Загрузка видео...

Не удалось загрузить видео

На главную

Yüreğimden zincire vurulmuşum.

142,695 просмотров • 7 месяцев назад •via X (Twitter)

Комментарии: 0

Нет доступных комментариев

Здесь появятся комментарии из оригинального поста

Похожие видео

Sevgili kadın, Sana gerçeği açıklayayım… Yanlış bir algıya sahipsin… Bir erkek bir kadını başka bir kadın yüzünden terk etmez. O kadını terk etmesi, saygısızlık, sürekli eleştiri, değer görmeme hissi ve ilişkideki tam bir huzursuzluk yüzündendir. Bunu lütfen kavra. Bir erkeğin ruhu kaosun içinde zincire vurulmak için yaratılmamıştır. Erkek, düzenin, egemenliğin ve mirasın taşıyıcısıdır. Bir kadın ona saygıyı elinden aldığında, sadece gururunu incitmemiş olur. O, enerjisel düzeni bozar. Saygı olmadan sevgi boğulur ve erkek ruhu sessizce çürümeye başlar. Eleştiri hayranlığı öldürür. Hayranlık ise erkekliğin oksijenidir. Erkek dışarıda savaşları göğüsler, ama evi savaş alanına döndüğünde, ruhu er ya da geç huzurun olduğu bir sığınağa yönelir. Başka bir kadın genellikle sebep değildir. O, yalnızca senin yarattığın boşluğun belirtisidir. Suçlu sensin. Sözlerin, suçlamaların ve yanlış inançların bu durumu adeta zorla ortaya çıkardı. Karanlık psikolojiyi sevmiyorsun ama karanlık psikoloji şu acı gerçeği ortaya koyar: Erkekler seks bağımlısı değildir. Onlar anlam bağımlısıdır. Bir erkek kendini önemsiz, görünmez ve sürekli değersiz hissettiğinde, bilinçaltı çoktan duygusal olarak uzaklaşmaya başlar, fiziksel ayrılıktan çok önce. Sonunda gittiğinde, onu başka bir kadına kaptırmamışsındır. Onu kendi ihmalinle, kendi dilinle, onun sığınağı olamamanla kaybetmişsindir. Kadın onun rakibi, eleştirmeni ya da yükü olmamalıdır. O, erkeğin güvenli limanı olmalıdır. Eğer diken gibi batan bir şey haline gelirse, göğsündeki huzur yerine… onu er ya da geç kaybeder. Ya da zaten kaybetmiştir ve o sadece dönüşümü (ölümü) bekleyen ölü bir ruhtan ibarettir. Bir erkek, onu kral gibi gören ve ona öyle davranan bir kraliçeyi terk etmez. O, onu onursuz bırakan kaostan kaçar. Çünkü hiçbir krallık, kralın tahtının kalmadığı bir evde inşa edilemez. Erkekler kadınları terk etmez. Onlar huzuru bulmak için uzaklaşır. Saygı oksijen gibidir. Onsuz erkek ruhu boğulur ve sessizce tekrar nefes alabileceği bir yere doğru yol alır. O yüzden sevgili kadınlar, lütfen şaşırmayın. Çünkü erkek, sadece senin davranışlarının zorunlu kıldığı şeyi yapacaktır. Kendine teşekkür et.

Dogu7

50,784 просмотров • 7 месяцев назад

Bugün Türkiye haritasına baktığımızda Koçgiri diye bir coğrafyayı göremeyiz. Ağıtları ile özdeşleşmiştir Koçgiri. Koçgiri’nin Suşehri, Hafik (Koçhisar), Kemah, Kuruçay, Ovacık, Zara, İmranlı, Divriği, Refahiye, Kangal ve çevresinde 135 köy ile en az 40.000 nüfustan oluştuğu tahmin edilir. Koçgiri tarih sahnesine 1920 Koçgiri ayaklanması ile çıkmıştır. İsyana Alişêr Efendi, Alişêr`in eşi Zarife Hatun, Alişan ve Heyder Bey kardeşler ve Baytar Nûrî Dêrsimî önderlik etmiştir. İsyanın hazırlıklarının bölge aşiretlerin bir araya gelerek 1916 yılında yapıldığı söylenmektedir. İsteklerinin ise merkezileşmeye karşı Kürt Halkına özerklik olduğu telaffuz edilmektedir. İsyan öncesinde 1919 yılında Mustafa Kemal`in Koçgiri’nin önde gelenleri ile görüşmek istediği Baytar Nûrî Dêrsimî`nin bunu kabul etmediği ve Alişan Beg`in Mustafa Kemalle görüştüğü söylenmektedir. Baytar Nûrî Dêrsimî`ye Dersim mebusluğu, Alişan Beg'e ise Zara mebusluğu teklif edildiği ve Alişan Beg'in bunları reddettiği söylenir. Alişan Beg'in; “Kürtlerin hak ve taleplerinin karşılanması gerektiğini, bu yönlü gelişmeler olmadığı sürece milletvekili olmalarının söz konusu olamayacağı”nı ifade ettiği söylenir. İsyanın ise zara ilçesinde 1920 yılında Culfa Ali karakolunun basılması ile başladığı ve Ankara Hükümetinin İsyan liderleri ile temas kurmaya ve onları vazgeçirmeye çalıştığı ve başarısız olduğu anlatılır. Koçgirililerin o zaman ki adıyla Ümraniye İmranlı)’yi ele geçirdiği ve burada bir Kürt Bayrağı sallandırdığı ve Ankara hükümetinin Sakallı Nurettin Paşa'yı görevlendirdiği söylenir. Nurettin Paşa`nın "Türkiye'de zo diyen Ermenileri temizledik. Lo diyen Kürtleri’nde köklerini ben temizleyecegim" sözü dönemin en çok anlatılanları arasındadır. Ayrıca Topal Osman isimli çete liderinin de isyanın katliamlarla batırılmasında çok çabaladığını, İsyan sonrasında yakılan ağıtlarda Topal Osman İsminin geçmesi ve bu kişiye beddualar edilmesinden anlıyoruz. İsyan kanlı bir şekilde bastırılır. Alişan Beg ve Haydar Beg kardeşler yakalanarak sürgün edilir. Alişêr Efendi, Zarife Hatun ve Baytar Nûrî Dêrsimî Dersime sığınırlar. Ahmed Arif’in şu dizeleri akla geliyor: Canım alırlar ecelsiz Sığdıramam kitaplara Şifre buyurmuş bir paşa Vurulmuşum hiç sorgusuz, yargısız Koçgiri'de kadınlar ağıtlar yakar dedik. Ölenlerin ardından; ezber bozan bir örnek olarak Koçgiri ayaklanmasının başarısız olması, binlerce insanın katledilmesi, yaklaşık olarak 400 civarında Koçgirilinin mahkemelerde yargılanması ve çoğunun idam ile cezalandırılması sonucunda isyanın askeri lideri olarak görülen Alişêr Efendi isyanı şu dizelerle anlatmaya çalışmıştır: Koçgiri başladı harba Sesi gitti şarka garba İki ordu asker geldi Dayanamadı bu darba Ere dılo yemman yemman Çiyan gırtu berfu duman Mera bişin şahı merdan Ew dermane hemu derdan Ovacığın aşireti Zapt eyledi memleketi Geriden imdat gelmedi Hozat çekmedi gayreti Here dılo yemman yemman Çiyan gırtı berfu duman Mera bişin şahı merdan Ew dermane hemu derdan İkrar verenler elmaya Zülfikâr-ı murteza’ya Geriden teller çektiler Biz uymayız eşkıyaya. Alişer Efendi İsyanın önemli liderlerindendi ayrıca Türkçe-Kürtçe şiirler yazan önemli halk şairlerindendi. İsyan sonrası yazdığı "Koçgiri Başladı Harba" şiiri, isyana dair gizli bilgiler içermektedir. "Ovacığın aşireti /Zapt eyledi memleketi/Geriden imdat gelmedi/Hozat çekmedi gayreti" sözleri anlatıldığı kadarıyla Dersim Bölge Aşiretlerine serzeniş anlamı taşımakta. İsyan başlamadan bölgede aşiretlerin hazırlık içerisinde olduğunu yukarıda yazdık. Alişer Efendi`nin Dersim aşiretleri ile isyan öncesinde toplantı yapmak istediği ve Seyit Rıza`nın bu toplantıya gelmeyeceğini Alişer Efendi’ye bildirildiği anlatılır. Gerekçe olarak ise Hozat Aşiretlerinin güvenilir olmadığını ve sözlerinde durmayacaklarını söylediği ve toplantıya bu yüzden katılmayacağını anlatılmakta. Seyit Rıza toplantı ya katılmadığı Hozat Aşiretlerinin ise Alişer Efendiye destek olacaklarını söyledikleri anlatılmaktadır.

Ali Budrac

17,027 просмотров • 5 месяцев назад