Загрузка видео...
Не удалось загрузить видео
Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, Ankara turuna devam ediyor. Bugün Gölbaşı'ndaki esnafı ziyaret eden Özdağ, kendisine dondurma ikram eden esnaf ile ilginç bir diyalog yaşadı. Dondurma fiyatının düşük olduğunu gören Özdağ, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'e de gönderme yaptı. Özdağ: Buradan Maliye Bakanı'na seslenelim. Enflasyonu düşürme konusunda... show more
31,167 просмотров • 20 дней назад •via X (Twitter)
Комментарии: 0
Нет доступных комментариев
Здесь появятся комментарии из оригинального поста
Похожие видео
2:29
Sensitive content
Skandal ❗❗❗❗ Zafer Partisi'nde cinsel istismar iddiası: Genç kadın 'Özdağ da biliyor' diyerek parti yöneticilerinin mesajlarını ifşa etti Zafer Partisi'nde çeşitli görevlerde bulunan Tomris Gökdağ isimli kadın, parti yöneticileri tarafından cinsel istismara maruz kaldığını açıkladı. Bir genel başkan yardımcısının kendisine yazdığı mesajları ifşa eden Gökdağ, "Bir kız çocuğum daha olursa senden olsun' tarzı mesajları mevcut maalesef." ifadelerini kullandı. Gökdağ, mesajlardan Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ'ın da haberdar olduğunu belirtti. Bahse konu isimle fotoğraf vermesi için tehdit edildiğini de vurgulayan genç kadın, "Hakan Akşit (İstanbul İl Başkanı) göreve geldi, bu adama görev vermek için onunla fotoğraf vermem için bana para teklif ettiler" diye konuştu. Ümit Özdağ'ın genel başkanlığını yaptığı Zafer Partisi'nde çeşitli görevlerde bulunan Tomris Gökdağ isimli kadın, üst düzey yöneticiler tarafından uğradığı cinsel istismarları anlattı. X'te bir canlı sohbet odasında konuşan 21 yaşındaki Gökdağ, "İsmini gerekirse veririm. Genel Merkez'de görevli, parti kurucu üyesi... Bu genel başkan yardımcısı benden hoşlanıyordu ve evli bir beyefendi. Yaşı da bayağı var. Benim ona 'ağabey' şeklindeki mesajlarım var. Bana 'başkanım de g.. de ama ağabey deme' diyordu. 'Bir kız çocuğum daha olursa senden olsun' tarzı mesajları mevcut maalesef." ifadelerini kullandı. Özdağ'ın haberi varmış! Gökdağ, mesajlardan Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ'ın da haberdar olduğunu belirtip, "Genel Başkan Başdanışmanının yanında gelen mesajları kendisine atmayı teklif ettim. Kendisi 'gerek yok' dedi. Mesajları attıktan sonra bu şahıs görevine devam etti. Hakan Akşit (İYİ Parti İstanbul İl Başkanı) göreve geldi, bu adama görev vermek için onunla fotoğraf vermem için beni tehdit ettiler." ifadelerini kullandı. Hz. Ali'ye hakaret Gökdağ, Gençlik Kolları Genel Başkanı Mustafa Can Küçük'ün de İl Başkanları WhatsApp grubunda, Alevi vatandaşlara yönelik ithamlarda bulunduğunu ve Hz. Ali'yi hedef alan 'pornografik' görüntüler paylaştığını da iddia etti. Partisinden istifa etmişti Gökdağ, geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamayla partisinden istifa etmişti. "Sonu gelmeyen taciz vakalarına" vurgu yapan Gökdağ, kadınların Zafer Partisi'ne gitmemesini söylemişti.
Sabri Amca (caps)
64,493 просмотров • 1 год назад
2:41
Sensitive content
(18+) Videolardan bazıları üst seviye küfür barındırıyor. Ortalık bir yerde açmamalısınız. Özgür Özel'in okullar basılmasın diye bulduğu çözüm 65 bin güvenlik görevlisi atamak. Baskın okulda gerçekleştiği için dümdüz bir mantıkla her okula bir güvenlik görevlisi koyarak meselenin çözülebileceğini sanıyor. Mesela saldırganın "okulda silahlı güvenlik görevlisi var ben en iyisi okul yolunu kana bulayayım" diyeceğini düşünemiyor. Okul yoluna da üçer dörder güvenlik koymak lazım. Türkiye'de bazı okullar 4-5 bin öğrencili ve çok geniş bir alana yayılmış durumda. Bir güvenlik görevlisi ile olacak iş değil oraya da en az üç dört tane lazım. Okul civarında öğrencilerin takıldığı kafeler, parklar da var. Özgür Özel'in bulduğu çözüm için polis teşkilatına yakın büyüklükte bir okul güvenlik teşkilatının kurulması gerekiyor ve bulduğu çözüm, kendisini öldürmeyi göze almış bir çocuğu başkalarını öldürmeden önce emekli bir askere öldürtmek üzerine kurulu. Özgür Özel için bu sonuç bir sorun teşkil etmiyor anladığımız kadarıyla. Bomboş bir konuşma, her zaman olduğu gibi ne sorunu anlayabilmiş ne de çözüme dair mantıklı bir fikir üretebilmiş. ( Videonun son bölümünde o konuşması var.) Bugün Dünya çapında korkutucu bir hızla gerçekleşen kültürel bir değişim ile karşı karşıyayız. Toplumsal reflekslerin hızı, artık teknolojinin hızına yetişemiyor, günümüzün insan hakları, fikir özgürlükleri tanımları üzerine inşa edilmiş kanunları, internetin ortaya çıkardığı sayısız sorunu çözemeyecek kadar hantallaşmış durumda. Binlerce yıllık insanlık tarihinin vardığı noktada aileleri tarafından değil sanal bir bakıcı tarafından yetiştirilen bir nesil ile karşı karşıyayız. Ölmek ve öldürmek kavramlarını "sanal dünya ölümsüzlüğü"nde öğrenen milyonlarca hatta milyarlarca çocuk ve genç şu an aramızda. Dünyadaki bütün çocukların birbirine bu kadar benzediği bir dönem daha önce yaşanmamıştı. 7-8 yaşından itibaren son derece gerçekçi grafiklere sahip katliam alanlarında, günde 100-200 sanal cinayet işleyen, bir o kadar da ölüp ölüp yeniden dirilen çocukların, ölmek ve öldürmek kavramlarını anlamakta zorlanması, aslında o kadar da şaşırtıcı bir durum değil. Google'a PUBG cinayetleri yazıp aratırsanız ne demek istediğimi daha iyi anlarsınız. Tabii bütün suçu spesifik bir oyunun üzerine atarak kurtulamayız. Burada anlatmaya çalıştığım, bir insanın davranışlarını düzenleyen ve ruh halini belirleyen dopamin gibi çok hassas dengelere sahip hormonları, yapay zekanın da devreye girmesiyle artık kolayca manipüle edebilen bir algoritmalar dünyasında yaşıyor olduğumuz gerçeği. Yakın geçmişe kadar kişinin davranışlarına göre oluşturulan algoritmalar, artık kişilerin davranışlarını yönlendirecek şekilde oluşturulmaya başlandı. Asıl büyük tehlike psikolojisi bozuk birkaç çocuğun okulda katliam yapma ihtimali değil maalesef. Asıl büyük tehlike, psikolojisi bozuk toplumların ortaya çıkma ihtimali. Dünyanın en çok silaha ve silahlı personeline sahip ülkesi olan, dünyada okulları polis tarafından korunan beş ülkeden biri ve en iyi korunanı olan Amerika, aynı zamanda dünyada en çok okul baskınının ve öğrenci katliamının yaşandığı ülke durumunda. ABD'deki her okulda 3-4 silahlı güvenlik görevlisi var. Nüfusa oranla en çok polise, eyaletlere has emniyet güçlerine ve muazzam imkanları olan iç istihbarat birimlerine rağmen bu sorunu çözemiyor. Özgür Özel'in soruna getirmeyi düşündüğü çözümün alameti farikasının ABD'de işe yaramadığını net şekilde görüyoruz. Özgür Özel, biraz derinlemesine düşünmeyi gerektiren her meselede olduğu gibi bu konuda da hükümete alternatif olamayacağını ispatlamış oldu. Acilen yapılması gereken ilk şey, sosyal medyanın çocuklara ve gençlere kontrolsüz şekilde ulaşmasının önüne geçmek. Şu an internete bağlanma imkanı olan her çocuğun uçsuz bucaksız bir pornografi ve dipsiz bir şiddet arşivi ile arasında birkaç tuş var. Bugünün çocukları, anne babalarımızın zihninde ihtimalinin bile izi olmayan, bizim ise çoğumuzun kırk elli yaşına gelmeden varlığından dahi haberdar olmadığımız acayipliklerle o yaşlarda karşılaşıyorlar. Bu ise çocuğun sapkın olduğunu değil sıradan bir çocuk olduğunu gösteriyor. Sizin büyüdüğünüz evde bir fırsatını bulunca kurcalamadığınız bir kutu, anahtarını bulup da açmadığınız kilitli bir kapı kalmış mıydı mesela? O da her çocuk gibi büyüdüğü yerdeki her şeyi merak ediyor doğal olarak. İşte Özgür Özel'in ve genel olarak da muhalefetin anlamadığı nokta tam burası. İnternet denetimine yönelik düzenlemeleri, özgürlüklere yönelik bir saldırı olarak algılayıp gençleri de bunun üzerinden kışkırtmaya çalışıyorlar. Şu an CHP'nin koca koca milletvekillerinden tutun, gençlik örgütlerine kadar her unsuru, internetin devlet tarafından denetlenebilmesine karşı çıkıyor. Dahası hazırladıkları görsellerle, videolarla bir de "oyunuma karışma" isminde kampanya yürütüyorlar. Yani çocukların denetimsiz bir sanal dünyada psikolojilerinin bozulmasına izin verelim, okula saldıran olursa da "şahane kıyafeti olan" emekli bir askere işini bitirtiriz diyorlar. Çocukların psikolojisinin bozulmasını engelleyecek önlemlerin alınmasına karşı çıkıp hükümeti çocuklara şikayet ediyorlar. Dünyada buna karşı çıkan CHP iriliğinde bir muhalefet partisi de yok bu arada. Kedi köpeğin bile yavrusuna kural koyduğu şu alemde çocuklara ve gençlere sınırsız bir internet özgürlüğü vaadediyor CHP. Her konuda Avrupa Birliği'ni örnek gösteren Özgür Özel, Avrupa'nın hiçbir ülkesinde olmayan okul güvenliği gibi çalışmadığı canlı örneklerle ispatlanmış bir uygulamayı önerdiği gibi Avrupa'nın tamamında uygulanan gençler ve çocuklara yönelik internet önlemlerine de karşı çıkıyor. Halbuki daha geçen gün Pedro Sanchez İspanya'da ne yapıyorsa biz de Türkiye'de aynısını yapacağız diye ballandıra ballandıra anlatıyordu. İspanya, sadece Avrupa'da değil dünya genelinde çocuklara yönelik en sert internet önlemlerinden birini hayata geçirdi bu yıl. Özgür Özel, 7/24 ağzından düşürmediği adamın ne yaptığından da habersiz. Yaşını bilmesem onun da eline tablet verilip büyütülen nesilden olduğuna dair yemin edebilirdim. Aşağıda bazı PUBG videoları var. Youtube birbirine sürekli küfür eden, ölümle tehdit eden hatta buluşup birbirini bıçaklayan oyuncuların videolarıyla dolu. Tekrar edeyim bir oyun tek başına çocukların hayatına yön veremez ama bunun sadece bir oyun olmadığını da anlamak gerek. Aşağıda örneğini gördüğümüz, bizden sonraki neslin yoğun şekilde maruz kaldığı sosyal medya dili. Bu dil de toplumu dönüştürme amacıyla oluşturulmuş algoritmik unsurlardan birisi. Bunlar gibi çok sayıda unsurun biraya geldiğini düşünün. Bir sonraki paylaşımda buradan devam ederiz. Saygılar.
Abese İrca
130,669 просмотров • 4 месяцев назад
