正在加载视频...

视频加载失败

Sunucu Şahin Karakaya'dan, depremzedeleri hedef alan Eda Ece'ye sert tepki: ''Suç bizim, bunlara sanatçı biz dedirttik. Oynadıkları iki üç tane saçma sapan dizi ile bunları biz meşhur ettik. Bunlar Edirne'yi geçtikten sonra sanatçı falan değil. Ne yardım ettin sen ya?"

210,028 次观看 • 3 年前 •via X (Twitter)

10 条评论

Esra💛 的头像
Esra💛3 年前

O paraları toplayıp onlara vermenize gerek yok depremzedelerin olmayan evlerine faturalar geliyormuş onları ödeyin KÂFİ su, tuvalet, ilaç ihtiyaçlarını saymadım bile :)

Dünyalı 的头像
Dünyalı3 年前

Sunucunun had bildirmeyi hadsizlikle sağlamaya çalışması çok ironik ..!

kayipbirses 的头像
kayipbirses3 年前

Biz derken halk tan bahsediyor ayrıca günlerce uyumayip yardım programlarında görev aldı bebekler için marketlerden bez mama topladı verebileceği tüm kıyafetleri verdi ama tabi bunları gormemenize sasirmadik böyle iki cift sözü alıp insanları karalamaya bayiliyorsunuz

Rıdvan Çelik 的头像
Rıdvan Çelik3 年前

Eda Ece'nin yaptığı elbette savunulamaz hemen özür dilemeli, depremde çadır satan Kerem Kınık a neden bu kadar tepki vermediniz, istifa etmesi için neden bir haber yapmadınız.

Fatih 的头像
Fatih3 年前

Ağzına sağlık kardeşim🙏🙏🙏

HillAlpiA 的头像
HillAlpiA3 年前

Birileri Fox, halk, szc TV sunucularına mi özenmiş ne olmuş öyle :))) kardeşim sana mı düştü had bildirmek. Tarafsız haberini sun git senin yorumunu dinlemek zorunda mıyız biz ? Üstelik seviyesizce

ErkErk 的头像
ErkErk3 年前

CHP Belediyelerinin yardımları olmasa depremzedeler perişan olurdu. Nokta.

Papatyaseverelifkız 的头像
Papatyaseverelifkız3 年前

Pardon ama siz kimsiniz? Videoyu baştan sona izleyin, birde haberci olacaksınız. Rica ediyorum. Kadın şubat ayının kapağı olmuş. Ne yapsaydı. Seçimi mizah ederek konuştu. İki haber sundunuz spiker mi oldunuz?

Murat Gülşen 的头像
Murat Gülşen3 年前

Aptal sarışın rolünü çok başarılı oynadığını düşünüyordum meğer doğal bir yeteneği varmış...

HAN 的头像
HAN3 年前

Tepkimiz

相关视频

Çok büyük terbiyesizlik Serdar Kelleci: istemiyorum. Hakem de konuşmak istemiyorum. Oyunu da çok konuşasım yok. Ama ne olur bunu böyle mazeret gibi algılamayın. Sıra gideceğim ama birkaç şey anlatacağım. Çok uzun tutacağım bir yayın olmayacak ama çok aşırı sinirlendiğim birkaç durum oldu. Oyunla ilgili birazdan konuşuruz ama Kötü bir ses söylememek için zor tutuyorum kendimi. O da şundan dolayı. Arkadaşlar buraya geldiğimizden bu yana maçtan önceki basın toplantısı olmak üzere daha doğrusu onu demeyelim ama bugün özelliğinde Liverpool çalışanları öyle söyleyeyim. Bize yaptığı muamele, biz Türk gazetecilere yaptığı muamele, arkadaşlarımıza yapılan muamele gerçekten çok çirkindi. Bizi oturtturdukları yerler, maalesef bazı arkadaşlarımız taraftarın arasında oturmak zorunda kaldı. Bir tane çok özür dileyerek söylüyorum. Lavuğun biri. Gerçekten lavuk bir görevli. Yani lavuk diyelim ona. Başka bir şey demeyeceğim. Daha ağır bir şey söylemek istiyor insan ama bizim bir alanımız var. Mixon dediğimiz yer. Ve orada duruyoruz. Okan hocayı falan bekliyoruz. Neyse. Okan hoca basit toplantısına girecek falan. Tam bir gerizekalı olması lazım bir insanın. Yani Galatasaray teknik direktörü geliyor. Okan hocayı kolundan tutmaya çalışıyor. Nereye gidiyorsun falan diye. Bakın ben bunları böyle bilmiyordu falan diye bu kadar basit olacağı, basit işler olduğunu düşünmüyorum. Bunlar yapılabilir. Problem değil. Bunlar yapılsın tamam bunlar problem değil. Bizim alanımızı bantla falan çekip bizi affedersiniz şu kadarcık yere on kişiyi falan sığdırmaya çalışıyorlar. Bakın bir dahaki İngilizlerin bir daha Türkiye'ye geldiği maçta eğer ki burada İngilizlere doğru bir muamele yapılırsa bakın hiç kesinlikle taviz vermeden Konuşmamız ve yapmamız, uygulamamız gerekiyor. Çünkü biz bunlara bu kadar iyi davrandığımız sürece onlar bize köpek muamelesi yapacaklar. Yani benim teknik direktörüme kusura bakmayın ama kolundan tutmaya çalışıp nereye gidiyorsun falan diyemezsin. Galip geldin tebrik ediyoruz. Eyvallah ne yapıyorsan git yoluna bak. Ama Galatasaray teknik direktörü oradan içeri girecek. Sen tanımıyorsan zaten orada işin ne zaten. Adama diyorum ki Icardi'yi tanıyor musun sen diyorum. Hani bu takımın en ünlü oyuncusu Icardi ya. Bu bir mazeret değil arkadaşlar. Ben herkesi tebrik etmeyi iyi bilen bir adamım. Yenildiğim zaman her zaman için tebrik etmeyi iyi bilirim. Ama pislik yaptığınız zaman kusura bakmayın. Ben orada biz de aynı şekilde davranalım isterim. Bu adamlar nasıl bize bu muameleyi yapıyorlar? Eğer ki bir daha bir İngiliz takımı bizim topraklara girdiği anda onlara iyi muamele yaparsak ben de kusura bakmayın. Hani burada ya biz centilmen olalım, biz işte misafirperol olmayalım abi. Olmayalım. Yani kısasa kısas dediğimiz şeyde de kusura bakmasınlar. Eğer bunu bize hak görüyorlarsa ve az sonra teknik direktörünü orada o muameleyi yapıyorlarsa bize basın mensubu olarak bizi orada oturmamız gereken yer bu kadarcık bir yer vermişler. Defterimi koyayım, çantayı mı koyayım? Neyi koyacağımızı şaşırdık. Bu adamlar buraya geldiği zaman ben size söyleyeyim. Her zaman oturduğum yerde oturamıyorum. Oraya gidiyor İngilizler oturuyor.

Galatasarayultrataraftar

84,485 次观看 • 4 个月前

Tek Tek İsim isim eleştirdi Ümit Özat: Maç başında söyledik. 10 gündür söylüyorum. Şimdi şunu zannediyoruz. İşte Avustralya ile oynuyoruz. Kanguru takımı bunlar. İşte bunlar ne biliyor ki? Biz böyleyiz. Hiçbir şey değilsin abi sen. Oynanılmamış. Hiçbir maç kazanılmamıştır. Adamlar Aidiyet duyguları senden yüksek. Fizik kaliteleri senden yüksek. İstekleri, arzuları, coşkuları senden yüksek. Adam 20 sene sonra bunu bir hatıra olarak anlatacak. Bu hikayeyi yazmak istiyor. Baba sen sahaya çıkıyorsun. Yemin ederim sana şuradaki halı sahaya çıkalım. Bu kadar ruhsuz oynamayız. Şey takımda bir kural koymuşlar. Demişler ki Alan Hakan Çalhanoğlu'na verecek. Sanki diğerleri yeteneksiz. Diğerleri topu kullanmayı bilmiyor. Diğerleri top oynamaktan aciz. Demişler ki Sabeke oğlum topu al Hakan Çalhanoğlu'na ver. Abdülkerim'e demişler ki topu al Hakan Çalhanoğlu'na ver. Arda'ya demişler ki sakın öne oynama hemen Hakan Çalhanoğlu'na ver. Bu nedir ya? Ne dedik maç yani? Şunu sevmiyorum ya. Vallahi ben ne demiştim diye bir program yapmak istedim ya. Yani dedi ki kardeşim haftalardır bas bas bağırıyorum bas bas Hakan'la Orkun bir arada oynamaz. Oynamaz. Bak dilimde tüy bitti. Yani Allah benim belamı versin ki dilimi tutamadığım için antrenörlük yapamıyorum. Bunlar antrenörlük yapıyor ya. Montella 4 senedir bu takımı çalıştırıyor. Şimdi bırakır bırakmaz da kim şampiyon olmazsa Galatasaray şampiyonu değilse diğer 3 büyük takımın bir numaralı adayı. Fener şampiyonu değilse diğer üç büyük takımın bir numaralı adayı. Beşiktaş şampiyonu değilse bir numaralı adayı. Trabzon şampiyonu değilse hangi şampiyon olmuşsa özür dilerim. Olmayan diğer üç takımın adayı Montella. Bunlar Türkiye'de ekmek yiyor ekmek. Ekmek yiyor. Ülkenin en iyi futbolcuları çalışıyorlar. Bunlar ekmek yiyor. Siz Şenol Hoca'dan özür dileyin. Fatih Hoca'dan özür dileyin. Mustafa Hoca'dan özür dileyin. Dünya Kupası'na gitmişiz. Gideceğim tabii. Romanya'yla Kosova'yla gelip gidemiyorsanız gitme abi. Bırakın bu işleri yani. Bir tane Türk teknik adam Santraforus oynasın. Yemin ederim korkak dersiniz. Ödlek dersiniz. Adam şu oyunu oynaya oynaya oynaya oynaya Türk futbolunun bir numarası oldu ya. Ya Türkiye milli takımı İtalya'ya karşı Santra Force oynayabilir. Fransa'ya karşı Almanya'ya karşı Santra Force oynayabilir. Avustralya'ya karşı bu takım Santra Force oynamaz. Yapmayın ya. Yapmayın abi bu kadar basit değil. İnsanların aklına alay etmeyin. Ya birebir ne dediysek dedik ki beklerler beklerler hızlı kontratı yaparlar. Yaptılar mı? Ne dedik? Dedik ki yetmişe kadar gol atamazsak adamlar ikiyi de atar. Yetmiş dörtte iki geldi mi? Ya bunu bilmek için Montella mı olmak lazım yani? Senede üç buçuk milyon euro. Kırtıksız. Sonra gitmiş başkan demiş ki başkanım beni düşünmüyorsanız Roma istiyor gideyim. Olur mu deyip bir mukavele daha. Veyahut da sen bizim hocamızsın o bu. Baba herkesi almış arkasına. Böyle bir şey olamaz ya. Ya babacım bir defa bu milli takımın Bunların yaşayacağı nereden belliydi biliyor musunuz? Kadro tercihlerinden belliydi. Şimdi Montella'ya soruyorum sana. Sadece oynayanlardan değil. Oğuz Aydın ne yaptı? Milli takım kadrosunu aldı. Altay'la Mehdi Ne yaptı? Milli takım kadrosunu aldı. İrfan Can Kahveci ne yaptı? Milli takım kadrosunu aldı. Aral Şimşir ne yapmadı? Milli takım kadrosunu almadı. Ne yapmadı da almadı? Böyle kadro tercih olur mu? Hak yiyorsun kardeşim. Hak yediğin yerde başarılı olamazsın. Allah'tan maç 2-0 bitti. Şu anda üçüncülüğümüz garanti. Ha bir de o var. Üç gol yeseydik eğer Paraguay bir gol attığı için biz... Ona bakarlar diye düşünüyorum. Bak. Böyle bir şey olabilir mi ya? Üçüncülüğümüz garanti.

Galatasarayultrataraftar

76,358 次观看 • 1 个月前

Galatasaray Kariyeri biten Oyuncuları tek tek saydı Hak Etmiyorlar Osman Altunterim: Galatasaray kimsenin pış pışlanacağı yer değil. Tamam mı? Kimse hatırla gönülle Galatasaray'da forma giyemez. Güney'i çok seviyorlarmış da Okan Hoca'yı çok seviyormuş. Beni yendirmiyor kardeşim. Ben kız kardeşime koca aramıyorum. Galatasaray'ın kalesini koruyorsan o cıvıklığı yapamazsın. Öyle bir dünya yok. Korner okullarını öndüre gelen topu tutabileceğin topu yumurtluyorsun. Kornele gidiyor dönüyor top elinden kaçırıyorsun. Bir de bağırıyor orada bende diye herkes durdu Galatasaray'da. Bütün futbolcular. Kaçırdın eline gelmiş kucağına gelmiş topu kaçırdın. Hadi onu geç. Yani sezon başında şeyin tribünü yapıyordu ya ben oynarım Uğurcan'dan iyi kaleciyim falan tribi yapıyordu. Ve Süper Kupa finalinde de onu oynattı. Uğurcan'ı oynatmadı. Hoca biliyorsun Uğurcan 2-3 maç küstü. Bunlar böyle saçma sapan tripler, saçma sapan şekiller. Burası Galatasaray yani. Bence bugün itibariyle Güney'in Galatasaray kariyeri tamamlanmıştır. Geçmiş olsun. Galatasaray'ın kalecisi var. İşte Cankat gelecek. Batuhan var. Var yani Galatasaray'ın kaleciden bol bir şey yok. şeyin arkasında, Uğurcan'ın arkasında koyarsın can katı, oynarsın can kat. Günay'dan çok daha iyi kaleci. Kimse kusura bakmayacak yani. Taraftar yuhladı, bir kısım alkışladı moral vermek için falan ama bunları da hiç yadırgamıyorum. Öte taraftan da savunma... El filanı çekilmiş gibi. Daha maçın dördüncü dakikasında sarı kart gördü. İkinci yarıda az kalsın. İkinci yarı başına yine bir çekmeye kalktı rakibini. Uyandı son dakikada da. Ya şu Ali Sancak bu... Ali Sancak'ı engeller misin kardeşim? Oğulcan. Aynı mesajı 20 kere atıyorsunuz kardeşim. Biz görüyoruz. Merak etmeyin. Okuyacağız. Aynı mesajı 20 kere atıp orayı kirletmenize gerek yok. Tamam mı? Engelli abicim bunu. Sil o mesajları da. Okumayacağım yani. Şöyle söyleyeyim. Hani orta sahada bakıyorsun. Naga tamam hani yetenekli çocuk. Genç yetenekli. Oynuyor. Bir şeyler yapmaya çalışıyor. Ve bu tarafta Lemina ilk yarıda sahada yok. İkinci yarı oyundan alıyorsun. Şey Ahmet Kutucu. Galatasaray kariyeri onun da bitmiştir. Bugün itibariyle. Sahada yok ya. Bir tane pozisyon var. Bir tane pozisyon. Zaten maç boyu bir tane gelir yani. Atacaksın gidecek. O kadar basitti yani. Vuracağın ayağının içine gidecek. Tamam hani kazanmak zorunda olduğun bir maç. İyi de bir kadroya çıkıyorsun baktığın zaman kağıt üzerinde. Ama her şey kağıt üzerinde işte. Yani Salih'in hali nedir ya? Yani Saşaboy'un hali nedir? Yani Icardi zaten söylemeye bile gerek yok. Jok attı maç boyunca. İki tane pozisyon var atamadı. Bir tane kafa vuruşu bomboş. Göğsünü alıp voley vurması lazım. Her türlü nasıl vursa gol olur atamadı. Barış'ın kaçırdığı pozisyon var. O simenin kaçırdığı var. Galatasaray'ın 4 tane 5 tane pozisyonu var. İkinci yarıda kaçırdığı. Ama bunların hiçbirisi ölçü değil. Kaybettin mi? Kaybettin. Kupa gitti mi? Gitti. Geçmiş olsun. Sen bu dediğin gibi rakibini de motive ediyorsun şu anda durduk yere. Yani biz sadece şeyi konuşuyoruz. Hani bugün itibariyle konuşuyoruz. Galatasaray'ın kadrosunda şu var mı? Var mı? Biz seninle maçın başında burada seyrederken 25'li dakikada sen şey dedin. Biz nasıl gol atacağız dedin. Gidemiyorsun kaleye. Belli oldu zaten. Abi zaten rakibin gücü belli. Kapasitesi belli. Adamın kupa falan umurunda değil. Yedek kadrosu ile çıkmış. O zaman demek ki Gençler Birliği'nin yedek kadrosu Galatasaray'ın yedek kadrosundan daha iyi. Şu var şimdi sen ilk yarıyı hepimiz izledik. Boşa geçmiş bir ilk yarı yani. Kime aldı? Bir tek. Hoca. İlkay'ı mı? İlkay'ı. İlkay'ı aldı. Emine'yi çıkarttı. Okan Hoca'nın burada bunu görmesi lazım. Bu takım ilk yarı da üretemiyor. Herkes hareketsiz. Herkes ayağını istiyor. Anladın mı? Arkaya koşu yapan yok. Topa alan bir coşku yok. Abi değişti.

Galatasarayultrataraftar

54,352 次观看 • 2 个月前

BASINA VE KAMUOYUNA “Uzlaşmak istiyor musunuz?” dediler. “Şartınız nedir?” diye sordum. Verdikleri cevaba bakın: “Selahattin Demirtaş’ın ve bebek katili Abdullah Öcalan’ın kitaplarını okuyacaksın.” Cevabım nettir, tekrar ediyorum: Ben ölürüm ama o kitapları elime bile almam! Demirtaş da, Öcalan da benim gözümde terörün kalemşörüdür. Yıllardır aynı senaryo: “Öldüreceğiz, keseceğiz, susturacağız…” Buyurun, hodri meydan! Ne ölümden korkarız ne tehdidinizden! Bugüne kadar nasıl dik durduysak, bundan sonra on katıyla dimdik duracağız! Ben, Abdurrahim Avcıoğlu olarak tüm milletin huzurunda ilan ediyorum: Ne Demirtaş’ın ne de Öcalan denen katilin kitabını okumam! Terörün edebiyatına yer yok bu yürekte! Siz gerçekten samimi olsaydınız, şunu teklif ederdiniz: “Şehit polislerimiz ve Mehmetçiklerimiz için bağış yapın.” Gururla, şerefle yapardım! Çünkü biz şehitlerin davasının neferiyiz, gazi ailelerinin yoldaşıyız! ⸻ DEM Parti Eş Genel Başkanı ve Siirt Milletvekili Tuncay Bakırhan’a sesleniyorum: Bizi mahkemeye vermişsiniz. Verin! Daha da verin! Siz Türkiye Cumhuriyeti’nin şerefli polislerine, Mehmetçiğine, güvenlik korucularına ağzınıza geleni söyleyeceksiniz… Biz ise susacak mıyız? Yok öyle yağma! Cumhurbaşkanımıza, Cumhur İttifakı’na, devletimize hakaret edeceksiniz… Sonra biz tepki verince “dava açıyoruz” diyorsunuz. Hadi oradan! Biz sustukça siz azıttınız! Ama bilesiniz: Bundan sonra susan değil, konuşan bir millet var karşınızda! ⸻ Ben bir Kürt evladı olarak ilan ediyorum: Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın, İçişleri Bakanımız Sayın Ali Yerlikaya’nın, Adalet Bakanımız Sayın Yılmaz Tunç’un ve Milliyetçi Hareket Partisi’nin Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’nin emrindeyiz! Bu kutlu davadan bir adım geri atmayacağız! Devletimizin, milletimizin ve bayrağımızın yanındayız! ⸻ Siirt Cumhuriyet Başsavcımıza da sesleniyorum: Sayın Başsavcım, ya DEM Parti eş başkanının konuşmasını izlemediniz, ya da bizim açıklamamızı hiç okumadınız! Eğer izlemiş ve okumuş olsaydınız, vicdanınız susmaz, kaleminiz durmazdı! Bizim sözümüz nettir: Kürt ve Türk milleti et ile tırnak gibidir, bir ve beraber yaşayacaktır! Bizim yeminimiz budur: “Baş koymuşum Türkiyem, ölürüm Türkiyem! Ne mutlu Türküm diyene!” ⸻ Ne söyledim ben? Bu ülkenin dağlarında terör estiren Murat Karayılan, Cemil Bayık, Duran Kalkan gibi alçaklar; Kürt halkının yüz karasıdır! Tecavüzlerin, infazların, ihanetin adıdır bunlar! Bunlara “alçak” dedim, “namussuz” dedim, evet dedim! Çünkü onlar insan değil, mahlukattır! Bu sözlerimden dolayı yargılanacaksam, Bin kez yargılanmaya hazırım! Biz bu vatan için can vermeye, bedel ödemeye hazırız! Siz susturamazsınız! Siz korkutamazsınız! Siz yolumuzu kesemezsiniz! Kararı bu aziz milletin ve yüce Türk adaletinin vicdanına bırakıyorum. Recep Tayyip Erdoğan Devlet Bahçeli Yılmaz TUNÇ MHP Ali Yerlikaya Mehmet Aktaş Mahmut Demirtaş Dr. M. Hidayet VAHAPOĞLU 🇹🇷 Sabri Amca (caps) Faik Oktay SÖZER Şefik AYGÖL Önder BAKAN Birol Ekici Davut Gürkan Davut GÜL T.C. Jandarma Gn. K Ömer Çelik Habertürk Bengü Türk Zeki Korkutata Zafer Şahin Faik Oktay SÖZER Hakan Fidan TBMM TSK Numan Kurtulmuş Dr. İdris AKBIYIK Mehmet Ali Çelebi Adem Taflan T.C. İçişleri Bakanlığı Murat Zorluoğlu ⸻ Saygılarımla,🇹🇷 Abdurrahim Avcıoğlu

ABDURRAHİM AVCIOĞLU

68,298 次观看 • 1 年前

Hakem Kararları Bünyamin Gezer: Marçinyak yönetecekti. Yönetemedi adam. Sakatlanmış yani. Çünkü maçın bir özelliği var. Marçinyak yani Dünya Kupası finali yönetmiş bir hakem yönetecekti. Dünyanın birini varız bence. E gelmiş. Ben de çok beğenin. Gelmiş dördüncü hakemi çıkmış şimdi. Adam. O ortamda ilk defa belki Şampiyonlar Ligi maçı yönetmiş. Beşinci defa Şampiyonlar Ligi maçı yönetmiş. Yani kolay değil. Son 16'ya denk geldi. Son 16'ya denk geldi. E ne var? Şimdi maçın başında şimdi enteresan pozisyonlar oldu. Misal ne? Torerya. Topla beraber bastı. Torerya'nın ayağına bastı yani. Torerya'nın sakattı. Tamam mı? O Süper'in ya Biz de anlamadık yani bu kadar sakatlanabileceği bir pozisyon muydu diye. Sonra da indirdiğimiz zaman hakikaten dizi geliyor. Tamam mı? Adam da inanamadı. Şöyle bir düşündü. Dedi ki ya Galatasaray biraz işte tempoyu düşürmek için. Herkes öyle düşündü. Biz de öyle düşündük ama. Hocam Lemina'ya faal. Barış Alper'e faal. Torayla'nın ayağına basıyor. Tamam. Misal Barış Alper'e köşede bir foul vardı. Tekrar gelmedi. Ondan önce de Bivert Bull'luların bir pozisyonu vardı. Yani adam maçın içerisindeki adaletini sağlamaya çalıştı. Valla hocam ben adaletini bilmiyorum da Yasin Koldu. Maçın içerisindeki. Sen Yasin Koldu demişsin. E tabi Avrupalı hakemler biraz daha sert oluyorlar. Valla biraz doğru. Orada da haklısın da hocam. Bence sertliğin lazım. Şallahi kendini Türkiye'de bırakıyor abicim. Hemen düdük çalıyor. Orada çalmıyor. Onu alıştırıyorsun işte. Faal'de mesela Şallahi'ye gitmeye çalışıyor. Hemen böyle atıyorsun kendini. İlk golde pol var mı? İlk golde pol var mı? Normalde Türkiye'de dese o yerinden oynar abicim. Çalmaz abi oralarda. Orada çalmıyorlar. Orada çalmıyorlar abicim. Çalmaz. Bu kadar şeyden. O pozisyonda sen haklısın hocam. Bak o pozisyonda haklısın ama sen bir tane rahat say. Zaten benim en büyük problemim de biliyor musun dünkü hakemle ilgili. Ben de hakemden okumam bu arada. İbrahim abi hakemi açtığı için söylüyorum. Yani maalesef bizim şanssızlığımız da o. Marçinyak dünyanın bir numarası yönetseydi maçı çok daha farklı bir şey olabilirdi. Oyuncuları koruyabilirdi. Çünkü Liverpool öyle bir sert başladı ki hocam. Hakem de o sert diye prim tanıdı hakemi. Toreyla'nın ayağına basıyor. Öbür taraftan arkadan Osimene çalışıyor. Levin Ayaba'da Barış'a bilmem ne filan. Yani bunlara sen çalmazsan o zaman rakibi daha da iştahlandırır hale getiriyorsun. Misal o Sabek neydi çocuklar? Primpong. Çok güzel mücadeleler oldu. Barış Alper dişe düş mücadele etti onunla yani. Birisini de çaldı. Mizal 2-3 tane pozisyonda Filingpong'un lehine de Barış Alper'in lehine de olabilecek pozisyonlar da çalmadı. Benim için onlar önemli. Ama şimdi Mizal Okan Hoca hakem diyor. Ayıptır ya. Hakem konuşulmaz. Hakemle ilgili şikayet etmeyeceğim maalesef. Gelmez. Ayrı meselede. Şu maç bir tane konuşacağın Uğurcan var. Başka konuşacağım bir tane. Biraz da Toray'la var bence. Doğru söylüyorsun. Toray'la buçuk yani. Senin telefonun ışığı yanıyor. Şunu söyleyeyim ben. Dün de gece biz yayın yaptık. Ben dünle ilgili girişte de söyledim. Galatasaray taraftar neye üzüleceğini şaşırmış durumda. Dünün bir sürü hikayesi.

Galatasarayultrataraftar

85,858 次观看 • 4 个月前

"Kavuşmak istiyorum" #İBB Davası'nda 1 yıldır tutuklu Engin Ulusoy.. #EnginUlusoy, 2019 - 2023 tarihleri arasında İstanbul Büyükşehir Belediyesi Zabıta Daire Başkanı olarak görev yaptı. Bu görevinden önce 37 yıl Polis Teşkilatı'nda hizmet vermiş; 1. Sınıf Emniyet Müdürü, Polis Başmüfettişi ve Roma Büyükelçiliği bünyesinde Güvenlik Ateşesi olarak çalışmış bir bürokrat. Engin Ulusoy "rüşvet" ve "örgüt üyeliği" iddiasıyla tutuklandı. İddianamede tutuklandığı suçlama değiştirildi. 🔺️İddianamede ne rüsvet almak ne de örgüt üyeliği suçlaması yok, MASAK raporu, Sayıstay raporu, HTS kayıtları, banka hesap hareketleri, tanık beyanları, diğer şüpheli ifadeleri gibi delil de yok. 🔺️Hatta Engin Ulusoy'un tutuklu olduğu Eylem ile ilgili İstanbul Valiliğinin sorusturma izni vermediğinin belgesi var. 🔺️37 yıl emniyet teşkilatında çalışan Engin Ulusoy, tutuklanmasına gerekçe yapılan suçlama üzerinden cezaevinde kısıtlamalara maruz kalıyor. Telefon hakkı bile engelleniyor. 🔺️Engin Ulusoy'un eşi Fatma Ulusoy: "Eşim zabıta daire başkanıydı benim; Engin Ulusoy. Geçen sene 26 Nisan'da, ikinci dalgada gözaltına alındı. 30 Nisan'da da tutuklandı. Yarın tam bir yıl doluyor. Kendisi aslında emekli polis başmüfettişi. İki yıl emeklilikten sonra 2019 yılında devletin, bürokratların tavsiyesiyle gelip görüşüp işe başlamıştı. Eylül 2019’dan Aralık 2023’e kadar aktif Zabıta Daire Başkanlığı görevi yaptı. Tutuklandığında tabii anlayamadık biz hiç; öyle bir şey beklemiyorduk, aklımızın ucundan dahi geçmiyordu. İlk görüşmemizde hatırlıyorum; 'Ben neden tutuklandığımı anladım,' dedi. 'Neden?' dedik biz de, çünkü biz de bilmiyoruz. 'Örgüt üyesiymişim,' dedi. Biz şaka yapıyor sandık. Mesleğinden dolayı aklımıza hiç bu tür örgütler değil, çok farklı şeyler geldi. Sonradan öğrendik bunları; örgüt üyeliği ve bu rüşvet, irtikap falan o maddelerden tutuklanmışlar. Fakat iddianamede örgüt üyeliği yoktu, sadece bir eylemden suçlanıyorlar; o da bu reklam panolarıyla ilgili bir şey. Yani örgüt üyeliği ve rüşvetten, 'nitelikli dolandırıcılığa' döndü eşim. Aslında bunu avukatımız da belki söyler; yeni çıkan 11. Yargı Paketi'nde bu suç, Ağır Ceza'dan Asliye Ceza Mahkemesi'ne alınmış. Bu tür suçlarda en uzun tutukluluk süresi de bir yılmış. Ben suçu kabul etmiyorum tabii ki ama o anlamda hukuki olarak bile artık çıkması lazım yani." 🔺️Engin Ulusoy'un avukatı Murat Alper Özkan: "Yani burada aslında bizim dikkat çekmemiz gereken ve dosyada en önemli olan nokta, Engin Bey'in tutukluluk kararının dayanağı. Engin Bey tutuklandığı tarihte iki tane suç tipi bakımından tutuklanıyor; hatta bunlar hakkında kuvvetli suç şüphesini gösterir somut delillerin olduğu iddiasıyla. Bu suç tipleri: Rüşvet almak ve suç örgütüne üye olmak. Gerek soruşturma aşamasında gerek iddianame düzenlendikten sonra biz çok defa ifade ettik. İddianame elimize geldiğinde şunu görmüş olduk: Engin Bey örgüte üye olmak bakımından cezalandırılması talep edilen veyahut örgüt şemasında yer alan kişilerden bir tanesi değil. Bu da aslında, doğrudan iddia makamının ilk baştaki tutuklama gerekçesiyle yaptığı araştırma neticesinde vardığı sonuç arasındaki çelişkiyi ortaya koyuyor. Diğer yandan tutukluluk kararı cezaevi müdürlüğünce 'örgüt' kapsamında uygulandığı için telefon görüşme süresi ve kendi görüş süreleri kısıtlı. Mahkeme geçtiğimiz haftalarda savcılığa ve cezaevi müdürlüklerine bir müzekkere gönderdi. Dedi ki; 'Yaklaşık yirmiden fazla kişinin iddianamede örgüt suçu kapsamında değerlendirilmedikleri anlaşılmakla birlikte, haklarından yararlandırılmaları...' Engin bey, normalde kanunen yararlanması gereken haklarından bu müzekkereye rağmen hâlâ yararlandırılmıyor. Lakin bu müzekkerenin önemli bir kısmı daha var: Bu bize heyetin de bizimle aynı fikirde olduğunu gösteriyor. Sayın heyet de Engin'in rüşvet almak ve örgüte üye olmak suçlarından yargılanmadığının farkında." 🔺️Fatma Ulusoy: "Kavuşmak istiyorum. Bir an önce yeter artık, bir yıl oldu."

Fatoş Erdoğan

21,825 次观看 • 2 个月前

TİP Genel Başkanı ile alan’da NATO üzerine bir söyleşi yaptık. “NATO neden bir suç örgütüdür?” sorusunu biraz zaman ayırıp Erkan Baş’tan dinleyin. Erkan Baş: "1949'da NATO kuruluyor, Türkiye 1952'de NATO'ya dahil oluyor. Biz NATO'ya, yüzlerce bu ülke insanını, gencecik insanı haritada yerini bilmedikleri Kore'de ölüme göndererek girdik. Yani bizim NATO'ya daha girmeden önce bu ülkede atılmış ilk siyasi adım, bu ülkenin gencecik evlatlarını Amerika için ölmeye göndermek olmuştu. Bizim NATO tarihimiz budur. Şimdi bir kere herkesin bunu hatırlaması lazım. Yani Amerikalıların '35 sentlik asker' dediği bir toprağın insanlarıyız biz. Türk askeri, dünyanın en ucuz askeri, '35 sent maliyeti var' diye Amerikalılar bizden bahsediyorlar. Nazım'ın şiirine koyduğu o cümle. E şimdi ondan sonra devam edin, bakın bugün Türkiye'nin bütün temel problemlerini biz NATO üzerinden değerlendirebiliriz. Ya bugün AKP iktidarda ve biz Türkiye'de işte siyasal İslamcı, işbirlikçi bir iktidardan bahsediyoruz. E bunun tohumlarını atan ABD değil mi? NATO değil mi? Yani NATO'nun kontrgerilla örgütlenmesinin Türkiye gibi ülkeler için en önemli stratejilerinden bir tanesi neydi? Sovyetler Birliği'ni kuşatacak bir yeşil kuşak ülkeler projesi. Ben o yüzden hep söylüyorum, yani Türkiye 'Müslüman bir ülke falan' diye tartışıldığında, Türkiye nüfusunun çok büyük bir çoğunluğu Müslüman olan bir ülke ama Türkiye siyasal İslamcıların, şeriatçıların kendi doğal gelişimleriyle bu güce geldikleri, bu kadar yaygınlaştıkları, bu kadar örgütlendikleri ve devleti ele geçirdikleri bir ülke değil. Türkiye'deki bu siyasal İslamcılık, Türkiye toplumunun duygularını, Türkiye toplumunun inançlarını, Amerika Birleşik Devletleri merkezli bir emperyalist planın kullanması, yönlendirmesi, onu siyasallaştırması ve kendisine bağımlı hale getirmesi sonucunda buraya geldi. Şimdi bugün herkes atıyor tutuyor 'FETÖ, METÖ' diye bugün. Ya kardeşim, Komünizmle Mücadele Dernekleri'ni kim kurdu ya? Komünizmle Mücadele Dernekleri'ni NATO kurdu. Komünizmle Mücadele Dernekleri, NATO şemsiyesi altındaki bir örgütlenmeydi. E devam edelim, 70'lere gelelim. Türkiye'de işçi grevlerine kim saldırdı? Kemal Türkler'i, yani DİSK'in efsanevi önderini kim katletti? Türkiye'de patronların iktidarını koruyabilmek için işçiler içerisindeki her türlü direniş eğilimi hangi şiddetle bastırıldı? O komando kamplarını kimler kurdu? E şimdi bunları unutacak mıyız? Ya çok basit, bak Maraş'ı unutacak mıyız, Çorum'u unutacak mıyız? Bunların hepsi NATO'nun eserleri. Sadece Türkiye'de de değil, bu uluslararası karşı devrim çetesinin, 'Gladio' diye adlandırılan, Türkiye'deki karşılığı kontrgerilla olarak örgütlenmenin karargahı burası. Mesela AKP dediğimizde aklımıza ne geliyor bizim? İşte Kenan Evrenler geliyor, değil mi? 12 Eylül'de solu bastırıp işte Türk-İslam senteziyle, zorunlu din dersleriyle, imam hatiplerin yaygınlaştırılmasıyla, işte elde Kur'an mitingler gerçekleştirmesiyle bu tarikat örgütlenmelerinin, cemaatlerin devlet içerisine yerleştirilmesi sürecinin hızlandığı evrenin başlangıç noktalarından bir tanesi. Hızlanmanın başlangıç noktası, 12 Eylül darbesi. E 12 Eylül darbesi, NATO generallerinin 'Bizim çocuklar başardı' diye kahkahalarla, alkışlarla kutladığı bir darbe ya. Ya bugün bu ülkede '12 Eylül'e karşıyım' deyip NATO'yi savunamazsınız. Eğer 12 Eylül'e karşıysanız NATO'ya karşı olmak zorundasınız. E şimdi devam edelim. Sivas Katliamı, daha geçen gün anmaları yapıldı. E bu katliamın planlanması yine o kontrgerilla örgütlenmesinin bir projesiydi. E şimdi bütün bunlar yaşanırken, bütün bunlar yaşanırken bugün Türkiye'de açıkça NATO'yu savunmak, NATO'culuk yapmak akıl alır gibi değil”

Onur Öncü

15,250 次观看 • 13 天前

📌BAŞKAN ALİ KOÇ: “BU SEÇİM ÖNCESİ YAPILMIŞ BİR OPERASYONDUR!” Ali Koç, C. Alanyaspor maçı sonrası basın mensuplarına açıklama yaptı. 💥 “BENİM KALBİM BU VÜCUTTA ATTIĞI MÜDDETÇE…” “Pazar günü seçim var. Sadece şunu size ifade etmek istiyorum. Bu seçim öncesi yapılmış bir operasyondur. Kimse bana digital atamaydı filan hikayesini anlatmasın. Zaten federasyondaki herkes de digital atama filan olmadığını gayet iyi biliyorlar. Bile-bile, isteye-isteye, buraya en son atanacak bir hakemi Galatasaray nick name’i ile eğitim programına katılacak kadar yüzsüz birini buraya atamak seçim öncesi zaten pazar günkü maçtan sonra böyle bir şey bekliyorduk. Bizim seçimimize bir operasyondur. Yalnız olay bu hakemler değil. Bu hakemlerin ne olduğu, bu iki hakemin de ne olduğu Fenerbahçeliler tarafından gayet iyi bilinir. Şimdi buradan açık açık Türkiye’ye sesleniyorum. Benim kalbim bu vücutta attığı müddetçe Sn. Ferhat Gündoğdu’nun ne olduğunu, kim olduğunu, neyi temsil ettiğini öyle ya da böyle tüm ülke görecek. Çünkü bu iş böyle olmaz. 💥“BUNU BURAYA YOLLAYAN KİŞİ BU İŞİN SORUMLUSUDUR” Sn. Federasyon Başkanı ne dedi: ‘VAR hakeminin hata yapmasını kabul edemem.’ Biraz bekledik. Sizin temsil ettiğiniz kanallarda bu konu nasıl yorumlanıyor, nasıl ele alınıyor diye. Ve çok enderdir bir pozisyonda iki penaltı pozisyonun aynı anda olması. Burada böyle bir pozisyon yaşandı. Hangi otoriteye sorarsan sor, ‘Ya iki penaltı var’ diyor, ‘ya iki pozisyondan biri kesin penaltı’ diyor. Şaka gibi. Uzatmalar zaten iki dakika oynandı. VAR’a gidecekmiş gibi dinledi. Sonra da maçı bitirdi. Bunu buraya yollayan kişi bu işin sorumlusudur. 💥“FENERBAHÇE SEÇİMLERİNE BİR OPERASYONDUR, BİR MÜDAHALEDİR” Sn. Başkan size sesleniyorum: ‘Siz dediniz ki, ‘VAR hakemi hata ya-pa-maz.’ Tavrınızı bekliyoruz. Türk futbolunun selameti için MHK hakeminizin, başkanınızın kim olduğunu, ne olduğunu lütfen ve lütfen kulak verin. Bütün Ankara bu konuyu, bu kişiyi konuşuyor. Siz niye kulak vermiyorsunuz? Etraflıca niye araştırmıyorsunuz? Zaten hakemlik kariyeri açısından MHK Başkanlığı yapabilecek bir sicile de sahip olmayan bir insanı… Geçen sefer atadılar, arkasına birini koydular. Ahmet Şahin diye. Esas oydu. Hala akıl hocası o ve birkaç kişi daha. Buraya bu hakemin seçim öncesi atanması Fenerbahçe seçimlerine bir operasyondur, bir müdahaledir. 💥“BİZ ÖYLE YA DA BÖYLE ŞAMPİYON OLACAĞIZ” Biz öyle ya da böyle şampiyon olacağız. Bugün çok mu iyi oynadık, hayır. Beraberliği hak ettik mi, kesinlikle hayır. Bir penaltı kaçırdık. Saçma sapan bir gol yedik. Kalecilerin kaderinde bu vardır ama en kritik yerde geldi. 3-0, 5-0, 4-1 iken gelse bir şey olmaz. Tamam ama o demek değildir ki iki bir değil, iki pozisyonda aynı anda bir kornerde penaltıyı VAR’ın çağırmaması, hakemin gördüğünü çalmaması, VAR’ın da onu çağırmaması olacak iş değil. Bu adamlar buraya bir vazife için geldiler. Vazifelerini yerine getirdiler. 💥“BU ZİHNİYET 100 MİLYONLARCA EURO HARCANAN TÜRK FUTBOLUNUN BAŞINDA OLAMAZ, OLMAMALI!” Geçen hafta burada bir derbi maçı oynandı. Çizgiyi geçen topta golümüz verilmedi. Kırmızı kart verilmesi gereken pozisyon VAR’dan verildi. Orta saha hakemi vermedi. Rakibimizin attığı golün gol olduğunu iddia ediyor. Fenerbahçe’nin çizgiyi geçen golü neredeyse hiç konuşulmuyor. Yapı-yapı derken bunları boşuna söylemiyoruz. İnanın sezonun başındaki bu durumlar aslında sezon sonundaki sıralamayı belirleyen ana unsurların başında geliyor ama şunu söyleyeyim; bu işin intikamı olacaktır. Böyle iki tane hakem yollayıp bize operasyon çekip seçimleri etkilemek için veya pazar günü çok baskı yedik, Fenerbahçe’ye kıyak yaptık gibi gözüküyor. Medyada böyle hava yaratılıyor ya medyada onun için bu sefer de tam tersini yapalım. Bu zihniyet 100 milyonlarca Euro harcanan Türk futbolunun başında olamaz. 💥FEDERASYON BAŞKANINA ÇAĞRI! Sn. Başkana bir kez daha sesleniyorum.Türk futbolu paydaşları tarafından iyi niyetinizden şüphe edilmesini istemiyorsanız, bu konuya derinlemesine bakmanız gerekiyor.

fenertalks

15,564 次观看 • 10 个月前

Bese Hozat Kimdir ve Verdiği Mesajların Anlamı Nedir? PKK’nın Kandil’deki en önemli elebaşlarından, belki de şu an en önemlisi topuklu terörist Bese Hozat: “Türkiye bu süreci geliştirmezse Türkiye’nin geleceği çok karanlıktır. PKK kadroları af maf istemiyor. Eve dönüş yasası falan da istemiyor. Af, suç işleyenler için yapılır. Biz suç işlememişiz ki af isteyelim” demiş. Şimdi kimileri bunu duymaz, duymak istemez, kulağının üstüne yatar, kimileri hafife alır, kimileri ciddiye, kimileri de örgütün siyasi uzantılarına/etki ajanlarına/milislerine ekrandan verilen bir mesaj olarak okur, bilemem, ama ben Bese Hozat kod Fatma Yıldız’ı bilir ve önemserim. Öncelikle vurgulayalım; onun bu çatallı dili, sadece ihanet, sadece vekalet, sadece tehdit, sadece ayar barındırmıyor. O hem süreç severlere/teslim olmuşlara/örgüte kanmışlara net bir mesaj ve örgüt kadrolarına net bir talimat veriyor. /// Verdiği mesajları ve süreç için anlamını yorumlamadan önce size Bese Hozat’ın örgütteki yerini ve önemini kısaca anlatayım: “O Apo’nun Kandil’deki Yankısıdır.” Bese Hozat terör örgütünün en kritik çekirdek kadrolarındandır, en tepedeki birkaç teröristten biridir ve örgütün üstyapı ideoloğudur. KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanı’dır; bu pozisyon örgütte stratejik karar mekanizmasının en üst katmanında bulunmak anlamına gelir. Apo’nun ideolojik çizgisini yorumlayan, güncelleyen, söylemlerini örgüt politikalarına çeviren, yeniden kodlayan ve örgüt tabanına aktaran en etkili figürdür. Bu haliyle Bese Hozat terör örgütünün siyasal söylemlerinin, uluslararası mesajlarının, çözüm süreci dönemi analizlerinin, örgütsel stratejik kavramlaştırmalarının çoğunu Apo adına bizzat formüle eden baş teröriçedir ve Kandil’in “ideolojik beyni” olarak kabul edilir. Bu haliyle 3 tane Murat Karayılan, 5 tane Cemil Bayık, 35 tane Duran Kalkan, 75 tane Mustafa Karasu eder. Her sözü bir sinyaldir, talimattır. Açıklamaları, örgütün özellikle gençlik-milis yapılanması (YPS, YDG-H, Asayiş), kadın yapılanması, şehir hücreleri, sosyal medya operatörleri, medya yapılanmaları, Türk medyasına sızmış etki ajanları, Avrupa’daki propaganda mekanizması için operasyonel talimat niteliği taşır. O, Apo adına “Siyasi meşruiyet yaratma” sürecinin ana mimarıdır, PKK’nın kendini bir “taraf”, bir “meşru aktör”, bir “çatışma paydaşı” gibi sunma çabalarının arkasında onun söylem mühendisliği vardır. Yani Bese Hozat, İmralı’daki Apo’nun izdüşümü, dişil türevi, Apo’nun tercüme edilmiş sözüdür. Söylevleri ne kadar ciddiye alınmalıdır? Kısa ve net bir yanıt vereyim: Çok. Hatta gereğinden bile çok. Çünkü Hozat’ın sözleri açıklama değil, örgütün stratejik terör bildirisi, talimatı, mesajıdır. Ve özellikle: “Suç işlemedik” / “Af istemiyoruz” sözleri; örgütün meşruiyet alanını genişletme, devleti ise hükümranlıkta denk aktör olarak konumlandırma denemesidir. Bu nedenle çok tehlikelidir ve çok ciddiye alınmalıdır. /// Peki sözlerinin anlamı nedir? Siz benim buna terör örgütünün son dönem kodlarını okuma çabası da diyebilirsiniz. Ve gördüğümü en baştan söyleyeyim: Kod Bese Hozat’ın bu söylemi, devlet aklı için normal bir tehdidin çok ötesindedir. Türkiye Cumhuriyeti’nin meşruiyetini, hukukunu, egemenliğini hedef alan temel bir meydan okumadır. Bese Hozat’ın ağzından çıkan hiçbir kelime, bir teröristin laubaliliği değildir; devletin egemenlik alanına atılmış hesaplı bir neşter cerrahisidir. PKK, Türkiye’yi kendi terör eylemlerinin muhatabı değil; kendi siyasal talebinin ‘tarafı’ olarak göstermek istiyor. Bu, klasik bir terör söylemi değil; bir devletleşme iddiasının habercisidir. Devlet bunu anında kırmazsa, bu iddia uluslararası alanda ‘zımni kabul’ üretir. Açalım: • Bu cümle/açıklama terör örgütünün sürece bakışını gösteren ve ispat eden en temel yaklaşımlarından biridir. Kesinlikle ağzı gevşek bir teröristin gevşek bir lafı değildir. Türkiye Cumhuriyeti’nin meşruiyetini, hukukunu, egemenliğini hedef alan temel bir meydan okumadır. • Bu söz, terör örgütünün 40 yıllık kanlı tarihini aklamaya çalışmasından çok daha büyük bir tehdidi içerir: Devletin meşruiyetini yok sayarak kendini devletle eşit konumda ilan etme teşebbüsü. • “Suç işlemedik” demek, aslında “devleti tanımıyoruz” demektir. Bu söylem; terörü, ihaneti, kalleşliği, kahpeliği, arkadan vurmayı, bombayı, mayını, pusuyu, hendekleri, infazları, çocukları, bebekleri katletmeyi “suç” değil “hak” gösterme çabasıdır. Bu cümlenin alt anlamı şudur: “Türk devleti bizim üzerimizde hükümran değildir.” Bu haliyle bu kaşar teröristin dedikleri devlete karşı paralel otorite ilanıdır. • “Af istemiyoruz” demekle devlete “sen üst değilsin” deme cüreti gösteriyor. Affı reddederek; “Sen bizi yargılayamazsın-sen bizi affedemezsin-sen bizim üzerimizde egemen değilsin” demeye getiriyor. • Bunlar sanki bir terör örgütü değil de kendilerini devlete denk, hatta üstün gören, statü iddiasının pratikleridir. Ve devlet için kırmızı alarm değerindedir. • PKK, bu söylemle artık suçtan değil; statüden konuşmaya başlamıştır. Ve bu çok kritiktir. Topuklu terörist Bese Hozat, “suç işlemedik” derken; “Biz terörist değiliz; tarafız”, “Biz suçlu değiliz; siyasi özneyiz”, “Siz de bize göre tarafsınız” demeye getirmektedir. • Bu, Türkiye’yi hukuki düzlemden, “iç çatışma/iki taraflı çatışma” düzlemine çekme girişimidir. Son derece sinsi bir terör yaklaşımıdır, uluslararası hukukta ‘silahlı çatışma statüsü’ arayışı ve yine uluslararası hukukta ‘iç statü bildirimi’ kurnazlığıdır. Süreç içerisinde verilen/verilecek her tavizi, uluslararası alana/hukuka taşımayı amaçlayan sinsi bir terör aklıdır. Unutulmasın: Bese Hozat, bugün PKK’nın hem stratejik kodlayıcısı hem de operasyonel tetikleyicisidir. Kandil’in teorisini, sahadaki hücrelerin eylemine bağlayan köprü Hozat’tır. O konuşur, örgüt hareket eder. O ima eder, milisler uygulamaya geçer. O çerçeve çizer, Avrupa’daki propaganda mekanizması o çerçeveyi dolaşıma sokar. Bu cümleler terör örgütü PKK’nın insanlık dışı bir terör örgütü olduğunu ve cinayetlerini normalleştirme operasyonudur. “Suç yok” demek şu anlama gelir: • Köy basmak suç değil. • Çocukları öldürmek suç değil. • Öğretmenleri katletmek, bayrak direklerine asmak suç değil. • Bebekleri, ana karnındaki çocukları kurşunlamak suç değil. • Mayın/EYP döşemek suç değil. • Masum askerleri, polisleri arkadan vurmak suç değil. • Vatanı için terörle mücadele eden korucuları hain ilan etmek suç değil. • Meskûn mahallerde hendek kazmak, tünel açmak, sivil halkı kalkan olarak kullanmak, halkın çocuklarını zorla-tehditle-şantajla ateşe sürmek suç değil. • Gençleri, çocukları kandırıp dağa çıkartmak suç değil. • Siyasi suikastlar suç değil. • Pusu, sabotaj, kundaklama, yakma, infaz suç değil. • Orman yakma; jeosit, ekosit suç değil. Topuklu terörist Bese Hozat’ın bu söylemi; Türkiye Cumhuriyetin egemenliğine karşı yapılmış en tehlikeli psikolojik operasyonlardan biridir. İşledikleri cinayetleri suç kategorisinden çıkarıp “hak verilmiş siyasal şiddet” kategorisine sokmaya çalışmaktır. Bununla; • Devletin ceza hukukunu boşa düşürmeyi hedefliyorlar. • Devletin, örgüt üzerindeki yargı otoritesini çökertmek istiyorlar. • Terörü siyasal alana taşıma çabasındalar. • “Suç değilse, terör yoktur; terör yoksa siyasi çözüm vardır” algısını oluşturmak istiyorlar. Bu söylem, Türkiye’yi terör kategorisinden ‘iç çatışma’ kategorisine çekme girişimidir. Amaç şudur: • Terörü “çatışma”ya çevirmek, • PKK’yı “örgüt”ten “taraf”a taşımak, • Devleti tek meşru otorite olmaktan çıkarmak, • Yeni süreç dayatmalarında PKK’yı “eşit aktör” konumuna oturtmak. Bu cümle, geleceğin masasına şimdiden atılmış bir statü virüsüdür. Devlet bu virüsü bugün yokedip atmazsa, yarın bu kansere dönüşür. Bütün bunlar terör örgütünü devletle denkleme stratejisinin bir parçasıdır. Terör örgütünden, silahlı örgüte, silahlı örgütten tarafa, taraftan aktörlüğe, aktörlükten statü sahipliğine geçiş stratejisidir. Becerebilirlerse sürecin en kritik sıçramalarından birine karşılık gelir. Peki bu söylem Türkiye’de neden boşluk buluyor? Çünkü: • Bazı kesimler hâlâ örgütün söylemini “kimlik politikası” sanıyor. • Bazı medya yapılarına sızılmış durumda. • Bazı aktörler siyasal çıkar için örgüt söylemine alan açıyor. • Bazı uluslararası odaklar PKK’yı zorunlu bir “müttefik” gibi görüyor. • Bazı akademik çevreler batı etkisiyle meseleyi çarpık okuyor. İşte bu yüzden Bese Hozat’ın bu cümleleri görünüşte masum, ama içerikte yıkıcı bir potansiyel taşıyor. Terör örgütünün lider kadroları; kendi adlarına süreci işletenlere, destekçilerine, etki ajanlarına ve sürece teslim olanlara şu mesajı veriyor: • “Bu kez af değil; eşit statü istiyoruz.” • “Bu kez suçtan pazarlık değil; statüden pazarlık yapacağız.” Bu, bir müzakere arayışından çok daha öte, çok daha pervasız; Türkiye Cumhuriyeti’ne bir karşı statü dayatmasıdır. Belli ki sürecin devamında masaya şunları da koyacaklar: “Terör değil, çatışma / terörist değil, taraf / ceza indirimi-af değil, siyasal çözüm.” Terörist elebaşı topuklu terörist kod Bese Hozat üzerinden terör örgütü PKK; • Devletin meşruiyet sinyallerini kesmeye, otorite düğümlerini zayıflatmaya, • Toplumsal algı akışını manipüle etmeye çalışıyor. Yani bu bir açıklama değil; devletin sinir sistemine atılmış bir “otorite virüsü”dür. “Suç işlemedik ki!” diyerek suç alanında olmadıkları devlete kabul ettirerek siyasi alan talep ettiklerini söylüyorlar. Önce statü, sonra pay, sonra kopuş, sonra diğer parçalarla bütünleşme istiyorlar. Örneğin “Güneydoğu bizim, Türkiye hepimizin!” diyorlar. Bu cümlenin hedefi, sadece Türkiye’nin egemenliğine değildir, Türkiye’nin sağılmasıdır. Kafalarında güneydoğumuzun tüm alanlarına ve kaynaklarına çökmek, geri kalan Türkiye’nin de otoritesi/egemenliğini paylaşmak, kaynaklarını ve varlığını sağmak, yağmalamak var. • Bitmez, ardı kesilmez talepler, devletten-milletten-vatandan-ordudan intikam alma hırsları var. • Bu arsız ve pervasız söylem ve arkasındaki niyet; Türkiye’nin egemenliğine, varlığına, iç düzenine yönelmiş en tehlikeli meşruiyet operasyonlarından biridir. Bese Hozat’ın söylediği söz, bir teröristin cüreti değildir; devletin meşruiyet merkezine yönelik bir sibernetik saldırıdır. Bu saldırı bugün durdurulmazsa, yarın ‘biz zaten söylemiştik’ demenin hiçbir anlamı kalmaz. Son sözüm: Terör bitmeli midir? Evet, kesinlikle evet. Türk Devleti ve Ordusunun dağda kazandığı kesin zafer çerçevesinde kesinlikle evet. Çözümün temel parametresi budur, örgütün hezeyanları, dış baskılarla/konjonktürle kabaran arsız talepleri değil. Örgüt kaybettiği bir mücadelenin sonrasında 5 alandaki (Irak-İran-Suriye-AB ve Türkiye) bütün varlığından, iddiasından, emellerinden, bağ ve bağlantılarından, vekilliklerinden kayıtsız şartsız vazgeçmelidir. Böylece af dilemelidir. O zaman --- ve sadece o zaman --- şehit ailelerinin ve gazilerin onayıyla, milletin vicdanıyla, “başka kan akmasın” diyerek devlet affı gündeme gelebilir. Kanı akan biri olarak, milleti, orduyu ve kamuyu tanıyan biri olarak gördüğüm onurlu, tutarlı, gerçekçi çıkış budur. Gerisi karanlıktır. Saygılarımla 30 Kasım 2025

Abdullah Ağar

1,492,231 次观看 • 7 个月前

Kimilerimiz, hüzünlü manzaralarda kendini bulurken; kimileri bulmamak için çabalar. Biz kendini bulanlardanız. Yağmurda ıslanmış bir başkasını gördüğümüzde, hangi canlı olduğuna, o yüzden bakmayız. Sanıyorlar ki, aç ve hasta bir köpeği kurtaran güzel kalpli insanlar, aç ve hasta diğer insanlara dokunmaz. Yanlış sanıyorlar... Yavrusu ile yağmurda ıslanmış, üşümüş, korkmuş ve aç bir sokak köpeği ile empati yapabilen insanların, kötü olabileceğine ve diğer insanlara fayda sunmayacağına nasıl inanırsınız? Hayvanseverlerin genel bir davranış biçimi vardır; "Muhtaç olana, el uzatılır." Konu bu kadar açık ve nettir. Bir hayvanseveri anlamak istiyorsan, bu cümleyi aklına getir. Öküz altında buzağı arama. Bırak o lobi laflarını, rant söylemlerini falan. Milyonların içinden 3 tane çürük elma çıkması, geri kalanları çürük elma yapmaz. Esas sen başka bir şeyi hemen düşünmeye başla. Sen neden düşkünler için empati yapamıyorsun? Neden senin canını yakmıyor, sokaktaki hayvanlar veya benzeri koşullarda yaşayan diğer canlılar ve insanlar? "Hayvanları bırakın, insanlara yardım edin." Diyorsun, bize demediğini bırakmıyorsun ama en son hangi insana gerçekten temas ettin ve fayda sağladın? Hiç oturup düşündün mü bunları? Nasıl için sıkılmaz, sen tavuk döneri yağlarını akıtarak yerken, dükkanın dışında gözlerinin içine bakan aç hayvanı görüp? Nasıl bırakırsın yol kenarında, araba çarpmış canlıyı; acıdan çırpınırken? Sen evinde, kupkuru ve sıcacık otururken; soğukta donan canlıya; en azından üzülmemek nasıl olabiliyor? Ha insan mı? Kıyas bile götürmez. Dedim ya, biz muhtaç olana elbette el uzatırız ama insan ne kadar muhtaç? Örneğin; geçen aylarda bana buradan küfredip, benzeri söylemlerde bulunan birisi ile fiziken karşılaştım. Evet, buldum onu. Anlamak istedim; "neden?" İşsizmiş. Çok kızmış. O işsiz ve parasızken, köpeklere para harcamama katlanamış, ondan yapmış. Sordum; "Seni, ben veya o köpekler mi işsiz yaptı?" Sustu... Aslında konuşulacak çok bir şey de yok. Hayvan sevmek, insanı da önemsemeye engel değil. Bizler her ikisini birden yapabiliyoruz. Çoğumuz, çocukların iyi şartlara sahip olması için sivil toplum kuruluşlarında gönüllü olarak çalışıyor, kadınların toplumdaki yerini iyileştirmek için çaba sarf ediyor. İçimizden önemli bir kesim, öğrencilere burs veriyor. Bakın depremde, yüzlerce hayvansever arkadaşım sahada haftalarca kurtarma yaptı. Kedi, köpek, kuş veya insan demedi; elleriyle enkaz kazdı. Ama bunları kimsenin gözüne sokmuyor ve bir iş yapabilecekken, Twitter'da ona buna sövenlere destek falan olmuyoruz. Neden olalım? Sokakta acıdan kıvranan hayvanlar, çocuğu ile sokağa atılmış anneler, bir kalem ve kağıtla belki dünyayı değiştirebilecek çocuklar yardım beklerken, göbeğini kaşıyarak ona buna sövenlere neden destek olalım? Daha da sertleşmeden başa döneyim. Yanlış sanılıyor... Bizler, bir çaresizlik gördüğünde gözleri dolan ve kim olduğu fark etmeden fayda sağlamaya çalışan insanlarız. Bizler, ölüm ve şiddet istemeyen; aslında dünyanın en büyük insan topluluğuyuz. Bize sövmeyi bırakın. Siz de empati yapmaya çalışın. İnanın, hayat; kavga, dövüş ve küfür için harcanacak kadar uzun değil. Şu dünyadaki zamanımızı, iç huzuruyla yaşamak hiç zor değil. Kimse, kimsenin zarar görmesini istemiyor. Aksine, zarar hayvanseverlerin kitabında hiç yazmıyor. Sokakta köpek istemiyorsun. Biz de sokakta hasta ve aç olmalarını istemiyoruz işte. Aslında aynı şeyi istiyoruz. Aramızdaki fark; biz onların öldürülmesini istemiyoruz. Öneri sunuyoruz. Ve bu öneriler, denenmiş ve fayda sağlamış yöntemler. Gel, sen de bize katıl. belediyelerin toplayıp başka yerlere atmasına engel olalım. Kısırlaştırma çalışmasını gerçekten işler hale getirelim. Bu sayede, saldırgan köpeklerin gruplaşması da engellenebilir. Gel destek ver. Köstek olma. İnan cok hızlı şekilde çözüm olacak. Hem de ölüm olmayacak.

Erdem ERDEM

53,677 次观看 • 2 年前

Oyuncularımızın Eksiklerini mala anlatır gibi detaylı anlattı Şansal Büyüka: Şunu söylemeliyim, maç bitti, böyle programlara bakıyorum falan, henüz bir şey kaybetmedik diye sıkça bunu kullanıyorlar. Ya bırakalım bu popülizmi, yani moral vereceğiz, onu yapacağız, bunu yapacağız diye. Nasıl hiçbir şey kaybetmedik? Bir, maçı kaybettik bir kere hiç hesapta olmayan için. İki, muhtemelen grup birinciliğini kaybettik. Üç, grup ikinciliğini riske soktuk. Dört, top. Toplumsal morali yerle bir ettik. Ülke kaç aydır buna hazırlanıyor. Bu kadar üst düzeyde inanılmaz bir hedefe kitlenme, böyle umut, heyecan, hayal. Biz her zaman gitmiyoruz ki bu dünya kupalarına. 5 dünya kupasını pas geçmişin, 6. yüzeye gitmişin 2002'den beri ilk defa. Ve ne diyoruz? Montella bir grup yazdı ancak böyle bir grup yazardı diyoruz. Ve o gruba 2-0'lık yenilgiyle başlıyorsun. Açık konuşayım. Yani Montella'dan başlayıp giren çıkan kim varsa bir tek kendi futbol anlayışım içinde. Perdeyi ayırıyorum. Herkes yapabileceğinin, ortaya koyabileceğinin, gücünün, kalitesinin aşırı gerisinde kaldı. Az gerisinde demiyorum. Aşırı gerisinde kaldı. 1.98, 1.93, 1.93 tane stoperi var. 8 korner kullanıyorsun. Bir korneri de yer topundan kullanayım, bir organizasyonu çalışmamış. Bu üç stoperin 1.90'ın üstünde olduğunu, şu sokaktan birini çevirsek şuralardan, bu işleri yerden yapalım der. Bunlar hiç mi çalışmadınız, hiç mi düşünmediniz? Toplam oynamaya bakıyorum, 3 gün mü oldu Bülent bu şampiyona başlayalı ya, 4 gün mü? Ben ilk defa böyle tek kale bir maç gördüm. İlk defa. Yani git gel falan. O kadar tek kale oynadık. %72'ye 28 top bizde kalmış. 704 pas yapmışız. 270 pas yapmışlar. Rakip yarı alanda 455 pas yapmışız. Sadece 71 pas yapmışlar. 30 şut atmışız. 9 şut atmışlar. Ceza alanı içinde 52 defa topla oynamışız. Sadece 17 defa oynamışlar. Ve biz bu maçı 2-0 kaybediyoruz. Niye kaybediyoruz? Bakalım Avustralya'nın gollerine. İlk golü kaç pasta attılar? 2-2. Üçüncü vuruş gol oldu. Mustafa Denizli'nin kulakları çınlasın. Gol 2 ya da 3 pasta atıldı. İkinci gol kaç pasta attılar? 2 pasta. Geldiler çıktılar, vurdu. 2 pasta. Biz rakip cezalanının önüne yerleşiyoruz. Sağa ver, sola ver, bir daha sağa ver, geriye dön, sağa ver. 10-12 tane hazırlık pası yapıyoruz. Rakip iyice kapanıyor. Zaten duvarı ölmüş. Duvarıyla meşhur bir takım zaten. Topu sana bırakıyor. Kontra ataklarla çıkıyor ki biz de kontra atağı bile doğru dürüst çıkamadık. Ama sonuçta bu kadar, bu seviyedeki turnuvalarda, maçlarda bu kadar yavaş oynayan bir takıma ne gol attırırlar ne maç kazandırırlar. Çok daha çabuk oynamalıydık. Amerika takımına bakıyorum. Bir futbolcu topa ikinci defa vurmuyor. Tek pası oynuyor. Dün gece hayranlıkla izlediğim özellikle ilk arada Fas'a bakıyorum. Hep tek top. Biz de kardeşim sevgili Arda bu kadar yeteneklisin de alıyorsun iki defa etrafında dönmeden topu vermiyorsun. Dün de konuştuk. En güvendiğim ajan fizik gücü denediğiyle Barış Alper. Felaket. Barış felaket oynadın. Yedi orta yapmış kaç isabet var? Sıfır isabet. Niye yapıyor ki orta? Orkun. Deseler ki Orkun bu kadar olmaz dedi, bu kadar kötü oynamaz. E Hakan iki orta yapmış bir isabeti var. Hep sıfıra karşı oynamış. Bu kadar kötü oynamışım, bu kadar yavaş oynamışım. Ve dün daha burada konuştuk. Zeki'nin arkaya adam kaçırmalarından korkuyorum dedi. Çünkü Venezuela maçında inanılmaz kaçırdı. Hücumda etkili tamam ama savunması zayıf. Zeki'nin önüne koymuşsun Arda'yı. Arda Gelipbeki'nin kademesine girmez. Zeki de giriyor. İsmail'i hafif sağa çekmişsin Belçika yapar diye. İran Kundu'nun golünde. Zeki nerede? Zeki top ağlarımızla buluştuğunda Zeki bizim yarı alana henüz yeni geçiyordu. Emerih basamadı. Abdülkerim geç kaldı. İsmail yetişemedi. Niye? Atletik yapı var. Çabuk oyuncular. Bizim Türk futbolunun genetiğinde bu ağırlık var kardeşim. Yani bu kadar yavaş oynarsan rakip de sana o duvarı örer. Ölü de attırmaz, onu da yaptırmaz.

Galatasarayultrataraftar

109,634 次观看 • 1 个月前

Fenerbahçe Yarışın içinde tutuluyor Emre Bol ile tartışma helal olsun Evren Turhan🔥 🗣Evren Turhan: Kardeşlerim. İkinci gol için. Aynı pozisyonun benzerinde Galatasaray'la oyuncu yerdeyken offside verdiler. Biliyorsun yani asıl bütün oradaki şey o. Yani bir kuralı uyguluyorsan bütün takımları uygulayacaksın. Normalde Archibur'a orada evet ilk pozisyonun gözüküyor ama kaleciyi de sanki biraz engelliyetten sonra çekiliyor. Yani bunun değerlendirmesi. Tabii yani o yapıldığı zaman burada bana göre Emre ne kadar derseniz bana offside verebilir yani. Bu pozisyonda. İkinci golde de zaten İsmail'in attığı pozisyonu göstermedi Hakemşi. Yerinci kuruluş göstermedi. Zok geç gösterdi Hakemşi. Düşünün ben içerideydim sizden sonra geldim ya. İçerideydim sizden sonra geldim ya orada gösterdim. Ben neredeyse maç bittikten sonra gösterdim. Maç bittikten sonra neredeyse gösterdim. Şimdi arkadaşlar. Şimdi şöyle olur böyle olur falan filan diye yapmıyorum. Ben asla da biliyorsunuz burada arkadaşlar. Beni tanıyorsunuz az çok. Asla da böyle dansözlük yapmam başkaları gibi. Ben sana kitabın, kural kitabının İFAP'ın her sene dağıttığı o kitabı bir gün okuyun arkadaşlar. Futbol dediğin şeyin kuralı 10 tanedir kardeşim. Ama 10 bin tane yorumu vardır. 10 tane kuraldan bahsediyoruz ha. 10 kural 10 bin yorum. Böyle bir oyun futbol dediğin oyun. O yüzden İFAP diyor ki pasif offside diye bir şey çıkartmış abi. Pasif offside diye bir şey çıkartmış. Sen o sırada kalecinin görüş açısını engelliyorsan Ona diyor offside çalacaksın. Ama diyor kalecinin görüş açısına engellemiyorsan vereceksin golü diyor. Şimdi benim dediğim gözle bir daha izle ey seyirci. Bir daha seyret. Benim dediğim gözle seyret. Vicdanıyla bak formaları çıkart takımların üzerinden öyle bir bak. Görüş açısını engelleyin mi engellemiyor mu? Hepiniz hakemseniz size bırakıyorum. Abi bunun formayla alakası yok bunun. Bu aynısı Galatasaray maçında olan pozisyonda golü vermedi. Yani Galatasarayların tepki verdiği konu bu şu an. Benim gördüğüm o. Çünkü şöyle hem Koca ile maçında hem Konya maçında. Burada niye verdin? Benzer bir şey yaşayamıştı. Onu veriyorsan bunu da vereceksin. Demek istedikleri o taraftarların. Buradaki olay o. Yoksa o gözle bu gözle bakılır değil. Eğer bu kuralda bu varsa o zaman Galatasaray'da vereceksin bu golü. Hangi golü? Konya maçındaki golü. Pasif of state verdi ya. Koca eline de vermişti. Koca eline de yani. Evet yani baktığın zaman o zaman haksızlık oluyor. Yani buradaki tepki o. Kural bunu söylüyor. Haksızlık yok ortada. Kuralı bak. Kuralı uygulamıyorlar Galatasaray'a işte. Onu demek istiyorum. Abi oradan ilgilenmez. Ben o zaman da... Seni ilgilendirmiyor işte ama. Abi beni ben şu andaki maçın yolunu yapmamıştım. Tamam onu eşitliyorum ben. Eğer buna veriyorsan. Niye abi eşitlemiyorsun? Ben kuralı anlatıyorum burada. Tamam kural olsa o da şey olmasın lazım. Vermesi lazım. Eğer engelliyorsa adam içeriden baktı büyük ihtimalle var. Bak adam offside'da. Bunu kabul ediyorum ben. Arçı Burak'ın pozisyonda net bir şekilde offside'da. Ama aması var. Aması var. Kaleciyi engellemiyor ve engellemiyor. Buraya bakacaksın. Galatasaray maçında da engellemiyordu işte. Sen de o gün onu söyleyeceksin. O gün değil. Bir örnek vermemiz lazım. Onu verdiyse diyorum bunu da vermesi lazım. Yani anladın mı? Bu golse o da gol olması lazım. O zaman hakaniyet oluyor mu? Adaletli bir durum. Ya ben o zaman şöyle düşünürüm baktığın zaman Fenerbahçe'nin yarışı içerisinde tutmak istiyorlar. Lig kopmasın. Zaten hep son dakikalarda maçların hepsi 100 dakika sürüyor Fenerbahçe'nin. Yüz küsur dakika. Geliyorlar orada bir şekilde kötü de oynasa. İki tane pozisyon var. İkisi de bana göre off sayıdı ama ne yapıyorsun? O vermedi. O kurallar böyle. Kurallar öyle. Kurallar Fenerbahçe'ye göre değişiyor ha bu zaman. Abi ben sana İFAP'ı yazdığını söylüyorum. Abi İFAP yazıyorsa Galatasaray'da verecek o zaman. Abi ben ver verme. Bak o konu belirlenmez. Ben şu andaki bu maçla ilgili konuşuyorum. Arkadaşlar yapmayın etmeyin. Ben şimdi sana bin tane şey çıkartırım geriye dönersem. Ama şampiyon yolunda sıcağı sıcağına. Ben iki yıl önce bile söylemiyorum ki. Ben bu sezonda dünkü maçta da bir sürü şey söyleriz anladın mı? Önemli olan kitabı ne yazdığını insanlara anlatmamız bizim. Biz anlatalım ki bilgilensinler. Anlatalım biz. Kararı kendileri versinler. Tamam kitabı abi. Ben söyleyeyim. Doğru kitap öyle yapıyorsa Galatasaray'a niye kitap uygulanmıyor? Bunu ben bilmem abi. İşte onu bilmiyorsun. Ben şu anda kuralı söyledim. Ama şampiyonluk yolunda puanlar şey oluyor. Fark açılacaktır. Şimdi oluyor mesela o yarışta kalıyorsun. Bunlar şampiyonluğu etkiliyor. Yani oradaki tepki o. Yoksa gol değil falan akşam herkes hakemler şey yapacak. Kurala göre neyse söyleyecekler. Ben sana kitabın yazdığını söyleyeyim de. Hakemler farklı şey düşünüyorlar. O maçta bunu yapmadın. Bu maçta bunu veriyorsun Fenerbahçe maçında. O zaman o maçta da onu vereceksin. Hakemlere girersek evren. Hakemlerine girersek var ya ben burada üç gün konuşurum. Üç gün konuşurum üst üste yani.

Galatasarayultrataraftar

55,065 次观看 • 4 个月前

Teknik Direktörlük Farklı birşey detaylı anlattı 🗣Levent Tüzemen: Bizim çocuklar falan deme ya, bırak. Bu kadar aşağı çekmeyelim. 🗣Konuşmacı: Abi, o kadar da yapmayalım yani. Ama bir, ya bir şey sana söyleyeyim abi. Şimdi maç sonlarını izledim, işte maçı izledim. Çok yüklenmiyor muyuz? Yani sonuçta Dünya Kupası'na kadar gittik abi. 🗣Levent Tüzemen: Ya biz rakibi Dünya Kupası'na gittik. Bu bir başarılı bir maç. Ya Erdem, biz seninle sanki burada bir program yapmamış gibi, birdenbire bir şey yapıyorsun yani. Acıtasyon yapıyorsun. Allah'ını seversen, bu takım gitmeden uyarı yaptık. Dedik ki Bosna'yı zor geçtiniz, Roma'yı zor yendiniz. 1-0, 1-0 nasıl bir maç olduğuna tanık olduk. Sakat oyuncular var. 4 tane burada Makedonya'ya atmak marifet değil. Hazırlık maçı. Evet, hazırlık maçı. Venezuela'yı yendin ama Venezuela'ya verdiğin pozisyonlar var. Sıcakmış, uyuyamadık, şusu busu. O zaman erken gitseydiniz. Lig erken bitti, erken gitseydiniz. Daha erken İstanbul'a çalışacağınıza daha erken gidebilirdiniz. Şunu söylemeye çalışıyorum; bir kaybetmenin de bir adabı vardır diye düşünüyorum. Ya rakip 2. dakikada gol atmış sana. 88 dakika atamamışsın. 1. yarı 6, 2. yarı 7 dakika uzatmış. 13 dakika, 88, 13 daha yaparsan ne olur? 98, 105 dakika gol atamamışsın ya. Affedersin yani, bu nasıl bir şey burada? Çıkıp da şimdi Montella'nın konuşmalarını dinledim. Abi, bize dalga mı geçiyorsun ya? Allah aşkına, dalga mı geçiyorsun ya? Seni uyardık, burada takım yaptık. Ne dedim takıma sana? Kalede Uğurcan olmazsa Altay, olabilir ikisi de. Ama Uğurcan oynayan kaleci olduğu için. 1, 2. Sağ bek Mert Müldür, sol bek Ferdi. Ne dedik orada? Ozan Kabakoyunç, çabuk oyuncu. Evet. İkisi olmuyor. Abdülkerim'le beraber oynasın, Meri oynamasın dedik. Orta sahayı kimden yaptım? İsmail Orkun. Gene aldı Hakan'ı. Bir dakika, İsmail Orkun 10 numara Arda. Sağ açık Barış, sol açık Kenan Yıldız. Center forward'a Deniz Gül. Bu kadar basit ya. Ya bunu, şunu anlamıyorum ben ya. Bunun neden bu şekilde bu işlerin yapıldığını anlamıyorum. Bak, ben sana bir şey söyleyeceğim. Ya bu Kerem Aktürkoğlu 2 yıl Galatasaray takımında oynadı. Bir kez yeni değiştirdi Zaha yüzünden. Sol açıktan alıp forvet arkasına koydu. Eleştiriyorsun sen, biz de eleştirecek yönleri olabilir belki. Şeyi, Icardi'yi gol kralı yaptı kenarda. Ya sol açıktan center forward yaratmaya çalışıyorsun. Geniş alan seven, rakibi geçen bir oyuncudan center forward yaratmaya çalışıyorsun. Bu nedir biliyor musun? Herkes oynasın, kimse darılmasın. Bunlar benim oyuncularım demek yok. Bu Dünya Kupası. Çünkü bunun rövanşları yok. Öyle maçlar oynuyorsun. Barış'ın sahada ne kadar etkili olduğunu görüyoruz mesela. Barışsız başladı abi, çok eleştirildi. Tamam, bir dakika, tamam. Başladı. Ama bu neye göre? Kimle inatlaşıyorsun ya? Bizle mi inatlaşıyorsun? Ben senden daha fazla Türküm diyorsun. Teşekkür ederiz Türklere gösterdiğin ilgiye ama bizden daha iyi Türk olamazsın ya. İtalyansın. Biz saygı duyuyoruz sana yaptığın hocalığından dolayı. Ben bir şey demiyorum. Asla asıp kesenlerden bir tanesi değilim. Ama bir insan bir hatayı yapar da aynı hatayı iki defa yapar mı ya? Ya bitti Roma'da, iki maçta da aynı hatalar olur mu? Aynı goller yenir mi? Defansif zafiyet yok mu? Bak, Galatasaray takımında Sanchez'le Abdülkerim Lemine oynamadığı zaman saçmalıyorlar. Çünkü Lemine oradan topla çıkıyor. Kim çıkar bu topu oradan? Orkun çıkar. Beşiktaş'la da o çıkıyor. İyi iken. Neden oynamış? Ne suçu var adamın? Sezon formda geçirmiş, bir sezonu var. Hakan sakat gelmedi mi kardeşim? Evet. Kerem son idmanda sakatlanmadı mı? Evet. Evet. Kenan Yıldız sakat gelmedi mi? Evet. Arda sakat değil miydi? Evet. Ferdi sakat değil miydi? Evet. E peki kalan sağlam niye oynatıyorsun abi bunu? Orada yok mu abi adamlar yerinde? Adam var. Ve rakip üstelik 10 kişi kalıyor, sana davetiye çıkarmış ya. Sen Kenan Yıldız'ın yerine Can Uzun'u alıyorsun, aynı yerde oynuyorlar. Birbirlerine mi çalım atacaklar? Ben, bak bir teknik direktör farkı şu; beğenirsin beğenmezsin. İstersen Meri'yi oynatıyorsan, 10 kişi kalmışsa git önce center forward at Meri'ye ya. Önce center forward at. Değil mi? Kafa vuruyor. Bak, ben maçı izledim. Abdülkerim şut atıyor. Bir tanesine Meri vuruyor kafayı, şut atıyor. Forvetler atmıyor ya. Abi, ne iş bu? Ben anlamadım. Mumi takımı hükmetmek yok. Oyun planı yok. Oyuncu tercihleri yanlış, değişiklikler ondan daha yanlış.

Galatasarayultrataraftar

59,608 次观看 • 1 个月前

CASUSLUKTAN TUTUKLANAN EKREM İMAMOĞLU’NA FETÖ SORUŞTURMASI AN MESELESİ! ERDOĞAN VE AKIN GÜRLEK’E SALDIRMAYI ADET EDİNEN ÖZGÜR ÖZEL’SE, ŞİMDİ DE “HALK”I HEDEF ALDI! PES!.. PİJAMA GİYENLERE REST! Kaç kere anlattım ve biliyorum ki devlet de bu işin peşinde! Ekrem İmamoğlu’nun her işe bu kadar burnunu sokmasının altından kesinlikle Fetö çıkacak. Tüm malvarlığına da el koyulabilir, İBB’ye de kayyım gelebilir ve hatta eşi Dilek de artık oturduğu köşk’ten çıkmak zorunda kalabilir. Mitinglere istediği kalabalık gelmeyen ve genellikle hep 60-70 yaş grubu insanların toparlanıp getirilmesine sinirlenen Özgür Özel, mitinglere gelmeyenleri resmen tehdit etti! Casusluk olayından sonra Ekrem, Silivri’de eski hayatını bulabilecek mi? Çünkü oralarda casusları-vatan hainlerini hiç sevmezler. Ekrem, yine Silivri’de yatan casuslarla, artık bol bol MI6 ve CIA sohbeti yapar. Bu saatten sonra casusları öven herkes suçlu olacaktır. Kimse şikayetçi olmazsa, ben ve benim sessiz çoğunluk dediğim takipçilerim, biz o tip yorumculardan, satılmış herkesten şikayetçi olalım. Suçu ve suçluyu övenleri es geçmeyelim. Ne dersiniz? Ekrem, Merdan’ı da sattı. Neymiş, sadece 2-3 kere ziyarete gitmiş. Yahu insan ayıp olmasın diye, kankası için, gazetecidir, iyidir, o işini yapıyordu falan der ya! Bakın, haber yapmayı bırakınca nasıl Fatih Altaylı’nın adını bile unuttular. Hele hele Fatih, artık siyasi konuları bıraktım deyince, yüzüne bile bakmıyorlar. Bu size ders olsun, Abdülkadir Selvi ile Cem Küçük! Son günlerde yayınlarda neler yaptıklarınızı videoda anlatıyorum. Bir açığınız mı var bunlara ya da başka bir şey mi bilmiyorum ama bu örnekler kulağınıza küpe olsun. Bir de! Hani bizlere de abuk subuk, hatta bahis şirketlerinden bile SMS’ler geliyor ya! Nereden buluyorlar telefon numaralarımızı diyorduk ya! Belli ki bunlar veri satışını sadece yurt dışına değil, yurt içine de yapmış! Hele hele bu aralar bazı çeteler, hasımlarını anında pat diye buluyor ve öldürüyorlar ya, onlara da bu veri satışlarını yaptıysanız, iki elimiz yakanızda olur, haberiniz olsun. Bugün bahisçiler de patladı. Helal olsun İstanbul’daki Başsavcılara. Başta Akın Gürlek olmak üzere, Fatih Dönmez ve Barış Duman, babasının oğlunu bile tanımıyor. Zaten başka türlü bu başarı ortaya çıkmazdı. Çok dolu bir videoyla karşınızdayım. TAMAR TANRIYAR

Siberhabertv

55,926 次观看 • 8 个月前

Güleyim mi ağlayayım mı bilemedim? Önce yuvayı bozdular sonra bizi bir dünya dertlendirip uğraştırdılar ve şimdi de hepsini kendileri yapmış gibi tvye konuşmuşlar. Hemde Yaren leylek güzellemesi ile yapmışlar haberi! Antalya Serik’te Dikmen köyündeki leyleklerin yaşadığı sıkıntıyı buradan defalarca dile getirmiştim. Cami kubbesindeki yuva geçtiğimiz kış rüzgarla parçalanıp uçuşan parçalar giderleri tıkadığı için muhtar ve cami imamı leyleklerin bu 7 yıllık yuvasını yıkmışlardı. Hemde yuvanın sahibi leyleğin göçten geldiği gün yaptılar bunu. Bunu telafi etmek için ise cami yakınına bir tane cılız direk dikip üstüne malzeme yığmışlardı leylekler oraya gelsin diye ama yuva ne sağlam duruyordu ne de güvenli. Sosyal medyadan dile getirip muhtara ve imama tepki gösterince önce ‘biz resmi kurumlara sorduk uygun dediler’ diye açıklam yaptılar. Hangi resmi kurum leylek yuvasının yıkılmasına ve yeni cılız direğe uygun dedi bilmiyorum? Kendileri de bunu fark etmiş olmalılar ki sonra yine o direği sağlamlaştırmaya çalıştılar ama nafile! Çünkü yuvası bozulan o leylekler muhtarın diktiği direğe değil yakınlardaki bir elektrik direğinin üstünü seçtiler yuva olarak. Ve oraya dal çalı çırpı taşımaya başladılar. Bunu görünce Akdeniz Elektrik Dağıtım şirketi ile iletişime geçip hemen o direğe platform koyulmasını sağladım. Böylece elektrik akımına kapılma risklerini kaldırdık. Sağolsunlar hemen ertesi gün diktiler. Bu süreçte hiç bir resmi kurumdan bir destek görmedim! Elektrik şirketinden başka kimse ilgilenmedi bu konuyla hiçkimse hemde! Tüm bunlar olurken muhtar gazetelere televizyonlara biz iyilik olsun diye yuvasını yıktık diye açıklama yaptı. Kubbedeyken güya yavruları ölüyormuş. Bana da oldukça tepkili biliyordum. Ailesinden birisi ile sosyal medyadan iletişime geçip ‘tamam o halde muhtar hatasını kabul etsin yanlış yaptık, bilemedik böyle olsun istemezdik desin ki bu emsal teşkil etmesin. Bundan sonraki süreci birlike ilerletelim’ dedim. Ertesi gün muhtar bir açıklamasında olayı çarpıtıp ismimi söylemeden bana dinsiz fenomen diyerek amacımın aslında başka olduğunu falan söyledi. O zaman atv yine böyle köye gidip cami kubbesindeki yuvanın yıkılmasını ve muhtarın diktiği kullanılmayan direğin sanki leyleklerce kabul görmüş gibi yansıtarak şu başlığı attı ‘leylekler muhtar sayesinde daha güvenli yuvalarına taşındı’. Hatta tüm süreci bir iyilik hareketi gibi anlattılar resmen haberde. Şimdi aynı atv bugün bu haberi yapmış. Stdüyodaki sunucunun konuşurken arka ekrandaki foto bir kere o köyden bir fotoğraf değil. O kadar güzelleme yapıp ‘Allahın hikmeti’ dediği kuşların başına gelenleri gerçekten bilmiyor olamaz diye düşünüyorum.! Öte yandan konuyu bilmesine rağmen muhabirler asla bu olanlardan bahsetmeden rüzgardan yuva yıkıldı algısı yapıyor. Muhtar ise tüm bunlar olduktan sonra çıkıp sanki leyleklerin yuvalandığı yeri kendi yapmış gibi konuşup bizim haftalarca süren mücadelemizi ve elektrik dağıtım şirketinin çabasını hiçe sayıyor oldukça rahat! kendi koyduğu çelimsiz direkte hayvanlar yuvalanmış gibi algı yapıyor. Yemin falan ediyor hatta konuyor diye. Konması yetmiyor yuvasından oldu o hayvan ve sona başka yeri seçti ama nafile işte. Muhtarın ve imamın tüm bunlar olmamış gibi çıkıp süreci iyilik hareketi gibi anlatmadına mı yanayım, atvnin görmezden gelmesine mi? Hem bizi üzüp uğraştırdılar hemde sanki her şey yolunda ve onların çabasıymış gibi basında yer alan habere bakın

Alper Tüydeş

16,092 次观看 • 3 个月前

Sevgili Chp'li arkadaşlar. Sizin gibi biz de Atatürkçüyüz. Akp'ye muhalifliğimiz ezelden. Zaten onları, böyle oldukları için sevmiyoruz. Peki Chp? Herhangi bir kırpma yok 2 dakikalık bir video vicdanı olan izlesin. Özetle Özel: Hudapar = Hızbullah. Htş= Colani Işıd tehlikesinden bahsediyor. Özgür Özel'in yanında pkk'nin siyasi sözcüleri var. Yıllardır bu örgüt bizlere ''bizleri kabul etmezseniz bir başcavuş kapınıza gelip başınız sağ olsun diyecek'' diyerek tehdit ettiler. Şehirlerimizde bombalar patlattılar. Askerimizi kaçırdılar. Öğretmenimizi öldürdüler. Sivillerimizi-Kamu görevlilerimizi şehit ettiler. CHPli olduğunuz için bu konuda hemfikir olduğumuzu düşünüyorum. Şimdi Özel'in konuşmasına gelelim: Akp- Hudapar'la işbirliği yaptı. Türkiyede terör eyleminde bulunan ''büyük travmalar yaratan'' hizbullahcıları serbest bıraktı diyor. Hızbullah büyük bir travma bıraktı ve bir terör örgütü. Problem var mı? Yok. Peki Khk ile bırakılan pkklılardan bahis? Yok. Türkiye'nin yakın tarihindeki en büyük terör travmalarında Işıd var. Havalimanı patlaması, yılbaşı saldırısı, Yalova olaylarını örnek veriyor. Işıd'ın büyük bir tehlike olduğunu düşünmeyen var mı? Hayır yok. Peki pkklılardan bahis? Hala yok. Diyor ki selefi örgütler Türkiye Cumhuriyetini birinci hedef görüyor. Doğru. Problem var mı? Yok. Peki pkk/sdg? Bahis yok. Suriye'deki uyuşturucu ticaretinden bahsediyor. Türkiye'ye geliyor diyor. Çok güzel. Peki pkk'nın sanal kumar, uyuşturucu ticareti, kara para aklaması, fuhuş? Bahis yok. Sonra bahis Htş'ye geliyor. Colani için ''kravat takmış terörist'' diyor. Çok güzel. Terör sözcüsü hdp'den hala bahis yok. Şimdi arkadaşlar bunları neden söyledim. Özgür Özel'in yanındaki kişiler dem partili eş başkanları. Yetmiyor konuşurken ''biz üç eş başkan'' dedi. Işıd'ın faliyetlerini zararlarını sayıyor. Htş'nin sayıyor. Hızbullah'ın sayıyor. Pkk neden söz konusu değil? Bunlar örgüt, pkk iyi niyet elçisi mi Şimdi aklıevveller gelip ''hükümette yapıyor'' diye nara atmasın. Hükümet yapıyor diye zaten oy vermiyoruz. Eleştiriyoruz. Peki siz böyle olduğu için CHP'yi neden eleştirmiyorsunuz? Belediyelerimiz buraya yardım edecek diyor. Ayn El-Arap'a -Kobani- diyor. Kobani pkk/sdg'nin elinde tuttuğu yer. Buraya göndereceğiniz yardımları bu terör örgütü yiyecek. Sizin vicdanınız bunu nasıl alıyor? Atatürk şunların kaçına izin verirdi? Gerisi size kalmış. Benim Atatürk’ün mirası bir partinin böyle olması kanıma dokunuyor. Sizin dokunmuyor mu? Ses çıkardığınız sürece chp ayrılıkçı kürt siyasetine destek verecek. Siz tepki verirseniz değişecek. Aynı bizim verdiğimiz gibi.

107,346 次观看 • 5 个月前

Kimse Hakeme Müdahale edemez tartışma çıktı Haluk Yürekli: İbrahim abi. Hulusi Belgün'ün bir tane şeyi var. Tweet'i var. Onu versenize abi. Bunu okuyayım. Sayın Yılgün. Onu hazırlayayım. Söyleyecek çok şey var ama değmez. Bu gece bizi ikinci yarıda hakem takdir haklarının hepsini bize karşı kullandı. Anadolu takımlarının... İstanbul'un puan alması istenmiyor. Ben... Hayır şeye şaşırdım. Şimdi bir faal yapmış Fenerbahçe. Takdir hakkı... Ne konuşuyor abi? Boş boş konuşuyoruz işte. Son dakikada dün. Vermedi diyor işte. Faal yaptı. 2-2 iken galiba. 2-2 iken bir top var. Kornere giden kafasına darbe alıyor. Sidiki Şerif'in kafası geliyor. Ona korner veriyor. Herhalde onları söylüyor. Anadolu takımlarının İstanbul'dan puan alması istenmiyor. Bence Avrupa maçımız olduğu için kaybettik biz maçı. Avrupa maçımız olmasaydı Perşembe günü Fenerbahçe'nin Öztü abi nerenin içinden geçiyorsun falan. Mesela bu kadar. Bunu okumak bile istemiyorum. Abi işte bu adamı ciddi anlamamızdan dolayı çok şeyim ben. Rahatsızım. Devre arasında Fenerbahçeli. Ya bir başkana yakışır mı bu taraftara? Abi taraftara bir de yakışmaz ya. Böyle olacak şey mi ya? Abi bence onun Türkiye ile ilgili bir... Ya yeter abi konuşmasın o zaman ya. Devre arasında Fenerbahçeli futbolcular hakemin boğazına sarılmışlar diye duydum. Bana böyle dendi. Böyle bir açıklama. Abi eğer şimdi ben bu bölümle çok ilgileniyorum. Şimdi devre arasında eğer Samsun Spol Kulübü Başkanı'nın bir iddiası bu. Biz bilmiyoruz. Ben orada yoktum. Devre arasında Fenerbahçililer de sen söyle. Fenerbahçililer futbolcular devre arasında hakemin boğazına sarıldılarsa ve aynen o boğazına sarılan oyuncular ikinci yer sahaya çıktılarsa yani bizim hakemlerimiz az bile şey yapıyor, dayak yiyor. Herkes tarafından. Saralı'yı satıyorsun ama bunu bilmiyoruz. Bilmiyoruz ama abi şimdi iddia sahibi de... Hiçbir dediğini ciddiye almayıp bunu mu anlatıyorsun Allah aşkına? Niye abi her dediğini ciddiye almayıp? Ne abi şimdiye kadar bu Galatasaray'la ilgili bir sürü şey söyledi. Fenerbahçe'yle ilgili söyledi. Onları konuşmadık mı abi? Hiç aldık mı ciddiye? Hiç bence aldık. Nasıl almadık abi? Kalbiyle dönüşü çelişiyor diye bir ay konuştuk İbrahim abi. Ne zaman? O üç sene belki olayı söylüyorsun. Her seferinde de bir şey var. Var mı buna paralel? Bunu biliyor muyuz? Hiçbir şey yok. Sanoluşlar diye duydum. Bana böyle dendi. Kim dedi? Hiç belli değil. Ha şu var. Bak Yağız Sabuncuoğlu yazmış. Fenerbahçe yönetim kurulu üyesi Ertan Torunoğlu'ları maçın devri arası takip odasına gitti ve ilk yerde verilen kararları sert tepki gösterdi. Şimdi bu kadarı var. Yağız yazdığına göre bunun doğru olma ihtimali çok yüksek. Şimdi bunu anlıyorum. Ama yani duydum söylendi. Öte yandan bildirildiğiyle üzerine atacağız. Yani olanı konuşacağımıza. Mesela şey demiş, Fenerbahçeli bir tarafta... Ayrıldığımız yer şurası. Olan bir şeyi konuşuyoruz. Olan şey ne? Onu iddiasız konuşuyorsun. Samsun Okulu Başkanı'nın söylediğini söylüyorum. Biz şöyle bir şey konuşmuyoruz. Ben şöyle bir şey söylemiyorum. Orada yoktum. İnanmıyorum başka bir şey. Ama biz bunu niye konuşuyoruz? Olmaz. Samsun Okulu Başkanı'nın açıklamasını zorunda. Ben inanmıyorum. Sen inanıyorsan konuş. Ben inanmıyorum. Zaten iddia doğruysa diyorum. E tamam doğruysa. İddia doğruysa yani Fenerbahçeli futbolcular soyun modus koridorunda hakemin boğazına sarılacak. Bir kulüp başkanı bunu dile getirecek noktadaysa eyvah eyvah diyorum. Baba küfür eden bir adamdan bahsediyoruz. Küfür ediyor. Hatta şöyle söylemiş. Fenerbahçe bir taraftar sen şirkecisin. Galatasaray böyle oynamıyorsun. Fenerbahçe böyle oynuyorsun. Hadi git Galatasaray böyle oyna. Sen maç satıyorsun demiş. Ben de çıldırdım ve küfür ettim demiş. Esas hikaye eğer tweet varsa Hulusi Belgü de buradan mesela Saadettin Saran'a şey yapıyor. Niye onu koruyorsun diyor. Video hazırsa, şeyi, tweeti hazırsa hazır olduğuna verin. O zaman girelim konuya. Abi problemi şu işin. Şimdi Yüksel Yıldırım maç önünde yoktu. Gayet de güzel gidiyordu. Sonlara doğru çığırından çıkınca yani 2-1 kazanacağı maçın. Aslında ben dün Beşiktaşlara ne söylüyorsam aynısını Samsunlara da söylüyorum. Arkadaş ya sen şimdi en iyi maçta performans göstermiş adamlarını niye çıkarırsın yani maçın sonunda?

Galatasarayultrataraftar

41,531 次观看 • 4 个月前

Bu yazdıklarımı Fatih Altaylı ( Fatih Altayli 🔴🇹🇷 ) dikkatli okusun! Dün gerçekleştirdiğin Youtube yayınında benim için gizli tanık ifadesini sordurmuşsun. Uyanıklık yaparak bilmiyorum da demişsin! Azıcık zahmet edip sabitlenmiş tweetimi görsem böyle bir şey olmadığını görürdün! Ama senin üzerinden son kez kamuoyunu bilgilendireyim; 1- Ergenekon’dan günümüze tüm ama tüm davalarda ilkesel olarak gizli tanıklık müessesinini HUKUKUN KATLİ olarak görüyorum! 2- Hele hele hele İmamoğlu davası gibi bir siyasi davada gizli tanıklığı alçaklık görüyorum. 3- Gün gelir o gizli tanıklarda ve ifadeleri de ortaya çıkar! İşte o zaman bu troll iddiasını dillendiren ilk gazeteci(!) olarak utanacak mısın? 4- Gelgelelim bu saçma iddianın kaynağına. Delinin birisi kuyuya taş atar ya Ezel isimli adı sanı belli olmayan, operasyon amacıyla attığı bir tweet sonrası 3-5 troll hesapla dikkatinizi çekiyorum gerçek birisi değil, hakkımda gizli tanık iftirasını atan GİZLİ HESAPLAR tarafından başlatılmış algı operasyonudur. O tweete normalde cevap vermezdim ama saçma sapan bir hal aldığı için cevap vererek “Gizli tanık gizlenmiş şekilde mahkemede ifade verirken, ben seyirci koltuğunda bu iftirayı atanlara da dillendirenlerin de yüzüne tüküreceğim” dedim. Gizli tanık iftiranız gizli hesapların organize saldırısıdır. Bir tane cesur insan çıkıp da sen gizli tanıksın dese suç duyurusunda bulunacağım. İma edenler hakkında İstanbul Cumhuriyet Savcılığı’na suç duyurusunda bulunduk. Sonuçta gizli tanıklık nedir bilmem ama onların bildiği bizim bilmediğimiz gizli tanıklık aynı zamanda soruşturmanın gizliliğinin ihlalidir. Dertlerini savcılığa anlatsınlar! 5- Şimdi Fatih Altaylı bu mesajımı sabah ki yayınında ister okursun ister okumazsın sorun yok. Ama bir troll hesabın yazdığı saçma sapan iddiayı gerçekmiş gibi sordurman da yorumlaman da ne meslek etiğine sığar ne de adamlığına! 6- Gelelim 17 Ocak’ta yazdığım 23 Mart tweetine. Dikkat etmemişsiniz diyorum da hiç bakmadınız belli. İmamoğlu’na siyasi operasyon yapıldığı tarih 19 Mart 2025’dir. Haksız tutuklanma tarihi ise 23 Mart 2025’dir. Yani bu siyasi operasyonun 2 ay öncesinden gününü saatini bilme ihtimalim milyonda bir ihtimal bile değildir. Operasyonu düzenleyen savcı ve polisler bile zamanlamayı muhtemelen 1-2 hafta önce planlamışlardır. Yoksa 2 ay önceden şu gün gözaltına alacağız, şu gün tutuklayacağız diye bir plan dahilinde olmadıklarını ellerindeki dosyanın boşluğundan anlıyoruz! Peki neden 23 Mart tweeti attım. Hepinizin gözden kaçırdığı 23 Mart’ta CHP Cumhurbaşkanlığı ön seçimi yaptı. Ve 2 hafta sonra da olağanüstü kurultay. Yani CHP iç siyasetini yakın takip eden birisi olarak kurultay ve ön seçimle ilgili tahminimizdir. O gün yazdığımızda bana bu şerefsiz iftirayı atan hesaplar bile o tarihte kurultay olmaz diye yorumladıkları ortadayken, bu tweeti zorlama ile CHP’nin cumhurbaşkanı adayı İmamoğlu tutuklanacağı tarihi 2 ay 4 gün önce Gökhan Özbek biliyor demek deli saçmalığıdır. 7- İlgili soruşturmayı da sonrasında takındığım tavır ve eylemler 19 Mart 2025 tarihinden itibaren tüm tweetlerimde mevcuttur. Tutuklama hukuki değil siyasidir! Buna tepki gösteren halkın yanında da saf tutarak tarihin doğru tarafında olmakta benim için onurdur.

Gökhan ÖZBEK

112,424 次观看 • 1 年前

10+4 Kuralı Değişiyor Gökhan Dinç: Türk futbolcularının gelişimini sağlamak. A milli takıma daha fazla fayda sağlamak değil mi? Yani dolayısıyla sen 12 artı 4 ile Dünya Kupası'na gidiyorsun. Bak 12 artı 4 kuralı hayattayken sen Dünya Kupası'na gidiyorsun. Yani bunun aslında Türk oyuncunun yetişmesiyle ilgisi yok. Dolayısıyla Türk oyuncu iyiyse zaten Avrupa'ya gidiyor. Türk oyuncunun buraya geri dönüşü için yapılmış bir hamledir bu 10 artı 4. Türk oyuncularını geri getirirsin. Hayır abi Türk futbolcu... Yolunda vizyonumuzu geliştirmek, vizyonumuzu genişletmek için oyuncularımızı yurt dışına göndermemiz lazım. Bak Kenan Yıldız, Arda Güler, Hakan Çağhanoğlu bunların hepsi oralarda oynayabiliyor. İyi futbolcuysan oynarsın. Futbolcunun pasaportu olmaz. Futbolcunun iyisi olur, kötüsü olur. Başka bir şey olmaz. 10 artı 4 de. Sonra sen Şampiyonlar Ligi. Galatasaray Şampiyonlar Ligi'nde müthiş bir başarı gösterdi değil mi? Aynısını belki olası Fenerbahçe'de gösterecek. Sen niye karşı tarafla mücadele edebilmek için elindeki toptan tüfekten vazgeçiyorsun ki? kardeşim. Hiç kimse bunun bana yerli ve milli bir operasyon olduğunu anlatmasın. Bu bambaşka. Bu bir garabet. Bu bir saçmalık. Bu bir düzensizlik. Sürekli değişiyor abi. 12 artı 4'tü. Demin diyorlar ki 10 artı 4'ü zaten söylemiştik. Bana ne abi söylersen? Ne söylersen söyle. E şimdi 10 artı 4'ü önümüzdeki sene 8 artı 4'ü indirmeyeceğim. Neye göre yatırım yapacağım abi ben? Benim hedefim belli. Anadolu kulüplerinin hedefi belli. Bütçeleri belli. Şimdi Galatasaray 600 milyon euro bütçe hedef koyuyor. Nasıl koyuyor abi bunu? Şampiyonlar Ligi'ne katılacağı için koyuyor. Şampiyonlar Ligi'ne katılabilecek bir takımı oluşturup oradan satacağı bilet, kombine, alacağı reklam, satacağı ürünle bunu eş tutuyor. Sen eğer ki Avrupa'ya açılmak değilse derdin, kendi içime kapanayımsa 10 artı 4'e devam et. Bendeki bilgiyi söylüyorum. Kulüpler birliğinde bu 10 artı 4'ten rahatsız olan çok kulüp var. Çünkü hali hazırda devam eden sözleşmeleri var. Performanslarını beğenmiyorlar. Adamı göndereceksin, %50 maaşını sen ödeyeceksin. Yeni bir tane adam alacaksın, %100'ünü vereceksin. Dolayısıyla sen bu adamı kolay kolay elinden çıkartamayacaksın. Ekstra bir tane daha maliyet çıkacak. Dolayısıyla 10 artı 4 ile ilgili kulüpler birliğinde bir toplantı gerçekleştirilecek. Ve kulüpler birliğinde alınacak olan karar tavsiye niteliğinde Türkiye Futbol Federasyonu'na verilecek. Türkiye Futbol Federasyonu çaldığım düdük yaptığım dedik ya çaldığım düdük neyse işte. Ben ne dersem o. Hayır abi ne dersem o değil. Sen patron değilsin. Sen futbolu organize eden bir birimsin. Ve seni seçen de bu kulüpler. Sen bu kulüplerin istediği şeyi yapmak zorundasın. işim bu. Mecbursun buna. O yüzden ben 12 artı 4'ün tekrar geri gelmesi hatta mümkünse 5 yıllık bir karar alınmalı ve 5 yıl boyunca 12 artı 4 Kalmalı. Ben eğer Avrupa'da başarı istiyorsam, ben Şampiyonlar Ligi'nde başarı istiyorsam, yarı final, çeyrek final oynamak istiyorsam, UEFA Avrupa Ligi kupasını tekrar buraya getirmek istiyorsam, süper kupa finali oynamak istiyorsam, yabancı sayısını 12 artı 4'e ya da düz 16'ya getirmen lazım. Kriterler benim için çok uygun. Gökhan Dinç olarak. Artı 4, yaş. Bunlar çok önemli. Benim için tatmin edici. 12 artı 4 iyi bir tercih. 12 artı 4 devam etmeli. Birçok kulüp de bunu düşünüyor. Bununla ilgili de bir çalışma yapılıyor. Bugün biz bu çekimi yaparken Galatasaray'a... Ankara'da yıllardır farklı farklı tarihlerde de olsa sürekli ziyaret ettiği bir yerde. Galatasaray sarayda. Galatasaray saraya gitti bak fotoğraflara. 2023 kupa farklı Galatasaray başkanı aynı. İstikrar yıl 2024 5 Haziran. Kupa farklı, başkan aynı, hoca aynı. 25. Kupa farklı, kulüp başkanı aynı, hoca aynı. İstikrar. 18 Mayıs 2026. Kupa farklı, başkan aynı, hoca aynı. İstikrar. İşte sana istikrarın tablosu kardeşim. Dolayısıyla aldığın her kararda istikrarlı bir şekilde arkasında durman lazım. 12-4'sü 12-4 kardeşim. Yerli milli falan plana girmesinler. Yanlış girerler. Olmaz. Doğru bir yer değil orada girdikleri yer. Çıkın oradan hemen. Onlar ya genç oyuncularımız oynasın. İyi oyuncu oynar. Barış'ın alternatifi var mı? Niye Galatasaray transfer yapmıyor? Barış'ın alternatifi var. Niye yapmıyor? Uğurcan Çakır yerli oyuncu. Yapsana abi transfer.

Galatasarayultrataraftar

31,265 次观看 • 2 个月前

⚡️Fenerbahçe-Galatasaray maçında gelen eleştiriler hakkında Nihan Cabbaroğlu : 🎙️Öncelikle şunu söylemek istiyorum. Artık maç anlatan her spikere çok ciddi bir şekilde sosyal medyadan tepki geliyor. Bunlar küfürlere hakaretlere varabiliyor maalesef ve neredeyse bütün meslektaşlarım bunu yaşıyor bugün ben yaşıyorum yarın başka bir meslektaşım yaşayacak dün yine başkası yaşayacak bu artık hani kişisel bir problemden çıkıp genel bir mesele haline geldi. Bizim yayınlanan videolarımızın altındaki yorumlara baktığımız zaman da artık her hafta başka bir grup başka bir grubu suçlayarak ya da bizi başka bir şekilde suçlayarak konuşmaya başladı. Eleştiri tabii ki olabilir ama bu artık hakaret ve kişisel saldırı boyutuna geçtiği zaman bu çok tehlikeli bir hal alıyor gerçekten ve bununla baş etmek artık çok zor ve bu her meslektaşımın başına geliyor maalesef bunu söylemek istiyorum. İkincisi, benim mesleğe bakışımla alakalı ben bu mesleği TRT Spor‘da Ankara’da başladım ve orada meslek büyüklerimizden belirli eğitimler aldık ve orada şunu söylüyordu meslek büyüklerimiz, biz bu işi sevgiyle yapacağız biz bu işi kapsayıcı bir şekilde yapacağız çünkü bizi herkesin insan izliyor 100.000’lere ulaşıyor yayınlar bizim videolarımız da aynı şekilde farklı şehirlerde farklı yaş gruplarında insanlara ulaşıyor, maçları ablalarını örnek alan çocuklar seyrediyor küçük ablaları gibi olmak isteyenler seyrediyor, evlatlarıyla gurur duyan yaşlılar izliyorlar ve bunları düşündüğümüz zaman şunu düşünüyorum ben bu ise vicdanımızla ve sevgiyle yapmanız gerekiyor ben de hep bu değerleri gözeterek yapıyorum sahada olumsuz şeyleri görerek değil olumlu iyiyi doğruyu görerek bunları anlatmaya çalışıyorum mücadelenin rekabetin güzelliğine anlatmaya çalışıyorum her seferinde ve bu işi yaptığım sürece de bu şekilde dürüst ve adil bir şekilde ve vicdanımla ve sevgiyle yapmaya devam edeceğim ve bu sporu eğlenmek için sevmek için mutlu olmak için izleyen de yüz binlerce insan var belki ve onların varlığını bilmek de bana hep güç veriyorlar ve bu süreçte de bana çok destek oldu bir çok kişi çok teşekkür ediyorum. Bir diğer nokta da şu söylemek istediğim, ben çocukken yaz tatillerinde olimpiyat oyunlarını izliyordum hafta sonları yeri geliyordu radyodan futbol maçlarını dinliyordum ben sporu çok severek duydum spor yaparak duydum hala da spor hayatımı çok büyük bir parçası ve ben büyürken spor izlerken hiçbir kadın sesi duymadım hiçbiri radyoda ne televizyonda bu spora bu güzelliğe eşlik eden bir kadın sesi olmadı ve ben 2015’te spor anlatımına başladığımda televizyonda 2015 Dünya Atletizim Şampiyonası ile başladım ve o dönemde televizyonda hiçbir spor kanalında yayın yapan kadın bir spiker yoktu. Bu yıl gerçekten çok zor şu anda belli şeyleri artık normal olarak kabul ediyoruz ben 13 yıllık kariyerimde hiç iki tane kadın yorumcuyla yayın yapmadım. Voleybol bunun için çok büyük bir alan oldu hem sporcuların kadın sporcuların kahramanların kendisi olabilmesi için hem kadın spikerlerin burada görev alması hem kadın yöneticilerin takımlarda görev alıyor olması bunlar çok değerli bu alan çok çok kıymetli ve burada bu kadar kadının olması gerçekten çok güzel ve bizim bu alana sahip çıkmamız gerekiyor bizim kadınlar olarak birimize destek olmamız gerekiyor kimsenin kimse bu spor alanında çalışan hiçbir kadının bulunduğu yere kolay geldiğini düşünmüyorum belki gelmekten çok orada kalmak da çok zor bir yandan da ve bu kadar şeyin içerisinde birbirimize destek olmamız gerektiğini düşünüyorum, burada tekrar sporda yer almak isteyen kız çocukları için genç kadınlara yol açmamız yol göstermemiz onların da burada iş yapabilmeleri için olmamız gerektiğini düşünüyorum.

Volleyland

231,898 次观看 • 1 年前