Loading video...

Video Failed to Load

Go Home

15,156 views • 1 year ago •via X (Twitter)

5 Comments

Mihriban's profile picture
Mihriban1 year ago

Xaloo mükemmelll

𝓑𝓮𝓻𝓷𝓪✨⃝🧸's profile picture
𝓑𝓮𝓻𝓷𝓪✨⃝🧸1 year ago

🤍🌸

Orhan's profile picture
Orhan1 year ago

👏👏👏👏👏👏👏👏👏

Derik's profile picture
Derik1 year ago

Hey Maşallah, denge te sağbi Xalo

dûseri's profile picture
dûseri1 year ago

Ew kiye lo

Related Videos

Ey mümin Kürdler İslam’da kefen farzdır. Bir insan öldüğünde, bedeni yıkanır, kurulanır ve sade bir bezle sarılır. Yensiz, yakasız, dikişsiz… Çünkü insan bu dünyadan hiçbir şey götürmez. Üniformasını da, unvanını da, öfkesini de, alkışını da geride bırakır. Kadının kefeni beş parçadan oluşur. Başı örtülür, göğsü örtülür. Hayattaki mahremiyeti nasıl korunuyorsa, ölümünde de korunur. Çünkü bir insanın onuru, toprağa verilirken de emanettir. Bez bulunamazsa eksilir; üç yerine iki olur, beş yerine üç olur. Buna kefen-i kifâyet denir. Hiçbir şey bulunamazsa bir tek parça beze sarılır; buna da kefen-i zarûret denir. Zaruret, çaresizlik demektir. Ama insanın içini asıl sızlatan şey, bezin eksikliği değil; merhametin eksikliğidir. Cenazeye “rıfk” ile muamele edilir. Yani yumuşaklıkla, incitmeden, acele etmeden… Ölü artık cevap veremez. Kendini savunamaz. Ona gösterilen hürmet, geride kalanların kalbini gösterir. Bir cenaze namazında saf tutmak, sadece ölen için değildir. İnsan orada kendi sonunu düşünür. Bir gün kendisinin de aynı şekilde yıkanıp sarılacağını, bir cami avlusunda omuzlarda taşınacağını hatırlar. Bugün Xezal’i uğurluyoruz. Bir Kürt kadını. Bu halkın içinden çıkmış bir evlat. Ve bir Peşmerge. Peşmerge olmak, bu topraklarda sadece bir askeri kimlik değildir. Çoğu zaman bir halkın korkusunu sırtlanmaktır. Köyler boşalırken geride kalmaktır. Annelerin endişesini, çocukların uykusunu korumaya çalışmaktır. Dağda geçen bir ömrü göze almaktır. Xezal de böyle bir hayatın içinden geçti. Gençliğini verdi. Ailesinden uzak kaldı. Belki adını yalnızca dağ rüzgârları duydu. Şimdi ise onun cenazesi için Süleymaniye’de bir cami bulunamadı. Bu cümle ağır. Çünkü cami, insanın en çaresiz anında sığındığı yerdir. Doğduğunda kulağına ezan okunur, öldüğünde cenazesi oradan kaldırılır. Hayatın başı ve sonu aynı kubbenin altında birleşir. Bir kadının tabutu için o kapının kapalı kalması, insanın içine sessiz bir sızı bırakıyor. Bir cenazeye rıfk ile davranmak gerekirken, bir kapının kapalı kalması bizi kendimizle yüzleştiriyor Ey mümin Kürtler… Bu sözler en çok size. Biz acının ne demek olduğunu bilen bir halkız. Cenazelerimizi aceleyle kaldırdığımız günleri, mezarsız bırakılanlarımızı, eksik uğurlananlarımızı unutmadık. Xezal bu halkın kızıydı. Onun Peşmergeliği, bir aidiyetin, bir savunmanın, bir “buradayım” deme biçimiydi. Onun hesabı niyetiyle görülecek. Ama bizim hesabımız, vefamızla görülecek. Bir cenazeye gösterilen hürmet, aslında kendi yaralarımıza gösterdiğimiz hürmettir. Bir tabuta açılan kapı, biraz da kendi kalbimize açılır. Bir gün bizim de bedenimiz yıkanacak. Bir gün biz de sade bir kefene sarılacağız. Bir gün bizim için de bir cami avlusunda saf tutulacak — ya da tutulmayacak. İnsan o günü düşününce, daha yumuşak olmak istemez mi? Xezal şimdi toprağa emanet. Geride kalan biziz. Ve bazen bir cenaze, bir halkın kendine bakma anıdır.

Murat Ülgen

11,178 views • 2 months ago

Yeni kilamımız "Bê To Nêbeno / Sensin Olmuyor" için gelen pozitif yorumlar ve destekten dolayı çok teşekkür ederim, minnetdârım. Kulağı, ruhu, gönül gözü kendi değerlerine kapalı olanlara inat içimizde mütevazi bir hayat süren ve hiç farkına varılmayan büyük şair ve bilgilerimizin eserlerini sizlere taşımaya devam edeceğiz. Ana dilimize muazzam şiirler kazandıran Doğan Munzuroğlu'nun şiirlerini yıllar önce kitaplaştırarak okuyucuya sunmuştuk, "Koyî bîyê xezal". "Bê to nêbeno" şiiri de ilk olarak bu kitapta yayınlanmıştı. Doğan Munzuroğlu'nun kalemi daimi olsun, o alemde ısrar edenlere hamd olsun. Selîm Temo'nun Türkçe ve Kurmancî çevirilerini de buraya bırakıyorum. Bê te Nabe Çerxa felekê de ketim heqîba reş Can û cesedê min bûye çermê gayî Ez girêdame bi benik û kindîran Dinya hilweşe jî bê te nabe Çilê zivistanê boran e, pûk e Ev ne zewac e, nizanim çi ye Here bigere li sûkan, dugelan Dinya hilweşe jî bê te nabe Keçê, bihar tê, berf dihele Laser digre der û doran Barana biharê ser mi de dibare Dinya hilweşe jî bê te nabe Sensiz Olmuyor Kara bir heybedeyim, feleğin çarkında. Sığır derisine dönmüş canım, cesedim. Bağlamışlar beni iplerle, urganlarla. Dünya yıkılsa sensiz olmuyor. Kış günlerindeyim borandır, kardır. Evlilik değil bu, bilmemki nedir. Git dolaş, bak kentlere, yurtlara. Dünya yıkılsa sensiz olmuyor. Bahar gelmiş yarim, karlar eriyor. Dereler doldu, seller çağlıyor. Baharın yağmuru üstüme yağıyor. Dünya yıkılsa sensiz olmuyor. Qeseyî: Doğan Munzuroğlu Muzîk: Mikaîl Aslan #bêtonêbeno Selim Temo

Mikaîl Aslan

25,961 views • 2 months ago