Загрузка видео...

Не удалось загрузить видео

На главную

Zorlu doğa koşullarında işe yarayan 5 basit kamp hilesi. 🏕️

18,617 просмотров • 11 дней назад •via X (Twitter)

Комментарии: 1

Фото профиля Wald
Wald11 дней назад

倒进去的是什么液体?

Похожие видео

Kayseri İlimizde Yüksek İrtifa ve Navigasyon Eğitimi Gerçekleştirildi. AFAD olarak, bütünleşik afet yönetimi anlayışı ve "Afetlere Hazır ve Dirençli Türkiye " hedefimiz doğrultusunda, Ülkemizin afetlere karşı müdahale kapasitesini artırmak, ekipler arasında işbirliği, iletişim ve koordinasyonu pekiştirmek, ekiplerimizin bilgi, beceri ve yetkinliklerini artırmak amacıyla çalışmalarımızı aralıksız bir şekilde sürdürmekteyiz. Bu kapsamda, Kayseri ilimizde, AFAD Ekiplerimizin, zorlu arazi ve yüksek irtifa koşullarında olaylara daha hızlı, güvenli ve etkin şekilde müdahale edebilmesini sağlamak amacıyla Aladağlar Emler Zirvesi’nde (3.710 Mt), teorik ve pratik uygulamalardan oluşan kapsamlı saha eğitimi gerçekleştirildi. Emler Zirvesi’nde yüksek irtifa ve zorlu arazi şartlarının bulunduğu bir bölgede gerçekleştirilen ve ekiplerin farklı arazi koşullarına uyumunu sağlama, dayanıklılığını artırma, doğru yön tayini sağlama, kriz anında doğru karar verme, operasyonel koordinasyon kabiliyetini geliştirme ile kendi kendine yetebilmeyi ölçme ve değerlendirmenin amaçlandığı eğitim programında; ▪️AFAD navigasyon eğitimi, ▪️Harita ve pusula kullanımı, ▪️Arazide yön bulma, ▪️GPS ve navigasyon teknikleri, ▪️Zorlu arazi koşullarında güvenli yürüme ve ilerleme, ▪️Kamp çantasının doğru ve dengeli şekilde hazırlanması, ▪️Çadır kurma ve kampçılık teknikleri ▪️ Yüksek irtifanın getirdiği fiziksel ve çevresel zorluklara yönelik çalışma, ▪️Yüksek irtifada arama-kurtarma teknikleri, ▪️ Ekip halinde hareket etme, ▪️Arazi şartlarının doğru değerlendirilmesi, ▪️Personel güvenliği gibi konularda teorik ve uygulamalı eğitimler gerçekleştirildi. Uygulamalı eğitim programına, Afyonkarahisar, Ankara, Antalya, Gaziantep, Hatay, İstanbul AFAD Birlik Müdürlükleri, Kahramanmaraş, Kırşehir, Konya, Muğla, Niğde, Sakarya,Tekirdağ ve Kayseri illerimizden 60 personel katılım sağladı. Eğitim programına katılım sağlayan tüm ekiplerimize teşekkür ediyor; çalışmalarında üstün başarılar ve kolaylıklar diliyoruz. #AFAD 🇹🇷

AFAD

45,766 просмотров • 29 дней назад

Henüz daha yolun başındayken, müthiş Soluk Soluğa şiiriyle bana gelecekteki beni gösteren büyük şairimiz Ahmet Telli'nin vefat haberini büyük üzüntüyle aldım, durumunun ciddi olduğunu biliyor, takip ediyor ve kendimi hazırlıyordum ama heyhat, her ölüm erken ölüm... Ahmet Telli'nin Soluk Soluğa şiirini, Bilkent Üniversitesi'nde okurken dağcılık ve diğer doğa sporlarına büyük coşku ve atılganlıkla başladığım ilk yıllarda, 21 yaşındayken bir arkadaşım sayesinde okudum. Her satırında kendimi buldum, kendimi gördüm, geleceğimi hissettim, ileride olmak istediğim özgür, korkusuz, asla pes etmeyen, asla vaz geçmeyen, kimseye haksızlık yapmayan, kendi hakkını da kimseye yedirmeyen, sonsuz fedakar bilge savaşçıyı tanıdım. Öyle ki o güne kadarki hayatımda kişisel anlamda bana bu şiirden daha fazla dokunan, canımın içinden etkileyen, yüreğimi titreten, içime ayna tutan, okurken gözyaşlarımı tutamadığım, bana sonsuz cesaret, kararlılık ve dayanma gücü veren, kendime güvenimi ve kendime saygımı pekiştiren, kelimenin tam anlamıyla kendimi bulduğum, kendimi gördüğüm yazılı bir metin okumamıştım. Yaşamımda doğru yolu bulmamı ve doğru yoldan ayrılmamamı sağlayan en güçlü metinler Büyük Kurtarıcı ve Büyük Kurucu Atatürk'ümüzün metinleridir. Ancak zorlu dağlarda ve doğa koşullarında, vahşi ve çıplak doğanın tehlikeli koynunda her zorluğu, her tehlikeyi, her bedeli göze alarak henüz kendi yolunu arayan genç Nasuh Mahruki'ye geleceğini gösteren ve o zorlu geleceğin getireceklerine de daha o yaşlarımda beni hazırlayan da Ahmet Telli'nin bana can evimden dokunan Soluk Soluğa şiiridir. Büyük Şairimizi sevgiyle, saygıyla, şükranla, hayranlıkla anıyorum. Bizi buluşturan dağcı dostuma da bir kez daha teşekkür ediyorum. Dağlara tırmanan atlar gibi, Soluk Soluğa yaşamak istedi dünyayı. Bir Şahan gibi bulutlara kurdu, Dumanlı sevdaların yörük çadırını.

Nasuh Mahruki

22,456 просмотров • 2 месяцев назад

Etsy’ye kısıtlı bütçeyle dijital satışa girmek isteyen kardeşcanlarımın sayısının son dönemde ciddi şekilde arttığını görüyorum. O yüzden “gerçekten iş görür mü?” diye kurcalarken çok sağlam bir siteye denk geldim. Yaptıklarımı da olabildiğince basit şekilde videoya alıp paylaşmak istedim. Baştan söyleyeyim: reklam falan yok. Bu siteyle wall art ve clip art üretebiliyorsunuz. En güzel kısmı şu: Gerçekten ekstra karmaşaya gerek yok, Etsy’den bir ekran görüntüsü almanız yeterli. Mantık çok basit: Etsy’de yeni listelenmiş ama iyi satan bir ürün buluyorsunuz (nasıl bulacağınızı bilmeyenler için yorumlara yöntemini bıraktım). Ürünün ekran görüntüsünü alıyorsunuz. Sitede AI Image + Text Generator kısmına giriyorsunuz. Ekran görüntüsünü buraya yüklüyorsunuz, promptu otomatik çıkarıyor. Sonra çizimi yaptırmak istediğiniz AI aracını seçiyorsunuz. Ve… saniyeler içinde ürün oluşuyor. Ama asıl olay şu varyasyon kısmı. “Varyasyon oluştur” dediğinizde, aynı konsepti koruyup birebir kopya olmadan bambaşka tasarımlar üretiyor. Ve sonuçlar… cidden şaşırtıcı derecede iyi olabiliyor. Wall art’larınızı burada oluşturup site içinden upscale de yapabiliyorsunuz. Bunun dışında birkaç tane daha gerçekten işe yarayan özelliği var. Bir de Etsy research bölümü mevcut. Burada popüler tasarımlara ve etsy de popüler olan anahtar kelimelere de ulaşabiliyorsunuz ki bu kısım ayrı nimet. Fiyat tarafı da bence gayet makul. Ben 1300 token’i 10 dolara aldım. Normalde planımda 800 token vardı ama satın alırken 500 token ekstra hediye ediyorlar. Zaten fiyatlara girip detaylı bakarsınız. Özetle şunu söyleyeyim: Eğer cebinizde 100–200 dolar gibi bir bütçe varsa, buraya ciddi ciddi yüklenin derim. Bir bakmışsınız güzel satışlar yakalamışsınız. En kötü ne olur? “Denedim ama olmadı” dersiniz. Ama denemeden olmuyor, o kesin.

Abdullah Yılmaz

59,334 просмотров • 9 месяцев назад

Bugün zeytin ağaçlarına biraz daha yakından, onun biyolojik mucizesine hayranlıkla bakmak istedim. Dalları süsleyen bu küçük, açık renkli çiçekler, zeytinin meyveye giden zorlu yolculuğunun ilk ve en hassas adımı. Uzaktan bakınca çok gösterişli görünmeyen bu minik çiçek kümeleri, aslında geleceğin zeytin tanelerinin habercisi. Ancak botanik bilminin bize öğrettiği çok önemli bir gerçek var: Ağacın üzerindeki her çiçek meyveye dönüşmez. Zeytin ağacı, doğası gereği milyonlarca çiçek açar; fakat bunlardan sadece %1 ila %5'i döllenerek dalda kalmayı başarır. Bu düşük oran, ağacın kendi enerjisini ve besinini korumak için geliştirdiği muazzam bir savunma mekanizmasıdır. Yani çiçeğin bolluğu güzel bir umuttur ama hasadın miktarını önümüzdeki süreç belirler. Bu hassas dönemde zeytin çiçeğinin en büyük yoldaşı rüzgârdır. Zeytin, gösterişli renkleri veya nektarı olmadığı için arılardan ziyade rüzgârla (anemofili) tozlaşır. Rüzgâr, mikron büyüklüğündeki polenleri bir çiçekten diğerine taşıyarak hayatı başlatır. Tam da bu yüzden, çiçeklenme döneminde havanın durumu hayati önem taşır. Aşırı sıcaklar polenleri kurutabilir, şiddetli yağmurlar onları yıkayıp toprağa dökebilir, sert fırtınalar ise henüz döllenmemiş çiçekleri koparabilir. Tabii sadece hava değil; ağacın topraktan aldığı su, besin elementleri ve genel sağlığı da bu döllenme başarısını doğrudan etkiler. Buna rağmen, ağacın karşısına geçip bakınca insanın içi huzurla doluyor. Bir yanda zeytinin o asil, gümüş rengi yaprakları; diğer yanda dalların arasına gizlenmiş zarif çiçekleri… Doğa bize hiçbir şeyi aceleye getirmediğini, her şeyin bir zamanı olduğunu bir kez daha hatırlatıyor. Bugün dallarda sadece çiçek var. Eğer şartlar yolunda giderse, bu çiçeklerin bir kısmı yakında minicik zeytin tanelerine dönüşecek. O taneler yaz güneşiyle büyüyecek, olgunlaşacak ve sonbaharda berekete dönüşecek. Zeytin ağacı sadece meyvesiyle değil, duruşu ve bilgeliğiyle de toprağına değer katıyor. Çiçeklenme dönemi ise bu kadim ağacın en umutlu zamanı. Dilerim bu yıl hava şartları zeytinlerin kalbine göre gider, doğa dost davranır ve ağaçlar bize bereketli bir hasat dönemi yaşatır. Şimdi bize düşen, bu eşsiz doğa olayını hayranlıkla izlemek.

Orman Mühendisi

13,028 просмотров • 4 месяцев назад

Hisse hisse, borsa konuşalım; Öncelikle 9.600 - 10.000 bandı son dönemde çok kez alış satış fırsatı verdi, hatta algoritmaların ayarları bu harekete göre ayarlandı ve iyi kazandırdı, bant kırılmadığı sürece strateji devam, hala bu işe uyanmayanlar varsa pazar günü bir eğitimimiz olacak DM'den yazabilirsiniz. Devam edelim; borsa ağustos ayından beri yerinde sayıyor gibi bir görüntü var ama; makro kompozisyona ilişkin fiyatlama devam ediyor ve tahmin edilebiliyor. Örnek olarak birkaç aydır hem yayınlarda hem raporlarda 2025 yılında kendi indirim markasını oluşturmuş zincir marketlere dikkat çekiyoruz son 1 ayda #BIMAS %10 #MGROS %5 gitti, endeks yatay. Faiz indirimleri dolayısıyla #GMYO pozitif ayrışacak diyorduk son 3 ayın performansı %25 #TAST benzer şekilde. Bir diğer temamız kur enflasyon kadar gitmez, bu da maliyeti döviz, cirosu TL olan şirketler açısından marj oluşturur demiştik, hangi sektör ve şirketler olduğu noktasında da #XILTM ve burada da #TCELL demiştik, son 1 ay performansı %5... Yayında atladım ama havacılık, sektör verileri iyi geliyor diyorduk #THYAO son 1 ay %10 gitti endeks yatay. #XUSIN hem içeride üretim iştahı yok hem de özellikle Euro Bölgesi zayıf. Burası endeksin yumuşak karnı diyorduk. Zaten yukarıda saydıklarımız giderken endeksin yatay kalmasının sebebi buradaki satışlar oluyor. İşin güzel ve kolay tarafı şu önümüzdeki bir kaç ay daha bu tema devam edecek, yani geç kalınmış bir durum yok. Konu şu; bir insan genelde doğruları söylediğinde bu sefer doğrunun anlamı azalıyor dikkat çekmiyor, öyle de bir durumumuz var. Neyse devam; Uzun vadede ise anormallikler var. Bakın #KCHOL bilançosu dün geldi yazalım, Türkiye'nin göz bebeği. Bu şirketin öz sermayesi 528 milyar TL piyasa değeri 395 milyar TL. Bugün Nakkaştepe'ye holdingin merkezine gidin, 395 milyar fiyat gördük almak istiyoruz deyin, güvenlik sizi içeri almaz. Ama siz borsadan şirketi bu fiyata alabilirsiniz. Benzer konu #DOHOL de var öz sermaye 60 milyar piyasa fiyatı 36 milyar TL bunlar anormallik, ve yarın faizler düştüğünde ekonomi normalleştiğinde bu şirketler burada kalmazlar. Bunlar da uzun vadeli fırsatlar. İşte size birkaç satırda Borsacılık. Bence borsa basit oyundur, zor olan basit oynamaktır. Bu sabah Pelin Yantur ile BloombergHT'de konuştuk. Beğendiyseniz beğen tuşuna basın, sayfamıza abone olursanız bu tip içerikleri kaçırmazsınız arkadaşlar 😀 #XU100 #Bist100 #Borsa #Ekonomi

Soner Kuru

72,125 просмотров • 1 год назад

Sayın Vekilim İsmail Güneş İsmail Güneş Biz de tam olarak sizin söylediğinizi söylemek istiyoruz Bu hak mı❓ Bu reva mı❓ Sadece 8/9/99 öncesi bir kaç gün sigortası olan 38/43 yaşında 5975 günle emekli oldu. 8/9/99 sonrası 8000/9000 gün prim ödeyen yaşı daha büyük olmasına rağmen emekli olamıyor‼️ Bizler Eyt ye dahil olmak ve erken emeklilik isteyen insanlar değiliz‼️‼️ Tekrar ben size sormak istiyorum‼️‼️ 48 yaşında 8500 gün primi olan 12 sene daha çalışmak zorunda iken, 38/43 yaşında 5975 günle emekli olan var Bunlar arasında aynı sınıfta okuyanlar var‼️ İkiz olanlar var‼️ Hatta 4/5 yaş küçük kardeşleri emekli olurken daha fazla primle emekli olamayan abi ve ablalar var‼️ Aynı gün sabah vardiyasında işe giren ile akşam giren arasında nasıl 17-20 sene fark olur‼️ 52-54 yaşındaki torun sahibi kadınlara 43 yaşındaki delikanlıların maaşınızı ödetmeniz hak mı❓ reva mı❓ Düzeltilmesi gerekmez mi ❓ Eyt çıkardınız ama öyle ama böyle peşi sıra neden kademe yapmadınız, insanların 17-20 senesini heba ettiniz❓ Ayrıca 2008 sonrası 65 yaş değil prim kademesi olarak ilerliyor 2036 dan sonra 60-61-62-63-64-65 diye kademe var‼️ BİZLERİ YOK SAYDINIZ UNUTTUNUZ‼️ Çözümü çok basit olan bütçeye yükü olmayan sadece adaletli bir kademe sistemi istiyoruz‼️‼️ Saygılarımla #KademeAcilKomisyona AK Parti Recep Tayyip Erdoğan Vedat Bilgin Prof. Dr. Vedat Işıkhan Doç. Dr. Resul Kurt

Mihriban UĞURLU ⚖️

20,199 просмотров • 1 год назад

🔥 Cihat Yaycı : Türkiye yanıyor! Ve mesele sadece orman yangınları değil; bu yangınlar vatanın damarlarında, milletin ruhunda, Anadolu’nun köklerinde açılmış birer yaradır. Son haftalarda Marmara, Batı Karadeniz, Batı Anadolu, Akdeniz derken şimdi de Bursa Sanayi Bölgesi alevler içinde. Üstelik yangınlar yalnızca doğayı değil, demografik dokumuzu, üretim altyapımızı ve stratejik değerlerimizi hedef alıyor gibi bir tablo var karşımızda. 📌 Dikkat çekici bir örnek: Karabük’te Safranbolu’nun Çavuşlar bölgesi... Yörüklerin, hayvancılıkla geçinen ailelerin yoğun yaşadığı, manda üretiminin yapıldığı, Anadolu’nun öz evlatlarının yaşadığı kadim bir coğrafya. Ve tam da orada yangın çıkıyor. Aynı anda farklı farklı bölgelerde... Üstelik yerleşim yerlerine çok yakın! Tesadüf mü? 🧭 Yangınların %90’ının insan eliyle çıkarıldığı ifade ediliyor. Bu oran ciddi bir güvenlik riski anlamına gelir. İzmir’de bir şahsın elindeki maytapla ormanı ateşe vermesi ve olayın saniyeler içinde yangına dönüşmesi artık meselenin “basit ihmal” sınırlarını aştığını gösteriyor. 🇹🇷 Bu milletin ormana olan sevgisi, toprağa olan sadakati tartışılmazdır. Türk milleti ormanını yakmaz, ormanını yaşatır. Asıl mesele, ormanı korumak değil, orman yangınlarını planlı şekilde çıkaranları tespit etmek ve onları bu vatandan uzak tutmaktır. 📍 Bursa’daki yangın yalnızca bir doğa felaketi değil; sanayi altyapımıza, üretim zincirimize, kalkınma hamlelerimize vurulan bir darbedir. Yanan yalnızca ağaçlar değil; milli servettir, emeğimizdir, geleceğimizdir. 🔥 Yangınların çoğu, Yörük obalarının, Türkmen köylerinin, tarım ve hayvancılıkla geçinen bölgelerin tam ortasında çıkıyor. Anadolu’nun asli unsurları olan bu toplulukların yaşadığı yerlerin üst üste hedef alınması, tesadüfle açıklanamaz bir düzene işaret etmektedir. 💪 Ama Türk Milleti ayakta! Bursa’da halk elinde ilaçlama makineleriyle, traktörleriyle, su tankerleriyle yangının üstüne yürüyor. 10 şehidimizden 5’inin gönüllü vatandaş olması, Türk milletinin vatanı uğruna hiçbir fedakârlıktan kaçınmadığını gösteriyor. 🩸 Bu yangınlar yalnızca ormanı değil, bağrımızı yakıyor. Bu acı, sadece doğaya değil; Türk Milletinin vicdanına da saplanıyor. Ama Tütk Milleti her yangından yeniden doğmayı, küllerinden güçlenerek çıkmayı bilen bir millettir! 📣 Çağrımız şudur: Bu olaylar sadece çevresel değil, aynı zamanda stratejik ve güvenlik temelli değerlendirilmelidir. Yangınla mücadele kadar, yangına sebep olanlarla mücadele de eş zamanlı yürütülmelidir. Demografimize, kalkınma merkezlerimize, milli dokumuza uzanan her el, en ağır şekilde kesilmelidir!

TÜRK DEGS / TURK MAGS

21,730 просмотров • 1 год назад