Sensitive content

This media may contain sensitive content.

正在加载视频...

视频加载失败

Üzülmedimki…

42,345 次观看 • 3 个月前 •via X (Twitter)

0 条评论

暂无评论

原始帖子的评论将显示在这里

相关视频

Pazarcık merkezli ilk depreme evimde yakalandım. Elbistan’da 3 bina yıkılmıştı ve tüm ekiplerimizle binaların başında çalışmalara başlamıştık. İkinci depreme ise kurtarma faaliyetlerinin koordinasyonu için gittiğim kaymakamlık binamızda yakalandım. 2000 enkazın olduğu şehrimizde adeta kıyameti prova etmiştik. Depremin olduğu gün akşama doğru enkazlardan birinin başında, kurtarma çalışmaları esnasında 7-8 yaşlarında bir çocuk gözüme çarptı. Üstü başı toz içinde ama son derece sakin, etrafındaki koşuşturmaları seyrediyordu. Senenin en soğuk günlerinden biri olmasına rağmen üstündekiler de çok kalın değildi. Yanına gittim, ailesi kayıpmış. Hemen o an yanımda olan arkadaşlarımdan birine emanet edip, ailesini bulmasına yardımcı olmasını istedim. O kadar sakin, o kadar uyumlu, o kadar işleri zorlaştırmayan bir hali vardı ki, çok dokundu o tavrı. Ailesini kaybetmiş ama panik yapıp ortalığı birbirine katmıyordu. Yaşadığımız trajedinin şehirdeki çocukların hepsinin büyüdüğünü görmüştüm onun tavırlarında. O hengamede adını sormak aklıma gelmedi ama çok şükür ailesine teslim edilmiş çocuğumuz. Bunun gibi şahit olduğumuz veya olmadığımız bir çok hikaye var Elbistan’da. İşte bu duygularla bir anda dökülüverdi kelimeler kendiliğinden. Daha sonra bir vesileyle Elbistanlı Rap sanatçısı Velet’e bahsettim bu şiirden. Çok ilgilendi. Yaşananları unutturmamak adına bu şiiri bestelemek istedi, memnuniyetle kabul ettim. Bugün de klibini yayınladı. Daha önce de söylemiştim; çok değişik duygular içindeyim gerçekten. Acılar, destanlar, sevinçler, üzüntüler… Hepsi ancak sanatsal bir içeriğe dönüştükçe unutulmaz oluyorlar. Acılarımız elbette ki unutulacak gibi değil. Kaybettiğimiz canlarımızın bu şiir ve beste vesilesiyle ruhlarımızda ve hafızalarımızda nasıl bir yere sahip olduğunu gösteriyor olmanın karmaşık duygularını yaşıyorum. İsmet Özel’in dediği gibi “Neyi bastırdıysan göğsüne, göğsünü soludukça büyüyen odur.” Biz de kayıplarımızı bastırdık göğsümüze. Onları soluyor, ancak onların hatıralarıyla nefes alıyoruz. Bu sürecin bir parçası olmama vesile olan Velet’e de özellikle teşekkür etmem istiyorum. Böyle duyarlı sanatçılarımız olduğu için çok şanslıyız… Son olarak, bu depremi ve yaşadığımız acıları yıllar geçse de unutmayacağız. Bir daha böyle acılar yaşamamak için yapılması gereken ne varsa acilen yapacağız. Böylece kaybettiğimiz canlarımızın ruhları da müsterih olacaktır.

Mehmet Gürbüz

1,526,155 次观看 • 2 年前

Bir Türk gezgin, Mısır’da nasıl gasp edildiğini anlattı: • Öncelikle otelimi “Piramit manzaralı meşhur otellerden biri olsun” düşüncesiyle Giza bölgesinden seçtim ama büyük bir hata yaptım. • Otelden çıkış yaptığım gün metro durağına gitmek istedim. • ⁠Metroya gitmek için otobüs beklerken yanıma bir çocuk geldi ve saati sordu. • ⁠Arap olmadığımı ve anlamadığımı söyledim. Ardından çocuğun babası olduğunu söyleyen bir adam “Ben aslında İngilizce öğretmeniyim, Kahire'de yaşamıyorum.” • ⁠“Oğlumu buraya tatile getirdim. İstersen sana yardımcı olabilirim, nereye gideceksin?” diyerek yaklaştı. • Metroya gideceğimi söyleyince “Gel, bu dolmuş gidiyor. Beraber gidelim” dedi ve beni dolmuşa bindirdi. • ⁠Dolmuşta paramı kendi ödedi. Ben ödemek istediğimde “Sen misafirsin, Türksün, oğluma çok benziyorsun” diyerek kesinlikle kabul etmedi. Ben de saf gibi bunlara inandım. • ⁠Sonra bana Kahire'deki amacımı sordu. Gezmek istediğimi söyleyince “Ben oğlumu Sakkara denen bir yere götüreceğim, daha önce duydun mu? Gel beraber gidelim, sen benim oğlumsun, sen de gör” diyerek beni ikna etti. • ⁠Tekrardan bir tuktuka bindik. Yola çıktık fakat gittiğimiz yer daralmaya başladı, sadece ara sokakların olduğu bir yere geldik. • ⁠Olduğumuz yer inanılmaz derecede sıkıntılıydı. Doğduğum, büyüdüğüm semtler de tehlikelidir ama burası gerçekten çok kötüydü. • ⁠Bir elinde palayla çıkan vardı, öbürünün kolu veya bacağı kesikti, biri çöpten yemek yiyordu. İnanamayacağınız garip bir ortamdı. • Araç durdu. Adam “Sakkara'ya geldik” diyerek cebinden 2.000 Mısır Lirası çıkarıp şoföre verdi. • ⁠Bana da “Giriş parası için sen de 2.000 vereceksin” dedi. Bunun çok fazla bir para olduğunu ve vermeyeceğimi söyledim. • ⁠Adam “Vermek zorundasın. Burası çok sıkıntılı bir yer, şoförün oturduğu yer burası. Başına bir iş gelir. Ben Mısırlıyım, kurtulurum ama sen kurtulamazsın” diye tehditvari konuştu. • ⁠Zar zor parayı benden aldılar, şoföre verdim. Şoför “Tepeye çıkıp bakabilirsin” dedi. “Bari parayı verdim, çıkayım” diyerek şoför ve oğluyla tepeye çıktım. • Beni getiren adam gelmedi. Çekinip tekrar aşağı indim. Bu sefer arabanın başında 7-8 tane yüzü kesik, eli kesik, elinde bıçak olan adamlar vardı. • ⁠Elinde bıçak olan biri sırt çantama yöneldi. Adamı boğazından tutup geriye doğru ittim. Karmaşa olunca beni buraya getiren adam araya girip olayı sakinleştirdi. Tekrardan araca bindik. • ⁠Geri dönerken bana “Havuza gitmek ister misin? Seni başka yerlere götüreyim” dedi. • ⁠Kesinlikle istemediğimi söyleyince adamın suratı değişti, beni terslemeye başladı. • ⁠Cebinden 800 Mısır Lirası çıkarıp şoföre verdi ve “Bu şoför parası, bunu şoföre vermelisin” dedi. • ⁠Vermeyeceğimi söyleyince bayağı tartıştık. Arabayı durdurup “Şoför seni burada bırakacak. Birazdan o 7-8 kişi de gelecek. Başına ne gelir biz sorumlu değiliz, ne halin varsa gör” dediler. • İndiğim zaman direkt kaybolacağım, caddesi sokağı olmayan, labirent gibi iç içe bir yerdeydik. • ⁠Zar zor yine bu parayı kendilerine verdim. Bir caddeye çıktığımızda “İnmek istiyorum” diyerek arabayı durdurdum. “Karşıki arabalar metroya gidiyor” dediler. • ⁠Karşıki arabaya gidip metroya gidip gitmediklerini sorduğumda adam “Hayır” dedi. • ⁠Arkamı döndüğümde ise bizimkiler çoktan yok olmuştu. Sağlam, çok güzel bir tuzağa düşmüştüm. • ⁠Bu olaydan sonra konsoloslukla iletişime geçtim, polis karakoluna gittim ama kimseden herhangi bir yardım veya ilgi görmedim.

🎙️ Muhbir

169,631 次观看 • 8 小时前