Loading video...

Video Failed to Load

Go Home

Ustası İmamoğlu gibi şovmen :) Sosyal medyada “Direndik, teslim etmedik” diyerek şov yapan İmamoğlu trolü Berkay Gezgin’in, polislerimiz tarafından dışarıya çıkarıldığı görüntüler ortaya çıkman

14,713 views • 10 months ago •via X (Twitter)

0 Comments

No comments available

Comments from the original post will appear here

Related Videos

Gelin hep birlikte İmamoğlu’nun trolleri ile FETÖ’cüler arasındaki bağı ve nasıl ortak haraket ettiklerine bakalım. Görüntüler 31 Mart Seçimleri öncesine ait. Görüntülerdeki iddiaların tamamı yanlış. Büyük ihtimalle Murat Kurum,İBB’nin bir yolsuzluğunu ortaya çıkarmak üzere. İçeriği doğru olmayan eski bu görüntüler eş zamanlı olarak FETÖ ve İmamoğlu trolleri tarafından servis edilip dolaşıma sokularak, arkasındaki yolsuzluk ya da usulsüzlük perdelenmeye çalışılıyor. İsimlere bakalım: Turhan Bozkurt: Firari FETÖ’cü, 'Kronos Medya' adlı FETÖ destekçisi yayın organını yönetiyor. Yankı Haber: Ana yönetici: Mustafa S. Y. İBB çalışanı olan ve troll ağı yöneticisi M.G. ile çalışıyor. CHP Gençlik Kolları Dijital Strateji ve Propaganda Komisyonu Eski Başkanı U.D. ile ortak hareket ediyor. Şimdi buraya dikkat! DEM partili hesabı olan ancak sürekli olarak İmamoğlu destekçisi paylaşımlar yapan 'Rozabirlik' hesabı da devreye girerek aynı değirmene su taşımaya başlıyor. Etkili Haber’in kullanıcısı: Avukat Orhun Çetinyürek. 2023 Seçimlerinden sonra Kanada’ya gitti. İmamoğlu’nın troll yapılanması tarafından fonlanıyor, özellikle 'İDDİA' şeklindeki yalan haberi dolaşıma sokarak dezenformasyon ateşinin fitilini ateşliyor. Kanada olduğu için hiçbir yasal sorumlulukla karşılaşmaması için de korunuyor. Aynı Orhun Çetinyürek’in bir başka troll hesabı ise Av. Sebastian Trudeau (sonkezchp) Aktif Haber: FETÖ’cü firari Cevheri Güven tarafından kuruldu. FETÖ’nün Ergenekon Kumpası’nın merkezi. Hâlâ operasyonel olarak FETÖ tarafından kullanılıyor. Şimdi de İmamoğlu’nun troll ağı tarafından destekleniyor ve kullanılıyor.

Bekir Tiryaki 🇹🇷

11,280 views • 1 year ago

HASAN İMAMOĞLU VE AVUKATI, YAKAYI NASIL ELE VERDİ? Umarım bu bilgileri, Ekrem İmamoğlu'nu aklamak için ortaya namusunu ve şerefini koyan Sn Özgür Özel de okur... Ekrem İmamoğlu, 19 Mart 2025 sabahı gözaltına alınıp tutuklanmasının ardından Avukatı Mehmet Pehlivan, Halk TV'ye çıkarak Sarıyer'deki villalar hakkında aşağıda paylaştığım videoda yer alan açıklamaları yapmıştı. Pehlivan, açıklamasında, "İmamoğlu İnşaat'ın Güllece Tarımcılık isimli şirketin hisselerini satın aldığını, hisseleri 15 Milyon TL'ye değil 48 Milyon TL'ye aldığını, Ali Nuhoğlu ile bir sözleşme yapıyor, sözleşmeye göre 48 Milyon TL'ye satın alınan şirketin 15 Milyon TL'si nakit vadeli çeklerle, 48 Milyon TL'den geri kalan 33 Milyon TL'de adresi belirtilen İmamoğlu İnşaat'a ait bir taşınmazı devrederek ödediğini, sözleşmenin devamında şirketin değerini belirleyen varlığının 2 villa olduğunu, şirketin borcunun 87 Milyon TL olduğunu ve İmamoğlu İnşaatın şirketin borcunuda devraldığını, 48 Milyon + 87 Milyon TL olarak aldığını, şirket kayıtlarının vergi denetleme kurulundan alındığını ve herhangi bir sorun görünmediğini, İmamoğlu İnşaat şirketi, toplamda 135 Milyon TL'ye Güllüce Tarımcılık isimli şirketi Ali Nuhoğlu'ndan aldığını, üstlenilen 87 Milyon TL'lik borcun ödenmesi noktasında Ali Nuhoğlu tarafından bir ara buluculuk başvurusu yapıldığı, 87 Milyon TL'lik borcun Ali Nuhoğlu'na ödenmediği için bir anlaşma yapıyor, anlaşmaya göre sahibi olduğu 2 villayı devredeceğini devretmediği takdirde o günkü dolar kuruyla bunun karşılığını ödeyeceği yönünde anlaşma yapıldığını" söyledi. Mehmet Pehlivan'ın bu açıklamalarının tarihi 7 Nisan 2025. Açıklamanın üzerinden 7 ay geçti. Aradan geçen bu 7 ay içinde Ali Nuhoğlu, etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanarak itirafçı olurken, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kurumlar arası yapılan yazışmalar ve talep edilen raporlar doğrultusunda, söz konusu hisse devri eylemiyle alakalı somut belgeler, soruşturma dosyasında yerini aldı. Ali Nuhoğlu, etkin pişmanlık kapsamında verdiği ifadesinde özetle: "Sarıyer de bulunan iki adet villayı kurmuş olduğum, GÜLLÜCE TARIM AŞ.'ye aldım. Bu villaları satın almamdan devre kadarki süreç içerisinde bu villaların bulunduğu şirkete ilişkin tüm mali ve muhasebe, vergi tüm işlemlerinin takibini İMAMOĞLU İNŞAAT'ın yetkilileri yürütmüştür. Bu şirketi ben 2024 yılının Mart ayında İMAMOĞLU İNŞAAT'a devrettim. Devirle alakalı bu süreçte 15 Milyon TL ve Beylikdüzü'nde 6+1 villa vereceklerine (toplamda 48 Milyon TL) ilişkin bir sözleşme yapıldı. Bu olayların basında çok tartışılması üzerine Şubat ayı içeresinde formaliteden bir ek sözleşme 87 Milyon TL cari borç tanımı altında ne olduğu belirsiz ibare eklediler. Eğer bu para ödenmediği takdirde iki adet daha villanın verileceğine dair sözleşmenin kapsamını genişlettiler. Şirketin devrinden sonrasında toplam bedeli 15 Milyon TL olan 3 adet çek verildi. Söz konusu olayın meydana geliş şekli anlattığım gibidir. GÜLLÜCE TARIM benim üzerimdeyken söz konusu villalara yapılan yaklaşık 15 Milyonluk tadilat işleri de tarafımca karşılanmıştı." dedi. Bugün ifade için İstanbul Emniyet Müdürlüğü'ne gelen Hasan İmamoğlu'na, GÜLLÜCE TARIMCILIK isimli şirketin hisse devri konusuna yönelik önce savcılık makamının elde ettiği şu deliller ve tespitler sunuldu: "Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu(TMSF) tarafından, Başkanlığımıza gönderilen ve söz konusu şirketler arasında imzalanan Hisse Devir Sözleşmesinde, Güllüce Tarımcılık şirketinin hisselerinin tamamına 48 Milyon TL değer biçildiği, İmamoğlu İnşaat A.Ş tarafından söz konusu hisse devrine ilişkin ödemelerin 5 Milyon şeklinde 3 taksitle toplam 15 Milyon TL lik kısmının nakit olarak ödeneceği, kalan 33 Milyon TL lik kısmının ise İmamoğlu İnşaat A.Ş tarafından 1185 Ada 5 parsel, Gürpınar Mah. Omer Seyfettin Cad. No:88/1 Beylikdüzü/İSTANBUL adresindeki 1 adet villanın devri karşılığında ödeneceği hususlarına yer verilmiştir. TMSF tarafından Başkanlığımıza gönderilen evraklarda villanın devrine yönelik olarak yapılan araştırmalarda; İmamoğlu İnşaat A.Ş ve Ali NUHOĞLU arasında Satış Vaadi Sözleşmesi imzalandığı, ancak söz konusu sözleşmenin noter onaylı olarak yapılmadığı ve adi sözleşme şeklinde düzenlendiği hususu tespit edilmiştir. Bahse konu Satış Vaadi Sözleşmesi Rapor ekinde yer almaktadır. Ayrıca söz konusu sözleşmede, İmamoğlu İnşaat tarafından Güllüce Tarımcılık şirketinin devir tarihinde muaccel hale gelmemiş 87 Milyon TL borcunun ise İmamoğlu İnşaat A.Ş tarafından üstlenileceği hususu da yer almaktadır. Bahse konu Hisse Devir Sözleşmesi Raporumuz ekinde yer almaktadır. İmamoğlu İnşaat A.Ş'nin 2024 yılı yasal defterleri ve bankacılık işlemleri üzerinde yapılan araştırmalarda; Güllüce Tarımcılık şirket hisselerinin İmamoğlu İnşaat A.Ş yasal defterlerinde 245-Bağlı Ortaklıklar hesabına 48 Milyon TL bakiye ile kaydının yapıldığı sözleşmede belirtilen 15 Milyon TL tutarın İmamoğlu inşaat A.Ş tarafından Ali Nuhoğlu'nun banka hesaplarına gönderildiği yasal defter kayıtları ve bankacılık işlemleri üzerinden anlaşılmıştır. Ancak, yukarda bahse konu villanın devrinin henüz yapılmadığı (projenin devam ediyor olabileceği) anlaşılmıştır. Ayrıca sözleşmede Güllüce Tarımcılık A.Ş'nin muaccel hale gelmemiş olduğu belirtilen 87 Milyon TL ye ilişkin İmamoğlu İnşaat A.Ş'nin yasal defterlerine herhangi bir kayıt yapılmadığı anlaşılmıştır. Hisse devir sözleşmesinde belirtilen, Güllüce Tarımcılık şirketinin muaccel hale gelmemiş 87 Milyon TL tutarındaki borcuna yönelik yapılan araştırmalarda; söz konusu şirketin devir tarihindeki yasal defter kayıtlarında şirketin herhangi bir kurum, kuruluş, işletme ve şahsa borçlu olduğunu gösteren bir hesap kaydına rastlanılmamıştır. Güllüce Tarımcılık A.Ş'nin devir tarihi itibariyle yevmiye kayıtlarında 252-Binalar hesabının bakiyesinin bile 158.323.438,79-TL olduğu bilgisine rastlanılmıştır. Söz konusu 252- Binalar hesabının, şirket tarafından 31 Milyon TL ye alınan 2 adet villayı içerdiği ve bakiyenin villalara yapılan tadilat harcamaları ve enflasyon muhasebesi düzeltmeleri nedeniyle söz konusu tutara yükseldiği anlaşılmıştır." Savcılık tarafından elde edilen raporların Hasan İmamoğlu ve avukatlarına sunulmasının ardından, baba İmamoğlu'na şu soru soruldu: "Yukarıda MASAK Raporunda ve Ali Nuhoğlu isimli şahsın etkin pişmanlık hükümleri kapsamında verdiği ifadesiyle birlikte değerlendirildiğinde; bahse konu villa satış olayının muvazaalı şekilde yapıldığı, söz konuşu Güllüce Tarım unvanlı firmanın 87 milyon TL borcu olmamasına rağmen Hisse Devir Sözleşmesinde 87 milyon TL'lik borç gösterildiği ve bu borcunda şirketi devralan İmamoğlu İnşaat firması tarafından karşılanacağına dair tespitlere yer verilmesine rağmen söz konusu borcun Imamoğlu Inşaat firmasının defter kayıtlarına borcun işlenmediği anlaşılmıştır. Ali Nuhoğlu isimli şahsın beyanlarında da yapılan tespitleri doğrular nitelikte beyanlarının bulunduğu anlaşılmıştır. Yukarıda ayrıntılı olarak belirtilen tespitler hakkında ifadenizi veriniz. Hisse devir sözleşmesinde Güllüce Tarım'ın belirtildiği gibi bir borcunun olmamasına rağmen borç gösterilmesi ve borcun İmamoğlu İnşaat firması tarafından üstlenilmesindeki amaç nedir? Detaylıca açıklama yapınız." Hasan İmamoğlu ve avukatlarına sorulan bu soru karşısında Sn Özgür Özel gibi Ekrem İmamoğlu için ortaya namusunu, şerefini koyanlar normalde ne bekler? Gerek Hasan İmamoğlu olsun gerek Avukatları olsun aradan geçen 1 yıl içinde bu iddiaları çürütecek tüm belgeleri teslim edip masumiyetlerini ortaya koymaları beklenir değil mi? Ama cevap bu şekilde olmuyor. Bu sorular ve tespitler karşısında savunma ve açıklama beklenen Hasan İmamoğlu, şu cevabı verdi: "Ben yukarıda da beyan ettiğim gibi söz konusu olaya vakıf değilim. Şirketin bu tür işlemleriyle Tuncay Yılmaz isimli şahıs ilgilenmektedir. Detaylarına kendisi vakıftır. Ayrıca benim ismim söz konusu soruda geçmemektedir." İşte Hasan İmamoğlu ve avukatları, İmamoğlu İnşaat'ın Güllüce Tarımcılık'a ait hisselerin satışına yönelik hiç bir belge sunmamaları, sunamamaları, aslında tek bir şeyi ifade ediyor. BABA-OĞULUN YAKAYI ELE VERDİKLERİNİ...

Emre Ercis

79,396 views • 8 months ago

CHP Manavgat İlçe Teşkilatı'nın adliye önünde yaptığı protestonun bir bölümü. "CHP milletvekilleri, olayı incelediler ve dosyanın boş olduğunu söylüyorlar" diyor. CHP'li Meclis üyesi baklava kutusunda rüşvet alırken polis tarafından kayıt altına alındı, Nefi Kara'nın yeğeni, başkanın talimatı ile bir depoya sakladıkları rüşvet paralarını itiraf edip polise teslim etti. Bu olayla alakalı Özgür Özel, CHP'ye kumpas kuruldu elimizde görüntüler var dedi ama aylardır hiçbir görüntü paylaşmadığı gibi konu hakkındaki sorulara da cevap vermiyor. Nefi Kara'nın "devrimci gelenekten geliyoruz" diyen eşini de tutuklu başkan eşleri toplantısına çağırmıyorlar. Özgür Bey, devrimci gelenekten gelen, uzun yıllar CHP vekilliği, sonrasında da Manavgat Belediye Başkanlığı yapan Nefi Kara'yı neden yalnız bırakıyorsunuz? Siz her gün mitinglerde, "suçu ispatlanana kadar herkes masumdur" demiyor musunuz? Hukuki açıdan İmamoğlu ile Nefi Kara arasında tam olarak ne fark var? Ayrıca elinizdeki şu kumpas videosunu niçin hemen kamuoyuyla paylaşıp Nefi Kara'yı kurtarmıyorsunuz? Videoyu paylaşmadığınız için Nefi Kara tutuklu olarak yargılanmaya devam ediyor. CHP'nin öz çocuğuna bu kötülüğü neden yapıyorsunuz? Yoksa mahkeme kararı olmadan Nefi Kara'yı suçlu mu ilan ettiniz? E siz bunu yaptıysanız başkalarını neden eleştiriyorsunuz? Özgür Özel CHP 🇹🇷

Abese İrca

74,703 views • 10 months ago

Malatya’da depremzedelerin kaldığı konteyner kentte 7 yaşında bir çocuk istismar edildi. Valilik olayı doğruladı, çocuğu istismar eden şahsın 4 ayrı suç kaydının olduğu ortaya çıktı. Ancak yaşanan olayla ilgili İkizce 3 konteyner kentinde çarpıcı iddialar söz konusu. Bölgede toplanan bir grup yaşananları protesto edip, konteyner kent yönetimiyle tartışma yaşadı. Malatya Valiliği ise “Küçük mağdurenin sağlığında olumsuz bir durum yoktur, şahıs tutuklandı” diyerek şu açıklamayı yaptı: "18.03.2024 tarihinde meydana gelen 'Kayıp Şahıs Çocuğun Cinsel İstismarı' konulu olayda mağdur konumunda bulunan yaşı küçük mağdurenin kaybolması üzerine 18.03.2024 günü saat 15.49 sıralarında müracaat alınmış, ilgili müracaat sonrasında İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerince başlatılan çalışmalarda mağdure 18.03.2024 günü saat 19.30 sıralarında konteyner kent içerisinde bulunmuş, olayın şüphelisi olduğu tespit edilen ve daha önceden 4 ayrı suç kaydı bulunan A.C. isimli şüpheli şahıs yakalanmış, 19.03.2024 tarihinde çıkarıldığı mahkemece çocuğun cinsel istismarı suçundan tutuklanmıştır. Basın ve sosyal medyada yer alan haber içeriklerinin aksine yaşı küçük mağdurenin sağlık durumunda herhangi bir olumsuzluk yoktur ve işlemleri akabinde ailesine teslim edilmiştir. Değerli kamuoyunca bilinmelidir ki; yürütülen bu soruşturmada herhangi bir aksaklığa mahal verilmeksizin tamamen mağdur yaşı küçük şahsın yüksek menfaati göz önünde tutulmuştur."

Aykırı

600,075 views • 2 years ago

CHP'nin duruşmaların canlı yayınlanmasını istemesinin sebebi, İmamoğlu'nun iddianamedeki sorulara cevap vermeden Nazım Hikmet'ten şiirler, Nutuk'tan paragraflar okuyarak, devrimci marşlar söyleyerek davayı yolsuzluk ekseninden çıkarıp siyaset eksenine çekme planıydı. Alacağı artık neredeyse kesin olan cezayı, kitlesinin gözünde gayrimeşru hale getirip buradan devşireceği mağduriyet ile de partisine seçim kazandırmayı planlıyor. Yani aslında İmamoğlu, adalet sisteminin altına tünel kazarak kaçmayı deniyor. İmamoğlu'nun dün duruşma salonunda Nazım Hikmet şiiri okuması bile bence başlı başına bir itiraftı. Nazım Hikmet, şiirlerinde de görüldüğü üzere burjuva düşmanıdır ve hatta bir şiirinde Mustafa Kemal'e de "Burjuva Kemal" diye hitap etmiş, devamında da paşayı havlatmıştır. Mustafa Kemal'in tek parti rejimi de Nazım Hikmet'i rejim düşmanı ilan etmiş ve 12 sene hapiste yatırmıştır. Nazım'ın şiirlerinde geçen o emek sömürücü zalimlerin kim olduğunu, şiirlerin tarihlerine bakıp görebilirsiniz. Atatürkçü tabanın 'devrimci' diye alkışladığı Nazım Hikmet, aslında o tabanın kutsallarına savaş açmış bir karşı devrimcidir. İmamoğlu’nun bu şiiri okuması, bir savunma değil, Atatürkçü seçmenin ideolojik hafızasızlığının istismar edilmesidir. Bir Atatürkçünün Nazım Hikmet'i sevmesi hatta ona sempati duyması bile Mustafa Kemal'e ve cumhuriyet rejimine ihanettir. Yani bizim bugüne kadar Atatürkçülerden duyduğumuz bu şekildeydi. Söz konusu İmamoğlu olduğunda ise bu sevgi daha da imkansız bir hal alıyor. Önümüzdeki günlerde İmamoğlu, burjuva düşmanı Nazım'ın şiirini okuduğu o salonda, mal varlığındaki artışın dedesinden kalan şirketin faaliyetlerinden kaynaklandığını, yani kendisinin bir burjuva olduğunu ispatlamaya çalışacak. Bugüne kadar ne kendisi ne de avukatları bunun dışında bir savunma sunamadı. Ortada karşılığı olmayan milyarlarca lira değerindeki 117 taşınmaz var. Aylardır kitlesine küfür ettirdiği savcı ise elinde MASAK raporlarıyla o ihtişamlı hesap gününü bekliyor. O yüzden vaziyetin vehameti, İmamoğlu'nun her zamanki gibi laf kalabalığı yaparak sıyrılabileceği seviyeyi çoktan geçmiş durumda. Savcının mahkeme boyunca kendisini hiç acele etmeden ağlata inlete ezmeye hazırlandığını çok iyi biliyor. Zaman gittikçe daralıyor ve bu kaçış planının dışarıdaki kısmını organize etmesi gereken kişi, düşük profiliyle kolay kontrol edebileceğini düşündüğü için kendi elleriyle genel başkan yaptığı Özgür Özel. Yaptığı planın en zayıf tarafı da baskı altındayken metil alkol zehirlenmesi semptomları gösteren CHP'nin genel başkanı. Daha sürecin başındayken sürekli rest çekmeye başlaması, oyunda çok uzun kalamayacağını düşündürüyor. Planın güçlü tarafı ise parayı kaçırmayı başarmış olması ve CB adaylığı için satın aldığı gıcır gıcır medyanın yüksek algı oluşturma kapasitesi. İmamoğlu, parayı şirketler ve kişiler arasında dolaştırarak kurduğu sistemin, konuyu dışarıdan izleyen ve hukuk eğitimi almamış kalabalıklar tarafından anlaşılamayacak kadar karmaşık bir yapıda olduğunu biliyor. Eğer duruşma canlı yayınlansaydı en haksız olduğu durumlarda bile Fazilet Durağı performansını sergileyecek, savunmasıyla mahkeme heyetini ikna edemese de oyunculuğuyla kitlesini suçsuz olduğuna inandırabilecekti. Bu artık mümkün olmadığı için duruşmanın hukuki içeriğini bastıracak kadar gürültü yapacak. ONLAR TV gibi ekipler de, içerideki duruşma rutinlerini ve İmamoğlu'nun rutin dışında kalma çabasını bir kahramanlık hikayesi olarak senaryolaştırıp sosyal medyadaki etkileşim ağına servis edecek. Her kriz anında bir anda ortaya çıkan her ideolojinin kılığına girmiş troll orduları, insanlara sürekli o senaryoyu pompalayacak. Sosyal medyanın mevcut yapısı bu şekilde devam ederse bugüne kadar gördüğümüz en büyük provokasyona şahit olacağımızı düşünüyorum çünkü bu seferki bizzat patronun ölüm kalım mücadelesi olacak. İşte Ekrem İmamoğlu dün Nazım Hikmet şiiri okuyarak mahkemeye direneciğinin ilk işaretini verdi. Tahminim odur ki, sürecin bir noktasından itibaren sokakları karıştıracaklar. İmamoğlu bunun CHP'nin konfor düşkünü kitlesiyle mümkün olamayacağını biliyor. Ona polis taşlamaktan, cop yemekten hatta tutuklanmaktan çekinmeyen ve bunu kendi medyası için görsel bir şölene dönüştürmeyi bilen sol örgütçü gençler lazım. Benim sosyal medyada yaptığım gözlem, şu an bu istikamette bir hazırlığın olduğu yönünde.

Abese İrca

26,453 views • 3 months ago

2⃣-) Bundan 2.5 ay kadar önce Meclis mutfağındaki bazı çalışanların 16 yaşındaki stajyerleri sosyal medya üzerinden mesaj atarak taciz ettiği ve bir ailenin bunu savcılığa bildirmesi sonrasında soruşturma başlatıldığı ortaya çıkmıştı. Yani olay Görele'dekinin neredeyse birebir aynısı. Meclisteki olayın ardından CHP'li bazı kadın milletvekilleri kadın derneklerini toplayıp meclis önünde protesto eylemi gerçekleştiriyorlar ve bir noktadan sonra polis içeriye girmelerine izin vermiyor. Özgür Özel bu videoda işte ondan bahsediyor ve böyle bir olayın faillerinin nasıl meclis personeli olabildiğini soruyor. Bahsettiği kişiler aşçı. bu konuşmadan iki ay sonra CHP'nin bir sapığı koskoca bir ilçenin başına belediye başkanı olarak seçtiği ortaya çıkıyor. Meclisteki olay hakkında hemen açıklama isteyen Özgür Özel 8 Şubat akşamından beri Görele'deki çocuk tacizi olayına dair tek kelime etmiyor. Olay sanki hiç yaşanmamış gibi davranıyor. Görele Belediye Başkanını Ekrem İmamoğlu seçtirmiş ve CHP'li tacizcinin Ekrem İmamoğlu'nun hem anne hem de baba tarafından akrabalık ilişkisi olduğu söyleniyor. Yani sapık Ekrem İmamoğlu'nun akrabası olduğu için CHP olayın üzerinden bir hafta geçmesine rağmen ne tek kelime açıklama yapıyor ne de sapığı partiden ihraç ediyor. Bu sebeple ilçe sakinlerinin bir kısmı hala sapığı değil de mağdur aileyi suçluyor. Bu iğrenç durumu ve ilişkileri incelemeye devam edelim ⬇️

Abese İrca

12,495 views • 5 months ago

Dün sosyal medyada bir tüketici tarafından paylaşılan bu görüntüler Türkiye’nin en zengin işadamının sahibi olduğu Şok marketlere ait... Daha önce birçok farklı skandalı gözler önüne serdiğimiz bu marketlerde şu ana kadar dişe dokunur tek bir denetim bile yapılmadığı gibi, yıllardır Ticaret Bakanı’nın yakın dostu olan bu işadamının firmalarına tüm bu görüntülere rağmen tek kuruş bile ceza kesilmiyor. Hal böyle olunca da rahat rahat işlerini yürüten bu işadamlarının sahibi olduğu marketlerde her gün başka bir rezalet ortaya çıkıyor! Gelelim bu yeni skandala... Çocuğu için Şok marketlerin fırın bölümünden patatesli börek alan bir anne, çocuğunun böreği yemeye başlamasıyla – marketin adına yakışır şekilde tam bir şok yaşıyor! Öyle ki, böreğin içinden çıkan yeşil madde ilk bakışta ıspanak gibi anlaşılsa da, birkaç saniye içinde bunun küf olduğunu idrak ediyoruz! Anne tabi bu şokun ardından soluğu Şok markette alıyor ve işte bu görüntüleri çekiyor.... Şimdi yetkililere sormak gerekiyor. Sırf dostunuz diye, geçmişinizde ideolojik ve ticari bağlarınız var diye göz yumduğunuz bu işadamlarının marketlerinde yaşanan bu rezilliklere daha ne kadar sessiz kalacaksınız? Bu çocuğa bir şey olsaydı, bunun sorumluluğunu kim alacaktı? Bu marketlerde satılan ürünlerin yarın bir başka çocuğu zehirlemeyeceğinin garantisini kim verecek?

Gıda Dedektifi

88,940 views • 5 days ago

MADDE MADDE 🔸F I R I L D A K L I Ğ I N EL KİTABI ▪️İmamlık yaparım ▪️Şarap kadehini çalkayalarak FONDİP yaparım ▪️Oy kullanırken Bismillah çekerim ▪️İngiliz Büyükelçi ile RAKI-BALIK yaparım ▪️40 rekat teravih namazı kılarım ▪️LGBT'yi desteklerim ▪️3 Günlük Umre ziyareti yaparım ▪️İBB kasasından İÇKİLİ ALEM yaparım ▪️Kaçak camii yaparım ▪️İmamoğlu İnşaat olarak yeşil alan İŞGAL EDERİM ▪️Seçim döneminde Yarım sayfa Yasin şovu yaparım ▪️Meyhane meyhane gezerim ▪️Yeri gelir bedenimle ruhumla teslim olur gibi profil üretir Atatürkçü olurum, yeri gelir ''Şu an Atatürk yaşasaydı ve o da tek adam olsaydı onun da karşısında olurdum'' sahte kabadayılığını yaparım ▪️Ülkücü'den daha çok Ülkücü olurum ▪️Selahattin Demirtaş'a selam çakarım ▪️Ticareti AK Partililerle, siyaseti CHP'lilerle yaparım ▪️Aynada kendimi tanıyamayacak kadar evde çocuğa bağırır, AHALİYE DE aman kimseyi incitmeyin, sesinizi bile yükseltmeyin derim ▪️İlk fırsatta Kayak Tatili'ne gider, dönünce de ''Millet aç aç'' siyaseti yaparım ▪️Boş süt kutularından sütten kule yapar, çok çalıştık, canımız çıktı diye de övünürüm ▪️Partimin genel başkanına BABA der, yeri geldiğinde sırtından hançerlerim, yerine geçene de KARDEŞİM der sarılırım ▪️Abdi İpekçi'nin katillerine lanet okur, onu öldüren ekipten birisiyle oturur koyu çay sohbeti yaparım ▪️Hem, ''Ben klasik CHP'li değilim'' der, ANAP'ta yöneticilik yaptığımdan amcalarımın Refah Partili olduğundan bahseder, akabinde de benden daha koyu CHP'li olmadığını, ''Ben CHP'nin has evladıyım'' diyerek manşetlere düşürürüm ▪️Şeytanın bile aklına gelmeyecek yalanı söyler, temize çıkmak için de ''Vallahi de billahi de ben hayatımda hiç yalan söylemedim'' diyerek yemin ederim ▪️İmamoğlu İnşaat'a ait aracımın bakım onarımını belediye kasasından yaptırır, müfettiş yakaladığı zaman da ''Yanlışlıkla oldu'' diyerek geçiştiririm. Hakkımda dava açıldığında ise beni siyaseten bitirmek istiyorlar yaygarasına soyunur, İzmir Marşı'nı sosyal medyadan paylaşırım ▪️Atatürk'ün ölüm yıldönümünde eşimle DANS eder, tepki gelince de ''Mustafa Kemal'in adını cami hutbelerinde anmayanları not ediyoruz'' derim ▪️Bir elimde Kur'an diğer elimde VİSKİ ile herkese hitap ederim ▪️İhaleleri yandaşlarıma, yakınlarıma PEŞKEŞ çeker, ortaya çıkınca da ''Bizde kayırmacılık torpil olmaz'' yalanını söylerim ▪️Erdoğan seçilirse beni görevden alacak'' diye ağlarım, almadığında da ''Ben rakibi biliyorum'' diyerek onun beni muhatap alması için 40 takla atarım ▪️İBB parasıyla, Portakal soslu Karides Izgara, ANTRİKOT ya da KALKAN yer, kamera eşliğinde de ''Bana da herkes gibi patlıcan musakka getirin' algısını kurgusunu üretirim ▪️Ben hayatımda hiç kötü laf konuşmadım, kötü söz bilmem de..Hem küçük kızımın yüzüne bakamaz utanırım'' palavrasını atar, canlı yayında kameralar eşliğinde valiye İT, ahaliye de ''G...Girsin Kayak Takımları'' der akla hayale gelemeyecek EDEPSİZLİĞİ yaparım! ▶️KISACASI; Şeytan'a pabucunu ters giydirir, SEVGİ PITIRCIĞI rolüyle de kendimi masum melek gibi gösteririm..!

Cengiz ALÇAYIR

87,178 views • 2 years ago

🛑 ÇOK ÖNEMLİ BİR YAZI YAZMIŞSINIZ... Tebrikler Zafer bey... Sosyal medyada doğru bilgiyi yaymak için bize ne kadar görev düşüyorsa... Size de bir o kadar yük düşüyor. Küresel Çete'nin yönettiği O televizyonlarda tam bir yanıltıcı provokasyonla Trump düşmanlığı yapılarak, bu dosyaların açılmaması için mücadele eden kanallara siz de savaş açmalısınız. Siz de iyi biliyorsunuz, bizde iyi biliyoruz. 🛑 Örnek... Covid 19'un Bill Gates eliyle SAHTE bir pandemi olduğu EPSTEİN belgeleriyle belgelendi mi ? Belgelendi... Aynı Şeytani Bill Gates ''İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ SAHTEKARLIĞINI'' Dünya'ya nasıl yayacaklarını, Klaus Schwab ile birlikte pedofili babalarından emir aldıklarını bir çok konferansta anlatıyor mu ? Anlatıyor: ''İnekler öldürülmeli, ineklerde insanlar gibi karbon yayıyor, Bu yüzden hayvan eti yasaklanıp insanlar YAPAY et yemeli'' diyor mu ? Bir çok konuşmasında diyor. Tekirdağ da yapay et fabrikası açılıp, günlük 240 ton et üretiliyor mu ? Üretiliyor... Bu etleri kim yiyor... Şimdi Aynı COVİD gibi İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ de bill gates tarafından tezgahlandığı anlaşıldığına göre çökmüş oldu mu ? 🛑 Peki neden hala Televizyon kanalları her ALLAHIN günü ''İKLİM DEĞİŞİYOR SU KITLIĞI GELİYOR'' diyerek aynı Bill Gates'in değirmenine su taşıyor ? Hadi hep birlikte savaşalım... Nasıl savaşacağız Zafer bey ? Daha yerli ve milli olarak zannettiğimiz medya kuruluşları bile HAKTAN yana hareket etmiyorsa biz ne yapacağız ? Burada sizin ve sizin gibi Vatansever kalemlerin sesine daha çok ihtiyacımız var. Sizler televizyon kanallarında Küresel Pedofili Çetesi şeytanilerinin dayattığı Covid, İklim değişikliği, Su kıtlığı, Mülksüzleştirme için emlak fiyatlarını patlatma, Yeni Dünya Düzeni gibi bütün dayatmaları HAYKIRMAYA devam edeceksiniz... Bizlerde Sosyal medyadan HAYKIRACAĞIZ... Böylelikle TÜRK milleti uyanacak... Ama eminiz ki siz özellikle CNN'de ''İklim değişmiyor, Trump'ın da dediği gibi bu bir sahtekarlık, Bunu dayatanlar covidi dayatan epstein çetesiyle aynıdır'' deseniz, Bir daha sizi CNN'e çıkartmazlar. Bunu sizde biliyorsunuz bizde biliyoruz. Burada asıl savaşılması gereken yer ilk önce HAKTAN yana gibi görünen ama öyle olmayan basındır. Unutulmasın... O vurdukları Trump bu dosyaları açtı. Ondan önce adını bile duymamıştık... Bunun için dönüp dolaşıp Trump'a vuruyorlar. Çünkü aynı yerden kumanda ediliyorlar. İsterseniz size ''PROJECT VERİTAS'' görüntülerini verelim bir kere izleyin... Nasıl bir TEHLİKE ile karşı karşıya olduğumuz daha iyi anlaşılacaktır. O görüntüler bizde... Altyazısı dahil hepsini hazırladık. Fakat yayınlamadık. Daha zamanı var... Kaleminize sağlık. Susmayın lütfen. Zafer Şahin

GERÇEKLER TV

11,887 views • 5 months ago

Yıllarca CHP’ye Oy Veren Vatandaş: “Beni Affedin, Bir Daha Oy Vermeyeceğim” Yıllarca Cumhuriyet Halk Partisi’ne (CHP) oy verdiğini ifade eden bir vatandaşın sosyal medyada paylaştığı video gündem oldu. Duygusal bir tonla konuşan vatandaş, CHP’ye yönelik ağır eleştirilerde bulunarak artık bu partiye oy vermeyeceğini net sözlerle dile getirdi. Videoda yer alan ifadelerde, CHP’nin bazı çevreler tarafından “meşrulaştırılamayacak” davranışlara göz yumduğunu iddia eden vatandaş, şu sözleri sarf etti: Özgür Özel Özgür Çelik Ali Mahir Başarır Ekrem İmamoğlu “Hırsızlık yapacaksan CHP’ye oy ver. Yolsuzluk yapacaksan CHP’ye oy ver. Sokağa dökülmek istiyorsan CHP’ye oy ver. Camileri yıkacaksan CHP’ye oy ver. Mezar taşlarını yıkacaksan CHP’ye oy ver. Camilerin havasını kirleteceksen CHP’ye oy ver.” Konuşmasına öfke dolu cümlelerle devam eden vatandaş, önümüzdeki seçimlerde CHP’ye kesinlikle oy vermeyeceğini belirterek şöyle dedi: “Ben yıllarca CHP’ye oy verdim. Ama artık beni affedin. Bu zihniyete bir daha oy vermeyeceğim. Eğer cami duvarlarını yıkarsanız, mezar taşlarını hedef alırsanız, devlete karşı gelirseniz, taşkınlık yaparsanız; Allah bu millete bir daha sizinle yol yürümeyi nasip etmesin.” Açıklamasında 14-16 yaşlarındaki çocukların Saraçhane gibi meydanlarda toplanmasına da tepki gösteren vatandaş, bu tür eylemlerin arkasında duran siyasilerin ülkeyi yönetemeyeceğini belirtti: “14-16 yaşında çocukları sokaklara toplayarak, gençlik hareketiymiş gibi gösterilen taşkınlıklarla neyi kazanacaksınız? Mezarları yıkıp, camileri tahrip edip, polise saldırarak mı kazanacaksınız? Emniyete karşı gelip de arka çıkanlarla mı iktidar olunacak? Hayır, asla kazanamayacaksınız!” Son olarak seçmenlere çağrıda bulunan vatandaş, AK Parti ve MHP’nin devletin, milletin ve inançların yanında durduğunu, Kürt vatandaşların da bu gerçekleri artık daha iyi gördüğünü söyledi: “Kürtler uyanıyor, artık gerçeği görüyor. Eğer AK Parti ve MHP’den oy almayacaksanız, kimden alacaksınız? Bu millet size bu gidişle bir daha asla itibar etmeyecek.” Recep Tayyip Erdoğan Devlet Bahçeli Ali Yerlikaya T.C. Jandarma Gn. K Mahmut Demirtaş Cevdet Yılmaz ABBAS GÜNDÜZ 🇹🇷 Mehmet Nuri Ersoy Numan Kurtulmuş Tuncay Akkoyun Ahmet Yiğit Yıldırım Video, kısa sürede sosyal medyada geniş yankı bulurken, çok sayıda kullanıcı vatandaşın düşüncelerine destek verdi. Bazı kesimler ise ifadeleri “sert ve genelleştirici” bularak eleştirdi

ABDURRAHİM AVCIOĞLU

32,910 views • 1 year ago