Загрузка видео...

Не удалось загрузить видео

На главную

ışık parçası.

16,553 просмотров • 7 месяцев назад •via X (Twitter)

Комментарии: 0

Нет доступных комментариев

Здесь появятся комментарии из оригинального поста

Похожие видео

🔴 Annunakilerin Kanıtı. Giza Piramitlerinin derinliklerinde yer alan ve yeraltında yaklaşık 2 kilometre uzunluğunda olduğu söylenen devasa kristal sütunlar bulunmaktadır. Bu sütunlar, Dünya’nın manyetik alanını bir enerji kaynağı olarak kullanarak bir tür enerji dönüşümü gerçekleştirir. Bu dönüşüm sonucunda piramitlerin zirvesinden uzaya doğru yayılan yoğun bir ışık hüzmesi üretilir. Bu ışık hüzmesinin, Giza Piramitlerinin konumunu, uzaydaki Orion Takımyıldızı ile mükemmel bir hizaya getirir . Orion Takımyıldızı’nın, antik Mısır kültüründe önemli bir yere sahip olduğu ve piramitlerin bu takım yıldızıyla bağlantılı bir enerji ağı oluşturduğu düşünülmektedir. Işık hüzmesi, bu kozmik bağlantıyı hem fiziksel hem de metafizik bir şekilde görünür kılar. Teoriyi destekleyenler, bu kristal sütunların ve ışık hüzmesinin Anunnakiler olarak bilinen eski uzaylı bir uygarlık tarafından inşa edildiğini kanıtlayabilir. Anunnakilerin, Dünya üzerinde enerji ağları kurarak galaktik bir iletişim sistemi oluşturduğu iddia edilmektedir. Piramitlerden yayılan ışık hüzmesinin uzaydan görülebildiği ve bir çeşit kozmik işaret veya enerji taşıyıcısı işlevi görür. Sonuç olarak, Giza Piramitlerinin sadece antik birer yapı değil, aynı zamanda evrensel bir enerji sisteminin parçası olduğunu ve Anunnakilerin üstün teknolojileriyle bağlantılı olduğunu gösterir.

Mavi Türk 🇹🇷

249,443 просмотров • 1 год назад

İsrailli Çocukların Beyinlerini Şekillendirmek Tel Aviv Üniversitesi Sosyo-Politik Psikoloji Profesörü, Daniel Bar-Tal: - İsrailli çocuklar çok küçük yaşlardan itibaren şiddete maruz kalıyor. - Bu şiddeti normalleştirecek şekilde sosyalleştiriliyorlar. - Anaokulundan itibaren, ilkokul ve lisede ders kitapları aracılığıyla bu süreç sürdürülüyor. - Bayramlar ve anma törenleri de bu sürecin bir parçası hâline geliyor. - İsrail’de çocuklar, şiddeti meşrulaştıran ideolojilerle şartlandırılıyor. - Şiddeti sürekli kılan ideolojilere alıştırılıyorlar. - Örneğin İsrail’de Hanuka Bayramı, bir ışık bayramı olarak öğretilmiyor. - Bunun yerine Yahudi militarist kahramanlığını yücelten milliyetçi bir anlatı olarak sunuluyor. - Fısıh Bayramı, Holokost Anma Günü, Anma Günü ve Bağımsızlık Günü de bu anlatının parçası hâline getiriliyor. - Roma’ya karşı ayaklanmaların anıldığı günler de buna ekleniyor. - Bu günlerin tamamı, çocukların ve gençlerin militarist, milliyetçi ve şoven bir zihniyetle yetiştirildiği günlerdir. - Bu süreçte güçlü bir çatışma ethosu inşa ediliyor. - Bu ethos, ahlaki üstünlük iddiası etrafında şekilleniyor. - Kolektif mağduriyet duygusu sürekli besleniyor. - Kolektif kendini yüceltme teşvik ediliyor. - Düşman insanlıktan çıkarılıyor. - Bu nötr bir süreç değildir. - Bu, kalıcı ve şiddet içeren bir çatışmaya yapılan sistematik bir yatırımdır. - Bu yatırım, zihinlerin ve bedenlerin en şekillenebilir olduğu çocukluk döneminde hayata geçirilmektedir. - Bu sistemi açığa çıkarmak ve sorgulamak zorundayız. - Çünkü bu yapı, nesilden nesile işgali, tahakkümü ve bitmeyen savaşı kabullenmeyi öğretmektedir. - Bunun yerine barış, eşitlik ve ahlak için bir eğitime ihtiyacımız vardır.

Kuşçu

16,708 просмотров • 7 месяцев назад

YAPAY ZEKA İLE, MARKALARA ÜCRETLİ OLARAK SATILAN TANITIM VİDEOLARI ÜRETİLİYOR! SON DÖNEMDE,ÜCRETLİ REKLAMLARDA KULLANILABİLECEK BU TÜR VİDEOLARA MARKALARDAN CİDDİ BİR TALEP VAR. (Nasıl yaptığımızı adım adım anlatıyorum 👇) Kullanılan Teknolojiler: Kling O1 + Nano Banana Pro Platform: Higgsfield AI Seslendirme: Elevenlabs 1️⃣ Önce rastgele görsel üretmedik. Direkt bir hikâye kurguladık. “Şantiye → bina → yaşam alanı → marka mesajı” Reklam videosu dediğin şey görsel değil, senaryo ile başlar. - Promptlar için ChatGPT + Gemini Kullandık 2️⃣ Sahneyi parçalara böldük. Tek prompt ≠ iyi video. Her aşama için ayrı görüntü ürettik: - boş alan - inşaat hali - bitmiş site - detay sahneler (balkon, oda, iç mekân) 3️⃣ Start frame – End frame mantığını kullandık. AI’ya “video çek” demedik. “Bu kareden başla → buna doğru git” dedik. Bu sayede geçişler tutarlı oldu, sahne bozulmadı. 4️⃣ Aynı mekânı defalarca koruduk. En kritik nokta burası. Açı, ışık, mimari dil hep aynı kaldı. Böylece AI, “başka bir yer” uyduramadı. 5️⃣ Metni sonradan eklemedik, sahnenin parçası yaptık. “AI İNŞAAT” yazısı: Minyatür iş makineleriyle inşa ediliyormuş gibi kurgulandı. 6️⃣ Gerçek şantiye değil, minyatür diorama kullandık Bu sayede: - yapaylık azaldı - hızlandırılmış inşa hissi geldi - reklam estetiği oluştu 7️⃣ Ortaya çıkan şey ne oldu? 📌 Ajans kalitesinde reklam 📌 Ücretli tanıtıma uygun video 📌 Tamamen yapay zekâ ile 📌 Kamera, ekip, drone yok Toplam Görsel deneme sayısı: 15 Toplam video deneme sayısı: 10 Harcanan Kredi: 150 Harcanan vakit: ~1 saat Maliyet: ~160 TL NOT: Ne kadar detaylı ilerlerseniz tüm parametreler ona göre değişir. Kalite artar, maliyette bir tık artabilir buna göre kendinizi ayarlamanızı öneriyorum. #reklam değildir! (Sadece iş akışımı anlattım)

Tech With Eray

117,887 просмотров • 6 месяцев назад

Ön söz: Yayınlanan kitabın Kırmanciki/Zazaki versiyonudur, Türkçe çevirisi beklemededir. Elazığ’ın gecekondu mahallelerinden birinde tanıştığım bu sessiz, sakin, kimsesiz kadının böylesine büyük bir kültürel taşıyıcılık üstlenebileceğini ilk anda tahmin edemezdim. Sabe, yalnızca Dersim kültürü için değil; insanlığın binlerce yıl 11 öncesine ışık tutabilecek bir zenginliği günümüze taşıyan bir hafıza, yaşayan bir destandı. Bu yüzden onu, evrensel bir kavramla adlandırmak istedim: O, “La Que Sabe” idi; bilge, vahşi kadın. Sabe’nin dünyası, medenileştirme adına yıllarca üzerine kan serpilerek unutulmaya terk edilen hikâyelerin hâlâ canlı olduğu bir dünyaydı. Onun yaşayıp bize aktardığı dünya, Amerika’nın henüz keşfedilmediği, gökyüzünde koçların çarpıştığı, devlerin çocuk düşlerinde yeri titrettiği, Ayı ve tilkinin arkadaş olduğu, yaşlı kadın Pire’nin zekâsıyla dünyayı altüst ettiği, Ustune’nin depremleri başlattığı, kutsal varlıkların insanlarla temas kurduğu bir zamana aitti. Şarkılarda aşkın hâlâ Kırmanciye yaşandığı, yalnızlığın ve yoksulluğun tüm çıplaklığıyla hissedildiği büyük ama tertemiz bir dünya... Sabe’nin anlatıları, onun ve temsil ettiği Kırmanciye kimliğinin gerçekliğidir, yansımasıdır. Bugün “medenileştirme” adına yok edilen bu dünyayı artık yalnızca kitaplardan okuyabileceğiz; içine girip gözlemleyemeyecek, o kimliği yaşayamayacağız. İşte bu kitap da, o kaybolan dünyanın kayda geçmiş bir parçası olmayı amaçlıyor. Başkaları için ne ifade eder, bilmiyorum.Ama benim için, Sabe, kendi kültürüme referans oluşturacak kadar zengin mitolojik anlatılarla dolu bir hazinedir. Günümüzün endüstrileşmiş kültür ikliminde rastlaması neredeyse imkânsız bir canlılığa sahip, binlerce yıllık bir geçmişin yankısıdır. Bu kitapta okuyacağınız dünya; yaşlı, bilge, “vahşi” kadın Sabe’nin dünyasıdır, artık olmayan Kırmanciye’dir, özgün haliyle Dersim’dir. Buradaki her anlatı onun doğruları, onun dünyasının gerçekleridir ve bizim amacımız da onları sorgulamak değil, o insanların dünyasını yarına bırakabilmektir. Okurken bu noktayı unutmamanızı isterim. 12 Çalışmada, bazı anlatıların küçük yorum farklılıklarıyla birden fazla yer aldığını göreceksiniz. Çalışma bir anlamda da arşiv olması niyetiyle hazırlandığı için, yapılabilecek araştırmalarda yorum farkını alternatif olması açısından okura bıraktık. Kitabın yayına hazırlık sürecinde verdiği destek için Sema Kılıçer‘e, yayın aşamasında ise başta Ali Özalp ve Nadire Güntaş Aldatmaz olmak üzere Sezgin Kanik, Murat Kaya, Hamza Gök, Metin Ülker ile Cihan Genç; Muhterem Dikme, Berivan Dikme, Lizge ve Royan Dikme, Kasım Özcan, Hüseyin Şengezer, Hidayet Barış, Dilan ve Zafer Konuş, Tülay Karataş, Çiğdem Boz ve Talip Boz, Fatin Bulut, Deniz Baran, Tülay Karataş, Meral Parlak, Sema Karabulut, Kazım Özcan, Cem Kaya, Uygar Cömert, Osman Fatih Şanlı, Fatma Özdemir, Suner Başıdik, Zerrin & Ali İnik, Dilek & Yakup Adıbelli, Ronahi Çetin, Çağdaş & Zehra Çelik, Şuheda Çakıroğlu, Birgül Küsne, Ayşe Çiftçi, Kenan Bala‘ya katkılarından dolayı teşekkür ederim. Sabe söyleşilerinin şekillenmesinde verdikleri destekten ötürü Birgül ve Songül Murat‘a, yaşadığı süreçte Sabe teyzenin hayatını kolaylaştırmak için desteğini esirgemeyen Erkan ve Seher Aksakallı‘ya teşekkür ederim. #SabeninDünyası

Caner Canerik

19,633 просмотров • 4 месяцев назад