Video yükleniyor...

Video Yüklenemedi

Ana Sayfaya Dön

Ulaş kendini gitgide daha aşıyor. Bakışları,sesi ve nefesiyle oynadığı karakterin aşık olduğu kadına arzusu ve tutkusunu bu kadar iyi geçirmesi,sıfır temasla öpüşme sahnesi zlemişiz gibi etki uyandırması inanılmaz... ve bunu yapabilen en iyi oyuncu olduğunu düşünüyorum

12,335 görüntüleme • 5 ay önce •via X (Twitter)

0 Yorum

Yorum bulunmuyor

Orijinal gönderinin yorumları burada görünecek

Benzer Videolar

Sırbistan Milli Takımı Başantrenörü Dušan Alimpijević, A Milli Takımımızla oynayacakları maçlar öncesinde basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. “Sizi bu kadar kalabalık görmek beni çok mutlu etti. Bizim için son derece önemli bir maç öncesinde bu kadar ilgiye minnettarız. Bu takımın ne kadar iddialı olduğunu ve son Avrupa Şampiyonası'nda ne kadar ivme kazandığını göz önünde bulundurursak, bu tür bir desteğe sahip olmak benim için son derece önemli. Beni özellikle mutlu eden şey ise bilet satışlarının iyi olması; son maça kıyasla çok daha fazla seyirci olacağını görüyoruz, çünkü çağrımıza karşılık veren ve milli takıma gelen bu adamlar bunu gerçekten hak ediyor.” “Takımda harika bir atmosfer var. Biliyorsunuz, önceki maç penceresini iki galibiyetle tamamladık ve oradaki kazanma şeklimiz bu gençler için çok önemliydi, harika bir atmosferde bitirdik. Kaldığımız yerden devam ediyoruz. İlk maç dönemindeki oyuncular yine geldiler ve bu kez bazı yeni oyuncularımız da var.” "Türkiye, basketbol açısından altın çağlarını yaşıyor. 2001/02'den beri. Sanırım 2011/12'de bile bu kadar değildi. Basketbol açısından en güzel dönemlerini yaşıyorlar. Yatırımlar inanılmaz, basketbolun getirdiği her şeye odaklanıyorlar. Basketbol, ​​ben orada olduğumdan beri en yüksek popülaritesine ulaştı. Bu yüzden Avrupa Şampiyonası'ndan önce bana sorduğunuzda; nasıl hazırlandıklarını, nasıl yatırım yaptıklarını, en üst seviyeye çıkmak için nasıl çabaladıklarını gördüğümü söylemiştim. Oyuncuları, milli takıma seçilme konusunda ciddiyetle yaklaşıyorlar. Sadece bir örnek vermek gerekirse, benim oradaki takımımdaki üç oyuncu için milli takımda yer almaları konusunda görüşmek üzere kimse bizimle iletişime bile geçmedi. Oysa biz burada antrenörlerden, kulüplerden, genel menajerlerden çok sayıda telefon alıyoruz... Burada işler çok daha zor, onlara herkesin cevap vermesi gerekiyor." "Dobrić, Kalinić, Davidovac ve Lakić; Kızılyıldız ve Partizan'da oynayacakları EuroLeague maçlarından bir gün sonra, Perşembe günü aramıza katılacaklar. Ertesi gün Dangubić ve Aleksa Avramović'i bekliyoruz; Perşembe günü Dubai'de oynayacakları için ilk maça izin alamadılar, bu yüzden Cuma gününden önce gelemiyorlar. Aleksa Avramović'in son sakatlığı her şeyi karmaşıklaştırdı, durumunu takip ediyoruz. Eğer Asvel'e karşı Dubai kadrosunda yer alırsa; Türkiye'de bizim için oynayacak, aksi takdirde kulüp veya Sırbistan için oynamayacak." “İlk maç penceresine göre çok daha iyiyiz, çünkü ilk maç döneminde bir temel oluşturduk, büyük karakterle kazandık ama elde ettiğimiz iki zaferden daha iyisini hayal bile edemezdik. İkisi de karakterli zaferlerdi. Bu yüzden, kadrolarına baktığımızda hala grubun favorisi olan Türkiye ile oynayacağımız maçları dört gözle bekliyoruz.” “Nikola Kalinic ve Luka Mitrovic gibi iki deneyimli oyuncunun yeniden aramızda olması harika bir şey. Olağanüstü kalitede iki oyuncu, iyi sezon da geçiriyorlar. Luka ile ilk maç penceresinden önce bile temas halindeydik. Yaptığı her şeyde çok dürüst ve en az yedi gün önceden bir kulüp bulursa katılmakta ısrar etti, böylece bir şekilde formda olacaktı. Bekledik, CSKA ile anlaştı, iyi bir sezon geçiriyor, onu kadroda görmekten çok mutluyum. Bu benim için çok şey ifade ediyor. Kalinic için de durum aynı. Kendini birçok maçta ve ligde kanıtlamış, çok kaliteli oyuncu. Ayrıca bu milli takımın ihtiyacı olan bir savaşçı.” “Türkiye'ye favori dememin sebebi aslında çok basit. Şu anda ellerinde çok sayıda EuroLeague oyuncusu var. Bizim oyuncularımızın bazıları izin alamadı veya milli takımda oynamalarını engelleyen sağlık sorunları var. Ama bizi karakterize eden şey pes etmemek, iyi karakter ve iyi bir oyun sergilemek. Elbette ki ‘Pionir’de yaratacağımız atmosferde, açık bir favori yok.”

Ferhat Yeşiltaş

46,462 görüntüleme • 7 ay önce

Model Y Juniper izlenimlerim Rakiplerinin işi çok zor.. Dış tasarım; Eskisine göre çok güzel, bence bu formda daha iyisini yapamazlardı. Yeni kasa deseler kimse itiraz etmezdi. Bütün açılardan tatmin edici, ön ve arka aydınlatma grubu gerçekten başarılı. Jantlar daha iyi olabilirdi. İç tasarım; Majör değişiklik yok gibi görünse de, müşterilerin şikayet ettiği kısımlar elden geçirilmiş. Plastik veya kalitesiz görünen yer kalmamış. Özellikle direksiyon, koltuk, ön konsol, orta saklama gözü, kapı döşemesi değişimi başarılı. Orta kol dayama daha iyi olabilirdi. Entegre koltuk kafalıkları hala demode görünüyor, onu da değiştirmelerini beklerdim. Ambiyans aydınlatma ve arka ekran kalite hissiyatını artırmış. Malzeme kalitesi; Aynı fiyat, hatta daha üst seviyedeki rakiplerinden daha iyi duruma gelmiş. Ekran, kameralar, yazılım konusunda zaten eksiği yok. Müzik sistemi geliştirilmiş, midler hariç beğendim. High end sistem değil tabi ama çoğu kullanıcıyı tatmin eder. Türkiyeye hangi versiyon gelecek soru işareti? Sürüş; Vites kolu gitmiş, ekrandan kullanılıyor. İlk defa deneyimlememe rağmen hiç yabancılık çekmedim. Sanki çok uzun zamandır kullanıyorum gibi hissettim. İstanbul gibi kaotik ortamlarda nasıl olur soru işareti? Sinyal kolu; aşağı/yukarı tek fonksiyon, hafif dokunma yok, ileri/ geri yok. Biraz basit kalmış, sanki son anda koymaya karar vermişler gibi. %51 daha iyi sürüş konforu olduğunu iddia ediyorlar. O kadar olduğunu düşünmüyorum fakat aradaki fark bariz hissediliyor. Kabul edilebilir ve rahat bir sürüşü var. Vibrasyon azaltılmış ama hala biraz var. %22 daha sessiz diyorlar. Evet sürüşü sessizdi, fakat aynalardan ve ön camdan hafif rüzgar sesi duyuluyordu. Yol koşullarından yüksek süratlere çıkamadım, o kısımda yorum yapamam. Ioniq 5 ile aynı ses seviyesine sahip, ID4 çok daha sessiz. Direksiyon oranı değişmiş, daha kolay park manevrası yapılıyor fakat dönüş çapı değişmemiş. Hala biraz uğraştırıyor. Direksiyon hassasiyeti güzel, çok net ve anında tepki veriyor. Yol ile iletişimi iyi. Güç pedalı kalibrasyonu iyi, fren dozlaması güzel fakat bana göre pedal biraz yukarıda geldi. Regen hafifletilmiş ayarda naturel ve yormayan, rahat sürüşü var. Unuttuğum, sormak istediğiniz bir konu varsa yazabilirsiniz. Teşekkürler.

Dr Tr ⚡️

146,764 görüntüleme • 1 yıl önce

Şimdi anladık mı Abdülhamid hanı ? Ne demişti ? ''Biz bu coğrafyadan çekildiğimiz anda, kıyamete kadar kan durmaz'' Neden biliyormusunuz ? Yahudiyi o kadar iyi tanıyordu ki... Ne yapacaklarınıda çok iyi biliyordu. Hatta Kabala büyü kitabını şifrelerini en iyi okuyabilen liderlerden biriydi. Okuyabildiği içinde bir sonraki hamlelerinin ne olduğunu bilen bir liderdi... Kurtuluş savaşında eğer başarabilseydiler TÜRKLERİ de bu duruma düşürme niyetleri vardı. Ama başaramadılar. Bir ATATÜRK çıktı. Atatürk de yahudilerin kim olduğunu iyi biliyordu. Ve bunun için Atatürk vefat edene kadar bir İSRAİL kuramadılar çünkü oda buna izin vermedi... Nuri killigile filistine silah gönderilmek üzere üretim yaptırttı. Killigilin fabrikasını kim patlattı ve onu şehit etti ? İşte türkiyenin içindeki YAHUDİLER... Yani amerikanın içi ne kadar yahudiler tarafından kuşatılmış durumdaysa Türkiyenin de içi aynı şekil kuşatılmış durumda... Bunun için medyada ellerinde sanat alanıda ellerinde o sanat alanının içinde olanlarda ellerinde. Bundan dolayı kimse çıkıpta ''BEN FİLİSTİNİN YANINDAYIM'' diyemez. Tabii ki dünyada büyük bir uyanış başladı. Bunda da öncü GAZZE oldu. Sizinde dediğiniz gibi amerikada dünya starı olan sanatçılar holywood yıldızları bile baş kaldırarak bu duruma isyan etmeye başladı. Çünkü bu bir insanlık sorunu... Aynı olay bir hristiyana yapılsaydı, insan olarak bununda karşısında durmak gerekirdi. Çünkü karşımızdaki yahudi yapısı KABALA inancına göre kendinin haricinde olan herkesin ''GOYİM'' olduğunu iddia ediyor... Peki ''GOYİM'' ne ? insanımsı hayvanlar... Efendilerde yahudiler... Peki israil savunma bakanı GALLANT 7 ekimden sonra ne dedi ? ''İNSANIMSI HAYVANLARLA UĞRAŞIYORUZ'' Bu hesaplaşma çok büyük olacak... Türkiyenin ve amerikanın içi dahil bütün bu yahudi oluşumları temizlenecek.. Aksi halde dünya kendi kıyametini hazırlıyorlar... Sanatçılar konusunda gelince... Amerikada dünya starı olan sizinde yakından tanıyacağız THE WEEKND önce 2.5 milyon dolar ardından 1.5 milyon dolar gibi bir rakkamı gazzeye bağışlayıp bütün hayranlarındanda bağış yapmasını istedi. Ve bunu hiç korkmadan yaptı. Ya benim sanatımı bitirirler ya suikast düzenlerler diye hiç çekinmedi bile. Bu adam bir HRİSTİYAN... Rapçi MACKLEMORE ise dünya turnesine çıkıp her konserde kendini gazzeye adayıp üstüne besteler yaptı... Buda bir hristiyan... Maalesef Türkiye'nin içinde sizin ve sizin gibi birkaç sanatçımız haricinde bu konuya hassasiyet gösteren bir sanatçı göremiyoruz... Hepsi kafasını kuma gömmüş ve olan biteni sadece izlemekle yetiniyor bir tepki bile vermiyor... Bu tehlikenin Türkiye'nin üzerine geldiğini hedeflerinin Türkiye olduğunu 4 ay içinde herkes anlayacak... Çünkü israil gazzede durmayacak bunu artık herkes anladı...

GERÇEKLER TV

32,184 görüntüleme • 2 yıl önce

Devlet katkısının getirisi zaten kimseyi çok tatmin etmiyordu, şimdi neden düşüyor,düşüyorsa çıkalım diye yorumlar yapılıyor bunu pek anlamıyorum. Belki oranı düşürecekler ama aynı anda enflasyon da düşecek, fonlar daha iyi yönetilecek ve bu katkı daha anlamlı hâle gelecek. Bu da bir ihtimal. Gönül ister ki böyle bir değişiklik olmasın ama olursa da elimizden gelen bir şey yok. Ben paramı bu sistemden daha iyi değerlendiririm,bu sisteme ihtiyacım yok, kendi emekliliğimi kendim inşa ederim diyenler zaten yoluna sistemin dışında devam eder.Sistemde kalanlar ise devlet katkısındaki olası %10’luk düşüşü yıl içinde piyasaları daha iyi takip ederek ya da bir uzmanla çalışarak çok rahat telafi eder. Zaten devlet katkısının oranına da, fonlara da karışmaya hakkımız yok hiçbirinde söz sahibiyiz.Söz hakkımız olmayan konularla vakit harcamak yerine,ana paramızı nasıl daha iyi yönetiriz,nasıl daha mantıklı hamleler yaparız buna odaklanmak gerektiğini düşünüyorum. Olası bir değişiklik,zaten değişiklikten sonra ödenen tutarları kapsa. Diyelim oran düştü; istemezseniz ödeme yapmaya devam etmezsiniz. O zaman neden sistemden çıkılsın? Bu da ayrı bir konu. Neyse… Henüz netleşmemiş bir şey hakkında konuşmanın şu an için pek bir faydası olduğunu düşünmüyorum. %30 devlet katkısını almak için en azından daha 2 gün var;buna odaklanalım. Kötü düşünmeyelim, iyi düşünelim; güzel şeyler olsun. Azıcık iyimserlik 🤏🏻🫶

Ayşenur Kahraman

20,438 görüntüleme • 9 ay önce

⚡Tesla'nın LiDAR'lı otonom sistemlerden daha kötü olduğunu gösteren videoya büyük tepki! LiDAR sensörlü bir sistemin Tesla'nın kamera bazlı otonom sürüş modundan daha iyi olduğunu göstermeye çalışan meşhur YouTuber Mark Rober, videodaki ciddi hatalar sebebiyle büyük tepki topladı. LiDAR üreticisi Luminar'ın destek verdiği videoda Tesla, tıpkı Road Runner çizgi filmindeki gibi sahte bir yol resmi çizilmiş duvara çarpıyor, yoğun siste yoldaki engeli algılayamıyor. Videodaki temel sorun, Tesla araçta FSD yerine eski yazılım altyapısına sahip olan ve kabiliyetleri sınırlı basit otopilotun kullanılması. Yani Tesla'nın gerçek otonom sürüş modu yerine adaptif hız sabitleme ve şeritte tutma fonksiyonuna sahip en basit ADAS özelliği test edilmiş. İkinci durum ise sahte yol resmi çizilmiş duvara çarpma ve sisli yol sahnelerinde otopilotun aktif bile olmaması. Sonradan yayımlanan ham görüntü, duvar sahnesinin en iyi çarpışma anı için birkaç kez tekrar edildiğini kanıtlar nitelikte. Zaten adil bir karşılaştırma gerçekleştiremeyen Mark Rober, videoyu otopilotu en kötü gösterecek şekilde kurgulamakla suçlanıyor. İçeriği tanıtım için kullanmaya başlayan Luminar, gelen tepkiler sonrası videoyu internet sitesinden kaldırdı. Her ne kadar hatalı da olsa bu video, LiDAR'ın engel algılamada kameralı sistemlerden daha iyi olduğu gerçeğini değiştirmiyor. Ancak engel algılayan pahalı bir sensörün otonom sürüş için zarurî olmadığı aşikar. Bugün 'gerçek yollarda' Tesla'nın FSD yazılımına rakip olabilecek bir LiDAR'lı otonom sürüş sistemi olmadığını yakın zamanda Çin'de görmüş olduk. Otonom sürüş için uç senaryolarda bile iyi performans sergileyebilecek bir nöral ağ oluşturmak şart.

Dolubatarya

251,524 görüntüleme • 1 yıl önce

İkinciliklerinin bile tartışılması gereken Beşiktaş tarihindeki çok fazla örnekten sadece küçük bir kısmını hatırlatayım Alper Bahadır'a 1- 100. yılınız. Ünsal Çimen 3 dk uzatma veriyor. 94.58'de BJK kaleciye faul ve ofsayttan gol atıp maçı kazanıyor. 2- Galatasaray'ın namağlup olduğu sezondan. Ali Gültiken topu eliyle kesiyor. Hakem Haşim Gökalp "kaleci sandım" diyor. 3- Özcan Oal, BJKli Necdet'in Galatasaray'a elle attığı golü itiraf ediyor yıllar sonra (Puantaja etki etmediği de doğru değil) baktığı yardımcı da MHK Başkanlığı yapacak Sabri Çelik. 4- Yıllardır dilinizden düşürmediğiniz 92-93 sezonu 8-0 var. Sizin 6-0 dördüncü videoda. Attığınız garip goller kadar; kafile görüntülerini ve maç önü röportajlarını da mutlaka izle. O sezonu biraz daha açayım. 45 averajınızın 17'sini Ankaragücü ile oynadığınız 2 maçta 10 gol atarak, Konyaspor ile oynadığınız ve 7-0 biten maç ile topladınız (Yorumlara o maçı da ekliyorum) O sezon Galatasaray ile oynadığınız lig ve kupa maçlarının hiçbirini kazanamadınız. 21. hafta Konyaspor 7-0 ve 22. haftaAnkaragücü 6-0. Kalan 8 maçta topladığınız averaj toplamı 14 Senin bahsettiğin ama yanlış anlattığın sezona cevap verilmişti. O konuya hiç girmeyeceğim. Sinan Engin'in "işleri", Özallar meselesini de bir kenara bırakıyorum ama mesela şunu belirtmemek olmaz çünkü bir de "Tofaş" masalı var (Kazım Kanat'ın sözüm ona 'şaka yaptığı') Semra Özal'ın Malatyaspor'a gönderdiği "Beşiktaş'a yenilin" mesajıyla ilgili haberden bahsetmemek olmaz. Onu da yorumlara ekliyorum. Onlarca örnek anlatabilirim. Sizin bahsedeceğiniz ve cevabı olmayan konu olduğunu da sanmıyorum. O yüzden müflis esnaf gibi eski ve başka defterler karıştıracaksınız iyice bakın. Tarihinizi sizden daha iyi biliyor olabilirim ama bu bir övünme değil. Böyle şeyler için yapıyorum bunu. Çünkü yıllarca alıştırılmışsınız her şeyi rahatça sallayabilmeye. Bu yüzdendir ki; Galatasaray için sizin ve diğerlerinin tarihini sizden daha iyi bilecek hale geldim. Aʟᴘᴇʀ Bᴀʜᴀᴅıʀ

Eşref G

65,949 görüntüleme • 1 yıl önce

Feminizmin iyi tarafları olduğunu söylüyor. Mesela bu hoca hanım, bu durumda kadını kapitalizmin kölesi yapan feminizmin iyi taraflarını sıralarsa neleri söyler acaba. Ya da kendisi feminizmin iyi taraflarını tespit edebilmişse, 13 yaşından itibaren feminizme bulaşma tehlikesi yaşayan kızlarımız, kadınlarımız, feminizin iyi taraflarını, yanlış taraflarını ayırabilecekler mi? Feminizmin iyi tarafları var diyerek bu hoca hanım tüm kızlarımıza ve kadınlarımıza feminizm konusunda referans olmuş, bu haliyle feminizme yönelik tıkalı kanalları açmış olmuyor mu? Feminizmi son derece tehlikeli bir ideoloji olmaktan, en az kısmen faydalı bir teori konumuna çıkartmış olmuyor mu? Bu durumda bu hoca hanımın ifadesine göre feminizm, kısmen faydalı bir teori. O zaman bu hoca hanım bu teorinin faydalı yönlerini sıralaması gerekir. Bizim de kaçırdığımız bir şey varsa biz de feminizmin bu faydalı yönlerini öğrenmiş oluruz. Çünkü feminizmin iyi taraftarı var diyerek orada da faydalı bir şeyler olduğunu söylemiş oluyor. Peki 13 yaşından itibaren feminizm ile karşı karşıya olan kızlarımız, kadınlarımız, feminizmin ideolojisi ile tanıştıklarında iyi ya da kötü taraflarını ayırabilecekler mi? Yoksa bütünüyle feminizm girdabına düşmeyecekler mi? Bunun yerine genç kızlarımızı, kadınlarımızı feminizmden bütünüyle uzaklaştırmak, uzak tutmak daha iyi değil mi? Bu bakış açısıyla hareket edecek olursak yine hoca hanım her teorinin iyi tarafları kötü tarafları olabilir, hepsini çöpe atmayı uygun bulmuyorum diyor. Mesela ATEİZMİN, DEİZMİN iyi tarafları nelerdir veya SİYONİZMİN ne gibi iyi tarafları olabilir. Öyle ya her teorinin iyi tarafları kötü tarafları olabilir, hepsini çöpe atamayız dediğine göre buradan nasıl bir sonuç çıkartmalıyız Dünyaya Yahudilerin empoze ettiği, tüm dünyayı ve insanlığı sömüren ideolojiler olarak egzistansiyalizm, nihilizm, voluntarizm nominalizm vs gibi ideolojiler içlerinde ne gibi iyilikler barındırıyor acaba. Her teorinin iyi tarafları kötü tarafları olabilir derken gençlerimizi ve yetişkinlerimizi bu teorilerin çağlayanı altında tehlikelere atmış olmuyor muyuz? Gençlerimiz yetişkinlerimiz, bu teorileri bütünüyle öğrenen uzmanlar, hocalar kadar bu teorilerin iyi yönlerini kötü yönlerini ayırabilecekler mi? Bu ifadelerle gençlerimizi, kadınlarımızı, yetişkinlerimizi bu teorilerin riskli ortamına atmak tehlikeli olmaz mı? Bu bağlamda her teorinin iyi ya da kötü tarafı olacaksa yine Mesela, Hristiyanlığın, Yahudiliğin iyi tarafları nelerdir mesela. Allahu Teala şimdiye kadar var olan bütün inanç sistemlerini komple reddedip tarihin çöplüğüne atmadı mı? Ama bu hanımefendi çöpe atamayız diyor. Efendimiz SAV, Hz Ömer Efendimizin yahudilikle ilgili bilgiler edinmeye çalıştığını görünce bu teşebbüsünden dolayı onu azarlamadı mı? Halbuki Hz Ömer Efendimiz bu hoca hanımın değerlendirmesine göre Yahudilikte iyi olan tarafları öğrenme niyetiyle hareket etmiş olup Efendimiz SAV, Hz Ömer efendimizin Yahudilikte iyi olan tarafları öğrenmesine de karşı çıkmakla Hz Ömer Efendimize haksızlık(haşa) yapmış olamaz mı Bu hoca hanım çöpe atamayız diyor ama Efendimiz SAV, kendisinden sonra ikinci halife olan Hz Ömer Efendimizin yahudiliği öğrenme niyeti üzerine onu azarlıyor. Yani bu hoca hanımın ifadesine göre Efendimiz SAV, yahudiliği çöpe atıyor ama bu hoca hanım her teorinin iyi tarafları kötü tarafları vardır çöpe atamayız diyor. Şimdi bir Müslüman Bu durumda nasıl bir tutum almalıdır. Elbette doğrusu İslamın dışında tüm inanışlardan, tüm ideolojilerden uzak durmak gerekir. Allahu Teala ayeti kelimesi ile Allah katında din islamdır diyerek insanların kafalarını karıştıracak ideoloji, teori ya da inanç, ne olursa olsun tüm sistemleri batıl ilan etmiştir. Yahudilerin ürettiği ideolojilerden, iyi tarafları olan düşünceler çıkabilir mi hiç.

Ebubekir SOFUOĞLU

29,250 görüntüleme • 2 gün önce

Amedspor - Manisa FK Maç Sonu (Senden Bir Tane Daha Yok: Dia Saba) Amedspor, Mesut Bakkal döneminin bana göre en iyi oyununu oynadı. Golün geç gelmesi hikâyeyi biraz geciktirmiş olsa da ortaya konan oyun bu maçın kazanılmasını fazlasıyla hak etti. Amedspor’u en fazla eleştirdiğimiz konulardan biri topa sahip olduğu anlarda oyuncular arasındaki mesafelerin fazla olmasıydı. Bu maçta ise topa sahipken çok daha iyi konumlanan, birbirine yakın oynayan bir Amedspor gördük. Savunma hattının öne çıkmaktan çekinmemesi ve oyuna dahil olmasıyla birlikte birçok sekansın 10 oyuncunun aynı kadrajda olduğu bir yapı ortaya çıktı. Amedspor’un hücumdan sonra topu kaybettiği anlarda verdiği reaksiyon da oldukça değerliydi. Topu çok kısa sürede tekrar kazanabildiler. Bu konuda da sezon boyunca ciddi sıkıntılar yaşanıyordu. Takım boyunun kısalması baskı kalitesini doğrudan artırdı. İlk yarıda Erce’nin neredeyse yere yatmadığı, oyunun sürekli rakip sahada oynandığı bir bölüm izledik. Ancak çok fazla çizilmiş hücum seti olmadığı için hücumlar daha çok kenar ortalarına kaldı. Bu ortalarda Amedspor’un ceza sahasına en az üç oyuncuyla girmesi aslında gol ihtimalini artırıyordu fakat Manisa FK yan topları iyi savundu. Burada yanlış bir algı oluşmasın: Amedspor ceza sahasına tek oyuncuyla girip orta kesen bir takım değildi. Ceza sahasına 4-5 oyuncuyla girdiği birçok sekans vardı ve bu oldukça değerli bir detaydı. Kenar ortalarının bu kadar fazla olmasının nedenlerinden biri de Dimitrov’un oyuncu profili. Hoca Dimitrov’u zaman zaman iç koridora sokmak istese de oyuncu orada rahat olmadığı için çoğu zaman tekrar çizgiye yönelip birebir denemeyi ya da orta yapmayı tercih ediyor. Bu transfer yapıldığında da şunu söylemiştim: Dimitrov farklı duygular yaşatacak bir oyuncu. Bir maçta birebirleriyle ya da müthiş ortalarıyla sana maçı kazandırıp “vay be” dedirtebilir, başka bir maçta ise orta kesmek dışında başka bir meziyeti olup olmadığını sorgulatabilir. Merkezleşen kanat rolü olmadığı gibi kanat forvet rolüne de tam ikna olmuş bir oyuncu değil. Bu yüzden onu çizgi rolünün dışına çıkarmak kolay değil. Dimitrov’u değerlendirirken bu çerçevede değerlendirmek gerekiyor. İlk yarıda “az pozisyona girdik” hikâyesine biraz da şöyle bakmak lazım. Dakika 8’de Hasani vurmak yerine Dimitrov’a verse çok erken dakikada skoru alma ihtimali vardı. İkinci yarıda da ilk yarıya benzer bir oyun izledik. Ancak burada hocayı değişiklik konusunda biraz eleştirmek gerekir. Hamleler bana göre geç geldi. Eğer bu maç 0-0 bitseydi hikâyeyi oyun üzerinden değil, geç yapılan değişiklikler üzerinden konuşuyor olacaktık. Çünkü oyun zaten rakip sahada oynanıyordu. Bu ligde hayal ettirdiği şeylerin eşi benzeri olmayan Dia Saba’nın bu kadar geç oyuna girmesine açıkçası şaşırdım. Moreno hamlesini ise doğru buluyorum. Moreno savunma arkası koşu tehdidi yüksek bir oyuncu. Moreno ve Gyan santrforlaşabilen oyuncular ve bu profil çok değerli. Bu oyuncuların koşularına pası atacak bir oyuncuya ihtiyaç vardı ve sahneye çıkan Dia Saba attığı inanılmaz pasla galibiyeti getirdi. Rakibin 10 kişi kaldığı pozisyon da aslında önemli bir sekans. Top rakibe geçtiği anda hemen kazanma isteğinin ne kadar önemli olduğunu net şekilde gördük. Amedspor bekleri, stoperleri ve merkez oyuncuları top rakibe geçtiği anda rakibin ensesinde nefesini hissettirdi. Manisa FK ise rakibi karşılarken oldukça alan odaklı bir savunma yaptı. Amedspor gibi oyuncu kalitesi olan bir takıma bu kadar rahat oyun kurma imkânı verir ve temas etmezsen bunun bedelini ödeme ihtimalin oldukça yüksek. Bugün gol sadece geç geldi. Bu maç aslında dakika 8’de de 1-0 olabilecek, herhangi bir yan topta da 1-0’a gidebilecek, 70-75 arasında da 1-0’ı bulabilecek bir maçtı. Yani bu maçın hikâyesinde zaten 1-0’ın geleceği anlar da işaretler de vardı.

Kutay

13,503 görüntüleme • 6 ay önce