Video yükleniyor...

Video Yüklenemedi

Ana Sayfaya Dön

“trabzon devlet hastanesi’ne git, orada bir liste var bizden en çok kim gitmiş oraya? en çok o. ben uzun zamandır saçını,başını, kıyafetini, makyajını bi kenara bırakıp, sadece oyunuyla, karakteriyle ilgilenen oyuncu gördüm. ne diyeyim allah ondan razı olsun.” #SenAnlatKaradeniz

679,995 görüntüleme • 7 ay önce •via X (Twitter)

0 Yorum

Yorum bulunmuyor

Orijinal gönderinin yorumları burada görünecek

Benzer Videolar

Macaristan’da tırını park edip dinlenen bir kişi, yanlarına gelen otomobilden internet satış fiyatı 639 Euro olan saati 50 Euro’ya aldığını söyledi: “Macaristan'da yol kenarında otobanda aracı park ettim. Bir tane otomobil geldi, Romen plakalı. Biz dediler zor durumdayız, kartlarımız çalındı, paramız çalındı, yol kenarında uyurken hırsızlık oldu. Yakıt alacak paramız yok. Size bu iki tane saati verelim, bize biraz para verin, biz de yakıt alalım, ülkemize dönelim dediler. Ben de o kadar saatten anlamam. Yani kol saati de asla takmam. 'Ne kadar fiyat?' dedim. İkisini de '600 Euro yapalım' dediler. Fiyatına baktım bir tanesinin, 639 Euro. İnternetten araştırdım, hakikaten 639 Euro bir tanesi. Hatta garanti kartı falan, bütün sertifikaları var. Ama dedim bende o kadar para yoktu gerçekten nakit para. Ben dedim bu kadar para yok, yani ben istemiyorum. Çok ısrar ettiler, konuştuk falan şey yaptık, onlar da ne hikmetse biraz Türkçe biliyorlar. 'Bende bir 100 Euro var. 100 Euro da otoban, şu bu parası var. Dedim ben 100 Euro'dan başka param yok.' Allah Allah, şaşırdım ne hikmetse. '100 Euro'yu tamam, ver' dediler, vermeyi verdiler yani. Yani uzun zamandır ilk defa ticaret yaptım, adamlar 100 Euro'ya iki tane saati verdi, Allah razı olsun. He, onların da işi görüldü, dediler 'İşimiz görüldü, senden de Allah razı olsun' dediler. Adamlar mutlu mesut gittiler. Vallahi bu işte çok güzel kârlı çıktım, çok güzel iki tane saatim oldu.”

Anonim Muhabir

828,488 görüntüleme • 2 ay önce

Lesley Ogochukwu Yorumu Uğur Karakullukçu: Diyorum. Ben şu an herkes konuşur. Şu an Ogochukwu "gelsin görelim" diyenler de, hani illa benim anama avradıma bir hafta küfür edenlerden bahsetmiyorum. Normal ya. Ben bu oyuncuyu tanımıyorum. Ya işte, 3 kişi iyi diyor, 3 kişi kötü diyor. "Ben bir izleyelim, ondan sonra bakalım" diyenler de olabilir. Buna bir şey diye... Ben zaten onlara bir şey demiyorum, hiçbir zaman. Yani doğal olarak onlar da "şu an" deyip... Doğal olarak onlar da "şu an" diyebilir zaten. Ama Galatasaray'ın sözleşmeli futbolcusu bitti. Kontenjanın doldu. Verdin 3 milyon euro kira bedeli, verdin. 2.600, maç başı hariç 2.600 maaşı bağladın adama. Geçmiş olsun yani. E tamam, şimdi alabilecek misin bir orta saha daha? Alamayacaksın. Bütçeni de harcadın. Şeyi yok ki abi bunun. Şimdi konuşsan ne olur, konuşmasan ne olur? Ben şimdi sabaha kadar size "Lesli Ugoçuk var" deyip, siz de beni sabaha kadar alkışlayın, ne olacak? Ne değişecek abi? Bakın arkadaşlar, ben o zaman size ben nasıl düşündüğümü, nasıl bir düşünce yapısıyla oyuncu değerlendirmemi anlatayım. Şimdi Galatasaray, liginde hep birinci olması gereken bir takım, değil mi? Liginde birinci olman için senin oyuncularının bölgesine göre, bölgesine göre belli özelliklerin ekstra olması lazım. Mesela ne? Mesela Felipe Melo niye başarılı oldu? Zaten Allah vergisi bir 6 numara fiziği var. Özel, uzun muzun, her şeyi var. Hava, hakimiyet var, bilmem ne. Yetmiyor gibi, adamda bir teknik kalite var. Yani değme 10 numaranın atamayacağı topları, yani çok iyi bir 8 numara gibi. Terse topları var. Pas kabiliyeti boyuna göre bayağı iyiydi, değil mi? Bak, kafasının kırık olması, o sezon çok kötü oynaması umurumda değil. Ben özelliklerine bakıyorum. Diyorum ki, bu adamın bu ligde ki standart oyuncular var, 6 numaralar var. Bir biraz daha belli, belli özellikleri daha iyi bir araya getirmiş oyuncular. Bir de özel oyuncular var. Bu adam özel oyuncu olur mu? Bunun için mesela, mesela Torreira. Nedir? Hem yoğun bir, yani çok dinamik, çok top kazanan, hem de bölgesine göre çok yüzdeli bir pasör. Torreira.

Galatasarayultrataraftar

63,098 görüntüleme • 27 gün önce

🚨"Vedat Muriqi'yi Lukaku'ya tercih ederim" 🗣️Uğur Karakullukçu: "Ben Vedat'ı her zaman beğeniyorum. Ben hatta şöyle bir şey açabildim. Rizespaspor'dan şimdi Galatasaray da istiyordu o dönem. Fenerbahçe alınca o dönem Fenerbahçelilerde daha yüksek profil bir beklenti vardı. Daha büyük bir isimli bir yıldız. Ben tepki görmüştüm ya Vedat çok iyi olacak. Fenerbahçe acayip bir adam aldı falan. Bayağı bir tepki görmüştüm. Onu hatırlıyorum ben. Vedat bir kere gerçekten tam klasik santraforu biraz daha hareket uzun boyu hava hakimiyeti var tamam ama fiziksel kuvveti, bunun yanı sıra servisçiliği, hakikaten o dönem çok büyük çıkış yakalamıştı. Biraz hatta prime'ını yani çıkışını geç yakaladığı için dediğim gibi imaj olarak haksızlığa da uğramıştı ama Fenerbahçe'de çok net bir performansla Lazio'ya transfer olmuştu. Ama o dönemde prime İmmobile artık hani Lazio'nun artık en büyük efsanesi gibi bir muamele görürken gol kralıydı. Doğal olarak orada istediği ortamı bulamadı. Çok kolay değildi ama kısa sürede transfer yaptı. Mallorca'da da bu yaşına kadar her zaman La Liga'da fark yaratan bir oyuncuydu. Varlığıyla stoperleri rahatsız ediyor. Servisi var. Müthiş bir bitirici olmayabilir ama her zaman doğru vuruşu yapıyor. Kuvvetli takım oyuncusu. Bencil değil. Arkadaşlarına alan açıyor. Yani daha bir santrafordan ne bekler insan? Bence daha fazlası çok da kolay değil. Şöyle söyleyeyim ben. Yani eğer bir bana diyorsan ki ya Uğur bugün Fenerbahçe'nin bütün yıl boyunca en çok katkı verecek santraforuna karar ver. Lukaku mu? Lukaku da çok büyük bir isim. Hakikaten sanılandan daha hazır gördüm ben. Ama ona rağmen ben Vedat'a daha güvenilir buluyorum. Ya Vedat sayesinde sen Lukaku'nun ya acaba olur mu olmaz mı tereddüne düşmüyorsun. Sezon boyunca Fenerbahçe'nin santraforunu bence garanti altına alan bir ikili. Ama temelde Vedat ya ben çok benim beğendiğim bir oyuncu Vedat."

Fener Global

23,642 görüntüleme • 6 gün önce

Biz çok normal adamlar değiliz. Sizin de çok normal olduğunuz söylenemez. dünyada herkes anormal sanki. belki de hepimiz normaliz. yanlış zamanda, yanlış yerde… ya kusura bakma insan eline kalem alınca değişik şeyler yazmak istiyor. ben pek anlamam bu işlerden. sana o kadar çok mektup yazmayı denedim ki, bir yerden sonra hep yırttım. bu sefer üşeniyorum, heralde sana gönderemeyeceğim için. daha doğrusu bira içerek yazdığım için utandım heralde. kim bilir orada hava nasıl, kim bilir neleri özledin. biraz salakça olacak ama burası da çok boktan. sanki herkes katil ya da herkes yalnız. burdan çok fazla farkımız yok. aslında var; biz daha geniş alanlarda yürüyüp, daha fazla görüşme hakkına sahibiz, en büyük fark bu heralde. beni burada ayakta tutan dostlarım. seni de umarım bir şeyler ayakta tutuyordur ama eminim benden daha fazla sevenin var. ben mücadele etmeyi senin kadar bilmiyorum. biz mücadele edenlerin peşindeyiz, kimi zaman. ben senden hoşlandım, ben çok iyi vakit geçirdim seninle, çok güzelsin. Sana hislerimi nedense en kötü cümlelerle anlatıyorum hep ya. ya gerçekten sevmeyi bilmiyorum ben ya da ne bilim tuhaf oluyorum. dışarı çıktığında bu mektubu sana vermek isterim ama biliyorum utanacağım ve veremeyeceğim, olsun. sana yazmasaydım içimde kalırdı. sen içeride ben dışarıda, siz içeride biz dışarıda. ya öyle işte, yine yazamadım.

No Context Behzat Ç.

90,921 görüntüleme • 3 yıl önce

Küçükken yaşayıp unutamadığı bir olayı anlatan kadın: • Bizim çocukluğumuz çok yoklukla geçti. Ekmek alacak para bile bulamadığımız bir süreç vardı. • Bir gün kuzenimin şehir dışında düğünü var, babaannem gidecek, ben de babaannemle gitmek istiyorum. Babam ve annem “Hayır” dedi ama babaannem onları ikna etti. • Benim sadece bir pantolonum ve bir kazağım var; başka hiçbir şeyim yok. Annem bayramda almıştı. Başka kıyafetim olmadığı için her yere onu giyiyorum. • ⁠Annem bana küçük bir çanta yaptı, elime de 5 lira para verdi ve beni düğüne gönderdi. • ⁠Gittik, düğün evinde oturuyoruz. Herkes cümbür cemaat birbirine “Ne giyeceksin?” diye soruyor. • ⁠Ben orada ayıldım. Kıyafetimde bir tuhaflık olduğunu ilk kez orada fark ettim. Çocuk aklımla bir kenara büzüştüm. Bir tanesi „Sen ne giyeceksin? Getir bakalım kıyafetini” dedi. Gittim, çantamı açtım. • ⁠Bir yandan da “Bir mucize olsun, giyeceğim kıyafeti görmesinler, düğün hengamesinde giyer çıkarım, kimse anlamaz” diye dua ediyorum. • ⁠O mucize gerçekleşmedi. Kıyafeti götürüp gösterdim. Şöyle bir baktı: “Hım, güzelmiş...”!dedi. • ⁠Ertesi gün çarşıya çıktık. Mağaza geziyoruz, ekip hala kendine kıyafet bakıyor. Benim de o dönem kırmızı bluz ile kot etek kombinine merakım var; herhalde televizyonda bir dizide falan görmüşüm. • ⁠Bir mağazaya girdik; bir yanda kot etek var 5 lira, diğer yanda kırmızı bluz var 5 lira. Bir eteğe gidip bakıyorum, seviyorum; bir bluza gidip bakıyorum, seviyorum. • İkisini birden alamayacağımı biliyorum, sadece 5 liram var. Ama birini alsam neyle giyeceğim ki? Başka kıyafetim yok. • ⁠Sonra bir tanesi kabinden çıktı, “Ekibin yarısı eve dönecek, sen de onlarla git. Yorulma, biz biraz daha dolanacağız” dedi. • ⁠Beni eve gönderdiler. Düğünde de yine aynı kazağı ve pantolonu giyip çıktım. Eve dönünce bir dünya ağladım. • ⁠Hala merak ediyorum: O çocuğa bir parça kıyafet almak ne kadar zordu? Beşer liradan 10 lira verip oradan bir kombin yapmak o çocuk için ne kadar zor olabilirdi? 25 sene önce boynunu büktüğünüz o çocuk bunu unutmadı, hiç unutmadı.

🎙️ Muhbir

171,718 görüntüleme • 1 ay önce

🗣Murat Aşık: Telefon çaldı, kulüpten Nurgün Hanım. Nurgül Hanım ben bildim bileli Fenerbahçe Spor Kulübü'nde. Aziz Bey'in de kulübümüzün başkan sekreteri. Beni aradı Nurgün Hanım. Dedim, 'Allah Allah hayır olsun inşallah.' 'Başkan görüşecek.' dedi. Sağ olsun başkanımız aradı. Dedi ki, 'Ya Murat, bu Metin Aşık Tesisleri burası böyle böyle. Yani burayı yıkacağız. Artık dökülmeye de başladı. Ama hak sizdedir öncelik. Yani biz burayı yapalım diyorsanız,' dedi. Bir maliyet söyledi başkan, burada dile getirmeyeyim. 'Hatta daha önce daha yüksek çıkmış, biz biraz daha düşürdük,' dedi. ​'Hani sen burayı yapmak istiyorsanız...' Herhalde muhtemelen durumları da biliyorlar yani. 'Bir bak bakalım böyle sponsorla moponsorla bir şeyler yapabiliyorsan sen yap. Yapamıyorsan... Yani ben bu kadar buldum, siz üstünü tamamlayın' diyeceğiz ya da 'Teşekkür ederim başkanım, biz yapamıyoruz. Buyurun o zaman bizim de var.' dedi. ​Ben her şeyden önce teşekkür ettim böyle bir incelik gösterdiği için. Sağ olsun, Allah razı olsun. Ya benim şahsi öyle bir gücüm yok ama dedim, 'Kendisine söyledim, başkanım bir kaç hafta bana müsaade ederseniz bir bakayım ne yapabiliriz, ne kadar yapabiliriz.' Keşke bu arada gücüm olsa, öyle bir gücüm olsa kendi yaptırabilsem. Ama şunu diyeyim: O tesis '92'de yapıldı. 33-34 sene Fenerbahçe'nin yükünü çekti. Biz rahmetli babamı da oradan uğurladık vefat ettiğinde. Yapamazsak da bundan sonra yapacak kişinin adıyla devam edebilir. Önemli olan Fenerbahçe... O zaman için o tesis çok güzeldi, şimdi bu tesis daha güzel olur inşallah. ​Biz yapabiliyorsak biz yaparız, kim yapıyorsa da her zaman söylüyorum; Fenerbahçe'ye bir çivi çakandan Allah razı olsun.

Fener Habers

50,903 görüntüleme • 27 gün önce

Murat Aşık: Telefon çaldı, kulüpten Nurgün Hanım. Nurgül Hanım ben bildim bileli Fenerbahçe Spor Kulübü'nde. Aziz Bey'in de kulübümüzün başkan sekreteri. Beni aradı Nurgün Hanım. Dedim, 'Allah Allah hayır olsun inşallah.' 'Başkan görüşecek.' dedi. Sağ olsun başkanımız aradı. Dedi ki, 'Ya Murat, bu Metin Aşık Tesisleri burası böyle böyle. Yani burayı yıkacağız. Artık dökülmeye de başladı. Ama hak sizdedir öncelik. Yani biz burayı yapalım diyorsanız,' dedi. Bir maliyet söyledi başkan, burada dile getirmeyeyim. 'Hatta daha önce daha yüksek çıkmış, biz biraz daha düşürdük,' dedi. ​'Hani sen burayı yapmak istiyorsanız...' Herhalde muhtemelen durumları da biliyorlar yani. 'Bir bak bakalım böyle sponsorla moponsorla bir şeyler yapabiliyorsan sen yap. Yapamıyorsan... Yani ben bu kadar buldum, siz üstünü tamamlayın' diyeceğiz ya da 'Teşekkür ederim başkanım, biz yapamıyoruz. Buyurun o zaman bizim de var.' dedi. ​Ben her şeyden önce teşekkür ettim böyle bir incelik gösterdiği için. Sağ olsun, Allah razı olsun. Ya benim şahsi öyle bir gücüm yok ama dedim, 'Kendisine söyledim, başkanım bir kaç hafta bana müsaade ederseniz bir bakayım ne yapabiliriz, ne kadar yapabiliriz.' Keşke bu arada gücüm olsa, öyle bir gücüm olsa kendi yaptırabilsem. Ama şunu diyeyim: O tesis '92'de yapıldı. 33-34 sene Fenerbahçe'nin yükünü çekti. Biz rahmetli babamı da oradan uğurladık vefat ettiğinde. Yapamazsak da bundan sonra yapacak kişinin adıyla devam edebilir. Önemli olan Fenerbahçe... O zaman için o tesis çok güzeldi, şimdi bu tesis daha güzel olur inşallah. ​Biz yapabiliyorsak biz yaparız, kim yapıyorsa da her zaman söylüyorum; Fenerbahçe'ye bir çivi çakandan Allah razı olsun. ( SportsDigitale )

Fenerbahçe Insider

237,217 görüntüleme • 27 gün önce

💥 Murat Aşık: Telefon çaldı, kulüpten Nurgün Hanım. Nurgül Hanım ben bildim bileli Fenerbahçe Spor Kulübü'nde. Aziz Bey'in de kulübümüzün başkan sekreteri. Beni aradı Nurgün Hanım. Dedim, 'Allah Allah hayır olsun inşallah.' 'Başkan görüşecek.' dedi. Sağ olsun başkanımız aradı. Dedi ki, 'Ya Murat, bu Metin Aşık Tesisleri burası böyle böyle. Yani burayı yıkacağız. Artık dökülmeye de başladı. Ama hak sizdedir öncelik. Yani biz burayı yapalım diyorsanız,' dedi. Bir maliyet söyledi başkan, burada dile getirmeyeyim. 'Hatta daha önce daha yüksek çıkmış, biz biraz daha düşürdük,' dedi. ​'Hani sen burayı yapmak istiyorsanız...' Herhalde muhtemelen durumları da biliyorlar yani. 'Bir bak bakalım böyle sponsorla moponsorla bir şeyler yapabiliyorsan sen yap. Yapamıyorsan... Yani ben bu kadar buldum, siz üstünü tamamlayın' diyeceğiz ya da 'Teşekkür ederim başkanım, biz yapamıyoruz. Buyurun o zaman bizim de var.' dedi. ​Ben her şeyden önce teşekkür ettim böyle bir incelik gösterdiği için. Sağ olsun, Allah razı olsun. Ya benim şahsi öyle bir gücüm yok ama dedim, 'Kendisine söyledim, başkanım bir kaç hafta bana müsaade ederseniz bir bakayım ne yapabiliriz, ne kadar yapabiliriz.' Keşke bu arada gücüm olsa, öyle bir gücüm olsa kendi yaptırabilsem. Ama şunu diyeyim: O tesis '92'de yapıldı. 33-34 sene Fenerbahçe'nin yükünü çekti. Biz rahmetli babamı da oradan uğurladık vefat ettiğinde. Yapamazsak da bundan sonra yapacak kişinin adıyla devam edebilir. Önemli olan Fenerbahçe... O zaman için o tesis çok güzeldi, şimdi bu tesis daha güzel olur inşallah. ​Biz yapabiliyorsak biz yaparız, kim yapıyorsa da her zaman söylüyorum; Fenerbahçe'ye bir çivi çakandan Allah razı olsun.

FF TV

324,106 görüntüleme • 28 gün önce