Video wird geladen...

Video konnte nicht geladen werden

Zur Startseite

Yıllarca içimize ajan gibi yerleştirdiler. Yaptıkları her eylem sözde Fenerbahçe kisvesi altında oldu. Bu kişilerin Fenerbahçeli olma ihtimali yüzde 1 bile değil! İfşa oldu. Görevinden istifa etmeli!

42,889 Aufrufe • vor 3 Monaten •via X (Twitter)

0 Kommentare

Keine Kommentare verfügbar

Kommentare vom Original-Post werden hier angezeigt

Ähnliche Videos

Pişman Oldum Yağız Sabuncuoğlu Valla çok konuşulacak bir şey yok. Yani ben bugün Fenerbahçe'li taraftarların şampiyonluğu kaybettik diye veyahut işte Galatasaray'ın yarın olası galibiyetinde fark yedi oldu diye üzüleceğini zannetmiyorum. Çünkü bazen bazı şeylere bir umut sonucunda umut kırılması olursa üzülürsün. Ama bugün Fenerbahçe takımı ligin son sırasındaki Karagümre'ye karşı hiç bir an bile Fenerbahçe camiasının taraftarını heyecanlandıracak veya teknikiyetini kenardaki arkadaşları heyecanlandıracak bir an yakalayamadı, yaşatmadı. O yüzden bence böyle tatsız bir şey böyle gelir hani ya bunun tadı niye bozuk dersin tatlı alırsın böyle şey gibi gelir. Şekerim yok bunun falan dersin ya. Fenerbahçe'deki bütün insanların ağzında, Fenerbahçe'lerin ağzında bırakan tat bugün o maçtan sonra o oldu. Bu saatten sonra artık konuşacak bir şey yok. Fenerbahçe bundan sonra bugün itibariyle tarihe bakalım. Kaçtı bugün abi tarih? 13 Mart. Artık ligde ikincilik için mücadele edecek. İşin kötü yanı şampiyonlukta çok büyük darbe alırken ikincilik konusunda da biz hafta içi, pazartesi, salıyı gördüğümüzde Fenerbahçe 3. sıradaki Trabzon Spor'la puan puanı olma ihtimali var. 57-57 olma ihtimali var ve Bence asıl sıkıntılı olan taraf bu çünkü Fenerbahçe biliyorsunuz işte transfer döneminde birçok harcama yaptı. Ve Şampiyonlar Ligi öneleme ihtimalinden de uzak kalması Fenerbahçe'ye ekonomik anlamda sadece şampiyonluk olarak değil, ekonomik anlamda da çok ciddi sarsar. Bu genel bir başlangıç. Birkaç cümlede sağ içiyle ilgili etmek isterim. Şimdi Fenerbahçe'nin aldığı her mağlubiyet veyahut Fenerbahçe'nin... Son anlarda kazandığı maçlar bir kenara. Berabere kaldığı maçlar bir kenara. Her şeyi Şikrinyar'a bağlamak kadar futbol mantığının dışında bir şey olamaz. Yani bugün Şikrinyar olsa da Fenerbahçe bu maçı kazanacak mıydı? Fenerbahçe ben geçen hafta da söyledim. Bir kağıt yırttım hatırlarsın. Hatta kızan Fenerbahçeli arkadaşlar oldu bana ama. Samsun maçının ardından. O maç şansa kazanıldı. Kasımpaşa maçı şansa beraber kalındı. Yani kazansa da şansa kazanılacaktı. İşte olmuyor yani çekirge misali. Zıplıyorsun zıplıyorsun. Trabzon spor maçından sonra tam anlamıyla aşağı yümelenen benim o söylemiştim. Mesela Tedesco ile ilgili övgü dolu tweetler atmıştık. Çünkü hak etmişti o gün itibariyle. Pişman etmişti. Bugün de onunla ilgili olumlu konuşan herkesi tırnak içinde söylüyorum rezil etti bence. Önce pişmanlık sonra bir rezalete adım attı Tedesco konusunda olumlu konuşanları. Genel olarak böyle giriş yapayım ama bugün konuşulacak çok şey var.

Galatasarayultrataraftar

170,085 Aufrufe • vor 4 Monaten

“O” yemek. Her Fenerbahçelinin sonuna kadar izlemesi; bilmeyenlerin öğrenmesi, unutanların hatırlaması gereken o video. Önce okuyun, sonra videoyu izleyin. Fenerbahçe 2010-2011 sezonunda şampiyon olduktan sonra 3 Temmuz günü operasyon başladı. 22 Ağustos günü UEFA Başmüfettişi Pierre Cornu, “şike” iddialarını incelemek için İstanbul’a geldi. Henüz ortada bir mahkeme kararı, hatta iddianame bile yoktu. Cornu o gün önce şike soruşturması savcısı ile görüştürüldü sonra TFF yetkilileri Lütfi Arıboğan, İlhan Helvacı, Ebru Köksal, Ahmet Gülüm ve Mehmet Ali Aydınlar ile bir akşam yemeğinde bir araya geldi. Cornu bu yemekten sonra ülkesine döndü ve UEFA’ya bir rapor yazdı. O yemekten 2 gün sonra, 24 Ağustos’ta Fenerbahçe Şampiyonlar Ligi’nden men edildi. Cornu ise raporunda şunları yazmıştı: “TFF yetkililerine sordum; Fenerbahçe’nin masum olma ihtimali %1 bile yok mu? Bana ‘HAYIR, YOK’ dediler.” TFF, kendi kulübünü savunmak yerine UEFA’ya “suçlu” onayı vermişti. Bu raporla Fenerbahçe, daha hakim karşısına çıkmadan Şampiyonlar Ligi’nden men edildi. Milyonlarca Euro zarara uğratıldı, yıldız oyuncuları ayrıldı. Bu olaydan 1 sene sonra Arıboğan, Köksal ve Helvacı TFF’den istifa edip, Galatasaray kulübünde farklı görevlere gelmişlerdi. O gün yemekte olan İlhan Helvacı, videoda “o” yemeği anlatıyor. Buyrun…

Degaj Sports

226,221 Aufrufe • vor 7 Monaten

S.SARAN, YENİDEN GÖZALTINA ALINDI! TEST SONUÇLARINDAN VE ELA’NIN İFADELERİNDEN SONRA “KULLANMA, YER SAĞLAMA VE TEMİNİ” SUÇLARINDAN JANDARMA TARAFINDAN GÖZALTINDA! İSTİFA ETMESİ LAZIM! Sadettin Saran, jandarma tarafından, Fenerbahçe kulüp binasından alınıp, gözaltına götürüldü. Ben Tamar Tanrıyar olarak dün Saran’ın hemen istifa etmesi gerektiğini söylemiştim. Ama kendisi tam tersini yaptı ve test sonucu ile hakkında verilen ek ifadelere karşın kulübe gidip oturdu ve sonuçta kulüp içine kadar jandarma da girmiş oldu. Bu hiç hoş olmadı. Dün ayrıca “Bu duruma üzüldüğümü” söylediğime bile tepki gösterenler oldu,“Neden üzülüyorsun?” diye… Yani toplum olarak biraz acımasız olmaya da başladık. Sordum, araştırdım ve söyleyeceğim tek cümle, “Sadettin Saran, rahmetli Ali Dinçkök gibi davranmalı ve istifa edip, istiyorsa kulübe dışarıdan destek vermeli”… Ancak Saran hemen istifa etmezse sarı-lacivertli kulübü çok zor günler bekler… Tabi ki birlikte seçildiği yönetim kurulu istifaya karşı çıkacak ama kulüp üyelerinin başvurularıyla, disiplin kurulu bu konu hakkında karar verebilir. Fakat Saran kendini bu duruma düşürmeden, hemen istifasını vermeli… Ve bu şekilde aklanmaya çalışmalı, Fenerbahçe’nin yasaklı maddeden yargılanan bir başkanı olarak değil… Bu arada son “yasaklı madde” olaylarını fırsat gören bir televizyon kanalının bir dizi tanıtımı gördüm. Öyle bir şey yapmışlar ki!.. Hangi kanal ve hangi dizi mi diye sorarsanız, hepsi video’da…

Siberhabertv

20,268 Aufrufe • vor 7 Monaten

Ey Trabzonlular, ey Trabzonspor taraftarı, Galatasaray medyası, önde gelen isimleri sizi YİNE 1 haftadır dolduruyor, gaza getiriyor. Bu gaza gelip gelmemek sizin elinizde. Ne siz bizden nede biz sizden korkmuyoruz. Bu Fransızların oyununa gelmeyin diyoruz. Gelin bu sözleri dinleyin... Galatasaray yıllarca sizi sömürdü, şampiyonluklarınızı çaldı, oyuncularınızı ayarttı. Sizi bir maşa gibi kullandı. Sizi öyle bir manipüle ettiler ki medyaları ile, Türkiye'nin belkide en milliyetçi şehri Trabzon, Fetullah Gülen denen teröristin yaptığı sözde şike kumpasını destekler oldu, Fetö ağzı ile konuşur oldu 3 temmuzdan beri. Sizin elinize, UEFA sitesinden bir resim verdiler ona bile kandınız. Adını da tescilli liste koydular inandınız. Biriniz bile "lan bu şike listesi ise Juventus, Milan nerede bu listede diyemedeniniz, araştırma dahi yapmadınız. Beyninizi yıkadılar sizin. Galatasaray'ın adı bilinmezken biz (Fenerbahçe) siz Trabzonspor ile çekişirdik. Bir siz şampiyon olurdunuz bir biz. Birde Beşiktaş vardı. Bu Gs Ms yoktu. Bunların manipülasyonu ile Ünal Karaman, Hami Mandıralı, Fatih Tekke gibi şerefli, onurlu insanların çıktığı kulübü, Galatasaray'ın arka bahçesi yaptınız. Sözlerim ağır gelebilir ama bunu sizde zaten söylüyorsunuz. Yinede siz bilirsiniz. Biz Fetö ile savaşmış ona yumruğu indirmiş, otobüsü kurşunlanmış, yılmamış, yıkılmamış, yanak okşatmamış, onun bunun arka bahçesi olmamış, dünyanın en büyük Spor kulübü FENERBAHÇE'YİZ. Kimseden korkumuz çekincemiz yok. Karşımızda mert rakip isteriz. Sizde mert olun, onun bunun davasının, hedefinin bir aleti omayın isteriz. Gerisi size kalmış. Vesselam.

LuganoBurak

17,629 Aufrufe • vor 5 Monaten

Öyle miymiş? Bakalım Hulusi. Yönetimden başlayalım. O zaman TD meselesini de cevaplamış oluruz. Kronolojik olmasın. Aynı anda Başbakan ve Fenerbahçe Başkanı Şükrü Saracoğlu. Fenerbahçe Başkanı olduğu 16 yıl boyunca Bakanlıklar da yapmış. Fenerbahçe Başkanı olmadan önce bugünkü stat yerinizin başka kulüpten size geçmesine de katkısı var. Daha çok anlatılır ama burada bırakayım. Geçelim Muvaffak Menemencioğlu'na. 1927-32 arası Fenerbahçe'de Genel Sekreter iken (Via Fenerbahçe resmi sitesi: "Kulüp Başkanı gibi hareket etmişlerdir") Aynı zaman Federasyon Başkanlığı yapmıştır. Şehzadeler var mesela. Onları uzunca anlatmaya gerek yok. Devlet Bakanı Medeni Berk; Fenerbahçe'nin talebi, Adnan Menderes'in onayı ile Fenerbahçe Başkanı oldu. İlk icraatlarından biri Umum Müdürlüklerine stat inşaatı için direktif vermek olmuş. Aynı anda Belediye Başkanlığı ve Fenerbahçe Başkanlığı yapan Faruk Ilgaz, Milletvekili Osman Kavrakoğlu var daha. Yakın tarihe gelelim. Nihat Özdemir yıllarca as başkanlığınızı yaptı ama Fenerbahçeli kabul etmiyor musunuz? yöneticiliğini yaptığın Ali Koç "Emrindeyiz Nihat abi" demişti diye hatırlıyorum. Şu an sponsorunuz olan Mehmet Ali Aydınlar, Fenerbahçe Başkan Adayı olmayı nasıl başardı Fenerbahçeli olmadan? Federasyon yöneticisiyken tek adaylı Fenerbahçe seçimlerinde oy kullanan kişi Servet Yardımcı değil miydi? Kısa da olsa Federasyon Başkanlığı yapmadı mı? Tarihin en başarılı Milli Takımı döneminde Federasyon Başkanlığı yapan Galatasaray taraftarı Haluk Ulusoy'dan sonra hep Fenerbahçeli ve Beşiktaşlılar olmuş. Galatasaraylılığını ve hatta varlığını Federasyon Başkanı olunca öğrendiğimiz Mehmet Büyükekşi var sadece. Bonus: An itibari ile başkan olan ve "Fenerbahçe 2000 Derneği'nden çıkmıyormuş" İbrahim Hacıosmanoğlu. Yukarıda ismini saydığımı ve daha fazlası da olan Fenerbahçeliler bile TD olarak Fenerbahçeli tercih etmediyse bunda başka anlamlar aramalısın Hulusi. Sahi, jetler kimin transferi için kalkıyordu Hulusi?

Eşref G

118,439 Aufrufe • vor 1 Monat

Bu ülkede bir güruh var, her meselede aynı yönteme başvuruyor: Sokakları savaş alanına çevirmek, kamu malına zarar vermek, polise saldırmak… Yıllardır bu alışkanlıktan vazgeçmediler. Çünkü başka dertleri yok. Bu ülkede şiir okuduğu için belediye başkanlığından alınıp cezaevine gönderilen bir lider vardı. Ne cam kırıldı, ne barikat kuruldu, ne polise saldırıldı. Sustu, sabretti, milletine güvendi. 28 Şubat’ta başörtülü diye okula alınmayanlar, inancı yüzünden görevinden edilen memurlar… Sabırla, gözyaşıyla, dualarla geçti o günlerden. Devletine, milletine düşmanlık etmedi. Sokağı değil sabrı seçti. Tek başına iktidar olmuş bir partiye, laikliğe aykırı davranıyor diye uydurma bir kapatma davası açıldı bu ülkede. Dönemin iktidarı muhtıra verilen bir atmosferde bile hukuku terk etmedi. Sokak değil, sandık dediler. Bugün “protesto” adı altında yaşananlar tanıdık. Gezi’de ne olduysa aynısı sahneleniyor: Yakan, yıkan, saldıran bir güruh… Tam da bu noktada, Özgür Özel gibi bir siyasetçinin sorumluluğu büyüktür. Toplumu sağduyuya davet etmesi, sokağı terörize eden dile karşı durması gerekirdi. Ama ne yazık ki provokasyona davet eden bizzat kendisi oldu. Muhafazakar camia yıllardır mağduriyet yaşadı ama bir gün bile sokakta terör estirmedi. Hakkını hukukla aradı. Şiddeti yöntem olarak görmedi. Çünkü biz bu ülkeyi gerçekten seviyoruz. Vatan sevgisi yakarak, yıkarak gösterilmez. Devletine düşmanlık ederek özgürlük arayamazsın. Bu millet kimin derdi memleket, kimin derdi kaos, kimin derdinin ise gerçeklerin ortaya çıkmasını engelleme çabası olduğunu çok iyi bilir.

Ömer Arvas

90,508 Aufrufe • vor 1 Jahr

FETÖ / 15 Temmuz terörist darbe kalkışmasından sonra ÜNİVERSİTE MEZUNU FETÖCÜLERİN diplomaları iptal edildi mi ? HAYIR İPTAL EDİLMEDİ. Diplomaları geriye alınmadı. AKAPE içerisinde SAHTE DİPLOMALI ,YA DA HÜLLE DİPLOMALI kaç kişi var ? Onlarca ,yüzlerce... 1 Eylül 2016 tarihi itibariyle 50 bini aşkın kamu personeli ihraç edildi, yani görevlerine son verildi. Görevlerine son verilen personel arasında öğretmen, mühendis, doktor ve hemşire unvanlarında olanlar da bulunmaktadır. 670 sayılı KHK'da şu hüküm yer almaktadır: "Madde 4 - (1) 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 3 üncü ve 4 üncü maddeleri kapsamında kamu görevinden çıkarılanlar, uhdelerinde taşımış oldukları büyükelçi, vali gibi unvanları ve yüksek mahkeme başkan ve üyeliği, müsteşar, hakim, savcı, kaymakam ve benzeri meslek adlarını ve sıfatlarını kullanamazlar ve bu unvan, sıfat ve meslek adlarına bağlı olarak sağlanan haklardan yararlanamazlar." KHK'da kast edilen Devletin verdiği unvan ve sıfatlardır. Kaymakam, vali, büyükelçi, hakim ve savcı gibi unvanları Devlet vermiştir. Devlet verdiği unvanların kullanımını yasaklamaktadır. Ancak kişilerin mezuniyetle elde ettikleri unvanlar bu kategoriye girmemektedir. Mühendis, hemşire, doktor, öğretmen gibi unvanlar kişilerin öğrenimle elde ettikleri unvanlardandır. Bu nedenle, soru çalarak üniversiteye girme gibi bir durum yoksa, bu unvanların kullanabiliyor. Soruların çalınarak bir çok sınavda FETÖCÜLERE imkanlar tanındığı ortaya çıktı. Peki ne oldu ? Eee bugünkü durum biraz ters değil mi ? Herkes suç işlemiş öyle ya. Bir kişi suç işlememiş ama . AKAPE DÖNEMİ ,ESKİ YÖK BAŞKANININ DİPLOMA meselesi ile ilgili ilginç yorumu... Vallaha acayip bir ülkede yaşıyoruz... #Atabey19HHK #HüseyinHakkıKahveci #OndokuzBiziz #SonDakika

Atabey Hüseyin Hakkı Kahveci

72,477 Aufrufe • vor 1 Jahr

Bu Maç İlkay Oynamalı Uğur Karakullukçu: Ama ben her türlü her yerde etkili olacağını düşündüğüm için bir problem görmüyorum. Hem Barış Alperi hem Sane'yi kullanmak daha mantıklı. Çünkü bu maç 120 dakikalık bir maç olma ihtimali %40-50 falan. Penaltılara bile hesaba katman gerekecek. Bu baya yüksek ihtimal. Doğal olarak sen şeyi de düşünmen lazım. Ben Lank'la başladım da zaten hafta sonu da oynadı. Şimdi Lank'ta Bir tane 70, bir tane 120 patlatayım oyuncusu da değil. Kesinlikle değil yani. O yüzden Sanay ile başlayıp maçın nereye gittiğine bakarak Lang ve Yunus'u dahil etmek daha mantıklı geliyor bana. Elini de düzgün kullanmak gerekir bu tarz maçlarda. 120'yi de hatta penaltıları da düşünerek bizim konuşmamız lazım. Nasıl tamamlayacağın da mühim. Oldu penaltılara kaldı. Penaltıyla tur atlayacaksın ya da eğleneceksin. Doğal olarak kimin gireceğini bile ona göre son bölümde düşünmek daha makul olacaktır diye düşünüyorum. İlkay 11'de söylemiyoruz ama İlkay kesinlikle oynamalı bu maçta. Sonradan kesinlikle süre almalı. Biraz da maçın durumuna göre Liverpool'un tempo yükseltmek zorunda kalacağı, baskı kurmaya çalışacağı anlarda topu biraz alıp demleyecek, dinlendirecek o... Çok kolay gibi gözüken ama Juventus deplasmanında hiç de kolay olmadığını gördüğümüz. İki pas yapsak maç bitiyor zaten anlarında. İki pas yapamıyorsun ya. Onu İlkay yapıyor işte. İlkay maçın zorluğundan bağımsız alıyor, veriyor, başka biri veriyor, bir daha alıyor. O tempoyu düşürmek çok mühim. Bunu daha önce örneğiniz beraber anlatmıştım. 2013 Galatasaray'ın Real Madrid şampiyonlar çeyrek final maçında Galatasaray 1-0'dan 3-1 yapıp fırtına gibi eserken Modric 2 al var 2 al var yapa yapa maçın temposunu öldürdü. Bitirdi maçı. Bitirdi maçı aldı. Prime Ronaldo'yu 2. yarı görmedik bile. Top gelmedi adama. Ama Modric gibi İlkay gibi oyuncular bu anlarda yaşından durumdan bağımsız. Öyle bir akıl koyuyorlar ki öyle bir düşürüyorlar ki tempoyu. Maç senin lehine daha çok dönüyor. Ben İlkay'ın minimum 70'te girmesi gerektiğini düşünüyorum. Eğer maç ihtiyaç... Hissederse maçta ihtiyaç duyulursa 60'da bile girebilir belki. Ona ben mutlaka almalı. Çünkü İlkay'ın şu an son durumu pek iç açıcı değil. Ama Juventus maçına öyle geçtin aslında bir noktada da. Onun sonradan girişiyle uzatma bölümünde tabii. 100'de 100. Hele bir kırmızı kart falan göstertebilirse Barış Alper her maçta bir beklentimiz. Artık herkes değil mi onu bekliyor. Bir kırmızı olursa.

Galatasarayultrataraftar

21,551 Aufrufe • vor 4 Monaten

"Devlet Adamlığıyla Servet Adamlığını Halkımız Bilir ve Çözer": CHP Genel Başkan Yardımcısı Berhan Şimşek'ten Özgür Özel ve Ekibine Sert Tepki Cumhuriyet Halk Partisi cephesinden, partiden ayrılarak yeni bir siyasi oluşum kurma kararı alan Özgür Özel ve arkadaşlarına yönelik çok sert açıklamalar geldi. Bir video mesaj yayınlayarak süreci değerlendiren CHP'li Berhan Şimşek, yaşanan ayrılığı "kurgulanmış bir proje" olarak nitelendirirken, Özel ve ekibini partiyi manipüle etmek ve zarar vermekle suçladı. Şimşek'in açıklamalarına damga vuran ise "devlet adamlığı" ve "servet adamlığı" kıyaslaması oldu. Şimşek'in açıklamalarından öne çıkan başlıklar şu şekilde: "Kurdukları Yeni Ahbap Partisi" Özgür Özel ve beraberindekilerin kurduğu yeni oluşumu "Yeni Ahbap Partisi" olarak tanımlayan Şimşek, bu hareketin siyasi bir temelden ziyade tamamen ahbap-çavuş ilişkisi üzerine inşa edildiğini öne sürdü. Şimşek, "Bu kurgulanmış projenin kimler tarafından planlandığını zaman ve siyaset sahnesi herkese gösterecektir" ifadelerini kullandı. "Yüzde 90 Oy Alacaksanız Neden Gittiniz?" Özgür Özel'in "Üyelerle kurultay yapalım, yüzde 90 oy alırım" şeklindeki söylemlerine de yanıt veren Şimşek, ortada büyük bir çelişki olduğunu savundu: "Madem yüzde 90 oy alacaksın, neden gidip parti kuruyorsun? Bekle, mahalle, ilçe ve il seçimlerini yapalım, gel aday ol ve o yüzde 90 oy ile iktidar için mücadele ver." "İstifalar Abartılıyor, Sadece Yüzde 13" Kamuoyunda yansıtılan yüz binlerce kişinin istifa ettiği yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını belirten Şimşek, manipülasyon yapıldığını söyledi. İki "trol medyası" aracılığıyla seçmenin dezenformasyona maruz bırakıldığını ifade eden Şimşek, istifa edenlerin oranının yalnızca yüzde 13 olduğunu ve bu kişilerin yarıdan fazlasının Özgür Özel'in kendi döneminde partiye kaydedildiğini iddia etti. "Kumandanın Pilini Bile Götürdüler" Ayrılık sürecinde partiye fiziksel zarar verildiğini de öne süren Şimşek, giden ekibin parti binalarını parçaladığını, duvarlara yazılar yazdığını ve hatta "televizyon kumandasının pilini bile alıp götürecek" kadar küçük hesaplar peşine düştüğünü ifade etti. "Güneşte Kar Gibi Eriyip Gideceksiniz" Gerçekten ülke düşünülseydi Kemal Kılıçdaroğlu ile kol kola girilip erken seçim için tüm Türkiye'nin karış karış gezilmesi gerektiğini belirten Şimşek, yeni partinin siyasi ömrünün çok kısa olacağını iddia etti: "Nisan yağmurları güzeldir ama siz nisan yağmuru bile olamayacaksınız. Kar gibi güneşle eriyeceksiniz." "Devlet Adamlığıyla Servet Adamlığını Halkımız Bilir" Siyasette millete hizmet etmenin temel şartlarına değinen Şimşek, Özel ve ekibine yönelik eleştirilerini şu çarpıcı sözlerle noktaladı: "Bizim anlayışımızda millete hizmet için devlete, vatana adanmış ömür gerekir. Onun için devlet adamlığıyla servet adamlığını halkımız bilir ve çözer. Güle güle."

Berhan Şimşek

89,882 Aufrufe • vor 12 Tagen

“Güne enerjik başla” sloganıyla sabahları kahvaltıyla birlikte tüketimi özendirilen, tüm gün boyunca enerjik kalmanızı sağladığı algısı oluşturulan Cappy Atom, reklam görsellerinde de bol meyveli ve petek petek balların olduğu bir ürün gibi lanse ediliyor. Evet, ürün ilk sırada yüzde 50 oranında konsantre ve pürelerden üretilmiş meyve suyu içeriyor. Bu meyveler içeriğinde sırasıyla elma, portakal, kivi, muz, ananas ve nar bulunuyor fakat bu meyvelerin oranlarını ve ne kadarının konsantre ne kadarının püre olduğu gibi ürün kalitesini ortaya koyacak detayları bilemiyoruz. Fakat üründe her meyve bol bol yer alırken, en canlı ve en sulu halleriyle ürün parlatılıyor. Elbette reklamlar abartılı, elbette reklamlar ürünleri tüketiciye güzel göstererek satış amaçlı… Fakat reklamlarında petek balların uçuştuğu bu ürünün içeriğinde %0,1 yani binde 1 oranında bal koyarak bunun yapılması tüketiciyi aptal yerine koymaktan başka bir şey değil… Üründe baldan çok daha yüksek oranda glikoz-fruktoz şurubu bulunuyor olma ihtimali de var… Ürün bu haliyle 250 ml’lik tek bardakta sıkı durun 29 gr. yani yaklaşık 14 tane küp şeker kadar ilave şeker içeriyor. Üründe ayrıca içeriğini bilmediğimiz aroma vericiler yer alıyor. Yani üründen aldığınız tadın meyvelerin kendisinden gelmediğini söyleyelim, aynen ürünün aslında sanıldığı kadar “ballı” olmadığı gibi… #NeİçtiğiniziBilin

Gıda Dedektifi

514,178 Aufrufe • vor 2 Jahren

KAMUOYUNA DUYURU: Babam Ismet durur için kurdugum bu platform da 24 Türkiye Cuhmuriyet vatandaşları iclerinde de çocuklar 6 subtan dan bu yama kayıp …. 13 aile 3 Yıl oldu tek yürek olduk biz kocaman bir aile ! Hem sizlerden dan hemde onlara dan aldığım destekle bu yola 3 yıldır baş koydum ! Ve en son kayıp bulunana kadar da durmuycam . Sizden ricam değerli takipçilerim lütfen benden RT bizi esirgemeyin . Biz 6 Şubat Deprem Kayıpları Platformu olarak, üç yıldır her adalet yürüyüşünde en öndeyiz. Yıkılan bina davalarında, müteahhit duruşmalarında, haksızlığa uğrayan her vatandaşın yanında dimdik durduk. Acıları yarıştıranlardan olmadık hiç; çünkü biliyoruz ki acı tektir, yürek tektir. Ama bugün soruyoruz: Biz neredeyiz? Enkaz altında kalan evlatlarımız, annelerimiz, babalarımız hâlâ bir mezarsız. DNA’lar incelendi, fotoğraflar defalarca bakıldı, ama cevap yok. Sanki kayıplarımız 6 Şubat’ın parçası değilmiş gibi. Sanki bu acı bize layıkmış, kara leke bizmişiz gibi. STK’lar, siyasiler, sanatçılar, medya… Her platformda adalet isterken, neden bizim sesimiz duyulmuyor? Neden bir cümlede bile anılmıyoruz? Bu sessizlik ihanet değil de nedir? Lütfen paylaşın. Lütfen konuşun. Lütfen unutmayın: Bugün bizim kayıplarımız, yarın hepimizin vicdanıdır. #6SubatKayıplarıNerede #HalaMezarımızYok #AdaletHerkeze Saygılarımla 6 Şubat platformu kurucusu Pınar

6Subatdepremkayiplariplatformu Official

33,518 Aufrufe • vor 6 Monaten

103 gollü şampiyonluktan önce, Fenerbahçe üst üste 3 kötü sezon geçirmişti. O dönemlerde 2-3 yıl başarısızlık bile büyük bir travma sayılırdı yani rakipleri gibi 14-15 yıllık hasretleri Fenerbahçeliler bilmezdi. Bir Fenerbahçeli için 3 kötü sezon bile “bu bir kabus” demeye fazlasıyla yeterdi. İşte o başı eğik geçen 3 sezonun ardından, neredeyse baştan kurulmuş bir kadro ve sezonun ilk maçı… Rakip Rizespor. İlk 60 dakika 0-0 geçmiş, hepimizi “bu sezon da yine kötü geçecek” karamsarlığı sarmıştı ki, ikinci yarıda oyuna giren asker Aykut sahneye çıktı. 60'tan itibaren adeta patladı: vurdu 1-0, attı 2, attı 3… Tam 4 gol attı, maç 5-0 bitti. 3-0’dan dönüp 4-3 kazanılan Galatasaray kupa maçı. O maçta da ilk kurşunu atan, bir anlamda onur savaşını başlatan yine Aykut oldu. Tarih 5 Mayıs 1996… Rüştü kalede devleşmese şampiyonluk belki çoktan kaçmıştı ama işte Fenerbahçe’nin kral Aykut’u vardı. Bu defa 82'de Trabzon deplasmanında son kurşunu attı ve “kaçtı” denilen şampiyonluk Aykutla geldi. Sonra 2010-2011 sezonu… Aykut artık takımın başında teknik direktör. Fenerbahçe’yi 18. şampiyonluğa taşımış, doludizgin giden bir takım yaratmıştı. Fakat bu defa da Fenerbahçe’nin karşısına 3 Temmuz karanlığı çıkarıldı. Siperden çıkıp öne ilk atılan yine Aykut oldu. “Hadi vurun, biz öyle ölmeyiz” diyordu. 1988’den beri Fenerbahçe ne zaman karanlık bir döneme girse, Aykut o karanlığın karşısına Kocaman dikildi. Bugünün Fenerbahçe’si ise tarihinin en uzun başarısızlık döneminden çıkmaya çalışıyor. Kulüp yeni bir başlangıç için belki de tarihinin en kritik kongresine gidiyor. Bugün Fenerbahçe’de yalnızca “Başkan kim olacak?” sorusu değil, “Takımın hocası kim olacak?” sorusu da büyük heyecanla tartışılıyor. O isim yeniden Aykut Kocaman olur mu, bunu şimdilik bilmesek de şunu çok iyi biliyoruz: Aykut Kocaman yeniden Fenerbahçe’nin hocası olsun ya da olmasın her gerçek Fenerbahçeli, onun hakkında nasıl konuşulacağını ve onun nasıl anılması gerektiğini çok iyi bilir. Bunu bilmeyenlerin ise Fenerbahçeliliği tartışmalı hale gelir. Günlerdir Aykut Kocaman üzerinden sergilenen çok çirkin bir üslup var. Bu seviyesizliğe karşı her Fenerbahçelinin bir duruşu olmalıdır çünkü Fenerbahçe’nin Cihatları, Lefterleri, Canları, Fikretleri, Selçukları olduğu gibi Aykutları, Oğuzları, Rıdvanları ve daha niceleri vardır. Eleştiri haktır hatta görevdir ama onlara saygısızlık ve hakaret Fenerbahçeliliğe ihanettir.

Eren Eğilmez

22,177 Aufrufe • vor 2 Monaten