正在加载视频...

视频加载失败

Tek bir imzayla BES'e verilen devlet katkısını %30'dan %20'ye indirdiler. Devlete güvenerek birikim yapan 18 milyon vatandaşımızın hakkını gaspettiler. Bu millet, bundan sonra sizin söylediklerinize, vaatlerinize niye güvensin?

54,253 次观看 • 7 个月前 •via X (Twitter)

0 条评论

暂无评论

原始帖子的评论将显示在这里

相关视频

Şu ana kadar kayıp rakkam 560 MİLYAR TL Eski para ile 560 KATRİLYON 25 adet TCG Anadolu inşaa edecek bir para. Bu soruşturmada 9 kişi ortada yok. 2'si havaalanında milyon dolarlarla yakalanıyor. Soruşturma devam ettikçe 560 KATRİLYON belki 800-900'e çıkacak bilinmiyor. LAĞIM PATLAMIŞ ABD'deki PizzaGate benzeri bir olayla karşı karşıyayız. Ülkeye 4 günde verilen zarar kaç milyar dolar onu da bilmiyoruz. Dolar patladı, Euro patladı, Borsalar çöktü ve Hazine uzun bir aradan sonra rezerv satmaya başladı. Yani MİLLETİN parası ekstradan gitmeye devam ediyor. Şimdi... Aşağıdaki bu YABANCI KİMLİKLİLER Hala bu HIRSIZLARI savunuyorsa tek bir sebebi vardır ÜLKEYİ yıkmaya çalışıyorlar demektir. Ne yapmamız lazım ? Susalım... Ülkeyi soysunlar... Cumhurbaşkanı olsunlar... Küresel Çete YAHUDİLERİNE ülkeyi teslim etsinler... Yeniden bir KURTULUŞ SAVAŞI mı verelim durduk yere ? Bugüne kadar verdiğimiz şehitler niye ? Bunlar AYAKLANSINLAR diye mi ? Adamlar YARGI SÜRECİNİ bile beklemiyor. Tahammüleri yok SUÇU sabit bile olsa biz AYAKLANACAĞIZ diyorlar. Dünya'nın neresinde böyle bir SOYGUN türüne izin verilir ? Dünya da hangi millet içerideki bu şekil bir topluluğa ülkesini yıktırmaya izin verir ? Bir daha söylüyoruz 1940'dan sonra getirilen GİZLİ KİMLİKLİLER'in kim olduğu ortaya çıkartılmalı ve SINIRDIŞI edilmeliler. Sayılarının 30 milyon civarı olduğunu defalarca vurguladık.

GERÇEKLER TV

32,561 次观看 • 1 年前

🚨"Yabancı kuralı, transfer yapmayı bilmediğinizi ortaya çıkardı" 🗣️Uğur Karakullukçu: "Linç yiyeceğim bile bile konuşuyorum. Bu kural sizin transfer yapmayı bilmediğinizi ortaya çıkar. Üzgünüm. Tamam 8 + 6 falan abartı şeyler. Ona bir şey demeyeceğim ama. İsmail Kartal'ından, Okan Buruk'a, Abdullah Kavukçu'suna bu konu hakkında o kadar saçma demeçler görüyorum ki. Vallahi hani nötr kaldığım kurala şu an destek verir noktadayım. Ne demek yabancı kulüplere hizmet ediyor ya bu kural? Doğru düzgün oyuncuya yatırım yapın. Mesela bu kurala uyan örnek vereyim Oulai. Trabzonspor aldı 5'e 35'e verdi abi 30'a. Batagov sakatlanmasa 25 30 milyon kapıdaydı. Pina kaça aldılar? 2,5'a mı aldılar 3'e mi aldılar? Yemin ediyorum Singo'yu da değiştirsen. Bugün Singo'yu satsan Pina aynı şartlarda Trabzonspor'dan Galatasaray'a gelse yemin ediyorum artı derim. Cabral Jakobs'u şu an bak şu an gözümü kapalı değiştiririm. Hepsi U23'e uyuyor, alan alıyor. Siz beceremiyorsunuz diye niye başkalarına suç atıyorsunuz ya? Bu kural yeni gelmiş gibi yalan söylüyorsunuz. Bir bu kural bilinmiyormuş gibi araştırma da yapmamışsınız. Nasılsa almayız, nasıl olsa şey olmaz diye. Paranız varsa hem paranız var diyorsunuz hem de diyor ki bu yabancı kulüplere hizmet ediyor. Ya kardeşim nasıl yabancı kulüplere hizmet ediyor? Doğru oyuncuya yatırım yapın 15 verin. Yarın öbür gün elini öptüğünü 20'ye 25'e verirsiniz. Ya genç oyuncu böyle bir şey. Bu oyunculara verilen paralar boşa mı gidiyor diyorsunuz. Yani oynatmayacağız nasıl olsa almak zorunda kalıyoruz mu diyorsunuz. O zaman birazdan bu kafayla Leesley Ugochukwu'yu transfer edersiniz. Sizin yönteminiz de bu olur. Sizin bakış açınız da bu olur. Sizin genç oyunca bir bakışınız yok."

Krampon Sports

155,379 次观看 • 10 天前

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı: Çanakkale'de iki yangın meydana geldi. İlk yangın Çanakkale'nin merkez ilçesinde Sarıcaeli Mahallesinde çıktı, orman dışı alanda çıktı. Devlet hastanesinde 72 vatandaşımız, engelli bakım merkezinde 57 vatandaşımız, radyo televizyon vericisinde görevli 2 kardeşimiz tahliye edildi. Toplam 131 kişi güvenli alana alındı. Bir itfaiye aracı alevlerin arasında kaldı ancak çok şükür burada herhangi bir yaralanma ya da farklı bir etkilenme söz konusu değil. Bu yangından 4 dakika sonra Bayramiç ilçesinde yeni bir yangın ihbarı geldi. Bu yangın da orman dışı alanda başladı. Bu yangından etkilenme riski olan Saçaklı, Ahmetçeli, Doğanca ve Zeytinli köyleri; bundan 30 dakika önce de Pıtırelli köyünde 654 vatandaşımız güvenli alanlara alındı. Çıkan 2 yangına karşı da 11 uçak, 9 helikopter, 241 kara aracı ve yaklaşık 900 personelle mücadelemiz devam etti. Merkez'deki yangının büyük oranda kontrol altına alındığını söyleyebilirim, hâlâ tedbiren arkadaşlarımız soğutma çalışmalarına devam edecekler. Bu 2 yangından 24 vatandaşımız dumandan etkilendiği için sağlık kuruluşlarına başvurdu. Herhangi bir şekilde hayati tehlike söz konusu değil, tedbiren 18 vatandaşımızın tedavileri devam ediyor. Boğaz trafiği saat 21.00 itibarıyla kuzeyden güneye tek yönlü bir şekilde açıldı. Yangının çıkış sebepleriyle ilgili savcılıklarımız harekete geçip soruşturmaya başladılar, hâlihazırda 4 şüpheli gözaltına alındı.

T.C. İletişim Başkanlığı

37,107 次观看 • 1 年前

🇹🇷 #UzmanÇavuş; – Dağın başında yalnız nöbet tutandır. – Eksi 30’da sabahlayıp “vatan sağ olsun” diyendir. – Siperin en önünde, riskin tam ortasında dimdik durandır. Peki ya sonra? ⚠ Emeklilikte statüsüz, ⚠ Törenlerde isimsiz, ⚠ Toplumda görmezden gelinen bir gölgeye dönüşmek mi kaderimiz? 🔹 3269 sayılı kanunun çağın gereklerine göre yenilenmesini, 🔹 Kıdemin rütbe sayılmasını, 🔹 Emeklilikte insanca yaşamı istiyoruz. Türkiye’nin sınırlarından şehir merkezlerine, dağlarından karakollarına kadar uzanan geniş bir coğrafyada; gecesi gündüzüne karışan, sessizliği sorumluluğa, zorluğu sadakate dönüştüren bir meslek grubu var: Uzman Çavuşlar. Onlar, devletin emanetini omuzlarında taşıyan; yeri geldiğinde bir kar tanesi gibi fark edilmeden, yeri geldiğinde bir kaya gibi sarsılmaz şekilde duran bu ülkenin görünmez kahramanlarıdır. Ancak ne yazık ki yıllardır biriken sorunlar, bu kahramanlığın ardında derin bir sessizliği ve yorgunluğu barındırmaktadır. Ve bu sessizlik artık yalnızca bir camianın değil; devletin vicdanının da sınandığı bir alana dönüşmüştür. Görevle Yoğrulan Bir Ömür, Emeklilikte Biriken Soru İşaretleri Uzman Çavuşlar, görevde oldukları her an, devlete sadakatin kitabını adeta yeniden yazmaktadır. Ailelerinden aldıkları son bakış, ateş hattında verilen mücadele, yasaklı bölgelere gece gündüz yapılan intikaller… Bunların her biri, mesleğin görünmeyen ağır yükünün sayfalarıdır. Fakat görev bitip de emeklilik kapısı aralandığında, senelerini devletine adamış bu insanların karşısına umut değil, çoğunlukla belirsizlik çıkmaktadır. Emekli olduklarında aldıkları düşük maaşlar, çağın ekonomik şartlarıyla örtüşmemekte; yıllarını devlete veren bir insanın huzurlu bir yaşama kavuşma hayali çoğu zaman yarım kalmaktadır. Devletine boyun eğmiş, düzenine sadakatle bağlanmış bu insanların tek isteği; karşılarında bir lütuf değil, adil bir düzen bulmaktır. Kanunların Gölgesinde Kaybolan Haklar 1986’dan bu yana yürürlükte olan 3269 sayılı kanun, geçen otuz dokuz yıl içinde değişen dünya şartlarının gerisinde kalmıştır. Görev tanımları çeşitlenmiş, riskler artmış, yükümlülükler genişlemiş; fakat kanunlar bu değişime eşlik edememiştir. 5510 sayılı kanunun getirdiği kısıtlamalar, 5434’e tabi personelin 1. dereceye düşememesi, 3600 ek göstergeden yararlanamaması, resen emeklilik uygulamalarının yarattığı adaletsizlik. Devlet, adalet terazisini yalnızca mahkeme salonlarında değil, toplumun her kesimine gösterdiği yaklaşımda da taşır. Uzman Çavuşların yaşadığı bu mağduriyet, artık bu teraziyi yeniden ayarlamayı gerektirir hale gelmiştir. Devlet Ciddiyeti, Millet Vicdanı ve Geciken Bir Teşekkür Hiçbir devlet, kendisini koruyan eli görmezden gelerek güçlü kalamaz. Hiçbir millet, onu savunanların fısıltı hâline gelmiş sorunlarına kulak tıkayarak huzuru sürdüremez. Uzman Çavuşların talepleri; köklü bir reformdan ziyade, adaletli bir dokunuşun zamanında yapılmasıdır. Makuldür, yerindedir, uygulanabilir niteliktedir ve her şeyden önemlisi, yıllardır beklenen bir teşekkür niteliği taşır. Bu insanlar hiçbir zaman devlete ses yükselten bir topluluk olmamıştır. Her zaman hiyerarşinin vakarına, devlet ciddiyetine ve düzenin huzuruna saygıyla bağlı kalmışlardır. Bugün dile getirilenler ise bir isyanın değil; onurlu bir sabrın, vefalı bir bekleyişin, devletine bağlı bir camianın sessiz fakat kararlı çağrısıdır. “Sorunlar Değil, Çözümler Konuşulsun” Bugün gelinen noktada, artık aynı soruların etrafında dönmek yerine somut adımlar atmanın zamanı gelmiştir. Çünkü bu mesele yalnızca bir ekonomik kaygı değildir; devletin kendi evlatlarına gösterdiği ilginin, adaletin ve vicdani sahiplenmenin bir yansımasıdır. Uzman Çavuşların beklentisi nettir: “Biz görevimizi onurla yaptık, şimdi devletimizin bize adaletle yaklaşacağı güne inanmak istiyoruz. Uzman çavuşlar, yıllarca omuzlarında taşıdıkları sorumluluğun karşılığını görmek istiyor. Kadro ve emeklilik hakkı artık ertelenmemeli; adalet herkes için eşit olmalı. Türkiye Emekli Uzman Erbaşlar Derneği (TEMUD)

Ali Tilkici 🇹🇷

30,313 次观看 • 8 个月前

Cihat Yaycı : Ben mesela terörsüz bir Türkiye konusundaki tereddütlerimi, FETÖ ile mücadele konusundaki görüşlerimi dile getirdikçe, özellikle “FETÖ eşittir Mossad” dediğimde inanılmaz saldırılara maruz kalıyorum. Bu saldırılar namusuma, şerefime, diplomalarıma kadar varıyor. Oysa benim diplomalarım kapı gibi ortada duruyor. Harp Okulu diplomam var, Marmara Üniversitesi İngilizce İşletme diplomam var. Amerika Birleşik Devletleri’nden fizik yüksek mühendisliği diplomam var, elektronik yüksek mühendisliği diplomam var. Harp Akademileri’nden birincilikle mezun oldum, o diplomam var. Silahlı Kuvvetler Akademisi’nden üstün başarıyla mezun oldum, o diplomam da var. İstanbul Üniversitesi’nde uluslararası ilişkiler alanında yaptığım doktora diploması var. Türkiye’de ulusal ve uluslararası yayın yapan, kitap yazan, makale üreten isimler arasında en önde gelenlerden biriyim. Buna rağmen doktora tezime bile laf edecek kadar seviyesiz eleştirilerle karşılaşıyorum. Benim her şeyim özgündür. Bu memlekette Mavi Vatan doktrinini yazmış, Mavi Vatan haritasını çizmiş, FETÖMETRE’yi icat etmiş, Libya Anlaşması’nı hazırlamış, Montrö Sözleşmesi’nin uygulanmasında Türkiye’ye milyar dolar kazandıracak fikirler ortaya koymuş biriyim. İsmim yeter bana: Cihat Yaycı. Ve ben devlet, vatan, millet, bayrak çizgisinde duran bir insanım. Ben makam istemiyorum, mevki istemiyorum. Hayatta iki şeyi kafamdan tamamen sildim: “Ne olacağım?” Hiçbir şey olmak istemiyorum. “Ne alacağım?” Hiçbir şey almak istemiyorum. Tek arzum, milletime hizmet etmektir. İtibar suikastleriyle karşılaşıyorum, bundan sonra da karşılaşacağımı biliyorum. Ama halkımız uyanık olsun. Açık söylüyorum: Bugüne kadar Türk Silahlı Kuvvetleri’nde harp subayı, muharip subay olarak benden daha fazla diplomaya ve eğitime sahip bir başka subay yoktur. Bu konuda mütevazılık göstermeyeceğim. Zaten tek başına Mavi Vatan yeter. Yeter ki bu milletin hizmetinde olsun. Ben bu diplomaları, bu eğitimleri kendi çıkarım için değil, yalnızca millete ve devlete hizmet için aldım. Bundan bir mevki ya da para kazanmadım. Zaten istifa ettim. Benim için mesele sadece vatana hizmettir. Yayının tamamının linki;

TÜRK DEGS / TURK MAGS

31,298 次观看 • 11 个月前

Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın AK Parti TBMM Grup Toplantısındaki konuşmalarından... ▪ 19 Mart’tan bu yana siyaset sahnesinde çok farklı bir oyun oynanıyor. Son 20 gündür bir tiyatro izliyoruz, daha doğrusu "Hisseli Harikalar Kumpanyası" izliyoruz. Oyunun yazarı CHP’liler… Oyunun kurgucusu CHP’liler… Oyunun figüranları CHP’liler… Sahne, CHP’nin sahnesi… Perdeyi açan CHP, kapatan CHP… ▪ Bilinmeyen tek bir şey vardı, o da bu "orta oyununun" kavuğunun kimde olduğuydu. Hafta sonu yaptıkları baskın kurultayla, kavuk Sayın Özel'in başına geçmiş oldu. Ancak, 20 gündür oynanan bu "tuluattan" bir türlü anlayamadığımız, sahne ışıklarının sahneye değil, bize doğrultulmuş olmasıdır. ▪ Dikkatinizi çekiyorum… Oyunu yazan onlar. Oyunu sahneleyen onlar. Çalıp çırpan onlar. İstanbul’da "Escobar Düzeni" kuranlar onlar. ▪ Paylaşım kavgası veren onlar. Şikâyeti yapan onlar. Tanıklığı yapan onlar. Savcıların kapısında ihbar sırasına giren onlar ama zeytinyağı gibi üste çıkmaya çalışanlar da onlar. ▪ Üzerindeki bütün kiri, pası, lekeyi, çamuru bizim üzerimize sıçratmak için olmadık taklalar atanlar da aynı şekilde onlar, yine CHP'liler. Hayırdır? CHP olarak siz, bizi gözüne far tutulunca donup kalan "tavşan" mı zannettiniz? ▪ Kusura bakmayın… Kendi iç tartışmalarınızın bedelini, faturasını ne bize ne de millete ödetemezsiniz. Sizin kavuk tartışmanız, bizi hiç ama hiç ilgilendirmez. Sizin iç hesaplaşmanız, bizi zerre kadar alakadar etmez. ▪ Şimdi çıkmışlar, yok şu gözaltına alındı, yok bu tutuklandı, yok onu serbest bırakın… Başınıza ne geldiyse, sizin kavuk sevdanız yüzünden geldi; sizin koltuk hırsınız, sizin dizginlenemez kibriniz bundan dolayı geldi, sizin açgözlülüğünüz yüzünden geldi. ▪ Kendiniz ettiniz, kendiniz buldunuz. CHP’yi bu bataklığın, bu mafya düzeninin içine siz soktunuz. Kendi içinizdeki meseleyi örtmek için de, sokakları ateşe veren sizsiniz. ▪ Gençleri öne sürüp belediye binalarına saklanan sizsiniz. Gençleri kışkırtan, polisle çatıştıran sizsiniz; o gençlerin eğer hayatları karardıysa, o hayatları karartan da CHP olarak yine sizsiniz. ▪ Tarih boyunca hep bunu yaptınız. Sandıkta kazanamayınca gençleri sokağa döktünüz; onların kavgalarından, çatışmasından hatta onların akan kanından kendinize rant devşirdiniz. ▪ Çoğu zaman koskoca bir hiç uğruna bu ülkenin çocuklarını feda ettiniz. Sonra da utanmadan, sıkılmadan, çıktınız, hep başkalarını suçladınız. ▪ Her zaman yaptığınız bu. Kurtla avladınız, çobanla yediniz, sonra sürünün sahibiyle oturup timsah gözyaşları döktünüz. ▪ Buradan soruyorum… Bugün sürekli üzerinde tepindiğiniz Deniz Gezmiş'i sahaya süren siz değil misiniz? Meclis’te oylamadan kaçarak idamını onaylayan siz değil misiniz? İdamını izleyen, güya mezarı başında gözyaşı döken siz değil misiniz? Tüm bunlardan sonra utanmanız gerekirken, işinize her geldiğinde Deniz Gezmiş'i kullanan siz değil misiniz? ▪ Sadece Deniz Gezmiş'e değil; Sabahattin Ali'ye bakın, Nazım Hikmet'e bakın, aynı riyakârlığı, aynı “nebbaşlığı” orada da görürsünüz. ▪ Şimdi de bir yandan gençleri sokağa çağırıyor, kışkırtıyor, küfrettiriyor, polise saldırtıyorsunuz; sonra utanmadan timsah gözyaşları döküyorsunuz. ▪ Kusura bakmayın ama bu ülkenin gençlerini size yedirtmeyeceğiz, kullandırtmayacağız. Gençleri yolsuzluklarınıza paravan yapmanıza müsaade etmeyiz. Kabul etmek istemeseniz de bu orta oyunları artık bayatladı. Millet bu tiyatroyu izlemiyor. Millet, CHP’nin bu senaryolarına dönüp de prim vermiyor. Kendiniz çalıyor, kendiniz oynuyorsunuz. ▪ Burada şunu da size hatırlamak isterim: Güvendiğiniz dağlara da çoktan karlar yağdı. Medet umduğunuz, önünde eğilip büküldüğünüz Batılı aktörler sizi terk edeli çok oldu. Son bir umutla aradığınız numaralar ya kapalı ya sizi engelledi ya da kapsama alanı dışına çıktı. Kimse sizi umursamıyor, değer vermiyor, yalanlarınıza kimse kanmıyor. ▪ Çok büyük bir çaresizlik içindeler. 3 haftada tüm itibarlarını kaybettiler. Milletin nazarında rezil rüsva oldular. Batılı efendilerinden de hiçbir destek göremediler. ▪ "Boykot" çağrıları ekonomiyi değil, "bumerang" gibi döndü CHP yönetimini vurdu. Yani kelimenin tam anlamıyla tüm cephelerde bozguna uğradılar.

Fahrettin Altun

84,500 次观看 • 1 年前

11 MİLYON DOLAR VE KANDIRILAN BARO BAŞKANI Bundan tam 11 yıl önce, 7-8 Ekim 2013 tarihinde, TBB Delegeleri olağanüstü bir toplantı organize ederek, "munzam emeklilik yönergesi" isimli bir hukuk garabetine imza attılar. Bu yönergeye göre; TBB bütçesinde biriken para, genç meslektaşlar veya meslek için kullanılmak yerine 69 yaş üstü avukatlara hiçbir kayıt ve şart olmaksızın emeklilik maaşı şeklinde ödenecekti. 1 kişi hariç, 500'e yakın delegenin tamamının oy birliği ile bu yönerge kabul edildi. Bu yönergenin kabul edildiği toplantıda baromuzu temsil eden 100 ü aşkın delegenin arasında hali hazırda başkan adayı olan Av. Ali Gürbüz Av. Filiz Saraç Av.Hasan Kılıç Metin Uracin de vardı. Yine bir başka listeden delege adayı olan uğur yetimoğlu; hatta eski başkan Av. Mehmet Durakoğlu isimleri epey uzun yıllardır baro ile anılan Av.Ufuk ÖZKAP Turgay Demirci OZLEMAKSUNGAR da bu yönergeye kabul oyu verenler arasındaydı. Sıralı tam liste için: O gün 500 delege arasında sadece 1 kişi red oyu kullandı. O da şu an Avukat Hakları Grubumuzun başkan adayı M. Turgay BiLGE Ben ise bu yönergeyi öğrenir öğrenmez Danıştay’da YD talepli bir dava açtım. Önce YD talebim, 4 sene sonra da açtığım dava reddedildi. Red kararından 1 ay önce de Türkiye Barolar Birliği , “artık bu işi finanse edemediğini” söyleyerek emeklilik yönergesini belediyenin fakirlik yardımından beter hale getirdiler. (İlgili Yazı : ) 2 yıl sonra, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu kararı ile iptal kararını alabildim. Her şey bittiğinde 4133 olan sayı, 37’ye düştü. Bu süre zarfında 4096 tane 69 yaş üstü avukat, ihtiyaç sahibi olmamasına rağmen bu bedavadan emeklilik yardımından faydalandı. Avukat Hakları Grubu ⚖️ başkan adayı Sayın M. Turgay BiLGE ile de bu dava sürecinde tanıştım. Tam bir “how i met your President” hikayesi oldu:) 2014-2015-2016 ve 2017 yıllarında toplamda o günkü kurlardan hesapladığımda 11 Milyon Dolar boşa harcandı. İlk videoda Başkan adayımız M. Turgay BiLGE 50 milyon ₺ diyor ama az söylüyor. Bugünkü rakamlardan 350 milyon Türk Lirası zarar var. İkinci videoda da eski başkan Av. Mehmet Durakoğlu 2019 yılında sorduğum bir soru üzerine; "... Düşünün çok geniş büyük bir salon 400-500 kişi var salonda, 3 ayrı ekranda yansıtarak böyle falan havalı bir genel kurul yaparak bize aktüer hesabın doğruluğunu anlattı. Şimdi ben oturup ver bakalım şu aktüerya hesabını bir de ben yaptırayım falan diyecek halim yok" diyerek günah çıkarıyor. Bizim ise bunu diyecek halimiz var. 19-20 Ekim seçiminde bir yol ayrımındayız. Bir tarafta baro kaynaklarını incelemeden, umursamadan adeta peşkeş çeken adaylar ki hepsi de o gün oradaydı! O toplantıda buna "evet" dedi. Diğer tarafta bununla mücadele eden avukatların olduğu Avukat Hakları Grubu Avukat Hakları Grubu ⚖️ Seçim sizin. (Son olarak, anlatmasam olmaz: bu davayı o dönem Ankara’da avukatlık yapan ve belki de bir kaç yıl sonra bu emeklilik maaşından faydalanabilecek olan babama gönderip, ona açtırdım. AvukatHG’nin diğer yukarıda saydığım adaylardan farkı tam da budur. Biz babamıza bile kıyak yapmayız)

Erdost Balcı

218,376 次观看 • 1 年前

| İKTİDARIN KARA KAPLI DEFTERİNDE NELER VAR? | Ne ararsan var, bir tek "UTANMA" yok! TBMM Genel Kurulu'nda Cumhurbaşkanlığı bütçesi üzerinde yaptığım konuşmada AKP iktidarının 23 yıllık kara kaplı defterini açtım. Bakın neler var bu kara kaplı defterde? 📌Yoksulluk ve gelir adaletsizliğinde dünya 1'inciliği var, faizde dünya 2'nciliği var, enflasyonda ise dünya 5'inciliği var. 📌13 milyon işsiz var, binlerce atanmayan öğretmen, sağlıkçı, veteriner, diş hekimi ve mühendis var. 📌"Yerli ve millîyiz" diyerek her türlü milliyetçiliği ayaklar altına alan, devlet kurumlarından "Türkiye Cumhuriyeti" ibaresini, okullardan Andımız'ı ve Atatürk'ün Gençliğe Hitabesi'ni kaldıranlar var. 📌Özelleştirme adı altında parsel parsel satılan yüzlerce fabrikamız, yandaşa peşkeş çekilen hazine arazilerimiz var. 📌Bu iktidarın kara kaplı defterinde saatleri 17.25'e sabitlenen bir hırsızlık düzeni var. 📌Rüşvet çarkları var. Evlerinde para sayma makineleri, ayakkabı kutularında doları olanlar var. "Bakara makara" diyerek dinimizle alay eden, sonra büyükelçi olan bakan var. Bakanlığına kendi şirketinden mal satan bakanlar, genel müdürler var. 📌Geçiş garantili yollar, köprüler, yolcu garantili hava limanları ve kur korumalı faizle zengin edilen kırk haramiler var. 3-5 yerden maaş alan AKP'li milletvekili, bakanlar, yandaşlar, pudracılar var. 📌Bu defterde kara propaganda var, sahte videolar var, mühürsüz oylar var. 📌Dövülerek öldürülen Ali İsmail Korkmaz var, Berkin Elvan var... 📌Çocuğuna pantolon alamadığı için intihar eden baba İsmail Demir var. 📌Çocukları üşümesin diye saç kurutma makinesini açtıktan sonra yan odada intihar eden anne Emine Akçay var. 📌MESEM'le emeği sömürülen, hayatını kaybeden Eren Dağ ve yüzlerce çocuğumuz var. 📌Atılan iftiraları onuruna yediremediği için intihar eden Yarbay Ali Tatar var. 📌"Atatürk'ün askerleriyiz." dedikleri için hukuksuzca görevlerine son verilen teğmenlerimiz var. 📌KHK'lerle yargılanmadan işten atılan 152 bin vatandaşımız var. 📌Atanmadığı için kasiyerlik yapan, pazarcılık yapan, simit satan, inşaatlarda hayatını kaybeden öğretmenlerimiz var. 📌Memurluk sözü verilen 35 bin uzman er ve erbaşımız var. 📌Çöpten ekmek toplayan, pazarda çürük sebze ve meyve toplayan vatandaşımız var. 📌Ucuz ekmek kuyruğundan sonra ucuz et kuyrukları var. 📌Yoksulluk ve açlık sınırının altında maaşa mahkûm edilen 30 milyon işçi ve emekli var. 📌Kepenk kapatan yüzlerce esnafımız, 30 milyonu geçen icra dosyası, 12 milyonu aşan işsizlik ordusu var. 📌İmara açılan 3 milyon hektar tarım arazisi, "Ananı da al git." dedikleri çiftçinin tarlada kalan alın teri ürünleri var. 📌Ülkeyi uyuşturucu baronlarının merkezi hâline getiren, ülkeyi mülteci kampına çeviren bir iktidar var. 📌Kademeli emeklilik bekleyenlerin, staj ve çıraklık mağdurlarının hakkını yiyen, eğitimi, sağlığı ticarete dönüştüren, yeni doğan bebeklerin ölümüne dahi göz yuman bir iktidar var. 📌Anayasa'ya, İnsan Hakları Mahkemesinin kararlarına uymayan, seçilmiş belediye başkanlarını, milletvekillerini hapse atan kayyumcu bir iktidar var. Ve bu iktidarın geçmişten bugüne getirdiği bütçelerde; ❗️Yokluk, ❗️Yolsuzluklar, ❗️Yasaklar, ❗️Adaletsizlik var. ❗️Yazlık, kışlık, mevsimlik saraylar var, milyon dolarlık uçaklar var. İsraf var. Hepsi var ama ülkenin bu durumumdan utanmayan ve vicdanı olmayan bir iktidar var. 📍TBMM 2026 Yılı Bütçe Görüşmeleri / 17 Aralık 2025 EMEKLİLİKTE ADALET DERNEĞİ ⚖️ STAJ VE ÇIRAKLIK SİGORTASI MAĞDURLARI FEDERASYONU Öğretmenler Sayfası Atanamayan Uzmanlar Derneği #Emekli #Esnaf #Çiftçi #KademeliEmeklilik #StajVeÇıraklıkMağdurları #KHK #MESEM #Teğmenler #YolsuzlukVeRüşvetHaftası

Mehmet Tahtasız

18,206 次观看 • 7 个月前

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli bugün yaptığı açıklamada terörist başı Öcalan'ın Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde konuşup DEM grubuna seslenmesi gerektiğini söylemiştir. Devlet Bahçeli'nin bu çağrısı Recep Tayyip Erdoğan ve Özgür Özel tarafından da desteklenmiştir. Bu çağrıya çözülme ortakları DEM, CHP, AKP'nin açık desteğinin olduğunu görüyoruz. Artık Türkiye'de Cumhur İttifakı ve CHP'den oluşan yeni adıyla Cumhur Halk Partisi vardır. Cumhur Halk Partisi, DEM'le koalisyon içerisindedir. Artık Erdoğan, Özel, Bahçeli ve Öcalan'ın el ele yürüdüklerini görüyoruz. Devlet Bahçeli'nin ‘terörist başı Öcalan TBMM'de DEM grubuna konuşsun’ ifadesi tam bir siyasal cinnettir. Devlet Bahçeli belli ki terör örgütünü hiç tanımamış. Terör örgütünün sözde başkanlık konseyi yapmış olduğu edepsiz açıklamada, ‘Savaşa biz karar veririz’ mealinde açıklamalar yaptı. Terör örgütünde terörist başı Öcalan'ın artık fiili bir otoritesi yok. Ancak kurucu olmasından kaynaklanan simgesel bir otoritesi var. Öcalan'ın ne demesini bekliyorsunuz? ‘Hadi silahlarınızı gömün, barış yapalım.’ Böyle mi demesini istiyorsunuz? Siz önce Türk milletine itiraf edin. Öcalan'a bu konuşmayı yapması için ne verdiniz? Özgür Özel, ‘El yükseltiyorum. Devlet Bey, Kürtlere bir devlet teklif ediyorum. Tam olarak kendilerine ait hissetmeyen bütün Kürtlere Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin sahibi olmayı teklif ediyorum’ diyor. Erdoğan'a, Bahçeli'ye, Özel'e soruyorum; Öcalan'a Türk Milletine ait olan neyi teklif ediyorsunuz? Neyi vermeye karar verdiniz? Türkiye'nin bir bölgesinin Kürdistan olmasına mı karar verdiniz? Devletin resmi dilini değiştirmeye mi karar verdiniz? Federal bir Türkiye kurmaya mı karar verdiniz? Güneydoğu'da, Doğu Anadolu'da özel bir Kürdistan kurmaya mı karar verdiniz? Öcalan size ne karşılığında ne veriyor? Bunu Türk Milletine açıklamak zorundasınız. Bu iş öyle Meclis’te yapılacak konuşmalarla halledilecek bir iş değil. Öcalan'a hangi tavizleri verdiniz? Öcalan, Suriye PKK'sı PYD'nin 140 bin kişiden oluşan yapısını dağıtacak mı? Yoksa Öcalan'a sadece Türkiye'de değil Suriye'de de mi devlet kurma izni veriyorsunuz? Öcalan'ın terör örgütünü lağvetme gücü yoktur. İlginç olan çözüm süreci faciasını bu ülkeye yaşatan AKP'nin DEM ve ardılı partilerin ve terör örgütünün aklına bile gelmeyen terörist başını Meclis’te konuşturması teklifi Türk Milliyetçiliğini temsil iddiasındaki Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli'den gelmiştir. Terörist başı Öcalan'a olmayan payeler sunmak Devlet Bahçeli'ye düşmez. Devlet Bahçeli'nin bu ifadelerinden dolayı ortaya haklı bir infial çıkmıştır. Vatanseverler, Türk Milliyetçileri derin bir hayal kırıklığı içerisindedirler. Şehitlerimiz, Gazilerimiz kendilerine hakarete uğramış hissetmektedirler. Devlet acziyet içine sokulmuştur. Türk Devleti'nin terörü durdurmak için terörist başının desteğine ihtiyacı yoktur. Bahçeli'nin bu ifadeleri, Erdoğan'ın destek açıklamaları, Özgür Özel'in destek açıklamaları terör örgütü ile can siperane mücadele eden kahraman ordumuzu, kahraman jandarmamızı ve kahraman polisimizi demoralize etmektedir. ‘Biz ne uğruna şehit oluyoruz’ sorusunu sormalarına neden olmaktadır. Türk ordusunun ve polisinin en seçkin evlatlarından 793 tanesi, jandarma ve polis özel harekat mensupları Hendek Çatışmalarında şehit düşmüşlerdi. Binlerce yaralımız vardı. Sizin siyasette yaptığınız hataların bedelini onlar aziz kanlarıyla düzeltmeye çalıştılar. Ülkemiz terörle mücadele bulunduğu konumdan daha geriye düşürülmeye çalışılmaktadır. Bahçeli böyle bir sürece alet olmaktadır. Bahçeli'nin terörist başını Meclis’te konuşturma fikri kendisine mi aittir? Yoksa yerli ve milliliği elden bırakmayan AKP tarafından mı kendisine söyletilmiştir? Bahçeli bir süre önce ‘Çok şey değişecek. İnşallah Türkiye değişmez’ demişti. Sayın Bahçeli Türkiye'yi değiştirmeye karar vermişsiniz anlaşılan. Nereye kadar değiştireceksiniz? Öcalan'a neler vereceksiniz? Türk halkına, Türk Milletine ait olan neleri Öcalan’a devretmeye karar verdiniz? Bahçeli bunu kimin söylettiğini Türk Milletine açıklamak zorundadır. Kendi fikri midir yoksa Erdoğan böyle söylediği için mi söylemiştir? Biz, Zafer Partisi olarak bu çağrıya verilen desteklere hiç şaşırmadık. Çünkü bu çağrının sahibi Bahçeli, zamanında ortağı olduğu koalisyon hükümetini bozdu ve erken seçimle AKP'yi iktidara taşıdı. Abdullah Gül'ün Cumhurbaşkanı olabilmesi için Meclis oturumuna katıldı, ön ayak oldu. Parlamenter sistemden tek adam rejimine geçişin ve sonrasındaki çöküşün mimarlarından birisi oldu. Ne zaman sıkışsa AKP'nin stepnesi olduğu, koltuk değneği olduğu, destek olduğu ayakta kalmasını sağladı. Şimdi de görüyoruz ki Bahçeli, Öcalan'a koltuk değneği olmaya karar vermiş. Terörist başını Meclis’e çağırmak sadece kahraman gazilerimiz ve aziz şehitlerimize değil, büyük Türk Milletine Gazi Meclisimize ve Cumhuriyetimize hakarettir. Bu hakareti yapan kişi Devlet Bahçeli'dir. Şimdi tekrar soruyorum; Bahçeli, Erdoğan, Özel, terörist Öcalan Meclis’te konuşursa terörün bitmeyeceğini, sona ermeyeceğini bilmez mi? Bahçeli, Erdoğan, Özel, terörün arkasında Batılı emperyalist güçler olduğunu ve onların Türkiye Sevr koşullarına gelmedikçe, terörü vekil güç olarak kullanmaya devam edeceğini kestiremez mi? Bahçeli, Erdoğan ve Özel, PKK'yı Öcalan'ın yönettiğini mi zannediyorlar? Bahçeli, Erdoğan ve Özel, terör örgütü alanda yenilip silah bırakmaya zorlanmadıkça kendiliğinden silah bırakmayacağını bilmez mi? 10 yıl önceki çözüm sürecinin memlekete ne ağır maliyetler ödettiğini bilmezler mi? Dün lideri ölen FETÖ terör örgütü Türkiye Büyük Millet Meclisi'ni bombalamıştı. Çok aşağılık bir eylemdi bu bombalama eylemi. Bir başka ülkenin ordusu bile bizim parlamentomuzu bombalamaz, bizim ordumuz da başka bir ülkenin parlamentosunu bombalamaz. Ama terör örgütü FETÖ, Türkiye Büyük Millet Meclisi'ni Gazi Meclisimizi bombalatmıştı. Şimdi Bahçeli, Öcalan’ı Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin içine sokup vicdanını, manevi şahsiyetini meclisin bombalatmaya hazırlanıyor. Bahçeli Türkiye'de bozulma, çözülme ve çöküşlerin daimi işaret fişeği olarak kullanıldı. Bahçeli attığı siyasi adımlarla AKP'yi bu milletin başına musallat etti, tek adam sistemiyle parlamenter demokrasiyi değiştirdi ve şimdi Öcalan ve DEM'le işbirliği yaparak kalanı da yok etmek istiyor. Bahçeli'nin yolu yıkım yoludur. Onunla olan veya destek verenler de bu yıkıma ortaktırlar. Şimdi buradan Milliyetçi Hareket Partisi'ne gönül vermiş bütün kardeşlerime seslenmek istiyorum. Lider bildiğiniz kişinin terör seviciliği yapması sizi kızdırıyorsa, parti içindeki emeklerinizin değişik klikler tarafından keyfi menfaatlerine kurban edilmesinden bıktıysanız, sizleri Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün ilkeleri ve Alparslan Türkeş’in ülküleri doğrultusunda vatan uğruna mücadele etmeye ve terörün karşısında duran, dimdik duran Zafer Partisi’ne gelmeye davet ediyorum. Gün, devletimiz, milletimiz ve bayrağımız için mücadele günüdür. Sizlere düşen bu kutlu mücadele de bizi yalnız bırakmamanız, yanımızda olmanızdır. Bu vesileyle sevgili Cumhuriyet Halk Partililere de seslenmek istiyorum. Gerçek Atatürkçülere seslenmek istiyorum; Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün kurduğu devleti Öcalan'a vermeyi teklif eden Özgür Özel'in arkasından gitmeyin. Atatürk'ün kurduğu genç Cumhuriyete ihanet eden bir başka terörist başı Şeyh Said'e vatan haini diyemeyen adamlar Atatürkçü olamazlar, Atatürk'ün partisine genel başkanlık edemezler. Onun için bütün gerçek Atatürkçü Cumhuriyet Halk Partilileri Zafer Partisi'ne davet ediyorum. Sevgili AK Partililere de seslenmek istiyorum; sevgili vatansever, AKP'li kardeşlerim: PKK ile ilk müzakere sürecinde Dolmabahçe'de ulaşılan ve halka duyurulan mutabakat terörle mutabakat sürecini Haziran 2015 seçimlerinde siz oylarınızla sandığa gömerek durdurdunuz. Erdoğan'ı siz iktidardan düşürdünüz. ‘Allah devlete ve millete zeval vermesin’ diyorsunuz. Evet, Allah devlete ve millete zeval vermesin Cumhur İttifakı ve CHP şimdi devlete ve millete zeval vermeye hazırlanıyorlar. Buna izin vermeyelim sevgili kardeşlerim. Bütün vatansever AK Partilileri de Zafer Partisi'nin çatısının altına davet ediyorum. Devletimize ve milletimize zeval gelmesini birlikte engelleyelim diyorum. Biz Zafer Partisi olarak, Atatürk'ün bize emanet olan Cumhuriyeti ve devletimizi, kurucu ilkeler ve değerler ışığında ve hukuk devleti esaslarına göre korumaya oluşan tehditleri milletimize anlatmaya ve bunlara kararlılıkla karşı koymaya devam edeceğiz. Bu rezil gidişe Yunanistan'ın önünde diz çökerek Doğu Akdeniz ve Ege'de verilecek tavizlere, Kıbrıs'ta verilecek tavizlere karşı çıkıyoruz. Biz bu rezil gidişle terör örgütüne teslim olup Öcalan'a verilen tavizlere karşı çıkıyoruz. Bunun için de artık Türk milletine gitmenin zamanı geldiğini düşünüyoruz. Hodri meydan! Siz yanınıza Öcalan’ı alın, biz Türk Milletini alalım. Erken seçimde sandığa gidelim. Ne mutlu Türk’üm diyene!

Ümit Özdağ

2,269,101 次观看 • 1 年前

■ İkinci Dünya Savaşına girmemekle birlikte , Türk ordusu BU SAVAŞ SÜRECİNDE 28.749 asker hayatını kaybetmiştir. ■ Emekli Amiral Türker Ertürk : İRAN’A müdahale geliyor. Arkasından Türkiye,Pakistan, Suudi Arabistan VE Mısır . İran’a yönelik ABD-İsrail müdahalesi artık kaçınılmaz durumda. Her an başlayabilir. ■ İstanbul Şişli'de bir çöp konteynerinde kafası olmayan kadın cesedi bulundu. (DHA) ■ Hatay'da 17 yaşındaki Fatih G., okul bahçesinde av tüfeğiyle vurulmuş halde ölü bulundu. ■Araplara ihanet ettiği ve İsrail ile birlikte Müslümanlara eziyet ettiği iddiası nedeniyle BAE Emiri Muhammed bin Zayed'e suikast düzenleneceği bildiriminin alındığı iddia ediliyor. Dubai'de terör saldırısı ihtimali nedeniyle de turistlerin gelmemeye başladığı ve güvenlik önlemlerinin artırıldığı duyuruldu. ■ Romanya ve Moldova, “tek bir ülke haline gelmek” ve yeniden tek bir devlet olmak için birleşmeyi görüşüyor. Moldova, referanduma gitmeyi düşünüyor. ■ Meclis'te bir skandal yaşandı, kamuyla iş yapan yandaş firmaların 70 milyar liralık borçları affedildi." ■ Sağlık sektörüne sızan,fikir babası Apo olan “jin jiyan azadî” sloganı üzerinden PKK propagandası yürüten unsurlar ciddi bir sorun hâline gelmiştir. İşe girene kadar suskun kalan bu kişiler, kurum içinde yer edindikten sonra gerçek niyetlerini açığa çıkararak açıkça bölücü propaganda yapmaktadır. ■ Doç. Dr. Oğuz Kurdoğlu çok önemli bir mevzudan bahsediyor! " Türkiye’de altın madenciliğinden kazanılan paranın ülkemize kalan oranı sadece %0,9. Şu an biz altını çıkaramıyorsak, %99’unu başkası kazanıyorsa niye çıkarıyoruz o zaman?” (YouTube-Hilmi Hacaloğlu) ■ Fikir babası terörist başı Apo olan “jin jiyan azadî” sloganı üzerinden PKK propagandası olarak başlatılan, Saç örme kampanyasına Peşmerge başı Mesut Barzani’de katıldı. ■İstanbul'da terör örgütü YPG'ye destek eyleminde konuşan terör destekçisi kadın: " Devlet üstümüze geliyor, artık boyun eğmeyeceğiz." diyerek tehditler savurdu. ■ Melih Gökçek’in, 801 milyon dolar 💵 harcadığı Ankapark'taki dinozorlar için gerçek fiyatının tam üç katı ödeme yaptığı ortaya çıktı. (Sözcü Deniz Ayhan) ■ Murat Ağırel : Devlet hastanesinde sahte doktor skandalı… Sahte belgelerle tıp fakültesine girenler, mezun olanlar ve bir devlet hastanesinde hasta muayene eden “doktor”… Dosya dosya ortaya çıkıyor. Sahte e-imza davasından sonra şimdi de yurt dışı üniversiteler üzerinden yapılan sahte diploma ve yatay geçiş skandalını açıkladı . ■ Dün İzmir’de 25 yaşında katledilen ve ölürken insanlardan yardım isteyen Gözde Akbaba’yı öldüren katilin Lokman Etken olduğu ortaya çıktı. ■ Japonya'da internet bağlantı hızı rekoru kırıldı: "402.000.000" Megabit. Bu hız, ülkemizdeki ortalama internet hızının "8 milyon 760 bin" katına denk geliyor. ■ Bir doktor, sigara konusunda alışılmadık bir tavsiyede bulundu: "15-20 yıldır sigara içiyorsanız bırakmayın. Vücudunuz nikotin direncine alışarak ona göre bir bağışıklık gerçekleştiriyor." Bıraktığınız anda mevcut bütün hastalıklar ortaya çıkacak." ■ Vladimir Putin: Batı'nın elitleri; midelerini insan etiyle, ceplerini ise parayla doldurmaya alışmışlar ve uluslararası ilişkilerdeki mevcut haksız düzeni dondurmaya çalışıyorlar. Ama şunu unutmasınlar ki Vampir balosu sona eriyor. ■ "ABD’de bir ICE ajanı, protestolarda polis müdahalelerini izlemekle görevli bir gözlemcinin aracının fotoğrafı çekti. -Gözlemci: Neden arabamın fotoğrafını çektiniz? +Ajan: Küçük bir veritabanımız var ve artık seni iç terörist olarak görüyoruz. İyi eğlenceler." ■ "Çin Ordusu, şehir savaşlarında yoğun ve yıkıcı dron çatışmalarına hazırlık yapmaya başladı." ■ "Hollanda’nın başkenti Amsterdam, kamuya açık alanlarda tüm et reklamlarını yasakladı.Gerekçe: Daha sağlıklı beslenme alışkanlıklarını teşvik etmek." ■ ABD’li yetkili: “ABD askerlerini Suriye hükümetiyle SDG arasındaki çatışmaların ortasında bırakmak istemiyoruz.” -The War Zone- #Atabey19HHK #HüseyinHakkıKahveci #OndokuzBiziz #DonDakika #UkabPartisi

Atabey Hüseyin Hakkı Kahveci

22,239 次观看 • 6 个月前

ÖMK geri mi çekilsin..? Temmuz ve Ekim aylarında bazı sendikalar Türkiye Büyük Millet Meclisi önünde ÖMK geri çekilsin diye basın açıklaması yaptı. ÖMK 7528 sayılı kanun 18 Ekimde Resmi Gazetede yayımlandı. Türk Eğitim-Sen olarak Öğretmenlik Meslek Kanununun çıkmasını önemsiyoruz.Kamuda çalışan bir çok meslek grubunun kanunu varken,1 milyon civarında öğretmenin kanununun olmaması bizim açımızdan eksiklikti. Türk Eğitim-Sen şimdi eksiklerinin giderilmesi için mücadele etme zamanı diyor. Peki ÖMK bazı sendikaların dediği gibi geri çekilseydi ne olacaktı. 10 ve 20 yıl hizmetini tamamlayan meslektaşlarımız sınavsız uzman öğretmen ve başöğretmen olamayacaktı.Kademeli olarak 20.yılını dolduran arkadaşlarımız başöğretmenlik başvuru hakkını elde edemeyeceklerdi. Kanunun içerisinde yer alan eğitim çalışanlarına yapılan şiddeti içeren madde olmayacaktı.Şiddeti içeren maddede kamu davasına dönüşmemesi hariç,hapis cezasıyla ve %50 arttırımlı yargılanacak olmaları,hapis cezalarının ertelenmeyecek olması kimi niye rahatsız eder. Milli Eğitim Akademisinde ,yöneticilerin ve mevcut öğretmenlerin hizmet içi şekilde eğitim almalarının nasıl bir olumsuz yanı var.Buradaki sıkıntı İlk öğretmen atamalarında akademinin öğretmen yetiştirme rolünü almasıdır.Eğitim fakültelerinin işlevsizleştirilmesi anlamına gelir ki Türk Eğitim-Sen buna karşıdır. ÖMK geri çekilsin diyen sendikalardan Eğitim-İş’in genel başkanı,geçtiğimiz günlerde yaptığı bir açıklamada,bu kanunun iptali için Anayasa Mahkemesi sürecini yakından takip edeceğini,bu sürecin hazırlanmasında etkin şekilde yer alacağını belirtmiştir. Kanun içerisinde yer alan,meslektaşlarımızın lehine olan maddeler iptal olursa,öğretmenlerimiz sizlere gerekli cevabı verecektir,şüpheniz olmasın. Sendikacılık trübünlere oynamak değildir.Üye devşirmek için boş boş konuşmak hiç değildir.Bilgi ister,tecrübe ister,ileri görüşlülük ister.Yeri geldiğinde,bedel ödemek pahasına önce eğitim çalışanları,sonra sendikam demektir. Türk Eğitim-Sen çalışan,üreten,yol gösteren sendikacılık anlayışla eğitim çalışanlarının güvendiği,inandığı,itibar ettiği sendikadır. Meslektaşlarımız merak etmesin,kuru gürültüye,papuç bırakmayacağız. ÖMK karşıtı sendikalara tavsiyem,trübünlere şov yapmayı bıraksınlar,Türkiye’nin sendikasını takip etsinler,takipte kalsınlar. Selahattin Dolgun Türk Eğitim-Sen Genel Başkan Yardımcısı

Selahattin Dolgun

10,792 次观看 • 1 年前

📍Yalova’daki DAEŞ operasyonu pek çok soruyu da beraberinde getirdi. 📍 T.C. İçişleri Bakanlığı ne sizin adınıza tek tek sorduk: 29 Aralık 2025 tarihinde Yalova’da DAEŞ yapılanmasıyla bağlantılı bir hücreye yönelik gerçekleştirilen operasyonda 3 polis memurumuz şehit olmuş, çok sayıda güvenlik görevlimiz yaralanmıştır. Etkisiz hale getirilen şahıslardan Zafer Umutlu ve Haşem Sordabak, 10 Ekim 2024’te “terör örgütü üyeliği” ve “öldürmeye teşebbüs” gibi ağır suçlamalarla tutuklandığı, ancak 6 ay tutuklu kaldıktan sonra 18 Nisan 2025’te tahliye edildiği, tahliye sonrası denetimli serbestlik, adli kontrol kapsamında haftalık imza yükümlülüğüyle serbest bırakıldığı bilgisi kamuoyuna yansımıştır. Bu şahısların kaldığı adrese daha önceden polisin gittiği, hatta aynı adrese baskın yapıldığı, buna rağmen söz konusu kişilerin yeniden silahlanarak hücre yapılanması kurduğu anlaşılmaktadır. Söz konusu teröristlerle çatışmanın yaşadığı evin resmi ikamet kaydının bulunmadığı da yansıyan bilgiler arasındadır. Bu bilgiler ışığında; operasyonel planlama, kuvvet seçimi, risk analizi ve komuta sorumluluğu, istihbarat denetim ve takip açısından ciddi soru işaretlerini beraberinde getirmektedir. Bu bağlamda aşağıdaki soruların cevaplanması önem arz etmektedir. SORULAR 1- DAEŞ operasyonunda etkisiz hale getirilen Zafer Umutlu ve Haşem Sordabak’ın 10 Ekim 2024’te tutuklanıp 18 Nisan 2025’te, yalnızca 6 ay sonra tahliye edildiği bilgisi doğru mudur? 2- Bu tahliye kararı hangi mahkeme tarafından hangi gerekçelerle verilmiştir? 3. “Terör örgütü üyeliği” ve “öldürmeye teşebbüs” gibi ciddi suçlara rağmen tutukluluğun devamı neden sağlanmamıştır? 4. Savcılık makamı bu tahliye kararına itiraz etmiş midir? Etmişse sonucu ne olmuştur? 5. Bu şahıslar hakkında tahliye sonrası denetimli serbestlik veya adli kontrol uygulanmış mıdır? Haftalık imza yükümlülüğü doğru mudur? Bu yükümlülük eksiksiz yerine getirilmiş midir? 6. Bu kadar yüksek riskli terör şüphelileri hakkında elektronik kelepçe veya sürekli izleme neden uygulanmamıştır? 7. Teröristlerin kaldığı adrese operasyondan önceki aylarda polis ekiplerinin gittiği doğru mudur? 8. Teröristlerle çatışmanın yaşandığı evde resmi ikamet kaydının olmadığı bilgisi doğru mudur? Bu doğruysa denetimli serbestlik hükmü nasıl uygulanmıştır? 9. Aynı adrese daha önce baskın yapıldığı ve şüphelilerin kısa sürede serbest bırakıldığı iddiası doğru mudur? 10. Bu kadar açık risk işaretlerine rağmen teröristlerin yeniden silahlanması ve hücre yapısı kurması neden engellenememiştir? 11. TEM Daire Başkanlığı’nın, söz konusu şahısların 2024 yılı içerisinde DAEŞ bağlantısı ve yurt dışına kaçış arayışı içinde olduklarına dair raporları bulunmakta mıdır? 12. Bu raporlar savcılıklara ve ilgili yargı makamlarına iletilmiş midir? 13. İletildiyse, bu bilgiler tahliye ve adli kontrol kararlarına neden yansımamıştır? 14. Yalova ilinde Özel Harekât Birimi bulunmadığı doğru mudur? Böyle bir ilde, ağır silahlı ve yüksek riskli terör hücresine yönelik operasyonlarda çevre illerden Özel Harekât talep edilmesi standart bir uygulama değil midir? 15. Söz konusu operasyon öncesinde istihbarat makamlarından alınan raporlarda “ağır silahlı ve yüksek riskli terör hücresi” bilgisi verilmiş midir? Verilmediyse bu neden öngörülmemiştir? Verildiyse neden operasyonda Özel Harekât unsurları önceden talep edilmemiştir? 16. Bakanlığınızın uygulamasına göre operasyonların TEM polisleriyle başlatılması hangi risk analizine ve hangi yazılı planlamaya göre yapılmaktadır? 17. Özel Harekât talebinin ancak şehit verildikten sonra yapılmasını, açık bir operasyonel ve komuta zafiyeti olarak değerlendiriyor musunuz? 18. Bu planlama kararını hangi amir veya komuta kademesi, hangi usul ve kurallara dayanarak vermiştir? 19. Bu olayla ilgili olarak operasyonel planlama, kuvvet seçimi ve komuta sorumluluğu açısından idari soruşturma veya müfettiş incelemesi başlatılmış mıdır? 20. Benzer faciaların yaşanmaması için, yüksek riskli terör operasyonlarının yalnızca Özel Harekât unsurlarıyla yürütülmesine dair yeni bir düzenleme veya talimat hazırlanmakta mıdır? 21. Kamuoyuna yansıyan bilgilerde operasyona giden polis memurlarının ve bekçilerin çelik yeleklerinin bulunmadığı anlaşılmaktadır. Böyle bir operasyona polislerimiz neden çelik yeleksiz gönderilmiştir? Silah olduğu bilenen şüphelilerin adresine polis memurlarını ve bekçileri bu şekilde gönderen karar mekanizması hakkında bir inceleme başlatılmış mıdır? 22. Hücre evine operasyona giden polis memurlarının aynı zamanda savcılık tarafından verilen bir arama kararı ile gittikleri ve kapıyı çalar çalmaz hücre evinden çapraz ateşe maruz kaldıkları bilgisi doğru mudur? Bu bilgi doğruysa sabah 02.00’de yapılan operasyonda teröristlerin haberdar olduğu sonucu çıkmaz mı? 23. Yaklaşık 8 saat süren çatışmada teröristlerin kullanmış olduğu pompalı tüfek, silahlar ve mühimmat dikkate alındığında hücre evinde önemli bir yığınağın yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu kadar ciddi bir silah ve mühimmat yığınağı nasıl yapılabilmiştir? 24. Böyle bir hücre evine yapılan operasyon öncesinde bu bilgiler ve gerekli istihbarat neden toplanamamıştır? Operasyon, zırhlı araç özel tim ve çevre güvenliği olmadan gerçekleştirilmiştir. Bunun sorumluluğu kime aittir? 25. Etkisiz hale getirilen teröristlerden birinin Yalova’da pazarlarda patates sattığı diğerinin ise berber olduğu bilgisi doğru mudur? Bu bilgi doğruysa teröristlerin bu tür hücre yapılanmalarının Türkiye için çok büyük bir tehdit olduğu ve olabileceği öngörülmekte midir? 26. İçişleri Bakanlığı'nın yaptığı açıklamalarda 25 Aralık 2025’te DAEŞ şüphelilerinden 115’inin yakalandığı, 30 Aralık 2025’te 357’sinin yakalandığı ve 31 Aralık 2025’te ise 125’inin yakalandığı anlaşılmaktadır. Bir hafta içerisinde 597 DAEŞ şüphelisinin yakalanması Türkiye için çok önemli bir tehdit ve riske işaret etmektedir. Söz konusu şüpheliler ne kadar zamandan beri takip ediliyordu? Neden bugüne kadar yakalanamadılar? 27. Yakalanan şüphelilerin kaçı doğuştan Türk vatandaşı, kaçı sonradan Türk vatandaşlığı verilmiş şahıs, kaçı da yabancı uyrukludur? 28. Bundan sonra yüksek riskli terör aramalarına ve operasyonlarına yönelik yeni bir talimat ve düzenleme hazırlığınız var mıdır?

Turhan Çömez

47,829 次观看 • 7 个月前

Cumartesi günü Erdoğan’ın Aydın’a gelişi, dev yatırımların açılışını yapacak diye duyuruldu. Peki bu temel atma ve açılışlar gerçekten doğru mu yoksa Erdoğan her zamanki gibi kandırılıyor mu? Açılışı yapılacağı söylenen yerlerin birçoğu zaten daha önce açılmış, hizmet veren ve CHP’li belediye döneminde hayata geçirilmiş projelerdir. 👉İncirliova Çocuk Gelişim Merkezi olan Kıvılcım çocuk merkezi olarak hizmet veren merkez 2021 yılında ihalesi yapılmış 1 yıl sonra bitmiş. 👉Kuyucak Çocuk Gelişim Merkezi 12 Şubat 2025’ten itibaren hizmet veriyor. 👉Didim Huzurevi, depreme karşı güçlendirilmiş ve CHP’nin tamamladığı bir yatırımdır. İhaleye göre güçlendirme işinin bitimi Milli İrade Gaspçısı’nın AKP’ye geçişinden bir gün sonra teslim süresi sona eren bir iş. 👉Didim Atatürk Kültür Merkezi’nin ihalesi 2023 yılında yapılmış 150 gün sonra teslim edilmiş. Yani daha önceden yapılan, kullanılan ve CHP yatırımı olan bir hizmet. Aydın Şehir Hastanesi’nde ise tablo daha da vahim… 👉Adeta yılan hikâyesine dönen Aydın Şehir hastanesi 950 yatak kapasiteli yapıldı ve hastanede sadece iki birim aktif. Buna rağmen hastane “tam hizmet veriyor” algısı yaratılmaktadır. Üstelik hastanenin ulaşım yolu dahi tamamlanmadı, çevre düzenlemesi yapılmadı. Sadece çocukhastanesine bağlı birimler hizmet vermektedir. Yetişkin biri hastaneye gitse birimler aktif olmadığı için çalışmıyor. Ama Erdoğan’a sanki hastane açılmış aktif çalışıyor gibi açılışını yaptırmak, halkı kandırmak kabul edilemez. 👉Ayrıca son olarak temeli atılacak olan Tabakhane ve Kızılçay Deresi köprü yapım işinin ihale süreci bile bitmedi, tekliflerin değerlendirme süreci bitmedi. İhale 2 Ocak 2026 günü yapıldı. İhale süreci dahi tamamlanmamış bir işin hangi temeli, kim tarafından nasıl atılabilir? 👉Erdoğan, yıllar evvel Aydın’a yakışır halka açık Havalimanıyaptık demişti. Ama Aydın'da vatandaşın kullanımına açık havaalanı yok. Çıldır Havaalanı ise pilotaj eğitimi verilen bir eğitim sahası. Erdoğan’a buradan sesleniyorum; Haberiniz olsun, Aydın’da hala halkın hizmetine sunulan havalimanı yok. 🔴Yani kısaca; vatandaşı Çıldır havalimanında uçuramadınız, yalanlarınızla Erdoğan’ı uçurdunuz. 👉Erdoğan bir de demişti ki; “İzmir-Aydın otoyolunu tamamlayarak trafiğe açtık..." Aydın-İzmir Otoyolu'nun tüm etaplarının yapımına Merhum Turgut Özal'ın zamanında başlanmış ve 1996 yılında trafiğe açılmıştır. Devlet bütçesiyle yapılan Aydın-Denizli otoyolunungeçiş ücreti 73 lirayken, Yap-İşlet-Soy modeliyle yapılan otobanın geçiş ücreti ise 485 lira. 👉Erdoğan, yıllardır kandırılıyordu, hala daha kandırılmaya devam ediyor. Yap-İşlet-Soy otobanı var, oradan geçsen de geçmesen de bir şirkete 17 yıl 8 aylığına vermişsiniz. Bu şirket AKP Batman Milletvekili’nin şirketini. 👉Orada siz vatandaşın cebinden parayı alıyorsunuz, bu şirketlere garanti araç sayısı verip peşkeş çekiyorsunuz. 14 milyon araç garantisi verildi oraya. Geçen araç sayısı ise 2024'te 3 milyon araç. Geçmeyen 11 milyon aracın parası vatandaşın cebinden çıkacak. Bu halka yazık değil mi? Ayrıca Aydın’da; Hani hızlı tren nerede? Hani Aydın-Çine-Güllük Demiryolu Projesi nerede? Ortaklar - Selçuk yolu nerede? Beydağ – Ödemiş – Nazilli yolu nerede? Ödemiş - Köşk yolu nerede? Söke Novada kavşağında bitmeyen trafik çilesi… Bitmeyen adliye binası… Depreme dayanıksız okullar… Denetlenmeyen, çevre ve doğa katliamı yapan havayı, suyu ve toprağı ekosistemi zehirleyen JES’ler, RES’ler ve maden ocakları… Sizin yatırımdan anladığınız tek şey Çine’de 4500 kişilik cezaevi yapmak. 23 yıllık iktidarınızda beyin ve emek göçü vermeyen Aydın’ımızı artık göç veren bir il haline getirdiniz. Aydın’ımız, Ege bölgesinde kişi başına düşen gayri yurtiçimilli hasılada sondan ikinci sırada bulunuyor. Son olarak; Açılmış yerleri tekrar tekrar Erdoğan’a açtıracağınıza zeytin, pamuk üreticisine, Aydın esnafına, emekliye götürün yalanlarınızı değil vatandaşın gerçek halini görsün! #Aydın #CHP

Süleyman Bülbül

22,477 次观看 • 6 个月前

Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, Ankara Havalimanı ve Bağlantı Yolları Açılış Töreni’ne teşrif etti. Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler’in de beraberinde TSK Komuta Kademesi ile katıldığı törende konuşan Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan, şunları söyledi: 2026 YILI TÜRKİYE İÇİN ZİRVELER YILI OLMAYA DEVAM EDİYOR "Ankara Havalimanımızın yapımı tamamlanan pist, apron, taksi yolları ve devlet konukevi binası ile bağlantı yollarının açılış töreninde sizlerle beraberiz. Sizlerin vasıtasıyla Ankara'mızın 25 ilçesindeki kardeşlerimin her birine buradan selamlarımı, sevgilerimi gönderiyorum. Az sonra açılışını gerçekleştireceğimiz yatırımlarımızın Ankara'mız başta olmak üzere ülkemiz, milletimiz ve havacılık sektörümüz için hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum. Planlama aşamasından inşa sürecine bu yatırımların hayata geçmesinde payı olan Ulaştırma Bakanlığımızı, Millî Savunma Bakanlığımızı, Devlet Hava Meydanları İşletmesiyle Karayolları Genel Müdürlüklerimizi, yüklenici firmalarımızı projeye katkı veren herkesi tebrik ediyorum. İşçilerimize, mimarlarımıza, mühendislerimize, bu eserlerde emeği bulunan tüm kardeşlerime şahsım ve milletim adına teşekkür ediyorum. Kıymetli konuklar; 2026 senesi her alanda zirveye oynayan Türkiye için zirveler yılı olarak devam ediyor. Bizler de tüm kurumlarımızla, tüm kadrolarımızla bu önemli senenin hakkını verebilmek için canla başla çalışıyoruz. 'Türkiye Yüzyılı'na giden yolda kimsenin bizi hedeflerimizden alıkoymasına, motivasyonumuzu kırmasına, insicamımızı bozmasına müsaade etmiyoruz. Sadece 86 milyon vatandaşımızın değil, kaderini kaderimizle bir gören yüz milyonlarca kardeşimizin güçlü yarınları için uğraşıyoruz. Biliyorsunuz 5-7 Haziran tarihleri arasında 183 farklı ülkeden 5 bini aşkın katılımcının iştirak ettiği Sıfır Atık Forumu’nu İstanbul'umuzda icra ettik. Ekim ayında 77’nci Uluslararası Uzay Kongresi ve devamında Türk Devletleri Teşkilatı 13’üncü Liderler Zirvesi Türkiye'de toplanacak. Kasım'da 197 ülkeden 100 binin üzerinde katılım beklediğimiz Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferanslarının 31’incisini gerçekleştireceğiz. Bunların arifesinde 7-8 Temmuz tarihlerinde NATO Liderler Zirvesi’ne Ankara'mızda ev sahipliği yapacağız. ANKARA’NIN DİPLOMASİ TRAFİĞİNDEKİ KONUMU HER GEÇEN YIL GÜÇLENİYOR Burada şunu dikkatinize getirmek isterim: sadece ev sahipliği yapacağı uluslararası etkinliklerde değil, Türkiye'nin çekim merkezi olma vasfı yabancı heyet ziyaretlerinde de görülüyor. Özellikle başkent Ankara'nın diplomasi trafiğindeki konumu her geçen yıl güçleniyor. Türkiye'nin küresel siyasetteki ağırlığı arttıkça Ankara'ya ziyarete gelen yabancı heyetlerin sirkülasyonu da artıyor. Yalnızca 4 saatlik uçuş mesafesiyle 1,5 milyar insanın yaşadığı 67 ülkenin kalbinde yer alan Türkiye; Ankara'sı, İstanbul'u ve Antalya'sıyla artık uluslararası diplomasinin de kalbinin attığı yer olmaya başlamıştır. Tabii bir de buna Ankara'nın giderek artan nüfusunu ve gelişen sanayisini eklediğimizde şehrimize yapılan her türlü yatırımın değeri anlaşılmaktadır. Değerli kardeşlerim; 9 günlük bayram tatili boyunca havalimanlarımızın tamamında 51 bin 962 uçak trafiği gerçekleşti. 7 milyon 618 bin yolcuya hizmet sunuldu. Esenboğa Havalimanımız 2 bin 557 uçak trafiği ve 382 bin yolcu sayısıyla ülkemizin en yoğun 4’üncü havalimanı oldu. 20 sene önce yıllık 3 milyon yolcuya hizmet veren Esenboğa Havalimanı, bugün yıllık 15 milyon civarında yolcuya hizmet veriyor. Nereden nereye... Artan yolcu sayısının özellikle çevreyolu ve havalimanı güzergâhında oluşturduğu trafik sıkışıklığını hepimiz çok iyi biliyoruz. Ankara Havalimanının hizmete girmesiyle Esenboğa'nın hem hava yolu hem kara yolu trafiğinde inşallah bir rahatlama olacaktır. Burada bir hususun altını çizmek istiyorum: Ankara Havalimanı ile başkentimize yeni bir proje kazandırmakla kalmadık, havacılık tarihimizde derinizler bırakmış bir eseri de ihya ettik. 1933 yılında Gazi Mustafa Kemal'in emriyle inşa edilen ve uzun yıllar askerî havacılığın merkezi olan havalimanımız, yeni çehresi ve imkânları ile yeniden ayağa kalkmış oldu. Burayı uçuşlara uygun hâle getirmek üzere iki etap hâlinde planladığımız bu projeyi 8 ay gibi çok kısa bir sürede başarıyla tamamladık. Pist uzunluğunu 2 bin 450 metreden 3 bin metreye, pist genişliğini ise 42 metreden 60 metreye çıkardık. Banketleri tamamen yeniledik. Pist başlarına toplam 15 bin metrekare büyüklüğünde iki adet dönüş cebi inşa ettik. 160 bin metrekarelik yeni apron alanıyla 44 uçağın eş zamanlı olarak güvenle park edebileceği yüksek bir kapasite oluşturduk. Pist, apron ve taksi yollarıyla birlikte toplam 60 bin metrekare kaplamalı imalat gerçekleştirdik. Taksi yollarının tamamını kazı dolgu ve asfalt üretimleriyle yeniledik, bunları ilave paralel ve bağlantı yollarıyla destekledik. Pist ve taksi yollarının aydınlatma sistemleri, yaklaşma ışıkları, yönlendirme levhaları Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü standartlarına göre modernize edildi. Diğer taraftan 4 bin 800 metrekare kapalı alana ve 310 araç kapasiteli açık otoparka sahip devlet konukevi de burada inşa edildi. Tüm bu çalışmalarla Ankara Havalimanımızı, genişletilmiş pisti, yeni apronları, modern taksi yolları ve güncellenmiş altyapısıyla geniş gövdeli uçaklara ve resmî uçuşlara hazır hâle getirdik. NATO ZİRVESİ’NE KATILAN HEYETLERİN DOĞRUDAN ULAŞIMINI SAĞLAYACAĞIZ Kıymetli konuklar; bugün hizmete verdiğimiz diğer yatırımlarımız, başkent havacılık köprüsü ve bağlantı yollarıdır. 140 metre uzunluğundaki başkent havacılık köprümüz yüksek hızlı tren hattı üzerine inşa edilmiştir. 10 bin tonluk tabliye Türkiye'de ilk defa uygulanan bir yöntemle köprüye yerleştirilmiştir. Bağlantı yolumuz, 6,5 kilometrelik kesimi bölünmüş yol, 6 kilometrelik kısmı tek yol standardında olmak üzere 12,5 kilometre uzunluğundadır. Bölünmüş yol kesiminde yer alan 3 kilometrelik bağlantı yolu ile NATO Zirvesi'ne katılan heyetlerin doğrudan ulaşımını sağlayacağız. Böylece Ankara Havalimanımızdan Kızılay'a 17 kilometre, Ümitköy'e ise 7 kilometrelik güçlü bir ulaşım ağı kurmuş oluyoruz. 230 gün gibi rekor bir sürede tamamlanan bu yatırımlarda emeği geçenleri şahsım ve milletim adına bir kez daha tebrik ediyorum. Bakanlıklarımızı, kurumlarımızı, firmalarımızı, bu eserlerde alın teri olan her bir kardeşimi kutluyor, Rabb'im hepsinden razı olsun diyorum. Önüne gelen esere çamur atmayı, ülkeye ve millete kazandırılan her eseri kötülemeyi maharet zannedenlere ise sadece şunu söylüyorum: 23 yıldır hep Türkiye için çalıştık, bu millete hizmet ettik, sizin hayal dahi edemeyeceğiniz eserleri biz vatandaşlarımızın istifadesine sunduk. Eser ve hizmet üretirken kendimizi değil, her zaman şehirlerimizin geleceğini düşündük. İnşallah bundan sonra da Türkiye için çalışmaya, yatırımlarımıza yenilerini eklemeye devam edeceğiz. Bu sene içinde Ankaralı kardeşlerimizin huzurunda yeni açılışlar, eserler ve müjdelerle çıkacağımızı burada ifade etmek istiyorum. Unutmayın, 'Hizmet eden izzet bulur.' anlayışıyla kimseyi ayırmadan, kimseyi dışlamadan 86 milyon vatandaşımızın hizmetkârı olmayı, bu emaneti hakkıyla taşımayı sürdüreceğiz. Rabb'im yâr ve yardımcımız olsun diyorum. Bu düşüncelerle Ankara Havalimanı Başkent Havacılık Köprüsü ve bağlantı yollarının tekrar şehrimize hayırlı, uğurlu olmasını diliyorum. Sizleri sevgiyle, saygıyla selamlıyorum. Sağ olun, var olun, kalın sağlıcakla." #MillîSavunmaBakanlığı

T.C. Millî Savunma Bakanlığı

21,230 次观看 • 1 个月前

■ TRUMP : Gemilere en iyi silahlarımızı yükledik eğer İran ile anlaşma olmazsa onları sert şekilde vuracağız." ■ UGANDA GENELKURMAY BAŞKANI Türkiye'yi tehdit etti. ▪︎Uganda Genelkurmay Başkanı Kainerugaba, İsrail için 100 bin asker seferber edebileceğini açıklarken Türkiye’yi hedef alarak küstah tehditlerde bulundu. ▪︎ Uganda Devlet Başkanı Yoweri Museveni’nin oğlu ve olası halefi olarak görülen Kainerugaba, ▪︎ Türkiye ile yaşanan sorunlara değinen Kainerugaba, sorunların çözülmemesi halinde diplomatik ilişkileri kesebileceklerini ifade etti. Açıklamasında, Türkiye’ye bu konuda süre verdiklerini belirten Kainerugaba, 30 gün içinde adım atılmaması durumunda ilişkilerin tamamen sonlandırılabileceğini öne sürdü. Küstah general ayrıca, "Görüşmeye başlamadan önce Türkiye'den derhal 1 milyar dolar talep ediyoruz." dedi. Ayrıca ! Kontrolü iyice yitiren Kainerugaba, Türkiye'nin EN GÜZEL KADININI DA EŞ olarak istediğini söyledi. ANALİZ YORUM : Nerede UGANDA 'LI görürseniz hemen yıkın . İlk önce nereli olduğunu sorun . Sonra , kimlikleri oturma kartında nereli olduğu yazar . Yanlış olmasın sonra... Mehmet Akif 'in dediği gibi bir durum var gibi .. " Kimi Hindû, kimi Yamyam, kimi bilmem ne belâ... Hani tâ'ûna da züldür bu rezil istîlâ ." HİNDİSTAN 'DAN sonra UGANDA'DA Türkiye 'yi tehdit etti . Diğerlerini saymıyoruz.. ■ NETENYAHU : İran’a karşı savaşı sürdüreceğiz . ■ ADALET BAKANI GÜRLEK : "Gazze’ye insani yardım götüren Sumud filosuna yönelik İsrail'in barbarca saldırısına ilişkin hazırlanan iddianamenin kabul edilmesiyle önemli bir yargılama süreci başlamıştır." dedi. ■ NETENYAHU , ERDOĞAN'I hedef aldı : "Benim liderliğim altında İsrail, İran’ın terör rejimi ve onun vekil güçleriyle savaşmaya devam edecek; Erdoğan’ın aksine, o bu yapılarla uyum sağlıyor ve kendi Kürt vatandaşlarını katletti" dedi. ■ IRAK 'TA TALABANİ'DEN SONRA BİR KÜRT DAHA CUMHURBAŞKANI seçildi . 2022-2024 yılları arasında Irak Çevre Bakanı olarak görev yapan ve Irak'ın altıncı Cumhurbaşkanı NİZAR AMEDİ , aynı zamanda Kürdistan Yurtseverler Birliği (KYB) Siyasi Bürosu’nun Bağdat Ofisi sorumluluğunu yürütüyordu. ■ NETENYAHU 'DAN İSPANYA'YA ardı ardına tehditler : ▪︎ "İsrail, bize saldıranlar karşısında sessiz kalmayacaktır. İspanya, dünyanın en ahlaklı ordusu olan İsrail ordusunun kahraman askerlerine iftira atmıştır." ● Netanyahu İspanya'yı açıkça tehdit ediyor: ▪︎ "Bunun bedelini ödemek üzeresiniz. İspanya İsrail’e karşı durduktan hemen sonra yaşanan elektrik kesintilerini ve gizemli tren kazalarını asla unutmayın.” dedi. ■ ERDOĞAN : "Ortadoğu karanlık günler yaşıyor. Bölgemizde bir savaş bitmeden diğeri başlıyor." ■ İNGİLTERE GENELKURMAY BAŞKANI Richard Knighton : " Birleşik Krallık'ın tüm ülkeyi büyük bir küresel savaşa hazırlamak için büyük bir plan hazırladığını ; Ordudan polise, hastanelerden sanayiye kadar herkesin savaş düzenine geçişe hazır olması gerektiğini" açıkladı. ■ MHP GENEL BAŞKAN YARDIMCISI İLYAS TOPSAKAL ; Moskova’da Rus basınına konuştu. “2028 seçimleri için AKP ile koalisyon şartımız,Rusya ve Çin ile iş birliği ."dedi . ■ TÜRKİYE' DE 2025’te 16 milyon 773 bin 992 kişi soruşturmalarda “şüpheli” olarak yer aldı. Türkiye nüfusunun yaklaşık %20'si şüpheli konumunda. ■ GAZETECİ LEVENT GÜLTEKİN : Kimseye korku vermek istemem ama Amerika NATO'dan çıkmaya çalışıyor. işte Çıkabilecek bir İsrail-Türkiye savaşında Türkiye'ye rahat müdahale edebilsin diye. AK PARTİ bu gerekçeyle SEÇİM yapmayacakmış gibi davranıyor. ■ AKARYAKIT FİYATLARINA ZAM GELDİ : • Motorin: 4,12 TL. • Benzin: 0,44 TL . ZAMLANDI. ■ BAHÇELİ'NİN İsrail'e 24 saat vermesinin üzerinden tamı tamına 21550 saat geçti . ■ MEHMET ŞİMŞEK : "Vatandaşların yastık altındaki varlığının yaklaşık 640 milyar dolar olduğunu ve bunun ekonomiye kazandırlması gerektiğini "söyledi. ■ BUNU BİLİYORMUSUNUZ ? 14 Ağustos 1938'de çıkarılan 2/9498 sayılı kararname ile Nazi Yahudilerin Türkiye'ye girişi ve ikameti yasaklanmıştır.

Atabey Hüseyin Hakkı Kahveci

41,733 次观看 • 4 个月前

"CİA'nın dokunuşuyla" 3 Kasım 2002'de %34 oyla meclisin %66'sına sahip olan AKP'nin ilk yaptığı işlerden biri Ottova Sözleşmesini kabul etmek (Videoda anlatıldı), Diğeri ise "Gıda Bankacılığı" denilen kanunu çıkartıp, AKP'nin kendini devletin vergileriyle finanse ettirmesi oldu! Bu kanun ile Holdinglere denildi ki, isterseniz verginizi İHH, Deniz Feneri gibi dinci derneklere bağışlayıp vergiden düşebilirsiniz. Bu durum holdinglerin işine geldi. Örn: Holdingler, 100 milyar TL lık vergisi için bu dernek ve vakıflara gidip dedi ki; sizin vakıfa 50 milyar bağışlarım ama 100 milyar fatura isterim vergiden 100 milyar düşerim. Vakıf ve dernekleri Bakanlar kurulu belirledi ve parti yönlendirdi. Bunlarda KOLİLERİYLE, AKP'ye oy topladı, sistem yürüyor hala. İki tarafında işine gelen bu durum ile,{devlet soyularak} AKP'nin bu vakıflar üzerinden finanse edilmesi sağladı. AKP, bu yöntem ile geniş kitlelere yayılıp nüfuzunu genişletmeyi başardı. Peki, AKP % 34 oy ile TBMM'nin %66'sına nasıl sahip oldu? 1990'dan sonra doğanlar için tekrar anlatayım: Bizde seçimlere ABD müdahale etmektedir. Şöyle ki: Ecevit'in Irak savaşında ABD'nin işgalini reddeddiği ortaya çıkınca önce DSP'ye operasyon çekildi. Bir gecede ülkeden milyarlarca dolar çıkartıldı. Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in çalıştığı şirket bu oyunda aktif rol üstlendi. Döviz fırladı ekonomik kriz çıktı, Cumhurbaşkanı ile Başbakan Ecevit kavga etti. Kriz derinleşti, ABD Kemal Derviş'i gönderdi. Kemal Derviş ise istediği kanunlar (ABD'nin istediği petrol, maden, orman, tütün vb 15 kanun) çıkartılmadan IMF para vermedi kriz daha da derinleşti. Bu arada Kemal Derviş İsmail Cem'i ikna etti ve DSP'yi bölmek Ecevit'i tasfiye etmek için YTP diye bir parti kurduruldu. Operasyonun DSP ve Ecevit ayağı tamamlandı. Hemen Bahçeli devreye sokuldu. Erciyes kurultayında 3 Kasım'da erken seçim diye ortaya çıkan Bahçeli'yi muhtemelen CIA elemanları ve danışmanları kandırıp "%25 oyunuz var tek başınıza iktidar olursunuz" diye manipüle ettiler ki o kriz ortamında seçim kararı aldırttılar. Bahçeli neden önemliydi, çünkü koalisyon ortağıydı. Erken seçim kararı alınırken, ABD işini garantiye almak için Irak'ta savaş yanlısı faşist senatör John Mc Cain'i İstanbul'a gönderdi. John MC Cain ilk olarak zamanın MİT müsteşarı Şenkal Atasagun ile görüştü arkasından Motorola borçlusu Cem Uzan ile bir yemek yedi. Yemeğin ardından Cem Uzan Genç Parti adında bir parti kurdu. Uzan, elindeki medya gücüyle mitinglerin coşturdu, ekmek arası köfte dağıtmasıyla da mitingler milyonlara ulaştı...MHP'den daha milliyetçi söylemler ortaya attı (Çiftçiye mazot 1 TL, öğrenciye okul kitapları bedava gibi). İşte böyle bir ortamda erken seçime gidildi. Genç Parti %7.5 oy alarak kendisiyle birlikte diğer partileri barajda boğdurttu! 1999'da %18 oy alan MHP, 2002'de %8.5 ile barajda kaldı. Yine DYP de %9.80 ile baraj altında kalıp TBMM'ye giremedi. ANAP ile DSP ise adeta silindi. Yaklaşık %30 oy bölünüp, baraj altı kalıp meclise giremeyince AKP %34 ile {bunların vekillerini de kaparak} meclisin %66'sına sahip oldu, 363 vekil çıkarttı. Anayasa'yı değiştirmek için sadece 367 oy gerekiyordu. Baykal'ın CHP'sinden vekil transferleri basında tartışılınca, Baykal, {2. Cem Motelleri Vakası} yaşanmasın diye anayasa değişikliğine evet deyip Erdoğan'ın siyasi yasağını kaldırttı. 22 Temmuz 2007 seçimlerinde ise ANAP ile DYP merkez sağı birleştirme kararı almıştı. Millet DP çatısı altında güçlü bir toplanma gördü. Bu durum anketlere yansıdı. Yapılan anketlerde ANAP ile DYP birleşirse %20'nin üzerinde oy alabileceğini ve AKP'yi diskalifiye edebileceği görüldü. Bunun üzerine DYP'nin başındaki Mehmet Ağar'a operasyon çekildi ve birleşme sabote edilerek 2007 seçimleri de böyle kazanıldı. 2011 seçimleri CHP ve MHP'ye kaset şantajiyla, sonra organize bir darbe planıyla rejim değiştirildi, son seçimde bazıları parayla satın alındı ve seçimler yine kazanıldı. Çünkü ABD'nin isteği ile Türkiye'yi sığınmacılarla işgal planı devrede...

Sakalar İskitler(Gizlenen Eski Anadolu Halkı)

810,434 次观看 • 1 年前

İşte 23 yılın ağır sonuçları Dolar: 1.45 TL - 39.12 TL Euro: 1.5 TL - 45.72 TL Benzin litre: 1.48 TL - 53 TL Çeyrek Altın: 30 TL - 7.113 TL Dış borç 130 Milyar$- 515 Milyar$ (Aralık 2024 ) İç borç 200 Milyar TL- 7.5 Trilyon TL Bunun dışında olan ödemeler KKM ödemeleri ( zararı 2 yılda 1.1 Trilyon TL ) Döviz garantili ödemeleri (157 Milyar dolar 2021 ) Ve bunun yanında harcanan rakamlar Bedelli gelirleri, Özelleştirme gelirleri, Merkez Bankası Rezervi, Merkez Bankası yedek akçesi, Deprem vergisi, işsizlik sigorta fonu, 2b arazi gelirleri, gayrimenkul satışları, maden ruhsat gelirleri 30 Mayıs 2025 Sadece sizin aldığınız kararlarla onlarca trilyon TL zarardan bahsediyoruz -Dört yılda faize ödenen 4 trilyon TL İki yılda Merkez Bankası’nın 1,5 trilyon TL zarar etmesi, -Yap İşlet devlet projelerindeki zararlar -Kamu özel arasındaki mahsuplaşma da kur hesaplamalarının kamu aleyhine hesaplanması -devletin elektriği özel şirketten pahalıya alıp, özel şirkete ucuza satmasından doğan kamu zararı bu listeye dahil değil Bir ülke ekonomik krizdeyken, yurtdışından yüksek faiz ile dış politikada taviz vererek dış borç bulurken, halkı ucuz gıda kuyruğunda beklerken, döviz, enerji, gıda fiyatları çok yüksekken, halk vergi yükü altında ezilirken bir ülke yönetimi halkın parasını böyle dağıtır mı? Ve bunları yapan Erdoğan, ekonomi muhalefet yüzünden bozuldu diyor... -12 Ocak 2024 Azerbaycan'a 250 Milyon TL hibe -62.3 Milyon Dolar Kırgızistan borcunun silinmesi -kırgızistan vatandaşların Türkiye’de ücretsiz tedavi hizmeti -10 Mayıs 2024 yılda 7000 yabancının Türkiye’de tedavi edilmesi -Suriyeliler için 40 milyar $ harcadık. (Mart 2020 rakamı) -Somali’ye son 10 yılda 1 milyar doların üzerinde hibe yaptık. -9 Aralık 2020, Nijer, Nijerya, Kongo sağlık hibe yardımı -9 Aralık 2020, Tunus’a 5 Milyon dolar hibe -TİKA, Nepal ve Afganistan'da gıda kolisi dağıtması. -34 ülkeye ekipman hibe,156 ülke ve 9 kuruluşa destek." Erdoğan -Sırbıstan ve Bosna Hersek'e destek için sıfır gümrük bedelli ithalat kararları " -4 bin Suriyeli sağlık çalışanı istihdam ettik. -754 bin Suriyeli bebeğimiz doğdu. -Suriyelilere 97 milyon poliklinik hizmeti. -Suriyelilere 3 milyondan fazla yataklı tedavi. -Suriyelilere 2 milyon 600 bin ameliyat." Fahrettin Koca Mart 2022 - Hariri'ye, Türk Telekom’un özelleştirmesi için 4.75 Milyar $ bankalarımızdan kredi verdiler. ( bugünün kuruyla 185 milyar TL ) Telekom’u borçlandırdı. Telekom’un içini boşalttı aldığı krediyi de ödemeden kaçtı gitti. -Pandemi dönemi hiç kimse sokağa çıkamıyor, seyahat edemiyor, yollar bomboş ama AKP’nin döviz üzerinden gelir garantisi verdiği şirketler bomboş yollara rağmen tıkır tıkır gelirlerini alıyorlar. Dönüp diyorlar ki Pandemi var ekonomik sıkıntımız var kira borçlarımızı ödeyemeyeceğiz. AKP, merak etmeyin diyor 2036’ya kadar borçlarını erteliyor.Devletin resmi kurumu belediyelere yapmadığını yandaş ve yabancı şirketlere yapıyor hem de tıkır tıkır döviz üzerinden gelirini ödediği şirketlerin borçlarını erteliyor. Her şey yasal sonuçta. Her şey dava için sonuçta -Yine cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yönetiminde olan Çaykur, dünyada yıllık kuru çay tüketimi kişi başına sadece 500 gram Türkiye’de ise bu rakam 3,5 kg. Tabii ki şaşırmıyoruz cumhurbaşkanı Erdoğan yönetiminde Çaykur zarar etmeye başlıyor. Olsun her şey yasal. Zarar ediyorsa halk ödüyor sonuçta -Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yönetiminde olan varlık fonu bünyesine giren Botaş, devletten destek alıyor, yurtdışından borç alıyor, ödediği gazın parasını tahsil ediyor buna rağmen Rusya’dan aldığı gazın parasını ödeyemiyor. Devletten alınan, tahsil edilen ve borç alınan para nerede diye sormak yasa dışı faaliyet sonuçta her şey yasal Tabii ki bunlar olurken ülkemiz sürekli doğal gaz keşfediyor. Ama ne hikmetse Botaş aldığı gazın parasını ödeyemez hale geliyor. -Varlık fonu kuruluyor başkanı cumhurbaşkanı Erdoğan oluyor. Özelleştirilmeyen tüm varlıklar, varlık fonu bünyesinde toplanıyor. Varlık fonu yönetimi ayrı borçlanıyor fonun bünyesindeki tüm şirketler ayrı ayrı borçlanıyor sonuçta her şey yasal. Örneğin geçen hafta vakıfbank 555 milyon $ Çin’den borç aldı. Sonuçta her şey yasal. -Devletin tabii ki belli özel şirketlere ödediği parayı döviz ile öde, yine belli şirketlerin devlete olan ödemelerini TL’ye çevirerek tahsil et. Böylelikle kamu büyük zarara uğrasın Sorun değil her şey yasalara uygun sonuçta Biz buna dava diyoruz dava uğruna her şey mübah diyoruz. -Özel şirketten elektriği pahalıya al, yandaş ve yabancı dağıtım şirketine ucuza sat. Aradaki farkı halkın cebinden öde! sonuçta her şey yasal değil mi ? Ya halkın cebinden trilyonlar gitmiş ha bunlar ufak detaylar. Sonuçta halkın cebinden trilyonlar uçuyorsa her şey yasalara uygun olarak uçuyor. Biz buna dava diyoruz. -Tabii ki yine yandaş ve yabancı şirketler döviz ödeme garantileri var. Pandemi de dahil tıkır tıkır döviz üzerinden gelirlerini öde, bu arada tabii ki onlar için döviz kurunu 6-7 kat arttır. Ama onların vergi borçlarını ötele, borçlarını ötele, vergi borçlarını sil, verilen işletme sürelerini arttır, verilen garanti miktarlarını arttır. Böylelikle halkın trilyonları yandaş ve yabancıya uçsun gitsin ama sorun değil sonuçta her şey yasal. Biz buna dava diyoruz. -Tayyip Erdoğan olarak faizsiz ekonomi özlemimi Gürsesle haykıracağım derken, cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yaptığı 2018 yılında 70 milyar TL faiz ödeyen Türkiye 2023 yılında 600 milyar TL faiz ödedi 2024 yılında 1.2 Trilyon TL faiz ödedi 2025 yılının ilk 4 ayında 684 milyar TL faiz ödedi ( 2025 yılında 2 trilyon TL ödeyecek) Her şeyi planlı şekilde yaptılar. İç borcu döviz ile aldılar. Önce döviz kuru arttı sonra faiz arttı. 2018 yılında 1 trilyon TL olan merkezi bütçe borçu 2025 Nisan ayı itibari ile 10.7 trilyon TL’ye çıktı. Artan döviz kuru ile borç arttı. Sonra faizi arttırıp artan borç miktarına yüksek orandan faiz ödenmeye başlandı. Bu planlı bir şekilde halkın cebinden belli bir sermaye çevresine kaynak transferidir. Ortada bir ekonomik kriz yoktur. Yap İşlet devlet projeleri de düşünüldüğünde döviz üzerinden gelir garantisi verildiği düşünülürse onların Aldığı para TL bazında artmış durumda bu şekilde trilyonlarca rakam belli bir gruba aktarılıyor. Bir yıla mahsus değil yıllara mahsus şekilde bu para aktarılma devam ediyor. -Ne güzel değil mi ben faize karşıyım deyip dört yılda 4 trilyon TL faize para ödüyorlar. 86 milyonla dalga geçmek değil mi bu? Ya bu faizi alanlar kim ? İki yılda Merkez Bankası 1,5 trilyon TL zarar ediyor bu para kime gitti? Tabi burada her şey yasalara uygun değil mi? -Sokaktan geçen birisini çeviriyorsunuz bak şurada büyük bir arazim var. buraya devasa bir bina yap bana, ben de senden metrekaresini döviz üzerinden kiralıyım diyorsunuz. işte şehir hastaneleri böyle başlıyor. Şahıs diyor ki yaparım ama benim param yok. Devlet olarak alıyorsunuz bu Vatandaşı finans şirketine götürüyorsunuz, kredi buluyorsunuz. Bulduğunuz krediye kefil oluyorsunuz bir de bu şahsa gelir garantisi veriyorsunuz. Devlet olarak şahsa araziyi verdiniz. Krediyi temin ettiniz, özellikle çok çok büyük bina yaptırıp, metre karesini döviz üzerinden bu şahıstan kiralıyorsunuz. Yetmiyor, Yatakhane, görüntüleme, laboratuvar hizmetlerini ve temizlik hizmetlerini bu şahıstan satın alıyorsunuz. Yetmiyor kafeterya, lokanta, otopark ve otel işletmesini de bu şahsa veriyorsunuz İşte size şehir hastaneleri. Olsun her şey yasal. Halka diyorsunuz ki cebimizden bir kuruş çıkmadan yaptırdık. 2024 yılında 90 milyar TL’nin üzerinde rakam ödendi. Olsun her şey yasal sonuçta. Sonuçta dava meselesi. -Ne güzel değil mi biz bu ülkeyi döviz belasına sokanlara hesap sorup bu ülkeyi döviz belasından kurtaracağız deyip döviz üzerinden ödeme garantisi verip döviz üzerinden iç borç aldılar. Olsun her şey yasal sonuçta. yetmedi dövizi 6-7 katına çıkardılar halkın cebinden büyük parayı yandaş ve yabancıya akıttılar. dediler ki bu kazanç size yetmez bir de faizi arttıralım size ödediğimiz parayı faize yatırın bir de oradan kazanın dediler. Olsun biz faize karşıyız diyeceğiz nas var diyeceğiz sorun çözülecek. çözüldü de -Türk telekom, Hariri’ye Türk telekom’u sana satalım dediler.Hariri‘i param yok dedi. O zaman gel sana devletin bankalarından 4,75 milyar $ kredi verelim dediler. Parayı biz verdik Hariri Türk telekom’u satın aldı. Harari Türk Telekom’un kasasını boşalttı. Faturaları tahsil etti. Borcu ödemeden kaçtı gitti. AKP ne yaptı dersin Hariri’yi kırmızı halııyla karşıladılar. Zarar için sorun değil her şey yasal sonuçta. Halk ödüyor. -Türkiye F - 35 projesinden tek taraflı çıkarıldı. Verdiği 1.4 milyar $ parayı alamadı. Akp’li bakan Varank, ABD verdiği sözlere uymak zorunda değil diye ekranda açıklama yaptı. Çıkarıldığımız projeye geri dönebilmek için lobi faaliyetler için AKP yine para harcadı. Kendi paramızı geri alamadık. alamadıgımız paranın karşılığı F-16 alalım veya F- 16 modernizasyonu yaptıralım dendi. Bunun için dahi taviz vermeyi kabul ettiler. tavizin kabulü için bile ABD’ye üç defa heyet gönderdiler. Ne oldu ?

Nasuh Bektaş

99,046 次观看 • 1 年前