Video yükleniyor...

Video Yüklenemedi

Ana Sayfaya Dön

38,968 görüntüleme • 1 yıl önce •via X (Twitter)

9 Yorum

Büşra (goygoy sever) profil fotoğrafı
Büşra (goygoy sever)1 yıl önce

Hocam seyrana böyle cami de ablası için dua eden sahne de yazın bu kadar salaklık az biraz daha fazla salak yazmanız lazım

seyfer profil fotoğrafı
seyfer1 yıl önce

Yc Season 1 Season 2 Season 3

❦g̷r̷a̷c̷e̷❦ profil fotoğrafı
❦g̷r̷a̷c̷e̷❦1 yıl önce

Bir dizide 5 metre mesafeden otomatik silahlarla taranan başrol kadının omzundan ve karnından vurulup kabanından kan çıktığınıda gördük sayenizde;) Elinde serum şişesiyle yürüyerek acilden çıktığınıda gördük..Tıp bilimi sayenizde şok geçiriyo bu saçmalığınız için.Komedi yaa🤣🤣🤣

Zeunab profil fotoğrafı
Zeunab1 yıl önce

Suna ve Pelin 58 🤢92 🐟🐟

Viyan.t. Ismail profil fotoğrafı
Viyan.t. Ismail1 yıl önce

Güngerin yazdıklarının aynısını yazıyorlar hem de daha kötü bir şekilde O zaman niye zahmet edip geldiniz ki muhteşem 5’li?? Suna ve Pelin 58 bölüm 92 👎👎👎👎

Vanessa profil fotoğrafı
Vanessa1 yıl önce

Kardeşim, burada Brezilya'da YÇ bir şaka haline geldi, burada diziye Hint dizisi diyoruz. Ne ayıp, yurt dışında da şaka oldu. Senaryo kimden çıktı bilmiyorum ama çok saçma.

NESOOO🤍 (ama ONUR AKAY FANI 😎) profil fotoğrafı
NESOOO🤍 (ama ONUR AKAY FANI 😎)1 yıl önce

Birine senaristler girsin diğerine Sunak diğerinede torpilliler 🤣🤣

Rê profil fotoğrafı
1 yıl önce

Nerede?????

heyatrehımlı profil fotoğrafı
heyatrehımlı1 yıl önce

Ya siz birde bunu paylaşıyorsunuz sanki güzel bir şeyler yazmışsınız 5 senarist bu yazdıklarınızı kendınız izliyormusunuz ?Rezillik bu şimdi yazdığınız o ahlaksız abla var ya öllürse de üzülmeyiz

Benzer Videolar

Mimar Sinan’ın ilk dönem eserlerinden Üç Baş Nureddin Hamza Camii Haziresi; İstanbul Valiliği ve Fatih Belediyesi’nin titizlikle yürüttüğü çalışmalarla yeniden gün yüzüne çıkarıldı. Mimar Sinan’ın tarihî kayıtlara geçen ilk eseri olarak özel bir konuma sahip olan caminin haziresi daha sonraki yüzyıllarda şekillenmiştir. Hazirede en erken tarihli mezar taşı H. 1118 (M. 1706/1707), en geç tarihli mezar taşı ise H. 1277 (M. 1860/1861) tarihlidir. Toplamda 98 mezar taşının bulunduğu hazirede; sarıklı ve kâtibi başlıklı serpuşlar, bitkisel motifler ve güneş tepelikli şahideler gibi dikkat çekici örnekler yer almaktadır. Ecdad yadigârı Üç Baş Nureddin Hamza Camii Haziresi, Valiliğimiz “Yadigâr” projesi kapsamında; İstanbul Valiliği Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı (YİKOB) ve Fatih Belediyesi tarafından aslına uygun şekilde yeniden ayağa kaldırıldı. Restorasyon çalışmaları kapsamında; ✅ Zamanla tahrip olan hazirede devrilen ve toprak altında kalan mezar taşları yeniden gün yüzüne çıkarıldı. ✅ Konservasyon işlemleri tamamlanan taşlar kaidelerine yerleştirildi. ✅ Sarıklı, kâtibi başlıklı ve bitkisel motifli mezar şahideleri tek tek ele alınarak özgün malzeme ve tekniklerle onarıldı. İstanbul Valiliği olarak “Yadigâr” projemizle, eserlerimizi ve medeniyetimizi geleceğe taşıyoruz. Ecdadımıza bir vefa, geleceğimize güçlü bir miras bırakıyoruz. Davut GÜL #Yadigâr #EcdattanYadigârGeleceğeEmanet 📍 Üç Baş Nureddin Hamza Camii Haziresi, Fatih

TC İstanbul Valiliği

14,118 görüntüleme • 3 ay önce

Nemrut Dağı Tümülüsü, antik Kommagene Krallığı'nın etkileyici mirasını günümüze taşıyor ve bazılarına göre antik dünyanın 8. harikası. MÖ 1. yüzyılda, Kommagene Kralı I. Antiokhos selefleri arasında eşi benzeri olmayan bir kutsal alan inşa etti. Nemrut Dağı'ndaki keşfedilmemiş mezarı, bize eski Anadolu'daki ölüm ve ibadet anlayışı hakkında daha fazla bilgi sunabilir. Eski bir kralın mezarını barındırdığına inanılan bir tümülüsü, devasa heykellerden oluşan kutsal bır alan çevrelıyor. BU muhteşem taş figürler, hem Yunan hem de Pers mirasını biı araya getiren antik bir toplumun dini ve cenaze uygulamalarına ilişkin en önemli tasvirlerden bazılarını temsil ediyor. Dağın zirvesinde, 2.100 metreyi aşan bir yükseklikte, Antiokhos büyük bir tümülüs inşa ettirdi. Tümülüsün eteğine, boyları 3 ila 9 metre arasında değişen devasa taş heykeller yerleştirildi. ilk olarak Antiokhos, dağın zirvesini teraslı hale getirterek, mezarını koruduğu varsayılan tümülüsün inşa edilmesini sağladı. Bugün 50 metre yüksekliğinde ve neredeyse 150 metre çapında olan bu tümülüs, ilk inşa edildiğinde, yaklaşık 70 metre yüksekliğe sahipti. Farklı yönlerden gelen üç tören yolu tümülüse ulaşımı sağlıyordu. Kuzey, doğu ve batı yönlerinde olmak üzere üç büyük teras inşa edildi; heykeller de bu teraslara yerleştirildi. Kralın, mezar eşyalarıyla birlikte bu tümülüsün içinde gömüldüğüne inanılıyor. Mezar odası, gömüldükten sonra binlerce taşın altına gizlenmiş ve arkeologların odaya erişimini etkili bir şekilde engelleyen yapay bir tepe oluşturulmuştu. I. Antiokhos'un bedeni muhtemelen 2.000 yıldan fazla bir süre önce gömüldüğü yerde duruyor.

Özgür Toprak

27,780 görüntüleme • 7 ay önce

Suriye’de Günün Özeti Demokratik Suriye Güçleri (DsG) Genel komutani Mazlum Abdi SkyNews’e yaptığı açıklamada, Türk destekli gruplarla süren çatışmaların, DSG’nin IŞİD’e karşı terörle mücadele operasyonlarını askıya almasına neden olduğunu belirtti. Kaosun, IŞİD’li tutukluların gözaltı kamplarından ve hapishanelerden kaçmasına olanak sağlayabileceği konusunda uyarıda bulundu. Abdi, ayrıca, Süleyman Şah’ın mezarının orijinal yerine, yani #Kobani yakınlarındaki Eşme köyüne geri getirilmesi için hazır olduklarını ifade etti. Mezar, 2015 yılında Qaraqozaq Köprüsü yakınlarından, IŞİD saldırısı sırasında Ashmeh köyüne taşınmıştı. Türk dronları, #Kobani’nin batısındaki Zor Maxara köyünü bombaladı, gece ilerleyen saatlerde ise Sirin kasabası yakınlarında ek saldırılar düzenlendiği bildirildi Türkiye destekli Suriye Milli Ordusu (SNA), Qaraqozaq Köprüsü yakınlarında açtığı ateşle bir kadını öldürdü ve üç kişiyi yaraladı. Pentagon, bir USAF MQ-9 Reaper dronunun Pazartesi günü Suriye’de yanlışlıkla, bölgedeki dost güçler tarafından yanlışlıkla tehdit olarak tanımlanıp vurulduğunu açıkladı. Pentagon, Suriye’deki askeri varlığını ve DSG ile olan ortaklıklarını bugün bir kez daha yineledi Bugün Türkiye’ye gelecek Dışişleri Bakanı Blinken’ın, Suriye’deki geçiş sürecine, temsili hükümetin kurulmasına, azınlık haklarının korunmasına, terörizmin engellenmesine ve bölgesel istikrarın sağlanmasına olan desteğini vurgulayacak.

Mutlu Civiroglu

74,583 görüntüleme • 1 yıl önce

2004 yılında El-Fotuwa (milliyetçi Araplar) ile El-Cihad (Kürtler) takımları arasında oynanan bir futbol maçının ardından Kamışlı’da bir devrim (serhildan) başladı. “Bir futbol maçının devrimle ne ilgisi var?” denilebilir. Olaylar, El-Fotuwa taraftarlarından bazılarının (ki bunların milliyetçi oldukları bilinir) Kürt taraftarların önünde Saddam Hüseyin’in posterlerini kaldırmasıyla başladı. Yani Kürtleri; kendilerini öldüren, katleden ve üzerlerine kimyasal silahlar yağdıran Saddam Hüseyin’in resimleriyle tahrik ediyorlardı. Bunun üzerine iki grup arasında çatışmalar çıktı. Ardından Suriye güvenlik güçleri müdahale etti ve Kürtlerin üzerine ateş açtı. Aralarında üç çocuğun da bulunduğu 6 kişi hayatını kaybetti. Bunun sonrasında Kamışlı’da büyük Kürt protestoları başladı. Göstericiler Hafız Esad’ın kabrine giderek mezarı parçaladı ve üzerine bastı. Peki 2004 yılında rejim sessiz mi kaldı? Her zamanki gibi hayır. Mahir Esad liderliğindeki 4. Tümen devreye girdi; gösterileri bastırdı, yüzlerce Kürt öldürdü ve binlerce kişiyi tutukladı. Böylece o Kürt devrimi bastırılmış oldu. Tam bu süreçte Kürt âlim şehit Şeyh Maşuk el-Haznevî ortaya çıktı ve o meşhur sözünü söyledi: “Haklar, kimse tarafından bize bağışlanmaz; aksine haklar güçle/kuvvetle zorla alınır.” Bu söz, rejimin onu 2005 yılında tutuklayıp işkenceyle şehit etmesinin ardından mezar taşına da yazıldı. İşkence sırasında sakalları yolundu, elleri kesildi. 2011’de Suriye Devrimi başladığında Kürtler, Esad rejimine karşı sokaklara çıkan ilk topluluklardan biri oldu. O dönemde rejim; adına şarkılar söylenen mücadeleci Meşal Temo’nun da aralarında bulunduğu birçok Kürt şahsiyete suikast düzenledi.

Kürt Tarihi ve Araştırmaları

19,705 görüntüleme • 29 gün önce