Video wird geladen...

Video konnte nicht geladen werden

Zur Startseite

Tam 7 yıl önce bugün tarihler 6 Ocak 2017'yi gösterdiğinde efsane "Godzilla" sistemimiz Balkanlar üzerinden giriş yapmış ve Yurdumuzun kuzeybatısında çok yoğun kar yağışlarına sebep olmaya başlamıştı. Öyle bir sistemdi ki 1 hafta sürecek ve #İzmir dahil pek çok yerde kar birikimine sebep olacaktı... Çok özledik. ☃️❄️

75,991 Aufrufe • vor 2 Jahren •via X (Twitter)

9 Kommentare

Profilbild von Çocuk adamın kardeşi
Çocuk adamın kardeşivor 2 Jahren

Akşam bastırmamış mıydı bu? Hatırlıyorum işten dönerken bayağı sıkıntı çekmiştim.

Profilbild von hawaeather
hawaeathervor 2 Jahren

Aynen öyle hem de fena bastırmıştı ☃️❄️

Profilbild von Mina Takı
Mina Takıvor 2 Jahren

Nasıl unutabiliriz 2015 şubatta böyle idi 🥶

Profilbild von Murat
Muratvor 2 Jahren

Hocam sistem ne alemde İzmir'e kar yagma durumu hala var mı

Profilbild von hawaeather
hawaeathervor 2 Jahren

Maalesef şimdilik böyle bir ihtimal yok.

Profilbild von Küresel Isınma
Küresel Isınmavor 2 Jahren

Bence böyle bir sistem İstanbul’da hiç görmeyeceğiz 2022 de gelen sistem güzeldi tamam ama onda bile sıcaklık çok fazla düşmemişti kar durduğu anda karlar hemen erimişti 2017 hep efsane olarak kalacak :(

Profilbild von Her an Trabzonspor
Her an Trabzonsporvor 2 Jahren

Peki bu sene bu görüntülerin tekrarlanma ihtimali var mı sizce?

Profilbild von Mustafa Yavuz
Mustafa Yavuzvor 2 Jahren

Özlemimiz arttı

Profilbild von coskun
coskunvor 2 Jahren

Gecmise mazi geleceğe niyazi.

Ähnliche Videos

#Istanbul harici şehirlerimiz için de #karyağışı ve örtü miktarı beklentim yazının alt kısımlarındadır. Lütfen sormadan önce okuyunuz. ☃️ İstanbul'da Perşembe gününden Salı gününe kadar beklediğim Kar yağışları ile megakentin baştan başa bembeyaz olacağını yaklaşık bir haftadır yazıyorum. Hazırladığım videoda ise herkesin sorusuna cevap bulacağına inanıyorum. Tahmin ettiğim kar örtüsü miktarlarını yazarken oluşabilecek MİNİMUM miktarları baz aldım. Yani bu rakamları aşan pek çok ilçe olabilir. Sahil şeridindeki görece düşük örtü miktarlarını ise gündüz saatlerinde sıcaklığın 0 derece üstünde kalacağı süreçte birikimden eksilecek kar miktarını hesaba katarak yazdım. İstanbul dışında 📍 Bursa Yalova Bilecik çevrelerinde 10-15 cm Kocaeli Sakarya dolaylarında 20-25 cm Balıkesir çevrelerinde 4-12 cm Tekirdağ'ın doğusunda 3-10 cm Ankara Eskişehir hattında 6-10 cm Kütahya Afyon arası 3-10 cm Kayseri'den Sivas'a uzanan hatta 12-20 cm Gaziantep-Adıyaman-Diyarbakır 3-10 cm Doğu Anadolu bölgesinde 15-60 cm Kar örtüsü olacağını tahmin ediyorum 📍 Karadeniz bölgesinin geniş ve çeşitli dinamikleri olduğu için şehir bazında miktar vermek yanıltıcı olacaktır. Bu sebeple sahil şehirleri dahil olmak üzere tamamında ciddi Kar birikimi olacaktır diyerek raporu sonlandırıyorum. Herkesin gönlünce bir Kar yağışına kavuşması dileği ve Sevgilerimle ☃️❄️🤍

HavaCity

616,730 Aufrufe • vor 1 Jahr

🟢 Tuncay hoca #FROTO değerlendirmesi👇 "Tuncay hocam, Froto'nun hali ne olacak? İhracat var, satışlar fena değil, hikaye var ama dolar bazlı son 3 yıl zarardayız. Uzun vade diyoruz ama bilemedim." Tuncay Turşucu: Ya şimdi, şöyle; evet dikkat edersen ciroda bir problem yok abi. Yani ciroyu koruyor. Ama kar marjlarında bir sorun var. Bunun da sebebi hem yurt içinden maliyetlerin yükselmesi, ikinci bir sebebi de yurt dışında elektrikli araç maliyetlerinin yükselmesi. Yani elektrikli araçlar Barış, tamam çok iyi, herkes alıyor, giderek pastadaki pay yükseliyor. Yani bu arada bir şey söyleyeceğim, Avrupa'da elektriklilerden falan şey var ha, çıkış var bu arada. Yani düşüyor orada satışlar. Daha çok piyasa böyle hibrite doğru bir yönelmeye geçmiş vaziyette. Çok ilginç de bir şey, rüzgar yaşıyoruz şu anda ama özetle elektrikli araç üretim maliyetleri çok yüksek ve son bir yıldır da bu yükseldi. İkincisi, bir de içeride enflasyon olduğu için içerideki maliyetler de çıktı. Yani Ford'un sıkıntısı bu yani, maliyet. Yoksa üretim ve satış yönlü bir sıkıntısı yok. Ford hala kar eden bir firma. Yani bu maliyetler biraz daha normale düştüğünde, bizde de enflasyon gerilediğinde, düştüğünde, maliyetler daha iyi olduğunda muhtemelen Ford'da zaten çok daha iyi karlılıklar gelmeye başlayacak. Belki de o işte 7-8 piyasa değeri defter değeri çarpanlarına kadar gidecek. Murat Bey'e üzüldüm, hani Ford Ford'un tam hani iş işlerin biraz kötü gittiği bir döneme denk gelmiş uzun vade. Ben de biliyorsun yıllarca kızıma ve kendime yatırım yapmış bir insanım ve bende de hep Ford vardı. Ve açıkçası bu dönem, yani son 10 yılda, 15 yılda Ford'dan falan ben inanılmaz çok çok güzel bir getirisini yedim. Yani son 3 yıla denk gelmişler. Gerçi bu sadece Ford için de değil abi, yani bu bütün şirketlerde böyle. Yani bizim borsa da böyle son 2.5 yıldır hani borsa endeksinde, sanayilerde özellikle çok bir şey yok. Yani buna da isabet edenler var böyle genç arkadaşlar var böyle işte bana da yazıyorlar, benim videolarımı biliyorsun hani ben hep yani borsanın bir yatırım yeri olduğundan bahsederim. Uzun vadeli yatırım yeridir bence, geleceğinizi inşa edebileceğiniz bir yerdir. Hala daha da o fikre sahibim. Ama işte bazı sektörlerde maalesef böyle talihsiz, şanssız böyle durgun bir bir 2 yıl, 2.5 yıl yaşıyoruz. Hiçbir şey sonsuza kadar sürmez. Bu dönemlerde büyük şirketler bunlar, bu dönemlerde bu hisselerde birikim yapanlar yani her ay düzenli alanlar, rüzgarın döneceği gün geldiğinde, döndüğü gün geldiğinde işte o zaman da onlar çok şey yapacak. Şöyle oluyor, ben bunu yaşadığım için biliyorum. Mesela Ford'da da bunu yaşadım yani bir ara 3-4 sene hiçbir şey yapmadı. Hatta 3 3 sene hiçbir şey yapmadığı bir yılı vardı Ford'un hani kar hep böyle bir inişli çıkışlı aynı ama ben hep o dönemde hep böyle almıştım, eklemiştim. Hep böyle aldım, ekledim, ekledim, ekledim. Tabii hisse birikti. Ve sonra işlerin iyi olduğu yıllar başladı ve orada asıl o büyük çıkışlar başladı ve ben o büyük çıkışlara birikmiş hisselerle girdim. Dolayısıyla "3 yılım gitti" diye üzülürken, hani "-3" diye hesap ederken birden bire "+6 yıl" falan oldum. Yani öyle bir geldi ki hani o 3 3 yılı bana verdi, onu verdiği yetmedi gelecek 6 yılı da sana verdi. Öyle bakmak lazım. #froto #bist #borsa #temettü

Cebimdeki Para

184,955 Aufrufe • vor 2 Monaten

⚫ Bugün, 12 Eylül askeri darbesinin üzerinden 45 yıl geçti. O gün 17 yaşında, yeni lise mezunu bir öğrenciydim. İstanbul Hukuk Fakültesi’ni kazanmıştım. Darbeden 4 gün sonra kaydımı yaptım. 📌Babam dahil ailemden birçok kişi gözaltına alındı, tutuklandı. Yakın çevremden pek çok insan 12 Eylül’ün mağduru oldu. Üniversiteyi bitirdikten sonra sıkıyönetim mahkemelerinde avukatlık yaptım. O dönem gerçekten çok ağırdı. 📌Mesele sadece 12 Eylül’le sınırlı değil. Türkiye’de darbeler sadece tankla, topla yapılmaz. Seçilmiş belediye başkanları görevden alınıp kayyum atanıyorsa, partilerin yönetimi yargı eliyle değiştirilmek isteniyorsa, bu da darbedir. 📌 Bugün iktidar eliyle yürütülen bu uygulamalar, 12 Eylül zihniyetinin devamıdır. Sendikalar açık ama grevler yasak. Meclis açık ama belediyeler abluka altında. Cezaevlerinde hâlâ insanlık dışı koşullar var. 45 yıl sonra daha da kötü bir tabloyla karşı karşıyayız. 📌12 Eylül darbecileri gitti. Ama bugün sürekli bir baskı rejimi var. Belediyelere 8-9 yıldır kayyum atanıyor. Seçilmiş başkanların yerine atananlar var: Mardin, Van, Siirt, Hakkari, Tunceli ve daha niceleri… İnsanlar iradeleriyle seçtikleri yöneticilerle yönetilmiyor. 📌 Hatta darbecilerin bile aklına gelmeyen hukuksuzluklar yaşanıyor. 31 yıl önce alınmış bir diplomanın iptal edilmesiyle bir belediye başkanının görevden düşürülmesi gibi. Bu, tarihte görülmemiş bir uygulamadır. 📌 2002’de Adalet ve Kalkınma Partisi iktidara geldiğinde olağanüstü hal kaldırılmıştı, silahlı unsurlar sınır dışına çıkmıştı, şiddet yoktu. 23 yıl geçti. Kürt meselesi daha ağır, karmaşık ve uluslararası bir hale getirildi. Çözüm konusunda da iktidarın en ufak bir iradesi yok. 📌2010 Anayasa değişikliğiyle yargıda yeni bir rejimin temelleri atıldı. 2017’de mühürsüz oylarla başkanlık rejimi getirildi. Yargı bağımsızlığını tamamen kaybetti. Bugün otoriter bir düzen inşa edilmeye çalışılıyor. 📌12 Eylül’de işkence vardı, evet. Ama bugün neredeyse ülkenin her yerinde, gözlerimizin önünde polis şiddeti, gaz, baskı uygulanıyor. Bu, sürekli bir darbe halidir. 📌Cumhuriyet Halk Partisi, halkın ve demokrasinin güvencesi olmaya devam ediyor. Baskılara rağmen mücadeleyi sürdüreceğiz. Bu ülkenin geleceği için, demokrasi için, yurttaşlarımız için direneceğiz. #12Eylül1980 #12Eylül

Sezgin Tanrıkulu

14,288 Aufrufe • vor 1 Jahr

Tam 15 yıl önce, yine bir pazar günü, tam da bu saatlerde.. 💫 Metroda şarkı söyleyen bir grup üniversiteli genç, bir anda Türkiye'nin gündemine oturdu! 🤗 Boğaziçi Caz Korosu (henüz o zamanki adımızla, BÜMK Caz Korosu) ile Avusturya'daki Dünya Koro Şampiyonasına katılmaya hak kazanmışız, çok heyecanlıyız! Fakat ne paramız var ne de bir sponsorumuz.. Az önce baktım, altı ayda 30'dan fazla konser yapmışız.. Her konser çıkışı oturur, bu işin içinden nasıl çıkacağız diye konuşurduk. Bu konuşmaların birinde bir video fikri çıktı. Bir cumartesi, Kadıköy Evlendirme Dairesinden başlayarak gün boyu İstanbul'un her yerinde şarkı söyledik. Metro da bunlardan biriydi.. Ertesi gün yine bir konser çıkışı, bilgisayarımı açtığımda önüme çıkan şeye nasıl şaşırdığımı dün gibi hatırlıyorum.. Videoyu çeken Deniz ve arkadaşı Zeynep, bizden habersiz, bir performansı çoktan paylaşmışlar bile! 😲 Aynı gün içinde 20 bin, 50 bin, 100 bin derken, video bir anda milyonlara ulaştı. O dönemde sosyal medya böyle değil, viral videolar yeni yeni konuşuluyor. Birkaç dakikalık bir koro performansının bu kadar yayılacağını biz dahil kimse beklemiyordu. Ama videodaki samimiyet, heyecan, neşe, yani "sahicilik", bugün hala bu kadar çok paylaşılıyor olmasının da en büyük sebebi. ❤️ İki hafta boyunca, tüm ana haber bültenleri, ülkenin en çok izlenen TV şovları, canlı yayınlar, gazete, dergi röportajları.. Üniversite bünyesinden ayrılma ve bağımsız bir topluluk olarak devam etme süreci de tam o günlerde yaşanıyor. Bir yandan beklenmedik bir görünürlük ve ilgi, diğer yandan şampiyonaya bir ay kala prova yapacak yerimiz bile yok.. O sancılı sürecin sonunda sponsorumuzu bulduk ve bir ay boyunca Galata Derneğinde geceli gündüzlü çalıştıktan sonra Avusturya'ya gidebildik ve ülkemize iki dalda Dünya Şampiyonluğunu getirdik. Yaşadığımız gururu, hisleri tarif etmem imkansız.. ✨ Bu süreçte Türkiye'deki koro algısı da müthiş bir değişime uğradı. O yıllarda yalnızca belirli bir gruba hitap eden koro müziği, çok daha geniş kitlelere ulaşmaya başladı ve böylece Türkiye'de yepyeni bir sayfa açılmış oldu. Elbette bu dönüşüm bir grup insan ve tek bir videoyla olmadı. Gerek bizden önceki çok değerli hocalarımızın, gerekse sonraki yıllarda onlarca şef, binlerce korist ve sayısız kurumun emeğiyle sürdürüldü. Ama bu süreç ve sonrasındaki adanmışlık ve sıkı çalışma, şüphesiz bu dönüşümde en büyük paya sahip. 🙏🏻 Videonun ardından elbette çok şey söylendi, 15 yıl boyunca olacağı gibi.. 😊 Ama her türlü imkansızlığa, sistematik dışlama ve engellemeye rağmen, 3 kıta ve 13 ülkede ülkemizi en üst düzey platformlarda başarıyla temsil edip, bugün hala uluslararası alanda Türkiye'den kazanılan en üst düzey başarılara sahip olmanın, Türkiye'nin neredeyse tamamından ve onlarca farklı ülkeden, her yaştan beş bine yakın müziksevere, amatör koro şarkıcısına ev sahipliği yapmış olmanın, ilk günden itibaren, her türlü konuda öncülük (bazıları önce alay edilip ardından 'bire bir' taklit edilen) etmiş ve öncü projeler gerçekleştirebilmiş olmanın, sesini çıkarmaktan asla çekinmeden, halkın içinde, halkla birlikte olmayı seçip, gerçek anlamda milyonlarca kişinin sesi olabilmenin, özetle, bu ülkede koro müziği algısını değiştiren, halka koroyu tanıtan, sevdiren ve tüm bunları yaparken niteliğinden bir an bile ödün vermemiş bir topluluk olmanın, ve dahası, her türlü çabaya rağmen, Türkiye'de hala koro denince tartışmasız akla ilk gelen topluluk olabilmenin büyük gururunu yaşıyoruz. ✨ Yıllar boyu, bu korodan yetişenlerin kurduğu ya da bizden aldıkları ilhamla kurulan Türkiye'nin dört bir yanındaki, hatta yurt dışındaki koroları (Fransa'da bir koro dahil) gördükçe hissettiklerim ise çok daha farklı.. 💫 Özetle, üniversite yıllarından bugüne bu hikayenin bir parçası olmuş, emek vermiş herkese ve Yücel Kültür Vakfı başta olmak üzere bu yolculukta bizlere destek olan tüm kurumlara bir kez daha, teker teker ve sonsuz teşekkürlerimle, "iyi ki"... ❤️ Bu günler aslında koroyla ilgili bir büyük dönüm noktasının daha yıl dönümü, onu da başka zaman anlatırım artık. ☺️ Son olarak, hepimizin çok iyi bildiği o söz var ya, bu vesileyle bir kez de ben söylemiş olayım: "Güneş balçıkla sıvanmaz." ☀️ Sevgilerimle, Masis YouTube'da izlemek için: #metrodaminikonser #bogazicicazkorosu

Masis Aram Gözbek

44,448 Aufrufe • vor 3 Monaten

Bu Söyleyecklerim her yerde Yankılanacak Hasan Şaş: Çünkü bugün benim söylediğimin çok yerde yankılanacağını da biliyorum. Şimdi Galatasaray futbol takımı her zaman şampiyonluğu oynar. Şampiyonluğu oynamadığı senelerde bunu biliriz. Ama ben 42 yıldır 8 yaşından beri Galatasaray'ı takip ediyorum. Galatasaray futbol takımı bu şampiyonluklara nasıl eriştiğini çok iyi bilirim. Hocaları bilirim, yardımcı hocalık yaptım. Futbolunu oynadım, taraftarlığını yaptım, her şeyini yaptım. Ama bugün müsaade ederseniz ben bir parantez açmak istiyorum. Bu açtığım parantezde de Okan Buruk var. Okan Buruk var. 3 yıl şampiyon yapmış. Ben geçen sene başladım. Youtube'da programlarımı. Bu yıl devam ettim. Bunların %80'i Okan Buruk'un etrafında dönen veya Okan Buruk'la ilgili benim hep övücü şeylerim ortaya çıkar. Çıksınlar baksınlar. Canlı yayın yapıyoruz. Bundan önce de, bundan sonra da hep canlı yayın yapıyoruz. Eleştirdiğim noktalar da oldu. Yalan mı? Çok eleştirdim. Mesela Konya maçı çok eleştirdim. Kocaeli. Kocaeli maçı çok eleştirdim. Juventus maçı. Juventus maçı çok eleştirdim. Her şeyi çok eleştirdim. Ama şu an bir şey var. Bak. Ligin bitimine 6 hafta kala. Bana bir kişi bu kadroyla çıkamaz. Neden hocam? Çıkmaz. Risk midir? Bak Torreira. Icardi'nin. Yedek kaldı. Ben sayayım. Taraftarlar bize müdahale etsin. Hasan Şaş'tan yanlış konuşuyorsun desin. Şimdi 3 gün önce Trabzon maçını kaybedeceksin. Değil mi? Macor bir maç. Barış. Santrafor mu? Değil. Salay sol açık mı? Değil. Sanay yerinde mi? Yerinde. Aspiril 10 numara mı? Değil. Tercih etme. Lemina'dan ne beklersin? Bilmiyorsun. İlk aydan ne beklersin? Bilmiyorsun. Boya'ya defans yapar mı? Yapar. Singo, Abdülkerim'in yerinde ki zaman zaman hatalar yaptı bugün. Bilmiyorum. Jakobs yok. Şampiyonlar Ligi'nin müdavimini diyelim. Jakobs yok. Eren var. Ve Galatasaray şampiyonluk maçına böyle bir kadro ile çıkıyorsa bunun hakkı hakka teslim etmek lazım. Okan Buruk burada büyük bir teknik direktörlük yapmıştır. Bak Torreyra diye bir adamı kesmiştir. Son 3 yıldaki kutlu şampiyonluk yolunda her şeyini vermiş bir Torreyra'yı Trabzonspor maçında oynatmadı bugün. Bugün kafasındaki hazırlandığı maç hazırlandığı maç riskli kadro ama Okan Buru'nun bugün teknik direktörlüğü bugün teknik direktörlüğü kaşelerle o noterden gittiğim 37. Nihat Beyan vardı eskiden bizde. Biliyor musun? Bugün vurmuştur. Mühre vurdu mu hocam? Bugün mühre vurdu. Şampiyon olur olmaz. Ben ona bakmıyorum. Ama hiç kimse, hiç kimse kolay kolay dünyada, Türkiye'de böyle risk alıp ben bu maçı böyle kazanacağım diyen bir Asperilla diye bir oyuncu yoktu ya iki ay önce. Var mıydı? Yoktu. Onunla başlayacak. Şalay'ı en sola atacak. Barış Santrofordel orada oynayacak. Böyle bir kadroyla çıkı ve teknik direktörlüğünü bugün herkesin benim için değil. Ben iki yıldır Okan Buru savunuyorum. Benim için değil. Ama Türkiye Cumhuriyeti'nde yaşayan insanlar için bugün teknik direktörlüğünü ilan etmiştir.

Galatasarayultrataraftar

65,567 Aufrufe • vor 5 Monaten

Selam arkadaşlar bayilikler için bir video çektik. Dediğimiz gibi, son 10 gündür o kadar yoğun bir talep var ki, beklentimizin 20 katı kadar insan ulaştı. Her yerde bayilik vermemiz dükkan açmamız mümkün değil, iller bazında bir planlama yapacağız. büyük şehirlerde ilçeler bazında sözleşme yapacağız, dolayısıyla ilçeler için ilk gelip sözleşme imzalayıp ücret ödeyenle anlaşmayı düşünüyoruz. Onun haricinde hemen açmamız zaten mümkün değil 2 ay sonra planlamayla birlikte açılışlara başlayıp, 2-3 günde bir tane açarak ilerleyeceğiz. Dolayısıyla belli bir bölgenin bayiliğini aldığınızda o il ilçeye dükkanı açmamız 4-6 ayı bulabilir, çünkü her şeyi planlamalıyız. Sitede bayilik sözleşmesi ve iş metnini de yayınlayacağız bugün. Videoyu izlerseniz sorularınız varsa sorabilirsiniz. Özellikle mesajlar yoluyla sorunuz. Dediğimiz gibi 1 hafta içinde sözleşmeleri yapıp planlamalara başlamak istiyoruz, yoksa tüm zamanımız bir de bunun görüşmeleriyle geçecek. Belirli bir başvuru sonrası artık sözleşme yapmayacağımızı, yapılan sözleşmeleri bitirene kadar yeni başvuru almayacağımızı bilmenizi isteriz. Talepler için çok teşekkürler, lakin hepsini karşılayamayacağımız gibi, öyle bir niyetle de hareket etmeyeceğimizi bilmenizi isteriz. Sonuçta ülkenin ihtiyacı olan bir üretim, planlama ve pazarlama yapacağız. Bu yüzden aman da her yerde olsun, en çok biz satalım gibi aç gözlülük, kar hırsı ve ticari doymazlıkla değil, mümkün mertebe elimizden gelenin en iyisini yapacağımız, dükkan açan arkadaşların hayatlarına dokunacağımız bir iş yapmak istiyoruz. Çünkü senelerdir, toptan ticarete, mal satmaya, bu mal stabil değil satılmaz diyerek yapmadık. 15 senedir ürettiğimiz malı, 2 sene önce üretip her yere pazarlayan binlerce firma olabilir, ama bizim için öncelik kardan, çok mal satma hırsından ziyade düzgün iş yapabilme kültürüdür. Bu yüzden de 20 senedir bu işi yapabiliyoruz, hayatına bir yerinden dokunduğumuz insanlar binlerce bayilik talebi oluşturuyor. Acelemiz yok, şunu biliyoruz, zamanla ülkedeki en büyük kozmetik zincir ağını kurmuş olacağız, çünkü zaman bizden yana ve haklının acelesi olmaz. Çünkü devasa talep patlamalarının altında çok ezildik, bunu dükkanlarda yaşamak istemiyoruz. Bu yüzden de, hemen iş kurması gereken, çok acelesi olan arkadaşlar başka işlere yönelsinler, çünkü sabrın, etik ticaretin meyvelerini alacağımız bir iş modeli kuruyoruz ve bu yolda gerçekten inanarak çalışan bayilere temsilcilere ihtiyacımız var. Yoksa ürün her daim satılır, para her zaman kazanılır. Hiç sorun değil. Sevgilerimizle

doa kozmetik

107,065 Aufrufe • vor 2 Jahren

Karagümrük 2-0 Fenerbahçe Rıdvan Dilmen: Daha derken olabilirdi. Tabii ki yarınki başarışları iyi takım ama izleyicileri duyar gibi oluyorum. Haklı olarak. Ben de Rıdvan Dilmen'i izlesem. Sen ne anlatıyorsun derim ben. Çünkü Galatasaray puan kaybetsin de işte 4 puanda kalsın da veya işte 5'te kalsın diye. Galatasaray yarın 1 oynayacaksa 2 oynayacak. Motivasyon tavanya baş olacak. Bir de şöyle bir durum var. Geçen hafta çok güzel bir şey söylemiştim. Önümüzdeki hafta ilk kez. Önce oynayacak. Biraz da Galatasaray psikoloji bir puanı indirip. Haklı bir. Artı Gaziantep maçından son günü Galatasaray maçı erteleniyor. Bir maçta eksiğim var. Bir maç fazlan olacak. Galatasaray'ın eksiği olacak. Ve milli maç dönüşünde sen puan farkıyla önde olma ihtimalin olabilir değil mi? Olabilirdi. Bu maçla ilgili konuşacak şeyleri aslında çok teknik olarak hiçbir şey yok. Sebebi de söyledim ya, geçen haftaki sportistçilerin manşetine koymuşlar. Şapkadan tavşan çıkarma dedim ya. Şapkadan tavşan çıkartmak 34 maçlık periyotlarda 3 bilemedin 4 kez olur. Bir oyun ve oyuncu istikrarı olur. Tabii ki kulvarlarda oynarken Bir takım değişiklikler yapabilirsin. Formasyonda ve oyuncu grubunda. Çok basit. Herkesin anlayacağı şekilde. Ya Tariska ile Asansi olmasa ne olacaktı abi? Fenerbahçe grubunun teknik direktörünün varlığına ne gerek var? Eğer Fenerbahçe bugün 57 puan aldıysa emin ol bütün oyunculara saygım var. Minimum 12 puanla bu iki oyuncu bunun Bu kadar kötü olması da kötü oynadığı Alanya'dan, bir sürü maçla Samsun'dan, Kasımpaşa'sından söyleyebilirsiniz. Şimdi ligin sonuna doğru gel, sevgili Cengiz An. En son gel. Dibine, evet. Fenerbahçe Karıgümrük'ten iki gol yedi. İçeride de bir gol yemişti galiba değil mi? Kayser Spor'dan kendi evinde 2-7, 4-2'lik maçta. Kasımpaşa'dan birbiri gitti. İki maçı da kazanamadı. Kazanamadı. Antalya Spor'dan iki gol yedi. Daha yeni oluyor bunlar. Şimdi böyle bir durumda yani ligde küme düşme ihtimali yüksek olan takımlardan siz ikişer tane gol yiyorsanız nasıl şampiyon olacaksınız? O zaman şu geliyor. Salı akşamı gördüğümüz Galatasaray'ı tabii ki Liverpool şartları başkadır konsantrasyonu. Fenerbahçe'nin şu tabloda olması bu takıma göre çok İyi yani toplu. Bu oyuncu grubu ve bu oyun yapısına göre. Oyun yapısı ve anlayışına göre samimi gerçekçi olmak lazım. Aslında 4 puanlık fark bugün direğin bir ihtimali var. Herkes Kasımpaşa'nın tale maçları da dahil olmak üzere bir hesapları vardı. O maç günü o coşkuyu da hatırlıyorum Kasımpaşa maçında. Hatta çok maçta bir hesap vardı. Emin ol bugün Fenerbahçeliler 4 puan. geride ve bir puanı indirme şansı olmasına rağmen çok Fenerbahçe'nin maçtan dahi haberi yoktur. Bu hesapları bırakmışlardı. Bakın ikisi buradan bağımsız söylüyorum. Bunun bir sebebi olmalı. Niye oldu bu durum? Niye Fenerbahçe bu duruma geldi iki haftada? Üç haftada? Şimdi burada...

Galatasarayultrataraftar

113,432 Aufrufe • vor 6 Monaten

"Köprüden de düşmeyeceğim Bu yoldan da geçmeyeceğim" Rahmetli Özdemir Bayraktar'a ait olan bu cümle, kendisi ve ailesi ile birlikte Türkiye'nin de mücadelesinin özeti aslında. Fakat Türkiye mücadelesi vermek, öyle bir istisna zorluk içerir ki, sadece Türkiye'ye özgüdür, Çünkü, Türkiye mücadelesi veren tüm kuşaklar, enerjisinin büyük kısmını, Türkiye içinde kendileri ile düşmanca savaşanlara rağmen, Türkiye mücadelesi vermeyi gerektirir "Bu Dünyadan Bir Akıncı Geçti" belgeseli, aynı zamanda bu acı hakikatin de hikayesi 📌 Belgesel boyunca aldığım onlarca nottan biridir mesela, Özdemir Bey, bir çok sekansta farklı askerlere, kişilere bir çok şey söyler Bin türlü engelin sonunda bir gün dayanamaz ve tüm askerlerin ortasında haykırır; "Sadece kendi cebimizden yaptık her şeyi, 1 lira almadık bir yerden. Bize bin türlü engel çıkartanlar, İsrail'le 1 ayda bir daha Heron anlaşması imzaladılar Burası, nerenin, hangi ülkenin Genelkurmay Başkanlığı" Haluk Bayraktar'ın şu cümlesi de ne kadar acıdır mesela değil mi "Tam 3 yıl geciktirdiler, bu İHA'lar 3 yıl önce girebilirdi envantere..." Evet, Türkiyemiz, tam o günlerden gelmiştir bugünlere.. Teröre karşı en ağır kayıplarımızı yaşadığımız, cümle olarak yazması bile güç ama, yüzlerce şehidimizi o dağlarda toprağa verdiğimiz günlerde oluyor tüm bunlar bakınız ! KALE Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Osman Okyay'ın cümlesi de apayrı bir öneme sahiptir. "Özdemir Bey'in verdiği bu mücadele bir yerde dursa idi, Türkiye'nin İHA mücadelesi olmazdı, batardı." ** Yukarda okuduğunuz metni yazarken mahcubum açıkçası Geçtiğimiz hafta içinde bir akşam üzeri telefonum çaldı, tanımadığım bir numara, 20'li yaşların henüz başında olduğunu tahmin ettiğim genç bir ses BAYKAR'dan aradığını söylediği anda, cümlenin sonunu tahmin ettiğim ve daha önceden haberini aldığım ve katılamayacağım için, içimden öyle bir mahcup oldum ki, sadece o nezaketli sesin cümlesinin bitmesini bekleyebildim. Cumartesi günü, bugün, Özdemir Bayraktar Belgesel gösterimi için davet ediyordu kardeşim, T3'ün binlerce öncü gencinden biri olduğunu, Özdemir Bey'in kurduğu o büyük ocağın gençlerinden olduğunu tahmin ettiğim genç kardeşime, özrümü ve davet için teşekkürümü ifade edip selamlaşmış idik.. Ve bugün Yurt dışındayım maalesef Bu özel günde bu özel gösterimde orada olamadım Odamda, belgeselin bir çok bölümünü kez be kez durdurarak, belgeseli izliyorum Dışarda yağmur var, Selçuk Bayraktar Bey'in cümlesi karışıyor yağmur sesine "2005, amcam, uçağı, güneşin içine doğru attı, ışık gözümü aldı o anda" İşte o güneşe, o ışığa, kanatları ile havalanan o uçak için, sonsuz müteşekkiriz... ** (Meslekî bir not : Hamdolsun bugüne dek savunma sanayii merkezli yüzlerce portre video ile birlikte, 25'in üzerinde belgesel yapmak nasip oldu, yapımcı, yönetmen, editör, emektar olarak. Tüm o belgesellerin arasında her zaman apayrı yerde duran portre belgesellerim, Vecihi Hürkuş ve Nuri Killigil belgesellerimdi. Allah var, bir çok not ile beraber orta vadede planım mutlaka bir Özdemir Bayraktar belgeseli yapmak idi. Yıllardan bu yana, Yerli Savunma Sanayimiz için de Yeni Medya için de Türkistan kitabım için de nereye, ne zaman davet edilsem, konu ne olursa olsun her yerde mutlaka Özdemir Bayraktar ve İbrahim Bodur'un, sözlerinden, hayatlarından örnekler verir, mutlaka ama mutlaka bu öncü akıncıları her yerde kendimce kitleselleştirmeye gayret eder idim. "Bu Dünyadan Bir Akıncı Geçti" belgeseli için çok kıymetli A. Cüneyt POLAT 🇹🇷'i gönülden tebrik ediyorum, binbir emeklerine sağlık, her yönüyle güçlü, her yönüyle Akıncı bir yapıma imza atmış 🙌 Son sözüm de şu olsun 📌 Haluk Bey ve Selçuk Bey'lerle, Türkiyemiz ve dünyamız, henüz SİHA gerçeğini tam olarak keşfetmemiş iken, 2018, 2029'da, kıymetli dostum meteyarar ile her açıdan ilk olan yayınlar yapmış idik. Özdemir Bey'in, o yayınlarımız öncesinde ve sonrasında gösterdiği o büyük sevgi ve muhabbet, dün gibi hatrımdadır. Allah var, Mete Yarar'a başka bir muhabbetle sarılır ve oğullarına dönüp şöyle takılırdı.. "Bak, bizim yapıp ettiklerimiz önemli değil, bu yapılanların, milletimiz için ne anlama geldiğini anlatıyorsunuz ya her yerde, tüm mesele budur" Varolsun, rahmetli Attila Oral'ın ömrünü vererek hazırladığı, yayınlatmaya çalıştığı 900 sayfalık Nuri Killigil kitabını da Özdemir Bayraktar yayınlatmış, büyük destek vermiş ve herkese hediye etmişti. İşte o büyük eserden bana da özel olarak bir çok kitap göndermişti, hepsini izleyicilerimize hediye etmiştim yıllar evvel Bu özel günün vesilesi ile ben de kamuoyuna sizler huzurunda söz vermiş olayım Nasipse İstanbul'a döndüğümde, kitaplığımda, kendim için ayırdığım o son kitabı, buradan 1 arkadaşımıza hediye edeyim 🍀 Sonsuz minnet, hürmet ve rahmetle Özdemir Bey

İsmail Halis

20,282 Aufrufe • vor 7 Monaten