmiş. Saadettin Saran gelmiş. Dünya kadar yönetici gelmiş. Orada bir gözde gösterisi yapılıyor. Futbolcular geliyor. Tedesco geliyor. Tek kelime yabancı. Türkçe anlamayan insanlar mahkeme salonunda gelmiş geçmiş gelecek aktif yöneticilerin hepsi salonda. Belli ve onların da orada olmasından sebep belli ki sen Galatasaray camiası, sen Fenerbahçe'yi tercih falan etmedin. Sen Galatasaray'dan istediğin parayı Galatasaray yöneticileri verseydi sen bugün Galatasaray'da bile oynayamazdın ama o gün Galatasaray'da oynayacaktın. Galatasaray'da transfer olacaktın ve Galatasaray'a transferin sonrasında kötü performansı sebebiyle muhtemelen kümede kalma takımlarından bir tanesine kiralık olarak gidecektin. Şimdi dolayısıyla yani elma ile armutları karıştırmayalım.

Galatasarayultrataraftar

20,318 Aufrufe • vor 4 Monaten

"Sana 1000 Kere Helal olsun Fenerbahçe li Sercan Hamzaoğlu konuşamadı" Ali Naci Küçük: Barış Alper'inki penaltı değil. O Sümen'in de ilk salikatlı salikat değil bu arada. Oradan bakacaksak, bütün total bakacaksak değil ilk salikatlı. Bir dakika dur ben bir bitireyim ben seni dinledim. Şimdi kısaca nereye geldik? Yani Galatasaray hakem konforuyla galibiyeti almadı. Beşiktaş'ta 10 kişi kalacaktı sahada ilk yarı bittiğinde. Orkun'un atılması gerekiyordu. Bunu bütün hakem hocaların hepsi söyledi. Bir tane de değil. 4 tane sarı kartı pas geçildi Orkun. Ha kaldı ki şimdi kaldı ki Beşiktaş cephesi ne yapıyor? Kolaycılığa kaçıyor. Ne yapıyor? Fenerbahçelileşiyor. Ne yapıyor? Sayın Ali Koç'un Fenerbahçesi gibi davranıyor. Derbiyi kazanan Galatasaray'a sanki hakem sayesinde kazandı muamelesi yapıyor. Bunu da çok zaten seven Fenerbahçeliler ve Beşiktaşlar afiyetle yiyor. Öncelikle size afiyet olsun. Niye afiyet olsun? Arkadaş Beşiktaş 2 maçta Galatasaray'a karşı uzatmaları bırakıyorum. 84 dakika 11-10 oynamış. Galatasaray 1 kişi eksik oynamış. 2 lig maçında. Beşiktaş'ın attığı gol sayısı kaç? 0. Peki Galatasaray Şampiyonlar Ligi'nde Juventus'a karşı Juventus'un 10 kişi kaldığı sekanslarda Juventus'a kaç gol atmış? 4 gol. Juventus 10 kişiyken. Kaç dakika 10 kişi kalmış Juventus totalde? 72 artı 23 pardon. 95 dakika. Galatasaray Juventus gibi bir rakibe. 4 tane gol atmış. Beşiktaş 2 maçta 110 dakika oynadığı Galatasaray 0 gol atmış. Eee kaybedişlerinin bahanesini burada arıyorlar. Arayın abicim. Arayın belki bulursunuz. Belki bulursunuz. Biraz daha arayın. Fenerbahçe'ye gelince. Ya arkadaş. Yani biraz değişim. Biraz bilinç. Biraz ayna. Biraz öz eleştiri. Biraz iğneyi kendine batırma. Hiç mi olmaz ya bir camiada? Arkadaş sen Samsun spor maçında ben Fenerbahçe'yi izledim. O kadar rahat izledim ki ya kazansa da beni rahatsız etmedi abi. Beşiktaş'ı rahatsız etsin abi Fenerbahçe'nin galibiyeti artık. Trabzonspor'u rahatsız etsin. Çünkü arada inanılmaz bir kalite farkı var. Bak bu kadar da ilk kez sert konuşuyorum. Rakiple. Niye bu kadar keskinsin abi? Abi niye keskinim? Ya arkadaş Galatasya'yı konuşuyorlar. Ya Osterwald'e son adam. Muadil Monji'yi. Boyun kilidini almadı mı kardeşim? Sürüklemedi mi? Abi o pozisyon ne ya? Ne o pozisyon? Hadi Fenerler yanıt versin. Skor kaç kaçtı orada? Onun zaten önceki pozisyonu devam etmemesi lazım. Baba şöyle alıp. Yürümek nedir? 6 saniye sürdü. Ya sokakta bile kavga çıkarır ya. Sarı versin. Ne olacak orada? Kırmızı mı olacak? Ya tabii ki canım. Ya sen yönet. Meyakiye başkanı falan. Ne var orada ya? O da ona sarılıyor, o da ona sarılıyor. O da ona mı sarılıyor? Ya ben senin yayında... Boğazına sarılıp nefesini kessem. Öyle değil ya. O kadar da değil ya. Doğru söylüyorsun. Yapma. O kadar da değil. Kırmızı da değil baba ya. Kırmızı da değil. Çok komiksiniz ya. Bence komik olan sizsiniz. Size verin ya kırmızı. Sen diyorsun ki Beşiktaş o kadar kişi kaldı. Aramızda objektiflik konusunda. Aramızda tarafsızlık konusunda. Aramızda futbol kalitesi konusunda. Çok büyük fark var. Öz eleştiri konusunda da çok büyük bir fark var. Ben kalkıp 22 yıldır bu camianın içinde olan bir insan olarak Galatasaray Beşiktaş'ı deplasmanda yendikten sonra teknik adamım olan Okan Buruk'u eleştirebiliyorum. Diyorum ki Leroy Zene doğru yere atılmıştır. Bunun sorumlusu da Okan Buruk'tur diyebiliyorum. Ya da Galatasaray camiası bunu kendi içinde sorgulayabiliyor. Ama sen ne yapıyorsun? Affedersin. Zorla yendiğin Samsun Spor maçından sonra kalkıp Galatasaray'ı konuşuyorsun burada. Hakem hatalarını konuşuyorsun. Beşiktaş. 110 dakika. Yok muydu? 110 dakika Beşiktaş niye Galatasaray'a gol atamadığını konuşsun kardeşim. Bunu ayrı o. Beşiktaş'ın problemi. Ama gerçeği de görmek lazım. Niye atılmıyor abi? Sana gelince yok. Genduzi'nin Tomasson'a bastığı, ayağına bastığı bir pozisyon var değil mi? O da kırmızı ya. Yok yok kırmızı, kırmızı. Yok yok kırmızı demiyorum. Yok bak kırmızı. Size göre gol yok orada. Göz altına bile alınmışlar. Vermedi değil mi? Şükrinyar Saray mesela Kadıköy'deki maç vermedi. Ya da Serdar Saatçi, Orkun Uşak, Orkun Körkçü aynı pozisyon Trabzon Beşiktaş vermedi. Şimdi herkes kendi perspektifinden daha sayı eksiğe düşürecek pozisyonları konuşuyor ama bunları konuşmuyor. Ya bak Fenerbahçeli konuşmadınız. Zaten Gendüzin'in bir pozisyonu var. Ceza sahasına girerken hamle yok. Samsun Sporlu oyuncunun hamlesi yok. Dönüp hakeme Sarıkar.

Galatasarayultrataraftar

119,036 Aufrufe • vor 5 Monaten