Video wird geladen...

Video konnte nicht geladen werden

Zur Startseite

94,884 Aufrufe • vor 1 Jahr •via X (Twitter)

5 Kommentare

Profilbild von The World Games Update
The World Games Updatevor 1 Jahr

Yok ya sizin suçunuz yok!!! Hep başka şeylerde suç arayalım!

Profilbild von Rock Paper Sizzle
Rock Paper Sizzlevor 1 Jahr

🇺🇸 One Nation, under Trump, Stronger THAN EVER. Are you Trump Tough? 💪Tough T's Here:

Profilbild von YORUMcu
YORUMcuvor 1 Jahr

Hiç de belli etmiyor😂

Profilbild von Ahmet kelli
Ahmet kellivor 1 Jahr

Yabancı şans istiyoruz 😄😄

Profilbild von ZEHE BEBE 🇪🇸🔱
ZEHE BEBE 🇪🇸🔱vor 1 Jahr

😂😂

Ähnliche Videos

Oulai’nin GSlilik
0:35

Sensitive content

Oulai’nin GSlilik

Metefizick🇮🇸

632,007 Aufrufe • vor 5 Monaten

İstanbul’da yaklaşık 1 yıl önce yaşanan trafik kazası, bir motosiklet sürücüsünün hayatını tamamen değiştirdi. 04 Ocak 2025 günü saat 01.08’de meydana gelen kazada, “alkollü olduğu ve kırmızı ışık ihlali yaptığı” iddia edilen bir otomobil sürücüsü motosiklete çarptı. Kazada motosiklet sürücüsü Talha’nın iki el bileği ve sağ bacağı kırıldı, sağ el bileği ile sağ bacak femur kemiğine platin takıldı. Vücudunun farklı bölgelerine 50’den fazla dikiş atıldı. Talha, kask ve motorcu montu takılı olmasına rağmen ağır yaralandığını, ekipman olmasaydı hayatta kalamayabileceğini ifade etti. Kazanın ardından 5 ay boyunca yatağa bağımlı ve değnekle yaşamını sürdürmek zorunda kaldı. Kazaya neden olan sürücünün ise yalnızca 10 gün nezarette tutulduktan sonra serbest bırakıldığı, maddi ya da manevi herhangi bir tazminat ödemediği öne sürüldü. Talha, yaşanan sürecin adalet sistemine dair ciddi soru işaretleri yarattığını dile getirdi. Kazanın, kendisi için bir “yeniden doğuş” olduğunu söyleyen Talha, fiziksel olarak toparlansa da duygusal ve düşünsel olarak artık aynı insan olmadığını belirtti. Olay sonrası motosikleti tamamen bıraktığını ve hayatına farklı bir yön verdiğini ifade etti. Talha, özellikle motosiklet sürücülerine çağrıda bulunarak ekipmansız asla trafiğe çıkılmaması gerektiğini vurguladı. Kazanın üzerinden geçen bir yılın ardından paylaşılan görüntüler ve anlatım, trafik güvenliği ve adalet tartışmalarını yeniden gündeme getirdi.

Serkan Tanyildizi

116,267 Aufrufe • vor 6 Monaten

Türkler, Hz. Muhammed (SAV) ve Osman bin Talha: Kâbe’nin Anahtarlarının Türk Milletine Emaneti Süreyc Kabilesi: Türklerin Mekke’ye Yolculuğu Arap kaynaklarında Süreyc kabilesinden sıkça bahsedilir. Bu kabile, Orta Asya’dan gelen Türkler olarak bilinir ve Arap tarihçilerinin eserlerinde açıkça yer alır. Örneğin, Ubeydullah (569-664) Süreyc kabilesinin atalarından biri olarak Türktü. Süreyciler, Hz. Peygamber’in amcalarından Haris oğullarının himayesinde Mekke’ye yerleşmişlerdir. Bu kabilenin en belirgin özelliği kılıç ustalığıdır. Aile, Orta Asya’dan Anadolu’ya, oradan da kervanlarla Mekke’ye ulaşmış ve bu kutsal şehre yerleşmiştir. Kâbe’nin Anahtarları: Türk Milletine Emanet Kâbe’nin anahtarları, Allah’ın emri, Hz. Peygamber Efendimiz’in (SAV) tatbiki ve Hz. Ali’nin eliyle Osman bin Talha’ya teslim edilmiştir. Yani Hz. Ali, Kâbe’nin bilgisini ve anahtarlarını Türk milletinin eline emanet etmiştir. Bu andan itibaren Hicâbet vazifesi, Osmanlı Devleti’nin sonuna kadar Osman bin Talha sülalesinde, yani Türklerde kalmıştır. Osman bin Talha’nın Hayatı ve Müslüman Oluşu Osman bin Talha, Uhud Savaşı’na müşriklerin safında katılmış, babası, kardeşleri ve akrabaları bu savaşta öldürülmüştü. Bu kayıplar sonrası Kâbe’nin Hicâbet vazifesi tek başına onun omuzlarına yüklenmişti. Mekke’nin fethinden altı ay önce Amr bin As ve Hâlid bin Velid ile birlikte Medine’ye gelerek Müslüman oldu. Böylece fetihten önce iman eden Muhacirlerin derecelerine ulaştı. Mekke’nin fethine katılarak Resûlullah’ın yanında yer aldı ve Kâbe’nin anahtarını Hz. Peygamber’e arz etti. Birlikte Kâbe’ye girdiler. Osman bin Talha’nın Hizmetleri ve Vefatı Mekke’nin fethinden sonra Osman bin Talha, Hz. Peygamber ile Huneyn gazâsına katıldı. Resûlullah’ın vefatından sonra Mekke’ye dönerek Kâbe’deki Hicâbet vazifesini sürdürdü. Dört Halife döneminde çeşitli gazâlara katıldı. Muaviye’nin hilafeti sırasında, 662 yılında Mekke’de vefat etti. Emeviler Dönemi ve Türklerin Himayesi Emeviler döneminde, tarihe “Yevmü’l-Harre” ya da “Kâbe baskını” olarak geçen olaylar yaşandı. Bu dönemde Mekke ve Medine’de Ashab ve Peygamber nesli katledildi, tecavüzlere maruz kaldı. 683 yılından sonra Haremeynü’ş-şerîfeyn’i terk edenler, Horasan bölgesinde yaşayan Türklerin şefkat ve himayesine sığındı. Türkler, bu dönemde hem Kâbe’nin emanetini hem de Peygamber mirasını koruma görevini üstlendi. Sıffîn, Yevmü’l-Harre ve Medine Baskınları: Evlâd-ı Resûl’ün Türklerle Birleşmesi ve İ’lây-ı Kelimetullah Davası Sıffîn ve Sonrası: Kutsal Topraklarda Zulüm Sıffîn Savaşı, Yevmü’l-Harre ve Medine baskınları, Kutsal Topraklar’da Evlâd-ı Resûl ve Ashaba karşı büyük zulümlerin yaşandığı dönemlerdir. Bu olaylar, Ehl-i Beyt ve Ashabın, mübarek emanetlerin yeni koruyucuları olan Türkler arasına hicret etmesine yol açtı. Türklerin himayesi, İslam’ın yayılması için yeni bir zemin hazırladı. Evlâd-ı Resûl’ün Türklerle Birleşmesi Hicret eden nesil, Türklerle evlilikler yoluyla bütünleşti. Erkekleri Türk kadın ve kızlarıyla, kadın ve kızları ise Türk erkekleriyle evlenerek Evlâd-ı Resûl’ün Türkler arasında devamını sağladı. Bu birleşme, İslam’ın manevi mirasının Türk milleti içinde kök salmasına vesile oldu. İ’lây-ı Kelimetullah Davasının Türklerde Şekillenmesi Bu yeni nesil, İ’lây-ı Kelimetullah davasının Türk milleti nezdinde şekillenmesine öncülük etti. Türkler, hem mübarek emanetleri korudu hem de İslam’ı yüceltme hedefini benimseyerek bu kutsal davayı dünya çapında taşıyıcı bir millet haline geldi Son dakika #türkler Hazreti muhammed Kayı Osman bin talha Ehli beyt Emeviler Hakan Recep tayyip erdoğan Devlet bahçeli Türk milleti WhatsApp

Bişr🇹🇷

148,718 Aufrufe • vor 1 Jahr