Loading video...

Video Failed to Load

Go Home

17,481 views • 4 months ago •via X (Twitter)

0 Comments

No comments available

Comments from the original post will appear here

Related Videos

ABD’deki Gazze Barış Kurulu toplantısına katılan Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Washington’da soruları yanıtladı — (Gazze) Hiçbir şekilde unutmamak gevşememek gerekiyor. Aksi takdirde tekrar katliamlara, açlığa, sefalete geri dönme durumu var — İlk günden itibaren kesintisiz bir çabamız var. Türkiye bütün kurumları ile kuruluşlarıyla sivil toplum örgütleri ile bu konuda bir seferberlik içerisinde — Uluslararası İstikrar Gücü’ne taraflar kabul ederse asker göndermek konusunda Cumhurbaşkanımızın bir iradesi var. Her alanda her türlü katkıyı vermeye hazırız ABD - İran gerilimi — Bugün bu taraflardan biriyle Amerika’da tekrar görüştüm. Yani ‘Ne yapıyorsunuz, nereye gidiyor konu’ diye — Aslında umutlu olmak için neden çok — Diğer tarafta askeri hareketliliğin de açıkçası arttığını gözlemliyoruz tabii — Bu askeri hareketlilik devam eden müzakerelere bir baskı yapma amacını mı taşıyor yoksa önceden karar verilmiş bir askeri harekatın hazırlığı mı, bunu da yakından takip ediyoruz — Dileğimiz odur ki askeri bir operasyona, savaşa gerek kalmadan gerçekten bir sonuca ulaşmaları — Benim aldığım izlenim şu anki konuşmalardan, taraflar somut konuları ilerletmede olumlu sinyaller veriyor — Ama bu pratikte uygulanabilir hale nasıl gelir, ne zaman gelir, taraflar bununla ilgili nasıl bir algı içinde olur ve bu algı onların bir sonraki aşamada ne yapacaklarını nasıl yönlendirir; şu an tam o kritik eşikteyiz

Anadolu Ajansı

26,253 views • 4 months ago

Bir asrı, bir yüzyılı, Cumhuriyetin 100. Yılını, Cumhuriyete inananların coşkusu ve heyecanı, Cumhuriyete, kendilerine sağladığı her bir imkan için minnet besleyen, Cumhuriyetin ve değerlerinin kadrini, kıymetini bilenlerin coşkusuyla idrak ettik. Şimdi yeni bir asra bu kıymetin bilincinde olan insanlarımızın coşkusu ile giriyoruz. Bölmeye çalıştıkları müştereklerimize, Cumhuriyetin değerlerine, unutturmak istedikleri müşterek hedeflerimize, Kurucu ilke ve kurumlara daha da Aşkla sarılan Milletimizin, bu yeni yıl, bu yeni asırda karamsarlığı, korkuları, kaygıları aşacağını biliyor, buna yürekten inanıyoruz. Unutmamak gerek ki bu ülkenin makul insanları var… Ve emin olun bu makul insanlar çoğunlukta. Huzurlu bir yaşam, çocuklarının geleceğinden emin oldukları bir Türkiye istiyorlar. Doğdukları topraklarda bir gelecek hayal ediyorlar. Memleketlerine dair tükenmek bilmez bir umutları var. Bizler de onlar gibi biliyoruz; umudu seçtiğimizde her şey mümkündür! O nedenle bizler geride kalan yılda büyüttüğümüz umuda, bu umudu saklayan insanlarımıza karşı bir büyük sorumlulukla giriyoruz bu yıla; o umudu daha da büyütmek ve nihayetinde güzel bir geleceği mümkün kılmak için... Bu iktidarın öğrettiği, bellettiği çaresizliği kırmak, unutmak, unutturmak için... Bu inanç ve umutla, Cumhuriyetimizin 100. Yılında kritik bir eşikte olmanın heyecanı ve gururuyla yeni tüm vatandaşlarımızın yeni yılınızı tebrik ediyor, sağlık, huzur ve mutluluklar diliyorum

Gültekin Uysal

14,944 views • 2 years ago

Özel'in çağrısı, Erdoğan'ın bilinci... Gerçekten bu konuşma bir dönüm noktası olabilir ve umarım Özgür Özel, sokağı doğru temelli görüp, meşruluğunu korumaya, savunmaya her anlamda hazırdır. Umarım, Kadroları bu duruşun arkasındadır, Sokağın aklı, duygusu ve iradesi için kurulacak bir çatı talep büyük önemde gözüküyor. Zeminin meşruluğu korundukça, olası devlet şiddeti gayri meşru zemine düşecektir. Halk, halkın tek koruyucusudur ve bu bağ kurulduğunda kavganın en büyük barikatı da oluşturulmuş olur. Devleti ve onu yönetenleri demokratik zemine çağırmak, di"demokratik toplum" talepli kapıları zorlamak mümkün evet. "Erken seçim" talebi meşrudur. "Adalet" talebi meşru ve evrensel karşılığı tartışmasızdır... Umarım siyasal kesimler doğru taktikler, hamleler ve olasılıklar için doğru müdehaleleri düşünmüştür. Çünkü "sokak çağrısı" her şeyi aşabilecek, kütle gücü muhteşem bir enerjiyi temsil eder. Devletin de devasa bir deneyimi olduğu ve her hamleyi planladığını unutmamak gerek. Daha da ötesi, sokağın değiştici rolü müesses nizamı her zaman korkunç rahatsız eder ve bunun olmaması için her kanalı zorlar. Çünkü sokak kazanırsa, talepleri gerçekleşirse, iktidarı yeni geleni de gözüne kestirecek ve halka rağmen karar alanları aynı şekilde tepeleyecektir. Halkın demokrasiye katılımı, bilinci böyle oluşur, devlet ile halk arasında denge böyle kurulur. Başa dönersek, Umarım iktidar demokratik zemine uygun adımlar atar. Çünkü, en sağlam görünen sistemler bile bir günde çözülür. Tarihte bunun çok örneği var. Bu yüzden acı yaşatmanın, şiddet uygulamanın tek seçenek olmadığı anlaşılmalı. Erdoğan bu konuda iyi okuma yapan biri değil. Siyasal bilinci sadece seçim kazanmak üzerine, entelektüel, felsefi bir donanımı neredeyse yok düzeyde, kapsayıcılığı, inceliği, ince olanı görme ve onu anlamlandırma duyuları kör, güç ve kontrol etme üzerine kurulu tüm motivasyonu. Başarılarını siyasal olgunluğa hiç dönüştüremedi bu yüzden. Sekterliği liderlik, itaatkarlığı liyakat olarak gördü. Yanıldı ama çok az lider yanılmalarını hakikatli şekilde bilince taşır. Taşıyamadı. Bütün "tek adam"lar gibi hayatın örgüsünü, hayatın kendine ait iç ve karmaşık dinamikleri olduğunu ciddiye almadı. Hayatı yöneten olma duygusuna karşı çıkan dirençleri kendisine karşı saldırı olarak gördü. Oysa hayat, doğal akışı içinde kendi mesajlarını veriyordu sadece. Onları almadı, onlara karşı savaşmayı seçti ve gerçeklikten kopuş doğdu ve şimdi hayat kendi rolünü oynuyor...

Akın Olgun

10,676 views • 1 year ago

Özgür Özel'in kurduğu en kritik cümle, satır arasında saklı... "Biz bu milletin önüne bir sandık koymak için her yolu deneyeceğiz..." İktidarın onayı olmadan gelecek resmi sandık ancak "ara seçim" olur. Ara seçim mevcut şartlarda bir tür siyasi balistik füzedir. Seçim kanununa göre meclisin %5'i yani toplamda 30 vekil koltuğu boşalırsa üç ay içerisinde ara seçime gidilmesi gerekiyor. Halihazırda 7 vekil sandalyesi boşta. Yani 23 vekilin daha istifa etmesi halinde ara seçim yapılması gerekecek. Bu durumda vekil boşalan her şehrin katıldığı seçim söz konusu. Şayet vekil istifaları farklı şehirlerde gerçekleşirse, hayli fazla seçmenin, en az 20 şehrin katılacağı bir tür erken genel seçim prototipini tetiklemek mevcut. Bu boyutta bir girişim en son 10 şehrin yer aldığı 1986 ara seçiminde yaşandı. Ara seçime gidilmesi halinde ilk kez iktidarın oyun kurucu olmadığı bir siyasi hesaplaşma yaşanır. Siyasetin gidişatına iktidar değil muhalefet karar vermiş olur. Üstelik İnce ve Özdağ'ın hatta İmamoğlu'nun milletvekili aday gösterilmesi halinde bir ara seçimden ziyade büyük bir meydan okuma gerçekleşir. Bu isimler kazanırsa meclise girer. Kazanmalarına rağmen meclise girmelerine müsaade edilmezse o vakit çok daha büyük bir mağduriyet gerçekleşir. Ara seçimin yaratacağı pratik netice CHP'nin yerel seçimden sonra genel seçimde de birinci parti iddiasını gösterme şansıdır. CHP'nin yaşanan son hadiseler neticesinde sandıkta güçlü bir destek yakalaması, milletin iktidara verdiği desteği çekmeye başladığı manasına gelir. Ve en önemlisi, muhalif kitle, bir seçim heyecanı ve zaferi ile büyük oranda konsolide edilir. CHP, önceki seçime nazaran daha yüksek oy oranı almayı başarırsa, arzuladığı erken seçim için daha güçlü ve meşru bir talep oluşturmuş olur. İktidarın seçime yanaşmaması ise bu kez korkaklık olarak anılabilir. Tabi, böyle bir seçimin artıları olduğu kadar riskleri de mevcut. İstifa edenler muhalif vekiller olacağından CHP'nin meclisteki sandalye sayısını artırması mümkün olamaz. Oy oranlarının düşmesi halinde ise son gelişmelerin yarattığı dalga büyük bir yara alır. Yani taarruzu yapan muhalefet iken zaferi elde eden iktidar olur. Artılar, eskiler, riskler ve hesaplar... Şunu unutmamak gerek. Siyasette yalnızca doğru hesap yapan ve doğru yerde risk alanlar kazanır. Özgür Özel'in "bir şekilde sandık" açıklaması bana kalırsa ara seçimin gündemde olduğunu gösteriyor. Fakat bu siyasi balistik füze kullanılır mı, kullanılmaz mı, onu zaman gösterir.

Con Sinov

949,632 views • 1 year ago