Loading video...

Video Failed to Load

Go Home

Umarım trafikte akan her şerit senin bulunduğun şerit olur, umarım 3 saniye bile trafik ışıklarında kalmazsın. ♥️

708,102 views • 6 months ago •via X (Twitter)

0 Comments

No comments available

Comments from the original post will appear here

Related Videos

Canım Meleğim, Canım Annem, iyiki doğdun Bir insan, bir anneden öte olabilir mi biri için? Sen benim için öyleydin; anneden bile öteydin, sen benim her şeyimdin. Öyle bir sevgiyle bağlıydık ki birbirimize, başka kimsenin sevgisine, aşkına ihtiyaç duymuyordum, aramıyordum da. Senin doğum günün bizim için bir bayram gününden farksızdı. Hani çocukken tatil günlerini iple çekeriz ya, 23 Nisan gelsin, eğlenelim, tatil olsun, okul olmasın diye... Senin doğum günün de bizim için öyleydi. O gün nedense yataktan mutlu kalkardık. Sen bir çocuk gibi bilirdin doğum günün olduğunu; mahcup ve heyecanlı bir tebessüm olurdu yüzünde. Bizden hediye istemezdin, sadece bir öpücük isterdin. Küçük şeylerle mutlu olurdun; en küçük manevi bir şey, en büyük maddi hediyeye bedeldi senin için. Meleğim, her doğum gününde anılmak isterdin. Minik bir bebek gibi, üzgün surat ifadenle bana "Beni neden paylaşmadın? :(( Bak, yaşlanınca da ben izin vermem, gençken, güzelken paylaş" diye takılırdın bana. Öyle kaldın bebeğim, hepimizin aklında öyle kaldın; genç, güzel kaldın. Yaşlanmadan veda ettin bize; kahkahan bile genç kaldı, meleğim. En son doğum gününde, İlaydam’ın senin için hazırladığı pastalara nasıl sevindiysen, umarım şimdi babam, İlayda ve Berke’nin sana yaptığı sürprize de öyle sevinmişsindir. Güzel Berke’ni kucağına almış, hep birlikte bir fotoğraf çekilmişsinizdir. En sevdiğin şeydi fotoğraf çekilmek... Umarım cennetin en güzel köşelerinde de fotoğraflar çekiliyorsundur, meleğim. Çocukların ve babam seni güldürüyordur; o güzel kahkahanı, neşeni saçıyorsundur etrafa. Hani olur ya, eski şarkılar bir anda değil de yavaş yavaş, sesi azalarak biter... Aynı o şarkılarda olduğumuz gibi Ben senin neşende, kahkahanda belli bir süre misafir kalmışım, meleğim; ve bana ayrılan süre bitiyormuş meğerse. Senin neşen de aynı o şarkılar gibi, ses gitgide azalıyor,artık duymuyoruz ama o şarkı sonsuzlukta bir yerde çalmaya devam ediyor. Sadece biz duyamıyoruz...ve anlıyoruz ki o şarkılar da bizler aslında misafirmişiz…Bu doğum gününde elimden bir pek bir şey gelmedi annem mezarlarınızı suladım çiçeğimi bıraktım ve döndüm..küçük meleğim..minik kedim..bebeğim..canım annem..doğum günün kutlu olsun.

Cemil Yurtseven

251,942 views • 2 years ago

Özel'in çağrısı, Erdoğan'ın bilinci... Gerçekten bu konuşma bir dönüm noktası olabilir ve umarım Özgür Özel, sokağı doğru temelli görüp, meşruluğunu korumaya, savunmaya her anlamda hazırdır. Umarım, Kadroları bu duruşun arkasındadır, Sokağın aklı, duygusu ve iradesi için kurulacak bir çatı talep büyük önemde gözüküyor. Zeminin meşruluğu korundukça, olası devlet şiddeti gayri meşru zemine düşecektir. Halk, halkın tek koruyucusudur ve bu bağ kurulduğunda kavganın en büyük barikatı da oluşturulmuş olur. Devleti ve onu yönetenleri demokratik zemine çağırmak, di"demokratik toplum" talepli kapıları zorlamak mümkün evet. "Erken seçim" talebi meşrudur. "Adalet" talebi meşru ve evrensel karşılığı tartışmasızdır... Umarım siyasal kesimler doğru taktikler, hamleler ve olasılıklar için doğru müdehaleleri düşünmüştür. Çünkü "sokak çağrısı" her şeyi aşabilecek, kütle gücü muhteşem bir enerjiyi temsil eder. Devletin de devasa bir deneyimi olduğu ve her hamleyi planladığını unutmamak gerek. Daha da ötesi, sokağın değiştici rolü müesses nizamı her zaman korkunç rahatsız eder ve bunun olmaması için her kanalı zorlar. Çünkü sokak kazanırsa, talepleri gerçekleşirse, iktidarı yeni geleni de gözüne kestirecek ve halka rağmen karar alanları aynı şekilde tepeleyecektir. Halkın demokrasiye katılımı, bilinci böyle oluşur, devlet ile halk arasında denge böyle kurulur. Başa dönersek, Umarım iktidar demokratik zemine uygun adımlar atar. Çünkü, en sağlam görünen sistemler bile bir günde çözülür. Tarihte bunun çok örneği var. Bu yüzden acı yaşatmanın, şiddet uygulamanın tek seçenek olmadığı anlaşılmalı. Erdoğan bu konuda iyi okuma yapan biri değil. Siyasal bilinci sadece seçim kazanmak üzerine, entelektüel, felsefi bir donanımı neredeyse yok düzeyde, kapsayıcılığı, inceliği, ince olanı görme ve onu anlamlandırma duyuları kör, güç ve kontrol etme üzerine kurulu tüm motivasyonu. Başarılarını siyasal olgunluğa hiç dönüştüremedi bu yüzden. Sekterliği liderlik, itaatkarlığı liyakat olarak gördü. Yanıldı ama çok az lider yanılmalarını hakikatli şekilde bilince taşır. Taşıyamadı. Bütün "tek adam"lar gibi hayatın örgüsünü, hayatın kendine ait iç ve karmaşık dinamikleri olduğunu ciddiye almadı. Hayatı yöneten olma duygusuna karşı çıkan dirençleri kendisine karşı saldırı olarak gördü. Oysa hayat, doğal akışı içinde kendi mesajlarını veriyordu sadece. Onları almadı, onlara karşı savaşmayı seçti ve gerçeklikten kopuş doğdu ve şimdi hayat kendi rolünü oynuyor...

Akın Olgun

10,676 views • 1 year ago