正在加载视频...

视频加载失败

205,573 次观看 • 1 年前 •via X (Twitter)

7 条评论

Mehmet H. Okçu 的头像
Mehmet H. Okçu1 年前

@ProfDr_VedatC Uydurma bir yalanı satıp isyancı asi kabileyi ortak ediyorlar, cebren ve hile ile.

A. 的头像
A.1 年前

@ProfDr_VedatC Neyse ki tarih belli, değişmez.

ATAY 的头像
ATAY1 年前

Ben de bunu arıyordum.

A. 的头像
A.1 年前

Anlamışım demek ki 🙏🫡

bahadır erdem 的头像
bahadır erdem1 年前

İlk defa gördüm teşekkürler.

A. 的头像
A.1 年前

🙏🙏

Sebahattin Kurt 的头像
Sebahattin Kurt1 年前

Efsane komutan

相关视频

Ehh bizim ekran şovmenlerinden ricamız var . Mavi bayraklı ülke planı işliyor . Türkiye'nin kapısı çalınıyor. Hava Savunma sistemleri tabi olmalı. Görünen o ki ! Hava Savunma bir halta yaramıyor. İran'da S 400'LER vardı,NANE MOLLA oldu. İran kendi ürettiği çok yüksek füze teknolojisi ile İsrail 'i yaktı ,yıktı. İsrail ,elinde olan yüksek teknoloji savaş uçaklarıyla İran'ı yaktı ,yıktı . Yok Koral ,Moral ,Aral geçiniz efendim . Bize grafik ekran şovları ile bir şey anlatmayın. Yok vuramaz ,kaçamaz falan filan hikaye . Bu bir PROVA ! Evet DEVLET AKLI ! Şimdi gerçekler zamanı . Kapımızın önünde yaşananlar,yarın yaşanacakları gösteriyor. Erdoğan'ın " parayı Savunma sanayine harcadık " cümleleri gerçeği yansıtmıyor. Bir miktar ile çok miktar farklı kavramlar ... Şimdi , TEK BAŞIMIZA KALACAĞIMIZI düşünerek, BÖYLE ŞİDDETLİ VE YÜKSEK TEKNOLOJİ silahların kullanıldığı yerde... HAVA SAVUNMA değil , HAVA TAARRUZ durumumuz ne ? Hipersonik füze durumumuz ne ? Balistik Füze durumumuz ne ? Ancak karşı tarafta bu silahlar ,tükenene kadar dayanma durumumuz ne ? Çünkü, o zaman kara savaşı olabilir. Böyle bir ateş gücü karşısında KARA Kuvvetleri ilerleyemez ... Bu durumları grafikle ,hamasetle, nutuk çekerek anlatmayın lütfen !!! Halka olabilecek ihtimalleri DOSDOĞRU açıklayın, bilsin... NATO falan hikaye , o tarafa yaslanmayın . #SonDakika #OndokuzBiziz #HüseyinHakkıKahveci #Atabey19HHK

Atabey Hüseyin Hakkı Kahveci

18,288 次观看 • 1 年前

***Efendim yaşımız yine bir taşım ahmaklık çağı! Taydaşlarımız ile oyun oynuyoruz. Anamın bakır bir katık, yoğurt bakracı var kenarda... Oyun oynarken oyun taydaşlarından biri kafasına tuman, öteki çarşaf derken bende kafama bu bakır bakracı takma gafletine düştüm... Girerken, içinin yağsı kıvamından olacak ellaam, zorlamalı girse de çıkmayacağını öngöremedim ben... Pirimiz yok, piremiz kansız: niye bu zıpır-başlılık dimi! ÖNGÖRÜ deseniz süllüme bağlı basiret eşeği gibi bizde... eksenimiz desen baştan bozuk... Neyse bakracı elimle sürekli çıkarma girişimi içindeyim çağam... Ama içimde atım atım, çarpım çarpım bir ansiyöz zıpırtı... Yanımdaki taydaşlar, avaz avaz gülüyor bana:taşaklama seansı... Sonra acıdılar herhal;anamı çağırdılar... anam koşa-geldi; önce bakracın kenarlarına baktı! Hemen bekle dedi, gitti konşularından zeytinyağı buldu. Ovaladı, yuvaladı, yağladı, gülledi elledi; en sonu o sancılı çarpım çarpım helecanı benden aldı... Bakraç kafadan kulak mesafesi çıktı... Anamı bir daha dünya gözü ile karanlık ötesi gördüğüm için çok mutlu olmuştum o vakit. Tabi gözümün üstüne bir sille yemem; beleşten... O gün o katık bakracı bu kadar kolay çıkmasa benim de halim bu aşağıdaki gibiyidi... ***Video'da kullanılan kesici alet "PLASTER CUTTER"... ortopedi cerrahlarına özel cihaz... Yani sert cisimler dışında deriyi kesmeyen harika alet... Belki gıdıklar deriyi... Bakracın çocuğun kafasından anestezi altına alınmama sebebi; çıkarma anında ağlaması ile genel durumunu kontrol etmek... Boş empati kasılma alı böyle durumlar da... Biz işimiz gereği EMPATİSİ, sahiplenmesi ile orantılı bir meslek örgütlüsüyüz... ***Sonuç olarak sürdürülebilir katıksızlığın sürdürülemez garabetleri oluyor. Herşeye uyanabiliyor zırtapozluk: gördük geçirdik!

Polat Erdi🩺☠️🩺M.D.

11,806 次观看 • 6 个月前

Sn. Zeybekçi’nin açıklamalarını planlı bir açıklama mı, yoksa bilinçsiz bir dışa vurum olarak mı değerlendireceğiz, her şeyden önce buna karar vermek güç. Bir yandan HAMAS’ın siyasi kanadı ile Dolmabahçe’de 2,5 saatlik görüşme yapıyorsunuz. Devlet Başkanı olarak görüşüyorsunuz ve en üst seviyede ağırlıyorsunuz. Hamas’ı Milli Mücadele’nin Kuvayi Milliyesi olarak değerlendiriyorsunuz. Bunları takdir ediyoruz, tebrik ediyoruz. Diğer taraftan 7 aydır her noktada dile getirdiğimiz İsrail ile olan ticaretin durdurulması talebimizi, ilk etapta yok öyle birsey gibi şeyler söyleyerek geçiştirip, seçim sonrası en azından kısmi kısıtlama olarak nihayet hayata geçiriyorsunuz. Umutlanacagımız bu kadar gelişmenin içerisinde bir anda Sn. Zeybekçi çıkıyor ve enteresan bir açıklama yapıyor. Neymiş efendim 6 satıp 1 alıyormuşuz. Aradaki bizim lehimize büyük bir ticaret varmış. Sn. Zeybekçi bilsin ki bu ticaret olmaz. Bu zulme ortak olmaktan başka bir şey değildir. böyle kâr olmaz. O aradaki fark 5 bize kâr değil zehir olur. Soykırımcıya selam bile verilmez. Bebek katilerinin para döngüsüne müsaade edemeyiz. Onlara ambargo uygulamak zorundayız. Zeybekçi’nin açıklamasının diğer bir bölümü tabi daha da esrarengiz. İsrail ile çok önemli ilişkileri - bağlantıları olan arkadaşlar kimler? Bu bağlantıların kişisel ticaretleri dışında mahiyetleri nedir? Yine Zeybekçi “Ticaretin hiç kimseye zarar vermeyen bölümü” diye bir ifade kullanıyor. Böyle bir şey mümkün mü? Gazze’de soykırım yaparken İsrail’in para döngüsü hiç bozulmayacak, aldığını alacak, sattığını satacak ve ekonomisini koruyacak. O zaman bu caniler neden soykırımı durdursun? Caydırıcı bir ambargo uygulamazsak bisküvi de satsanız ticaret zararlıdır. Hiçkimseye zarar vermeyen bir bölümü kalmamıştır. İsrail ile olan ticaretinin tamamını derhal durdurun artık. Bu konuda alacağınız tüm kararların arkasındayız.

Mehmet Altınöz

13,499 次观看 • 2 年前

Doktor yâda psikolog değilim ama hanımefendinin ve yanındaki zerzevatın Histerik patolojik bir vaka olduklarını anlamak için doktor/psikolog olmaya gerek olduğunu sanmıyorum. Nerede Türk düşmanı varsa övgülerine mazhar olan Halk Tv ve gazeteci kılıklı tetikçileri kaç gündür Ülkü Ocaklarımıza salyalarını akıtıp duruyorlar. Neymiş efendim Ülkü Ocakları MEB ile nasıl protokol imzalarmış? Tabi bu Türk ve Türkiye düşmanlarına göre Rotary kulüpleri, terör örgütü PKK sempatizanlarına Burs verildiği herkesçe malum olan Çağdaş Yaşam Derneği, yada LGBT ve türevlerinden biri MEB ile masaya otursa (ki bu saydıklarımın hiçbir dengimiz ve muhatabız değildir.) tabiki kendilerince bir problem olmayacağını gayet iyi biliyoruz..! Bir diğer bildiğimiz bu kendinden başka her fikre düşman olan bu güruhun sürekli sahte adalet, ilke, doğruluk, halkçılık duyarı kastığıdır. Bunların adaleti, ilkeleri, doğruları, halkçılığı sadece kendilerinden menkuldür.(!) Bir vatandaşı ele alalım eğer Cumhur ittifakına destek veriyorsa onlar için mümkünse yaşam hakkı bile elinden alınması “Neden olmasın” cevabı kadar basit bir konudur.(!) CHP eliyle bu canice düşüncelerin yıllardır toplumu nasıl kutuplaştırdığını hepimiz hayretle esefle izliyor görüyor itiraz ediyoruz. Ülkü Ocaklarımızın yapmış olduğu bilim, Sanat, kültür, edebiyat, teknoloji, tarım, sosyoloji, spor ve daha nice alanlardaki çalışmalarını görmeyenler Şehit Savcı Mehmet Selim Kiraz’ın katilleriyle aynı sapkın ideolojiye sahip olanlardır.! Ülkü Ocaklarımıza kem gözle bakmak ABD ile aynı mevziye girmek demektir. Ülkü Ocaklarımıza itibar suikasti yapmak maksadıyla sürekli kamuoyu oluşturma çabası Türklüğe husumettir. Ülkü Ocaklarımızı ve onda nefes bulan Türk Gençliğini hakir görmek “alçaklık” olduğu kadar beyhude bir çabadır. Siz ve sizin gibilere rağmen Türk gençliği Ülkü Ocaklarında zamanın ruhunu yakalayarak çağın gerçekliği ve gerekliliğine göre öğrenecek ve milli şuurla yetişmeye devam edecek… Bizde 50 yıldan fazla yapmış olduğumuz gibi içlerinden nice Aziz Sancarlar çıkaracak zemin ve mekanı kendilerine sağlamaya devam edeceğiz…

Fatih Aydın

13,983 次观看 • 1 年前

7- Bu iki geziye de çok sayıda milletvekili katıldı. Devlet bunlara o kadar para ödedi ve yolluk verdi. Bunlar ne yaptılar oralarda? - Milletin vekili olarak aynen milleti temsil ettiler. Herkes ne yaptıysa, onlar da aynı şeyi yaptı. Tabii hanım milletvekilleri sadece çarşı pazar gezdiler ve devlet kesesinden alışveriş yağmasına katıldılar. Zaten milletvekillerinin çoğu yabancı dil falan bilmediği için, mihmandar eşliğinde gezdiler. Çünkü bunlar resmi heyette oluyor ya. İşte resmi bazı yemeklere katıldılar, bol bol para hesabı yaptılar. - Evet ... Daha ne yapsınlar. Onlarla ilgili ilginç bir kravat iğnesi olayı olmuş galiba. - Japon polisi Tokyo'da bunlara üzerinde inci olan bir kravat iğnesi verdi. Yani resmi heyette oldukları anlaşılsın diye. Bunları takıp dolaştılar. Bir tanesi bu inciden şüphelenmiş ve "Dikkatli konuşalım. Bunun içine Japonlar mutlaka mikrofon koymuşlardır" demiş. Tabii "gece gezmelerine" giderken bu kravat iğnelerini çıkarmak zorunda kalnuşlar. Dönüşte Japonlar bunları geri alacaklarını söylemişlerdi. Maalesef iki milletvekilimiz bunları vermediler ... İsimlerini de veriyorum. İsterseniz yazın. Biri ANAP, öbürü Halkçı parti milletvekili. İsimleri ..... - Aferin onlara valla. Türk parlamentosunu iyi temsil etmişler. Peki, uçağın bu seferlerden dönüşü nasıl geçiyor? - Dönüşte herkes yorgun ve bitkin. Biliyorsunuz ilk seferin dönüşü Singapur'dan, ikinci seferin dönüşü Hongkong'dan oldu. Hemen herkes bu iki dönüşte de bitik durumda. Kimi fuhuştan bitkin. Fuhuş yapmayanlar ise alışveriş yağması yüzünden bitkin. Ayakları şişmiş. Dönüşte herkes çok yorgun. Artık uçakta yağ çekmeler, ciddi konular falan asgari düzeyde. Konuşulan tek şey, neyin kaça alındığı. Kim neler aldı, kaça aldı, ne kadar ucuza düşürdü? .. Kim kazık yedi, kim uyanık davrandı? Tabii bir de kadınlarla kim kaça ve nasıl yattı? Bunun hikayeleri... - Bir de şunu sorayım ... İki Uzakdoğu seferinde de uçaklar tıklım tıklım eşya dolu geldi. Hatta dört kapılı buzdolabı bile geldiğini söylediniz. Bunca yük, bunca eşya gümrükten nasıl geçti? .. Çünkü bunların hepsi de gümrüğe tabi eşyadır. - Hiç kimse bir kuruş bile gümrük ödemedi. Bu işin nasıl ayarlandığını bilmiyorum. Yalnız boşaltma işlemleri çok uzun sürdü. - O niçin ? - O kadar eşya kaç saatte boşalır beyefendi? Kamyonlar dolusu eşya geldi her iki seferden. Bazısı evine kamyonla götürdü. Bazılarını resmi arabalar taşıdı. - Peki, bu nasıl oluyor yani? Gariban bir gurbetçi işçimiz en ufak bir şey getirince gümrükte el koyuyorlar da, Uzakdoğu kafilelerinin dönüşü Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına tabi değil mi? Bu memleketin kanunları adamına göre mi uygulanıyor acaba? - Onu bilemem. Ama o kadar eşya için ne arandık, ne bir soru soran oldu, ne de bir kuruş gümrük ödeyen. - Efendim, size çok teşekkür ediyorum ve bu gezilere ciddi amaçla katılan, görevini yapan herkesi bu konuştuklarımızdan tenzih ediyorum. Onlar lütfen bu konuştuklarımızı üzerlerine almasınlar. Ama bunlar Türk devletinin, Türkiye Cumhuriyeti'nin temsil edildiği gezilerdir. İnşallah bundan sonraki gezileri biraz daha ciddi tutarlar da bizim gibi normal vatandaşların asabını bozmazlar. Hem de memleketin bunca dövizini Uzakdoğu ülkelerinin mağazalarına ve orospularına harcamazlar. Ayıptır, günahtır. Ben böyle görgüsüzlük duymadım şimdiye kadar. - Emin Bey, benim de öğrenmek istediğim bir husus var. Bu iki geziye de birçok gazeteci katıldı. Konunun bu yönlerini onlar içinde yaşadıkları halde hiç yazmadılar. Acaba neden? - Onu da ben bilemem beyefendi. Herkes kendi görevini kendi yapsın. Herkes kendinden sorumludur.

Arşiv Saka

101,765 次观看 • 1 年前